PDA

View Full Version : Nurettin Veren bugün İşçi Partisi’ne (İP) katılıyor.


Tengrikut
11-01-2005, 06:50 AM
Gündem

1 Kasım 2005
Sağ kolu İP’te

Aslı SÖZBİLİR / İSTANBUL

Nur Cemaati lideri Fethullah Gülen’in ‘sağ kolu’ olarak adını duyuran, Gazeteci ve Yazarlar Vakfı’nın kurucu Başkanı, Zaman Gazetesi kurucusu ve eski yöneticisi, Samanyolu televizyonu kurucusu ve Yönetim Kurulu üyesi Nurettin Veren bugün İşçi Partisi’ne (İP) katılıyor.

Ramazan ayı başladığından beri haftada 2 gün İşçi Partisi’nin televizyon kanalı Ulusal Kanal’da ‘Nurettin Veren’le Ramazan Sohbeti’ başlıklı bir program yapan Veren, İP’lilerin kendisini olumlu karşıladığı görüşünde. Veren, ‘Programımda Kuran’dan bazı ayetleri konu başlığı olarak alıp yorumluyorum. İP’liler direkt kutsal kitaptan aktarılan gerçek İslam’ın, dinin anlaşılmasına çözüm olacağını düşünüyorlar. Bizzat İP Genel Başkanı Doğu Perinçek programımdan istifade ettiğini söylüyor’ diye konuştu.

İP’ye katılımının ‘Kızılelma’ya islamcılar da girdi’ şeklinde yorumlanmaması gerektiğini belirten Veren, şunları ekledi: ‘Bu, turancılık ya da kızılelma meselesi değildir. Bu, AKP’nin hiçbir şey almadan herşeyi vermek politikasına karşı çıkmaktır. Bu tavır sürdükçe benim de hem AKP hükümetine, hem de Gülen’e muhalefetim sürecek.’

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3....asp?m=1&gid=69 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3469174.asp?m=1&gid=69)
__________________

Colpan
11-01-2005, 07:03 AM
Sen yillarca dindarlik iddiasinda bulu sonra da dinsiz, hatta din dusmani Pekin ordeginin partisine gir. Olacak is mi?

Tengrikut
11-01-2005, 07:16 AM
IPnin parti programinda dinsizlik oldugunu nerden cikardin?

Kaldiki Nurcular Patrikhane acilsin derken ya da memlekette kilese acilmasini onlar da hak din ibadet haklari diyerek misyonerlige göz yumarken.Hatta bir abisi Papa ölunce rahmetli de iyi adamdi derken;IPliler acilan her yeni misyoner kilisesinin önunde eylem yapmistir.Bunlari görmezsiniz

uki
11-01-2005, 07:25 AM
IPnin parti programinda dinsizlik oldugunu nerden cikardin?

Kaldiki Nurcular Patrikhane acilsin derken ya da memlekette kilese acilmasini onlar da hak din ibadet haklari diyerek misyonerlige göz yumarken.Hatta bir abisi Papa ölunce rahmetli de iyi adamdi derken;IPliler acilan her yeni misyoner kilisesinin önunde eylem yapmistir.Bunlari görmezsiniz

ne olmus turkiyedeki hristiyanlar kendi dinini yasasa, her acilan kilise onunde eylem yapmak marifet degil, o zaman butun avrupadaki, amerikadaki camileri de kapatalim, sen bunu istemiyon mu?

ayrica kilise acmakla senin inancina ne zarari var, yoksa kendi inancindan suphe mi ediyorsun, dinine pamuk ipligiyle mi baglisin.

ps: senelerin din dusmanlari simdi gelmisler dine sahip cikiyorlar, ya dogu perincegin ne mal oldugu ortada, oyle birinin hic arkasindan gidilir mi ya!?

http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/21806/perin-01.jpg


Dogu perincek ocalnin ordusunu terhis ederken....
:D :D :D
allahim sen bize akil fikir ver

uki
11-01-2005, 07:29 AM
daha superi varmis

http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/21806/perin-03.jpg


bu insan simdi bizim dine sahip mi cikiyor...

:D :D :D

uki
11-01-2005, 07:36 AM
:D :D :D
http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/21806/perin-02.jpg

simdi bu insanin Turkiye adina bir yaptirim yapma hakki varmidir Allah askina

Tengrikut
11-01-2005, 07:36 AM
ayrica kilise acmakla senin inancina ne zarari var, yoksa kendi inancindan suphe mi ediyorsun, dinine pamuk ipligiyle mi baglisin.



Turkiyede 9000 kilise acildi bundan rahatsiz olmuyorsunuz bunlar Turkiye vatandasi hiristiyanlar icin acilmis kiliseler degildir.Benim dinim saglamdir korkum olmayan vatandaslarimiza.Mesela prospeteryan kilisesi acilmis,Fransiz kilisesi acilmis Turkiyede ve prospoeteryan ve protestan ne de katolik var.ABde ezan okumak yasak sen neyden bahsediyorsun,

Isevi Muslumanlik hakkinda http://fethullahgulen.belgeleri.com/include.php?path=start.php

http://fethullahgulen.belgeleri.com/banner.jpg

uki
11-01-2005, 07:41 AM
Turkiyede 9000 kilise acildi bundan rahatsiz olmuyorsunuz bunlar Turkiye vatandasi hiristiyanlar icin acilmis kiliseler degildir.Benim dinim saglamdir korkum olmayan vatandaslarimiza.Mesela prospeteryan kilisesi acilmis,Fransiz kilisesi acilmis Turkiyede ve prospoeteryan ve protestan ne de katolik var.ABde ezan okumak yasak sen neyden bahsediyorsun,



peki turkiyede sabah aksam can calmak serbest mi?

sirf almanyadaki cami sayisi butun islam alemindeki kilise sayisindan fazladir belki

ayrica ne dokuz bin kilise ya, kesin bu bilgi de dogu perincek kaynaklidir :D :D :D

Tengrikut
11-01-2005, 07:47 AM
Dogu Perincek akan kani durdurmak icin Apoyla görusunce ihanet olur,Bosnada Uganda da Irakta Afganistanda hacli seferine destek veren ve diyalog icin Asyanin Hiristiyanlastirilmasidir diyen Papa ile hocaefendinin görusmesi ihanet degildir öyle mi?Olur da bu kadar sig göruslu olunmaz.Ayni mantikla ikisi de ihanettir ya da degildir.Cemaat evinde mantik diye kosulsuz biad etme ögretildigi icin mantikli hareket beklemiyorum zaten.


9000 kilise haberini yenicag yazdi 2000 2005 yillari arasi acilmis resmi rakamlar.Ceviz kabugunda özel program yapildi.Turkiyede can calmak 1453ten beri serbesttir.Can zaten sabah aksam calinmaz.

Veren ne güzel Ramazan sohbeti yapmis halki Kuranla bilinclendirmis.Helal olsun.

Perincek bu konuda beni Apoyla görüsmeye Mit gönderdi demistir.Peki buna ne diyeceksin?

http://tr.fgulen.com/extra/mm/photo/01/19/11951.jpg

uki
11-01-2005, 07:50 AM
Bir din lideri ile gorusmek baska bir teroristle gorusmek baskadir kardes, tabii ki sen onun terorist oldugunu kabul edersen...
Hristiyan alim ve liderleriyle Peygamberimiz(s.a.v) de gorustu, onun halifeleri de gorustu, onun butun veliyullah lari de gorustu...

su anda bunu en yuksek hiziyla diyanet yapiyor avrupada...

Tengrikut
11-01-2005, 08:09 AM
Yani sana göre Fethullah Gülen din lideri mi demek ki tarikatsiniz.Hangi sifatla oraya gitmistir.
Papaya aman musluman ulkelere savasmayin,baris olsun mu demistir;yoksa "baslatmis oldugunu dinler arasi diyalogun bir parcasi olmaya buraya geldik mi demistir!" cevabi bellidir.

Ona bakarsan Perincek de Apoyla gazeteci olarak görusmustur o zaman parti baskani da degildir.Silah birakmalari yönundeki devletin cagrisini iletmistir.

tardu
11-01-2005, 08:21 AM
Doğu Perinçek'in MİTle olan ilişkileri bilinen birşeydir ve Apo'yla görüşmeside MİT desteklidir.Milli İstihbarat teşkilatımızın verdiği bu görevi saptırmanızın nedeni nedir.İP gibi bir parti bugün AB yolunda tavizler verilirken tavizlere karşı çıkan yegane partidir.Birkaç parti haricinde başka hangi parti İP kadar tavizlere karşı çıkmıştır soruyorum.
Birde şu Nurcular madem vatanlarını o kadar çok seviyorlar neden bu tavizlere karşı çıkmıyolar hatta destekliyorlar veya dinler arası diyalogu sahip çıkarak misyonerliği dolaylı yoldan destekliyorlar..Bu nurcular Türklüğe sahip çıkanları sevmedikleri için İP ve diğer milli partilere saldırıyorlar.Bırakın milli partilere saldırmayı eski Türk büyüklerine bile saldırıyorlar.Örneğin neden nurcular ve fethullah gülen surekli Avrupa Hun devleti başbuğu Atillayi din dusmani olarak göstermektedir acaba papanin atillanin ayagina gelip af dilemesinin suur altinda olusturdugu bir nefret kaynakli midir?
Bu sorunun cevabının dikkatli olarak düşünülmesini isterim

[/SIZE][/SIZE]

uki
11-01-2005, 08:26 AM
...
Örneğin neden nurcular ve fethullah gülen surekli Avrupa Hun devleti başbuğu Atillayi din dusmani olarak göstermektedir acaba papanin atillanin ayagina gelip af dilemesinin suur altinda olusturdugu bir nefret kaynakli midir?
Bu sorunun cevabının dikkatli olarak düşünülmesini isterim

[/SIZE][/SIZE]

kardes bir sey soylerken bari bir link ver...

Tengrikut
11-01-2005, 09:11 AM
Nurcularin hepsinde Cengiz Han Hülagü ve Atilla düşmanlığı vardır.Buna hiç rastlamaman ilginç.

Scofield
11-01-2005, 09:23 AM
bu adamim nasil serbest olduguna ve politika yaptigina sasiyorum dogrusu. ve boyle bir partiye katilima daha da cok sasiyorum. boyle bir partinin mensubu olanlara daha fena sasiriyorum. Boyle bir partinin olmasina cok cok cok sasiriyorum. :lol:

ozgur84
11-01-2005, 09:26 AM
İP ci değilim ama en azından delikanlı gibi avrupa birliğine karşı çıkan tek parti olmalarından dolayı hele şu lafından dolayı tebrik ediyoum :"Ne onurlu üyeliği zaten oraya girince onurumuz mu kalacak?"

dervish
11-01-2005, 09:27 AM
bu adamim nasil serbest olduguna ve politika yaptigina sasiyorum dogrusu. ve boyle bir partiye katilima daha da cok sasiyorum. boyle bir partinin mensubu olanlara daha fena sasiriyorum. Boyle bir partinin olmasina cok cok cok sasiriyorum. :lol:

bi ara ben de katilacagim bu partiye. hafta sonu baktim istiklalde, propagandasini yapan kizlar fena degildi.

Tengrikut
11-01-2005, 10:08 AM
bu adamim nasil serbest olduguna ve politika yaptigina sasiyorum dogrusu. ve boyle bir partiye katilima daha da cok sasiyorum. boyle bir partinin mensubu olanlara daha fena sasiriyorum. Boyle bir partinin olmasina cok cok cok sasiriyorum. :lol:

Eger Türkiyede neden serbest diyorsan,gazeteci olarak söylesi yapmis olmasi suc unsuru teskil etmez.Zaten o görüsmeye Mit göndermistir.

Eger Isvicrede neden tutuklu degil diyorsan,Isvicre"de "Ermeni soykirimi uluslararasi bir yalandir" dedigi icin tutuklanmistir ama mahkemesi henuz sonuclanmamistir.

ayrinti : http://www.lozan2005.org/

konuyla ilgili tutunak http://www.lozan2005.org/tutanak.asp

uki
11-01-2005, 01:19 PM
Turkiyede 9000 kilise acildi bundan rahatsiz olmuyorsunuz bunlar Turkiye vatandasi hiristiyanlar icin acilmis kiliseler degildir.Benim dinim saglamdir korkum olmayan vatandaslarimiza.Mesela prospeteryan kilisesi acilmis,Fransiz kilisesi acilmis Turkiyede ve prospoeteryan ve protestan ne de katolik var.ABde ezan okumak yasak sen neyden bahsediyorsun,



ya kardesim, 1999 temmuzunda bu insani, laiklik elden gidiyor, seriat getirmek istiyor, intihar komandolari var, asiri dinci, ikinci iran seriat devleti kuracak, gitti cumhuriyet gitti diye bas bas bagiran ayni insanlar degilmiydi, daha aradan 5-6 sene gecti ne oldu simdi...?
senelerin sol cephesi, simdi dini elden gidiyor demeye basladilar

bir topluluk nasil olurda iki tamamen bir birine ters seylerle suclanir/suclar

kardesim hem asiri dincilik, devlet kadrolarina sizma ve seriat getirmekle suclamisin

suc 1 (http://www.forum.uz/showpost.php?p=324201&postcount=9)

hem turkiyede islam dinini yok etmege calismakta suclamissin

suc 2 (http://www.forum.uz/showpost.php?p=324630&postcount=7)

sen bu yazdiklarini copy/paste yapmadan once hic okuyormusun??!

4twelve
11-01-2005, 02:56 PM
Vay bea burda bi tek IP liler eksikti,onlarda gelmisler,zaten merak ediyodum ne zaman gelecekler bu foruma diye..
:twisted: :twisted:

asena
11-01-2005, 04:23 PM
Ermeni Soykirimi yalandir demesi,2X2=4 demesi gibi birsey.
Kalkipdogru olan birseyi soylemesi,Dogu P.'in Apo ve (burada gosterilmemis,yeri gelirse yarina kadar ben de eklerim o resmi) teroristlerin tek tek elini sIkmasIni hos karsilamaz.Onlarla gulòup eglenmesi akan kani durdurmaya yaramaz.
Burada sadece suclu D.Perincek de degil.Magaralarda Apo ile gorusen ve su an bizleri yontenlerde de var.Zamaninda yonetmislerde de var.
Bu devletin yetki,yargi mekanizmalari varken kalkip "Uludag'a ziyaret" slogani gibi kalkip Apo'yu elini kolunu sallaya sallaya,hicbir vasfi olmayan birinin gezmesi affedilmez.MIT ile iliskisi varsa,PKK ile 1000 kez vardir,ben buna inaniyorum.
Dogu Perincek ile,Apo ile gorusen,onunla kontak kuran(yasi benimle ayni olanlar TRT zamanindaki 32.gunde M.Ali Birand'in Apo ile iraktaki roportajini hatirlasin.) herkes bir sekilde canak tutanlardandir.M.A.Birand'in ne mal oldugu yeni cikti.Bunlarin da cikar yakinda.

Bunun yaninda ABde nerde ezan okumak yasak?Katoligin merkezi Italya'nin baskentinde 1 sene icinde bitecek olan Avrupa'nin en buyuk camiisi aciliyor,katolikler bunu saygiyla karsiliyor.Benim bulundugum yerde tek camii yok,belediye baskaniyla gorusuyorum durumu,imam atayin ama Turkiye'den gelsin diyor(terorizm acisindan),Diyanet Isleri Baskanligi ile kontak kuruyoruz,bulundugum yerdeki musluman sayisini soruyor,yaklasik 2 bin diyorum,Turk sayisi diyor,sadece ben varim,o zaman olmaz diyor.Cesitli cemaatlere ise buradaki merciler karsi.

Torcoman
11-01-2005, 04:58 PM
daha superi varmis

http://www.aksiyon.com.tr/fotograf/21806/perin-03.jpg


bu insan simdi bizim dine sahip mi cikiyor...

:D :D :D





zuahha, işte 3 tane ipne kılıklı keko, işte pkk nın gerçek yüzü

PKK(ne mutlu kekoyum diyene)

Tengrikut
11-01-2005, 05:15 PM
Ermeni Soykirimi yalandir demesi,2X2=4 demesi gibi birsey.
,Dogu P.'in Apo ve (burada gosterilmemis,yeri gelirse yarina kadar ben de eklerim o resmi) teroristlerin tek tek elini sIkmasIni hos karsilamaz.


Bu dogruyu nerde dıle getırdıgımız önemli,Suç kabul edilen Avrupa'nın göbeğinde kim söylemiş.Fethullah Gülen mi Ethem Mahçupyan mı?

Peki Papa"nin elini sikma neden kabul göruyor?

asena
11-01-2005, 06:10 PM
Bu dogruyu nerde dıle getırdıgımız önemli,Suç kabul edilen Avrupa'nın göbeğinde kim söylemiş.Fethullah Gülen mi Ethem Mahçupyan mı?

Peki Papa"nin elini sikma neden kabul göruyor?


Fetullah Gulenden bahsetmedim.Fetullah Gulenin Turkceyi dunyaya tanitmasi ve dinen bilgiler(guzel bilgiler) vermesi disinda oldukca elestirdigimi forum ahalisi bilir.Ozellikle Papa'nin elini sIkma kismini elestirdim cok defalar.Neyse,o konu geride kaldi benim icin.

Bu dogruyu su an ABD de yuzlerce Turk,bilimsel ispatlarla yapiyor.Perincek su an Avrupa'da hapiste degilse,arkasindaki dag gibi PKK desteginden dolayidir.Avrupa onun sIkI bir PKK destekcisi oldugunu senden benden iyi biliyor.Onu reddedip,bunu engelleseydi,o zaman curcunayi seyrederdin.Perincek bunlara guvenmeseydi,o daglara Apo'nun elini sIkmaya gitmezdi.

Vatanini seven,PKKya her firsatta kufreden sehit annesi bir Turk Kadini bu laflari ABnin gobeginde soyleseydi.Bak o zaman gorurdun ABnin verecegi cezayi.

Scofield
11-02-2005, 12:59 AM
zuahha, işte 3 tane ipne kılıklı keko, işte pkk nın gerçek yüzü

PKK(ne mutlu kekoyum diyene)
Torcoman, kimisi burada bu adamin sadece isinin geregi gazetecilik adi altinda yaptigi isten dolayi apo ile gorustugunu savunuyor. amma adam gitmis cay iciyor sohbet kahkasini atiyor, birbirlerine gul veriyorlar ortami sevgiyumurcagina ceviriyorlar.

Mehmet Ali Birand'in apo bulusmasini izleyen var ise bunu gorurler, tamamen mesafeli...

Bilge_Kagan
11-02-2005, 02:11 AM
Bu dogruyu nerde dıle getırdıgımız önemli,Suç kabul edilen Avrupa'nın göbeğinde kim söylemiş.Fethullah Gülen mi Ethem Mahçupyan mı?

Cevap vereyim, Yusuf Halacoglu, Bernard Lewis. Yusuf Halacoglu, daha once Isvicrede konusmus ve hakkinda tutuklama karari cikarilmisti, Bernard Lewis ise yargilandi bildigim kadariyla. Dogu Perincek de bakti, tutuklama karari cikariliyor ama basa birsey gelmiyor, gitti Isvicreye "Ermeni soykirimi yoktur" dedi, cikardi tutuklama kararini, sonra Turkiyeye dondu reklamini yapti. Bu medya, bu insanlar, daha once neredeydi acaba ?

Kibris baris harekati icin "emperyalist hareketi" diyen, Ataturk'un arkasindan ileri geri demecler verip, bugun rant ugruna Ataturkcu kesilen bir insandan, farkli birsey beklemek yanlis olurdu zaten...

Peki Papa"nin elini sikma neden kabul göruyor?

Apo'nun elini sikma nasil kabul goruyorsa oyle...Fethullah Gulen'i cok takdir eden bir insan degilim, teskilatlarinin yapisini bildigimden oturu, ama hicbirsey bilmeden bu insana ve orgutune sacma sapan nedenlerden oturu camur atilmasina da karsiyim. Papa II. Jean Paul, nasil eline Kur'an aldiysa, Fethullah Gulen de Papanin elini oyle sikabilir diye dusunuyorum...

4twelve
11-02-2005, 02:21 AM
Bu dogruyu nerde dıle getırdıgımız önemli,Suç kabul edilen Avrupa'nın göbeğinde kim söylemiş.Fethullah Gülen mi Ethem Mahçupyan mı?

Peki Papa"nin elini sikma neden kabul göruyor?
Sizin Siyasi rakibiniz Fethullah Gulenmi ki??Onun yaptiklarinizi Dogu Perincek ile kiyasliyosunuz???
Veya sizin bu Adamla derdiniz ne????Baska birisi yokmu sizin gicik oldugunuz????

Yoksa bir yerlerden kumandaya mi basildi gecmiste oldugu gibi hani bir sarki varya "Yine,Yeni,Yeniden"

Tengrikut
11-02-2005, 02:23 AM
. Dogu Perincek de bakti, tutuklama karari cikariliyor ama basa birsey gelmiyor, gitti Isvicreye "Ermeni soykirimi yoktur" dedi, cikardi tutuklama kararini, sonra Turkiyeye dondu reklamini yapti. Bu medya, bu insanlar, daha once neredeydi acaba ?

Kibris baris harekati icin "emperyalist hareketi" diyen,




Kibris icin nerde bu sözü kullanmistir.Kaynak göterebilir misin?Benim bildigim Denktasa destek sadece BTP MHP ve IPden gelmis.Kibris konusunda vatan namustur satilmaz diye gösteriler duzenlemislerdir.

Mahkemeye cikip serbest kalma söz konusu degil,Halacoglu mahkemeye gitmemis ulkyeye girisi yasaklanmistir.Perincek ise derin devlet tarafindan gönderilmistir.Sirf Halacogluna yapilan saygisizligi gündeme tasimak icin.Olay sadece Türk degil Isvicre basininda da yer bulmustur.Hepsinden önemlisi tutunaklara gecmesi ve olayin Isvicre yargi ve gündemine tasinmasidir.
http://www.lozan2005.org/tutanak.asp burdaki olay tam yerinde olmustur.Perincek haindi de Denktas da mi hain onunla birlikte is yapti.Acin gözlerinizi.Ben IP bile degilim ama madem konuyu Perincege getirdiniz,devletin adamlarinin haklarini cignetmem.

4twelve
11-02-2005, 02:37 AM
Cevap vereyim, Yusuf Halacoglu, Bernard Lewis. Yusuf Halacoglu, daha once Isvicrede konusmus ve hakkinda tutuklama karari cikarilmisti, Bernard Lewis ise yargilandi bildigim kadariyla. Dogu Perincek de bakti, tutuklama karari cikariliyor ama basa birsey gelmiyor, gitti Isvicreye "Ermeni soykirimi yoktur" dedi, cikardi tutuklama kararini, sonra Turkiyeye dondu reklamini yapti. Bu medya, bu insanlar, daha once neredeydi acaba ?

Kibris baris harekati icin "emperyalist hareketi" diyen, Ataturk'un arkasindan ileri geri demecler verip, bugun rant ugruna Ataturkcu kesilen bir insandan, farkli birsey beklemek yanlis olurdu zaten...


...

Usta ,Yaa varya bu adamin pesinden hala kosanlar var,simdi daha cok inaniyorum biz Turkler gercekten cok ama cok iyiniyetliyiz....

Bilge_Kagan
11-02-2005, 02:50 AM
Kibris icin nerde bu sözü kullanmistir.Kaynak göterebilir misin?

Kibris harekatinin oldugu esnada. Bu forumda yazilmisti o yazilar, Perincek'in tutarsizligini gostermek icin, "dogu perincek" diye arattim forumda ama, haliyle bulamadi. Eger hatirlayabilirsem tam olarak hangi baslikta oldugunu buraya yazacagim. Ancak, sen de internetten Dogu Perincek'in kibris harekati esnasindaki tutumunu arastirabilirsin, eminim benzer seyler bulacaksin, zira ortada olan bir durum bu.

Benim bildigim Denktasa destek sadece BTP MHP ve IPden gelmis.Kibris konusunda vatan namustur satilmaz diye gösteriler duzenlemislerdir.

BTP'yi MHP'yi bilmem de, bu dedigin IP'deki 350 derece ( yok daha tam olarak 360 olamadi, ama bekliyoruz... ) donuse bir ornektir. Dedigim gibi, bir bak internete, ben de o esnada foruma bakacagim...

Mahkemeye cikip serbest kalma söz konusu degil,Halacoglu mahkemeye gitmemis ulkyeye girisi yasaklanmistir.

Zaten Halacoglu ya da Perincek mahkemeye cikti, yargilandi, serbest kaldi demedim. Halacoglu icin Turkiyeye dondukten sonra tutuklama karari cikarildi ( yanlis hatirlamiyorsam ), ayni sey Perincek icin de gecerliydi...

Halacoglunun ulkeye girisi yasak falan degil, girebilir, ancak girdigi anda tutuklanma karari uygulanacak...

Perincek ise derin devlet tarafindan gönderilmistir.

Bu derin devlet de ne kadar sigmis boyle ki, sokaktaki her vatandas sigindirmak istedigi her meseleyi derin devlete bagliyor ? Madem bu iste bir "derin"lik var, sen nereden biliyorsun ?

Sirf Halacogluna yapilan saygisizligi gündeme tasimak icin

Devletin isi gucu yok, sahislara yapilan saygisizligi "gundeme tasimak" icin, bir baska sahis hakkinda tutuklama karari "cikarttiriyor" oyle mi ? Peki, Perincek iktidarda falan degil, aksine cok sert elestiriler yoneltiyor iktidara, oyleyse neden devletle isbirligi yapiyor, kendini tutuklanma noktasina getiriyor, sonunu bilmeden bir ise girisiyor ?

Perincek haindi de Denktas da mi hain onunla birlikte is yapti

Denktas'a kucak acan bir tek Perincek oldu, Denktas'in siyasi nufuzunu kaybetmis olmasindan oturu. Perincek'in ona kucak acmasinin sebebi ise, siyasi rant elde etmeye calismasidir ancak, havada kaldi tabii.

Denktas'a bir mucadeleci olarak saygi duyuyorum, ancak, politikalarinin yararsizligi ortada. Daha fazla da yapacak birsey yok, bence Perincek'e gidecegine bir koseye oturup dinlenseydi, kimligine, mucadelesine saygisizlik etmemis olurdu...

4twelve
11-02-2005, 02:59 AM
1976 yılında yayımlanan “Kıbrıs Meselesi” isimli kitapta Perinçek’in TSK ve Rauf Denktaş için kullandığı ifadelerle bugünkü söylemleri arasındaki zıtlık çelişki insanı şaşırtıyor. O dönemde Kıbrıs’taki Türk askerî varlığını Kıbrıslı Rumlar gibi “işgalci” olarak değerlendiren Perinçek, şunları söylüyordu: “Türkiye’nin Kıbrıs’ı işgalinden sonra halkların birbirine kırdırılması, görülmedik bir noktaya ulaşmıştır. Türk işgalinin devam etmesi Yunan askerlerinin adada kalmasına neden olmakta, yeni katliam ve cinayetler için gerekli ortam yaratılmaktadır. Katliamların esas sorumlusu, Kıbrıs’ta yangınlar çıkaran iki süper devletle birlikte adadaki yabancı askeri kuvvetlerdir.” (sayfa 32)

Perinçek TSK’yı İsrail ordusuna benzetiyor

Perinçek’in “Bağımsızlık diye diye çiğnenen bağımsızlık” başlıklı makalesindeki üslup ise ileriki yıllarda MİT ve Emniyetin maruz kalacağı karalama yöntemlerinin ilk prototiplerini içeriyordu. Türk Silahlı Kuvvetlerini “işgalci, yağmacılığa silahlı bekçilik yapan, ABD jandarması, emperyalist” gibi ifadelerle suçlayan Perinçek ağır hakaretlerde bulunuyordu: “Bugün Kıbrıs’ta durum nedir? Yabancı ülkelerin askeri müdahale ve işgalleri sonucunda Kıbrıs’ın bağımsızlığı yok edilmiştir. Kıbrıs topraklarının neredeyse yarıya yakını Türkiye’nin işgali altındadır. Bu bölgelerde egemen olan Türkiye devletinin otoritesidir. Kıbrıs bugün Türkiye’nin altmış sekizinci vilayeti durumundadır. İki gün önce ‘bağımsız Kıbrıs’ sloganının şampiyonluğunu yapan Türkiye hükümeti Kıbrıs’ı işgal ettikten sonra ülkenin bağımsızlığa kavuşmasının önündeki esas engel haline gelmiştir.” (sayfa 33-34)

İP lideri yazılarında Kıbrıs Türk toplumunu Enosis’i gerçekleştirmek için imha etmeyi planlayan Rumlara karşı düzenlenen askeri harekâtın “emperyalist ve gerici bir karakter” taşıdığını savunuyordu. Yunanistan’ın Kıbrıs’a yönelik askeri işgal politikalarına ‘yeşil ışık yakan’ Perinçek Yunan tarafının yayılmacı tavrının “Türk Ordusunun işgalini meşrulaştırmadığını” iddia edecek kadar ileri gidiyor. Türkiye’nin Kıbrıs’taki askeri varlığını İsrail’in Filistin’deki işgaliyle eş değer gören Perinçek burada oldukça enteresan bir örnek veriyor: “Türkiye hakim sınıfları, Kıbrıs’taki Türk toplumu üzerindeki baskıları ileri sürerek müdahalede bulundu. Yarın sözgelişi Türkiye’deki Kürt milliyetinin ezildiği ileri sürülerek yabancı bir devlet Türkiye’ye silahlı müdahalede bulunsa, bu müdahale haklı mı olacaktır?” (sayfa 46)

Kitapta TSK’ya yönelik hakaret ve eleştiriler oldukça ağır. NATO jandarmalığı yapan Türk Ordusu’nun Kıbrıs’ı ABD emperyalistlerinin Doğu Akdeniz’de batmayan bir uçak gemisi haline getirdiği iddia edilerek, bu sayede Arap halklarına karşı siyonizmi destekleyen bir Amerikan üssünün kurulduğu ileri sürülüyor: “Kıbrıs’ın işgalinden önce Türkiye ile diğer Üçüncü Dünya ülkeleri arasında gelişen dostluk ilişkileri ağır bir darbe yemiştir. Türkiye’nin ABD emperyalistlerinin işbirlikçisi olarak Ortadoğu’da ikinci bir İsrail rolü oynaması, bölge halklarıyla dostluğu baltalamıştır.” (sayfa 51)

1990’larda terörle mücadelenin en sıcak dönemlerinde Mehmetçiğin moralini bozan ve TSK komuta kademesi arasında çatışma çıkarmayı amaçlayan yayınlarıyla gündeme gelecek olan Perinçek ekibi, bu dönemde kontrgerilla edebiyatı ve yargısız infaz haberleriyle adeta bölücü örgütün psikolojik harp ünitesi gibi hareket ediyordu. Perinçek’in Türkiye’nin milli birliğe ihtiyaç duyduğu sıcak dönemlerde kamuoyuna mal olmuş isimlere yönelik karalama kampanyalarından 1970’lerde nasibini alanlardan birisi de Kıbrıs davasının sembol ismi Rauf Denktaş’tı. Dönemin sol jargonuna uygun olarak önce “faşist” olarak takdim edilen Denktaş, aynı zamanda yine literatüre uygun olarak emek düşmanı ve yağmacı diye yaftalanmaktan kurtulamıyordu. Aradan geçen 30 yıl içinde sürekli ortama göre pozisyon alarak ayakta kalmayı başaran Perinçek hareketinin bugün Kıbrıs meselesi ve Rauf Denktaş’la ilgili düşünceleri de eskisiyle tamamen zıt bir görünüm arz ediyor.

19 Temmuz 2004 tarihli Anadolu Ajansı bültenine göre Barış Harekatı’nın 30. Yıldönümü kutlamaları için KKTC’ye giden Doğu Perinçek burada yaptığı açıklamada bir Türk olarak Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile gurur duyduklarını anlatıyordu. Doğu Perinçek, “Kendisini bütün gücümüzle, Türkiyemiz ve KKTC için destekliyoruz. KKTC devleti ve halkına desteklerimizi sunmak için bu güzel günde adamızı ziyaret ediyoruz.” diyor. Aynı konuşmasında 30 yıl önce “işgalci” dediği Türk Ordusuna bugün şükranlarını sunan Perinçek, bakın bir zamanlar Denktaş hakkında neler söylüyordu: “Kıbrıs’taki faşist Denktaş yönetimi, bu talan ve yağmayı kendi tekeline almak için kanun çıkarmak gereğini dahi duymaktadır. Cumhuriyet gazetesinin yazdığına göre, Türk birliklerinin işgali altındaki bölgede (KKTC’yi kastediyor) bir ‘Nereden buldun kanunu?’ çıkartılacaktır. Bu kanun kişisel olarak yapılan yağmayı yasaklayarak, Rumların terk ettiği mallara, Faşist Denktaş yönetimi tarafından el konulmasını sağlayacaktır. Bütün bunlar Türk Ordusu’nun silahlı bekçiliği altında yapılmaktadır.” (sayfa 65) “Nasıl Türkiye’deki sömürü, emperyalistlerin ve onların bir avuç işbirlikçisinin kasasını dolduruyorsa, Kıbrıs’taki durum da farklı değildir. Rauf Denktaş gibi emperyalist işbirlikçisi faşistlerin baskısı altındaki Kıbrıs’ın emekçileri üzerindeki baskısı devam etmektedir.” (sayfa 66)

Bugün Birleşmiş Milletler tarafından önerilen Annan Planı gibi iki toplumlu ve çoğulcu bir çözüm önerisini ülkeye ihanet olarak gören İP lideri Perinçek, 1970’lerde bugün karşı çıktıklarını savunuyordu. “Bugün özellikle Türkiye, Kıbrıs toplumlarının birlikte yaşayamayacağını ispat etmek için düşmanlığı körüklemekte ve süper devletlerin aleti olmaktadır. Çünkü Türkiye’nin Kıbrıs’la ilgili tezleri ve çözüm teklifleri tamamen düşmanlığı devam ettirmek temeli üzerine kurulmuştur.” (sayfa 31)

Kıbrıs belgelerini satan adamı savundu

Doğu Perinçek’in fikrini değiştirmedi ği tek nokta İngiliz ve Fransızlarla ilgili tutumu. Kitabında Türk hükümetinin ABD’nin koltuğu altında Fransa ve İngiltere düşmanlığı yaptığını ileri sürerek, bu iki ülkeyi daha sevimli gösterme çabası içinde olduğu görülüyor. Türkiye’nin Kıbrıs harekâtına şiddetle karşı çıkan İngiltere ve Fransa’yı Üçüncü Dünya ülkeleriyle aynı çizgiye yerleştirerek sevimli hale getiren İP lideri acaba neden böyle bir gayret içine girmiş olabilirdi? MİT Kontr-terör Dairesi eski Başkanı Mehmet Eymür’e göre Aydınlık Grubu’nun perdeleme yapmasının nedenini derinlerde aramak gerekiyor.

7 Ağustos 1978 tarihli Aydınlık gazetesinde başlayan “Kontrgerilla Şeflerini Açıklıyoruz” yazı dizisinde bu ilişkilerin netleştiğini anlatan Eymür’ün açıklamaları şöyle: “Perinçek ‘Kıbrıs’taki Bayraktarlık Türkiye’deki tertip ve kışkırtmaların ocağıdır’ diyor, ‘Bayraktarlığın Özel Harp Dairesi’nin Kıbrıs’taki Özel Şubesi olduğunu’ söylüyordu. Demek ki Kıbrıs’taki Türk faaliyeti birilerini rahatsız etmiş, Özel Harp Dairesi’nin milli menfaatler doğrultusunda kullanılması bu birilerini kızdırmıştı.”

Eymür, açıklamasında, Kıbrıs’taki milli faaliyetlerden rahatsızlık duyanların kimler olduğuna da açıklık getiriyor. Buna göre, Aydınlık tarafından başlatılan yazı dizisinin amacı bir casusluk faaliyetini ortaya çıkaran Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensuplarını hedef göstermek ve pişman etmekti. Eymür’e göre MİT İstihbarat Daire Başkan Yardımcısı emekli kurmay albay Sabahattin Savaşman’ın Kıbrıs konusundaki bazı gizli karar ve haritaları İngiliz ve Amerikan gizli servisi mensuplarına verirken yakalanması yabancı gizli servislerde büyük rahatsızlık meydana getirmişti. Tutuklamanın hemen ardından Savaşman’a suçüstü yapanlara karşı taarruz başladı. Aydınlık gazetesinde yayımlanan bu yazı dizisi “örtülü faaliyetlerin” adresini de açıkça ortaya koyuyordu. Yazı dizisi ile İngiliz ve Amerikan gizli servisinin operasyonunu bozan MİT görevlileri ev adresleri verilerek sol terör örgütlerine hedef gösteriliyordu.

Yazı dizisinin ardından Sabahattin Savaşman’ın anılarını “Üçüncü Adam Anlatıyor” adıyla kitaplaştıran Perinçek ekibinin yollarının İngilizlerle kesişmesi sadece bununla sınırlı değil. Aydınlık gazetesinin “Haber ve Makalelerden Sorumlu Müdürü” Aydoğan Büyüközden Robert Kolej’de görevli bir İngiliz’e ait lojmanda telsizlerle ve başında perukla yakalanmıştı. Ancak Büyüközden ile İngiliz görevli arasında nasıl bir ilişki olduğu o dönemde sorgulanmadı.

Buraya kadar anlatınlar İP liderinin zikzaklar, tutarsızlıklar ve önemli kişi olma çabasıyla ülkeye verdiği zararları gözler önüne seriyor. Kendisini biraz tanıyanların aşina olduğu bu tabloda rahatsız edici tek husus devletin ilgili birimleri ve makamlarında uzun yıllar görev yapmış isimlerin böyle bir kişiliğe itibar edebilmeleri oluyor

Tengrikut
11-02-2005, 03:03 AM
Halacoglunun ulkeye girisi yasak falan degil, girebilir, ancak girdigi anda tutuklanma karari uygulanacak...


Devletin isi gucu yok, sahislara yapilan saygisizligi "gundeme tasimak" icin, bir baska sahis hakkinda tutuklama karari "cikarttiriyor" oyle mi ? Peki, Perincek iktidarda falan degil, aksine cok sert elestiriler yoneltiyor iktidara, oyleyse neden devletle isbirligi yapiyor, kendini tutuklanma noktasina getiriyor, sonunu bilmeden bir ise girisiyor ?

...

Devlet hukumet baskadir.Hukumet ile devlet ayni kavramlar degildir.Gönül isterdi ki hukumet yetkilileri bu olayla ilgilensin.AB ugruna bazi haklarimizdan taviz vermesinler.Su anda AB ulkelerinden bircogu sözde soykirimi tanimistir.

Halaocglu mahkemeye cikmadigi icin ulkyeye giris yasagi konulmustur.Gundeme getirilen sadece Halacogluna yapilan degil tarafsiz olmasi gereken Isvicrenin Turkiyeye karsi tutumudur.Isvicrede yapilan bu pes pese kararlarin sorgulanmasidir.

Perincek ayni zamanda iyi bir hukukcudur ve cok iyi Almanca bilir.Cocukken yapboz oynamissan bu parcalari yerine koyabilirsin.

Tengrikut
11-02-2005, 03:06 AM
FETHULLAH'IN 40 YILLIK MUAVİNİ NURETTİN VEREN AYDINLIK'A KONUŞTU:

'Fethullah ölüm emrimi verdi'

Avazı çıktığı kadar bağırdı: "Nurettin suikast yapmaya geldi, beni öldürecek." O'nu öyle inandırmışlar. "Senin buraya, beni öldürmeye geldiğini bilmiyorsam ben eşekoğlueşeğim." "Yazıklar olsun Hocam. dedim. Şömine demirini kaptı, öldürmek için üzerime yürüdü. Etrafın dakilere de "Öldürün bunu, öldürün bunu" diye avazı çıktığı kadar bağırıyordu.

AYTUNÇ ERKİN

"Herkes söylüyor: 'Bunlar aile içinde söylenmeli' diye. Ancak yıllardır bekledim, artık başka çarem kalmadığı için internet sayfasıyla duyurma kararı aldım." 40 yıldır, Fethullah Gülen tarikatında yöneticilik yapmış, Gülen'in en yakınındaki isimlerden biri olmuş Nurettin Veren, Aydınlık'a konuştu. Bayramın ilk günlerinde internet sitesi www.nurettinveren.org (http://www.nurettinveren.org/)"la harekete geçen Veren'le, İstanbul'da bir yolculuk öncesinde görüştük. Veren dertli, Veren sıkkın, Veren hayal kırıklığı yaşamış. Bize yaptığı açıklamalarının başlangıç olduğunu söyledi ve ekledi: "Fethullah Gülen benim söylediklerimi yalanlayabiliyorsa buyursun gelsin."

CAMİ AVLUSUNDA BAŞLAYAN ARKADAŞLIK

AYDINLIK- Nurettin Veren kimdir?
NURETTİN VEREN- Nurettin Veren, 1966'dan bu yana Fethullah Gülen'le beraber. İzmir Kestanepazarı Camii'nde, kaderin sevkiyle karşılaştık. Bir Cuma namazası sonrasıydı. O 26, ben de 16 yaşındaydım. Hocaefendi'nin genç bir vaiz olması, İzmir'e yeni gelmiş olması, bize ciddi alaka gösterip, küçük tahta kulübesine davet edilmemiz hoşumuza gitti. Bazı meseleleri konuşup, çay içmek için misafir olduk. Böyle başladı yol arkadaşlığımız.

NEFİ AKYAZILI'NIN DESTEĞİ...

AYDINLIK- Bu tanışmada başka kim vardı yanınızda?
VEREN- Yakınımızda, aynı mahallede oturduğumuz Ali Candan diye bir arkadaşım vardı. Motor-Sanat Lisesi'nde aynı okuldaydık. O, benden bir sınıf alttaydı. O dönem, milliyetçi-muhafazakar bir çizgide, orta halli bir ailenin çocuklarıydık. Üniversiteye girdiğimizde, gündüz çalışıp gece okuyorduk. Eğitimin zorluklarını bildiğimiz için, Fethullah Hoca'nın bize yaklaşımı, zorluklar içinde okuyan talebelere sıcaklığı, talebe faaliyeti ilgimizi çekti. Anadolu'dan gelen fakir talebelerin okumaları zor olduğu için, talebelere burs verme, cami yapmadan çok onlara yurt hazırlama yönündeki teklifi cazip geldi. O gün benim yerimde kim olsa aynı şeyi düşünürdü. Sağ-sol çatışmaları hâkimdi, böyle bir zeminde sakin talebe yurdu bulmak çok zordu. Aileler, anarşiden korktuğu için çocuklarını yüksekokula göndermek istemiyordu. Böyle bir ortamda biz ev-yurtlar, beş-altı talebenin kalacağı evler hazırladık. Böyle bir, iki derken, 70'li yıllarda 12 evimiz oldu. Bu evleri örgütledik. Onların her sıkıntısında yanlarında olduk.
70'li yıllarda, evini kiraladığımız Nefi Akyazılı amcamız vardı. O dönemde, Kestanepazarı Kuran Kursu, Fethullah Hoca'nın üniversite talebeleriyle ilgilenmesinden dolayı O'nu dışlamıştı. Hocaefendi, Kestanepazarı'ndan ayrılıp faaliyetlerini tek başına yürütmek ve platform oluşturmak istiyordu. Kiracısı olduğumuz Nefi Akyazılı'nın bize enteresan teklifi oldu. Meşhur Çalıkuşu romanının yazıldığı Pembe Köşk, dedelerinden kalmış ama harap. "Onun arsasını size vereyim, bu hayırlı işinize ben de destek olayım" dedi. Öncülük yaptı ve ilk dernek kuruldu. Bizler, maddi manevi, sırtında taş çimento taşıyarak bir talebe yurdu meydana getirdik beş yıl içinde.

HOCAEFENDİ'NİN YÖNETMELİĞİ

AYDINLIK ?Kimler vardı bu çalışmanın içinde?
VEREN- Ali Candan, İlhan İşbilen (o gün berberdi), Halil İbrahim Uçar, Mehmet Atalay, Mehmet Kadan, Kemalettin Özdemir, Abdullah Aymaz, İsmail Büyükçelebi, Ahmet Kemerli, Zafer Ayvaz, İsa Saraç, Nurettin Veren ve Necdet Başaran. Bu arkadaşlarımızın gayretiyle, herkesin birkaç arkadaşıyla, 12 talebe evi ve arkasından Nefi amcamızın bize öncülük ettiği Akyazılı Vakfı...
Bizim Hocaefendi tarafından konulan kurallarımız, bir yönetmeliğimiz vardı. Yapacağımız işler ve görevlerimiz sıralanmıştı. Bunları da internet sitemde önümüzdeki günlerde yayımlayacağım.
AYDINLIK- Siz şu anda bir kuruluştan bahsediyordusunuz. Fethullah Gülen tarikatı kuruluyor.

ÇEKİRDEK KADROYA YEMİN

VEREN- Ciddi bir işe davet edildik. Bugüne kadar gönülle yapıyorduk, ama artık daha ciddi bir hareket olmamız gerektiğini söyledi bize. Belli bir çekirdek kadronun oluşması gerektiğini, belli prensipler etrafında, yemin ve and içerek hareket etmemizi istedi. Hiçbir meselede tek başına karar almayacaktık; üzerimize alacağımız ceketin rengine kadar, birbirimize danışacaktık.
AYDINLIK- Fethullah Gülen söylüyor bunları.
VEREN- Yazılı hale geldi. Bütün arkadaşlarımız bunun üzerine yemin ederek ve bu yeminin bozulmayacağına da yemin ederek, bu işe başladık. Nefi amcanın yurdu örnek alınarak Ege'de yurtlar açmaya başladık. Manisa, Aydın, Denizli, Afyon, Menemen, Nazilli gibi yerlerde yurtlar yaptık. Yeni açılan hizmet turnikesine halk destek verdi. İnançlı nesiller yetişsin diye halkın ilgisini yaşadık.

"ÖZAL BİZİ DESTEKLEDİ"

1981 senesinde, 81'i geçmiş yurt açtık. Kenan Evren Paşa'nın "Kendi okulunu kendin yap" kampanyasıyla okul teşviği çıktı. Dedim ki Gülen'e "Hocam bu yurtlardan bazılarını okul yapamaz mıyız?"
"Biz böyle şeylere giremeyiz. Bunlar devletle teması gerektirir. Biz, böyle birşeyin altında kalkamayız" dedi.
Turgut Özal döneminde, vakıflara okul kurma hakkı verildi ve ben Gülen'e, bizim okul kurabileceğimizi, bizden olmasa da milliyetçi-muhafazakarların bunu yapabileceğini söyledim. "Destek alıp yapabiliriz" dedim. Okul dönemine geçildi. Tereddütle başladığımız yurt döneminden Yamanlar Koleji dönemine geçtik. Türkiye'ye yayıldık. Buna paralel olarak üniversiteye hazırlık kurslarını kurduk. İş dünyası destek verdi. O günkü anarşi ortamından kurtarmak için millet bize çocuklarını verdi.
Halkın bu kadar desteği bizi şüpheli noktalara getirdi. "Bu kadar önemli şeyleri nasıl başarıyorlar" sorusu sorulmaya başlandı. Endişeler ortaya çıktı. Bu aşamada, bu kadar müesseseleşmiş olayın, devlete anlatılmadan olamayacağını düşündüm. Devletin desteği olmadan, daha ne kadar götürebiliriz? Yaptıklarımızı bilmezse, devlet endişebilir, sapla saman karışabilir, suçlu muamelesi görebiliriz diye düşünüyordum.
Turgut Özal, Naim Süleymanoğlu'nu Türkiye'ye getirmişti. O günlerde, Avusturya'daki Olimpiyat yarışmasında öğrencilerimiz, matematik, fizik gibi bilimsel konularda ödüller kazandılar. Ama gazetelerde küçük haberler çıktı. Canım sıkıldı. İlk defa dünya başarıları getiriyoruz ama kimse bundan haberdar değil. Biz sesimizi duyurmalıydık. "Nasıl olur?" dedi Gülen. "Alalım çoçukları, götürelim cumhurbaşkanına" dedim. "Peki" dedi. Kapalı bir yapıydık. Özal'dan randevu talebim oldu. Yamanlar Koleji öğrencilerini Özal kabul etti. Bizim devlet ricaliyle tanışmamız böyle. Özal'la başladık diyebilirim. Profesör Şerif Ali Tekalan'la beraber Özal'a gittik, çocukları takdim ettik. Özal, bu işi desteklediğini, Hocaefendi'yi tanıdığını, daha önce vaazlarını dinlediğini söyledi.

"DEVLETLE RİCALİYLE GÖRÜŞMEM GÜLEN'İ RAHATSIZ ETTİ"

AYDINLIK- Yollarınız neden ayrıldı Fethullah Gülen'le?
VEREN- Ben ayırmadım. Fethullah Hoca'nın bana yüzde yüz güvendiğini düşünüyordum. Ama bu parlak görüşmelerden sonra, başarılı çalışmalardan sonra, Fethullah Hoca benden endişe etti. Benim devlet ricaliyle yakın temasım, her an irtibatta olmam, arkadaşlar arasında haset yarattı. "Neden siyasilerle Nurettin Bey görüşüyor" dediler. Bunu normal karşıladım. "Ekip halinde hareket edelim" dedim. Şerif Ali Bey'i, Latif Hoca'yı, İsmail Büyükçelebi'yi, Hüseyin Gülerce'yi, Alaaddin Kaya Bey'i alıp, Demirel ve Tansu Hanım'la görüştürdüm. Fotoğrafları da var. Onlara dedim ki, "Yurtdışına gittiğim zaman bu arkadaşlar size gelecek".
Bu arada, benim ön plana çıkmış olmam Hocaefendi'yi rahatsız etmişti, bu isimleri öne çıkarıp beni geriye çekmeyi düşünüyordu. Ben de onu büyük olarak görüyor ve bunu doğal karşılamıştım. Elimle bu isimleri Demirel ve Tansu Hanım'a götürdüm, tanıştırdım. Severek, inanarak götürdüm. Ama anladım ki, bunlar önceden planlanmış. Benim bu kadar ön plana çıkıp, kendisinin yerine geçeceğimi ya da bu işi berbat edeceğimi düşündü. Bu yüzden Gülen beni uzaklaştırmayı planlamış.

"28 ŞUBAT'TA GÜLEN'İ 56 GÜN KAÇIRDIM"

AYDINLIK- 28 Şubat öncesinde yanında mıydınız?
VEREN- Fethullah Gülen duvar ilanıyla aranırken, ben 56 gün boyunca, şoförlüğünü yaparak, O'nu kimsenin bulamayacağı yerlere götürdüm. Aranıyordu o zaman. Bütün bunlara rağmen neden böyle yaptı anlamadım. Olanlar oldu. Amerika'ya gitti. Karar aldı ve gitti. Burada, istihbarattan bilgi alan insanların getirdikleriyle daha da körüklendi gitme duygusu ve Amerika'ya gitti.
AYDINLIK- Kaçtı.
VEREN- Evet kaçtı. Bu kaçışı halka anlatmak için sağlık problemlerini öne sürdü. Ama inandırıcılığını yitirdi. Sağlık sorunlarından gitmedi. Birkaç yıl bunu kullandı. Cemaat "Bir bildiği vardır Hocaefendi'nin" diyordu. Ama daha sonra bu durum halk nezdinde değişti.

Tengrikut
11-02-2005, 03:07 AM
"VİDEO KASETLERİNİ BENİM SATTIĞIMI YAYDILAR"

AYDINLIK- Siz ne yaptınız?
VEREN- Ben, cemaat içindeki hadiselerde, tasarruflarda, Hocaefendi'nin bilgisi dışında bir şey olmasını engellemek istedim. "Kontrolsüz bir yönetim olmasın" dedim. O'nun ismi kullanılarak yanlış yapıldığını düşündüm ve yeni bir yapılanma gerektiğini farkettim. Bunu O'na söylemek istedim. 20 sene, aylık toplantılarımız devam etmişti ama bugün bu toplantılar olmuyordu. Eski arkadaşlarımızı toplayıp, yeni bir yapılanmanın içine girmek gerekiyordu.
Bunları kendisine söylemek için New York'a gittim. Bana Washington'a gittiğini söylediler. Beş saat kara yoluyla, yanımda doktor Uğur Es'le birlikte Washington'a gittik. Uğur Es, şu anda İstanbul'da görevli, kalp cerrahı. Bana dediler ki, "Hocaefendi sizi kabul etmiyor. Geriye dönün". Uğur Es'le birlikteyim. Nasıl olur? "Yıllarımız beraber geçmiş, hep yanındaydım. Kendisi bana söylesin. Böyle bir nezaketsizlik yapmaz" dedim. Şeref Ali, İsa Saraç dedi ki, "Aynen böyle söylüyor. Geriye dönüyorsunuz". Ben geri döndüm. Doktor da çok kırıldı. Aynı gün, hiç dinlenmeden New York'tan Washington'a, oradan Türkiye'ye...
Selam almadan geri döndüm. Şefkat, sevgi, hoşgörü abidesinin en yakın arkadaşına yaptığı bu. Uğur da şahit. Arkadaşlara, hizmetin içinde ve gönlü kırık arkadaşlara, benim Hocaefendi'yle görüşmemi isteyen arkadaşlara, "Beni perişan ettiniz ve gönül yarasıyla döndüm" dedim. Üç sene kadar kendi işlerime bakıp, karışmamaya çalıştım. Fakat sonra, benim organizasyondaki gücümü, söylebilenecek lafları en keskin şekilde söyleyebileceğimi düşündükleri için, Hocaefendi'nin de yurtıdışında bulunmasını fırsat bilerek, beni tamamen devre dışı bırakmak için, Hocaefendi'yle ilgili yayınlanan video kasetlerini benim para karşılığı sattığımı yaydılar.

"KEMALETTİN ÖZDEMİR'İN GÖREVİ POLİS İÇİNDE ÖRGÜTLENMEYDİ"

AYDINLIK- Kim bunlar?
VEREN- Sakarya Üniversitesi'nde, şimdi profesör olmuş K.Ö ve Zaman gazetesi yazarı Abdullah Aymaz. K.Ö.'e verilen bir görev vardı, polislerle ilgili. Bu arkadaş bunları güzelce örgütleyip, bütün istihbaratı günü gününe Hocaefendi'ye götürüyordu. Hizmet namına. Kutsal işti, O'na göre. Hocaefendi de bu istihbaratı istedi. İstemeseydi, olmazdı. Bizim, siyasetten uzak durmamız istenirken, devletin en mahrem (istihbarat) ünitelerine burnumuzu sokmamız, devletin bize olan güvenini sarstı.

"DEVLETİN BİRİMLERİNDE YAPILANDIK"

AYDINLIK- Devletin birimlerinde, askerin, polisin içinde bir yapılanma mı bu? Yok deniliyordu...
VEREN- Evet. Bizim en büyük hatamız, "aydın insan yetiştireceğiz" diyorduk, ama bu karara 180 derece zıt çalışmalar yaptık. Bir elinde Kuran bir elinde topuz olmaz. Biz eğitim seferberliği yapıyorsak, siyaset olmaz. Siyasete girmedik ama, devletin en mahrem ünitelerine müdahale etmeyi mahsursuz gördük. Bu da Hocaefendi'nin tek başına aldığı kararla oldu.
AYDINLIK- Siz diyorsunuz ki, "Fethullah Gülen beni hain ilan etti. Amerika'da 50 kişinin huzurunda öldürülmemi emretti". Nedir bu olay?
VEREN- Kaset olayı çıktı. Ben köşemde duruyordum. Bize böyle öğretilmişti. Ama kaset olayı çıktı ve halkın nazarında etkisiz hale getirilip tam anlamıyla sıfırlanmamı istediler. Çok mütevazi olmaya gerek yoktu. İkinci defa Amerika'ya gidip, bu iftirayı yapanları deşifre edip, ortaya çıkarmak istedim. Israrla istedim, ısrarla engellediler. İzmir Bozyaka'da Barbaros'a gittim, "Beni görüştür" dedim.

"130 DÖNÜM ÇİFTLİK, VİLLALAR..."

AYDINLIK- Barbaros kim?
VEREN- Barbaros Kocakurt. Yamanlar Koleji'nin Genel Müdürü. 15 gün boyunca Barbaros'un yanından ayrılmadım. Israr ettim. Gittim Amerika'ya. Benim oraya gitmemden hiç memmun olmadılar. 30 gün Amerika'da durdum. Bana "Hoşgeldin" bile demedi Fethullah Gülen. Pensilvanya'da, 130 dönüm çiftliğin içerisinde, kendine ait villa, yedi-sekiz tane ayrıca villa var. Sadece yüzüme baktı ve kapıyı kapattı.

AYDINLIK- Kimler var villada?

VEREN- Ali Ünal, Cevdet Türkyolu, Necdet Başaran, Polis Arif, Ahçı Murat, İsmail Büyükçelebi, Sait Bey kod adlı Sürmeli Aksoy... Esnaftan bazı isimler, doktorlar. 30 gün konuşamadım. Oraya teslim olmak üzere gittim ve bu fitneyi ortadan kaldırmak için bekledim. 31. gün fitneyi yapanları söylemek istedim. O gün cinnet noktasına gelmiş Hocaefendi.

"GÜLEN BAĞIRDI: NURETTİN BANA SUİKAST İÇİN GELDİ"

AYDINLIK- Fethullah Gülen cinnet noktasına geldi.
VEREN- Evet. Hiç hayatımda görmediğim şekliyle avazı çıktığı kadar bağırdı. "Nurettin suikast yapmaya geldi, beni öldürecek." O'nu öyle inandırmışlar. 35 yıl aynı çatı altında beraber olduğumuzu unutmuş ve beni canavar gibi görüyordu. Ya ilaçların ya da anlatılanların etkisiyle, o kadar insanın önünde avazı çıktığı kadar bağırıyordu: "Senin buraya, beni öldürmeye geldiğini bilmiyorsam ben eşekoğlueşeğim." "Yazıklar olsun Hocam. Ben sana, anamdan babamdan, çocuğumdan daha yakınken, bunları nasıl söylersin. Bana bunu söylecek insan daha anasından doğmadı. Ben bunu kabul etmem" dedim.
O sırada şömine demirini kaptı ve üzerime öldürmek üzere yürüdü. Etrafındakilere de "Öldürün bunu, öldürün bunu" diye defalarca avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Polis Arif bana yalvarıyor, "Ağabey ne olur uzaklaş buradan". Beni tekme tokat, İsmail Büyükçelebi de dahil; o gölgesinden korkan herif, benim 30 yıllık arkadaşım, Büyükçelebi, boğazımı sıktı, tekmek tokat dışarı çıkardılar. Necdet Başaran'ın arabasına tekme tokat bindirdiler, şahsi eşyalarımı alamadan döndüm.
Döndükten sonra, bu olayı K.Ö. ve Abdullah Ayvaz'ın yaptığını bana Necdet Başaran söylemişti: "Hocaefendi'ye, senin bu kasetleri sattığını inandırdılar." Hiç kimseye söylemeden, K.Ö. ve Abdullah'ı aradım. Abdullah Aymaz, "Böyle bir şey yok. İftira" dedi gülerek, sırıtarak. Görüşmek istemedi. K.Ö.'i aradım o da görüşmedi. Şerif Ali Bey'e gittim, "Sen doktorsun. Bu arkadaşlarla görüşemedim. Ama Hocaefendi cinnet noktasında. Doktorsun, ne yapmamız gerektiğini söyle" dedim. Ben bu sır dairesi içinde bunu çözmeye çalıştım. Üç sene bunu kimseye söylemedim. Sadece Şerif Ali biliyordu. Hocaefendi, belki pişmanlık duyar. "Cinnetten dolayı yapmıştır bunu ve çözeriz" diye düşünüyordum.

"GÜLEN, AİLEMİ ALDI ELİMDEN"

AYDINLIK- Çözüldü mü?
VEREN- Esas, felaket noktasına geliyorum! Benim üniversitenin son sınıfında iki kızım var. Fatih Üniversitesi'nin son sınıfındalar. Onun büyüğü bir oğlum var. Onun da bir büyüğü ve iki de küçükleri olmak üzere, altı çocuğum var.
Bana çocuklarımdan çok enteresan bir teklif geldi: "Baba biz seninle kesinlikle ayrı yaşamak istiyoruz." 35 yıllık evliyim, çocuklarım ve anneleri benden ayrılmak istediler. Gülen'le kavga başladıktan üç yıl sonra. "Neden?" dedim.
Hocaefendi'yle yaşadığım sıkıntıdan dolayı bana yapılan bir boykot var. Eğer beni terkederlerse, hesaplarına para gönderileceğinin ve destek olunacağının teminatını almışlar. Sordum,"Kim dedi bunu size?" "Hacı Muhammet'le görüştük İstanbul'da" dediler.
Bu paraların, Üsküdar Pamukbank'taki hesaplarına, Ümmü Selem ve Ümmü Haram adına, çocuklarımın isimleri bunlar, paranın yattığını tespit ettim. Belgeli, hesap cüzdanları var. Hiç tanımadığımız isimler üzerinden para yatırmışlar. Bir ay içerisinde, tek celsede beni mahkemeye verip, ailem beni boşadı. 35 yıllık evimde hiç münakaşa olmadı ama boşadılar. Bunu nasıl izah ediyorsunuz?
Çocuklarımdan üç yıldır haber almıyorum. Hiçbiriyle görüşemiyorum. Bundan haberdar olmadığını söyleyebilir mi Fethullah Gülen? Hacı Muhammet'i aradım, beni ölümle tehdit etti. Hocaefendi bu durumu çözemez miydi?

"DAHA FİRAVUNCA İŞLERİ VAR"

Aradan bir yıl geçti... Bana Alaaddin Kaya, Harun Tokak, Ali Bayram, Suat Yıldırım geldiler, "Biz bu kırıklığı çözeceğiz" dediler. Benimle ayda bir görüşeceklerini söylediler. Benim tepki verip, bu olayları cemaate anlatacağımdan çekindiler. İsmimi tekrar gazeteye yazdılar. Zaman gazetesinde, logoda, Genel Koordinatör olarak ismim bir yıl boyunca çıktı. Ama gazeteden tek Allah'ın kulu aramadı beni. Bir sene sonra tebligatta bulunmadan ismimi çıkardılar, çünkü endişeleri geçmişti.
Harun Tokak, Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Genel Müdürü, Ali Bayram ise bütün diyalog, Avrasya şirketlerinin perde arkasındaki isim, kasa ve Gülen'in yakın akrabası... Suat Yıldırım, Hocaefendi'nin Edirne'den yakın arkadaşı, profesör. Ben anladım ki, bu olayları yüksek sesle anlatmazsam, hain ilan edilmiş olacağım. Onun için internet sayfasından anlatma kararı aldım. Ben bunları kamuya, devlete sunacağım.
Daha diktatör, daha kötü, firavunca işleri var. Benim gibi mağdur olmuş çok kişi var. İnternet sayfasına mecburen başvurdum, çünkü kendisi medyanın bütün gücünü kullanıyor. Bana e-maillerde hakaret edenler, acaba 35 yıllık yuvaları Hocaefendi tarafından yıkılsaydı ne yaparlardı?

"ASKERDEN GELECEK TEPKİLERE KARŞI SIRTIMIZI AMERİKA'YA DAYAMALIYIZ"

AYDINLIK- "Orta Asya'daki eğitim seferberliğimiz Amerikan conilerinin akıncısı olma şekline dönüştü" diyorsunuz. Fethullah Gülen tarikatı, Amerikanın conisi mi oldu?
VEREN- Cemaat olmadı. Gülen, Amerika'nın gücünü kullanıp daha fazla hizmet edileceği yönünde mesajlar veriyor. "Amerika'ya dost olmak, sırtımızı dayamak, bizi daha emin kılar. Dolayısıyla Türkiye'de de askerden ve rejimden gelebilecek tehlikelere karşı sırtımızı güçlü bir yerlere dayamış oluruz" deyip, cemaate fısıltı şeklinde brifingler vererek, empoze ediyor. Cemaat, farkında olmadan Amerikan conisi gibi kullanılıyor şu anda.
AYDINLIK- Gülen tarafından.
VEREN- Evet.

Tengrikut
11-02-2005, 03:08 AM
"GÜLEN'E İSTİHBARAT NERDEN GİDİYOR?"

AYDINLIK- Ilıcakların Tercüman'ında Fethullah Gülen, "Önümüzdeki günlerde suikastlar olacak" dedi.
VEREN- Bir kere manşetin kendisinde bir sakatlık var. Nazlı Ilıcak, "Fethullah Gülen çok iyi bir istihbaratçıdır" diyor. Fethullah Hoca, benim bildiğim gönül insanıdır! Daha önce İhsan Kalkavan da "Her yerde en iyi Atatürkçü olduğunu ispatlarım" dedi. Bir karar verilmesi gerekiyor: Fethullah Hoca çok iyi istihbaratçıdır, çok iyi bir Atatürkçüdür, çok iyi bir diyalogcudur. Hoca, bunlardan birini kabul edip kimliğini ortaya koymalı. Amerika'da yaşayan, 70'ine merdiven dayamış, hasta, gözleri yaşlı bir insan, Türkiye devletini uyaracak kadar istihbaratı nereden, nasıl alır? Herkesi uyandırıyor! Amerika'da yaşadığı halde, Türkiye'nin en mahrem meseleleri nasıl O'na gidiyor? O zaman, devlet ona mı çalışıyor? İstihbarat raporları nasıl gidiyor? Bir Hoca'nın bunlarla ilgilenmesi doğru mu? Vatikan'ın pozisyonunu, Papa'nın pozisyonunu mu istiyor? İslam dünyasında Halife, dünyayı kurtaracak tek aslan mı olmak istiyor? Eğer böyleyse, meczupluk hayalleri yaşıyor!

"YABANCI AJANLAR BİZİ ÖLDÜRÜP BİRBİRİMİZE DÜŞÜRMESİN"

AYDINLIK- Söz alalım, Ulusal Kanal'da canlı yayın için...

VEREN- Eğer, kendisi canlı yayına çıkmak isterse görüşürüz. Benim son vefa borcumdur bu. Biz hep beraber söz vermiştik: Bu okullar, bu üniversiteler, dünya çapında üniversiteler olduğu zaman, biz Hocaefendi'nin Korucuk'taki köyünde hep beraber oturup çorba, çay içecektik ve beraber yaşlanacaktık.
Biz buradayız. Aynen Arafat gibi. Bin tane ölüm tehdidi alıyorum ama buradayım. Öldürülürsem burada öldürülürüm. Ama ne Amerika'ya kaçarım, ne sağlık problemimi bahane ederim, ne de kimseden yardım isterim. Gelsin, hep beraber burada öldürülelim. Türkiye'de öldürsünler bizi. Değişik ülkelerin ajanları bizi öldürüp, bizi birbirimize vurdurmasın!
Bu söylediklerimden bir tanesine yalan diyebiliyorsa Fethullah Hoca, yarından itibaren konuşmayacağım!

Bilge_Kagan
11-02-2005, 03:09 AM
Devlet hukumet baskadir.Hukumet ile devlet ayni kavramlar degildir.

Hicbir kaynaga bakmaksizin, simdi bunlarin ikisini bana tanimlayabilir ve aralarindaki farki gosterebilir misin peki ?

Halaocglu mahkemeye cikmadigi icin ulkyeye giris yasagi konulmustur.Gundeme getirilen sadece Halacogluna yapilan degil tarafsiz olmasi gereken Isvicrenin Turkiyeye karsi tutumudur.Isvicrede yapilan bu pes pese kararlarin sorgulanmasidir.

Bu isvicre icin gayet normal. Isvicrede "ermeni soykirimi yoktur" gibi ifadelerde bulunmak, yasal olarak yasaklanmistir. Dolayisiyla burada "tarafsiz olmasi gereken Isvicrenin Turkiyeye tutumu" falan soz konusu degildir.

Perincek ayni zamanda iyi bir hukukcudur ve cok iyi Almanca bilir.Cocukken yapboz oynamissan bu parcalari yerine koyabilirsin.

Kusura bakma koyamadim. Sen benim yerime koyabilir misin acaba ?

Tengrikut
11-02-2005, 03:20 AM
Hicbir kaynaga bakmaksizin, simdi bunlarin ikisini bana tanimlayabilir ve aralarindaki farki gosterebilir misin peki ?

Bu isvicre icin gayet normal. Isvicrede "ermeni soykirimi yoktur" gibi ifadelerde bulunmak, yasal olarak yasaklanmistir. Dolayisiyla burada "tarafsiz olmasi gereken Isvicrenin Turkiyeye tutumu" falan soz konusu degildir.


Ben yerine koyamam biraz yapboz türü zeka gelistirici oyunlari oynaman faydanadir.

Hükümetle devlet arasindaki farki bilmiyorsan,yargi yasama ve yurutme gibi kavramlari arastirarak olaya baslayabilirsin.Hükümetlerin her 4 5 yila bir degismesi burokrasi ve anayasanin sabit kalmasi da bir ipucu olabilir.Burda sana ders anlatma geregi duymuyorum.Belli bir seviyede olanlar anlarsa yeter.

Isvicre tarafsiz devlet oldugunu beyan etmistir.Bu tarafsizlik sadece Turkiyeye yönelik bir tarafsizlik degildir.Isvicre bu soykirimi kabul ederek,bu hükmü bozmustur.

4twelve
11-02-2005, 03:24 AM
Hicbir kaynaga bakmaksizin, simdi bunlarin ikisini bana tanimlayabilir ve aralarindaki farki gosterebilir misin peki ?



Bu isvicre icin gayet normal. Isvicrede "ermeni soykirimi yoktur" gibi ifadelerde bulunmak, yasal olarak yasaklanmistir. Dolayisiyla burada "tarafsiz olmasi gereken Isvicrenin Turkiyeye tutumu" falan soz konusu degildir.



Kusura bakma koyamadim. Sen benim yerime koyabilir misin acaba ?

Usta,bu adama cevap vermeye degmez,hala ve israrla durmadan ayni seyleri soyluyo???Soru soruyoruz cevap alamiyoruz,hala karalama,yaptigi karalamalar yeni TCK ya gore de suc teskil ediyor,Bu adama cevap vermemeni tavsiye ediyorum.It urur Kervanlar hep yolda...

Tengrikut
11-02-2005, 03:30 AM
Usta,bu adama cevap vermeye degmez,hala ve israrla durmadan ayni seyleri soyluyo???Soru soruyoruz cevap alamiyoruz,hala karalama,yaptigi karalamalar yeni TCK ya gore de suc teskil ediyor,Bu adama cevap vermemeni tavsiye ediyorum.It urur Kervanlar hep yolda...

Bu kadar gulmemistim.Yazdiklarima cevap vermeyince sucla mi korkutuyorsun.Ben alinti yapip yorumlarimi katiyorum.Ben israrla dogruyu söyluyorum.Asil bazilarinin toplanmis oldugun cemaat evleri sucun ana merkezidir.Haberin var mi?

dervish
11-02-2005, 03:32 AM
Bu kadar gulmemistim.Yazdiklarima cevap vermeyince sucla mi korkutuyorsun.Ben alinti yapip yorumlarimi katiyorum.Ben israrla dogruyu söyluyorum.Asil bazilarinin toplanmis oldugun cemaat evleri sucun ana merkezidir.Haberin var mi?
Hadi oradan!!! Insanlar toplana toplana gelisirler! Geri zekali misin?! Git biraz sosyoloji oku; ki toplumun ne demek oldugunu anla.

Tengrikut
11-02-2005, 03:34 AM
Hadi oradan!!! Insanlar toplana toplana gelisirler! Geri zekali misin?! Git biraz sosyoloji oku toplumun ne demek oldugunu anla.

Sen önce anayasa oku kardes.

dervish
11-02-2005, 03:39 AM
Sen önce anayasa oku kardes.

Deline deline bir hal olmus, inanlarin sorununa cozum olmayinca firlatilip atilan anayasayi 4 sene okudum. Gazetecilik okuyanlarin 1. sinifta aldigi derstir Anayasa dersi, madde madde de sorarlar sinavda.

Tengrikut
11-02-2005, 03:43 AM
Ayrica toplumsal olarak gelisimimizi tamamlamis millet olmus bir soyuz.En az 2400 yillik milletimiz.Yani toplumsal olarak cemaatler bizi geriye götürmekte,dini ve toplumu atomize etmektedir.

Bilge_Kagan
11-02-2005, 03:51 AM
Ben yerine koyamam biraz yapboz türü zeka gelistirici oyunlari oynaman faydanadir.

Kendi iddian olan ve "yapboz oynamak kadar kolay" addettigin bir meseleyi, kendin anlatamayip, bir de hasmini "yapboz oyunu kadar kolay bir seyi yerine koyamamak"la suclamak, ilginc bir zihniyet urunu olsa gerek...

Hükümetle devlet arasindaki farki bilmiyorsan,yargi yasama ve yurutme gibi kavramlari arastirarak olaya baslayabilirsin.Hükümetlerin her 4 5 yila bir degismesi burokrasi ve anayasanin sabit kalmasi da bir ipucu olabilir.

Bir hocamiz vardi. Sinav esnasinda bir soruda tan68 gerekiyordu, sorunun dandikliginden oturu. Haliyle kimse cozemedi. Sonra eleman bize bagirdi cagirdi "nasil cozemezsiniz bu soruyu?" diye. " Hocam cozerdik de, tan68 nedir bilmiyoruz " deyince biraz duraklayip, "Ne ?! Fenlisesi ogrencisi tan68'i bilemez mi hic ?!" diye bagrindi bagrindi gitti...Hala bilmiyoruz tan68 nedir...Eminim hocamiz da bilmiyordur...

Burda sana ders anlatma geregi duymuyorum.Belli bir seviyede olanlar anlarsa yeter.

Benim seviyemi yaftalama kalkarak kendi seviyeni ortaya cikarmis oluyorsun, bilmem farkinda misin ?

Isvicre tarafsiz devlet oldugunu beyan etmistir.Bu tarafsizlik sadece Turkiyeye yönelik bir tarafsizlik degildir.Isvicre bu soykirimi kabul ederek,bu hükmü bozmustur.

Birileri o devletin yetkili mercilerine basvurup sozde gercek kaynaklariyla yeterince bilimsel bir aciklama yapti ise, bu esnada Turkiye'de bos durdu ise, Isvicrenin bu konuda yapabilecegi birsey yoktur. Isvicre, bana kalirsa halen tarafsizligini muhafaza etmektedir...

Bu kadar gulmemistim.Yazdiklarima cevap vermeyince sucla mi korkutuyorsun.Ben alinti yapip yorumlarimi katiyorum.Ben israrla dogruyu söyluyorum.Asil bazilarinin toplanmis oldugun cemaat evleri sucun ana merkezidir.Haberin var mi?

Hangi yorumlarin pardon ? Bir onceki iletinde hicbirsey yoktu icerik olarak da ?...

Tengrikut
11-02-2005, 04:00 AM
Dinen en buyuk gunahlardan biri yalan söylemektir.Bilge Kagan kendisinin Fethullahci olmadigini hatta Fethullahi sevmedigini söyleyerek takiye yapsa da ; yazdiklari cocukca savunmalarla, öyle oldugu kanisini güclendirmektedir.

uki
11-02-2005, 05:07 AM
Dinen en buyuk gunahlardan biri yalan söylemektir.Bilge Kagan kendisinin Fethullahci olmadigini hatta Fethullahi sevmedigini söyleyerek takiye yapsa da ; yazdiklari cocukca savunmalarla, öyle oldugu kanisini güclendirmektedir.

sana karsi cikan herkes ferhullahci oluyor zaten :D
postlarina dikkat ettim de, o D. perincegi savunurken sikisip kaldigin zaman F. Gulene camur atip mevzuyu degistiriyorsun...

asena
11-02-2005, 05:14 AM
Anlamadigim su,ben ne FGciyim ne de DPciyim.Ikisinin de hatalarini(ama bana en cok DP batiyor,cunku bu ulkeye en ufak bir hizmeti olmamis durumda,karisiklik cikarmak disinda) kavrama ve yorumlamaya da hakkim var.
Ama bir insani "hakli gostermek" icin,kalkip bir baskasinin "hata"larini(kendi yorumumuzla hata) one surmek de ne zamndan beri politikanin ve bilimin etigine uygun oldu?

Tengrikut
11-02-2005, 05:31 AM
sana karsi cikan herkes ferhullahci oluyor zaten :D
postlarina dikkat ettim de, o D. perincegi savunurken sikisip kaldigin zaman F. Gulene camur atip mevzuyu degistiriyorsun...

bilgenin tüm iletilerine baktim o yönde hareket ediyor.siddetle savunmasina da anlam veremiyorum.bana nurcu dershanesinde islam öncesi turk tarihini kötuleyen hocalarim,eski turkleri hak dinden uzak diye niteyen dershane abilerini hatirladikca;bilge kagan ismini almasi,onun tam kivaminda bir nurcu olmadigi fakat nurcu olma yolunda bir sempatizan oldugu kanisina varmamami sagliyor.belki de yaniliyorumdur.

uki
11-02-2005, 05:47 AM
bilgenin tüm iletilerine baktim o yönde hareket ediyor.siddetle savunmasina da anlam veremiyorum.bana nurcu dershanesinde islam öncesi turk tarihini kötuleyen hocalarim,eski turkleri hak dinden uzak diye niteyen dershane abilerini hatirladikca;bilge kagan ismini almasi,onun tam kivaminda bir nurcu olmadigi fakat nurcu olma yolunda bir sempatizan oldugu kanisina varmamami sagliyor.belki de yaniliyorumdur.

Tamam da, Bilge Kaganin niye sadece bu thread deki postlarini degerlendiriyorsun, daha onceki postlarini da incele haksiz oldugunu gorursun.

Eski turklerin hak dinden uzak olmussa olabilir, bunda bir terslik yokki, eee onceden bizim kitabimiz kuran da degildi, incil de, tevrat da zabur da degildi. Hak dinden uzaktik daha sonra Allah bize hidayet verdi ve musluman olduk, bunda ters bir sey yok ki :rolleyes:

ayrica bunda problem yaratacak bir durum yok...

Tengrikut
11-02-2005, 05:58 AM
Bence Göktanri inanci da ilahi bir dindi.Öyle olmasa bile onlar bizim atamizdir,sahip cikmaliyiz.

uki
11-02-2005, 06:08 AM
Bence Göktanri inanci da ilahi bir dindi.Öyle olmasa bile onlar bizim atamizdir,sahip cikmaliyiz.

ha goktanridir ha baskasidir, problem yok ki bunda...

Hz. Omer mecusilik dininin bazi yakinliklarini hesaba katarak, ehli kitap statusunde kabul ediyor, o din bozula bozula bu hale gelmis diyor...

gunumuzde eger kuran bize tevratin ilahi kitap oldugunu haber vermeseydi, biz onun ilahi kitap oldugunu cikaramazdik, cunku en alcak insanlarin bile yapamiyacagi gunaylari, peygamberlere mal edilmistir. peygamberlere kufurlarla dolu bu kitap orijinalinin allah tarafindan geldigini sadece kuran haber veriyor bize...

bunu gibi de gok tanri inancida onceden bir hak dinin kalintilari olma ihtimali, mecusilikten daha yuksektir...

ozgur84
11-02-2005, 08:10 AM
Bence Göktanri inanci da ilahi bir dindi.Öyle olmasa bile onlar bizim atamizdir,sahip cikmaliyiz.

Ne yazık ki dinci kesimi dinle orta asya Türklerini dinsizlikle suçlar.Entel kesim barbarlıkla suçlar öksüz bırakılıyor tarihimiz .EEe sen sahip çıkmazsan elin rusu amerikalısı sahip çıkar onları Türklükten uzaklaştırır ki şimdilerde o bölgelerde misyonerlik faaliyetleri ve ingilizce dilde eğitim (amerikan kolejleriyle) hat safhada umarım Türkün imtihanı yine başarıyla sonuçlanır.

Tengrikut
11-02-2005, 09:27 AM
Bu arada görüsme nedeni:

http://www.ip.org.tr/haber_detay2.asp?haber_id=132

Colpan
11-02-2005, 10:17 AM
Sayin Tengrikut,

Bir Maocu olmaniz ve imzanizda Maoculardan nefret eden, tiksinen, omrunu komunizme karsi mucadeleyle gecirmis Atsiz Atamizin makalesini imzanizda kullanmaniz celiski degil mi?

AFANDI
11-02-2005, 10:34 AM
FETHULLAH'IN 40 YILLIK MUAVİNİ NURETTİN VEREN AYDINLIK'A KONUŞTU:

'Fethullah ölüm emrimi verdi'

Avazı çıktığı kadar bağırdı: "Nurettin suikast yapmaya geldi, beni öldürecek." O'nu öyle inandırmışlar. "Senin buraya, beni öldürmeye geldiğini bilmiyorsam ben eşekoğlueşeğim." "Yazıklar olsun Hocam. dedim. Şömine demirini kaptı, öldürmek için üzerime yürüdü. Etrafın dakilere de "Öldürün bunu, öldürün bunu" diye avazı çıktığı kadar bağırıyordu.

AYTUNÇ ERKİN

"Herkes söylüyor: 'Bunlar aile içinde söylenmeli' diye. Ancak yıllardır bekledim, artık başka çarem kalmadığı için internet sayfasıyla duyurma kararı aldım." 40 yıldır, Fethullah Gülen tarikatında yöneticilik yapmış, Gülen'in en yakınındaki isimlerden biri olmuş Nurettin Veren, Aydınlık'a konuştu. Bayramın ilk günlerinde internet sitesi www.nurettinveren.org (http://www.nurettinveren.org/)"la harekete geçen Veren'le, İstanbul'da bir yolculuk öncesinde görüştük. Veren dertli, Veren sıkkın, Veren hayal kırıklığı yaşamış. Bize yaptığı açıklamalarının başlangıç olduğunu söyledi ve ekledi: "Fethullah Gülen benim söylediklerimi yalanlayabiliyorsa buyursun gelsin."

CAMİ AVLUSUNDA BAŞLAYAN ARKADAŞLIK

AYDINLIK- Nurettin Veren kimdir?
NURETTİN VEREN- Nurettin Veren, 1966'dan bu yana Fethullah Gülen'le beraber. İzmir Kestanepazarı Camii'nde, kaderin sevkiyle karşılaştık. Bir Cuma namazası sonrasıydı. O 26, ben de 16 yaşındaydım. Hocaefendi'nin genç bir vaiz olması, İzmir'e yeni gelmiş olması, bize ciddi alaka gösterip, küçük tahta kulübesine davet edilmemiz hoşumuza gitti. Bazı meseleleri konuşup, çay içmek için misafir olduk. Böyle başladı yol arkadaşlığımız.

NEFİ AKYAZILI'NIN DESTEĞİ...

AYDINLIK- Bu tanışmada başka kim vardı yanınızda?
VEREN- Yakınımızda, aynı mahallede oturduğumuz Ali Candan diye bir arkadaşım vardı. Motor-Sanat Lisesi'nde aynı okuldaydık. O, benden bir sınıf alttaydı. O dönem, milliyetçi-muhafazakar bir çizgide, orta halli bir ailenin çocuklarıydık. Üniversiteye girdiğimizde, gündüz çalışıp gece okuyorduk. Eğitimin zorluklarını bildiğimiz için, Fethullah Hoca'nın bize yaklaşımı, zorluklar içinde okuyan talebelere sıcaklığı, talebe faaliyeti ilgimizi çekti. Anadolu'dan gelen fakir talebelerin okumaları zor olduğu için, talebelere burs verme, cami yapmadan çok onlara yurt hazırlama yönündeki teklifi cazip geldi. O gün benim yerimde kim olsa aynı şeyi düşünürdü. Sağ-sol çatışmaları hâkimdi, böyle bir zeminde sakin talebe yurdu bulmak çok zordu. Aileler, anarşiden korktuğu için çocuklarını yüksekokula göndermek istemiyordu. Böyle bir ortamda biz ev-yurtlar, beş-altı talebenin kalacağı evler hazırladık. Böyle bir, iki derken, 70'li yıllarda 12 evimiz oldu. Bu evleri örgütledik. Onların her sıkıntısında yanlarında olduk.
70'li yıllarda, evini kiraladığımız Nefi Akyazılı amcamız vardı. O dönemde, Kestanepazarı Kuran Kursu, Fethullah Hoca'nın üniversite talebeleriyle ilgilenmesinden dolayı O'nu dışlamıştı. Hocaefendi, Kestanepazarı'ndan ayrılıp faaliyetlerini tek başına yürütmek ve platform oluşturmak istiyordu. Kiracısı olduğumuz Nefi Akyazılı'nın bize enteresan teklifi oldu. Meşhur Çalıkuşu romanının yazıldığı Pembe Köşk, dedelerinden kalmış ama harap. "Onun arsasını size vereyim, bu hayırlı işinize ben de destek olayım" dedi. Öncülük yaptı ve ilk dernek kuruldu. Bizler, maddi manevi, sırtında taş çimento taşı bir talebe yurdu meydana getirdik beş yıl içinde.

HOCAEFENDİ'NİN YÖNETMELİĞİ

AYDINLIK ?Kimler vardı bu çalışmanın içinde?
VEREN- Ali Candan, İlhan İşbilen (o gün berberdi), Halil İbrahim Uçar, Mehmet Atalay, Mehmet Kadan, Kemalettin Özdemir, Abdullah Aymaz, İsmail Büyükçelebi, Ahmet Kemerli, Zafer Ayvaz, İsa Saraç, Nurettin Veren ve Necdet Başaran. Bu arkadaşlarımızın gayretiyle, herkesin birkaç arkadaşıyla, 12 talebe evi ve arkasından Nefi amcamızın bize öncülük ettiği Akyazılı Vakfı...
Bizim Hocaefendi tarafından konulan kurallarımız, bir yönetmeliğimiz vardı. Yapacağımız işler ve görevlerimiz sıralanmıştı. Bunları da internet sitemde önümüzdeki günlerde yayımlayacağım.
AYDINLIK- Siz şu anda bir kuruluştan bahsediyordusunuz. Fethullah Gülen tarikatı kuruluyor.

ÇEKİRDEK KADROYA YEMİN

VEREN- Ciddi bir işe davet edildik. Bugüne kadar gönülle yapıyorduk, ama artık daha ciddi bir hareket olmamız gerektiğini söyledi bize. Belli bir çekirdek kadronun oluşması gerektiğini, belli prensipler etrafında, yemin ve and içerek hareket etmemizi istedi. Hiçbir meselede tek başına karar almayacaktık; üzerimize alacağımız ceketin rengine kadar, birbirimize danışacaktık.
AYDINLIK- Fethullah Gülen söylüyor bunları.
VEREN- Yazılı hale geldi. Bütün arkadaşlarımız bunun üzerine yemin ederek ve bu yeminin bozulmayacağına da yemin ederek, bu işe başladık. Nefi amcanın yurdu örnek alınarak Ege'de yurtlar açmaya başladık. Manisa, Aydın, Denizli, Afyon, Menemen, Nazilli gibi yerlerde yurtlar yaptık. Yeni açılan hizmet turnikesine halk destek verdi. İnançlı nesiller yetişsin diye halkın ilgisini yaşadık.

"ÖZAL BİZİ DESTEKLEDİ"

1981 senesinde, 81'i geçmiş yurt açtık. Kenan Evren Paşa'nın "Kendi okulunu kendin yap" kampanyasıyla okul teşviği çıktı. Dedim ki Gülen'e "Hocam bu yurtlardan bazılarını okul yapamaz mıyız?"
"Biz böyle şeylere giremeyiz. Bunlar devletle teması gerektirir. Biz, böyle birşeyin altında kalkamayız" dedi.
Turgut Özal döneminde, vakıflara okul kurma hakkı verildi ve ben Gülen'e, bizim okul kurabileceğimizi, bizden olmasa da milliyetçi-muhafazakarların bunu yapabileceğini söyledim. "Destek alıp yapabiliriz" dedim. Okul dönemine geçildi. Tereddütle başladığımız yurt döneminden Yamanlar Koleji dönemine geçtik. Türkiye'ye yayıldık. Buna paralel olarak üniversiteye hazırlık kurslarını kurduk. İş dünyası destek verdi. O günkü anarşi ortamından kurtarmak için millet bize çocuklarını verdi.
Halkın bu kadar desteği bizi şüpheli noktalara getirdi. "Bu kadar önemli şeyleri nasıl başarıyorlar" sorusu sorulmaya başlandı. Endişeler ortaya çıktı. Bu aşamada, bu kadar müesseseleşmiş olayın, devlete anlatılmadan olamayacağını düşündüm. Devletin desteği olmadan, daha ne kadar götürebiliriz? Yaptıklarımızı bilmezse, devlet endişebilir, sapla saman karışabilir, suçlu muamelesi görebiliriz diye düşünüyordum.
Turgut Özal, Naim Süleymanoğlu'nu Türkiye'ye getirmişti. O günlerde, Avusturya'daki Olimpiyat yarışmasında öğrencilerimiz, matematik, fizik gibi bilimsel konularda ödüller kazandılar. Ama gazetelerde küçük haberler çıktı. Canım sıkıldı. İlk defa dünya başarıları getiriyoruz ama kimse bundan haberdar değil. Biz sesimizi duyurmalıydık. "Nasıl olur?" dedi Gülen. "Alalım çoçukları, götürelim cumhurbaşkanına" dedim. "Peki" dedi. Kapalı bir yapıydık. Özal'dan randevu talebim oldu. Yamanlar Koleji öğrencilerini Özal kabul etti. Bizim devlet ricaliyle tanışmamız böyle. Özal'la başladık diyebilirim. Profesör Şerif Ali Tekalan'la beraber Özal'a gittik, çocukları takdim ettik. Özal, bu işi desteklediğini, Hocaefendi'yi tanıdığını, daha önce vaazlarını dinlediğini söyledi.

"DEVLETLE RİCALİYLE GÖRÜŞMEM GÜLEN'İ RAHATSIZ ETTİ"

AYDINLIK- Yollarınız neden ayrıldı Fethullah Gülen'le?
VEREN- Ben ayırmadım. Fethullah Hoca'nın bana yüzde yüz güvendiğini düşünüyordum. Ama bu parlak görüşmelerden sonra, başarılı çalışmalardan sonra, Fethullah Hoca benden endişe etti. Benim devlet ricaliyle yakın temasım, her an irtibatta olmam, arkadaşlar arasında haset yarattı. "Neden siyasilerle Nurettin Bey görüşüyor" dediler. Bunu normal karşıladım. "Ekip halinde hareket edelim" dedim. Şerif Ali Bey'i, Latif Hoca'yı, İsmail Büyükçelebi'yi, Hüseyin Gülerce'yi, Alaaddin Kaya Bey'i alıp, Demirel ve Tansu Hanım'la görüştürdüm. Fotoğrafları da var. Onlara dedim ki, "Yurtdışına gittiğim zaman bu arkadaşlar size gelecek".
Bu arada, benim ön plana çıkmış olmam Hocaefendi'yi rahatsız etmişti, bu isimleri öne çıkarıp beni geriye çekmeyi düşünüyordu. Ben de onu büyük olarak görüyor ve bunu doğal karşılamıştım. Elimle bu isimleri Demirel ve Tansu Hanım'a götürdüm, tanıştırdım. Severek, inanarak götürdüm. Ama anladım ki, bunlar önceden planlanmış. Benim bu kadar ön plana çıkıp, kendisinin yerine geçeceğimi ya da bu işi berbat edeceğimi düşündü. Bu yüzden Gülen beni uzaklaştırmayı planlamış.

"28 ŞUBAT'TA GÜLEN'İ 56 GÜN KAÇIRDIM"

AYDINLIK- 28 Şubat öncesinde yanında mıydınız?
VEREN- Fethullah Gülen duvar ilanıyla aranırken, ben 56 gün boyunca, şoförlüğünü yaparak, O'nu kimsenin bulamayacağı yerlere götürdüm. Aranıyordu o zaman. Bütün bunlara rağmen neden böyle yaptı anlamadım. Olanlar oldu. Amerika'ya gitti. Karar aldı ve gitti. Burada, istihbarattan bilgi alan insanların getirdikleriyle daha da körüklendi gitme duygusu ve Amerika'ya gitti.
AYDINLIK- Kaçtı.
VEREN- Evet kaçtı. Bu kaçışı halka anlatmak için sağlık problemlerini öne sürdü. Ama inandırıcılığını yitirdi. Sağlık sorunlarından gitmedi. Birkaç yıl bunu kullandı. Cemaat "Bir bildiği vardır Hocaefendi'nin" diyordu. Ama daha sonra bu durum halk nezdinde değişti.



http://www.gazeteciler.com/article_view.php?aid=270004

Tengrikut
11-02-2005, 10:50 AM
Sayin Tengrikut,

Bir Maocu olmaniz ve imzanizda Maoculardan nefret eden, tiksinen, omrunu komunizme karsi mucadeleyle gecirmis Atsiz Atamizin makalesini imzanizda kullanmaniz celiski degil mi?

Ben maocu değilim zaten İPliler de değil.Ben İpli de değilim.
Oyumu Mhp'ye verdim.Süpernato işbirlikçilerinin Türk gençliğinin dipdalgasını maocu şucu bucu olarak bölmeye çalışmasına belki sen kanabilirsin ama ben milli birlik için ideolojik farklılıklarla uğraşacak biri değilim.Sadece İp'yi değil yeri gelince Btp'yi de savunurum.

dervish
11-02-2005, 11:55 AM
Sayin Tengrikut,

Bir Maocu olmaniz ve imzanizda Maoculardan nefret eden, tiksinen, omrunu komunizme karsi mucadeleyle gecirmis Atsiz Atamizin makalesini imzanizda kullanmaniz celiski degil mi?

:lol::lol::lol:

Tengrikut
11-02-2005, 12:27 PM
Avlayacak mürit adayı mı gördünüz sırıtıyorsunuz?

Bilge_Kagan
11-03-2005, 08:34 AM
Dinen en buyuk gunahlardan biri yalan söylemektir.Bilge Kagan kendisinin Fethullahci olmadigini hatta Fethullahi sevmedigini söyleyerek takiye yapsa da ; yazdiklari cocukca savunmalarla, öyle oldugu kanisini güclendirmektedir.

Aslina bakarsan, yap boz parcalarini yerine koymani hala bekliyorum. Bir noktada koseye sikisinca ( bu, dogu perincek meselesi vs. ) bir baskasina, bilhassa da hasmina camur atarak sikistigin yerden cikmaya calisiyorsun. Pek akli selim bir hareket degil, bence bir an once vazgec...

Sanki cok matah birsey bulmuscasina, 2. sinif edebiyatci agziyla "Bilge_Kagan oyledir boyledir" diye yaziyor olman, ilgi cekici...Neye dayanarak boyle konusabildigini sorabilir miyim, iki gunluk bilgin, sig yorumlarin ve vur-kac iletilerinle ? Merak ediyorum, "fethullahci-nurcu vs." nasil olunuyor ?

Daha once soyledim, simdi tekrar ve tahminen son kez soyluyorum, Hicbirseyci degilim ! "Birseyci" olanla da bir derdim olmaz. Benim derdim "birseyci" olup da "baska bir "sey"e camur atanlar"la. Burada yaptigim yorumlar da bunun foruma aksidir.

Fethullah Gulen teskilatinin, genclere yonelik her kisminda bulundum, teskilatin inceliklerini maksadini biliyorum. Bu nedenle, Turkiye icindeki hareketlerini takdir etmiyorum, hatta bu benim icin Fethullah Gulen'i sevmeme sebebidir.

Ancak, ote yandan bakiyorum, kim gitmis Turki cumhuriyetlere, afrikanin, guney asyanin ismi ulasmamis yerlerine, okul acmis cocuk okutuyor, Turkiye'yi sevdiriyor, Turkiye sempatisi besleyen insanlar yetistiriyor ? Fethullah Gulen. Bakalim, bu Fethullah Gulen'e camur atan takim ne yapiyor ? Hicbirsey. Gercekten, hatta daha da dostlarimizi bizden uzaklastiracak isler yapiyorlar, bu insanlarin tum Turkleri bir ornekmiscesine yaftalamasina sebep oluyorlar ( bu sitede, benim Turkiye Turku olduguma inanmayan insanlar vardi...Anlasilir olmustur sanirim... ). Bu esnada, Fethullah Gulen saga sola bulasmadan, kimseyi takmadan isine bakiyor, basarili oluyor...Eh, ben bu insani bu nedenle takdir etmeyeyim de ne yapayim ?

Kimseye sempati beslemiyorum, kimsenin gorusunden degilim, kimseyle ayni fikirde degilim. Ben bir "birey"im ve buna yonelik "kisisel" dusuncelerim var. Dolayisiyla, bir daha beni "xci" diye yaftalamaya kalkacak olursan, uyari verecegim, zira bunu yapmandan asiri sekilde rahatsiz oluyorum. Bu forumda "rahatsizlik verici" iletiler yasak oldugundan oturu, bu uygulamamin cok da yadirganacagini sanmiyorum...

Eger, baslik halen icinde oldugu yoldan cikmazsa, kilitlemek zorunda kalacagim...

Iyi sohbetler...

Tengrikut
11-03-2005, 12:31 PM
Doğu Perinçeğin soyuna bak. http://www.doguperincek.gen.tr/cv2.htm üst düzey asker dayısı ve askeri yargıç babası.Sen bilmiyorsan senin sempati duyduğun cemaatindekiler oldukça kurnazdır.Arkasında kimin olduğunu bilir.Ve tabii ki karşılarında ki tek engelinde TSK olduğunun farkındadırlar.Biraz fındık ye gerisi gelir.

Saidi Nursi hakkındaki görüşlerini bekliyorum.Lütfen dürüst ol.

4twelve
11-03-2005, 10:32 PM
Gündem

1 Kasım 2005
Sağ kolu İP’te

Aslı SÖZBİLİR / İSTANBUL

Nur Cemaati lideri Fethullah Gülen’in ‘sağ kolu’ olarak adını duyuran, Gazeteci ve Yazarlar Vakfı’nın kurucu Başkanı, Zaman Gazetesi kurucusu ve eski yöneticisi, Samanyolu televizyonu kurucusu ve Yönetim Kurulu üyesi Nurettin Veren bugün İşçi Partisi’ne (İP) katılıyor.


http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3....asp?m=1&gid=69 (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/3469174.asp?m=1&gid=69)
__________________


Aciklama


Bazı internet sitelerinde, Nurettin Veren isimli şahsın "Zaman Gazetesi’nin Kurucusu" olduğu yönünde haberlere yer verildiği görülmüştür. Bu iddia gerçeklere aykırı olup, sözkonusu şahıs, -daha önceki beyanlarında da olduğu- gibi kamuoyunu yanlış bilgilendirerek yanıltmaya çalışmaktadır.
Nurettin Veren hiçbir dönemde Zaman Gazetesi’nin kurucu üyesi veya ortaklarından olmamıştır. Bu şahıs, bir dönem gazetemizde çalışmış olmakla beraber, görülen lüzum üzerine işine son verilmiştir.
Zaman Gazetesinin kurucularının kimler olduğu Ticaret Sicilinde yapılacak basit bir araştırma ile öğrenilmesi mümkündür. Bu nedenle, objektif ve sorumlu gazeteciliğin gereği olarak, bu tür iddiaların öncelikle gerçekliğinin araştırılması gerekir.
Nurettin Veren, belli maksatlarla sık sık bu tür beyanlarda bulunmaktadır. Böyle bir şahsiyetin, şahsi emelleri için medya organlarını kullanması üzüntü vericidir. Ayrıca Nurettin Veren hakkında açılan davalar, çok sayıda icra takipleri sayın medya mensupları tarafından araştırıldığında, esasen bu kişinin uydurma beyanlarının değil bu dosyaların haber değeri taşıdığı görülecektir.
Saygıyla duyurulur.
Zaman Gazetesi

4twelve
11-03-2005, 10:38 PM
Doğu Perinçeğin soyuna bak. http://www.doguperincek.gen.tr/cv2.htm üst düzey asker dayısı ve askeri yargıç babası.Sen bilmiyorsan senin sempati duyduğun cemaatindekiler oldukça kurnazdır.Arkasında kimin olduğunu bilir.Ve tabii ki karşılarında ki tek engelinde TSK olduğunun farkındadırlar.Biraz fındık ye gerisi gelir.

Saidi Nursi hakkındaki görüşlerini bekliyorum.Lütfen dürüst ol.

Hadi ordan be Elli defa yazildi,Oku....Oku...Okuuuu..


Perinçek TSK’yı İsrail ordusuna benzetiyor

Perinçek’in “Bağımsızlık diye diye çiğnenen bağımsızlık” başlıklı makalesindeki üslup ise ileriki yıllarda MİT ve Emniyetin maruz kalacağı karalama yöntemlerinin ilk prototiplerini içeriyordu. Türk Silahlı Kuvvetlerini “işgalci, yağmacılığa silahlı bekçilik yapan, ABD jandarması, emperyalist” gibi ifadelerle suçlayan Perinçek ağır hakaretlerde bulunuyordu: “Bugün Kıbrıs’ta durum nedir? Yabancı ülkelerin askeri müdahale ve işgalleri sonucunda Kıbrıs’ın bağımsızlığı yok edilmiştir. Kıbrıs topraklarının neredeyse yarıya yakını Türkiye’nin işgali altındadır. Bu bölgelerde egemen olan Türkiye devletinin otoritesidir. Kıbrıs bugün Türkiye’nin altmış sekizinci vilayeti durumundadır. İki gün önce ‘bağımsız Kıbrıs’ sloganının şampiyonluğunu yapan Türkiye hükümeti Kıbrıs’ı işgal ettikten sonra ülkenin bağımsızlığa kavuşmasının önündeki esas engel haline gelmiştir.” (sayfa 33-34)

İP lideri yazılarında Kıbrıs Türk toplumunu Enosis’i gerçekleştirmek için imha etmeyi planlayan Rumlara karşı düzenlenen askeri harekâtın “emperyalist ve gerici bir karakter” taşıdığını savunuyordu. Yunanistan’ın Kıbrıs’a yönelik askeri işgal politikalarına ‘yeşil ışık yakan’ Perinçek Yunan tarafının yayılmacı tavrının “Türk Ordusunun işgalini meşrulaştırmadığını” iddia edecek kadar ileri gidiyor. Türkiye’nin Kıbrıs’taki askeri varlığını İsrail’in Filistin’deki işgaliyle eş değer gören Perinçek burada oldukça enteresan bir örnek veriyor: “Türkiye hakim sınıfları, Kıbrıs’taki Türk toplumu üzerindeki baskıları ileri sürerek müdahalede bulundu. Yarın sözgelişi Türkiye’deki Kürt milliyetinin ezildiği ileri sürülerek yabancı bir devlet Türkiye’ye silahlı müdahalede bulunsa, bu müdahale haklı mı olacaktır?” (sayfa 46)

Kitapta TSK’ya yönelik hakaret ve eleştiriler oldukça ağır. NATO jandarmalığı yapan Türk Ordusu’nun Kıbrıs’ı ABD emperyalistlerinin Doğu Akdeniz’de batmayan bir uçak gemisi haline getirdiği iddia edilerek, bu sayede Arap halklarına karşı siyonizmi destekleyen bir Amerikan üssünün kurulduğu ileri sürülüyor: “Kıbrıs’ın işgalinden önce Türkiye ile diğer Üçüncü Dünya ülkeleri arasında gelişen dostluk ilişkileri ağır bir darbe yemiştir. Türkiye’nin ABD emperyalistlerinin işbirlikçisi olarak Ortadoğu’da ikinci bir İsrail rolü oynaması, bölge halklarıyla dostluğu baltalamıştır.” (sayfa 51)

1990’larda terörle mücadelenin en sıcak dönemlerinde Mehmetçiğin moralini bozan ve TSK komuta kademesi arasında çatışma çıkarmayı amaçlayan yayınlarıyla gündeme gelecek olan Perinçek ekibi, bu dönemde kontrgerilla edebiyatı ve yargısız infaz haberleriyle adeta bölücü örgütün psikolojik harp ünitesi gibi hareket ediyordu. Perinçek’in Türkiye’nin milli birliğe ihtiyaç duyduğu sıcak dönemlerde kamuoyuna mal olmuş isimlere yönelik karalama kampanyalarından 1970’lerde nasibini alanlardan birisi de Kıbrıs davasının sembol ismi Rauf Denktaş’tı. Dönemin sol jargonuna uygun olarak önce “faşist” olarak takdim edilen Denktaş, aynı zamanda yine literatüre uygun olarak emek düşmanı ve yağmacı diye yaftalanmaktan kurtulamıyordu. Aradan geçen 30 yıl içinde sürekli ortama göre pozisyon alarak ayakta kalmayı başaran Perinçek hareketinin bugün Kıbrıs meselesi ve Rauf Denktaş’la ilgili düşünceleri de eskisiyle tamamen zıt bir görünüm arz ediyor.

Bilge_Kagan
11-04-2005, 01:47 AM
Doğu Perinçeğin soyuna bak. http://www.doguperincek.gen.tr/cv2.htm üst düzey asker dayısı ve askeri yargıç babası.

4twelve'in yazdiklarini bir kenara birakiyorum, onun "soyundakiler" "onun" icin ne gibi bir arti ya da eksi dogurabilir ? Benim soyumda her turlu siyasi goruse sahip, devletin her turlu alaninda insanlar var, bunlardan birinin bu foruma gelip "ben Burak'in dayisiyim" demesi, durmaksizin beni onunla ayni gorus sahibi mi yapacak ? Biraz "gercekci ve mantikli" dusunelim lutfen. Kendi koydugum forum kurallarini asmak istemiyorum ama, iyice sacmaliyorsunuz.

Sen bilmiyorsan senin sempati duyduğun cemaatindekiler oldukça kurnazdır.Arkasında kimin olduğunu bilir.Ve tabii ki karşılarında ki tek engelinde TSK olduğunun farkındadırlar.Biraz fındık ye gerisi gelir.

Iletilerinde "saygi"ya dikkat et, can sikici olmaya basliyorsun. TSK hicbirseye engel degildir, TSK'nin "gucu" birseylere engeldir. Yoksa TSK'nin birseylere nasil karsi koyamadigini 80 darbesinde gorduk... Opera izleyen ABD baskanina " Bizim cocuklar basardi " denildiginde, neyi haber veriyorlardi acaba ? Gerekli mevkilerde bulunan zaaf sahiplerine uygun teklifler yapildiginda ( mesela Kenan Evren ) TSK birseylere karsi cikmaya da bilir.

TSK'nin manevi yonunun farkindayim, ancak, "devlete yonelen her tehdidi "mutlaka" engeller" diye bir "sonsuz guc sahibi" gosterilmesine anlam veremiyorum. Kasti mi yapiyorsunuz bilmiyorum ama, biraz "mantikli" dusunun...

Saidi Nursi hakkındaki görüşlerini bekliyorum.Lütfen dürüst ol.

Hakkinda birsey okumadim, bilmiyorum dolayisiyla. Ama bu baslik "beni" tartismanin yeri degil, eger "gorus" degil de "saldiri" iceren bir iletin daha olursa, baslik kilitlenecek, uyari alacaksin. Hareketlerine biraz dikkat edersen faydali olur, gordugum kadariyla genel bir rahatsizlik veriyorsun...

Tengrikut
11-04-2005, 05:07 AM
4twelve bir devlet düşmanlarını kanalize etmek için onların içine adam sokar mı sokmaz mı?

bilgekagan anladığım kadarıyla sen umutsuz vakasın.Her siyasi görüş ile Türk askerini birbirine karıştırabiliyorsun.

Bu konuda son sözüm: Ne kadar anlatırsan anlat,anladıkların karşıdakinin anladığından fazla değildir.

Bilge Kagan'ın bir yönetici olarak taraflı tutumunu kınıyorum ya gel fikir tartış bizler gibi üye ol ya da tarafsız bir yönetici.

4twelve
11-04-2005, 05:40 AM
[QUOTE]4twelve bir devlet düşmanlarını kanalize etmek için onların içine adam sokar mı sokmaz mı?
Yani???Kim devlet dusmani,kimi nereye kanalize ediyorlar???????

bilgekagan anladığım kadarıyla sen umutsuz vakasın.Her siyasi görüş ile Türk askerini birbirine karıştırabiliyorsun
Yazdiklarina bak TSK yi herseye karistiran sensin....Saniyorum ayni TSK darbesinde lideriniz 6 sene kadar icerde kaldi,simdi TSK darbeleri taraftari nasil oldun????Dogu nun dayisi amcasi albay falan diya hani..Oyle biseyler diyordun..Yani?????


Bu konuda son sözüm: Ne kadar anlatırsan anlat,anladıkların karşıdakinin anladığından fazla değildir.

Haa sunu bileydin....Sana saldirma iftira atma derken hep bunu anlatmaya calsiyodumm....

Bilge Kagan'ın bir yönetici olarak taraflı tutumunu kınıyorum ya gel fikir tartış bizler gibi üye ol ya da tarafsız bir yönetici.

Eger senin taraftarin olsaydi,sanirim ayni seyleri soylemeyecektin.....

Son Olarak altini cizerek bir sey soyluyecegim,beni ICI degilim yani Nurcu degilim,bu arada Nurcu ne demek????

Tengrikut
11-04-2005, 05:45 AM
Nurcularin genel özelligi ben nurcu degilim nurcu da ne demek demeleridir.Saidi Nursiyi caginin harikasi kabuledip, risale nur ve saidi nursinin yazdiklariyla kendine yol cizen kisilere nurcu denir.Bunlarin en guncellestirilmis hali de Fethullah gulen cemaatidir.Bildigin seyleri sormanin anlami ne-

ben takiye yapilmasini sevmem insanlar mertce fikirlerini gizlememelidirler.

1980 darbesi TSKnin genel cizgisi disinda bir hareketti.Bu darbe ile ilimli islam kusagi olusturuldu,milliyetci anti emperyalist fikirlerin önu kesildi.

4twelve
11-04-2005, 05:52 AM
Nurcularin genel özelligi ben nurcu demeleridir.Saidi Nursiyi caginin harikasi kabuledip, risale nur ve saidi nursinin yazdiklariyla kendine yol cizen kisilere nurcu denir.Bunlarin en guncellestirilmis hali de Fethullah gulen cemaatidir.Bildigin seyleri sormanin anlami ne-Bak arkadas ben nurcu degilim veya nurculuk nedir bilmem ancak sana defalarca soyledim hala da ayni seyi soyluyorum ama son kez ''Ben Fethullah Gulen i seviyor,takdir ediyorum,keske o grubun icinde yer alabilsem''diyorum..Kapish???


ben takiye yapilmasini sevmem insanlar mertce fikirlerini gizlememelidirler.

HAA Zaten sen buyugunu yapiyosun,sen IP degilsin olemi????Madem degilsin neden tum linklerin ayni kapiya cikiyo????Veya defalarca sordum senin Fethullah Gulen le derdin ne??????Nede soylemiyosun...... takiyeci seni!!!!!!!

1980 darbesi TSKnin genel cizgisi disinda bir hareketti.Bu darbe ile ilimli islam kusagi olusturuldu,milliyetci anti emperyalist fikirlerin önu kesildi.
So what????BAK bu forumda hastalik oldu tutarsizlik,yaaav tutarli ol biraz.....

Tengrikut
11-04-2005, 07:00 AM
Sen deki sorun basit bir demagogsun- bu baslik Ip ile alakali oldugu icin ve IPye yönelik iftiralarin kaynaginin Turkiyedeki amerikan lobisi ve onun yerli isbirlikcileri oldugu icin savunuyorum.Yoksa oyumu MHPye veririm.

1980 darbesinde fethullahin hic ceza almamasi,rahmetli Turkesin ve Perincek gibi siyasilerin ceza almasi ilginc degil mi? Fethullahcilari destekleyen ve Amerikanin ortadogu siyasetini güden Özalin iktidara Amerikadan apar topar getirilmesi sence tesaduf mu?

O kadar o cemaat icinde olmak istiyorsun(zaten oldugun kanisindayim) onlarin icine girmen cok zor degil.

4twelve
11-04-2005, 07:45 AM
[quote=Tengrikut]Sen deki sorun basit bir demagogsun- bu baslik Ip ile alakali oldugu icin ve IPye yönelik iftiralarin kaynaginin Turkiyedeki amerikan lobisi ve onun yerli isbirlikcileri oldugu icin savunuyorum.Yoksa oyumu MHPye veririm.

Simdi sen bu kadar post attin hala nesin cozemedik.???Eminimde herkes senin ne oldugunu merak ediyodu yaa neyse.....Sormasi ayip bunu Tr de sadece IP mi yapiyo???Biri sag biri Sol..Ne is????

1980 darbesinde fethullahin hic ceza almamasi,rahmetli Turkesin ve Perincek gibi siyasilerin ceza almasi ilginc degil mi? Fethullahcilari destekleyen ve Amerikanin ortadogu siyasetini güden Özalin iktidara Amerikadan apar topar getirilmesi sence tesaduf mu?

Alo,uyan uyan
1.FG bir siyasi lider degil
2.1980 de sadece bir Vaiz di
3.Ozal oldugu donem FG yine bir vaizdii..
4.Sen hicbir sey bilmiyosun ,salliyosun,bizde seni adam yerine koyup hala sorularimiza cevap alamiyoruz...
5.Hala ve Israrla FG ile senin sorunun derdin ne ????soylemedin...
6.Senin siyasi tercihin ne???
7.Ozal ABD den getirilmedi,Halkin oyuyla secildi,sen halkimi kucumsuyosun???hAlk senin icin ne ifade ediyo
8.Hala ve mesnetsiz iftira atmayi surdurursen Topicin kilitlenmesi icin Mod lara pm atacagim
9.Bu bole uzar gider



O kadar o cemaat icinde olmak istiyorsun(zaten oldugun kanisindayim) onlarin icine girmen cok zor degil.


Ula,sana ne(Nato mermer,nato kafa diye bolelerine deiniyo galiba..) ,derdin ne bu kadar degilim dememe ragmen kaldiki cemaat dedigin sey ne senin orgut gibi bisey mi????farzetki icindeyim,eee sonra??????

Bilge_Kagan
11-04-2005, 08:07 AM
Gun gelecek, herkes adabinca tartismayi ogrenecek...