PDA

View Full Version : Bugün 10 Kasım Ata'nın ölüm yıldönümü


Qarshi
11-10-2005, 02:24 AM
http://www.meb.gov.tr/belirligunler/10kasim/index_r3_c3.jpg

ATATÜRK'ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ



Atatürk'ün ilk hastalık belirtisi 1937 yılında ortaya çıktı. 1938 yılı başlarında Yalova'da bulunduğu sırada, ciddî olarak hastalandı. Buradaki tedavi olumlu sonuç verdi. Fakat tamamen iyileşmeden Ankara'ya yaptığı yorucu yolculuk, hastalığının artmasına sebep oldu.

http://www.meb.gov.tr/belirligunler/10kasim/resimler/res15.jpg Bu tarihlerde Hatay sorununun gündemde olması da onu yormaktaydı. Hasta olmasına rağmen, Mersin ve Adana'ya geziye çıktı. Kızgın güneş altında askerî birliklerimizi teftiş edip tatbikat yaptıran Atatürk, çok yorgun düştü. Ülkü edindiğimillî dava uğruna kendi sağlığını hiçe saydı. Güney seyahati hastalığının artmasına sebep oldu. 26 Mayıs'ta Ankara'ya döndükten sonra tedavi ve istirahat için İstanbul'a gitti. Doktorlar tarafından, siroz hastalığı teşhisi kondu. Deniz havası iyi geldiği için, Savarona Yatı'nda bir süre dinlendi. Bu durumda bile ülke sorunlarıyla ilgilenmeye devam etti. İstanbul'a gelen Romanya kralı ile görüştü. Bakanlar Kurulu toplantısına başkanlık etti. 4 Temmuz 1938'de Hatay Antlaşması'nın yürürlüğe girmesi Atatürk'ü çok sevindirip moralini düzeltti.

Temmuz sonlarına kadar Savarona'da kalan Atatürk'ün hastalığı ağırlaşınca Dolmabahçe Sarayı'na nakledildi. Fakat hastalığı durmadan ilerliyordu. O'nun hastalığını duyan Türk halkı, sağlığıyla ilgili haberleri heyecanla takip ediyor, bütün kalbiyle iyileşmesini diliyordu. Hastalığının ciddiyetini kavrayarak 5 Eylül 1938'de vasiyetini (http://www.meb.gov.tr/belirligunler/10kasim/yazilar/vasiyet.htm) yazıp servetinin büyük bir kısmını Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarına bağışladı.

http://www.meb.gov.tr/belirligunler/10kasim/resimler/2i02k.jpg Ekim ayı ortalarında durumu düzelir gibi oldu. Fakat, çok arzuladığı hâlde, Ankara'ya gelip cumhuriyetin on beşinci yıl dönümü törenlerine katılamadı. 29 Ekim 1938'de kahraman Türk Ordusu'na yolladığı mesaj, Başbakan Celâl Bayar tarafından okundu. "Zaferleri ve mazisi insanlık tarihi ile başlayan, her zaman zaferlerle beraber medeniyet nurlarını taşıyan kahraman Türk ordusu!" sözü ile Türk Ordusu'nun önemini belirtmiştir. Yine aynı mesajda "Türk vatanının ve Türk'lük camiasının şan ve şerefini, dahilî ve harici her türlü tehlikelere karşı korumaktan ibaret olan vazifeni, her an ifaya hazır ve amade olduğuna benim ve büyük ulusumuzun tam bir inan ve itimadımız vardır" diyerek Türk Ordusu'na olan güvenini belirtmiştir.

Atatürk 1 Kasım 1938'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılış töreninde de bulunamadı. Hazırladığı açılış nutkunu Başbakan Celâl Bayar okudu. Atatürk bu nutkunda ülkenin imarı, sağlık hizmetleri ve ekonomi konularındaki faaliyetleri açıkladı. Bundan başka eğitim ve kültür konularına da temas edip gençliğin millî şuurlu ve modern kültürlü olarak yetişmesi için İstanbul Üniversitesi'nin geliştirilmesi, Ankara Üniversitesi'nin tamamlanması ve Van Gölü civarında bir üniversitenin kurulması için çalışmaların yapıldığını belirtti. Türk Tarih ve Türk Dil kurumlarının çalışmalarından duyduğu memnuniyeti açıkladı. Ayrıca Türk gençliğinin kültürde olduğu gibi spor sahasında da idealine ulaştırılması için Beden Terbiyesi Kanunu'nun uygulamaya konulmasından duyduğu memnuniyeti belirtti. Atatürk, ölümüne kadar memleket meselelerinden bir an olsun uzak kalmamıştı.

http://www.meb.gov.tr/belirligunler/10kasim/resimler/2I11K.jpg Atatürk'ün hastalığı tekrar şiddetlendi. 8 Kasımda sağlığıyla ilgili raporlar yayımlanmaya başlandı. Bütün memleketi tekrar derin bir üzüntü kapladı. Her Türk'ün kalbi onun kurtulması dileğiyle çarpıyordu. Ancak, kurtarılması için gösterilen çabalar sonuç vermedi ve korkulan oldu. Dolmabahçe Sarayı'nda 10 Kasım 1938 sabahı saat dokuzu beş geçe, insan için değişmez kanun, hükmünü uyguladı. Mustafa Kemal Atatürk aramızdan ayrıldı.
Bu kara haberle, yalnız Türk milleti değil, bütün dünya yasa büründü. Büyük, küçük bütün devletler onun cenaze töreninde bulunmak üzere temsilciler göndererek, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusuna karşı duydukları derin saygıyı belirten mesajlar gönderdiler.

http://www.meb.gov.tr/belirligunler/10kasim/resimler/2i08k.jpg 16 Kasım günü Atatürk'ün tabutu, Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonunda katafalka konuldu. Üç gün üç gece, gözü yaşlı bir insan seli ulu önderine karşı duyduğu saygı, minnet ve bağlılığını ifade etti.
Cenaze namazı 19 Kasım günü Prof. Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırıldı. On iki generalin omzunda sarayın dış kapısına çıkarılan tabut, top arabasına konularak, İstanbul halkının gözyaşları arasında Gülhane Parkı'na götürüldü. Buradan bir torpido ile Yavuz zırhlısına nakledildi. Büyük Ada açıklarına kadar, donanmamız ve törene katılmak için gelmiş olan yabancı gemilerin eşlik ettiği Yavuz zırhlısı cenazeyiİzmit'e getirdi. Burada Yavuz zırhlısından alınan cenaze, özel bir trene kondu. Atalarına son saygı görevlerini yapmak üzere toplanan halkın kalbinde derin bir üzüntü bırakarak Ankara'ya getirilmek üzere hareket edildi. Atatürk'ün vefatı üzerine cumhurbaşkanı seçilen İsmet İnönü, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, bakanlar, Genelkurmay Başkam, milletvekilleri ile ordu ve devlet ileri gelenleri tarafından karşılanan cenaze, Türkiye Büyük Mîllet Meclisi önünde hazırlanan katafalka kondu. Ankara halkı da onun cenazesi önünden saygıyla geçerek son görevini yaptı. 21 Kasım 1938 Pazartesi günü, sivil ve askerî yöneticiler ile yabancı devlet temsilcilerinin hazır bulunduğu ve on binlerce insanın katıldığı büyük bir tören yapıldı. Daha sonra Atatürk'ün tabutu katafalkta alınarak. Etnografya Müzesinde hazırlanan geçici kabre kondu.

Türk milleti daha sonra, bu büyük insana lâyık, Ankara Rasattepe'de bir Anıtkabir yaptırdı. 10 Kasım 1953'te Etnografya Müzesinden alınan Atatürk'ün naaşı Anıtkabir'e getirildi. Burada yurdun her ilinden getirilmiş olan vatan topraklan ile hazırlanan ebedî istirahatgâhına yerleştirildi.



Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Yeleleri alevden al bir ata binmiş
Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri...
Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında
Destanlar yaratıyor cihanın görmediği
Arkasından dağ dağ ordular geliyor
Her askeri Mustafa Kemal gibi.
Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel
Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.
Al bir ata binmiş yalın kılıç
Koşuyorlar zaferden zafere...

Mustafa Kemal'i düşünüyorum;
Ölmemiş bir Kasım sabahı!
Yine bizimle beraber her yerde.
Yaşıyor dört köşesinde vatanın
Yaşıyor damar damar yüreklerde.

Mustafa Kemal'i düşünüyorum:
Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,
Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum.
Uykularıma giriyor her gece.
Elllerinden öpüyorum.

Ruhun şad olsun Atam..

Qarshi
11-10-2005, 02:45 AM
10 Kasim 1938 Persembe; 09:05


http://www.turan.tc/bozkurt/bozkurt/port4.jpg


Ey Türk Gençligi!

Birinci vazifen, Türk istiklalini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegane temeli budur. Bu temel, senin, en kiymetli hazinendir. Istikbalde dahi, seni, bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahili ve harici, bedhahlarin olacaktir. Bir gün, istiklal ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düsersen, vazifeye atilmak için, içinde bulunacagin vaziyetin imkan ve seraitini düsünmeyeceksin! Bu imkan ve serait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. Istiklal ve Cumhuriyetine kastedecek düsmanlar, bütün dünyada emsali gorülmemis bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanin bütün kaleleri zaptedilmis, bütün tersanelerine girilmis, bütün ordulari dagitilmis ve memleketin her kösesi bilfiil isgal edilmis olabilir. Bütün bu seraitten daha elim ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalalet ve hatta hiyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri sahsi menfaatlerini, mustevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakrü zaruret içinde harap ve bitap düsmüs olabilir.

Ey Türk istikbalinin evladi! Iste, bu ahval ve serait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve Cumhuriyetini kurtarmaktir! Muhtaç oldugun kudret, damarlarindaki asil kanda mevcuttur.

Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK

Redd-i İlhak
11-10-2005, 03:33 AM
Sana yemin ediyorum Atam Cumhuriyet'i Kanımın son damlasına kadar koruyacağım!..

Ahde Vefa
11-10-2005, 05:10 AM
http://www.isparta.gov.tr/new/cpanel/belgew/ata.jpg

MUSTAFA KEMAL'LER TÜKENMEZ


Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir
Bu vatan bu topraklar cömert
Kutsal bir ateşim ki ben sönmez
İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez

Ben de etten kemiktendim elbet
Ben de bir gün geçecektim elbet
İki Mustafa Kemal var iyi bilin
Ben işte o ikincisi sonsuzlukta
Ruh gibi bir şey görünmez
İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez

Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda
Bilimin yapıcılığın aydınlığında
Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben
Evrensel yepyeni buluşlarda
Geriliği kovmuşum ben dönmez
İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez

Başın mı dertte beni hatırla
Duy beni en sıkıldığın an
Baştan sona herşeyiyle bu vatan
Sakın ağlamasın Kasım'larda Fatih'ler Kanunî'ler ölmez
İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez
Halim YAGCIOGLU

Ahde Vefa
11-10-2005, 05:17 AM
UNUTMAYALIM .....

ATATÜRK'ÜN DİNDARLIĞI HAKKINDA NE DEDİLER?


Atatürk'ün manevi kızı Sabiha Gökçen Mustafa Kemal şöyle anlatıyor:

"Ata'nın elini öpmek üzere yanına girdim. İşleri ile meşguldü. Bir süre ayakta bekledim. Birden derin bir iç geçirdi. Ve "Allah" dedi. O bunu sık sık tekrarladı. Atatürk hakkında evvelce çok şeyler duymuştum. Bu tesirle olacak bir hayli şaşırdım. Onun ağzından Allah kelimesini duymak beni bir hayli şaşırtmış ve heyecanlandırmıştı. Atanın yüzüne şaşkınca bakmış olacağım ki,

-"Sen dindar mısın" diye sordu?

-"Evet dindarım" dedim. Ve bu cevabımı nasıl karşılayacağını anlamak için ürkek ürkek yüzüne baktım. Cevabım hoşuna gitmişti.

"Çok iyi, Allah, büyük bir kuvvettir. Ona inanmak lazımdır" dedi. Ve bu konuda uzun uzun izahat verdi. Ben de o zaman anladım ki, Atatürk hakkında söylenenlerin aslı yoktur. Ve Ata, bütün söylenenlerin hilafında dindar bir insandı.

Atatürk'ün diğer manevi kızı Ülkü Şüküllüoğlu anlatıyor:


"Annemi Zübeyde Hanım büyütmüştür. Onun anneme anlattığı bir anıyı aktarayım. Atatürk, 25 Ağustos'ta Kocatepe'ye çıktığı zaman orada şöyle dua ediyor: "Allah'ım senin bana verdiğin fikir ve zeka ile ben bütün planlarımı gerçekleştirdim. Bundan sonrası artık senin mukadderatın…" O, Allah'ına inanan bir insandı. Paşa, Ramazan'da Dolmabahçe'de veya Çankaya'da olduğunda anneme "Vasfiye oruç tutuyor musun?" diye sorarmış, annem "tutuyorum" dediğinde çok memnun kalırmış. Bana hastalandığımda dua ettirirdi, kendi de ederdi. Çok iyi hatırlıyorum, tifo geçiriyordum çok üzülmüş beni kurtarması için Allah'a dua etmiş. Annesi Zübeyde hanım da çok dindarmış. Anneme daha 7 yaşındayken Kuran dersi aldırmaya başlamış. Kız kardeşi Makbule hanımın da devamlı namaz kıldığını biliyorum."

Safiye Ayla anlatıyor:

"Annesi Zübeyde hanım da ablası Makbule hanım da çok dindar insanlardı. Namaz kılarlardı. Tam dindar bir aile ortamında yetişti. Atatürk de dindar bir insandı. Çok beğendiği Hafız Yaşar vardı. O Kuran okunurken gözlerinden yaşlar okunurdu. Hatta bütün hocaları toplayıp ayetleri okuyup izah ederek incelemeler yapardı. Bana "Allah'ın sana verdiği lütfu unutma ve bununla şımarma, mütevazi ol, daima Allah'a şükret" derdi. Kendisine "Paşam şunu yaptın, bunu yaptın" diyenlere "Bana Allah yardım etti, ben talihli bir insanım derdi."


Vasfi Rıza Zobu anlatıyor:

"Hz. Peygambere çok hürmet ederdi. Peygamberlerin çok sağlıklı bir muhakemeye vakıf olduğuna kaniydi. Bir gece Hz. Peygamberin askeri dehasından bahsediyordu. Orada hiç Muhammed demedi... Onun dine, fikre saygılı bir kişiliği vardı. Kuran'a da çok hürmeti vardı. Yanında üç hafız vardı. Hafız Yaşar, Hafız Hüseyin, Hafız Mehmet. Ben o hafızları, onun yanında Çankaya'da tanıdım. Saygıyla dinlerdi. Onun karşı olduğu yobazlık ve hurafelerdi."

Cemal Kutay anlatıyor:

"Dünyada Atatürk kadar İslam Dinini mana ve mefhumuyla kavramış ve onu aslına iade etmek için büyük kavga yapmış başka bir insan yoktur. Mustafa Kemal 1300 sene sonra Hazreti Muhammed'in ruhunu şadedecek esaslar getirmiştir. Bugün secde-i Rahmana alın koyabiliyorlarsa bu onun sayesindedir. Bugün en geçerli iki meal, Ömer Rıza Doğrul ve Ahmet Hamdi Akseki mealleridir. İkisini de Mustafa Kemal yaptırmıştır. Muhammed ismini kullananları kesinlikle affetmezdi. "O büyük insana layık olamazsa ne olacak" derdi."



Hüseyin Rauf (Orbay)'ın (1880-1964) başkanı olduğu TBMM Hükümeti'nin üyeleri ve din adamları Cumhuriyet ilan edilmeden önceki günlerde bir törende görülüyor.
Süreyya Koral (Kılıç Alinin eski eşi) anlatıyor:

"Laikti. Laiklik dinsizlik değildir... Kuran'ın Türkçeleştirilmesi dinin anlaşılmasına vesile olan büyük bir hizmettir. O, dinin politika aracı olarak kullanılmasına ve istismarına karşıydı ve buna hiçbir zaman izin vermedi."

Büyük Önder'i tanıyanların da ifade ettiği gibi, Atamız, dine ve manevi inançlarına bağlı ve saygılı bir liderdi. Atatürk'ün İslam Dinini, Kuran'ı, Peygamberimiz (sav)'i öven ve milletimizi İslam Dinini yaşamaya davet eden pek çok sözleri mevcuttur. İşte bu sözlerden bir kaçı:

" İnsanların mücadelelerinde en kuvvetli istihkam (barikat), iman dolu göğüsleridir"

"Din vicdan işidir. Herkes vicdanının sesini uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünce ve düşünceye muhalif değiliz. Biz sadece din işlerini milletin işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kaste ve fiile dayanan taassuplar hareketlerden sakınıyoruz."

"Ey millet! Allah birdir. Şanı büyüktür. Allah'ın selameti, sevgisi ve hayrı üzerinize olsun. Peygamber Efendimiz hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dini hakikatleri duyurmaya memur ve elçi olmuştur. Koyduğu esas kanunlar cümlemizce malumdur ki, Kur'andaki anlamı açık olan ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir. En mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor."

"Din vardır ve lazımdır. Dinsiz milletlerin devamına imkan yoktur"


"Bizim dinimiz en makul ve en tabi dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur."

"Milletimiz din ve dil gibi kuvvetli iki fazilete sahiptir. Bu faziletleri, hiçbir kuvvet milletimizin kalp ve vicdanından çekip alamamıştır ve alamaz da."

"Camilerin mukaddes minberleri halkın ruhi, ahlaki gıdalarına en yüksek, en verimli kaynaklardır. Minberlerden halkın anlayabileceği dille ruh ve beyne hitap edebilmekte, Müslümanların vücudu canlanır, beyni temizlenir, imanı
kuvvetlenir, kalbi cesaret bulur."


"Ey Arkadaşlar! Tanrı birdir, büyüktür- Adalet-i ilahiye, O'nun tecellilerine bakarak diyebiliriz ki, insanlar iki sınıfta, iki devrede mütalaa olunabilir, ilk devir insanlığın çocukluk ve gençlik devridir. İkinci devir, insanligin kemal (olgunluk) devridir."

"Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selameti, atıfeti ve hayrı üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenab-ı Hak tarafından insanlara dini hakikatleri tebliğe memur ve resul olmuştur. Koyduğu esas kanunlar cümlemizce malumdur ki Kuran'i azimüssandaki husustur. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir, temel dindir. Çünkü dinimiz akla mantığa hakikate tamamen uyuyor. Eğer akli mantığa, hakikate uymamış olsaydı bununla diğer ilahi ve tabi kanunlar arasında aykırılıklar olmalı gerekirdi. Çünkü bütün kanunları yapan Cenab-ı Hak'tır."

"Din vardır ve lazımdır. Temeli çok sağlam bir dinimiz var malzemesi iyi. Fakat bina uzun asırlardır ihmale uğramış. Harçlar döküldükçe yeni harç yapıp binayi takviye etmek lüzumu hissedilmemiş. Aksine olarak birçok yabancı unsur binayı fazla hırpalamış. Bugün bu binaya dokunulamaz, tamir de edilemez. Ancak zamanla çatlaklar derinleşecek ve sağlam temeller üzerinde yeni bir bina kurmak lüzumu hasıl olacaktır."

http://www.harunyahya.org/kitap/anlamak/res/22.jpg
"Bizim dinimiz en makul ve en tabi dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur."

http://www.harunyahya.org/kitap/anlamak/res/17.jpg
Ankara Müftüsü Rıfat (Börekçi) Efendi, İcra Vekilleri Heyeti'nin önüne geçmiş dua ederken.

unutmayalım arkadaşlar...

Ne dinsiz Türküm nede soysuz müslüman,ikisinde de rabbime sığınırım ,Türküm,müslümanım,kur'anımdır tek rehber kalbimde iman,dilimde tekbir Allahü Ekber !

Qarshi
11-10-2005, 05:31 AM
- Aksam tuhaf bir ruya gordum!

- Hayirdir insallah!...

- Bizim Mustafa goklere yukselmis.... Elinde sancak, asagida sonu gelmiyen
bir kalabalik!... Mustafa elindeki bayragin altina toplananlara kocaman
kocaman altin paralar dokuyor.... Onlari yillarca yasatacak kadar altin
paralar!...

- Cok guzel bir ruya... Hayirdir insallah!

Mustafanin annesi, gordugu ruyayi arkadaslarina anlatirken kapi calindi.
Mustafa geldi... Sevinc icinde:

- Anne! dedi. Askeri orta okula girdim!...

Anaciginin gogsu sevincle kabardi. Boyle bir cocukla nasil
ogunmesindi?!... Mustafa anlatiyordu:

- Subaylardan biri ne dedi biliyor musun Anne?...

- Ne dedi?

- Insallah devletine, milletine buyuk hizmet edersin, dedi.

Sevincinden, kadincagizin ici icine sigamiyordu. Fakat daha cok sevinen
Mustafa idi. Askeri okulun yesil seritlerle suslu lacivert cuha elbisesi ona
ne kadar da yakismisti! Gogsunde ki ay yildizli sari dugmeler de altin
saclari gibi, paril paril parliyordu.

Mustafa okula girdiginin ucuncu ayinda yapilan ilk yoklamalarda parlak
zekasi ve caliskanligi ile de seckin bir cocuk oldugunu gosterdi. Ogretmeni
gelmiyen siniflara o girer, ders verirdi. Zekasina, olgunluguna herkes
parmak isiriyordu.

Bir gun Matematik ogretmeni ona:

- Oglum! dedi. Senin de adin Mustafa, benim de! Bu boyle olmayacak!... Arada
bir fark olmali... Senin ustunlugunu belli etmek lazim! Bundan sonra senin
adin <<Mustafa Kemal>> olsun!...


* * * * * * * * * * * * *

Iste kucuk Mustafa'nin adi boylece Mustafa Kemal oldu. Sakarya Zaferini
kazaninca Buyuk Millet Meclisi ona Gazi lakabini takti. Soyadi Kanunu
cikinca da ona Ataturk adini verdik. Bizim kahraman Ataturkumuz iste boyle
bir Mustafa idi.

Bugun, 10 Kasim buyuk matem gunumuz. Cumhuriyetimizin Kurucusunun aramizdan
ayrilisini bugun huzunlu bir sekilde tekrar anacagiz. Esaretin zincirlerini
ona inanan Turk Halki ile kirarak bizlere ozgurlugumuzun yolunu acan Buyuk
Onder icin yarin saygi durusunda bulunacagiz. Fenerbahcemiz de bu ulke ve
insaninin esaretten kurtulmasi icin gerek futbolcularini sehit vererek,
gerekse klup olarak bu vatan ve millet icin yaptigi ve tuzugunde bunu
ispatlayan ve herseyden onemlisi Mustafa Kemal Ataturk'e inanan ve arkasinda
duran tek buyuk kahraman klup olarak tarihte yerini almistir.

Gazi'nin Fenerbahce Klubu'ne ziyareti ve sarfettigi tarihi sozler de bu
bakimdan cok anlamli ve kiymetli sozlerdir. Ataturk'un bizlere kazandirdigi
yenilikler Fenerbahce icin de onayak olmus, Fenerbahcemiz her alanda cagdas
muasir medeniyetlerinin en guzel orneklerini bizlere sunarak bunu ispat
etmistir.

Mustafa Kemal Ataturk'un klubu olmaya ilkeleriyle her zaman devam
edecektir.....

Atam sen rahat uyu biz hem bu ulkenin, hem Cumhuriyetin
bekcileri olmayi vazife edindik ve bu vazifeden asla kopmadan gorevimizi
surdurecegiz....

Sevgiler

Guher Gumussoy

Ahde Vefa
11-10-2005, 05:38 AM
Sen kurdun, biz yaşatacağız
Rahat uyu Atam

"Sana ne yazsam ki ben
Toprağın kadar yazılanın var...
Şu küçücük kuş,
Şu dağ, şu taş,
Şu Türk, şu beşer,
Kemâl'im, Ata'm, Mustafa'm diye ağlar."

Bugün, ulu önder Atatürk aramızdan ayrılalı tam 67 sene oldu… Üzüntüsü hala içimizde, hala her 10 Kasım’da, saat tam 9’u 5 geçe çalan sirenlerde o anı kalbimizde yaşıyoruz. Ama bizlerin, kurduğu ülkeyi emanet ettiği Türk Gençleri’nin ona bir sözü var! Onun yolundan ayrılmayacağız…

"Ah yine o 10 Kasım
Biz bir kere daha öldük
Sen bir kere daha dirildin tüm heybetinle,
Ruh ruh parçalandın
Ve girdin benliğimize bu ölüm günümüzde
İki ruhlu oluverdik hepimiz
Ruhumuzun biri: TÜRK
Biri: KEMAL ATATÜRK. "

Yine o 10 Kasım… Yine o hüzünlü gün… Yine bir siren sesi… Yine gözlerin önünde o gün… Rahat uyu Atam… Nöbet bizde…

Şiir: Alper KÜRÜK

inşAllah Atamız'la, ölümden sonra , buluşucağız.. Tanrı dağlarında değil... Ahiret'te inşAllah......

Qarshi
11-10-2005, 05:47 AM
http://www.mkutup.gov.tr/images/atasayfalari.gif
http://www.mkutup.gov.tr/images/anaresim1.gif


Atatürkçü Düşünce Derneği


http://www.kultur.gov.tr/kultursanat/tb-ataturk.html


http://www.kho.edu.tr/ata (http://www.kho.edu.tr/ata)


http://www.basbakanlik.gov.tr/ataturk/ataturk.htm (http://www.basbakanlik.gov.tr/ataturk/ataturk.htm)


http://www.ataturk.com (http://www.ataturk.com)


http:// (http://bluepoint.egenet.net/ataturk)bluepoint.egenet.net/ataturk (http://bluepoint.egenet.net/ataturk)


http://www.ataturk.net (http://www.ataturk.net)


http://www.anavatan.net/Ataturk (http://www.anavatan.net/Ataturk)


http://www.doruk.com.tr/ataturk (http://www.doruk.com.tr/ataturk)


http://www.mfa.gov.tr/grupe/ea/ea001.htm (http://www.mfa.gov.tr/grupe/ea/ea001.htm)


http://www.designhouse.net/turkiye/ataturk.html (http://www.designhouse.net/turkiye/ataturk.html)


http://www.gazi.edu.tr/ataturk.html (http://www.gazi.edu.tr/ataturk.html)


http://www.columbia.edu/cu/tsa/ata/ata.html (http://www.columbia.edu/cu/tsa/ata/ata.html)


http://www.turkishnews.com/Ataturk (http://www.turkishnews.com/Ataturk)


http://www.mkutup.gov.tr/Ataturk/ (http://www.mkutup.gov.tr/Ataturk/)

http://fotografci.com/ataturk.htm (http://fotografci.com/ataturk.htm)

http://ataturk.turkiye.org (http://ataturk.turkiye.org/)

http://www.ada.net.tr/ataturk (http://www.ada.net.tr/ataturk)

http://www.po.metu.edu.tr/ataturk/ (http://www.po.metu.edu.tr/ataturk/)

http://home.egenet.com.tr/~ataturk/index.html (http://home.egenet.com.tr/~ataturk/index.html)

http://www.demokrasivakfi.org.tr/ataturk (http://www.demokrasivakfi.org.tr/ataturk)

http://www.swix.ch/clan/kabdan/ata.htm (http://www.swix.ch/clan/kabdan/ata.htm)

http://www.students.cs.ruu.nl/people/tgulteki/ata.html (http://www.students.cs.ruu.nl/people/tgulteki/ata.html)

http://www.deu.edu.tr/admin/ata/ata.html (http://www.deu.edu.tr/admin/ata/ata.html)

http://www.merih.com/ataturk/ (http://www.merih.com/ataturk)


http://www. (http://www.canakkale.gen.tr/)canakkale.gen.tr (http://www.canakkale.gen.tr/)

http://www.kurtulussavasi.8m.com/

4twelve
11-10-2005, 08:16 AM
Aziz Ataturk senin ve sehit ,gazi olan diger silah arkadaslarininda Ruhlari sad olsun......
Senin adini kullanip bu vatani bolmeye kutuplastirmaya calisanlarin,arkana gizlenip din dusmanligi yapanlarin,Halklari siniflara ayirmaya calisanlarin,Insanlari Kurt Turk Musluman,Laik,Yobaz,Alevi,Sunni,Sagci Solcu diye fislemeye calisanlarin da ruhlari bedbaht olsun....

Colpan
11-10-2005, 08:47 AM
El-Fatiha!

CX_ETKO_CX
11-10-2005, 05:15 PM
Basbugumuz Buyuk Ataturk'u bir kez daha saygi ve ozlemle aniyoruz !Ruhu sad olsun.

aragis
11-11-2005, 07:16 AM
Biraz gec oldu ama icimde kalmasin :(

Yüce Atatürk’ü aramizdan ayrilisinin 67. yilindada sevgi, saygi ve gönül borcu duyarak andik..

CÜMLE Erenlerin yardimi ve esenligi önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün üzerine olsun!

gencbozkurt
11-11-2005, 10:08 AM
BUraya 10 kasım için www.kutlusevda.com (http://www.kutlusevda.com) a yazdığım yazımı aktarmak istiyorum.


ATATÜRK’Ü ANMAK VE ANLAMAK
Bugün 10 Kasım 2005. Yani Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı,Türk Milletine Türk olduğunu ve bir millet olduğunu hatırlatan,ona ne kadar güçlü olduğunu gösterip yeni ufuklar açan Başbuğ Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 67. yıldönümü.
Yine sirenler,yine törenler ve yine timsah gözyaşları...
Yine iki yüzlülük, yine aldatmaca ve yine “Atam izindeyiz” nutukları...
Niye böyle diyorum? Çünkü Atatürk’ü anma törenleri ölümünden sonraki birkaç sene hariç hiçbir zaman samimiyetle yapılmamıştır. Bu bugün de aynen sürmektedir. Samimiyetle yapılmamaktadır ,çünkü yılın 364 günü Atatürk ve Türk milletinin canla başla kurduğu bu cumhuriyeti yıkmaya çalışanlar bugün Atatürkçü oluveriyorlar. Konuşmalarına bakılırsa Atatürk’ü onlardan çok seven yok(!) Her 10 Kasım’da “Atam izindeyiz” diyorlar ama galiba onlar otel odasında uyuşturucu komasından ölen Ata’nın izindeler.
Bir kere Atatürk’ün izinde olmak için onun fikirlerini anlamak ve bunlara bağlanmak lazımdır. Bunlar şüphesiz anlıyorlar ama menfaatlerine uymadığı için uygulamıyorlar. Üstüne üstlük Atatürk’ün fikirlerini unutturmaya yahut çarpıtmaya çalışıyorlar.
Atatürk’ün en büyük Türk milliyetçisi olduğu “Ne Mutlu Türküm Diyene” ve “Benim hayatta yegane fahrim, servetim Türklükten başka bir şey değildir” sözlerinden açıkça belli olmuyor mu?
Atatürk laf milliyetçisi de değildi. Her alanda yaptığı uygulamalarda milliyetçiydi. Sanatta, ekonomide, siyasette, kültürde vs. hep milliyetçiydi. Türk dilini, Türk kültürünü korumak, Türk tarihini aydınlatmak için kurumlar kurdu. Türk milletinin büyük medeniyetler kurduğunu ve yine kurabileceğini halka anlattı. Milletin Kurtuluş Savaşı gibi bir de ekonomik zafer kazanması gerektiğini belirtti. Ekonomide milliliğini, toplu iğne yapamayan bir ülkeye fabrikalar açtırarak gösterdi.
Atatürk’ü dine,hele hele İslam’a da karşı göstermek istediler . Meclisin açılışındaki fotoğraflar ve bazı sözleri halkımızı Atatürk’e düşman etmek isteyen odaklara en güzel cevaplardır.
Türk Dünyası’yla ilgili fikirleri ise diğer fikirlerinden belki daha fazla unutturuldu milletimize. Atatürk’ün Çin büyükelçisine “Bir gün sizinle Çin’de karşılaşacağız” sözü, Rusya, Finlandiya vs.de bir süre yayınlanan “Turan Gazetesi” çalışması, Hatay gibi Musul Kerkük ve Batı Trakya’yı da alacağını söylemesi Türk milletinden hep saklandı.
Atatürk’ün “çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkma” ülküsü kendi sözlerinde ve icraatlarında açıkça görülmektedir. Atatürk hedefi gösterdiği gibi izlenecek yolu da göstermeyi ihmal etmemiştir.
Yoksa kimilerinin seneler önce Rusya’da,Çin’de; kimilerinin de son yıllarda AB ve ABD’de aradıklarını Atatürk Türk’te bulmuştu. Çağdaş uygarlığa başka milletlerin yardımıyla değil, kendi çabamız ve gücümüzle ulaşabileceğimizi bizlere şu sözlerle göstermişti:
“Bizim başka milletlerden hiçbir eksiğimiz yok. Cesuruz, zekiyiz, çalışkanız, yüksek amaçlar uğrunda ölmesini biliriz.”
“Türk kuvvet ve zekasının yenemediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur.”

Atatürk’ü anlatmaya şüphesiz ki bir değil onlarca yazı yetmez. Onun her sözü ayrıca bir yazı konusudur. Biz burada kısa ve öz olanlarla Atatürk’ü daha iyi anlatmaya çalıştık.

Allah’tan Ulu Önder Atatürk’e rahmet, milletimize ise onu daha iyi anlama ve gerçek manada yolundan gitmeyi nasip etmesini diliyorum.

Atatürk olmasaydı çökmüştü Türk ulusu,
Kurtuluş olanağımız öylesine azdı ki!
Türkteki kutsal gücün şahlanışı Atatürk,
Türk ulusu olmasa Atatürk olmazdı ki!

Behçet Kemal Çağlar

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE


Selim UYSAL

dila73
11-10-2006, 01:14 AM
http://img135.imageshack.us/img135/1430/e1fbo1.jpg
allah rahmet eylesin
mekanın cennet olsun...

nurhak
11-10-2006, 01:41 AM
Bu vatan ve bu millet icin yaptıkları icin cocuklarım ve milletim adına binlerce kez tesekkürler.Ruhun sad olsun Atam.

gurkan
11-10-2006, 01:47 AM
Allah Rahmet Eylesin. El-Fatiha.

zorlu
11-10-2006, 01:59 AM
http://img144.imageshack.us/img144/2019/atam1dv5.jpg
http://img297.imageshack.us/img297/7440/atamfy0.jpg

Hanedan
11-10-2006, 02:30 AM
Kapı kendiliğinden açılır,Atatürk hasta yatağından son kez dermanı kesik bir halde doğrulmaya çalışır, "Aleyküm Selam" der ve ruhunu teslim eder.
Rahmet içinde rahat uyusun.

Scofield
11-10-2006, 02:33 AM
Ataturk yillarini vatana adamis insan, sagligini yitirmis yeni cumhuriyet adina.
Keske formunu ve sagligini koruyabilseydi o harika insan daha uzun yillar yasayabilirdi...
Biraz daha yasayabilseydi Turkiye su anda o batili ulkelere tas cikartirdi.
Hem ekonomik hem sanayi hem de savunma alaninda Turkiye'yi daha da ileri gturebilirdi.

BoRaN
11-10-2006, 03:52 AM
Beni övme sözlerini bırakınız; gelecek için neler yapacağız, onları söyleyin! M.Kemal ATATÜRK

Saygıyla anıyoruz Mekanı Cennet Olsun...

Boztorgai
11-10-2006, 05:26 AM
Allah Rahmet Eylesin. El-Fatiha.

Mekani Cennet Olsun... ATAM seni cok Özlüyoruz. ;)


Saygi'lar, Boztorgai

Redd-i İlhak
11-10-2006, 07:05 AM
Geçen sene ;

Sana yemin ediyorum Atam Cumhuriyet'i Kanımın son damlasına kadar koruyacağım!..

Bu sene;


Sana yemin ediyorum Atam Cumhuriyet'i Kanımın son damlasına kadar koruyacağım!..

Demir Kağan
11-10-2006, 07:10 AM
Bugün Yüce Önderimizin Bedeninin 68. Ölüm Yıl dönümü.

Yüce Önder'in ruhu, ölümünden 68 yıl sonra da Türk ulusuylaydı, ölümünden bin sene sonra da olacaktır!

Gözün arkada kalmasın Mustafa Kemal'im!

Türk Gençliği, bıraktığın Laik Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Devrimleri'nin yılmaz bekçileri ve savunucularıdır.

Ruhun şad olsun Atam.

borcugin
11-10-2006, 11:52 AM
S.A.

Atatürk, kendisi için insanüstü bir varlık denmesini hoş karşılamazdı. Bir gün sofradakilerden biri:

- Paşam, kimbilir çocukluğunuzda ne müstesna bir insandınız. Kim bilir ne eşsiz anılarınız vardır, demişti.

Atatürk güldü ve çocukluk arkadaşı Nuri Conker'e döndü:

- Nuri anlatsın, dedi.

Nuri Bey;

- Bakla tarlasında karga çobanlığı ederdi, cevabını verdi.

Soruyu soran kişi, fena halde ürktü.

- Aman efendimiz, diyecek oldu, Atatürk sözünü kesti:

- Bana, insanlar üstünde bir doğuş atfetmeye kalkışmayınız. Doğuşumdaki tek olağanüstülük, Türk olarak dünyaya gelmemdedir.

Selametle.

erk
11-10-2006, 05:16 PM
Atamiz nur içinde yatsin. Dusmanlar bilsinki Cumhuriyetimizin temel ilkelerini ve bagimsiz butunlugunu yikmak kolay degildir, buna izin verilmeyecektir.

Turk tarihinin tum sehitleri nur icinde yatsin

mucize
11-10-2006, 05:53 PM
Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın.

asena
11-10-2006, 06:00 PM
atam, hala yaşıyorsak:
edepsizlik sayesinde!
altı oku soruyorsan,
politika dehlizinde!
hele partin senden sonra,
devrimlerin tavizinde!
vasfedeyim halimizi,
kalemime ver izin de!

yobazlarla gericiler,
onlar bizden daha zinde!
’atam, atam...’ derler ama,
bir adınız var sizin de...

halkçılıkla devletçilik:
anlatamam, çok hazin de...
çoktanberi sahteciler,
ağır çeker her vezinde!

tek umut var, o da yalnız,
amerikan dövizinde!

sorma ata’m, halimizi,
hal mi kaldı anlatacak...
işte geldik dizindeyiz!

yata yata çok yorulduk,
tatil yaptık, izindeyiz!

sanayide henüz daha,
cafer için lazım diye,
amerikan bezindeyiz!
geçeceğiz avrupa’yı
ama şimdi izindeyiz!

hocamız var, hacımız var,
uçan kuşa borcumuz var,
el oğlunun ağzındayız!
ama bizi zor bulurlar,
bahar, yaz, kış izindeyiz!

evet, doğru söylemişsin:
’türk milleti çalışkandır! ’
biz de senin tezindeyiz!
dinlenmekten yorulduk da,
onun için izindeyiz!

zinde kuvvet diye söz var,
kimse bilmez adresini,
ah izindeyiz, vah izindeyiz!
bugün değil, bu yıl değil,
çoktan beri izindeyiz!

ilerledik ata’m öyle,
şimdi görsen tanımazsın:
amerikan tarzındayız!
arasan da bulamazsın,
otuz yıldır izindeyiz!

Aybike
11-10-2006, 06:17 PM
bir seni,birde ninemi böyle candan rahmetle aniyor ve çok seviyorum....

EGETÜRK
11-11-2006, 12:24 AM
Yaşamaya devam ediyor...