View Full Version : Oğuz'ca
Pages :
1
2
3
[
4]
5
6
7
8
9
aspava
11-17-2005, 10:12 AM
oğuz 'cuğum senin canın sıkılıyor galiba
istiyorsan gel okey oynayalım awacs 'ları kitleriz sana sıkıntını alırızzz:twisted:
lastik dedinde sen hiç kuş lastiği kullandınmı...
kullandıysan kime karşı kuşamı yoksa boşamı ...
Taşı peşinden yolladığım sığırcıkların her birinin bir ismi olsaydı.burdan honk-kong'a yol olurdu:lol:
oğuz 'cuğum senin canın sıkılıyor galiba
istiyorsan gel okey oynayalım awacs 'ları kitleriz sana sıkıntını alırızzz:twisted:
Kumar veya kumar araçları ile vakit geçirmek günahtır!:rolleyes:
4twelve
11-17-2005, 10:15 AM
Köylerde 2 çeşik ayakkabısı vardı çocukların...
ya naylonları vardı yandan sıkmaçlı yanda soğuk kuyu diye tabir edilen kara lastikleri...
Naylonların orta kısmı açık olduğu için yazın kullanılır.soğuk kuyu ise kışın sıcak yazın soğuk tuttuğu için 4 mevsim giyilirdi...
Birde iskarpinler vardı köy çocuklarının 5 senede bir bayramlarda gördüğü...:rolleyes:
Icine kislari kece corap be degilmi ustam,bazen sasiyom senle aramizda nasil 20 yas var diye:twisted:
aspava
11-17-2005, 10:18 AM
Taşı peşinden yolladığım sığırcıkların her birinin bir ismi olsaydı.burdan honk-kong'a yol olurdu:lol:
sen sapan kullanmamıştırsın :twisted:
kulansan kulansan üflemeli borulardan kağıtları honk-kong'a gönderirsin :twisted:
Icine kislari kece corap be degilmi ustam,bazen sasiyom senle aramizda nasil 20 yas var diye:twisted:
Usta birincisi doğruda sen ikincisi için 8 yaşındamısın:rolleyes:
sen sapan kullanmamıştırsın :twisted:
kulansan kulansan üflemeli borulardan kağıtları honk-kong'a gönderirsin :twisted:
En güzel sapanlar hani şuan hemşirelerin kullandığı damarı sıkmak babında kullandıkları lastikler varya onlardan yapılırdı...
diğerlerini ise şamdellerden keserek yapardık:rolleyes:
4twelve
11-17-2005, 10:20 AM
sen sapan kullanmamıştırsın :twisted:
kulansan kulansan üflemeli borulardan kağıtları honk-kong'a gönderirsin :twisted:
Artik elektirikciler o borulardan satmiyomus dolayisyla ucuna toplu ignede takilmiyo mahallenin kizlarida cok mutluymus bu durumdan:P
aspava
11-17-2005, 10:21 AM
Icine kislari kece corap be degilmi ustam,bazen sasiyom senle aramizda nasil 20 yas var diye:twisted:
adamın yaşını koydun ortaya
buda uyarı sayılır aldın gene kırmızıyı seni gidi seni :twisted:
4twelve
11-17-2005, 10:21 AM
Usta birincisi doğruda sen ikincisi için 8 yaşındamısın:rolleyes:
Usta tabiii geceleri saymassak sen 28 ben 8 yasindayim:twisted:
aspava
11-17-2005, 10:23 AM
En güzel sapanlar hani şuan hemşirelerin kullandığı damarı sıkmak babında kullandıkları lastikler varya onlardan yapılırdı...
diğerlerini ise şamdellerden keserek yapardık:rolleyes:
desene baban boşyere sana bağırmıyormuş arabanın lastiklerini sen patlatıyormuşsun minikken:twisted:
İster sayın ister saymayın...
Kutup yıldız hala kuzeyi gösteriyor 50 sene sonrada kuzeyi gösterecek....
ben doğduğumdada boğazın suları soğuktu beni uğurlarkende herhalde soğuk olacak...
kıssadan hisse mısır yerken çiz demeyeceksin;)
4twelve
11-17-2005, 10:26 AM
desene baban boşyere sana bağırmıyormuş arabanın lastiklerini sen patlatıyormuşsun minikken:twisted:
Oguz Oguz`cada dumur oluyor su saatlerde tum forum sakinlerinin bu anlari kacirmamasini tavsiye ediyorum,tarihe bu anlar altin harflerle kazinacak:twisted:
4twelve
11-17-2005, 10:28 AM
İster sayın ister saymayın...
Kutup yıldız hala kuzeyi gösteriyor 50 sene sonrada kuzeyi gösterecek....
ben doğduğumdada boğazın suları soğuktu beni uğurlarkende herhalde soğuk olacak...
kıssadan hisse mısır yerken çiz demeyeceksin;)
Iste dogustan olan,sonradan kazanilamayan mevzu degistirme sanatinin en nadide orneklerinden biri..Kitaplara konu bu olay:twisted:
Lastik bizim işimizdi ama boru kısmını bilmem...Bilmediğim şeyide bu sözleri telafuz eden kişiye gönderme yaparım...
nasıl uflerdi bu üflmeyle sesmi çıkardı yoksa üflemenin gücü ile fiziğin 7 ana kuralından birimi işlerdi,bilmem...
benim bildiğim,nişanı aldığım zaman kanatların uçma mesafesi 7 metre olurdu:rolleyes:
Dumur ise seneler önce kaybettiğim bir meziyetti:lol:
aspava
11-17-2005, 10:30 AM
İster sayın ister saymayın...
Kutup yıldız hala kuzeyi gösteriyor 50 sene sonrada kuzeyi gösterecek....
ben doğduğumdada boğazın suları soğuktu beni uğurlarkende herhalde soğuk olacak...
kıssadan hisse mısır yerken çiz demeyeceksin;)
sen zaten soğuk adamsın vesselam...
abant maceramızdada ozamanki saçlarında donmuştu:twisted:
senin olduğun heryer soğuk oluyor...:twisted: :oops:
Adamin biri Afrika'da safariye çikarken yanina minik köpegini de almis.Minik
köpek bir gün ormanda dolasip, kelebekleri kovalar, çiçekleri koklarken
kayboldugunu fark etmis. Ne yapacagini düsünürken bir de bakmis ki karsidan
bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyecegini ariyor."Simdi basim dertte"
diye düsünmüs minik köpek. Etrafina bakmis yerde kemik parçalarini görmüs.
Hemen arkasini leoparin geldigi yere dönerek kemikleri kemirmeyebaslamis, bu
arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalisiyormus.Leopar tam saldiracakken
minik köpek kendi kendine konusmus; "Ne kadar lezzetli bir leoparmis. Acaba
etrafta bundan bir tane daha var mi?" Bunu duyan leopar bir anda donmus
kalmis ve en yakindaki agaca tirmanarak dallarin arasina saklanmis. "Tam
zamaninda kurtardim yoksa bu köpege yem olacaktim" diyedüsünmüs leopar.
Bütün bunlar olup biterken bir baskaagacin üstündeki bir maymun olanlari
izliyormus. Bildiklerini kullanarakbundan sonra leopardan kurtulabilecegini
düsünmüs. Leoparin yanina giderek neler oldugunu anlatmis. Leopar kopegin
yaptiklarina çok sinirlenmis ve maymuna "Atlasirtima, gidip sunu
yakalayalim" demis. Ancak minik köpek neler oldugunu ve leoparin sirtinda
maymunla birlikte süratle kendisine yaklastigini fark etmis. "Simdi ne
yapacagim" diye düsünürken kaçmaya tesebbüs etmemis. Bunun yerine arkasini
leoparin geldigi yöne dönerek, kemikleri kemirmeye devam etmis. Tam leopar
saldiracakken yine kendi kendine konusmus; "Bu aptal maymun da nerede kaldi?
Yarim saat önce bir leopar daha getirsin diye gönderdim, hala haber yok!"
Diplomasi böyle birsey iste... (yapabiliyorsan; hızlı düşün, sakin ol, güçlü
görün, düşmanını kendi silahı ile yen) ;)
ATATÜRK'ün Pek Bilinmeyen Fotoğrafları!http://www.digimedya.com/img/news/83984/system//83984-SP.gif İşte Asalet Dolu Kareler...Tıklayın!
1. Atatürk fotoğraflarını renklendiren Ateş Akkor ve Engin Gökdeniz'in çalışmalarından biri. Tarih, 24 Temmuz 1927. Yer, Dolmabahçe Sarayı... Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhurbaşkanı sıfatıyla İstanbul'a ilk gelişinden 23 gün sonra. Sarayın merdivenlerinden inerken Birisi elini öpmeye çalışıyor. O ise elini öptürmemek için direniyor. Ulusu daima üstte tutmanın erdemini hatırlatıyor. Ayrıca 'o' anda kendisinden yıllar yıllar sonra elini öptürmek için uzatan politikacılarımıza ders vermeye devam ediyor. Mücadelelerin adamı 'o' anda küçücük bir başka mücadele veriyor.
http://www.havadis.net/images/haber/atarenkli1.jpg
2. Atatürk, fotoğrafın çekildiği 29 Mayıs 1936 tarihinde İsmet İnönü ile birlikte Harp Akademileri'nin tatbikatını izlemişti. Bu olaya ait çok fotoğraf var. Ve o gün çekilen fotoğrafların çokluğu bize, o gün epey yorulduğuna dair ipuçları veriyor. Bu pek bilinmeyen fotoğrafsa günün yorgunluğu kanıtlıyor. Gömleğinin yakasından bir düğme açmış, ayaklarını uzatmış, hemen hemen her fotoğrafta olduğu gibi sigarası elinde, kasketi dizinde yorgun ve dalgın bakıyor.
http://www.havadis.net/images/haber/atarenkli2.jpg
3. 17 Temmuz 1936'da İstanbul Florya plajında, denizin, kumun, güneşin keyfini çıkaran bir insan.. Türkiye Cumhuriyeti'nin Birinci Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk. Florya'da o gün sırtüstü uzanıp güneşlenmiş, sonra ne olduysa yerinden doğrulmuş ve 'o' anda da deklanşöre basılmış. Ve elbette sırtında deniz kumuyla ve mayosuyla fotoğrafının çekilmesine hiç aldırmamış. Hatta ulusun denizden, deniz sporlarından yararlanmasını teşvik için bu fotoğrafların yayımlanmasını istemiş.
http://www.havadis.net/images/haber/atarenkli3.jpg
4. Atatürk, 1919'daki ayrılışından sonra İstanbul'a hiç gidememişti. Zaferden sonra 1 Temmuz 1927'de İstanbul'a gitmek nasip oldu ve bu büyük bir olaydı tabii... İstanbul, halk tarafından gelin gibi süslenmişti. Kent, Atatürk'ü Marmara Denizi'nde karşılamıştı. Denizyollarının 13 küçük, 8 büyük vapuru Şirket-i Hayriye'nin 12, Haliç Şirketi'nin 7 vapuru Marmara Denizi'ne açılmıştı. Ayrıca tamamen dolu 20'den çok özel şirket vapurları da Adalar'a doğru yol almıştı. Diğer özel motorları, sandalları, kayıkları ve benzerlerini saymak mümkün değildi. Marmara Denizi vapurlar, motorlar, sandallar tarafından adeta istila edilmişti. 1 Temmuz sabahı Adalar açıkları böyleydi. Atatürk de 'o' anlarda böylesine mutluydu...
http://www.havadis.net/images/haber/atarenkli4.jpg
Qarama
11-22-2005, 06:15 AM
Çiftçi tavukları için hiç yorulmayan bir horoz almaya pazara gider. Pazarcı,"İstediğiniz herşeyi bu horoz yapar" diye azgın mı azgın bir horoz satar. Adam çiftliğe döner,horozu kümese koyar koymaz tüyler uçuşur,gıdaklamalar başlar.Çiftçi çok memnundur. Ama horoz çok azgındır, adam endişelenmeye başlar horoz iki günde ölecek diye. Horozu tutmaya çalışır,başaramaz. Neyse der,eve döner. Ertesi gün bir bakar ki horozun ayaklar havada,dil dışarda yatıyor ve hatta tepesinde bir akbaba uçuşuyor. Çiftçi kendi kendine "eh işte geberdi" diye söylenir. Horoz bir gözünü hafif açarak çiftçiye yarım ağızla ve kısık sesle homudanır: "Git lan git!Kaçıracan şimdi akbabayı!"
aspava
12-05-2005, 12:48 PM
aybike ablanın dikkatine
bu resime konu bulamadım sen bulursun be abla oğuz'la ilgili bişeyler :twisted:
http://resim.kanka.net/resimler/cin20opsjene20i20magije7tc-22236688.jpg
Aybike
12-06-2005, 01:44 AM
aybike ablanın dikkatine
bu resime konu bulamadım sen bulursun be abla oğuz'la ilgili bişeyler :twisted:
http://resim.kanka.net/resimler/cin20opsjene20i20magije7tc-22236688.jpg
Aspava kardeşim..Sen bunu oğuzun dikkatine diye yollayacaktın..
Baksana adam bu tiple bulmuş fıstık gibi kızı..
Oğuz buna 5 çeker be...Hem kız bide izmirliymiş:lol:
Demekki bu ne demek oluyor.Tip önemli diiilmiş..Tatlı dil güler yüz kazanırmış hep...Oğuzum dikkatine:lol:
Çiftçi tavukları için hiç yorulmayan bir horoz almaya pazara gider. Pazarcı,"İstediğiniz herşeyi bu horoz yapar" diye azgın mı azgın bir horoz satar. Adam çiftliğe döner,horozu kümese koyar koymaz tüyler uçuşur,gıdaklamalar başlar.Çiftçi çok memnundur. Ama horoz çok azgındır, adam endişelenmeye başlar horoz iki günde ölecek diye. Horozu tutmaya çalışır,başaramaz. Neyse der,eve döner. Ertesi gün bir bakar ki horozun ayaklar havada,dil dışarda yatıyor ve hatta tepesinde bir akbaba uçuşuyor. Çiftçi kendi kendine "eh işte geberdi" diye söylenir. Horoz bir gözünü hafif açarak çiftçiye yarım ağızla ve kısık sesle homudanır: "Git lan git!Kaçıracan şimdi akbabayı!"
muhahaha
Kartallarin nerden turedigini shimdi anladim:D
TIKANDI BABA
Sultan Mahmut kılık kıyafetini değiştirip dolaşmaya başlamış. Dolaşırken
bir kahvehaneye girmiş oturmuş. Herkes bir şeyler istiyor.
Tıkandı baba, çay getir
Tıkandı baba, oralet getir. Vb
Bu durum Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş.
Hele baba anlat bakalım, nedir bu Tıkandı baba meselesi?
Uzun mesele evlat, demiş Tıkandı baba
Anlat baba anlat merak ettim deyip çekmiş sandalyeyi. Tıkandı baba da
"peki" deyip başlamış anlatmaya;
Bir gece rüyamda birçok insan gördüm ve her birinin bir çeşmesi vardı ve
hepsi de akıyordu. Benimki de akıyordu ama az akıyordu. "Benimki de
onlarınki kadar aksın" diye içimden geçirdim. Bir çomak aldım ve oluğu
açmaya çalıştım. Ben uğraşırken çomak kırıldı ve akan su damlamaya başladı.
Bu sefer içimden " Onlarınki kadar akmasada olur, yeter ki eskisi kadar
aksın" dedim ve uğraşırken oluk tamamen tıkandı ve hiç akmamaya başladı.
Ben yine açmak için uğraşırken Cebrail göründü ve Tıkandı baba, tıkandı.
uğraşma artık, dedi. O gün bu gün adım "Tıkandı baba" ya çıktı ve hangi işe
elimi attıysam olmadı. Şimdide burada çaycılık yapıp geçinmeye çalışıyoruz.
Tıkandı baba'nın anlattıkları Sultan Mahmut'un dikkatini çekmiş. Çayını
içtikten sonra dışarı çıkmış ve adamlarına ;
Hergün bu adama bir tepsi baklava getireceksiniz. Her dilimin altında bir
altın koyacaksınız ve bir ay boyunca buna devam edeceksiniz.
Sultan Mahmut'un adamları peki demişler ve ertesi akşam bir tepsi baklavayı
getirmişler. Tıkandı baba'ya baklavaları vermişler. Tıkandı baba baklavayı
almış , bakmış baklava nefis. " Uzun zamandır tatlı da yiyememiştik. Şöyle
ağız tadıyla bir güzel yiyelim" diye içinden geçirmiş.
Baklava tepsisini almış evin yolunu tutmuş. Yolda giderken "Ben en iyisi bu
baklavayı satayım evin ihtiyaçlarını gidereyim" demiş ve işlek bir yol
kenarına geçip başlamış bağırmaya
Taze baklava, güzel baklava ! Bu esnada oradan geçen bir Yahudi baklavaları
beğenmiş. Üç aşağı beş yukarı anlaşmışlar ve Tıkandı baba baklavayı satıp
elde ettiği para ile evin ihtiyaçlarının bir kısmını
karşılamış. Yahudi baklavayı alıp evine gitmiş. Bir dilim baklava almış
yerken ağzına bir şey gelmiş. Bir bakmış ki altın. Şaşırmış, diğer dilim
diğer dilim derken bir bakmış her dilimin altında altın. Ertesi akşam
Yahudi acaba yine gelirmi diye aynı yere geçip başlamış beklemeye. Sultanın
adamları ertesi akşam yine bir tepsi baklavayı getirmişler. Tıkandı baba
yine baklavayı satıp evin diğer ihtiyaçlarını karşılamak için aynı yere
gitmiş. Yahudi hiçbir şey olmamış gibi "Baba baklavan güzeldi. Biraz
indirim yaparsan her akşam senden alırım" demiş. Tıkandı baba da "Peki"
demiş ve anlaşmışlar. Tıkandı babaya her akşam baklavalar gelmiş ve Yahudi
de her akşam Tıkandı baba'dan baklavaları satın almış.
Aradan bir ay geçince Sultan Mahmut ;
Bizim Tıkandı baba'ya bir bakalım, deyip Tıkandı baba'nın yanına gitmiş. Bu
sefer padişah kıyafetleri ile içeri girmiş. Girmiş girmesine ama birde ne
görsün bizim tıkandı baba eskisi gibi darmadağın. Sultan;
Tıkandı baba sana baklavalar gelmedi? mi, demiş
Geldi sultanım
Peki ne yaptın sen o kadar baklavayı?
Efendim satıp evin ihtiyaçlarını giderdim, sağolasınız, duacınızım.
Sultan şöyle bir tebessüm etmiş.
Anlaşıldı Tıkandı baba anlaşıldı, hadi benle gel, deyip almış ve Devletin
hazine odasına götürmüş.
Baba şuradan küreği al ve hazinenin içine daldır küreğine ne kadar gelirse
hepsi senindir, demiş. Tıkandı baba o heyecanla küreği tersten hazinenin
içine bir daldırıp çıkarmış ama bir tane altın küreğin ucunda
düştü düşecek. Sultan demiş;
Baba senin buradan da nasibin yok. Sen bizim şu askerlerle beraber git
onlar sana ne yapacağını anlatırlar demiş ve askerlerden birini çağırmış
Alın bu adamı Üsküdar'ın en güzel yerine götürün ve bir tane taş beğensin.
O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafe arasındaki araziyi ona verin demiş.
Padişahın adamları "peki" deyip adamı alıp Üsküdar'a götürmüşler.
Baba hele şuradan bir taş beğen bakalım, demişler. Baba,
Niçin, demiş. Askerler
Hele sen bir beğen bakalım demişler. Baba şu yamuk, bu küçük, derken
kocaman bir kayayı beğenip almış eline ve "Ne olacak şimdi" demiş
Baba sen bu taşı atacaksın ne kadar uzağa giderse o mesafe arasını
padişahımız sana bağışladı demiş. adam taşı kaldırmış tam atacakken taş
elinden kayıp başına düşmüş. Adamcağız oracıkta ölmüş. Askerler bu durumu
Padişaha haber vermişler. İşte o zaman Sultan Mahmut o meşhur sözünü
söylemiş;
"VERMEYİNCE MABUD, NEYLESİN SULTAN MAHMUD..?"
Bana gelen Maillerder :))))
Dear Sir/Madam,
we have logged your IP-address on more than 30 illegal Websites.
Important:
Please answer our questions!
The list of questions are attached.
Yours faithfully,
Steven Allison
*** Federal Bureau of Investigation -FBI-
*** 935 Pennsylvania Avenue, NW, Room 3220
*** Washington, DC 20535
*** phone: (202) 324-3000
http://media.putfile.com/Wizards-of-Winter-Christmas-Lights
Çoook iyi;)
aspava
12-21-2005, 09:52 AM
yemeyin oğuz'umu:twisted:
http://img525.imageshack.us/img525/5638/omgmermaidtail6it.gif
Birinci resimde Volkswagen markanın reklamına karşılık ikinci resimde nissan'ın cevabı:lol:
BANA GELEN MAİLLERDEN:lol:
SANAL DEDEKTİFLİK HİZMETLERİ
"Artık eşler, sevgililer, birbirini aldatamayacak!"
TÜRKİYE BU HİZMET VE TEKNİĞİ KONUŞUYOR... YENİ TEKNOLOJİ HİZMETİNİZDE!
Sizi aldatan kişinin telefonlarını denetleyebilirsiniz:
* (g-01) GEÇMİŞE DÖNÜK "SESLİ CEP TELEFON KAYITLARI"
* (g-02) GELECEĞE YÖNELİK "SESLİ CEP TELEFON KAYITLARI"
* (g-03) GÖRÜŞME ÂNINDAKİ "SESLİ CEP TELEFON KAYITLARI"
* (g-04) GEÇMİŞE DÖNÜK "CEP TELEFON MESAJLARI" (SMS)
* (g-05) GELECEĞE YÖNELİK "CEP TELEFON MESAJLARI" (SMS)
* (g-06) GEÇMİŞE DÖNÜK "ARAMA KAYITLARI" (CSI Raporları)
* (g-07) GELECEĞE YÖNELİK "ARAMA KAYITLARI" (CSI Raporları)
* (g-08) Gizlediği "ÖZEL VEYA ANALOG NUMARASI"
* (g-09) GELECEĞE YÖNELİK "TELEKOM TELEFONLARINA AİT SES KAYITLARI"
* (g-10) GEÇMİŞE DÖNÜK "UYDU TELEFON KAYITLARI"
* (g-11) GELECEĞE YÖNELİK "UYDU TELEFON KAYITLARI"
Sizi aldatankişinin bilgisayar ortamını denetleyebilirsiniz:
* (b-01) Bilgisayarındaki ve online ortamdaki "TÜM ŞİFRE BİLGİLERİ"
* (b-02) Hard Diskindeki "DOSYA" ve diğer "DATA, DOKÜMAN, BİLGİLER"
* (b-03) Tüm "YAZIŞMA VE KONUŞMALARIN LOG KAYITLARI"
* (ı-01) Tüm "E-MAIL YAZIŞMALARI"
* (ı-02) MSN Messenger üzerinden yaptığı "CHAT YAZIŞMALARI"
* (ı-03) Yahoo Messenger üzerinden yaptığı "CHAT YAZIŞMALARI"
* (ı-04) ICQ üzerinden yaptığı "CHAT YAZIŞMALARI"
* (ı-05) IRC üzerinden yaptığı "CHAT YAZIŞMALARI"
* (ı-06) Skype ve Paltalk odalarındaki görüşmelerin "SES KAYITLARI"
* (ı-07) Sizi aldattığı kişinin "RESİM, SES ve SANAL KİMLİK BİLGİLERİ"
* (ı-08) "IP PROTOKOL NUMARASI" ve erişim sağladığı "TELEFON NUMARASI"
* (ı-09) Aldatma içerikli diyalogların yaşandığı "ZAMANLAMA BİLGİLERİ"
Sizi/yakınlarınızı rahatsız eden bir kişiyi de tespit edebilirsiniz:
* (r-01) "GİZLİ TELEFON NUMARASI TESPİTİ" ve "ABONE BİLGİLERİ"
* (r-02) "GİZLİ CEP TELEFON NUMARASI" ve "ABONE BİLGİLERİ"
* (r-03) (Ankesör'den arıyorsa) "TEL. NUMARASI" ve "YER TESPİTİ"
Diğer takip, teşhis ve tespit çalışmalarımızdan yararlanabilirsiniz:
* (t-01) "KAYIP KİŞİ BULMA" ve "YER TESPİT" çalışmaları
* (t-02) "ÇALINTI ARABALARDA YER TESPİTİ" ve "BULMA TÜYOLARI"
* (t-03) Ticari piyasa, rakip/muhaliflerle ilgili "TESPİT/ARAŞTIRMALAR"
* (t-04) Kredi kartı/banka hesapları dolandırıcılığında "FAİL TESPİTİ"
* (t-05) Kanun kaçakları ve gıyâbi tutuklular için "ADLÎ İŞ TAKİPLERİ"
Ayrıca araştırma, takip, kayıt ve tedbir gerektiren işleriniz için de
aşağıdaki ürün ve hizmetlerimizden de yararlanabilirsiniz:
* (a-01) "TELEFON GÖRÜŞMELERİNİ KAYDEDEBİLİRSİNİZ".
* (a-02) "İSTEDİĞİNİZ TELEFONU KABLOSUZ DİNLEYEBİLİRSİNİZ".
* (a-03) "Casus-Kulaklık" ile yüksek kalitede "ORTAM DİNLEYEBİLİRSİNİZ".
* (a-04) "Sound Converter" le "SESİNİZİ DEĞİŞTİREREK KONUŞABİLİRSİNİZ".
* (a-05) "GSM-Casus" uygulaması ile "SES KAYDI VE NAKLİ YAPABİLİRSİNİZ".
* (a-06) "Kap-kaç Alarmı" eviniz, arabanız, işyeriniz ve çantanız içindir.
* (a-07) "TELEKOM, GSM, SMS ve INTERNET KAYITLARINIZIN GİZLENMESİ"
* (a-08) "KUŞKULANDIĞINIZ KİŞİ İÇİN REEL TAKİP" ve "ORTAM VE EYLEM KAYDI"
* (a-09) Kuşkulandığınız kişinin"KREDİ KART EKSTRELERİ" (Liste)
SİPARİŞ ve SATIŞ KOŞULLARI
1. Mahremiyet, güvenlik ve sır korunması esastır.
2. Çalışmalarımızın sonuçlandırılması kesindir.
3. Çalışmalarımız karşılığında ödenecek ücretler nakittir.
4. Siparişler "Aras kargo" sirketi ile gönderilir.
5. Kargo almak istemeyen müşterilerimize Internet üzerinden indirebilirler.
Lütfen öğrenmek isteğiniz diğer ayrıntıları sorunuz.
Tanıtım dosyalarımızı ve ücret listemizi isteyiniz.
Web sitemizi ziyaret ediniz.
N. Cem, Antalya, TR
GSM/SMS: 0546-797 93 76
E-MAIL/MSN: sd1205t9r@yahoo.com.tr (sd1205t9r@yahoo.com.tr)
ICQ: 310-115-006
YN-9 (500)
Bana gelen maillerden...2006 Takvimi bulamadım diyenlere,muhteşem bir rus takvimi:lol:
Bu resimde gunluk program :)
Bir yaşam zamanlaması ancak bu kadar renkli ve güzel anlatılabilir:rolleyes:
Teşekkürler;)
aspava
12-26-2005, 07:29 AM
Oguz Bey, sizin cok espiri dolu bir karakteriniz var. Yasinizi neden 98 yazma geregini hissettiniz? Bu sekilde bir davranis beni yasinizin 20'nin altinda, veya 40'in uzerinde oldugu dusuncesine itiyor.:D Yaniliyormuyum acaba?!
veya dan sonrası doğrudur:twisted:
Oguz Bey, sizin cok espiri dolu bir karakteriniz var.
Tamamen haklısınız;)
Yasinizi neden 98 yazma geregini hissettiniz?
O yaş bana değil,benim yaşam biçimim Fenerbahçeye aittir;)
Bu sekilde bir davranis beni yasinizin 20'nin altinda,
Yanlış;)
veya 40'in uzerinde oldugu dusuncesine itiyor.
Yanlış;)
Yaniliyormuyum acaba?!
Doğru:lol:
Allah rahmet eylesin diyorum...
benim yaşım 24 aralık itibarı ile 39:cool:
aspava
12-26-2005, 07:53 AM
Allah rahmet eylesin diyorum...
benim yaşım 24 aralık itibarı ile 39:cool:
taş bana atıldı arkadaşlar siz anlamazsınız cevabıda geliyor...
NİYE DOĞDUN OĞUZ
OLSUN İYİKİ DOĞDUN OĞUZ
GEÇMİŞ DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN
EN GÜZEL PASTAYI SANA AYIRDIM OĞUZ
AFİYET OLSUN ...
O zaman 1 sene ile tahminimi kaybettim, yine de tahminim yakinmis. Spekulasyon yetenegim iyi demekki. :D
Yirminin altında diyerek 20 seneyi. 40'ın üzerinde diyerek,ortalama Türkiyede yaş ortalamasının 75 olduğunu düşünürsek 35 seneyi kastetmiş olmalısın...
20+35:55 Bayağı bir yaklaşmışsın:lol:
taş bana atıldı arkadaşlar siz anlamazsınız cevabıda geliyor...
NİYE DOĞDUN OĞUZ
OLSUN İYİKİ DOĞDUN OĞUZ
GEÇMİŞ DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN
EN GÜZEL PASTAYI SANA AYIRDIM OĞUZ
AFİYET OLSUN ...
Usta yapacaksan Türkistan bölümünde muhteşem bir topic açarak yapabilirsin:cool: pastaya üff de:twisted:
aspava
12-26-2005, 07:58 AM
Usta yapacaksan Türkistan bölümünde muhteşem bir topic açarak yapabilirsin:cool: pastaya üff de:twisted:
OLMAZ USTA SANAL TAKVİM GEÇERLİ BURADA DOĞRU YAZSAYDIN YAŞINI :twisted:
Oguz ustamiza soralim. Kadinsiz hayat nasil? Rahat midir?
Bir tercih yapmak uzereyim de... :)
Oguz ustamiza soralim. Kadinsiz hayat nasil? Rahat midir?
Bir tercih yapmak uzereyim de... :)
Aspavaya kadar gelebilen forum.uz üyesinin bizim ofise kadarda gelebileceğinin ihtimalini gözönüne aldığımda,bekliyoruz efennim:twisted:
Aspavaya kadar gelebilen forum.uz üyesinin bizim ofise kadarda gelebileceğinin ihtimalini gözönüne aldığımda,bekliyoruz efennim:twisted:
Ha uzun iş diyorsunuz bu evlilik konusu :D
Geliriz.
Daha Zorlu abiye geleceğim. Karıştırmacı gazeteci olarak onunla beraber korsan olayını DEŞECEĞİZ.
Ha uzun iş diyorsunuz bu evlilik konusu :D
Geliriz.
Daha Zorlu abiye geleceğim. Karıştırmacı gazeteci olarak onunla beraber korsan olayını DEŞECEĞİZ.
Benimde haberim olsun. Video zamanından kalma korsan olayları için tarihin tozlu sayfalarından bilgilendirmelerde bulunabilirim;)
Ustelik inatci bir karakteriniz var. Karsi tarafin hakli oldugunu gormekten hoslanmiyorsunuz galiba. 24 Aralik/Oglak'tir. Burclara inanmam ama Oglak burcundan olan insanlarin cok inatci oldugunu gordum. Ayrica spekulasyonu matematiksel olarak yapmamistim. Yaptigim spekulasyon hislerime dayanarak yapilmisti.
Saygilarimla:)
Yükselenimde Boğa'dır. Bunun ışığında inatçılıktan başka hangi özelliklerim ortaya çıkacak;)
Selamlarla
Ustelik inatci bir karakteriniz var. Karsi tarafin hakli oldugunu gormekten hoslanmiyorsunuz galiba. 24 Aralik/Oglak'tir. Burclara inanmam ama Oglak burcundan olan insanlarin cok inatci oldugunu gordum. Ayrica spekulasyonu matematiksel olarak yapmamistim. Yaptigim spekulasyon hislerime dayanarak yapilmisti.
Saygilarimla:)
Çok ilginç his ve matematik anlayışınız varmış...
aspava
12-26-2005, 08:29 AM
Benimde haberim olsun. Video zamanından kalma korsan olayları için tarihin tozlu sayfalarından bilgilendirmelerde bulunabilirim;)
bak bu konuda gerçekten yardımcı olur...
tarihi bir insan olarak:twisted:
Ben burclara inanmam. Bazi insanlar ayni burctan guzel karakterli oldugu gibi, bazilarinin da karakterleri cok bozuk oluyor. Bence karakter ailedeki kromozonlarla ilgili birsey. Bozuk karakterli bir babanin karakteri ogluna yansimasa bile, kesinlikle sonraki kusaklarda ortaya cikiyor.
Benim cok begendigim bir soz vardir, ben bunun dogruluguna inaniyorum. "Katrani eritsen olurmu seker, cinsine cektiminin cinsine ceker"
Mesaj alınmıştır:lol:
aspava
12-28-2005, 11:53 AM
oğuz beğenir böyle ilizyonları:cool:
http://www.optical-illusion.org/pictures/world.jpg
Aspava,
Oguz Bey cok espirili birisi. Fotografini koymazmi hic foruma? Hep karikutur goruyorum ben burada!
Forumun resim bölümünde bi kaç tane olacak.Eğer bulamazsan adresine imzalı olarak yollarım:lol:
Alttada muhteşem bir eft talimatı göreceksiniz;)
Biz onları bu isimlerle tanıyorduk ama bizi gandırmışlar;)
Petek Dinçöz: Diğdem Ezgü
Mahsun Kırmızıgül: Abdullah Bazencir
Bülent Ersoy: Bülent Erkoç
Kibariye: Bahriye Tokmak
Serdar Gökhan: Nusret Ersöz
Ferdi Tayfur: Turhan Bayburt
Metin Erksan: İsmail Metin
Fikret Hakan: Bumin Gaffar Çıtanak
Aytaç Arman: Veysel İnce
Orhan Gencabay: Orhan Kencebay
Tolgahan: Mustafa Cingintaş
Banu Alkan: Renka Bronkavi
Kenan Pars: Kirkor Cezveciyan
Ahmet Özhan: Ahmet Şükrü Kadıöz
Doğuş: Orhan Baltacı
Müjde Ar: Kamile Suat Ebrem
Seda Sayan: Aysel Gürsaçer
Yaşar Kemal: Kemal Sadık Göğçeli
Muhterem Nur: Aysel Kısa
Yılmaz Güney: Yılmaz Pütün
Cüneyt Arkın: Fahrettin Cüreklibatur
Tarık Akan: Tarık Üregül
Sezen Aksu: Fatma Sezen Yıldırım
Serpil Çakmaklı: Serpil Dönmez
Sevda Ferdağ: Lütfiye Dumbul
Cahide Sonku: Cahide Serap
Perran Kutman: Perran Kanat
Ahu Tuğba: Tuğba Çetin
Deniz Akbulut: Mukaddes Akbulut
Engin Çağlar: Çağlan Övet
Ekrem Bora: Ekrem Şerifuçak
Ayhan Işık: Ayhan Işıyan
Gökhan Güney: Mehmet Yüceer
Asena: Onur Çakmak
Bulut Aras: Uğur Fidan
Yıldız Kenter: Ayşe Yıldız
Nisa Serezli: Nurinisa Aşkiner
Nubar Terziyan: Nubar Alyanak
Nevra Serezli: Nevra Şirvan
Feri Cansel: Feriha Cansel
Gönül Yazar: Gönül Özyeğiner
Gülden Karaböcek: Saniye Gülden
Güngör Bayrak: Şerife Bayrak
Murat Soydan: Rüjdan Tercan
Neco: Tahir Nejat Özyılmaz
Nuri Sesigüzel: Nuri Kaçtaş
Neriman Köksal: Hatice Kökçü
Nil Burak: Nihal Munsif
Muazzez Ersoy: Hatice Yıldız Levent
Suna Yıldızoğlu: Sonja Eadiy
Harika Avcı: Nermin Ocak
Önder Somer: Önder Döser
Okan Bayülgen: Kaan Okan Görgün
Kaptan-i Derya
01-05-2006, 07:38 AM
Asena; Onur Cakmak?
Su bildigimiz dansöz asena digilmi bu? Evet ise Onur erkek ismi digilmi?
İçimizdeki mühendisleri görelim:lol:
- Yahu sen inşaat mühendisiydin di mi?
- Evet??
- Baksana bu bina yıkılır mı?
- Ne bileyim ben, bisürü testi var bu işin öyle karpuza vurur gibi anlaşılmaz bu işler!
- Ne biçim mühendissin lan sen?
-.......
*******************************
- Bölüm ne?
- Makine mühendisliği
- Kaç tane kız var lan sizde ??
-........
*******************************
- Ne çıkacan mezun olunca?
- Gemi inşaat muhendisi.
- Ha, kaptan felan yani.
- Yok ebe olacaz.
*******************************
Arkeoloji bölümünde okuyan bir kişi tarafından, bilgisayar mühendisliğinde okuyan bir kişiye yöneltilmiş soru:
- Abi sen bilgisayar mühendisliğinde okuyordun dimi?
- Evet.
- Size hacker'lik yapmayı öğretiyorlar mı, böyle bir ders var mı?
- Siz de tarihi eser kaçakçılığı diye bir
ders var mı?
-?!
*******************************
- Abi nerde okuyodun sen?
- Makine mühendisliği
- 4 yıllık mı?
*******************************
- Ne mühendisisin?
- Bilgisayar
- Bu bilgisayarlar nasıl çalışıyorlar kuzum?
- İçlerinde elektronik devreler var,ikili mantığa göre...
- ??!
- Boşver, sen tak fişi çalışır onlar..
*******************************
- Ne mühendisisin?
- Bilgisayar
- Yav bizim olana şöyle iyi bişey, oyunlu falan, toplasak kaça çıkar?
*******************************
- Bilgisayar mühendisliğini kazandığına göre çok zeki olmalısın.
- Yok ya o kadar değil.
- Salak mısın yani?
*******************************
- Emre aslanım sen makine mühendisiydin demi?
- Evet mahmut amca.
- Vallahi tebrik ederim seni.. ya bu arada bizim şofben bozuldu, müsait olduun bi zaman diyodum.
*******************************
- Ne iş yaparsın sen?
- Haberleme mühendisi
- Yaw bu nokialarda radarın yeri tespit ediliyo mu. Nasıl oluyo o ?
- Benim bu telefona nerden müzik yüklenir ?
- Sen şimdi telefon felan yapabiliyon mu bana da yap
- Bu uydu kanallar şifresiz felan nasıl izleniyo onun bi aleti varmış, var mı sende
*******************************
- Senin okuduğun blm ne yienim?
- Genetik mühendislii diyorlar teyzecim.
- Vah vah tıp fakültesi tutturamadn mı yavrum, böyle genetik mühendisi olucan.?
- Kandan cerahatten pek hoşlanmam.
*******************************
- Ahmet makina mühendisliği zor muydu?
- Tabi olum. termo, mukavemet, akışkanlar.. bunları geçene kadar arkamdaki kıllar ağardı.
- Helal olsun valla. ya benim evdeki musluğa bi bakıverse lan, damlatıyo kaç gündür.. o da akışkan sonuçta. he ne dersin?
- Allah belanı versin derim başka bişey demem.
*******************************
- Sen şimdi ne okuyodun?
- Bilgisayar mühendisliği
- Evladım boşuna okuyosunuz siz, şimdiki çocukların hepsi bilgisayar kurdu, bizim oğlan bütün gün internet cafede.
- Tabii amca, anlıyorum..
*******************************
- Ne okuyorsun sen?
- Peyzaj mimarlığı
- Ne yapar o?
- Doğal çevreyi bozmadan insan gereksinimlerini karşılamak için incelemeler ve planlar yapar.
Kentlerdeki parkların, bahçelerin, tarım alanlarının ve yolların....
- Ha yani bahçıvan olucan!
Arkeoloji bölümünde okuyan bir kişi tarafından, bilgisayar mühendisliğinde okuyan bir kişiye yöneltilmiş soru:
- Abi sen bilgisayar mühendisliğinde okuyordun dimi?
- Evet.
- Size hacker'lik yapmayı öğretiyorlar mı, böyle bir ders var mı?
- Siz de tarihi eser kaçakçılığı diye bir
ders var mı?
-?!
Harika :D :D :D
aspava
01-09-2006, 09:06 AM
seni kurtarmak için ne gerekiyorsa yaptım ama olmadı :twisted:
kendini kurtarmak sana kaldı artık yüzme biliyorsan tabiii :)))
http://www.netdisaster.com/go.php?mode=flood&url=http://www.forum.uz/gallery/showphoto.php?photo=4048
seni kurtarmak için ne gerekiyorsa yaptım ama olmadı :twisted:
kendini kurtarmak sana kaldı artık yüzme biliyorsan tabiii :)))
http://www.netdisaster.com/go.php?mode=flood&url=http://www.forum.uz/gallery/showphoto.php?photo=4048
Hayat felsefesi ;Düşene bi tekmede sen at diyen zatmı kurtarmaktan bahsediyor:lol:
aspava
01-09-2006, 09:29 AM
Hayat felsefesi ;Düşene bi tekmede sen at diyen zatmı kurtarmaktan bahsediyor:lol:
ben tekme atmam rovaşata,plase,şut vs atmak daha hoşuma gider.özellikle sana :twisted:oğuz'cuğum
http://img81.imageshack.us/img81/698/oggret4xl.jpg
Türk eşittir silah
Reha ERUS/ROMA
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/945577.jpgGoogle iletişim ağı, dünya ülkelerinin "kalıplaşmış alışkanlıklar"ını değerlendirirken Türkiye’ye "silah kullanma" yargısını uygun gördü. Google iletişim ağı adına Alman Philipp Lenssen’in hazırladığı "Önyargılar Haritası"nda ülkelerin özdeşleştiği alışkanlıklara yer verildi.
Haritada Küba’ya "caz müziği", Brezilya’ya "bikini", Kenya’ya "kros koşusu", Japonya’ya "teknoloji" yakıştırılırken, Türkiye’nin karŞısına "silah kullanmak" yazıldı. Google, Norveçlileri "balık tutkunları", İtalyanları "makarna aşıkları", Almanları "biracılar", Yeni Zelandalıları "hoşgörülüler", Rusları "acımasızlar", Filistinlileri "intihar saldırganları" Çinlileri "imitasyoncular", Endonezyalıları "masajcılar", Güney Afrikalıları da "saflar" diye niteledi.
sevgili günlük
herkes, hersey altust oldu, guvenebildigim
dostlarimdan sadece brutus kaldı.
( sezar )
sevgili günlük,
bizim imparator iyice sapıttı. "ülkenin
etrafına
duvar örün!" diye tutturdu. yok ebenin şeyi ! bu
adam ya ülke sınırlarını bilmiyor ya da bizimle kafa
geçiyor!
(mö 200, çinli bir mimar)
sevgili günlük,
içimden bir ses aya gidilecek, roma bölünecek
falan diyor. hatta ikiz kuleler yıkılacak diyor, ama
ben ikiz kulelerin ne olduğunu bile bilmiyorum.
hayırlısı olsun...
(1550, nostradamus)
sevgili günlük,
senden başka derdimi anlatabileceğim kimse yok!
alt tarafı bir elma ya!
bir elma kadar
değerim yokmuş.
(adem)
sevgili günlük,
kraliçenin sponsorluğunda aylarca okyanuslarda
dolandım, bula bula hindistanı buldum. şansımı ... !
ben şimdi kraliçeye ne diycem? Dalga geçmez mi
benimle, "kristof efendi hindistanı mı buldun,
tebrik ederim!" diye.
(1492, kristof kolomb)
sevgili günlük,
bir yemin ettim ki dönemem.
(hipokrat)
sevgili takvim,
yarın beni başbakan yaptılar. ben de ankaraya
liman
yaparak millete olan borcumu ödeteceğim. ama çok
yoruluyorum. hatta yorgunluktan sürekli hasülüsas,
hasülünas, hasülas, hasünilas, hass...
(2001, çiller)
sevgili günlük,
şu rus hatun var ya, beni yiyip bitirdi. ulan bir
gece takılsam bu hatunla duyan olur mu acep?
(1711, baltacı mehmet)
sevgili günlük,
bugün hava bulutlu. yağmur çiseliycek galiba.
romatizmalarım azdı. Uzun sürmese bari.
(nuh)
Bilmelisin ki ...
Duvarda asılı diplomalar
insanı insan yapmaya yetmez.
Bilmelisin ki ...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa,
anlam yükü o kadar azalır.
Bilmelisin ki ...
Karşındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında,
çizginin nereden geçtiğini bulmak zor.
Bilmelisin ki ...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!
Bilmelisin ki ...
Tecrübenin kaç yaşgünü partisi yaşadığınızla ilgisi yok,
ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Bilmelisin ki ...
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan
ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil.
Bilmelisin ki ...
Ne kadar yakın olursa olsunlar
en iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.
Onları affetmek gerekir.
Bilmelisin ki ...
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Bilmelisin ki ...
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Bilmelisin ki ...
Şartlar ve olaylar, kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.
Bilmelisin ki ...
İki kişi münakaşa ediyorsa,
bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Bilmelisin ki ...
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Bilmelisin ki ...
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun,
pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.
*Can YÜCEL*
Ingiltere tarihinin en kanli ve dramatik zamanlarindan biri kral
VIII. Henri zamanidir... Veba, katliam, savaslar, uzak
diyarlarda somurgelere gidenler, orada kaybedilenler ve buna
benzer sebeplerle ülkenin nüfusu neredeyse yari yariya dusmus.
Kral ulkesinin geleceginden ciddi bir bicimde endiselenmeye
baslamistir. Ama yaptirdigi arastirmalar sonucunda ulke
hapisanelerinde cok sayida serseri, hirsiz katil vs. ve cok
sayida fahise oldugunu tesbit etmis ve nufus artisini
saglayabilmek amaciyla kral kontrolünde hapisanelerde
ciftlesmeler organize etmistir. Dunyaya getirilen cocuklari da
Ingiliz Kraliyeti, yetistirme ve topluma katma isini
ustlenmistir. Bu nufus arttirma islemine "Fornication Under
Control of the King"yani "Kral kontrolünde zina"
denmis ve **** olarak kisaltilmistir. Bu **** islemleriyle
Ingiltere nufusu 10 yil icersinde 2 ye katlanmistir. "****"
kelimesi de ingilizceye buradan girmistir.
Bu olayin Tarih kitaplariyla sabiti dogrudur.
Buradan bizim anladigimiz da Ingiliz halkinin yarisi o...
cocugudur http://www.omuz.net/ibf2/style_emoticons/default/smile.gif
Yok böyle bişi !
Gece aracınızın üzerine mesaj yazıyonuz "Hırsız kardeş boşuna araç ile uğraşma araçta teyp yuhtur" diyonuz....
Sabah yerinde yeller esen aracın yerinede bi not "Merak etme biz alırız":cool:
Qizilbash
02-04-2006, 06:06 AM
Ingiltere tarihinin en kanli ve dramatik zamanlarindan biri kral
VIII. Henri zamanidir... Veba, katliam, savaslar, uzak
diyarlarda somurgelere gidenler, orada kaybedilenler ve buna
benzer sebeplerle ülkenin nüfusu neredeyse yari yariya dusmus.
Kral ulkesinin geleceginden ciddi bir bicimde endiselenmeye
baslamistir. Ama yaptirdigi arastirmalar sonucunda ulke
hapisanelerinde cok sayida serseri, hirsiz katil vs. ve cok
sayida fahise oldugunu tesbit etmis ve nufus artisini
saglayabilmek amaciyla kral kontrolünde hapisanelerde
ciftlesmeler organize etmistir. Dunyaya getirilen cocuklari da
Ingiliz Kraliyeti, yetistirme ve topluma katma isini
ustlenmistir. Bu nufus arttirma islemine "Fornication Under
Control of the King"yani "Kral kontrolünde zina"
denmis ve **** olarak kisaltilmistir. Bu **** islemleriyle
Ingiltere nufusu 10 yil icersinde 2 ye katlanmistir. "****"
kelimesi de ingilizceye buradan girmistir.
Bu olayin Tarih kitaplariyla sabiti dogrudur.
Buradan bizim anladigimiz da Ingiliz halkinin yarisi o...
cocugudur http://www.omuz.net/ibf2/style_emoticons/default/smile.gif
:laughing: :laughing: :laughing: :laughing: :laughing: :laughing:
:inlove:
Manager
02-04-2006, 08:53 AM
hahahaha
danimarkalilar ingilizlerle kardesh degil mi? :)
Türkiye'de artık evlilik konusuna hemcinslerim artık balıklama atlamıyorlar;)
Evlilik yaşı büyüdüğü gibi evlilikte aradıklarını bulamayanların sonucunda boşanma oranlarıda hızla artıyor..
Sonuçka bu gidişat karikatürlerimizede yansıdı;)
Evlilik
Temel’in yaşı ilerlemesine rağmen bir türlü evlenemez... Durumu bütün arkadaşlarına yayar, evlenmek için kendisine yardımcı olmalarını, ellerinden ne gelirse yapmalarını ister...
Bir gün Dursun gelir:
-Ya Temel şansli adamsun, sağa bi kız buldum ama kusurlari var...
Temel sakin:
-Önemli değildur...
Dursun devam eder:
-Ya bir bacağı kısadur...
Temel:
-Önemli değildur...
-Ya unuttum gözleri de şaşidur...
Temel:
-Önemli değildur...
Dursun şaşkın:
-Ya o kadarlan değil, burni da uzun, üsteluk şişman...
Temel:
-Hiç önemli değil olabilur...
Dursun:
-Ya doğri mi deyisun, sence sakincasi yok midur?
Temel:
-Tabii sakincasi yoktur... Çünki ben oni almiyacağum...
bu fikrayi degerli oguz'a armagan ediyorum :)
hahahaha
danimarkalilar ingilizlerle kardesh degil mi? :)
Evette diğer babadan 3-5 tane daha kardeşleri var:cool:
Evlilik
Temel’in yaşı ilerlemesine rağmen bir türlü evlenemez... Durumu bütün arkadaşlarına yayar, evlenmek için kendisine yardımcı olmalarını, ellerinden ne gelirse yapmalarını ister...
Bir gün Dursun gelir:
-Ya Temel şansli adamsun, sağa bi kız buldum ama kusurlari var...
Temel sakin:
-Önemli değildur...
Dursun devam eder:
-Ya bir bacağı kısadur...
Temel:
-Önemli değildur...
-Ya unuttum gözleri de şaşidur...
Temel:
-Önemli değildur...
Dursun şaşkın:
-Ya o kadarlan değil, burni da uzun, üsteluk şişman...
Temel:
-Hiç önemli değil olabilur...
Dursun:
-Ya doğri mi deyisun, sence sakincasi yok midur?
Temel:
-Tabii sakincasi yoktur... Çünki ben oni almiyacağum...
bu fikrayi degerli oguz'a armagan ediyorum :)
Usta mesaj alınmıştır:cool:
Pil
Temel’e bir toplantıda biri sigara verir.
- Yak hemşerim...
Temel sigarayı alır, çakmak çıkarmak isterken biri:
- Burdan yak, der ve el fenerini uzatır.
Temel hemen sigarasını el fenerinin camına dayar, çekmeye başlar. Aradan yarım saat geçer, sigara yanmaz.
Yanındakiler:
- Hakikaten Karadenizlilerin kafası hiç çalışmıyor. Sen hiç el feneriyle sigara yandığını gördün mü?
Temel gülerek:
- Biliyorum elbette yanmaz...
Adamlar:
Öyleyse niye uğraşıyorsun?
Temel:
- Ha bu kendinu bilmezun pilinu biturmağa çalişiyurum...
Allah akıl versin
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1026489.jpgVatandaşların dini duygularını kullanan ve kendilerini Allah ve peygamber olarak tanıtan 11 kişi piyasayı yaklaşık 2.5 trilyon lira dolandırdı.
Gözaltına alınan 11 kişi adliyeye çıkartıldı.
Siteler'de bir esnafın emniyete başvurusu üzerine harekete geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği, Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, camileri dolaşarak, ziyarete gelenler hakkında bilgi toplayan, daha sonra da bu kişilere kendilerini din büyüğü olarak tanıtıp, öğrendikleri bilgileri kullanarak vatandaşları dolandırdıkları öğrenilen 11 kişiyi gözaltına aldı.
Duyanları şaşırtan olay şöyle gelişti; Sitelerde esnaflık yapan bir kişi, yıllar önce dükkanına dilenci kılığında gelen Bülent Ö.'ye sadaka verdi. Bülent Ö., bir süre sonra tekrar gelerek, kendisinin Hz. İsa olduğunu iddia ettikten sonra vatandaştan para istedi.
Şebekenin diğer üyeleri aracılığıyla söz konusu vatandaş hakkında bilgi toplayan Bülent Ö., esnafa evinde ne kadar parası olduğunu, nereye sakladığını ve doğmamış çocuğunun cinsiyetini söyledi.
10 YILDA 2.5 TRİLYON LİRA
Güven sağladıktan sonra vatandaştan 500 Alman Markı alan Bülent Ö. daha sonra, Hz. İbrahim, Hz. Muhammed ve Veysel Karani olarak tanıttığı Ersel Ö., Necati U., Halil İbrahim Ö. ile müritleri olduğunu söylediği Ali S., Katip T., Murat C., Ercan Y., Can Ö. ve Ersin Ö. ile tanıştırdı. Bülent Ö. son olarak, beraberinde getirdiği Hakan Ö.'nün ise Allah olduğunu söyledi.
Dolandırıcılar, 10 yıl içerisinde, söz konusu esnafla Hacı Bayram Camii ve Sincan'da defalarca buluşarak, “ihtiyacı olan vatandaşlara dağıtılmak üzere” yaklaşık 2.5 trilyon lirasını aldılar. Ayrıca, vatandaşa, “daha rahat irtibat sağlayabilmek için” cep telefonları da aldıran dolandırıcılar, güven tazeleyebilmek için de zaman zaman teknolojiyi kullandılar.
MEKKE'DEN ARIYORMUŞ GİBİ YAPTILAR
Kendisini Allah olarak tanıtan Hakan Ö., aradığı vatandaşın cep telefonunda Mekke'nin alan kodunu gösterecek teknik bir düzenleme yaptırarak, “Ey kulum 45 dakika sonra yanındayım” dedi.
Daha sonra aynı vatandaşı arayan Hakan Ö. bu sefer de “Sana kimi istiyorsan göndereyim. Söyle hangi peygamberimi istersin?” diye sordu.
Girdiği bunalım sonucu 3 kere intihar girişiminde bulunan vatandaştan durumu ailesine ve çevresine de anlatmasını isteyen dolandırıcılar, durumun emniyete bildirilmesi üzerine takibe alındılar. Kandırdıkları vatandaşla Paraşüt Kulesi önünde buluşmaya karar veren dolandırıcılardan 4'ü, daha önceden söz konusu yerde önlem alan Yankesicilik ve Dolandırıcılık ekiplerince takip edilerek çetenini diğer üyeleriyle buluştukları Pursaklar'da gözaltına alındılar.
SAF VE ZENGİN MÜSLÜMANLARI SEÇİYORLAR
Emniyet ekiplerinin başlattığı inceleme sonucunda, söz konusu kişilerin, ellerinde cevşen, tespih, Kur'an-ı Kerim ile dilenci kılığında dolaştığı, saf ve zengin Müslümanları tespit ederek onlar hakkında araştırma yaptıkları öğrenildi.
Belirledikleri kişilerin saflık durumuna göre kendilerini bazen din büyüğü bazen de Allah olarak tanıtan dolandırıcıların, ilk karşılaşmalarında “Sen dua ettin bel geldim” dediği ve yoksulara yardım ettikleri” gerekçesiyle para istedikleri tespit edildi.
Daha sonra telefonla aradıkları kişilerle şifreli konuştukları öğrenilen dolandırıcıların, dini inançlarını suiistimal ettikleri vatandaşlara, “kendilerine inanmayanların da şeytanın müridi olduğunu” söyledikleri de belirtildi.
Söz konusu dolandırıcıların kendilerini Allah, Hz. İsa, Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed olarak tanıttığı, vatandaşların isteğine göre bazen din büyüklerinin adlarını kullandıkları kaydedildi.
Emniyette sorguları tamamlanan 11 kişi emniyeti suiistimal yoluyla dolandırıcılık suçundan adliyeye sevk edildi.
Vah yurdumun insanları vah :rolleyes:
Allah akıl versin
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1026489.jpg :rolleyes:
bu mu hazreti dolandirici (Aleyhila'ne)
ne diyormush? 45 dakka sonra yanindayim kulummmm. oyle mi? :D
Yaradanin Mekke'de ne ishi olabilecegini saflar anlamamishlar mi?
Hay Allah....
Ya rabbi tanrilarin ve onlarin imalatcilarindan sana siginirim..
bu mu hazreti dolandirici (Aleyhila'ne)
ne diyormush? 45 dakka sonra yanindayim kulummmm. oyle mi? :D
Yaradanin Mekke'de ne ishi olabilecegini saflar anlamamishlar mi?
Hay Allah....
Ya rabbi tanrilarin ve onlarin imalatcilarindan sana siginirim..
Demiş ya ağlarım gülünecek halimize :lol:
Jandarma ile chat yapıp PKK’dan kaçtı
Aydın DENİZ/DHA
Terör örgütü PKK tarafından 1993’te Iğdır’da 13 yaşındayken kaçırılan 26 yaşındaki G.B., internette chat yaptığı Iğdır Jandarma İstihbarat timlerinden etkilenip örgütten kaçtı.
Iğdır merkeze bağlı Tacirli Köyü’nü 1993 yılında basan teröristler, o tarihte 13 yaşında olan G.B.’yi yanlarına alıp götürdü. Böylece Zorunlu olarak örgüte katılan G.B., ’Beritan’ kod adını aldı. Kuzey Irak’taki kamplarda kalan G.B., internette chat yaptığı Iğdır Jandarma İstihbarat timlerinin çağrılarından etkilendi. Geçtiğimiz günlerde Kuzey Irak’taki kamptan kaçtı ve Şırnak’ın Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı’na teslim oldu.
***********************************************
Bilseler MSN adresimi bi 10-15 tanede ben indirecem düze ama şans işte:rolleyes:
Canakkale onune gizlice gelen U-21 ilk olarak Ariburnu yakinindaki Kabatepe
onunde bulunan ve Turk mevzilerine olum yagdiran Triumph adli buyuk İngiliz
zirhlisini gozune kestirdi. Tam ogle saatiydi.
TAM İSABET
Ilk torpili yolladi. Torpil geminin bordasina isabet etti. Buyuk bir patlama
oldu. Bordada cok buyuk bir yara acilmisti. Geminin kurtulmasi mumkun
degildi. Yana yatarak batmaya basladi. Sirenler, dudukler otuyor, kampanalar
caliyor, kiyamet kopuyordu. Geminin denize gomulup gitmesi 8 dakika
surecekti. Cevredeki gemiler, botlar, Triumph'a yardima kosustular. Denize
dokulen, atlayan gemicileri kurtarmaya koyuldular.
VURMADILAR
Turkler; hastaneleri bile yakip yikmayi, cephe gerisinde toplanan yaralilara
bile ates etmeyi marifet sayan bu vahsi gemilerden nefret ediyorlardi. Bu
olum makinelerinden birinin gobeginden vuruldugunu ve batiyor oldugunu
gorunce elbette cok sevindiler. Ama Turk topculari bu firsattan yararlanarak
yarali gemiye ve denize dokulmus murettebata ates etmeyi savas ahlakina
aykiri buldular. Ne yardima kosan gemilere ates ettiler, ne denize
dusenlere.
SOYLULUK
Atesi kestiler.
(İ.Artuc, 1915 Canakkale Savasi, Kastas Y.)
TIKANIP KALDIĞINDA HAYAT
... Can DÜNDAR..
Bir yerlerde tıkanıp kaldığında hayat,
soluk almak güçleştiğinde,
Yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
Dağlara dönmeli yüzünü insan.
Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini
ferahlatacak; Yeni insanlarla 'tanışmalı, yeni keşifler yapacak....
Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa,
Gerçekleştirmeyi denemeli!
Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını; zamanın bir nehir,
Kendisinin bir sal olup da,
O dursa da yolculuğun devam ettiğini anlamalı.
Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,
Her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
Değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri;
Küçük şeylerle başlamalı belki; örneğin, bir kaç durak
önce inip Servisten, otobüsten; yürümeli eve kadar,
yüreğine takmalı güneş gözlüklerini;
Gördüğünü hissedebilmeli!
Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,
Değerli olabilmeli hayat!
İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek
için! Başkasının yerine koyabilmeli kendini;
Ağlayan birine "gül", inleyen birine "sus" dememeli!
Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli!
Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı;
Sevgisiz, soysuz kalarak!
Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
Derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine...
Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir,
seher yeli okşamalı saçlarını...
Karda, yağmurda; sevincine, coşkusuna; fırtınada boranda;
Öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın!
Bir çocuğun ilk adımlarında umudu;
bir gencin düşlerinde geleceği;
Bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli !
Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden
mutlu Olmayı beklememeli !
Ama küçük, ama büyük; her hayal kırıklığı, her acı;
Bir fırsat yaşamdan yeni bir şeyler öğrenebilmek için;
Kaçırmamalı !
Çünkü; hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması
için, hiç Çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin;
]ağlamayı bilmiyorsan,
Neşesizdir kahkahaların;
Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların...
Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne; kendini düşünmekten
herkesi unutmamalı!
Bilmeli; çok kısa olduğunu hayatın; hep vermek ya da hep almak için...
Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,
Söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli!
Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere...
Hafızası olmalı insanın; hiç değilse, aynı hataları, aynı
bahanelerle tekrarlamaması için!
Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak!
Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını
zorlayacak! Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi;
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki,
hakkını verebilsin sevdiklerinin;
Zaman bulabilsin;
Bir teşekkür, bir elveda için...
Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer;
Asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten;
Ama, herkesi sevemeyeceğini de her şeyi bilemeyeceğini de
fark edebilmeli insan!
Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi...
Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı...!
... Can DÜNDAR..
54 (3 members & 51 guests) :shock:
gÜNÜN KOMEDİSİ:lol:
Kaptan-i Derya
02-24-2006, 09:51 AM
54 (3 members & 51 guests) :shock:
gÜNÜN KOMEDİSİ:lol: bu forumun hastaligidir bu, sanki "warez" forumu, izleyen var ama yazan nerdeyse hic yok hep ayni kadro biseyler yaziyo, bazen'de yeni katilimcilar oluyo ama 1-2 hafta sonra ucuyolar burdan arkalarinda bir "kaka" dahi birakmadan :D
bu forumun hastaligidir bu, sanki "warez" forumu, izleyen var ama yazan nerdeyse hic yok hep ayni kadro biseyler yaziyo, bazen'de yeni katilimcilar oluyo ama 1-2 hafta sonra ucuyolar burdan arkalarinda bir "kaka" dahi birakmadan :D
Nerde çokluk orda çer çöp demişler;)
Qizilbash
02-25-2006, 05:20 AM
Allah akıl versin
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1026489.jpgVatandaşların dini duygularını kullanan ve kendilerini Allah ve peygamber olarak tanıtan 11 kişi piyasayı yaklaşık 2.5 trilyon lira dolandırdı.
Gözaltına alınan 11 kişi adliyeye çıkartıldı.
Siteler'de bir esnafın emniyete başvurusu üzerine harekete geçen Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği, Yankesicilik ve Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, camileri dolaşarak, ziyarete gelenler hakkında bilgi toplayan, daha sonra da bu kişilere kendilerini din büyüğü olarak tanıtıp, öğrendikleri bilgileri kullanarak vatandaşları dolandırdıkları öğrenilen 11 kişiyi gözaltına aldı.
Duyanları şaşırtan olay şöyle gelişti; Sitelerde esnaflık yapan bir kişi, yıllar önce dükkanına dilenci kılığında gelen Bülent Ö.'ye sadaka verdi. Bülent Ö., bir süre sonra tekrar gelerek, kendisinin Hz. İsa olduğunu iddia ettikten sonra vatandaştan para istedi.
Şebekenin diğer üyeleri aracılığıyla söz konusu vatandaş hakkında bilgi toplayan Bülent Ö., esnafa evinde ne kadar parası olduğunu, nereye sakladığını ve doğmamış çocuğunun cinsiyetini söyledi.
10 YILDA 2.5 TRİLYON LİRA
Güven sağladıktan sonra vatandaştan 500 Alman Markı alan Bülent Ö. daha sonra, Hz. İbrahim, Hz. Muhammed ve Veysel Karani olarak tanıttığı Ersel Ö., Necati U., Halil İbrahim Ö. ile müritleri olduğunu söylediği Ali S., Katip T., Murat C., Ercan Y., Can Ö. ve Ersin Ö. ile tanıştırdı. Bülent Ö. son olarak, beraberinde getirdiği Hakan Ö.'nün ise Allah olduğunu söyledi.
Dolandırıcılar, 10 yıl içerisinde, söz konusu esnafla Hacı Bayram Camii ve Sincan'da defalarca buluşarak, “ihtiyacı olan vatandaşlara dağıtılmak üzere” yaklaşık 2.5 trilyon lirasını aldılar. Ayrıca, vatandaşa, “daha rahat irtibat sağlayabilmek için” cep telefonları da aldıran dolandırıcılar, güven tazeleyebilmek için de zaman zaman teknolojiyi kullandılar.
MEKKE'DEN ARIYORMUŞ GİBİ YAPTILAR
Kendisini Allah olarak tanıtan Hakan Ö., aradığı vatandaşın cep telefonunda Mekke'nin alan kodunu gösterecek teknik bir düzenleme yaptırarak, “Ey kulum 45 dakika sonra yanındayım” dedi.
Daha sonra aynı vatandaşı arayan Hakan Ö. bu sefer de “Sana kimi istiyorsan göndereyim. Söyle hangi peygamberimi istersin?” diye sordu.
Girdiği bunalım sonucu 3 kere intihar girişiminde bulunan vatandaştan durumu ailesine ve çevresine de anlatmasını isteyen dolandırıcılar, durumun emniyete bildirilmesi üzerine takibe alındılar. Kandırdıkları vatandaşla Paraşüt Kulesi önünde buluşmaya karar veren dolandırıcılardan 4'ü, daha önceden söz konusu yerde önlem alan Yankesicilik ve Dolandırıcılık ekiplerince takip edilerek çetenini diğer üyeleriyle buluştukları Pursaklar'da gözaltına alındılar.
SAF VE ZENGİN MÜSLÜMANLARI SEÇİYORLAR
Emniyet ekiplerinin başlattığı inceleme sonucunda, söz konusu kişilerin, ellerinde cevşen, tespih, Kur'an-ı Kerim ile dilenci kılığında dolaştığı, saf ve zengin Müslümanları tespit ederek onlar hakkında araştırma yaptıkları öğrenildi.
Belirledikleri kişilerin saflık durumuna göre kendilerini bazen din büyüğü bazen de Allah olarak tanıtan dolandırıcıların, ilk karşılaşmalarında “Sen dua ettin bel geldim” dediği ve yoksulara yardım ettikleri” gerekçesiyle para istedikleri tespit edildi.
Daha sonra telefonla aradıkları kişilerle şifreli konuştukları öğrenilen dolandırıcıların, dini inançlarını suiistimal ettikleri vatandaşlara, “kendilerine inanmayanların da şeytanın müridi olduğunu” söyledikleri de belirtildi.
Söz konusu dolandırıcıların kendilerini Allah, Hz. İsa, Hz. İbrahim ve Hz. Muhammed olarak tanıttığı, vatandaşların isteğine göre bazen din büyüklerinin adlarını kullandıkları kaydedildi.
Emniyette sorguları tamamlanan 11 kişi emniyeti suiistimal yoluyla dolandırıcılık suçundan adliyeye sevk edildi.
Vah yurdumun insanları vah :rolleyes:
:D Ya böyle şeylere nasıl inanılır? "Mekkeden arıyorum. Şimdi kontörüm bitecek. Kulum. Kuzum."
mustafa06
02-25-2006, 05:47 AM
:D Ya böyle şeylere nasıl inanılır? "Mekkeden arıyorum. Şimdi kontörüm bitecek. Kulum. Kuzum."
Hich shasırma dostum. burası Türkiye.
Bu duyduğun acınacak halimizden bir örnek, daha nelerle karshılashıyoruz.
Dinimizi kaynağından öğrenmeyip, kulaktan dolma bilgilerle yarım yamalak öğrenmenin sonucudur bunlar.
İnsanı ;Yarım doktor candan, yarım hoca dinden edermish
Qizilbash
02-25-2006, 08:09 AM
Hich shasırma dostum. burası Türkiye.
Bu duyduğun acınacak halimizden bir örnek, daha nelerle karshılashıyoruz.
Dinimizi kaynağından öğrenmeyip, kulaktan dolma bilgilerle yarım yamalak öğrenmenin sonucudur bunlar.
İnsanı ;Yarım doktor candan, yarım hoca dinden edermish
En çok aldatanlar falcılardır. Falcılara en çok aldananlar da kadınlardır. :)
gurkan
02-26-2006, 06:49 AM
Kıssadan alin hisse....
Kars'ta bir yerel TV halkın arasına karışarak gündelik hayata dair röportajlar yapıyor.
Muhabir, yaşlı bir amcaya mikrofon tutup soruyor;
- Nasılsın dayı, eyi misen?
- Şükür oğul, canı taşirem, eyiyem, coh eyiyem.
- Halin, keyfin, sağlıgın da eyi midir?
- Eyidir, he, coh eyidir.
- Şehirden, hizmetlerden memnun musun?
- Nası soz!
- Validen, kaymakamdan, belediye başkanından?
- Hiç eyle olur? Bizim ağzımız dövlete ne diyebilir.
- Yani memnunsun.
- Allah dövlete millete, kaymakam bege, bölediye başganımıza zeval vermesin.
- Memnunsun?
- Dövletimiz, kaymakamımız, başganımız, şanlı ordumuz başımızdadır, her ne olursa bir fiil o dakika yanımızdadır. Ben vatanıma nası serzeniş ederem? Amma, benim derdim başkadır.
- Allahına gurban dayı, söyle nedir?
- Doksan sene önce buraya Ruslar girdi ya?
- He girdi.
- Hani bu belediye binalarını, okulları, çesmeleri, istasyonu, yolları, kaldırımları Ruslar yaptılar ya?
- Rus işgalinde yapıldı değil mi dayı?
- He.
- Hec benim dövletime, milletime sözüm olur mu? Ben aha bu Rusların avradını ... Doksan sene önce bu kaldırımları, caddeleri yapıp gittiler, bir gün olsun bi kere Kars'a gidek, yollar bozuldu mu, kanallar tıkandı mı demediler, insan bi gelir de bakar buralara, hec beyle olur?! " [/SIZE]
gurkan
02-26-2006, 07:43 AM
Kredi kartlarına çözüm geldi arkadaş:D
Günün sözü;
Batililar geldiklerinde ellerinde incil, bizim elimizde topraklarimiz vardi.
Bize, gözlerimizi kapayarak dua etmesini ögrettiler.
Gözümüzü açtigimizda ise bizim elimizde incil, onlarin elinde topraklarimiz vardi.
Kenu Kenyattu
Kenya Kurucu Devlet Baskani
:rolleyes:
Cd'ler ve mp3'lerle büyüyen nesil bilmesede bizim çocukluğumuzda plaklarımız vardı:cool:
Kalbinin nasıl çalıştığını çıplak gözle seyretmek isteyenlere :cool:
http://www.specialdefects.com/v2/?heart
Bana gelen maillerden...paylaşmak istedim;)
ÜLKEMİZ ÇIKARLARINI KİŞİSEL ÇIKARLARIMIZ ÖNÜNE ALMADIKÇA BÜYÜK BİR ÜLKE OLMAMIZ MÜMKÜN DEĞİLDİR.
Ülkemin İnsanları,
Gidecek Başka Ülkesi Olmayan Değerli Türk Milleti,
Bu Ülke için Canını Çekinmeden Verecek Türk Halkı,
Ülkesinin Başının Dik Olmasını İsteyen Vatansever Dostlar,
Bu Ülke Bizim...Ülkemize ve Ülkemizin Ürünlerine Sahip Çıkalım...
"YERLİ MALI YURDUN MALI HERKES ONU KULLANMALI..."
Sözünü İlkokuldan Hepimiz Hatırlarız...
Hepimizin Küçük de Olsa Ülkemiz İçin Yapabileceğimiz Şeyler Var.
Küçük Hesaplar Yapmayalım...Gerektiğinde Rahatımızdan ve Lüksümüzden Fedekarlık Gösterelim...
Büyük Düşünelim...Büyük Devlet Olalım...
Ülkemizin Ürünlerini Sahip Çıkalım...
BARKODU
869
İLE BAŞLAYAN
TÜRKİYE ÜRÜNLERİNİ
TERCİH EDELİM...
PARAMIZI YURTDIŞINA ÇIKARTMAYALIM...
VÜCUDUMUZ KAN KAYBETMESİN...
BAZI ÜLKELERİN KODLARI
KOD
ÜLKE
00-13
Amerika Birleşik Devletleri-Kanada
400-440
Almanya
45-49
Japonya
50
İngiltere
64
Finlandiya
690-692
Çin
70
Norveç
729
İsrail
73
İsveç
80-83
İtalya
84
İspanya
869
Türkiye
87
Hollanda
880
Güney Kore
885
Tayland
888
Singapur
90 -91
Avusturya
93
Avustralya
GÜNÜMÜZDE ARTIK SAVAŞLAR, MÜCADELELER TOPLA TÜFEK İLE DEĞİL PARA İLE YAPILMAKTADIR.
EKONOMİSİ VE PARASI GÜÇLÜ ÜLKELER HER ANLAMDA DİĞER ÜLKELER ÜZERİNDE BASKI KURABİLMEKTEDİRLER.
GERÇEK BAĞIMSIZLIK İÇİN
EKONOMİK ANLAMDA HİÇBİR ÜLKEYE VE KURULUŞA BAĞIMLI OLMAMIZ KENDİ AYAKLARIMIZ ÜZERİNDE DURABİLMEYE BECEREBİLMEMİZ GEREKMEKTEDİR.
BUNUN YOLU DA KENDİ SANAYİCİMİZE KENDİ ÜRETİCİMİZE SAHİP ÇIKMAKLA OLUR.
AKSİ TAKDİRDE SİYASETÇİLERİMİZE KIZMAYA HAKKIMIZ YOK...PARA VEREN EMİR DE VERİR. GÜÇLÜ OLAN SÖZÜNÜ DİNLETİR. SİZ HİÇ BORÇLU OLDUĞUNUZ BİRİSİNİN YANINDA BAŞINIZ DİK GEZEBİLİYOR MUSUNUZ?
EĞER BU ÜLKEYİ YÖNETENLERİN BAŞLARI DİK POLİTİKA YAPMALARINI İSTİYORSANIZ, İLK ÖNCE SİZ ÜLKENİZE VE ÜLKENİZİN ÜRÜNLERİNE SAHİP ÇIKIN.
ARTIK HER ÜRÜNÜN ÜLKEMİZDE ÜRETİLEN BİR İKAMESİ MUTLAKA BULUNMAKTADIR. BELKİ BİRAZ PAHALI, BELKİ BİRAZ KALİTESİZ... AMA ÜLKEMİN MALI...
BELKİ KISA VADEDE ÖNEMSİZ GİBİ GÖRDÜĞÜNÜZ VE FEDEKARLIKTAN KAÇINDIĞINIZ BİR DAVRANIŞINIZIN ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNDEN VERİLMİŞ BİR TAVİZ OLDUĞUNU SAKIN UNUTMAYINIZ...
BİRGÜN GELECEK ÇOCUKLARIMIZ BİZLERDEN HESAP SORACAKLAR BUNA EMİN OLUNUZ...
LÜTFEN BİRAZ DAHA DUYARLI OLALIM...
ÜLKEMİZİ KİMSEYE MUHTAÇ DURUMA DÜŞÜRMEYELİM...
BU VATAN HEPİMİZİN...
869 ÜLKEMİN MALI
DUYARLILIK HAREKETİ
Not : Lütfen bu iletiyi çevrenize mümkün olduğunca iletiniz.
4twelve
03-03-2006, 06:05 AM
Such a lovely place,
Such a lovely faces
Welcome to the OGUZCA
Usta naber???Durmlar accayippmis diyolar dogrumu???Bahar gelmis bize ne???
narcoleptic
03-08-2006, 02:22 PM
sevgili oğuz abi,
fenerbahçe nin bu geceki maçı kesinlikle satın aldığını düşünüyorum.
üstün taraf kimdi?
tabii ki de şanlı GALATASARAY
daha fazla pozisyon daha fazla baskı bizim taraftan geldi.
ama nasıl oluyor da bir hakem ucuzluk yapıp bir maçı satabiliyor?daha fazla karnını doyurmak için mi?peki o paradan hayır gelir mi?o para başka zaman başka durumlarda ve olaylarda burnundan gelmez mi adamın?bütün hakemleri VİCDAN a davet ediyorum.
ben anlamıyorum.
anlayan var mı?
sevgili oğuz abi,
fenerbahçe nin bu geceki maçı kesinlikle satın aldığını düşünüyorum.
üstün taraf kimdi?
tabii ki de şanlı GALATASARAY
daha fazla pozisyon daha fazla baskı bizim taraftan geldi.
ama nasıl oluyor da bir hakem ucuzluk yapıp bir maçı satabiliyor?daha fazla karnını doyurmak için mi?peki o paradan hayır gelir mi?o para başka zaman başka durumlarda ve olaylarda burnundan gelmez mi adamın?bütün hakemleri VİCDAN a davet ediyorum.
ben anlamıyorum.
anlayan var mı?
Sevgili kardeşim Galatasarayı 6-0 yendiğimiz maçta Galatasaray tek kale oynadı Fenerbahçenin 6 atağı gol oldu:cool:
5-1 Galatasarayın aldığı maçtada Fenerbahçe tek kale oynadı ....;)
Hakem olaylarına kabahat bulmanın mantığı yok.Farklı renklerin kol kola gireceği tribünlerde buluşmak dileği ile...;)
Türkiye'ye Japonya'dan bir eğitim heyeti gelir. Temas ve incelemeler yapacak, neticeyi yetkililere aktaracaklar. Gerektiği kadar da ikili işbirliği gerçekleştirecek.
İşler buraya kadar çok iyi...
Japon heyeti yurdumuzun bazı bölgelerinde gerekli incelemelerini yapar. Sonra Bakanlıkta toplanırlar. Heyetin hakkımızdaki tespiti
ilginçtir: "Sizin çocuklarınızda milli şuur yok".
Bizimkiler şaşırır! "Bizim çocukların damarlarındaki kan milli duygumuzun
kaynağıdır." Yine de fazla ses çıkarmazlar! Ne de olsa misafirdir! Bizimkiler sorar, "Peki, Sizin gençlerinizde milli şuur var mıdır?
Japon uzmanları anlatmaya başlar:
Biz gençlerimize ilkokula başlamadan "şok testler" uygularız. Mesela uçak gibi hızlı giden
trenlerimize bindirir, bir tur yaptırırız. Çok katlı yollardan da geçen tren, onları şöyle bir sarsar. Mini mini çocuklarımız teknolojinin bu baş döndürücü neticesini görerek bir şok olurlar.
Sonra...
Bu şoktan sonra Hiroşima'ya götürürüz. Bölgeyi aynen koruyoruz. Bombalanmış bu bölge hakkında bilgilendirir; değil hayvan,
bitkinin bile yeşermediğini gösteririz. Ve deriz ki "Eğer sizler çalışmaz, sizden öncekileri geçmezseniz vatanınız, işte böyle düşmanlar tarafından bombalanır. Hiçbir canlı yaşayamayacak biçimde size bırakıp giderler.
Çalışırsanız, bindiğiniz hızlı trenleri bile geçecek yeni vasıtalar yaparsınız. Gerisi sizin bileceğiniz iş. Çocuklarımız bununla ikinci bir şok daha yaşarlar. Sizlere şunu hatırlatalım ki, Türkiye'de birçok teknik elemanımız bulunmaktadır. Bunların herhangi birine bu konuyu sorabilirsiniz."
Bizimkiler şaşkınlık içinde sorarlar :
"-Peki ya Türkiye için tespitiniz var mi? Varsa gözlemleriniz nedir?"
Japonlar; "elbette var" derler. "Bizimkinden çok daha önemli.
Bir tanesi ;
Çanakkale Savaşları'nın olduğu bölge. Bu bölge gençlerinizin şok olması için yeter de artar bile. Bir metre kareye altı bin merminin düştüğü savaşta, Türk'ler her şeye rağmen galip çıkıyor, olamayacağı olur hale
getiriyorlar. En son teknolojiye ve donanıma meydan okuyarak, inancın galip geldiğinin ispatını yapıyorlar. Üstelik karşılarında tek bir düşman değil, müttefik güçler; sizin tabirinizle yetmiş iki millet var. "
Evet M²'ye 6.000 Mermi!...
M²'ye 6.000 Mermi!...
Recep Şükrü Apuhan ın "Bir destandır çanakkale"
gurkan
03-12-2006, 10:46 AM
Recep Şükrü Apuhan ın "Bir destandır çanakkale"
Oğuz Kardeşim bu kıssayı her keresinde ibretle okurum. Senden bir istiramım olacak. Bu kıssayı Çanakkale geçilmez adlı konuda da paylaşman ve mart ayı müddetince çanakkale ile ilgili konuyu sabitlemen iyi olur düşüncesindeyim.
gurkan
03-12-2006, 10:47 AM
Dikkat Zeka Geriliği Yapar:D
HÜNKARIN ZERAFETİ
>
>
>
> Yavuz Sultan Selim Han zamanında, İran hükümdarı Şah İsmail,
> kıymetli mücevherler ile dolu bir hediye sandığı gönderiyor, hünkâra.
>
>
>
> Sandık açılıyor. İçinden çeşit çeşit değerli
> taşlar, kıymetli atlas, kadife kumaşlar çıkıyor.
> Fakat, sandık açılır açılmaz, pek fena bir koku yayılıyor etrafa.
>
>
>
> Önce, hiç kimse bir anlam veremiyor, nadide
> mücevherler ile dolu sandıktaki bu fena kokuya. Sonra, mesele anlaşılıyor.
> Sandığın dibine ( affınıza sığınıyorum ) insan dışkısı doldurulmuş.
>
>
>
> Yani, Şah İsmail, aklı sıra, cihan padişahına hakaret ediyor.
>
>
>
> Cihan padişahı emir veriyor, "herkes düşünsün, bu edepsizliğe, Osmanlı'nın
> şanına yakışacak şekilde bir mukabelede bulunmalıyız." ve çözümü
> yine kendisi buluyor. Aynı şekilde değerli mücevher ve
> kumaşlarla süslü bir sandık hazırlatıyor. Sandığın içine, o zamanın
> İstanbul'unda imâl edilen en nefis gül kokulu
> lokumlarından bir kutu hazırlanmış bir kutu yerleştiriliyor. Kutunun
> altına da, bir satırlık yazıdan ibaret bir pusula iliştiriliyor.
>
>
>
> Hediye sandığı, itina ile süslendikten sonra, Şah İsmail'e gönderiliyor.
>
>
>
> Sandık, Şah'ın huzurunda açılıyor. Sandık açılır açılmaz, etrafa mis gibi
> gül kokusu yayılıyor.
>
>
>
> Mücevher vs. gibi hediyeler takdim edildikten sonra, Osmanlı Elçisi
> -Şah'ın tedirgin olmaması için, önce kendisi tatmak kaydı ile- büyük bir
> saygı ve nezaketle, Şah İsmail'e lokumdan ikram ediyor. Bilâhare,
> görevliler, huzurda bulunanlara teker teker ikram etmeye başlıyorlar,
> lokumdan.
>
>
>
> Şah, bütün bu olup bitenlere bir anlam veremiyor. Osmanlı Elçisi, Şah'ın
> şaşkınlığını gidermek için, lokum kutusunun altına iliştirilmiş mütevazı
> pusulayı uzatıyor.
>
>
>
> Pusulayı okuyan Şah'ın yüzünde, bu sefer, şaşkınlığın yerini büyük bir
> utanç ifâdesi alıyor;
>
>
>
> "İsmail, herkes yediğinden ikram eder."
>
narcoleptic
03-14-2006, 07:54 AM
http://img223.imageshack.us/img223/8827/36dr.jpg
BU KAÇAR MI BE :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 07:56 AM
http://img223.imageshack.us/img223/7382/273qz.jpg
PAPUA YENİ GİNE'DE SEÇİM :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 07:58 AM
http://img104.imageshack.us/img104/5600/301ye.jpg
GÜNAYDIN :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 08:03 AM
http://img223.imageshack.us/img223/1521/454dd.jpg
DEVRİYE :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 08:05 AM
http://img223.imageshack.us/img223/6971/496sh.jpg
BENİ SİNİRLENDİRMEEEE!!!! :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 08:08 AM
http://img223.imageshack.us/img223/2107/429ck.jpg
ÖKÜZ VE TREN :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 08:11 AM
http://img160.imageshack.us/img160/7467/512bv.jpg
SİYASETÇİ AZGIN OLURSA :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 08:13 AM
http://img210.imageshack.us/img210/7206/46io1.jpg
PROTESTO :shock:
narcoleptic
03-14-2006, 08:16 AM
http://img210.imageshack.us/img210/6420/129rs.jpg
AL SANA SANAT! :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 08:19 AM
http://img114.imageshack.us/img114/1263/80cp.jpg
NUFUS SAYIMI :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 08:22 AM
http://img114.imageshack.us/img114/1478/225sd1.jpg
BUKA BUKA DANSI :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 08:25 AM
http://img68.imageshack.us/img68/9215/397lg.jpg
NİÇİN TİRYAKİ OLDUĞUMU ASLA ÖĞRENEMİYCEKSİN :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 08:28 AM
http://img114.imageshack.us/img114/9861/436xc.jpg
İHTİYAR HEYETİ :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 08:31 AM
http://img114.imageshack.us/img114/9907/15hn1.jpg
HAYATIM ŞU AN RAHİPLİK SEÇİMLERİNDEYİM
DAHA SONRA KONUŞALIM MI ? :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 08:35 AM
http://img129.imageshack.us/img129/8505/288re.jpg
VE ALKIŞLARINIZLA :
:) AŞK :)
http://img154.imageshack.us/img154/9645/alk3my.gif
Qizilbash
03-14-2006, 08:43 AM
http://img107.imageshack.us/img107/5752/00632jk.jpg
Danimarka süt mehsullarına boykot! :)
Qizilbash
03-14-2006, 08:50 AM
http://img483.imageshack.us/img483/7445/00644sh.jpg
Basına özgürlük!
Qizilbash
03-14-2006, 09:18 AM
http://static.flickr.com/35/69420325_d4668d70cb.jpg?v=0
Qizilbash
03-14-2006, 09:19 AM
http://static.flickr.com/34/69419021_bd31d86d4f.jpg?v=0
narcoleptic
03-14-2006, 09:27 AM
http://img296.imageshack.us/img296/472/nght2tn.jpg
SENİ GİDİ TEMBEL :lol:
narcoleptic
03-14-2006, 09:30 AM
http://img136.imageshack.us/img136/1561/gjgfhfd7rx.jpg
VURDUMDUYMAZ :lol:
Kayserili...
>
>Kayserilinin oğlu, Kayseriliden para ister:
>"Baba 5 milyon verirmisin "
>
>Kayserili: "4 milyon mu dedin? Napcan lan 3 milyonu,
>2 milyon neyine yetmiyo! Al sana 1 milyon yeter!"
>
>Oğlu parayı almış: "Hehe.. baba zaten 500bin lira lazımdı.. Baba :
>"Bak sen kerataya, demek sahte para vermesem kazıklıycaktın beni.."
İnternette "atıp tutmaya" ceza http://www.digimedya.com/img/news/109581/system//109581-SP.jpg Gerçeği aykırı yorum yazdı başını yaktı...
[/URL]Bir internet sitesinin Forum kısmına Frigo- Pak Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. hisseleriyle ilgili olarak "voltran2" rumuzuyla "gerçeğe aykırı" yorum ve tavsiyeler yazan Volkan Güngör 10 bin 980 YTL para cezasına çarptırdı.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Volkan Göngör adlı vatandaşın hisse senetleri İMKB’de işlem gören Frigo-Pak Gıda Maddeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.’yle ilgili olarak [url]www.hisse.net (http://www.digimedya.com/default.asp?NID=109581) adresli internet sitesinin forum kısmına "voltran2" kullanıcı adıyla "yönlendirici nitelikte, gerçeğe aykırı, objektif olmayan, subjektif içerikli yorum ve tavsiyelerde bulunduğunu" belirledi. Kurul bu nedenle Volkan Güngör’e 10 bin 980 YTL para cezası verilmesini kararlaştırdı. SPK daha önce "izinsiz olarak yatırım danışmanlığı faaliyeti verdiğini" tespit ettiği internet sitelerinin sahiplerine çeşitli cezalar uygulamıştı. İlk kez bir internet sitesinin forum kısmına görüşlerini yazan bir kullanıcı para cezası aldı.
"YÜZDE 99’U HÜSRAN"
Bu arada Volkan Göngör’ün Forum kısmına yazı yazarak para cezası aldığı internet sitesinin üyelik kısmında, "Forumda okuduğunuz bilgileri fikir vermesi amacıyla ve mantık süzgecinden geçirerek değerlendirin. Hiç kimse sizi tanımadan size para kazandırmak heveslisi değildir. Hayatta karşılaşmadığınız ve adını soyadını dahi bilmediğiniz bir kişinin tavsiyesi ile senet almaya kalkışmayın, sonu yüzde 99 hüsran olacaktır" uyarısı bulunuyor.
Forumda hukuk kanunlarına ve SPK’nın hükümlerine aykırı yazılar görüldüğü anda silinmeye çalışacağı belirtilen sitede, "Fakat geç kalınan veya gözden kaçan mesajlar hakkında kanuni takibat yapılması gerektiği hallerde yazı sahibinin IP adresinin kanuni mercilere teslim edileceğine" dikkat çekiliyor.
Forumun gönüllü ve amatör katılım anlayışıyla oluşturulduğuna işaret edilen sitede "Borsa ve Ekonomi" konularında fikir alış-verişinde bulunulması için kurulduğu belirtiliyor.
Sitede ve forumda sunulan görüş, bilgi ve veriler, yatırımcılara, kendi oluşturacakları yatırım kararlarında yardımcı olmayı hedeflediği vurgulanan sitede, herhangi bir yatırım aracını alma veya satma yönünde yatırımcıların kararlarını etkilemeyi amaçlanmadığı da belirtiliyor.
Yatırımcıların verecekleri yatırım kararları ile bu sitede bulunan görüş, bilgi ve veriler arasında bir bağlantı kurulamayacağı belirtilen sitede, söz konusu kararların neticesinde oluşabilecek yanlışlık veya zararlardan hisse.net veya moderatörlerin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı belirtiliyor.
Cimkent
03-19-2006, 09:04 AM
TEK KİŞİLİK AİLE
Tekniğin ileri olduğu devletlerde ve Batı toplumunda, eskinin kalabalık aile yapısı, gittikçe tek kişilik ailelere iniyor. İnsanlar, istedikleri gibi yaşamaya(!) ve toplumdan kopmaya çalışıyorlar. Yani toplum hayatı, sözde medeniyet ilerledikçe zayıflıyor.
Meselâ; ABD’de her 100 evden 26'sında tek kişi yaşıyor. İşte 2004 yılında yapılan bir araştırmaya göre, şayet tek kişiye aile denirse, bazı memleketlerde bu şekilde yaşayan tek kişilik aile oranları şöyledir:
DEVLET YÜZDE
ABD 26
Kanada 24
Avustralya 24
Japonya 23
Y. Zelanda 20
Norveç 19
Danimarka 17
Finlandiya 15
Almanya 14
Avusturya 12
Fransa 12
Belçika 10
Lüksemburg 9
Yunanistan 7
Portekiz 4
Qizilbash
03-19-2006, 10:29 AM
Meselâ; ABD’de her 100 evden 26'sında tek kişi yaşıyor. İşte 2004 yılında yapılan bir araştırmaya göre, şayet tek kişiye aile denirse, bazı memleketlerde bu şekilde yaşayan tek kişilik aile oranları şöyledir:
Peki Azerbaycanda, Türkiyede ve Özbekistanda bu oran nasıldır?
İşte olası haber başlıkları...
Şimdi aşağıda okuyacaklarınız, Türkler uzaya çıktığında gazete manşetlerinin nasıl olacağıdır. Çok şükür bu sorunun cevabını bulduk da, bir de ‘Türkler Kuzey Irak’a girdiğinde gazete manşetleri nasıl olur?’ sorusunun cevabını bulsaydık, pek mutlu olacaktık ama…
İlk Türk uzay adamı (artık astronot mu denir, kozmonot mu denir, uzay fatihi mi denir bilinmez) uzaya çıktığında atılacak olası gazete manşetleri…
- Bekle ay geliyoruz...
- Galaksi galaksi duy sesimizi, işte bu Türklerin ayak sesleri!..
- Uzaya kapak attık...
- Artık biz de uzaylıyız
- Türkler uzayda
- Türk'üz doğruyuz uzaylıyız...
* * *
Gaza gelmiş bazı gazete başlıkları
- Alemin kralı geliyor..
- Bekle bizi İngiltere..
- Uzay tamam sıra güneşte!
- Bekle bizi samanyolu
- Marslılarla Türkler arasında genetik bağ bulundu!
STAR - Açın mekiklerimizin önünü! durduramazsınız...
HÜRRIYET - Uzanlara rağmen...
MİILLİYET - İstikbale eriştik (yanda üzerinde oynanmış bir Atatürk resmi, yanında mekik)
SABAH - İlk biz duyurmuştuk..
ZAMAN - Ve mümin uzayda
TÜRKIYE - Allah'a şükür..
VATAN - İşte Hezarfen’in torunları.
BULVAR - Uzaya da girdik biz de milli olduk
STAR - Uzayın ulen
HÜRRIYET - Aydın Doğan’dan Türk astronotlara jest
AKİT - Uzayda duyulan ezan sesi
SABAH - Aydın doğandan büyük şantaj
STAR - Güneş ufuktan şimdi doğar yürüyoruz uzayaaaa
STAR - Welcome to space
* * *
Köşe Yazarı Başlıkları…
Oktay Ekşi - Marslılara savaş açalım..
Ertuğrul Özkök - En pahalı mars şarabını içtim..
Erman Toroğlu - N'aber Hıncal bak gönderdik çocuğu uzaya..
Nihat Genç - Uzaylı olmanın topluma negatif etkisi..
Emin Çölaşan - Uzay mekiğinin yapımı için neden iki firmadan teklif alınmadı ?
Bekir Coşkun - Bindik bir alamete gidiyoz kıyamete..
Ahmet Altan - Astronotları çıldırtan kadınların öğleden sonraları ten kokusu ne ola ki ?
Ayşe Arman - Yine evleniyorum..
Turgay Şeren - Ben geçen haftaki yazımda belirtmiştim..
Haydar Dümen - Aktif seks uzayda olmaz.
Haşmet Baboğlu - Uzayda mı olmak, dünyada mı olmamak konusuna dikkat etmek lazım..
* * *
Yabancı Basından Başlıklar..
WASHINGTON POST : İnsanlı ilk Türk uzay aracı astronotu almadan uzaya çıktı..
LE FIGARO : Astronotlar arasında hiç Kürt yok....
DIE ZEITUNG : Verhaugen : 'Büyük başarı, eğer mekiği sağ salim indirirlerse, 2034'de müzakerelere başlarız' dedi..
DIE WELT : Aya gitmesi gerekirken mars'a yönelen insanlı ilk Türk uzay aracı İstanbul üssünün yardımıyla Jüpiter'e indi..
Corierra Della Serra : Incedibile..Berlusconi, Türk Astronot'un çocuğunun sünnetinde kirve olacak....
ELEFTEROS RIMOS : Yunan hükümetinin büyük hezimeti....
bir de bu haberi ilk duyan Turkistan forumu userlerine de yakishtirmada bulunalim :)
ama kusme