View Full Version : Atatürk'ün kızıl generalleri...
Atatürk’ün Kızıl Generalleri… http://www.digimedya.com/img/news/87800/system//87800-SP.jpg Taksim Cumhuriyet Anıtının 78 Yıllık Sırrı Ne?
Günde binlerce kişinin önünden geçtiği, hatıra fotoğrafı çektirdiği, Taksim’deki Cumhuriyet Anıtı’nda Atatürk’ün tam arkasında İki “Sovyet” Generalinin bulunduğunu biliyor muydunuz?
Biz bilmiyorduk. Ancak 78 yıllık bu sırrı Kırmızı Çizgi adlı aylık haber dergisinin haberinden öğrendik. Heykel’de, Atatürk’ün arkasında duran iki Sovyet Generalinden biri Mareşal Kliment Voroşilov diğeri de General Mihail Vasilyeviç, Frunze.
İŞTE NEDENİ
Peki bu hikayenin ayrıntısı ne? Bildiğiniz gibi, Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşı'na önderlik ederken, Sovyetlerbirliği ile işbirliği ve dayanışma içindeydi.
Çünkü, Sovyetlerbirliği de Batı emperyalizmine karşı savaş kazanmış bir ülkeydi. Türkiye de Batı’ya karşı bağımsızlık savaşına hazırlanıyordu. Her iki ülkenin bu noktadaki çıkarları ortaktı. 1920’lerin o çaresizlik günlerinde Sovyetlerbirliğin'den Anadolu’ya Bolşeviklik rüzgarı esmektedir.
Mustafa Kemal Atatürk Bolşevik olmayı reddeder. Silah ve para yardımı tam suya düşmek üzereyken, Lenin ve Troçki’nin girişimi ile Ünlü Sovyet Generali Frunze yetkilerle donatılmış Ukrayna Sovyet Elçisi olarak Ankara’ya gönderilir. Frunze, Anadolu’daki inceleme ve temasları sonucunda Ankara’dan Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin’e gönderdiği telgrafta, Türkiye’nin kurtuluş savaşına destek olunması görüşünü iletir.
Yapılan görüşmeler sonucunda Sovyetlerbirliği, Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarını destekleme kararı alır. Yardım gelir. Bu arada Sovyetlerbriliği’nin ünlü ihtilal komutanlarından General Voroşilov’u Askeri Danışman olarak Türkiye’ye gönderir. Voroşilov, büyük taarruz günlerinde Ankara’da danışmandır.
İşte bu yararlılıklar nedeniyle, Atatürk vefa örneği gösterir ve Helkel’de bu iki ismin ölümsüzleşmesini sağlar…
Digimedyadan alıntı. Daha önceki forum sayfalarında ruslar tarafından yapılan yardımların aslında esaret altındaki Türk kardeşler tarafından gönderildiği yazılıp,çizilmişti...Bu konuda bilgisi olan varmı ?
Seckjin Khan
01-03-2006, 06:04 AM
ben yardımlarım direk ruslar tarafından yapıldığını duymuştum ama gerçeklik payı nedir bilmiyorum!
kurtuluş savaşı sırasında İngilizler yunanistan'a askeri malzeme satmak için Serv'i geçersiz sayarak aslında Türklere de bi geçiş alanı yaratmıştır.Ruslar ve Türklerde birlikte haerket edip silah ve min. gereçleri temin edip Türkiye'ye yollamıştır.
Sonuçta Ruslar banane deyip kenara çekilebilirdi ama bunu hem menfaatlerinden yapmamıştır hemde yanımızda olduklarını hissettirmişlerdir.
Aklıma hep takılıyordu Büyük Taaruz'u yunanlılar püskürtseydi Anadolu'da ne olurdu acaba???
Ruslar bu desteği ikinci kez yaparmıydı veya daha çok görünür yardımlarla belki de asker vererek mi gerçekleştirirdi???
Seckjin Khan
01-03-2006, 06:05 AM
ya şu anıtın büyük hali varsa arkadaşlardan yayınlarlarsa sevirim ...
Bilge_Kagan
01-03-2006, 06:40 AM
Çünkü, Sovyetlerbirliği de Batı emperyalizmine karşı savaş kazanmış bir ülkeydi. Türkiye de Batı’ya karşı bağımsızlık savaşına hazırlanıyordu. Her iki ülkenin bu noktadaki çıkarları ortaktı
Sovyetler birliginin yardim etme sebebi bu degildi. "Buyuk Devletler"in Turkiye'de bir bataga saplanmis oldugunu gorup bu batagi derinlestirmek istediler, zira Turkiye'yle isleri bitince sira Sovyetlere gelecekti. "Ortak Dusman" "Ezilenlerin Kardesligi" vs. hikayedir.
Silah ve para yardımı tam suya düşmek üzereyken, Lenin ve Troçki’nin girişimi ile Ünlü Sovyet Generali Frunze yetkilerle donatılmış Ukrayna Sovyet Elçisi olarak Ankara’ya gönderilir. Frunze, Anadolu’daki inceleme ve temasları sonucunda Ankara’dan Sovyet Dışişleri Bakanı Çiçerin’e gönderdiği telgrafta, Türkiye’nin kurtuluş savaşına destek olunması görüşünü iletir.
Sovyetler boyle "lutfedip" de yardim etmediler. Baslarda soz verilen yardim once azaldi, sonra da kesildi. Bunun sebebi, Fransizlarla Ankara anlasmasini yapmis olmamizdi. Ingiliz istihbarati Sovyet yetkililerine el altindan bu anlasmada " savas sonrasi Sovyet karsiti ittifaga katilma maddesi " oldugunu ulastirdi ( elbette boyle birsey yoktu ). Bunun ardindan Ali Fuat Cebesoy ( o donemde Sovyetler buyuk elcisi ) rest cekerek Turkiyeye dondu ( rus istihbaratiyla yasadigi bir de macera vardir bu esnada ). Sonradan Ankaraya gonderilen Sovyet yetkililerle yapilan gorusmeler sonucu mesele acikliga kavusturulmus, yardimlarin arkasi gelmistir.
Sovyetler, muttefiklerinin dusmanlariyla savasi bitirecek bir anlasma yapmasini kaldiramayacak ( hatta anlasma yapmasinin ardindan Turkiyeyi emperyalist ilan edecek ) kadar cikarci bir devletti. Fransizlarin islerini bitirip kendi uzerlerine gelmesinden korkuyorlardi.
Digimedyadan alıntı. Daha önceki forum sayfalarında ruslar tarafından yapılan yardımların aslında esaret altındaki Türk kardeşler tarafından gönderildiği yazılıp,çizilmişti...Bu konuda bilgisi olan varmı ?
Sadece Turkler degil, bilhassa Hindistan/Endonezya-Malezya muslumanlari yardim gonderdi.
kurtuluş savaşı sırasında İngilizler yunanistan'a askeri malzeme satmak için Serv'i geçersiz sayarak aslında Türklere de bi geçiş alanı yaratmıştır
Bu soyledigin savasin ileriye gidisinden once, Sovyetlerle yaptigimiz anlasmalarin oncesinde. Savas Ingilizler icin berbat bir hale gelmeden once yine silah satiyorlardi, ancak Ispanya uzerinden yasal olarak bunu yapiyorlardi. Sevr'i gecersiz sayma daha sonradir...
Sonuçta Ruslar banane deyip kenara çekilebilirdi
"Bana ne" deyip cekilselerdi baslarina cok kotu seyler gelecekti. Bu dedigin imkansiz.
Seckjin Khan
01-03-2006, 09:46 AM
Pakistan asker bile yollamış,nereden duydun demeyin bi belgeselde izlemiştim adamlar dil bilmeden iz bilmeden bizim savaşımız için gelmişler Helal olsun Pakistanlılara
Belki bilen vardır. Afganistan veya Pakistan'dan gönderilen fakat Milli Mücadele'de kullanılmayan yarduımlarla Cumhuriyet'in ilanından sonra kurulan bir kurumun temelinin atıldığını okumuştum bir yerde. Hangi kurum bu? Bilen var mı?
aspava
01-03-2006, 10:29 AM
http://www.cekulvakfi.org.tr/img/cekulGazete/kp_2004_ist_yuruyus_son.jpg
http://www.gimizu.de/orient/2000/istanbul/taksim/0829_p05.jpg
bunları bulabildim...
Seckjin Khan
01-03-2006, 11:45 AM
Sağolasın Aspava bende daha önce görmüş ve foto çektirmiştim ama dikkat etmedim :(
Keşke dikkat etseydim!
Colpan
01-03-2006, 12:08 PM
Belki bilen vardır. Afganistan veya Pakistan'dan gönderilen fakat Milli Mücadele'de kullanılmayan yarduımlarla Cumhuriyet'in ilanından sonra kurulan bir kurumun temelinin atıldığını okumuştum bir yerde. Hangi kurum bu? Bilen var mı?Ülkemizdeki en büyük özel banka olan Türkiye İş Bankası.
Bilge_Kagan
01-03-2006, 04:13 PM
Pakistan asker bile yollamış,nereden duydun demeyin bi belgeselde izlemiştim adamlar dil bilmeden iz bilmeden bizim savaşımız için gelmişler Helal olsun Pakistanlılara
O donemde "Pakistan" yoktu. Pakistan, Hindistan'in bagimsizligindan sonra Muhammed Ali Cinnah tarafindan 1947'de kuruldu ( aslina bakarsaniz ilk kuruldugunda "Dogu Pakistan" "Bati Pakistan" diye ikiye bolunmustu. Sonradan Dogu Pakistan "Banglades" oldu. Aralarinda ortak yonler var mi bilmiyorum, zira Banglades hakkinda bilgim yok. ). Pakistan, Hindistan'in musluman ahalisi tarafindan kuruldu, bundan oturu belki belgeselde "Hindistan muslumanlari" yerine "pakistan" ismi kullanilmis olabilir. Zira 1933'e kadar "Pakistan" diye bir isim de yoktu piyasada ( Pakistan ayriliginin Ingiliz fitnesi oldugunu dusunenler coktur. ) ( bu ismin ortaya cikisi da ilginc. Kudarî Rahmat Ali tarafindan " Pencab, Afganistan, Kesmir, Iran, Sind, Toharistan, Afganistan, Belucistan " kelimelerinin bas harflerinin bir araya konmasiyla olusuyor. ( tam emin degilim, bazi farklar da olabilir, hatirlamiyorum... ). Urdu dilinde "Pak" kelimesinin "Temiz" anlamina geliyor olusu da bu ismin kolayca benimsenmesini sagladi... )
Hangi kanaldaydi bu belgesel ?
Seckjin Khan
01-03-2006, 05:02 PM
Trt deydi ve çok iyi hatırlıyorum en azından devlet olmadan birleşip gelmişde olabilirler ama pakistan ı iyi hatırlıyorum!
kurshad
01-04-2006, 02:45 AM
Sovyetler birliginin yardim etme sebebi bu degildi. "Buyuk Devletler"in Turkiye'de bir bataga saplanmis oldugunu gorup bu batagi derinlestirmek istediler, zira Turkiye'yle isleri bitince sira Sovyetlere gelecekti. "Ortak Dusman" "Ezilenlerin Kardesligi" vs. hikayedir.
Sovyetler boyle "lutfedip" de yardim etmediler.
Sovyetler, muttefiklerinin dusmanlariyla savasi bitirecek bir anlasma yapmasini kaldiramayacak ( hatta anlasma yapmasinin ardindan Turkiyeyi emperyalist ilan edecek ) kadar cikarci bir devletti. Fransizlarin islerini bitirip kendi uzerlerine gelmesinden korkuyorlardi
Ceasar'in hakki Ceasar'a...
1917 Ekim devriminden sonra Lenin'in 1924 yilinda olumune kadar gecen surede yani Sovyetlerin ilk kurulus donemindeki olusan havayi iyi tahlil etmek gerekir. Zira bu donemde, Ekim devrimi tum ezilen sark milletlerinin ozgurluk, tam bagimsizlik hayallerinin gerceklesmesi icin bir umut isigi olmustu. Nitekim gerek Ekim devriminin gerceklesmesinde gerek kizilordu'nun kurulusunda Galiyev, Nerimanov,Rizkulov, Vahidov gibi Turk aydinlara rastlariz. Tum bu isimler carlik zulmunden, fakirlikten ve esaretten kurtulusu devrimde aramis ve icinde en ust duzeyde gorev almislardir. Amaclari Turkistan sovyetini kurarak orta asya Turk halklarinin tam bagimsizlik ve refah icinde yasamasiydi.
Bu baglamda Turkiye'deki ulusal kurtulus savasi ezilen sarki milletler icin bir emsal teskil etmisti. Turkiye'deki ulusal kurtulus savasinin desteklenmesi tum dogu halklari icin sadece bir namus meselesi degil bir hayalin gerceklesmesi ugrundaki bir adimdi.
Asagida verdigim linkte Galiyev'in hayati ve mucadelesi var benim dikkat cekmek istedigim nokta ise Turkiye ve kurtulus savasimiz hakkindaki dusunceleri;
1-)http://egitisim.inonu.edu.tr/ikram_Galiyev.htm
Elbette su noktayi da unutmamak lazimdir; "ezilen uluslarin ulusal hareketi ile sovyetlerin ittifakini gerceklestirecek bir siyaset izlenmesi gerektigi" yonergesi 1920 'de yapilan II.Enternasyonal'da kabul edilmisti.Yani ezilen uluslarin sovyetler catisi altinda bulusmasi ve emperyalizme beraber mucadele etmesi bir hedefti(Bkz 3 nolu link). Tabii baska bir unutulmamasi gereken nokta da; ezilen uluslarin birlik halinde sovyetleri olusturmasinin orta asya halklarinin somurusune gidecek bir tiranlik'a yolacacagi o tarihte hayal bile edilemezdi.
Netice olarak "ezilen milletlerin kardesligi" ,"ortak dusman emperyalizm" kavramlari yukarida belirttigim donem icinde yani Ekim devriminin bir Stalin diktatoryasina donusmesine kadar gecen surec icinde tum asya halklari icin gercek, inanilan bir soylemdi. Asagida bu gorusumu destekleyecek ve konunun meraklilari icin guzel birer okuma olacak linkleri sunuyorum;
linkler:
2-)Trocki'den emperyalizme karsi ulusal savaslarin desteklenmesi gerektigine dair bir yorum;
http://www.marxists.org/turkce/trocki/1939/subat/lenin.htm
3-)Lenin'in 1920'de yazdigi bir makalede ulusal kurtulusunu gerceklestiren milletlerin neden birlik olmasi gerektigi uzerine bir makale;
http://www.kurtuluscephesi.com/lenin/ulusalteztr.html
4-) Tarihten silinen Turk komunistleri isimli Huseyin Adiguzel'in bir calismasi
http://www.turkdirlik.com/Bilgimece/Turkoloji/Turkculuk/HAdiguzel0001.htm
4-)Galiyev'in milliyetler meselesi hakkindaki goruslerini ve mucadele hayatini iceren harika bir calisma;
http://www.turkdirlik.com/TurkDunyasi/SSGokgoz0001.htm
Bilge_Kagan
01-04-2006, 04:36 AM
1917 Ekim devriminden sonra Lenin'in 1924 yilinda olumune kadar gecen surede yani Sovyetlerin ilk kurulus donemindeki olusan havayi iyi tahlil etmek gerekir. Zira bu donemde, Ekim devrimi tum ezilen sark milletlerinin ozgurluk, tam bagimsizlik hayallerinin gerceklesmesi icin bir umut isigi olmustu. Nitekim gerek Ekim devriminin gerceklesmesinde gerek kizilordu'nun kurulusunda Galiyev, Nerimanov,Rizkulov, Vahidov gibi Turk aydinlara rastlariz. Tum bu isimler carlik zulmunden, fakirlikten ve esaretten kurtulusu devrimde aramis ve icinde en ust duzeyde gorev almislardir. Amaclari Turkistan sovyetini kurarak orta asya Turk halklarinin tam bagimsizlik ve refah icinde yasamasiydi.
Elbette. Hatta bu donemde diger ozerk devletler bir bir Rusya'dan koparken, Turkistan ( Hokand desek daha dogru olabilir... ) kopmayi reddetmistir. Zira Sovyetlerin ortaya koydugu kavramlar, gercekten, ozellikle Carlik zulmunu gormus bu insanlar icin "umut verici" idi. Bagimsizlik konusunda Zeki Velidi Togan ile Mustafa Cokay cok zitlasmis, sonunda Mustafa Cokay istegini kabul ettirmistir. Zira kendisi " Bagimsiz bir Turkistan'in kisa sure sonra askeri ustunlugu elinde bulunduran Sovyet egemenligine girecegini, ancak simdi elde edebilecegi haklari sonradan elde edemeyecegini " soyluyordu. Nitekim, ilk devrim ardindan Hokand Muhtariyeti ilan edildi.
Ne var ki, Hokand icindeki Bolsevikler tabiri caizse "azmisti". Yasal oldugunu iddia ettikleri ve "kolluk kuvveti" gorevi tasiyan ceteler kurup Turk/Musluman ahaliye zulmettiler. Bu gibi olaylar uzerine Muhtariyet baskani Mustafa Cokay, defalarca kez Moskova'ya yardim isteginde bulundu. Karsiliginda gelen cevap, genel sekreter Stalin'dendi " Gucunuz yetiyorsa karsi gelin, yetmiyorsa kaderinize boyun egin ! ". Bu, "ezilenlerin kardesliginin" varolmayan bir safsatadan ibaret oldugunu kanitlayan ilk delildi. Sovyetlerin kurulmasi, bir "Rus Manevrasi" olmaktan ileri gidemedi.
Sonradan Bolsevikler iyice azdilar, en sonunda Cokay'in makamini basmaya kadar vardilar. Cokay onlarin istegiyle istifa etti ve sonunda Hokand Muhtariyeti lagvedildi.
Konunun ayrintisi icin onerebilecegim en iyi kaynak " Abdulvahap Kara - Turkistan Atesi "dir. Resmi kaynaklara dayanan, gercek bir basyapit bana gore.
Benim anlatmak istedigim, bu konuda Sezar'a verecek hakkim yok.
Netice olarak "ezilen milletlerin kardesligi" ,"ortak dusman emperyalizm" kavramlari yukarida belirttigim donem icinde yani Ekim devriminin bir Stalin diktatoryasina donusmesine kadar gecen surec icinde tum asya halklari icin gercek, inanilan bir soylemdi. Asagida bu gorusumu destekleyecek ve konunun meraklilari icin guzel birer okuma olacak linkleri sunuyorum;
Yukarida da belirttigim uzere, inanilan, ancak daha o donemde bile uygulanamayan bir soylemdi...
Trt deydi ve çok iyi hatırlıyorum en azından devlet olmadan birleşip gelmişde olabilirler ama pakistan ı iyi hatırlıyorum!
TRT'de ise boyle demeleri normal. Zira TRT bir devlet televizyonu ve devletinin cikarlarini gozetmek icin propaganda yapmasi da normal.
Zaten eger Pakistan ismini, Hindistanli Muslumanlar addedersek, bir yanlislik da kalmiyor ortada...
kurshad
01-04-2006, 04:53 AM
Elbette. Hatta bu donemde diger ozerk devletler bir bir Rusya'dan koparken, Turkistan ( Hokand desek daha dogru olabilir... ) kopmayi reddetmistir. Zira Sovyetlerin ortaya koydugu kavramlar, gercekten, ozellikle Carlik zulmunu gormus bu insanlar icin "umut verici" idi. Bagimsizlik konusunda Zeki Velidi Togan ile Mustafa Cokay cok zitlasmis, sonunda Mustafa Cokay istegini kabul ettirmistir. Zira kendisi " Bagimsiz bir Turkistan'in kisa sure sonra askeri ustunlugu elinde bulunduran Sovyet egemenligine girecegini, ancak simdi elde edebilecegi haklari sonradan elde edemeyecegini " soyluyordu. Nitekim, ilk devrim ardindan Hokand Muhtariyeti ilan edildi.
Ne var ki, Hokand icindeki Bolsevikler tabiri caizse "azmisti". Yasal oldugunu iddia ettikleri ve "kolluk kuvveti" gorevi tasiyan ceteler kurup Turk/Musluman ahaliye zulmettiler. Bu gibi olaylar uzerine Muhtariyet baskani Mustafa Cokay, defalarca kez Moskova'ya yardim isteginde bulundu. Karsiliginda gelen cevap, genel sekreter Stalin'dendi " Gucunuz yetiyorsa karsi gelin, yetmiyorsa kaderinize boyun egin ! ". Bu, "ezilenlerin kardesliginin" varolmayan bir safsatadan ibaret oldugunu kanitlayan ilk delildi. Sovyetlerin kurulmasi, bir "Rus Manevrasi" olmaktan ileri gidemedi.
Yukarida soylediklerimi dogrulamissin. Ilk evresinde Ekim devrimi ezilen milletler icin bir umidken sovyetlerin kurulusunu izleyen surecte iplerin Stalin'e gecmesiyle sovyetlerin bir "milletler hapishanesine" donustugunu yazmistim.
Stalin'in giristigi buyuk tasfiyede sadece Turk aydinlar degil bu diktatorluge karsi cikan rus aydinlar da kursuna dizilmistir.Farkli milletlerden gelen bu aydinlarin ekim devriminin seyircisi degil bizzat hazirlayicisi olduguna bakilmaksizin tasfiyesi ve sovyetlerin carlik emperyalizmin baska bir sekline donuserek devrimin baska bir boyut almasi yine 1923 lu yillarin sonundan itibarendir.
Sozun ozu; 1920'li yillarda Turkiye'ye yapilan yardimlarda devrimin esas prensiplerine uygun hareket edilldigini verdigim linklerde Nerimanov'un , Trotski'nin, Lenin'in, Galiyev'in goruslerine de dayanarak gorebiliriz.
Bilge_Kagan
01-04-2006, 05:04 AM
Yukarida soylediklerimi dogrulamissin. Ilk evresinde Ekim devrimi ezilen milletler icin bir umidken sovyetlerin kurulusunu izleyen surecte iplerin Stalin'e gecmesiyle sovyetlerin bir "milletler hapishanesine" donustugunu yazmistim.
"Iplerin Stalin'e gecmesi"yle tam olarak neyi kastettigine bakar bir durum bence bu. Zira bahsettigim olay daha ikinci devrimden once yasananlari kapsiyor.
Stalin'in giristigi buyuk tasfiyede sadece Turk aydinlar degil bu diktatorluge karsi cikan rus aydinlar da kursuna dizilmistir.Farkli milletlerden gelen bu aydinlarin ekim devriminin seyircisi degil bizzat hazirlayicisi olduguna bakilmaksizin tasfiyesi ve sovyetlerin carlik emperyalizmin baska bir sekline donuserek devrimin baska bir boyut almasi yine 1923 lu yillarin sonundan itibarendir.
Ben boyle dusunmuyorum. Devrimin ardindan devrimin mimarlarindan Sovyetlerin ikinci bir Carlik olmasina karsi cikan herkes bir yana, boyle bir durumu olmayan koydeki Turklere bile zulmedildi. Belki bunun devrim sonrasi dogan otorite boslugundan oturu ortaya ciktigi soylenebilir, ancak yonetimin bu Rus ceteler konusunda yanli tutumu, bence neyin ne oldugunu ortaya koyuyor...
Demir Kağan
11-29-2006, 06:12 AM
Daha önceki forum sayfalarında ruslar tarafından yapılan yardımların aslında esaret altındaki Türk kardeşler tarafından gönderildiği yazılıp,çizilmişti...Bu konuda bilgisi olan varmı ?
Sultangaliyev'in baskısıyla yaptı Sovyetler yardımların çoğunu.
yavuz
11-29-2006, 06:40 AM
Hazır konu hatırlanmışken...
..."Hindistan Müslümanları" Kurtuluş Savaşımız esnasında bize yardım göndermek için büyük bir seferberlik içerisine girerler. (Birçoğumuzun bildiği "Türklere yardım etmek için çocuğunu satmak isteyen kadın" öyküsü de o zamana aittir.) Kadınlar, kulaklarınaki küpelerden, kollarındaki bileziklere kadar bağışlamışlar ve sandıklar dolusu(8 veya 10 adet olması gerek) altın, gümüş, para toplanmıştır. Artık işin daha güç olan kısmına gelmişlerdir. Bu sandıkları Anadolu'ya nasıl göndereceklerdi? İki yol vardı; 1-İngilizler, 2-Ruslar... Haklı olarak yıllardır kendilerini sömüren İngilizlere güvenememişler ve sandıkları güç-bela Ruslara emanet etmişlerdir. Ruslar bu yardımlar"dan" bize bazılarını o sırada ve ileriki yıllarda teslim etmişlerdir. Ancak ne kadarını, diye soracak olursak; yalnızca 2 sandık kadarını...
"Ben yardımlarım direk ruslar tarafından yapıldığını duymuştum ama gerçeklik payı nedir bilmiyorum!" diyen arkadaşlarımıza duyrulur; bu yardımlar Pakistanlı kardeşlerimiz ve Rus esareti altındaki Türkler tarafından yapılmış-yaptırılmıştır.
Demir Kağan
11-29-2006, 06:43 AM
Güney Asya depremini hatırlatırım. Türkiye'den ne yardımlar gönderildi oraya Kurtuluş Savaşı'nda bize yardım ettiler diye.
Türk'e yapılan hiçbir şey karşılıksız kalmaz.
Alparslan
11-29-2006, 04:34 PM
Sovyetlerin aslinda ilk plani sanirim Turk topraklarini bir tampon bolge olarak birakip sonra isgal etmekti. Enver Pasa'yi da M.Kemal'e karsi koz olabilir dusuncesiyle el altindan-aciktan desteklemeleri bu nedenle idi. M.Kemal savasi basari ile atlatirsa ve dediklerini yapip komunist partiyi serbest birakirsa Turkiye anti-emperyalist ama komunist olmayan bir yapiya kausacak,icerde faaliyet gosteren TKP uyeleri vasitasi ile halk komunist darbeye hazirlanacak ve Turkiye komunist idareye gececekti. Bunda basarili olunamazsa, M.Kemal'e destek kesilip Enver Bey'e destek verilerek Anadolu bolundugunde belli kesimlerde Muhtar bir Komunist Turk devleti kurularak Rusya hem guney sinirlarini koruyacak hemde akdenize oyle veya boyle baglanti saglama sansi bulacakti. Ancak Enver Bey'in oyunu bozmasi ve M.Kemal onderligindeki ordumuzun da basarili olup Gazi'nin buyuk TEHLIKE gordugu TKP yi kapatmasindan sonra Sovyeter bizi dusman bellemislerdir.
isin aci yani Enver Bey daha sonra Turkistan bagimsizligi icin daha once yardim istedigi Ruslarla catisirken bir Ermeni tarafindan sehit edilmistir. Hala 80-90 li yaslarini yasayan ve vatanlarindan kacmis Turkler Enver Pasa icin efsaneler anlatirlar.O kadar Turk'u sirf Turk oldugu icin katleden bir yonetimin bagimsiz bir Turk devletinin kurulmasina gonullu ve bilincli olarak yardim edecegini dusunmek cok da mantikli degil...
Alparslan
11-29-2006, 04:40 PM
Pakistan icin ise hintli muslumanlar pek hos konusmaz. Bir hintli Musluman bir 'PAKI' den nefret eder. Hatta Punjab civarinda yasayan sihler icin PAKI asagilama lafidir, fakir ve garib anlaminda kullanilir. Bizim atalarimizin devletler kurdugu esas topraklar ise bugunku Haydarabad (hindistan) civarindadir. Bizim ile en cok benzerligi olan toplum da hindistanin bu bolgesinde yasayan Msulumanlardir. Turk kani tasidiklarina kesin kanitlar ise: Neseli olmalari ve PAYA dedikleri bir paca yemegi yapmalari ayrica oglen 11:00 da aradiginiz bir Haydarabadinin SABAH SABAH BENI NIYE RAHATSIZ EDIYOSUN !!! Seklinde sizi fircalamasidir :D
Turkiye yi neredeyse hepsi sever ama son zamanlarda bizi daha cok AVRUPALI yani ne yazik ki YABANCI olarak goruyorlar.
vBulletin® v3.7.0, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.