PDA

View Full Version : Algerian Genocide || Cezayir Soykirimi


Scofield
05-08-2006, 08:40 AM
Fransanin Cezayirlilere karsi yaptigi etnik temizlikler...

Cezayir Soykirimi'ni belgelere dökup Turkiye Cumhuriyeti hukumetine baski yapip bunu kabul ettirmemiz gerek.
Ayni zamanda Cezayir Soykirimi icin anit dikip gun belirlemeli ve bunu anmaliyiz.
Isi daha da gelistirip diger musluman ulkelere de Cezayir Soykirimini aciklayip kabul etmelerini saglamaliyiz. Özellikle Islam Konferanslarinda.
Daha da asip lobi yapip Cezayir soykirimini Hristiyan Ulkeler ile de konusmaliyiz. Tabi bunun icin lobimizi guclendirmeliyiz.

Var misiniz bu projeye ilk adimi atmaya? Ben tek basima basliyorum. Isteyen gelir bana yardimci olur.

Tabriz_Han
05-08-2006, 08:46 AM
Harika bir fikir, 100% katiliyorum, Turk ulkeler Cezayir Soykirimi tanimali, hemde bunun olmadigini soyleyene Ceza keserek ve Hapishaneye gondermek lazim.

Fransanin gozu korkmali, yaptigi pisliklerin onlari bir gun mutlaka geri donecek ve kendilerini vuracak.

Fransada 6-7 milyon Cezayirli var, 10-20 senede bu 10 milyon uzeri olur, ozaman Fransa tam yanacak :cool:

oğuz
05-08-2006, 08:48 AM
Yanlış hatırlıyorsam düzeltin...

Fi tarihinde birleşmiş milletler'de Cezayir soykırımı ile ilgili oylama yapıldığı zaman Türkiye o dönemki Kıbrıs politikası sebebi ile çekimser oy kullanmıştır...

Bu nedenle Cezayir halkı Türkiye'ye kırgındır !

Dahasını fazla uzaklarda aramayın en canlı örneği beyoğlundaki Cezayir sokağı bile Fransız sokağı olmuştur...

Bir adımlar kesinlikle atılmalı,katılıyorum...

Scofield
05-08-2006, 08:53 AM
bana yardimci olacak ciddi ciddi lobi yapacak arkadaslar ariyorum. cok buyuk bir projen var.hatta bazi derneklerden yardim lacagim. bunu kesinlikle simdi aciklayamam. bunu Turkiye Cumhuriyetine zorla kabul ettirecegiz!Ki özellikle fransa ile suan mevcud bir ermeni krizi söz konusu iken.

kim benimle haril haril calisacak?

isinde ciddi, akli basinda ve yazisma+konusmasi duzgun arkadaslar ariyorum. söz konusu arkadaslar Turkiyedeki dernekler ile kontakt halinde bulunacaktir.

Moderatörlere: Eger mumkun ise (degilse bosverin) bu basligi yukari yapistirabilir miyiz? Ama forum kurallarina eger aykiri ise gerek yok.

gurkan
05-08-2006, 08:55 AM
Bu konu ile ilgili bildiğim şudur savaşta hile(şimdi ki savaşlar masa başında ve enfarmasyon savaşı olduğuna göre münkün olduğunca heryerde bu Fransızların soykırımlarını anlatan makale ve belgeleri yayınlamalıyız) caizdir...

Fransa haddi aşan hareketlere sapmakta Türkiye yi dünya arenasında sıkıştıracak politikalara öncülük yapmaktadır...

Bu harekete gönülden destekler... Ve elimizden gelen her oyunu ve kozu kullanmalıyız diye düşünmekteyim.. Fransız ürünleri boykot silahını da canlı tutalım arkadaşlar...

Kısas' a Kısas'a

Selametle...

oğuz
05-08-2006, 08:59 AM
Bu harekete gönülden destekler... Ve elimizden gelen her oyunu ve kozu kullanmalıyız diye düşünmekteyim.. Fransız ürünleri boykot silahını da canlı tutalım arkadaşlar...

Kısas' a Kısas'a

Selametle...

Fransiz
>Ürünlerini
>Boykot
>Ediyoruz!
>
>
>SIMDI HAREKET ZAMANI
>
>Güncel Sebep:
>
>24 NISAN 2006
>
>Fransiz Meclisi'nin 16 Mayis'ta görüsecegi yasa tasarisi... "Ermeni
>Soykirimi olmamistir" görüsünün açiklanmasini yasakliyor, bunu söyleyene 5
>yil hapis ve 45 bin avro para cezasi getiriyor...
>
>TBMM'nin, hükümetin ve sivil toplum örgütlerinin bu tasariya karsi
>hemen
>harekete geçmesi gerekiyor... Birkaç sivil toplum örgütü ilk çikisi yapti,
>eger tasari yasalasirsa Fransiz mallarini boykot edeceklarini
>açikladilar...
>
>Ancak... Yasa çiktiktan sonra boykot neye yarar? Boykotu ve Fransiz
>Meclisi'ni baski altina alacak her türlü etkinligi hemen baslatmak
>zorundayiz... Kendinde güç gören her yurtsever harekete geçmeli.
>
>UNUTMAYIN:
>
>1. Önümüzdeki günlerde boykot ilerledikçe Türkiye'deki Fransiz veya
>Fransiz
>ortakli büyük sirketlerden "Biz Türkiye'de üretim yapiyoruz, biz Türk
>firmasiyiz" gibi açiklamalar geldiginde bilin ki boykot ise yariyor
>demektir. Çünkü istedigimiz bu büyük firmalarin Fransa'daki üstdüzey
>yöneticilerinden Fransiz hükümetine baski yapmalarini istemelerini
>saglamak.
>
>2. Fransa ekonomisi su an kötü durumda. Fransiz hükümeti ekonomiyi
>canlandirmak için en son çikardigi is yasasini halkin baskisiyla geri
>çekti. Bu olay ayni zamanda hükümetin otoritesini de sarsti. Su anda
>yapacagimiz basarili bir boykot Fransiz hükümetini iyice zor durumda
>birakacaktir, halkin tepkisini yogunlastiracaktir.
>
>3. Ermeni soykirimi demeyenleri cezalandirmaya hazirlanan Fransa
>yönetimi,
>Cezayir'in soykirim suçlamasina gelince tam tersi tutum sergiliyor. Fransa
>Disisleri Bakani Philippe Douste-Blazy, gectigimiz gunlerde Cezayir lideri
>Abdülaziz Buteflika'nin Fransa'nin eski sömürgesinde yaptiklarinin
>'soykirimla esdeger' oldugunu söylemesine tepki göstererek, böyle konularin
>siyasetçilerin isi olmadigini, buna ancak tarihçilerin karar verebilecegini
>söyledi. Bu iki yuzlu tavri protesto etmeliyiz. Bu iki yüzlülügü protesto
>ediyoruz.
>
>
>BOYKOTA HEMEN KATILIN. BU MESAJI BEKLETMEDEN, ERTELEMEDEN HEMEN SIMDI
>TÜM
>TANIDIKLARINIZA GÖNDERIN!!!
>
>SADECE BU MESAJI GÖNDERMEKLE KALMAYIN, SU ANDAN ITIBAREN HER
>TANIDIGINIZA
>BU BOYKOTTAN BAHSEDIN. INTERNETE ERISIMI OLMAYANLARIN HABERDAR OLMASINI
>SAGLAYIN!!!
>
>Ve herseyden en önemlisi:
>BOYKOT KONUSUNDA KIM NE DERSIN DESIN, KENDI GÖRÜSÜNÜZE GÜVENIN.
>
>Tüm ürünler için ayni kalitede birçok seçenek var.
>
>Boykota her gelir düzeyinden insan katilabilir.
>Asagidaki kisa listeyi yaniniza alin.
>
>KISA LISTE
>Ürün Kategorisi
>Fransiz Markasi
>Benzin
>
>Total
>
>Süpermarket
>Carrefour
>
>Tiras Biçagi
>BIC
>
>Çakmak
>BIC
>
>Kirtasiye
>BIC, Sheaffer
>
>Yogurt
>Danone
>
>Sise Suyu
>Danone, Evian
>
>Mutfak Esyasi, Ütü
>Tefal
>
>Oto Lastigi
>Michelin, Uniroyal
>Otomobil
>Renault, Peugeot, Citroen
>
>Sigorta
>AXA
>
>Spor Ekipmani
>Rossignol Skis
>
>Motosiklet, Bisiklet
>Peugot
>
>Giyim
>Givenchy, Lacoste
>
>Sampuan
>L'Oreal, Studio Line, Lancome
>Saç Ürünleri
>L'Oreal, Studio Line
>
>Cilt Bakim Ürünleri
>Clarins
>
>Bebek Mamasi, Oyuncak
>Bledina, Mellin, Majorette
>
>Kozmetik
>L'Oreal, Biotherm, Christian Dior, Clarins, Maybelline
>Parfüm
>Chanel, Christian Dior, Clarins, Drakkar Noir, Fahrenheit,
>Lancome,Lavendar
>Harvest
>Telekom
>Alcatel
>
>Çimento, Insaat
>Lafarge
>
>Finans
>Societe General Bankasi
>
>Fransiz Saraplari
>Herçesit
>
>Fransiz Sampanyalari
>Herçesit
>
>
>
>
>
>Tam listeyi asagida bulabilirsiniz:
>
>TAM LISTE
>
>http://simdihareketzamani.tripod.com (http://simdihareketzamani.tripod.com/)
><http://simdihareketzamani.tripod.com/ (http://simdihareketzamani.tripod.com/)>
>
>
>
>
>Boykotun su an öngörülen süresi 30 Agustos 2006 gününe kadardir.
>
>
>Not: Fransiz ürünlerine dair listeler Türkiye ve yurtdisindaki birçok
>kaynaktan derlenmistir. Hatalar içerebilir. Farkettiginiz hatalarin
>düzeltilmesi için asagidaki adrese yaziniz:
>simdihareketzamani@yahoo.com <mailto:simdihareketzamani@yahoo.com (simdihareketzamani@yahoo.com)>
>
>
>
>Diger Sebepler:
>
>Hatirlatmaya gerek var mi?
>Yahoo Turkce
><http://search.yahoo.com/search?p=Fransa%2Band%2BErmeni&ei=UTF-8&fr=FP-tab-web-t&fl=0&x=wrt (http://search.yahoo.com/search?p=Fransa%2Band%2BErmeni&ei=UTF-8&fr=FP-tab-web-t&fl=0&x=wrt)>
>Google Turkce
><http://www.google.ca/search?hl=en&q=Fransa%2Band%2BErmeni&meta (http://www.google.ca/search?hl=en&q=Fransa%2Band%2BErmeni&meta)=>
>
>
>
>SIMDI HAREKET ZAMANI
>
>Fransiz Ürünlerini Boykot Ediyoruz!
>
>
>SIMDI HAREKET ZAMANI
>Turkiye'nin dunya kamuoyunda hakettigi yeri almasi icin gerekli sivil
>toplum girisimlerini organize eder, ilgilenenleri haberdar eder. Asagidaki
>adresten üye olabilirsiniz:
>
>http://groups.yahoo.com/group/SimdiHareketZamani
><http://groups.yahoo.com/group/SimdiHareketZamani (http://groups.yahoo.com/group/SimdiHareketZamani)>
>
>
>http://simdihareketzamani.tripod.com (http://simdihareketzamani.tripod.com/)
><http://simdihareketzamani.tripod.com/ (http://simdihareketzamani.tripod.com/)>

Tabriz_Han
05-08-2006, 09:02 AM
Oguz
Fi tarihinde birleşmiş milletler'de Cezayir soykırımı ile ilgili oylama yapıldığı zaman Türkiye o dönemki Kıbrıs politikası sebebi ile çekimser oy kullanmıştır...

Bu nedenle Cezayir halkı Türkiye'ye kırgındır !

Dahasını fazla uzaklarda aramayın en canlı örneği beyoğlundaki Cezayir sokağı bile Fransız sokağı olmuştur...


Bunu okuyunca icim acidi, gercekten uzuldum :( biz bu AB icin bize yakin olan dost Milletlerimi satacaz :( YETER ARTIK, Fransa eskiden bize sozde yardim edecekmis gibi hayal ruyalar simdi herkes herhalde anlamistirki yalandir ve Fransa DOST DEYIL.

Hatirliyorum, TUrkiyede sanki bir Fransa hayranligi vardi, o Irkci kendini buyuk sanan Fransizlar bilsinki o zamanlar bitti.

Cezayirli kardeslerimiz ne acilar cekti, Barbaros-Turgut Reis v.s Silah Arkadaslari, Osmanliya barislan katilan, halen Osmanli zamani Azadlik donemi diye taniyan Cezayirli halkin yanindayim, TURKDIASPORA nasil yardim edebilirim? mende yardim etmek isterim.

freeblond
05-08-2006, 09:42 AM
bu konu hakkında bir çok fikir okudum söylenenler iyi niyetli ve samimice ancak. cezayire kadar gitmek kendi tarihimizi bilmemek veya yenilgilerimizi hala kabullenememek gibi bir alışkanlığımızın devam etiğini gösteriyor. çok af edersini ama sadece iki kitap tavsiye etmek istiyorum.
1. Prof. Dr. Mustafa Balcıoğlu "İki İsyan bir Paşa" burada nasıl katledidiğimizin begelerini bula biliriz.
2. Prof. Dr. Cemalettin Taşkıran " kanlı mürekkeple yazın çektiklerimizi" başlıktan anlaşılacağı gibi acı dolu yıllarımız ve yok olmamız için yapılanlar.

saygılarımla başarılar.

oğuz
05-08-2006, 09:45 AM
cezayire kadar gitmek kendi tarihimizi bilmemek veya yenilgilerimizi hala kabullenememek gibi bir alışkanlığımızın devam etiğini gösteriyor.

Biraz açarmısınız ?

freeblond
05-08-2006, 10:06 AM
efendim öncelikle konuyu açmamı istediğiniz için teşekkür ederim.

ilk önce izninizle Batılılar tarafından komşu kardeşlerimize yapılan soykırımları söyle sıralamak isterim:
1. konunun belirttiği gibi cezayir soykırımı
2. italyanların Libya (Trablus Garp) katliamı
3. habeşistan kaliamları
4. sudan-somali katliamları
5. Hint Müslümanları Katliamları (ingilizler) oradaki Türk-Moğol hanlığının ve üyelerinin hepsi katledilmiştir.
6. Afganistan Özbekleri katliamı (ingilizler)
7. kafkas Müslümanları katliamı (hala Devam ediyor)
8. Balkan türk ve Müslüman Katliamları
9. Orta Asya Türk Katliamları. Özellikle Kazakistanda Basmacılar hareketine sempatizan ve katılmış bahanesi ile ozaman 4 milyon olan kazak nufusunun iki milyonu katlediliyor.
10. Doğu Türkistan Uygur katliamı (çinliler orada bugüne kadar 20 milyon Türk'ü sitemli bir şekilde katletti.
11..... daha uzatıla bilir ama moralinizi bozmak istemedim.

Anadolu'da yapılan Katliamlar..

1. Fransızların Adana-Dört Yol halkını sistemli bir şekilde katletmesi
2. Rusların Trabzon ve Çerverisindeki halkı katletmesi ve göçe mecbur brakması
3. İtalyan Katliamı Antalyaya giren italyanlar türkleri öldürmeye başlamış ancak daha sonra politik sebeblerle bu yöntemden vaz geçmişler
4. İngilizlerin İstanbul, Samsun, Musul, Kerkük katliamları ayrıca istanbulda sistemli bir şekilde bezdirme ve kaçırtma yöntemi uygulamışlardır.
5. yunan mezalimi bilmeyen yoktur galina
6. ermeni katliamları sadece belirli bölgelerde değil bulundukları her yerde Türkleri katletmeye çalışmışlardır
7.Arap katliamları... bu konu ayrıca ele alınıp anlatıllmalı istek üzerine kaynak vere bilirim.
8. belki çok şaıracaksınız ama 1914 yılından itibaren alınan bir kararla Doğu ve Güney Doğu anadolu bölgesindeki Türk nufusu yok etme ve kaçırtma eylemleri.... kim tarafından yapıldığını bu gün görüyorsunuz bu sistemli yok etme hala devam ediyor.

daha fazla belge kaynak ve bilgi isteyen olursa özele msj atabilirim. rahsız etmek istemem

Scofield
05-08-2006, 10:27 AM
arkadaslar, size sorum sudur:
Bir Turkiye Cumhuriyeti vatandasi olarak Avrupada aktif lobi yapmaktayim ve deneyimim var.
Bu konuda hem Cezayir hem de Turkiye Cumhuriyeti yararina lobi faaliyetleri yurutecegim. Bu konuda bana yardimci olabilecek kac kisi mevcud? Bu foruma giren arkadaslarin kaci bana yardimci olabilir? Olurum denilse bile kaci sözunu tutabilir?

freeblond
05-08-2006, 10:32 AM
bu kutsal konuda size yardımcı ola bilirim ama bir problem var ben Türkiye'deyim isterseniz hem türkiyeden yayınladığım makele ve köşe yazılarım üzerinden hemde yurt dışındaki arkadaşlarım üaracılığı ile yardımcı ola bilirim. olursa ne mutlu bana.

Scofield
05-08-2006, 10:43 AM
bu kutsal konuda size yardımcı ola bilirim ama bir problem var ben Türkiye'deyim isterseniz hem türkiyeden yayınladığım makele ve köşe yazılarım üzerinden hemde yurt dışındaki arkadaşlarım üaracılığı ile yardımcı ola bilirim. olursa ne mutlu bana.
Özellikle Turkiye'den olan arkadaslar ariyorum. Turkiyedeki dernekler ile irtibata gecilecek. Ayrica COK DUZGUN TURKCE'ye sahip, konusma ve ikna kabiliyeti guclu arkadaslarin yardimina muhtacim.

kurshad
05-08-2006, 03:09 PM
Turk devletinin tek yapmasi gereken; Taksim meydanina bir Cezayir soykirim aniti yapmak. Torenle her sene bu anita cicek birakmak..
Benzer bir anit 19. ve 20. yuzyillar arasi gercek manada soykirima maruz kalan amerikan kizilderilileri icin yapilmali; tum bu soykirimlar da ders kitaplarinda iyice anlatilarak Turk gencinin Batinin cifte standartini ve gercek vahsi yuzunun ogretilmesini saglanmali.

Yapilacak tek sey bu. Tabii bunun icin de milli devlet, milli egitim, milli yonetim gerekli; o kadar...

Destankutluhan
05-08-2006, 11:41 PM
Bu girisim gayet guzel olur.

Burada benim kisisel dusuncelerimi belirtmek istiyorum;
Konuyu Fransizlara bir tepki babinda gelistirmek dogru degildir.
Siz yaparsaniz, biz de yapariz gibi bir anlayis sonucu itibariyle hataya surukleyebilir.

O nedenle, bu kampanyayi gelistirirken Turkiye Cumhuriyeti'nin zamaninda icine dustugu hatalari da harmanlayip, oradan konuyu gundeme sokmak, bunun icin Cezayir'den ve diger Islam Konferansi Ulkelerinden destekler aramak lazim gelir.

Hepimizin konunun genis kitlelere duyurulmasi konusunda yardimci oluruz.

Bu vesileyle Taha Akyol'un bugunku yazisini asagiya asiyorum. Guzel bir yazi.


Soykırım, tarih, siyaset

8 MAYIS 1945 iki önemli olayın yıldönümüdür: Biri, çok iyi bilinir, İkinci Dünya Savaşı'nın bitiş tarihidir. Öbürü, Fransa'nın Cezayir'de yaptığı katliam dizilerinden birinin tarihidir. Cezayir Islah (Reform) Partisi bir yasa teklifiyle 8 Mayıs'ın "Cezayir'de Soykırım" günü olarak resmen tanınmasını istiyor.
Cezayir'deki "İstiklal Müzesi"nde bir "Soykırım" bölümü vardır; sömürgecilik dönemi sergilenir. Hatta, Cezayir çölünde Fransa atom denemesi yaparken Cezayirlileri kobay gibi kullandığını gösteren bir yağlıboya tablo vardır; burada yayımlamıştım.
Cezayir'in dirayetli Devlet Başkanı Abdulaziz Buteflika, 'Ermeni soykırımı' takıntısına karşı çıkıyor, 'Cezayir Soykırımı'nın tanınmasını istiyor.
Ortada bir de henüz imzalanmayan "Cezayir-Fransız Dostluk Anlaşması" var. İmzalamak için Fransa, Cezayir okullarında "sömürgeciliğin iyi yönleri"nin okutulmasını istiyor, Cezayir ise, "Cezayir Soykırımı"nın tanınmasını şart koşuyor!

İkiyüzlülük
2001 yılında Fransız parlamentosu, minik bir azınlığın oylarıyla 1915'teki Ermeni olaylarını "Soykırım" diye tanıdı! Politikacılar Türkiye'nin de bunu kabul etmesini istemeye başlayınca, Fransız Le Figaro gazetesi, "Paris, Ankara'dan 1915'teki Ermeni trajedisini tanımasını isteyerek eski yaraları kanatma riskine giriyor" diye uyardı! (Milliyet, 14 Aralık 2004)
Evet, öyle de oluyor: Cezayir Devlet Başkanı Buteflika 17 Nisan'daki konuşmasında Fransa'nın bir kanunla "Cezayir Soykırımı"nı tanımasını istiyor, Chirac ise şu cevabı veriyor: "Tarih yazmak parlamentoların, kanunların işi değildir! Tarihi tarihçiler yazar!" (Wikipedia, Nisan 2006)
Ama Ermeni konusu "parlamentoların işi" oluyor?!
Şimdi, Sosyalist Partili Didier Migaud yasa teklifi vererek, Yahudi soykırımı gibi, Ermeni 'soykırım'ını inkâr edenlerin, 1 yıl hapis ve 45 bin euro para cezasına çarptırılmasını istiyor! İktidardaki sağcı UMP'den Erich Raoult da benzer bir taslak hazırladı, 100 parlamenter de imzaladı! Fransız meclisi 18 Mayıs'ta gündemine alacak mı bakalım?

'Tarihe özgürlük'
Fransız tarihçiliğinin büyüklüğünü bir gün yazacağım. Bunlardan 19 Fransız tarihçi önce 15 Aralık 2005'te, sonra da önceki gün bir bildiri yayımladılar, "tarihe özgürlük" istiyorlar:
"Tarih bir din değildir. Tarihçi hiçbir dogmayı kabul etmez, hiçbir yasağa saygı göstermez... Tarihçinin kınama veya yüceltme rolü yoktur, sadece izah eder! Tarihçi, çağdaş ideolojik şemaları geçmişe yapıştırmaz, bugünün hassasiyetlerini geçmiş olaylara yerleştirmez! Özgür bir devlette parlamentolar ve adli merciler gerçek tarihi tanımlayamaz!.."
Tarih fakültelerinin kapısına altın harflerle yazılacak ilkeler!.. Bizim de bu sözlerden alacağımız çok ders vardır!
Bu tarihçiler Yahudiler ve Ermeniler hakkında "Soykırım değildi" demeyi yasaklamanın ve tarihe "sömürgeciliğin iyi tarafları"nı anlatma ödevini yüklemenin hür düşünceye, araştırma hürriyetine darbe olduğunu belirtiyor!
Böyle bir yasa bilime de Türk-Fransız ilişkilerine de büyük bir darbe olur ve "Cezayir Soykırımı"nı daha fazla dünya siyasetinin gündemine iter.

oğuz
05-09-2006, 04:32 AM
Bizde Bunları Görmeden Gelemeyiz Fransa!!!http://www.digimedya.com/img/news/122252/system//122252-SP.gif Fransa'nın soykırım sabıkası kabarık...


Fransa'nın geçmişte birçok soykırım ve katliamı gerçekleştirdiği biliniyor.
Fransa'da "Ermeni soykırımı yok" diyenlerin hapse atılması için hazırlanan yasa teklifine tepkiler sürüyor.


1830'da sömürge olarak işgal ettikleri Cezayir'de her türlü insanlık suçunu çekinmeden işleyen Fransızlar, 1962'de bağımsızlığını kazanana kadar ülkede çeşitli soykırımlar ve katliamlar gerçekleştirdi.



Bağımsızlık savaşı veren yüzbinlerce Cezayirliyi katleden Fransızların 2.5 milyon Cezayirliyi tehcire tabi tuttukları biliniyor. Cezayir'de 100 yılı aşkın süre her türlü insanlık suçunu işleyen Fransızların bağımsızlık savaşında 8 bin köyü yok ettiği de çeşitli kaynaklarda yer alıyor.



Ruanda'da 1994 yılında yaşanan soykırımda yüzbinlerce Tutsinin Hutular tarafından öldürülmesinin insanlık tarihinin en korkunç olaylarından birisi olarak belleklerde yer alıyor. Yakın tarihin en korkunç insanlık suçunda Fransızların parmağı dünya kamuoyu tarafından biliniyor.


Ruanda'da görev yapmış emekli Fransız subayı, Fransa askerlerinin, 1994'te Ruanda'da soykırım yapmakla suçlanan Hutu milislerine silah eğitimi verdiğini itiraf etmesi tarihi birçok kanlı olayla dolu Fransızlar tarihinin en büyük lekelerinden biri olacak nitelikte.



Fransız yazar Claude Ribbe'nin "Napoleon'un Katliamı" kitabında, Fransızların en büyük övünç kaynağı Napolyon'un bir milyondan fazla insanı ırkları nedeniyle katlettiğini gözler önüne serdi.



Naziler'den önce gaz odalarını Napolyon'un kullandığına kitabında yer veren Ribbe, Fransızların büyük kahramanı Napolyon'un Afrikalılara uyguladığı zulmü tüyler ürpertici örneklerle anlattı. Ribbe, Fransız imparatorun dizlerine ulaşan deri çizmeleriyle insanlığı ezip, öldürdüğünü, özellikle sömürgelerdeki siyahi halkı zincirleyip, köpeklere parçalattığını bütün gerçekliliğiyle kitabında ortaya koydu.
Dünyanın en büyük soykırımlarından birisi olan Yahudilerin soykırımında sadece Hitler ve Almanların suçlu olmadığı, soykırıma tüm Avrupa'nın katkısının unutulmaması gerektiği kaynaklarda yer alıyor.

LocoTurco
05-09-2006, 10:17 AM
arkadaslar, size sorum sudur:
Bir Turkiye Cumhuriyeti vatandasi olarak Avrupada aktif lobi yapmaktayim ve deneyimim var.
Bu konuda hem Cezayir hem de Turkiye Cumhuriyeti yararina lobi faaliyetleri yurutecegim. Bu konuda bana yardimci olabilecek kac kisi mevcud? Bu foruma giren arkadaslarin kaci bana yardimci olabilir? Olurum denilse bile kaci sözunu tutabilir?

Ben sana yardim ederim, eger ciddiysen.

gurkan
05-09-2006, 10:36 AM
Ankara Paris’e sesini yükseltiyor’Libération gazetesi, sözde Ermeni soykırımını inkarı suç sayan tasarı nedeniyle, Türkiye’nin Fransa’ya karşı sesini yükselttiğini yazdı. Bir grup Türk parlamenter de tasarı aleyhine lobi için Paris’e gidiyor.


NTV
Güncelleme: 09:28 ET 09 Mayıs 2006 Salı
PARİS - Fransa Meclisi’nin, Ermeni soykırımını inkarı suç sayan yasa teklifini görüşmesine kısa bir süre kala, Türkiye ile Fransa arasındaki gerilim tırmanıyor.


Libération gazetesinde yayımlanan Marc Semo imzalı yazıda, Türkiye’nin Paris Büyükelçisi Osman Korutürk’ün, Türkiye’nin memnuniyetsizliğini göstermek amacıyla Ankara’ya çağrıldığı hatırlatıldı.

“Ankara, Paris’e Karşı Tonunu Sertleştiriyor” başlıklı yazıda, yasa teklifine en büyük tepkiyi, 1915 olaylarını tartışmaya açan Türk aydınların verdiği vurgulandı ve bu isimlerden biri olan Baskın Oran’ın, Türkiye’nin tam geçmişiyle yüzleşmeye başladığı dönemde, Fransa’daki bu girişimin tartışmaları tıkayabileceği yorumuna yer verildi.

‘BOYKOT VE İHALELERDEN DIŞLAMA OLASILIĞI’
Türk yetkililerinin, Fransız mallarını boykot ve Fransız firmalarının ihalelerden dışlanma olasılığını ima ettiklerini de savunan yazıda, Türk basınının da, seçimlere bir yıl kala Fransız siyasi partilerin Ermeni oylarını alabilmek için bu yola gittikleri görüşünde birleştiği ifade edildi.

Libération, Fransa’daki tarihçilerin de girişime sert tepki gösterdiğine dikkat çekiyor. Fransız tarihçiler, önceki gün yayımladıkları bildiride, Sosyalist Parti’nin yasa teklifini sert bir biçimde eleştirmiş ve bu teklifin çekilmesini talep etmişti.

TÜRK HEYETİ PARİS’E GİDİYOR
Öte yandan aralarında Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilleri Mehmet Dülger ve Musa Sıvacıoğlu ile CHP milletvekilleri Onur Öymen ve Gülsün Bilgehan Toker’in yer aldığı bir heyet lobi faaliyetleri için Paris’e gidiyor. Heyet yasa teklifinin çekilmesini ya da genel kuruldaki oylamada reddedilmesini isteyecek. Heyet, teklifin kabul edilmesinin Türk-Fransız ilişkilerine vuracağı darbeye de dikkat çekecek.

Fransa Meclisi Dışişleri Komisyonu, yasa teklifini yarın görüşecek. Yasa teklifi, dışişleri komisyonunda görüşüldükten sonra, 18 Mayıs’ta genel kurul oturumuna gelecek. Yasa teklifinde, ‘soykırım’ı inkar edenlere 1 yıl hapis ve 45 bin Euro para cezası verilmesi öngörülüyor.

18 MAYIS GÖSTERİLERLE GEÇECEK
Bu arada Fransa’da faaliyet gösteren Ermeni kuruluşu “Ermeni Davasını Savunma Komitesi”, 18 Mayıs’ta meclis binası önünde Ermenilerin bir gösteri düzenleyeceğini açıkladı. Fransa’daki Türk derneklerinin de yine aynı gün meclis binası önünde bir gösteri düzenlemesi bekleniyor.

SerkanK
05-09-2006, 02:27 PM
ARKADASLAR Bende Katılmak isterim aranıza.

Scofield
05-09-2006, 02:36 PM
ARKADASLAR Bende Katılmak isterim aranıza.hosgeldin dost. cok yakin surede ufaktan olusuma baslayacagiz. buradan ayrilma duyurulari takip et... yardima ihtiyacimiz var.

narcoleptic
05-09-2006, 04:02 PM
Özellikle Turkiye'den olan arkadaslar ariyorum. Turkiyedeki dernekler ile irtibata gecilecek. Ayrica COK DUZGUN TURKCE'ye sahip, konusma ve ikna kabiliyeti guclu arkadaslarin yardimina muhtacim.

Ben buna varım işte.
güzel.bikaç ingiliz sitesine üyeyim müzik ağırlıklı gerçi.8 tane msn adresim dolusuyla bi ton arkadaşım var. 2 tane kişisel web sayfam var.

aynı şekilde Rusya'da gerekli dernek araştırmaları yapılıp oraya da manifesto niteliğinde bir metin gönderebilirim.bunu kabul ettirmek için elimden geleni de yapabilirim.

Türkiye'de iletişime geçilebilecek kurumlara gerekli metni yazabilirim.uslubum sağlamdır.görsel ve sözel sunum yanından bir probleminiz olmasın.

kabul ederseniz bu iş olur.
he deyin yarın metin elinizde olsun.türkçe/ingilizce olarak;)

narcoleptic
05-09-2006, 04:42 PM
61 YIL ÖNCE DÜN : 8 MAYIS 1945

" II.dünya savaşının bitişinin kutlandığı zafer törenlerinde Cezayir bayrağı taşınınca Fransız askerleri halkın üzerine ateş açtı. 45 bin kişi katledildi. Binlerce Cezayirli yurtsever tutuklandı. Siyasi faaliyetler yasaklandı. "

http://www.setif.info/IMG/arton54.gif

Fransa'nın Cezayir'e Özür Borcu


Stratejik Yorum No: 102


Hatırlayacağımız gibi 9 Mayıs’ta Başbakan Tayyip Erdoğan dahil birçok Hükümet ve Devlet Başkanı 2. Dünya Savaşı’nın bitişinin 60. yıldönümü törenine katılmak için Moskova’ya gitti. Liderler 2. Dünya Savaşı’nın bitişinin yıldönümünü kutlarlarken Cezayir’de ise önemli bir halk yürüyüşü gerçekleşti.

Geçtiğimiz pazar günü (8 Mayıs) Cezayir’de binlerce kişinin katıldığı toplu bir yürüyüş yapıldı ve Fransa sömürgecilik döneminde yaptıklarından dolayı kınandı. Cezayir Cumhurbaşkanı Abdulaziz Boutiflika Fransa’nın 1945’teki Setif katliamı için özür dilemesini istedi. Fransa Dış İşleri Bakanı Michel Barnier özetle bu tür acı hatıraların gün yüzüne çıkarılmasının iki ülke ilişkilerine zarar vereceğini (!), arşivlerin açık olduğunu ve tarihçilerin araştırmalar yapabileceğini söyledi.
Şimdi biraz geriye gidelim. Bundan tam altmış sene önce insanlar savaşın bitişini kutluyorlardı. Yıl 1945. Yer Cezayir’in Setif kenti. Cezayirli erkekler Fransa’nın bağımsızlığı ve onuru için Fransız ordusunda Fransız bayrağı altında 2. Dünya Savaşı boyunca savaştılar. Savaş bitince ise bağımsızlık şarkıları söyleyerek bu haklı sevinçlerini halklarıyla paylaştılar. Ne mutlu onlara! Artık savaşı kazandıklarına göre bağımsızlık onların da haklarıydı. Fakat Fransa aynı fikirde değildi ve Cezayir’de 1830 yılında başlattığı sömürge düzenini sürdürmekte kararlı idi. Cezayirliler Fransızlar için canlarını feda etmekten kaçınmamışlardı. Özgürlük sırası şimdi kendi ülkelerindeydi ve kendi ülkeleri için de herşeylerini feda etmekten çekinmeyeceklerdi. Cezayir halkı Setif kentinde bağımsızlık isteklerini dile getirdikleri büyük bir yürüyüş düzenlediler. Fransa’nın bu gösteriye tepkisi insanların üzerine tank ve uçakları göndermek oldu. Sonuçta genç, yaşlı ve çocuklar da dahil onbinlerce kişi hayatını kaybetti. Cezayir hükümeti ölü sayısının 45,000 olduğunu söylemekte. Fransa ise tüm bu olanları yalanlamazken ölü sayısının abartılı olduğunu öne sürerek asıl ölü sayısının 5,000 ile 10,000 arasında olduğunu savunmakta.


İşte geçtiğimiz pazar günü Setif’te düzenlenen anma yürüyüşü bu yüzden önemliydi. 1954’te başlayıp sekiz yıl süren ve 1962’de Cezayir’in bağımsızlığını kazanmasıyla sonuçlanan halk direnişinin fitili Setif’teki yürüyüşle ateşlenmişti. Yürüyüşle ilgili bir diğer önemli nokta ise takip edilen güzergahın 60 yıl önce takip edilen güzergahın aynısı olması idi. O zamanki yürüyüşte insanlar özgür değillerdi ve yürüyüşleri planladıkları güzergahı tamamlayamadan saldırılarla yarıda kesildi ama bu yürüyüşü yapanlar ise bağımsız Cezayir halkıydı ve o gün yarım kalan yürüyüşü tamamladılar.

Aslında Cezayir Cumhurbaşkanı Boutiflika 8 Mayıs 1945’te Setif’te 45,000 insanın ölmesinde Fransa’nın sorumluluğu olduğunu kabul edip özür dilemesini istemesi Cezayir’in bir cesareti olarak değil aksine olayları fazla büyütmediğinin bir göstergesi olarak görülmeli. Çünkü o dönemde bağımsızlıklarını isteyen çok sayıda Cezayirlinin Fransız askerlerince öldürüldüğü tek olay Setif değildi. Fransa ile Cezayir arasında gerginliklerin başlangıcı 19.yüzyılın ortalarına kadar gitmektedir. O dönemde çok sayıda Cezayirli Fransız yönetimine karşı geldikleri için hayatını kaybetti. Askerlerden kaçmak için bir mağaraya sığınan insanların mağara ateşe verilerek öldürülmeleri veya Fransızların çoluk çocuk demeden 5 bin kişiyi Kheruta boğazındaki Hanus köprüsünden aşağıya ölüme atmaları için Boutiflika Fransa’dan özür istemiyor. Fransız Komünist Partisinin 8 Şubat 1962 günü ‘Cezayir’de barış’ (“Cezayir’e özgürlük” değil sadece ‘barış’) isteklerini dile getirdikleri bir yürüyüşe müdahale eden polisin on kişiyi öldürmesi gündeme getirilmiyor henüz. 17 Ekim 1961 günü 400 kişinin hayatını kaybettiği (Fransızlara göre sadece 40 kişi öldü) ve cesetlerin Seine nehrinden toplandığı gösteri için de özür talep etmiyor Cezayir. Dolayısıyla Fransa sadece kendisinden beklenen Setif katliamının sorumluluğunu üstlenmesi ve özür dilemesi deyim yerinde ise Fransa adına ucuza kapatmak olacaktır.

Setif’te yaşananların katliam olup olmadığı bugün tartışılan bir konu değil. Böyle bir olayın gerçekleştiğini Fransa da kabul etmektedir. Fakat Fransa hayatını kaybeden insan sayısını fazla abartılı bulmaktadır. Ayrıca Marc Ferro ve Raimondo Luraghi gibi sömürgecilik tarihi alanında saygın bir yere sahip batılı tarihçiler de bu tür trajik olayların olduğunu ve hatta işkence ve kıyımın had safhada olduğunu kaydetmişlerdir. Geçtiğimiz Şubat ayında Fransa’nın Cezayir büyükelçisinin Setif katliamı ile ilgili olarak ‘bağışlanamaz trajedi’ olarak bahsetmesi Cezayir’in elini güçlendirmektedir.

Tarihe baktığımızda bir ülkenin diğer bir ülkeden geçmişte yaşananlardan dolayı özür dilemesine defalarca rastlamaktayız. Örneğin Batı Almanya başbakanı Willy Brandt 2. Dünya Savaşı sırasında milyonlarca yahudinin öldürülmesinden ötürü özür diledi (hemde tüm dünyayı şaşırtıp diz çökerek). Batı Almanya parlamentosu ise 40 yıl direndikten sonra 13 Nisan 1990’da Nazilerce işlenen suçlardan dolayı özür diledi ve İsrail ile daha sıkı ilişkiler kurmanın yollarını arayacağını söyledi. Ağustos 1994’te Alman Cumhurbaşkanı Roman Herzog İkinci Dünya Savaşında ülkelerinde sebep oldukları acılardan dolayı Polonyalılardan özür diledi. 8 Nisan 2000’de Belçika 1994 yılında Ruanda’da yaşanan iç savaşı önlemede başarısız olduğunu kabul ederek uluslararası camiadan özür diledi. 15 Ağustos 2002’de Japon başbakanı Junichiro Koizumi ülkesinin geçmişteki agresifliğinden dolayı uluslararası camiadan özür diledi. Temmuz 1995’te Jacques Chirac 320,000 yahudinin ölüm kamplarına sürülmesinde Vichy hükümetinin Nazilere yardım etmesinden dolayı özür diledi (Daha önce Temmuz 1992’de o zamanki Fransa cumhurbaşkanı François Miterand özür dilemeyi reddetmişti.) Benzeri örnekleri çoğaltmak mümkün.

Tüm bunlardan sonra Boutiflika haklı olarak ülkesinin bağımsızlığını kazanma adına 1,5 milyon Cezayirlinin hayatını kaybetmesine neden olanların bir özür borçlu olduğunu düşünmektedir ve buna da hakkı vardır.

Fransa-Cezayir ilişkileri Cezayir’in sekiz yıl süren bağımsızlık direnişinden beri pek de iyi değildi. Fakat geçtiğimiz yıllarda iki ülke arasındaki ilişkilerde önemli ölçüde gelişme gözlemlenmektedir. 2003’te Jacques Chirac Cezayir’e resmi bir ziyaret düzenleyerek 41 yıl aradan sonra Cezayir’i ziyaret eden ilk Fransız devlet başkanı olurken Cezayir cumhurbaşkanı Boutiflika da bu girişimlere olumlu karşılık verdi. Son olarak iki ülke 2003 Mart ayında Chirac’ın ziyaretinde iki ülke arasındaki ilişkileri iyileştirmeyi amaçlayan bir dostluk anlaşması imzaladılar.

Fransız tarihçi Benjamin Stora’ya göre bugüne dek Fransızlar arasında Fransa’nın sömürgecilik döneminin ardından bıraktıkları çok az tartışıldı. Stora bu tür olaylarda bir paradoksun var olduğunu söyler ve ekler: ‘Olay ne kadar geçmişe gönderilirse o kadar gün yüzüne çıkar.’

Tarihten kaçsak bile tarih bizim peşimizi bırakmayacaktır. Ülkeler arasındaki ilişkiler elbette geçmişte yaşanmış birtakım olaylar yüzünden kilitlenmemelidir ve geliştirilmelidir ama ülkeler de geçmişleriyle yüzleşmeli ve varsa hatalarını kabul etmelidirler. Cezayir’in istediği de işte bu. Bu sadece Fransa ve Cezayir arasında bir sorun olarak görülmemelidir. Yukarıda değindiğim gibi Almanya 2. Dünya Savaşı’ndan dolayı birçok ülkeden özür diledi. Bugün özellikle Avrupalı devletler 18. yüzyılın sonlarında ve 19. ilk yarısında sömürge olarak yönettikleri ülkelerin bugünkü durumlarına bakıp bunda kendi sorumluluklarını görmelidirler. Görmeli ve kendilerini affettirmek için bu ülkelerin kalkınmalarına yardımcı olmalıdırlar. Türkiye ise gerek benzeri sorunlarla uğraşmakta olduğundan gerekse bizleri kardeş olarak gören bu ülkelerle olan tarihi bağlarımızdan dolayı Cezayir’i bu mücadelesinde yalnız bırakmamalıdır.

Hasan Öztürk
TASAM Afrika Uzman Yardımcısı
hozturk@tasam.org

narcoleptic
05-09-2006, 05:04 PM
http://www.setif.info/IMG/arton54.gif

UTANÇ KARELERİ !

8 MAYIS 1945 : SETIF

http://aureschaouia.free.fr/setif-8mai45-animation1.gif

http://aureschaouia.free.fr/setif-8mai45-animation3.gif



KAYNAK/SOURCE :

http://www.****france.com/

uki
05-09-2006, 05:25 PM
Türkiye dört koldan Fransa’yı sıkıştırıyor



http://www.zaman.com.tr/2006/05/10/ana.jpg Türkiye, Fransa’nın sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere ceza öngören yasa teklifini engellemek için dört koldan atağa geçti. Ankara, diplomatik kanallardan durum değerlendirmesi yapmak için Paris Büyükelçisi Osman Korutürk’ü merkeze çağırırken, bir grup milletvekili de Fransız meslektaşlarını ikna amacıyla bu ülkeye gitti. Başbakan Tayyip Erdoğan ise dün bir araya geldiği Fransız firmalarıyla ortaklık yapan işadamlarından destek istedi. Erdoğan, Fransız Meclisi’ne 18 Mayıs’ta gelecek teklifi engellemek için işadamlarının aktif gayretini istedi. Fransa’nın Türkiye’deki ekonomik çıkarlarını temsil eden işadamları ise Fransa Cumhurbaşkanı Chirac’a bir mektup gönderdiklerini ve yasa teklifinin önlenmesi için ellerinden geleni yapacaklarını aktardı. Ankara bu aşamada ilişkilerin gerginleştirilmesini istemiyor. Türk büyükelçisinin geri çekilmesi gibi bir tedbire de bu aşamada başvurulmayacak. Türkiye bu şekilde ‘Fransa’nın özgürlükçü ortamına’ güvendiği mesajı verecek.
Fransa’da anamuhalefetteki Sosyalist Parti’nin hazırladığı teklif, bugün Fransız Ulusal Meclisi’nin Mevzuat Komisyonu’nda görüşülecek. 18 Mayıs’ta meclise gelecek teklifin, kabul edilmesi halinde bile yasalaşması için uzun bir süreç gerekiyor. Tasarı, soykırımı inkar edenlere 45 bin Euro para ve hapis cezası öngörüyor. Türkiye’deki işveren ve işçi sendikalarıyla, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri, Fransız gazetelerine tam sayfa verdikleri ilanda, yasa teklifinin geri çekilmesini istedi.
Türkiye, Fransa Meclisi’nde 18 Mayıs’ta ele alınacak “sözde soykırımı inkar edenlerin cezalandırılması” teklifine karşı diplomatik, politik ve ekonomik kollardan harekete geçti. Ankara, Paris Büyükelçisi Osman Korutürk’ü önceki gün ‘istişarelerde bulunmak üzere’ merkeze çağırdı. Dışişleri kaynakları, tutum takınma adına Korutürk’ün merkeze çağrıldığını, hafta sonuna kadar Paris’e geri döneceğini belirtiyor.
TBMM Dışişleri Komisyonu da yasa teklifinin görüşmelerinden önce Paris’e dün çıkarma yaptı. Meclis Dışişleri Komisyonu Başkanı AK Partili Mehmet Dülger ile milletvekilleri Musa Sıvacıoğlu, Onur Öymen ve Gülsün Bilgehan Toker, Fransa Meclisi’nde grubu bulunan partilerin temsilcileriyle görüşerek, yasa teklifinin geri çekilmesini isteyecek. Türk vekiller, tasarının yasalaşmasının iki ülke ilişkilerine tamiri güç zararlar verebileceği uyarısında bulunacak.
Erdoğan: 10 gün boyunca sıkı çalışın
Türkiye, yasa teklifini engelleme çabalarını ekonomik alanda da sürdürüyor. Türkiye’nin Fransa açısından önemli bir ihraç noktası olduğuna dikkat çeken Ankara, iş çevrelerinden bu konuda yardım istedi. Başbakan Erdoğan, Türkiye’de faaliyet gösteren Fransız şirketlerinin yöneticileri ile 45 dakika süren görüşme yaparak, “Bu bir haksızlık. Bu iş tarihçilerin işidir, Fransa’daki iş ortaklarınızdan destek bekliyoruz, lobi yapmalarını istiyoruz.” dedi. Görüşmeye, davetli 28 şirketten 22’si katıldı. Katılımcılardan TEB-BNP Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Canevi, “Hepimiz Başbakan’la aynı düşünceleri paylaşıyoruz. Henüz ambargo gibi bir karar üzerinde durmuyoruz.” derken, Omnium Plastik Sanayi Başkanı Bülent Akman da “Yasanın geçmesi halinde, tepki çok yüksek olur. Fransızların da bizim de başımıza iş açar.” uyarısı yaptı.

10.05.2006
Salih Boztaş - Ali İhsan Aydın
Ankara - Paris

sehbir
05-09-2006, 05:41 PM
mevzuuya Gİreyİm Mİ Gİrmeyİm Mİ Dİye Çok DÜŞÜndÜm. Amma Bİze DÜnya Kamuoyu Üzerİnde Yapilan İlkesİ Belİrsİz VarliĞi Sadece Ve Sadece Dİaspora Denen Amerİkan Mandasi Altinta YaŞayan Parababasi Ermenİler (kİ Hepsİnİ ArkadaŞ, Dost Olarak Kabul Edİyorum.) Kabul Ettİrİlmeye SaĞlanan Şeyler Zamani Gelİnce Ne Kadar Mantiksiz Ve DayanaĞi Olmayan Şekİlcİ Şeylerdİr Anlayacaklardir. Ve Bu YÜzden Fazla Zorlamayin Dİyorum.

bazende İnadina Celallenİn Dİyorum.

Tabriz_Han
05-09-2006, 06:09 PM
Bu arada bunu hepinize hatirlamak isterim, Cezayir Azadlik mucadeleye baslattan yigiti, Abdul Kadiri al-Cezayir'di, Kadiri mesepe bagli Turklerle iliskileri vardi ve Haca gidince Sheyh Shamile karsilasti, ikisi uzun gorusmeler sonunda istiklal icin savas mucadeleye basladilar!

Bunlarin anlatilmasi lazim, bu adamlar Osmanlidan destek aldi, Cezyar su an Arap dunyasinda Turklere en yakinlardir.

FRANSA BU SOYKIRIMI KABUL EDECEKTIR, SEREFSIZLER! BU TOPRAKLARA GELIPDE KAC YUZ BIN TURKU KATLIAM ETILER!!! ANTEP NIYE GAZI OLDU URFA NIYE SANLI OLDU MARAS NIYE KAHRAMAN OLDU, FRANSIZLARIN ZULUMUNA KARSI HIC BASINI BUKMEDI ICIN VE SONUNA KADAR BU DEHSETE KARSI SAVASDIKLAR ICIN!

Fransa bir gun dunyada isledigi gunahlari icin hesabini gorecekdir.

narcoleptic
05-09-2006, 07:50 PM
http://www.chez.com/inhumanite/1Assassinat.jpghttp://www.chez.com/inhumanite/3Assassinat.jpghttp://www.chez.com/inhumanite/4Assassinat.jpg
http://www.chez.com/inhumanite/Bas1.jpg
http://www.chez.com/inhumanite/Bas2.jpg
http://www.chez.com/inhumanite/Bas3.jpg
http://www.chez.com/inhumanite/Bas4.jpg
http://www.chez.com/inhumanite/13assassinat.jpg
http://www.chez.com/inhumanite/14Assassinat.jpg
http://www.chez.com/inhumanite/15Assassinat.jpg


KAYNAKLAR/SOURCES :

http://www.chez.com/inhumanite/

http://archives.elwatan.com/

Ve El-Watan Gazetesinin 8.05.2006 tarihli sayısını inceleyebilirsiniz.

Scofield
05-09-2006, 11:37 PM
peugeut, citroen markalarinin Turk piyasasinda degeri nasil dusurulur? carrefor ya da her neyse; baglantili marketlerin kapatilmasi nasil saglanilir? Continent marka lastikler bayilerde satistan nasil kaldirilir?

Finlandiya'ya Toyota arabalar Turkiyeden geliyor. Bu arabalara Continen lastikleri kullaniliyor. iki defa patladi lastik. kalitesi de dusuk.

Scofield
05-10-2006, 07:29 AM
bizim basinimiz kulliyen gerizekali ahmak! böyle önemli ve bunalimli gunler gecirirken milliyetin verdigi makaleye bak:

Süper kampanya dönemi (http://www.milliyet.com.tr/2006/05/10/son/soneko02.asp) http://www.milliyet.com.tr/2006/05/10/resim/ol110114.jpgOtomobilde müthiş kam-panyalar başladı. "Şimdi al, 2007'de öde" diyenler, ilk üç taksiti müşteri adına ödeyenler Yeni (http://www.milliyet.com.tr/2006/05/10/son/soneko02.asp)





tomobilde süper kampanyalar dönemi
http://www.milliyet.com.tr/2006/05/10/son/resim/soneko02.jpg Otomobil satışları artıyor, ama bu artışta pazar paylarını kaybetmemek için cazip kampanyalar düzenleyen şirketlerin büyük payı var. Ödemelerini 2007’de başlatanlar, ilk üç taksiti müşteri adına ödeyenler, peşin alımlarda 8 bin 400 YTL’ye kadar indirim yapanlar, rekabeti en üst noktaya çekmiş durumda

Emrah Gürkan / Ekonomist

2005’te hızlı bir büyüme yaşayan ve yılı toplamda 711 bin adetlik satışla kapatan otomotiv sektörü, 2006’da da istikrarlı büyümesini sürdürüyor. Henüz nisan ayı rakamları açıklanmış değil, ama yılın ilk üç ayında binek araç pazarındaki büyüme, geçen yıla oranla yüzde 11.3’ü buldu. Görüşlerini aldığımız şirketler, nisan ayında da büyümenin devam ettiğini söylüyor.
Kuşkusuz bu hızlı büyümede, peş peşe gerçekleşen kampanyaların da büyük etkisi var. Öyle ki, son bir ay içinde sektörde bugüne kadar hiç görmediğimiz kampanyalara bile tanık olduk. Aslında tüm bu olan biteni, Nissan Genel Müdür Yardımcısı İlkim Sancaktaroğlu’nun şu sözleri gayet net bir şekilde özetliyor:
“Bu rekabetçi yapıda sadece mevcut pazar payını koruyabilmek için bile kampanya yapmak zorundayız.''


Hala fransiz arabasinin resimleri ile birsey vurguluyorlar. lutfen aldirmayalim

oğuz
05-10-2006, 07:34 AM
Oyak (Ordu yardımlaşma kurumu)

Fransızların Türkiyedi genelde her sektörde en büyük ortağı...

Sesleri çıkmıyor ilginç...Demir-Çelik fabrikalarını alırken Vatan+Millet+Sakarya edebiyatı yapanların hiç sesi çıkmıyor...

Veya bana öyle geliyor:cool:

Scofield
05-10-2006, 07:40 AM
Anlasilan kendi ulkemizde lobi yapacagiz. Kendi hukumetimize baski kuracagiz. hic alisilmadik durum ama kendi ulkemiz sanki bize yabanci memleket gibi! elin ermenisi bati ulkelerine istedigini yaptiriyor, ama biz kendi hukumetimize bir boykot bile yaptiramiyoruz. Ayiptir yaziklar olsun! yaziktir ya...

Tabriz_Han
05-10-2006, 08:46 AM
Avrupanin icinde cok kuvvetli Lobbi kurmamiz lazim, zaten 6-7 milyon Turk var, cok buyuk baski kurabiliriz.

Amerikada Turk lobbiler her gun gucleniyor Avrupada buna benzer seyler lazim.

Almanyayi, Turkiyeyi savunan bir ulkeye getirmemiz lazim, bunlarin hepsini Yahudi gibi icini girerek basarali olarak bu hainleri icten yonetmek lazim, bunlarin sistemini kendimize kullanmamiz lazim.

Hemde hepsini baglamak lazim, en onemli olan sey Yonetimdir, bizde nufus var ve harekete gecmeye artik hazir, gucumuzu artirmak lazim.

http://www.ataa.org/ (http://www.ataa.org/)


http://www.americanturkishcouncil.org/ (http://www.americanturkishcouncil.org/)

Burada bir cok kurumun siteleri veriliyor

http://www.taik.org/default.aspx?pgID=59 (http://www.taik.org/default.aspx?pgID=59)

SerkanK
05-10-2006, 01:41 PM
off ya bir suru sey yazmastım hepsi Gitti

SerkanK
05-10-2006, 01:57 PM
ARKADASLAR
1 BU organizasyon veya LObi herneyse Buna bir ad koyalım
2 Organizayonun Planını ve yapısını belirleyelim Yani Organizyonun bir hiyerarşik yapısı olsun Ve herkesin bir yeri ve gorevi olsun .
3 Yazısmalarından anlayan Kisiler Ortak bir karar ile Genel Bir still belerlesin Ve Organizyondaki diger arkadaslara Bu Yazıları iletsin Boylece Yazısmaların Hepsinde HEDEF ve AMAÇ aynı olur. Bu ise Yazısmalara Guc katar.
4 Organizasyonada Firmalarında bir yeri olsun. Firmarin organizasyonda olması isi dahada kolaylastırır.

şimdilik aklıma Gelenler bunlar.
Ben Turkiye ve Dunyadaki bütün turkler ve muslumanlar için Elimden Geleni Yaparım.
Yaptıgımız iş turkiyeye Zarar vermicekse Sonuna kadar Varım .
Bazı kaygılarım Var.
bizim bunu yapmamız FRANSIZLARI VE FRANSIZLARIN DOSTLARINI TURKIYEYE KARSI HAREKETE GECIREBILIR.

Turkdiaspora sana birşey sormak ve soylemek istiyorum
Hukumet Turk toprakların Satısına izin veriyor Ve onemli ölçüde turk topraklarını INGILTERE, FRANSA, ISRAIL, ERMİNİSTAN vatandasları Ald.

bir topragı satın alan kimse otopragın butun haklarınıda satın almış olur yani toprak alan bir fransız O topragı bir anlamda Fransız topragı yapmıs olur.
VE su an turkiyedede cok sayıda fransız ingiliz israilli ve ermeni var
ozellikele stratejık noktalara yakın yerleri satın alan yabancı kurumlar var ve henuz bu kurumların kim ve ne oldugu bilinmiyor.
Bir onek vermek istiyorum antalyada toprak alan ingilizler o bolgede bir ingilizin belediye yonetimini almasını istiyorlar ve diplomatik faliyetlere baslamıslar.
durum boyleyken Bizim boyle bir çalışma icine girmemizin turkiyeye zararı ne olur ?

SerkanK
05-10-2006, 01:59 PM
NOT 1.Dunya savasında alamadiklari toprakları PARA ile alıyorlar
Ben bunları hulki ceviz oğlunu Ceviz kabuğu Programında öğrendiğimde gerçekten şok oldum.
avrupanın Türkiyeyi bölmeye çalıştığı açık ve kesin.
bununla ilgili Googledan arama yapabilirsiniz. eger bilgi bulur ve okursanız durumun ciddiyetini anlarsınız

turkyedeki Cezayirlilere nasıl ulasabiliriz ? bir bilgisi olan varmı ?

Tabriz_Han
05-10-2006, 03:10 PM
Not. Fransanin dostlari oldgunu hic sanmayin.

Amerikada acayip Fransa nefreti var, "Frech Fries" Freedom Fries oldu, halk arasinda Fransaya karsi nefret var.

Ingleterenin dunyada en cok nefret ettigi ve tarihi dusmani Fransizlardir.

Almanlar Fransalilari pek sevmez.

Holandada pek sevmez.

Yahudi/Israel Avrupada soykirimi hic unutmuyor, Fransa onlari nasil katteletdi, Fransanin nasil irkci ve Yahudi dusmani oldugu cok iyi biliyor.

Cezayir-Fas tarihi Fransiz dusmanidir ve onlara karsi Soykirim islendi.

Zenciler onlardan nefret eder.

Anglo'ler onlarin dusmani.

v.s v.s v.s, bunlari biz kulanabiliriz ve kendimize yardim ederiz :cool:


Ve, yabancilar Turkiyeden toprak alirsa lutfen bunlari komplo ederek ve abartmayin.

Burada cok tanidigim Inglizler var, aileleri Turkiyeden toprak aldi, bunlar mason, bolucu, dusman filan DEYIL! Bunlar soguk Ingletereden bikan, paralari Turkiyede harcayan ve sicak memleketde ve sicak kanli Turk halkiyla zamanlarini ve hayatlarini paylasmak icin aliyorlar.

Yani cogunluk tatil bolgelere, bunlar "Sun, Sea, and History" isteyenler, bunlar olacak seyler, men Ingletereden toprak aldim herkes aliyor boyle hikayeler cikmiyor cunku Ingliz Kanunu var ve bu kanuna herkes uyacak ve kendilerine guveniyorlar.

Turkiyede bu yerleri alan bize iyi para getiriyor, ulkeyi tanitiyor, Turk dostlari kazaniyor cunku unutmayin her Turkiyeye gelen ve seven yabanci memleketine donerek Turklerin nekadar yahshi oldugunu anlatiyor!!!

Kendimize guvenelim aziz arkadaslar, yabancilar tabiki burada yasamak isterler cennet gibi bir muazzam guzelik var Turkiyede, bunu paylasmak istiyorlar ve bize faydali olan seyleri getiriyorlar bununla.

Bak, Londrada bolgelerin coguda Inglizler azinlikta ama onlarin umrunda deyil, buraya gelen yabancilari acayip sekilde calistiriyorlar, Ingliz kanuna uyacaklar, yuksek yuksek vergini oduyorsa ve suc islemiyorsa, istedigini yaparsin.

uki
05-10-2006, 05:00 PM
Ermeni tarihçi: Fransa önce Cezayir ve Ruanda ile yüzleşsin



http://www.zaman.com.tr/2006/05/11/ana.jpg Ermeni asıllı İngiliz tarihçi Sarafian, Zaman’a konuştu. Soykırım tezini savunmasına rağmen Fransa'ya tepki gösteren Sarafian, Cezayir ve Ruanda’daki katliamları hatırlattı: “Bu geçmişe rağmen Fransa’nın tavrı ironik.”
Ermeni asıllı İngiliz tarihçi Ara Sarafian, Fransa'daki Ermeni tasarısına sert çıktı. “Soykırım” tezini savunması ile tanınan Sarafian, kanunu çıkarmak isteyen Fransa'nın işe öncelikle Cezayir ve Ruanda'dan başlaması gerektiğini söyledi. Türkiye ile İngiltere arasında küçük çaplı bir krize yol açan Mavi Kitap'ı şerhederek yayımlayan tarihçi, Fransa'daki tasarının Türkiye'deki tartışmaları durdurabileceğinden de endişeli. Sarafian, dün Fransız Liberation gazetesinde yayımlanan 9 Türk aydının imzaladığı bildiriye ise prensipte imza atabileceğini kaydetti.
Londra'daki Gomidas Enstitüsü'nün başkanı olan Sarafian, Zaman'a yaptığı açıklamada şu uyarılarda bulundu: “Fransa'daki tasarının kanunlaşması durumunda Türkiye-AB ilişkileri bozulacak ve Türkiye'deki milliyetçilik yükselerek demokratik süreci vuracak. Bu senaryo Ermeni ve Türk kanadındaki milliyetçilerin işine gelecek ve bu cephe sorunun çözümüne değil, sürmesine sebep olacak.” Tasarının akıbeti ne olursa olsun tartışma ortamını sürdürmek gerektiğini vurgulayan Sarafian, bugün Ermeni meselesini barışçı yollarla çözme imkanı yakaladıklarını anlattı. Avrupa'ya, “Türkiye ve Ermenileri bu konuda ne kadar ilerlediklerine bakarak değerlendirin ve yargılayın” mesajı verdi. Tasarının ‘güçler siyaseti’ oyunu olduğunu da dile getiren Sarafian, Paris'in öncelikle kendi geçmişi ile yüzleşmesini istedi: “Geçmişinde Cezayir ve Ruanda olan Fransa'nın bu yolu tercih etmesi çok ironik.”
Ermeni diasporası ve Türkiye’ye de eleştiriler yönelten Sarafian, Ermeni meselesinin Türk ve Ermeni milliyetçilerinin mücadele ettiği bir güç siyasetine dönüştüğüne dikkat çekti. Sarafian, Türk hükümetlerinin şimdiye kadar bir Ermeni “meselesi” olduğunu kabul etmediklerini vurgulayarak, “Aslında oyunun kurallarını Türk hükümetleri koydu. Böylece bugün karşılaştığımız radikal milliyetçi Ermeni cephesini besleyip güçlendirdiler.” dedi.
Ermeni milliyetçilerinin AB-Türkiye müzakere sürecinde kendilerini güçlü bir durumda bulduklarına dikkat çeken Sarafian, Ermeni meselesinin ‘çelişkili’ olarak iki şekilde kullanıldığını söyledi. Bir taraftan Türkiye’nin Ermeni meselesinde geçmişe farklı bakarak AB değerlerini ne kadar benimsediğinin ölçülmeye çalışıldığına işaret eden Sarafian, “Ancak aynı zamanda Türkiye’nin AB üyesi olmasını istemeyen ırkçı, yabancı düşmanı ve İslam karşıtlarınca da kullanılmaya başlandı.” dedi.
Daha önce Türk arşivlerinde araştırmalar yapan Sarafian’ın izni iptal edilmişti. İstanbul Üniversitesi’ndeki Ermeni sempozyumuna, Ermeni diasporasının sert tepkilerine rağmen katılan Sarafian, yakın zamanda arşivlerde “şartsız” tekrar çalışma izni aldı. Asıl trajedinin Ermeni meselesinin çözümü için mevcut hükümetin ciddi gayret sarf ettiği gerçeği olduğuna dikkat çeken Sarafian, bu hükümetin öncelikle Türkiye’deki Ermeni tartışmalarını “sansür” etmediğini kaydetti. Hükümetin, Türk Tarih Kurumu’nun tezlerini diğer seslerin de olduğu bir arenada tartışmaya açtığını vurgulayan Sarafian, tartışmanın hâlâ zor yürüdüğünü, bazı kanunların hâlâ tartışmayı bastırmak için de kullanıldığını kaydetti. Bütün bunlara rağmen Türk toplumunun artık meseleyi tartışmaya başladığını kaydeden Sarafian, “soykırıma” ilişkin resmî tezi benimsemeyen yayınlara dikkat çekti. Ermeni tarihçi, yakın gelecekte meselenin barışçı yollarla çözülebileceği yönünde önemli imkanlar doğduğu kanaatinde.
Cezayirliler, Fransız yönetimi sırasında “kimlik soykırımı” yapıldığı gibi, yüzbinlerce kişinin katledildiğini, Fransa’nın özür dilemesi gerektiğini savunuyor. Buna yanaşmayan Fransa ayrıca Ruanda soykırımının yapan Hutu milislerini eğitmek ve soykırıma sessiz kalıp katliamı teşvik etmekle suçlanıyor.

11.05.2006
Selçuk Gültaşlı
Brüksel

gurkan
05-11-2006, 02:15 AM
İlk raunt Türkiye'nin

'Ermeni soykırımı'nın reddini suç haline getiren yasa tasarısı, Fransa Ulusal Meclisi'nin Hukuk İşleri Komisyonu'nda tartışılmadan reddedildi. Buna rağmen yasa 18 Mayıs'ta Genel Kurul'da görüşülecek

http://www.milliyet.com.tr/2006/05/11/dunya/resim/adun.jpg Sabetay Varol - Paris


F ransa'da Sosyalist Parti'nin "Ermeni soykırımı iddialarının reddedilmesini suç haline getiren" yasa teklifi dün, Ulusal Meclis'in Hukuk İşleri Komisyonu'nda yasa metninin maddelerine geçilmesine gerek bile görülmeden reddedildi.
Komisyondan ret kararı çıkmasında, Ankara'nın tepkisi üzerine iktidardaki Halk Hareketi Birliği'nin (UMP) "parlamentoların tarih yazamayacağı" gerekçesiyle yasa teklifine karşı çıkması etkili oldu.
80 üyeli komisyonun dünkü toplantısına 12 milletvekili katıldı. İktidar milletvekilleri ret oyu kullandı. UMP milletvekili ve komisyon sekreteri Alain Marsaud'un tasarıya karşı çıktığı ve "Kanunla tarih yazmaya son verelim" dediği belirtildi.
Komisyon tutanaklarına göre, Marsaud itirazlarını şu gerekçelere göre savundu:

Yahudi soykırımını inkârı cezalandıran yasayı her mahkeme farklı yorumluyor,
2001 Tarihli Ermeni soykırımı yasası fail belirlemiyor,
Cezayir Devlet Başkanı Buteflika Fransa'yı soykırımla suçluyor.

Komisyon Başkan Vekili Xavier De Roux de şu tezleri öne sürdü:
BM 1948 kararına göre soykırım sayılması için bir suçun uluslararası mahkemeden hüküm alması gerekiyor,
Ermenistan, Lahey Adalet Divanı'na konuyu götürebilir.

Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Denis Simonneau, "Türk yetkililerinin konuyla ilgili reaksiyonlarını çok büyük ihtimamla karşılıyoruz" açıklamasını yaptı. UMP buna karşın genel kurul için grup kararı almadı.
Fransız tarihçilerin bir bildiri yayımlayarak yasa teklifine şiddetle karşı çıkması ve önerilen yasanın ifade özgürlüğüne aykırı olduğuna dikkat çekmeleri de komisyon üyesi milletvekillerini etkiledi.

Senato çare olabilir
Komisyonun ret kararına karşın yasa teklifi yine de 18 Mayıs'ta Ulusal Meclis Genel Kurulu'na gidecek. Fransız meclis tüzüğü ve usulüne göre, dünkü komisyon toplantısında yasa teklifi kabul edilseydi metin komisyonda yapılan değişikliklerle genel kurula gidecekti. Ancak yasa teklifi maddelere geçilmeden reddedildiği için yasa metni imzacıların kaleme aldığı haliyle meclis genel kuruluna sevk edilecek.
Teklifin yasalaşması için Senato'da da kabul edilmesi gerekiyor. Yasa teklifi, meclisten geçse bile, Senato gündemine bir yıl içinde gelmediği takdirde, gelecek yıl seçimler olacağı için kadük olacak. Hükümetin, meclisten geçse bile, teklifin Senato'nun gündemine gelmesini engelleyerek, yasalaşmasını engelleme imkânı bulunduğu da belirtiliyor.

gurkan
05-11-2006, 03:44 AM
Fransa'dan sonra Belçika MI ?



http://www.milliyet.com.tr/2006/05/11/son/sondun15.asp


Küffar birlik yapmış saldırıyor...

SerkanK
05-11-2006, 07:26 AM
Dunyanın hic bir ulkesinde toprak satılmıyor yabancılara. mulk satılabilir ama toprak satılmıyor. toprak almak için o ulkenin vatandası olmak sart.

Tabriz_Han
05-11-2006, 09:16 AM
Serkan satiliyor hemde nasil satiliyor, burada Turklerin nekadar toprak aldigini biliyormusun? hele Araplar Lonranin merkezinde toprak topluyorlar.

Yabanci yatirim gelince toprakda aliyorlar.

Scofield
05-11-2006, 09:47 AM
toprak almanin cok yolu var. Mesela yahudiler su anda Turkiyede mayin temizleme ihalelerine girip bir sure icin kendi topraklari olarak kabul ediyorlar. o surecde kimse giremiyor o topraklara. yalnizca isciler. Yahudilerin ihalesini alip islettigi mayin temizlemede de sadece Turk isciler calisiyor. Genel o topraklar da Israilliler icin kutsal topraklar.

narcoleptic
05-11-2006, 10:00 AM
soykırım fotoğraflarını defalarca yükledim.açılmıyor.açılmadıkça ben yenilerini yükledim.açtım.her seferinde de yeniden baktıımda fotoları göremedim:shock:

acaba birileri Fransız soykırımından rahatsız mı oldu? :cool:

SerkanK
05-12-2006, 09:00 AM
buraya birşeyler yazmak istedim cunku konu yeni yazılan konular nedeniyle Asagıya Dogru kaymaya Baslamıstı. konunu asagılara kayıp unutulup gitmemesi icin yazdım bu yazıyı.

Destankutluhan
05-16-2006, 03:52 AM
Yapilmasi dusunulen faaliyetlere baslanabildi mi ?
Herhangi bir gelisme var mi ?
Bu arada Boykot'a devam.

Saglicakla,

SerkanK
05-16-2006, 11:17 AM
Buyrun bakalım Birde Pontus Soykırımı cıktı basımıza.
Turkiye Daha neden Kosuyor Avrupa Pesinde anlamıyorum

gurkan
05-17-2006, 11:54 AM
Ermeni tasarısı Fransız basınında
Fransa’nın önde gelen tarihçilerinden Pierre Nora, Le Figaro gazetesinde yayımlanan makalesinde, “Tarih yazmak parlamentonun işi değil” diyerek, yarın Meclis’te görüşülecek Ermeni soykırım iddialarının inkarını suç sayan yasa teklifine karşı çıktı.


NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 07:33 ET 17 Mayıs 2006 Çarşamba
PARİS - Fransız basını, Ermeni soykırım iddialarının inkarını suç sayan yasa teklifinin, Ulusal Meclis’te görüşülmesine bir gün kala konuya geniş yer vermeyi sürdürüyor.


Le Figaro’ya değerlendirmelerde bulunan Fransız tarihçi Pierre Nora, sözde Ermeni soykırımın inkarının suç sayılmasını öngören yasa teklifine karşı çıkarak, yasa teklifinin kabul edilmesinin, tarihin kısırlaştırılacağı anlamına geldiğini belirtti.

Soykırım tanımını kabul etmeyen diğer ünlü tarihçiler Bernard Lewis, Gilles Veinstein’e yapılan suçlamalara atıfta bulunan Nora sözlerine, “Bu tarihçiler inkarcı değil, sadece entelektüel bir biçimde soykırımın anlamını sorguluyor. Hukuk terimleriyle soykırım denilen olayı inceliyorlar. Lewis, çok büyük bir tarihçi. Fransa’da Lewis’nin mahkum edilmesi entelektüel terördür. Lewis, 15 yıl Ermeni katliamları konusunda araştırma yaptı. Sonuç olarak bu insanlar genel anlamda soykırımı reddetmiyor, soykırımın anlamını tartışıyor” şeklinde devam etti.

Ermeni lobilerin baskısı altında kalan milletvekillerinden başka kimsenin teklifin yasalaşmasını istemediğini söyleyen Pierre Nora, geçmişteki olaylarla yasa yapmanın parlamentonun işi olmadığını vurguladı.

‘TÜRKİYE’NİN AB YOLU TIKANABİLİR’
Türkiye’nin ortak tarih komisyonu önerisine destek veren Fransız tarihçi, konunun tartışılacağı yerin Paris değil İstanbul olması gerektiğini belirtti. Pierre Nora, yasa teklifinin Türkiye’nin AB perspektifini destekleyen Sosyalist Parti tarafından gündeme getirilmesini de düşündürücü bulduğunu söyledi ve teklifin Türkiye’nin AB’ye üyelik yolunu tıkayabileceğini savundu.

Ekonomi gazetesi La Tribune de, teklifin yasalaşması halinde iki ülke ilişkilerinin tamir edilmesi güç bir safhaya gireceği uyarısını yapan Türk işadamları ile akademisyenlerin görüşlerine yer verdi.

İKTİDAR PARTİSİ SONUCU ETKİLEYECEK
İktidardaki Halk Hareketi Birliği milletvekillerinin önemli bir bölümünün teklife karşı çıktığı dikkate alındığında, bu milletvekillerinin oylamaya katılıp katılmaması sonuç için belirleyici olacak.

Bu arada, teklifi sunan Sosyalist Parti’nin içinde de farklı seslerin bulunduğu belirtilerek, partinin meclis grup başkanı Jean-Marc Ayrault’nun başını çektiği bazı milletvekillerinin teklife soğuk baktığı belirtiliyor.

HÜKÜMET TEKLİFİ SENATO’YA GÖTÜRMEYEBİLİR
Hükümetin, meclisten geçse bile teklifin Senato’nun gündemine gelmesini engelleyerek, yasalaşmasını engelleme olanağı bulunuyor.

ERMENİLER VE TÜRKLER GÖSTERİ YAPACAK
Öte yandan yarın genel kurulda yapılacak tartışma öncesi Ermeniler ve Türkler, meclis binası yakınlarında gösteri yapacaklar.

Avrupa’nın 14 ülkesinde faaliyet gösteren Türk sivil toplum örgütü COJEP, gösteriyi “Bu yasa ile özgürlükler kısıtlanmasın, gerçekler karanlıkta kalmasın” sloganıyla düzenleyecek.

Fransa Ermeni Davasını Savunma Komitesi, sabah saatlerinde itibaren Meclis Binası önünde toplanacaklarını duyurdu.

Sosyalist Parti’nin teklifi, Ermeni soykırım iddialarının inkarının suç sayılmasını öngörüyor. Teklifin kabul edilmesi halinde soykırım olmadığını söyleyenler hakkında bir yıl hapis ve 45 bin Euro para cezası talep edilebilecek.

Fransız Parlamentosu’nun 2001 yılında sözde soykırımı resmen tanıdığını beyan eden bir yasayı kabul etmesi, Paris ile Ankara arasındaki diplomatik ilişkilerde ciddi gerginlik yaratmıştı.

oğuz
05-18-2006, 04:50 AM
Şu anda fransız parlementosunda tasarı görüşülüyor...

Bakalım fransızlar nasıl bir karar alacaklar...

"İnsanlığı karşı işlenen suçlar cezalandırılmalıdır"diyor şeref yoksunu...

İnşallah kabul edersinizde;

ESKİ DEFTERLERİ YENİDEN AÇARIZ...

SerkanK
05-18-2006, 05:36 AM
bu yasa kabul Edilicek Goruceksiniz.
Fransa Tarihi hatasını yapıcak.

Scofield
05-18-2006, 09:08 AM
tasarinin onaylanmasi icin can atiyorum! ertelediler. ne evet ne hayir dediler. hala karar veremeyen fransa ikiyuzluluge devam ediyor. neden kabul etmediler henuz? Etsinler!! Kabul ETSINLER!!!

SerkanK
05-18-2006, 09:29 AM
Bazı siteler Var Fransızların bulundugu Acaba gidip Oraya Fransa Bu yasayı KAbul et Dunya Gorsun iki yuzlu Fransayı. diye birşeyler mi yazssam ?

Yada insan hakları sucu Fransada Yassal hale Geldi Falan gibi birşey ?
yada nebilim Fransıları utandıracak bir yazı ?

SerkanK
05-18-2006, 12:45 PM
Soykırım yalanları ile ilgili Power point sunuları
http://www.baskentiktisatcilar.org/sunumlarimiz/SOYKIRIM%20YALANI%20-1.rar

http://www.baskentiktisatcilar.org/sunumlarimiz/SOYKIRIM%20YALANI%20-2.rar

http://www.baskentiktisatcilar.org/sunumlarimiz/SOYKIRIM%20YALANI%20-3.rar

wolfie
05-18-2006, 05:14 PM
http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=157852
'Soykırım'a karşı Cezayir kartı AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Mahmut Koçak, 'Cezayir Halkına Yönelik Soykırım Hakkında Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu.

Scofield
05-19-2006, 03:45 AM
bilmiyorum beni ne kadar ciddiye alirsiniz ama bu basligi acmadan önce 2 millet vekiline resmen mektup gönderdim. cevabinda söz verildi. Bu olayi ona bagliyorum. tek basima verdigim öneriyi eger milletvekilleri degerlendiriyor ise ciddiye alinmisim. ayni zamanda böyle turlu önerilerin kendisine surekli geldigini bildiren vekiller su an ataga baslamis durumda gibi. Eger birkac yuz kisi olursak yeri yerinden oynatiriz! Haydi Turkler!
------------------

Cezayir soykırımı' teklifi TBMM'de

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Mahmut Koçak, 'Cezayir Halkına Yönelik Soykırım Hakkında Kanun Teklifi'ni TBMM Başkanlığı'na sundu.

Teklif, Cezayir'de Fransa tarafından gerçekleştirilen eylemlerin 'soykırım' olarak kabul edilmesi, bu eylemlerin hatırlanması amacıyla her yıl 8 mayıs gününün 'anma Günü' olarak kabul edilmesi ve söz konusu 'soykırımı' inkar edenlerin cezalandırılmasını amaçlıyor.

8 mayıs 1945 tarihinde Setif, Guelma ve Kerrata şehirlerinde Fransa tarafından Cezayir halkına yönelik olarak gerçekleştirilmiş olan insanlık dışı eylemleri, soykırım olarak tanımlayan teklif, soykırımdan Fransa'yı sorumlu tutuyor.

Fransa'nın Cezayir'deki eylemlerinin hatırlanması amacıyla her yıl 8 mayıs gününün 'Cezayir Halkına Yönelik Soykırımı Anma Günü' olarak ilan edilmesini öngören teklif, Cezayir'de gerçekleştirilen 'soykırımı' inkar edenlere bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve 100 bin YTL tutarında para cezası verilmesi hükmünü getiriyor.

AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Koçak, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, Fransa Parlamentosu’nun bugün ‘Ermeni soykırımına’ ilişkin inkarı suç sayan kanun teklifini görüşmesini eleştirdi.

Uluslararası ilişkilerde karşılıklılık ilkesinin geçerli olduğunu hatırlatan Koçak, TBMM'nin Fransa Parlamentosu’na karşılık vermesinin zorunlu hale geldiğini söyledi.

Teklifin, Fransa'ya karşı 'misillemede' bulunulması amacıyla hazırlandığını ifade eden Koçak, Cezayir Devlet Başkanı Abdülaziz Buteflika'nın da bu konuda talebi bulunduğunu söyledi.

Fransa'da yasa teklifinin oylanması ertelendi

Fransa'da, Sosyalist Parti'nin Meclis'e sunduğu 'Ermeni soykırımı'nın inkarını suç sayan yasa teklifinin görüşüldüğü Genel Kurul oturumu oylama yapılmadan sona erdi.

Meclis Başkanı Jean Louis Debre, oylama yapılmadan oturumu kapattı. Başkanlık Divanı'nın daha sonra konuyu ele alacağı bildirildi.

Fransa Meclis kaynakları, olası bir oylamanın yeni yasama yılından önce gündeme gelmeyeceğini belirtiyor. Yasa teklifini savununlar, Genel Kurul'da oylama yapılmamasını protesto etti.

Yasa teklifi, 'Ermeni soykırımı'nı inkar etmeyi 1 yıla kadar hapis ve 45 bin euro para cezası ile cezalandırmayı öngörüyor.

Hala yürürlükte olan başka bir yasa ise 'insanlık suçunu övmeye' beş yıla kadar hapis ve 45 euro para cezası verilmesini gerektiriyor.

oğuz
05-19-2006, 03:51 AM
Muhtemelen 2 tarafıda karşılarına almak istemeyicekleri için kararı onaylamadan kınama ile bir geçiştirme yapacaklar...

Yalnız bu karın ağrısı her yasama döneminde yine karşımıza çıkacak...

Ne olacaksa olsun adı konsun,bizde ona göre etki-tepki prensibini hayata geçirelim...

OguzK
05-19-2006, 12:37 PM
Lobi derken kastedilen nedir? Ne gibi yöntemler kullanılacak?

SerkanK
05-19-2006, 12:54 PM
Hala yürürlükte olan başka bir yasa ise 'insanlık suçunu övmeye' beş yıla kadar hapis ve 45 euro para cezası verilmesini gerektiriyor.
O halde kendileriyle çelişiyorlar çünkü Cezayir soykırımıda bir insanlık sucu yoksa onlar bunu Farklımı Degerlendiriyor ?


Lobi derken kastedilen nedir? Ne gibi yöntemler kullanılacak?

hukumetin kararlarını Etkiliyecek yonde bir Faliyet yapııcak ama yontemler nedir Bende bilmiyorum Acıkcası Bu konuda Bilgili arkadasların Bize ön ayak olması gerekir.
bende bunun bekleyişi içindeyim.
Biraz zor olucak Bu lobi olayı Cunku herkes ayrı ayrı yerlerden Ve iletişimi Sadece Forumdan yapmak bu işi zorlastırıcak

gurkan
05-20-2006, 02:35 AM
Bu yazıyı burada da vermek isterim... Bu konuyla ilgili geçmişte başlık açılmıştır Han Kardeşimiz Tarafından...

Ermenileri çıldırtan gizemli Amerikalı

Sanal âlemde gerçek kimliğini âdeta devlet sırrı gibi saklayarak sürekli "Holdwater" takma adını kullanan New Yorklu bir işadamı, kurduğu popüler bir internet sitesiyle, yıllardır sistematik biçimde soykırım propagandası yapan Amerikan Ermenileriyle Türkiye adına kıyasıya çarpışıyor.

Bir Gazeteci, 2000'lı yılların başlarından bu yana yayında olan "Uzun Ermeni Masalı" adlı sitesi nedeniyle fanatik Ermenilerden sürekli ölüm tehditleri alan, yayınları hergün defalarca sabote edilen Holdwater'a ulaştı ve amacını sordu.

Yanıt kısa ve netti:

"Çünkü Türkler haklı. Bu iddia, yakın tarihin en büyük yalanıdır!"

http://www.tallarmeniantale.com (http://www.tallarmeniantale.com/)

Türkiye, uzun ve zengin tarihsel geçmişi sayesinde yalnızca "amansız düşmanlar" değil, yerkürenin her köşesinden bir yığın "gönül dostu" da kazanmış son derece özel ve ayrıcalıklı bir ülke.
Devletin zirvesinde yer alanlar uluslararası arenada serseri mayın gibi dolaşan türlü suçlamalara ve aleyhte propagandalara var güçleriyle cevap yetiştirirken, Türkiye'nin çoğu kez adını sanını dahi bilmediği bu gönül dostları da Ankara'yı verdiği mücadelelerde sessiz ve derinden çabalarla desteklemekteler...

"Holdwater", bunların en ilginç ve sıradışı olanlarından biri. Bu gizemli Amerikalı, uzun yıllardan bu yana ABD merkezli ve de çok etkili bir internet sitesinin finansörlüğünü yapıyor.
"Tall Armenian Tale: Other Side of the Falsified Genocide" (Büyük Ermeni Yalanı: Sahte Soykırımın Öteki Yüzü) adlı sitenin ana hedefi ise -adından da anlaşılacağı üzere- Ermeni diasporasının soykırım iddialarına esaslı yanıtlar vermek.
Her tarih araştırmacısının mutlaka incelemesi gereken bu muhteşem arşivde Ermeni propagandasına cevap oluşturan ne çeşit bilgi, belge ve fotoğraf ararsanız fazlasıyla var. Ancak elbette ki İngilizce bilmek koşuluyla...


Alıntı
"Türkiye topyekün uyuyor!"
Teknik kusursuzluğunun yanısıra içerdiği derin Türkiye sevgisi karşısında da hayrete düştüğümüz bu sitenin kurucusunu yakından tanımak üzere sanal âlemde yola çıktığımızda, doğrusu ya, ilk anda, "daldığı dünya işlerinden biraz olsun başını kaldırıp, zamanının ve parasının bir bölümünü ülkesinin global çıkarları için harcayan vatansever bir Türk" ile karşılaşacağımızı umuyorduk.
Ancak, sonuç pek de öyle olmadı. Daha doğrusu hiç öyle olmadı ve karşımıza Türklükle ilişkisi kıldan ince kılıçtan keskin bir Amerikalı işadamı çıktı! Söyleşi konusunda ilk aşamada oldukça tereddüt eden "Holdwater", kendisine ilettiğimiz kişisel bilgileri ve referans mahiyetindeki haberlerimizi enine boyuna inceledikten sonra bazı sorularımızı cevaplandırmayı kabul etti.


Muhatabımız, kendisiyle ilgili bilgiler vermeden önce, yabancılara karşı sergilediği bu yoğun kuşkuculuğun nedenlerini ise şöyle açıkladı:
"Titizliğimi sakın ola kişiliğinize yönelik bir tavır olarak algılamayın. Bu açıklamaları yapmadan önce sizi ve söyleşimizin yayınlanacağı mecrâyı mutlaka yakından tanımak zorundaydım. Yoksa, Türkiye'nin dostları benim de dostlarımdır. Ancak, siteme her gün Ermeniler tarafından en az 20-30 hacker saldırısı yapılıyor.
Öylesine pahalı ve gelişmiş bir güvenlik sistemine sahibim ki site her seferinde en fazla 3-5 dakika çöküyor, sonra yeniden devreye giriyor. Aldığım hakaret ve tehdit mesajlarının ise haddi hesabı yok.
Sizler, binlerce kilometre ötedeki ülkenizde Amerikan Ermenilerinin Türklere ve Türkiye dostlarına duyduğu nefretin boyutlarını tahayyül bile edemezsiniz. Bu insanlar bütün hayatlarını Türkiye'yi her alanda güç duruma düşürmeye ve karalamaya adamış durumdalar.
Özellikle California ve Kanada'daki Ermeni toplumu bu iş için neredeyse ülkenizin bütçesi kadar para harcıyor. Sizler ise Türkiye'de büyük bir umarsızlık ve pişkinlikle uyumaya devam ediyorsunuz! Bu nefret dolu insanlar, tarihte hiç yaşanmamış hayâlî bir soykırıma pek yakında bütün dünyayı inandıracaklar. Türkiye, 1915'te kendisini savaşın en kötü günlerinde arkadan vurup binlerce yurttaşını katleden hain bir topluluğa verdiği haklı bir cezanın bedelini, 20. yüzyılın ikinci büyük soykırım hareketinin sorumlusu olarak lanse edilerek ödeyecek!"

gurkan
05-20-2006, 02:36 AM
Alıntı
"Atadan Türk" bir Amerikalı Holdwater'a büyük bir merak içinde sorduğumuz ilk soru doğal olarak şu:
"Siz kimsiniz? Türkiye'ye yönelik bu içten sevginiz nereden kaynaklanıyor?" Muhatabımız, "Resmî makamlar içinde yuvalanmış Ermeniler de dahil, sayıca çok kalabalık bir grubun tehdidi altındayım.

Bu nedenle cevaplarım da kimliğimi ele verici nitelikte ve köşeli değil, kendimi korumak için bir hayli esnek olacaktır" diyor; ardından da başlıyor anlatmaya...
"Beni 'Holdwater' olarak tanımanız yeterli. Size gerçek adımı söylersem ve siz de bu adı gazetenizde basarsanız, emin olun ki en fazla birkaç gün içinde ne aile huzurumdan, ne gayet düzgün giden iş hayatımdan, ne de internetteki sitemden eser bile kalmayacaktır.
Bu zorlu mücadeleyi otuz yıldan bu yana çeneme başarıyla hâkim olduğum için sürdürebiliyorum. O yüzden, lütfen beni bu hassas konuda fazla zorlamayın." Türkiye düşmanlarının gitgide arttığı bu uzak coğrafyada böylesine aykırı bir kişilikle karşılaşmak artık pek de kolay olmadığı için, Holdwater'ın anlattıklarıyla ister istemez yetinmek durumundayız.

Alıntı
" Halen 50'li yaşlarımdayım. Annem ve babam 1940'larda ABD'ye göç eden iki Türk vatandaşıydı. Ben 1950'lerde New York'ta doğdum. Ailem bu ülkeye kolay uyum sağlayabilmem ve diğer göçmenler gibi gettolarda kaybolup gitmemem için, bana çocukluğum boyunca Türkiye hakkında hemen hemen hiçbir şey anlatmadılar; hattâ tek kelime Türkçe bile öğretmediler.
Bilemiyorum, belki doğru, belki de yanlış yaptılar. Ben artık bunu onlarla tartışacak durumda değilim. Çünkü her ikisi de bu dünyadan göçtü. Türkiye'yi hayatım boyunca hiç görmedim ve tam bir Amerikalı olarak yetiştirildim. Zaten adım da bir Amerikalı adıdır. Çok ünlü bir kolejden mezun oldum. Gençlik yıllarımda ticarete atıldım, sonrasında zengin ve saygın birine dönüştüm."




"Pekiyi, bunca aile içi asimilasyondan sonra, Türk kökenlerinizi nasıl biliyorsunuz o zaman?" diye soruyoruz bu kez. "Tabiî, her ne kadar silinmek istenen bir geçmiş de olsa, çocukluğumda evdeki konuşmalardan aslında Türkiye diye bir yerden geldiğimizi farkediyordum.
Bir de 'Selamûnaleykûm', 'merhaba', 'günaydın" diye birkaç kelime kalmıştı aklımda. Bu gerçekle ilk yüzleşmem kolejdeyken oldu. Bir gün okuldaki panoya baktım, Ermeni gençler duvara bir propaganda afişi asmıştı.

Türk bayrağının yıldızını Nazilerin gamalı haçına benzetmişlerdi ve o haçtan da Ermeni kanı damlıyordu. Bu görüntü beni çok sarstı. Eve dönünce anneme 'Anne, Türkler gerçekten Nazilerden farksız bir millet mi? Onlar yüzbinlerce suçsuz Ermeniyi katletmiş, doğru mu?
Eğer öyleyse, bizler de katil miyiz' diye sordum. Annem bana sarıldı ve üzüntüyle 'Sakın okulda diğer çocuklarla böyle tartışmalara girme, yoksa seni döverler, hatta okuldan bile atarlar. Onlar bizden güçlü, Türk olduğunu çevrenden daima sakla' dedi.
Babamın da tepkisi buna yakın oldu. Ben ise annemin gözlerine sinen o korkuyu ömrüm boyunca hep hatırlayacaktım."

Ailesi bile durumdan habersiz. Hayatını kazanana kadar bu konularda ortalık yerde pek fazla konuşmayan Holdwater, sonra iş-güç sahibi olmuş, evlenmiş ve rahata erince de tarih kitaplarına bir servet ödeyerek evinde hiç kimseye nasip olmayacak dev bir kütüphane kurmuş.
Yıllar süren bir okuma ve araştırma sürecinde Türk tarihini âdeta yiyip yutan kahramanımız, bu faaliyetlerini sürdürürken çevresine karşı sürekli temkinli olmayı da hiç ihmal etmemiş.

"Eşim ve çocuklarım bile benim bu uğraşlarım hakkında pek fazla bilgi sahibi olmadılar. Çünkü ilerleyen yıllardaki gelişmeler anne ve babamın aslında ne kadar haklı olduklarını, Ermenilerin ABD'de ne kadar güçlü bir azınlığa dönüştüğünü ve Amerikan toplumuna ne denli pervasızca yalan söylediklerini bana fazlasıyla gösterdi.
Bu arada, Türk toplumunun Amerikan medyasındaki imajının -genelde Ermenilerin kışkırtmasıyla- ne kadar kötü olduğunu da üzülerek farkettim. Ermeniler, ABD'de medya ve sinema endüstrisinin her köşesine sızmış durumdaydılar ve bu kişiler Türkiye'yi aşağılama yönündeki en küçük bir fırsatı bile kaçırmıyorlardı.
Halen de öyledirler. İnternet çağı başlayınca, daha önce broşürlerle yaptığımı bu defa siteyle yapmaya başladım. Ölene kadar da bu mücadeleyi sürdüreceğim."

Holdwater'a göre Türk Devleti; gazeteleri, dergileri, sinemayı, televizyonu, sporu, edebiyatı, hattâ diplomasi ve turizmle oluşan bireysel dostluk ilişkilerini bir bütün olarak karşı propagandada kullanmayı öğrenmediği sürece, Ermeni yalanlarının karşısında ilelebet durabilme şansı olmayacak.
Ona göre, sağlıklı bir iletişim kurmanın imkânsız olduğu bu göz dönmüş topluluk karşısındaki en iyi savunma yöntemi "saldırı" ve Ankara da artık gerçek gücünü kullanıp atağa kalkmak zorunda...

Alıntı
Son sorumuz ise "inanç" üzerine. "Kendinizi hangi dinden hissediyorsunuz?" diye soruyoruz. "Ben, kendi sosyal çevremde pazarları ailesiyle birlikte kiliseye giden tipik bir Hıristiyan görünümündeyim"diyor,
"Ancak zamanla aslıma ait herşeye nasıl tek tek döndüysem, fazla sezdirmeden öz dinime de dönmeye çabalıyorum. Kendimi şimdilik bir 'kültürel Müslüman' olarak tanımlayabilirim. Daha sonrasını ise yalnızca Allah bilir!"


Holdwater ile görüşmek isterseniz... Holdwater'ın kurup yönettiği "Tall Armenian Tale", sanal âlemdeki sitelerin ziyaret edilme sıklığını ölçen bağımsız gözlemci kuruluşlar tarafından ABD'de internetin "en popüler 25 tarih sitesi" arasında gösteriliyor.
Site şu anda da rating olarak bir hayli üst sıralarda yer almakta. Ancak Holdwater, başta ABD olmak üzere bütün dünyadan çok ciddi sayıda ziyaretçi alan sitesinin Türkiye'deki Türkler tarafından hâlâ yeterince tanınmadığını belirtiyor ve verdiği bu kararlı mücadeledeki yalnızlığını ince bir eleştiri içeren şu sözlerle açıklıyor:
" T.A.T, sanal dünyada Ermenilerin bütün engelleme girişimlerine rağmen yıllardır faaliyette. Ancak bugüne dek beni Türkiye'den arayıp iltifatlarıyla onurlandıran ve çalışmalarımla ilgili olarak ayrıntılı bilgi almak isteyen ilk Türk gazetecisi siz oldunuz.
Diğerleri sanırım çok meşgûldüler."

Sözde "Ermeni soykırımı" iddialarıyla ilgili ayrıntılı bilgi ve belge arayanlar için gerçek bir hazine görünümündeki bu gözkamaştırıcı sitenin adresi şöyle: http://www.tallarmeniantale.com/ (http://www.tallarmeniantale.com/) Sitedeki
elektronik posta adresini

( holderwater@yahoo.com )

kullanarak Holdwater'a doğrudan ulaşabilir, kendisine her türlü soru ve yorumlarınızı, ayrıca iyi niyet mesajlarınızı iletebilirsiniz. Çok kısa bir süre içinde dostça bir yanıt alacağınızı da şimdiden garanti ediyoruz. Ayrıca, gözlemleyebildiğimiz kadarıyla, kendisi Türk toplumundan gelecek böyle bir dostane desteği de aslında içten içe arzuluyor.

SerkanK
05-20-2006, 02:56 AM
Gerçekten ilginç Ve Cok Dogru. Uyuyoruz.
Benim Bir Teklifim Var size Aramızda Kimse kimseyi Tanımıyor. Dolayısı ile Kimse kimsenin ne imkanları Var bilmiyor.
Benim Teklifim Su internette Ermeni soykırımı ile ilgili Bir suru site acalım. Ancak Asıl teklifim suydu Aranızan imkanları Tarihçilerle Konusucak Bilgi alıcak Dokuman Bulabilecek Durumda olan varmı ?
Eger Dokumanlar ne kadar Orjinale yakın Kaynagı Dogru bilgiler olursa Okadar Tatışmasız Olur. açtıgımız siteye 1-2 Profesorde uye olur Ve yazılar yazar ise Kimse itiraz edebilecek bir yazı yazamaz.
imkanları buna yeticek olan varmı ?
Ayrıca Fransanın insanlık sucunu ovenler ile ilgili yasasına Tekrar deyinmek istiyorum ERMENI Soykırımı anıtı insanlık sucu işlemeyi Even bir anıt. Biz Bunu fransanın kendi yasalarıyla Fransaya bir Yaptırım uygulayabilecek bir duruma sokamazmıyız ? Bundan Faydalanma imkanı Varmı ?
ayrıca bunu fransanın cakmaması lazım Yoksa insanlık Sucu işleyenleri Ovme yasasını Degistirebilirler.

SerkanK
05-20-2006, 03:38 AM
holderwatera Email Attım iyimi Yaptım kotumu yaptım bilmiyorum Ama Organize olmaya calısıtgımızı soyledim Eger Bu konuda yardım edebilirse bunuda bizim icin cok iyi olacagını Yazdım ..

OguzK
05-20-2006, 06:31 AM
Ben de holderwatera bir teşekkür emaili attım.

Tabriz_Han
05-20-2006, 08:06 AM
Bunun gibileri lazim bize, adam resmen bir Kahraman menim gozlerimde, eger gorsem elerinden opecem.

Tabriz_Han
05-24-2006, 11:46 AM
http://www.milliyet.com/sabitimg/06/gazete/yazar/ic/k_akyol.gifKardeş ülke Cezayir
Dışişleri Bakanı Gül ve Cezayirli meslektaşı Abdulaziz Talip, birlikte AB ile ilişkileri geliştirmenin önemini vurguluyorlar. Talip, Gül'e, "Cezayir ikinci ülkenizdir" diyor
http://www.milliyet.com/2005/04/11/yazar/resim/a.jpg
CEZAYİR Dışişleri Bakanı Abdulaziz Talip, meslektaşı Abdullah Gül onuruna verdiği yemekte, Türk-Cezayir kardeşliğini överek "Cezayir sizin ikinci ülkenizdir" diyor. Gerçekten iki ülke arasında hiçbir sorun yok, pek çok konuda, mesela BM Güvenlik Konseyi üyelik seçimlerinde iki ülke birbirlerini destekliyor.
Dahası, Gül ve Talip, "Avrupa Birliği ile ilişkileri geliştirme"nin önemini beraberce vurguluyor... Talip, AB'nin 17 Aralık'ta Türkiye ile müzakerelere başlama kararı almasını sevinçle karşıladıklarını, bunun Türkiye için başarı olduğunu, kendilerinin de "Barcelona süreci" çerçevesinde AB ile "ortaklık anlaşması" imzaladıklarını anlatıyor.
Türkiye'nin Batı ile ilişkileri, Türkiye'yi İslam dünyasında ve Avrasya'da güçlendiriyor.
"İkinci ülkeniz" sözünün güncel ilişkilerden başka bir anlamı daha var: Tarih... Müşterek Osmanlı asırları... Askeri müzeyi gezdim. Hemen kapıdan girince milli kahraman Emir Abdulkadir'in büyük bir heykeli var; Fransızlara yenilince Abdülaziz zamanında Osmanlı'ya gelip Bursa'ya yerleşen bir milli kahraman... Sağ ötede Barbaros Hayrettin, öbür tarafta Oruç Reis, onun yanında Osmanlı levent kıyafetiyle birçok Cezayir beylerbeyi büstleri... Büyük tablolarda Preveze ve İnebahtı deniz savaşları...
Cezayir kimliğinin inşasında Osmanlı asırlarının büyük, pozitif katkısı var.

Gül, devlet başkanı gibi
ABDULLAH Gül'ün sıcak ve şeffaf mizacı, dış politikada da çok işe yarıyor; muhataplarıyla hemen sıcak, samimi ilişkiler kuruyor. Cezayirliler Türk Dışişleri Bakanı'nı devlet başkanı gibi karşıladılar, Cumhurbaşkanı Buteflika, Gül'ü 2 saat ağırladı, yemeğe alıkoydu.
Osmanlı'da Cezayir beylerbeyine "dayı" da denirdi. Cezayir'de büyük bir "dayı sarayı", külliyesi ve camisi var. Bu çok geniş sitenin içinden Fransızlar yol geçirmiş, birtakım eserler yok olmuş. Zamanın tahribatıyla yıkık ve metruk...
Cezayir Cumhurbaşkanı Buteflika, restore edilmesini Türkiye'den istiyor. Fakat "Frankofon"lar, Osmanlı camisinin dükkân, gazino falan gibi bir şeylere dönüştürülmesini istiyor. Gül, ziyaretinde bu sorunu çözdü, cami dahil, külliye asli Osmanlı karakterine uygun olarak restore edilecek.
Cezayir önümüzdeki beş yılda 50 milyar dolarlık altyapı yatırımı planlıyor. Gül, "Yüzde onunu Türkiye alsa, 5 milyar dolar eder" diyor. Ama Cezayir'de altyapı yatırımları Çinlilerin elinde! "Kedi köpek yiyorlar" diye bazen halkla itiş kakışlar, kavgalar olmuş. Türk özel sektörünün altyapı yatırımlarındaki payı 700 milyon dolar!
Doğalgaz alımından doğan açığımızı gidermek ve yatırım alanı sağlamak için çok önemli...
Gül, bu gezisinde altyapı ve konut inşaatında Türk firmalarına öncelik verilmesini sağladı. Türk şirketlerinin burada da iyi bir imajı var zaten.

Gelişmeye açık bir ülke
CEZAYİR sokaklarından gözlemler.... Fakir ülke. Arap sosyalizminin tahribatı tam giderilememiş. Girişimci orta sınıf, dışarıya açılma, piyasa ekonomisi yeni gelişiyor.
Hâkim dil, ülke dili olan Arapça ile, sömürgecilikten gelen Fransızca... Askeri müzeyi gezerken, Fransız sömürgeciliğinin barbarlığına kızmamak mümkün değil. Ama Fransızca Batı medeniyetinin bir dili; onun için Fransızcayı yok etmeye kalkmamışlar. Hatta Cumhurbaşkanı Buteflika, Arapçanın yanında eğitimde yabancı dil olarak Fransızcaya önem veriyor.
Etnik Berberilerin dağlı "Kabiller" bölümünde Arapçaya güçlü bir tepki var, fakat Berberilerin ovalı "Tuaregler" bölümünde böyle bir şey yok ve bunlar daha gelişmiş; onlar için de Arapça dünyaya açılmanın, medeni gelişmenin dili...
Cezayir'de hiçbir yerde, özel veya kamusal, başörtüsü yasağı yok; başı açma, örtme diye bir sorun yok. Sokakta başı açık veya tesettürlü birçok kadın ve kız görüyorsunuz. Tunus'taki totalitarizm hastalığı ile bizim "kamusal alan" kurmacamız buraya bulaşmamış.
Ilımlı, dünyanın farkında, gelişmeye açık kardeş bir ülke...

http://www.milliyet.com/2005/04/11/yazar/akyol.html


Cezayir'le dayanışma

Başbakan Erdoğan ile Cezayir Cumhurbaşkanı Bouteflika arasındaki görüşmede soykırım ve terör konusunda tam mutabakat sağlandı

http://www.milliyet.com/2006/05/24/siyaset/resim/axsiy02.jpg ÖNDER YILMAZ Cezayir


Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülaziz Bouteflika, Ermeni soykırımı iddialarının kendilerine de hakaret olduğunu söyledi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, gezisinin ikinci gününde Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda Bouteflika ile görüştü. Soykırım ve terör konusunda tam mutabakat sağlanan görüşmenin ardından imzalanan dostluk ve işbirliği anlaşmasının, Türkiye'nin 80 milyar dolarlık Cezayir yatırımlarından yüzde 10 pay almasının önünü açacağı belirtildi.

'Bize de hakaret'
"Başta Ermeni soykırımı iddiaları olmak üzere AB ve Kıbrıs konusunda tereddütsüz Türkiye'nin yanındayız" diyen Bouteflika, şunları söyledi: "Ermeni soykırımı iddiaları bize de hakarettir. Çünkü yüzyıllarca ortak tarihi paylaştık. Bir tek devlettik, Osmanlı'nın bir parçasıydık." Fransa'nın bağımsızlık mücadelesi sırasında halkına yönelik işkence ve öldürme olaylarını da anlatan Bouteflika, Fransızların soykırım uyguladığını söyledi.
Erdoğan'dan uluslararası zeminde kendilerine destek vermesini isteyen Bouteflika, terör konusunda ülkesinin acılar çektiğini belirterek, "Yaşadığınız acıları anlıyoruz, terörle ortak mücadele etmeliyiz" dedi.

'Gönülden paylaşıyoruz'
Ermeni soykırımı iddiaları konusunda Türkiye'nin köşeye sıkıştırılmak istendiğini kaydeden Erdoğan da, Fransız işgali sırasında Cezayir halkının çektiği acıları anladığını ve gönülden paylaştığını kaydetti. Temaslarını tamamlayan Erdoğan dün akşam yurda döndü. Erdoğan'ı Esenboğa Havalimanı'nda Bakan Abdullah Gül karşıladı.

Erdoğan'dan açıklama

Başbakan Tayyip Erdoğan, dün Milliyet'te yayımlanan "Paşa'dan bunu beklemezdim" başlıklı haberin doğru olmadığını açıkladı. Danıştay'a yapılan saldırının ardından kamuoyunun gösterdiği duyarlılığı takdir ettiğini belirten ve devamını dileyen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'ün açıklamalarını eleştiren Erdoğan, yakın kurmaylarıyla Mısır'da yaptığı kapalı toplantıya dayandırılan kulis haberini yalanladı. Başbakanlık Basın Merkezi aracılığıyla yapılan açıklamada, Mısır'da yapılan toplantının ve Erdoğan'a atfen verilen sözlerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Açıklamada, haberin "maksatlı ve dezenformasyon amaçlı" olduğu da öne sürüldü. Haberde, kurmaylarıyla görüşen Erdoğan'a atfen verilen ifadeler özetle şöyleydi: "Paşa'dan böyle bir şey beklemiyordum. Neden oldu, anlamadım. Deniz Baykal'dan böyle şeyler beklenebilir. Baykal'ın derdi hükümeti başarısız göstermek. Her şey iyiye giderken havayı bulandırmaktan başka ellerinde bir şey yok. Erken seçim isteyenler var. Ancak boşuna uğraşıyorlar. Erken seçim yapmayacağız."

http://www.milliyet.com/2006/05/24/siyaset/axsiy02.html

Tabriz_Han
05-24-2006, 11:47 AM
Algeria sides with Turkey on Armenian issue

Wednesday, May 24, 2006
http://www.turkishdailynews.com.tr/photo/52006/m44233.jpg


ANKARA - Turkish Daily News



Algerian President Abdelaziz Bouteflika said yesterday his country supported Turkey on many issues including the Armenian issue.
Turkey, which faces a mounting Armenian campaign to win international recognition for the alleged genocide at the hands of the former Ottoman Empire, denies the allegations and proposes a joint study of history by academics.
Recently, a Socialist Party-proposed bill that criminalizes any denial of the alleged genocide strained relations between Turkey and France but the French National Assembly shelved the bill last week, a move which pleased Ankara.
Bouteflika had talks with visiting Prime Minister Recep Tayyip Erdoğan in Algeria. The two leaders' meeting was closed to the press. An accord of “friendship and cooperation” between Turkey and Algeria was signed during Erdoğan's visit.
On Monday, Erdoğan met with Algerian National Assembly Speaker Amar Saadani.
The prime minister reportedly said a European Union decision to reject Turkey's possible membership would threaten global peace and lead to a clash of civilizations, instead of an alliance of civilizations.
“A negative EU decision will not harm us, but will bind the EU itself. They [the EU] will be closed to the outside,” Erdoğan said, according to the Anatolia news agency. The meeting between the two was closed to the press.
Erdoğan said that the population living in Europe is not only Christian, stressing that the EU cannot ignore Muslims who constitute the second largest group in Europe. “If the EU is to become a Christian club, it should announce this,” he said.
“We're always asking them this question: What do you expect from Turkey? If the answer is integration we say ‘yes' but if it is ‘assimilation' then our answer is ‘no.' We want an understanding based on unity in numbers to come true,” Erdoğan added. The two officials also touched on the Cyprus issue during their meeting, with Erdoğan saying