PDA

View Full Version : Oğuz'ca


Pages : 1 [2] 3 4 5 6 7 8 9

oğuz
05-24-2005, 06:40 AM
Tebrikleri bilahare yine alacam hocam;)

Bu arada hakkaten ya ,yukarıda yazılanları okudumda hareket kastını aşmış:oops:

oğuz
05-24-2005, 06:49 AM
Kardeşime birde çiçek vereyim.belki affeder bizi;)

4twelve
05-24-2005, 06:58 AM
Kardeşime birde çiçek vereyim.belki affeder bizi;)

EN BUYUK CIMBOM BOM!!!!!!!!!!!!!!

oğuz
05-24-2005, 07:00 AM
Bu günleridemi görecektik Allahım...

Tanıdığım en koyu Galatasaraylı neler söylüyor;)

4twelve
05-24-2005, 07:02 AM
Bu günleridemi görecektik Allahım...

Tanıdığım en koyu Galatasaraylı neler söylüyor;)
Biz durustuz ustam ..Yeterki Rabbim tasiyamiyacagimiz yuk vermesin sirtimiza....
gERCEKTEN TUM ICTENLIGIMLE fENERBAHCENIN SAMPIYONLUGUNU KINIYORUM

oğuz
05-24-2005, 07:06 AM
Ümit Aktan'ın ağlamak istiyorum sayın seyirciler diye bir deyişi vardı bir zamanlar....

Bende bu sözleri duyduktan sonra ağlamak istiyorum;)

4twelve
05-24-2005, 07:09 AM
Ümit Aktan'ın ağlamak istiyorum sayın seyirciler diye bir deyişi vardı bir zamanlar....

Bende bu sözleri duyduktan sonra ağlamak istiyorum;)
hEHEHE AMA AYNI TONDA DIYEMESSIN..HANGI MACTA DIYODU HATIRLIYORMUSUN:P :twisted: :twisted:

oğuz
05-24-2005, 07:10 AM
Zannedersem

Zimabewe ile Kongo arasındaki maç için söylemişti o sözleri:evil:

4twelve
05-24-2005, 07:13 AM
Zannedersem

Zimabewe ile Kongo arasındaki maç için söylemişti o sözleri:evil:
Evet ustam dogru bende oyle hatirliyorum......;) ;)

aspava
05-24-2005, 07:20 AM
Kardeşime birde çiçek vereyim.belki affeder bizi;)



affetmek allah'a mahsus.
seni bi şekilde afederim
bir fakir doyursan sevabını bana yazdır:lol:

zorlu
05-24-2005, 07:22 AM
EN BUYUK FENER!!!!!!!!!!!!!!

kardeş bu işte biraz koku var ama anlayamadım aranızdakini?..
hayırlısı olsunda senin gibi galatasaraylıya çokda yakışmıyor yani :)

4twelve
05-24-2005, 07:24 AM
kardeş bu işte biraz koku var ama anlayamadım aranızdakini?..
hayırlısı olsunda senin gibi galatasaraylıya çokda yakışmıyor yani :)
Yaaa hic sorma iddaya girdik kaybettik..Boynumuzun borcu.......EN BUYUK FENER!!!!!!!!

oğuz
05-24-2005, 07:24 AM
Yakıştı be !
Kardeşimi düşünsene sarı lacilerin içinde:lol:

4twelve
05-24-2005, 07:26 AM
Yakıştı be !
Kardeşimi düşünsene sarı lacilerin içinde:lol:

OOO Bunada ohaa derim hocam yaaa..en buyuk CIMBOM BOM

oğuz
05-24-2005, 07:28 AM
Bırakta 8 saatçik düşünelim be kardeşim:twisted:

zorlu
05-24-2005, 07:29 AM
Yaaa hic sorma iddaya girdik kaybettik..Boynumuzun borcu.......EN BUYUK FENER!!!!!!!!
hımmmm..
kokusu çıktı yani sana geçmiş olsun kardeşim..
ama benim iddaam yoktu sen merak etmeyesin..
gif resmi kaydetmeni tavsiye ederim zaman içinde gerekecektir.
unutmadan yeni kampanya devam ediyormuş...
kapalıçarşıda kuyumcular 5, i 1, yerdeyi % 5 1 indirimle veriyorlarmış.. :)

oğuz
05-24-2005, 07:31 AM
Kadıköydeki kuyumcularda
ne söyledilerse bi fazlası diyorlar:lol:

4twelve
05-24-2005, 07:38 AM
hımmmm..
kokusu çıktı yani sana geçmiş olsun kardeşim..
ama benim iddaam yoktu sen merak etmeyesin..
gif resmi kaydetmeni tavsiye ederim zaman içinde gerekecektir.
unutmadan yeni kampanya devam ediyormuş...
kapalıçarşıda kuyumcular 5, i 1, yerdeyi % 5 1 indirimle veriyorlarmış.. :)

iyiki varsin kardesim VAROLLLLL

oğuz
05-24-2005, 07:39 AM
Vayyyyyyy dayanışma ayakları ha:twisted:

4twelve
05-24-2005, 07:42 AM
Vayyyyyyy dayanışma ayakları ha:twisted:bILIYORDUM YANLIZ OLMADIGIMI BILIYORDUMM YASASINNNNNNNNNNNNNNNNNNN....

oğuz
05-24-2005, 07:46 AM
Dünyanın bir ucuda olsa siz birbirinizi bulursunuz:lol:

az kaldı içindekileri dökmeye 7 saat 20 dakka:twisted:

zorlu
05-24-2005, 07:47 AM
bILIYORDUM YANLIZ OLMADIGIMI BILIYORDUMM YASASINNNNNNNNNNNNNNNNNNN....


BU ARADA EN BUYUK FENER

Bu yıl en büyük de olsalar her zaman bir süperkupa hasreti çekeceklerdir.
göreceğiz şampiyonlar liginde gene onları.
bizleri rezilmi edecekler gene acaba? yoksa bişiler becerirlermi dersiniz.

oğuz
05-24-2005, 07:49 AM
Kıskanmayın uefa yolcuları:lol:

oğuz
05-27-2005, 08:17 AM
Susma,sustukça sıra sana gelecek;)

Qarama
05-27-2005, 09:03 AM
Bu yıl en büyük de olsalar her zaman bir süperkupa hasreti çekeceklerdir.
göreceğiz şampiyonlar liginde gene onları.
bizleri rezilmi edecekler gene acaba? yoksa bişiler becerirlermi dersiniz.


sen merak etme FB yine Avrupada rekor kirar ;)

oğuz
05-27-2005, 09:19 AM
1 yıl 7 Point
2 yıl Zero point
3 yıl 9 Point

sende takımının şampiyonlar liginde aldığı puanları tek ama tek yazarmısın:lol:

oğuz
05-27-2005, 09:32 AM
Hahaahahaha İzmirl'li dostlarım çok yorulmuştur.Onlara bişeyler ısmarlıyamıyorum bari bi kaç parça bir şey yazayım...;)

Eger Kordon dendiginde akliniza elektrikli ev aletlerinin disinda
bir yer ismi geliyorsa ;

Korfez kokusu nedir biliyorsaniz ;

Hilton'un yapildigi tarihi hatirlayabiliyorsaniz ;

Fame City' de deliler gibi eglenip (yasiniza bakmadan) ciktiginizda
"vay be, bizim de bir gokdelenimiz var" dediyseniz;

"TAM 35" ve "35 BUCUK" kavramlari size birsey ifade ediyorsa ;

"Gevrek", "Cigdem", "Domat", "Nohut" gibi kavramlari kullaniyorsaniz ;

"Boyoz" kelimesi size biseyler hatirlatiyorsa;

Arapsaci, turpotu, dalagan, istifno, ebegumeci denizborulcesi...........
nedir biliyorsaniz ;

Konusurken arada bir diliniz, siz istemeseniz de "geliyom, gidiyom, gelcen,
yapcan, etcen"
seklinde surcebiliyorsa ; (Bakiniz Funda Hanim; Izmir'li oldugumuz için böle
konusuyoz

Gordugunuz her gokdeleni Hilton'la kiyasliyorsaniz ;

"Churchill'de cay ictim" dediyseniz ;

Elinizde Hasan Tahsin anitinin ya da Ataturk anitinin yanindayken cekilmis
bir fotograf varsa ;

Karsiyaka denince akliniza guzel kizlar geliyorsa ;

Bir kerecik dahi Kibris Sehitleri'nde sevgilinizle el ele dolastiysaniz;

Park sorunu, trafik sorunu, kara kis nedir bilmiyorsaniz ;

Kar gormek icin Sabuncubeli'ne ya da Manisa Spil'e gittiyseniz;

Zeybek havasi duydugunuzda iciniz ciz edip kalkarak oynayasiniz geliyorsa;

"Kalbim Ege'de Kaldi" sarkisini kendinizle ozlestirebiliyorsaniz;

"Agustos Sicagi" kavramindan nefret ediyorsaniz ;

9 Eylul size universite disinda seyler de hatirlatiyorsa ;

Kumru'nun aslinda bir kus olmadigini , cok da lezzetli oldugunu
dusunuyorsaniz ; )

Hidirellez denince sokaklarda yakilan atesler akliniza geliyorsa
(Izmir disindaki sehirlerin belli basli alanlari disinda ates yakilmazmis;
halbuki Izmir'de sokaklarda ates yakilir)

Behcet Uz'un kim oldugunu biliyorsaniz ;

Attila Ilhan, Can Yucel, Sezen Aksu isimlerini duydugunuzda soyle bi
kabariyorsaniz ;

Simdiye kadar kac kisinin "korfezi temizleyecegim" dedigini
hatirlayabiliyorsaniz ;

Simdiye kadar bir kere bile olsa Sevinc'in onunde bulustuysaniz veya
Sevinc'te "kup" yediyseniz ;

Universite denince akliniza iki tane, ozel okul (kolej) denince de sayili
isim geliyorsa ;

Sicakkanliysaniz ;

Parasut kulesinden atladiysaniz ya da atlayan tanidiklariniz varsa ;

Fuar'daki golde kugulara bindiyseniz ;

Her sene Agustos'un sonunda fuara giderek " bir kac unlu gorsek bari"
diyorsaniz ;

Hicbir zaman bir yere gec kalma korkusu yasamadiysaniz ;

Her yil 9 Eylul'de Turk Yildizlari'ni canli izliyorsaniz;

Hayatinizin onemli bir bolumu belediye otobuslerinde geciyorsa;

Nisan - ekim aylari arasinda haftasonlarini Guzelbahce, Urla, Seferihisar,
Cesme, Inciralti, Sahilevleri,
Mordogan, Karaburun, Gumuldur, Kusadasi, Dikili, Foca vb.'de geciriyorsaniz;

Cocukken Kemaralti'nda kaybolduysaniz; (Ben iki yasimdayken kaybolmustum )

Babaniz "biz cocukken Konak'ta denize girerdik" hikayeleri anlatiyorsa;

Baska bir sehirdeyken insanlarin giyimleri ve davranislari size ters
geliyorsa;

Etrafinizda sortlu, mini etekli, askili giysili kizlar ve sortlu, kupeli
erkekler gormek dikkatinizi cekmiyorsa;

Kordon'un eski halini hatirliyorsaniz;

Saat Kulesi'nin deniz kenarinda oldugu zamani hatirliyorsaniz;

Pizzaniza ketcap ve/veya mayonez dokuyorsaniz;

Bir kere bile YKM'nin onunde bulusup sinemaya gittiyseniz;

En az bir yabanci dil biliyorsaniz ve gunluk hayatinizda turistlere
alisiksaniz;


Kampus denilince akliniza sadece Ege Universitesi'nin kampusu geliyorsa;

Cuzdaninizda en az bir tane Kentkart varsa;

Cevrenizde birilerinin Karsiyaka ve Izmir'in geri kalanini karsilastirdigini
duyunca kulak kabartiyor ve hatta itiraz ediyorsaniz;

Izmir'in cevresindeki yazlik beldelerde biyikli, gobekli Ankarali ve
Istanbullulari gormek sizi rahatsiz ediyorsa;

Mahsun Kirmizigul ile Alisan'i ayirt edemiyorsaniz;

En son gittiginiz milli macin tarihini hatirlamiyorsaniz;

Basketbolu futboldan daha cok seviyorsaniz;

Yaya gecidi kavramindan habersizseniz;

Kusadasi'na ADA diyorsaniz;

Ugrak ve Bahane'nin yerini biliyorsaniz;

Izmir'de sadece iki McDonald's olan zamanlari hatirliyorsaniz;

Montro ve Lozan, size Avrupa sehirlerini hatirlatmiyorsa;

Toplumsal sevinclerde ve kutlamalarda akliniza gidilecek sadece tek bir
bulusma yeri geliyorsa;

Otobuste size biletini ya da kentkartini veren kisi karsiliginda para
almamakta israr ediyorsa;

Her yil okulun ilk haftasi elinizde listeyle Sevgi Yolu'na gidiyorsaniz;

Yolda biriyle carpisinca digerinin hatasi olmasina ragmen refleks olarak
gulumseyip ozur diliyorsaniz;

Trafikte 34 plakali suruculerden sikayetciyseniz;

Yengen deyince akliniza yiyecek bir seyler geliyorsa;

Konak Meydani'nda vapura giden yoldaki cesmeden bir kez bile su icmisseniz;

Ortaokula giden kizinizin erkek arkadasi olmasi sizi rahatsiz etmiyorsa;

Kordon'da gunesin batisini izlemenin bir ayricalik oldugunu dusunuyorsaniz;

"Okulu asmak" ya da "okulu kirmak" yerine "okulu ekmek" diyorsaniz;

Fuar denilince akliniza lunapark geliyorsa;

Size dogru yaklasan bir kamera ile mikrofon gorunce hizli adimlarla yolunuzu
degistiriyorsaniz;

Evinize en fazla 100 m uzaklikta bir Tansas magazasi varsa;

Baska bir sehre gittiginizde orada yasayanlara aciyorsaniz;

Goztepe, Cankaya, Bahcelievler isimlerinin sadece Izmir'de kullanildigini
saniyorsaniz;

Uzaktayken "Aahh simdi Izmir'de olsaydim..." diyorsaniz;
(Allah'in Agri'sinda askerlik yaparken çok söylemistim bu sözü...)


SIZ IZMIRLISINIZ DEMEKTIR ))

ama biz İSTANBUL'LUYUZ:evil:

oğuz
05-28-2005, 01:51 AM
Meraklı velet'lere



süpper yaaaaa :)))


Veled, 'Babacim yaa, ben nasil oldum, cok merak ediyorum" diye israr
edince...
Adam, "Nasil ossa bunu bu oglana bi gun annatmak durumunda kalacam, eyisi
mi simdi izah edim, hazir sormusken, kurtuliym gitsin bu isten" deyi
dusunur, icinden...
"Bak evladim, cok eyi dinne, zira bi daha annatmiyacaam:

"Ananla baban, bundan yedi sene evvel, bi 'cyber cafe'de karsilasti.
"Bir iki bakistiktan soona bu 'cyber cafe'nin musait bi yerine gectiler...

Baban 'memory stick' ile , 'USB' den bi baglanti kurdu...
"Anaciin bu firsati eyi degerlendirerek 'memory stick' den bi kac
'download ' endirdi...
"Bu dangalak baban da, bir-iki 'upload' yukledi... Ammaaa,
" ..heyecandan 'Firewall' kullanmayi unuttugumuz aklimiza geldiginde
is isten gecmisti...
"Bu raddeden soona da, ne 'delete' edebildik, ne de 'cancel'...
"Sonuc olarak da, ortaya felaket bi 'Virus' cikti, dokuz ay soona...
"Iste mesele bu kadar basit, benim guzel evladim..."

oğuz
05-28-2005, 02:19 AM
Kap var kaç ise maalesef:shock:

http://daynews.ru/index.php?act=show_news&id=939751

oğuz
05-28-2005, 11:05 AM
Alllooooooooooooooo
Benİ Anliyonmuuuuuuuuu

Pax
05-29-2005, 02:20 AM
sen merak etme FB yine Avrupada rekor kirar ;)
GS'lı abileri yolunu gösterdi ya, artık onlar da rekor kırabilirler :lol:
Hadi bakalım, GS adlı abinizi mahçup etmeyin!!

oğuz
05-30-2005, 04:02 AM
Currently Active Users (http://www.forum.uz/online.php?): 95 (9 members and 86 guests) http://www.forum.uz/images/misc/whos_online.gif (http://www.forum.uz/online.php?)Most users ever online was 428, 05-09-2005 at 07:18 PM.
oğuz (http://www.forum.uz/member.php?u=2440), aspava (http://www.forum.uz/member.php?u=3809), elle (http://www.forum.uz/member.php?u=3441), max (http://www.forum.uz/member.php?u=2804), Oriyon_farr (http://www.forum.uz/member.php?u=1869), zorlu (http://www.forum.uz/member.php?u=3812)





95 kullanıcı online
6 kişi belli gerisi na belli
Özbek kardeşler gizemli takılmayı seviyor demekki:lol:

aspava
05-30-2005, 04:21 AM
Currently Active Users (http://www.forum.uz/online.php?): 95 (9 members and 86 guests) http://www.forum.uz/images/misc/whos_online.gif (http://www.forum.uz/online.php?)Most users ever online was 428, 05-09-2005 at 07:18 PM.
oğuz (http://www.forum.uz/member.php?u=2440), aspava (http://www.forum.uz/member.php?u=3809), elle (http://www.forum.uz/member.php?u=3441), max (http://www.forum.uz/member.php?u=2804), Oriyon_farr (http://www.forum.uz/member.php?u=1869), zorlu (http://www.forum.uz/member.php?u=3812)





95 kullanıcı online
6 kişi belli gerisi na belli
Özbek kardeşler gizemli takılmayı seviyor demekki:lol:




EVET NEDEN ?

YES CAURE ?

Pax
05-30-2005, 08:15 AM
Currently Active Users (http://www.forum.uz/online.php?): 95 (9 members and 86 guests) http://www.forum.uz/images/misc/whos_online.gif (http://www.forum.uz/online.php?)Most users ever online was 428, 05-09-2005 at 07:18 PM.
oğuz (http://www.forum.uz/member.php?u=2440), aspava (http://www.forum.uz/member.php?u=3809), elle (http://www.forum.uz/member.php?u=3441), max (http://www.forum.uz/member.php?u=2804), Oriyon_farr (http://www.forum.uz/member.php?u=1869), zorlu (http://www.forum.uz/member.php?u=3812)





95 kullanıcı online
6 kişi belli gerisi na belli
Özbek kardeşler gizemli takılmayı seviyor demekki:lol:
:lol: Tam olarak öyle değil yaw.
95 sayısı "kullanıcı" değil, ziyaretçidir. Bunların arasında sadece 9 kişi "kayıtlı üye" (registered member). Toplam 9 kişiden sadece 3 tanesi gizli modu kullanıyordu.
Öyle...

oğuz
05-30-2005, 08:20 AM
Bi kere şu MSN denen menem illete bi uğra

iki, Foruma login olmazsan ziyaretçi modunda gözükürsün :lol:

Her seferde forumun %85'i ziyaretçi takılıyorsa bunda bi iş vardır;)

Pax
05-30-2005, 08:32 AM
Bi kere şu MSN denen menem illete bi uğra
Eee geçen bekledim geri dönmedin :qstn:

iki, Foruma login olmazsan ziyaretçi modunda gözükürsün :lol:
Bilmem... Forum müdavimleri sanırım şifre sakla seçeneğine basıyor. Dolaysıyla kendi bilgisayarından forum sayfasını açar açmaz üye olarak giriş yapıyorlar.
Her seferde forumun %85'i ziyaretçi takılıyorsa bunda bi iş vardır;)
Benim tahminim katılanların ancak %20-30 (bendeniz gibi :p) gizli modu kullanıyor.

oğuz
05-30-2005, 08:43 AM
Biz geldik ama geldiğimiz zaman sizi bulamadık;)

İkincisi login olupta ismini gözükmesini isteyenlerde var gizli kalmak isteyenlerde var bunu anlarım.

Forum üyesi iken login olmayanları ,asli üye iken misafir konumunda kalanları isi hiç bir zaman anlamam...

eğer forumda aktiv görünen insanların %15'i gizli veya değil gözüküyor %85 i ise misafir pozisyonunda gözüküyor ise mutlaka bir problem vardır... (hiç bir forumda %85 devamlı misafir olmazzzzzzz bulamazsın);)

4twelve
05-30-2005, 09:09 AM
Hayirdir ustam simdide kafayi invisible user lara mi taktin?mesela benim gibi;)

oğuz
05-30-2005, 09:20 AM
senin dokunulmazlığın var ustam;)

4twelve
05-30-2005, 09:26 AM
senin dokunulmazlığın var ustam;)
Ehemmm..Forum da online gozuktugum zaman kizlar PM e cok mesaj gonderiyolardi ee tabi bende cevap yazamiyodum yogun oldugium icun boylece kendimi gisleme ihtiyaci hissettim..heeehhehehehe..Kizlar benimle cok konusmak istiyoda..ee bizde hepsine birden yetisemiyoz......;) :P :P

oğuz
05-30-2005, 09:34 AM
Usta kızların ilgisinden sıkılmak....

Aklıma kötü kötü şeyleri getiriyor ama yok ya benim ustam balkanların ve ortadoğunun en popüler adamıyken öyle şeyler yapmaz...

değilmi:shock:

4twelve
05-30-2005, 10:11 AM
Usta kızların ilgisinden sıkılmak....

Aklıma kötü kötü şeyleri getiriyor ama yok ya benim ustam balkanların ve ortadoğunun en popüler adamıyken öyle şeyler yapmaz...

değilmi:shock:

ustam tovbe de yaaa....ayip ayip biz sadeece herkese ayni ilgi ve alakayi gosterebilmek icin kisitli sayida talebe cevap verebiliyoruz;) ;)

oğuz
05-30-2005, 10:15 AM
Hocam o zaman
benim boş vakitlerde senin halkla ilişkiler olayını yönetebilirim

Randevuları alır,ön görüşmeleri yaparım;)

4twelve
05-30-2005, 10:19 AM
Hocam o zaman
benim boş vakitlerde senin halkla ilişkiler olayını yönetebilirim

Randevuları alır,ön görüşmeleri yaparım;)


Himmm Cv ni at inceleyim oraya cok aday varrrrr.Bilmemki yapabilirmisin hem varmiki is tecruben????;)

4twelve
05-30-2005, 10:21 AM
Usta kızların ilgisinden sıkılmak....

Aklıma kötü kötü şeyleri getiriyor ama yok ya benim ustam balkanların ve ortadoğunun en popüler adamıyken öyle şeyler yapmaz...

değilmi:shock:
Ustam yalancilik sana yakismiyo ben ne zaman bole bisey dedim..Senin elin iste gozun oynasda galiba?????????????????

oğuz
05-30-2005, 10:32 AM
Nasrettin hocada akşehir gölüne maya çalmış

YA TUTARSA;)

oğuz
05-31-2005, 10:49 AM
Bir mahallede yeni komşularıyla çay sohbeti yapan kadına komşuları
''Senin aile yaşantına hayranız, eşin ve çocuklarınla çok Mutlu bir yaşantın var. Kocanın BİR dediğini İKİ etmiyorsun. Bu mutluluğunun sırrını bizede anlat '' derler. ''Kısaca anlatayım'' der kadın.
'' Düğünümüz bittikten sonra kocam kendi atında , bende kendi atıma bindik evimize doğru gidiyoruz. Benim bindiğim atın ayağı takıldı ve sendeledi. kocam arkasına döndü ve benim atıma 'BİR' dedi. Biraz daha ilerledik ve benim atımın ayağı tekrar takılıp tökezlediği zaman eşim tekrar arkasına dönüp atıma 'İKİ' dedi.
Az sonra atım takrar aynı şekilde tökezleyince eşim arkasını döndü ve at'a ''ÜÇ'' dedi ve belinden tabancasını çıkartıp
Atımı anlından vurdu. Ben şok olmuştum ve ata çok üzüldüm. Eşime bir hışımla çıkıştım
'' Yazık değilmi atı neden vurdun !!?'' Eşim arkasını döndü ve bana
'' BİR '' dedi.
Ve o günden sonra kocamın bir dediğini iki etmedim ..........

[agenda]
05-31-2005, 11:59 AM
Türkiye'de artık evlilik konusuna hemcinslerim artık balıklama atlamıyorlar;)

Evlilik yaşı büyüdüğü gibi evlilikte aradıklarını bulamayanların sonucunda boşanma oranlarıda hızla artıyor..

Sonuçka bu gidişat karikatürlerimizede yansıdı;)

http://www.omuz.net/ibf2/uploads/post-192-1097257631.gif

it's ottoman not oguz you mixed up ottoman with oguz because I know it's definitly turkish bro

4twelve
06-01-2005, 02:28 PM
']it's ottoman not oguz you mixed up ottoman with oguz because I know it's definitly turkish bro

cooll?btw what do u mean?

oğuz
06-02-2005, 11:51 AM
cooll?btw what do u mean?

Ben ne demek istediğini anlamadım ama umarım iyi şeyler söylüyordur:twisted:

Bu aralar zaten ispiyona kurban giden resimlerim silindi:lol:

Bugünü bu yüzden kara bir gün ilan ediyorum:twisted:

Bu aralar resimde görülen evlerin pazarlamasını yapıyorum.ilgilenenler MSN'den bulsun beni:lol:

4twelve
06-02-2005, 12:03 PM
Ben ne demek istediğini anlamadım ama umarım iyi şeyler söylüyordur:twisted:

Bu aralar zaten ispiyona kurban giden resimlerim silindi:lol:

Bugünü bu yüzden kara bir gün ilan ediyorum:twisted:

Bu aralar resimde görülen evlerin pazarlamasını yapıyorum.ilgilenenler MSN'den bulsun beni:lol:
Senin resimlerin neydiki?Zirtomu ariyon bu forumda var var....

oğuz
06-02-2005, 12:07 PM
Senin resimlerin neydiki?Zirtomu ariyon bu forumda var var....

Ustam
Zırto gördüğün zatı muhteremlere selam yollarken benim selamıda üzerine copy paste yaparmısın;)
Sanki bir haçlı kampanyası yapılıyor gibi seziyorum ama buralardada haçlı olmazki.yoksa varmı ?:rolleyes:
300'cü attığım mesajın anısına bana bu forum vasıtası ile na selamını yollayanlara hatıra yolluyorum bu resmi;)

4twelve
06-02-2005, 12:18 PM
Ustam
Zırto gördüğün zatı muhteremlere selam yollarken benim selamıda üzerine copy paste yaparmısın;)
Sanki bir haçlı kampanyası yapılıyor gibi seziyorum ama buralardada haçlı olmazki.yoksa varmı ?:rolleyes:
300'cü attığım mesajın anısına bana bu forum vasıtası ile na selamını yollayanlara hatıra yolluyorum bu resmi;)

yA farkindamisin bu Tillar sahifasina hic biri gelmiyor????Ama vicdansizlar bilerek vicdansizlar diyorum cunku her acilan thread acayip hit aliyo bunu bu vicdansizlar okuyo faydalaniyo ama bole Ruslarin bunlara armagani olan komun psikolojisinden daha kurtulamamis zavallilar bunlar..Ey size sesleniyorum zavallilar bu TUrkler ( tabii icimizdeki davar lari tenzih ediyorum) adam yemezler...............
Ula nedir bu yaa turk turk dur Uzbek Uzbek de bunlar Adolf hitlerden daha kafatasci yaa..En iyi ihtimal alirlar Forumlarini kafalarina calarlar ne diyimki yaa baska...Artik biktim bunlardan yaa(Lutfen herkez ustune alinmasin ama anlayan anlar )

oğuz
06-02-2005, 12:27 PM
Doğru söze ne demeli bilmemki:rolleyes:
günün anısı için

4twelve
06-02-2005, 12:38 PM
kIM SENIN 300 uncu ppostinda ne yapti ?????

oğuz
06-02-2005, 12:41 PM
Oğuz'cada 300'cü postumu attım ustam. o anı simgelemek içinde o resmi koydum;)

Sen varken bu forumlarda bizlere yan bakacak birini tanımıyorum:P

Ben çıkıyorum sana iyi geceler günlerin sarı-kırmızı olsun:evil:

oğuz
06-03-2005, 03:15 AM
http://www.atillaate.com/xpturk/index.htm

Türk malı Windovz ile tanrışmak isteyenler:shock:

Tıklayın Türk Malı XP versiyonunun nelere kadir olduğunu görün!

Hade ne bekliyorsun tıklayınnnnnnnn;)

aspava
06-03-2005, 05:10 AM
http://www.atillaate.com/xpturk/index.htm

Türk malı Windovz ile tanrışmak isteyenler:shock:

Tıklayın Türk Malı XP versiyonunun nelere kadir olduğunu görün!

Hade ne bekliyorsun tıklayınnnnnnnn;)

harikasın dostum beni iyi güldürdün
sana teşekkürler :lol:

oğuz
06-03-2005, 10:24 AM
Caroline sizden bir öpücük bekliyor...

Hade bakem hızlı delikanlılar;)

http://www.thestatenislandboys.com/All_da_Crap_is_here/Caroline.swf

oğuz
06-03-2005, 12:17 PM
Hade hade sayemde Google'de bile anılır olmuşsunuz...

Yol gösteren arkadaş sağolsun


http://www.google.com.tr/search?hl=tr&q=blockcontrol.exe+&btnG=Google%27da+Ara&meta=

:lol:

oğuz
06-04-2005, 01:47 AM
Teselli ederken bile teselli edilmek;)

aspava
06-04-2005, 02:37 AM
Nasrettin hocada akşehir gölüne maya çalmış

YA TUTARSA;)


karikatür herşeyi daha iyi anlatır :cool:

oğuz
06-04-2005, 02:46 AM
Hocaya sormuşlar...

Hocam dünyanın merkezi neresidir ?

Hoca ayağımı bastığım nokta demiş...

Cemaat olurmu öyle şey hocam diye hep bir ağızdan itiraz etselerde...

Hoca;İnanmayan ölçsün der;)

Aspava sağolasın var olasın.İstanbul yakası:lol:

oğuz
06-04-2005, 09:52 AM
İNANIYOR MUSUN?

Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal tıraşı olmak için
berbere gitti. Onunla ilgilenen berberle güzel bir sohbete başladılar.
Değişik konular üzerinde konuştular. Birden Allah ile ilgili konu
açıldı...

Berber: " Bak adamım, ben senin söylediğin gibi Allah'ın varlığına
inanmıyorum."
Adam: " Peki neden böyle diyorsun?"
Berber: " Bunu açıklamak çok kolay. Bunu görmek için dışarıya
çıkmalısın. Lütfen bana söyler misin, eğer Allah var olsaydı,
bu kadar çok sorunlu, sıkıntılı, hasta insan olur muydu, terk edilmiş
çocuklar olur muydu? Allah olsaydı, kimse acı çektirmez,
birbirini üzmezdi. Allah olsaydı, bunların olmasına izin vereceğini
sanmıyorum..."
Adam bir an durdu ve düşündü, ama gereksiz bir tartışmaya girmek
istemediği için cevap vermedi.
Berber işini bitirdikten sonra adam dışarıya çıktı. Tam o anda caddede
uzun saçlı ve sakallı bir adam gördü. Adam bu kadar
dağınık göründüğüne göre belli ki tıraş olmayalı uzun süre geçmişti.
Adam berberin dükkanına geri döndü.

Adam: " Biliyor musun ne var, bence berber diye bir şey yok"
Berber: " Bu nasıl olabilir ki? Ben buradayım ve bir berberim."
Adam: " Hayır, yok. çünkü olsaydı, caddede yürüyen uzun saçlı ve sakallı
adamlar olmazdı."
Berber: " Himmm... Berber diye bir şey var ama o insanlar bana
gelmiyorsa, ben ne yapabilirim ki?"
Adam: " Kesinlikle doğru! Püf noktası bu! Allah var, ve insanlar ona
gitmiyorsa, bu gitmeyenlerin tercihi.
İşte dünyada bu kadar çok acı ve keder olmasının nedeni!"

;)

oğuz
06-06-2005, 06:42 AM
Yiğit ÖZGÜR

Türkiyenin son dönemde adı en çok anılan karikatüristlerinden;)

Bundan sonrada çok sık duyacaksınız:P

oğuz
06-06-2005, 11:30 AM
şOK şOK şOK:shock:

Gururumuz medarı iftiharımız Fiorintina aslanı,milan kaplanı Fatih terim jübilesinden sonra ne olmaktan son anda direkten döndü:lol:

Buyrun ogünün gazete küpürü:lol:

oğuz
06-07-2005, 04:13 AM
http://www.omuz.net/ibf2/index.php?act=Attach&type=post&id=8179

Bu adam öldürüyor beni:lol:

aspava
06-07-2005, 04:43 AM
oğuz sen galeriye attığın resimlerden yüz ifadelerini seviyordun

bunlarda senin için :P


Tek Kelime ile MUHTEŞEM Yüzler.... http://img203.echo.cx/img203/5600/dsangelinajolie026pw.jpg (http://www.imageshack.us/)
http://img203.echo.cx/img203/9374/dsbodyshopunknown015el.jpg (http://www.imageshack.us/)
http://img203.echo.cx/img203/6706/dschristiandior064qw.jpg (http://www.imageshack.us/)
http://img203.echo.cx/img203/3389/dschristiandior055cz.jpg (http://www.imageshack.us/)
http://img203.echo.cx/img203/5213/dsjanaina020lg.jpg (http://www.imageshack.us/)

zorlu
06-07-2005, 05:13 AM
TROYA EFSANESİ
Truva Kalıntıları Fotoğrafları (http://www.kulturturizm.gov.tr/portal/canakkalektp/3-resim/index.htm)

Zamanımızdan takriben 3200 yıl önce Çanakkale Boğazı yakınlarında ''Troya'' isimli bir kent varmış. B:u kentin , barışsever , fakat cesur insanları, kralları, Priamos'un idaresi altında uzun yıllar barış içinde çok mutlu bir hayat sürmüşler.

Birgün , kral Priamos'un karısı Hekabe çok kötü bir rüya gördü. Rüyasında, karnından ateşler çıkmakta ve ateşin dumanı, bütün Troya surlarını sarmaktaydı. Hekabe, bu rüyasını önce kocasına ; daha sonra da bir kahine anlattı. Kahinin yaptığı yorum, hiç de iç açıcı değildi. Ona göre, Hekabe, hamileydi ve doğacak olan çocuk , ilerde Troyalıların başına büyük dertler açacaktı. Onun için bebek doğar doğmaz öldürülmeliydi. Bu kehanete inanan Kral Priamos , çocuk doğduktan sonra bir adamını bebeği öldürmek için görevlendirdi. Savunmasız yeni doğmuş bebeği öldürmeyen Troya'lı onu o zaman ki adı ''İDA'' olan ''Kazdağı''na götürüp, bir ormana bıraktı. Nasıl olsa, yabani hayvanlar onu öldürür diye aklından geçirdi. Ama bebeği, yabani hayvanlardan önce bir çoban buldu. Bu çocuk, ilerde gerçekten Troya'lıların başına birçok dertler açacak olan Paris'ti.

O sırada, Tanrıların yaşadığı OLYMPOS dağında , ilginç bir kargaşa cereyan etmekteydi. Kral Peleus ile Deniz Perisi Thetis'in evlenme merasimine kavga ve nifak tanrıçası Eris, huzursuzluk çıkartır gerekçesiyle davet edilmemişti. Bu işe çok gücenen Eris, intikam almaya karar verdi. Üzerinde ''EN GÜZELE'' yazılı , altından bir elmayı, şölenin yapıldığı salonun ortasına bırakıverdi. Doğal olarak bütün tanrıçalar, bu elmaya sahip olmak istediklerinden uzun tartışmalar oldu. Sonunda üç büyük tanrıça dışında diğerleri çekildiler. Ama kudret tanrıçası Hera, zeka tanrıçası Palas Athena ve Aşk tanrıçası Afrodit elmaya sahip olmakta ısrar ettiler. Her üçü de tanrı Zeus'a giderek onun, hakemlik yapmasını istediler. Baba tanrı Zeus, onların hiç birini gücendirmek istemediği için diplomatça davranıp, bu işlerden pek anlamadığını söyledi. Asıl amacı ise bu belayı Olympos'tan uzaklaştırmaktı. Onların Olympos'un tadını kaçıracaklarını anladığı için, hakemliği bir ölümlünün yapması gerektiğini söyledi.

_''Gidin'' diye gürledi tanrıların babası ''ırmakları bol İda dağına, orada Paris adında Troya'lı bir prens yaşamaktadır. Bu işlerden en iyi anlayan odur.''.

Böyle söyleyip uzaklaştırdı onları Olympos'tan. Onlar da haberci Tanrı Hermes'in rehberliğinde, kaynakları bol olan İda dağının doruklarına geldiler. O sırada Paris, hiçbir şeyden habersiz aşağıda koyunlarını otlatıyordu. Haberci Tanrı Hermes, meseleyi Paris'e anlatıp altın elmayı ona verdi. Hangisini en güzel bulursa elmayı ona verecekti. Ama bu iş, pek o kadar kolay olacağa benzemiyordu. Çünkü her üç Tanrıça da birbirinden güzeldi. Ne yapacağını şaşırmıştı. Onun hayranlığını ve şaşkınlığını gören Tanrıçalar, karar vermesini kolaylaştırmak için Paris'e rüşvetler teklif ettiler.

Hera kendisine kudret vaat etti. Altın elmayı kendisine verdiği takdirde Paris Avrupa ve Asya'nın en güçlü kralı olacaktı.

Athena kendisini dünyanın en zeki kralı yapacağını ve Yunanistan'la yapılacak bir savaşta kendisine zafer vaat etti.

Afrodit ise dünyanın en güzel kadınını Paris'e teklif etti.

Çoban Paris'in. Öyle büyük krallıklarda gözü yoktu. En güzel kadın benim olsun diye düşünüp, altın elmayı Afrodit'e verdi. İşte ne olduysa o zaman oldu. Bu işe çok bozulan Athena ile Hera, Troya'nın yıkımı için planlar kurmaya koyuldular.

Afrodit ise verdiği sözü yerine getirmek için bir plan yaparak Paris'in, Yunanistan'daki Isparta şehrine gitmesini sağladı. Çünkü o sırada Dünya'nın en güzel kadını Isparta Kralı Menelaos'un karısı ''Güzel Helen''di. Menelaos ve Helen, Paris'i çok iyi karşıladılar.

Kral , kendisine dilediği kadar sarayında kalabileceğini söyledi. Ona güvenerek karısı ile Paris'i sarayda yalnız bırakıp, kendisi Girit'e gitti. Menelaos'un Girit'te olmasından yararlanan Paris, Helen'i Troya'ya kaçırdı.

Girit'ten dönen Menelaos, karısını evde bulamayınca yaptığı hatayı anladı ve karısını geri almak için Troya'ya savaş açtı. Bütün Yunan kırallarına da haberciler göndererek Helen'in kurtarılması için onları yardıma çağırdı. Çünkü kendisi evlenirken, diğer bütün krallar, Helen'in başına bir hal gelmesi halinde Menelaos'a yardım edeceklerine söz vermişlerdi. Verdikleri söz gereği, bütün krallar denizi aşıp güçlü Troya kentini yerle bir etmeye çok istekli idiler. Menelaos'un ağabeyi Agamemnon, yaşlı Nestor, Ajax, Patroklos hepsi hazırdılar. Ama Odysseus ile Akhilleus, pek ortalarda görünmüyordu.

Yunanistan'ın en akıllı, en kurnaz kralı olan Odysseus, kocasına sadakati olmayan bir kadın için, evini ve ailesini terk etmek istemedi. Bunun için kendisini ordu kampına çağırmaya gelen haberciye delirmiş gibi davrandı. Bir taraftan tarlayı sürüyor, sonra da toprağa tohum yerine tuz ekiyordu. Ama Başkumandan Agamemnon'un gönderdiği haberci de kurnaz birisiydi. Haberci, Odysseus'un küçük oğlunu yakalayıp sabanın önüne bırakıverdi. Bunu gören Odysseus, sabanı kenara atarak oğlunun hayatını kurtardı. Bu da onun eskisi kadar akıllı olduğunu gösterdi. İsteksiz de olsa, orduya katılmaya mecbur kaldı.

Akhilles ise Troya'ya gittiği takdirde, Troya'nın yağmalanmasını ve yanışını görmeden öleceğini biliyordu. Bunu kendisine bir deniz perisi olan annesi Thetis, söylemişti. Onun için, kadın elbiseleri giyerek, kral Lycomedes'in sarayında. saray kadınları arasında saklanıyordu.

Kumandanlar Akhilles'i bulma görevini kurnaz Odysseus'a verdiler. Odysseus, bir seyyar satıcı kılığına girerek saraya gitti. Sergisinin bir tarafında kadınların seveceği cinsten takılar, diğer tarafında ise şahane silahlar bulunuyordu. Sarayın bütün kızları mücevherlerin etrafında kümelenirken, sadece Akhilles kılıç ve kamalarla ilgileniyordu. Böylece Odysseus onu tanıdı. O da kaderini bile bile Odysseus'la birlikte ordu kampına katıldı.

Sonunda ordu tamamlanmış ve gemiler yola çıkmaya hazırdı. Ama bu kez, günlerden beri esen Kuzey rüzgarı, bir türlü dinmek bilmiyor ve gemilerin Troya'ya yelken açmalarına imkan vermiyordu. Ordu çaresizdi. Sonunda kahinlerden birisi Artemis'in Akhalara çok kızdığını, çünkü Agamemnon'un adamlarından birinin, onun en sevdiği tavşanlarından birini öldürdüğünü söyledi. Bu yüzden rüzgarı estirdiğini ve estirmeye devam edeceğini, ancak Agamemnon'nun kızı Iphiginia'yı kendisine kurban etmesi halinde öfkesinin dindirilebileceğini anlattı.

Bu Agamemnon için dayanılır gibi bir şey değildi. Buna rağmen zafer için buna razı oldu. Bir efsaneye göre, Iphiginia, Artemis'e kurban edildi. Bir başka efsaneye göre de Artemis, bir geyik gönderdi. Iphiginia yerine geyik kurban edildi. Bu olaydan sonra Kuzey rüzgarı durdu ve sayıları bini aşan gemi 100.000'i aşkın Akhalı savaşçıyı Troya önlerine taşıdı. Skamandar ve Simois Irmaklarının döküldüğü Çanakkale Boğazının kumsallarında kamp kurdular. Akhalar çok güçlü ve kalabalıktı. Defalarca kente saldırdılar. Ama Troya, güçlü surlarla çevriliydi. Ayrıca Priamos'un bu hücumları bertaraf edebilecek, kutsal Lion'u koruyabilecek kahraman oğulları vardı. Atları eğiten Hektor bunların en cesuru ve Troya Ordusunun baş kumandanıydı.

Öte yandan Akhaları müşterek düşman kabul eden diğer Anadolu halkları da Troyalıların yanında yer aldılar. Savaş on yıl sürdü. 9 yıl boyunca zafer durmadan yön değiştirdi. Bazen Troyalılar üstün geliyor, bazen de Akhalar Troyalıları surların içine kadar kovalıyorlardı. Uzun süre hiçbir taraf belirgin bir üstünlük elde edemedi. Akhalar civardaki yerleşmeleri talan ediyor, kızları evlerinden alıp çadırlarına kapatıyorlardı. Bu talanlarından birinde Agamemnon Khryse (Hrüse) kentinden Apollon'un rahibi Khryseis'i (Hrüseis) çadırına kapatmıştı.

Kızının "onur payı" olarak Agamemnon'un çadırına kapatılmasına razı olmayan rahip, değerli kurtulmalıklarla Agamemnon'a gelip kızını serbest bırakması için yalvardı. Tekmil Akhalar, rahibe saygı gösterilip kızın babasına verilmesini istediler. Ama bu hiç de Agamemnon'un gönlünce değildi. Kızı serbest bırakmayı reddettiği gibi, rahibe çok kötü davrandı.

Hakarete uğrayan rahip, eve dönüşünde Apollon'a yalvardı. Akhaların üstüne hastalık ve felaket göndermesi için dua etti. Apollon da onun duasını kabul edip, ateşli oklarını Akhaların üzerine gönderdi. Çok sayıda Akhalı asker hastalandı ve öldü. Sonunda Akhilles, bütün kumandanları bir toplantıya çağırarak onlara Apollon'un öfkesini dindirecek bir yol bulunması gerektiğini aksi takdirde eve geri dönmekten başka yapılacak bir şey olmadığını söyledi. Bunun üzerine ünlü kahin Kalkhas; Tanrının neden bu kadar çok öfkeli olduğunu bildiğini, ancak konuşmaktan korktuğunu, Akhilles onun hayatını korumayı garanti etmediği sürece de konuşmayacağını söyledi. Akhilles'in kahinin hayatını koruyacağını garanti etmesi üzerine usta yorumcu konuşmayı kabul etti.

zorlu
06-07-2005, 05:16 AM
truva devam...
"Tanrı Apollo kızgındır, çünkü saygısızlık etti Agamemnon duacıya, kurtulmalıkları istemedi, salmadı kızını, işte bu yüzden çektirdi bunca acıları okçu tanrı. Eğer Agamemnon hiçbir kurtulmalık almadan kızını babasına geri vermezse daha da çektireceği var." (İlyada 90-96)

Böyle dedi Kalkhas, öfke doldurdu Agamemnon'un yüreğini. Ama fazla bir seçeneği yoktu erlerin kralının. Bilici Kalkhas'a ve onu koruyan Akhilles'e sövüp saydıktan sonra, kızı babasına vermeyi kabul etti.

"Phoibos Apollon istiyorsa Khryseis'i ille de şu gemimle, yoldaşlarımla göndereceğim onu, ama barakandan alacağım kendim gelip senin onur payını, güzel yanaklı Briseis'i. Senden ne güçlü olduğumu o zaman anla gör. Korksun boy ölçüşmekten, ibret alsın, kim benimle eşit görmek isterse kendini." (İlyada l 183-187)

Böyle deyip bir yandan kızı babasına gönderirken, adamlarından iki tanesini de Akhilleus'un çadırına gönderdi. "Güzel yanaklı Briseis'i" alsın diye. Akhilleus habercilere kızı korkutmadan alabileceklerini, onlarla bir sorunu olmadığını söyledi ama, Tanrılar huzurunda bunu Agamemnon'a çok pahalıya ödeteceğine dair yemin etti. Bu olaya Akhilleus'un annesi deniz perisi Thetis de, en az oğlu kadar kızdı. Oğlunu yatıştırıp, savaştan tamamen elini çekmesini söyledi. Öte yandan da Olympos'a giderek Zeus'a yalvardı.

"Zeus baba! Birgün ya sözümle ya işimle ölümsüzler arasında yararlı olduysam sana, şimdi yerine getir şu dileğimi, kısa ömürlü oğluma değer ver; saygısızlık etti Agamemnon, erlerin başbuğu, aldı onur payını, yoksun bıraktı onu sen say, gücü Troyalılar tarafına ko ne olur. Akhalar saysınlar oğlumu, ününü yüce kılsınlar." (İlyada l 503-510)

Şimdi artık savaş Olympos'a da ulaşmıştı. Tanrıların bir kısmı Troyalıları destekliyor, bir kısmı ise Akhalıların yanında yer alıyordu. Afrodit doğal olarak Paris'in yanında yer aldı. Yine doğal olarak Athena ile Hera Akhaların tarafındaydı. Savaş tanrısı Ares her zaman Afrodit'in yanındaydı. Güneş tanrısı Apollon ve kızkardeşi Artemis ise Hektor'un koruyucularıydı. Dolayısıyla Troyalıların yanında yer aldılar. Denizler tanrısı, yeri sarsan Poseidon, denizci halk olan Akhaları destekledi. Zeus Troyalıları daha çok seviyor ama, tarafsız kalmayı tercih ediyordu.

Yukarıda Olympos'ta durum böyle iken aşağıda Akhilleus gemilerin yanına oturmuş köpürüp duruyor, ne toplantılara katılıyor, ne savaşa gidiyor, içi içini yiyordu olduğu yerde.

Akhilleus olmadan Akhalar Troyalılardan daha zayıftı. Buna rağmen Akhalar Troyalıları şehir surlarına kadar kovaladılar. Surların yanında çok kanlı savaşlar oldu. Kral Priamos ve diğer yaşlı Troyalılar da, savaşı bir kuleden seyrediyorlardı. Bir ara savaş durdu.



Her iki taraf da askerlerini geriye çektiler. Paris ile Menelaos karşı karşıya gelmişlerdi. İkisi yalnız savaşacaklardı. Eğer Menelaos kazanırsa Helen'i alıp Isparta'ya geri dönecek, eğer Paris kazanırsa Helen Troya'da kalacaktı. Her iki halde de savaş bitecekti. Teklif Paris'ten gelmişti. Hektor'a hitaben yaptığı konuşmada şöyle dedi:

"Troyalıları tekmil Akhaları oturt yere, koyun ortalarına Ares'in sevdiği Menelaos'la beni, çarpışalım Helen için, bütün malı için. Alsın bütün malı, götürsün kadını evine. Kim üstün gelir, kazanırsa zaferi and içsin dost olsun ötekiler de. Siz Troyalılar oturun bereketli Troya'da. Akhalar da at besleyen Argos'a dönsünler, güzel kadınlı Akha topraklarına." (İlyada lll 70-75)

Paris'in yaptığı bu teklif Hektor tarafından Akhalara iletildi. İki ordu arasında bu konuşmalar olurken, bütün bu savaş ve acıların sebebi olan Helen, Priamos ve diğer yaşlı Troyalıların savaşı izledikleri kuleye geldi. Onun geldiğini görünce şu sözleri söylediler usulca:

"Troyalılarla Akhaların, böyle bir kadın için yıllardır acı çekmeleri hiç de ayıp değil.Yüzüne bakan ölümsüz tanrıçalara benzetir onu. Ama gene de binse gemiye keşke gitse. Gitse de bizi, çocuklarımızı belaya sokmasa." (İlyada lll 154-160)

Böyle konuştu Troya'lı ulular kendi kendine. Daha sonra Priamos, Helen'i yanına çağırıp aşağıdaki Yunanlı kahramanların adlarını tek tek sordu. Bu arada düello başladı. Mızrağı ilk fırlatan Paris oldu. Menelaos, mızrağı kalkanı ile savuşturup kendi mızrağını fırlattı. Mızrak Paris'in gömleğini yırttı ama onu yaralamadı. Daha sonra kılıcını çekip, Paris'i tolgasından vurdu; ama kılıç kırılıp yere düştü. Silahsız olmasına rağmen, Paris'in üzerine atılıp onu miğferinin ibiğinden tuttu. Eğer Aphrodit karışmasaydı onu sürükleyip Yununlıların sıralarına kadar götürecekti ama Aphrodit, miğferin ipini kopartıp onun Troya'ya kaçmasına yardım etti,

Menelaos, elinde Paris'in miğferi olduğu halde öfkeyle Troya sıralarına giderek, Paris'i aramaya başladı. Aslında Troyalılar tarafında ona yardım edecek hiç kimse yoktu. Çünkü mızrağını fırlatmaktan başka hiç dövüşmediği için herkes ondan nefret ediyordu. Her nasılsa kaçmayı başarmıştı. Nasıl kaçtığını, nereye gittiğini hiç kimse bilmiyordu. Bunun üzerine erlerin başbuğu Agamemnon, her iki orduya birden konuşarak Menelaos'u muzaffer ilan etti. Daha önce kararlaştırdığı gibi Troyalıların Helen'i geri vermeleri gerekiyordu. Athena ile Hera işe karışmasalardı Troyalılar da buna razıydılar. Her iki tanrıça da Troya kenti yerle bir edilmedikçe savaşın bitmesini istemiyorlardı. Hera'nın kışkırtmasıyla, Athena seyirtip savaş meydanına geldi. Amacı anlaşmayı bozmak için bir Troyalıyı kandırmaktı. Aptal Pandoros kandırılması en kolay Troyalı idi. Athena, onu kolayca kandırdı. Pandoros Menelaos'a bir ok fırlatıp onu hafif yaraladı. Bu savaşı tekrar başlatmak için yeterliydi. Her iki taraftan sayısız insanlar öldü. Tanrılar ve tanrıçalar da savaş meydanında idi. Onlar da ölümlüler gibi, birbirleriyle savaşıyorlardı.

Büyük şampiyon Akhilles'in savaştan uzak barakasında oturmasına rağmen Akhalar savaşta üstündüler. Ajax ve Diomedes kahramanca savaşıyorlardı. Aphrodit'in oğlu prens Aeneas Diomedes'in elinden az daha ölüyordu. Diomedes, onu yaraladı; ama annesi Aphrodit onu kurtardı. Diomedes Aphroditi de yaraladı. Ona bu cesareti tanrıça Hera vermişti. Aphrodit Hera'yı Zeus'a şikayet etmek için Olympos'a giderken Apollon Aeneas'ı Troya'ya taşıdı. Daha sonra Diomedes, Athena'nın da yardımıyla Ares'in karnından yaraladı. O da Aphrodite gibi soluğu Zeus'un yanında aldı, Athena'yı şikayet için. Zeus baba, Akhilles'e yapılan haksızlığın intikamının alınması ve ona tekrar ün kazandırılmasına dair Thedis'e verdiği sözü de hatırlayarak bütün ölümsüzleri Olympos'a çağırdı ve orada kalmalarını emredip, kendisi aşağıya Troyalılara yardıma gitti.

Zeus'un işe karışmasıyla, her şey birden bine değişiverdi. Troyalılar, Akhalar'ı gemilerine kadar püskürttüler. Hektor, coşmuştu. Troyalıların "Atları terbiye eden" diye ad taktıkları Hektor, hiç bu kadar cesur, hiç bu kadar muhteşem görülmemişti.

Akhalar'ın başı iyiden iyiye derde girmişti. Agamemnon, savaştan vazgeçip Yunanistan'a dönmeye karar vermişti. En yaşlı kumandan Nestor, aşağılanmış bir şekilde geri dönmektense Akhilles'in öfkesini dindirmenin bir yolunun bulunması gerektiğini söyledi.

Agamemnon, aptallık ettiğini itiraf etti. Akhilles'in onur payı Briseisi ve değerli hediyelerini ona geri vereceğini Odysseus'a söyledi. Bunu Akhilles'e anlatması için yalvardı. Akhilles, bunu kabul etmedi. Ertesi gün, Akhalar gene püskürtüldü. Troyalılar, gemileri ateşe verecek kadar yaklaşmışlardı. Bu durumu gören Akhilles'in en iyi arkadaşı Patroklos Akhilles'e yalvararak, ya Akhalar'a yardım etmesini veya en azından o muhteşem zırhını kendisine ödünç vermesini söyledi. Akhilles kendisini aşağılayan insanlar için savaşmayacağını söyledi. Ama Hephaistos ustasının yapmış olduğu o muhteşem zırhı ve adamlarını Patroklos'un emrine vermeyi kabul etti.

Patroklos, Akhilles'in zırhını giyerek ve onun adamlarını da alarak savaşa katıldı. Troyalılar, onu bir müddet Akhilles zannettiler, Gerçekten oda Akhilles gibi muhteşem savaşıyordu. Sonunda Hektor ile karşılaştı. Hektor Patroklo'u kargısıyla öldürüp, zırhını soydu ve kendisi giydi. Sanki Akhilles'in bütün gücü Hektor'a geçmişti.

Patroklos'un cesedi etrafında çok kan döküldü. Sonunda iki Ajax'ın yardımıyla Akhalar cesedi gemiye taşıdılar.

Acı haber Akhilles'e ulaştı. O da en iyi arkadaşının ölümünü Hektor'a hayatı ile ödeteceğini dair yemin etti. Hektor'un ölümünden sonra kendisinin ölümü de kaderine yazılı idi. Bunu bile bile kaderine razı oldu. Annesi Thedis, onu durdurmak için hiçbir çaba göstermedi. Ona Hephaistos'un yaptığı yeni silahlar ve zırh getirdi. Zırhı giyip askerlerinin başına geçti. Kahramanca savaşıyor ve her yerde Hektor'u arıyordu. Hektor ise, Troyalıların başına geçmiş surların yanında kahramanca şehrini korumaya çalışıyordu. Olympos'lu tanrılar yine aşağıya inmiş, Troya ovasında ölümlüler gibi hararetle savaşıyorlardı. Skamander nehri sularını geçmek isteyen Akhilleus'u boğmaya çalıştı.

zorlu
06-07-2005, 05:17 AM
truva devam...
Ama Akhilleus'u durdurmaya imkanı yoktu. Her şey tanrılarca kararlaştırılmıştı. Apollon bile artık Hektor için savaşmanın faydasızlığına inanmıştı. Troyalılar geri püskürtüldü. Şehir kapıları açılıp savaşçılar şehrin içine alındalar. Sadece Hektor dışarıda kaldı. Dimdik duruyordu surların önünde. Babası Priamos, annesi Hekabe surların içine gelip hayatını kurtarması için ona yalvardılar. Ama o bunları dinlemedi. Troyalıların gerilemesi onun suçu idi çünkü Troyalıları, o kumanda ediyordu.
Hektor böyle düşünürken Akhilles hışımla surlara yaklaştı. Yanında ise ölümsüzlerden Athena duruyordu. Hektor ise yanlızdı. Apollon, onu kaderine terk etmişti. Akilleus gidgide yaklaşıyordu. Etrafa pırıltılar saçan tunç zırhı içinde yaklaşan Akilleus'u görünce Hektor'u bir titreme aldı. Kaçmaya başladı. Akhilleus da peşine takıldı. Hektor önde Akhilleus arkada şehir surlarını üç defa döndüler. Sonra Athena, Hektor'un kardeşi Deiphobus kılığına girerek ona Akhilleus'la karşılaşma cesaretini verdi. "Gel birlikte karşı koyalım, püskürtelim onu" dedi. Soylu Troyalıların lideri, parlak tolgalı Hektor da ona inandı. Akhilleus'un karşısına dikilerek şöyle haykırdı:

"Artık kaçmam senden Peleus oğlu deminki gibi. Tanrısal Priamos'un şehrini dolandım üç kere, durup saldırışını beklemeye yüreğim varmadı, ama şimdi buyuruyor sana karşı koymayı ya sen benim elime geçersin, ya geçerim ben senin eline. Haydi Tanrıları tanık tutalım anlaşmalarımıza. Olamaz onlardan iyi tanık, iyi bekçi. Zeus bana zaferi verir de alırsam canını, dile gelmez saygısızlık göstermem sana. Ünlü silahlarını soyar, ölünü geri veririm Akhalara. Sen de Akhilleus yap benim gibi."

Ayağı tez Akhilleus yan yan baktı. Dedi ki:

Hektor, düşmanım, antlaşmadan söz açma bana, böyle şey olamaz insanla arslan arasında. Nasıl uyuşmazsa kurtla kuzunun gönlü, durmadan kin beslerler birbirlerine, bizim de dostluk yapmamız akla sığmaz." (İlyada XXll 250-265)
Böyle söyleyip mızrağını fırlattı, mızrak hedefini şaştı. Athena mızrağı tekrar geri getirdi. Sonra Hektor isabetli bir atış yaparak Akhilleus'un kalkanını tam ortadan vurdu. Mızrak kalkanı delemedi. Hemen arkasını dönüp kardeşini aradı., onun mızrağını almak için. Kardeşini orada göremeyince Athena'nın kendisini kandırdığını anladı. Kaçacak bir yer yoktu. Kılıcını çekip Akhilleus'a saldırdı. Daha ona yaklaşamadan Akhilleus onu mızrağıyla boynundan vurdu. Yere yuvarlanan Hektor son nefesinde, vücudunu ailesine geri vermesi için Akhilleus'a yalvardı. Demir yürekli Akhilleus'un öfkesi pek dineceğe benzemiyordu. Ona yan yan bakarak şöyle dedi:

"Dizlerime sarılma köpek, yalvarma bana anan baban adına. Gönlüm yüreğim kışkırtıyor beni, diyor şunun etini parçala, çiğ çiğ ye, senin bana bu yaptıklarından sonra, kimse uzaklaştıramaz başından köpekleri. Getirseler bana kurtulmalığın on katını, tartsalar şurada daha çok veririz deseler, Dardanos'un oğlu altın kosa teraziye senin ağırlığınca, döşeğine yatırıp ağlayamayacak seni doğuran, köpekler kuşlar yiyecek bütün bedenini." (İlyada XXll 345-355)

Böyle söyleyip zırhı ölüden soydu. Akhalar da teker teker ölünün yanından geçip boyuna posuna güzelliğine hayran kaldılar. Ama bir tekme vurmadan da gitmiyorlardı ölüye. Akhilleus ise, daha kötü şeyler yapmayı planlıyordu. İki ayağını topukla bilek arasından deldi. Kayışlar geçirdi deliklerden. Bağladı arabaya, başı bıraktı yerde sürüklensin diye. Sonra atladı arabaya ünlü silahlarıyla. Kamçıladı atları .

Ölüyü surların önünde defalarca sürükledi, azgın öfkesi dinene kadar. Sonra, aldı, götürdü gemilerin yanına.

Patroklos'un intikamı alınmış ama ölüsü hala yakılmamıştı. Hemen odunlar kesilip büyük bir yığın yapıldı. Yığınların üstüne de Patroklos'un ölüsü yerleştirildi. Kurbanlar kesilip ölünün etrafına dizildi. Birçok Akhalarla birlikte Akhilleus da saçından bir tutam kesip ölünün üzerine attı. Son olarak Akhilleus, 12 Troyalı çocuğu kargısıyla öldürüp yığına kattı. Öldürmeye bir türlü doymuyordu. Sonra yığını ateşe vererek ağlaya ağlaya ağıta başladı.

"Verdiğim bütün sözleri getireceğim şimdi yerine. Ulucanlı Troyalıların oniki soylu oğlunu, yutacak alevler seninle birlikte, Primaos oğlu Hektor'a gelince, ateşe yedirmem onu, yedireceğim köpeklere." (İlyada XXlll 18-184)

Ama köpekler sokulamıyordu Hektor'un cesedine. Aphrodit ölünün başında nöbet tutuyordu.

Hektor'un ölüsüne yapılan bu saygısızlıklar Hera, Athena ve Poseiden hariç bütün ölümsüzleri tiksindirmişti. Özellikle baba tanrı Zeus bu saygısızlığa çok kızmıştı. Zeus, Priamos'u cesaretlendirerek onun Akhilleus'un kampına gitmesini sağladı. Zengin kurtulmalıklarla kampa gelen Priamos, oğlunun cesedini vermesi için Akhilleus'a yalvardı. Akhilleus karşısında yalvaran yaşlı adamı görünce kendi babasını hatırlayıp insafa geldi ve hediyeleri kabul ederek, ölüyü babasına verdi. Ayrıca, ölü yakma merasimi için de 9 gün boyunca Akhaları savaştan uzak tutacağına dair söz verdi.

Troyalılar, 9 gün boyunca, Hektor'un ölüsü etrafında yas tutup, ağıtlar yaktılar. Onuncu gün şafak vakti, ölü odun yığınlarının üzerine konulup yakıldı. Daha sonra, kemikler ve küller altın bir kupaya gömülüp, üzeri kocaman işlenmiş taşlarla örüldü. Mezarın üstü toprakla örtülerek büyük bir tümülüs oluşturuldu.

Hektor'un cenazesi için kararlaştırılan süre dolduktan sonra, savaş tekrar başladı. Etiyopya Prensi Memnon, büyük bir orduyla gelip Troyalılara yardım etti. Bu yeni taze güçle saldıran Troyalılar, Akhaları çok güç durumda bıraktılar. Birçok Akhalı savaşçı öldü. Sonunda Akhilleus, Memnon'u öldürdü. Durum tekrar Troyalıların aleyhine dönmüştü. Akhilleus yine coşmuştu. Ama onun belki de son kükreyişi olacaktı. Bütün Troyalıları önüne katmış surlara doğru kovalıyordu. Surlara yaklaştığı bir sırada, orada, çalıların arasına gizlenmiş duran Paris'in attığı zehirli bir okla topuğundan vurularak öldü.

Topuğu onun en zayıf yeri idi. Annesi deniz perisi Thetis, onu "yaralanmaz" yapmak için topuğundan tutup Styx Irmağının sularına batırmıştı. Ancak topuğun elle tutulan kısmı kutsal suyla ıslanmadığı için zayıf kalmış ve Paris, onu bu en zayıf noktasından vurmuştu.

Ajax, Akhilleus'un ölüsünü savaş meydanından taşıdı. Ölü yakma töreninden sonra külleri Patroklos'un küllerinin konulduğu kaba konularak beraberce gömüldü.

Akhilleus'un ölümünden sonra, onun Hephaistos usta tarafından yapılmış olan muhteşem zırhı kumandanlar arasında yeni bir huzursuzluğa yol açtı. Zırh acaba Akhilleus'un ölüsünü savaş alanı dışına taşıyan Ajax'ın mı olmalıydı?Yoksa Odysseus'a mı verilmeliydi? Kumandanlar arasında yapılan gizli bir oylama sonunda zırha sahip olma hakkı Odysseus'a verildi. Ajax da , kendini aşağılanmış görüp, kılıcının üstüne atlayarak intihar etti.

Bu iki kahramanın kısa zamanda arka arkaya ölmeleri Akhaların cesaretlerini kırdı. Zafer, çok uzak görünüyordu, ama vazgeçmeye de hiç niyetleri yoktu. Akhilleus'un genç oğlu Neoptolemus, Paris'i öldürdü. Ama onun ölümü Troyalılar için pek de büyük bir kayıp değildi. Zaten bütün bu belaları Troyalıların başına hep o açmamış mıydı? Bir keresinde ağabeyi Hektor onu şöyle azarlamıştı:

''Seni alçak, seni parlak oğlan, seni çapkın

seni ırz düşmanı seni.

Hiç doğmaz olaydın keşke,

Ya da kalaydın ölümüne dek evlenmeden.

Çok isterdim bunun böyle olmasını

Hem çok da iyi olurdu hani

Ne baş belası kesilirdin o zaman

Ne de yüz karası olurdun başkalarına

Nasıl kaçırdın ta uzak ülkelerden

Kargı salan erlerin gelini, güzel yüzlü kadını

Baş belası yaptın onu babana, halkımıza, ilimize''

İlyada III.39_50

zorlu
06-07-2005, 05:18 AM
truva devam ve sonnnn...


Paris'in ölümünden sonra da Troyalılar güçlerini korudular. Şehir surları dokunulmamış bir şekilde ayaktaydılar. Savaş genellikle surlardan uzakta ovada cereyan ettiği için ciddi bir tehditle karşılaşmamışlardı. Bu, sonu olmayan savaşa bir son verebilmek için orduyu şehrin içine alıp, Troyalıları bir baskınla yok etmekten başka çare yoktu. Bunu nasıl yapacaklardı?

Akhaların en akıllısı kurnaz Odysseus, bir tahta at yapma fikriyle ortaya çıktı. Büyük ve içi boş bir at olacak ve içine belirli sayıda asker alabilecekti. Odysseus ve diğer bazı seçkin komutanlar atın içine gizlenirken, diğerleri denize açılıp Tenedos (Bozcaada)'nın arkasına, Troyalıların onları göremeyecekleri bir şekilde gizleneceklerdi. Eğer işleri ters giderse, Yunanistan'a geri dönecekler. Tabi bu arada atın içindekiler ölümüne terk edilecekti. Ama her şey Odysseus'un planladığı gibi giderse, Troya'ya geri dönüp, şehrin içine girmek için verilecek işareti bekleyeceklerdi. Planın yürümesi için geride bir Akhalı asker bırakacaklardı. Bu askerin görevi ; tahta atın şehrin içine alınmasını sağlamak için, Troyalıların ikna edilmesiydi. Herşey Odysseus'un planladığı gibi gitti. Bir sabah, Troyalılar büyük bir şaşkınlıkla uyandılar. Her yer çok sakindi. Gürültülü Akha kampı, tamamen boştu ve gemilerde gitmişlerdi. Batı kapısı önünde de daha önce hiç görülmemiş büyüklükte ve biçimde tahtadan bir at duruyordu. Öyle görünüyordu ki, Akhalar bu işten vazgeçmişler, mağlubiyeti kabul edip Yunanistan'a geri dönmüşlerdi. Ancak bu kocaman tahta at da neyin nesiydi? Troyalılar, bu soruları kendi kendilerine sorarken, Akhaların geride bıraktıkları Sinon isimli asker ortaya çıktı. Troyalılar Sinon'u yakalayıp kral Priamos'a götürdüler. İyi bir aktör olan Sinon, ağlıyor, sızlıyor ve Yunanlılardan nefret ettiğini söylüyordu. Bunun sebebini ise şöyle açıklıyordu:

''Akhalar, Troya'ya yelken açmalarını engelleyen kuzey rüzgarını durdurmak için kral Agamemnon'un kızı Iphiginia'yı kurban ettiler. Geriye dönüşleri için ise ben talihsiz kurban olarak seçildim. Tam yola çıkarlarken beni kurban edeceklerdi. Her şey hazırdı. Ama gece olunca karanlıktan yararlanarak bir bataklığa saklandım ve gemilerin uzaklaşmalarını seyrettim.''

Simon'un anlattığı bu hikayeye herkes inandı. Çünkü o rolünü çok iyi oynuyordu. Hikayesinin ikinci ve asıl can alıcı kısmına şöyle devam etti.:

''Tahta at Tanrıça Athena'ya kutsal bir sunak olarak yapılmıştır. Böyle büyük yapılmasının sebebi Troyalıların onu dar şehir kapılarından şehrin içine almalarını engellemek içindir. Akhalırın beklentisi Troyalıların bu atı yakıp yıkmalarıdır. Böylece tanrıça Athena'nın öfkesini Troya üzerine çekmiş olacaklardır. Ama Troyalılar atı şehrin içine alıp onu korurlarsa tanrıçanın lutfu Troyalılara yönelecektir.''.

Akıllıca düzenlenmiş bu hikayeye Troyalı rahip Laokoon ve Hektor'un kız kardeşi Kassandra dışında herkes inandı. Rahip Laokoon, ''hediye veren Yunanlılardan sakının'' diyerek Troyalıları uyardı. Atın hemen yakılmasını söyledi. Hiç kimse ona inanmadı. Laokoon'un Troyalıları ikna etmesinden korkan Poseidon denizden iki tane korkunç yılan göndererek, Laokoon ile iki oğlunun öldürttü.

Bir bilici olan Kassandra da, bunun bir hile olduğunu söylediyse de ona kimse inanmadı. Apollon, Kassandra'ya aşık olmuş bu yüzden ona geleceği görme yeteneği vermişti. Kassandra Apollon'un aşkını kabul etmemiş, o da Kassandra'ya verdiği bu yeteneğin yarısı geri almıştı. Yani Kassandra geleceği görmeye devam edecek ama ona kimse inanmayacaktı.

Troyalalır, hiç tereddüt etmeden, atı şehrin içine sürüklediler. On yıl süren korkunç savaş bitmiş, nihayet özlenen barış gerçekleşmişti. Troyalılar, bunu eğlenceler düzenleyip şölenlerle kutladılar. Gece yarısı herkesin derin uykuda olduğu bir sırada Odysseus ve arkadaşları teker teker nöbetçileri öldürdüler ve kapıları ardına kadar açtılar. Zaten Akha ordusu, şehrin surlarına çok yaklaşmıştı. Açık kapılardan sessizce şehrin içine sızarak her tarafta yangılar çıkarttılar.

Yangınları söndürmek için dışarıya çıkan Troyalılar ne olduğunu anlayamadan kılıçtan geçirildiler. Bu yapılan savaş değil kasaplıktı. Şehrin bazı bölümlerinde Troyalılar küçük gruplar oluşturup düşmana karşı koydular. Tek amaçları ölmeden önce mümkün olduğu kadar çok Akhalı öldürmekti. Bazıları öldürdükleri Akhalıların giysilerini giyip düşmana yaklaşıyorlardı. Bu yolla birçok Akhalı asker öldü. Başlangıçta çok fazla Troyalı uykuda katledildiği için bu savaş adil değildi. Artık sona yaklaşılmıştı. Akhilleus'un oğlu Neoptolemus, yaşlı Priamos'u karısı ve kızlarının gözü önünde öldürdü. Daha sabah olmadan Aeneas hariç, bütün Troyalı liderler öldürülmüştü. Annesi Aphrodit'in de yardımıyla Aeneas, Babası Ankhises ve oğlu Ascanius'u da alıp Troya'dan kaçmayı başardı. Uzun maceralardan sonra İtalya'ya ulaştı.

Orada güçlü bir Etrüsk kralının kızı ile evlenerek yeni bir şehir kurdu. Roma'nın gerçek kurucuları olan Romus ve Romulus kardeşler bu şehirden ve Aeneas'ın soyundan geldikleri için, Aeneas her zaman Roma'nın gerçek kurucusu olarak kabul edilmiştir. Troya'nın baştan başa yakıldığı o korkunç gece, Aphrodit, güzel Helen'e de yardım etti. Paris'in ölümünden sonra töreye göre Paris'in kardeşi Deiphobos'la evlenmiş olan Helen Aphrodit'in de yardımıyla eski kocası Menelaos'a gitti. Menelaos, onu memnuniyetle kabul etti. Ertesi gün, hep beraber Yunanistan'a geri döndüler. Onlar, Yunanistan'a yelken açarken, Asya'nın en mağrur kentinden geriye bıraktıkları şey, sadece için için yanmakta olan bir harabe idi.

Mustafa AŞKIN

oğuz
06-07-2005, 05:48 AM
Dostlar eklentiler için teşekkürler;)

aspava
06-07-2005, 06:58 AM
Tek Kelime ile MUHTEŞEM Yüzler....re devam http://img203.echo.cx/img203/5048/dsjosiemaran05se2cx.jpg (http://www.imageshack.us/)
http://img203.echo.cx/img203/3219/dsjosiemaran060zz.jpg (http://www.imageshack.us/)
http://img203.echo.cx/img203/2125/dsjosiemaran08b0cp.jpg (http://www.imageshack.us/)
http://img203.echo.cx/img203/9729/dsmillajovovich034sb.jpg (http://www.imageshack.us/)

aspava
06-07-2005, 11:19 AM
oğuz sana son olarak 2 adet daha :cool: http://img203.echo.cx/img203/74/dsjosiemaran101ak.jpg (http://www.imageshack.us/)
http://img203.echo.cx/img203/667/dssothys017ns.jpg (http://www.imageshack.us/)

oğuz
06-08-2005, 01:38 AM
George W. Bush ölüyor ve hemen cehenneme gidiyor. Orada kendisini seytan karsiliyor ve

-"Hosgeldin, ancak burada yer sikintisi çekiyoruz, cehennem tamamen dolu. Bu nedenle bir kural koyduk. Yeni birisi geldigi zaman eskilerden bir kisiyi cennete gönderiyoruz. Kimin cennete gidecegine sen karar vereceksin. Ancak seçimini yaparken dikkatli ol, çünkü seçecegin kisinin cezasini sonsuza kadar çekeceksin." diyor. Yürümeye basliyorlar. Seytan ilk kapiyi açiyor: Usame Bin Ladin. Bir direge baglanmis ve sürekli iskence ediliyor.

G.W.Bush: -"Bu olmaz diyor. Sadece cezanin çok agir oldugunu düsündügümden degil, bu adam çektigi cezanin çok daha fazlasini haketmisti. O nedenle burada kalmali."

İkinci kapi açiliyor: Saddam Hüseyin. Asiri sicak bir yerde gardiyan tarafindan kirbaçlanirken tas kiriyor. Bush'tan yine ayni yanit geliyor. Üçüncü kapi açildiginda Bill Clinton görülüyor. Son derece rahat bir koltuga oturmus,bir elinde büyük bir kanyak kadehi, diger elinde puro ve önünde diz çökmüs bir sekilde Monica Lewinski. George W. Bush mutlu bir sekilde gülümseyerek dönüyor seytan'a:

-"Bence bu çok uygun. Gerçi kendisi politik arenada düsmanim, ama çektigi ceza gayet makul".

Şeytan siritarak içeriye sesleniyor:

-"Tamam Monica sen gidebilirsin!" :twisted:

oğuz
06-08-2005, 01:41 AM
Minik yaramaz, boynuna bir ip gecirdigi ölü kurbagayi cekistire çekistire yolda gidiyormus.. Derken bir randevuevinin kapisina gelmis, tak tak kapiyi vurmus, kapiyi sisko çirkin bir kadin acmis...

Çocuk avazi ciktigi kadar bagirmis: BURADAKI KIZLARDAN BIRINI ISTIYORUM...!! PARAM VAR, VE ISTEDIGIMI YAPANA KADAR BURDAN GITMIYCEM..!!"

Kadin sasirmis ama para paradir demis, minik yaramazi iceri almis... Cocuk oradaki kızlara bakmis, sonra kadina sormus: "Burada bir Amber varmis, ONU ISTIYORUM...!!!"

Kadin bunun uzerine "ama olmaz ki..."demis, "bak cocuk, bence sen..."Cocuk onu dinlemeden avaz avaz bagirmaya baslamis; "AMBER'I ISTIYORUM AMBER'I ISTIYORUM...!!! PARASI NEYSE VERICEM...!!!"

Kadin hala saskin halde, "Iyi tamam yukari cik sagdaki ilk odaya git bekle" demiş... Sonra kadin Amber'i odaya gondermis... 10 dakika sonra merdivenlerden yine kurbagasini surukleye sürükleye inmis... Kadina para vermis,tam çikacakken kadin en sonunda dayanamamis seslenmis:"Lafimi dinlemedin cocuk, niye ille de onu istedin ki? O kizda hastalik vardi..."

Cocuk cevap vermis: "Onda hastalik oldugunu biliyorum, o yuzden onu istedim... Cunku bu aksam annemle babam disarda yemege gidicekler, ben de evde dadimla oturucam... Onlar gittikten sonra dadim benle seks yapmak istiycek
çünkü küçük cocuklardan hoslaniyo...Boylece burada kaptigim hastaligi ona gecirmis olucam... Annemle babam eve döndükleri zaman, babam dadimi evine goturucek... Orda da tabi ki her gece yaptigi gibi onu becericek,hastalik ona da gececek...Eve dondugu zaman annemle sevisecek, böylece o anneme hastaligi gecirecek... Sonra sabah babam ise gidecek,sütçü sut birakmaya gelecek, annem de onu eve alicak ve onunla sevisecek,hastalik ona da gececek ve çok da iyi olacak... ÇUNKU HERIF BENİM KURBAGAMIN USTUNE BASTI, ONU ÖLDÜRDÜ!!!...."


:shock: :lol:

oğuz
06-08-2005, 03:04 AM
http://www.omuz.net/ibf2/index.php?act=Attach&type=post&id=8186

Padişahım sen çok yaşa;)

oğuz
06-08-2005, 11:18 AM
Çocuk: Baba, sevişmek neden eğlencelidir?
Baba: Sevişmek sana aynı,parmağınla burnunu karıştırmak gibi bir duygu verir,bu yüzden çok zevklidir.

Çocuk: Peki kadınlar neden erkeklerden daha çok zevk alirlar?
Baba: Burnunu karıştırdığında burnun mu yoksa parmağın mi daha mutlu olur?

Çocuk: O zaman kadınlar neden tecavüze uğramaktan bu derece nefret ederler?
Baba: Tecavüze uğramak, yolda yürürken birinin gelip burnunu karıştırması gibidir.Bu hoşuna gider miydi?

Çocuk: Hmm.. Kadınlar neden adet günlerinde seks yapmazlar?
Baba: Burnun kanarken burnunu karıştırır mısın? Onun gibi bişii.

Çocuk: Erkekler neden sevişirken prezervatif takmaktan hoşlanmazlar?
Baba:Elinde eldiven varken burnunu karıştırmaktan zevk alır misin oğlum?

Çocuk:Baba, sana ooohaaaa demek istiyorum, süpersin yaaa.................

oğuz
06-08-2005, 11:50 AM
Çin'den bir okul manzarası:shock:

http://img295.echo.cx/img295/7164/indeilkretim0gq.jpg

oğuz
06-08-2005, 11:57 AM
YAZILI SINAV SORULARINA ÖĞRENCİLERİN VERDİĞİ İLGİNÇ YANITLARDAN SEÇMELER.

-Kasabayı kim yönetir?
Şerif ve adamları. (Kamil/İlkokul-5)
Kasabayı ihtiyarlar heyeti ve köy bekçisi yönetir. (Yavuz/Ortaokul-2)

-Destan nedir?
Destan ulusların kahramanlık, cinsel ve birazda ahlaksal servenleridir. (Bora/Lise-1)

-Karadeniz bölgesinde yerleşme ve göçü anlatınız.
Karadeniz bölgesinde yerleşim az ve insanlar seyrektir. Geçim sıkıntısı yüzüzünden insanlar yeryüzünden göç etmek zorunda zorunda kalmıştır. İnsanlar önce dağlara sonra ovalara en sonrada yeryüzünden göç etmek zorunda kalmışlardır. (Fatma/Lise-2)

-Madenlerle ilgili kuruluşlarımız nelerdir?
İki tanedir. Maden delik arama enstitüsü ve perakende Anonim Ortaklığı (PAK). (Arzu/Ortaokul-2)

-Boğazlarımızın derinliği ne kadardır?
İstanbul boğazı az biraz derindir, çanakkale boğazı ise çok çok az biraz derindir ve aralarında dünya kadar fark olmasıdır. (Seyit/Lise-2)


-Hızlı nüfus artışının zararları nelerdir?
Bence hızlı nüfus artışı çok kötü bir şey çünkü hep çarpık kentleşme, peçe kondu, ekonomik sorunlar. Eğer biz 10 kardeş olsaydık kötü olurdu. Zaten babamın işi kötü gidiyor yakında 4 kardeş olucaz üç iken. Ya ne buluyorlar çocukta, ha yapmışsın ha yapmamışsın. Daha çok var ama zaman yetmiyor. (Sevda/Ortaokul-1)
Çevre kirliliği, gürültü, insanların küfürleri, cağillik, işsizlik, kötümserlik, çok cocuk, ekonomik durum, hilekarlık, hak yemek, emek yemek. Yok, bir şey yok. Bu ülke düzelmez. (Murat/Ortaokul-1)


-Bir yerin turistik alan sayılması için gereken şartlar nelerdir?
Turistlerin Turist olması, yerlerin temiz olması ve Turistlerin yatıp kalkması gerekir. (Selda/Ortaokul-2)

-İzmir limanı ile İstanbul limanı arasındaki farklar nelerdir?
İzmir limanı ürünlerin iç ülkelere, İstanbul limanı ise dış ülkelere limanlandığı yerdir. Ege limanı pencere marmara limanı kapı gibidir. Üstelik pencerenin kapıdan daha güzel olmasıdır. (Saygın/Ortaokul-2)


-Mübarek geceler hangileridir, yazınız?
1. KINA GECESİ
2. GERDEK GECESİ
3. DOLUNAY GECESİ* (Hatice/İlkokul-5)

-Alüvyon nedir?
Topraklar dere kenarında toplanıp toplanıp giderler. En sonunda topraklar toplanıp toplanıp gitmezler. Gitmezlerse Alevinyon denir. (Ali/Lise-2

-Zigot nedir?
Çok ayıpçı bir şeye denir. (Esma/Lise-1)

-İkinci İnönü savaşını anlatınız?
Yunanlılar inönüyü ele geçirmek istiyordu. Afyon, Eskişehir üstünden gittiler. Yunanlılar 31 mart sabaha karşı savaş açtılar öğlen zamanı zaiyatı verip gece karanlıktan yararlanıp geri çekildiler. Akşam vakti sabaha kadar hazırlanıp bir nisan sabaha karşı günü yine saldırdılar. Bir nisan akşam vaktinde bu zafer çok iyi savaş veren Türklerin olmuştu. (Fatih/Ortaokul-3)

-Erzincan'daki depremzedeler için neler yapmalıyız?
Oraya gidip, depremzedelere yardım etmeliyiz, hal hatırlarını sormalıyız. Depremzedelerin sobalarını yakmalıyız, yorganlarını üstlerine örtmeliyiz. Açıkanlara çorba filan içirmeliyiz. (Melek/İlkokul-5)


-Marmara Bölgesi'nin coğrafi konumunu anlatınız?
Bölgede daha iyi yeryüzü şekilleri bulunur. Bölge Hötrd ve benegramdan meydana gelmiştir, bütün sinema artistleride burada bulunur. (Adem/Lise-2)

-Bulgarlara karşı kim savaştı?
Bulgarlara karşı Çakırkeyif Ali paşa savaştı. (Selin/Ortaokul-2)

-Marmara Bölgesi'nin iklimi nasıldır?
Mamrara bölgesinde miki iklim tipi görülür. Yumuşakımsı bir iklim olduğundan tabiata dayanır. (Ferda/Lise-2)

-Ermeni (Doğu) sorununu açıklayınız.
Osmanlı Devleti altında yaşayıp ekmek yiyen Ermeniler kendi kendilerini kışkıtmaları sonucu doğu anadoluda huysuzluklara başladılar. Mustafa Atatürk paşa düşmanla başedebilmek için Kamil Karabekiri Ermeni üzerine doğrulttu Ermeni yenilip barış istedi. Böylelikle en iyi sonuç osmaninin oldu. (Pınar/Ortaokul-2)


-Yönümüzü nasıl buluruz?
Yolda gidiyorum bir adama rastladım aha bu yoldan gideceksin dedi giderim. Sora sora Bağdatı bile bulurizki. (Recep/Ortaokul-2)

-Kazasker nedir?
Yolunmuş kaza kazasker denir. (Cemal-Ortaokul-2)


-Dünyamız nasıl oluşmuştur?
Dünyamızı insanlar kurmuştur. Dünyamız temiz sular, temiz hava ve temiz yolları yani temiz yollarla dünyamız güzel bir şekilde oluşur. (Seda/Ortaokul-2)

-Türkiye'nin özel konumunu açıklayınız.
Türkiye çok özel bir konuma sahiptir. Özel bir konuma sahiptirden dolayı özel konum başka kimseyi ilgilendirmez. Ama etrafımızdaki devletler öze konumumuza karışıp dururlar. Halbuki hiç karışmamalılar. (Selim/Ortaokul-2)

-Boylam nedir?
Mesela kapının oraya gittiyimizde boyunuzu ölçebilirsiniz, buna boylam denir. (Yavuz/Ortaokul-2)
Bir şeklin düz bir şekilde destek olmadan durmasıdır. (Serdar/Ortaokul-2)

-Türkiye'de hayvancılığı anlatınız.
Türkiyede her yerde hayvan çok. Misal bizim mahallede giden gün sokakta iki hayvana rasladım. Benimle alay geçtiler, başka biçim şeyler de söylediler. Acilen abime söyleyip onu çağırdım. Abim o hayvanları bir güzel kovaladı. Ama hayvanlar hemen kaçıverdiler. Böyle biçim hayvanlara karşı çok dikkat olmalıyız. Böyle zararlı hayvanlar görürsek büyüklerimize haber vermeliyiz. İmkanlarımıza göre soylarını tükettirmeliyiz. (Tuğba/İlkokul-5)

-Karadeniz Bölgesi'nde tarımı anlatınız.
Karadeniz bölgesinde toprak çok verimlidir. Burada en çok hamsi yetiştirilir. Hamsi önce ovalarda sonra yamaçlarda en sonunda dağlarda yetiştirilmiştir. Bu bölgemizde kışlar çok
yağışlı olduğundan hamsiler serada yetiştirilir. (Hatice/Lise-2)


-Fotosentez nedir?
Ayın dünyaya yaklaşıp uzaklaşmasına fotosentez denir. (Davut/Lise-1)
Fotoğraflayıp sentezlemek olayına fotosentez denir. (Orçun/Lise-1)
Bitkilerin derin nefes alıp vermesine fotosentez denir. (Hülya/Lise-1)

-Bulgarlara karşı kim savaştı?
Bulgarlara karşı çanakçömlek Ali Paşa savaştı. (Ortaokul-2)
Çetinceviz Ali paşa savaştı. (Suat/Ortaokul-2)

-Terliksi hayvan ne demektir?
Terlik giymeden dolaşıp duran deyişik türdeki hayvanlara Terliksi hayvan denir. (Sevda/Lise-1)

-Tanım ne demektir?
Tanım; bir varlığa bir şeye özgü nitelikleri belirtilmesi niteliği biçim şeklindeki kelimeyi belirten anlam tarif... (Meryem/Lise-2)

-Ovalar kaça ayrılır?
Dörde ayrılır: Yeşil ova, kurak ova, ağaçlık ova ve güllük gülistanlık ova. (Esma/Ortaokul-2)
Ovalar dörde ayrılır. Doğu, batı, kuzey, güney. (Ali/Ortaokul-2)
Çukur ova, düzlük ova ve yamukluklu ova diye üçe ayrılır. (Ufuk/Ortaokul-2)

-Çevre kirliliği canlıları nasıl etkiler?
Bizim sokakta oynamak isteğimizi azaltır. Çünkü her bir kişi doğduğunda sokakta yer daralıyor kilometrekareye 10 kişi düştüğünde zamanla ora daralır. (Murat/Ortaokul-1)
Dünya insanları sığmayacağına göre oksijen yetmezliğinden ölüme yolaçar. Çevre kirliliği ölüm ve krize yolaçar. (Yusuf/Ortaokul-2)
İnsanların çoğu temizliği sevmiyor veya sevmek istemiyor. Genelde çok gürültü oluyor. Düşünürsek her insan yere bir defa tükürürse çevre temizliği çok zor olur. Gece kordular ise gözün güzelliğini bozuyor. (Sevda/Ortaokul-1)
Hastalıklar olur, doğa kirlenir, uçan hayvanlar hava kirliliğinden uçamazlar. (Nuri/Ortaokul-2)

-Yön bulma yöntemlerini yazınız.
Yönümüzü kuyruklu yıldızla, mezar kapısıyla, duvar saatiyle, deniz kabuğuyla ve karınca kararınca yöntemiyle buluruz. (Celal/Ortaokul-2)
Yolda gidiyorum bir adama rastgeldim. Adam bana aha bu yoldan gideceksin dedi. Tıpış tıpış gider ve her yönümüde şıp diye rahatça bulurum. (Hasan/Ortaokul-2)
Yönümüzü pekala soraraktan buluruz. Etrafımızdaki bir kimseye pekala sorarız. O da yine bize pusulalık yönümüzü buluruz söylerse zaten sora sora pekala Bağdat bulunur. Birde çubukla ve saat katranıyla pekala yönümü bulurum. (Recep/Ortaokul-2)

-Doğu Anadolu'da sanayi neden gelişmemiştir?
Doğu Anadolu çok dağlık mağlık bir yerdir. Oralar dağlık mağlık olduğu için ulaşım oraya gidemiyor. Ulaşım gitmeyince fabrika kurulamıyor. Fabrika dağın tepesinde olamaz. Dağı
yok etmek gerekir. Bu da para ister. Ülkemiz fukara, karşılayamaz. Zaten dağı yok etmek için dinamit konulsa teröristler onları çalıp çırpıp götürür. Bu yüzden oraya endüstri gitmemiş. (Mustafa/Ortaokul-1)

-Hangi durumlarda ara seçime gidilir?
Meclis başkanlarının iflası durumunda ara seçime gidilir. (Ayşe/Ortaokul-3)

-Meclisin görev ve yetkileri nelerdir?
Mahkemelerce ölmesi kesinleşenlerin ölmesine izin vermek. (Orhan/Ortaokul-3)

-Enlem nedir?
Bir canlının boyunu posunu ölçmeye yarayan şey. (Ali/Ortaokul-2)

-Ölçek çeşitleri nelerdir?
1. Terazi tartı ölçek
2. Fakir ölçek
3. Zengin ölçek (Melek/Ortaokul-1)

-Ölçek nedir?
Bir ilmi birim birimidir, ve ölçeğin tanımını yapmak için ölçek gerekir. (Arif/Ortaokul-1)

-Plato nedir?
Akarsuların oydukları ve insanlara göre yüksekte kalan çukur tepecik. (İlyas/Ortaokul-2)

-Karadeniz Bölgesi'nde yapılan göçün sebebleri?
Bence sık yerleşme olmasıdır. Karadenizliler sıkışık yerleşirse herkes yerleşebilir ve göçe gerek kalmazdı. Bence istediği yerde olmalı, istediği zaman her şeyi yapabilme özgürlüğü tanınmadığı için vede bence dünyamızda bulunan terörü yok edemedik ve o yüzden onları rahatsız ediyorlardır. (Yavuz/Ortaokul-2)

-İstanbul'un önemi nedir?
İstanbul önemli bir şehirdir. Toprağı altındandır. Köyden göç edenler İstanbula iş, aş bulmak için giderler. Ve zengin olup köylerine geri dönerler. Bağzıları ev parası için bağzıları isebaşlık parası için... Ama bunlar hepsi eskidendi. Şimdi birtek ev parası ve çocukların okuma parası için için geliyorlar. Şimdiki zamanda başlık parası yoktur, kaçan kaçana, seven sevene. Köyden İstanbula gelen hemşeriler çoktur. Ayrıcana İstanbulda çok çok ürün yetişir. Bunların bazıları Domates, salatalık, lahmacun ve kıvırcık maruldur. İstanbul ayrıca Asya ile Avrupa arasında bir yol geçen hanı köprüsü gibidir. Her bir kimse bu köprüden geçer. İstanbul önemli olmasaydı nüfusu Onbeş milyon olurmuydu hiç? (Derya/Ortaokul-2)

oğuz
06-09-2005, 01:53 AM
Reklamın hasosu ayakta alkışlanır:lol:

candaroglu
06-10-2005, 06:50 AM
DIKKAT: Arkadashlar fikrinizi bilmek istiyorum.. Diye bir Post açılmış kardeş biz Türkiye'lileri bu forumda istemiyorlarmış bir göz at derim sende bu foruma emeği geçen Türkiye'lilerdensin bildiğim kadarıyla...

oğuz
06-10-2005, 07:01 AM
DIKKAT: Arkadashlar fikrinizi bilmek istiyorum.. Diye bir Post açılmış kardeş biz ürkiye'lileri bu forumda istemiyorlarmış bir göz at derim sende bu foruma emeği geçen Türkiye'lilerdensin bildiğim kadarıyla...

Candaroğlu

Bu forumlara ilk girdiğim zaman çok farklı duygularla girmiştim. Bir süreç geçtiği zaman 5 elin parmaklarının bir olmadığının bariz görüntüsü gibi burdaki insanların bizlere yakınlığıda bir olmadı;)

Zaman içinde mümkün değil diye düşündüğüm insanlarla bir araya geldim ve forum+MSN'de aramızda sıcak dostluklar kuruldu;)

Biz buraya dost olmaya,dostlukları pekiştirmeye,paylaşmaya geldik. Bize kapılarını açanlarla dost olduk ,dostluğumuzuda geliştiriyoruz.dışarda kalan gurupta ise kapıları açmaya tereddüt edenler veya bizi istemeyenler var.Önce tereddüt içinde olanlara kapıyı açtıracağız sonrada kapıyı açmayanlara zorla kapıları açtıracağız:lol:

Şaka bir yana Forumu işletenlerin böyle bir olayı ciddeye almayacağını düşüünerek oraya bir şey yazma ihtiyacı hissetmiyorum...

Selamlarla

oğuz
06-11-2005, 05:06 AM
Bir kasap dükkanında asılı olan hayvanımsı hakkında fikri veya bilgisi olan varmı ?
:shock:

http://images2.imagehigh.com/imagehigh/10062005014703_tag.jpeg

Cengiz Kagan
06-11-2005, 08:21 AM
Bu guzel bir site. Cozum baya zor:D

www.freeweb.siol.net/danej/riverIQGame.swf

oğuz
06-11-2005, 08:27 AM
Bu guzel bir site. Cozum baya zor:D

www.freeweb.siol.net/danej/riverIQGame.swf (http://www.freeweb.siol.net/danej/riverIQGame.swf)

Benden pes:shock:

Cengiz Kagan
06-11-2005, 08:39 AM
Benden pes:shock:

Kardes hemen yarim saat icinde pes etme. Ben en az bir saat ugrastim:D:D

aspava
06-11-2005, 09:17 AM
10 dakikamı bile almadı benim çözmem :P

oğuz
06-11-2005, 09:20 AM
10 dakikamı bile almadı benim çözmem :P

Bazı forumlardan kopya çekenin:evil:

oğuz
06-11-2005, 10:56 AM
Günün resmi. Pakistanda bir camide çekilmiş bir enstante.ne kadarda saf ve masum;)

oğuz
06-11-2005, 11:32 AM
Bir bayram sabahı :lol:
Nerden elimi geçtiyse bizim evin kapı önü halleri;)

aspava
06-11-2005, 12:44 PM
Bazı forumlardan kopya çekenin:evil:


hadi oradan beceremediysen bana laf atma :P

senin dikkatin dağılmış :twisted:

merhum
06-12-2005, 08:32 AM
hadi oradan beceremediysen bana laf atma :P

senin dikkatin dağılmış :twisted:

BU GARDASHIM SÖYLÜYOSA DOGRUHDUR

4twelve
06-13-2005, 03:37 AM
Bazı forumlardan kopya çekenin:evil:
Bu arada benim de 10 dakikami almadi, Ustam herhalde senkafanin yogun oldugu bir vakitte baktin,,basit yaa...

oğuz
06-13-2005, 03:39 AM
Bu arada benim de 10 dakikami almadi, Ustam herhalde senkafanin yogun oldugu bir vakitte baktin,,basit yaa...

Usta

ŞIRACININ ŞAHİDİ BOZACI DERLER

bizim ellerde;)

4twelve
06-13-2005, 03:40 AM
Usta

ŞIRACININ ŞAHİDİ BOZACI DERLER

bizim ellerde;)
Anlamadim ustam ne demek istedigini.......

oğuz
06-13-2005, 03:48 AM
Şıra üzüm suyundan yapılsada
Bozanın muhteviyatı leblebiden oluşssada
konu ile ilgili ikisinde alakası yok !

Alaka arkadaşa verdiğin destek:evil:

4twelve
06-13-2005, 03:51 AM
Sen benim ne yazdigimi okumuyon galiba sadece kolay deduk hasmetlum baktigin ara pek konsantre olamadin galiba deduk...

oğuz
06-13-2005, 03:53 AM
Ustam benim konsantre olabilmem için çözümün olmaması lazım:lol:

çözümü basit konular ilgi alanımın dışında kalıyor:oops:

4twelve
06-13-2005, 03:55 AM
Ustam benim konsantre olabilmem için çözümün olmaması lazım:lol:

çözümü basit konular ilgi alanımın dışında kalıyor:oops:
Oguz hoca galiba ugrasacak beni buldun o zaman al sana en zor bilmece..Ne olcek Tiller Sahifesinin bu hali?Hadi bakem

oğuz
06-13-2005, 04:48 AM
Tıllerr sayfasının gidişatından son derece memnunum;)

Herkes geliyor fikrinide,zikrinide ifade ediyor ne güzel gül gibi geçinip gidiyoruz:twisted:

aspava
06-13-2005, 08:33 AM
Şıra üzüm suyundan yapılsada
Bozanın muhteviyatı leblebiden oluşssada
konu ile ilgili ikisinde alakası yok !

Alaka arkadaşa verdiğin destek:evil:


bir laf vardır :lol:


KISKANANLAR ÇATLASIN,KISKANANLAR ÇATLASIN

oğuz
06-14-2005, 03:31 AM
Sağ tarafta görülen dostum kerem bugün mezun oldu...

Bu sayfalarda tebriklerimi bir kez daha iletiyorum....

oğuz
06-14-2005, 03:36 AM
Günün espirisi berkay'dan geldi;)

Bir gün Müdürlerin aklina rahatsiz edici bir
> > soru takilmis.
> >
> >Esleriyle olan cinsel hayatlari acaba bir zevk
> > mi yoksa angarya mi?
> >
> >Düsünmüsler aralarinda tartismislar ve bir
> > sonuca varamamislar.
> >
> >Içlerinden biri yönetmenlere danisalim bakalim
> > onlar ne düsünüyor bu
konuda
> >demis. Gitmisler sormuslar. Yönetmenler
> > düsünmüs ve siz bilirsiniz
> > sayin
> >
> >müdürlerimiz demisler.
> >
> >Müdürler için bu soru karin agrisi olmus. Gidip
> > pazarlama yetkililerine
> >basvurmuslar, onlar da bir süre düsünüp sizler
> > daha iyi bilirsiniz
> > sayin
> >
> >müdürlerimiz demisler.
> >
> >Müdürler bir cevap bulamamanin sikintisi içinde
> > bir de operasyonculara
> >soralim demisler. Neyse sikila sikila
> > sormuslar. Sizce bizim
> > eslerimizle
> >
> >olan cinsel hayatimiz bir zevk midir yoksa
> > angarya mi?
> >
> >operasyoncular hep bir agizdan 'ZEVK' diye
> > bagirmislar. Müdürler
> > sasirmis
> >
> >çabuk ve net cevaba. Merak etmisler,
> >
> >-'Neden?'diye sormuslar; Neden bu kadar emin ve
> > çabuk cevap
> > verebildiniz?
> >
> >Operasyoncular cevap vermis:
> >
> >-'Angarya olsaydi bize yaptirirdiniz...'

oğuz
06-14-2005, 05:29 AM
2005 Şampiyonlar ligi finalini seyretmek için taksim'de Liverpol'lu taraftarlar arasında yerlerini alan dostlar;)

oğuz
06-15-2005, 07:26 AM
CNBCE'de çok severek seyrettiğim diziden bir resim yapıştırıyorum...:thumbs:

Şimdi orda olmak vardı :jackbox:

aspava
06-15-2005, 07:48 AM
CNBCE'de çok severek seyrettiğim diziden bir resim yapıştırıyorum...:thumbs:

Şimdi orda olmak vardı :jackbox:


ben senin uzaylı filimlerini seyrettiğini sanıyordum http://bychkoff.com/smiles/smile0012.gif

oğuz
06-15-2005, 07:54 AM
Arılar ile ilgili bir topic vardı diller sayfasında;)

oğuz
06-15-2005, 11:20 AM
Bazen

Birşeyler anlakmak istersiniz ama karşınızdaki insan anlamamakta ısrarldır...

Sizde inat ettiniz ya avazınız çıktığı kadar bağırır çağırırsınız;)

İşte deyimin resmi aşağıda hicvedilmiştir:shock:

oğuz
06-16-2005, 03:00 AM
hahahahahaaaa :))) süpper yaaaa :)))


> HAYALET
>
> Macera pesinde kosan iki arkadas bir gece çok büyük bir mezarlikta
uyumaya karar vermisler.
> Hava biraz sisliymis. Sonunda uyuyacaklari yeri bulmuslar.
> Gece yarisini geçerken büyük bir gürültüyle firlamislar, ikiside deli
gibi korkmus ama isin ucunda erkeklige leke sürmekte istememisler.
> Sese dogru ilerlemisler, sesin oldugu yerde bir amca çökmüs , bir mezar
tasina çekiçle bir seyler yaziyormus.
> Bizim kahramanlar müthis rahatlamislar.
> Adama yaklasip:
> -"Amcacim yahu bu saatte çalisilir mi?, seni hayalet sandik ödümüz
patladi.."
> Adam kafasini kaldirmis ve gençleri süzdükten sonra sinili sinirli
homurdanmis :
>
> -"Adimi yanlis yazmis gerizekalilar.."

oğuz
06-16-2005, 04:09 AM
http://www.omuz.net/ibf2/index.php?act=Attach&type=post&id=8238

İşaret ilmi dedikleri bu olsa gerek:lol:

oğuz
06-16-2005, 04:18 AM
Çöpün nerden geldiği bellimi olur:lol:

oğuz
06-16-2005, 10:05 AM
Mercedes firması bayanlar için özel araç yapmış:shock:

_KaRaKaN_
06-16-2005, 10:25 AM
Türkiye'de artık evlilik konusuna hemcinslerim artık balıklama atlamıyorlar;)

Evlilik yaşı büyüdüğü gibi evlilikte aradıklarını bulamayanların sonucunda boşanma oranlarıda hızla artıyor..

Sonuçka bu g