PDA

View Full Version : Halkımız eğleniyor !!!


Qarshi
08-04-2005, 12:12 PM
Halkımız eğleniyor


Mine G. Kırıkkanat (mine.gokce@wanadoo.fr)



http://www.radikal.com.tr/resim/yazarlar/55.gifDünyayı harmanlayan her Türk, sanırım İstanbul Atatürk Havalimanı'yla gurur duyar. Pek çok Batılı benzerinden bile daha modern bu altyapı, Türkiye'nin 'Arap olmayan' yüzünü ağartmaktadır. Öyle ki, geçen yıl turistik bir Mısır turundan Paris'e dönerken İstanbul'da aktarma yapan bir Fransız arkadaşım, 'Aradaki farkı sana anlatamam,' demişti. 'Kahire havalimanından sonra Atatürk'e inince, hepimiz uygarlığa kavuştuk diye sevindik. Avrupa, Atatürk Havalimanı'nda başlıyor!'
ÖVe bitiyor, sayın seyirciler. Mevsimlerden yaz ve bir pazar günü, Atatürk Havalimanı'ndan Türkiye'ye giriş yapan insan, 'sahil yolu'ndan geçmek gafletine düşerse, ne denizi görür, ne havasını alır, kendisini devasa bir mangalda bulur, pişmese bile tütsülenir. Belediye, halkımıza hizmet yarışında Sahil Yolu'nu bir güzel çimlemiş ve sanırım, üzerinde yürürler, oynarlar ya da en fazla yatarlar, sanmıştır. Çünkü Türk'ün mangal tutkusuna, zaten Belgrad Ormanları, Çamlıca tepeleri ve daha pek çok yeşil alan feda edilmiştir. Buralarda, ağaçlar füme dil, yapraklar dallar közlenmiş patlıcan görünümü arz etmekte, dağları taşları saran kebap dumanı 'Keşke çiğ yeseler' dedirtirken, kesif et kokusu yamyam olmadıklarına hayıflandırmaktadır.
Sahil Yolu'nda ise, kilometrelerce uzunluktaki çim alan kenarından geçen arabalardaki seyircilerin görüş zaviyesinde olduğundan, manzara da mangal düzeyindedir : Don paça soyunmuş adamlar geviş getirerek yatarken, siyah çarşaflı ya da türbanlı, istisnasız hepsi tesettürlü kadınlar mangal yellemekte, çay demlemekte ve ayaklarında ve salıncakta bebe sallamaktadırlar. Her 10 metrekarede, bu manzara tekrarlanmakta, kara halkımız kıçını döndüğü deniz kenarında mutlaka et pişirip yemektedir. Aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız. Belki balık sevseler, pişirmeyi bilseler, kirli beyaz atletleri ve paçalı donlarıyla yatmazlar, hart hart kaşınmazlar, geviş getirip geğirmezler, zaten bu kadar kalın, bu kadar kısa bacaklı, bu kadar uzun kollu ve kıllarla kaplı da olmazlardı!
Atatürk Havalimanı'ndan sonra, mevsimlerden yaz ve pazar günleri, Sahil Yolu'nda Arabistan bile değil, Etiyopya'nın ete doymuş hali, 'Etobur İslamistan' başlıyor, sayın okurlar. İstanbul olmayan ne varsa, İstanbullu olmayan kim varsa orada: Son beş yılda 4.5 milyon artıp, 3 milyonu İstanbul'a akan nüfusun güruhu çimde etleniyor pazar günleri.
Tabii ki onların da eğlenmeye, dinlenmeye hakları var. Ama burada mı, böyle mi ?
Halkımıza hizmet yarışındaki belediye, İstanbul'un Anadolu yakasında, Şaşkınbakkal'dan Fenerbahçe'ye uzanan bir kumsal şeridi yarattı bu yıl. Maksat, Caddebostan'ın nostaljik plaj kültürünü canlandırmak, hatta yayıp uzatmak. Sonuç gerçekten güzel oldu : Yeşil alanından kumsalına, şezlonglarından şemsiyelerine Cote d'Azur'u andıran bir düzenleme yapıldı. Zaten sonuç güzel olduğu için başarısı paylaşılamıyor, Kadıköy Belediyesi ben yaptım diyor, İstanbul Büyük Şehir hayır, ben yaptım. Her neyse, açılışı Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk, mankenler eşliğinde denize girerek yaptı. Ne var ki 1930'ların Caddebostan plajı modernitesini akla getiren açılıştan yalnızca bir gün sonra, 2005'in realitesi teslim aldı kumsalı, yeşil alanı ve sunulan tüm hizmetleri : Ümraniye plaja indi. Bırakın mayoyla denize girmek, sahilde laf atılmadan yürümek imkânsızlaştı. Tesettür anaları kumsalda mangal yeller, babaları don paça yatarken, irili ufaklı danaları da pamukludan dalgıç tulumlarıyla suda cıp cıp yapıyorlardı. Açılışın ertesi günü konulan mangal yasağı bir işe yaramadı, yalnızca iki gün sonra oturulsun diye halkımızın hizmetine sunulan tahta banklar, parçalanıp yakılmış, daha doğrusu mangala odun yapılmıştı. Şimdi bu sahillerde sabah yürüyüşleri yapan 'creme de la creme' Kadıköylüler, İslamistan varoşlarının işgal ettiği denizlerine ve kumsallarına bakıyor, lanet yağdırıyorlar halkımıza 1 milyon karşılığında plaj hizmeti sunan belediyelere. Ben de kendilerine sormak isterdim : Neredeydiniz o varoşlar oluşurken, hangi partiye girip kaliteli sesinizi, dünya görüşünüzü duyurmaya çalıştınız, ne kadar ilgilendiniz politikayla? Gecekondular denize inmez, eşkiya sizin yolunuzu DA kesmez mi sandınız?




Malum yazı radikal gazetesinde birkaç gün önce yayınlandı ve yayına çıkar çıkma gündeme bomba gibi düştü. Siz bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz ?

4twelve
08-04-2005, 12:55 PM
Halkımız eğleniyor
Malum yazı radikal gazetesinde birkaç gün önce yayınlandı ve yayına çıkar çıkma gündeme bomba gibi düştü. Siz bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz ?


Usta cok dramatize etmis be yavf....:evil: Terbiyesiz Kadin,Ahlak yoksunu,kisa bacakli uzun kollu diye bi tabir var,Yaziklar olsun....

Acaba ,creme de la creme ler nasil ole olmuslar,hortumlar hortumcular muhabbetine girmek,edebiyat parcalamak istemiyorum...Sadece diyorum kiQ

NE ZAMAN ADAM OLURUZ....
Sorunu gostermekten ziyade ,cozumu sununca!!!
Sair demiski
KİME GARDAŞ
DEYİM?

Yalan,dolan ile garip köylümü
Aldatıp soyana gardaş mı deyim?
Allah´ın emrine isyan edip de
Şeytan´a uyana gardaş mı deyim?

"Çağdısı kural" der, ar, namus, haya...
Yol olur boynuzu dünyadan aya!
Cinsel toleranslı o dümbük baya,
Şo çıplak bayana gardaş mı deyim?

Bacısız, gardaşsız kalsam da garip,
Sahtekara gardaş olamam varıp,
Camide ön safa karagah kurup
Kul hakkı yiyene gardaş mı deyim?

Dinime taş atan dini güdüğe,
Irkıma küfreden iğrenç düdüğe,
Davasız, gayesiz şo pis hödüğe,
Şo sözden cayana gardaş mı deyim?

Olmalı gardaşlık lale, gül gibi,
Resulü Zişanla Cebrail gibi
Bizi bize düşman edip el gibi,
Bu hale koyana gardaş mı deyim?

Torcoman
08-04-2005, 09:31 PM
bence gayet güzel özetlemiş durumu.ben de zaten radikal gazetesinde çalışanların bu yönünü seviyorum, içlerinden geldiğince ve gerçeklere en yakın şekilde yazıyorlar. Murat Belge gibi hainlerde çalışır bu gazetede ama yazanların birçoğu yanlızca gerçekleri yazar. bu yazar biraz filtreden geçirmeden yazmış ama

Qarshi
08-05-2005, 02:41 AM
MARMARİS'TEYİZ,O MUHTEŞEM AĞAÇLARIN ALTINDA YÜKSEKLERDEN EGE ADALARINA NAZIR Bİ YERDE MANGAL HAZIRLIKLARIMIZI YAPTIK DAHA MANGAL TUTUŞMADAN ETRAFIMIZI İLK BAŞTA POLİS SONRASINDA İTFAİYE SARDI :shock: BAKTILAR PLAKA 34 ÖNCE KIZDILAR SONRA NASİHAT VE SONUNDA YOL GÖSTERİLDİ...

ÖNCE BU YAPILAN HAREKETE UYUZ OLSAMDA YOL ÜZERİNDE GEÇMİŞTE YAŞANAN YANGINLARDA YOK OLMUŞ ORMANLIK ALANLARI GÖRÜNCE;)

DEVAM ETCEK...

dervish
08-05-2005, 02:50 AM
bir de bu kanadi kirigin Turkiyenin iyi kadin sairi diye gosterilen bir arkadasi var ki canim sIKILIP sohbet etmeye evine gittigimde shu Fransiz'la yattim, bu Fransiz'a shu nazi yaptim, bununla shoyle sevistim deyip durdu... bunlarin nasil insan olduklarini biraz olsun o zaman anlamistim...

kurshad
08-05-2005, 04:54 AM
Bugunku aksam gazetesinde Serdar Turgut bu konuyla ilgili guzel bir cevap vermis Mine Kirikkanat'a ;
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/08/05/yazarlar/yazarlar210.html

Tercuman gazetesinde de Yagmur Atsiz'in III.Mustafa'yi elestiren Cetin Altan' a guzel bir cevab-i yazisi var, ilgilenene;

http://www.tercuman.com.tr/v1/yazaryazi.asp?id=7




Ilginc bir tesaduftur ki Mine Kirikkanat Cetin altan'in 80 li yillardaki sevgilisi, beraber yasadigi insandir. Ikisinin de halkina ve kendine yabancilasmis olmasina sasmamali

erk
08-05-2005, 07:53 AM
Ekonomik sorunlar ve eğitimsizlik ne yazıkki böyle sorunları beraberinde getiriyor. Mine hanıma hem katıldığım hem katıldığım yönler var. Başbakan Erdoğanda İstanbul için "vize" öneriyor. Bu tarihi kenti, dünyanın gözbebeği kenti korumalıyız. Sürekli göçlerle İstanbul yaşanmayacak hale geldi. Göç oluncada doğal olarak bu tip görüntüler oluyor. Önce göçün önüne geçmek lazım.

Bilge_Kagan
08-05-2005, 04:35 PM
Kimseyi rahatsiz etmek istemem ama,


http://www.milliyet.com.tr/2002/07/14/pazar/yazmine.html (http://www.milliyet.com.tr/2002/07/14/pazar/yazmine.html)

Bu ve benzeri yazilar yazmis ve yazmakta olan bir "yazar" ( gunumuzde bir gazetede dolgun bir maasla calisip unlu olmanin sartlari belli, deginmek istemiyorum. Sadece bu parantezin icine de bir (!) yerlestirmekle yetiniyorum ) dan cok da faydali, yerinde bir yazi beklenemezdi...