View Full Version : Turban Yasagi/Tum baslıklar
Yok sordugum o degil, mesela yazı yazıyoruz. yazım esnasında 2-3 dakika gecerzse submit replye bastığımda, uye adımla yeniden giriş istiyor. Boyle olunca hic uzun yazı yazamıyorum veya arka arkaya mesaj atmak zorunda kalıyorum.
Diger sitelerde olmnuyor bu, sadece burada oluyor
Problem senin güvenlik ayarlarınla ilgili olabilir.İkinci bir hususta senelerdir forumlara girerim ilk defa böyle bir şikayet duyuyorum...
ulugbekTR
02-11-2008, 10:15 AM
lekin başka forumlarda yapmıyor. Sadece buraa yapıyor. Turk forumlarında ben bir yazarım destan gibi. 1 saat uğraşırım bazen.Hiç ueylikgi tekrarlattırmaz
mustafa06
02-11-2008, 10:17 AM
Yok sordugum o degil
hich belli olmuyo :)
........
Ulugbek, dogru soyluyor aynı sorun bende de var.
yazıyı yollarken go advancede basıyorum. isim istiyor, yazıp okeyleyince tekrar acılıyor ama yazım da kaybolmuyor. sonra yolluyorum
ilk zamanlar bunu bilmedigim icin uzun yazıları word de yazıp yolluyodum :)
Mustafa abi yazıyı yazdıktan sonra Submit reply veya göndermeden önce son kez bakmak için preview post butonları var...
O sizin bahsettiğiniz buton mesajı attıktan sonra tekrar düzeltme yapmak için mesaja girdiğinizde çıkmakta...İlginç ?
mustafa06
02-11-2008, 10:34 AM
yazıyı yollarken post quick reply ye basınca zaman doldugu icin gitmiyor uyarıyor.
bashka bir ishlem yapınca yazı yok oluyor. go advacede basınca isim istiyor yazıp oturumu acınca yazımı kaybetmiyorum ve normal yolluyorum.
Bende boyle bir yol buldum yazabiliyorum. gecmishte yazımı gonderirken yok olurdu. bıkar yazmaktan vazgecerdim. bir ara wordde yazıp aktadım. simdide boyle yapıyom sorunum yok
Yazıyı yazarken post reply'e basıp yazım sayfasımı açıyorsunuz yoksa kısa mesaj atmak için okuduğunuz mesajın hemen altındaki quick reply sayfasındanmı oylluyorsunuz ?
ulugbekTR
02-11-2008, 10:42 AM
yazıyı yollarken post quick reply ye basınca zaman doldugu icin gitmiyor uyarıyor.
bashka bir ishlem yapınca yazı yok oluyor. go advacede basınca isim istiyor yazıp oturumu acınca yazımı kaybetmiyorum ve normal yolluyorum.
Bende boyle bir yol buldum yazabiliyorum. gecmishte yazımı gonderirken yok olurdu. bıkar yazmaktan vazgecerdim. bir ara wordde yazıp aktadım. simdide boyle yapıyom sorunum yok
bEN İNTERNET BİLGİSAYARINDAN YAZIYORUM. dAHA DOGURU İNTERNET CİHAZINDAN. smileadsl nin 199ytl verdigi aletten. Bunda ofis işlemleri hafıza beyin yok.
Cd takarsan filim izler, muzik dinlersin.
Nte girersin.Yuklu oyun ve programları acarsın
Ama ofis yok
...
Şimdi biz hangi tuşla gonderecegiz. submit var, priview pos var, 2 tanede rusca var.
ulugbekTR
02-11-2008, 10:43 AM
Yazıyı yazarken post reply'e basıp yazım sayfasımı açıyorsunuz yoksa kısa mesaj atmak için okuduğunuz mesajın hemen altındaki quick reply sayfasındanmı oylluyorsunuz ?
Her ikisindende yapıyorum. Sonuc yine aynı
post replye basmassak, alttaki quick repleyden gonderirsek ek ozelliklerin cogu cıkmıyor. Başka bir fark yok yani mesaj yazıp gondermede
mustafa06
02-11-2008, 10:49 AM
Evet aynı,
yollamak icin post reply veya normal sayfa altından yazarsanız post quick reply basınca zaman dolmush ise uyarı iletisi cıkıyo o ashamada go advancede basıyorum ortada kocaman isim yeri acılıyo oraya adımı sifremi girip entere basınca oturum acılıyo yazım yokolmuyo tekrar onume geliyor oradan yolluyorum
Bende boyle
Evet aynı,
yollamak icin post reply veya normal sayfa altından yazarsanız post quick reply basınca zaman dolmush ise uyarı iletisi cıkıyo o ashamada go advancede basıyorum ortada kocaman isim yeri acılıyo oraya adımı sifremi girip entere basınca oturum acılıyo yazım tekrar onume geliyor oradan yolluyorum
Bende boyle
Izdırap be abi :mrgreen:
Demir bir gelsin bakalım olaya teknik olarak bir çözüm getribilecekmi ???
ulugbekTR
02-11-2008, 10:55 AM
şu post qucik repleyin yuanistan tarafındaki kucuk kutucuk ne işlev goruyor. Rucha olan. Onun ingilice karışıgı henuz icad edilmemiş heralde. o ikisi rus rus bakışıyorlar
mustafa06
02-11-2008, 10:57 AM
Valla ben zamanında cok yazı kaybettim bir konuda en guzel yazı ilk yazı oluyor sonradan aynı dusunceyi aynı sozlerle yazamıyorsun sinirleniyordum ama uzun suredir boyle yapıyom ve hic yazım kaybolmadı.
benim kendime gore buldugum yolda boyle :)
...........
Aynı gorevi yapan tushlar, ikisi ingilizce ikisi kril ozbekce galiba
teblig zemin ve translit yazıyo
nurhak
02-11-2008, 01:13 PM
Guldurdun beni , Allahta seni guldursun.:D
Bashlayınca su akar gibi gidiyor.
Bilgileri paylashmanın tadını alınca yazılıyor ishte.
Burada sizlerden gercekten cok faydalanıyorum.
Bende, ilgi alanıma giren konular olunca faydalı olabilirmiyim diye yazmaya chalıshıyorum.
aynen katılıyorum...:D
dila73
02-11-2008, 11:51 PM
Her ikisindende yapıyorum. Sonuc yine aynı
post replye basmassak, alttaki quick repleyden gonderirsek ek ozelliklerin cogu cıkmıyor. Başka bir fark yok yani mesaj yazıp gondermede
mesaj yazmak için uzun zaman geçirdiğinizde logout oluyorsunuz, yani nasıl ki uzun süre pc de bir hareketlilik olmadığında, bir işlem yapmadığınızda, ekran koruyucunuz devreye girer bir nevi böyle birşey, mesaj yazarken de bu durum oluşmuş oluyor, eğer uzun bir yazı yazdı iseniz post quick reply demeden önce yazdığınız yazıyı seçip sağ klik kopyala yapınız, logout olmuşsanız tekrar giriş yaptığınızda bulunduğunuz sayfaya ve mesaj yazma editörüne geri dönersiniz ve yapıştır dediğinizde yazdığınız uzun yazıları kaybetmemiş olursunuz, go advenced butonu ile ise yazdığınız yazı üzerinde daha fazla değişiklik yapma, yazıya özellik katma ve yazdığınızı preview post butonu ile ön izleme imkanı bulursunuz, ben böyle yapıyorum, umarım yardımcı olabilmişimdir...
binbirincigece
02-12-2008, 11:56 AM
mesaj yazmak için uzun zaman geçirdiğinizde logout oluyorsunuz, yani nasıl ki uzun süre pc de bir hareketlilik olmadığında, bir işlem yapmadığınızda, ekran koruyucunuz devreye girer bir nevi böyle birşey, mesaj yazarken de bu durum oluşmuş oluyor, eğer uzun bir yazı yazdı iseniz post quick reply demeden önce yazdığınız yazıyı seçip sağ klik kopyala yapınız, logout olmuşsanız tekrar giriş yaptığınızda bulunduğunuz sayfaya ve mesaj yazma editörüne geri dönersiniz ve yapıştır dediğinizde yazdığınız uzun yazıları kaybetmemiş olursunuz, go advenced butonu ile ise yazdığınız yazı üzerinde daha fazla değişiklik yapma, yazıya özellik katma ve yazdığınızı preview post butonu ile ön izleme imkanı bulursunuz, ben böyle yapıyorum, umarım yardımcı olabilmişimdir...Eğer şahsi bilgisayardan bağlanıyorsanız, girişte beni hatırla seçeneğini işaretleyerek hiçbir şey yapmadan da uzun uzun yazabilirsiniz.
Turbanı anti-laik bir durum olarak goren arkadaslarımız
Bayragımızdaki
http://www.yunus-emre.net/wp-content/uploads/turkiyem.jpg
Bayragımızdaki hilali nasıl karsılıyorlar? Laik bir devlete hic yakısıyor mu?
Ya da istiklal marşımızdaki
Garbın âfakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,
Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.
Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar.
"Medeniyet!" dediğin tek dişi kalmış canavar?
Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli;
Değmesin mabedimin göğsüne na-mahrem eli!
Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli,
Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
Bu kıtaları nasıl karsılıyorlar? Laik devlete hic yakısıyor mu? Madem tek derdiniz laikligi korumak bayragımızın ve istiklal marsımızın degistirilmesinide isteyin! Bizim bayrafımızda hilal, istiklal marsımızda bile dinimiz var. Boyle bir milletin dini gerekliligini uygulayan bayanlarına hicbir alanda yasakla kısıtlama getiremezsiniz. Yanısıra laiklik sandıgınız gibi bir sey olsa bu istiklal marsı kabul edilmezdi.
NativeAmerican
02-14-2008, 05:55 AM
Turbanı anti-laik bir durum olarak goren arkadaslarımız
Bayragımızdaki
Bayragımızdaki hilali nasıl karsılıyorlar? Laik bir devlete hic yakısıyor mu?
Ya da istiklal marşımızdaki
?
Bu kıtaları nasıl karsılıyorlar? Laik devlete hic yakısıyor mu? Madem tek derdiniz laikligi korumak bayragımızın ve istiklal marsımızın degistirilmesinide isteyin! Bizim bayrafımızda hilal, istiklal marsımızda bile dinimiz var. Boyle bir milletin dini gerekliligini uygulayan bayanlarına hicbir alanda yasakla kısıtlama getiremezsiniz. Yanısıra laiklik sandıgınız gibi bir sey olsa bu istiklal marsı kabul edilmezdi.
alayiniz ayni... sen de onlar da bunlar da gelip Ataturk'un fotografini koyup, istiklal marsini kopyalayip yapistirip bulabildiginiz her detayini kendi isinize alet ediyorsunuz.
cok igrenc bir durum. kusra bakma ama cok sacma bir yorum yapmissin.
BOZ-OK
02-14-2008, 08:15 AM
Turbanı anti-laik bir durum olarak goren arkadaslarımız Bayragımızdaki hilali nasıl karsılıyorlar? Laik bir devlete hic yakısıyor mu?
Orada dur Mgas, ay-yildiz simgesinin Islamiyetle tek ilgisi Turkler dolayisiyla kurulan ilgidir ve bu simge kesinlikle İslami bir simge degildir... Ay-yildiz simgesi, Islamiyet oncesi donemlerde de Turkler tarafindan kullanilan ve Gokturk paralarinin da uzerinde rastlanan bir simge olup, ozellikle fanatik Arap milliyetcileri ve Turk milletini "yeterince Musluman" bulmayan fanatik Muslumanlar arasinda "putperest simgesi" olarak degerlendirilmektedir...
Bu kıtaları nasıl karsılıyorlar? Laik devlete hic yakısıyor mu? Madem tek derdiniz laikligi korumak bayragımızın ve istiklal marsımızın degistirilmesinide isteyin!
Bayrak degil de, mevcut Istiklal marsinin degistirilmesini savunabilirim bak... Muzigi calintidir (saka degil, gercekten calintidir, kanitlanmistir), soz ile muzik arasinda berbat bir uyumsuzluk vardir ve o yuzden de dogru soylenmesi cok zordur, okul donemlerinizi hatirlayiverin yeter... Bence Turk milleti daha iyisini hakediyor... :cool:
Bizim bayrafımızda hilal, istiklal marsımızda bile dinimiz var. Boyle bir milletin dini gerekliligini uygulayan bayanlarına hicbir alanda yasakla kısıtlama getiremezsiniz. Yanısıra laiklik sandıgınız gibi bir sey olsa bu istiklal marsı kabul edilmezdi.
Konuyu saptirmayalim, konu Turkiye'de basortusu yasagi degildir, boyle bir yasak da zaten yoktur... Kamu alani disinda bu ulkede herkes dinini istedigi gibi yasar, laik duzen sayesinde Turkiye aslinda İslam'in en guzel yasandigi ulkelerden biridir ayrica... Konu, laik bir ulkede kamu alaninda dini simgelerin kullanilip kullanilamayacagi konusudur ve tabii ki herkesin tahmin edebilecegi gibi yaniti "hayir"dir... Papaz cubbesi de yasak, turban da yasak kardesim, konu bu kadar basittir...
Simdi bir soru soracagim, basortusu gercekten dini gereklilikmidir, Islamin sartimidir? Bu durumda basinini ortmeyen kadinlar "kotu Musluman" mi oluyorlar? Ya kadinin carsaf giyip, pece takmasinin farz oldugunu soyleyen fetvalara ne diyeceksin? Bunlar da dinini yasamak istediklerine gore ayni ozgurluk verilmeli midir? Eger yanitin hayir ise, bu durumda, insanlarin dinlerini istedikleri gibi yasama ozgurluklerini, Islam'in belli bir yorumuna gore sinirlamis olmuyor muyuz? Pekiii, basini ortup bilmemneresini acan hanımlara ne diyorsun, onlar da dini gerekliligi mi yerine getirmis oluyorlar? Neyse...:cool:
Simdi diger soruma geceyim, dinini yasamak ve gerekliligini yerine getirmek isteyenlerin, "dort kadin alma" ozgurluklerini kullanmalari hakkinda ne dusunuyorsun? :cool:
Miras, sahitlik, borclar hukuku, zina, vesaire konularinda da dininin gereklerine gore yasamak isteyenlerin "dini ozgurluklerini" hic sormuyorum bile tabii...:mrgreen:
Yahu arkadas, koca dini turbana indirgediniz, sanki Islam turbandan ibaretmis gibi bir hava yarattiniz ya, helal olsun... Ben kendi teokratik devlet hedeflerine ulasma yolunda kadinlarini kullanmaktan utanmayan, kadin ozgurlukleri umurlarinda olmadigi, kadinin gorevinin evde oturup cocuk yetistirip kocasina hizmet etmek oldugunu dusundugu halde, turbani "kadin ozgurlugu" kapsaminda dayatmaya calisan bu delikanlilara hayranim... Kadin esaretinin ozgurluk dıye satilmasina pes dogrusu...
gurkan
02-14-2008, 08:27 AM
Türkiye'nin Laik esasında bir devlet olmadığını iddia ediyorum.
Türkiye'nin Laik devlet olmamasını da doğru buluyorum.
Adı ne olursa olsun. Eksik bilgi sahibi insan unsuru olan ; Yüce Yaratıcının İlahi mesajlarına sınır çizmemelidir. Sınır çizmeye kalkarsa Bu ideolojinin günümüz tanımı Allah'a ortak koşmadır. Allah bizleri imansızlık hastalığından korusun. Çünkü İslam'da Devlet'te Allah'ındır. Allah'ın hakim olmadığı mekan yoktur. Her mekanın sahibi Allah'tır. Kamu filan hikaye kısmı. Ve Allah'ın Kuran'daki adaletini sağlayabilmek için İslam'ın yasalarının devlet eli ile uygulanması esastır. Uygulanmazsa ise Allah'ın istediği adalet gerçekleşmez.
BOZ-OK
02-14-2008, 08:37 AM
Türkiye'nin Laik esasında bir devlet olmadığını iddia ediyorum.
Türkiye'nin Laik devlet olmamasını da doğru buluyorum.
Adı ne olursa olsun. Eksik bilgi sahibi insan unsuru olan ; Yüce Yaratıcının İlahi mesajlarına sınır çizmemelidir. Sınır çizmeye kalkarsa Bu ideolojinin günümüz tanımı Allah'a ortak koşmadır. Allah bizleri imansızlık hastalığından korusun. Çünkü İslam'da Devlet'te Allah'ındır. Allah'ın hakim olmadığı mekan yoktur. Her mekanın sahibi Allah'tır. Kamu filan hikaye kısmı. Ve Allah'ın Kuran'daki adaletini sağlayabilmek için İslam'ın yasalarının devlet eli ile uygulanması esastır. Uygulanmazsa ise Allah'ın istediği adalet gerçekleşmez.
Helal olsun len Gurkan, hic olmazsa delikanlisin, dusuncelerini acik acik soyluyorsun, bu konuda kadinlari kullanma alcakligina tenezzul etmiyorsun... Demokratik bir ulkede senin gibiler dusunce ozgurlugu kapsaminda tolare edilirler ve sekerle beslenirler... Ama ortalikta cambazlik yapip duran, takiyyeci, Ataturk ve onun kurdugu devletle hesabi olan ama bunu acikca soyleme cesareti olmayan alcaklar bu yurege sahip degiller iste... Halki kandirmadan gercek niyetlerini soyleseler de gorsek, %47 mi aliyorlar, yoksa %7 mi gelecek secimlerde... :cool:
alayiniz ayni... sen de onlar da bunlar da gelip Ataturk'un fotografini koyup, istiklal marsini kopyalayip yapistirip bulabildiginiz her detayini kendi isinize alet ediyorsunuz.
Alayımız aynı olsa birilerini "sen ve onlar" gibi gorurdum. Ben milletimi "sen ve onlar" diye gormem!
Orada dur Mgas, ay-yildiz simgesinin Islamiyetle tek ilgisi Turkler dolayisiyla kurulan ilgidir ve bu simge kesinlikle İslami bir simge degildir... Ay-yildiz simgesi, Islamiyet oncesi donemlerde de Turkler tarafindan kullanilan ve Gokturk paralarinin da uzerinde rastlanan bir simge olup, ozellikle fanatik Arap milliyetcileri ve Turk milletini "yeterince Musluman" bulmayan fanatik Muslumanlar arasinda "putperest simgesi" olarak degerlendirilmektedir...
http://www.1923turk.org/showpost.php?p=207978&postcount=1
Osmanlı doneminde devlet laik miydi? O donemde kullanılan hilalin islami nitelikler tasımadıgını one surmek pek akıl isi degil BOZ-OK.
konu Turkiye'de basortusu yasagi degildir, boyle bir yasak da zaten yoktur..
Benim kastım islami olcutlerde bas ortusu. Siz buna turban deyin baska bir seyin deyin...size kalmıs.
laik duzen sayesinde Turkiye aslinda İslam'in en guzel yasandigi ulkelerden biridir ayrica...
Oyle oyle olmasınada bu laikligi carpıtanlar yuzunden laiklik boyut degistirdi.
Konu, laik bir ulkede kamu alaninda dini simgelerin kullanilip kullanilamayacagi konusudur ve tabii ki herkesin tahmin edebilecegi gibi yaniti "hayir"dir... Papaz cubbesi de yasak, turban da yasak kardesim, konu bu kadar basittir...
İslamda ben "devlet dairesinde acılabilir" diye bir sey okumadım. Devlet dairesinde calısan sey insan, daire degil ki. İnsanların dini inanısları kadar dogal bir sey, ve bu dini inanıslara serbestlik getirmek kadar normal bir sey olamaz. Devlet dairesine girince insanlık vasfını mı yitiriyorsun?
Simdi bir soru soracagim, basortusu gercekten dini gereklilikmidir, Islamin sartimidir? Bu durumda basinini ortmeyen kadinlar "kotu Musluman" mi oluyorlar?
BOZ-OK diyanetin fetvalarını oku! Dini bir gereklilik.
İyi musluman kotu musluman isini de ben degil Allah bilir.
Ya kadinin carsaf giyip, pece takmasinin farz oldugunu soyleyen fetvalara ne diyeceksin?
Ben diyanetin fetvalarını dinlerim!
Pekiii, basini ortup bilmemneresini acan hanımlara ne diyorsun, onlar da dini gerekliligi mi yerine getirmis oluyorlar?
İste bizim sorunumuz bu illahi bir sey diyecegiz. Ben kimim ki oyle bir yorum yapma hakkına sahibim?
Simdi diger soruma geceyim, dinini yasamak ve gerekliligini yerine getirmek isteyenlerin, "dort kadin alma" ozgurluklerini kullanmalari hakkinda ne dusunuyorsun?
Alsın! Zaten alabiliyor. Dini nikahla alır. Devlet dini nikahı yasaklamamıstır.
Miras, sahitlik, borclar hukuku, zina, vesaire konularinda da dininin gereklerine gore yasamak isteyenlerin "dini ozgurluklerini" hic sormuyorum bile tabii...
Ya isteyen adam yasar. Adam zina yapmıs "ben muslumanım" diyor o zaman gerekli cezayada uyacak. Yok ben musluman degilim! diyor o zaman zaten buna bir islami yaptırımda bulunamazsınız. Ben muslumanım ama bu cezayı almıyorum dersede gene vermezsin! Ondan sonrasını ben degil Allah bilir! Adam zina etmis ama dini gereklilik ile cezalandırılmak istiyorsa ancak o sekilde bir ceza verebilirsin. Yoksa yok...
Yahu arkadas, koca dini turbana indirgediniz, sanki Islam turbandan ibaretmis gibi bir hava yarattiniz ya, helal olsun...
Valla ben dini bir gerekliliktir diyorum.
Ben kendi teokratik devlet hedeflerine ulasma yolunda kadinlarini kullanmaktan utanmayan, kadin ozgurlukleri umurlarinda olmadigi, kadinin gorevinin evde oturup cocuk yetistirip kocasina hizmet etmek oldugunu dusundugu halde, turbani "kadin ozgurlugu" kapsaminda dayatmaya calisan bu delikanlilara hayranim...
Daha kimseye "turban tak!" dedigimi hatırlamıyorum. Kimseye zorla tak denilmesini de tavsiye etmiyorum. Ama kadın kendisi takmak istiyorsada takar ona kimse karısamaz.
Kadın calısmak isterse calısır, oturmak isterse oturur. Ne evde oturana ne de calısana karısamazsın!
Kadin esaretinin ozgurluk dıye satilmasina pes dogrusu...
Eger deseydim "kadınlar turban takmak zorunda!" o zaman bana "ozgurluk karsıtısın" derdin! Ama ben bunu demiyorum ki benim dedigim "takanlara karısmayın!" Takmayanlara da karısmayın.
gurkan
02-14-2008, 08:47 AM
Helal olsun len Gurkan, hic olmazsa delikanlisin, dusuncelerini acik acik soyluyorsun, bu konuda kadinlari kullanma alcakligina tenezzul etmiyorsun... Demokratik bir ulkede senin gibiler dusunce ozgurlugu kapsaminda tolare edilirler ve sekerle beslenirler... Ama ortalikta cambazlik yapip duran, takiyyeci, Ataturk ve onun kurdugu devletle hesabi olan ama bunu acikca soyleme cesareti olmayan alcaklar bu yurege sahip degiller iste... Halki kandirmadan gercek niyetlerini soyleseler de gorsek, %47 mi aliyorlar, yoksa %7 mi gelecek secimlerde... :cool:
Erbakan Hoca'nın Akibeti önlerin de ...
Bir de aralarında herkes var.
Gerçekten dediğin gibi de olmayabilirler.
Seckjin Khan
02-14-2008, 08:50 AM
Turbanı anti-laik bir durum olarak goren arkadaslarımız
Bayragımızdaki
http://www.yunus-emre.net/wp-content/uploads/turkiyem.jpg
Bayragımızdaki hilali nasıl karsılıyorlar? Laik bir devlete hic yakısıyor mu?
Ya da istiklal marşımızdaki
Off Mgas çok kötü köşeye sıkıştırdın beni ya ne desem acaba şimdi :rolleyes:
lütfen komik olma...
Off Mgas çok kötü köşeye sıkıştırdın beni ya ne desem acaba şimdi
Ben oraya "Seckjin Khan buna cevap ver!" diye bir sey yazmadım! Sen kendin koseye sıkısmıssın.
lütfen komik olma...
Eger iddiamı curutecek bir bilgin varsa soyle yoksa "komik olma..." de gec! Ohh ne guzel dunya.
Seckjin Khan
02-14-2008, 08:58 AM
Ben oraya "Seckjin Khan buna cevap ver!" diye bir sey yazmadım! Sen kendin koseye sıkısmıssın.
Eger iddiamı curutecek bir bilgin varsa soyle yoksa "komik olma..." de gec! Ohh ne guzel dunya.
yaklaşık 1 aydır yazmıyorum foruma nedeni de işte bu...
siz dindarsınız biz değil...
boşversene...
Yukarıda Allah bilir hangi insanın daha inançlı olduğunu!
Yukarıda Allah bilir hangi insanın daha inançlı olduğunu!
Ben kime inancsız dedim?
gurkan
02-14-2008, 09:02 AM
Demokratik bir ulkede senin gibiler dusunce ozgurlugu kapsaminda tolare edilirler ve sekerle beslenirler...
Demokratik olmasak yandım anam. İpte sallandırırlar.
Olsun Bu dünya bir sınav yeri İmanı kurtarmaya bakarım.
Laikleri de seviyorum.
Bir zamanlar Kuran'ın emirlerinin hak olmakla birlikte bu ortam da uygulamayacağını düşünüyordum.
Öğrenip aklım başına geldiğinde tövbe ettim.
Cumhuriyet'e ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e bir düşmanlığım yoktur.
Cumhuriyet'i Saltanat'tan daha İslam'a yakın bir yönetim tarzı olarak görüyorum.
Mustafa Kemal Atatürk'ü sevmekliğim ise Kurtuluş Savaşında gösterdiği kahramanlıklardır. Bu anlam da ben saygı duyulacak Cettimiz olarak kabul ederim.
Ben Laikliği'de Atatürk'e dayanak yapılmasını tartışmalı bulurum. Kendisi Ulusalcı olan Atilla İlhan'da ve bir çok farklı kaynaktan Bunun İnönü'nün bir politikası olarak bize geldiğini ve CHP ideolojisi olarak Anayasamıza girdiğini de düşünüyorum.
Seckjin Khan
02-14-2008, 09:06 AM
Ben kime inancsız dedim?
sen demedim ama savunduğun insanlar beni İnançsız görüyor... çok da umarumda gerçi...
ileride Allahın huzurunda alnım ak çıkacağım herkese inat...
bu konuda ki son msjımdır bu sadece birşey hatırlatacağım sizlere...
bir devletin tememllerinin sarsılmasının bir tek nedeni vardır o da AŞIRILIKTIR...
Bunun içine AŞIRI MİLLİYETÇİLİK AŞIRI DİNDARLIK ve AŞIRI SOL ve hatta AŞIRI KEMALİZM de dahildir...
AŞIRILARA KAÇAN BİR ÜLKE OLUYORUZ DİKKAT!
Unutmayın ki Allah Aşırı gidenleri sevmez...
sen demedim ama savunduğun insanlar beni İnançsız görüyor... çok da umarumda gerçi...
Ben kimi savundum?
Seckjin Khan
02-14-2008, 09:10 AM
Ben kimi savundum?
şuan senin savunduğun düşünceyi savunanlardan bahsediyorum anaokuluna giden çocuk numarası yapmana gerek yok ;)
sen böyle bi insan olmayabilirsin ama şuan savunduğun düşünceler aslında bir ideolojinin düşünceleridir neyse bak bi daha msj yazdırdın bana :lol:
şuan senin savunduğun düşünceyi savunanlardan bahsediyorum anaokuluna giden çocuk numarası yapmana gerek yok
Benim savundugum dusunceleri savunanları savundugumu nereden cıkardın? Ben bir ateisti de bir konuda savunabilirim. Kisiyi savunmak tum dusuncelerini savunmak gibi bir sey. Ben bir adamın bir konudaki bazı dusuncelerini savunurum bazılarını da savunmam! Ben sana veya baska birisine inancsız diyen adamı savunmam! Niye savunmus oldum ben simdi onları?
Seckjin Khan
02-14-2008, 09:23 AM
Benim savundugum dusunceleri savunanları savundugumu nereden cıkardın? Ben bir ateisti de bir konuda savunabilirim. Kisiyi savunmak tum dusuncelerini savunmak gibi bir sey. Ben bir adamın bir konudaki bazı dusuncelerini savunurum bazılarını da savunmam! Ben sana veya baska birisine inancsız diyen adamı savunmam! Niye savunmus oldum ben simdi onları?
savunduğu düşünceleri savundun neyse tamam afedersin yazmadım kabul et :)
gurkan
02-14-2008, 12:06 PM
sen demedim ama savunduğun insanlar beni İnançsız görüyor... çok da umarumda gerçi...
ileride Allahın huzurunda alnım ak çıkacağım herkese inat...
bu konuda ki son msjımdır bu sadece birşey hatırlatacağım sizlere...
bir devletin tememllerinin sarsılmasının bir tek nedeni vardır o da AŞIRILIKTIR...
Bunun içine AŞIRI MİLLİYETÇİLİK AŞIRI DİNDARLIK ve AŞIRI SOL ve hatta AŞIRI KEMALİZM de dahildir...
AŞIRILARA KAÇAN BİR ÜLKE OLUYORUZ DİKKAT!
Unutmayın ki Allah Aşırı gidenleri sevmez...
Sen Dürüst bir arkadaşsın. Ve bu forumda sevdiğim arkadaşsın.
İnsanları düşüncelerine göre sınıflara hiç koymadım. Sende koyma.
Farklı düşüncelerle iletişim kurabilme yeteneğin var.
Eskisi kadar yazamasam da ; Hatırladım Daha bu başlıkta ilk tartışmalarımız olmuştu.
İnsanların düşünceleri öğrendikçe gelişiyor. Ve insanlar geçmişe nazaran daha da farklı düşüncelere sahip oluyor.
Beni islamcı bilirsiniz ? Ama ben biliyorum ki çoğuna göre de değilimdir.
(Benden aşırı çok görüşler gördüm. Hala bazı düşüncelerimden dolayı zındık diye hitap edenler oluyor)
Aslında bizler Türk toplumunun birer örneğiyiz.
Öyle ya da böyle ayrılıklarımız az birlik noktalarımız çoktur.
Mgas'ın beni savunduğu düşünmüyorum. Ve eğer benim seni inançsız bulduğumu düşünüyorsan müslümanım diyen bir kişi için aksini düşünmemek ilkemdir. İslam hakkında doğru bildiğim varsa onu söylerim. Benim ki bu kadardır.
Kalblerin içini bilen Allah'tır. Allah adına da hüküm verecek güç kimdir. Hiç kimse.
Bize düşün birbirimize iyiliği hayrı tavsiye etmektir. Allah bizleri utandırmasın.
NativeAmerican
02-14-2008, 02:02 PM
Ben kimi savundum?
"kimi savundum biz kimiz onlar kim bunlar kim o kimi savunuyor ben neyi savunuyorum"
sayfa sayfa yazdin acip simdi bir bir gonderdigin yazilari mi referans etsin millet? biraz kelime oyunu kimi kacmiyor mu arkadas? :shock:
sayfa sayfa yazdin acip simdi bir bir gonderdigin yazilari mi referans etsin millet? biraz kelime oyunu kimi kacmiyor mu arkadas?
Etmek isteyen etsin!
Su an 32. gunu izliyorum ve dusunuyorum "Biz ne dangalak bir millet yarattık?"
-turban siyasal simghedir, kaldırııın TKP
Ouououo sak sak sam
Yuuuu
-Turban dini gerekliliktir, gerekirkse anayasayı degistirin
Ouuu sak sak sak
Aaaaa...yuuuu
Ozgurlukcu hebele hubeleler
ODP liler
TKP liler
.....
Bu nasıl bir millet ya! Boyle buyuyen genclikten bir halt olmaz. Alın iste bitmisiz, elimizden gencligimizi almıslar, kanımızdan kudreti cekmisler...
Demir Kağan
02-15-2008, 04:50 AM
Biraz mantikli dusunelim..
Ne deniyor? Universiteye turban / basortusuyle girilmez. Bu bir simgedir. Baslarini acsinlar.
Diyelim ki actilar, fikirleri degisti mi? Degisecek mi?
NativeAmerican
02-15-2008, 05:12 AM
Biraz mantikli dusunelim..
Ne deniyor? Universiteye turban / basortusuyle girilmez. Bu bir simgedir. Baslarini acsinlar.
Diyelim ki actilar, fikirleri degisti mi? Degisecek mi?
bu konuyu acik acik konusalim artik.
hayir fikirleri degismiyecek. bu bir guc meselesi. benim haddime degil ama gorus belirtiyorum.
Turbani yasaklayinca bir kesimin gucu artacak digerininki azalacak. bir kesimin din ile cok alakasi yok veya birazinin hic alakasi yok; digerinin ise Din ile cok alakasi var (vicdani degil siyasi olarak).
ulugbekTR
02-15-2008, 05:13 AM
YA SİZE NE ADAMIN KIZININ BŞINDAN. ortaklıgınızmı var kardeşim
NativeAmerican
02-15-2008, 05:15 AM
Etmek isteyen etsin!
Su an 32. gunu izliyorum ve dusunuyorum "Biz ne dangalak bir millet yarattık?"
-turban siyasal simghedir, kaldırııın TKP
Ouououo sak sak sam
Yuuuu
-Turban dini gerekliliktir, gerekirkse anayasayı degistirin
Ouuu sak sak sak
Aaaaa...yuuuu
Ozgurlukcu hebele hubeleler
ODP liler
TKP liler
.....
Bu nasıl bir millet ya! Boyle buyuyen genclikten bir halt olmaz. Alın iste bitmisiz, elimizden gencligimizi almıslar, kanımızdan kudreti cekmisler...O zaman ulkenin sistemini degistirin. baskanlik sistemi felan yapin ve siyasi partilerin tekellerini biraz azaltin, olmaz mi? bence fena fikir degil. ben de karsiyim (cok haddim degil) siyasi partilerin ciyyak ciyyak otup de arkasindan milletin odun gibi ayni seyleri bilmeden tekrarlamasi.
NativeAmerican
02-15-2008, 05:17 AM
YA SİZE NE ADAMIN KIZININ BŞINDAN. ortaklıgınızmı var kardeşim
bana niye soruyorsun arkadasim ben senin ulkenin vatandasligini sonradan almis bir kisiyim. bu forumda tartisma haklarimi kullanip sizinle konulara katiliyorum gorusumu bildiriyorum tovbe tovbeeee :lol:
Biraz mantikli dusunelim..
Ne deniyor? Universiteye turban / basortusuyle girilmez. Bu bir simgedir. Baslarini acsinlar.
Diyelim ki actilar, fikirleri degisti mi? Degisecek mi?
Fikirleri tabiki degismeyecek ama gruplasacaklar sonucta turbani turbanli ile takilmaya baslayacak akabinde soguk savas baslayacak ve bu turbanli gruplar turban takmayanlara baski uygulayacaklar biz allah'in emirlerine uyuyoruz siz ise uygulamayip karsi geliyorsunuz diyecekler .
Kafir muamelesi gorecekler turban takmayanlar gruplarin erkekleri birbirine girecek yazim burada olaylar basladigi zaman cikartip yuzunuze yapistiracagim .
Tabii siz o zaman hemen savunmaya gececeksiniz mete islamda zorlama yok bunlari yapanlar musluman olamazlar deyip vicdan azabi cekmeden rahat rahat uyuabileceksiniz.
Oruc tutmayanlara okullarada yapilan saldirilari unutmayin .
Demir Kağan
02-15-2008, 06:47 AM
Yahu sokakta gruplasmayan, universitede niye gruplassin? :)
gurkan
02-15-2008, 06:49 AM
Fikirleri tabiki degismeyecek ama gruplasacaklar sonucta turbani turbanli ile takilmaya baslayacak akabinde soguk savas baslayacak ve bu turbanli gruplar turban takmayanlara baski uygulayacaklar biz allah'in emirlerine uyuyoruz siz ise uygulamayip karsi geliyorsunuz diyecekler .
Kafir muamelesi gorecekler turban takmayanlar gruplarin erkekleri birbirine girecek yazim burada olaylar basladigi zaman cikartip yuzunuze yapistiracagim .
Tabii siz o zaman hemen savunmaya gececeksiniz mete islamda zorlama yok bunlari yapanlar musluman olamazlar deyip vicdan azabi cekmeden rahat rahat uyuabileceksiniz.
Oruc tutmayanlara okullarada yapilan saldirilari unutmayin .
Mete gel senle anlaşalım.
Senin bu senaryolarını okurken kızmıyorum artık gülüyorum.
Şimdiden sonra senin ünvanın "fıkra muharriri" olsun. :cool:
ulugbekTR
02-15-2008, 07:48 AM
turbanın savaştıgını senden duyuyorum.
kardeşim turban nukleerden uret,ilmiyor merak etme
binbirincigece
02-15-2008, 04:41 PM
Gelin iki ihtimal üzerinde dikkatlice düşünelim:
1. Mahalle baskısı, gruplaşma,vb. kelamları diline dolayanlar İslam'ım emirlerinden haberdar değiller gibi. Nedenine gelince; İslam dininde zorlama yoktur. Mesela bir bayan İslam dininin gereği olarak Allah'a inanıyor, ancak başını örtmüyorsa, bu onun bileceği iştir. Allahla kul arasındaki bir münasebettir. Yok bu bayan inanmıyorsa, zaten hiç karışamazsın; İslam dininde zorlama yoktur. Dinin bazı emirlerini kendi bildiğine göre yorumlayarak bu İslamda yoktur demek, bilenler detaylı yorumlasınlar; sanki biraz o dini reddetmek imiş gibime geliyor. Dolayısıyla, türban ya da başörtüsü - her ne ise - takanlara karşı zorlayıcı bir tavır içerisine, Allaha inananlar giremezler.
2. Burada biraz delikanlı olmak lazım. Herkes iyice düşünsün bakayım. :twisted:
Benim bildigim tek mahalle baskısı turbanlı olmayan ve yanında erkek arkadası bulunmayan kızlara atılan laflardır. Ama bunu yapanlarında islamla falan alakaları yok tamamen ozel zevkleri!
ulugbekTR
02-15-2008, 10:54 PM
KOYDE ILKOULE GIDERKEN 2 ORTMEN GELDI KOYE
ACIKMI ACIK ORTMENLERDI.
HALK BELKIDE OYLE ACIK SACIK GIYINEN ORTMENLERI ILK DEFA GORUYORDU
COK BUYUK ILGI GORDULER
AMA HICH DURAMÖDAN 2 AY SONRA GITTILER HER IKISIDE
baskıdan degil, gencler sabah gorebilmek icin kapılarında noıbet tutuyorlardı
akşamlarıda pencerenin onunde golgesini gornmek icin bekleşirler, sigara citlenbik keyfi ucrtesiz sienma keyfi yaparladı.
şohret olmaktan kactılar garibanlar
kimse zorlamadı başlarını ortmeye
hatta hic unutmam dahada acılsın diye herkes egilmelerini beklerdi, birinde kahvanenin onunde(kahvehane yuksekti) bir egilmişler, tum kahvehane dikkatlerini tarkan gormuş venedik kazıklısı gibi aşagıya yoneltmişti ani bir hareketle
:)
nurhak
02-16-2008, 03:24 AM
KOYDE ILKOULE GIDERKEN 2 ORTMEN GELDI KOYE
ACIKMI ACIK ORTMENLERDI.
HALK BELKIDE OYLE ACIK SACIK GIYINEN ORTMENLERI ILK DEFA GORUYORDU
COK BUYUK ILGI GORDULER
AMA HICH DURAMÖDAN 2 AY SONRA GITTILER HER IKISIDE
baskıdan degil, gencler sabah gorebilmek icin kapılarında noıbet tutuyorlardı
akşamlarıda pencerenin onunde golgesini gornmek icin bekleşirler, sigara citlenbik keyfi ucrtesiz sienma keyfi yaparladı.
şohret olmaktan kactılar garibanlar
kimse zorlamadı başlarını ortmeye
hatta hic unutmam dahada acılsın diye herkes egilmelerini beklerdi, birinde kahvanenin onunde(kahvehane yuksekti) bir egilmişler, tum kahvehane dikkatlerini tarkan gormuş venedik kazıklısı gibi aşagıya yoneltmişti ani bir hareketle
:)
Kocaman bir AFERİN onlara...;)
NativeAmerican
02-16-2008, 04:05 AM
simdi asagidaki yazinin turbnala ne alakasi var demeyin cok alakasi var:
ntalya Sanayici ve İşadamları Derneği'nin konuğu olan Devlet Eski Bakanı ve eski Başbakan Yardımcısı Abdullatif Şener, Başbakan Erdoğan'ın “Öfke de hitabet sanatıdır” sözlerini eleştirdi.
Şener, “Öfkeli konuşmak bir hitabet biçimi, tarzı olabilir. Ama hiçbir zaman hitabet sanatı olmaz. Diğer taraftan sözkonusu biçim de şık ve faydalı bir biçim olmaz. Yanlış, zararlı bir hitabet biçimi olur” dedi. Eleştirilerini ekonomi politikalarına yönelik olarak sürdüren Şener, cumhuriyet tarihinde ilk kez ilave kaynak kullanan hükümeti, günü kurtaran ekonomi politikaları üretmekle suçlayarak ekonomide yabancılaşma süreci yaşandığını söyledi.
Hükümetin cari açığı kapatmak için geçici ülkeye giren sağlıksız yabancı yatırımlara ve düşük kura müdahale etmediğini vurgulayan Şener, “Eğer kriz yoksa, yabancılaşma hızla devam ediyor demektir. Yani kriz yoksa cari açık sorun demektir. Bu sorun çıkarmıyorsa, yabancılaşma büyük bir hızla devam ediyor demektir. Yani yabancı para girişi bu açığı kapatıyor demektir. Ortalıkta hiçbirşey görmediğiniz zaman bile, rakamlara bakmadan yabancılaşma korkunç boyutta devam ediyor diyebilirsiniz. Ancak yabancılaşmanın artıyor olması, sadece temel sektörlerin yabancılaşması anlamına gelmiyor, aynı zamanda ekonomi politikalarının da yabancılaşması anlamına geliyor” diye konuştu.
Yabancıların sadece parayı tamamen içeride kazanacakları ve dışarıdan hiç döviz getirisi olmayan, kar marjları yüksek hizmet sektörüne girdiğine dikkat çeken Şener, “Diğer sektörlere gelmiyorlar. Bu kısa dönemde, cari açığı kapatan bir finansal yapısı sağlasa bile, uzun vadede Türkiye’nin cari açığını ortaya çıkaran yeni bir yapısal unsura dönüşecektir. Buna şimdiden çare bulunması gerekli” dedi.
‘CARİ AÇIK, BİRİKİMLERİ SATARAK GİDERİLEMEZ’
Siyasi iktidar, Merkez Bankası, Maliye ve Hazine'nin yanı sıra dövizle borçlanan özel sektörün varolma misyonları açısından düşük kurdan şikayetçi olmadıklarına dikkat çeken Şener, ekonomi yönetiminde anlık mutluluk değil. ülkenin nereye gittiğinin düşünülmesi gerektiğini vurguladı. Şener, cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine gelen cari açığının, sürekli borçlanıp birikimleri satarak giderilemeyeceğini yineledi.
Sigorta sektörünün yüzde 95’inin yabancılaştığını, borsa aracı kurumlarının tamamının yabancılaşma noktasında olup, bankalardaki yabancılaşma oranının yüzde 50’ye yaklaştığını vurgulayan Abdullatif Şener, “Türkiye’deki finans sektörü elimizden çıkmak üzere. Böyle olunca, cari açığı kapatmak için ne olursa olsun bu durumun devam ettirilmesi gerektiğini düşündüğünüzde, para giriyor. Ama nasıl giriyor? Dünyanın en yüksek fazini veriyorsunuz. Bize ait olmayan para, kuru düşürüyor. O zaman ithalat kabiliyeti artıyor, o da cari açığı artırıyor. Yani iş kısır döngüye dönmüş durumda” diye konuştu.
ABD (http://www.hurriyet.com.tr/index/abd/)’deki Mortgage krizi etkilerini 2009’a kadar sürdüreceğini öne süren Şener, ABD (http://www.hurriyet.com.tr/index/abd/) merkezli finans kuruluşları merkezde yaşadığı sorunu çözmek için, ilk önce Türkiye’deki parasını çekerek merkezdeki sorunu halletmeye çalışacağını, bu durumun da Türkiye'de sorun yaratacağını vurguladı.
‘İLK KEZ İLAVE KAYNAK KULLANILIYOR’
Cumhuriyet tarihinde ilk kez 2003- 2007 yılları arasında bütçedeki vergi gelirleri ve normal gelirleri dışında bir hükümetin ilave kaynak kullandığını belirten Abdullatif Şener, konuşmasını şunları söyledi:
“Bu süre içerisinde 24.5 milyar dolarlık özelleştirme geliri elde edildi. Bu geçmiş kuşakların biriktirdiği ve gelecek kuşakların da yararlanacağı bir kaynak. Ama geçmişe ait biriktirilen ve gelecek yılların, kuşakların kullanacağı değer, bu dönemde merkezi yönetimin kullanımına girmiştir. Hava meydanlarının işletme hakkından 8 milyar dolar ilave kaynak kullanıldı. Üçüncü olarak TMSF’den 14,5 milyar dolar ilave gelir elde edildi. Merkezi yönetim, dış borç stoku 11 milyar dolar artmıştır. Bunu da ilave kullanılan kaynak olarak değerlendirin. Merkezi iç borç stoku 112 katrilyon lira artmıştır. Bunu da 100 milyar dolar sayın. Dolayısıyla 2003-2007 yılları arasında bütçemiz normal, geleneksel gelirinin dışında hükümetin kullandığı ilave kaynak miktarı aşağı yukarı 160 milyar dolardır. Ortaya çıkan bu ilave ekstra gelirle birlikte bütçe dengeleri açısından iyi bir dönem yaşanmıştır. Dışardan bol miktarda gelen bize ait olmayan para da, buradaki zaafı gizlemiştir.”
Abdullatif Şener, Başbakan Erdoğan'ın ‘öfke hitabet sanatıdır’ sözlerini de eleştirdi. CHP (http://www.hurriyet.com.tr/index/CHP/) Antalya (http://www.hurriyet.com.tr/index/Antalya/) Milletvekili Hüsnü Çöllü'nün sorusu üzerine Şener, “Öfkeli konuşmak bir hitabet biçimi, tarzı olabilir. Ama hiçbir zaman hitabet sanatı olmaz. Diğer taraftan sözkonusu biçim de şık ve faydalı bir biçim olmaz. Yanlış zararlı bir hitabet biçimi olur” dedi.
mustafa06
02-16-2008, 04:25 AM
METE; Sozlerimi eleshtiri olarak algılama sadece senin sozlerini referans alarak dushuncelerimi paylashmak istiyorum.
METE,
Fikirleri tabiki degismeyecek ama gruplasacaklar sonucta turbani turbanli ile takilmaya baslayacak akabinde soguk savas baslayacak ve bu turbanli gruplar turban takmayanlara baski uygulayacaklar biz allah'in emirlerine uyuyoruz siz ise uygulamayip karsi geliyorsunuz diyecekler
Universitelerde sadece kızlar okumuyor, erkeklerde var ve hepsinin bashı achık ama onlarda guruplashıyor. Hatta bashı acık kızlarda farklı guruplarla hareket ediyorlar. Sorunlar bashortusu ile bashlayacaksa shimdiki sorunlar neden yashanmaktadır? Herkesin sarmash dolash olması gerekir.
Konuya oyle yaklashmak yerine, siyasi gorush farklılıkları nedeni ile ayrıshan ve adeta birbirlerini dushman goren ogrencilerin eline kavga etmek ichin bir malzeme daha verilmish olur derseniz, bence belki daha mantıklı olur.
yasaklarla sorunlar onlenecekse, o zamanda universitelerdeki sorunları kokunden cozmenin yolu, hich ogrenci almamaktan gecer diye bir chozumde dushunulebilir.
Kafir muamelesi gorecekler turban takmayanlar gruplarin erkekleri birbirine girecek yazim burada olaylar basladigi zaman cikartip yuzunuze yapistiracagim
Yine kaynak olarak DHA ve bazı gazetelerin haberlerini mi kullanacaksın. :)
Bence olaylara onyargı ile degil, sogukkanlı ve dushunerek yaklashmak ve her zaman acaba diye kucuk bir kapıyı acık bırakmak daha faydalı olur.
Bu ulke gecmishte ne cekti ise yasaklardan cekmistir. Bir donem ocu olarak gosterilip yasaklananlar, bir sure sonra yasak olmaktan cıkmısh ama bedeli devlet icin cok agır olmushtur. Her konuda aynı sey yasanmıshtır.
Genel Kurmay bashkanımızın yakın gechmishte yaptıgı konushmada yasaklar politikasına deginiyor, ozeleshtiri yapıyor (aslında tum devleti kastediyor) ve adeta gunah cıkartıyordu. sozun ozunde; hak ve ozgurlukleri kısıtlamakla bir shey kazanmadık aksine kaybettik diyordu.
pkk ile ilgili konushmada ise , Bizim yasakladıklarımızı dunyada onlar savunuyor gozuktuler. zamanla yasakları kaldırmakla, onların taleplerini kabul etmis gibi bir konumuna dushtuk, anlamı chıkıyordu. Bence cok haklı bir konushma idi.
İnsanına guvenmeyen bir devlet olabilir mi?
Ayıdan kork, bokundan urk diye bir soz vardır
Vatandashım sunu, bunu otekini yaparsa diye her sheye yasak koy.
Bu kolaycılık oluyor, devlet halkından korkmamalı, halkın gercekleri benim gerceklerimdir mantıgı ile onlarla yuzleshmeli ki, ona gore tedbirler alabilsin
sevgi ile,
NativeAmerican
02-16-2008, 04:31 AM
KOYDE ILKOULE GIDERKEN 2 ORTMEN GELDI KOYE
ACIKMI ACIK ORTMENLERDI.
HALK BELKIDE OYLE ACIK SACIK GIYINEN ORTMENLERI ILK DEFA GORUYORDU
COK BUYUK ILGI GORDULER
AMA HICH DURAMÖDAN 2 AY SONRA GITTILER HER IKISIDE
baskıdan degil, gencler sabah gorebilmek icin kapılarında noıbet tutuyorlardı
akşamlarıda pencerenin onunde golgesini gornmek icin bekleşirler, sigara citlenbik keyfi ucrtesiz sienma keyfi yaparladı.
şohret olmaktan kactılar garibanlar
kimse zorlamadı başlarını ortmeye
hatta hic unutmam dahada acılsın diye herkes egilmelerini beklerdi, birinde kahvanenin onunde(kahvehane yuksekti) bir egilmişler, tum kahvehane dikkatlerini tarkan gormuş venedik kazıklısı gibi aşagıya yoneltmişti ani bir hareketle
:)
Ortmen ne? Supermen gibi birsey mi?
ulugbekTR
02-16-2008, 04:35 AM
Ortmen ne? Supermen gibi birsey mi?
yok carlinin melekleri
yavuz
02-16-2008, 05:07 AM
Turbani yasaklayinca bir kesimin gucu artacak digerininki azalacak.
Ortada iki kesimin var oldugunu dusunursek boyle tabii. Pekala oyle iki kesim var mi? Sana gore var...
Varsa, soyle dusunelim, turban serbest olunca bir kesim guc kazaniyor, dogrudiyelim buna. Peki, yasak olunca obur kesim kazanmiyor mu?
Turbanlilar guc kazanamazlar mi yani hic? Onlarin oyle bir haklari yok mu? Kucuk Emrah mi onlar? Onlarin sansi hic iyi gidemez mi? Hem de iktidar ve muhalefetin bir kismi onlarin yanindayken...
Ulkenin %70'i o senin dedigin dinle alakali olan kesimdense, birak, biraz da onlar guc kazansin...
NativeAmerican
02-16-2008, 06:24 AM
Ortada iki kesimin var oldugunu dusunursek boyle tabii. Pekala oyle iki kesim var mi? Sana gore var...
Varsa, soyle dusunelim, turban serbest olunca bir kesim guc kazaniyor, dogrudiyelim buna. Peki, yasak olunca obur kesim kazanmiyor mu?
Turbanlilar guc kazanamazlar mi yani hic? Onlarin oyle bir haklari yok mu? Kucuk Emrah mi onlar? Onlarin sansi hic iyi gidemez mi? Hem de iktidar ve muhalefetin bir kismi onlarin yanindayken...
Ulkenin %70'i o senin dedigin dinle alakali olan kesimdense, birak, biraz da onlar guc kazansin...yavuz detayina girersek cok uzun bir yazi cikar ama iki kesmin oldugu malum. 3ncu sahislar da bu iki kesimden birinin semsiyesi altina siginiyor. bu sahsi dusuncem.
chekirdek
02-19-2008, 12:09 PM
Türban dini inancın gerekliliği değildir. Türban, ataerkilliğin kadın üzerindeki tahakkümün bir gereğidir. Bu nedenler gericiliğin, karanlığın, eşitsizliğin bir göstergesidir.
nogayhan
02-19-2008, 12:19 PM
Türban dini inancın gerekliliği değildir. Türban, ataerkilliğin kadın üzerindeki tahakkümün bir gereğidir. Bu nedenler gericiliğin, karanlığın, eşitsizliğin bir göstergesidir.
S.A
Son yagislarla ulkemizde susuzluk sorunu olmaz sanirim.:(
Demir Kağan
02-19-2008, 01:17 PM
Türban dini inancın gerekliliği değildir.
Bu sonuca nereden vardiniz?
Türban, ataerkilliğin kadın üzerindeki tahakkümün bir gereğidir.
Bu sonuca nereden vardiniz?
Bu nedenler gericiliğin, karanlığın, eşitsizliğin bir göstergesidir.
Gericilik nedir? Karanlik nedir? Esitsizlik nedir? Bu sonuca nereden vardiniz?
chekirdek
02-19-2008, 01:48 PM
Hürriyet gazetesinden...
Politikacıların üniversite bitiren türbanlı kızları neden çalışmıyor??http://www.sonsuzus.com/modules/Forums/images/smiles/wykrzyknik.gif
BÜYÜK olasılıkla, üniversitelerde türban serbest olacak. Herkes merakla bekliyor, sonra ne olacak? Deniliyor ki, "mahalle baskısı" gibi üniversitelerde "türban baskısı" olacak; özellikle Anadolu’daki üniversitelerde başı açık kız öğrencilere örtünme baskısı gelecek.
Bu olabilir mi?
Evet olur. Bitmedi.
Meselenin bir başka yönü daha var:
Türbanlı kızlarımız üniversitelere girince ne olacak?
Söyleyeyim:
Çok iyi okuyacak, çok başarılı olacak ve okullarını hep dereceyle bitirecekler.
Peki, sonra ne olacak?
Ne olacak biliyor musunuz; evlenip, ev hanımı olacaklar!
Bunu da nereden çıkardınız demeyin.
Gelin Türkiye’yi yöneten birkaç politikacının kızlarına bakalım:
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün kızı Kübra, Bilkent Üniversitesi’ni bitirir bitirmez evlendirildi.
Çalışıyor mu, hayır!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra, ABD’de Indiana Üniversitesi’nde okudu.
Çalışıyor mu? Hayır.
Başbakan’ın diğer kızı Sümeyye çalışıyor mu; hayır!
Milli Görüş’ün lideri Necmettin Erbakan’ın kızları;
Elif Bilkent Üniversitesini bitirdi, Zeynep ise ODTÜ’yü.
Üstelik "başları açık okudular" diye parti içinde muhalif sesler çıkmıştı.
Peki, bugün çalışıyorlar mı; hayır! Evlendiler, çocuk yaptılar.
Yani ev hanımı oldular.
Enerji Bakanı Hilmi Güler’in kızı Ayşe Şeyma da Gazi Üniversitesi Mimarlık Bölümü’nü bitirir bitirmez, eski Orman Bakanı Osman Pepe’nin oğlu İsmail ile evlendirildi.
Devlet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Bilkent Üniversitesi’ni bitiren kızı İclal’i hemen evlendirdi.
Ulaştırma Bakanı Binalı Yıldırım’ın kızı Büşrah...
Listeyi uzatmaya gerek var mı? Çok merak ediyorsanız; daha yaşları küçük olan Büşra Şahin, Zişan Güler, Büşra Çelik’i medyadan takip ediniz.
Onlar da ablaları gibi üniversiteyi çok iyi dereceyle bitirecekler ve sonra hemen evlendirilecekler.
Niye? Bu gencecik kızlarımız üniversiteyi bitirir bitirmez, çalışmalarına fırsat verilmeden neden hemen evlendiriliyor?
Şimdi derler ki, "Sana ne, bu da bir özgürlük sorunu".
Öyle ya... Aslında tüm bunlar; özgürlüğün tesettüre sokulması değil mi?
Devam edecek...
chekirdek
02-19-2008, 01:49 PM
Emine Erdoğan,
Emine Gülbaran 15 yaşında intihar etmeyi düşündü.
Yıl 1970’ti. Mithatpaşa Akşam Sanat Okulu’nun öğrencisiydi Romantik bir kişiliği vardı. Cep romanları okuyor. Artistlerin kartpostallarını biriktiriyordu.
Emel Sayın ve Ajda Pekkan’ı beğeniyordu.
Bir de sinemaya gitmeyi. Ziya amcalarının eski Amerikan otomobilinde ilk kez direksiyona geçti; otomobil kullanmak istiyordu.
Giyinmeyi çok seviyordu.
Dikiş dergisi Burda’nın patronlarından kalıp çıkarıp, kendine elbise dikiyordu.
İlk diktiği giysi ise çift taraflı bir pelerin oldu.
Bir tarafı uçuk bir eflatun, diğer tarafı uçuk griydi.
Ağabeyi Hüseyin Gülbaran kendisinden bir yaş büyüktü.
Kız kardeşi Emine’ye artık örtünmesi gerektiğini söyledi.
Emine Erdoğan, yıllar sonra "Nasıl Örtündüler?" kitabının yazarı Gülay Atasoy’a o günü anlattı:
"Ağabeyim bana örtünmem gerektiğini söylediği zaman intihar etmeyi bile düşünmüştüm. Nasıl olur da örtünürdüm! Çevremde bir tane örneği yoktu.
Köy gibi bir yerde olsam neyse...
Orada dikkati çekmezdim. Ama burada (İstanbul’da) olamazdı. Bu karışık duygular içindeyken, bir vesileyle Şule Yüksel Şenler’le tanıştım.
Bu tanışma beni çok etkiledi. Böylelikle bir Müslüman hanımın hem modern, hem kültürlü, hem de örtülü olabileceğini gördüm."
Emine Gülbaran 15 yaşında örtündü.
Okuldan ayrıldı.
chekirdek
02-19-2008, 01:50 PM
Hayrunisa GÜL
Abdullah Gül’ün annesi Adviye Hanım, gelini olmasını istediği Hayrünnisa’yı Kayseri’de bir akraba düğününde gördü.
Hayrünnisa 14 yaşındaydı. (Yazı ile: ON DÖRT !!!!!!)
İstanbul’da Çemberlitaş Ortaokulu’nu yeni bitirmişti.
Takdirname almıştı. Liseye başlayacaktı.
Abdullah Gül 29 yaşındaydı.
Sakarya Üniversitesi’nde asistandı. Gül Ailesi, Özyurt Ailesi’ne görücüye gidip Hayrünnisa’yı istedi.
Aileler anlaştı.
Ama ortada sorun vardı. Medeni Kanun, 14 yaşında bir kızın evlenmesine izin vermiyordu.
Hayrünnisa’nın 15’ini doldurması beklenecekti.
18 Ağustos 1980. O gün Hayrünnisa’nın yaş günüydü.
O gün yasal engel kalktı. O gün 30 yaşındaki Abdullah Gül ile 15 yaşındaki Hayrünnisa Özyurt evlendi.
Ve o güne kadar başı açık olan Hayrünnisa, işte o gün, evlendiği gün tesettüre girdi.
Okuldan ayrıldı.
Artık ev kadınıydı.
chekirdek
02-19-2008, 01:51 PM
Münevver Arınç
Yıl 1978. Ankara Kız Teknik Yüksek Öğretmen Okulu Giyim Bölümü’nden, 5 üzerinden 4.5’la mezun oldu.
Okulun en başarılı öğrencisiydi. Münevver Tay, üniversite yıllarında modern giyimiyle dikkat çeken biriydi.
Bir de yardımseverliğiyle tanınıyordu.
Kırşehir Kaman’da öğretmenlik yapmaya başladı. Manisa MSP İl Başkanı Avukat Bülent Arınç, hemşerisi Münevver Öğretmen’i partisinin önde gelen isimlerinden İsmail Tay’dan istedi.
Münevver Tay öğretmenliği seviyordu. Evlenmeyi şimdilik düşünmüyordu.
Ancak... Babasının ısrarına fazla karşı koyamadı. Ve evlendi. Damat Bülent Arınç 31, gelin Münevver Tay ise 22 yaşındaydı.
Öğretmen Münevver Tay evlenince ev hanımı oldu; tesettüre girdi. Öğretmenliği bıraktı.
Çok sevdiği öğretmenliği ancak bir yıl yapabilmişti.
chekirdek
02-19-2008, 01:52 PM
Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ın eşi;
Semiha Yıldırım
O da öğretmendi.
Eşi; Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Erzincan Refahiye İlçesi Kayı Köyü’nden akrabasıydı.
Görücü usulüyle evlendiler.
Evlenince o da öğretmenliği bıraktı. Örtündü. Ev hanımı oldu.
Cemil Çiçek in Eşi;
Gülten Çiçek
Ailesi Yozgatlıydı. Yozgat ile Yerköy arasındaki Saray İlçesi’nde öğretmenlik yapıyordu.
Cemil Çiçek ise Yozgat’ta avukattı. Görücü usulüyle evlendiler.
Gülten Hanım’ın öğretmenliği sadece beş yıl sürdü.
Örtündü. Ev hanımı oldu.
Mehtap Güler
CHP Muğla Milletvekili Hasan Fehmi İlter’in kızıydı.
Annesi Sevilay İlter ressamdı.
DSP’li, eski Dışişleri Bakanı Sina Şükrü Gürel ile kuzendiler.
Hilmi Güler, ODTÜ’den Metalürji Mühendisi olarak mezun oldu. Aynı üniversitede yüksek lisans, doktora yaptı.
TAŞ-TUSAŞ, MKEK, ETİBANK, İGDAŞ kurumlarında üst düzey görevler aldı.
33 yaşındaydı. Mehtap İlter ile tanıştı.
Flört ederek, 1981 yılında evlendiler. Babası Hasan Fehmi İlter bu mutlu olaya şahit olamadı; çünkü üç yıl önce vefat etmişti.
Mehtap Güler evlenince örtündü.
Çalışmayı bıraktı, ev hanımı oldu.
chekirdek
02-19-2008, 01:52 PM
Saniye Şahin
Mehmet Ali Şahin ile Saniye Şahin teyze çocuklarıydı.
Mehmet Ali Şahin, Başbakan Erdoğan’ın İstanbul İmam Hatip Lisesi’nden okul arkadaşıydı.
Memleketi, Karabük’ün Ovacık İlçesi’ne bağlı Ekincik Köyü’nde 1.5 yıl imamlık yaptı.
Teyzesinin kızı Saniye ile evlendi.
Bu akraba evliliğinden midir bilinmez; oğulları Fatih Şahin zihinsel engelli doğdu.
Mehmet Ali Şahin sonra İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirme başarısını gösterdi.
Sonra siyasetin merdivenlerini hızla tırmandı.
En büyük destekçisi ise eşi; ev hanımı Saniye Şahin’di.
Zeynep Babacan
Hacettepe Üniversitesi Mütercim Tercümanlık Bölümü öğrencisiydi.
İleride eşi olacak Ali Babacan’ın üç kız kardeşi Betül, Tuğba ve Merve ile yakın arkadaştı.
Ali Babacan öğrenimini tamamlayıp ABD’den döndü.
Babası Hilmi Babacan, oğlu Ali’nin evliliğini şöyle anlattı:
"Amerika’dan dönünce Ali’nin kız kardeşleri, kendi arkadaşlarının arasından birini belirledi ve ’Ağabeyciğim, şu kız (Zeynep Yurter) senin için uygundur’ dediler.
Biz de Allah’ın emriyle istedik.
İstediğimiz gün de kabul edildi.
Kız kardeşleri, Ali’nin kendi karakterini ve nasıl birini istediğini bildikleri için mevcutların içinde sana bu uygun dediler. Biz de görücü usulüyle gittik, baktık ve beğendik.
" Türkiye’yi Avrupa Birliği’ne taşıyacağı söylenen genç Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın evliliği görücü usulüyle böyle gerçekleşti.
Evlenmesiyle birlikte Zeynep Yurter örtündü.
Ev hanımı oldu.
Uzatmayayım...
Hayati Yazıcı’nın eşi Selma;
Hüseyin Çelik’in eşi Şahsenem;
Mehdi Eker’in eşi Yasemin;
Faruk Çelik’in eşi Beyhan...
Liste uzayıp gidiyor.
AKP çevresi diyor ki;
kızlarımız-kadınlarımız tesettüre girmeye kendileri karar veriyor!
Ne yazık ki türbanı "özgürlük sorunu" olarak gören entellerimiz de öyle düşünüyor.
Ama hayat öyle demiyor işte.
chekirdek
02-19-2008, 01:54 PM
Ahsen Unakıtan
Edirneliydi ailesi; merkeze bağlı Musabeyliği Köyü’nden.
Orta halli Eral Ailesi’nin kızıydı.
Mandolin ve piyano çalmayı küçük yaşta öğrendi.
Tenis oynamayı seviyordu.
Öğrenim hayatında hep başarılıydı.
İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık yapmaya başladı. Solcuydu. 1971 yılında Maliye Bakanlığı’nda Hesap Uzmanı olarak çalışan Kemal Unakıtan ile evlendi.
Edirne’den çocukluk arkadaşıydılar.
Bir gün... Yolda gördüğü bir işportacıdan eşarp aldı. Örtündü. Avukatlığı bıraktı. Ev hanımı oldu.
Eşi bakan olunca, örtünme modelini değiştirdi; türbanı kulaklarının arkasından bağlayarak kendi tarzını yarattı.
Türban, Eral Ailesi’ni böldü. Bugün Eral Ailesi’nin çoğu hálá solcu.
chekirdek
02-19-2008, 02:01 PM
Bu meselenin günlerdir pişirilmesinin yararı çoktur.
Bir kere şu ayan beyan ortaya çıkmıştır ki türban dinin bir gereği değil erkeğin kıskançlığı ve beceriksizliğinin bir gereğidir.
Kadınlarına elleşilmez levhası takmak gibi...
...hayvanat bahçesinde yiyecek vermeyiniz levhası da bir başka benzetim olabilir.
Türbanı ıslak ve ballı dudakların, kıyamıyalası kınalı saçların, boğulacağınız kadar buğulu, fındık gibi burunun üzerine taksanız bile değişmeyen bir unsurun baki olduğunu...o da takanın "güdülen bir akıl ve hayata sahip olan, kişiliksiz, onursuz bir bir şahsiyet" damgasını yemiş olan kadınlardan birisi olduğunun sembolik göstergesi olduğu geniş kitlelerce anlaşıldı...
İşte TC nin tepesinde olanların kadınları ve kızları...
...ben size bunlar kadınlarını kızlarını neden çalıştırmıyorlar, erkeklerin emrine verdiklerini de söyleyeyim...
...çünkü korkuyorlar.
Bunlar yüzünden zorla başları örtülen ve bunlara kin besleyen binlerce türbanlının arasına, buna karşı olanların içine bunlar kendi kadınlarını sokarlar mı?
Açar Kuran'ı okursunuz 33.Ahzab suresinin ayetlerini (peygamberin özel hayatını düzenleyen suredir)...
...ahaliden uzak durmaları salık verilir...uzak tutar onları.
Yani öyle nur yüzlü, evi herkese açık, yardımsever bir şahsiyet falan değillerdir kendileri.
Hırsız en çok malının çalınacağından korkandır...
Fahişe de en çok namusuna bir şey olacak diye çekinendir...
***
Türban, Kuran da Nur suresi 31 ile...o da yorumlanarak dile getirilir...
Din üzerinden rant ve erk peşinde olanların bir nevi üniforması haline getirilen bu türban işinin erkeklerden yansıyan tarafları da yok değil...
...var.
Kenarları küt kesilmiş tek tp bıyıklar, sakal, takke ve her üç kelimeden birinde Allah, Maaşallah ile İnşallah demek.
mustafa06
02-19-2008, 02:55 PM
Cekirdek,
Bir kere şu ayan beyan ortaya çıkmıştır ki türban dinin bir gereği değil erkeğin kıskançlığı ve beceriksizliğinin bir gereğidir
Turban sozcugunden ben gıcık kapıyorum , buna bashortusu demek istiyorum.
''Bashortusu dinin geregi degildir'' derken, din uzmanlarından daha kesin ve net konushtunuz.
Onların bashortusunun kapsamında ayrılıkları olmasına ragmen ( bunun gecerli nedenleri vardır), dinin geregi oldugu konusunda hemfikirdirler.
kardesh, bu konuda net hukum verdiginize gore sizin tahsiliniz nedir? Kur-anı Kerimi yorumlayacak bilgi birikimine gercekten sahipmisiniz ?
Yoksa, Turkiyede son zamanlarda moda olan TVlerde ornegin, beyin konusunu tartıshılırken, bu konunun uzmanlarının degil, pratisyen hekim ile orman muhendisinin cagırılıp uzman diye sunulup ahkam kesmesi gibi, birilerinden mi etkilendiniz yoksa sizde kendinizi modaya mı kaptırdınız?
Yanlısh anlamayın merakımdan soruyorum
chekirdek
02-20-2008, 02:13 AM
Ben hüküm vermiyorum...kaynakça ve durum bildiriyorum.
Kaynakça Kuran.
Bilgi de ayette direk emrin olmayışı ve yorumsal olduğu.
Tahsilime gelince;
"Okuduğunu anlayan" desem en azından bu konu için kafidir.
Ve, açıkça yazmışım;
"Açar Kuran'ı siz de okursunuz" demiş ve eklemişim; Türban ve/veya kadının dine uygun kıyafeti hakkında direk bir emir yoktur...sadece Nur suresi 31 den yorumlu bir sonuç çıkar.
gurkan
02-20-2008, 02:20 AM
Ben hüküm vermiyorum...kaynakça ve durum bildiriyorum.
Kaynakça Kuran.
Bilgi de ayette direk emrin olmayışı ve yorumsal olduğu.
Tahsilime gelince;
"Okuduğunu anlayan" desem en azından bu konu için kafidir.
Ve, açıkça yazmışım;
"Açar Kurasn'ı siz de okursunuz" demiş ve eklemişim; Türban ve/veya kadının dine uygun kıyafeti hakkında direk bir emir yoktur...sadece Nur suresi 31 den yorumlu bir sonuç çıkar.
Belki bir faydası olur diye ; Diyanetin bu konuda Dini temel delilleri ile oluşan fetvasına bakınız. Bu sayfalara çokça verdim.
Hayrettin Karaman ; Derdi islam olan Diyanetin mealinde imzası olan alanında uzman kişidir. buyrun inceleyin.
http://www.youtube.com/watch?v=gEruJPZB_5I&eurl=http://www.tevhidhaber.com/news_detail.php?id=31441
gurkan
02-20-2008, 02:33 AM
NOT: Eğer Müslümanlardan iseniz Başörtüsü Allah'ın Hak emrdir. Bu emri inkar insanı imansız kılar. Neden İnsanoğluna iman'da Allah'ın Hak olan emrilerinin bir kısmını kabul yahut bir kısmını red hakkı verilmemiştir. İman Kuran'nın tümünedir.
Bu konu ise İslam'da tartışmasız Kuran' ile sünnet ile tartışmasız ittifak ile kesin emridir. Burada şüpheleri olan durdukları yeri analiz edip hemen tövbe etmelidir.Hemen hiç gecikmeden halini düzeltmelidir. Ebedi kurtuluşları için...
Diyanetin Fetvası için belgeli imazalı bakınız.
http://www.haber5.com/haber.php?haber_id=308793
mustafa06
02-20-2008, 02:42 AM
-
Ben hüküm vermiyorum...kaynakça ve durum bildiriyorum.
Bir kere şu ayan beyan ortaya çıkmıştır ki türban dinin bir gereği değil erkeğin kıskançlığı ve beceriksizliğinin bir gereğidir
Bu sozler hukum degilse, nedir?
Kaynakça Kuran.
Bilgi de ayette direk emrin olmayışı ve yorumsal olduğu.
Bu sonuca varmısh olman dahi,
Tahsilime gelince;
"Okuduğunu anlayan" desem en azından bu konu için kafidir.
okumushsun ama anlayamadıgını gosteriyor.
"Açar Kurasn'ı siz de okursunuz" demiş ve eklemişim; Türban ve/veya kadının dine uygun kıyafeti hakkında direk bir emir yoktur...sadece Nur suresi 31 den yorumlu bir sonuç çıkar.
Hukum vermiyorum diyorsun. Buradan shu sonuch cıkar diyerek ahkam kesiyorsun, yani hukum veriyorsun.
Tarih boyunca bu ishin en buyuk alimleri bashın ortulmesi konusunda aynı dusuhunmushler, ama nasıl ortulecegi, ne kadar ortulecegi konusunda farklı dusunmushlerdir. Onlar bile shekil konusu olsada kesin bir kanıya varamamıshken, senin ''okudum ve anladım buradan shu sonuch cıkar'' demen kusura bakma da Ormancının hikayesinden farkı yoktur.
Farkında isen Bende okudum Kendim shu sonuca vardım demiyorum, Diyemem de. Cunku Kur-an benim anlayacagım kadar kolay yorumlanacak bir kitap olsaydı, 1400 yıl once biterdi, Tum zamanlara hukmedemezdi.
Yashadıgımız donemde Bu ulkenin Diyanet ishleri bashkanlıgı vardır. ve bir devlet kurumudur. Orada Din ishleri yuksek kurulu diye bir organda hepside birbirinden degerli bu ishin uzmanları, bashortusu dinin emridir diyorlarsa, ben onların nedenlerini okur, sozlerini dikkate alırım.
Turkiyede basortusu dinin emri degildir diyenler bu ishin uzmanları degil, ormancılardır.
chekirdek
02-20-2008, 04:21 AM
Tekrar ve son olarak belirteyim...hüküm vermiyorum sadece bir bilgiyi naklediyorum Hüküm vermek, hükmetmekten gelir ki o da bendeniz "başınızı örtmeyin, açın" dememi ve bunu demekle kalmayıp bunu yapmanızı beklememş gerektirir.
Kuran anlaşılması zor bir kitap değildir. Din bezirganlarının ve bazı alim diye geçinen, yaptıkları işin kerametini kendilerinden menkul kılan şaklabanların anlaşılması zor şeklinde dayatmaları ve anlaşılması, özümsenmesi alimlik gerektirir diyerek bir yaklaşım şekli sergilemeleri her zaman geçerli de değildir.
Kuran da kıyafet konusunda açık ve sarih bir hüküm yoktur.
Var ise açar gösterirsiniz...
Türban yukarıda da belirttiğim üzere din üzerinden rant ve erk peşinde olanların istismarı ile yandaşlık sembolü haline getirilmiş olan bir ataerkillik simgesidir.
Erkek egemen toplumlardaki erkeklerinin dini kullanması ve dayatmasıdır.
Az daha dikkatle bakılırsa suyun başını tutmaktır.
Zira türbanlı bir anneden doğan çocuğun dinci olacağı kaçınılmazdır.
.
Demir Kağan
02-20-2008, 05:16 AM
O degil de hocam, kimsin sen? Hele bir tanit kendini.
chekirdek
02-20-2008, 06:07 AM
Bilinmesi gereken her türlü bilgim ekranınızda mevcut.
NativeAmerican
02-20-2008, 06:20 AM
O degil de hocam, kimsin sen? Hele bir tanit kendini.tanimak istedigin uye 2006 yilindan beri yaziyor; yeni mi geldi aklina sormak? :dizzy:
gurkan
02-20-2008, 06:27 AM
tanimak istedigin uye 2006 yilindan beri yaziyor; yeni mi geldi aklina sormak? :dizzy:
Bak bu üye sensindir diye bir iddiam yok.:lol:
Üyelerin kimlikleriyle uğraşmak geçmişte yaptığım hatalardandır.
Yöneticilerimiz var bu işlerle uğraşacak değil mi:cool:
chekirdek
02-20-2008, 06:40 AM
Gelelim Diyanete...
Diyanet, bir çok ülkede vardır ve görevi ülkede yaşayan insanların dini inançlarının ve imanlarının gereklerini ifa etmeleri için hizmet götürmektir.
Bu ülkede bir çok din ve mensubu var.
Ancak diyanet sadece İslam için çalışan bir kurumdur ve başka dinleri hatta sunni dışındaki mezhepleri ya da mezhep kabul edilenleri dışlamıştır.
Bu gerçek ışığında diyebiliriz ki diyanet bir misyoner zihniyeti ile hareket etmektedir.
Bir çok bakanlığın hatta bir kaç bakanlığın bütçelerinin toplamı bir bütçe ile sevk ve idare olunur.
Böyle bir zihniyete sahip kurumun fetvasının bir fetva olabilmesi için bu kurumun saygın olması gerekmez mi?
Bana diyanetin adına yakışır saygın bir kurum olduğuna dair bir kaç done verirseniz sevinirim.
Bilinmesi gereken her türlü bilgim ekranınızda mevcut.
Gayet net ve açık. Kimi Nick'lerin arkasından fikirlerini yansıtır kimi bizim gibi gerçek hayattada bir araya gelip kullanıcı isimlerinin önüne geçerler... Takılmayın ötesine...
gurkan
02-20-2008, 06:54 AM
Gelelim Diyanete...
Diyanet, bir çok ülkede vardır ve görevi ülkede yaşayan insanların dini inançlarının ve imanlarının gereklerini ifa etmeleri için hizmet götürmektir.
Bu ülkede bir çok din ve mensubu var.
Ancak diyanet sadece İslam için çalışan bir kurumdur ve başka dinleri hatta sunni dışındaki mezhepleri ya da mezhep kabul edilenleri dışlamıştır.
Bu gerçek ışığında diyebiliriz ki diyanet bir misyoner zihniyeti ile hareket etmektedir.
Bir çok bakanlığın hatta bir kaç bakanlığın bütçelerinin toplamı bir bütçe ile sevk ve idare olunur.
Böyle bir zihniyete sahip kurumun fetvasının bir fetva olabilmesi için bu kurumun saygın olması gerekmez mi?
Bana diyanetin adına yakışır saygın bir kurum olduğuna dair bir kaç done verirseniz sevinirim.
Şimdi Arkadaşım safsatalarını dizerken biraz ağır olmanı öneririm.
Bir insan İnandırıcılığını kaybederse çevreye etkisi de iyi anlamda nötr olur.
Şimdi Fetva Allah'ın Ey Allah'ın kelimesini anlamazdan gelip ideolojine uydurmaya çalışan aciz Kul ? Bu dinde bir sen misin bilen anlayan ?
Yani bir söz vardır. Anasının en uyanık kızı ! Senin durumda bu olsa gerek...
Yangından mal kaçıran mağrib kaçkını da bir tabirdir.
Hala Aykırı kalmak istiyorsan bu da senin sorunun ;
İnsanları da ikna edip inandırmaya kani elimde sihir yok.
Bu Allah'ın dilemesiyle olacak iş...
Yanlız unutma Allah her daim yaratma halindedir.
İnsanın da hayri yahut şerri amellerine göre yaratır.
Yani sana bir şer varsa imansızlık yönünde amellerine göredir.
Hidayette amellere göredir. Bu sana verdiği irade gereğidir.
Bu seçim hakkından gereği böyle. Şimdi sen inkar halinde yürür inat edersen.
Rahman o yolu gözüne güzel gösterebilir. Bence otur durumunu muhasebeye çek.
Neden herkesten farklıyım diye. Yani sen Allah'ın istediğine mi razı geliyorsun.
Nefisinin sana güzel gösterdiğine mi.Ve aşağıdaki mealen ayet çerçevesinde bir düşünce halinde muhasebe yap.
Allah-u Teala (c.c) Buyurdu ki ;
Allah ve Resûlü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resûlüne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
AHZAB 36
mustafa06
02-20-2008, 07:30 AM
Tekrar ve son olarak belirteyim...hüküm vermiyorum sadece bir bilgiyi naklediyorum
Diyen sensin ama Bir kere şu ayan beyan ortaya çıkmıştır ki türban dinin bir gereği değil erkeğin kıskançlığı ve beceriksizliğinin bir gereğidir
Boyle bir bilgi nerede var ki, sen naklediyorum diyorsun. Alıntıladıgın bilginin kaynagını goster, bak shu shaklaban! olmayan, guvenilirligi ile herkesin saygısını kazanmısh uzman kishi bu sonuca varmısh, bende ondan alıntılıyorum de. Gosteremezsin chunku yok boyle bisey.
(Ben kıbarlık olsun diye ormancı ornegi kullandım ) sizin tabirinizle, shaklabanlıgın dik alasını siz yapıyorsunuz, hukum koyuyuyorsunuz.
Bu ishe hayatını adamısh insanlara shaklaban diyebilecek hakkı kendinizde buldugunuza gore, din konusunda karar vermeye sizi yetkili kılan ozelliklerinizi acıklayında saygı duyalım. Sahi tahsilinizi de soylemediniz.
Bazen konushmamak daha hayırlı olur derler, susmanız gerektiginde susunki yine saygı duyalım.
illaki ben ... diyorsanız buyun.
chekirdek
02-20-2008, 10:26 AM
Yukarıda memlekette iktidarda olanların eşlerine, kızlarına, kızkardeşlerine yaptıklarını olduğu gibi yazdım.
Kaynakçası da yazılı...Hürriyet gazetesi.
Safsata benim yazdıklarım mıdır yoksa gözünüzün önünde olan bitenler midir?
14 yaşında bir kız çocuğuna göz diken ve onunla çocuk yaşta evlenen bir cumhurbaşkanınız var.
Yukarıda yazdıklarıma aksi yönde bir fikir üretebildiğiniz sürece devam edebiliriz.
Yok eğer konuyu bırakıp fikir sunma ortamında bana mektup yazacaksanız özel mesajımı kullanınız.
Ben konuda kalacağım.
İnsanlarla tanışmak, kaynaşmak, kendinizi tanıtmak gibi bir isteğiniz olabilir. Bunu rahatlıkla gerçekleştirebileceğiniz türden siteler de var.
Bendeniz müsaadenizle konuda kalma taraftarıyım...
...tanışma, tanıma için kullandığım ortamlar farklı.
Gelelim konuya;
Yazdıklarım gayet net. Diyanetin yaptıkları da ortada. Bir devlet kurumudur. Hem herkesten vergi alacaksın, hem o vergiden inanılmaz bir kaynak alacaksın hem de vergi verenlere hizmet götürmeyeceksin.
Bu utanmazlıktır, aymazlıktır.
chekirdek
02-20-2008, 10:28 AM
Ahzab 36 nın konu ile alakası nedir?
mustafa06
02-20-2008, 11:08 AM
Yukarıda memlekette iktidarda olanların eşlerine, kızlarına, kızkardeşlerine yaptıklarını olduğu gibi yazdım.
Kaynakçası da yazılı...Hürriyet gazetesi.
Hurriyet gazetesinin kisilerin gecmisi ile ilgili yazdıkları yazılar, sizi basortusu konusunda sonuca nasıl goturebiliyor.
Cunku siz bu yazıların hemen altına
Bir kere şu ayan beyan ortaya çıkmıştır ki türban dinin bir gereği değil erkeğin kıskançlığı ve beceriksizliğinin bir gereğidir
diyerek kendi ulastıgınız sonucu eklemissiniz.
Konuya bashka bir acıdan yaklashalım, Kur_anda İchki yasaklanmıshtır. degil mi?
Bunda kimsenin shuphesi yoktur.
Sizin mantıkla gittigimizde : ''İchki konusunda din alimi gecinenler yasak diyerek shaklabanlık yapıyorlar, Bugun Turkiyeyi idare eden politikacıların hich birisi ichki icmemektedirler ve eshlerine cocuklarınada icirmemektedirler. Bu ata erkil aile yapısının dogal bir sonucudur. İcki ichmeyen aileden olan cocuklarında ichki ichmemesiden daha dogal ne olabilir ki'' dedikten sonra '',
Buradan, ''Bir kere şu ayan beyan ortaya çıkmıştır ki ichki dinin bir yasagı değil erkeklerin egemenlik gosterisinin sonucudur'' falan gibi sonuclara varabiliriz.
Kaynagımızda Durust! gazetecilik yapan hurriyet olmazda bashka bir gazete olabilir.
Galiba Prof dr Saim Yeprem hocanın insanlar neyi konushtuklarını bilmiyorlar diyerek, Bir ornek vermishti. Kısaca aktarayım,'' BAZEN SEVDİKLERİMİZE ASLAN GİBİ DELİKANLI DERİZ, HATTA GİBİSİNİDE DELİKANLISINIDA ATAR, ASLAN DERİZ. ASLAN DEDİGİMİZDE BİRİSİ CIKIP YOK BU ASLAN OLAMAZ CUNKU KUYRUGU YOK, DİGERİDE ARKADAS HAKLI YELESİDE YOK DERSE SİZ BUNLARA BİR SEY ANLATAMAZSINIZ, OYSAKİ NE ASLANI YAV, BUNDAN FARE BİLE OLAMAZ HOST DESEN KACAR DESE BU İNSANLA KONUSUP ANLASHABİLİRİSİNİZ.'' demishti.
kıssadan hisse
Kaldı ki, eleshtiri yaparken bu ulkenin yasalarını da goz onune alman gerekir. Bu yasalar 15 yashında neden evlilige izin vermektedir.
Bu medeni kanun ve gechmishtekilerde evlenme yashı ne kadarmısh ona bak, bunu eleshtir.
Bir donemde yashayan insanların(varsayınız ki hatalarla dolu hayatları olsun) hayatlarına bakarak, Kur-ana atıf yorum getirmeyi ilk sen yapıyor olabilirsin. bashka cıkmaz, kesin ilksin.
uzmanlıgınla ovunebilirsin. :)
chekirdek
02-20-2008, 11:31 AM
Kazın ayağı öyle değil.
Bir kişi hakkında, hele özel hayatı hakkında, ayan beyan yalan yazamazsınız.
Bu bilgiler hakkında yazı yazılanların bizzatihi kenileri ile yapılan röportajlar ve/veya verdikleri demeçlerle yazılmakta.
Kaldı ki hakkında haber yazılanlar bu devletin tepesinde oturan kişiler.
Hürriyet'in haberinde tek bir kelimelik yalan veya saptırma olsa bahsi geçen bu insanlar gazetenin tepesine yağarlar...
...ancak olan nedir?
Başbakanın sinirlenmesi.
Çünkü haber doğru.
Haberi geçelim...çevremde olan bitenlere bakıyorum, durum aynı.
Türban takan bir çok tanıdığım var...tamamı evin erkeği istediği için başını örtmekte.
Hiç biri kendi hayatının sahibi değiller.
Başını inancı ve dininin ritüelleri gereği örten elbette var...ancak sayıca çoooook ama çoook azlar.
Şurada burnumuzun önünde olan bitenleri farklı lanse etmenin mantığı da gereği de yoktur.
Türban erkek egemenliği ile feodalizmin bileşkesi ve bir zümreyi tahakküm altına alarak yandaş kalabalıklar oluşturma misyonunun bir üniformasıdır.
Yazılarımda mesnetsizlik ve/veya uydurma herhangi bir bilgi sunumu yoktur...herşey berrak ortadadır.
***
Bu ülkenin yasalarının da benzer hayasızlıklara sebebiyet verdiği de en az bu konu kadar da aşikar.
Bugün 14 15 yaş, çocuk yaşıdır...18 reşit, 21 yetişkindir. 14 15 yaş kendi geleceği hakkında karar veremeyecek bir yaştır. Hala elinden tutulduğu ve tutulması gereken bir yaş döneminde kalkıpta anne adayı olması, ev kadını olmasına karar verilmesi acımasızlıktır, zorbalıktır.
Dahası erkek egemen bir toplum olduğumuzun berbat bir şekilde ispatı hatta yasalarla korunduğunun acı bir göstergesidir.
Çağdaşlıkla, vizyonla bağdaşmaz.
Kazık kadar olunca da içinde kalan uhde ile gidip üniversitede okumaya çalışmasının da mala davara ve bu millete yararı yoktur.
Ekonominin üç önemli sac ayağından biri olan cari hesaplar, yani, günlük olarak piyasalarda alışveriş ile dönen paranın hesabında geldiği durum felçtir...
...bonusunuza 12 taksit,
...axessinize 15 taksit,
...bugün al üç ay sonra öde,
...altı ay ile 18 ay arası değişen vadelerde çek vermeler,
...gibi örneklerle halk ve piyasalar elde olmayan bir para ile çevrilmeye çalışılmakta.
Diğer bir deyiş ile milletin bundan aylar sonra gelecek parası harcatılmış, daha uzun nasıl borçlandırırız diye çabalanmakta.
Bankalar bunu finanse etmekteler ancak onlarında aynı halk gibi altları oyulmakta.
...anlayacağınız ekonominin altı oylum oylum.
Koyun bunun üzerine AB yerine Araplara direksiyon çeviren hükümet nedenli yabancı sermayenin her an tüyme riskini...
...ekleyin bunun üzerine oluk gibi akan PKK ile mücadele harcamalarını...
İkiye katlayan dış borç ve içeriye olan borcun 3 kat olduğunu söylemiyorum...zira duymaktan bıkmışsınızdır.
Hele arasındaki açık bıkkınlık derecesi.
Yakında çatırdamayı bırak, kütürdeyecek bir çöküşe hazırlık bunlar.
Başbakanınız bunun farkında...
...diyecek ki;
İstikrarımızı bozdular ekonomi yıkıldı.
Ahmet Necdet Sezer anayasa kitapçığını Ecevitin kafasına fırlattı diye 2001 de ekonomi çökmedi mi?
...bunlarda kafamıza türbanı attılar.
TC ekonomisi bu...kitapçıkla çöküyorsa türbanla da çöker.
Sahiden yahu, türban konusunun siyaset başlığı altında işi ne?
chekirdek
02-20-2008, 11:46 AM
Bilimsel çalışmalara da ulaşabilirsiniz...
...bu sefer kaynakça gazeteler değil.
Bir çok akademik çalışmalara ulaşabilirsiniz.
Açınız ataerkilliğin kökenini sosyolojik, antropolojik nedenini araştırınız.
Bu konuda hazırlanmış tezleri, sentezleri inceleyiniz.
Hepsindeki ortak bulgu saharasya iklimidir.
Yani çöl kültürü...yokluk, kıtlık, zor ve acımasız şartlara ulaşacaksınız.
Ataerkillik kurak iklim ve coğrafyadan çıkma yani çöl iklimi ve çöl kültürünün bir getirisidir...
...kadının baskı altına alınması ile nüfusun artması engellenir...
...bu da kıtlığın gereğidir.
Allahın emri değildir.
Halep orada ise arşın burada...
....araştırınız.
mustafa06
02-20-2008, 12:02 PM
Kazın ayağı öyle değil.
Bir kişi hakkında, hele özel hayatı hakkında, ayan beyan yalan yazamazsınız
Turkiyede her shey mumkun ama, seninle anlashamadıgımız noktanın henuz farkına varamıyorsun.
Mesele , ornektiki, kuyruktanmı soz edecegiz yoksa cesaretten mi .
Bu konuda anlashabilsek sorun zaten yarı yarıya cozulecek. ama sen kuyruga takmıshsın.
Kardeshim ben siyasetchileri konushmuyorum. Bashka bir sheyden soz ediyorum. siyasetciler degishebilir. Bahsettiginiz sorunlar yashanırken idarede bası acıklar vardı. yarında olabilirler ama konu insanlarla hatta Turkiye ile sınırlı olan bir konu degildir. Sen ısrarla kisilere bakıp sonuc cıkarmaya devam edeceksen, konushacak bir shey yoktur.
Farketti isen, Ben bashortusu konusunda, daha dogrusu Kur-an konusunda hich yorum yapmadım.
Kur-anı okurum, mealinide okurum ama ozellikle ahkam ayetleri konusunda mutlaka bu ishin uzmanlarının gorushune deger veririm. Aksini yapmak haddimi ashmak olur.
Bashortusu konusunda da onca ınsan ''evet gerekliliktir'' diyor.
Din ishleri yuksek kurulunun gecmishte de (metni vermishlerdi) bu gunde verdigi mesaj aynıdır ama siz onları yok sayıp hurriyetteki kisilerle ilgili bir habere indirgemeniz daha dogrusu gazeteden yola cıkarak Kurandan sonuc cıkarmanız, konuya objektif degil siyasi onyargılarla yaklashtıgınızı gostermektedir.
Yani kuyruk konusu.
...
Biraz daha daldan dala atlamaya devam ederseniz ''alevilerin islamla ilgileri yoktur'' sozunude duyacagız gibi geliyor.
yani yele konusunu
gurkan
02-20-2008, 12:38 PM
Ahzab 36 nın konu ile alakası nedir?
Üzerinde düşünür tefekkür edersen alaka ve bağı kurarsınız diye düşünüyorum.
chekirdek
02-20-2008, 12:41 PM
Farketti isen, Ben bashortusu konusunda, daha dogrusu Kur-an konusunda hich yorum yapmadım.
Kur-anı okurum, mealinide okurum ama ozellikle ahkam ayetleri konusunda mutlaka bu ishin uzmanlarının gorushune deger veririm. Aksini yapmak haddimi ashmak olur.
Bashortusu konusunda da onca ınsan ''evet gerekliliktir'' diyor.
Din ishleri yuksek kurulunun gecmishte de (metni vermishlerdi) bu gunde verdigi mesaj aynıdır ama siz onları yok sayıp hurriyetteki kisilerle ilgili bir habere indirgemeniz daha dogrusu gazeteden yola cıkarak Kurandan sonuc cıkarmanız, konuya objektif degil siyasi onyargılarla yaklashtıgınızı gostermektedir.
demiş ve eklemişsiniz;
Yani kuyruk konusu.
"Kuyruk korkusu" deseymişsiniz daha uygun olurmuş.
Dinin ritüellerini azıcık yorumlayarak sunan alimler, ulemalar da var.
Var da bunların içinde katli vaciptir emri çıkarılmayan var mı?
Hakkında her türlü olumsuzluklar çıkarılarak aforoz edilmeyen, işini kaybetmeyen, baskı ile boğularak ekarte edilmeyen var mı?
Kendimi tekrar etmekten bıktım.
Yazdıklarıma cevap olabilecek aksi veya alternatif cevaplar alamıyorum...
...ben yine eskisi gibi arada uğrar sevgili Şehbir beyefendinin inanılmaz arşivinden sebeplenirim.
Selamlar.
mustafa06
02-20-2008, 12:59 PM
"Kuyruk korkusu" deseymişsiniz daha uygun olurmuş.
Ne demek istedigimi anlayan anladı. Aslında sende anladın ama bu senin istedigin bir tartıshma shekli olmadıgını alttaki yazın ile ortaya koyuyorsun..
Yazdıklarıma cevap olabilecek aksi veya alternatif cevaplar alamıyorum...
Biliyorum ve bilerek boyle davranıyorum. cunku Senin istedigin tartısma sekli her zaman yapılıyor. izin ver bu kez de boyle olsun. Din siyasete alet edilmesin.
Neyi konustugumuz konusunda anlashalım ki, ortaya cıkan ses kulaga hosh gelsin.
Yoksa, Dinin siyasete alet edilmemesi sizinde arzunuz degil mi?
O halde siyaset konushacaksanız onu konushun ama Kur-an atfen sonuc cıkarmayın yada Din konusacaksanız, siyasetcilerden yola cıkmayın. Yani Laikligin yasakladıgını yapmayın.
Bu ayrımı yapamadıgınız surece kuyrukta kalırsınız
NativeAmerican
02-20-2008, 03:12 PM
Bak bu üye sensindir diye bir iddiam yok.:lol:
Üyelerin kimlikleriyle uğraşmak geçmişte yaptığım hatalardandır.
Yöneticilerimiz var bu işlerle uğraşacak değil mi:cool:
yok be abi sana karsi artik garezim yok. senin niyetin ile bir takim insanlarin niytetini ayiriyorum artik sen iyi adamsin ;) seninle ayni memleketin vatandasligini paylasiyorum senin dusuncelerini temiz buluyorum ama bazilarini kabullenemiyorum o ayri. saygilar ve sevgilerle. seninle bazi ideolijilerimiz farkli olabilir fakat o da karsilikli saygiya bagli. ;)
asya1917
02-24-2008, 05:52 AM
İŞTE ‘OKUR HAZIR DEĞİL’ DİYE BASILMAYAN YAZI
Alatlı’nın Zaman gazetesinde yayımlanmaya yazısnın tam
metni şöyle:
İçerden mırıldanmalar
Gözlemlediğim odur ki, korkutan tülbent değil, türban.
Niye, çünkü, derin belleğimizdeki hayırhah kadının
uzantısı tülbent. Döner yara sarar, döner kırık kol
bağlar, döner sancılı başı sıkar, döner yoğurt süzer,
döner hamur teknesini örter, döner bebeyi haşerattan
korur, hastanın terini siler, yavukluya armağan olur,
hasreti iyileştirir. Nurani yüzleri çevrelerken
anılır; sabun kokusu, kekik ıtırı, kadın şefkati, ana
kucağı çağrıştırır. Türban öyle değil. Çünkü, türban,
İslâmi tesettüre ilişkin en katı (dilerseniz, en
erkeksi) yorumun benimsendiğinin ilânı hüviyetindedir;
ve dolayısıyla, kadına ilişkin tüm diğer yorum ve
kuralların da kabullenildiğini ima eder. Bunların
arasında kötülük, fitne ve uğursuzluk kaynağı
olmamızdan başka, dinen ve aklen dûn (eksik)
yaratıldığımız, namazı bozan köpekler ve eşeklerle bir
tutulduğumuz şeklinde, eşrefi mahlûkat olmaktan gelen
haysiyetimizi rencide eden yorumlar vardır. Türban, bu
yorumların zımnen kabulü olarak görüldüğü için
korkutur.
Kadın/ana koşulsuz sevginin simgesidir. Toplumun,
yasaların, hatta kutsal kitapların dayatmalarına
rağmen doğurduklarından vazgeçmeyen, terörist
torunundan da, eşcinsel oğlundan da, konsomatrist
kızından da kopmayandır. Hiç bir ideolojinin yada
toplumsal kurgunun ya da inancın selâmeti anayı
çocuklarını feda etmeye iknaya yetmezken, kadın,
pederşahi kuralların inşa ettiği dünyanın iflâh olmaz
muhalifi olarak tebarüz eder. Bu iflâh olmaz muhalif,
yeri geldiğinde tüm kuralları çiğneyecek, oğlan ya da
kız, suçları ne olursa olsun, doğurduklarının
esenliğini sağlamaya çalışacaktır. “Ağlarsa ana ağlar
gerisi yalan ağlar” olgusu, kadın unsurunun beşere
sunduğu eşsiz sığınağı minnetle ulularken; kadının
kendisi yeryüzünde gözlenen tüm karışıklıkların
(fitnenin) müsebbibi olarak takdim edilir, dünya
kurulalı beri.
Hint’in kutsal metinlerinde, “doğuştan düşüncesiz ve
hilekârdır” kadın. “İman yolunda bir engel, salâh
yolunda bir bariyer, uygulamada bir büyücü, iğrenç
arzuları temsil eden” bir aşifte.(1) Buda, öğretisini
sulandıracakları için kadınların rahibe olmalarına
karşıdır. Ortodoks Yahudi erkeklerinin sabah
dualarından biri, “Beni bir kadın olarak yaratmayan
Kâinatın Yaratıcısı Efendimize hamdolsun.” Adem’i
mennu meyveyi yemeğe ikna ederek, insanlığın cennetten
kovulmasına neden olan Havva ile ilişkilendirilmiyor
olmasına şükretmektedir. Hıristiyan geleneğinin başat
bileşeni, kadının kötülük, ayartma ve günahla
özdeşleştirilmesidir. Erkek, ruhani, akla yatkın ve
tanrısal olan İsa’nın alanının temsilcisi sayılırken,
kadın, Sezar’ın ten ve madde dünyasıyla
bütünleştirilir. Hayrın ve şerrin, cinslerdeki
karşılıkları erkek ve kadın olarak belirlenirken,
yeryüzüne kötülük bulaştırdıkları gerekçesiyle
kadınlardan topluca tövbe edip, günahlarını
affettirmeleri talep edilir. İsevi öğretiyi kaleme
alan Aziz Paulos, memnu meyva olayında “aldanarak suça
düşen” kadının susup, erkeğe tabi olması gerektiğini
bildirir: “Kadın tam tabiiyetle sessizce öğrensin.
Fakat kadının öğretmesine, ve erkeğe hâkim olmasına
izin vermem...”(2) Hıristiyan kadınların günahlarının
bağışlanması, cinsiyetlerinin dayattığı rolü canı
gönülden kabullenip çocuk doğurmaları, cinselliklerini
kontrol altında tutmaları, erkeğe tabi olmalarına
bağlıdır. İslam’da, “Ümmetim için kadın fitnesinden
daha büyük bir fitne kaldığını bilmiyorum” mealindeki
cümlenin Hazreti Muhammed’e ait olduğu bildirilir.
“Allahım bizi kadınların şerrinden, fitnesinden ve
onlarla imtihan olup kaybetmekten koru” mealindeki
duanın(3) varlığı, semavi dinlerin ortak tutumlarının
yansıması olarak belirir.
Öte yandan, 1900’lü yılların başlarına kadar medeni
dünyanın hemen her ülkesinde bir eş, kocasının
gölgesi, uzantısı, parçası olan kadın, dünyayı saran
değişimden nasibini alacaktır. “Yeni kadın” erkeğin
bir refleksinden ibaret olmayı kabullenmeyen, yardımcı
oyuncu rolünü reddeden, kendisine ait bir içdünyasına
sahip, coşkulu, bağımsız, özgüven sahibi, yaşamını bir
başına sürdürmeyi göze alabilen kadındır. Bu kadın,
modernleşen toplumların her basamağında
rastlanabilecek birisidir. Sabahın kör karanlığında
işçi mahallelerinden fabrikalara akan solgun
kalabalığın arasında da görülebilir, mutevazı bir
tezgâhın arkasında da, laboratuvarda da, devlet
arşivinde de, hastane koğuşunda da. Aşkları çok
başarılı evliliklerle sonuçlanan, el değmemiş “iyi”
kızlar değillerdir bunlar. Kocalarının ihanetlerine
katlanan evli kadınlardan olmadıkları gibi,
intikamlarını zina yaparak almaya kalkışanlardan da
değillerdir. Ne mutsuz bir aşk hikâyesinin yasını
tutan yaşlı bakire, ne de bir aşifte; yeni kadın,
yoksulluğa ya da mesleksizliğe kurban gitmeyi
reddeden, hayattan özgün talepleri olan, ömrünü
ailenin, sülâlenin hizmetinde tüketmeyi reddeden,
hemcinsinin haklarını savunan kadın.
Yeni kadın, erkeğin ne gönlüne ne de aklına hitap
eder. Erkek cinsinin en duyarlı zümresi iken şairler,
yeni kadını ne görürler, ne duyarlar, ne anlarlar, ne
de ayırt ederler. Kendilerini geliştirmeye adanmış,
yeni yollar, yeni renkler, yeni dünyalar keşfetmeye
çalışan yazarlar, yeni kadının yanından geçip
giderler. Edebiyat, ihanete uğramış, terk edilmiş, acı
çeken kadınlar, intikamcı zevceler, büyüleyici
aşifteler ya da iradesiz, renksiz, sade, şirin kızlar
üretmeyi sürdürür. Romancıların muhayyeleleri de sanki
kadının geleneksel görüntüsünden başkasını algılamaya
müsait değildir. Değişimi idrak edemedikleri gibi,
belleklerine de kaydedemezler. Yeni kadının
hekimlikten yargıçlığa, sanayicilikten mühendisliğe,
müzikten edebiyata, tiyatrodan öğretmenliğe kadar
hemen her çağdaş uğraşta rastlanan muhteşem
örneklerine gelince, onlar istisna sayılır; olağandışı
psikolojik fenomenler olarak tanımlanıp, uzak durulur.
Yaşı ne olursa olsun, erkeğin kanatlarının altında
olmayan kadın, ana muamelesi görür. Özetle, kadının ne
olup olmadığı erkekler tarafından kadınlar üzerinden
tartışılan bir süreç olmaya devam eder; günümüzde
türban meselesinde gördüğümüz gibi.
:rolleyes:Bırakın kadınlar konuşsun
asya1917
02-24-2008, 05:55 AM
Oysa, cinsellik, yeni kadının kimliğini oluşturan
onlarca bileşenden sadece birisidir; meğer ki,
yaptırımların kurbanı olsun, asla belirleyeci olanı
değil. Keza, doğurma eylemi, kadın hüviyetindeki
ömrünün sancılı bir safhasından ibarettir, bütününü
şekillendiren bir fenomen değil. Doğum yapmış, yani,
kadın olmaktan ana olmaya terfi ettirilmiş olmak, yeni
kadın tarafından cinsine atfedilegelen fıtrî
kötülüklerden arındırıldığı gösteren bir ibraname
olarak da önemsenmez. Yeni kadın, evlâd sahibi olmanın
hormonlarının desteğindeki koruma içgüdüsünü
körükleyeceğini, doğurduklarını yaşatabilmek için
elinden geleni ardına koymayacağı ruh halinin “fitne
potansiyeli”ni de güçlendirebileceğinin bilincindedir.
Kediler ana olmasın derler, doğrudur; en narinimiz
bile tırnaklarını çıkaracak, aslan kesilecektir. Bu
çerçevede, “haram helâl ver Allahım/çoluk çocuk yer
Allahım” yakarışının bir kadın duası olduğunu
hatırlatayım. Tekvin ve Kur’an’da yer alan İsmail
kıssasında biricik oğlunu kurban etmeyi düşünebilenin
çocuğun anası değil, babası olmuş olması, yeni kadının
gözünde erkeklerin çocuklarına ilişkin eğreti
tutumlarının teyidi mahiyetindedir; erkeklerden oluşan
hakim sınıfının hükümranlığını yasallaştıran çağların
pederşahi toplum sistemlerinde oğullarını esirgeme
çabası içindeki anaların feryadlarının şeytanın
iğvaları olarak yorumlanmasını da ciddiye
almayacaktır.
Yeni kadının tecrübesi, yeryüz&