PDA

View Full Version : Unutulan Zafer : Kut-ül Amare 1916


Seckjin Khan
04-28-2006, 03:12 PM
Unutulan Zafer: Kut-ül Amare 1916
Birinci Dünya Savaşı’nda Türk ordusunun Çanakkale’den sonra kazandığı en büyük başarı olan Kut-ül Amare zaferiyle ilgili anma toplantısı ve seminer yarın Rahmi Koç Müzesi’nde yapılacak.
http://www.ntvmsnbc.com/i/blank.gif http://www.ntvmsnbc.com/news/230320.jpg


NTV-MSNBC
Güncelleme: 16:04 TSİ 28 Nisan 2006 Cuma
İSTANBUL - Harp Tarihi Araştırma Grubu tarafından düzenlenen toplantıda, 1916’da Irak cephesindeki Kut-ül Amare Zaferi ile ilgili çok sayıda belge, fotoğraf ve harita katılımcılara tanıtılacak. Savaşla ilgili 4 ayrı sunumda ‘Unutulan Zafer Kut’ konusunda bilgi verilecek.



Kurucu üyeliğini Necmettin Özçelik’in yaptığı Harp Tarihi Araştırma Grubu, Kut-ül Amare zaferinin 90. yılında bir anma toplantısı düzenliyor.

Toplantıda, Türk ordusunun Çanakkale’den sonra 1. Dünya Harbindeki en büyük başarısı olan Kut ül Amare Zaferi, Harp Tarihi Araştırma Grubu üyeleri tarafından tarihçesi ve belgeleriyle katılımcılara sunulacak.

29 Nisan 2006 Cumartesi günü saat 14.30’da Rahmi M. Koç Müzesi Konferans Salonu’nda yapılacak toplanda Araştırmacı Mehmet Reşit Erol Irak cephesinde bando ve marşlar konulu sunumunu, Araştırmacı Bali Yazıcı Kut muharebelerinin tarihi, sunumunu yapacak.

Araştırmacı Necmettin Özçelik iki süvari generalinin hatırasından yola çıkarak Kut muharebeleriyle ilgili bilgi verecek. Son olarak Araştırmacı Tunca Örses de Kut muharebelerinin hatıratı üzerine konuşacak.

KUT-ÜL AMARE ZAFERİ
1914 sonlarında Irak’a asker çıkaran İngiliz ve Hint askerleri, General John Nixon ve General Charles Townshend komutasında 1915 sonbaharında Bağdat’a doğru yürüyüşe geçti. Albay Nureddin Bey ( Nureddin Paşa) 27 Eylül 1915’te İngilizleri Kut önünde karşıladı. İlk önce Bağdat’ın 30 km güneyine kadar çekilen Türk ordusu, İngilizleri püskürttü ve General Townshend etrafı Dicle nehri ile çevrili Kut yarımadasında kuşatıldı. Nureddin Bey’in yerine Irak komutanlığına getirilen 52. Tümen Komutanı Halil Paşa kumandasındaki kuşatmayı yarmak için Basra’daki İngiliz genel karargahının yaptığı üç taarruz da büyük kayıplar ve fiyaskoyla sonuçlandı.

http://www.ntvmsnbc.com/news/230321.jpgKut-ül Amare'de İngiliz birliklerinin komutanı General Townshend de esir alınmıştı.

İngiltere, General Aylmer komutasındaki birliklerin başarısız olan birinci taarruzun ardından Irak cephe komutanı J. Nixon’ı azledip Percival Lake’i bu göreve getirdi; ancak yeni komutan da kuşatmadaki birliklerini kurtaramadı. Çaresiz kalan İngilizler, savaşa birlikte girdikleri Rusya’dan yardım istedi. O dönemde İran’ın Kirmenşah bölgesini işgal etmiş olan Rus kuvvetlerinin komutanı Baratov’un Kut üzerine yaptığı saldırı da sonuçsuz kaldı.

Kurtuluş ümidi kalmayan, erzak ve cephane sıkıntısı çeken General Townshend, Halil Paşa’ya 26 Nisan’da mektup yazarak Kut’u teslim etmeye hazır olduklarını bildirdi. Halil Paşa ise birlik, silah ve cephaneleri teslim etmesi şartıyla istediği yere gidebileceği cevabını verdi. Townshend ise tüm silah ve cephanesini yok ettirerek 29 Nisan 1916’da teslim oldu.

40 BİN KAYIP VERDİLER
Yaklaşık 5 ay süren kuşatmanın ardından, 13 general, 481 subay ve 7 bini Hintli 13 bin 300 İngiliz askeri Türk birliklerine teslim oldu. Tarihe Kut ül Amare zaferi olarak geçen savaşlar sırasında İngilizler 40 bin kayıp ve esir verirken Türk birlikleri ise 25 bin askerini kaybetti.

Kut ül Amare savaşı sırasında Türk birlikleri sınırlı sayıda uçakla önemli görevler yaptı. Keşif görevleri yapan Türk uçakları bir taraftan da düşman hedeflerini bombardıman etti. 26 Nisan 1916’da Kut ül Amare’deki İngiliz kuvvetlerine erzak yardımına çalışan bir İngiliz uçağı da Türk avcı uçağı tarafından düşürüldü.

Ancak kazanılan bu tarihi zafere rağmen savaşın genelinde mağlup olan Türk ordusu, takviye edilen İngilizlerin bölgeyi Şubat 1917’de işgal etmesine engel olamadı. Irak’ın güneyine 1914 sonlarında çıkarma yapan İngilizler, ancak Mart 1917’de Bağdat’a ulaşarak kenti işgal etti.

Kaynak:NTVMSNBC

Seckjin Khan
04-28-2006, 03:14 PM
Tarihimizin her döneminde mükemmel zaferler var bunlardan biri unutulan ama unutulmaması gereken bir zafer...

Bazılarına duyurulur...

Bilge_Kagan
04-29-2006, 02:55 AM
Tabii bu zaferden sonra Irak'i nasil kaybettigimiz, Ingilizlerin Tebriz'e kadar cikip ardindan Kafkasya'da Azerbaycan ve Gurcistan'i isgal etmis vaziyette bulunan ordumuzu tehdit edip bolgeye rahatca yerlesmesi apayri konulardir, incelenmelidir...

Seckjin Khan
04-29-2006, 04:29 AM
Şunu kimse unutmasın Türkler Savaşı Asla Meydanda Kaybetmez,Masa da Kaybeder!

evgin
04-29-2006, 08:52 AM
bu lafın altına imzamı atarım kardeşim.tarihte şahidim olur.

oğuz
04-29-2006, 08:58 AM
Yapmayın arkadaşlar...

Bu sözler yıllar boyu bize dayattırılan 'almanlar yenilince bizde yenilmiş sayıldık" komedisine benzemiş...

Savaş meydanlarının hakkını veren Milletiz.Kabul ama Türk asla savaş kaybetmez demekte biraz abesle iştigal olmuş...

Seckjin Khan
04-29-2006, 09:29 AM
Savaş meydanlarının hakkını veren Milletiz.Kabul ama Türk asla savaş kaybetmez demekte biraz abesle iştigal olmuş...
Ya yapma Oğuzcum...

Anlatmak istediğimin ne olduğunu sende biliyorsun.Osmanlı savaş maydanlarında elbette savaşlar kaybetti ama Toprak kaybı,Fransız İhtilalinden sonra ki Bağımsızlık isteyen ükelerin hepisini Diploması denilen ve bunu hiç iyi yapamadığımız masa oyunlarıyla kaybettiğimiz yalan mı?

oğuz
04-29-2006, 09:43 AM
Ya yapma Oğuzcum...

Anlatmak istediğimin ne olduğunu sende biliyorsun.Osmanlı savaş maydanlarında elbette savaşlar kaybetti ama Toprak kaybı,Fransız İhtilalinden sonra ki Bağımsızlık isteyen ükelerin hepisini Diploması denilen ve bunu hiç iyi yapamadığımız masa oyunlarıyla kaybettiğimiz yalan mı?

Güçle doğru orantılıdır diyorum...

Örnek Osmanlı kuruluş,yükselme devirlerinde bölge coğrafyada çok güçlüydü ve Cihanı dize getirdi .Savaş meydanlarındaki kazanılan zaferlerde ganimet,toprak ve siyasi kazanımlarada bu şekilde yansıdı...

İmparatorluk ne zaman gerileme ve çöküş diye adlandırılan bölüme girdi o dönemde savaş meydanında kaybetmen ilk bölümdeki kazanımların teker teker elinden çıkmasına neden oldu...

Kazanınca toplar,kaybedince dağıtırsın doğanın kanunu...

Bilge_Kagan
04-29-2006, 12:17 PM
Şunu kimse unutmasın Türkler Savaşı Asla Meydanda Kaybetmez,Masa da Kaybeder!

Fazlaca duygusal bir yaklasim, kesinlikle yanlis. Sadece ifade degil, dusunce yapisi da yanlis, zira bu dusunce ozelestiriye tamamen kapali ve siyasi alanda verilen butun kayiplari dayandiracak sanal bir dayanak buluyor.

.tarihte şahidim olur

Sahidiniz sizi bir dakika beklemeksizin yalanlayacaktir, haberiniz olsun...

Seckjin Khan
04-29-2006, 01:31 PM
Fazlaca duygusal bir yaklasim, kesinlikle yanlis. Sadece ifade degil, dusunce yapisi da yanlis, zira bu dusunce ozelestiriye tamamen kapali ve siyasi alanda verilen butun kayiplari dayandiracak sanal bir dayanak buluyor.

İyi aferin tabrikler...

genco
04-29-2006, 02:03 PM
Masabaşı oyunlarla kaybedilen savaşların yanında, savaş meydanlarında kaybedilen savaşlar devede kulaktır...

Savaş devam ediyor; ama bu savaşta top,tüfek yok...

Düşmanımız: "Küresel sermaye" ve ve onun uzantısı olan "popilist kültür"

Maalesef bu savaşta, günden güne mevzi kaybediyoruz...

Değerlerimiz bir bir talan ediliyor olmamızdır...

Her geçen gün, bu milletin gençliği zehirleniyor...

En acısı da bu "kirli savaş"ı millet seyrediyor, devlet seyrediyor!..

Yavrusunu "çakallar" kapan ceylan misali...