PDA

View Full Version : Iran'in Pro-Turkiye Faaliyetleri, Ucurumun kenarinda olmak!


Scofield
07-24-2006, 04:53 AM
Belki pacasinin tutusacagini anlayan Iran Turkiyeyi saflarina cekmek icin yapiyor bunlari; bir gun kandili bombaliyor bir gun Pkk nin ust duzey yöneticilerini ölduruyor.
Herne kadar yaranmak icin yapiyor diye dusunsek de aslinda bir nevi kendileri icin de yapiyorlar. Bu noktada iki ulkenin cikarlari cakisiyor. Israil ve/veya ABD'nin Tahrana girmesinde en önemli rolu kurt azinliklar ve PKK'nin alt kollari oynayacaktir. ABD'nin PKK ve alt kanatlarina taarruz yapmamasinin sebebleri de cok aciktir.
Artik su yazdiklarim 10 yasindaki bir cocugun agzinda ciklet gibi dolasiyor bile. Fazla söze girmeden Israilin de amacini hepimiz gelismeleri takip ederek kavramis bulunmaktayiz. Lubnandan SAM'a, Sam'dan Tahrana gecmek isteyen Israil/ABD seytanlar toplulugu dunyayi uyutarak veya resmen agizlari zincirleyerek hizli adimlar ile ilerliyor. Bu asamada Turkiye'nin hala uyumakta oldugunu veya uyuyormus gibi yapip " he öyle ha böyle" deyip aslinda daha önceden karar aldigi stratejisini ilerlettigini dusunmekteyim.

Gerek hukumetten gerek cumhurbaskanligindan gerek ise ordumuzdan bir takim yetkililerin surekli Sam ve Tahran hattinda kontaktta kalip ziyaretler gerceklestirmeleri beni bu dusunceye itiyor. Yani, aslinda ABD'nin vizyon belgesi, stratejik ortaklik, cart curt'a "he babam, olur canim" deyip gizli stratejisini surduruyor. Gizli stratejisi ile olasi bir Iran operasyonunda ABD ve Israile hepten engel olmak veya topraklarindan izin vermemek; ve hatta saf tutmamak olabilir.

Soguk savas ve Rusyada komunizmin cökmesinden sonra Turkiyenin NATO'ya ihtiyaci olmamasi ile artik saf degistirmenin zamani gelmistir. Bati'ya hicbir sekilde dahil edilemeyen Turkiye ne AB yolculugunu basarmis, ne Birlesmis Milletler gerekli maddeleri kullanarak Irak'a girebilmis, ne de NATO'nun semsiyesi altinda Nukleer Teknolojisini ilerletebilmis hala yerinde saymakta olan bir ulkedir. Her ne kadar gumruk birligi, nato, birlesmis milletler veya uyduruk birliklere uye olsa da; ve hatta KURUCU uyesi olmussa da bu kurumlardan hicbir zaman yararlanamamis ve hatta hep kaybeden ve veren taraf olmustur. Afganistanda bile Amerikalilarin kiclarini korumak icin birliklerimiz konuslandirilmistir. Nato, Birlesmis Milletler ve UNICEF UNESCO bile bagimsiz kurumlar gibi görunse de hepsi Amerikanin emri altindadir. Yoksa Turkiyenin dunyayi isgale hakki olurdu. Ama olamiyor...

Hep bir komplo vardir ya, birgun ABD bize de saldiracak diye.... Bunu komplo deyip gecmeyin dostlar. Herzaman gelecege daha da temkinli yaklasilmali ve supheci olunmali. Adim atarken nereye basacagimizi hesap etmeliyiz. Bati ve batiya bagli kurumlardan vazgecilmeli ve bir an önce özumuz doguya dogru ilerlemeli, gelistirilmelidir. Rusya ve Iran ile birlikte bile Askeri, Stratejik ortaklik yapilmali. Rusya bunu biz gecen sene AB'ye girmeye calisirken kendisi teklif etti. Turkiye dogu ulkeleri icin essiz bir ulke. Turkiyenin ne kadar degerli oldugunu konumuna baktiginizda bile anlayabilirsiniz. Bu gibi bir durumda kicikirik Yunanistan bile deniz sularini genisletemez.

Azeri sorunu, Uygur Turkleri sorunu ise savasla degil ortaklik ile karsilikli görusmeler anlasmalar ile olur.

Bu saatte icime gelenleri döktum yazmak istedim. Bu konuyu tartisalim dostlar..

Scofield
07-24-2006, 07:32 AM
Kandil...

Bugünlerde moda...
"Kandil Dağı'na gidelim."
"Taş üstünde taş bırakmayalım."
Hadi gidelim...


Hakkari'ye ver sırtını, elini gözüne siper et, güneye doğru, taaaa uzağa bak...
İşte o zirvesi karlı dağ, Kandil.
Yarısı İran'da, yarısı Irak'ta.
İran-Irak sınırı, tam ortadan böler dağı.


(Buraya bir parantez açalım... Hani bizim gazeteler 'İran, Kandil'i bizden önce vurdu' diye yazıp, millete gaz veriyor ya... Kandil dediğin İran'ın toprağı... Yani bizim Cudi'yi bombalamamız gibi bir şey. Ama gazeteler öyle bir yazıyor ki, zannedersin, adamlar bizim giremediğimiz Irak'a girdi. Halbuki, haritaya baksa, görecek Kandil nerede. Neyse... Devam edelim.)


Kandil'in Türkiye'ye en yakın noktası, 89.5 kilometre... Ama kuşsan... Çünkü kuş uçuşu bu kadar. Karadan, 100 kilometre falan. Tabii asfalt değil. Bildiğin arazi... Taşlık maşlık... Nişantaşı barlarında "trekking" tabir edilen, doğa yürüyüşünü yapamazsın. Zırhlı lazım.
Geldin mi Kandil'e? Geldin...

Farzedelim, günlerdir borazan çalmana rağmen, PKK'lılar "armut gibi" seni bekliyor. Dağı sarman lazım. Coğrafya gereği, beşgen şeklinde sarman lazım. Ama unutmamak da lazım. Beşgenin üç bacağı İran tarafında... Yani, ya İran'a da gireceksin, ya da İran'dan rica edeceksin, hatırımız için o tarafı tutacak ki, teröristler kaçmasın... Irak tarafında tutman gereken mesafe, 300 kilometre uzunluğunda...
Diz bakayım askerleri yan yana, 300 kilometreye kaç tane yerleştirmen lazım?
Toplam, kontrol altında tutman gereken alan ise, 3 bin 377 kilometrekarecik...
Türkçesi şu:
İstanbul 5.712 kilometrekare...
Kocaeli 3.505 kilometrekare.
Marmaris 866 kilometrekare.
Yap hesabını...
Belçika'nın 9'da 1'i...
Malta'nın 10 katı.
Sardın mı Kandil'i? Sardın.
Asıl hedef, dağın vadisi. Oradalar çünkü... Uzunluğu 13.5, genişliği 4.5 kilometre... Öyle her yerinden giremezsin vadiye... Ağzı güneye bakıyor. Kuzey tarafı sarp... Yani, girebilmek için güneyine kadar inmen lazım.
İndin güneye. Çık bakalım yokuşu...
Çünkü vadi, 1.219 metre yüksekte... Bütün bu yolun mayınlarla dolu olduğunu söylemeye gerek yok tabii... Çıktın mı yokuşu? Çıktın... Elini kolunu sallaya sallaya giremezsin. Sırtlarda SA-7 füzeleri, uçaksavar ve makineli tüfek yuvaları var. Ne yapacaksın? Önce tepeleri tutacaksın. Tepe dediğin, 2.670 metre...
Şimdi diyeceksiniz ki, "madem öyle, uçaklarla vuralım..."
Vuralım .
En yakın hava üssün, 456 kilometre uzakta. Bu 456 kilometre üzerinde, Kandil'e kadar, 9 tane PKK kampı ve yüzlerce gözcü olduğunu düşünürsek , uçakların sessiz sedasız gelebilmesi imkansız. Haber verirler... Ama yine farzedelim ki, PKK'lılar "armut gibi" bekliyor. Geldi uçaklar... Demiştim, Kuzey'den dalamazlar vadiye. Güneye inip, öyle yukarı çıkacaklar... Ama vadi dediğin, uçak pisti değil. 8 defa zikzak yapıyor dağın içinde... E uçak bu... Yılan değil. Kısa mesafede kıvrıla kıvrıla gidemez. Yani, anca nokta atışları yapabilirsin. Ama vadi, yüzlerce mağarayla dolu. Bombalar, önüne düşer, içeri girmez. Yani sonuç vermez. Yani , mecbursun komando getirmeye... Bu da, kaba hesap, 100 bin asker falan eder.


Mevsimin yaz olduğunu... Gidip dönmenin en az 6 ay süreceğini... 6 ay sonra 2 metre kar olacağını... Amerikan teçhizatlarıyla donatılan Barzani ve Talabani güçlerinin PKK'ya yardım edeceğini... Kandil'in eteklerinde Erbil ve Süleymaniye kentlerinin olduğunu... Binlerce köy ve mezra olduğunu... PKK'nın çoktan buralara sığınmış olabileceğini... Bu denli geniş araziye yapılacak operasyonun, "sınır ötesi operasyon" değil, "topyekün savaş" anlamına geleceğini... Düşünürsek.
Kandil dediğin hemen şurası...

Emrah
07-24-2006, 04:55 PM
Saf değiştirmek ? Hangi safa geçicez, geri, fakir ve çağdışı diktatörlerin bulunduğu ülkelerin safına mı? Sanmıyorum.
1. Ben hükümet ile askerlerin aynı stratejide buluştuğunu hiç ama hiç sanmıyorum.
2. Amerikanın PKKdan bir beklentisi yok, azeri türkleri desen anlarımda, kürtlerin iranda iraktaki gibi bir gücü yok, bence sadece bu hükümete prim vermemek, yerine gelecek hükümetide baştan belirli bir prim ile başlatarak (jest) buzları eritmek için olayı bekletiyor, askerde bu fikri destekliyor
3. Israil, içinde bulunduğu durum gereği, araplarla arası kötü olan veya olacak her "arap olmayan" oluşumu destekler, nasılki biz anti-ermeni, anti-yunan oluşumları destekliyoruz, onların açısından da bu normal.
4. Lübnandan vatandaşlarımızı tahliye eden askerlerimize bir bak, birde iran askerlerine bak, nato dışında olsak bu seviyedemi olurdu ordumuz ?
5. Türkiye bence kimsenin safında olmamalı ama herkeslede ilişkilerini iyi tutmalıdır. Türkiye soğuk savaş zamanında bir kanat ülkesi idi, şimdi artık merkez bir ülke, AB, ortadoğu, ortaasyaya açılan kafkaslar, balkanlar, rusya, iran, ukrayna, afrikaya açılan bir akdeniz ve tam ortada biz. Nasılki isviçre avrupanın ortasındadır ve çıkarı saf olmamak ama her oluşuma yakın olmaktır, türkiyede bunu uygulamalıdır artık.
6. BTC, Mavi akım ve takip edecek diğer enerji nakil hatları ile türkiyenin güvenliği, bütünlüğü gün geçtikçe batı için çok daha önemli hale gelecek, batı tarafından desteklenecektir.

Seckjin Khan
07-24-2006, 05:01 PM
safımız bellidir...

Nato'dan çıkacak değiliz bu saatten sonra