View Full Version : Mehmet Ali Agca
Ahde Vefa
01-12-2006, 12:07 PM
Merak ettigim bir konu var:
Mehmet A.A. Türkiye için, Vatan için, Bayrak için n'apti?
yavuz
01-12-2006, 12:35 PM
mehmet ali ağca türkiye için hiçbir şey yapmadı, o dünya için önemli bişey yaptı... bir pisliği temizledi. şimdilerde de adalet yerini buldu ve tahliye oldu kendisi.
Ahde Vefa
01-12-2006, 12:38 PM
biraz aciklarmisiniz yavuz beg?
panturkist
01-12-2006, 12:40 PM
Ben de merak ediyorum ,ne yapmış ? Abdi İpekçiyi vurmasının ülkücülükle de bir alakası yok .İpekçinin o dönemde Türkeşle de arası gayet iyiydi. Türkeşin mektupları İpekçinin köşesinde aynen yayınlanırdı.
Papa olayı da vatan millet aşkına yapılmış olmasa gerek .üstelik bu suikast girişimin ardında Sovyetlerin olduğu iddiası İtalyada gayet popüler.
Bazı ülkücü sitelerde de görüyorum bu adamın resmini. Biri izah etsin de biz de öğrenek neymiş bunu böyle "Milli" yapan .
Seckjin Khan
01-12-2006, 12:41 PM
bence hibirşey yapmadı sıradan bir KATİL
Kimin hesabına çalıştı bilmiyorum ama yönlendirildiği kesin. Belki milli hislere sahipti, orasını bilmiyorum. Ama Türkiye'de yaptığı faaliyetlerin hiçbirinde ne ülkücülerden destek gördü ne de ülkücüler tarafından yönlendirildi. Bir dönem ülkücülerin içine sızmıştı hepsi bu. Sonra bağlarını kesmişler bu adam ile. Bence üzerinde durulacak bir karakter değil. Meczup sadece.
yavuz
01-12-2006, 01:03 PM
bugünkü orhan pamuk gibidir abdi ipekçi, ama vatansever gösterirler...
arası türkeşle iyiydi derler ben pek inanmam, hem türkeş le arası iyi olanın arası vatanıyla iyi midir?(kendisinin ermeni olduğundan şüphe duyuyorum ama türk sayalım) ya da türkeş le arası kötü olanların mı bazı kişiler tarafından öldürülmesi gerekir?
mesela türkeşin son zamanlarında arası muhsin yazıcıoğlu ile iyi değildi. o zaman muhsin yazıcıoğlu nun öldürülmesi mi gerekliydi?
abdi ipekçi beynindeki fikirleriyle ve görüşleriyle zaten vatan hainidir!!! peki vatan haininin cezasını vatanseverin vermesi suç mudur?
Abdi İpekçi, Ermeni değil, Sabetaycı idi.
yavuz
01-12-2006, 01:36 PM
Abdi İpekçi, Ermeni değil, Sabetaycı idi.
abi önemli olan ermeni olup olmaması değil, vatanı içten vuranların türk olmayanlardan seçilmesidir.. en azından benim görüşüm bu, ben onları vatan haini sayıyorum, sen düşünürsün bilemem. yani boşuboşuna muhalif olmana gerek yok karşımda.
abi önemli olan ermeni olup olmaması değil, vatanı içten vuranların türk olmayanlardan seçilmesidir.. en azından benim görüşüm bu, ben onları vatan haini sayıyorum, sen düşünürsün bilemem. yani boşuboşuna muhalif olmana gerek yok karşımda.
Estağfurullah, muhalefet değil benimki. Sadece düzeltmek istedim.
Abdi İpekçi'nin muhibbi falan değilim. Fakat bu suikast olayına, bence, "biz ve onlar" diye bakmamak lazım. Oldukça karmaşık ilişkiler var gibi görünüyor. O yüzden, kimlerin bilerek ya da bilmeyerek vatana ihanet ettiğini tesbit etmek o kadar kolay değil. Saygılar.
Bilge_Kagan
01-12-2006, 03:35 PM
Vatanin, milletin itibarini iki paralik etmistir, siradisi bir katildir sadece.
Bir suredir moda oldugu uzere, suclarini vatan-millete baglayarak, istihbaratla ortak calismasina ragmen devlet tarafindan satildigini iddia ederek tutunacak dal aramaktadir.
Colpan
01-12-2006, 04:15 PM
Vatanin, milletin itibarini iki paralik etmistir, siradisi bir katildir sadece.Kesinlikle
Bir suredir moda oldugu uzere, suclarini vatan-millete baglayarak, istihbaratla ortak calismasina ragmen devlet tarafindan satildigini iddia ederek tutunacak dal aramaktadirBulgaristan istihbâratıyla çalıştığı doğrudur. Bu, İtalya'daki yargılanmasında da ortaya çıkmıştı. Ama, devletin kendisini sattığı ile ilgili bir beyânâtını hatırlayamadım. İşlediği suçların ise vatan-milletle bağlantısı olmayıp, İpekçi'yi reklam amaçlı öldürmüştür. Papa suikastını ise para için yapmıştır.
movusa
01-13-2006, 03:15 AM
Bence burda, Mehmet Ali Agca olayini bir kac yönden degelendirmek lazim. Burada hicbirimizin Devletle derin iliskileri olmadigi icin, olayi sadece yüzeysel bicimde degerlendirmenin daha dogru olacagina inaniyorum.
Buradaki bir cok forum üyelerinin yasi kücük oldugu icin Abdi Ipekcinin yasadigi dönemdeki karakterini bilmez, gazetedeki yazilarinida okumamistir. Özellikle yasi genc olan arkadaslarin bildikleri tek sey, günümüzdeki yahudi basininin cabalari sonucu , Abdi Ipekciyi ülkesini seven bir kahraman gibi görmeleri ve onu bu sekilde tanimalaridir. ( halbuki böyle degildir )
Ama bu arkadaslarimizin bilmeleri gereken bir sey daha var. ( bazilarimiz biliyor ). Abdi Ipekcinin Sebatayci bir Yahudi oldugudur.
Sebetaycilarin, Yahudilerin hayat tarzlarini azda olsa bilen birisi, onlarin yasadiklari ülkeye nasil zarar verdiklerini, verebileceklerini, tipki birer parazit gibi, misafir olduklari ülkenin insanlarinin kanlarini nasil emdiklerini ve o ülkenin insanlarini nasil kullandiklarini cok iyi bilirler.
Sebataycilarin ve Yahudilerin tek bir amaci vardir; Icinde bulundugu toplumu sömürerek mensubu bulundugu cemaata hizmet etmektir. Abdi Ipekcinin adamin ülkesi icin yaptigi tek bir sey bile yoktur.
Dolayisi ile bu adamin öldürülmesi benim icin hic bir sey ifade etmemektedir. Hatta bunu yapan kisiyide alnindan öpmek istemisimdir herzaman.
Ikinci bir konuda, Kendisi öldürmedigini söylesede, diyelimki Mehmet Ali Agca Abdi Ipekciyi öldürdü! Adam yaklasik 27 yildir cezaevinde yatti. Bu ülkede en azili Polis, asker, ögretmen katilleri dahi birkac sene hapiste yatip ciktikleri halde, Agca tam tamina 27 yil cezaevinde tek basina bir hücrede kaldi.
Arkadaslar siz hicbir zaman evinizde bir yada bir kac gün tek basiniza durdugunuz oldumu? kesin olmustur! Eger bunu denemediyseniz bir denemenizi tavsiye ederim. Evin rahat ortaminda tek basiniza kaldiginiz bir kac gün, ruhsal olarak sizi azda olsa birkac gün kendinize getiremiyecektir. Oysa Mehmet Ali Agca tam tamina 27 yil tek basina etrafi demirlerle cevrili 5-10 metrekarelik hücrelerde gecirmistir. Daha adama nasil bir ceza kesilmesi lazim ki bu yahudilerin, sebataycilarin öfkesi sona ersin! Bir kac gündür gazetelerde Tv'lerde acik acik yada dolayli olarak yasalari cignemek icin devlete, savcilara baski yapiyorlar. Adam 5 sene daha hapiste yatip ciksa o zaman öfkeleri dahada mi hafifleyecek!!! Bir yerlerine kinami yapacaklar!!!
Mehmet Ali Agca eger bir suc islemisse bunun dünyevi kismi sona ermistir. Bu cezayi fazlasiyla cekmistir. Hayatinin en güzel kisimleri 4 duvar arasinda gecmistir. Onun daha fazla hapiste yatmasini istemek köpeklikten baska bir sey degildir. Abdi Ipekcinin, bir polisten, Ögretmenden, askerden, sokaktaki Mehmet efendiden bir üstünlügü yoktur.
Bilge_Kagan
01-13-2006, 09:15 AM
Yalniz konuyla ilgili bir hatirlatma yapayim. Bu bahsettiginiz 27 yilin yaklasik 20 yili, Papa'ya suikastten Italya'da verilmistir. Agca'nin Turkiye'ye iadesi 2000 senesindedir. Dolayisiyla, Abdi Ipekci cinayetinden oturu 6 sene yatmistir da diyebiliriz.
yavuz
01-13-2006, 10:23 AM
papa yüzünden veya abdi ipekçi... adam 27 yıl cezaevinde yatmış. cezasını fazlasıyla ödemiş zaten. şimdi tv ye çıkıp bağırmanın ne alemi varki? adamın içinde milliyetçilik duygusunun olduğunu bilen herkes konuşuyor. oysa ne solcular var 5-10 kişi öldürüp 5 sene sonra cezaevinden çıkan... bunlar göz önüne gelmiyor her nedense. peki soruyorum o zaman: "ADALET SOLCUYA FARKLI, SAĞCIYA FARKLI MIDIR?"
silver_blade
01-13-2006, 10:36 AM
Kimin hesabına çalıştı bilmiyorum ama yönlendirildiği kesin. Belki milli hislere sahipti, orasını bilmiyorum. Ama Türkiye'de yaptığı faaliyetlerin hiçbirinde ne ülkücülerden destek gördü ne de ülkücüler tarafından yönlendirildi. Bir dönem ülkücülerin içine sızmıştı hepsi bu. Sonra bağlarını kesmişler bu adam ile. Bence üzerinde durulacak bir karakter değil. Meczup sadece.
peki o zaman niye ülkücülerin "reis" diye tanımladığı Abdullah Çatlı onu hapisaneden kaçırdı niye İpekçi cinayetinin beyni olarak gösterildi?
Torcoman
01-13-2006, 11:01 AM
Ağca'nın tek özelliği iyi bir suikastçi olmasıydı, Çatlı veya derin devletle ilgisi olduğunu sanmıyorum
Seckjin Khan
01-13-2006, 12:54 PM
Ağca ya çok akıllı biri yada yaşadıklarından sonra beyni sulanmış,İtalya'da yattığında o kadar farklı ifadeler vermişki İtalyan savcılar bir türlü tam anlamıyla yargılayamadılar.
Ağca türlü ifade vermiş
1)Sovyet Bulgarlarıyla ortak bir plan çerçevesinde Suikaste girişmiş
2)Bu işi bizzat kendisinin planladığını ve kimseden yardım almadığını,Papa'nın Dünya üzerinden silmek istediğini söylemiş
Sürekli bu iki şık arasında ifade vererek tam bir Salağa Yatma politikası izlemiş...
Akıllı Adam :)
Ama sonuçta bir katil işte ne beklersiniz,Devletle de hiçbir bağı yoktur benim şahsi düşüncem Sovyet Bulgarlarıyla birlikta hazırlamışlar...
peki o zaman niye ülkücülerin "reis" diye tanımladığı Abdullah Çatlı onu hapisaneden kaçırdı niye İpekçi cinayetinin beyni olarak gösterildi?
Tanıdığım ülkücü bir abi var. Yıllarca içerde yattı. Bazi isimlerle yakınlığı olan biri. İsmini burada söylemeyi doğru bulmuyorum. Söylediğine göre Ankara'da teşkilatta Ağca pek de makbul bir adam değilmiş. Ayrıca Kırcı'nın yazdıklarına göre yine teşkilatta herkesin güvendiği birisi de değilmiş. Abdullah Çatlı, sadece Ağca'yı hapishaneden kaçırdı diye Ağca ülkücü hareketin adamıdır diyemeyiz. Çatlı'nın da hareketten bağımsız yaptığı bir çok icraat var. O dönemde kimin arkasında kim vardı, biz bilmiyorum. O yüzden, Ağca ülkücülerin destek çıktığı biridir diyemeyiz. Çatlı'nın İpekçi suikastının beyni olmasına gelice, bu sadece bir iddia. Ortadaki yüzlerce iddiadan sadece biri.
Bu arada Ağca'nın Çatlı sayesinde hapisten kaçtığı da sadece bir iddia.
yavuz
01-13-2006, 01:19 PM
zaten ülkücü demek yanlış olur çatlı onu hapisten kurtarmış diye... çünkü ülkücü hareket denilebilecek oluşumun tek merkezi alperen gençlik ocakları'dır... ve bahsi geçen kişilerin de bu güzide mekanla bir alakaları yoktur.
Alperen Gençlik Ocakları mı? Nizam-ı Alemciler mi yani? Ülkücülerden ve MHP'den şimdiye kadar hep uzak durdum çünkü sürekli faydasız işlerle meşgulduler. Ama, her ne kadar ülkücülükle bir alakam olmasa da bilirim ki Muhsinciler ülkücülerin içinde sivrilmiş küçük sevimli bir fraksiyondan ibarettir. Ülkücülüğün "tek merkezi" olma iddiası bana komik geliyor.
Colpan
01-13-2006, 03:49 PM
zaten ülkücü demek yanlış olur çatlı onu hapisten kurtarmış diye... çünkü ülkücü hareket denilebilecek oluşumun tek merkezi alperen gençlik ocakları'dır... ve bahsi geçen kişilerin de bu güzide mekanla bir alakaları yoktur.:D:D:D:D:D:D:D
Ülkücü Hareket'in kurucusu Alparslan Türkeş'e ihânet eden mürîd Muhsin'in gençlik örgütü mü Ülkücü hareket'in merkezi?
Eğer bu iddia doğruysa, Muhsin Bey de geçmişte ülkücü değildi. 92'de ülkücülüğü benimsedi :D
yavuz
01-14-2006, 07:07 AM
zamanla herşey değişir bunu bilmeniz gerekli!!! ilk başlarda doğru olanı savunan ülkücüler daha sonraları komunistlerle savaştıkları için kendilerini vatanın sahibi sanmaya başladılar... yaptıkları işin vatan adına hayırlı olup olmadığına bakmadılar(yaptıkları yanlıştı, ama gerekliydi). onlar iş bitince hapisten çıktıklarına vatanı kurtardıklarını düşündüler... bu yüzden çok değişik yollara düştüler. bayrak gitti, silah geldi... inanç gitti, mafya geldi... örnekleri de açıktır... bu konudaki en önemli ipuçlarını DELİ YÜREK ADLI DİZİDEKİ "TURGAY ATACAN"DAN BULABİLİRSİNİZ... O BİRÇOK SÖZÜNDE VATANI KURTARDIĞINI İDDİA EDİYORDU.
ayrıca muhsin yazıcıoğlu'na "murid" derken neden bahsediyosun aklıma bişey geliyor ama... gördüğüm resimlerde muhsin yacıoğlu hangi alimle görüşmüşse, alparslan türkeş de başka bir karede aynı kişilerleydi. o yüzden bilip bilmeden konuşup, cehaletinizi göstermeyin!
ben küçüklüğümden beri nizam-ı alem ocakları ve sonrasında alperen gençlik ocakları na sürekli gittim durdum. benim evimi, bana anlatmayın! ülkücülerin kavgasında hep yanında olan alperenler... ama seçim konvoylarının dolaştığı sırada büyük birlik partisi nin konvoyunu çeviren de mhpliler... her türlü mafya ve pislik işe bulaşıp ülkücülerin adını karalayan da mhp liler... aşure gününde hiçbir çıkar gözetmeden aşure dağıtan alperenler, ocakta parayla çay satan mhp liler... devletin verdiği 3-4 trilyonu şehit ailelerine bağışlamak isteyip, yolu bazı mercilerce kesilen büyük birlik partisi... süper lks parti binası yapan mhp'liler... ve ayı mhpliler, bazı illerde partilerinin bulunduğu binaya tamamen sahip olmak için bazı dükkanlara da çökmüşler. o zaman nerede kaldı ülkücülük? herkes bildiği konulrı konuşsun! ülküsüz gençliğe ülkücü gençlik diyenler utansın. niye bu kadar çok ülkücü görünen var biliyor musunuz? kavga olduğunda 60 kişi getirebilme potansiyeline sahip oldukları için... arkadaşım reis. sormuşlar ona nizam-ı alem ne diye. bilememiş. peki nerede ülkücülük? hangi ülkücülükten bahsediyoruz? çeçenistan için, filistin için, bosna için yıllar yılı kermesler düzenleyen alperen ocakları nın ülküsü mü gerçek ülkü, yoksa gücü yettiğinde kurt olup uluyan, yetmedi mi it gibi köşeye çekilip büyük abilerine hizmet edenlerinki mi gerçek ülkü?
yanlış anlaişılmasın ülkü ocaklarının tümüne değil bu sözüm... zamanında BİZİM OCAK dergisini basıp dergi üyelerine silah çekenlere ve destekleyicilere. o derginin binalarının kurşuna dizilmesi de ayrı bir konu.. bbp lilere satıcı diyosunuz. ama dünkü arkadaşını satıp ona silah çeken de mhp liler...
yine söylüyorum bilip bilmeden konuşmayın!
MHP ya da BBP. Al birini vur ötekine.
yine söylüyorum bilip bilmeden konuşmayın!
Sana karşı MHP'yi falan savunan yok burda. Bu bakımdan için rahat olsun. :D
Yalnız, profiline baktım da daha 14 yaşındaymışsın. Bence bırak bu ocak bucak işlerini de derslerine çalış. Burada kimse bilip bilmeden konuşmuyor. Bacak kadar boyunla bize yakın tarih dersi verme. Bizim Ocak dergisine yapılan saldırıda hani kafasına silah kabzasıyla darbe alan bir abiniz vardı. Hatırladın mı? Emir Kuşdemir? Sonra MHP'ye dönmüştü yine. Şimdi ne iş yapıyor haberin var mı? Bir de Yavuz Ağıralioğlu abiniz vardı, bir ara ocağınızın genel başkanıydı? Sen ilkokuldaydın o zaman. İBDA-C ile ilgili bir davadan yargılanıyordu.
yavuz
01-14-2006, 08:43 AM
anladım ki seni alıp bilge kağan a vurmak da aptallık olur... kürdistan sempatizanı olan bilge kağan senden daha yüksek seviyedeymiş anladım şimdi. aklın yaşta değil başta olduğunun sergilendiği bir dönemde, bilmeden konuştuğun da açık. bilmemkim abiniz vardı şimdi şundan bundan yargılanıyor... bırakın artık bunları. kendinize bir bakın önce.
anladım ki seni alıp bilge kağan a vurmak da aptallık olur... kürdistan sempatizanı olan bilge kağan senden daha yüksek seviyedeymiş anladım şimdi. aklın yaşta değil başta olduğunun sergilendiği bir dönemde, bilmeden konuştuğun da açık. bilmemkim abiniz vardı şimdi şundan bundan yargılanıyor... bırakın artık bunları. kendinize bir bakın önce.
Verecek cevap bulamayınca böyle sağa sola sataşırsın işte. Sen en iyisi git derslerine çalış, valla. Burası sana göre değil. Git biraz kitap oku. Türk Tarihini öğren. Bilge_Kagan'a bana çamur atacağına kendini geliştir. Dediğin gibi biz Kürdistan sempatizanıyız. Bizden sana hayır gelmez. İflah olmayız biz. Ocağına git çay demle. Arvasi'nin kitaplarını al oku. Türk-İslam Ülküsü'nü öğren, sonra dagel bize anlat, bakalım anlamış mısın :D :D :D :D
Evet, ülkücü hareketin tek merkezi olan "Alperen Gençlik Ocakları", internetteki sitesinde Ağca'nın ülkücülükle alakasını inkar ediyor.
http://www.alperenocaklari.net/?mod=news&op=more&nid=329
Dün televizyon kanallarının hemen hepsinde dakikalarca Ağca ile ilgili yayınlar yapıldı. O kadar ileri gidildi ki üzerinde giydiği bilmem ne renk kazağı ne için giyiyormuş. Kendinize gelin beyler! Türkiye`nin komplo teorilerinden kurtulması lazım. Medya bu gün Ağca`yı Milliyetçi kesime mal etmeye çalışıyor. Halbu ki olayların gidişatına baktığınızda Ağca, Türk-İslam ülkücüleri ile hiç bir noktada kesişemez. Ülkücüler üzerinde oynananmaya çalışılan Dolaylı "Ağca oyununa" gelmeyeceğiz. Dün bu olaylar Ülkücülere nasıl zarar verdiyse bu günde aynı şekilde zarar vermektedir.
yavuz
01-14-2006, 11:49 AM
ben bişey bilip de konuşuyormuşum demekki......
bulut_1
01-14-2006, 12:14 PM
işte türkiye cumuriyeti adaleti bu 27 yaşındayım ve kendimi bildim bileli bu ülkede hergün masum insanlar,veya hiç bir menfaati olmadan vatanı bekleyen asker ve polis öldürülür hiç kimsenin sesi çıkmaz çıkmadığı içinde bu adi katiller 2,3 sene yatar içerde besiye çekilirler içerde ve salınırlar ama bir sabataycı veya marksist terörist öldüren kimse senelerce hapis yatar çıktığı zamanda yattığı sürede çektiği eziyet yemezmiş gibi medya tarafından liç e tabii tutulur ve bu adi medya nedense hep sol tarafa çeker binlerce gencimizi öldüren marksist örgüt pkk ,dhkp-c dev-yol devgenç tikko vesaire bölücü örgütlerin işlediği cinayetler örtbas edilirken bir haluk kırcı veya abdullah çatlı veya m ali ağca yı vatan haini adi bir katil gibi cahil insanlara yuttururlar halkımızda bu süslü medyaya inanır.Eminim ki bu üç ismi Türkiyede bilmeyen duymayan yoktur malum medya sayesinde. Bir adil şahin şerefsizi vardır bu zevat bir jandarma karakolunu basmış ve 8 askerimizi şehit etmişti bunu sorun bakalım kim biliyor ve bir de kadın terörist şu mısır çarşısını havaya uçuran zilli işte bunlardan kimsenin haberi yoktur çünkü bu ve bunlar gibiler hangi bayrağa hizmet ettiği anlaşılamayan kartel medyası tarfından bir katil gibi değilde hak arayan normal bir vatandaş gibi lanse edilmiştir millete hele mısır çarşısı sanığı için günlerce kampanyalar düzenlemişlerdir.Malesef türkiye de adaleti yönlendiren kurumlar eldeğiştirmiştir bayraksız medya eline geçirdi adaleti kendi saflarında olanı suçuna bakmaksızın ne pahasına olursa olsun kurtarıyor fakat karşısında olanı yok etmek için elinden geleni yapıyor en küçük örneği ise bir bakın zamanında şu anki başbakan bir şiir okudu diye adama yapılmadık işkence her türlü aşğılama ve medyatik linç uygulandı ve birde yakın zamanda yaşanan yücel aşkın olayına bakın adam çetecilikten,fesat karıştırmaktan hatta ppk destekçiliğinden yargılanıyor,suçlu veya değil ona bakılmaksızın yargıya nasıl bir baskı yapıldı ve sonunda herifi kurtardılar.Yani anlıyacağınız soldan çarklı medyaya ters iseniz yanmışsınız.
Evet, Ağca'dan, Kırcı'dan, Çatlı'dan bahsederken "terörist", "Bahçelievler Katliamcısı","çeteci" diyor basın. Ama marksistlere gelince "Sosyolog Pınar Selek Davası", "Fehriye Erdal Davası", vs...
yavuz
01-14-2006, 12:24 PM
DAHA ÖNCEDEN SÖYLEMİŞİM BENZER ŞEYLER... ;)
Re: Mehmet Ali Agca
papa yüzünden veya abdi ipekçi... adam 27 yıl cezaevinde yatmış. cezasını fazlasıyla ödemiş zaten. şimdi tv ye çıkıp bağırmanın ne alemi varki? adamın içinde milliyetçilik duygusunun olduğunu bilen herkes konuşuyor. oysa ne solcular var 5-10 kişi öldürüp 5 sene sonra cezaevinden çıkan... bunlar göz önüne gelmiyor her nedense. peki soruyorum o zaman: "ADALET SOLCUYA FARKLI, SAĞCIYA FARKLI MIDIR?"
Colpan
01-14-2006, 03:26 PM
Yavuz, senden sâdece 6 yaş büyüğüm ama senin ocağının da, Ülkü Ocağının da içini çok iyi bilirim. Bana ömrümün geçtiği yerleri öğretme. BBP, Turgut Özal'ın büyük destekleriyle kurulmuş bir partidir. Bunu büyüklerine sor. Muhsin Yazıcıoğlu'nun Türkeş'i nasıl sattığını sana anlatsınlar.
Yalnız, sana bir şey daha ekleyeyim: Alperen Ocakları da Ülkü Ocakları kadar kalabalık olursa Ülkü Ocaklarından da beter olur.
Bir de ağabeğ tavsiyesi; siyâsetle uzaktan ilgilen ve derslerini ihmâl etme. Milliyetçi gençler ileride iktidâra gelecektir. Boş insânlar çeşitli makamları doldurmasın.
Bir de, ne olur kendinize "milliyetçi" demeyin. Yukarıda yardım ettiğiniz yerler arasında Çeçenistan, Bosna, Filistin var ama Müslümân ve Türk olan Doğu Türkistan, Kırım, Tataristan yok. Ayıp oluyor.
yavuz
01-15-2006, 07:57 AM
Yavuz, senden sâdece 6 yaş büyüğüm ama senin ocağının da, Ülkü Ocağının da içini çok iyi bilirim. Bana ömrümün geçtiği yerleri öğretme. BBP, Turgut Özal'ın büyük destekleriyle kurulmuş bir partidir. Bunu büyüklerine sor. Muhsin Yazıcıoğlu'nun Türkeş'i nasıl sattığını sana anlatsınlar.
Yalnız, sana bir şey daha ekleyeyim: Alperen Ocakları da Ülkü Ocakları kadar kalabalık olursa Ülkü Ocaklarından da beter olur.
Bir de ağabeğ tavsiyesi; siyâsetle uzaktan ilgilen ve derslerini ihmâl etme. Milliyetçi gençler ileride iktidâra gelecektir. Boş insânlar çeşitli makamları doldurmasın.
Bir de, ne olur kendinize "milliyetçi" demeyin. Yukarıda yardım ettiğiniz yerler arasında Çeçenistan, Bosna, Filistin var ama Müslümân ve Türk olan Doğu Türkistan, Kırım, Tataristan yok. Ayıp oluyor.
ırkçılık yapmıyoruz belki de bundandır... müslümanız biz, gücümüz yettiği kadar heryere yardım edilir. hem müslüman - türk ayrımı da yapma. bize kurtuluş savaşı'nda yardım edenler pakistanlılardı, orta asyalılar değil. o zaman orta asya'ya yardımı yine biz yapmışız ama neyse...(enver paşa örnek veya kapak olsun)
tataristan ne oluyo ki; yardım edelim. onu söyle bir de. sovyet rusyasını ve çin'i takdir eden büyük beyinliler düşünsüz oraları! orta asya nın çoğu sovyet rusya sından memnundu demeyi bilen gerizekalılarla tartış konuyu.
bir de turgut özal'ın desteği vardır veya yoktu bilmiyorum ama. bildiğim bişey var, mhp de dyp'yi destikliyordu ki; ondan birkaç yıl önce ülkücülerin siyasi olarak tek varlığını anap yani turgut özal destekliyordu...
http://www.turkunalan.com/yavuz/?p=92 okuyup öğrenelim...
Qizilbash
01-15-2006, 09:26 AM
ırkçılık yapmıyoruz belki de bundandır...
Irkçılık yapmıyorsun. Sen de din ayrımı yapıyorsun.
tataristan ne oluyo ki;
Tataristana ne olub ki?
bulut_1
01-15-2006, 10:16 AM
Din ayrımı diye bişey yok çünkü ALLAH indinde islamdan başka din yok,olmayan birşeyin ne ayrımı olur nede diyalogu olur.
bir şeyi iyi anlayın ki dünya dönüyorsa bunun sebebi Türk lerin müslamn olasıdır,eğer Türkler müslüman olmasaydı inanın ki dünyada Türklerden başka bir kavim kalmazdı.Örnek mi aydan bile görülen çin seddi .
Bazıları Türkleri islamdan uzaklaştırmaya çalışıyor aslında onlar ateşle oynuyor haberleri yok bilmiyorlarki biz Türklerin elini kolunu bağlayan teslim alan İSLAM dır.
Saçmalıyorsun. Yani Türkler vahşi, barbar, insanlığın sonunu getirecekler, ama müslüman oldukları için kimseyi katletmiyorlar bunu mu demek istiyorsun?
Burasi islamcilarla dolmus din kisi ve allah arasindadir zaten biz turk toplumu en basindan kaybettik kendi benligimizi kulturumuzu sahmanizm i birakarak gittik araplarin dinini aldik ve kaybetmeye mahkum olduk cinliler japonlar hala budizme devam ediyorlar burda ovdugum dinleri degil kulturlerine olan baglilik ve surekli ilerliyolar biz ise kafay? takmisiz din din din yokmu baska birsey ne diye islam propagandasi yapiyorsunuz musluman olmayan turklerde var isiniz gucunuz boluculuk yapmak musluman oldugu icin kurtlerle bile birlesiyorsunuz sonrada baskasina pkk sempatizani diyorsunuz iki yuzlu herifler.
Colpan
01-16-2006, 03:46 AM
ırkçılık yapmıyoruz belki de bundandır... müslümanız biz, gücümüz yettiği kadar heryere yardım edilir. hem müslüman - türk ayrımı da yapma. bize kurtuluş savaşı'nda yardım edenler pakistanlılardı, orta asyalılar değil. o zaman orta asya'ya yardımı yine biz yapmışız ama neyse...(enver paşa örnek veya kapak olsun)Delikanlı, terbiyeni takınarak konuşacaksın benimle.
Sen ermenilerle cihâd edip toprağından sürülen öz kardeşini bırakıp elâlemin arabına destek verirsen bu, en hafif tâbiriyle aptallıktır. Bunu yapan dangozlar kendilerine "milliyetçi", "ülkücü" demeyecekler. Hz. Peygamber (s.a.v.) bile önce yakın çevrene ve akrabalarına yardım etmeni emreder.
Pâkistanlılar para vermiş olabilir ama Türkistan'ın Türk halkı da yardım etti. Hem para yolladı hem de buraya gelip savaştılar. Bu da seni câhil bırakan Türk düşmânı molla ağabeylerine, hocalarına, reislerine kapak olsun.
tataristan ne oluyo ki; yardım edelim. onu söyle bir de. sovyet rusyasını ve çin'i takdir eden büyük beyinliler düşünsüz oraları! orta asya nın çoğu sovyet rusya sından memnundu demeyi bilen gerizekalılarla tartış konuyu.
Sen câhilsin. Tataristan'ın Rusya'ya karşı ayrılıkçı bir hareket başlatmak üzere olduğunu bilmiyorsun. Dediğin gürûhu muhatap almıyorum.
Sen ermenilerle cihâd edip ....
Hiç duymadım bunu. Biraz açar mısınız?
Seckjin Khan
01-16-2006, 11:18 AM
Adalet Bakanı bir açıklama yapmış Biz M.Ali Ağca'nın dışarı çıkacağından haberimiz yoktu ve bilsek bile müdahele etseydik YARGIYA MÜDAHALE olurdu...
işlerine gelince Yargıya müdahaleye Evet
işine gelmeyince Hayır
çok komik çoook
yavuz
01-16-2006, 12:41 PM
Sen câhilsin. Tataristan'ın Rusya'ya karşı ayrılıkçı bir hareket başlatmak üzere olduğunu bilmiyorsun. Dediğin gürûhu muhatap almıyorum.
sovyet rusyasını ve çin'i takdir eden büyük beyinliler düşünsün oraları! orta asya nın çoğu sovyet rusya sından memnundu demeyi bilen gerizekalılarla tartış konuyu.
Colpan
01-16-2006, 06:01 PM
Hiç duymadım bunu. Biraz açar mısınız?Qarabağ'ı heç eşitmedin?
Bilge_Kagan
01-16-2006, 06:08 PM
Sen câhilsin. Tataristan'ın Rusya'ya karşı ayrılıkçı bir hareket başlatmak üzere olduğunu bilmiyorsun.
Zaten Sovyetler yikildiginda bagimsizliklarini almak istemisler, ancak zorla devlete baglanmislardi. Yeltsin donemindeki bosluktan yararlanarak cok onemli imtiyazlar elde edip, Putinle birlikte kaybetmislerdi. Simdi de cok yogun bir diaspora faaliyetleri var ve Kazan sehrinin 1000. yilini kutlamak gibi etkinliklerle bagimsiz dusuncelerini surekli ayakta tutuyorlar.
Turkiye'ye ve ozellikle "Turancilik" davasina bu kadar bagli insanlari herhangi sacma sapan bir nedenden oturu ayirmak isteyen ve bunlari bilmeyen birine birseyler anlatmakla kaybedilecek vakte acimak lazim bence...
Qarabağ'ı heç eşitmedin?
"Ermenilerle cihad edenler" deyince "Ermenilere karşı" değil de "Ermeniler ile birlikte" gibi anladım.
genco
01-17-2006, 05:03 AM
Yavuz, Bulut 1 ve Türk!
Görüşlerinize katılıyorum; ama boşa nefes tüketmenize de üzülüyorum...
Bu ülkenin en büyük gençlik hareketi Ülkü Ocakları'dır. Bu gerçeği kabullenmeyenlere ne deseniz boş... Ülkücüler yıllar önce Orta-Asya'daki kardeşlerimizin esaretten kurtulması için "ölüm oruç"u tuttular, yürüyüşler yaptılar, liderleri zindanlara atıldı, en ağır işkenceler gördüler...
Ülkücülere iftira atan, zulm eden zihniyetlerle aynı safta, kol kola olanlar, oturup düşünsünler biraz...
(Şahit olduğum bir olay: Bu bayram, ısrar sonucu İstanbul'da Türkçü geçinen bir derneğin şubesine gittim.İçerde Doğu Perinçek'i görünce midem bulandı. Öyle sarmaş dolaş olmuşlardı ki ağzım açık kaldı...)
Ülkü Ocakları'nın sadece İstanbul'da 350'den fazla şubesi ve 10 binden fazla üyesi vardır...Yani başkalarının toplam sayısı , Türkiye genelinde bile, bu sayının yarısı kadar yoktur. Dünyada, 1944'ten beri, gittikçe çoğalarak kitleleşen başka bir gençlik hareketi varsa, söylensin..
Sınırlar değişti, duvarlar yıkıldı, yeni yeni ülkeler kuruldu...Bir çok gençlik hareketi mazi oldu; ama Ülkücü hareket, çığ gibi büyüyerek, yoluna devam ediyor; edecektir de... Bu hareketi durdurmaya kimsenin gücü yetmeyecektir...
Son yıllarda Ülkü Ocakları, şöyle veya böyle, içine sızmış olan parazitleri bir bir temizlemekte.(Erzurum örneği gibi) Kolay kolay bundan sonra kimse Ülkü Ocakaları'nı kötü emellerine alet edemeyecek, sırtından geçinemeyecek... Ülkü Ocakları'na artık "çakallar" giremeyecek.
Bozkurtların arasında "çakallar"a yer yok! Çakallar,ancak çakallarla kol kola olabilir; oluyorlar da...
Çünkü Ülkücüler, teknolojiyi kullanan, çağı yakalamış; hatta çağın öncüsü olmak için harıl harıl çalışan, Türk ve dünya siyasetini yakından takip eden kişiler olarak yetişmektedir..
Bu amaçla da sık sık seminerler düzenleniyor, konferanslar hazırlanıyor... Velhasılı, Yoğun bir eğitim proğramı yürütülüyor.
Bu yeni yapılanma sonucu Ülkücüler, hiç şüphesiz ki, Türk-İslam aleminin gelecekteki lider kadroları olacaklardır.
Ülkücülerin bu kutlu yürüyüşünden rahatsız olanlar, önünü kesmek için her yolu deneyeceklerdir, deniyorlar da...
Bazı münferit olayları Ülkücüler'e mal etmeye, yamamaya (Ağca örneği gibi..) çalışacaklar; her zaman yaptıkları gibi..
Unutulmasın ki "Onların bir hesabı varsa, doğrunun yanında olan Allah'ın da bir hesabı vardır."
Şiddet,
Güç değildir.
Nefret,
Savunma değildir.
İftira,
Adil olmak değildir...
(Yukarıdaki söz, Ülkü Ocağı'nın birinde duvarda asılı)
Colpan
01-17-2006, 06:16 AM
(Şahit olduğum bir olay: Bu bayram, ısrar sonucu İstanbul'da Türkçü geçinen bir derneğin şubesine gittim.İçerde Doğu Perinçek'i görünce midem bulandı. Öyle sarmaş dolaş olmuşlardı ki ağzım açık kaldı...)Hepimiz bir şekilde ocaklardan geçtik.İyisiyle kötüsüyle oralardan bir şeyler öğrendik. Ama bugün Ülkü Ocakları maalesef çürümüştür. Zâten Türkçü dernekler olan Elbirliği ve İlteriş Dernekleri ile Türk Dünyâsı Araştırmaları Vakfı bunun için vardır.
Kastettiğiniz Türkçü dernek Ülkü Ocakları olmalı, çünkü Perinçek'le "Kızıl Elma Koalisyonunu" kuran kişi dönemin İstanbul Ülkü Ocakları Başkanı Levent Temiz idi. Yok, kastınız Elbirliği ise, böyle bir şey olmadığına dâir yemin edebilirim.
Son dakika 1 ; Mehmet ali ağca'nın kararı bozulda ve ona yeniden mahkumiyet yolları gözüktü...
Son dakika 2 ; Mehmet ali ağca Kartal'da yakalandı...
İlginç gelişmeler yaşanıyor ülkemde.Bu vatandaş çıkmadan önce davul zurna ile herkesin gözüne sokuldu serbest bırakılacağı....
Ogün sesi çıkmayanlar bugün karar bozuyorlar...Dün nerdeydiniz diye sormazlarmı ????
Kaptan-i Derya
01-20-2006, 10:35 AM
medya emme abartmisti m a agca nin haberini, hatta ona "sayin" diyenlere dahi "ikinci sayin krizi" diye basliklar atiyolardi... Bi ipekci abilerini oldurdu diye medya butun hafta agca adini agzindan cikarmadi...
yavuz
01-20-2006, 12:00 PM
Yavuz, Bulut 1 ve Türk!
Görüşlerinize katılıyorum; ama boşa nefes tüketmenize de üzülüyorum...
Bu ülkenin en büyük gençlik hareketi Ülkü Ocakları'dır. Bu gerçeği kabullenmeyenlere ne deseniz boş... Ülkücüler yıllar önce Orta-Asya'daki kardeşlerimizin esaretten kurtulması için "ölüm oruç"u tuttular, yürüyüşler yaptılar, liderleri zindanlara atıldı, en ağır işkenceler gördüler...
Ülkücülere iftira atan, zulm eden zihniyetlerle aynı safta, kol kola olanlar, oturup düşünsünler biraz...
(Şahit olduğum bir olay: Bu bayram, ısrar sonucu İstanbul'da Türkçü geçinen bir derneğin şubesine gittim.İçerde Doğu Perinçek'i görünce midem bulandı. Öyle sarmaş dolaş olmuşlardı ki ağzım açık kaldı...)
Ülkü Ocakları'nın sadece İstanbul'da 350'den fazla şubesi ve 10 binden fazla üyesi vardır...Yani başkalarının toplam sayısı , Türkiye genelinde bile, bu sayının yarısı kadar yoktur. Dünyada, 1944'ten beri, gittikçe çoğalarak kitleleşen başka bir gençlik hareketi varsa, söylensin..
Sınırlar değişti, duvarlar yıkıldı, yeni yeni ülkeler kuruldu...Bir çok gençlik hareketi mazi oldu; ama Ülkücü hareket, çığ gibi büyüyerek, yoluna devam ediyor; edecektir de... Bu hareketi durdurmaya kimsenin gücü yetmeyecektir...
Son yıllarda Ülkü Ocakları, şöyle veya böyle, içine sızmış olan parazitleri bir bir temizlemekte.(Erzurum örneği gibi) Kolay kolay bundan sonra kimse Ülkü Ocakaları'nı kötü emellerine alet edemeyecek, sırtından geçinemeyecek... Ülkü Ocakları'na artık "çakallar" giremeyecek.
Bozkurtların arasında "çakallar"a yer yok! Çakallar,ancak çakallarla kol kola olabilir; oluyorlar da...
Çünkü Ülkücüler, teknolojiyi kullanan, çağı yakalamış; hatta çağın öncüsü olmak için harıl harıl çalışan, Türk ve dünya siyasetini yakından takip eden kişiler olarak yetişmektedir..
Bu amaçla da sık sık seminerler düzenleniyor, konferanslar hazırlanıyor... Velhasılı, Yoğun bir eğitim proğramı yürütülüyor.
Bu yeni yapılanma sonucu Ülkücüler, hiç şüphesiz ki, Türk-İslam aleminin gelecekteki lider kadroları olacaklardır.
Ülkücülerin bu kutlu yürüyüşünden rahatsız olanlar, önünü kesmek için her yolu deneyeceklerdir, deniyorlar da...
Bazı münferit olayları Ülkücüler'e mal etmeye, yamamaya (Ağca örneği gibi..) çalışacaklar; her zaman yaptıkları gibi..
Unutulmasın ki "Onların bir hesabı varsa, doğrunun yanında olan Allah'ın da bir hesabı vardır."
Şiddet,
Güç değildir.
Nefret,
Savunma değildir.
İftira,
Adil olmak değildir...
(Yukarıdaki söz, Ülkü Ocağı'nın birinde duvarda asılı)
sözlerine katılıyorum tümüyle... ama ülkü ocakları günümüzde amacından o kadar sapmış bir halde ki; ülkücülüğü gerçek anlamda yaşatan tek mekan alperen ocakları dedim... ülkü ocakları nın halk içindeki tüm prestiji, saygınlığı da yavaş yavaş sönmeye başladı. bir yerlerde birileri bir çocuğu dövebiliyorlarsa arkalarında ya mafya vardır ya ülkü ocakları(...) düşüncesi artık yerleşmiş beyinlere ki öyle de. bunu düzeltmek zor ama ülkü ocakları na başarılar dilerim bu yolda. eğer bir yola girme olayı gözlenirse zaten bbp ve mhp de birleşebilecek bir konumda. hatta bir ara mhp, bbp'ye katılabilir filan denmişti :lol:
Yeniden tutuklandi 8 yil daha yatacakmis .
volvaren
01-21-2006, 04:14 AM
Birisi ortaya bir bir laf attı, ortalık birbirine girdi. Bir ölçüde söylenenler, aynı kefeye çıkıyor ama nedense millet pek hiddetlendi. Birbirimize hakaret etmeden, ipleri tam anlamıyla koparmadan kendimizi ifade edip karşımızdakini dinlesek anlaşabileceğimiz muhakkak. Ah şu kanımızdaki alev. İşte bu nedenle "İllegaliteyi başlatıyorum." deyip kürsünün yıkıldığı, mikrofonun fırlatıldığı günden beri siyasi görüşüm sadece gönlümdedir. Bu gün pek çok sebepten dolayı kendi aramızda parçalandık ama bir araya geldiğimiz gün YAKINDIR (inşaallah)
Sağlıcakla kalın.
empire_of_huns
01-21-2006, 07:53 AM
bu nasıl bir ülke nasıl kanunlar anlayamıyorum mehmet ali ağca serbest bırakılıyor sonra 8 sene daha yatacakmış diye geri içeri alınıyor,8 senesi varsa neden bırakıldı ,bırakıldıysa demek 8 senesi yoktu................birde herşeyi bırakalım mehmet ali ağca falan olmasın normal bir vatandaş olsa o adamın yaşayacağı psikolojik yıkımı kim ödeyebilirki,nitekim mehmet ali ağcada bir insandır sonuçta ve çok kötü bir durum onun ve onu bekleyen ailesi falan varsa onların adına
Geçen gün Kanal D'de Mehmet Ali Birand'ın 1996'da Ancona Cezaevi'nde Ağca ile yaptığı röportajı seyrettim. Her ne kadar Ağca'nın bir dediği bir dediğini tutmasa da anlaşılan o ki, İpekçi suikastını tek başına üstlenmiş olmasının sebebi Ülkücü Hareket'in bu olay sebebiyle mağdur bırakılmasını engellemekti. Sonra aklıma 2000 yılında Ağca'nın Türkiye'ye getirildiği günlerde Muhsin Yazıcıoğlu'nun Ağca için "Yeter artık çektiğin, konuş da gerçekler çıksın ortaya" demesi geldi aklıma. (Cuma Dergisi'nde geçiyordu bu.)
Anladığım kadarıyla Ağca, Ülkücü Hareket için çalıştı ve bağlantıları sağlayan da yine Ülkücülerdi. Ülkücü Hareket'in geçmişine büyük saygım var. Bu başlık altında Ağca için söylediğim sözleri geri alıyorum ve şahs-ı manevisinden özür diliyorum.
Tabriz_Han
01-21-2006, 07:29 PM
Ülkücü hareket olmasaydı ne olurdu? (http://www.forum.uz/)
Şimdi Sayın Adalet Bakanı’na soralım: Abdi İpekçi, o mücadele yıllarında, objektif görüntü vermeye çalışan bir üslup altında Marksistleri arkalayan bir gazete yazarı idi; ondan Türk kültür hayatına hiçbir şey kalmadı. Nihat Erim üniversite hocalığının, eserlerinin yanı sıra Cumhuriyet’e başbakanlık yapmış biri idi. Nihat Erim’in katilleri de benzeri yasalardan yararlandı mı ve o kararlar için de Adalet Bakanlığı, Yargıtay incelemesi istedi mi?
Bu yazı, M. Ali Ağca’nın tahliyesi üzerine belli bir kesimin sergilediği kabul edilemez hayasızlıklar dolayısıyla yazıldı. Ancak, amacı yargıyı yorumlamak değil, Ağca’nın eylemlerinin de bulunduğu bir dönemi bir de Türk gözü ile değerlendirmektir. Seksen öncesi mücadeleleri hâlâ sağ-sol kavgası olarak görenler için uyarıcı olma ümidi de vardır; çünkü kopartılan yaygaranın arkasında o yılların çirkin yüzünü görmek bizim için zor değildir.
***
Tabriz_Han
01-21-2006, 07:29 PM
12 Eylül 1980’den sonra, bu dönemin zulmünden yorgun ve yılgın düşen bazı insanlar, “Aldatıldık, birbirimizle dövüştürüldük, kullanıldık” gibi yemlere pek kolay kapıldılar. Gerçi, askerî darbeyi planlayanlar olayların biraz daha darbe zeminine doğru gelişmesini sağlamak için, müdahale edebilecekleri yerlerde etmediler ve gerek milliyetçilerden gerekse Marksistlerden yönlendirebildikleri insanları, kan gölünü genişletmek için kullandılar. Fakat, bunlar mevzii etkilerdi ve ne hareketi başlatan, ne de yönlendiren temel sebeplerden değildi. Temel sebep açıktı: Soğuk Savaş...
Rusya ile örtük savaşın arka planı
Soğuk Savaş iki kutba ayrılan dünya güçlerinin kansız mücadelesini ifade ediyordu ve biz de Batı dünyasında ve bu savaşın tam ortasında yer alıyorduk. Ama, bizim için yani Türk milleti için bu savaşın, tarihe dayanan çok daha gerçek ve tehlikeli boyutları vardı. Bu çerçeveden ve bu çapta bakılmadıkça ne olayları anlamak, ne de Türk milliyetçilerinin bu kadar büyük bir inançla mücadeleye girişlerindeki heyecanı açıklamak mümkündür.
Türk devletinin iki yüz yıllık dış politikası temelde Rus korkusuna göre belirmiştir. Bu da doğaldı; çünkü, tarihî bir kader olarak Türk milletinin gerileme süreci, Rusların yükselme sürecine denk gelmişti ve bu iki millet komşu idi. Haritaya bakıldığında görülür ki, Rus emperyalizminin yayılması, Moskova’nın burnunun ucundaki Kasım ve Kazan Hanlıklarından başlayarak Orta Asya’ya ve Sibirya ötesine kadar uzanır; hepsi de Türk topraklarıdır. Güneyde Kırım’ı alarak Tuna’ya ve Kafkasların altına kadar uzanır ki, ele geçirdiği toprakların hepsi Türk’ündür. Yani Rus sömürgeciliğinin doğduğu ve yayıldığı alanların tamamı Türk topraklarıdır ve Türk toplulukları boyunduruk altına alınmıştır.
Bu iki yüz yıl içinde, mevzii zafer ve kahramanlıkların ötesinde Osmanlı Rusya’ya karşı sürekli yenilmiş, sürekli çekilmiş ve Sarıkamış’la Kars’ı bile bırakmak zorunda kalmıştır. Sibirya dahil olmak üzere büyük Türkistan coğrafyası ise, yirminci yüzyılın başlarına gelindiğinde tamamen çarlığın denetimine alınmıştı. Rus Çarlığı’nın hedefi İstanbul’u almaktı. Kendilerini Bizans’ın halefi olarak gören Ruslar, İstanbul’dan Çarigrad olarak bahsederler. 1917 Bolşevik ihtilali, Milli Mücadele’nin Batı emperyalizmine karşı Bolşeviklerle yardımlaşmasına yol açmış, ancak bu ilişki mücadele yıllarıyla sınırlı kalmıştır. Cumhuriyeti kuranlar Bolşevik ideolojisine yüz vermedikleri gibi, ‘milletlere hürriyet’ sloganlarıyla Türkistan’ı yanlarına almaya çalışan Bolşevik liderlerin Rus emperyalizminin devamcıları olduğunu çabuk anlamışlardı.
Bu idraki gösteremeyen yahut çaresiz kalan nice Türkistanlı aydın, kendi ülkelerinin bağımsızlığı için, hatta sosyalist bir Turan hayalleri içinde Bolşevikleri desteklediler; onların saflarında savaştılar. En önde ve en ünlüleri Sultan Galiyev idi. Yarı yolda işin farkına varan Ayaz İshaki, Sadri Maksudi ve Zeki Velidi gibi bir kısım liderler canlarını zor Türkiye’ye attılar. Diğerleri, Marksist maskenin altındaki suratı tanıdıklarında artık iş işten geçmişti. ‘Her halk kendi kaderini kendisi belirleyecektir.’ diyen Lenin yoldaşa inananlar, Stalin yoldaşın kanlı sehpalarında yahut Sibirya’nın adressiz kuytularında can verdiler.
Marksistler üzerinden gizli işgal...
Milli Mücadele’yi yapanlar bu gelişmeleri gördüler... Üstelik onlar Rusya’nın jeopolitiğini ve emellerini yakından ve acılarıyla bilen bir Osmanlı siyasi perspektif geleneğine sahiptiler. Mustafa Kemal, Marksist hareketlere set çekmeye çalışırken Avrupa emperyalizmi ile boğuşuyordu. Bolşeviklerden yardım görüyordu; ama onlara geçit vermiyordu. İnönü aynı gelenekten geliyordu ve NATO’ya girmek için didinirken çok iyi biliyordu ki, çarlık gitmiş Sovyet rejimi gelmiştir; ama, Rus yayılmacılığı devam etmektedir.
Asıl sorun, değişen yüzlerin arkasındaki değişmeyen niyetlerdi. Rusya’nın Boğazlar ilgisi geçici bir stratejinin gereği değil, tarih ve coğrafyanın dayattığı bir zorunluluktu; öyle görüyorlardı. Rus arşivlerine dayanarak Şark Meselesi ve Boğazlar adıyla kitap yazan Rus Arşivler Müdürü Sergiei M. Goriainov, yapılan bütün gizli açık pazarlıklarda Rus çarı ve delegelerinin Boğazları “Rusya’nın nefes borusu” olarak nitelediklerini ve bu taleplerinden vazgeçmelerinin söz konusu bile edilemeyeceğini yazmıştır. Rusya, Türkiye üzerindeki emellerini bir varlık sorunu olarak görmektedir. Bu coğrafya değişmedikçe yahut başka çıkışlar bulunmadıkça Rus emellerinin değişeceğini ummak gaflet olur.
Nitekim Stalin, Ardahan ve Kars’ın yanında Boğazlar üzerindeki hak iddiasını diplomatik yollardan değil, en kaba biçimiyle radyolardan dile getirmekten geri durmadı. Alman Ribbentrop’a, Boğazların kendisine verilmesi şartıyla Almanya’nın yanında yer alabileceği yolundaki teklifi herkesçe bilinmektedir.
Sonuç olarak, tarihî hafızasını ve günlük idrakini kaybetmemiş olanlar için Soğuk Savaş’ın Türkiye için anlamı, Rus yayılmacılığının yeni hamlelerine karşı varlığını koruyabilmek demek olmuştur. Yani o yıllarda ideolojik söylemlerle örtülmüş bir Türk-Rus savaşı yaşanıyordu. Avrupa’nın herhangi bir devleti için ifade ettiği anlamın çok ötesinde bir gerçekliği ve tehdidi içeren bu savaş Türkiye’yi içeriden ele geçirerek çökertmek yöntemini izliyordu. 1878’de Yeşilköy’den, İngilizlerin tehditleri altında, zafer anıtını dikerek geri çekilen Rusya yüz yıl sonra, bir kısım Türk’ün yukarıda dokunduğumuz gafletini kullanarak Ankara’ya girmenin mücadelesini veriyordu. Çok güçlü bir silahları vardı ve bunu kullanmakta önemli bir birikime sahiptiler. İktisadi kalkınma, adil bir gelir dağılımı, rüşvete, vurguna karşı mücadele, yabancı devletlerin müdahalelerinden kurtulmuş tam bağımsız bir Türkiye... Bütün bu sloganlar elbette ki, manevi cihazlanması darbelenmiş, milli şuuru yaralanmış; ama doğal milli heyecanları taşkın gençleri kendine çekecekti. Öyle oldu.
Türkiye’deki gafiller, ‘sağcılarla solcular çatışıyor’ derken ve Marksistler de bu söylemi yayarken, Komintern toplantılarında Türkiye’nin nasıl çökertileceğinin programları yapılıyor, işin tuhafı Türkiye’de yayımlanan birtakım dergilerde de bu programlar duyuruluyordu. İkinci Dünya Savaşı sonrasında Doğu Avrupa ülkelerinde yaptıkları ve Afganistan’da tekrar ettikleri yöntemi Türkiye üzerinde Soğuk Savaş adı altında uyguluyorlardı. Ama hesapları tutmadı.
Ülkücülerin başardığı gerçek...
Bugün çok daha yakından biliyoruz ki, 1970’li yıllarda yürüttükleri propagandalar ve asker-sivil hücre çalışmalarıyla hedeflerine çok yaklaştıkları zamanlar oldu; ama sonucu alamadılar. Çünkü, olayları anlattığım çerçevede gören, kavrayan, en azından hisseden ve ülkesi için her şeyi yapmaya hazır ülkücüler vardı ve yapıyorlardı. Üniversitelere bütünüyle hakim olamadılar, sokaklara hakim olamadılar; bu yüzden ordu içindeki örgütlenmeleri, cuntaları da işe yaramadı. İşte ülkücülerin vatan savunması bu idi; Marksist maske giymiş ve çağdaş propaganda silahları ile donanmış Rus yayılmacılığına karşı mücadele.
Ancak bu mücadelenin büyüklüğünü, en ağır bedelleri ödeyerek karşı duran ülkücülerin fedakârlıklarının değerini anlayabilmek için, ‘onlar olmasaydı ne olurdu?’ sorusunun cevabını düşünmek gerekir.
Ülkücü hareket olmasaydı ne olurdu? Onlar olmasaydı, ordu içindeki Marksist cuntalar, sokakta, üniversitelerde ve devlet kurumlarında kök salan yandaşlarıyla birlikte kazanırlardı. Ve, eğer Sovyetler 1980 öncesindeki bu mücadeleyi kazansalardı, Sovyetler Birliği yıkılmazdı. Rusya’nın Türkiye’ye egemen olması, Osmanlı’nın Viyana’ya hakim olmasına benzer. Eğer Viyana’yı düşürebilseydik, yeni bir medeniyet açılışına girerdik ve Osmanlı çökmezdi. Nasıl bir üslup tuttururdu bilinmez; ama Osmanlı’nın Viyana beylerbeyliği yeni bir medeniyet çiçeklenmesinin başkenti olurdu. Çünkü Viyana bir başka medeniyetin merkezi idi ve Osmanlı’ya muhtaç olduğu gücü verecek bir Kızılelma idi. Sovyetler Birliği de Türkiye’yi düşürebilseydi, Ortadoğu ve Akdeniz havzasına inerek, yeni bir açılışa girerdi ve çökmezdi. Rus emperyalizminin yeni bir safhası başlardı. Çünkü Türkiye, Sovyetlere muazzam bir yeni güç, bir yeni gerilim kazandırırdı; onun muhtaç olduğu da bu idi. Gorbaçov’un kitabını okuyun; göreceksiniz ki Sovyetlerin sorunları çok iyi bilinmektedir, önerilen çıkış yolları da doğrudur. Ama, bunları gerçekleştirebilecek sosyal gerilimi Sovyetler kaybetmiştir.
İşte ülkücüler bunu başardılar. Mevzii olaylarda kandırılmış, yönlendirilmiş olanlar bu büyük çaplı hesabın içinde çok küçük materyallerdir ve işin esasını görmeyi engellememelidir. 1980 öncesi Marksistleri, ‘aldatıldık, yanlış yollara sürüklendik’ diyebilirler; demelidirler de. Çünkü, hepsi Türk’tü ve muhtemelen çok büyük bir kısmı “sınıf” kavramından öte, bu milletin çektiği sıkıntıları yüreklerinde duyarak o yola yönlendirilmişlerdi. Aldatılmış olduklarını ve bir süre sonra kendilerini de ezip geçen Kürtçülüğü sırtlarında taşıdıklarını hiç değilse doksanlarda anlamış olmalıdırlar. Fakat hâlâ ülkücüleri onlarla aynı kalıplarda yargılamak hamakatin dik alasıdır. Ülkücüler o yılların acılarını hayatlarının en büyük onuru olarak taşımaya bugün her zamankinden daha çok hak sahibidirler.
***
Şimdi güncel meseleye gelelim: M. Ali Ağca ülkücü camianın -daha yüzlercesi gibi- bir “yanlış”ı da, o çevreye sokulup yönlendirilmiş bir yabancısı da olabilir. Hiç önemli değildir. Çünkü kopartılmak istenen fırtınanın, askere alınmayan birisi için olmadığı açık...
Ve daha yüzlercesi için tekrarlayabileceğim bu soruyu bir de Gün Sazak için soralım: O, Gümrük Tekel Bakanlığı yapmış, namus ve dürüstlük simgesi olarak ad bırakmıştı. Gün Sazak’ın katilleri de benzeri yasalardan yararlandılar mı? Yararlandı iseler bunlar hakkında yargı incelemesi yaptırıldı mı?
http://www.zaman.com.tr/?bl=yorumlar&alt=&trh=20060121&hn=248646
Ilginc deyilmi?
Ahde Vefa
01-22-2006, 03:45 AM
Geçen gün Kanal D'de Mehmet Ali Birand'ın 1996'da Ancona Cezaevi'nde Ağca ile yaptığı röportajı seyrettim. Her ne kadar Ağca'nın bir dediği bir dediğini tutmasa da anlaşılan o ki, İpekçi suikastını tek başına üstlenmiş olmasının sebebi Ülkücü Hareket'in bu olay sebebiyle mağdur bırakılmasını engellemekti. Sonra aklıma 2000 yılında Ağca'nın Türkiye'ye getirildiği günlerde Muhsin Yazıcıoğlu'nun Ağca için "Yeter artık çektiğin, konuş da gerçekler çıksın ortaya" demesi geldi aklıma. (Cuma Dergisi'nde geçiyordu bu.)
Anladığım kadarıyla Ağca, Ülkücü Hareket için çalıştı ve bağlantıları sağlayan da yine Ülkücülerdi. Ülkücü Hareket'in geçmişine büyük saygım var. Bu başlık altında Ağca için söylediğim sözleri geri alıyorum ve şahs-ı manevisinden özür diliyorum.
Sen pek iyi anlamamissin abi. Kendi kendine senaryo kurup hikayeler uydurmayi birak bence.
Ağca ne zaman çıkacak?Katil Ağca'nın tahliye tarihi belli oldu...
Kartal H Tipi Cezaevi'nden tahliye edildikten 8 gün sonra Yargıtay'ın tahliye kararını bozması üzerine yeniden yakalanarak aynı cezaevine konulan Mehmet Ali Ağca'nın, 18 Ocak 2010 tarihinde tahliye edilmesi kararlaştırıldı.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin tahliye kararını bozması üzerine 20 Ocak 2006 tarihinde yeniden yakalanarak aynı cezaevine konulan Mehmet Ali Ağca'nın cezaevinde kalacağı süre, Kartal Cumhuriyet Başsavcı Vekili Durmuş Yargı, Kartal Cumhuriyet Savcısı Cuma Gülger ve Kartal Cumhuriyet Savcısı Ali Kemal Doğan tarafından tekrar hesaplandı.
Toplam 40 yıl üzerinden yapılan hesaplama sonucu hazırlanan müddetnamede, Mehmet Ali Ağca'nın 18 Ocak 2010 tarihinde cezaevinden tahliye olacağı belirtildi.
Müddetname, Ağca'nın hükümlü olarak bulunduğu Kartal H Tipi Cezaevi ile diğer ilgili yerlere gönderildi.
******************
Birgün sayın savcılarım sayın hakim kişilerim sokakta eli kolu serbest şekilde dolaşan Tecavüz,hırsızlık,gasp,adam öldürme gibi fiilerden aflı şekilde dolaşanlarıda yeniden günlerini sorgulamak için geri çağırırsa M.Ali.Ağca'nın tekil ayabını temizlerle...
yerse ! buda Türkçemizin güzel bir kelimesi...
Sen pek iyi anlamamissin abi. Kendi kendine senaryo kurup hikayeler uydurmayi birak bence.
Sen de benim ne demek istediğimi anlamamışsın. Ben senaryo falan kurmuyorum. Sâdece, hakkında yeteri kadar çok şey bilmediğim biri hakkında sarfettiğim ileri geri laflar yüzünden Ağca'nın şahs-ı mânevisinden özür diledim. Senaryo bunun neresinde? Bilâkis, senaryo kurmuş olmamak ve bilmediğim mevzulara burnumu sokmamak için geri adım atıp özür diledim. Ne var bunda?
yavuz
01-23-2006, 10:59 AM
ağca yı ülkücülerle ilişkilendirmesin kimse artık. ne ülkü ocakları ne de alperen ocakları nda kabul gören bir insan değil... bu tip insanlar her zaman birilerinin elinde koz olarak duruyor.
hep akp nin işi... seçim yaklaştı ve güçlü rakip mhp olacak gibi görüntüler geldi önlerine. onlar da mhp yi sindirmek için böyle bir yola başvurdular. bit teröristi saldılar sonra içeri geri aldılar. olay onun ülkücü olup olmaması değil. onun yoluyla ülkücülerin prestijini düşürmek... mehmet ali birand'ın 10 yıl önce yaptığı röportajlar filan çıktı ortaya. adama zorla dediriyolar, sen çatlı nın arkadaşısın diye. adama 10 defa sorup ağzından cımbızla laf alıyorlar. herşeyin nedeni ülkemizde herşeyin iyiye gittiğini gösterip, öyle bir manzaranın olmadığını saklamaya çalışan hükümettir.
Kendisine ülkücülerin destek olduğunu da söylüyordu ama. Çatlı sayesinde Kapıkule'de cep harçlığı bulduğunu, yine ülkücülerin kendisne İstanbul'da farklı evlerde barınma imkânı sağladığını. Ne güzel, işiiz bitti ya, satın gitsin adamı.
yavuz
01-27-2006, 05:57 AM
bak abi olay farklı adamın satılması filan yok ortalıkta... iki ülkücü kesim vardır. o zamanlar ülkü ocakları başkanı muhsin yazıcıoğlu, ondan sonra söz sahibi gibi görünen de çatlı... yazıcıoğlu 32.gün programında da bahsedildiği gibi kalemle, kitapla iş çözen bir adam. ama çatlı ve değiştirdiği ülkücü toplum silahla iş yapanlar. bu insanların ülkücü olduğuna sen inanıyor musun? az çok bilirsin ülkücüleri... allah a tanrı dendiğinde bile dünyayı ayağa kaldırırlar. dindar insanlardır. bu insanların uyuşturucu ticareti, suikast gibi işlerle bir alakaları olabilir mi? bu işleri yapan insanlar hiçbir zaman ülkücü olmamışlardır. bunlar altın madeninden çıkarılan değersiz taşlardır. altınla iç içe ama bir o kadar farklı.
yavuz
01-27-2006, 05:59 AM
zaten bu taşlardan kurtulup bir kuyumcu açtık... alperen ocakları! ama tabi hala madende altın mevcut hakkını yememek lazım.
bak abi olay farklı adamın satılması filan yok ortalıkta...
Eğer dün Ağca'ya sâhip çıkanlar bugün "O adamla bir alâkamız yok" diyorlarsa bu, o adamın satıldığı anlamına gelir.
iki ülkücü kesim vardır. o zamanlar ülkü ocakları başkanı muhsin yazıcıoğlu, ondan sonra söz sahibi gibi görünen de çatlı...
Senin ocağının mensubları Çatlı'nın geçmişte Yazıcıoğlu Ülkü Ocakları Genel Başkanı iken İkinci Başkanlık yaptığından bahsederken ağızlarının suyu akıyor. Çatlı Nizâm-ı Âlemciler için hâlâ bir kahraman. Çatlı söz sâhibi gibi görünmüyor, bi-hakkın söz sâhibi idi.
yazıcıoğlu 32.gün programında da bahsedildiği gibi kalemle, kitapla iş çözen bir adam.
Yazıcıoğlu sâdece kalemle kitapla mücâdele etmiştir demek doğru değil. Kendisinin bilfiil müdâhil olduğu birsürü eylem var. ODTÜ baskınını sor ağabeylerine anlatsınlar. Bunu Yazıcıoğlu'nu karalamak için söylemiyorum, yanlış anlama. Ama şunu bil ki, Yazıcıoğlu öyle lafla iş yapan bir adam değildi. Vurdulu-kırdılı icrâatleri vardır, az da değildir.
ama çatlı ve değiştirdiği ülkücü toplum silahla iş yapanlar.
Çatlı, Ülkücü Hareketi (sen "ülkücü toplum" diyorsun, yanlış) değiştirmemiştir. Silahla iş yaptığı doğrudur ama hareketin umumuna teşmil edemeyiz bunu. Ayrıca Muhsin Bey de silah kullanırdı. Samîmi olarak bu konuda abilerine danışmanı salık veriyorum.
bu insanların ülkücü olduğuna sen inanıyor musun?
Ülkücülerle işim olmaz. Ülkücüyüm diyorlarsa ülkücüdürler. Benim meselem deği bu.
az çok bilirsin ülkücüleri...
Kim bilmez ki :),
Şaka bir yana evet az-çok bilirim.
allah a tanrı dendiğinde bile dünyayı ayağa kaldırırlar.
Allah'a Tanrı dendiğinde hiçbir yeri ayağa kaldırmazlar. "Tanrı Türk'ü korusun" diye de slogan atarlar. Yalnız "Allah" kelimesinin imlâsında biraz hassas davranırlar herhalde. A harfini büyük yazarlar. Veya yazmalılar :)
dindar insanlardır.
Dindarı da vardır, eyyamcısı da.
bu insanların uyuşturucu ticareti, suikast gibi işlerle bir alakaları olabilir mi?
El-cevâb: Olabilir.
bu işleri yapan insanlar hiçbir zaman ülkücü olmamışlardır.
O senin yorumun. 375,000 küsür oy alan bir partinin ve bu partiye "de facto" bağlı bulunan Nizâm-ı Âlem Ocakları'nın Ülkücü Hareketi tek başına temsil ettiğini söyleme sakın. MHPliler ülkücü değil mi yâni?
Bu arada merâk ettim, Seval Türkeş bir ara BBP'ye geçmişti. Hâlâ sizdeler mi?
bunlar altın madeninden çıkarılan değersiz taşlardır.
Estağfurullah.
altınla iç içe ama bir o kadar farklı.
Nasıl yani, altın mı, değil mi?
zaten bu taşlardan kurtulup bir kuyumcu açtık...alperen ocakları!
Hayırlı işler.
ama tabi hala madende altın mevcut hakkını yememek lazım.
Hayrını görün.
Şimdi güzel kardeşim, Ağca Kapıkule'den geçerken cebine 2000 Amerikan dolarını kim koydu? Orada görevli olarak çalışan Musa Serdar Çelebi kim? Bir ara partinizden milletvekili adayı olmuştu. Nizâm-ı Âlemcilerin Avrupa teşkilatının başındaki bu adam, (bak MHPli falan da değil) ülkücü değil mi? Hem de Muhsin Yazıcıoğlu'nun liderliğinde bir hareketin mensubu. Senin kriterlerine göre bir ülkücü. Hadi diğer isimleri geçelim, Çelebi neden Ağca'ya arka çıktı. Ülkücü değil mi bu adam? Çatlı zâten ülkücü değil. Oral Çelik de ülkücü değil. Türkeş de ülkücü değildi dersin şimdi :)
Ağca ülkücü idi. Ve şu an ülkücü kuruluşlar ve şahıslardan eskisi gibi destek görmüyor. Ama günahını almayayım insanların belki de gizlice destekliyorlardır :)
Colpan
01-27-2006, 12:56 PM
Bibipçi çakallar Ülkücü Hareket konusunda en son konuşacak kişilerdir.
b@r@n
01-27-2006, 01:57 PM
Ağca'nın neler yaptığını nasıl biri olduğunu bilmeden herkesin ne kadar çok söyleyecek sözü varmış.
Şunu unutmayın Ağca, MİT'in adamıdır. Ve bu teşkilata hizmet edip, devlete zararlı kişileri indirme operasyonlarında bulunmuştur. Ama teşkilâtta bir kural vardır;
"Yakalanırsan, tanımayız/tanımayacaksın."
Derin devlet içinde olan biten neyi biliyorsunuzda Ağca'ya katil diyebiliyorsunuz? Ağca'ya gelene kadar bu ülkede ne katiller serbest geziyor onları öğrenin öyle gelin.
Saygı ve selamlarımla,
ALLAH'a Emanet Olun...
BurakTR
01-27-2006, 06:58 PM
"Sağcıların solcuları ve solcuların da sağcıları, hem de birbirlerini öldürmeleriyle yetinmeyip şimdi topluluklara karşı hedef gözetmeksizin öldürücü sabotajlara kalkışmalarıyla terörizm yeni bir aşamaya gelmiştir. Amaçları, hükümeti devirmek, rejimi yıkmaktır. İstedikleriyse toplumda panik ve umutsuzluk yaratmaktır."
Abdi İpekçi
arkadaşlar sanırım abdi ipekçi neden vuruldu anlamışsınızdır.bi takı güç dngeleri var dı ve silah satışıyla geçinmekteydiler her iki grubada silah kaçıran ve satan bi ülke.siz tahmin edin bu ülkeyi.bu ülkenin silah satışlarına engel olmak isteyen ipekçi susturuldu...
lütfen gaza gelmeyin ne sağcıyım nede solcuyum.şimdi size soruyorum etrafınızda aşırıya kaçmamak kaydıyla sağcılara sorun ülkenin çıkarlarını istermisin?isterler
solculara sorun onlarında istedikleri aynı şey?ee ne istedik birbirimizden yıllardır.bizi kardeş kavgasına düşürdüler gerçekten duygusal bi milletiz bu huyumuzu iyi kullandılar.lütfen sağduyulu olun tek yürek tek bilek olalım.sağcısı solcusu kürdü alevisi sünnisi lazı çekezi...ama yeterki tek amacımız TÜRK MİLLETİNİN ÇIKARLARINI KORUMAK VE YÜCELTMEK OLSUN...
BurakTR
01-27-2006, 07:00 PM
Koruma kalkanı hep devredeydi
Dikkatli bir inceleme, son 30 yıldır her terör olayında hep aynı isimleri çıkarıyor karşımıza. Her seferinde kurtuluyorlar, kurtaranlar yıllar sonra önemli görevlere getiriliyor. Bu utanç sayfası bir türlü kapatılamıyor...
5 kanlı anahtar / 2
"Sağcıların solcuları ve solcuların da sağcıları, hem de birbirlerini öldürmeleriyle yetinmeyip şimdi topluluklara karşı hedef gözetmeksizin öldürücü sabotajlara kalkışmalarıyla terörizm yeni bir aşamaya gelmiştir. Amaçları, hükümeti devirmek, rejimi yıkmaktır. İstedikleriyse toplumda panik ve umutsuzluk yaratmaktır."
Abdi İpekçi
Abdi İpekçi bu yazıyı 3 Ekim 1978'de yazdı. O yıl gerçekten de terör yeni bir aşamaya gelmişti. 16 Mart'ta İstanbul Üniversitesi'nde sol görüşlü 100 kadar öğrencinin üzerine bomba atıldı. 7 öğrenci öldü, 47 öğrenci yaralandı.
Olayda kullanılan bombanın Ülkü Ocakları Derneği Şube Başkanı Abdullah Çatlı tarafından İstanbul'a getirildiği mahkeme tutanaklarına geçti. Olay anında kısa boylu esmer bir genç bombayı atmış, 4 kişi de panik içinde kaçan öğrencilere ateş açmıştı. Polis kaçan bu saldırganların peşine düştü. O anda bir komiser muavini "Geri dönün" emrini verdi.
Döndüler. Katiller yakalanamadı.
Katliamdan 18 yıl sonra Susurluk skandalı patladı. Kazada ölen Abdullah Çatlı'nın telefon kayıtları incelendi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde bir şube müdürüyle 5 kez görüştüğü ortaya çıktı.
Terörle mücadele şubesinin başındaki o müdür, 16 Mart'ta katillerin peşinden koşan polislere "Durun" dediği söylenen komiser muaviniydi:
Reşat Altay...
'Öldürmüşse de beraat'
16 Mart katliamından 8 gün sonra Ankara Cumhuriyet Savcı yardımcısı Doğan Öz öldürüldü.
Öz, kontrgerillayla ilgili dava açma hazırlığındaydı. "Yaygınlaşan şiddet olaylarının, faşist bir düzen getirmek isteyen kontrgerilla gibi gizli örgütlerce yönlendirildiğini" belirten raporunu Başbakan Ecevit'e iletmişti. Raporu yazdıktan 2 ay sonra raporda sözünü ettiği örgütlerin hedefi oldu.
Öz'ün cinayet sanığı İbrahim Çiftçi idama mahkûm oldu. Ama avukatı Can Özbay mahkemeye verdiği bir dilekçede müvekkilinin Milli Savunma Bakanlığı'nda dosyası olduğunu belirtince idam kararı Askeri Yargıtay'da tam 4 kez bozuldu. Sonunda idamı veren askeri mahkeme "Sanığın Öz'ü öldürdüğü sabit görüldüğü halde Askeri Yargıtay'ın kararına direnilemeyeceğinden Çiftçi'nin beraatine" karar verdi.
Çiftçi, sonradan MHP Genel Başkanlığı'na aday oldu.
Avukatı Can Özbay ise Mehmet Ali Ağca'nın avukatlığını üstlendi.
Yine 1978'deyiz. 11 Temmuz 1978'de Hacettepe Üniversitesi Sanat Tarihi öğretim üyesi Doç. Dr. Bedrettin Cömert öldürüldü.
Avrupa Ülkücü Türk Dernekleri Federasyonu eski Başkanı Lokman Kondakçı, İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş'e cinayet emrini dönemin Ülkücü Gençlik Derneği başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun verdiğini, onun üzerinde de Ramiz Ongun'un yer aldığını söyledi.
Cinayetin azmettiricisi sıfatıyla Abdullah Çatlı hakkında tutuklama kararı çıkarıldı.
Polisin belirlediği saldırganlardan Rıfat Yıldırım Almanya'da uyuşturucu kaçakçılığından yakalandı, ancak serbest bırakıldı. Dava "garantiye alınınca" Türkiye'ye iade edildi ve mahkemede "delil yetersizliğinden" beraat etti. Diğer saldırgan Üzeyir Bayraklı ise 1992'de öldürüldü. Abdullah Çatlı ve Muhsin Yazıcıoğlu'nun katıldığı bir cenazeyle gömüldü.
Uğur Mumcu'ya göre Rıfat Yıldırım'la Ağca'ya pasaport sağlayanlar, aynı kişilerdi. Yıllar sonra Yazıcıoğlu BBP Genel Başkanı oldu. Ramiz Ongun MHP Genel Başkan adayı, Kondakçı DYP il Başkanı...
Cömert'in kardeşi Faruk Cömert ise halen Hava Kuvvetleri Komutanı...
BurakTR
01-27-2006, 07:01 PM
"Yanlışlıkla tahliye"
Bitmedi.
10 Ağustos'ta Balgat'ta solcuların gittiği bir kahve tarandı. 5 kişi öldü. Olayla ilgili olarak yakalanan Mustafa Pehlivanoğlu askeri savcılığa eylemi Abdullah Çatlı'nın emriyle gerçekleştirdiğini, silahı da ondan aldığını söyledi. İpekçi'nin girişte kullandığımız yazısının yayımlanmasından 5 gün sonra 1978'in en feci katliamı gerçekleşti.
Ankara Bahçelievler'de Türkiye İşçi Partili 7 genç katledildi. Olayın sorumlusu olarak Haluk Kırcı yakalandı.
Kırcı, ölüm emrini "Büyük Reis" Abdullah Çatlı'dan aldığını açıkladı. O, içerde gençleri boğazlarken Çatlı kapıda bekliyordu. Kırcı, 1988'de 7 kez idama mahkûm oldu. Bir yıl sonra şartlı tahliye yasasından yararlandırılıp serbest bırakıldı.
Sonra tahliyenin "yanlışlıkla" yapıldığı anlaşıldı. Yeniden arandığı dönemde evlendi. Nikâh şahidi, dönemin Erzurum Valisi Mehmet Ağar'dı.
Emniyet'ten kaçırıldı
1996'da yeniden yakalanıp İstanbul Emniyeti'ne götürüldü, ancak aynı gün 3 polis şefinin yardımıyla kaçırıldı.
Yargılanan polislerden biri, dönemin Adalet Bakanı Mehmet Ağar'ın Kırcı için "Nezarete atmayın, polislerle otursun" talimatı verdiğini söyledi.
O davada Kırcı'ya yardım suçlamasından "delil yetersizliğinden" beraat eden Sedat Demir daha sonra Söylemezler çetesine yardımcı olmaktan yargılanacaktı.
Kırcı bir süre şirketiyle Sağlık Bakanlığı'nın ihalelerine girdikten sonra 1999'da yeniden yakalandı. Susurluk davasında mahkûm oldu. 2004'te ikinci kez hatalı infaz hesabı nedeniyle yanlışlıkla tahliye edildi. Ukrayna'da yakalandı.
Anılarında "Her tadı versin diye dikilmiş fidanlardık. Zalim, hain, görünmez bir el bize su yerine kan, nefret ve kin verdi" diye yazdı.
Ve İpekçi
İşte İpekçi cinayeti bu süreçte ve Bahçelievler katliamından 3,5 ay sonra gerçekleşti.
Amaç "toplumda panik yaratmak ve rejimi yıkmak"sa, o da olacaktı.
İpekçi cinayetinden 1,5 yıl sonra...
1980 Eylül'ünün 12'sinde...
Ağca: Ben çıkarım
Sıkıyönetim sorgu süresini uzatmayınca Ağca Emniyet'ten alınıp askeri cezaevine konuldu.
Sıkıyönetim'e getirildiğinde başsavcının odasında işe bitti gözüyle bakıyordu.
Dönemin Sıkıyönetim Başsavcısı Refik Kara, ilk sorguda karşılaştığı Ağca'yı, gazeteci Erbil Tuşalp'e şöyle anlatacaktı:
"Ağca 'Ben 1981'de çıkarım' dedi. 'Sen adam öldürmekten idam talebiyle yargılanıyorsun. Muhtemelen uzun süre cezaevinde kalacaksın. Nasıl böyle düşünebiliyorsun?' dedim. Gayet kendinden emin, 'Ben çıkarım, sizin cezanız bana yetişmez' dedi. 'O halde kaçmayı umuyorsun' dedim, gülerek 'Yok' dedi."
Ağca'nın bir bildiği olduğu çok geçmeden anlaşıldı. Selimiye cezaevinden ülkücülerin yattığı Kartal Maltepe'ye naklini istedi. Kabul edildi.
Mahkemede "İpekçi'yi ben öldürmedim" dedi. Bu, örgüte "Kaçırmazsanız, konuşurum" sinyaliydi. 1979 Eylül'ünde Adli Tıp'a getirildiğinde yanındaki ülkücüyle kaçma girişimi başarısızlıkla sonuçlandı. 2,5 ay sonra yeniden denedi, başardı. İki girişimde de nöbetçisi aynı astsubaydı.
Sıkıyönetim, "Kaçmadı, kaçırıldı" açıklamasını yaptı.
Orgeneral Üruğ'un müdahalesi
İpekçi öldürüldüğünde İçişleri Bakanı Hasan Fehmi Güneş' ti.
Ağca'nın sorgusunu gizli bir bölmeden izliyordu.
Tetikçi, konuşmaya başlamıştı, ama 15 günlük sorgu süresi doldu.
İstanbul'da sıkıyönetim vardı.
Süreyi uzatmak için Sıkıyönetim'in izni gerekiyordu.
15 günlük ek süre için başvuru yapıldı.
Sıkıyönetim komutanı talebi reddetti.
Komutanın adı Orgeneral Necdet Üruğ idi.
Yıllar sonra sorulduğunda bu ayrıntıyı hatırlamadığını söyledi.
Üruğ, 1987 tarihli ünlü MİT raporunda "1. Ordu Komutanı iken bir silah kaçakçısını MİT'e tavsiye edip eleman aldırmak, kimi yolsuzluk soruşturmalarını kapattırmakla" suçlanacaktı.
Oral Çelik'in tanığı nasıl korkutuldu?
İpekçi suikastının elebaşlarından Oral Çelik, Papa suikastının da kilit ismiydi. Ama Ağca bu ismi ısrarla gizledi, kendisi de suçlamaları kabul etmedi. İsviçre'de uyuşturucu davasından yargılandı. Sonradan, yargılanacağını bile bile gülücükler saçarak Türkiye'ye döndü. Çünkü davalarının çoğu zamanaşımına uğramıştı, İpekçi davasında da tanık yoktu. Ancak son anda ortaya çıkan bir tanık İpekçi'ye Çelik'in ateş ettiğini gördüğünü açıkladı. Abdullah Yavuz adlı tanık, "Güvenliğimi sağlarsanız mahkemede tanıklık yaparım" dedi. Can güvenliği sağlanamadı. Sürekli tehdit altındaydı. Tanıklıktan vazgeçti. Daha önce kesin teşhis ettiğini söylediği adamla mahkemede karşılaşınca "Kesin teşhis edemiyorum" dedi. Dava kapandı.
yavuz
01-30-2006, 09:34 AM
mehmet ali ağca zaten niye girip çıktı ortada. mhp nin oyları anketlerde çoğalınca başbakan sinirlendi birkaç açıklama yaptı ve onun dalkavukları da bişey yapıp mhp nin oyları düşürelim diye plan kurdular. sonunda da ağca yı çıkarıp soktular içeriye, gündem hazır; AĞCA NIN ÜLKÜCÜLERLE BAĞLANTISI VAR MIYDI? AĞCA HANGİ ÜLKÜCÜLERLE BİRLİKTEYDİ? AĞCA MHP DE SEVİLEN BİRİSİ Mİ?
medyanın da yardımıyla mhp nin oylarını öldürdüler. ağca nın zaten türkiye deki suçuna göre çıkmaması lazım. ama çıkmışsa da girmiş olması, insanı bu tip komplo teorilerine itiyor...
mustafa06
01-30-2006, 09:57 AM
Ağcanın dısharı chıkıp ,icheri girmesi ile MHP oyları düshüyorsa o oylar zaten turist oylardır. kimseye faydası olmaz.MHP böyle basit konularda oy kaybederse problemin partide olması gerekir. halk 30 yılda bir iktidar shansı verdi. o zaman ne erdoğan vardı nede ağca salınmıshtı.ama ilk sechimde sonuch ortada.Galiba kusuru bashka yerde aramak yerine, oturup kendi eleshtirimizi yapmak , NEDEN, sorusunu sormak daha iyi sonuch getirir partiye.
Bu her konuda herkes ichin gecherli bir ilke olmalı.
iki ülkücü kesim vardır. o zamanlar ülkü ocakları başkanı muhsin yazıcıoğlu, ondan sonra söz sahibi gibi görünen de çatlı...
http://zaman.com.tr/?bl=politika&alt=&trh=20060130&hn=251652
BBP kurulduğunda ilk tebrik eden Abdullah Çatlı oldu
Türk siyasi tarihinin kilometre taşlarından olan ülkücü hareket, 1992’de büyük bir kırılma yaşadı.
Hareketin lideri Alparslan Türkeş’in halefi olarak gösterilen Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşları ‘içinde bulundukları partinin siyasi anlayışıyla uyuşamadıkları’ gerekçesiyle Milliyetçi Çalışma Partisi’nden (MÇP) ayrıldı. Ardından Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 milletvekili 29 Ocak 1993’te Büyük Birlik Partisi’ni (BBP) kurdu. MÇP’den ayrılış sürecini yıllar sonra Zaman’a anlatan Yazıcıoğlu, parti içinden ve dışından bazı kişilerin Türkeş’le aralarını bozmak için özel çaba sarf ettiklerini kaydediyor. Yazıcıoğlu, o dönem kendilerine ‘hain’ diyenlerin her fırsatta pişmanlıklarını dile getirdiğini vurguluyor: “Yıllar önce hain suçlamasında bulunanlar, bugün helallik istiyor.” Yazıcıoğlu’nun büyük heyecanla kurduğu BBP siyasî hayata ‘merhaba’ dediği günlerde ilk tebrik edenlerin arasında ilginç bir isim yer alıyor. Susurluk kazasında hayatını kaybeden Abdullah Çatlı. (3 Kasım 1996’da Susurluk’ta meydana gelen trafik kazası, devlet-siyaset-mafya üçgenini açığa çıkarmıştı.) 1993’te yurtdışında yaşayan Çatlı, Yazıcıoğlu’nu telefonla arayarak, “Hayırlı olsun, inşallah ülkeye faydalı hizmetler yaparsınız.” dileğinde bulunmuş. Yazıcıoğlu da 1996’da Çatlı’nın Nevşehir’deki cenazesine katılmış ve bazı çevrelerden tepki almıştı. BBP lideri, cenazede yer almasının sebebini ‘ahde vefa’ olarak gösteriyor. Çatlı’yla ilgili şunları söylüyor: “Gençlik heyecanımızla birlikte mücadele ettiğimiz bir kardeşimizdi. Tertemiz bir Anadolu delikanlısı olarak hizmet verdi. Karıştığı olaylar ayrı olarak değerlendirilir.”
Milliyetçi camianın sevilen ve saygı duyulan isimleri arasındaki Yazıcıoğlu, siyasette bir türlü başarı sağlayamamalarının sebebini ise şöyle açıklıyor: “Barajı aşacak parti görüntüsü veremedik. Bizi beğenenler bile bu yüzden oy vermedi. Son seçimlerde de BBP’ye sempati gösterenler oyunu AK Parti’ye verdi; ama bunu artık değiştireceğiz.” Demokrasinin sonuna kadar arkasında olacaklarını vurgulayan Yazıcıoğlu, bunu 28 Şubat sürecindeki ‘dik duruşları’yla ispatladıklarını kaydediyor.
Muhsin Yazıcıoğlu, MÇP’den kopuş sürecini anlatırken ilginç bir noktaya da temas ediyor. Parti içinde yaşanan sorunlardan dolayı ülkücünün ülkücüye zarar vermeye başladığını ve yaralama olaylarının yaşandığını hatırlatan Yazıcıoğlu, “Ayrılmasaydık, olaylar daha da büyüyecekti.” diyor. Alparslan Türkeş’le ihtilafa düştükleri konuları ise şöyle özetliyor: “Parti içi demokrasi anlayışımızda, izlenen politikalarda farklılıklarımız vardı. MÇP idealizmden uzaklaşmıştı. 1991 seçimleri öncesi biz meydanlarda SHP’ye verilen her oy PKK’ya gidecek demiştik. Çünkü o zaman SHP, DEP’le ittifak yapmıştı. Bu yüzden DYP-SHP hükümetine güvenoyu verme konusunda anlaşmazlık çıktı. Her şey üst üste gelince dönemin şartları ayrılmayı gerektirdi.” BBP lideri, o yıllarda Türkeş’le aralarını açmak için milliyetçi camiaya bir operasyon yapıldığı kanısında. Parti içinden ve dışından bazı çevrelerin kendisini Türkeş’in halefi olarak gösterip hareketin içine fitne soktuklarını ifade eden Yazıcıoğlu, “Partide şeriatın hakim olacağı söylentilerini çıkaranlar bile vardı.” şeklinde konuşuyor. Türkeş’e akıl hocalığı yapmaya çalışan bazı isimler de Yazıcıoğlu için, “Her yerde lider gibi karşılanıyor, günden güne güçleniyor. İslamcılık yapıyor.” suçlamasında bulunuyormuş.
Muhsin Yazıcıoğlu, BBP’yi kurduktan sonra Alparslan Türkeş ile hiç baş başa görüşmediklerini belirtiyor: “Parti faaliyete geçtikten sonra ilk karşılaşmamız Meclis’teki liderler toplantısında oldu. Tokalaştık, kendisine duyduğum saygıdan ötürü kalkıp yer verdim. Hiçbir zaman bizim hakkımızda kaldıramayacağımız eleştirilerde bulunmadı. Zaten zaman içinde o da bunu kabullendi.
BBP 13. yaşını kutluyor
BBP İstanbul İl Başkanlığı’nca, partinin 13. kuruluş yıldönümü dolayısıyla Bağcılar Olimpik Kapalı Spor Salonu’nda ‘Birliğe Çağrı Şöleni’ düzenlendi. Programda konuşan BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu, partisinin 13 yıl önce kurulmuş olmasına rağmen, geçmişinin bundan ibaret olmadığını söyledi. Yazıcıoğlu, “BBP; çileli bir gençliğin, yokluk, yoksulluk, zorluklar içerisinde verdiği büyük bir mücadelenin hatıralarıyla şekillendi.” dedi. Bağımsız ve milli bir hareket olduklarını ifade eden Yazıcıoğlu, “Yolumuz dikenli, engellerle dolu olabilir. Hiçbir engel millet davasından bizi alıkoyamayacak.” diye konuştu. Ortaya ‘ılımlı İslam modeli’nin atıldığını ifade eden Yazıcıoğlu, şunları söyledi: “Kur’an ne emrediyorsa öyle yaşarız. Peygamber nasıl yaşadıysa öyle yaşarız.” BBP İstanbul İl Başkanı Emin Emir de vatanseverlikten ve milliyetçilikten ödün vermeden demokrasi mücadelesine devam ettiklerini söyledi. BBP olarak önümüzdeki günlerde halkın karşısına her zamankinden daha fazla çıkacaklarını anlatan Emir, ilk genel seçimlerde mutlaka Meclis’e gireceklerini savundu.
30.01.2006
Emre Soncan
İstanbul
yavuz
01-30-2006, 10:43 AM
TURK abiciğim TANRI TÜRKÜ KORUSUN diye sloganları vardır ülkücülerin demişsin ya.. bahsettiğim olay da orada. bu insanlar ülkücü değil. ülkücülerin de tek temsilcisi alperen ocaklarıdır. ülkü ocaklarının suyunun çıkmadığını kimse iddia edemez. bu bir gerçek. hiç öyle temizlenecek gibi de değil. sen de bilmiyosun madem ülkücüleri konuşma lütfen. ama ağzın torba değilki yırtayım :)
yavuz
01-30-2006, 10:43 AM
SON MESAJIM!
ayrıca o üstte yazdıkların bahsettiğim hiçbir olayın cevabı niteliğini taşımıyor.
TURK abiciğim TANRI TÜRKÜ KORUSUN diye sloganları vardır ülkücülerin demişsin ya.. bahsettiğim olay da orada. bu insanlar ülkücü değil.
Bunu git ülkücülerle tartış benimle değil. Ülkücü olmayan biri olarak ben, MHPlileri ve BBPlileri ülkücü olarak görüyorum. Aranızda hakemlik yapacak değilim.
ülkücülerin de tek temsilcisi alperen ocaklarıdır. ülkü ocaklarının suyunun çıkmadığını kimse iddia edemez. bu bir gerçek. hiç öyle temizlenecek gibi de değil.
Hâlâ aynı şeyleri söylüyorsun. Banane senin üçyüzbin oy alan partinden ve ocağınızdan. Çok önemli mi zannediyorsun o teşkilâtı.
sen de bilmiyosun madem ülkücüleri konuşma lütfen. ama ağzın torba değilki yırtayım
Hangi ülkücüleri bilmiyorum? BBPlileri mi? MHPlileri mi? İki grubu da hakettikleri ölçüde biliyorum. Hele sizinkileri senden iyi biliyorum. Ağız-torba ikilemine gelince, ben hiç yorum yapmayayım. Maksadım burada laf sokup üste çıkmak değil edebli edebli tartışmak. Bunu beceremeyen sen, bence ağzını torbalaştırma. Değerin düşer, yaşın küçük olduğu için insanların sana gösterdiği sevgiden olursun. Bunu forumdan biri değil de ocaktabi ağabeylerinden biri söylemiş gibi kabul edersen, kendi adına kârlı çıkarsın. Sevgiler Canım
Colpan
01-30-2006, 02:44 PM
"Sağcıların solcuları ve solcuların da sağcıları, hem de birbirlerini öldürmeleriyle yetinmeyip şimdi topluluklara karşı hedef gözetmeksizin öldürücü sabotajlara kalkışmalarıyla terörizm yeni bir aşamaya gelmiştir. Amaçları, hükümeti devirmek, rejimi yıkmaktır. İstedikleriyse toplumda panik ve umutsuzluk yaratmaktır."
Abdi İpekçi
arkadaşlar sanırım abdi ipekçi neden vuruldu anlamışsınızdır.bi takı güç dngeleri var dı ve silah satışıyla geçinmekteydiler her iki grubada silah kaçıran ve satan bi ülke.siz tahmin edin bu ülkeyi.bu ülkenin silah satışlarına engel olmak isteyen ipekçi susturuldu...
lütfen gaza gelmeyin ne sağcıyım nede solcuyum.şimdi size soruyorum etrafınızda aşırıya kaçmamak kaydıyla sağcılara sorun ülkenin çıkarlarını istermisin?isterler
solculara sorun onlarında istedikleri aynı şey?ee ne istedik birbirimizden yıllardır.bizi kardeş kavgasına düşürdüler gerçekten duygusal bi milletiz bu huyumuzu iyi kullandılar.lütfen sağduyulu olun tek yürek tek bilek olalım.sağcısı solcusu kürdü alevisi sünnisi lazı çekezi...ama yeterki tek amacımız TÜRK MİLLETİNİN ÇIKARLARINI KORUMAK VE YÜCELTMEK OLSUN...İpekçi, her gün gazetesinde Türklüğün ve İslâmın düşmanlığını yaptığı için gebertildi. Her gün gazetesinde bir ülkücünün resmi yayınlanırdı ve ertesi gün o ülkücü şehîd edilirdi. Bu çıfıtın gebertildiği için ağıt yakacak değilim.
Neden hiç kimse aynı yıl şehîd edilen İlhan Egemen Darendelioğlu'ndan söz etmez? Büyük olasılıkla ismini ilk defâ duyduğunuz bu kişi, Hergün Gazetesi'nde yazardı ve ülkücüydü. İpekçi'den de değerli ve kültürlü bir yazardı.
İpekçi, her gün gazetesinde Türklüğün ve İslâmın düşmanlığını yaptığı için gebertildi. Her gün gazetesinde bir ülkücünün resmi yayınlanırdı ve ertesi gün o ülkücü şehîd edilirdi. Bu çıfıtın gebertildiği için ağıt yakacak değilim.
Neden hiç kimse aynı yıl şehîd edilen İlhan Egemen Darendelioğlu'ndan söz etmez? Büyük olasılıkla ismini ilk defâ duyduğunuz bu kişi, Hergün Gazetesi'nde yazardı ve ülkücüydü. İpekçi'den de değerli ve kültürlü bir yazardı.
Gün Sazak suikastını da unutmayalım.
BurakTR
01-30-2006, 02:59 PM
İpekçi, her gün gazetesinde Türklüğün ve İslâmın düşmanlığını yaptığı için gebertildi. Her gün gazetesinde bir ülkücünün resmi yayınlanırdı ve ertesi gün o ülkücü şehîd edilirdi. Bu çıfıtın gebertildiği için ağıt yakacak değilim.
Neden hiç kimse aynı yıl şehîd edilen İlhan Egemen Darendelioğlu'ndan söz etmez? Büyük olasılıkla ismini ilk defâ duyduğunuz bu kişi, Hergün Gazetesi'nde yazardı ve ülkücüydü. İpekçi'den de değerli ve kültürlü bir yazardı. colpan bu yazdıkların ciddi iddialar bana bunu ispatlarsan sana inanırım.söylediklerini sağlam temellere dayandır bikaç tarafsız link ver bana.gerçekten merak ettim.ama şunu biliyorumki abdi ipekçinin türkeşle röpartaj yaptığı ve aralarının kötü olmadığını biliyorum.abdi ipekçi aşırı hareketlere karşı bi adamdır.
bana göre senin ağır ithamlarını haketmiyor.ölmüş bir insandır o ne bir terorist nede bir terorist başıdır.terorist başını besleyen bi ülkeyiz ama böyle günah keçisi ararsanız abdi ipekçiler,uğur mumcular,adnan menderesler,gaffar okkanlar,ahmet taner kışlalıları,gün sazakları,ilha egemen darendioğullarını çok katlederiz...(bu ülkücülerde katledilidi arkasında bi nedenmi vardı senin abdi ipekçiye yönelttiğin suçlamalar gibi?hayır çünkü onlar günah keçileri ve sürekli bazı kesimler tarafından karalanan insanlar)
(asla sol görüşlü bi insan değilim hatta sağcı bi partide görevdeyim bu böyle biline kimsenin avukatlığını yapmak değildir amacım fakat insan katletmek büyük yanlıştır...)
Colpan
01-30-2006, 03:20 PM
Biz bu anılarla büyüdük Burak Beğ. Şimdi size bir kanıt getiremem ama o dönemi yaşamış büyüklerim dediğimi te'yîd edeceklerdir.
BurakTR
01-31-2006, 07:51 AM
Biz bu anılarla büyüdük Burak Beğ. Şimdi size bir kanıt getiremem ama o dönemi yaşamış büyüklerim dediğimi te'yîd edeceklerdir.
peki öyle olsun belgesiz oldukları içinde hep masallarda kalacaklar dede korkut masalları gibi...
hakan07
01-31-2006, 03:37 PM
m.a.a. hapiste dengesini yitirmiş,papa'yı öldürmek istemesinde de bi vatan kahramanlığı falan da yoktur.
yavuz
02-01-2006, 07:07 AM
Maksadım burada laf sokup üste çıkmak değil edebli edebli tartışmak. Bunu beceremeyen sen, bence ağzını torbalaştırma. Değerin düşer, yaşın küçük olduğu için insanların sana gösterdiği sevgiden olursun. Bunu forumdan biri değil de ocaktabi ağabeylerinden biri söylemiş gibi kabul edersen, kendi adına kârlı çıkarsın. Sevgiler Canım
ben onu zaten şaka olarak söylemiştim. ":lol:" bu gülücüğü de eklemiş olmam lazımdı ama bir daha bakayım.
korkut31
03-07-2006, 03:51 PM
Ben de merak ediyorum ,ne yapmış ? Abdi İpekçiyi vurmasının ülkücülükle de bir alakası yok .İpekçinin o dönemde Türkeşle de arası gayet iyiydi. Türkeşin mektupları İpekçinin köşesinde aynen yayınlanırdı.
Papa olayı da vatan millet aşkına yapılmış olmasa gerek .üstelik bu suikast girişimin ardında Sovyetlerin olduğu iddiası İtalyada gayet popüler.
Bazı ülkücü sitelerde de görüyorum bu adamın resmini. Biri izah etsin de biz de öğrenek neymiş bunu böyle "Milli" yapan .
AGCANIN ABDİ PEKÇİYİ VURMAKLA ALAKASI WAR ARKADSIM..BU İT (ABDİ PEKÇİ) BİR TÜK DÜSMANI OLAN ANTİ TURANCI KÜRT ECEVİTİNN GÖRÜSLERİNİ EL ALTINDAN YAZAN BİR YAZARDII..YAZILARININ İÇERİGİ ÜLKÜCÜLERİN VATAN SAVUNMASINI KINAYAN YÖNDEYDİİİ...PAPA YI VURMASI DA TÜRK IRKINA BİR ARMAGANDIR...TÜRKÜN SANI AGCA GİBİ ADMLARLA YÜRÜYOOO..TTK
Tabriz_Han
03-07-2006, 06:49 PM
Agaca Ulkucu deyildi, Ulkucu isimi lanetlemeye calisan isimlerinden,
ROME (Catholic Online) – The former Soviet Union was behind the assassination attempt against Pope John Paul II in 1981, an I