bozkurt_46
07-27-2006, 05:45 AM
Stalin en sadist cinayetlerini planladigi çalisma odasina yakin
dostlarini toplamis sohbet ediyordu.
Votka siselerinin biri gidip, digeri geliyordu. Kafalar iyice
dumanlanmisti.
Stalin kan çanagina dönmüs gözlerini etrafinda dalkavukluk yarisina
girmis
adamlarina çevirerek sordu:
- Saçini ihtilalde, halk içinde, devlet yönetiminde, bürokraside
agartmis
dostlarim...
Söyleyin bakalim halkin yönetime bas egmesi, kayitsiz sartsiz itaat
etmesi
için yöneticiler ne yapmali, nasil davranmalidir?
Her dumanli kafadan bir ses çikti..Kimisi adaletten, haktan söz etti..
Kimisi demokrasiden....
Kimisi sürgünden, sehpadan, hapisten...
Kitlesel cinayetlerin deha çapindaki katili Stalin, begenmedi
adamlarinin
izahatlarini...
Bir kadeh daha votka çekerek söyle dedi:
- Yönetimi eline geçiren hükümdarin Tanridan pek farki yoktur! Halkin
karsinizda basegip durmasi için ne yapmaniz gerektigini durun da su
beyinsiz kafalariniza çivi gibi çakayim...
Hemen hizmetçileri çagirip emretti.
- Çabuk bana bir tavuk getirin...
Aceleyle bir tavuk kapip getirdi adamlari...
Stalin, kafalari iyice dumanlanmis adamlarinin gözleri önünde basladi
canli canli tüylerini yolmaya tavugun,...
Bütün tüyleri yolunup cascavlak kalan tavugu odanin ortasina saliverdi,
lider...
- Simdi izleyin bakalim nereye gidecek bu saskin tavuk...
Zavalli tavuk bu azaptan kaçip kurtulayim diye aralik kapidan disari
canini atayim diyor, soguktan tir tir titriyor...Masalarin altina
giriyor,
köseli masa ayaklari canini yakiyor...Duvar diplerine kosuyor teleksiz,
tüysüz kanatlari yara bere içinde kaliyor...Sömineye yaklasiyor tüysüz
derisi kavruluyor...
Çaresiz, tüylerini yolan Stalin'in bacaklari arasina saklanip,
siginiyor...
O zaman Stalin, cebinden bir avuç yem çikarip önüne tane tane
ativeriyor
yolunmus tavugun...Yemlenen tavuk, Stalin nereye yönelse pesinden
kosuveriyor..
Agizlari bir karis açik kalan dostlarina bakip, pos biyiklarinin
atindan
gulerek söyle diyor Stalin:
- Gördünüz mü, Halk dediginiz topluluk bu tavuk gibidir.Tüylerini yolup
al
ve serbest birak... O zaman yönetmek kolay olur...
Stalin'in sofra dostlari hayretler içinde kalip " Vay anasini
birader...Adamdaki akila bak..." diye baslarini salladilar...
Bu gerçekten olmus mu, yoksa uydurulmus bir öykü mü bilmem. Ancak
"Stalin'in Tavugu" diye bir tabir var...Bu tabire uyan nice halk, nice
yönetici görmedik mi biz de su kisacik hayatimizda...
Hele de, tüylerimiz yolundukça AB liderlerinin bacaklari arasina girip,
ara sira önümüze serpistirdikleri yemlerin pesinden kostukça...
Aklima hep bu hikaye geliyor! ! !
dostlarini toplamis sohbet ediyordu.
Votka siselerinin biri gidip, digeri geliyordu. Kafalar iyice
dumanlanmisti.
Stalin kan çanagina dönmüs gözlerini etrafinda dalkavukluk yarisina
girmis
adamlarina çevirerek sordu:
- Saçini ihtilalde, halk içinde, devlet yönetiminde, bürokraside
agartmis
dostlarim...
Söyleyin bakalim halkin yönetime bas egmesi, kayitsiz sartsiz itaat
etmesi
için yöneticiler ne yapmali, nasil davranmalidir?
Her dumanli kafadan bir ses çikti..Kimisi adaletten, haktan söz etti..
Kimisi demokrasiden....
Kimisi sürgünden, sehpadan, hapisten...
Kitlesel cinayetlerin deha çapindaki katili Stalin, begenmedi
adamlarinin
izahatlarini...
Bir kadeh daha votka çekerek söyle dedi:
- Yönetimi eline geçiren hükümdarin Tanridan pek farki yoktur! Halkin
karsinizda basegip durmasi için ne yapmaniz gerektigini durun da su
beyinsiz kafalariniza çivi gibi çakayim...
Hemen hizmetçileri çagirip emretti.
- Çabuk bana bir tavuk getirin...
Aceleyle bir tavuk kapip getirdi adamlari...
Stalin, kafalari iyice dumanlanmis adamlarinin gözleri önünde basladi
canli canli tüylerini yolmaya tavugun,...
Bütün tüyleri yolunup cascavlak kalan tavugu odanin ortasina saliverdi,
lider...
- Simdi izleyin bakalim nereye gidecek bu saskin tavuk...
Zavalli tavuk bu azaptan kaçip kurtulayim diye aralik kapidan disari
canini atayim diyor, soguktan tir tir titriyor...Masalarin altina
giriyor,
köseli masa ayaklari canini yakiyor...Duvar diplerine kosuyor teleksiz,
tüysüz kanatlari yara bere içinde kaliyor...Sömineye yaklasiyor tüysüz
derisi kavruluyor...
Çaresiz, tüylerini yolan Stalin'in bacaklari arasina saklanip,
siginiyor...
O zaman Stalin, cebinden bir avuç yem çikarip önüne tane tane
ativeriyor
yolunmus tavugun...Yemlenen tavuk, Stalin nereye yönelse pesinden
kosuveriyor..
Agizlari bir karis açik kalan dostlarina bakip, pos biyiklarinin
atindan
gulerek söyle diyor Stalin:
- Gördünüz mü, Halk dediginiz topluluk bu tavuk gibidir.Tüylerini yolup
al
ve serbest birak... O zaman yönetmek kolay olur...
Stalin'in sofra dostlari hayretler içinde kalip " Vay anasini
birader...Adamdaki akila bak..." diye baslarini salladilar...
Bu gerçekten olmus mu, yoksa uydurulmus bir öykü mü bilmem. Ancak
"Stalin'in Tavugu" diye bir tabir var...Bu tabire uyan nice halk, nice
yönetici görmedik mi biz de su kisacik hayatimizda...
Hele de, tüylerimiz yolundukça AB liderlerinin bacaklari arasina girip,
ara sira önümüze serpistirdikleri yemlerin pesinden kostukça...
Aklima hep bu hikaye geliyor! ! !