PDA

View Full Version : İsrail,Lübnan,Hizbullah & Türkiye


Seckjin Khan
07-12-2006, 11:41 AM
İki İsrail askeri daha kaçırıldı!

http://www.milliyet.com.tr/2006/07/12/son/resim/sondun15.jpg


Hizbullah örgütü, İsrail'in Lübnan sınır karakolundan iki İsrailli askerin kaçırıldığını ileri sürdü.
Hizbullah televizyonu, Hizbullah'ın askeri kanadı İslami Direniş tarafından yapılan yazılı açıklamada, İsrailli askerlerin kaçırıldığı bilgisinin verildiğini bildirdi.
Açıklamada, askerlerin, Gazze Şeridi'ndeki Filistinlilere destek amacıyla kaçırıldıkları belirtildi.
İsrail ordusundan yapılan açıklamada, askerlerin büyük olasılıkla kaçırıldığı ifade edildi.
Olayın nasıl gerçekleştiğiyle ilgili bir diğer iddiaysa şöyle: İsrail ordusuna ait Hummer marka cipin mayına çarptı ve 4 İsrailli askerin yaralandı 2 askerin de bu sırada yaralı olarak kaçırıldı.

İSRAİL DOĞRULADI

Hizbullah örgütünün, sabah erken saatlerde İsrail'in Lübnan sınırına füze saldırısı düzenlemesiyle başlayan gerginlik, İsrail hava saldırıları ve taraflar arasındaki çatışmalarla devam ediyor.
İsrailli askerin Filistinli militanlarca kaçırılmasının yarattığı infialin ardından, Hizbullah örgütü, sınırın İsrail tarafındaki karakoldan 2 İsrailli askeri kaçırdıklarını açıkladı.
Hizbullah'ın askeri kanadı İslami Direniş'in, Hizbullah televizyonunda yayımlanan açıklamasında, İsrailli askerlerin, Gazze'deki Filistinlilere destek amacıyla kaçırıldığı ileri sürüldü. Askerlerin, İsrail'deki cezaevlerinde bulunan tutuklu ve mahkumların salınması karşılığında serbest bırakılacağı belirtildi.
İsrail'in Channel 10 televizyonu da İsrail ordusunun, 2 askerin kayıp olduğu bilgisini verdiğini belirtti.
Reuters haber ajansına konuşan ordu sözcüsü, askerlerin kaçırıldıklarından endişe ettiklerini söyledi.
İsrailli bir ordu yetkilisi de Hizbullah gerillalarının, İsrail sınırları içinde düzenledikleri saldırıda 2 İsrailli askerin öldüğünü belirtti.

HİZBULLAH'IN TALEBİ

Hizbullah'ın, kaçırdığı askerlere karşılık, İsrailli bir aileyi öldürmekle suçlanan ve 22 yıldır hapiste tutulan Semir Kuntar adlı mahkumun serbest bırakılmasını istediği bildirildi.
İsrail radyosuna konuşan üst düzey bir askeri yetkili de "Hizbullah bizi sürprizle karşıladı" dedi. Üst düzey yetkilinin, ayrıca Lübnan sınırının mayınlarla döşemiş olduğunu, İsrail tanklarının henüz sınırdan girmediğini ve özel timlerle Hizbullah üyeleri arasında çatışmalar çıktığını söylediği belirtildi.

Seckjin Khan
07-12-2006, 11:43 AM
İsrail ilerliyor, Gazze'de bağlantı kesildi! 10 kişi öldü
İsrail ordusu gece yarısından sonra Gazze Şeridi'nde Hamas'a ait hedeflere füze saldırısı düzenledi. Saldırılar ve çatışmalarda sabaha dek ölenlerin sayısı 10'u bulurken, yaralıların sayısı 36 olarak bildiriliyor.
İsrail uçakları sabaha karşı Gazze kentinde, Şeyh Rıdvan mahallesindeki bir araç ve evi hedef aldı.
Füzeler aracı tümüyle yakarken, İslam Üniversitesi öğretim görevlilerinden Nebil Ebu Selmiya'nın evi de saldırının hedefi oldu.
Evde Hamas'a bağlı İzzeddin El Kassam Tugaylarının önde gelen 3 liderinin saklandığı öne sürüldü.
Eve düşen füzenin üç katlı evin iki katının çökmesine neden olduğu, Gazze'deki Şifa hastanesine getirilen ölüler arasında Selmiya ve 2 çocuğunun bulunduğu ifade edildi. Ölenler arasında 2 de kadının olduğu kaydedildi.
Füze saldırısında ölenlerin sayısı 8 olarak açıklandı.
Saldırıda evde saklandıkları belirtilen İzzeddin El Kassam Tugaylarının üç lideri Muhammed Deyf, Ahmed Caberi ve Halid El Gandur'un yaralandığı belirtilmesine rağmen, durumları konusunda kesin bir bilgi alınamadı.
Ancak saldırıdan sonra Hamas'ın bir bildirisinde, ''saldırının intikamının alınacağı ve İsrail'e karşı sert yanıt verileceği'' yolundaki açıklamaları, üç liderin ölmüş olabileceği kuşkularına yol açtı.

İSRAİL GAZZE ŞERİDİ'Nİ BÖLDÜ
İsrail tanklarının, gece yarısı Kisufim'dan girerek Gazze Şeridi'ni Refah'a bağlayan en büyük caddesi Selahaddin'e kadar geldikleri ve Ebu Holi geçiş noktasında mevzilendikleri öğrenildi.
İsrail askerleri, Han Yunus ve Refah'a geçişlere olanak sağlayan Ebu Holi'ye mevzilenmekle Gazze Şeridi'nin kuzey bölgesini güneyinden ve orta kesiminden ayırmış oldu.
Han Yunus, Refah ve Gazze kentinde çalışan memurların işlerine gidemedikleri bildirildi.
İsrail askerlerinin operasyondan sonra, Hamas'a bağlı El Aksa radyosu ve El Fetih yanlısı Şebab radyosunun yayınlarını keserek, halka ''evlerinizde kalın, kendinizi tehlikeye atmayın, bulunduğumuz bölgeye yaklaşmayın aksi halde hayatınız tehlikeye girer'' diye duyurular yaptıkları öğrenildi.
İsrail'in operasyonu sırasında Filistin güvenlik birimleriyle İsrail özel timleri arasında çatışmalar çıktığı, çatışmalarda bir Filistinli güvenlik görevlisinin öldüğü de belirtildi.
Bu arada, yine bir araca düzenlenen füze saldırısında alt direniş komitesinin sorumlularından Hişam Ebu Sura hayatını kaybetti.
İsrail tanklarının Han Yunus'un kuzeyindeki El Karara kasabasını da çevirdiği, bu bölgedekilerin evlerinden çıkamadığı, bazı evlere girildiği ve insanların tek bir yere toplandığı da öne sürüldü.

Seckjin Khan
07-12-2006, 11:43 AM
İsrail ordusu Lübnan'a girdi

İsrail Ordu Radyosu, kara birliklerinin, Hizbullah tarafından kaçırılan iki askeri aramak amacıyla Lübnan'a girdiklerini duyurdu. Bugün sabah saatlerinde Lübnan'dan İsrail'e iki füze fırlatılmıştı.
İsrail ordu radyosu, kara birliklerinin, Lübnan sınırını geçtiklerini duyurdu.
Haberde, çok sayıdaki İsrail askerinin, sınırın Lübnan tarafındaki arama çalışmalarını, hava kuvvetlerinin desteğinde yürüttüğü belirtildi.
Hizbullah'ın, İsrail'in Lübnan sınırı civarına füze saldırısı düzenlemesinden ve 2 İsrailli askeri kaçırmasının ardından başlayan İsrail hava saldırısında 2 Lübnanlı sivilin öldüğü bildirildi.
Lübnan'ın güneyindeki çatışmalara İsrail tanklarının da dahil olduğu ve bölgeyi top ateşine tuttuğu kaydediliyor.
Lübnanlı yetkililer, Hizbullah gerillalarıyla İsrail askerleri arasında yoğun çatışmalar olduğunu, İsrail uçaklarının, yolları, köprüleri ve Hizbullah mevzilerini bombaladığını söyledi.
İsrail'in, hava akınlarını, İsrailli askerleri kaçırmış olabilecek Hizbullah gerillalarının kaçış yollarını kapatmak amacıyla düzenlediği bildiriliyor.
Bölgedeki görgü tanıkları, bombardımanın devam ettiğini belirtiyor.
Lübnanlı güvenlik yetkilileri, İsrail savaş uçaklarının, Lübnan'ın güneyindeki bir köprüyü bombaladığını söylediler.
Lübnanlı yetkililer, Hizbullah gerillalarının ayrıca, İsrail işgali altındaki Şebaa Çiftlikleri'nde, İsrail kontrol noktalarına saldırdıklarını belirttiler.
Bu arada, İsrail ordusu, Lübnan sınırındaki çatışmaların artması üzerine, sınır bölgesinde yaşayan İsraillilere, yeraltı sığınaklarına gitmeleri çağrısında bulundu.



Olmert 'savaş' dedi

İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Lübnan'daki Hizbullah gerillalarının İsrail'in kuzeyine düzenlediği saldırının ''savaş nedeni'' olduğunu belirtti.
Olmert, Hizbullah'ın saldırısının bunun bir terör saldırısı değil, egemen bir devletin İsrail'e saldırısı olduğunu söyleyerek, İsrail'in buna vereceği karşılığın ''çok çok çok acı verici'' olacağını belirtti.

Lübnan: Taraflar esir değişimine hazır

Lübnanlı siyasi kaynaklar, iki İsrail askerini kaçıran Hizbullah örgütünün, İsrail ile tutsak değişimine hazır olduğunu söyledi.
Üst düzey bir Lübnanlı siyasi kaynak, Reuters'e yaptığı açıklamada, "Hizbullah, İsrail ile tutsak değişimi için görüşmeler sürecine başlamaya hazır olduğunu dile getirdi" dedi.
Bir Hizbullah kaynağı ise liderleri Şeyh Hasan Nasrallah'ın gelecek günlerde düzenleyeceği bir basın toplantısıyla örgütün tavrını açıklayacağını söyledi, başka ayrıntı vermedi.
İsrail-Lübnan sınırında sabah çıkan çatışmanın ardından Hizbullah iki İsrail askerini kaçırdığını açıklamıştı.

Lübnan'dan İsrail'e 2 füze fırlatıldı

Lübnan'dan İsrail'in kuzeyine iki füze fırlatıldığı bildirildi.
İsrail radyosu, ölü ya da yaralı konusunda henüz bilgi bulunmadığını duyurdu.
Akdeniz'in doğu kıyısına 15 kilometre uzaklıktaki Şlomi yakınlarına düzenlenen saldırının sorumluluğunu henüz üstlenen olmadı.

Yedek askerler seferber ediliyor

İsrail'in, iki askerinin Lübnan sınırında Hizbullah gerillaları tarafından kaçırılması ve çatışmalar nedeniyle yedek askerlerini seferber etmeye başladığı bildirildi.
İsrail'in Kanal 10 televizyonu, bir yedek piyade bölüğünün seferber edildiğini ve kuzeydeki Lübnan sınırına gönderilmesinin beklendiğini duyurdu.

Olmert: Militanlar ağır bedel ödeyecek

İsrail Başbakanı Ehud Olmert, "kuzey sınırına saldıran Lübnanlı militanların yaptıklarının karşılığında ağır bedel ödeyeceğini" söyledi.
Hizbullah militanlarının 2 İsrail askerini kaçırdığını açıklamasından sonra konuşan Olmert, "bu günlerin İsrail ve İsrail halkı için zor günler olduğunu" belirterek, "Kararlılığımızı denemek isteyen kişiler var. Başarılı olamayacak ve yaptıklarının ağır bedelini ödeyecekler" dedi.
İsrail Başbakanı, askerlerin kaçırılmasından sonra özel güvenlik kabinesini de toplantıya çağırdı. Kabinenin bugün toplanacağı kaydedildi.
Öte yandan Hizbullah gerillalarının İsrail sınırında düzenlediği saldırıda ölen İsrail askeri sayısının 3'e çıktığı bildirildi.
İsrail kurtarma servisi ZAKA, çatışmalarda 8 askerin de yaralandığını belirtti.

BM'den çağrı

Bu arada BM'nin Lübnan temsilcisi Geir Pedersen, Hizbullah'a, sınır ötesi saldırıda kaçırdığı İsrail askerlerini serbest bırakması çağrısında bulundu.
Pedersen, Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora ile görüşmesinden sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, "Hizbullah'ın Lübnan-İsrail sınırındaki eyleminin zaten gergin olan durumu daha da gerginleştirdiğini" söyledi.
Hizbullah'a askerleri serbest bırakma çağrısında bulunan BM temsilcisi, tüm taraflardan sağduyulu olmalarını istedi.

ABD'nin çağrısı

ABD de İsrail askerlerinin serbest bırakılması çağrısında bulundu.
Mısır'a ziyarette bulunan ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı David Welch, askerlerin kaçırılmasını, gerginliğin çok tehlikeli bir boyuta tırmanması olarak değerlendirdi.
Welch, bu gerginliğin mevcut duruma çözüm bulmak için gösterilen tüm çabaları riske attığını da ifade etti.

Kaynaklar:Milliyet

Seckjin Khan
07-12-2006, 11:49 AM
İsrail resmen ortadoğu savaşı başlatmak üzere...

Filistin topraklarına yaptığı operasyonların devam ettiği dönemde Lübnan Hizbullah'ı 2 israilli askeri kaçırıp 7 israilli askeri de öldürünce İsrail Lübnan Hizbullahı liderini,Lübnan Hükümeti ni suriyeyi de tehdit etti sıcak olaylar var ve bunun devamı gelecek gibi...

mustafa06
07-12-2006, 01:23 PM
Filistinde Sechim sonuchlarından sonra , israil savash ichin bahaneler arıyordu, buldu.

Seckjin Khan
07-12-2006, 03:05 PM
hamas ve hizbullah'ta israil'in ekmeğine yağ sürüyor...

gurkan
07-12-2006, 11:31 PM
Bu kaçırma işlerinin hepsini İsrail Planlamış ve kaçırarak ta suçu Filistin'e atmıştır. İsrail'i Töreristler kurmuştur. Bunlar kendileri ak mış gibi Vatanı savunanlara terorist derler. Elinden Kan damlıyor zalimlerin... Bölgenin Feraha kavuşması için bu İsrail'in orada olmaması lazım. Her Ne Kan ve zalimlik varsa altından siyonistler yahut mossad çıkıyor. Lübnan Başbakanını da öldürdüler. Suçluyu da Suriye ilan ettiler. Ve Suriye Uluslararası alanda sıkıştırıldı. Biz malı tanırız. Zalim zalimdir.

Seckjin Khan
07-13-2006, 04:46 AM
İsrail Lübnan'ı karadan ve denizden kuşattı, ölü sayısı 30'a yaklaştı
http://www.milliyet.com.tr/2006/07/13/son/resim/sondun14.jpg
İsrail, Lübnan topraklarında Hizbullah'a karşı başlattığı operasyon çerçevesinde, Lübnan'ı dış dünyaya kapattı. Ülke, İsrail'in kara ve deniz ablukası altında. İsrail'in saldırılarında ölen Lübnanlı sivillerin sayısı ise 30'a yaklaştı.

İsrail, Lübnan'ın tüm limanlarının 'Hizbullah'ın silah nakliyatı için kullanıldığını' öne sürerek, ablukayı savundu.
İsrail savaş gemileri Lübnan açıklarında demirledi.
Hava ablukasının ilk işareti, Beyrut Uluslararası Havalimanı'nın ve Hizbullah televizyonunun vurulması oldu.
İsrail savaş uçaklarının Beyrut Refik Hariri Havalimanı civarına yönelik füze saldırısı sabah 06.30'da gerçekleşti.
Füze saldırıları havalimanının doğusunda ve batısında bulunan Hizbullah'ın güçlü noktalarını hedef aldı. Lübnan televizyonları saldırıyı yayınlarını keserek canlı olarak duyurdu.

Beyrut'a uçak inemiyor

Saldırı sonucu havalimanının iki pisti ve havaalına giden otoyol vuruldu. Havalimanı ulaşıma kapatıldı. Bu nedenle Beyrut'a giden uçaklar Kıbrıs'taki Larnaka havaalanına yönlendiriliyor.
Türk Hava Yolları (THY), İsrail uçakları tarafından bombalanan Beyrut havalimanındaki ağır hasar nedeniyle Beyrut seferlerini iptal etti.
Kıbrıs Rum kesimi İletişim Bakanı Haris Thrassou, "kendi hava trafik hareketlerimizi etkilemediği sürece uçaklara Larnaka'ya iniş izni verdik'' dedi.

GECE BOYUNCA 40 SALDIRI

İsrail savaş uçakları Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta uluslararası havaalanı ve Hizbullah televizyonunu vurdu. Saldırılarda en az 22 kişinin öldüğü, onlarca kişinin yaralandığı bildirildi. İsrail uçaklarının gece boyunca Lübnan'a 40 kadar hava saldırısı düzenledi.
Yetkililer İsrail savaş uçaklarının bu sabah 06.30 sularında Beyrut Refik Hariri Havaalanı civarına füze saldırısında bulunduğunu belirttiler. İlk alınan bilgilere göre, füze saldırıları havaalanının doğusunda ve batısında bulunan Hizbullah'ın güçlü noktalarını hedef aldı. Lübnan televizyonları saldırıyı yayınlarını keserek canlı olarak duyurdu.
Polis ve havaalanı yetkilileri, İsrail saldırısı sonucu Beyrut havaalanının kapatıldığını belirtirken, LBC televizyonu, gece ülkenin güneyinde düzenlenen saldırılarda Dveyr köyünde aynı aileden 12 kişi dahil olmak üzere 22 sivilin yaşamını yitirdiğini duyurdu.
Beyrut havaalanında doğu pistinin hasar görmesi sonucu alana geleniki uçağın Larnaka Havaalanına yönlendirilmek zorunda kaldığı kaydedildi.
İsrail ordusu da Beyrut havaalanına hava saldırısı düzenlendiğini doğruladı. Ordu sözcüsü, havaalanının Hizbullah örgütünün silah transferinin merkezi olarak kullanıldığını ileri sürdü.

HİZBULLAH TELEVİZYONU VURULDU

İsrail'in, Lübnan'ın başkenti Beyrut'un dışında vurduğu Hizbullah'a ait mevzinin, örgütün El Manar televizyonu olduğu bildirildi.
Görgü tanıkları ve bir güvenlik güçlerinden bir kaynak, İsrail helikopterinden atılan füzenin, Haret Hreik semtinde El Manar televizyonunu vurduğunu, saldırıda biri televizyon çalışanı 6 kişinin yaralandığını söylediler.
Haret Hreik semti, Hizbullah'ın liderliği ve basın bürolarına ev sahipliği yapıyor

İSRAİL FÜZELERİ DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI BİNASINI HEDEF ALDI

İsrail füzeleri Gazze'deki Filistin Dışişleri Bakanlığı binasını da vurdu.
Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, 01.40 sularında pilotsuz uçaklardan atıldığı belirtilen bir füze Gazze kentinin Tel El Hava semtindeki Dışişleri Bakanlığı binasını hedef aldı. Füzenin Dışişleri Bakanı Mahmud Zahar'ın ofisini vurduğu kaydedildi.
Füze saldırısında 10 kişinin yaralandığı bildirildi.
Binanın isabet alan bölümünde yangın çıkması nedeniyle bölgeye itfaiye araçları ve ambulanslar sevkedildi.

GECE BOYUNCA SALDIRILAR DURMADI

Dün gece Lübnan için zor geçti. İsrail uçakları gece boyunca Lübnan'a 40 kadar saldırı düzenledi. İsrail askeri sözcüsü, bu saldırıların özellikle Lübnan'ın güneyinde bulunan ve Hizbullah'ın 'İsrail'e düzenlediği saldırılarda kullandığı roketlerin de içinde bulunduğu çok sayıda silah ve mühimmatın bulunduğu' bölgeleri hedef aldığını açıkladı.
http://www.milliyet.com.tr/2006/07/13/son/resim/is.jpg
İsrail askeri radyosunun haberinde de Hizbullah'a bağlı 150 hedefe saldırı düzenlendiği ve Beyrut Havalimanı'mım bombalanarak Lübnan üzerinde bir 'hava ablukası' uygulandığı belirtildi.


İSRAİL'E ROKETLİ YANIT

Hizbullah'ın, İsrail'in kuzeyine düzenlediği roket saldırısında 1 kişinin öldüğü, 5 kişinin yaralandığı bildirildi.
İsrailli doktorlar, Nahariye kentine düzenlenen saldırıda 1 kadının öldüğünü, 5 kişinin yaralandığını açıklarken, İsrail ordusu ise 3 kişinin yaralandığını bildirdi.

ABD’DEN İSRAİL’İN LÜBNAN OPERASYONUNA DESTEK

ABD hükümeti, İsrail ordusunun Lübnan’daki operasyonuna destek verdi.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "İsrail’in meşru müdafaa hakkını tanıyoruz. Burada (İsrail’in) tahrik ettiği saldırı söz konusu değil, tam tersine İsrail topraklarında İsrail askerlerini hedef almış saldırı söz konusudur" dedi.
İsrail’in "tedhiş saldırılarına" karşı harekete geçme hakkı bulunduğunu ifade eden sözcü, Lübnan’ın da "kendi egemenlik ve itibarına yönelik bu meydan okumaya" karşı ayağa kalkmasını ve kaçırılan 2 İsrail askerinin sağ salim bulunması için çaba sarfetmesini istedi.
Sözcü, ABD hükümetinin, bu sorunun barış yoluyla çözülmesi amacıyla "elinden geleni yapacağını" da söyledi.

Seckjin Khan
07-13-2006, 04:46 AM
İsrail, Hizbullah saldırılarına "Sert" yanıt verme kararı aldı
İsrail kabinesi, Hizbullah'ın 2 askerini kaçırmasına karşı ''sert'' yanıt verme kararı aldı.
Başbakan Ehud Olmert başkanlığındaki kabinenin açıklamasında, İsrail'in saldırılardan Lübnan hükümetini sorumlu tutuğu bildirildi.
Bildiride ''İsrail, kendi topraklarından kaynaklanan eylemden ve kaçırılan askerlerin sağ salim dönmesinden Lübnan hükümetini sorumlu tutmaktadır'' denildi.
Kabinenin bildirisinde, ''İsrail, bu saldırıya denk sertlikte yanıt vermelidir ve verecektir'' denilerek, İsrail'in, sorumlulara karşı açık ve şiddetli bir biçimde karşılık vereceği ve İsrail'e karşı gelecekte yapılacak eylemleri önlemek için harekete geçeceği belirtildi.

Seckjin Khan
07-13-2006, 04:48 AM
Fransa İsrail'in Lübnan'a saldırısını kınadı


A.A

http://www.hurriyet.com.tr/_newsimages/1855804.jpg
Fransa Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy, İsrail'in, Beyrut havaalanının bombalanması dahil olmak üzere Lübnan'da düzenlediği saldırılarla ölçüyü kaçırdığını söyledi.


Douste-Blazy, Europe 1 radyosuna yaptığı açıklamada, “Birkaç saat boyunca Fransa'nın dostu olan, tamamıyla egemen bir ülkenin havaalanı bombalandı. Bu ölçüyü kaçırmaktır” diye konuştu.
Fransa Dışişleri Bakanı, Hizbullah örgütünün İsrail'in kuzeyine füze atmasını ve İsrail askerlerini kaçırmasını da kınayarak, bunların ”sorumsuzca eylemler” olduğunu belirtti.
İKİ TARAF DA REHİNELERİ BIRAKSIN
Taraflar için tek çözümün mantık yoluna dönüş olduğunu ifade eden Philippe Douste-Blazy, Lübnan'ın konuyu mümkün olan en kısa zamanda BM Güvenlik Konseyine havale etme talebini desteklediklerini söyledi ve bölgesel bir savaş riskinin “kesinlikle” var olduğunu kaydetti.
Gerilimin düşürülmesi için çağrıda bulunan Douste-Blazy, iki tarafın da elinde tuttuğu rehineleri serbest bırakmalarını ve silahlı saldırılara son vermelerini istedi.
Douste-Blazy, AB'nin siyasi müzakere sürecinin başlaması için arabulucu rolü üstlenebileceğini ifade etti.
RUSYA DA KINADI
Bu arada Rusya da İsrail'in Lübnan ve Gazze'deki saldırılarını kınadı.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mihail Kaminin yayımladığı bildiride, İsrail'in Lübnan ve Gazze'deki “sivil altyapıya” düzenlediği saldırıyı kınayarak, tarafları “açık bir çarpışmadan” kaçınmak için sükunete çağırdı.
ARAP BİRLİĞİ DIŞİŞLERİ BAKANLARI TOPLANIYOR
Arap Birliği Dışişleri Bakanlarının 15 Temmuz cumartesi günü Kahire'de toplanacağı açıklandı. Arap Birliği sözcüsü Ala Rüşdi, “Gündemde Filistin ve Lübnan olacak” dedi.
Arap Birliği'nin, Hizbullah'ın iki İsrail askerini kaçırması ve İsrail'in Lübnan'daki bazı hedefleri bombalamasından sonra toplantı yapılması için görüşmelere başladığı belirtildi.

kaynak:hürriyet

Seckjin Khan
07-13-2006, 04:52 AM
http://www.ntvmsnbc.com/news/239349.jpg
İsrail Beyrut Havalimanı’nı vurdu
Ortadoğu’da gerilim tırmanıyor. Lübnan’ın güneyindeki İsrail saldırılarında 50’ye yakın Lübnanlı yaşamını yitirdi, Beyrut Havalimanı da bombalandı.


NTV-MSNBC VE AJANSLAR
Güncelleme: 05:42 ET 13 Temmuz 2006 Perşembe
KUDÜS/BEYRUT/GAZZE - Hizbullah’ın 2 İsrail askerini kaçırmasının ardından Lübnan’a giren İsrail, operasyonunu şiddetlendiriyor.



İsrail savaş uçakları, dünden bu yana Lübnan’ın güneyindeki Sur, Nebatiye ve Zehrani kentlerinde 40’dan fazla hedefi vurdu. Bombalanan hedefler arasında köprülerle yollar ve köyler de bulunuyor.


Arap televizyonlarına göre, İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik hava saldırılarında 10’u çocuk 47 Lübnanlı sivil yaşamını yitirdi.
http://www.ntvmsnbc.com/news/239485.jpg

Sabah saatlerinde de Uluslararası Beyrut Havalimanı ile Hizbullah’a ait bir televizyon kanalı vuruldu. Havalimanı, saldırıdan sonra ulaşıma kapatıldı.

Türk Hava Yolları Beyrut seferlerini iptal ederken, Beyrut’a inecek uçaklar Kıbrıs Rum kesimine yönlendiriliyor.

İsrail, Lübnan’ı hava ve denizden de abluka altına alırken; İsrail Savunma Bakanı Amir Peretz, Hizbullah’ın İsrail sınırındaki mezvilerine geri dönmesine izin vermeyeceklerini duyurdu.

Hizbullah ise İsrail’e sınırdaki yerleşim birimlerine Katyuşa roketleri atarak karşılık verdi; Nehriye kasabasında 1 İsrailli kadın öldü. Lübnan ordusunun, güneye asker kaydırdığı bildiriliyor.

HİZBULLAH: ASKERLER BIRAKILMAYACAK
Hizbullah lideri Nasrallah, İsrail Başbakanı Olmert’in ‘savaş nedeni’ tehdidine karşın askerlerin bırakılmayacağını açıkladı.http://www.ntvmsnbc.com/news/239392.jpg

İsrail cezaevlerindeki mahkumların serbest bırakılmasını, uluslararası toplumun dikkatini çekmek istediklerini belirten Hizbullah lideri Nasrallah, askerleri bu nedenle kaçırdıklarını, bunun en doğal hakları olduğunu ve askerleri serbest bırakmayacaklarını söyledi. http://www.ntvmsnbc.com/site_elements/dotblack.gif

Filistinli kardeşlerini destek verdiklerini dile getiren Seyid Hasan Nasrallah, kendi topraklarına yönelik herhangi bir işgale yine güçle karşılık vereceklerini de sözlerine ekledi. Nasrallah “Tüm İsrail bir araya gelse bu askerleri kurtaramayacak” dedi.

İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Lübnan hükümetinin saldırının tüm sorumluluğunu alması gerektiğini belirtmiş ve “Hizbullah saldırısı savaş nedenidir” açıklamasını yapmıştı.

LÜBNAN SUÇLAMALARI REDDETTİ
Lübnan hükümeti ise, 2 İsrail askerinin kaçırılmasıyla igili suçlamaları reddetti. Lübnan Enformasyon Bakanı Gazi Aridi, kabinenin olağanüstü toplantısından sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, hükümetin olanların sorumluluğunu ne kabul ettiğini ne benimsediğini söyledi.

Lübnan hükümetinin, bu krize çözüm bulunmasında arabuluculuk yapmayı istediğini belirten Aridi, BM Güvenlik Konseyi’nden duruma müdahale etmesini istedi. Aridi ayrıca, İsrail’in Lübnan’a saldırılarını kınadı.

ANNAN, ASKERLERİN BIRAKILMASINI İSTEDİ
BM Genel Sekreteri Kofi Annan, kaçırılan İsrail askerlerinin derhal serbest bırakılmasını istedi. Kofi Annan, Roma’da İtalya Başbakanı Romano Prodi ile görüşmesinden sonra yaptığı açıklamada, Lübnan’ın güneyindeki saldırıyı kınadı.

Annan, bölgedeki anlaşmazlığın arttığını ve genişlediğini görmek istemediklerini vurguladı.

ABD’NİN İLK RESMİ TEPKİSİ RICE’TAN
ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice, Hizbullah örgütünün, 2 İsrail askerini kaçırmasının, bölge istikrarına zarar vereceğini söyledi.

Rice, kaçırılan İsrail askerlerin serbest bırakılması için çalışacağını belirterek, Lübnan Başbakanı ve İsrail Dışişleri Bakanı ile krizle ilgili görüştüğünü söyledi. Rice, İsrail’i aşırı tepki göstermemesi için uyardı.
İSRAİL, FİLİSTİN DIŞİŞLERİ’Nİ VURDU
İsrail ile Lübnan arasındaki gerginlik sürerken İsrail güçleri Gazze operasyonunu da sürdürüyor. İsrail ordusu, Filistin Dışişleri Bakanlığı’nda terörist eylemlerin planlandığını iddia ederek, bakanlık binasını vurdu.

Saldırıda binanın yanındaki evler de hasar gördü; aralarında çocukların da bulunduğu 13 kişi yaralandı.

Öte yandan İsrail’in dün Gazze’ye düzenlediği saldırılarda, bölgeye yönelik operasyonların başladığı 28 Haziran’dan bu yana en fazla can kaybı yaşandı. Dünkü saldırılarda 25 kişi yaşamını yitirdi.


Kaynak:NtvMsnbc

Destankutluhan
07-13-2006, 05:01 AM
Israil'in bu derece olcusuz davranmasinin arkasinda ne planlar yatiyor merak ediyorum. Lubnan'a yonelmeleri acik sekilde Suriye'yi de menzil'e sokmak demektir.
ABD operasyonu baslatti mi ?
Yoksa buyuk bir oprasyon icin oncu kucuk capli denemeler mi bunlar?
Ortadogu'da yaratilan kargasadan ne elde edilmeye calisiyor ?
Petrol 76 dolari yakaladi, bazilarinin cebi hizla sismeye basladi, bunu
anladik.
Uzanan yol nereye yonelecek dogrusu kestirmek zor.
Israil'in dizginleri ABD'nin elinde ve ne zaman cekecegini hep birlikte gorecegiz.
Arap ulkelerinin ozelikle Misir ve Urdun'nun Israil'e karsi keskin tavir almamalari tam bir dert. Dunyadaki tepkilerin bu kadar hafif kalmasi dusundurucu. Bir Fransa bagiriyor, O da eski somurgesine sahip cikmak icin.

Seckjin Khan
07-13-2006, 09:18 AM
Lübnan: "Ateşkes istiyoruz"

İsrail bombardımanının ardından Lübnan hükümeti bugün olağanüstü toplandı. Toplantının ardından Lübnan Enformasyon Bakanı Gazi El-Aridi, ilk kez açıklama yaptı ve kapsamlı bir ateşkes ve İsrail'in kanlı saldırılarını sona erdirmek istediklerini söyledi.

Aridi, "Lübnan'ın isteği, kapsamlı bir ateşkes ve İsrail'in sonu gelmeyen saldırganlığına son vermek" dedi.

Hizbullah: "Hayfa'yı vururuz"

Hizbullah'tan ise yanıt gecikmedi: ''İslami Direniş, Beyrut ya da güneyindeki semtler doğrudan saldırıya maruz kalırsa Hayfa'yı bombalayacaktır''. Hayfa İsrail'in üçüncü büyük ve en önemli liman kenti.

İsrail'e tepkiler

İtalya:
Dışişleri Bakanı D'Alema, bölgede tırmanan gerilimi önlemek için AB'nin ve G-8 ülkelerinin harekete geçmeleri gerektiğini söyledi ve ''AB ve G-8'lerin bir girişim başlatması için çalışıyoruz.

Önümüzdeki saatlerde Avrupa'nın, hafta sonunda toplanacak G-8 zirvesinin, şiddeti durdurmaya yönelik bir girişim başlatması için çaba harcamaktayız'' dedi.
D'Alema, ''İsrail'in saldırısı kabul edilemez. Rehin alınan askerlerin de serbest bırakılmalarını istedik. İsrail'in göstermekte olduğu reaksiyon konusundaki kaygılarımız giderek artmaktadır'' dedi.

Fransa:
Europe 1 radyosuna konuşan Dışişleri Bakanı Philippe Douste-Blazy, "birkaç saat boyunca Fransa'nın dostu olan, tamamıyla egemen bir ülkenin havaalanı bombalandı. Bu ölçüyü kaçırmaktır'' diye konuştu.

Taraflar için tek çözümün mantık yoluna dönüş olduğunu ifade eden Philippe Douste-Blazy, Lübnan'ın konuyu mümkün olan en kısa zamanda BM Güvenlik Konseyine havale etme talebini desteklediklerini söyledi ve bölgesel bir savaş riskinin ''kesinlikle'' var olduğunu kaydetti.

Rusya:
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mihail Kami, İsrail'in Lübnan ve Gazze'deki 'sivil altyapıya' düzenlediği saldırıyı kınayarak, tarafları 'açık bir çarpışmadan' kaçınmak için sükunete çağırdı.

Hizbullah'tan karşı saldırılar

Hizbullah da İsrail'e yeni saldırılar düzenledi. İsrail'in Nahariye kasabası, en az 60 Katyuşa roketiyle vuruldu. Saldırı sonucu bir İsrailli sivil öldü, beş kişi de yaralandı.

Hizbullah dün Lübnan sınırında İsrail askerlerine saldırmış, iki askeri kaçırıp, sekizini öldürmüştü. Bu saldırıyı 'savaş sebebi' sayan İsrail yönetimi de Lübnan'a girdi.

Hizbullah'ın amacı, İsrail'i esir değişimine zorlamak. Bir askeri de 26 haziranda Filistin'de kaçırılan İsrail, Gazze Şeridi'ndeki operasyonlarını da sürdürüyor.

Filistin'de ise son olarak Dışişleri Bakanlığı binası vuruldu, Olayda aralarında çocukların da bulunduğu en az 13 kişi yaralandı. Dışişleri Bakanı Mahmut Zahar olay sırasında binada değildi. İsrail'in dünkü saldırılarında da 14'ü sivil, 24 Filistinli ölmüştü.

İsrail - Lübnan çatışmaları kronolojisi

İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri saldırılarının kronolojisi şöyle:

1978:
İsrail, Filistinli militanlar 37 sivil vatandaşını öldürdükten sonra, Filistin Kurtuluş Örgütü'nün Lübnan'daki mevzilerine saldırı başlattı. Lübnan'a giren İsrail askerlerinin çoğu birkaç hafta içinde geri çekildi, ancak İsrail, Lübnan'daki Hristiyan Falanjist müttefiklerine sınır bölgesinin sorumluluğunu verdi.

1982:
İsrail askerleri tekrar Lübnan'ı işgal etti ve başkent Beyrut'a kadar gitti. Savaş sırasında Lübnanlı Hristiyan askerler, İsrail askerlerinin korumasındaki Sabra ve Şatila Filistin mülteci
kamplarına girdi ve yüzlerce Filistinli sivili öldürdü.

1985:
İsrail Lübnan'a 1982'de giren askerlerinin büyük bölümünü geri çekti. Lübnan'da tek taraflı ilan ettiği 'güvenlik kuşağı'nda devriye gezmek için bin kişilik bir birlik bıraktı.

1993:
İsrail, Hizbullah gerillalarının roket saldırılarına karşı bir hafta süren bir hava, kara ve donanma saldırısı başlattı. Saldırıda çoğunluğu sivil 130 Lübnanlı öldü.

1996:
Hizbullah'ın kuzey İsrail topraklarına füze atmasına karşılık olarak İsrail 17 gün boyunca saldırdı, 200'den fazla Lübnanlı öldü.

2000:
İsrail haziran ayında asker bulundurduğu Lübnan'ın güneyinden tümüyle çekildi. Ekim ayında Hizbullah sınırda üç İsrail askerini öldürdü ve cesetlerini Lübnan'a götürdü. İsrail, askerlerin cenazeleri ve kaçırılan bir İsrailli iş adamına karşılık Arap
tutukluları serbest bıraktı.

12 temmuz 2006:
Hizbullah militanları iki İsrail askerini kaçırdı ve çıkan çatışmalarda yedi İsrail askerini öldürdü. İsrail bunu 'savaş eylemi' olarak niteleyerek karşı saldırıya geçti.

CNNTURK

Seckjin Khan
07-13-2006, 09:26 AM
ben arapları anlamıyorum her fırsatta israilden nefret ettiklerini söylüyorlar tehtid ediyorlar terör örgütlerine destek veriyorlar ondan sonra üçbeş bombaya Ateşkes İstiyoruz diyorlar...

Emrah
07-13-2006, 06:09 PM
İsrailin kaçırılan asker olayında filistinlilere böylesine saldırmasının amacı, hizbullahı işin içine çekebilmekti. Hizbullah İranın bölgedeki kolu gibidir, Lübnanın yarısına yakını hristiyandır. Dolayısı ile suriyede lübnanda hizbullahı destekler.
İsrailin istediği oldu hizbullahı tahrik etmeyi başardı, şimdide hizbullah bahanesi ile lübnanda aşırı güç kullanacak ve iranın olayla ilişiklenmesi için tahrik edecekki amerikaya saldırmak için beklediği fırsat doğsun. Amerika irana saldırırsa, israilde muhtemelen suriyeye saldırır.
Bunların bize ekonomik kötü etkilerinin yanında, bu saldırıların sonucunda, kuzey ıraktaki oluşuma 2 ilave daha gelir ve üçüncüsü için tüm dünyanın gözü türkiye ye döner.

Destankutluhan
07-13-2006, 09:07 PM
Piyasalarda yorumlar cesitlendi; bunlardan biri de Iran'nin dikkatleri kendi nukleer krizinden baska noktaya cekebilmek icin kacirma olayini tezgahladigi da soyleniyor.
Ama aradan kac gun gecti Araplardan(hukumetlerden) ses yok hala ! Cigerleri bes para etmez bunlarin, mustahaktir ! Zaten hangi arap hukumeti ilk anda hangi olaya tepki vermiski , genelde1 haftadan once tepkilerini belli etmezler, once kendilerini kolacan etmeleri lazim, kimse sap gibi ortada kalmak istemez. Arap hukumetleri halk tarafindan yikilip degistirilmeden bu is olmayacak. Israil kedi fareyle oynar gibi Ortadoguyla, Araplarla oynuyor. Kimse de gikini cikartamiyor.

Benim esas uzuldugum bizimkilerin Kuzey Irak'i soyle bir oksamamasi. Bundan daha buyuk firsat mi olur !
Daha 5 askerimiz Bitliste mayin yuzunden sehit oldu ! Hep Allah rahmet eylesin deyip goz yasimi dokecek bu millet !
Bu kadar korkak bir hukumet TC tarihinde kac defa goruldu !
TSK'ya da kizmamak elde degil, 200 bin ordu orada ve sanki elleri kus topluyor. Israil'e gipta etmemek mumkun mu diye soruyorum kendime. Kiziyorum onlara ama kendime bakinca da moralim bozuluyor.

Afrasiyab
07-14-2006, 02:46 AM
Suudi Arabistan'dan şok eden tepkiSuudi Arabistan, Lübnan'da baş gösteren krizden ''Lübnan içindeki unsurların'' sorumlu olduğunu belirterek, Hizbullah ile örgüte destek veren İranlıları sert bir dille suçladı.14 Temmuz 2006 01:02Yazı boyutunu büyütmek için http://image.haber7.com/font-size-12px.gif http://image.haber7.com/font-size-14px.gif http://image.haber7.com/font-size-16px.gif http://image.haber7.com/font-size-18px.gif http://image.haber7.com/haber/14664.jpg
Suudi Arabistan, Lübnan'da baş gösteren krizden ''Lübnan içindeki unsurların'' sorumlu olduğunu belirterek, Hizbullah örgütü ile bu örgüte destek veren İranlıları sert bir dille suçladı.

Suudi Arabistan'ın resmi haber ajansı SPA'nın yayınladığı bildiride şu ifadelere yer verildi: ''Meşru direniş ile Lübnan içindeki unsurlar ve onların gerisindekilerin, meşru yetkililerden yardım istemeksizin ve Arap devletleriyle görüşme ve koordinasyonda bulunmaksızın giriştiği hesapsız maceraların birbirinden ayrılması zorunludur. Bu unsurlar kendi sorumsuz hareketlerinin mesuliyetini taşımalı ve kendilerinin yarattığı bu krizi kendi başlarına sona erdirmelidirler.''

AA

Seckjin Khan
07-14-2006, 11:43 PM
Ateş yayılıyor

Lübnan'daki operasyonu genişleterek sürdüren İsrail, Beyrut Havaalanı'nı üçüncü kez vururken, Beyrut-Şam karayolunu da bombaladı. Saldırılarda ölen sivil sayısı 66'ya ulaştı


http://www.milliyet.com.tr/2006/07/15/dunya/resim/adun.jpg DIŞ HABERLER SERVİSİ



İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları üçüncü gününde artarak devam etti. Lübnan Parlamentosu'nda da önemli bir güç olan Şii Hizbullah Örgütü'nün 2 İsrail askerini kaçırmasının ardından, karadan Lübnan sınırını geçen ve havadan başkent Beyrut çevresini bombalayan İsrail, Beyrut Havaalanı'nın pistlerini ve binalarını dün üçüncü kez vurdu. İsrail uçakları, Beyrut'u Suriye'nin başkenti Şam'a bağlayan karayolunun yanı sıra bir de enerji santralını hedef aldı. İsrail'in yol ve havaalanlarına saldırılarla Hizbullah'a Suriye'den silah sevkiyatını önlemeye çalıştığı belirtiliyor.
Ülkeye hava ve deniz ablukasını daraltan İsrail, önceki geceden başlayarak dün sabaha kadar Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen başkentin güneyini havadan vurdu.
Beyrut'ta bomba ve füzelerin bir köprüyü yıktığı, bir köprüye ağır hasar verdiği, binaların camlarının kırıldığı, bazı balkonların ve duvarların sokaklardaki araçların üzerine yıkıldığı belirtildi.
İsrail'in üç gündür düzenlediği saldırılarda ölen Lübnanlı sivillerin sayısının 66'yı bulduğu, 176 kişinin de yaralandığı kaydedildi.

Katyuşa saldırısı
Hizbullah'ın saldırılarında da son üç gün içinde toplam 4 İsrailli sivil ile 8 İsrail askeri öldü. Önceki akşam iki Hizbullah füzesinin düştüğü, İsrail'in üçüncü büyük kenti olan Hayfa'nın limanına, muhtemel yeni saldırılara karşı tehlikeli madde taşıyan gemilerin girişi yasaklandı. Bölgedeki Roş Pina Havaalanı yakınlarına da füze isabet etmesi nedeniyle, havaalanına uçakların iniş kalkışı yasaklandı.
Hizbullah gerillaları İsrail'in kuzeyine dün 70 kadar Katyuşa füzesi fırlattı. Dünkü saldırılarda 2 İsraillinin öldüğü açıklandı. Son saldırılarla birlikte Hizbullah'ın son 3 gün içinde İsrail'e fırlattığı füze sayısı 170'i buldu.

İsrail gemisi vuruldu
Hizbullah'ın Beyrut açıklarında bir İsrail savaş gemisine dün gece patlayıcı dolu insansız bir uçakla düzenlediği saldırıda gemi ağır hasar görürken, 4 askerin de kayıp olduğu açıklandı. Gemide çıkan yangının sürdüğü ve İsrail'e dönüş yolunda olduğu öğrenildi.

Şii semti bombalandı

İsrail uçakları, dün sabaha doğru Beyrut'un "Hizbullah'ın kalesi" olarak bilinen Şii semti Dahiye'deki hedefleri bombaladı. Beyrutlular sabah uyandıklarında bombardımanın neden olduğu hasarla karşılaştılar.

Erdoğan: Bu, savaş değil de ne?

ABDULLAH KARAKUŞ Ardahan

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Lübnan'ı bombalamasına sert çıkarak, "Hizbullah'ın bir eylemi sebebiyle Lübnan'ı cezalandırmanın, oradaki Müslümanı, Hıristiyanıyla tüm yaşayanları cezalandırmanın akıl alır yanı yok. Bu savaş değil de ne? ABD'yi de daha duyarlı davranmaya davet ediyoruz" dedi.
Erdoğan, dün Ardahan'da Ortadoğu'da yükselen tansiyonla ilgili sorular üzerine bu süreci İsrail'in başlattığını söyledi. Erdoğan, "İsrail'in bir plajı bombalamasıyla 7 Filistinli çocuğun ölümüyle başlayan bir süreç var. Tabii bu hep göz ardı edildi, gösterilmedi. Yedi çocuk orada acımasızca öldürüldü" diye konuştu.

Orantısız güç kullanılıyor
Erdoğan, "Sistematik bir savaştan kaygılı mısınız?" sorusuna, "Şu anda zaten buna savaş dememek için kendimizi aldatmış oluruz. Şu anda bu savaş değil de ne? Tabii ne var, orantısız bir güç kullanımı var. Karşı taraf, Filistin imkânlara sahip değil diye... Eee! Vuruyorsun ve indiriyorsun. Şu anda Lübnan bu noktada, böyle bir gücü yok. Ve sadece arada sırada atılan füzeleri gerekçe göstererek ondan sonra 30-40-50 uçakla her tarafı bombardıman edip havaalanlarını, denizi, her tarafı kuşatmak suretiyle dünyayla ilişkiyi kesiyorsunuz" yanıtını verdi. Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: "İsrail dünyada kendini, bana göre yalnızlığa doğru taşıyor."

kaynak:milliyet

Socrates
07-15-2006, 02:18 AM
[QUOTE][/QOrantısız güç kullanılıyor
UOTE]

BU KADAR SAFÇA SÖYLENMİŞ BİR SÖZ DAHA GÖRMEDİM...

BİR KAVGAYA GİRMİŞSİNİZ KARŞI TARAF 4 SİZ İSE TEK KİŞİSİNİZ ...

PARDON;ARKADAŞLAR ORANTISIZ BİR DURUM OLUŞTU,BEN TELEFONLA 3 KİŞİ DAHA ÇAĞIRİM,SONRA KAVGAYA BAŞLARIZ...

EGETÜRK
07-15-2006, 02:48 AM
Araplar hakediyor.Yüzyil basinda bizi satiiklarinda isin buraya gelecegini bilmeleri gerekliydi.Bunlarla ilgilenecegimize dogu Türkistanla,Karabag kackinlariyla ilgilenelim,kimse kalkip bunlar din kardesimiz demesin,önce onlar düsünecekti,Lawrence'in altinlarini görünce ne cabuk unuttular dini,imani

Emrah
07-15-2006, 06:16 AM
Ehehe, bende orantısız güç lafını çok saçma buluyorum, naapsınlar tankları bırakıp sapanlamı saldırsınlar yani :)
Bu arada umarım islamı terör dini haline sokmaya çalışan hizbullah, hamas gibi örgütlerin kökü kazınır bu bahane ile.
Araplara gelince; bu Lawrence'ın çocukları hakettiklerini buluyorlar aslında.

Destankutluhan
07-15-2006, 10:10 AM
Gelismeler cok ilginc olacaga benziyor. Cok riskli bir doneme giriliyor. Asker bahane provalar gercek.
Ben ABD'nin dugmeye ne zaman basacagini merak ediyorum.
Kuzey Irak'ta yerlesik Isaril ve ABD egitimli ozel birliklerin varligi coktan beri biliniyor. Kiblesini Israil ve ABD'de donmus olan Barzani ve Talabani'nin istahi, ozellikle de Barzani'nin istahi icten ice kabariyor. Pesmergeler hizla modern silahlarla donailmanin yanisira Israil ve ABD'ce de egitiliyor. Rumslefd Isaril vurmaya baslamadan once bolgeye habersiz incleme yapmisti.
Filistin ve Lubnan'nin samar oglani olduklari isin aslinin agabeyleri ortaya cikarmak oldugu artik netlesiyor. Suriye acik destegini Hizbullah'tan yana koyarken Iran Suriye'ye salidir olursa onun yaninda yer alacagini zaten ilan etmisti. Turkiye yine sadece "ayip ediyorsunuz" veya " biz size demistik" telasciliginda (onlem alsaniza bre aymazlar!) demekle yetiniyor.

(Bizler elbette Araplara kizariz ve Allah nasil biliyorsa oyle yapsin deriz kizginlikla ama kazin ayagi oyle degil. Oralar bizimdogal nufuz alanlarimiz.
Ilerinde bu bolgelerde daha etkin olmak istiyorsak, artik hep kenara atilmak istemiyorsak mecburen cok daha etkin tavir almamiz gerekiyor. Nasil mi ?
Dogrudan ve dolayli gorusmelerle, Israil kendilerine dusman olmadigimizi bilmeli ama bilmesi gereken bir sey de bu topraklarin bizim icin de kutsal topraklar oldugu.)

Diyelim ki isler iyice sarpa sardi o zaman bizim yapmamiz gerekenler de bellidir; Her an her secenege acik bir savas hazirligi.
1. Suriye ve Israil kapisabilir ; Suriye'nin savasa girmesi halinde Kuzey
Irak'taki Ozel Kuvvetler Suriye'ye Dogudan mudahale edeceklerdir. Bu
arada Sinir Bolgesindei Kurdler yeniden ayaklandirilacaklardir.
Pesmergeler de oraya dogru bilik yigarken firsat bu firsat bilip Turkmen
Bolgelerini kana ve feryada bogmaya , Turkmenleri iyice sindirip goce
zorlamaya calisacaklardir.
Buna firsat vermemek icin Kerkuk ve diger Turkmen bolgelerinde milis
birliklerine daha cok ve dogrudan lojistik destek verilmeli, Kuzey
Irak'a girilip Teroristlerin butun olasi noktalari bombalanmali, ic guvenlik
olarak da kilit noktalarda ozel birlikler daha aktif hale getirilirken Terorle
Mucade yasasi Cemil Cicek'in sizlayan vicdanina ragmen ciddi sekilde
uygulanmalidir.
Bu talimlerle Israil ve ABD'ye devam ederlerse islerin daha da karisacagi
mesaji verilirken, Suriye'ye olasi saldirinin etkisi kirilarak, ic karisikliklarda
ulkenin gume gitmemesi saglanir. Cunku bizim isimize gelmez.

2. Suriye'ye olasi mudahaleye Iran da cidden karsilik verirse o zaman ayikla
princin tasini. Hem birinci secenegi yapmak durumunda kaliriz hem
Iran'da olasi ic karisikliklarda Guney Azarbaycan Turklerinin ve de
Kurdlerin ayaklanma ihtimalini goz onunde tutup ona gore siyaset
belirleyecegiz.

3. Suudiler tavirlarini belli ettiler. Misir yine o Misir. Halbuki cok onemli
pozisyondalar ve bu kritik gunlerin sonlanmasinda Turkiye'den daha da
agirligi olabilcek bir ulke. Ama ise yarayacak bir cikisi henuz olmadi.


Bu savas provasi uzarsa isler cok daha sarpa sarar ve hizla gercek ve cok uluslu bir savasa donusebilir.

Denklem cok, konu karisik.
Bizim icin hem firsatlar hem de buyuk riskler var.

pagedown332
07-15-2006, 12:06 PM
şunu asla unutmayınki israilin en büyük silahlarindan biride kaos ortamıdır.. kaos onların en iyi hareket ettikleri ortamdır.. bunu ben değil onların strateji belirleyen adamları söylüyor..

umarım müslümanlar direnişe son kanlarını dökünceye kadar , kararlılıkla devam ederler.. eger lübnan yetmezse bizlerde burda koyun değiliz ! :x

EGETÜRK
07-15-2006, 12:27 PM
Beter olsun itler,page down kardesim sen kendini koyun bilmezsin ama onlar altinin sesini duydumu seni koyun yerine oyle bir koyarlarki,sonrada filistinde yaptiklari gibi altin var diye askerlerimizin karinlarini kurbanlik koyun gibi deserler.Ne ektilerse onu bicecekler.Kalles araplar...

Seckjin Khan
07-16-2006, 04:37 AM
İsrail ve İran birbirine girdi
İsrail’in Lübnan sınırı yakınındaki yerleşim birimlerine yeni füze saldırıları düzenlendiği bildirildi.
İsrailli yetkililer, füzelerin, Hayfa ile civarındaki Kiryat Motskim ve Kiryat Haim’e düştüğünü, yaralananlar olduğunu söylediler.
Bu arada, İsrailli bir güvenlik yetkilisi, Hayfa’da 9 kişinin ölümüne yol açan saldırının İran yapımı Fagr füzeleriyle düzenlendiğini iddia etti.
İsminin açıklanmasını istemeyen yetkili, Hayfa’ya düşen füzelerden en az dördünün tahrip gücü yüksek İran yapımı Fagr füzesi olduğunu söyledi.

İRAN'DAN JET YANIT
İran yönetimi, Lübnan’daki Hizbullah örgütüne silah verdiği ve yardım ettiği iddialarını yalanladı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hamid Rıza Asefi, haftalık basın toplantısında, İran’ın Hizbullah’a silah verdiği yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine, "Bunlar tamamen yalan. Bu iddiaları kabul etmiyoruz. Biz şimdiye kadar Filistin ve Suriye’ye insani ve manevi yardımda bulunduk, bu yardımları sürdüreceğiz" dedi.
İran Devrim Muhafızlarının da Hizbullah’a yardım ettiği iddialarını yalanlayan Asefi, Hizbullah’ın güçlü bir örgüt olduğunu, kendini koruyabilecek güce sahip olduğunu birkaç gün içinde gösterdiğini söyledi.
Asefi, "Şu anda Siyonist rejim baskı altındadır. Bu yüzden de insanlık dışı girişimlerde bulunuyor ve iftira atıyor" ifadesini kullandı.
Sözcü, İsrail’in Suriye’ye saldırması durumunda tepkilerinin ne olacağının sorulması üzerine de "İsrail’in böyle bir hata yapmamasını umuyoruz. İsrail, eğer Suriye’ye saldırır ve bu savaş ilerlerse hiç düşünmediği büyük sorunlarla karşı karşıya kalır" diye konuştu.
İsrail’in Filistin ve Lübnan’a, yenilgisini örtbas etmek ve Hamas’ın başarısını gölgelemek için saldırdığını söyleyen Asefi, "Siyonist rejim, başarısız olacağını ve yenilgiye uğrayacağını bilmeli" dedi.
ABD’nin BM Güvenlik Konseyinde İsrail’le ilgili kararları veto ettiğini anımsatan Asefi, Washington yönetiminden Ortadoğu siyasetini gözden geçirmesini istedi.
"İsrail şu anda kendi eliyle oluşturduğu bir bataklığa düşmüştür" diyen Asefi, İsrail’in bölgedeki başka ülkeleri de bu bataklığa sokmaya çalıştığını söyledi.

İSRAİL ISRARLI
İsrail, Tahran yönetiminin yalanlamasına rağmen, İran’ın Hizbullah örgütüne yardım ettiği iddiasını ısrarla savunuyor.
İsrailli Tümgeneral Udi Adam, konuyla ilgili olarak resmi sayılabilecek ilk açıklamada, İranlı askerlerin, İsrail’e düzenlenen füze saldırılarında Hizbullah’a yardım ettiğini öne sürdü.
Kuzey Orduları komutanı Adam, İran askerlerinin bölgede tespit edildiğini ve İran tarafından örgüte füze verildiğini ileri sürdü.
Hayfa’daki saldırıda 9 kişi ölmüş, 20’den fazla kişi yaralanmıştı. 5 gündür devam eden çatışma ve saldırılarda 12’si sivil, 23 İsrailli, İsrail’in Beyrut bombardımanında ise çoğu sivil 106 kişi öldü.

Seckjin Khan
07-16-2006, 04:54 AM
Ortadoğu'da tansiyon düşmüyor

İsrail'in beşinci gününe giren Lübnan operasyonunda ölü sayısı 100'ü aşarken, bu sabah Hizbullah militanları İsrail'in Hayfa kentine saldırdı, 8 kişi öldü. İsrail ordusu, Lübnan'ın güneyinde yaşayan halka, bölgeyi birkaç saat içinde terk etmeleri çağrısında bulundu.

İsrailli Tümgeneral Udi Adam bu çağrıyla, sınırın Lübnan tarafında geniş kapsamlı bir harekat başlayacağının mesajını verdi.

Associated Press'e konuşan Tümgeneral Adam, sivillerin zarar görmesini istemediklerini ve bu nedenle hedef olmak istemeyenlere, evlerini ve köylerini terk ederek kuzeye kaçmaları çağrısında bulunduklarını söyledi.

İsrail ordusu, Tel Aviv'in kuzeyinde halkın olası hava akını sirenleri konusunda tetikte olmasını istedi. Zira, Lübnan'ın güneyinden atılan füzeler, İsrail'in kuzeyindeki kentleri tehdit ediyor.

Suriye'den ilk açıklama

Ortadoğu'da şiddet tırmanırken Suriye ilk kez resmi açıklama yaptı: "İsrail saldırısı doğrudan karşılık bulur".

Suriye Enformasyon Bakanı Muhsin Bilal, ''İsrail'in Suriye'ye yönelik her türlü saldırısı, Suriye'den sert, doğrudan, sınırsız ve her yoldan karşılık görür'' dedi.

İsrail, dün Suriye'nin saldırı hedefi olmadığını, hedefin Lübnan'daki Hizbullah olduğunu duyurmuştu.

Ekonomik zarar en az 400 milyon dolar

Lübnan Maliye Bakanı Cihad Azur, İsrail saldırılarının ülke ekonomisine doğrudan zararının yarım milyar doları bulduğunu açıkladı. Bakan Azur, ''başta altyapıya yönelik saldırıların neden olduğu doğrudan kayıplar 400 ile 500 milyon dolara ulaştı'' dedi.

İsrail'in karayolları ve iletişim şebekesi başta olmak üzere altyapıya yönelik saldırıları sürüyor. İsrail, Hizbullah mevzilerinin yanı sıra havaalanları, limanlar, köprüler, karayolları ve santralleri de hedef alıyor.

Lübnan'ın çağrısını Bush reddetti

Lübnan Başbakanı Fuad Sinyora ise, ülkeyi 'felaket bölgesi' ilan etti ve Birleşmiş Milletler himayesinde acil ateşkes istedi.

G-8 Zirvesi için Rusya'nın St Petersburg kentinde bulunan gelişmiş ülkelerin liderlerinden soruna ilişkin farklı mesajlar geldi. ABD, İsrail'e desteğini yineledi.

ABD Başkanı George Bush ise, İsrail'in, kendini savunma hakkı bulunduğu yönündeki fikrini yineledi ve Lübnan'ın 'acil ateşkes çağrısı'na destek vermedi.

Bush, ''İsrail'e mesajımız, kendini savunması, ancak bunu yaparken sonuçlarına dikkat etmesidir. Sonuçta kendisini dizginlemesi konusunda uyarıyoruz'' dedi.

ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice da, İsrail'in Lübnan'a saldırılarının neden olduğu sivil ölümlerinin artmasından endişeli olduklarını, ancak bölgede acil bir ateşkesin sorunu çözmeyeceğini söyledi.

İngiltere Başbakanı Tony Blair de bölgede havanın yumuşaması gerektiğini belirttti ve G-8 liderlerinin ortak tavır almak için çaba gösterdiklerini kaydetti.

Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac ise, İsrail'in Lübnan'a saldırılarıyla gerilimin giderek tırmandığı Ortadoğu'da itidal çağrısında bulundu ve bölgede sürekli bir ateşkes ilan edilmesi gerektiğini söyledi.

Chirac, Lübnan'ın güvenliğini, bağımsızlığını ve istikrarını tehdit eden tüm güçlerin durdurulması gerektiğini belirtti.

Son durum

Hizbullah TV'sine saldırı:
AFP muhabiri, Beyrut'un güneyinde, Hizbullah'a ait televizyonun bulunduğu binanın İsrail saldırısında tamamen yıkıldığını bildirdi. Muhabir, El Manar televizyonunun bulunduğu çok katlı binanın yerle bir olduğunu söyledi. El Manar'ın yayına devam edebildiği belirtiliyor.

Hayfa saldırısı:
Hizbullah militanları, İsrail'in Lübnan sınırı yakınındaki Hayfa'ya en az beş füze saldırısı düzenledi. Bir füze tren istasyonuna isabet etti. Olayda 8 kişi öldü, 10'dan fazla kişi yaralandı.

Uydudan yayın yapan El Cezire televizyonu, Hizbullah'ın Hayfa saldırısının ardından kentte bulunan El Cezire muhabiri Elias Karram ile ekibinin İsrail polisi tarafından gözaltına alındığı duyurdu.

Hizbullah saldırısında kullanılan füzelerin ise İran yapımı olduğu iddia edildi. Bu iddialar İran tarafından yalanlandı.

İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Hizbullah'ın Hayfa'ya düzenlediği saldırının ağır bir bedeli olacağını söyledi ve ''hedeflerimize ulaşmamızı hiçbir şey engelleyemez'' dedi. Hizbullah örgütü ise, Hayfa kentindeki petrokimya tesislerini vurma tehdidinde bulundu.

İsrail'in en büyük üçüncü kenti olan Hayfa'da siren sesleri duyuldu. İsrail Savunma Bakanlığı, olası bir saldırıdan kısa süre önce siren çalacağını söylemiş ve kent sakinlerinden bu durumda sığınaklara gitmelerini istemişti.

Sur saldırısı:
Lübnan polisi, İsrail uçaklarının sabah saatlerinde Sur kentinin güneyindeki bir yerleşim birimine üç saldırı düzenlediğini, saldırılarda ölen ya da yaralanan olup olmadığının henüz bilinmediğini kaydetti.

Beyrut çevresine saldırılar:
İsrail savaş uçakları, bu sabah Lübnan'ın başkenti Beyrut'un güneyindeki Ciye elektrik santralini vurdu. Söndürme çalışmalarını yürüten itfaiye görevlileri, yetersiz su nedeniyle radyodan halka, 'kendi su tankerleriyle yardım etmeleri' çağrısı yaptı.

İsrail uçakları, Beyrut'un güneyindeki banliyöleri de vurdu. El Manar televizyonu ve görgü tanıkları Hizbullah'ın merkez bürosunun bulunduğu bir banliyöde altı şiddetli patlama meydana geldiğini bildirdi. Son hava saldırısının İsrail ordusunun bölgede şu ana kadar yaptığı en şiddetli hava saldırısı olduğu belirtildi.

Bu arada İsrail özel televizyonu, Hizbullah lideri Şeyh Hasan Nasrallah'ın İsrail'in Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yönelik bir saldırısında yaralandığını ileri sürdü.

Haberde, ''Hasan Nasrallah, Beyrut'a yönelik bir İsrail saldırısında yaralandı'' denildi, ancak saldırının zamanı hakkında bilgi vermedi. Hizbullah haberi yalanladı.

İsrail'den Lübnan'a: "Ateş açmayın"

Peş peşe saldırı düzenleyen İsrail ise, Lübnan ordusunu İsrail savaş uçaklarına ateş açmaması konusunda uyardı.

İsrail ordu sözcüsü, Lübnan askerlerinin geçtiğimiz cuma günü Lübnan sahilinde operasyona katılan bir İsrail savaş uçağına ateş açtığını, ancak uçağın vurulmadan görevini tamamladığını belirtti.

Sözcü, ''İsrail şu ana kadar Lübnan ordu birimlerine zarar vermekten kaçınmıştır. Ancak şu andan itibaren İsrail kendisine karşı operasyon düzenleyen her kim olursa olsun saldırmakta tereddüt etmeyecek'' dedi.

Lübnan'da şu ana kadar 99'u sivil olmak üzere en az 103 kişi İsrail'in karayollarını, köprüleri ve havaalanlarını hedef alan hava saldırılarında hayatını kaybetti.

İsrail, dün güney Lübnan'da bir köyden kaçanlardan oluşan konvoyu hedef almış, saldırıda 15'i çocuk 20 sivil ölmüştü.

İsrail ordusu, geçtiğimiz hafta çarşamba günü İsrail - Lübnan sınırında çıkan çatışmanın ardından Hizbullah'ın iki İsrail askerini kaçırdığını açıklamasıyla Lübnan topraklarına girmişti.

Lübnan operasyonuna tepkiler

Endonezya:
Başkent Cakarta'da toplanan yaklaşık 5 bin kişi, ''gerçek terörist İsrail'dir'' sloganları attı. Milletvekili Patrialis Ekber, ABD yönetimini eleştirerek, Washington'dan, İsrail'e verdiği desteği çekmesini talep etti.

Endonezya, İsrail devletinin varlığını tanımıyor. Devlet Başkanı Susilo Bambang Yudhoyono, geçtiğimiz hafta BM'den İsrail saldırılarını engellemesini istemişti.

kaynak:CNNTURK

Tabriz_Han
07-16-2006, 05:19 AM
Bu catismayi Hamas ve Hezbollah baslatti, onlarin bittirmesi lazim, onlarda savasamiyorsa niye savas aciyor.

Israelin etrafi Arap dolu ve hic birsey yapamiyorlar ne bicim is bu, Arap-Israil savasinda Israel 6 dusmani ayni zamanda geberti ve buyudu. Arap bukadar zaman ne yapiyor? yatirimlar nerede? silahlar nerede? okadar paralari var, Suudi Sustu hatta birsey soylemekten korkuyor. Yine kendilerine rezil ediyorlar, Turkleri ihanet eti gunu daha cok ama cok pisman olacaklar. Arap halka aciyorum, ama baskanlarina kiniyorum serefsizler.

Turkiye bu ise hic karismamasi lazim, bu Turkiyenin sorunu degil. Cunku bu savas cok buyecek. Buyunce Turkiye caktirmadan Kuzey Iraka girir, Pkk'yi temizler ve Turkmenleri yardim verir. Ne olucak yani, bizler Iraka girmek icin izin beklecez ve girsek Dunya kamoyunu neredeyse Aglayacak, siz Turkler barbarlar herkesi keseceksiniz v.s v.s ama ayni bugunki durumlari bakin. Israel Cat diye Lubnana girdi, hic kimsede SES cikmiyor, medya oturup seyretiyor, Lubnan maf olacak maf, kopruleri, yolari, fabrikalari hepsi bombalandi. Keske Turkiyede su Kuzey Iraka girsede Pkk'nin son nefesini kese.

Seckjin Khan
07-16-2006, 05:55 AM
Bu catismayi Hamas ve Hezbollah baslatti, onlarin bittirmesi lazim, onlarda savasamiyorsa niye savas aciyor.

işte bende bunu anlamıyorum bu grupların amacı ne?

Daha önce yazmıştım bence bunlar İsrail tarafından besleniyor

Afrasiyab
07-17-2006, 03:16 AM
Savaştan kaçan Türkler insanlık dramını anlatıyorİsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle, Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliği'nin desteğiyle Türkiye'ye gelenler, bir yandan savaştan kurtulmanın sevincini yaşarken, diğer yandan geride kalanların ne olacağını http://image.haber7.com/haber/35505.jpg
İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle, Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliği'nin desteğiyle Türkiye'ye gelenler, bir yandan savaştan kurtulmanın sevincini yaşarken, diğer yandan geride kalanların ne olacağını soruyor. Reyhanlı ilçesi Cilvegözü Sınır Kapısından kendi özel otomobilleriyle yurda giriş yapan Türk vatandaşı Hamide Saraj, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 15 yıldır Lübnanlı kuyumcu eşiyle bu ülkede yaşadığını, ölüm korkusu nedeniyle Türkiye'ye geldiklerini söyledi. Hamide Saraj, kendilerinin kurtulduğunu ancak, geride kalanları merak ettiklerini belirterek, şunları söyledi:
'LÜBNAN CEHENNEM GÖRÜNÜMÜNDE'
''İsrail, her yeri bomba yağmuruna tutuyor. Yüzlerce insan öldü. Lübnan adeta cehennem görünümünde. Acımasız İsrail saldırıları karşısında vatandaşlar ne yapacağını şaşırmış durumda. Herkes Lübnan'ı terk etmenin yolunu arıyor. Kimsenin gözüne uyku girmiyor, her an ölüm korkusu yaşanıyor. Büyükelçiliğin yardımıyla otobüs ve özel araçlarla bizler kurtulduk, geride kalanlar ne olacak? Her zaman olduğu gibi savaşta zarar gören çocuklar ve kadınlar oluyor.'' Hamide Saraj, dünyanın bu vahşet karşısında sessiz kalmaması gerektiğini belirterek, ''Birleşmiş Milletler ve diğer kuruluşlar elini çabuk tutarak, İsrail'in dikkatini çekmeli ve ateşkes sağlanmalı. Aksi halde binlerce masum insan ölecek'' diye konuştu.
Saraj, İsrail saldırılarından kaçan binlerce Lübnan ve Beyrutlunun yollara döküldüğünü, sınır kapılarının hınca hınç dolduğunu sözlerine ekledi. Bu arada, Cilvegözü Sınır Kapısından yurda giriş yapan 45 kişilik Alman grubunun pasaportlarında sorun çıktı. Reyhanlı Kaymakamı Ünal Çakıcı, sorunun çözümlenmesinin ardından Alman grubun Hamamat Kaplıcalarına yerleşmelerini sağladı.

timurlenk
07-17-2006, 06:36 AM
buyuk dialogcu bay fettullah wolfowitz cenapları su ırkdasınız yahudileri durdudun dese,papa hazretleri gelin dialogla bu kanı durduralım dese birde
israili yaptıgı katliamlardan dolayısı ile o mubarek agızı ile kınasa acep nice olurdu..

Socrates
07-18-2006, 11:46 AM
Lebanese babies killed by Israel

The Angry Arab News Service



http://www.uruknet.info/pic.php?f=aaaaa26.jpg (http://www.uruknet.info/pic.php?f=aaaaa26.jpg)

Saturday, July 15, 2006

http://www.uruknet.info/uruknet-images/aaaa.47.jpg (http://photos1.blogger.com/blogger/2871/232/1600/aaaa.59.jpg)
http://www.uruknet.info/uruknet-images/aaa.88.jpg (http://photos1.blogger.com/blogger/2871/232/1600/aaa.96.jpg)
http://www.uruknet.info/uruknet-images/aa.92.jpg (http://photos1.blogger.com/blogger/2871/232/1600/aa.98.jpg)



YAZIK ! OLANLAR YİNE ÇOCUKLARA VE MASUM İNSANLARA OLDU...

YAZIK ! ONBİNLERCE İNSAN ÖLÜM KORKUSU İLE YAŞIYOR..

YAZIK ! BİNLERCE İNSAN KENDİNİ GÜVENDE HİSSETMEK İÇİN FARKLI ÜLKELERE GİDİYOR...PARASI OLANLAR TAMAMDA YA FAKİRLER...?


ŞU LİNKEDE BİR BAKIN DERİM...

http://lebanonheartblogs.blogspot.com/

Afrasiyab
07-18-2006, 04:06 PM
İsrail füzesi Türk tırını vurduİsrail'in Lübnan'a bugün düzenlediği hava saldırısında Bekaa Vadisinde hedef alınan TIR'lardan birinin Türk TIR'ı olduğu, şoförünün de kaçarak kurtulduğu öğrenildi. http://image.haber7.com/haber/18486.jpg
İsrail'in Lübnan'a bugün düzenlediği hava saldırısında Bekaa Vadisinde hedef alınan TIR'lardan birinin Türk TIR'ı olduğu, şoförü Musa Sevim'in kaçarak kurtulduğu öğrenildi.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre Musa Sevim, Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliği tarafından, Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği aracılığıyla Türkiye'ye gönderildi. İsrail'in bu sabah Bekaa Vadisinde 4 TIR'ı bombaladığı bildirilmişti. ''Sevimler Tur''a ait olduğu bildirilen Musa Sevim yönetimindeki TIR da bombardımanda hedef alınanlar arasında yer aldı.

Sevim'in bombardıman başlayınca aracını durdurduğu ve güvenli bir yere kaçarak hayatını kurtardığı belirtildi. Bombardıman bittikten sonra önce Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliği yetkilileriyle bağlantı kuran Sevim, Beyrut'taki Büyükelçilik yetkilileri tarafından Türkiye'ye gönderilmek üzere Türkiye'nin Şam Büyükelçiliği yetkililerine Lübnan ile Suriye arasındaki Masna sınır kapısında teslim edildi. Musa Sevim'in, Şam'da bir süre dinlendikten sonra bu akşam Hatay'a giden otobüse bindirildiği kaydedildi.
AA muhabirinin Türkiye'nin Beyrut Büyükelçiliği yetkililerinden aldığı bilgiye göre, Musa Sevim, füze saldırısından nasıl kurtulduğunu şöyle anlattı: ''Suriye gümrüğünde işlemlerimi bitirdikten sonra Lübnan tarafına girdim. Benimle birlikte işlemlerini bitiren diğer ülkelerin TIR'larıyla birlikte hareket ettik. Ben sıvı yağ taşıyordum. Bekaa'da ilerlerken birden yanımızdaki yola bir füze düştü. Ben de bunun üzerine aracımı durdurarak aşağı indim, koşmaya başladım. Bu sırada aracıma iki füze daha geldi. Aracım yanarak paramparça oldu.''

AA

Socrates
07-19-2006, 10:51 AM
birseyler de ben ciziktirayim. http://www.omuz.net/ibf2/style_emoticons/default/smile.gif

herseyden once, orada olen masum birileri var. bu cok kliselesmis, ve alistirilmis bir laf oldugu icin olmasi gerektigi kadar etkili degil maalesef. ama konunun en onemli noktasi bu. birileri oluyor orada. adamin konuyla hicbir ilgisi yok, belki konuyu bilmiyor bile, ve konuyla ilgili hicbirsey yapmaya gucu de yok, ama oluyor, olduruluyor.

eger lubnan-filistin ve israil esit gucte olsalar, bu tip olumler iki ulke arasindaki anlasmazlik sonucu cikan bir durum denip, birbirlerine isteklerini kabul ettirmek icin insanoglunun kullandigi en iptidai, en ilkel yol olan siddet denir, politik bir cozum daha yerinde olurdu denirdi, ama cok da yadsinmazdi. hemen yanibasimizda irak-iran savastilar yillarca, ortada guc dengesi oldugu icin, bu kadar tepki almadi mesela..

su anda taraflar arasinda guc dengesi olmadigi icin, bu olumler dogal karsilanmiyor. hpe verilen ornek, iki tane cocuk, veya adam kavga etseler, durdurulmaya calisilir, ama garip karsilanmaz, ama kocaman bir adam, bir cocugu doverse, bu dogal degildir. orada kendini koruyamayan cocugu savunmak gerekir.

simdi, filistin-israil anlasmazligi yarim asri gecti. bu topikte tartistik. her iki taraf belli sebpelerden dolayi hakli oldugunu iddia ediyor. bu politik bir sorundur. yalniz iki taraf arasinda guc dengesi olmadigi icin, bu sorunda israilin dedigi oluyor, ve filistin bunu kabullenmeyip, kendince tepkisini ortaya koyuyor. bu tepki ise olabilecek en kotu tepki sekli, su anki dunyada: birilerini oldurmek. ya bunun farkinda degiller, ya da birileri tarafindan yonlendiriliyorlar...

ote yandan, israil in karsi tarafin bu sekilde tepkisine, ayni sekilde karsilik vermesi, kendisinin medeniyeti temsil ettigi iddiasiyla celisiyor. ne yani hicbir sey yapmayalim mi, onlar bizim guvenligimizi sabote ederken? diye bir soru cikiyor ortaya. bu durumda, marjinal cevreler, ve populist hukumet bu firsati kullanarak, su anki metodu mesru gosterebiliyorlar kendi ulkelerinde.. "onlar 1 tane yahudi oldururse, biz 10 tane musluman oldururuz." ilk basta kulaga hos gorunse de, daha sonrasi icin, dunya da sana karsi olusan antipatinin ve bunun yan etkilerinin sana getirecegi zararla beraber, sorununun cozulmedigini, bu sekilde hicbir yere varmadigini dusununce, hic de makul bir yol olmuyor. amerika nin yaptigi gibi, bu tur eylemler, tabana hos gozuken gunu kurtaracak, sana taraftar saglayacak ucuz bir yontem. ucuz ama etkili. ve hicbir yere varmiyor.

efektif cozum ise, karsindaki cocugu egitmek. yillardir, bu catisma ortamindan dolayi, hic gelismemis ulkeyi gelistirmek, kaybedecek hicbirseyi olmayan insanlara, birseyler verip, orada guvenli bir ortam saglayip, medeniyete entegrasyonunu saglamak. egitimse egitim, paraysa para, yatirimsa yatirim. bunlar ilk bakista ciddi maddi yuk olarak gorunebilir, ama son 50 yildaki kayiplarla kiyaslaninca, cok da buyuk durmuyor. orada insalar, guven ortamina kavustuklarinda, karinlari doyduklarinda, ve mutlu olduklarinda politik bir cozum uretilecek ortam da olusmus olur. obur turlu, su an israil de mevcut olan guvensizlik, stres devam eder gider.. insanlar 100 metre ileriye gitmek icin 10 tane guvenlik cemberinden gecmeye, sabah cikarken acaba aksam evime donebilecek miyim diye bir korku yasamaya mahkum olarak yasar gider..


BY OKKESUS

KuMuKh
07-19-2006, 04:45 PM
arap ve farsi izni olmadan ; israil ortadoguda barinamaz .

Kani
07-20-2006, 03:20 AM
bu dünya nin sonu gelsede, bu zulüm bitse. bitmek bilmiyor yoksa.
ne insan oğluymuş ki bir dünya yi paylasamiyor yıllardır.
ne kadar vicdanısiz olabiliyormus. allahmiz da biliyordu zaten.
ikiye ayırtıyor. ayrılıyor.
gercekden mutlu yasmak zor. bu durumları görünce allahtan bir sey istiyemiyorsun.. allahım sen bize akıl ve fikir ver. iyi olan ne varsa onu ver iyi olanlara..

Administrator
07-21-2006, 10:49 AM
peki turkiye ordusu siz turkler iddia ettig gibi o kadar kuvvetli ise,,,niye o zman israilin yaptigi ise her zman agzini acip bakip duruyor sizince israili cezalam zmani gelmedimi?veya israilden "sherefli" ordunuz korkuyormu ?????? sice israil ve tukiye savashirsa israil ordusu kac gunde turkiye ordusunu imha edebilir?

KuMuKh
07-21-2006, 11:03 AM
peki turkiye ordusu siz turkler iddia ettig gibi o kadar kuvvetli ise,,,niye o zman israilin yaptigi ise her zman agzini acip bakip duruyor sizince israili cezalam zmani gelmedimi?veya israilden "sherefli" ordunuz korkuyormu ?????? sice israil ve tukiye savashirsa israil ordusu kac gunde turkiye ordusunu imha edebilir?



Ciddimisin ?

Socrates
07-21-2006, 11:42 AM
peki turkiye ordusu siz turkler iddia ettig gibi o kadar kuvvetli ise,,,niye o zman israilin yaptigi ise her zman agzini acip bakip duruyor sizince israili cezalam zmani gelmedimi?veya israilden "sherefli" ordunuz korkuyormu ?????? sice israil ve tukiye savashirsa israil ordusu kac gunde turkiye ordusunu imha edebilir?

İŞKEMBEİ KÜBRADAN SALLAMADAN ÖNCE VEYA SİDİK YARIŞI YAPTIRMADAN ÖNCE BİRAZ MÜREKKEP YALAMAK GEREKİR !

1492 YILINDA BATILININ HIŞMINDAN KAÇAN YAHUDİLERE OSMANLI KUCAK AÇMIŞTIR...

2.DÜNYA SAVAŞINDA ALMANLARIN HIŞMINDAN KAÇAN YAHUDİLERE TC DEVLETİ KUCAK AÇMIŞTIR...

OSMANLIDA VE TÜRKİYE CUMHURİYETİNDE ÇIBAN BAŞI OLMAYAN AZINLIKLARIN BAŞINDA YAHUDİLER GELİR...

TÜRKİYE BULUNDUĞU COĞRAFYADA BÜYÜK BİR GÜÇTÜR. AKILLI BİR DEVLET BU GÜCÜ YANINA ALMAK ZORUNDA HİSSEDER KENDİNİ...

KARŞISINA ALIRSA NE OLUR ;

KESİNLİKLE SINIRLAR DEĞİŞİR !

Seckjin Khan
07-21-2006, 11:48 AM
yazdıklarından birşey anlamadım neden İsrail'den korkuyoruz yada TSK neden güçlü değil!

Bence yersiz bi konu yanii neden durduk yere savaşalım ki?

Seckjin Khan
07-21-2006, 11:49 AM
@Socrates bu senin ilk büyük tartışman hazır ol :) Bu forum benim gibi Yahudi sevenlere pek sıcak bakmıyor ona göre ;)

Kolay gelsin şimdiden sana :D

EGETÜRK
07-21-2006, 12:36 PM
ilk defa dogru bir sey yazmissin sokmates,bende sana Foruma Hoş Geldin diyorum

EGETÜRK
07-21-2006, 12:43 PM
ben İsrail ordusunun abartılacak kadar güçlü oldugunu zannetmiyorum,ama derin devletleri çok daglam ve ABD'yi her türlü arkalarina almiş bir ülke,o yüzden büyük görünüyorlar,dogru olani yapıyorlar...Bak adminstratör kardeş,bu güne kadar Türk varliğina kast eden herkes cezasini ödemiştir,yada ödeyecektir..TÜRKE KEFEN BİÇENİN ÖLÜMÜ KORKUNÇ OLUR DİYE BİR SÖZ VAR BİLİRMİSİN???Herkes Ordumuzu dagitabilir,kalelerimize girebilir,tersanelerimizi zapt edebilir,daha da kötüsü iktidarı elinde bulunanlar gaflet ve dalalet içinde bulunabilir,AMA TÜRK GENCİNİN BU ŞERAİT İÇİNDE BİLE GÖREVE ATİLMASİ İÇİN GEREKSİNİM DUYDUGU KUDRET,DAMARLARİNDAKİ ASİL KANDA MEVCUTTUR...Bu böyle biline...Bunu Ben demiyorum,Atatürk dedi diye de demiyorum,bunu tarih diyor

benay
07-21-2006, 04:13 PM
ABD, ikinci Israel'dir, ABD'yi Yahudiler kurmusdur, iliskileri bozmaktan korkan'da Türkiye'yi yöneten bazi kisilerdir en çok'da "bende gürcüyüm" demis olan hain Türkiye basbakani.

nogayhan
07-21-2006, 04:18 PM
S.A

Bizim ordumuz pek ole islere bakmaz,onlarin isi dinle imanladir,mesela nizamiyeye,bu vatan icin sehit olacak analarin oglunu,basi acikmi geldi kapali mi diye bakarlar,bu konularda cok hassastirlar,ama cocuk katilinin asilsinmi,asilmasinmi tartismasinda tarafsiz davranirlar.

Zaten agustos surasi var tsk`de herkez rutbe bekliyor,baska seylere gelince dayatmaci olurlar milleti sokaga dokerler,islerine gelince sorumlulugu hukumete atarlar,'' sanki millet aptal''

kiya
07-21-2006, 05:01 PM
aslinda soru mantiksiz degil, belki biraz duzeltmeye ihtiyaci var.

soyle diyebiliriz, turkiye, bolgede etkin ve guclu bir ulke ise, bu tip sorunlarda neden devreye giremiyor?

bunun yaniti da maalesef sorunun icinde gizli.

israil ordusunun guclu olmadigini iddia etmek ise tarih bilmemekten kaynaklaniyor olabilir. israil, abd'nin gozu gibi baktigi bir devlettir. bir cok muttefikinden esirgedigi savas teknolojilerini israil'in hizmetine sunmakta bir dakka bile tereddut etmez. bolgede 6 arap devletini de 6 gunde bertaraf etmis bir ordudur ki, bu arap ordularinin toplami bile israil'in toplam nufusunu gecmektedir.

EGETÜRK
07-21-2006, 11:41 PM
aslinda soru mantiksiz degil, belki biraz duzeltmeye ihtiyaci var.

soyle diyebiliriz, turkiye, bolgede etkin ve guclu bir ulke ise, bu tip sorunlarda neden devreye giremiyor?

bunun yaniti da maalesef sorunun icinde gizli.

israil ordusunun guclu olmadigini iddia etmek ise tarih bilmemekten kaynaklaniyor olabilir. israil, abd'nin gozu gibi baktigi bir devlettir. bir cok muttefikinden esirgedigi savas teknolojilerini israil'in hizmetine sunmakta bir dakka bile tereddut etmez. bolgede 6 arap devletini de 6 gunde bertaraf etmis bir ordudur ki, bu arap ordularinin toplami bile israil'in toplam nufusunu gecmektedir.Arap ordularından bahsediyoruz...

EGETÜRK
07-21-2006, 11:45 PM
S.A

Bizim ordumuz pek ole islere bakmaz,onlarin isi dinle imanladir,mesela nizamiyeye,bu vatan icin sehit olacak analarin oglunu,basi acikmi geldi kapali mi diye bakarlar,bu konularda cok hassastirlar,ama cocuk katilinin asilsinmi,asilmasinmi tartismasinda tarafsiz davranirlar.

Zaten agustos surasi var tsk`de herkez rutbe bekliyor,baska seylere gelince dayatmaci olurlar milleti sokaga dokerler,islerine gelince sorumlulugu hukumete atarlar,'' sanki millet aptal''Bak orduya laf ettirmem...Küçüklüklügümden beri hayatim birliklerde lojmanlarda geçmiştir...Bugüne kadar gördügüm tüm askerler ramazanda oruç tutar,kışlalarda sahur için yemek çıkar...Gemilerin Direğinde Kur'an dan ayetler yazilidir...Bismillah diyerek yola çıkılır ki bu bir adettir.Orduda İslam Düzgün bir şekilde yaşanır.Ama bugüne kadar da irticai işlere karışan herkes ihraç edilmiştir...Edilirde

Socrates
07-22-2006, 02:40 AM
İSRAİL ORDUSU HEM YETİŞMİŞ ASKER POTANSİYELİ BAKIMINDAN HEMDE TEKNOLOJİK OLARAK BULUNDUĞU COĞRAFYADA ÇOK BÜYÜK BİR GÜÇTÜR...

6 GÜN SAVAŞLARI DAHA HALA HAFIZALARDAKİ YERLERİNİ KORUYOR...

BUDA YETMEZMİŞ GİBİ ARKASINDA BAŞTA ABD OLMAK ÜZERE BATININ TAM DESTEĞİ VAR....

OLMAZ,OLMAZDA SAVAŞA TÜRKİYEDE TARAF OLURSA NE OLUR ?

BÜTÜN DENGELER ALTÜST OLUR...

ZATEN BİRİLERİ İSRAİLİN/LÜBNAN,ABD'NİN/İRAN HAREKATI ÖNCESİ BİZDEKİ TERÖRÜ ÖYLE BİR HORTLATTIKİ, TÜRKİYENİN KENDİ İÇİNDEKİ BELA İLE UĞRAŞMAKTAN GELİŞMELERE AYAK UYDURAMADIĞI GÜN GİBİ ORTADA...

timurlenk
07-22-2006, 04:23 AM
israil ordusu demek abd ordusu demek,kendi silahlarını uretiyorlar (amerikan silahlarının kopyası gibide olsa) ucak yapıyorlar,tank yapıyorlar,hava savunma sistemlerini yapıyorlar,uzun menzilli fuzeleri var vede en vahimi en az 250 tane nukleer bombası var... tanklarımız,ucaklarımız bile modernizasyon icin israele gonderiliyor...bizi bu hale getiren icimizdeki devsirme ruhlu kopeklerdir malesef... guney kore ile aynı zamanda ucak olayına girdik ,biz ancak f16 monte ettik ,guney kore simdi kendi savas ucagını uretiyor.. yazıklar olsun...

timurlenk
07-22-2006, 04:29 AM
turkiye icindeki kopeklerden kurtulmadıkca hic bir yere varamaz malesef... eski mhp li bakan ramazan mirzalıoglunun damadı vardı tubitakda cok parlak birisi idi,bazı onemli teknolojik vede onemli konularda abd nın teknolojisinin bile otesinde isler yapıyorduki birden bire canakkalede bir trafik kazasında ekibi ile birlikde yok edildi..

Seckjin Khan
07-22-2006, 04:37 AM
S.A

Bizim ordumuz pek ole islere bakmaz,onlarin isi dinle imanladir,mesela nizamiyeye,bu vatan icin sehit olacak analarin oglunu,basi acikmi geldi kapali mi diye bakarlar,bu konularda cok hassastirlar,ama cocuk katilinin asilsinmi,asilmasinmi tartismasinda tarafsiz davranirlar.

Zaten agustos surasi var tsk`de herkez rutbe bekliyor,baska seylere gelince dayatmaci olurlar milleti sokaga dokerler,islerine gelince sorumlulugu hukumete atarlar,'' sanki millet aptal''

malesef çok yanlış düşünüyorsun...

TSK işi dinle imanla başı kapalı insanlarla değil.Yazık!

Seckjin Khan
07-22-2006, 04:39 AM
ABD: Lübnan'a asker göndermem Türkler göndersin!
WASHINGTON(ANKA)

Amerikalı yetkililer Lübnan’a uluslararası güç çerçevesinde ABD askeri gönderemeyeceklerini ancak, Türkiye ve Fransa’nın asker verebileceğini belirtti.
Amerikan Washington Post gazetesinin haberine göre Amerikalı yetkililer, Lübnan’a gönderilecek muhtemel bir uluslararası barış gücü içinde Amerikan askeri olmayacağını açıkladı. ABD askerlerinin zaten Irak ve Afganistan’da operasyonlarını sürdürdüğünü belirten Pentagon yetkilileri, bu yüzden Lübnan’a gönderecek birlikleri olmadığını savundu.
Lübnan’a gönderilmesi muhtemel bir barış gücü misyonu için hazırlıkların hala çok erken aşamalarda olduğunu kaydeden yetkililer, Amerikan askerleri olmamasına karşın Fransa ve Türkiye’nin önderliğinde 10 ila 20 bin kişilik bir askeri birliğin Lübnan’a gitmesini beklediklerini söyledi.

ABD SADECE LOJİSTİK DESTEK VERECEK
Gazete, Washington ve BM kaynaklarına göre, muhtemel bir uluslararası güce Türkiye ve Fransa’nın yanı sıra İtalya, Brezilya, Pakistan, Hindistan ve Almanya’nın da asker gönderebileceğini, ABD’nin ise sadece teknik, lojistik destek ve istihbarat konusunda yardım edeceğini duyurdu.
İtalya’nın BM nezdindeki Büyükelçisi Marcello Spatafora, hükümetinin "üzerine düşeceğini yapacağını" söylerken, Fransa’nın BM nezdindeki Büyükelçisi Jean-Marc La Sabliere ise Lübnan’a gönderilecek uluslararası gücün tek başına yeterli olmayacağı uyarısında bulundu.

İSRAİL ABD ISRARINDAN VAZGEÇTİ
Daha önce Lübnan’a gönderilebilecek uluslararası bir güçte ABD’nin mutlaka yer almasını isteyen İsrail de bu görüşünden vazgeçti.
İsrail’in Washington Büyükelçisi Daniel Ayalon, Lübnan’a gönderilecek uluslararası gücün çevik ve güçlü bir istihbarat kapasitesine sahip olmasının kendileri için yeterli olduğunu söyledi.

İSRAİL KOSOVA’YA GÖNDERİLEN GİBİ BİR GÜÇ İSTİYOR
Terör saldırılarının ancak bu şekilde önlenebileceğini belirtin Ayalon, İsrail’in 1999 yılında Kosova’ya gönderilen "ağır silahlı" NATO gücü benzeri bir güç görmek istediğini belirtti.

kaynak:milliyet

Seckjin Khan
07-22-2006, 04:40 AM
Lübnan'a çağırıyorlar bizi :D

Kusura bakmasınlar K.Irak'ta küçük bi işimiz var bitirelim gideriz oraya da ;)

Socrates
07-22-2006, 04:41 AM
malesef çok yanlış düşünüyorsun...

TSK işi dinle imanla başı kapalı insanlarla değil.Yazık!


http://www.sonsayfa.com/images/news/tuncer.jpgYAŞ kararları için en Paşa itiraf!
MGK eski Genel Sekreteri emekli orgeneral Tuncer Kılınç, YAŞ kararlarıyla ordudan ihraç edilen subay ve astsubayların atılmasında en etkili faktörü itiraf etti... 22 Temmuz 2006 Cumartesi 10:46MGK eski Genel Sekreteri emekli orgeneral Tuncer Kılınç YAŞ kararlarını yorumladı. Emekli Orgeneral Kılınç, bir subayın evinde ya da başka bir yerde ne yaptığına dair bilgilerin kendilerine ulaştığını belirterek, ordudan ihraç edilen subayların çoğunun gönderilme gerekcesinin eşlerinin başörtüsü ve özel hayatlarındaki dini aktiviteler olduğunu itiraf etti Yüksek Askeri Şura (YAŞ) kararlarıyla ordudan ihraç edilen subay ve astsubayların büyük bir kısmının eşlerinin başörtülü olması, özel hayatlarında yaptıkları ibadet ve dini aktiviteleri sebebiyle bu uygulamaya muhatap oldukları emekli orgeneral Tuncer Kılınç tarafından teyid edildi. Yaşzedelerin "asıl sebep" olarak öne sürdüğü bu gerekçeler bugüne kadar askeri yetkililer tarafından reddediliyordu. Flash TV'de önceki gece yayınlanan bir programa katılan MGK eski Genel Sekreteri emekli orgeneral Tuncer Kılınç, YAŞ kararlarıyla ordudan ihraç edilen subay ve astsubaylarla ilgili olarak, henüz YAŞ'a gelmeden ilgili subay ve astsubayın birinci, ikinci ve üçüncü kademe komutanları tarafından uyarıldığını ve "değişeceğine" ilişkin söz verirse takibe alındığını belirtti. Kılınç, buna karşın "irticai düşüncede olan subay ve astsubayların pek değişmediğini, ibadette ve bir takım dini etkinliklerde aşırıya gittiklerini, eşlerinin tesettüre göre giyindiklerini" öne sürerek, "Eşlerine söz geçiremiyorlar" ifadesini kullandı. Kılınç'ın, söz konusu subayın kendisi değişse bile eşini de zorla değiştirmesi gerektiği imasında bulunması dikkat çekti. DEĞİŞMEZSEN GİDERSİN Bugünlerde yeniden gündeme gelen "orduda telekulak" iddialarıyla ilişkilendirilen "Bir subayın evinde ve başka yerlerde yaptığı irticai faaliyetleri nereden biliyorsunuz? Bunları nasıl tespit ediyorsunuz" şeklindeki soruya Kılınç, "Bizde oto-kontrol vardır, o bilgiler gelir" diye cevap verdi. Kılınç, soruya verdiği cevabın devamı olarak şunları söyledi: "Mesela bir deniz Albay Hakim vardı. Evinde haremlik-selamlık uyguluyordu. Ben çağırdım kendisini ve 'bak böyle olmuyor, bu çağdaş bir insana yakışmaz, bu durum TSK'da kalmanıza izin vermez, değişmeyecekseniz gideceksiniz' dedim. Bazıları 'evet değişeceğim' der, onu takip ederiz." Özel hayatında ve düşüncesinde değişim geçiren subay ve astsubay olup olmadığına ilişkin bir soruya ise MGK eski Genel Sekreteri Kılınç "ideolojik yöndekiler ve irticai düşüncedekiler" ayrımı yaparak, şöyle cevap verdi: TESETTÜR BİZE TERS "İdeolojik yönde daha sonra değişen ve çok da başarılı olanlar oldu. Ama irticai düşüncelerde olanlar pek değişmiyorlar. Eşleri hakkında hiç bir şekilde onlara söz geçiremeyeceklerini söyleyenler maalesef değişmiyorlar." İbadet konusunda bir engelleme var mı şeklindeki soruyu Kılınç'ın verdiği cevap ise şöyle "Hayır kesinlikle. İbadetlerini yerine getirmesine kimse mani olmaz. Ancak bir tarikat mensubu şeklinde kendini yoğun olarak dine vermiş, tesettür gibi bize ters gelen.. çağdışı şahıslardır bizi ilgilendiren." MGK'NIN AĞIRLIĞI YOK Tuncer Kılınç ayrıca, AB'ye uyum sürecinde MGK'nın kısmi olarak sivilleştirilmesine ilişkin bir soruyu cevaplandırırken de "Artık eski ağırlığı yok. MGK Genel Sekreterliği de işlevinin önemsizleştirildiği bir görüntüye sokuldu. Erozyona uğradı, asker sayısı azaltıldı. Ancak bu yapıda da etkili olabilir" dedi. Haber: Ali Eyvaz Kaynak: Yenişafak

Seckjin Khan
07-22-2006, 04:45 AM
irticai düşünce başka din iman başka.

Ramazan aylarında gidin kışlalara askerler napıyor görün.Oruç tutanlara nasıl davranılıyor görün.iftar vaktinde kim napıyo görün!

Socrates
07-22-2006, 04:59 AM
irticai düşünce başka din iman başka.

Ramazan aylarında gidin kışlalara askerler napıyor görün.Oruç tutanlara nasıl davranılıyor görün.iftar vaktinde kim napıyo görün!

DOĞRU...

AMA BUNUN YANINDA BAŞÖRTÜLÜ,TESETTÜRLÜ KİŞİLER ORDUEVLERİNDEN,LOJMANLARDAN İÇERİ GİREMEZLER !!!

ordudan ihraç edilen subayların çoğunun gönderilme gerekcesinin eşlerinin başörtüsü

EGETÜRK
07-22-2006, 06:10 AM
irticai düşünce başka din iman başka.

Ramazan aylarında gidin kışlalara askerler napıyor görün.Oruç tutanlara nasıl davranılıyor görün.iftar vaktinde kim napıyo görün!hiç bi_i yap1lm1yor,herkes pasa pasa orucunu aciyor,ben bugüne kadar hiç bir terslik görmedim bu yönde...Erlerin yemekhanesinde TANRIMIZA HAMD OLSUN yazar ve yemekler dua ile açilir

KuMuKh
07-22-2006, 06:23 AM
[SIZE=4]Türkiye de,Bildiğim kadarıyla Çekmece'deki nükleer santral sadece araştırma amaçlı ve çok küçük kapasiteli. TAEK de daha çok radyasyon güvenliği ile ilgili sanırım" diye ekledim. Daha on dakika önce tanıştığım adam memnuniyetle gülümsedi. Bu konuda bilgimin olması onu mutlu etmişe benziyordu.

Pazar günü Suna'dan izin alıp bisikletle dolaştıktan sonra her zaman uğradığım şirin kafenin bahçesine oturmuştum. Ateş alma bahanesiyle gelen ve ayak üstü bir sohbeti başlattıktan sonra yanıma oturan adam her haliyle gizemliydi. Davet etmeme rağmen, nazikçe "oturabilir miyim?" diye sorduktan sonra ben de mecburen, "tabi buyurun" dedim. O da bir sandalye çekip karşıma geçti. Sıkıntılı bir sohbet olursa, en kötü ihtimalle kalkar giderim diye geçirdim içimden.

Hiç de beklemediğim gibi hoşsohbet biri çıktı. "Ben Ahmet" demişti ama sormama rağmen mesleğini söylememişti. Sesi ve tavrı emir vermeye alışkın bir askerinkine benziyordu. Konutkent taraflarını çok sevdiğini ve buralara yeni taşındığını söylemekle yetindi. Bisiklet üzerine bir konu açıldı. Kendisi de binermiş fakat dizindeki sorundan sonra bırakmak zorunda kalmış. Çok sevdiğim bisikletim hakkında teknik detay sorular sormaya başlayınca tabi ki gönlümü fethetti. Genelde insanlar şöyle bir bakar ve "kaç lira" diye abuk bir soru sorarlar ama o "kaç vites?", "Takometresi var mı?" "Kendinden yağlı zincir mi?" falan gibi soruları peş peşe sordu. Vitesinin frenden değiştiği öğrenince hayran kaldı ve dönüp bisikletime tekrar baktı. Sonra "Başka hobiniz var mı?" diye sordu. Öyküler yazdığımı ve bunları İnternette kendi web sitemde yayımladığımı söyledim. Bu çok ilgisini çekmişti, web sitemin adresini özenle ufak bir not defterine yazdı. Daha sonra gülümseyerek bana baktı ve ilginizi çekeceğini umduğum bir hikayem var. Dinlemek ister misiniz? Belki bunu da yazarsınız" dedi.

"Tabi, memnuniyetle" dedim ama nezaket icabı söylenmiş bir şeydi. İnsanların "beni de yaz" taleplerini bilirdim. Kendilerinin yaşadıkları ve çok ilginç buldukları ama çoğu sıradan ve bir o kadar da sıkıcı hikayelerden birini dinleyeceğimi düşündüm. "Umarım kırık bir aşk hikayesi değildir" diye geçirdim içimden.

Adam "Teşekkür ederim" dedikten sonra gelen garsonun, kül tablasını değiştirmesini önüne bakarak bekledi. Garson uzaklaşınca kafasını kaldırıp hızla konuşmaya başladı.

"Dünyada nükleer silaha sahip ülke sayısı az. Başta Amerika ve Rusya olmak üzere, Çin, Fransa, Hindistan, Pakistan, Güney Afrika ve İsrail'in atom ya da hidrojen bombası var." dedi. Cebinden çıkardığı teneke kutudan benim de çok sevdiğim ufak purolardan bir tane uzattıktan sonra kendi de aldı, kibritle yaktı ve kahvesini yudumladı.

"Bu ufak puroları çok severim" dedim. Gülümsedi ve devam etti.

"Ama bildiğiniz gibi Türkiye'nin eskiden bir nükleer silahı yoktu. Amerikalıların soğuk savaş sırasında Türkiye'ye yerleştirdikleri Atlas füzelerinde nükleer başlık vardı ama meşhur Küba krizinde Ruslarla yapılan pazarlıkta, Küba'dakilere karşılık bunların kaldırılmasını kabul ettiler. Daha sonra Sovyetler bu konuda çok hassas davrandı. Burunlarının dibinde, onları üç dakika içinde vurabilecek bir nükleer silah istemediler. Amerikalılar da zaten böyle bir şeye yeltenmediler ama yine de başta İncirlik olmak üzere birkaç üstte nükleer silah yüklü uçaklar her zaman oldu ama füze kalmadı.

Her neyse, bu bombalar Türkiye'de bulunsa bile kontrolü ve kırmızı düğmesi başka ülkenin elinde olan atom bombalarıydı. Yani pratikte Türkiye'ye ait değildiler."

"O zamanlar yoktu dediniz, şimdi var mı ki? Hiç olmadı ki... " dedim.

"Anlatacağım, biraz sabredin"

Adamın anlattıkları ilgimi çekmişti. Her zaman yanımda taşıdığım ufak gazeteci teybimi çıkarttım ve konuşmayı kayıt edip edemeyeceğimi sordum. Gayet rahat bir şekilde "Tabi ki, keyfinize bakın" dedi. Teybi masanın üstüne koyup kayıt düğmesine bastım. Adam işimi bitirmemi bekledi. Tekrar purodan bir nefes çekip konuşmasına devam etti.

"İsrail'in atom bombası yapmasından sonra başta Araplar olmak üzere tüm bölge ülkeleri tedirgin oldu. Türkiye de tabi. Orta doğunun yaramaz çocuğu yenilmezliği elde etmiş gibi görünüyordu. Köşeye sıkışırsa patlatırdı. İran ve Irak buna karşılık atom bombası çalışmalarına hız verdiler. Fakat Irak'ın bomba yapmak amacıyla kurduğu nükleer reaktörü İsrail vurdu. Özellikle Irak çok uğraştı ama bombayı yapmayı bir türlü beceremedi, sadece bilgisayarlar için 370 milyon dolar harcadılar. Büyük abi ve yaramaz çocuk buna hep engel oldular."

"Türkiye de, diğer bütün ülkeler gibi atom bombası yapmak istiyordu fakat yapamazdı."

"Tabi ki" dedim, "En temel malzeme olan zenginleştirilmiş uranyum ve plütonyum yok. Her ne kadar toryum ve uranyum yatakları olsa da bu pek işe yaramıyor çünkü hem bunlar çok az miktarda hem de zenginleştirmek için gerekli tesisler ya da atık malzemesini kullanabileceğiniz bir nükleer santral yok. Bildiğim kadarıyla Çekmece'deki nükleer santral sadece araştırma amaçlı ve çok küçük kapasiteli. TAEK'de daha çok radyasyon güvenliği ile ilgili sanırım" diye ekledim.

"Evet haklısınız. Uranyum bilyeler bulunca çocuklar gibi seviniyorlar. Neyse...

Özellikle askerler nükleer silah konusunda çok istekliydiler ama biliyorsunuz sadece istek yetmez. Daha sonra Akkuyu 'da yapılacak bir nükleer santral için ihale bile açıldı ama kapalı kapılar arkasında bu engellendi. Tabi işin arkasında sevgili dostlarımız vardı. Ben her zaman dostlarımdan çekinirim" dedi ve gülümsedi.

"Aslında teknik alt yapı olarak, Türkiye bir atom bombası yapabilecek kapasitede. Tek eksiği nükleer malzeme. Zaten bir atom bombası yapmak sanıldığı kadar çok zor değildir. bu konuda bilginiz var mı?" diye sordu.

Konunun nereye geleceğini çok merak ettiğim için kısaca cevap verdim.

"Hatırladığım kadarıyla, kritik kütle oluşturacak kadar zenginleştirilmiş nükleer malzemeyi iki yada daha fazla parçaya bölüyorsunuz. Daha sonra bunları TNT benzeri bir patlayıcı yardımıyla oluşan bir patlama ile hızla bir araya getirip, zincirleme reaksiyon oluşturuyorsunuz. Bir ara merak edip öğrenmiştim".

"Çok güzel, çok. Bilginizi takdir ettim. Evet basit olarak bir atom bombası böyle çalışır. Kritik kütleyi ikiye ayırırsanız. Tabi eğer Uranyum-235 kullanıyorsanız. Plütonyum 239 kullanıyorsanız 32 parçaya ayırmanız gerekli. Bir parçayı diğerinin üstüne kurşun gibi gönderilenlere -ki Hirosima'ya atılan "Şişman çocuk" bu tiptendi- "tabanca tipi" derler. Diğerlerinde ise kritik kütle bir merkezde birleşecek şekilde küresel olarak dağıtılır. Bunlar da implosion tipi. Bunun dışında patlamayı daha etkili hale getirmek için yapay n&#