PDA

View Full Version : İddianame Krizi...


Seckjin Khan
03-06-2006, 04:24 PM
Ankara'da gündem: Büyükanıt

Van Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın Şemdinli olayına ilişkin hazırladığı iddianamede, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a suçlamalar yöneltilmesi, Ankara'daki gündemi değiştirdi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, bu sabah Orgeneral Büyükanıt ile bir araya gelerek suçlamaları ele aldı. Orgeneral Özkök, saat 17:05'te Başbakan Tayyip Erdoğan ile konuyu görüşmek üzere bir araya geldi.

Şemdinli olaylarının ardından yakalanan astsubay Ali Kaya için "Tanırım, iyi çocuktur" ifadesini kullanan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a yöneltilen suçlamalar, Ankara'nın gündemine bomba gibi düştü. Orgeneral Büyükanıt'ın yargıyı etkilemek ve çete kurmakla suçlanmasının ardından bu sabah Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile bir araya geldi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, toplantının ardından Şemdinli olayları iddianamesindeki suçlamalarla ilgili olarak Başbakan Tayyip Erdoğan’la görüşüyor. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök saat 17:05’te Başbakanlık merkez binaya geldi.

BAŞBAKAN GAZETELERDEN ÖĞRENDİ

Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki, Van Cumhuriyet Savcılığı'nın hazırladığı Şemdinli olayları iddianamesinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a ilişkin ifadelerin de yer almasını, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın gazetelerden takip ettiğini belirterek, “Bu konu tümüyle hükümet ve Başbakan'ın dışında gerçekleşen ve yargıyı ilgilendiren bir konu” dedi.

Akif Beki, yaptığı açıklamada, Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın hazırladığı Şemdinli olayları iddianamesine ilişkin gelişmelerle ilgili olarak, “Van Cumhuriyet Savcılığı'nın hazırladığı Şemdinli olayları iddianamesinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a ilişkin ifadelerin de yer almasını Sayın Başbakan gazetelerden izliyor. Bu konu tümüyle hükümet ve Başbakan'ın dışında gerçekleşen ve yargıyı ilgilendiren bir konu” dedi.


İhbar iddianamesi

Saygı ÖZTÜRK

Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın, asıl bombalarını iddianame içine soktuğu ortaya çıktı.

Sarıkaya, bazı tanık ifadeleri ve TBMM Soruşturma Komisyonu’ndaki bazı anlatımlarla ihbar mektuplarından alıntılar yaparak, KKK Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile emrindeki askeri yetkilileri suç için örgüt kurmakla suçladı. İddianamedeki bazı bölümler şöyle:

PATLAMALAR KOMUTANLA ARTTI

Hakkári İl Jandarma Komutanı olarak görev yapan Erhan Kubat’ın göreve gelmesinden sonra Hakkári il ve ilçe merkezlerinde patlama olaylarının sayısının arttığı görülmektedir.Şüpheliler Ali Kaya, Özcan İldeniz ve Veysel Ateş’in tutuklanmasına müteakip Hakkári-Yüksekova-Şemdinli ilçelerinde bugüne kadar her hangi bir patlama olayı meydana gelmemiştir.

UCUZ VİLLA

Diyarbakır Söz Gazetesi’nin sahibi Mehmet Ali Altındağ’ın açıklamaları: "O dönemin DGM Başsavcısı Nihat Çakar ve o dönemde 7. Kolordu Komutanı olan Yaşar Büyükanıt da bu kişiyi koruyordu. Kara Kuvvetleri Komutanı olan ve Ali Kaya için ’iyi çocuktur, suç işlemez’ diyen Büyükanıt, Kuşadası’nda birçok emekli paşa ile arsayı ucuz bir fiyata alıp lüks villalar inşá etmektedirler. Kooperatifin başkanı ise bildiğim kadarı ile bir astsubaydır. Yani terörle mücadele havası ile, bu bölgede olağanüstü hál yönetimi ile, ülkemiz yönetilmek isteniyor. Maalesef yasadışı uyuşturucu, siláh kaçakçılığı gibi işlemler böyle devlet içerisine yerleşmiş illegal bir takım gruplar tarafından yapılmaktadır."

SUÇ İÇİN KURDULAR

(Altındağ’ın TBMM Araştırma Komisyonu’na verdiği ifadelerin tam metnine yer verildikten sonra) Mehmet Ali Altındağ’ın Cumhuriyet Savcılığımızda, TBMM Araştırma Komisyonu’nda vermiş olduğu bu ifadeler karşısında halen Genelkurmay Başkanlığı’nda Kara Kuvvetleri Komutanı olarak görev yaptığı bilinen Yaşar Büyükanıt ile o dönemde komutası altında çalışan bir kısım askeri yetkililer hakkında, ’Suç İşlemek İçin Örgüt Kurmak, Görevi Kötüye Kullanmak ve Sahte Belge Düzenlemek’ suçlarından, yine 9 Kasım 2005 günü Şemdinli ilçesinde meydana gelen patlama olayından sonra Yaşar Büyükanıt’ın olayın faillerinden olan Ali Kaya’ya yönelik açıklamaları nedeniyle Adil Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs suçundan soruşturma evrakı Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı’na gönderilmek üzere tefrik edilerek soruşturma defterimizin 2006/152 Sırasına kaydı yapılmıştır.

KAÇAKÇILIK YAPMIŞLAR

(Abdülrezzak Uçarer’in, savcılığa gönderdiği ihbar mektubuna atıfla) Bu kişinin ihbar mektubunda, "Daha önceden terörle mücadelede korucu olarak görev alan aşiret ağaları terörün güncelliğini yitirmesi ile birlikte üst rütbeli askerlerle kaçakçılık yaparak ciddi kazançlar elde ediyorlar" denildi. Bu kişinin suçladığı komutanlar arasında daha önce Şırnak’ta görev yapan Tümgeneral Ali Karababa, Kurmay Başkanı Aziz Ergen de (emekliye ayrıldı) yer aldı. İddianameye alınan mektupta, "Ağalar ile birlikte iş adamlarını tehdit ederek, kaçakçılık yaparak ve ihalelerden korkunç haksız paralar elde ederek milyarlarca para kazandılar. Şu an emekli olan Aziz Ergen’in Ankara Kızılay’da hanımının üzerine kayıtlı olan kendisine ait dört katlı dershanesi bulunuyor. Bu komutanlarla ilgili soruşturma dosyası da ayrıldı ve 2006/153 sırasına kaydedilip "Yetkisizlik" kararıyla Şırnak Cumhuriyet Savcılığı’na gönderildi.

KOMUTAN BİLİYORDU

(C. Kaya’nın ihbar mektubunda yer alan suçlamalara atıfla) Bu kişi de, Silopi ilçesinde meydana gelen patlamalardan, Silopi 23. Piyade Tugay Komutanı Ömer Paç’ın bilgisinin olduğunu iddia etti. Bu kişinin, Emniyet’e sürekli tepkili yaklaştığı, Emniyet’in son iki yılda gerçekleştirdiği operasyonlardan rahatsızlık duyduğunu kaydettiği öne sürüldü. Savcı, ihbar mektubunu, Silopi Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdiğini bildirdi.

ANTER’İ ÖLDÜRMÜŞLER

(İ.K. Ören adlı kişinin gönderdiği ihbar mektubundan) "Bu Ali Kaya, hem susurlukta ismi geçmiş, hem de bu Büyükanıt Paşa ile çalışmışlar 1998 yılında Diyarbakır’da. Oraları haraca kesmiş aynı bir ekipmişler. JİTEM olarak çok sayıda insan öldürülmüş. Kendileri hep insanımızı öldüren PKK itirafçıları ile çalışmışlar. Bunlardan birinin gazetelerde beyanları çıktı. Yeşil diye bilinen JİTEM’ci de bunlardanmış. Musa Anter’i ve başkalarını öldürmüşler. Ankara’da birçok kişiyi de karakola götürüyoruz diyerek öldürmüşler."

Onu da suçluyor

(Rıfat Koruhan’ın da ihbar mektubu nedeniyle) Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın Diyarbakır’da 7. Kolordu Komutanı olarak görev yaptığı dönemde Ali Kaya da Uzman Çavuş olarak görev yapıyordu. Büyükanıt’ın kendisini korgeneral iken tanıdığı Uzman Çavuş Ali Kaya gibi kaç tane uzman çavuş tanıdığını, Şemdinli olayı ile ortaya çıkan devlet içerisindeki illegal yapılanmanın izleri iyi takip edilirse Jandarma Genel Komutanı Fevzi Türkeri ile Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt’a kadar uzanacaktır.

Apo’nun Kenya olayı

(İ.K. Ören adlı kişinin gönderdiği ihbar mektubundan) "Kan ve gözyaşı üzerinden politika üreten ve menfaatlerini temin için devletin bütün mekanizmasını kullanmaktan çekinmeyen güçlerin birtakım üst makamlara gelmesi halinde ise devletin bekası için son derece tehlikeli bir durum ortaya çıkabilir. Her devletin kendi güvenliğine yönelik tehlikeleri bertaraf edecek istihbarat servisleri bulunur. Bu servislerin birtakım örtülü operasyonlar gerçekleştirdikleri de bir realitedir. Unutulmamalıdır ki kulağa hoş gelmese de istihbarat işleri içerisinde provokasyon, ajitasyon ve suikast gibi uygulamalar da bulunmaktadır. İstihbarat servislerinin operasyonları bazen uluslararası işbirliği içerisinde ve açıktan (Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanışı) bazen ise örtülü bir şekilde gerçekleştirilir. Günümüzde olduğu gibi menfaatlerin çatışmaya düştüğü dönemlerde ise farklı grupların kendilerine has üslupla birtakım operasyonlar gerçekleştirdikleri ve birbirlerini tasfiye etmeye uğraştıkları görülmektedir."

SAVCININ ADRESİ DE YANLIŞ

Savcı Sarıkaya’nın, Büyükanıt hakkında, "Yargıyı etkilemeye teşebbüsten" soruşturma açılması talepli yazısının Genelkurmay Askeri Savcılığı’na ulaşmadığı öğrenildi. Savcı Sarıkaya’nın, adresi şaşırdığına ve hukuki hata yapıldığına da dikkat çekilerek, Büyükanıt ve öteki komutanlar hakkında soruşturma açılması talebini Genelkurmay Başkanlığı’ndan istemesi gerekirken, dosyanın Genelkurmay Askeri Savcılığı’na gönderildiği vurgulandı.


Kaynak:Hürriyetim http://www.hurriyet.com.tr

Seckjin Khan
03-06-2006, 04:25 PM
Dağlarda çarpıştık mahkemede savunuruz
http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1183068.jpg
Şemdinli olayları dolayısıyla, Van Başsavcısı tarafından hakkında suç duyurusunda bulunulan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt sessizliğini bozdu.

Dün Genelkurmay Başkanlığı’nda yapılan durum değerlendirmesinden sonra Hürriyet’e ilk değerlendirmelerini ileten Büyükanıt, "Bu nedene yargılanmaktan gurur duyarım" dedi. Büyükanıt şunları söyledi: "Madem öyle yargılasınlar. Ben bu nedenden dolayı yargılanmaktan gurur duyarım. Üstelik çıkar o mahkemede avukatlığımı bizzat kendim yaparım. Çünkü bu benim için bir gururdur. Biz bu yola hayatımızı koyduk. Neye mi? Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına. Bugüne kadar bu dava uğruna dağlarda çarpıştık. Mahkeme kürsüsünde de fikirlerimizi söyleriz."

Genelkurmay: Maksat aşıldı

ŞEMDİNLİ iddianamesindeki Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ı suçlayan ifadeler ve kullanılan üslup askeri rahatsız ederken, "Maksat aşıldı" değerlendirmesi yapıldı.

Genelkurmay, Büyükanıt’a suç duyurusu yapan Van Savcısı Ferhat Sarıkaya’yı, "Görevinin sınırlarını aştığı" gerekçesiyle Adalet Bakanlığı’na şikayeti ve hukuki yollara başvurmayı değerlendirmeye aldı. Bu amaçla dün pazar olmasına rağmen iddianamedeki zanlılardan Ali Kaya’nın iki avukatı sürpriz şekilde Jandarma Genel Komutanlığı’na davet edildi. Askeri yetkililer, Mehmet Göçmen ve Vedat Gülşen adlı iki avukattan Şemdinli iddianamesindeki Büyükanıt’a dönük suçlama ve iddialar konusunda ayrıntılı bilgi aldı.

70 dakika görüştüler

A.A. / Hürriyet İnternet

Ankara'da gündem Büyükanıt. Orgeneral Hilmi Özkök, bu sabah Orgeneral Büyükanıt ile bir araya gelerek suçlamaları ele aldı.

Orgeneral Özkök, saat 17:05'te Başbakan Tayyip Erdoğan ile konuyu görüşmek üzere Başbakanlık konutuna gitti. Saat 17.00'de başlayan başbaşa toplantı tam 1 saat 10 dakika sürdü.
Ankara'da herkes 70 dakika süren bu başbaşa görüşmenin ayrıntılarını öğrenmenin peşinde.
Şemdinli olaylarının ardından yakalanan astsubay Ali Kaya için "Tanırım, iyi çocuktur" ifadesini kullanan Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a yöneltilen suçlamalar, Ankara'nın gündemine bomba gibi düştü. Orgeneral Büyükanıt'ın yargıyı etkilemek ve çete kurmakla suçlanmasının ardından bu sabah Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile bir araya geldi.

BAŞBAKAN GAZETELERDEN ÖĞRENDİ

Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki, Van Cumhuriyet Savcılığı'nın hazırladığı Şemdinli olayları iddianamesinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a ilişkin ifadelerin de yer almasını, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın gazetelerden takip ettiğini belirterek, “Bu konu tümüyle hükümet ve Başbakan'ın dışında gerçekleşen ve yargıyı ilgilendiren bir konu” dedi.

Akif Beki, yaptığı açıklamada, Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın hazırladığı Şemdinli olayları iddianamesine ilişkin gelişmelerle ilgili olarak, “Van Cumhuriyet Savcılığı'nın hazırladığı Şemdinli olayları iddianamesinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'a ilişkin ifadelerin de yer almasını Sayın Başbakan gazetelerden izliyor. Bu konu tümüyle hükümet ve Başbakan'ın dışında gerçekleşen ve yargıyı ilgilendiren bir konu” dedi.


Kaynak:Hürriyetim http://www.hurriyet.com.tr (http://www.hurriyet.com.tr/)

Seckjin Khan
03-06-2006, 04:27 PM
Savcıya disiplin cezası gerekir

Yargıtay Cumhuriyet eski Başsavcısı Vural Savaş:

"Kuvvet komutanı hakkında ’o astsubayı tanıyorum. İyi birisi’ dedi diye suç isnadında bulunmak, savcı hakkında disiplin soruşturmasını gerektirir. Neye güveniyorlar, nasıl olsa Adalet Bakanı haklarında soruşturma açılmasına izin vermez. Kara Kuvvetleri Komutanı’na, böyle bir suçlamada bulunmak çok yakışıksızdır. Savcı hakkında disiplin cezasını gerektirir. Sanık hakkında ’ben tanıyorum’ demek hiçbir şekilde yargıyı etkilemek manasında değildir. Kuvvet komutanı hakkında suç duyurusunda bulunmak en azından işgüzarlıktır."

Kaynak:Hürriyetim http://www.hurriyet.com.tr (http://www.hurriyet.com.tr/)

Seckjin Khan
03-06-2006, 04:29 PM
Ankara'da Özkök-Erdoğan zirvesi

Şemdinli olayları iddianamesinde hakkında suç duyurusunda bulunulan Org. Büyükanıt'ın durumunu kuvvet komutanlarıyla görüşen Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, Başbakan Erdoğan ile biraraya geldi.

Başbakanlık Merkez Bina'daki görüşme, 1 saat 10 dakika sürdü.

Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanları bu sabah Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a yönelik suçlamaları görüşmek ve izlenecek politikayı belirlemek üzere Genelkurmay karargahında biraraya geldi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök başkanlığında yapılan toplantıda, Orgeneral Büyükanıt’a yönelik suçlama ile ilgili gerek hukuki, gerekse hükümet nezdinde yapılacak girişimler konusundaki seçenekler masaya yatırıldı.

"Konu hükümet dışında gerçekleşti"

Büyükanıt ile ilgili gelişmeler hükümet kanadında da yakından izleniyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Başbakanlık Sözcüsü Akif Beki, Şemdinli iddianamesinde Orgeneral Büyükanıt'a ilişkin ifadelerin de yer almasını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gazetelerden takip ettiğini söyledi.

Beki, ''bu konu tümüyle hükümet ve Başbakan'ın dışında gerçekleşen ve yargıyı ilgilendiren bir konu'' dedi.


Büyükanıt'a suçlamalar

BAYKAL'DAN YORUM
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Şemdinli iddianamesinde yer alan Kara Kuvvetleri Komutanı Yaşar Büyükanıt hakkındaki iddiaları, "hukuki değeri ciddi şekilde tartışmaya açık" sözleriyle değerlendirdi.

Olayın rejim meselesi olduğunu savunan Baykal, "TSK'ya müdahale edilmek isteniyor" dedi.

Baykal, CHP grubu ve parti meclisi üyeleriyle yaptığı basına kapalı toplantıda, Van Cumhuriyet Başsavcılığı'nın YYÜ Rektörü Yücel Aşkın hakkında da iddianame hazırladığını hatırlattı.

Deniz Baykal, "aynı savcı, Kara Kuvvetleri Komutanı hakkında, hukuki değeri ciddi şekilde tartışmaya açık mütalaa hazırlıyor. Hukuki mütalaa yoksa, ne var bunun altında? Hangi niyetler var?" dedi.

Türkiye'nin en temel kurumlarının sallanmaya çalışıldığını öne süren Baykal, "iki ileri, bir geri deneniyor. Türkiye, tarihimizin en bunalımlı dönemlerinden birini yaşıyor. Buna demokrasi içinde müdahale etmek gerekir" dedi.

Baykal, partisinin basına kapalı grup toplantısı sonrası da, genellikle Silahlı Kuvvetlerin ''darbe yapar'' diye bilindiğini ifade etti ve ''ama öyle zannediliyor ki, bazen Silahlı Kuvvetlere karşı da darbe planlanıp, uygulamaya teşebbüs edilebiliyor. Ne yazık ki şimdi Silahlı Kuvvetlere karşı bir darbe girişimi söz konusu. Asıl üzüntü verici olan da o darbe girişimine yargının alet edilmiş olmasıdır" dedi.

Van Cumhuriyet Başsavcılığı, Şemdinli'deki patlamalarla ilgili iddianamesinde, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ı, 'adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs'le suçladı.

Savcılık, Orgeneral Büyükanıt hakkındaki dosyayı, Genelkurmay Askeri Savcılığı'na gönderdi.

Rektör Yücel Aşkın davasında da savcılık yapan Ferhat Sarıkaya imzalı iddianamede, Orgeneral Yaşar Büyükanıt için 'örgüt kurmak', 'sahte belge düzenlemek' ve görevi kötüye kullanmak' suçlarından da soruşturma yürütülmesi istendi.

Savcılık suç duyurularına Diyarbakır Söz Gazetesi’nin sahibi Mehmet Ali Altındağ’ın iddialarını dayanak gösterdi. Altındağ, Büyükanıt'ın, Kuşadası’nda birçok emekli paşa ile arsayı ucuz bir fiyata alıp lüks villalar inşa ettiğini, kooperatifin başında da bir astsubay'ın yer aldığını öne sürüyor.

İddianamede ayrıca Altındağ'ın "astsubay Ali Kaya, benim PKK'ya 350 bin dolar bağış yaptığımı gösteren sahte belgeler hazırlayarak gözaltına alınmamı sağladı. Bu dönemde oğlum ve arkadaşı trafik kazasında öldü. Dönemin DGM Başsavcısı, işadamı Ali İhsan Kaya, iki PKK itirafçısı, Kolordu Komutanlığı Kurmay Başkanı ile kıdemli bir albay, bir binbaşı ve bir yüzbaşıdan oluşan bir çete vardı. 1997-2000 yıllarında Yedinci Kolordu Komutanı olan Büyükanıt da bunları bilmektedir." ifadelerine yer veriliyor.

Orgeneral Büyükanıt, Şemdinli'de yakalanan Astsubay Ali Kaya için "kendisini tanırım. İyi çocuktur" demişti.

AKP'li Gündüz: "Büyükanıt'ın ayaküstü söylediği bir laf"

AKP Grup Başkanvekili İrfan Gündüz, Şemdinli iddianamesinde Orgeneral Büyükanıt'ın adının geçmesiyle ilgili olarak, "yargıya intikal etmiş bir meseleyle ilgili fikir beyanı, en azından yargıyı etkileme anlamına geleceğinden, asla doğru bulmadığımız bir konudur" dedi.

Parlamento'da basın toplantısı düzenleyen Gündüz, ''bu konuyla ilgili yargı süreci başlamış, devam ediyor. Ne müdahil oluruz ne de alenen bir beyanda bulunuruz. Böyle bir beyan, yargının yaralanması, zedelenmesi anlamına gelir. İnancımız odur ki yargı hepimize lazım. Yargı; bağımsız, etkisiz, bağlantısız, kendi objektif kriterlerine göre değerlendirme yapıp kararını vermelidir'' diye konuştu.

Bir gazetecinin, 'Büyükanıt'ın yargıyı etkilemeye çalıştığı görüşüne katılıyor musunuz?' sorusuna karşılık Gündüz, ''Sayın Büyükanıt da ayaküstü söylediği bir laftan dolayı bu noktaya geldi. Olayın sıcağı sıcağa olduğu dönemde... O yüzden böyle bir konuma kendim düşmek istemem'' yanıtını verdi.

Genelkurmay izin verirse soruşturma açılacak

Genelkurmay Askeri Başsavcılığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün soruşturma izni vermesi halinde Büyükanıt hakkında sözü edilen dört suçlamayla ilgili soruşturma başlatacak.

Orgeneral Yaşar Büyükanıt ise iddianameyle ilgili olarak, "yargılanmaktan gurur duyarım" dedi.

Hürriyet gazetesine konuşan Büyükanıt "madem öyle, yargılasınlar. Ben bu nedenden dolayı yargılanmaktan gurur duyarım. Üstelik çıkar o mahkemede avukatlığımı bizzat kendim yaparım. Çünkü bu benim için bir gururdur. Biz bu yola hayatımızı koyduk. Neye mi? Türkiye Cumhuriyeti’nin varlığına. Bugüne kadar bu dava uğruna dağlarda çarpıştık. Mahkeme kürsüsünde de fikirlerimizi söyleriz" şeklinde konuştu.

Kaynak:CNNTürk http://www.cnnturk.com/

Seckjin Khan
03-06-2006, 04:31 PM
http://www.ntvmsnbc.com/news/223992.jpg
‘Bu olay iki gün içinde çözülsün’
Genelkurmay Başkanı, Başbakan’a iddianame konusundaki rahatsızlığı iletti. Özkök’ün olayın bir-iki gün içinde çözülmesini ve savcı hakkında işlem yapılmasını istediği ileri sürülüyor. Bakanlara göre ise iddianame, diğer iddianamelerden farksız.


Uğur Şevkat/Nermin Yurteri

ANKARA - Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a yönelik suçlamalar konusunda duyulan rahatsızlık bizzat Genelkurmay Başkanı tarafından Başbakan’a iletildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök iddianamenin hukuk tekniği açısından eksiklerini sıralayarak “Bu olayın bir ya da en geç iki gün içinde çözülmesini bekliyoruz” mesajını verdi. Bakanlar kurulunda konuyu değerlendiren kabine üyeleri ise “Bu ülkede Başbakanlar, Bakanlar, Meclis Başkanları hakkında da iddianameler hazırlandı” görüşünü dile getirerek yaşanan gelişmeleri yargının normal işleyişi olarak yorumladı.


Kuvvet komutanları ile Van Cumhuriyet Savcılığı’nın Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a yönelik suçlamalarını görüşmek üzere biraraya gelen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök dün saatler 17.00 yi gösterdiğinde Başbakanlığa gitti.

Bir saati aşkın süren görüşmede Orgeneral Özkök, Başbakan Erdoğan’a yaşanan gelişmelerden duyulan rahatsızlığı iletti. Edinilen bilgilere göre Özkök, Başbakan’a, iddianame ile ilgili, Genelkurmay adli müşavirliğince hazırlanan bir çalışmayı götürdü.

Çalışmada, iddianamenin hukuk tekniği açısından eksiklikleri sıralanarak “Hukuktan çok siyasi yargıların ön plana çıktığı vurgusu” yapılıyor. Genelkurmay ihbara dayalı iddianame hazırlanamayacağı, iddianamede isnat edilen suçların maddi dellillerle desteklenmesi gerektiğini düşünüyor.
http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/dotblack.gif

Genelkurmay’da iddianame zirvesi (http://www.ntvmsnbc.com/news/363920.asp)
http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/dotblack.gif

Yine edinilen bilgilere göre Genelkurmay Başkanı, Başbakan’a “Yargı bağımsızlığının arkasına gizlenerek isteyenin istediği kişiyi suçlayamayacağını” söyledi. Özkök’ün savcı hakkında mutlaka idari ve yasal işlem yapılması konusundaki ısrarını da dile getirdiği belirtiliyor. Genelkurmay Başkanı’nın “Bu olayın bir ya da en geç iki gün içinde çözülmesini bekliyoruz” şeklindeki sözleriyle Başbakan’dan beklentisini dile getirdiği de ifade ediliyor.
http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/dotblack.gif

Çiçek: İddialar asılsız (http://www.ntvmsnbc.com/news/364018.asp)
http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/dotblack.gif
İddianamenin 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 15 gün içinde incelendikten sonra savcılığa iade edilebileceği belirtiliyor.

DİĞER İDDİANAMELERDEN FARKI YOK
Bu arada yaşanan tartışmalar 6 saat süren Bakanlar Kurulu toplantısında da ele alındı. Bakanlar, “Bu ülkede başbakanlar, bakanlar, meclis başkanları hakkında da iddianameler hazırlandı. Bunun da diğer iddianamelerden bir farkı yok” değerlendirmesinde bulundu.

Kabine üyeleri, yaşanan gelişmeleri yargının normal işleyişi olarak nitelendirdi ve güçler ayrılığı ilkesi uyarınca siyasetin yargıya müdehalesinin beklenmemesi gerektiğine dikkat çekti. Ortada kesinleşmiş bir yargı kararının bulunmadığını belirten bakanlar basına yansıyan değerlendirmelerin de abartılı olduğu konusunda görüş belirtti.


Kaynak:NTVMSNBC http://www.ntvmsnbc.com/

Seckjin Khan
03-06-2006, 04:42 PM
İddianame yaklaşık 100 sayfaymış ve içinde tutarlı tutarsız birçok konuyu içeriyormuş.En önemli olanı da JITEM Kurumunun bölge de yaptıklarını olumsuz göstermesi ve Diyarbakır'da yerel bir gazetenin sahibine dayanarak birkaç olayı açıklaması...

İlginç olan bir diğer husus 'ta Gaffar Okkan olayının yine bu tür güçler tarafından yapıldığını öne sürmesi...

Ve Van Cumhuriyet Savcısı son bombayı Patlatıyor;''Astsubaylar yakalandığından beri bölgede bombalama olayları son buldu!...''

Evet söz sizlerde...

mehmet_2006
03-07-2006, 12:41 PM
Ee sıra askerlere gelmişti, onlarda akp den nasibini alsın artık, gözümüz yollarda kalmıştı kaçtır.!? Az kalsın inanacaktık vallahi.

Seckjin Khan
03-07-2006, 03:04 PM
Semdinli olaylarına ilişkin iddianame kabul edildi
HAKKARİ’nin Şemdinli İlçesi’nde ‘Umut Kitabevi’nin bombalanması ve ardından yaşanan olaylarla ilgili olarak Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya’nın hazırladığı ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ı da ‘yargıya müdahale’ etmekle suçladığı iddianame, Van 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'ın da yargılandığı 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi, 15 günlük süreyi beklemeden iddianameyi kabul etti ve ilk duruşma gününü belirlemek için ‘tensip tutanağını’ hazırlamaya başladı.
Şemdinli'de 9 Kasım günü eski PKK hükümlüsü Seferi Yılmaz’a ait ‘Umut Kitabevi’nin bombalanması ve ardından yaşanan olayları soruşturan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkayı’nın Türkiye’yi sarsan 100 sayfalık iddianamesi, gönderildiği Van 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Savcı Sarıkaya, iddianamesinde Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ile bazı üst düzey komutanlara yönelik suçlamalarda bulunmuştu.
Orgeneral Büyükanıt’ın ‘Yargıya müdahale’ etmekle suçlandığı iddianameyi Savcı Sarıkaya, geçen cuma günü nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Nöbetçi mahkeme tarafından Van 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianame mahkeme heyeti tarafından bugün kabul edildi. Heyet 15 gün inceleme süresi bulunan iddianameye bu süreyi beklemeden kabul etmesi dikkatleri çekti.

• Org.Özkök'ten Erdoğan'a mesaj: "Bu olayın en geç iki gün içinde çözülmesini bekliyoruz (http://www.milliyet.com.tr/2006/03/07/siyaset/axsiy02.html)

ŞEMDİNLİ KOMİSYONU'NUN GÖREV SÜRESİ UZADI

Hakkari, Şemdinli ve Yüksekova’da meydana gelen olayları araştırmak üzere kurulan TBMM Meclis Araştırma Komisyonu’nun görev süresi 1 ay uzatıldı.
Konuya ilişkin TBMM kararı, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlandı.
Genel Kurul’un 28 Şubat tarihli birleşiminde alınan karar gereği, Meclis Araştırma Komisyonu’nun görev süresi, bugünden itibaren 1 ay süreyle uzatıldı.

Kaynak:Milliyet http://www.milliyet.com.tr/

Seckjin Khan
03-07-2006, 03:10 PM
İDDİANAMEDEKİ SOSYOLOJİK TAHLİLLER (1)

ANKARA(ANKA)

Van Cumhuriyet savcısı Ferhat Sarıkaya Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a yönelik suçlamalarıyla tartışılan 100 sayfalık iddianamesinde "sosyolojik" diye nitelenebilecek bazı tahlillerde bulundu ve terör olaylarında güvenlik güçlerinin çalışma yöntemlerine ilişkin değerlendirmeler yaptı. Savcı Sarıkaya, iddianamesinde, "Etik İstihbarat" adıyla yeni bir tanıma da yer verdi.
100 sayfalık iddianamede, Savcı Ferhat Sarıkaya,
sanıklar Ali Kaya, Özcan İldeniz ve Veysel Ateş hakkında "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yönelik eylemde bulunmak, adam öldürmek ve adam öldürmeye teşebbüs etmek, suç işlemek için anlaşmak" suçlamasında bulundu. Savcı Sarıkaya’nın iddianamesinde öne çıkan bellibaşlı tespitler şöyle:

YASAYA AYKIRI İSTİHBARAT TOPLANDI

"Şemdinli olayları sırasında ilçe merkezinde görevli olduğunu öne süren Jandarma Personelinin üstlerinden emir almış olduklarını öne sürseler dahi emri verenin kanunlara aykırı davrandığı ortaya çıkmaktadır. Yine ilgili genelge gereği polis sorumluluk bölgesinde suçu önleyici teknik izleme ve dinlemenin yapılmasının adli makamlardan talep edilmesinin kanuna aykırı bir durum ortaya çıkarttığı, bu açıklamalarla Hakkari İl Jandarma Komutanı Albay Erhan Kubat’ın Hakkari Dağ Komando Tugayına, Şemdinli İlçe Jandarma Komutanlığı’na ve Yüksekova İlçe Jandarma Komutanlığı’na 8.11.2005 tarihinde yazdığı görevlendirme yazısı güvenlik güçleri arasındaki koordinasyonun gereklerini yerine getirmediği görülmüştür.

GENEL BİR DEĞERLENDİRME

Vatandaşlara karşı keyfi uygulamalara engel olmak için idarecilerin uymaları gereken kurallar ve etik kaideler hukuk sistemi içerisinde vazedilmiştir. Buna rağmen bazı memurların devletin kendilerine tanıdığı yetki ve imkanları kullanarak menfaat temin etme arayışı içerisine girmeleri her demokratik sistemde görülür. Hatta bu tür şahıslar kendi faaliyetlerini haklı kılan ideolojiler de üreterek şebekeleşebilirler. Böylesi yapılar genelde çatışmalı dönemin ürünüdür. Zaten insanlık tarihine bakıldığında ideolojilerin çatışmalı dönemde ortaya çıktığı görülmektedir. Çatışmanın toz dumanı içerisinde ise çoğu zaman masum kavramlar anlamını yitirir. Kaos içerisinde kandan ve gözyaşından şahsi çıkar temin etmek arayışında olanların ortaya çıktığı görülür. Maalesef bu fırsatçı kişiler veya zihniyet ideoloji ile örgüledikleri şahsi menfaatlerini garanti altına almanın yolunu her dönem bulmuşlardır.

BÜROKRASİ AYGITI ELE GEÇİRİLEBİLİR Mİ?

Kan ve gözyaşı üzerinden politika üreten ve menfaatlerini temin için devletin bütün mekanizmasını kullanmaktan çekinmeyen güçlerin birtakım üst makamlara gelmesi halinde ise Devletin bekası için son derece tehlikeli bir durum ortaya çıkabilir. Kendi ideolojik mantığı içerisinde makul sebeplerini zaten hazırlayan bu grup menfaatleri icabı kendilerini uluslararası güç odaklarına pazarlamaktan çekinmez. Gerçekte ne olup bittiğini bilen ve sesi çok çıkan bu grup medyanın da etkisi ile kamuoyunda "kahramanlar" olarak algılanırken aşağıda ise bunların tetikçiliğini yapan bir takım kişiler Devletin bekasına hizmet ettikleri düşüncesindedirler. Uluslararası güçler, ülkedeki bu zihniyet ve aşağıdaki gruplar arasında irtibatı sağlayan bağlar ise akla gelmeyecek binlerce karmaşık labirentten ve irtibat mekanizmasından geçtiği için aşağı gruptan biri deşifre olsa dahi gerçek oyuncuların ortaya çıkartılması mümkün değildir. Hemen diğeri sahneye sürülür. Üstelik medyadan kültür ve sanata siyasetten ekonomiye kadar bütün figüranlar sahnede kendi rollerini oynamak için beklemektedirler. Bu fasit çarkın bozulması ancak bu zihniyetin oyununun sona erdirilmesi ile mümkündür.
Bu oyunun sona erdirilmesi ise ancak açığa çıkartılıp deşifre edilmesi ve kamuoyu vicdanında mahkum edilmesi ile mümkündür. Bu oyunda ast ve üst gruplar arasında ahengi sağlayan ise bir nevi senaryoları olan menfaatlerinin arkasına gizlendiği ideolojileridir. Bu zihniyetin operasyonunu sona erdirmek için ise güvenlik güçlerine düşen tahrik olmadan sabırla grup üyelerinin birer birer düşmesini beklemektir.

DEVLET iSTİHBARATI; OPERASYONLARDA ETİK ÖLÇÜ

Her devletin kendi güvenliğine yönelik tehlikeleri bertaraf edecek istihbarat servisleri bulunur. Bu servislerin birtakım örtülü operasyonlar gerçekleştirdikleri de bir realitedir. Unutulmamalıdır ki kulağa hoş gelmese de istihbarat işleri içerisinde provokasyon, ajitasyon ve suikast gibi uygulamalar da bulunmaktadır. İstihbarat servislerinin operasyonları bazen uluslararası işbirliği içerisinde ve açıktan (Abdullah Öcalan’ın Kenya’da yakalanışı) bazen ise örtülü bir şekilde gerçekleştirilir.
Ancak şu kabul edilmektedir ki açıktan gerçekleştirilen operasyonların ardında gerçekte görünenden öte bir niyet gizlidir. Bu tür operasyonlarda hedef ise genelde hedef ülke kamuoyunu manipüle (toplum mühendisliği) etmektir. Ancak hiçbir demokratik ülkede istihbarat servislerinin ülke vatandaşlarına yönelik operasyonları tasvip görmez. Bunun içindir ki demokratik ülkelerde olağanüstü yetkilerle donatılmış polis görevi yapan iç istihbarat servisleri bulundurulur ve ülke vatandaşlarına yönelik operasyonlar hukuk kuralları çerçevesinde sistemin tabii akışı içerisinde yürütülür. Ancak bunların bazı uygulamalarının ülke içerisine yönelmesi demokratik sistemi tehdit eder. Üstelik bunların -başta anlatılan kavramlar çerçevesinde- siyasi sistemi istikrarsız hale getirmek için kullanılmaları ihtimali de her zaman mevcuttur.

DEVLETİN iSTİHBARAT GELENEĞİ

Türkiye Cumhuriyeti Devleti zor şartlarda kurulmuş bir devlettir. Yokluk ve sefalet içerisinde milletin varlığı tek dayanak noktası olduğu için Devlet milleti bölüp parçalayacak akımlara ve odaklara karşı olağanüstü tedbirler geliştirmiştir. Bu durum dönemin gerekleri içerisinde makul gören bir yaklaşım olarak kabul edilebilir. Ancak kabul edilmesi mümkün olmayan şey demokraside ve evrensel haklar sisteminde elde edilen bunca kazanıma ve güçlü bir devlet sistemine sahip olunmasına rağmen 20. yüzyılın başında Cumhuriyet’in kuruluş yıllarında uygulanan olağanüstü güvenlik tedbirlerinin bugün de sürdürülmek istenmesidir.
Üstelik şu bilinmektedir ki demokratik denetim mekanizmalarının her türlü kontrolünden azade olan odaklar olağanüstü güvenlik tedbirleri sayesinde bürokratik mekanizmaları kullanarak Devletin kılcal damarları içerisinde dolaşabilmekte ve kendileri oluşturdukları yapılanma içerisinde emellerini gerçekleştirebilmektedirler.

Kaynak:Milliyet http://www.milliyet.com.tr/

Seckjin Khan
03-07-2006, 03:13 PM
İDDİANAMEDEKİ SOSYOLOJİK TAHLİLLER (2)

ANKARA(ANKA)


BÜROKRASİ Mİ DEMOKRASİ Mİ? YOKSA HER iKİSİ DE TAKTİK ARAÇLAR

MI?
Türkiye geçmişten beri çokça sözü edilen ve bir dönem Susurluk; bugün ise Şemdinli olayları ile yeniden üzerine konuşulan bir gizli yapılanmanın varlığını tartışmaktadır.
Hatta kimi yorumlarda bu yapının III. Selim’den beri Devlet mekanizması içerisinde faaliyette olduğundan ve kimi zaman Devletin emrinde kimi zaman ise uluslararası grupların emrinde olduğundan söz edilmektedir. İçerisindekilerin kendilerini Devletin gerçek sahipleri olarak gördükleri bu çevreler -geçmişte olduğu gibi- bugünde menfaatlerinin uzlaştığı noktalarda işbirliği içerisinde olmuşlardır.
Günümüzde olduğu gibi menfaatlerin çatışmaya düştüğü dönemlerde ise farklı grupların kendilerine has üslupla birtakım operasyonlar gerçekleştirdikleri ve birbirlerini tasfiye etmeye uğraştıkları görülmektedir. Bu gruplardan kimisi bürokrasideki üstünlüğünü kullanırken kimisi de demokratik mekanizmaları kullanmaktadır.

TERÖR NEDİR? KİM NE iÇİN TERÖR YAPAR?

Bu kavram ülkelerin ulusal güvenlik siyasetinin bir yansıması olarak gelişmiştir. Dolayısıyla evrensel bir tanımının bulunması mümkün değildir. 11 Eylül 2001 de Amerika’ya yapılan saldırılardan sonra kavram etrafında güvenlik siyasetinin re-organizasyonu için çabalar artmış olsa da ülkeler yine de birbirlerine karşı pragmatik bir tavır takınmaktadırlar. Her ülke kendi tehdit unsurunu ’terör organizasyonu’ olarak tanımlamakta buna rağmen işbirliği söylemleri uluslararası müdahalenin bir aracı olarak kullanılmaktadır. Yani bugün terör organizasyonları ve bizatiği kavramanı kendisi uluslar arası kamuoyunun manipilasyonu amacıyla kullanılmaktadır. Terör organizasyonları ise üzerlerinden işbirliğinin ve çatışmanın gerçekleştirildiği araçlar haline gelmişlerdir.

PROVAKATİF EYLEMLERİN AMACI NEDİR?

Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu Bölgelerinde ülkenin standart kültüründen farklı bir kültürel yapının olduğu söylenmektedir. Ancak doğrusu bu konuda yeterli araştırma yapılmış değildir. Yapılan araştırmaların birçoğu ise önyargılı kabullere dayanmaktadır. Üstelik araştırmaların amacının ortaklıkları değil de ayrılıkları hedeflemesi baştan sonucunu da hazırlamaktadır. Buna rağmen birçok sebepten ötürü bu bölgede sosyal ve kültürel yönden hassas bir yapının olduğu kabul edilmektedir. Bu durum bölge halkını provakasyonlara açık hale getirmektedir.
Provakasyonlar ise kimi zaman örgüt mensuplarının doğrudan propagandası ile kimi zaman legal imkanlar kullanılarak bazı dernek ve kuruluşlar ile, kimi zaman yabancı şahısların temasları ile kimi zaman ise kimliğin bir öğesini ön plana çıkartan ve legal yolları tüketerek karşısındakine saldırıya kadar tahrik eden bir tetikleme ile olmaktadır. Şemdinli olaylarına bakıldığında bölgede yaşayan halkın kültürel farklılığının (Kürt kökenli vatandaşlarımızın bu yönü "EY KÜRT HALKI" bildirisi ile vurgulanmıştır) ve dini hassasiyetlerinin (Bildiri metni içerisinde dini duyarlılıklara da hakaret edilmiştir.) üzerine siyasi kimlik (PKK/KONGRA-GEL örgütü destekçisi olma durumu) bindirilerek toplumsal patlamanın yaşanması için gereken her şey yapılmıştır. Şunu kabul etmek gerekir ki bunu gerçekleştirenler kimlikler üzerindeki oyunların etkililiği ve bölge halkının duyarlılıkları üzerinde oldukça bilgi ve tecrübe sahibidirler. Eğer bu kadar provakasyon herhangi bir Batı yerleşim bölgesinde yapılmış olsa idi burada da sosyal patlama olacağından emin olunmalıdır.

ÇETE KURULDUĞU ANLAŞILMAKTADIR

Olayların gelişimine ve olup bitenlere bakıldığında iç içe halkalardan oluşan bir zincirleme reaksiyon mekanizmasının -yasadışı yapılanmanın- medyada ifade ediliş şekliyle çetenin kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bu tür yapılanmalarda her zaman için operasyonun arkasındaki isimlerin gizli tutulmaya çalışıldığı, kendilerine ulaşılamadığı, bu durumun yukarıda açıklandığı gibi Dönemin yargı ve devlet otoritelerinin, çoğu zaman bu tür yapılanma ve oluşumlar hakkında etkin bir soruşturma yapamadığı bu durumun basına yansıyan yukarıdaki açıklamalara göre yakınmalara sebep olduğu, içte ve dışta var ise bu tür yapılanmaların ortaya çıkarılması ve hukuk devleti gereklerinin tesisi beklentilerinin yoğunlaştığı, bu nedenle halkanın ilk zincirinde olanlar yani Astsubaylar Ali Kaya ve Özcan İdeniz ile eski PKK’lı Veysel Ateş’in yanı sıra yapılanmanın perde arkasındakilerin de deşifre edilmesi ve bu yönlü niyetlerin akamete uğratılması Devletin bekası ve siyasi istikrar için elzemdir.
Yukarıda anlatılan genel ve sonuç değerlendirme ışığı altında toplanan tüm dosya kapsamına göre kamu görevlileri olan şüpheliler Ali Kaya ve Özcan İldeniz’in Terörle Mücadele adı altında yola çıkıp bir süre sonra yasaların kendilerine verdiği yetkileri tam bir sorumsuzluk içinde yasadışılığı meşru sayıp amaçlarına ulaşmak için her yöntemi uygun yöntem olarak benimseyerek yanlarında kamu görevlisi olmayan eski bir PKK üyesi şüpheli Veysel Ateş’i de yanlarına alarak tam bir dayanışma ve işbirliği içerisinde hareket edip Seferi Yılmaz isimli şahsa zarar vermek veya bu şahsı öldürmek amacıyla suç tarihinde mezkur olayı gerçekleştirdikleri...

KAMU GÖREVLİLERİ TERÖR ÖRGÜTÜ GİBİ ÇALIŞMIŞ

Bu değerlendirmeler ışığında Şemdinli’de ortaya çıkan olayda terör eylemi kullanılmıştır. Yani terör örgütlerinin yapmış olduğu eylemlerin bir benzeri kamu görevlileri tarafından yapılmış ve sonuçta Hakkari, Yüksekova, Şemdinli, Van, Muş, İstanbul gibi yerlerde bu olayları protesto etmek için bir çok gösteri yapılmış, ölümler ve yaralanmalar meydana gelmiş, bina, araç ve gereç hasarları oluşmuştur.
Şüpheliler Ali Kaya ve Özcan İldeniz Hakkari İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü (JİT) görevlileridir.
Her ne kadar görüntü itibariyle bu şüpheliler PKK terör örgütü ile ilişkisi ve irtibatı olduğunu değerlendirdikleri Seferi Yılmaz isimli şahsa bir şekilde zarar vermek suretiyle PKK terör örgütü ile mücadele etme şeklindeki eylemleri yasal değildir. Güvenlik kuvvetlerimizin hangi şartlarda silah ve şiddet kullanacağı yasalarımızda ve yönetmeliklerimizde detayı ile açıklanmıştır."


Kaynak:Milliyet http://www.milliyet.com.tr/

Seckjin Khan
03-07-2006, 03:31 PM
Evet arkadaşlar İşte Olay yaratan JITEM,Vali,Kaymakam ve Kara Kuvvetleri Komutanı Org.Yaşar Büyükanıt'ı kapsayan İddaaname'nin tamamını ekte bulabilirsiniz...

Yaklaşık 100 sayfa.Bu ekteki zipli dosyanın içerisinde ki .pdf dosyasını Acrobat Reader programı'yla çalıştırmanız gerekiyor.

Acrobat Reader 6.0 Türkçe sürümünü bu linten indirebilirsiniz. TIKLAYIN (http://ftp.anadolu.edu.tr/Utility/Acrobat_Reader/AdbeRdr60_tur.exe)

Seckjin Khan
03-07-2006, 03:36 PM
Lütfen bu iddianameyi okuyun tamamını olmasa bile gözden geçirin ve nasıl bir iddianame olduğunu anlayın,yazacağım tek şey var

YAZIK!

Seckjin Khan
03-07-2006, 03:50 PM
İşte olay savcı





http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1189270.jpgVan Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya, Zonguldak’ın Çaycuma İlçesi’nde görev yaptığı 2002-2004 yılları arasında her türlü resmi törende protokoldeki yerini aldı. Sarıkaya, fotoğrafta 23 Nisan törenlerinde yapılan okullararası futbol turnuvasında birinci olan takıma kupasını verirken görülüyor.

Kaynak:Hürriyet http://www.hurriyet.com.tr/

Ekteki Fotograf Sabah Gazetesinden alıntıdır...

Seckjin Khan
03-08-2006, 04:23 AM
Van savcısı için inceleme başlatılıyor
http://sondakika.milliyet.com.tr/2006/03/08/son/resim/sonsiy08.jpg
Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu, Şemdinli olaylarıyla ilgili iddianameyi hazırlayan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya hakkında inceleme başlattı.
Adalet Bakanı Cemil Çiçek’in talimatı üzerine, Adalet Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı, iki müfettişi görevlendirdi. Müfettişlerin Şemdinli olaylarıyla ilgili hazırlanan iddianameyi ve soruşturma evrakını "inceleyeceği, araştıracağı, gerek duyulursa soruşturmaya dönüştüreceği" bildirildi.
Görevlendirilen iki müfettişin yarın uçak bulunması halinde Van’a gidecekleri öğrenildi.

ÇİÇEK: BEN ONAY VERDİM

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, Şemdinli’deki olaylarla ilgili hazırlanan iddianamenin, Bakanlık tarafından etraflı şekilde incelendiğini belirterek, "Ben müfettişlerin inceleme ve soruşturma yapması için onay verdim. Bunun dışındaki beyanlar söylemler, spekülasyondur" dedi.
Çiçek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Cumhuriyet savcılarının yaptıkları soruşturmalarla ilgili, Adalet Bakanlığı’na iddianameleri gönderme gibi bir yükümlülükleri olmadığını söyledi.
Cemil Çiçek, Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 170. maddesine göre, kamu davası açma yetkisinin Cumhuriyet savcılarına ait olduğunu hatırlattı.
Gündemdeki iddianameye (Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya tarafından Şemdinli olaylarıyla ilgili hazırlanan iddianame) ilişkin haberlerin basında yer alması üzerine, iddianamenin temin edilmesi için 6 Mart Pazartesi günü Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’ne talimat verdiğini kaydeden Çiçek, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün de aynı gün e-mail yoluyla iddianameyi temin ettiğini anlattı.
Çiçek, o gün Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nce iddianame üzerinde ilk incelemenin yapıldığını, dün de iddianamenin etraflı bir şekilde incelendiğini bildirdi. Adalet Bakanı Çiçek, "Müfettişlerin inceleme ve soruşturma yapması için onay verdim. Bir adalet başmüfettişi görevlendirilecek. Bunun dışındaki beyanlar söylemler spekülasyondur.
Yapılacak işlemler, hukuk çerçevesinde, kimsenin hukuku zedelenmeden yapılmalıdır. Buna hassasiyet göstermemiz gerekir" diye konuştu.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt hakkında suç duyurusunda bulunan Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya hakkında soruşturma açılmasını istemişti.

Yargıtay Başsavcısı: 'Siyasilerin amaçlarına alet olmayın'

Şemdinli iddianamesine ilişkin tartışmalara Yargıtay Başsavcısı Nuri Ok da katıldı. Ok, hakim ve savcıların siyasetin gizli amaçlarına hizmet etmemesi gerektiğini söyledi.
NTV'nin haberine göre terör eylemlerinin arttığı bir dönemde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yıpratılmaması gerektiğini vurgulayan Ok, yargı ve askerin karşı karşıya getirilerek aralarında bir çatışma varmış gibi gösterilmesinin sakıncalarına dikkat çekti.
Yaşananların, Türkiye başsavcılığının kurulması gerekliliğini bir kez daha ortaya koyduğunu savunan Başsavcı Ok, “Ülke başsavcılığı olsaydı Şemdinli-Van tartışılmazdı'' diye konuştu. Ok, Adalet Bakanı ve Müsteşarı’nın, Hakimler Ve Savcılar Yüksek Kurulu’ndan çıkması gerektiğini de vurguladı.

Savcı Sarıkaya kimdir?

Şemdinli iddianamesini hazırlayan savcı Ferhat sarıkaya iki yıl önce Van'a atandı. Çevresinde sessiz ve sakin biri olarak tanınan Sarıkaya'nın Van YYÜ Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın'la ilgili hazırladığı iddianame de yine büyük tartışmalara yolaçmıştı.
Sarıkaya, 1967'de Kırşehir'in Kaman ilçesinde doğdu. Öğretmen lisesini bitirdikten sonra Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olan Sarıkaya, savcılık eğitiminin ardından Çaycuma Savcılığı'na atandı. 2004'te Van Başsavcılığı'na atanan Sarıkaya evli ve 3 çocuk babası. Sarıkaya'nın eşinin çalışmadığı belirtildi.

OLAY SAVCI MİLLİYET'E KONUŞTU
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın hakkında açtığı davanın ardından, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt ve üst düzey komutanları da suçladığı Şemdinli iddianamesiyle tartışmaların odağına oturan Savcı Ferhat Sarıkaya, "Soruşturmaya açığım" dedi.
Aşkın davasını açtığı günden bu yana ağır şekilde eleştirilen Sarıkaya, Milliyet'e konuştu.

'Başka yorum yok'

İddianameyi mahkemeye sunduğunu ve başka bir yorum yapmak istemediğini kaydeden Sarıkaya, Büyükanıt hakkındaki iddialara ilişkin dosyanın Genelkurmay Askeri Başsavcılığı'na gönderilmesi konusunda, "Bunun dışında davranmam söz konusu olamaz. Savcı olarak görevimi yaptım" dedi. Sarıkaya, "Hukuki olarak başka türlü davranma ihtimali var mıydı?" sorusuna "Hayır, ben görevimi yaptım" yanıtını verdi.

'Devlet memuruyuz'

İddianamesine yönelik eleştiriler için, "Elbette olacak, bunlar normal" diyen Sarıkaya, Genelkurmay Başkanlığı'nın hakkında soruşturma açılmasını istediği yorumları için de, "Bu konuda hiçbir yorum yapmak istemiyorum. Biz devlet memuruyuz, her türlü soruşturmaya açığız" dedi.

'Hukuki gereklilik'

Sarıkaya, Büyükanıt'ın Genelkurmay Başkanlığı'na gelmesinin engellendiği yorumlarını da, "İsme göre hareket söz konusu değil. Hukuki gereklilikleri yaptık" şeklinde değerlendirdi.
Aşkın iddianamesinden sonra Şemdinli'de de ağır şekilde eleştirildiğinin anımsatılması üzerine Sarıkaya, "İddianameler mahkemelerce değerlendirilmeli" derken, Adalet Bakanlığı ya da HSYK tarafından aranmadığını da belirtti.

Kaynak:Milliyet http://www.milliyet.com.tr

Colpan
03-08-2006, 04:31 AM
Hâinlerin Türk Devletinin şerefli bir paşasını çete kurma iddiasıyla yargılayabilecek kadar cür'etkâr olabileceklerini göreceğime bu günleri hiç yaşamayıp toprak altında geçirseydim. Yüreğim yanıyor.

Seckjin Khan
03-08-2006, 04:33 AM
Ondan sonra birde ben Devlet memuruyum deyip işin içinden sıyrılmaya bakıyor.

Ne biçim insanlar var ya bu Türkiye'de

mehmet_2006
03-08-2006, 05:48 AM
dylan kardesh çok düştün bu olayın üzerine.Takma, masaya değişik renkler gelsede asker renk körüdür gördüğü renklerde kırmızı beyazdır..

Seckjin Khan
03-08-2006, 06:16 AM
dylan kardesh çok düştün bu olayın üzerine.Takma, masaya değişik renkler gelsede asker renk körüdür gördüğü renklerde kırmızı beyazdır..

görende savcı benim zannedecek :)

ama ben bu kadar ilgisiz olunmasına bir anlam veremedim.binlerce sehit veren bir kurum çete kurmakla itham ediliyor ve sizler sessiz kalıyorsunuz.üzüldüm açıkçası...

işin içinde kaymakam ve valide var için garip tarafı

türk askeriyle gururlanıyorsunuz konular açıp resim ler ekliyorsunuz,Türk askerinin gücü budur diyorsunuz ve zihinsel masturbasyon yapıyorsunuz ''direk senin için söylemedim mehmet kardeşim'' TSK nin en ihtiyaç duyduğu dönemde destek vermiyorsunuz ne kadar tezat bir olay!

şu ana kadar sadece bir iki kişi yazı yazdı yanlış olduğunu söyledi pekii ya diğer kullanıcılar?

Neredesiniz?

oğuz
03-08-2006, 06:28 AM
Aslında TSK'lerini bu forumda tartışıp ite eniğe ortam yaratmak istemiyorum...

Bu olayların CHP'nin provakasyonu olduğuna inanıyorum.Çok yakın zamanda asparagas ile şişirilen balonun patlamasına hep beraber şahit olacağız...

bybirol
03-08-2006, 08:20 AM
Bu Ülkede CumhurbaŞkanlari BaŞbakanlar Mİlletvekİllerİ Nasil Yargilanabİlİyorsa T.s.k De GÖrev Alan Bİr Subayimizda Yargilanabİlmelİ Dİye DÜŞÜnÜyorum SuÇsuz İse Zaten Beraat Edecektİr Adalet Yerİnİ Bulacaktir...
Dİyari Mevlana'dan Sevgİ Ve Saygilarimla...

Colpan
03-08-2006, 12:20 PM
Bu Ülkede CumhurbaŞkanlari BaŞbakanlar Mİlletvekİllerİ Nasil Yargilanabİlİyorsa T.s.k De GÖrev Alan Bİr Subayimizda Yargilanabİlmelİ Dİye DÜŞÜnÜyorum SuÇsuz İse Zaten Beraat Edecektİr Adalet Yerİnİ Bulacaktir...
Dİyari Mevlana'dan Sevgİ Ve Saygilarimla...Efendi, kimse PKK ile ilişkisi olduğu kesinleşmiş bir herifin ifâdesine dayanarak Türk Silahlı Kuvvetleri'nin şerefli bir paşasını yargılayamaz, buna cür'et dahî edemez, edememelidir.

gurkan
03-08-2006, 12:35 PM
Bu son gelişmeler tasvib edemeyeceğim türden . Acaba kimler böyle bir durumdan rant sağlamak ister sorusuna cevab aramaktayım ? Bu haberlerin Milliyet ;Hürriyet ; Sabah Gazetelerinde tavan yapmaları aklıma dış güçleri getirdi. Birileri oyun oynuyor ?

Şahsım Türk Silahlı Kuvvetlerini töhmet altına sokacak haddini aşan hareketleri tasvip etmemekteyim.

evgin
03-09-2006, 12:23 PM
Savcı arkadaşta seri katille karışık bi dinci tipi var dikkat ederseniz.bu arada bursa nutkunun bu konuya paralel sayılabilecek kırmızı yazılı yerini hatırlatma gereğinin duydum nacizane...

T ÜRK GENCİ İNKILÂPLARIN VE REJİMİN SAHİBİ VE BEKÇİSİDİR. BUNLARIN LÜZUMUNA, DOĞRULUĞUNA HERKESTEN ÇOK İNANMIŞTIR. REJİMİ VE İNKILÂPLARI BENİMSEMİŞTİR. BUNLARI ZAYIF DÜŞÜRECEK EN KÜÇÜK VEYA EN BÜYÜK BİR KIPIRTI, BİR HAREKET DUYDU MU: BU MEMLEKETİN POLİSİ VARDIR, JANDARMASI VARDIR, ORDUSU VARDIR DEMEYECEKTİR. HEMEN MÜDAHALE EDECEKTİR VE KENDİSİ ESERİNİ KORUYACAKTIR. POLİS GELECEKTİR, ASIL SUÇLULARI BIRAKIP SUÇLU DİYE ONU YAKALAYACAKTIR, MAHKEME ONU MAHKÛM EDECEKTİR. YİNE DÜŞÜNECEK: DEMEK ADLİYEYİ DE ISLÂH ETMEK, REJİME GÖRE DÜZENLEMEK LÂZIM DİYECEK. ONU HAPSE ATACAKLAR; KANUN YOLUNDAN İTİRAZINI YAPMAKLA BERABER, MECLİSE TELGRAFLAR YAĞDIRIP HAKLI VE SUÇSUZ OLDUĞU İÇİN TAHLİYESİNE ÇALIŞILMASINI, KAYRILMASINI İSTEMEYECEK, DİYECEK Kİ: BEN İMAN VE KANAATİMİN İCABINI YAPTIM. MÜDAHALE VE HAREKETİMDE HAKLIYIM. EĞER BURAYA HAKSIZ GİRMİŞ İSEM, BU HAKSIZLIĞI MEYDANA GETİREN SEBEP VE AMîLLERİ DÜZELTMEK DE BENİM VAZİFEMDİR.
İ ŞTE BENİM ANLADIĞIM TÜRK GENCİ...

Gazi Mustafa Kemal

mehmet_2006
03-09-2006, 12:40 PM
görende savcı benim zannedecek :)

ama ben bu kadar ilgisiz olunmasına bir anlam veremedim.binlerce sehit veren bir kurum çete kurmakla itham ediliyor ve sizler sessiz kalıyorsunuz.üzüldüm açıkçası...

işin içinde kaymakam ve valide var için garip tarafı

türk askeriyle gururlanıyorsunuz konular açıp resim ler ekliyorsunuz,Türk askerinin gücü budur diyorsunuz ve zihinsel masturbasyon yapıyorsunuz ''direk senin için söylemedim mehmet kardeşim'' TSK nin en ihtiyaç duyduğu dönemde destek vermiyorsunuz ne kadar tezat bir olay!

şu ana kadar sadece bir iki kişi yazı yazdı yanlış olduğunu söyledi pekii ya diğer kullanıcılar?

Neredesiniz?

Ben sizi desteklemiyorum demedim-ki belki bu konuda en cok rahatsız olanlardan biriyim çünki ailemde bir şehit var.

Tahmin ettiğim üzere Laik devletimizi bir yerlerinden törpülemeye başlayacaklardı sadece serin kanlı olmaya çalıştım.

Daha bunlar başlangıç bile değil görün bakalım hele 2007 seçimleri kazansınlar neler olacak.Çünki bunları hayatında kıravat takmamış biri yonlendiriyor.

son 3 yılın değil yaklaşık 20 yılın strateji planı bu.

Seckjin Khan
03-09-2006, 02:00 PM
Mesajımda üstüne alınmamanı söylemiştim...

Sana katılıyorum ama takılmayacak da değil be kardeşim

gurkan
03-09-2006, 02:14 PM
Ciddiye alınması gereken belki de bu konudaki en önemli senaryo; Giderek yaklaştığı ifade edilen İranla ilgili operasyon. AKP iktidarının İran konusunda bekleneni vermemesi ihtimaline karşın, sürekli bir gerilim ve baskı altında tutulması için bu tür krizlerin ortaya çıkarılması önemli bir senaryo...

Türkiye'de İran'a müdahale konusunda Kurumlar arasında sağlanan görüş birliğinin ABD'YE istediği sağlamaması , bu tür çatışmaların tahrik edilmesini beraberinde getirmiş olabilir. Dikkatinizi çekerim. Bu iddialar şiddetli bir biçimde Milliyet; Hürriyet; Sabah'ta KKK 'nı Orgenaral Yaşar Büyükanıt'ın Aleyhinde tavan yapmışken ardından lehine ivne ile takip etti. Dış Tehlikeyi gözardı etmemekte fayda var..