PDA

View Full Version : 19 Mayis AtatÜrkÜ Anma GenÇlİk Ve Spor Bayrami Kutlu Olsun...


erk
05-19-2005, 05:39 AM
Daha nice nice bayramlara. Cumhuriyetimiz tüm tehlikelere karşın ilelebet yaşayacaktır.

ATATÜRKÜN İZİNDEYİZ.

Özbekve diğer Orta Asya Türklerinin Ulusal Bayramları ne zaman?

oğuz
05-19-2005, 05:52 AM
NUTUK'TAN

YA BAĞIMSIZLIK YA ÖLÜM

"1919 yılı Mayısının 19 uncu günü Samsun'a çıktım. Genel durum ve görünüş: Osmanlı Devleti'nin içinde bulunduğu topluluk, Genel Savaşta yenilmiş, Osmanlı ordusu her yanda zedelenmis, koşulları ağır bir "Ateşkes Anlaşması" imzalanmış. Büyük Savaşın uzun yılları boyunca, ulus yorgun ve yoksul bir durumda. Ulusu ve yurdu Genel Savaşa sürükleyenler, kendi başlarının kaygısına düşerek, yurttan kaçmışlar. Padişah ve Halife olan Vahdettin, soysuzlaşmış, kendini ve yalnız tahtını koruyabileceğini umduğu alçakça yollar araştırmakta. Damat Ferit Paşa'nın başkanlığındaki Hükümet, güçsüz, onursuz, korkak, yalnız padişahın isteklerine uymuş ve onunla birlikte kendilerini koruyabilecek herhangi bir duruma boyun eğmiş.



Ordunun elinden silâhları ve cephanesi alınmış ve alınmakta...
İtilâf devletleri, Ateşkes Anlaşması hükümlerine uymayı gerekli görmüyorlar. Birer uydurma nedenle, İtilaf donanmaları ve askerleri İstanbulda. Adana iline Fransızlar; Urfa, Maraş, Antebe İngilizler girmişler. Antalya ile Konyada İtalyan birlikleri, Merzifonla Samsunda İngiliz askerleri bulunuyor. Her yanda yabancı devletlerin subay ve memurları ve özel adamları çalışmakta. Daha sonra, sözümüze başlangıç olarak aldığımız tarihten dört gün önce, 15 mayıs 1919 da İtilaf devletlerinin uygun bulmasıyla Yunan ordusu İzmire çıkarılıyor.
Bundan başka, yurdun dört bir bucağında Hıristiyan azınlıklar, gizli, açık, özel istek ve amaçlarının elde edilmesine, devletin bir an önce çökmesine çalışıyorlar.
Bu açıklamadan sonra genel durumu, daha dar bir çerçeve içine alarak, çabucak ve kolayca, hep birlikte gözden geçirelim:


Düşman devletler Osmanlı Devletine ve ülkesine maddesel ve tinsel bakımdan saldırmışlar; yoketmeye ve paylaşmaya karar vermişler. Padişah ve Halife olan kişi, hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor. Hükümeti de aynı durumda. Farkında olmadığ halde başsız kalmış olan ulus, karanlık ve belirsizlik içinde, olup bitecekleri bekliyor. Felaketin korkunçluğunu ve ağırlığını anlamaya başlayanlar, bulundukları çevreye ve olaylardan etkilenebilme güçlerine göre kurtuluş çaresi saydıkları yollara başvuruyorlar... Ordu, adı var, kendi yok bir durumda. Komutanlar ve subaylar, Genel Savaşın bunca sıkıntı ve güçlükleriyle yorgun, yurdun parçalanmakta olduğunu görmekle yürekleri kan ağlıyor; gözleri önünde derinleşen karanlık felâket uçurumunun kıyısında kafaları, çıkar yol, kurtuluş yolu aramakta... Burada, pek önemli olan bir noktayı da belirtmeli ve açıklamalıyım. Ulus ve ordu, Padişah ve Halifenin hayınlığından haberli olmadığı gibi, o makama ve o makamda bulunana karşı yüzyılların kökleştirdiği din ve gelenek bağlarıyla içten bağlı ve uysal. Ulus ve ordu, kurtuluş yolu düşünürken bu atadan gelen alışkanlık dolayısıyla kendinden önce yüce halifeliğin ve padişahlığın kurtuluşunu ve dokunulmazlığını düşünüyor. Halifesiz ve padişahsız kurtuluşun anlamını kavramaya yetenekli değil... Bu inançla bağdaşmaz görüş ve düşüncelerini açığa vuracakların vay haline! Hemen dinsiz, vatansız, hayin, istenmez olur. Bir başka önemli noktayı da söylemek gerekir. Kurtuluş yolu ararken, İngiltere, Fransa, İtalya gibi büyük devletleri gücendirmemek, temel ilke gibi görülmekteydi. Bu devletlerden yalnız biriyle bile başa çıkılamayacağı kuruntusu, hemen bütün kafalarda yer etmişti. Osmanlı Devleti'nin yanında, koskoca Almanya, Avusturya-Macaristan varken hepsini birden yenen, yerlere seren itilâf kuvvetleri karşısında, yeniden onlarla düşmanlığa varabilecek durumlara girmekten daha büyük mantıksızlık ve akılsızlık olamazdı. Bu anlayışta olan yalnız halk değildi; özellikle, seçkin denilen insanlar bile böyle düşünüyordu.
Öyleyse, kurtuluş yolu ararken iki şey söz konusu olmayacaktı. İlkin, İtilâf devletlerine karşı düşmanlık durumuna girilmeyecekti; sonra da, Padişah ve Halifeye canla başla bağlı kalmak temel koşul olacaktı.
Şimdi baylar, izin verirseniz size bir soru sorayım: Bu durum ve koşullar karşısında kurtuluş için, nasıl bir karar düşünülebilirdi? Açıkladığım bilgilere ve gözlem sonuçlarına göre üç türlü karar ortaya atılmıştı: Birincisi, İngiltere'nin koruyuculuğunu istemek; ikincisi, Amerika'nın güdümünü istemek. Bu iki türlü karara varmış olanlar, Osmanlı Devletinin bir bütün olarak kalmasını düşünenlerdir. Osmanlı ülkesinin çeşitli devletler arasında paylaşılmasından ise, bu ülkeyi bütün olarak bir devletin kanadı altında bulundurmayı yeğleyenlerdir. Üçüncü karar, bölgesel kurtuluş yollarıyla ilgilidir. Örneğin: Bazı bölgeler, kendilerinin Osmanlı Devleti'nden koparılacağı görüşüne karşı ondan ayrılmamak yollarına başvuruyor. Bazı bölgeler de, Osmanlı Devleti'nin ortadan kaldırılacağına, Osmanlı ülkesinin paylaşılacağına olup bitti gözüyle bakarak kendi başlarını kurtarmaya çalışıyorlar. Bu üç türlü kararın gerekçesi, yapmış olduğum açıklamalar arasında vardır.
Baylar, ben bu kararların hiçbirini yerinde bulmadım. Çünkü bu kararların dayandığı bütün kanıtlar ve mantıklar çürüktü, temelsizdi. Gerçekte, içinde bulunduğumuz o günlerde, Osmanlı Devleti'nin temelleri çökmüş, ömrü tükenmişti. Osmanlı ülkesi bütün bütüne parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk'ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Son olarak, bunun da paylaşılmasını sağlamak için uğraşılmaktaydı. Osmanlı Devleti, onun bağımsızığı, padişah, halife, hükümet, bunların hepsi kavramı kalmamış birtakım anlamsız sözlerdi. Neyin ve kimin dokunulmazlığı için kimden ve ne gibi yardım istemek düşünülüyordu ? O halde sağlam ve gerçek karar ne olabilirdi? Baylar, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da ulus egemenliğine dayanan, kayıtsız, koşulsuz, bağımsız yeni bir Türk Devleti kurmak.
İşte, daha İstanbul'dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun'da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamaya başladığımız karar, bu karar olmuştur.
Bu kararın dayandığı en sağlam düşünüş ve mantık şu idi: Temel ilke, Türk ulusunun onurlu ve Şerefli bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu, ancak tam bağımsız olmakla sağlanabilir. Ne denli zengin ve gönençli olursa olsun, bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak durumunda kalmaktan kendini kurtaramaz. Yabancı bir devletin koruyuculuğunu istemek insanlık niteliklerinden yoksunluğu, güçsüzlüğü ve beceriksizliği açığa vurmaktan başka bir şey değildir. Gerçekten bu aşağılık duruma düşmemiş olanların, isteyerek başlarına yabancı bir yönetici getirmeleri hiç düşünülemez. Oysa, Türk'ün onuru ve yetenekleri çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir ulus, tutsak yaşamaktansa yokolsun, daha iyidir.
Ö y l e y s e, y a b a ğ ı m s ı z l ı k, y a ölüm! İşte gerçek kurtuluşu isteyenlerin parolası bu olacaktı. Bir an için, bu kararın uygulanmasında başarısızlığa uğranılacağını düşünelim. Ne olacaktı? Tutsaklık. Peki efendim, öteki kararlara uymakla da sonuç bu çıkmayacak mıydı? Şu ayrımla ki, bağımsızlığı için ölümü göze alan ulus, insanlık onur ve şerefinin gereği olan her özveriye başvurduğunu düşünerek avunur ve elbette, tutsaklık zincirini kendi eliyle boynuna geçiren uyuşuk, onursuz bir ulusla karşılaştırılınca, dost ve düşman gözündeki yeri çok başka olur. Sonra, Osmanlı soyunu ve devletini sürdürmeğe çalışmak, elbette Türk ulusuna karşı en büyük kötülüğü yapmaktı. Çünkü ulus, her türlü özveriye başvurarak bağımsızlığını sağlasa da, padişahlık sürüp giderse, bu bağımsızlık güvenli sayılamazdı. Artık yurtla, ulusla hiç bir vicdan ve düşünce bağı kalmamış bir sürü delinin, devlet ve ulus bağımsızlığının
ve onurunun koruyucusu durumunda bulundurulması nasıl uygun görülebilirdi? "



"...
Son sözlerimi özellikle memleketimizin gençliğine yöneltmek istiyorum.
Gençler !
Cesaretimizi artıran ve sürdüren sizsiniz. Siz almakta olduğunuz terbiye ve irfanla, insanlık meziyetinin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız.
Ey yükselen yeni nesil ! .. Gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk. Onu yüceltecek yaşatacak olan sizsiniz..."



"...
Bu konuşmamla, millî hayatı sona ermiş sanılan büyük bir milletin bağımsızlığını nasıl kazandığını; ve bilim ve tekniğin en son esaslarına dayalı, millî ve çağdaş bir devleti nasıl kurduğunu anlatmağa çalıştım.
Bugün ulaşmış olduğumuz sonuç, yüzyıllardan beri çekilen millî felâketlerden alınan derslerin ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.
Bu sonucu, Türk Gençliğine emanet ediyorum..."

_________________

zorlu
05-19-2005, 06:06 AM
Dünyamızdaki tüm TÜRK halkının bayramı kutlu olsun

aspava
05-19-2005, 06:22 AM
19 mayıs 1919 BİR İMPARATORLUĞUN ÇÖKÜŞÜ VE BİR HALKIN UYANIŞI

AMA EN GÜZELİ BİR ÜLKENİN(TÜRKİYE'NİN) TEKRAR KURULMASI.


NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE

Oriyon_farr
05-19-2005, 06:48 AM
ATATÜRKÜN İZİNDEYİZ.


Biz'de 15 yil once boyle diyorduk: LENIN'IN - BUYUK BABAMIZIN IZINDEYIZ! :lol:

oğuz
05-19-2005, 06:53 AM
Biz'de 15 yil once boyle diyorduk: LENIN'IN - BUYUK BABAMIZIN IZINDEYIZ! :lol:

Lenin Özbekmi ?

erk
05-19-2005, 06:54 AM
Biz'de 15 yil once boyle diyorduk: LENIN'IN - BUYUK BABAMIZIN IZINDEYIZ! :lol:

Biz 85 yıldır böyle diyoruz. Çünkü o bizim içimizden çıktı, bizlere bağımsızlığımızı verdi. Leninle Atatürkü bir tutmayın, Lenin Ruslara için çalışıyordu Atatürkse Türkiye için Türklük için. Atatürkü bir Emir Timur gibi düşünebilirsiniz.

genco
05-19-2005, 07:12 AM
Bugün 19 Mayıs töreni vardı... Öğrencilerin o coşkusu, o heyecanları görülmeye değerdi. Yürekleri kıpır kıpır...
Hem sundular, hem konuştular, hem şiir okudular, hem marşlar söylediler, hem gösteri yaptılar, hem yarıştılar... Anlatmakla olmuyor ki... görmek ve o anı yaşamak lazım...
"Biz lider ülkenin, liderleri olacağız..." mesajını verdiler hep bir ağızdan.
Törene katılanlar, zaman aman ayakta alkışladılar genç Mustafa Kemaller'i...İki kişi de kendini tutamayıp, tören alanına daldıp alınlarından öptüler en öndeki gençleri...
Gençliğin ayak seslerini duydum bugün... Yabancı dil bilen, bilgisayar kullanan, çağdaş, barışçı; aydınlık Türkiye'nin, aydın gençleri geliyor... Gördüm, inandım....ve umutlandım...

Rahat uyu Atam! Emanetin emin ellerde...

Oriyon_farr
05-19-2005, 07:13 AM
Biz 85 yıldır böyle diyoruz. Çünkü o bizim içimizden çıktı, bizlere bağımsızlığımızı verdi. Leninle Atatürkü bir tutmayın, Lenin Ruslara için çalışıyordu Atatürkse Türkiye için Türklük için. Atatürkü bir Emir Timur gibi düşünebilirsiniz.

Lenin sadece ruslara degil, dunyanin hep iscilara ve proletarlara calisiyordu. Biz onu boyle biliyorduk.

P.S. Benim icin Lenin ve Ataturk ikiside okadar onemli olmayan bir insanlardir.

erk
05-19-2005, 07:20 AM
Lenin sadece ruslara degil, dunyanin hep iscilara ve proletarlara calisiyordu. Biz onu boyle biliyorduk.

P.S. Benim icin Lenin ve Ataturk ikiside okadar onemli olmayan bir insanlardir.

Senin için öyle olabilir biz Türkiye Türkleri için Atatürk bağımsızlığı özgürlüğü simgeliyor. Atatürkü biraz araştırmanı tavsiye ediyorum. O ve arkadaşları olmasa Türk ulusunun azmi olmasa Türkiye olamazdı.

oğuz
05-19-2005, 07:35 AM
Lenin sadece ruslara degil, dunyanin hep iscilara ve proletarlara calisiyordu. Biz onu boyle biliyorduk.

P.S. Benim icin Lenin ve Ataturk ikiside okadar onemli olmayan bir insanlardir.

Açılmış bir kutlama topicine yazabileceğin en absürd sözleri yazmışssın...
Bizim buralarda bir deyim vardır.'Doktor kendi haline bırak dedi'..
Bende seni kendi haline bırakıyorum:lol:

genco
05-19-2005, 08:01 AM
P.S. Benim icin Lenin ve Ataturk ikiside okadar onemli olmayan bir insanlardir.

Galiba Lenin'i iyi tanıyorsun... Peki Atatürk'ü ne kadar tanıyorsun?
Mesela hakkında edindiğin bilgilerin kaynağı var mı? Ya da okuduğun kitaplar var mı? Paylaşırsan daha iyi olur...

aspava
05-19-2005, 08:18 AM
ATATURK ve 19 Rakamı
Arkadaşlar çok ilginç gerçekler bunlar... raslantı dicem bu kadarda olmazki ya..
anlayalım atamızın yüceliğini....

1. 1881'de 19. yüzyılın bitimine 19 yıl kala doğmuştur.
2. Sağlığında, İngiliz İmparatorluğu Hükümeti Atatürk' ün doğum gününü tebrik için Türk Hükümeti 'nden sormuş, ATATÜRK 19 Mayıs 1881 diye yanıtlamış ve kayıtlara böyle geçmiştir.
3. 1900'de 19 yaşında Harbiye' ye girmiştir.
4. 19 Aralık 1904' de bağımsız düşüncelerinden ötürü yıldız sarayına çağrıldı.
5. Harp akademisinden aldığı sicil 317-8 dir. Bu rakamların tek tek toplamı 19 eder.
6. Çanakkale Savaşının zaferle sonuçlanmasında 19' uncu fırka' yı (tümen) kurmuş ve ona komuta etmiştir.
7. 19 mayıs 1915' de albay oldu.
8. Mahiyetindeki komutanlara: "Ben size, taarruz edin demiyorum, ölmeyi emrediyorum. Biz ölünceye kadar yerimize başka kuvvetler gelebilir" demiş elindeki çok az kuvvetle 19 Mayıs 1915' e kadar oyalama muharebesi ile düşmanı tutmuştur. Düşmanın yine Çanakkale' deki başarısızlıkları sonucunda 10 Aralık 1915' te Gelibolu Yarımadası boşaltılmıştır.
9. Zor bir duruma düşen 7. Ordu' ya komutan tayin edilen M.Kemal, bir düşman saldırısını seziyor ve hazırlanıyor. Nitekim 19 Eylül sabahı düşman harekete geçiyor, hem de kat kat üstün kuvvetlerle. Sağındaki ve solundaki kuvvetler epeyce kayıp verdikleri halde M.Kemal zamanında aldığı tedbirlerle kayıp vermekten kurtuluyor.
10. 19 Mayıs' ta Samsun' a çıkacak olan Atatürk' ün bindiği vapurda 19 yolcu vardı.19 Mayıs 1963 tarihli Cumhuriyet gazetesinde Prof.Dr. Tarık Zafer Tunaya' nın 19 Mayıs ve ötesi adlı makalesinden.
11. 19 Mayıs 1919' da Samsun'a çıkıyor. Bu tarihte 3 tane 19 rakamı vardır ki Atatürk' ün ömrü de zaten 3x19 dur. 19 Mayıs 1919' da iki on dokuz =38 yaşındaydı.
12. 19 yıl Türk Milleti' nin hakimiyetine bilfiil hakim olmuş, Türk Milletine Baş Komutan ve Devlet başkanı olarak hizmet etmiştir. (1919-1938)
13. Milli Mücadele' ye fiili olarak başlaması için komutanlara yaptığı konuşma ve Meclis' te Milli davanın gerçekleşmesi yolunda güdülecek siyasetin karara bağlanma tarihi de 19 Kasım 1919 'dur.
14. Sakarya Meydan Muharebesi' ni kazandıktan sonra, başarısına karşılık TBMM kendisine olan minnet ve şükranını belirtmek için 19 Eylül 1921' de kabul ettiği özel bir kanunla Mareşallik ve Gazilik ünvanı vermiştir.
15. Millete yayınladığı bir beyanname ile Osmanlı Devleti' nin hayat ve egemenliğinin sona erdiğini belirterek Türk Milleti' ni hayat ve bağımsızlığa kavuşturmak için, Ankara ' da olağanüstü bir Meclis toplantısı ve Türk Milleti' nin iradesini bu Meclise devretmeyi 19 Mart 1920 'de kararlaştırmıştır.
16. Hitabet sanatının bir şaheseri olan Büyük Nutuk' un sonundaki Türk Gençliği'ne Hitabesi de başlangıç cümlesiyle beraber 19 cümledir.
17. Büyük devlet adamı ve eşsiz kahramanın adı ve soyadı ^^MUSTAFA KEMAL ATATÜRK^^ 19 harftir.
18. "NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE ". Bu şaheser cümle 19 harftir.
19. "İSTİKLAL GÖKLERDEDİR" Ne rastlantıdır ki, Atatürk' ün bu sözleri de 19 harftir.
20. 10 Kasım 1938 (19x2x19) (10 Kasım günü saat 9 da 10+9=19) 3x19 =57 yaşında ölümlü yaşama gözlerini kapamıştır.
21. Cenazesi büyük bir merasimle 19 Kasım 1938 günü Yavuz zırhlısı ile İzmit' e götürülmüştür.
22. En Büyük Kahraman' ın ebediyete intikali üzerine arkadaşı ve halefi İsmet İnönü' nün Türk Milletine beyannamesi 19 cümledir.
23. Doğum ve ölüm yılları (1881 ve 1938), 19 sayısının katlarıdır.
24. 1919 rakamında 101 tane 19 vardır.
25. İlk 19 yılda hazırlandı, ikinci 19 yılda siyaset ve askerlik alanında savaştı, üçüncü 19' uncu yılda devlet başkanı sıfatı ile hizmet etti.

zorlu
05-19-2005, 08:22 AM
Lenin sadece ruslara degil, dunyanin hep iscilara ve proletarlara calisiyordu. Biz onu boyle biliyorduk.

P.S. Benim icin Lenin ve Ataturk ikiside okadar onemli olmayan bir insanlardir.

bu dünyada senin ne kadar önemin var hiç düşündünmüde ATATÜRK için önemsiz diyebiliyorsun.
dünya tarihine malolmuş bir insan olarak ATATÜRK bizim için olduğu kadar bir çok insan için ÇOOOOOOKKKK ÖNEMLİ'dir.

önce kendini sevmeyi öğrenmelisin...:D

asena
05-21-2005, 04:44 AM
Biz'de 15 yil once boyle diyorduk: LENIN'IN - BUYUK BABAMIZIN IZINDEYIZ! :lol:

Can-i gonulden bu laflari edip de 15 sene oncesinde soylememeye basladiysan,sorun sende Lenin Baba'nda degil demek ki!

oğuz
05-21-2005, 04:53 AM
sorun sende Lenin Baba'nda degil demek ki!

Bu sözü çok beğendim. Sanki kitaptan alıntı bir anafikir gibi olmuş:blowup:

oğuz
05-19-2006, 01:43 AM
Bayramımız tüm Türk dünyasına kutlu olsun...

gurkan
05-19-2006, 01:50 AM
Gençliğimizin Bayramı Kutlu Olsun...

Ezgili Yürek
05-19-2006, 02:34 AM
Aziz komutan,değerli devlet adamı ve döneminin tek bağımsız Türk devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ü saygıyla anıyorum.Saygıyla anmayan da hiç olmazsa bu başlık altında sükuneti seçsin.
Bayramınız kutlu olsun.

''Mustafa Kemal sosyalist değil, fakat görülüyor ki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici ve iyi düşünceli, akıllı bir lider. Mustafa Kemal, soygunculara karşı bir Kurtuluş Savaşı veriyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve Sultanı da yaranı ile birlikte alt edeceğine inanıyorum.''
V.İ.Lenin

cosonic
05-19-2006, 02:46 AM
Herkesın Bayramını Bir Özbek Türkü olarak canı gönülden kutlarrım................ nice nice bayramlar nasip etsin....

oh be tatil keyfi de bambaşka ya... :)

TURKiSTAN
05-19-2006, 02:55 AM
Her sene okullarda yapılan aynı konuşmalardan,okunan şiirlerden,tv'ye çıkıp gençlere her sene aynı mesajı veren politikacılardan.... kısacası şablonlaşmış ve yozlaşmış bu bayram "kutlamalarından" nefret etmesem de "gıcık" oluyorum...
Kesinlikle başka bir şekili olmalı,biraz düşünsek ve ciddiye alsak yeter....

kurshad
05-19-2006, 03:08 AM
Her sene okullarda yapılan aynı konuşmalardan,okunan şiirlerden,tv'ye çıkıp gençlere her sene aynı mesajı veren politikacılardan.... kısacası şablonlaşmış ve yozlaşmış bu bayram "kutlamalarından" nefret etmesem de "gıcık" oluyorum...
Kesinlikle başka bir şekili olmalı,biraz düşünsek ve ciddiye alsak yeter....

Yine de halen bir milli bayram kutlanabiliniyor ulkemizde. Korkarim birkac on yil sonra AB, milli bayramlarimizin kutlanmasinin soven oldugunu one surerek bizi kutlamalardan vazgecmeye zorlayacak :)

O yuzden ; sablon da olsa halen kutluyoruz ya ;)


19 Mayis Ataturk'un Samsun'a cikarak Turk'un bagimsizlik savasina ilk adim atma bayrami hepimizin kutlu olsun....

Seckjin Khan
05-19-2006, 03:18 AM
Atam İzindeyiz...

narcoleptic
05-19-2006, 04:37 AM
19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı başta bütün Türk Gençliği olmak üzere bütün Türk Milleti'ne kutlu olsun:)

Destankutluhan
05-19-2006, 04:47 AM
19 Mayis Hepimize Kutlu Olsun !

Qarama
05-19-2006, 06:06 AM
bayramimiz kutlu olsun

HYML
05-19-2006, 09:35 AM
Ben HYML olarak "19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik Ve Spor Bayramı"
"Kutlu Olsun" diyorum. Ama bu Engin Ardıç ne diyor böyle yahu?

http://www.objektifhaber.com/yeni/yazarDetay.asp?GuvenlikID=70O65O65O (http://www.objektifhaber.com/yeni/yazarDetay.asp?GuvenlikID=70O65O65O)