oğuz
07-16-2005, 05:11 AM
Bundan 2 milyon yıl önce, bizden daha güçlü dişlere sahip, bizden daha iyi bir görme gücü olan gözlere sahip insanlar yaşıyordu. Eklem iltihabı, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları, inme, depresyon, şizofreni ve kanser gibe hastalıklar bu insanların hayatında daha az yer tutuyordu. Acaba bunun sırrı yedikleri yemeklerden yani diyetlerinden olabilirmi?
Bu sırlarını 2 milyon yıl sakladılar. Sırları diyetleri idi. Günümüzdeki insan ile 2 milyon yıl öncesi insan arasında ki diyet arasında çok az farklar var fakat onların ataları 7 milyon yıl öncesindeki insanlarda diyet genlerine kodlanmıştı. Diyetleri zaman içerisinde evrime uğradı. İnsanın medenşileşmesi ile de diyeti evrimleşti birçok değişikliğe uğradı.
İşte bu diyet PALEOLİTİK DİYET adı ile yani Taş devri diyeti adı ile adlandırıldı. Eş isimler: Stone age era diet, Cave man diet, Hunter-Gatherer diet , mağara adamı diyeti, avcı-yoplayıcı diyeti. Yada daha romantik bir söylemle, (Garden of EDEN) cennet bahçesinde yenilen diyet.
Bu diyetin temel prensipleri, aslında lise öğrencilerinin bile anlayabileceği kadar da çok basit. Şu andan itibaren 15 dakika içerisinde major elementlerini anlamanız mümkün. Teknik düzeyde mağara devri diyeti teorisi diğer tüm diyetlerle derinlik açısından çok farklıdır. Bu diyet türü tamamen bileşik, bilimselliği isbatlanmamış, çok içerikli olup diğer diyet türlerinin olumlu yönlerini alan ve olumsuz yönlerini dışlayan basitleştirilmiş bir diyet türüdür.
Tüm major diyet komponentleri (örneğin vitaminler,yağlar, karbonhidratlar, antioksidanlar,fitosteroller gibi) içerir. Diyetin genlerimizde kodlanmış olmasından dolayı, olan besinleri tüketiriz. Toplumlarımızda neredeyse herkes vitamin ilavesi yapması gerektiğini hisseder, antioksidan vetoksin uzaklaştırıcıları kullanmak ister. Fakat gerçekte nedenini bilmez ve sorgulamaz.
Taş Devri diyetinin Temelleri
Milyonlarca yıllar önce insanoğlu et ,balık, kuşları,yapraklı bşitkileri, köklü bitkileri, meyveleri, olan diğer bitkileri tüketiyordu. Gerşek bir engel doğadan kalori değeri yüksek baszı besinlerin yenmemesi idi. Tahıllar, baklagiller, ve patatesgiller enerji taşıyıcılarıdır fakat bunlar toksin içeriklerinden dolayı çiğ olarak tüketilemezler.
10.000 yıl önce inanılmaz birşey oldu ve tarihin seyrini ve diyeti değiştirdi. Bu da besinlerin pişirilebilmesi idi. Pişirme yiyecekleri yenebilir hale getirdi. Çünki ısı ile besinlerdeki toksinler zehirsizlendi ve zararsız hale geldi. Tahıllar; buğday, mısır, arpa, pirinç, çavdar, yulafdan oluşmaktadır. Tahıl içerikli besinler, un , ekmek, makarna, şehriye gibi servis edilirler. Bu besinler neolitik çağ adamının menüsüne girdi. Ve paleolitik çağ adamının diyetinin yerini aldı.
Tahılların pişirilmesi, baklagiller (fasulye ve benzerleri), ve patatesin pişirilmesi ve yenmesi ile diyetteki kalori içeriği 2-3 katına çıktı. Bu tip besinlerin diğer bazı avantajları da,
· Uzun süre depolanabilmeleri ve saklanabilmeleri ( o zamanlarda buzdolabı vs bilinmediğini düşünürsek)
· Bu besinler yoğun enerji taşıyıcısı idiler, taşınmaları da kolaydı
· Bunların tohum şeklinde olmaları ile tekrar ekilerek tarıma uygun olmaları da diğer bir avantajları idi.
Bu saklama ve taşıma avantajlarından dolayı özellikle kış aylarında kolaylıkla biriktirilip saklanmaya olanak verdi. Ayrıca taşınma esnasında da sağladığı kolaylık insanları bu tür besinlere iyice yönlendirdi. (Yükte hafif pahada ağır) Bu avantajlarına rağmen tahılar baklagiller ve patates için asla bir gen gelişmedi! Eski çağlardaki doğal besin tüketiminin tersine tarım ve hayvancılığın gelişmesi ile beslenme alışkanlıklarını değiştirdi. Alınan kalori miktarları 10 hatta 100 kat arttı, bu nedenle de insanlar şişmanlamaya başladı. İneklerden alınan süt belki inekler için uygun olabilir fakat insanlar için asla. Düşünün ineğin vücut yüzey alanı ile beyni kıyaslandığında ne kadar küçük bir oran sözkonusudur, fakat insan beyni ineğe göre vücut yüzeyine oranı kat kat fazladır. İnsan sütünü besleyiciliği şle kıyaslandığında inek sütü kritik besin değerlerinden yoksun bir besindir. Özellikle omega 3 yağları hiç bulunmaz. Sonuçta şu söylenebilir: Paleolitik diyet iyidir, Neolitik diyet ise kötü. Ayrıca neolitik diyete şeker, tuz g,b, ilaveler ve diğerleri; kahve, renklendiriciler, koruyucu kimyasallar, böcek zehirleri, hormonlar vs girdi... Yani şu anda zehir soluyor ve zehir yiyoruz... Su deseniz tam bir rezalet kirlilik içeriyor...
(TBP)Tahılların, baklagillerin ve patatesin önemli karakteristikleri
Çiğken zehirlidirler!- Hiç Şüphe yok!- Az pişirildiklerinde ya da çiğ tüketildiklerinde zehir olabilirler ( Vücut için gerekli enzimleri bloke ederler, lektinler ve diğer bazı zehirleri barındırırlar.
Pişirme bu zehirlerin çoğunu etkisizleştirir fakat asla hepsini değil (Ekmek yerken düşünün bakalım içindeki un ne kadar pişmiş yeteri kadarmı? Ya da yeteri kadar pişmek nedir?- Ya da kuru fasulye, nohut vs gibileri?) Yendiklerinde hastalıklara yol açarlar, akut barsak iltihabına sebep olurlar.
Karbonhidratlardan zengindirler, bir kere pişirildiğinde hemen tüketilmelidirler- asla bayatlatılmamalıdırlar!!! Yendiklerinde kan şekerini aniden yükseltirler( Glisemik indeksi çok yüksektirler)
Vitamin kaynağı olarak zavallı denecek kadar az vitamin içerirler (özellikle A,B,C) Mineral, antioksidan ve fitosterollerden yoksundurlar.
TBP diyetleri nasıldır?
Zehir içerirler
Glisemik indeksi yüksektir
Vitamin, mineral, antioksidan, fitosterol neredeyse hiç içermezler
Modern diyet neredeyse TBP üzerine kuruludur. İşte modern insanın neden vitamin takviyesine, detoksifiye edici antioksidan takviyesine ve diğer bazı yaşamsal elemanlara ihtiyaç duyar şimdi bunu daha iyi anlamışsınızdır.
Fakat ne yazıkki aslında hangi ilavelere ihtiyacımız olduğunu tam bilmeyizve ironik olarak detoksifikasyon diyetine giden insanların çoğu yine neolitik yiyecekler kullanır mesela soya fasulyesi ve sonuçta yine toksin alırlar(Aslında komik olarak, vücutlarındaki toksini bir başkası ile değiştirirler!)
TAŞ DEVRİ DİYETİNİN ÖZELLİKLERİ:
ŞUNLARI ASLA YEME!
· TAHIL (EKMEK-MAKARNA-ŞEHRİYE)
· FASULYE(BÖRÜLCE-KURU FASULYE-BARBUNYA-FISTIK-BEZELYE)
· PATATES
· SÜT ÜRÜNLERİ
· ŞEKER
· TUZ
ŞUNLARI YİYİN
· ET – TAVUK- BALIK
· YUMURTA
· MEYVE
· SEBZE
· KURUYEMİŞ (FISTIK DIŞINDA)
· ÇİLEKGİLLER
ŞUNLARIN DİYUETİTEKİ MİKTARINI ARTIRIN
· KÖK SEBZELER (HAVUÇ-TURP-YERELMASI)
· ORGAN ETLERİ (KARACİĞER-BÖBREK)
KARŞILAŞABİLECEĞİNİZ BAZI AYAR PROBLEMLERİ:
Bu kadar yıldan sonra vücudunuzun bu değişikliklere alışması zaman alacaktır. Vitamin alımınızda ani pik yaşanacaktır. Toksin alımınızda ise ani bir düşme.
Diyete birkaç gün kahvaltınızı değiştirerek başlayın. Kilo vermek istiyorsanız kesinlikle kardonhidratı kesmelisiniz, fakat başlangıçta bunu yapmak birçok insan için zor olabilir. Daha sonra bunu öğle yemeklerine de uygulayın. En sonunda 3 öğününüzü de neolitik yeme alışkanlığını paleolitik yeme alışkanlığına değiştirin.
Diyet hakkında okumaya devam edin çünki her geçen dün yeni şeyler öğrenmek ve geliştirmek mümkündür.
Yağlarla ilgili bilgiler son 100 yıl içerisdinde gelişti. Özelllikle omega 3 sağlıklı bir yaşam için gerekli ve zorunlu bir yağdır. 90lardan sonra anti yağ propagandalar sonucunda yağların alımının tamamen kısıtlanması sonucunda omega 3 eksikliği ile sağlıksız bir çok beden ortaya çıktı (bebeği de banyo suyu ile birlikte dökmek). Omega 3 alımının azalması omega 6 nın alımının şiddetli artışına neden oldu. Şimdi artık kanıtlandı ki düşük yağlı tüm diyetler tamamen iflas etti.
TEKNİK BAKIŞ:
12.000 YIL ÖNCE buzul çağı sona erdi. Büyük buzullar eridi, büyük ve yeşil düzlük alanlar oluştu. Denizler 120 metre yükseldi. Birçok arkeolojik alan denizler altında kaldı. Büyük platolar savanalarla, otlaklarla, ormanlarla doldu. Otobur hayvanlar düzlüklere yayıldılar. Bu hayvanlar avcılar tarafından avlandılar, özellikle de insan tarafından. İnsan omnivordur, yani hem etobur hem de otobur (karnivor-herbivor). Bu insan için bir avantaj oldu çünki bu habitatta yaşamını sadece bir şeye bağımlı hale gelmeden sürdürme yeteneğine sahipdi. Bir habitatdaki canlı miktarı tamamen o habitattan çıkarılabilecek kalori miktarına bağımlıdır. Mesela 100m2 lik bir alanda bulunan yenebilen muz miktarını 2 katına çıkarırsanız ancak o bölgedeki maymun miktarını 2 katına çıkartabilirsiniz.
Elma ağacı ekerseniz de aynı etki geçerlidir. Maymunların sayısı içinde bulundukları çevreden ne kadar kalori çıkartabilecekleri ile tamamen bağımlıdır. Türler için habitatın taşıma kapasitesitürlerin alabilecekleri kalori miktarına bağlıdır. İnsanlar için de bu farklı değildir. Fakat insanların omnivor olmalarından gelen avantajı, habitattan çok fazla kalori elde edebilmeleridir. İnsan ayrıca Tahıl-Baklagiller-Patatesi pişirmeyi öğrendi ve kalori ihtiyacının miktarını artırdı. Ayrıca tarım ve hayvancılık yaparak ortamdaki kaloriyi artırdı.
TBP nin uzun süreler saklanabilmesinin mantıklı nedenleri de içerdikleri toksinler nedeniyle olabilir. Bu lektinler ve toksinler doğal pestisidlerdir ve bakterileri, parazitleri, böcekleri, kemirgenleri ve diğerlerini ortamdan elimine ederler(tabii ki insanları da).
Doğum günün kutlu olsun mutlu ol senelerce Oğuz:lol:
Bu sırlarını 2 milyon yıl sakladılar. Sırları diyetleri idi. Günümüzdeki insan ile 2 milyon yıl öncesi insan arasında ki diyet arasında çok az farklar var fakat onların ataları 7 milyon yıl öncesindeki insanlarda diyet genlerine kodlanmıştı. Diyetleri zaman içerisinde evrime uğradı. İnsanın medenşileşmesi ile de diyeti evrimleşti birçok değişikliğe uğradı.
İşte bu diyet PALEOLİTİK DİYET adı ile yani Taş devri diyeti adı ile adlandırıldı. Eş isimler: Stone age era diet, Cave man diet, Hunter-Gatherer diet , mağara adamı diyeti, avcı-yoplayıcı diyeti. Yada daha romantik bir söylemle, (Garden of EDEN) cennet bahçesinde yenilen diyet.
Bu diyetin temel prensipleri, aslında lise öğrencilerinin bile anlayabileceği kadar da çok basit. Şu andan itibaren 15 dakika içerisinde major elementlerini anlamanız mümkün. Teknik düzeyde mağara devri diyeti teorisi diğer tüm diyetlerle derinlik açısından çok farklıdır. Bu diyet türü tamamen bileşik, bilimselliği isbatlanmamış, çok içerikli olup diğer diyet türlerinin olumlu yönlerini alan ve olumsuz yönlerini dışlayan basitleştirilmiş bir diyet türüdür.
Tüm major diyet komponentleri (örneğin vitaminler,yağlar, karbonhidratlar, antioksidanlar,fitosteroller gibi) içerir. Diyetin genlerimizde kodlanmış olmasından dolayı, olan besinleri tüketiriz. Toplumlarımızda neredeyse herkes vitamin ilavesi yapması gerektiğini hisseder, antioksidan vetoksin uzaklaştırıcıları kullanmak ister. Fakat gerçekte nedenini bilmez ve sorgulamaz.
Taş Devri diyetinin Temelleri
Milyonlarca yıllar önce insanoğlu et ,balık, kuşları,yapraklı bşitkileri, köklü bitkileri, meyveleri, olan diğer bitkileri tüketiyordu. Gerşek bir engel doğadan kalori değeri yüksek baszı besinlerin yenmemesi idi. Tahıllar, baklagiller, ve patatesgiller enerji taşıyıcılarıdır fakat bunlar toksin içeriklerinden dolayı çiğ olarak tüketilemezler.
10.000 yıl önce inanılmaz birşey oldu ve tarihin seyrini ve diyeti değiştirdi. Bu da besinlerin pişirilebilmesi idi. Pişirme yiyecekleri yenebilir hale getirdi. Çünki ısı ile besinlerdeki toksinler zehirsizlendi ve zararsız hale geldi. Tahıllar; buğday, mısır, arpa, pirinç, çavdar, yulafdan oluşmaktadır. Tahıl içerikli besinler, un , ekmek, makarna, şehriye gibi servis edilirler. Bu besinler neolitik çağ adamının menüsüne girdi. Ve paleolitik çağ adamının diyetinin yerini aldı.
Tahılların pişirilmesi, baklagiller (fasulye ve benzerleri), ve patatesin pişirilmesi ve yenmesi ile diyetteki kalori içeriği 2-3 katına çıktı. Bu tip besinlerin diğer bazı avantajları da,
· Uzun süre depolanabilmeleri ve saklanabilmeleri ( o zamanlarda buzdolabı vs bilinmediğini düşünürsek)
· Bu besinler yoğun enerji taşıyıcısı idiler, taşınmaları da kolaydı
· Bunların tohum şeklinde olmaları ile tekrar ekilerek tarıma uygun olmaları da diğer bir avantajları idi.
Bu saklama ve taşıma avantajlarından dolayı özellikle kış aylarında kolaylıkla biriktirilip saklanmaya olanak verdi. Ayrıca taşınma esnasında da sağladığı kolaylık insanları bu tür besinlere iyice yönlendirdi. (Yükte hafif pahada ağır) Bu avantajlarına rağmen tahılar baklagiller ve patates için asla bir gen gelişmedi! Eski çağlardaki doğal besin tüketiminin tersine tarım ve hayvancılığın gelişmesi ile beslenme alışkanlıklarını değiştirdi. Alınan kalori miktarları 10 hatta 100 kat arttı, bu nedenle de insanlar şişmanlamaya başladı. İneklerden alınan süt belki inekler için uygun olabilir fakat insanlar için asla. Düşünün ineğin vücut yüzey alanı ile beyni kıyaslandığında ne kadar küçük bir oran sözkonusudur, fakat insan beyni ineğe göre vücut yüzeyine oranı kat kat fazladır. İnsan sütünü besleyiciliği şle kıyaslandığında inek sütü kritik besin değerlerinden yoksun bir besindir. Özellikle omega 3 yağları hiç bulunmaz. Sonuçta şu söylenebilir: Paleolitik diyet iyidir, Neolitik diyet ise kötü. Ayrıca neolitik diyete şeker, tuz g,b, ilaveler ve diğerleri; kahve, renklendiriciler, koruyucu kimyasallar, böcek zehirleri, hormonlar vs girdi... Yani şu anda zehir soluyor ve zehir yiyoruz... Su deseniz tam bir rezalet kirlilik içeriyor...
(TBP)Tahılların, baklagillerin ve patatesin önemli karakteristikleri
Çiğken zehirlidirler!- Hiç Şüphe yok!- Az pişirildiklerinde ya da çiğ tüketildiklerinde zehir olabilirler ( Vücut için gerekli enzimleri bloke ederler, lektinler ve diğer bazı zehirleri barındırırlar.
Pişirme bu zehirlerin çoğunu etkisizleştirir fakat asla hepsini değil (Ekmek yerken düşünün bakalım içindeki un ne kadar pişmiş yeteri kadarmı? Ya da yeteri kadar pişmek nedir?- Ya da kuru fasulye, nohut vs gibileri?) Yendiklerinde hastalıklara yol açarlar, akut barsak iltihabına sebep olurlar.
Karbonhidratlardan zengindirler, bir kere pişirildiğinde hemen tüketilmelidirler- asla bayatlatılmamalıdırlar!!! Yendiklerinde kan şekerini aniden yükseltirler( Glisemik indeksi çok yüksektirler)
Vitamin kaynağı olarak zavallı denecek kadar az vitamin içerirler (özellikle A,B,C) Mineral, antioksidan ve fitosterollerden yoksundurlar.
TBP diyetleri nasıldır?
Zehir içerirler
Glisemik indeksi yüksektir
Vitamin, mineral, antioksidan, fitosterol neredeyse hiç içermezler
Modern diyet neredeyse TBP üzerine kuruludur. İşte modern insanın neden vitamin takviyesine, detoksifiye edici antioksidan takviyesine ve diğer bazı yaşamsal elemanlara ihtiyaç duyar şimdi bunu daha iyi anlamışsınızdır.
Fakat ne yazıkki aslında hangi ilavelere ihtiyacımız olduğunu tam bilmeyizve ironik olarak detoksifikasyon diyetine giden insanların çoğu yine neolitik yiyecekler kullanır mesela soya fasulyesi ve sonuçta yine toksin alırlar(Aslında komik olarak, vücutlarındaki toksini bir başkası ile değiştirirler!)
TAŞ DEVRİ DİYETİNİN ÖZELLİKLERİ:
ŞUNLARI ASLA YEME!
· TAHIL (EKMEK-MAKARNA-ŞEHRİYE)
· FASULYE(BÖRÜLCE-KURU FASULYE-BARBUNYA-FISTIK-BEZELYE)
· PATATES
· SÜT ÜRÜNLERİ
· ŞEKER
· TUZ
ŞUNLARI YİYİN
· ET – TAVUK- BALIK
· YUMURTA
· MEYVE
· SEBZE
· KURUYEMİŞ (FISTIK DIŞINDA)
· ÇİLEKGİLLER
ŞUNLARIN DİYUETİTEKİ MİKTARINI ARTIRIN
· KÖK SEBZELER (HAVUÇ-TURP-YERELMASI)
· ORGAN ETLERİ (KARACİĞER-BÖBREK)
KARŞILAŞABİLECEĞİNİZ BAZI AYAR PROBLEMLERİ:
Bu kadar yıldan sonra vücudunuzun bu değişikliklere alışması zaman alacaktır. Vitamin alımınızda ani pik yaşanacaktır. Toksin alımınızda ise ani bir düşme.
Diyete birkaç gün kahvaltınızı değiştirerek başlayın. Kilo vermek istiyorsanız kesinlikle kardonhidratı kesmelisiniz, fakat başlangıçta bunu yapmak birçok insan için zor olabilir. Daha sonra bunu öğle yemeklerine de uygulayın. En sonunda 3 öğününüzü de neolitik yeme alışkanlığını paleolitik yeme alışkanlığına değiştirin.
Diyet hakkında okumaya devam edin çünki her geçen dün yeni şeyler öğrenmek ve geliştirmek mümkündür.
Yağlarla ilgili bilgiler son 100 yıl içerisdinde gelişti. Özelllikle omega 3 sağlıklı bir yaşam için gerekli ve zorunlu bir yağdır. 90lardan sonra anti yağ propagandalar sonucunda yağların alımının tamamen kısıtlanması sonucunda omega 3 eksikliği ile sağlıksız bir çok beden ortaya çıktı (bebeği de banyo suyu ile birlikte dökmek). Omega 3 alımının azalması omega 6 nın alımının şiddetli artışına neden oldu. Şimdi artık kanıtlandı ki düşük yağlı tüm diyetler tamamen iflas etti.
TEKNİK BAKIŞ:
12.000 YIL ÖNCE buzul çağı sona erdi. Büyük buzullar eridi, büyük ve yeşil düzlük alanlar oluştu. Denizler 120 metre yükseldi. Birçok arkeolojik alan denizler altında kaldı. Büyük platolar savanalarla, otlaklarla, ormanlarla doldu. Otobur hayvanlar düzlüklere yayıldılar. Bu hayvanlar avcılar tarafından avlandılar, özellikle de insan tarafından. İnsan omnivordur, yani hem etobur hem de otobur (karnivor-herbivor). Bu insan için bir avantaj oldu çünki bu habitatta yaşamını sadece bir şeye bağımlı hale gelmeden sürdürme yeteneğine sahipdi. Bir habitatdaki canlı miktarı tamamen o habitattan çıkarılabilecek kalori miktarına bağımlıdır. Mesela 100m2 lik bir alanda bulunan yenebilen muz miktarını 2 katına çıkarırsanız ancak o bölgedeki maymun miktarını 2 katına çıkartabilirsiniz.
Elma ağacı ekerseniz de aynı etki geçerlidir. Maymunların sayısı içinde bulundukları çevreden ne kadar kalori çıkartabilecekleri ile tamamen bağımlıdır. Türler için habitatın taşıma kapasitesitürlerin alabilecekleri kalori miktarına bağlıdır. İnsanlar için de bu farklı değildir. Fakat insanların omnivor olmalarından gelen avantajı, habitattan çok fazla kalori elde edebilmeleridir. İnsan ayrıca Tahıl-Baklagiller-Patatesi pişirmeyi öğrendi ve kalori ihtiyacının miktarını artırdı. Ayrıca tarım ve hayvancılık yaparak ortamdaki kaloriyi artırdı.
TBP nin uzun süreler saklanabilmesinin mantıklı nedenleri de içerdikleri toksinler nedeniyle olabilir. Bu lektinler ve toksinler doğal pestisidlerdir ve bakterileri, parazitleri, böcekleri, kemirgenleri ve diğerlerini ortamdan elimine ederler(tabii ki insanları da).
Doğum günün kutlu olsun mutlu ol senelerce Oğuz:lol: