PDA

View Full Version : TÜrk İl Zeybeklerİne !


aspava
05-08-2005, 06:19 AM
TÜRK İL ZEYBEKLERİNE !

Bu kitabı sizi düşünerek,sizin için yazdım.Yaşım sızarak,bu satırlarda mazinin destanlarını,

halimin hicranlarını söylemek ve inletmek istedim.Bir kemen gibi…

Bu kemanı ana vatanın sinesinden yönelttim.Tellerini kalbimin damarlarından çıkardım.

İstedim ki bu sazın ahengini yalnız sen duyasın EY TÜRK evladı.

Cihanın tarihi,vatanın uğrunda senin kadar uğraşan,kan döken bir millet daha göstermez.

Senin kadar kimse kendi vatanına sahip olmaya hak kazanmamıştır.

Dinle TÜRK!...ya senindir,ya kimsenin.

Dünyanın her tarafındaki taşsız mezarların,senin azametinin malikhaneleridir.Bu uğurda

sen parçalandıkça göğsünde tutuşan kinin ve azmin çoğaldı.EY ZEYBEK!

Senin boynuna geçirilmek istenen esaret halkası ne bir kem ne bir tasmadır.O tasma seni

yok etmek içindir.Boyunduruk altında olduğun zaman sen uyursan,düşmanların kendi ocaklarına odun taşıtır,sen açken düşmanların kendi sofralarına buğday taşıtırlar.O düşmanlar

gençleri kanında ,tazeleri göz yaşında boğmak istiyorlar.Bu nazar asırlardır dinin ve vatan sevgisinin başına yağan bir beladır.

Vatanımız;içinde cenaze namazları kılınan ve cenaze duası okunan bir muhabbet yeri halini aldı.Ne yonca,ne gonca kaldı.sadece bir Allah bir de Muhammed kaldı.Çile çekmeyen varlığı-nı anlayamaz.

Bundan sonra medeniyet denilen büyük gürültünün manası”makinedir”.O makineyi Avrupa’

nın elinden aldığın zaman sen başaracaksın.Senin ruhun onunkinden daha asil,senin kalbin onunkinden daha temiz,senin aklın onunkinden daha yüksek.Sen teknolojiyi en iyi biçimde

alacaksın.O makineleşirken,sen öküzle uğraşacaksın.Sen daha iyi daha yüksek olmalısın.

Bunu göstermek,çalışmak ve bilimle olur.

SENİN İÇİN BEN AĞLARIM.BENİM İÇİN KİM AĞLASIN DEDİKLERİMİ DÜŞÜN

EY TÜRK EVLADI.

Bir Cuma namazından sonra,çoluğun çocuğun ile beraber,cılız davarlarının otladığı yamacın ötesinde,derenin yanındaki çağlayanların yanındaki çınarın gölgesinde otururken,mavi yeldirmenli,sarı baş örtülü Ayşeciğin güneşten sararmış saçları,kararmış yüzlü yavrularını etrafına al ve yaralı geniş göğsünü gururla gere gere rüzgara aç.

Gürüldeye-gürüldeye çağlayan,köpüren sineni,taşlara çarpa çarpa,kabaran akan derenin karşısında,başından geçenleri yeniden düşün.

Tükenmez düşmanları,tükenmez savaşları,tükenmez akan kanları derin düşün ve çilelerinin sebepleri kalbinde damarlarında coşsun ve durulsun.

O zaman aslan gibi olmanın”icrayı insan”gibi yaşamak olduğunu anla.

İnsan gibi yaşamaya,efendi gibi yaşamaya azim et.Onlara vatanın,senin evlatlarına temiz ve mağrur,sağlam ve dolu bir dimağ bırakmaya ahd eyle ve ahdın üzere yaptıklarını o çocuklara

Ver.Anlat ve imza et.

İşte o zaman Ayşeciğin kınalı parmaklarıyla bu sayfaları çevirsin.Kanatlı hercayi menekşeler

gibi kelebekler,ekinlerin üzerinde uçuşurken,bu kitapçıktaki yazılardan birkaç sayfa okusun.

Okurken bu ruh ve bu bilgiler ılık gözyaşları olarak ruhunuzda çözülsün,bir ışık bir rahmet olsun.

Akşam üstü gün batarken,ak öküz kağnıyı çekerek yalağın önündeki çamurlu yoldan sürüklerken ve caminin imamı,minareden batan güneşin kızıla boyadığı meydandan geceye gömülen güneşe telkin verdiği zaman,

çağlayanların yanındaki çınar gölgesinde kulübeye dönerken,öfkelern kabarsın,içine dolup daha öteleri görmen için bakışlarını derine daldırsın.

Hz.Muhammed’in fevzinde bu sönmez çırayı;yavuz’un damarından sende bir damla kan,Alpaslan’ın sinesinden

bir tutam saç oluğunu hatırla.

EY TÜRK sen bu sun.Evlatlarını ona göre hazırla.

Bu satıları yazarken masal söylemedim.Senin ruhun gibi sade olmasını istedim.Ötesinde berisinde eğer varsa üzüntüler senin ruhunu okşamak içindir.Biz birbirimizi gurumuzdan tanırız.

Bu yazdıklarımla arz ettiğim senin firuze ruhuna,yüksek bir renk,altın kalbine parlak bir cila vermek için.O cila

donuk……matem günlerinin taksiratıdır.





Çevirmen ŞİŞLİ 20 MART (1238) 1822

E.ŞEYMA USTA MÜFTİOĞLU AHMET HİKMET