PDA

View Full Version : "Dolmuşa mı?" geliyoruz


BuyukTuran
07-25-2006, 08:01 AM
"Dolmuşa mı?" geliyoruzTürkiye Sınır Ötesi Operasyonu tartışırken Ahmet Turan Alkan önemli bir uyarı yapıyor
Türkiye terörle mücadelesinde sınır ötesi operasyona kilitlenmiş durumda. Kimi çevreler bunun bir gereklilik olduğunu ısrarla vurgularken bir çok aydın böyle riskli bir seçeneğin Türkiye'ye zarar vereceği görüşünde.

İşte Zaman Gazetesinde yayınlanan Ahmet Turan Alkan'ın değerlendirmesi

Dolmuş

Kuzey Irak'a sınır ötesi harekât düzenlemek, gitgide herkes için “kullanışlı” bir fikir haline gelmeye başladı; basının mühimce bir bölüğü tez zamanda konuyu Türkiye'nin egemenlik hakları meselesi haline getirme eğilimine girdi.

Vatanperverlik edebiyatı had safhaya ulaştı. Sağduyusunun ters işlemesiyle şöhret yapmış bazı yazarların operasyona can ü yürekten taraftar kesilmesi bile, bu işte bir gariplik olduğunu hissettirecek derecede manidar işaretlerdendir. Bakınız mantıkları nasıl işliyor:

“TÜRK ordusu Kuzey Irak'a girip PKK'ya ders vermelidir; vaktiyle Kıbrıs'a çıktığımızda daha mı güçlüydük; değildik. Uçaklarımızın benzinini ödünç aldık, çıkarma gemimiz bile yoktu ama o şartlarda bile dünyayı karşımıza alıp Kıbrıs'a çıktık; çünkü ülkemizin onurunu koruyan bir hükümetimiz vardı. Halbuki bugün mütemadiyen şehit cenazesi kaldırıyoruz, Güneydoğu'da kan gövdeyi götürüyor ve buna rağmen pislik yuvası Kuzey Irak'a giremiyoruz, çünkü ABD izin vermiyor, hükümet bizi uyutuyor. Bu nasıl iştir, vesaire vesaire...”

Kuzey Irak'a girmek bir şeydir; bu fikrin kuş gribi gibi ânında sağduyusuna güvenmediğiniz muhitlerde taraftar bulması çok daha başka bir şey. Haberleşme araçları çoğaldıkça insanların eskiye göre daha az ve yetersiz seviyede haberdar olacağı kehanetinde bulunanlar doğru bir tesbitte bulunmuşlar. Günümüzde ne yazık ki bir fikrin isabetinden ziyade o fikrin tirajı önem kazanmış bulunuyor; oysaki çok tekrarlanan ve taraftar bulan fikrin isabetliliği, hikmeti kendinden menkul bir kaziyyedir.

Fikir “kullanışlı” demiştik; hükümetin bile işine yarıyor galiba; meseleyi hemen “milli onur” haline getirip, “egemenlik haklarımızı kimseyle tartışmayız” havasına büründürdüler. İsrail'i koltuklayan Amerikan Hükümeti'ne karşı hafif tertip Kasımpaşalı bir edâ takınmaları herkesin, hatta muhalefetin bile hoşuna gitti; “bizim muhalefetimiz milli hudutlara kadardır” lâfı fevkalâde mânidardır. Halbuki muhalefetin asıl lâzım olduğu çok hassas yer ve zamanlardan birini yaşamaktayız. Ordu derseniz bölgede zaten hareketlilik halinde...

Belki cür'etkâr bir hüküm ama sadece şahsi hissiyatımı ifade etmek istiyorum: PKK (veya isim değiştirmiş hâli) diye bir örgütün fiili varlığından bile artık emin değilim. Apo'nun Amerikan kargosuyla Türkiye'ye tesliminden beridir bu örgütün, Irak üzerinde hesap yürüten bazı güçler tarafından kuvözde yaşatıldığını, diri tutulmaya çalışıldığını tahmin ediyorum. Bu haliyle PKK, bölgede hesabı olan güçler bakımından “vacib'ül vücud” bir kavramdır; o tarihten beri kontrol altında tutulan, gerektiğinde devreye sokulan, aşırı derecede güç kazanmasına veya tamamen yok olmasına müsaade edilmeyen bir politika aracı. Nitekim son şehit cenazelerinin müsebbibi olarak PKK gösteriliyor. Doğru ve yanlış bir hüküm: Doğru, çünkü yollara mayın döşeyen “işçiler”, PKK bordrosuna yazılıdır; yanlış, çünkü patronaj mekanizmaları ve örgütlenme mantıkları eskiye göre tamamen değişmiş olmalıdır.

Sakın bir hayâlete silah çekiyor olmayalım? Kuzey Irak, ABD'nin Irak coğrafyası içinde siyasi ve askeri bakımdan hükümfermâ olabildiği yegâne yer. Sınır ötesi rahatsızlıklarımızın muhatabı ne gölge Irak hükümeti ne de Kuzey Irak'taki aşiretimsi yapılaşmadır; muhatap ABD'dir; sınır ötesine geçip Amerikan birlikleri ile çatışmayı, hatta Irak'ı Amerikan işgalinden kurtarmayı düşünenler varsa (ki bu dahi Kandil'e harekat düzenlemekten daha mâkul bir fikirdir) bilelim; en azından dolmuşa binerken hangi semte gideceğimizi öğrenmiş oluruz.

A. TURAN ALKAN/ ZAMAN


p.s.:Bence doğru bir tespit ama görüşlerinizi bekliyorum...

samanyolu ve zaman dan haber koyuyorum sürekli yanlış analamayın:cool:

BuyukTuran
07-25-2006, 08:45 AM
2003'te Kuzey Irak'ta ABD'nin 11 askerimize çuval geçirmesinin ardından, bu kez Türk pasaportlu aşiret reisi Barzani'nin peşmergeleri 5 MİT görevlimize çuval geçirdi, dövüp araziye attı.
MİT görevlisi, "PKK'nın K. Irak'tan Türkiye'ye geçiş güzergâhlarını belirlemek" üzere gizlice sınırı aşıp Zaho'ya ulaştı. Ancak, burada kendilerini bir zamanlar canlarını kurtardığımız peşmergeler bekliyordu. Yakalandılar.

Kemiklerini kırana kadar dövdüler
Peşmergeler MİT görevlilerimizin kafasına çuval geçirdi, ellerini bağlayıp öldüresiye dövdü. Kürdistan İstihbarat Merkezi'ne götürdü.

'Bir daha gelirseniz ölürsünüz...'
Çapulcular onları da elleriyle koymuş gibi yakaladı! Yine çuval geçirerek, dövdü, hepsini sınırımıza attı. MİT'çileri Türk kamyoncular buldu.


***
p.s.:tüm dünya tepemize çöksede o ırağa yine girmeliyiz.... :pissed:

Socrates
07-25-2006, 08:50 AM
Mit haberi yalanladı...İLGİMİZ YOK dedi...

BuyukTuran
07-25-2006, 02:45 PM
barzani de yalanlamış ve bu bi gazetenin bir manşeti oluyor ama diğer olaylar yüzünden yine de girelim derim Girelim mi girmeyelim mi socrates bu arada doğum günün kutlu olsun

Tevşo
07-25-2006, 02:56 PM
Kandil...

Bugünlerde moda...
"Kandil Dağı'na gidelim."
"Taş üstünde taş bırakmayalım."
Hadi gidelim...


Hakkari'ye ver sırtını, elini gözüne siper et, güneye doğru, taaaa uzağa bak...
İşte o zirvesi karlı dağ, Kandil.
Yarısı İran'da, yarısı Irak'ta.
İran-Irak sınırı, tam ortadan böler dağı.


(Buraya bir parantez açalım... Hani bizim gazeteler 'İran, Kandil'i bizden önce vurdu' diye yazıp, millete gaz veriyor ya... Kandil dediğin İran'ın toprağı... Yani bizim Cudi'yi bombalamamız gibi bir şey. Ama gazeteler öyle bir yazıyor ki, zannedersin, adamlar bizim giremediğimiz Irak'a girdi. Halbuki, haritaya baksa, görecek Kandil nerede. Neyse... Devam edelim.)


Kandil'in Türkiye'ye en yakın noktası, 89.5 kilometre... Ama kuşsan... Çünkü kuş uçuşu bu kadar. Karadan, 100 kilometre falan. Tabii asfalt değil. Bildiğin arazi... Taşlık maşlık... Nişantaşı barlarında "trekking" tabir edilen, doğa yürüyüşünü yapamazsın. Zırhlı lazım.
Geldin mi Kandil'e? Geldin...

Farzedelim, günlerdir borazan çalmana rağmen, PKK'lılar "armut gibi" seni bekliyor. Dağı sarman lazım. Coğrafya gereği, beşgen şeklinde sarman lazım. Ama unutmamak da lazım. Beşgenin üç bacağı İran tarafında... Yani, ya İran'a da gireceksin, ya da İran'dan rica edeceksin, hatırımız için o tarafı tutacak ki, teröristler kaçmasın... Irak tarafında tutman gereken mesafe, 300 kilometre uzunluğunda...
Diz bakayım askerleri yan yana, 300 kilometreye kaç tane yerleştirmen lazım?
Toplam, kontrol altında tutman gereken alan ise, 3 bin 377 kilometrekarecik...
Türkçesi şu:
İstanbul 5.712 kilometrekare...
Kocaeli 3.505 kilometrekare.
Marmaris 866 kilometrekare.
Yap hesabını...
Belçika'nın 9'da 1'i...
Malta'nın 10 katı.
Sardın mı Kandil'i? Sardın.
Asıl hedef, dağın vadisi. Oradalar çünkü... Uzunluğu 13.5, genişliği 4.5 kilometre... Öyle her yerinden giremezsin vadiye... Ağzı güneye bakıyor. Kuzey tarafı sarp... Yani, girebilmek için güneyine kadar inmen lazım.
İndin güneye. Çık bakalım yokuşu...
Çünkü vadi, 1.219 metre yüksekte... Bütün bu yolun mayınlarla dolu olduğunu söylemeye gerek yok tabii... Çıktın mı yokuşu? Çıktın... Elini kolunu sallaya sallaya giremezsin. Sırtlarda SA-7 füzeleri, uçaksavar ve makineli tüfek yuvaları var. Ne yapacaksın? Önce tepeleri tutacaksın. Tepe dediğin, 2.670 metre...
Şimdi diyeceksiniz ki, "madem öyle, uçaklarla vuralım..."
Vuralım .
En yakın hava üssün, 456 kilometre uzakta. Bu 456 kilometre üzerinde, Kandil'e kadar, 9 tane PKK kampı ve yüzlerce gözcü olduğunu düşünürsek , uçakların sessiz sedasız gelebilmesi imkansız. Haber verirler... Ama yine farzedelim ki, PKK'lılar "armut gibi" bekliyor. Geldi uçaklar... Demiştim, Kuzey'den dalamazlar vadiye. Güneye inip, öyle yukarı çıkacaklar... Ama vadi dediğin, uçak pisti değil. 8 defa zikzak yapıyor dağın içinde... E uçak bu... Yılan değil. Kısa mesafede kıvrıla kıvrıla gidemez. Yani, anca nokta atışları yapabilirsin. Ama vadi, yüzlerce mağarayla dolu. Bombalar, önüne düşer, içeri girmez. Yani sonuç vermez. Yani , mecbursun komando getirmeye... Bu da, kaba hesap, 100 bin asker falan eder.


Mevsimin yaz olduğunu... Gidip dönmenin en az 6 ay süreceğini... 6 ay sonra 2 metre kar olacağını... Amerikan teçhizatlarıyla donatılan Barzani ve Talabani güçlerinin PKK'ya yardım edeceğini... Kandil'in eteklerinde Erbil ve Süleymaniye kentlerinin olduğunu... Binlerce köy ve mezra olduğunu... PKK'nın çoktan buralara sığınmış olabileceğini... Bu denli geniş araziye yapılacak operasyonun, "sınır ötesi operasyon" değil, "topyekün savaş" anlamına geleceğini... Düşünürsek.
Kandil dediğin hemen şurası...

EGETÜRK
07-25-2006, 02:58 PM
bunubir yazar yazmisti ama...

KuMuKh
07-25-2006, 07:00 PM
misak-i milli fiili olarak bozulmadan Turk ordusunu irak'a cikartmak hukuki degildir .

olasi kurdistan kurulumuna karsilik , olasi bir direnis Turkmen kaynakli olacak ve Turkiye silah ve bilgi yardiminda bulunacaktir .

irak butunlugu ise israil devletinin yasama hakkinin iran tarafindan taninmasina baglidir .

yani iran yahudilerin bolgede yasama hakkini tanisa ; petrolun araplarin elinden aliinip yahudi - kurt - asuri - turkmen ellerine verilmesinin Turkiye'ye oncelikli zarari nedir ?

araplarin Turk topraginda gozu oldugu bariz oldugu halde ; diger anti Turk tayfasinin isteklerinde herhangi bir farklilik varmidir ?

Turkiye'nin kuzey irak'i alacak gucu vardir , bunu sorgulayan ya kotu niyetli yada saftir !

Kuzey irak petrolu ise Turkiye'nin dis borclarini 2 senede odeyecek kapasitededir .

yani Turk ordusunun 5 senelik olasi bir operasyonu ve " diyet " odenmesi sonucunda ; Turk genis hosgorusunu gosterecektir ve olmaz deneni elleri ile yapacaktir ve bolgeden cekilecektir ; malum kurt din kardesidir (!) , kurt insandir .


5 sene sonra Turkiye borcsuz olarak ve birazda kendi sartlarini dikte ettirerek AB'nin yeniden yapilanmasinda arzu ettigi rolu tekrar ustlenecektir . ( bknz : habsburg shite )

oynanan oyun tam bir Cin oyunudur ; Turk icin ne yaparsa yapsin kolay bir secenek yoktur .

Tevso

Turkiye'nin gelecegini guvence altina almak icin olecek coook 100'binler var .

Turkiye kimsenin kolesi olmayacak ve etrafindaki gucler dengesini lehine kullanacaktir .


bolgedeki israiilin amaclari ise ac tavuk ve dari ambari misalidir .

yurtta sulh cihanda sulh elbette ; amma velakin gelirlerse Misak-i Milli sinirlarina israili kim takar ?

haa kuzey irakta kurtleri kiskirtacak ve Turkiye'den toprak koparacaklarmis mi diyorsunuz ?

eee ,, bunu istemeyen ulke varmi etrafimizda ?

:D

oyuna gelen falan yok ; ordu herseyi biliyor ve farkinda .

savas zaten geliyor biz ne yaparsak yapalim , bu gelen savasin disinda kalmada sansimiz yok .

hangi cephede karsilayacagiz ve kiminle tutusacagiz ; mevzuu bu .

:D

ulen ne boktan dunya bu yaaa .:(




dipnot : Turk'un t'si hep buyuk yazilmis gibi gozukuyor ; buna karisilik kurt'un k'si ise hep kucuk yazmisim . TURK VE KURT kavgasi en cok ermeni , rum ve yahudinin isine gelir .
:D

Ermeni , Rum , Yahudi uclemesini bilenleriniz icin bizlere kurulan kumpasi gormemek mumkun degildir .

:D

Emrah
07-25-2006, 08:40 PM
Bence AKP nin birtarafı amerikaya rağmen kuzey ıraka girmeye yemiyor, yandaşlarına zaman gazetesinde böyle yazılar yazdırıp halkı uyutmaya, işledikleri suça alet etmeye çalışıyorlar.
Bu arada dikkat edenlerin gözünden kaçmamıştır ordumuz silah alımlarında öncelik yurtiçi kaynaklar olmak üzere hep amerika dışındaki seçenekleri değerlendirmeye başladı, tank = yerli üretim, helikopter = G.Afrika veya italya, hava savunma sistemi = büyük ihtimal rus S300 leri, gemi = milgem (Yerli) , tank = türk tankı (Yerli), Zırhlı araç = otokar cobra veya nurol RN-94, eğitim uçağı = k.kore veya brezilya, çok namlulu roket sistemi = çin teknolojisi ile roketsan yapımı TR-122, nakliye uçağı = Airbus , savaş uçağı = büyük ihtimal ağırlıklı eurofighter , F-35 alınırsada kodlarını vermeyi şart koşuyoruz ABD'ye, örnekler çoğaltılabilir, aşağı yukarı ordunun tüm ihtiyaçları için durum aynı, artı elimizdeki amerikan silahlarınında nasıl olurda yazılımlarını filan değiştiririz diye uğraşıyorlar, yerli yazılımlar hemen hemen hazırda lisans sorunu var. Yani kısacası ordu amerika ile savaş, veya amerikanın kabul etmeyeceği bir savaş ihtimaline karşı tam gaz hazırlık yapıyor.