PDA

View Full Version : Polis Milleti


Han
03-06-2006, 04:05 AM
Aşağıdaki yazıyı okuyunca bu başlığı açmaya karar verdim. Forumcular sözkonusu milletle yaşadıkları her türlü hatıralarını paylaşsın. İnşallah bizde de bu millet iflah olur da bunlar hakkında güzel hatıralarımız çoğalır....



Entellektüel Boyut
Rahim Er
rahim.er@tg.com.tr (rahim.er@tg.com.tr)
Polisin imajı

06 Mart 2006 Pazartesi

Polisimiz bugünkü yapıya, etkinliğe ve imaja kolay gelmedi. İlk devirlerde doğru-düzgün tahsil yoktu. Ortaokul mezunları baş komiser yapılıyordu. Tahsili, kültürü tam olmayan insanın beline silah takıp devlet adına çalışma yetkisi verilmekteydi. 40-50 yıl öncesinin Anadolu’sunda polis, korku unsuruydu. Saygı, şeklî ve mecburiyetten idi. Jandarma da öyleydi. 30 yıl evvelinin İstanbul’unda dahi Sansaryan Han’ının tüyler ürpertici hikâyeleri anlatılırdı. Sansaryan Han, eski İstanbul emniyet müdürlüğüdür. Bir kere uğrayan “Allah düşmanımı düşürmesin” duasıyla dışarı çıkardı. İttihad Terakki günlerinin meşhur Bekirağa Bölüklerinin devamıydı. Falaka ve işkence, insana hâlâ reva görülmekteydi.
Anarşik olayların başlayıp hız kazandığı ‘60’ların sonu-70’lerin başında bildiğimiz polisin yanı sıra bir de Toplum Polisi kuruldu. Komünizan hareketler devleti tehdit etmekteydi. Bunun üzerine Adalet Partisi’nin İçişleri Bakanı Faruk Sükân, böyle bir polis teşkilatı kurdu. Bu polis, yıkıcı talebe hareketlerine karşı hakîkaten cansiperâne çalışıyordu. Bugünkü Çetin Altan’lar vs. o zamanlar hızlı sosyalist idiler. Boğaziçi Köprüsüne karşı çıktıkları gibi Toplum Polisine de karşı çıktılar. Başlarındaki miğferden dolayı toplum polisine lakap taktılar, “fruko”. Bu bir gazoz adıydı. Kapaklı şişe benzetmesi yapılıyordu. Sadece polise lakap takmadılar. Toplum Polisi teşkilatını kuran bakana da “Zehir Hafiye” dediler, hep öyle yazdılar. İşin asıl acı tarafı üniversite rektörlerinin, mütevelli hey’etlerinin, profesörlerin haliydi. Daha 20’li yaşlarında sözde sosyalist ve güya devrimci, parkalı, sarkık bıyıklı maşa gençler, sağa-sola molotof kokteyli atıp, sağı-solu kurşunladıktan sonra üniversiteye sığınıyorlardı. O zamanki üniversite şehirleri, İstanbul, Ankara, İzmir ve Erzurum’dan ibaretti. Bu dört şehirdeki üniversite sayısı da galiba sadece 6 taneydi. Üniversiteye sığınan failleri yakalamak için polis, bir iki üniversiteye girince vaveyla koptu. En cazgır ses de İstanbul üniversitesinden geliyordu. Üniversite senatoları bir ağızdan bağırmaya başladılar, YÖK, henüz yoktu, “polis üniversiteye giremez!!!” Bu 3 ünlemli haykırış, devrin yıllar alan tartışması oldu. Çünkü imtiyazlı aile evladı bazı rektörler, sonradan hayatının baharında asılan bazı militanlara üniversitelerinde karargâh kurdurmuşlardı. Polis, üniversiteye girmez iddiası hemen karşı tezi de doğurdu “hayır girer”. Devrin başörtüsü tartışması başlamıştı. Tartışma ne vakte kadar sürdü? Tâ ki İstanbul üniversitesi rektörünün odası basılıp yakılan koltuğu pencereden sarkıtılana kadar. O esnada rektörün hangi köşeye saklandığını tahmin edebilirsiniz. Bu hadise üzerine işte o unvanlı, etiketli adamlar, senatolar, bu defa yine haykırdılar “polis nerede!!!”
Polis, toplumun, yükseliş, duraklama, gerileme, toparlanma, kalkınma gibi dönemleriyle paralel bir seyir takip eder. Hayat, sol-sağ diye keskin şekilde bölündüğünde ne yazık ki polis de en az ikiye bölünmüştü. Cumhuriyet dönemi eğitim, askerlik, maliye vs. gibi emniyet teşkilatında da İmparatorluğun devamıdır. Kelimelerle kıyafetin değişmesi şekle dairdir. Zabit subay olmuş, zaptiye polis. “Zaptiyeler bastı da bizi” bir türküdeki panik olduğu kadar polisin vaki başarısının folklora da intikalidir. Polis, herhalde yeni dönemde bu gibi mahsullerin sesinde yoktur. Yahut biz bilmiyoruz. Dediğimiz isabetliyse ondan şu çıkar, en azından yarım asrı aşkın zamandır polisin karalanmasından takdire imkân olmamış.
Şimdi eskilerdeki o ceberut, kat kat enseli, asık suratlı, ağzı bozuk, rüşvetçi, dayakçı polis tipi yok. Hiç mi yok? Olanı da teşkilatın kendisi temizlemeye çalışıyor. Bundan sonra olmayacak mı? Her devride olur, gümrükte, icrada, tapuda vs. gibi orada da olabilir. Yüzde oranı önemli. Varılan noktanın ispatı ortada. Son zamandaki vahim manzaraya bakınız, polis geçim darlığından canına kıyıyor. Kim bilir belki o mağdur insanlar, nerde, ne zaman vicdanıyla cüzdanı arasına sıkışıp da vicdan ve mâneviyat tarafını tercih etmiş, buhranını hayatıyla ödemiştir. Turgut Özal’la birlikte başlayan reformlar cümlesinden olarak devlet adeta yeniden yapılanırken polis, halkıyla barışmaya başladı. O günlerde başlayan iyileştirme faaliyetleri son birkaç senede zirveye çıktı. Eskiden vatandaşın kapısından girmeye korktuğu emniyet binalarında bugün eğitimli, lisan bilen, dünyaya açık pırıl pırıl gençler çalışıyor. Bugün İstanbul taksi şoförü trafik polisinden son derecede memnundur. Ümit ederiz ki diğer şehirlerimiz de böyledir.
Bu polisin imajını korumak devletin de vatandaşın da polisin kendisinin de vazifesi.
Polis, sosyalist de olsa, başka bir düşüncede de olsa kimseyi coplamasın.
İnsana mutlaka insanca muamele etsin. Bekirağa Bölükleri, Sansaryan Hanları tarihin uzak dönemlerinde kalsın. Fakat polis, bir şeyler ortaya koyma adına kin saçan sosyalist göstericiye çiçek verme romantizmi de göstermesin. Amirleri böyle kararlar almasın. Reddedilecek el uzatılmamalı. Keza polis, son ceza kanunu değişikliğiyle bazı zanlılar karşısında adeta seyirci durumuna düşürülmüştür, TBMM bu hatayı derhal düzeltmelidir. Her ne derseniz deyiniz, ister “mülk” isterseniz “devlet”, her iki kelimede murat edilen aynı mânâdır, şayet adalet mülkün temeliyse -ki öyledir- polis, o temelde temel taşlarından biridir.
Emniyet yoksa kargaşa ve mal-can derdi vardır.

Qizilbash
03-07-2006, 09:53 AM
Azerbaycanda polislere nefret ediyorlar ve güvünmiyorlar. Polislerle hatıralarım var ama hepsi kötü hatıralar.

Gazeteden okuduğum bir şeyi yazmak istiyorum. Bir defe Ecevit Baküye gelmişti. Bazı insanlar onu karşılamağa çıkmıştılar. Türkiyüye sevgilerini göstermek için "Def olsun PKK" sloganları atıyordular. Buna benzer sloganlar. İşte bu zaman polisler o insanları dövmeğe başladılar. Polislerden de biri "PKK ananızı...." diye küfr etmişdi.

Administrator
03-07-2006, 01:21 PM
bizde polisin pkk mkk filan ile isleri yok ,oyle bir orgut varligindan bile haberleri ypk belki 99% polis bizde piyasada kurd deyilen millet var oldugunda bilmiyor ve tukiye ile hic yakindan uzaktan osleri yoktur.ama buranin polisi sana gore degisi eger korak olursan san kotuluk yapabilriler ama "dayim hukumette filan calsiyor" deyip veya buna benzseri seyler soylersen senden hemen korkarlar. 1999 subatindan sonra beni hergun metroda kontrol ediyorlardi cinki aksam 23:30 lerde eve donuyordum,bir kere karkole goturduler bile ..neyse ben pek kizginim degilim polislerden bugunlerde...

borcugin
03-07-2006, 02:03 PM
S.A.

Şehid Polisleri rahmetle anıyor, ruhlarının şad olmasını diliyorum. Allah onlardan razı olsun.

Ben yine olaya tersten bir bakayım. Dinimizde hiç bir günah yoktur ki; hesabı sorulmasın ve hesabı verilemesin. Allah insana şah damarından daha yakındır. Ama kimden, polisten, doktordan, öğretmenden, mühendisten.....................n'den.

Selametle.

Qizilbash
03-08-2006, 06:29 AM
bizde polisin pkk mkk filan ile isleri yok ,oyle bir orgut varligindan bile haberleri ypk belki 99% polis bizde piyasada kurd deyilen millet var oldugunda bilmiyor ve tukiye ile hic yakindan uzaktan osleri yoktur.ama buranin polisi sana gore degisi eger korak olursan san kotuluk yapabilriler ama "dayim hukumette filan calsiyor" deyip veya buna benzseri seyler soylersen senden hemen korkarlar. 1999 subatindan sonra beni hergun metroda kontrol ediyorlardi cinki aksam 23:30 lerde eve donuyordum,bir kere karkole goturduler bile ..neyse ben pek kizginim degilim polislerden bugunlerde...

Bizde de öyle şeyler oluyor. En çok da polis arabayı durdururken. "Sen biliyormusun ben kimin oğluyum". Polisi dövenler de oluyor.

Han
04-26-2006, 04:22 AM
Türk polisinden kıtalar arası jest


İSTANBUL- Fildişi Cumhuriyeti’nin Bouake şehrinde Birleşmiş Milletler bünyesinde görev yapan Türk polisleri, 29 Ekim 2005’te restore ettirerek eğitime açtıkları ilkokulun 120 öğrencisinin kitap defter gibi okul ihtiyaçlarını da karşıladı. Polisler okula bir de yeni mutfak yaptırdı.
İsyancıların başkenti konumundaki Bouake’de görevli 6 Türk polisi, savaştan harap olan ve eğitime ara veren bir ilkokulu restore ettirdi. Okul 2005 yılı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda Birleşmiş Milletler temsilcilerinin de katılımıyla eğitime açıldı.
Her türlü ihtiyacıyla ilgilenecelerine söz verdikleri okulu Polis Haftası sebebiyle geçtiğimiz hafta tekrar ziyaret eden polislerimiz, eğitim gören 120 öğrencinin kitap, defter, kalem gibi araçları olmadan okula geldiklerini öğrenince kırtasiye yardımında bulundu. Ayrıca ilkokulun mutfağı da yenilenerek tabak, bardak, kaşık gibi malzemelerin yanı sıra uzun süre yetecek erzak da alındı. Mutfağın açılışında ilk yemeği de öğrencilerle birlikte yiyen polisler, okulun restorasyonu da dahil bütün masrafları kendi bütçelerinden karşıladı.
Yardıma çok sevinen Fildişili öğrenciler ise polislere çiçek ve çeşitli hediyeler vererek polislerin haftasını kutladı. 2003 yılından beri iç savaş yaşanan Fildişi Cumhuriyeti’nin çeşitli şehirlerinde Mücahit Dürük yönetiminde amir sınıfından 23 Türk polisi görev yapıyor.

> İstihbarat Servisi

Redd-i İlhak
04-26-2006, 05:21 AM
Dün başımdan bir olay geçti.

İki polis bir alışveriş merkesinde sivil arkadaşlarıyla sohbet halinde,Telsizden şu anons duyuldu:

"... Mevkiinde kaza meydana geldi en yakın ekip oraya intikal etsin..."

En yakın ekip benim gördüğüm ekipti ve polislerden biri hadi gitmiyormuyuz dedi diğeri ise polis millieti dedirttirecek şu sözleri söyledi:

"5 Dk sonra mesaim bitiyor boşveeeeerrrrr!"

Dedem Türkiye'nin çeşitli yerlerinde Emniyet Müdürlüğü yapmış Polis Akedemisi çıkışlı bir Müdürdür ve son görev yeri İzmir Emniyet Müdürlüğüdür.Dedemin şu sözleri hala kulağımda "Polislik artık güvensizlikle eş değer,Emeklilik kararı aldığım dönemde pisliklere ve iğrençliklere göz yumamıyordum evlat,işte bu yüzden emekli oldum..."

Kaptan-i Derya
04-26-2006, 06:57 AM
Türkiyedeki havalimanindaki calisan polislerden nefret ediyorum, turistlere öncelik tanirlar, bizleri ya azarlarlar yada yardima ihtiyac duydugumuz zaman arkalarina dönüp bakmazlar. Bu benim basima 1-2 defa geldi diye söylemiyorum, yaklasik 15 senedir hep ucakla gidiyoruz Türkiyeye (hemen hemen 12 defa gitmisligimiz var) ve herzaman öyle sorunlarla karsi karsiya kaldigimizi söylüyebilirim.

hava limanindan ciktigimizda illallah demisizdir yada belcikaya vardigimizda yüzümüzde "oh kurtulduk" ibaresi olmustur.

Bu olaylarin ayrintilarina girmiyecegim bile...

Qarshi
04-26-2006, 07:04 AM
Bir Komiser arkadaşımız vardı.Bigün ofise ziyaretime geldiğinde aşağıda yazacağım fıkrayı anlattım ona. Gülmek ile beni şubeye götürmek arasında kaldı :lol: :lol: :lol:

Tüm Polis camiasından peşinen özür dileyerek fıkrayı geçiyorum aşşağıya :cool:

Cocugun biri kumsal da resim yaparken polisin biri oradan gecerken sorar:,,
Ne yapiyosun oglum? Cocuk: resim yapiyorum polis amca.Polis: ne resimi yapiyorsun? Cocuk: Polis resmi yapiyorum. Polis: nasil yapiyorsun anlat bakayim. Cocuk: su katiyorum, camur katiyorum, bok katiyorum polis oluyor. Polis : bak oglum bok katma döverim seni. Ertesi gün polis yine bu cocuga kumsalda sorar:,, Ne yapiyorsun oglum? Cocuk: Polis resmi yapiyorum. Polis: nasil yapiyorsun? Cocuk: su katiyorum, camur katiyorum, bok katiyorum, polis oluyor. Polis Cocugu iyice bir döver. Ertesi gün Polis yine resim yapan cocuga sorar: Ne yapiyorsun oglum? Cocuk: Resim yapiyorum. Polis: ne resmi yapiyorsun? Cocuk: asker resmi yapiyorum, asker. Polis: nasil yapiyorsun anlat bakayim. Cocuk: su katiyorum, camur katiyorum asker oluyor. Polis: bok katmiyormusun? Cocuk: hayir, bok katmiyorum. Bok katarsam polis oluyor.

Redd-i İlhak
04-26-2006, 07:16 AM
Cocugun biri kumsal da resim yaparken polisin biri oradan gecerken sorar:,,
Ne yapiyosun oglum? Cocuk: resim yapiyorum polis amca.Polis: ne resimi yapiyorsun? Cocuk: Polis resmi yapiyorum. Polis: nasil yapiyorsun anlat bakayim. Cocuk: su katiyorum, camur katiyorum, bok katiyorum polis oluyor. Polis : bak oglum bok katma döverim seni. Ertesi gün polis yine bu cocuga kumsalda sorar:,, Ne yapiyorsun oglum? Cocuk: Polis resmi yapiyorum. Polis: nasil yapiyorsun? Cocuk: su katiyorum, camur katiyorum, bok katiyorum, polis oluyor. Polis Cocugu iyice bir döver. Ertesi gün Polis yine resim yapan cocuga sorar: Ne yapiyorsun oglum? Cocuk: Resim yapiyorum. Polis: ne resmi yapiyorsun? Cocuk: asker resmi yapiyorum, asker. Polis: nasil yapiyorsun anlat bakayim. Cocuk: su katiyorum, camur katiyorum asker oluyor. Polis: bok katmiyormusun? Cocuk: hayir, bok katmiyorum. Bok katarsam polis oluyor.

Gerçekten harika bir fıkra :D

Ben de kenaney arkadaşımıza katılıyorum havaalanlarında ki polislerin biraz daha eğitimli ve herkese aynı davranmasından yanayım...

Redd-i İlhak
04-26-2006, 07:34 AM
buradan alınacak ders her Polis Türk Polisi değildir :D

uki
04-26-2006, 07:35 AM
özbekistandaki polislerin çoğu dolarının olduğunu farketseler misafirini bırakmak istemeyen ev sahibi gibi dolanır dururlar etrafında...
öyle alçaklar ki..

ama geçen özbekistan gezimizde Termiz'e bağli ile gittik. Valla oranın polisleri suyla çamurdan... sağolsunlar...

han genelleme yapma, onlarda senin benim gibi bir ozbek anne babanin evlatlaridir...

camuru da vardir altin ruhlulari da vardir...

ayrica aralarinda camurlarin olmasinda senin hic mi sucun yok!!!

uki
04-26-2006, 07:37 AM
buradan alınacak ders her Polis Türk Polisi değildir :D

yok, Ozbekistan'da her polis, ozbek polisi degildir demek...

Redd-i İlhak
04-26-2006, 07:40 AM
Alınganlık yapmaya gerek yok uki ya ;)

Sonuçta biz burada karşılaştığımız kötü örnekleri paylaştık.Evet Mükemmel Türk Polisi yok mu var elbette var.

İyi ve işini mükemmel yapan özbek polisi yok mu elbette var.bizim bahsettiğimiz olaylar kötü bir örnek o kadar...

Han
04-26-2006, 07:47 AM
han genelleme yapma, onlarda senin benim gibi bir ozbek anne babanin evlatlaridir...

camuru da vardir altin ruhlulari da vardir...

ayrica aralarinda camurlarin olmasinda senin hic mi sucun yok!!!

sen anlamadın, her zamanli gibi...

uki
04-26-2006, 07:51 AM
sen anlamadın, her zamanli gibi...

haklisin han, benim devletimi temsil eden sahislar hakkinda konusulurken, ben biraz hissi davraniyorum, hakkini helal et.

ama ne olur, konusurken genelleme yapma

Han
04-26-2006, 07:55 AM
ukiiii,

senin ülken benim de ülkemmm.

suyla çamur olayı fıkrasını oku sonra gel görüşürüz...

Qarshi
04-26-2006, 07:56 AM
ukiiii,

senin ülken benim de ülkemmm.

suyla çamur olayı fıkrasını oku sonra gel görüşürüz...

Beni bulaştırmayın bu su-çamur işlerine :lol: :lol: :lol:

uki
04-26-2006, 08:02 AM
özbekistandaki polislerin çoğu...

Han, Ozbek polislerini istedigin gibi elestire bilirsin, ama ricam soyle ustteki gibi cumleler kurma...

Han
04-26-2006, 08:27 AM
keshke hepsi deseydim de sonra chogu diye duzeltseydim...

Han
10-16-2008, 07:02 AM
Hortum ve çete

Kurduğu örgüt ile, kanımızı emiyor,
Hortumluyor açıktan, helal haram demiyor,
Milyardan az olunca, pek iştahlı yemiyor,
Musluklar kesilince, feryat eder durmadan,
Sesi kesilmelidir, çeteci kudurmadan.

Kanı kökten bozuktur, Moskof’a varır soyu,
Kumar, afyon, hepsi var, rezaleti diz boyu,
Yaptığı planları, anladı kamuoyu,
Ne feryatlar koparır, fiske bile vurmadan,
Sesi kesilmelidir, çeteci kudurmadan.

Dalaveresi çoktur, gelmez kaleme dile
Nasıl da yapar öyle, hile üstüne hile,
Görevli zannedilir, emekli iken bile,
Yandaşı açıklansın, daha çok ısırmadan,
Sesi kesilmelidir, çeteci kudurmadan.

Hep terör estiriyor, bağırıyor, uluyor,
Suçlarını örtecek ne deliller buluyor,
Kodamanı övüyor, garibanı yoluyor,
Suçüstü yapılmalı, daha çok yoldurmadan
Sesi kesilmelidir, çeteci kudurmadan.

O zevk sefa sürerken, millet çeker tasayı,
Zorba bir kabadayı, hiç dinlemez yasayı,
Hortumlarla doldurdu, nice çelik kasayı,
Durdurmalı daha çok cebini doldurmadan,
Sesi kesilmelidir, çeteci kudurmadan.

Öyle ötüp dururken, tez elden susturmalı,
Kaçması önlenmeli, dört yönden kıstırmalı,
Ne yutmuş, ne yemişse, hepsini kusturmalı,
Rahat nutuk çekiyor, bir şeye aldırmadan,
Sesi kesilmelidir, çeteci kudurmadan.

Sahte faturalarla, kondu büyük servete,
Yine de utanmadan, söver sayar millete,
Kafa tutar devlete, saldırır hükümete,
Gözaltına almalı, daha çok saldırmadan,
Sesi kesilmelidir, çeteci kudurmadan.

Kanun nizam tanımaz, sömürmeye alışmış,
Hortumlamak üstüne, gece gündüz çalışmış,
Cuntacıya yanaşmış, cinayete bulaşmış,
Sapladığı bıçağı, kemiğe dayanmadan,
Sesi kesilmelidir, çeteci kudurmadan.

Silahını kuşanmış, sanki gidiyor harbe,
Vuracakmış millete, darbe üstüne darbe,
Devletin mallarını edecekmiş absorbe,
Silahı alınmalı, halkımızı vurmadan,
Sesi kesilmelidir, çeteci kudurmadan.

Yoldaşları kimlerse, teker teker sormalı,
Meydana çıkarmalı, ümidini kırmalı,
Terörist çeteciye, son darbeyi vurmalı,
Usandık çeteciden, bıktık nutuklarından,
Sesi kesilmelidir, çeteci kudurmadan.