PDA

View Full Version : Mübarek Üç Aylar


Han
07-28-2006, 12:29 AM
Üç ayların fazileti







Receb ayı:
Hürmet edilmesi gereken 4 kıymetli aydan birisidir. Bir âyet meali şöyledir:


''Allah’ın, gökleri ve yeri yarattığı günden beri, ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü, haram [hürmetli] olan aylardır.'' [Tevbe 36]
Resulullah efendimiz, Receb ayına çok değer verir ve “Ya Rabbi, Receb ve Şabanı bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazana eriştir” diye dua ederdi. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
''Haram aylar, Receb, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir.'' [İbni Cerir]
''Receb ayında Allah’a çok istiğfar edin; çünkü Allahü teâlânın, Receb ayının her vaktinde Cehennemden azat ettiği kulları vardır. Ayrıca Cennette öyle köşkler vardır ki, ancak Receb ayında oruç tutanlar girer.'' [Deylemi]
''Allahü teâlâ, Receb ayında oruç tutanları mağfiret eder.'' [Gunye]
''Receb-i şerifin bir gün başında, bir gün ortasında ve bir gün de sonunda oruç tutana, Recebin hepsini tutmuş gibi sevap verilir.'' [Miftah-ül-cenne]
''Receb büyük bir aydır. Allah bu ayda hasenatı kat kat eder. Recebde bir gün oruç tutan, bir yıl oruç tutmuş gibi sevaba kavuşur. 7 gün oruç tutana, Cehennem kapıları kapanır. 8 gün tutana Cennetin 8 kapısı açılır. On gün tutana, Allah istediğini verir. 15 gün oruç tutana, bir münadi, “Geçmiş günahların af oldu” der. Recebde Allahü teâlâ Nuh aleyhisselamı gemiye bindirdi. O da, Receb ayını oruçlu geçirdi ve yanındakilere oruç tutmalarını emretti.'' [Taberani]
''Receb ayında, takva üzere bir gün oruç tutana, oruç tutulan günler dile gelip “Ya Rabbi onu mağfiret et” derler.'' [Ebu Muhammed]

Şaban ayı
Resulullah efendimiz, Şaban ayına çok değer verirdi. Âişe validemiz buyuruyor ki:
''Resulullahın, hiçbir ayda, Şaban ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şabanın tamamını oruçla geçirirdi.''
Şaban ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman Resulullah efendimiz buyurdu ki:
[B]''Şaban, öyle faziletli bir aydır ki, insanlar bundan gafildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.'' [Nesai]
Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
''Ramazandan sonra en faziletli oruç, Şaban ayında tutulan oruçtur.'' [Tirmizi]
''Şabanda üç gün oruç tutana, Hak teâlâ, Cennette bir yer hazırlar.'' [Ey oğul ilmihali]

Ramazan ayı
Peygamber efendimiz, Ramazan-ı şerifin fazileti hakkında buyuruyor ki:
''Ramazan ayı mübarek bir aydır. Allahü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır.'' [Nesai]
''Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.'' [Taberani]
''Ramazan bereket ayıdır. Allah bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.'' [Taberani]


***********-***********

:) Mübarek ÜÇ AYLAR, Receb-i şerif ve Regayıp Kandilinizi tebrik eder, hepinize iki cihan seadeti dilerim... :) dualarınızda bu garibi de unutmazsınız...

Han
07-28-2006, 12:36 AM
REGAIB KANDİLİNİZİ TEBRİK EDERİM

Receb-i şerîfin ilk Cum’a gecesine Regâib gecesi denir.
Çünki, Allahü teâlâ, bu gecede, mü’min kullarına, ragîbetler, ya’nî ihsânlar, ikrâmlar yapar. O gece yapılan düâ red olmaz ve nemâz, oruc, sadaka gibi ibâdetlere, katkat sevâb verilir. O geceye hurmet edenleri afv eyler.
Receb ayının her gecesi kıymetlidir. Her Cum’a gecesi de kıymetlidir. Bu iki kıymetli gece bir araya gelince, dahâ kıymetli olmakdadır. Regâib gecesinin kıymeti, çeşidli hadîs-i şerîfler ile bildirilmişdir.

Receb ayı, Âdem aleyhisselâmdan beri kıymetli idi. Bu ayda muhârebe etmek günâh idi. Her ümmet, bu aya saygı gösterirdi. Receb demek, mürecceb, mu’azzam, muhterem, kıymetli demekdir. Fârisî ''Enîsülvâ’ızîn'' kitâbında diyor ki: ''Îsâ “aleyhisselâm” zemânında bir genc, güzel bir kıza tutulmuşdu. Ona kavuşmak için çırpınıyordu. Nice zemân sonra söz aldı. Bir akşam, odada buluşdular. Soyundular. Genç, pek sevincli idi. Ansızın, pencereden hilâli [yeni ayı] gördü. Bu hangi aydır dedi. Kız, Receb deyince, genc toparlandı. Giyindi. Kız şaşırıp, ne oluyorsun dedi. Genç, babalarımdan işitdim. Receb ayında günâh işlenmez. Bu aya saygı gösterilir deyip, özr diledi ve evine gitdi. Allahü teâlâ, Îsâ aleyhisselâma vahy gönderip, olanları bildirdi. Bu genci ziyâret et! Selâmımı söyle buyurdu. Genç, Receb ayına gösterdiği bir saygı için, büyük bir Peygamberin “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” kendine gönderildiğine sevinerek îmân etdi. İyi bir mü’min oldu. Receb ayına gösterdiği bir saygı sebebi ile, îmân şerefine kavuşdu.'' (http://forum.arbuz.com/)

Türkiyede ve birçok islâm memleketlerinde, bir asrdan beri, Abdüllahın evlendiği geceye, Regâib kandili ismini veriyorlar. Regâib gecesine böyle ma’nâ vermek doğru değildir. Resûlullahın “sallallahü aleyhi ve sellem” dokuz aydan önce dünyâyı teşrîf etmiş olduğunu bildirmek olur ki, bu da, noksânlık ve kusûrdur. Her bakımdan, her insanın üstünde ve her bakımdan kusûrsuz olduğu gibi, Âmine valdemizi “rahmetullahi teâlâ aleyhâ” nûrlandırdığı zemân da, noksân ve kusûrlu değildi. Bu zemânın noksân olması, tıb ilminde ayb ve kusûr sayılmakdadır.

İslâmiyyetin ilk zemânlarında ve islâmiyyetden evvel, Receb, Zil-ka’de, Zil-hicce ve Muharrem aylarında harb etmek harâm idi. ''Rıyâd-un-nâsıhîn'' kitâbı, ikinci bâbı, sekizinci faslında buyuruyor ki: ''Zâhidî ve Alî Cürcânî tefsîrlerinde ve birçok tefsîrde yazıyor ki, islâmiyyetden evvel, arablar, Receb veyâ Muharrem aylarında harb edebilmek için, ayların yerini değişdirir, ileri veyâ geri alırlardı. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, hicretin onuncu senesinde, doksanbin müslimân ile vedâ’ haccı yapdığı zemân: ''Ey Eshâbım! Haccı tam zemânında yapıyoruz. Ayların sırası, Allahü teâlânın yaratdığı zemândaki gibidir!'' buyurdu''. Abdüllahın evlendiği sene, ayların yeri değişik idi. Receb ayı, Cemâzil-âhır yerinde idi. Ya’nî bir ay ileride idi. O hâlde, nûr-i Nübüvvetin, Âmine “rahmetullahi teâlâ aleyhâ” valdemize intikâli, şimdiki Cemâzil-âhır ayındadır. Regâib gecesinde değildir.
Mubârek geceler, islâm dîninin kıymet verdiği gecelerdir. Allahü teâlâ, kullarına çok acıdığı için, ba’zı gecelere kıymet vermiş, bu gecelerdeki, düâ ve tevbeleri kabûl edeceğini bildirmişdir. Kullarının çok ibâdet yapması, düâ ve tevbe etmeleri için bu geceleri sebeb kılmışdır. Kıymetli geceye, kendinden sonra gelen günün ismi verilir. Önceki günü öğle nemâzı vaktinden, o gecenin fecrine kadar olan zemândır. Yalnız, Arefe ve üç kurban günlerinin geceleri böyle değildir. Bu dört gece, bu günleri ta’kîb eden gecelerdir. Bu geceleri ihyâ etmeli, ya’nî kazâ nemâzları kılmalı, Kur’ân-ı kerîm okumalı, düâ, tevbe etmeli, sadaka vermeli, müslimânları sevindirmeli, bunların sevâblarını ölülere de göndermelidir. Bu gecelere saygı göstermelidir. Saygı göstermek, günâh işlememekle olur.
...
-Receb, Allahü teâlânın ayıdır. Receb ayına ikrâm edene, saygı gösterene, Allahü teâlâ, dünyâda ve âhıretde ikrâm eder.
— Recebin ilk Cum’a gecesini ihyâ edene [saygı gösterene], Allahü teâlâ kabr azâbı yapmaz. Düâlarını kabûl eder. Yalnız, yedi kimseyi afv etmez ve düâlarını kabûl etmez: Fâiz alan veyâ veren, müslimânları aşağı gören, anasına, babasına eziyyet eden, karşı gelen çocuk, müslimân olan ve şerî’ate uyan kocasını dinlemiyen kadın, şarkı ve çalgıcılığı san’at edinenler, livâta ve zinâ edenler, beş vakt nemâzı kılmıyanlar. Bunlar, bu günâhlardan vaz geçmedikce, tevbe etmedikce, düâları kabûl olmaz. Ananın, babanın, kocanın, hiç kimsenin, şerî’ate uymıyan emri dinlenilmez, yapılmaz. Fekat, anaya, babaya, yine tatlı söylemek, onları incitmemek lâzımdır. Ana baba kâfir ise, onları kiliseden, meyhâneden, sırtda taşıyarak bile, geri getirmek lâzımdır. Fekat, oralara götürmek lâzım değildir.
İbni Âbidîn “rahmetullahi teâlâ aleyh” beşinci cild, ikiyüzaltmışdokuzuncu sahîfede buyuruyor ki: ''Anayı, babayı ve kadının zevcini, adları ile çağırması tahrîmen mekrûhdur, küçük günâhdır. Ta’zîm ile, saygı anlatan kelimeler ile ve yanına giderek çağırmaları lâzımdır. Uzakdan, yüksek sesle çağırmamalıdır''.

CHOYHONACHI
07-28-2006, 01:03 AM
Ne guzel aylar yaklasiyor.

Benim bir onerim olacak:
Din bolumunde bir Dua listesi hazirliyorum. Yani, kendisine dua edilmesini isteyenler listesini cikartiriyoruz ve listeye her adi yazdiran kendisi de gunde bu listedeki her keze en a bir kere dua edecek.

Bunun gibi bir liste hazirlayabilir ve dua edebiliriz boyle guzel ve bereketli gecelerde.

Bereket dilegi ile
CHOYHONACHI

Socrates
07-28-2006, 02:42 AM
Kutlu olsun TÜM İNSANLIĞA...

khanoghuz
07-28-2006, 05:44 AM
Tanrı tüm Türk dünyasının yardımcısı ve koruyucusu olsun!

Qarama
07-28-2006, 06:08 AM
Bütün ümmeti Muhammede mübarek ola.

Han
09-05-2006, 07:56 AM
Mübârek Şa’bân ayı


Resûlullah Efendimiz, Şa’bân ayına çok değer verir ve “Ya Rabbî, Receb ve Şa’bânı bizler için mübârek kıl ve bizi Ramazâna eriştir” diye duâ ederdi.
Âişe vâlidemiz buyuruyor ki:
“Resûlullahın, [Ramazan ayı hâriç] hiçbir ayda, Şa’bân ayından daha çok oruç tuttuğunu görmedim. Bazen Şa’bânın tamamını oruçla geçirirdi.” (Buhârî)
Resûlullah Efendimize, Şa’bân ayında niçin çok oruç tuttuğu sorulduğu zaman buyurdu ki: “Şa’bân, öyle fazîletli bir aydır ki, insanlar bundan gâfildir. Bu ayda ameller, âlemlerin Rabbine arz edilir. Ben de amelimin oruçlu iken arz edilmesini isterim.” (Nesâî)

Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:
“Ramazândan sonra en fazîletli oruç, Şa’bân ayında tutulan oruçtur.” [Tirmizî]
“Şa’bânda üç gün oruç tutana, Hak teâlâ, Cennette bir yer hazırlar.”

Bünyesi zayıf olanın, Şa’bânın 15’inden sonra oruç tutmayıp, farz olan Ramazân-ı şerîf orucuna hazırlanması iyi olur. Sağlığı yerinde olan ise, Şa’bân ayının çoğunu, hattâ tamâmını oruçlu geçirebilir.

Bütün Cuma, Bayram ve Kandil günleri ve geceleri, Müslümanların mübârek gün ve geceleridir. Bu mübârek gün ve gecelere kıymet veren ise Allahü teâlâdır.
Bilindiği üzere, bazı mekânlar emsâlinden çok daha mukaddes, bazı insanlar akrânından çok daha muhterem olduğu gibi, bazı zamanlar da benzerlerine nazaran çok daha kudsî, mukaddes ve mübârektir.

Halkımız arasında “üç aylar” diye anılan “Recebü’l-ferd”, “Şa’bânü’l-muazzam” ve “Ramazânü’l-mübârek” aylarının, İslam dininde özel yerleri vardır. Bunlardan birincisi olan Receb, Allahü teâlânın ayı; ikincisi olan Şa’bân, Peygamber Efendimizin (sallallâhü aleyhi ve sellem) ayı; Ramazân-ı şerîf de ümmet-i Muhammed’in ayı olarak bilinmektedir.

Cenâb-ı Hak, kullarına çok merhametli ve şefkatli olduğu, çok acıdığı için bazı gecelere, günlere ve aylara husûsî kıymet vermiş, bu gece, gün ve aylardaki duâ, tevbe, namaz ve oruç... gibi ibâdetleri kabûl edeceğini bildirmiştir. Aslında kulların çok ibâdet yapmaları, duâ ve tövbe etmeleri için böyle gece, gün ve aylar birer sebep kılınmıştır.

Âdemoğlu, mahlûklar, yaratılanlar içinde en mümtâz ve en mükerrem bir şekilde yaratılıp yükselmelere ve alçalmalara müsâit kılınan bir varlıktır. İnsan, yüce Yaratıcı tarafından bu dünyâya “eşref-i mahlûkât” olarak gönderilmekle beraber, bunun yanında imtihâna da tâbi tutulmuştur.

İşte “üç aylar” ve bu aylardaki mübârek gün ve geceler, yaratılmışların en şereflisi olma özelliğini unutarak, nefis ve şeytânların tuzaklarına düşmüş ve her iki dünyâsını zindâna çevirecek günâh, isyân ve gaflet bataklıklarında boğulmakla karşı karşıya gelmiş insanların kurtuluşları için uzatılan can simidi gibidirler.

“Üç aylar”ın ilki olan ve dün tamâmlanan Receb-i şerîf ayı, dünyâya gönderilen ilk insan ve ilk peygamber Âdem aleyhisselâmdan beri kıymetli olup içerisinde mübârek “Regâib” ve “Mi’râc” kandillerini ihtivâ etmektedir. “Berât” kandilinin bulunduğu Şa’ban ayı, Receb ile Ramazân ayları arasında bir köprü mesâbesindedir. Zünnûn-i Mısrî hazretleri buyurdu ki: “Receb ayı tohum ekme, Şâbân ayı sulama, Ramazan ise hasâd ayıdır.”

Receb ayının afv ve mağfirete, Şâbân ayının şefâate ve Ramazan ayının da sevâpların kat kat verilmesine mahsûs olduğu bildirilmiştir. Yine Mübârek üç aylardan Receb ayı tövbe, hürmet ve ibâdet ayı; Şa’bân muhabbet ve hizmet ayı; Ramazan ise yakınlık ve nîmet ayıdır.
Allahü teâlâ, kullarına çok merhamet ettiği, acıdığı için, bazı gün ve gecelere kıymet vermiş; bu gün ve gecelerdeki, duâ ve tövbeleri kabul edeceğini bildirmiştir. Kullarının çok ibâdet yapmaları, duâ ve tövbe etmeleri için bu gün ve geceleri sebep kılmıştır. Bu gün ve geceleri ihyâ etmeli ve saygı göstermelidir. Saygı göstermek, harâm işlememekle olur.

Bu aylara hürmet etmek, günâhlardan uzaklaşmakla ve ibâdetleri yapmakla olur. Hürmet edip, saygı gösteren, kat kat karşılığını görecektir. Bu mübârek zamanlarda vaat edilen sevâplara kavuşabilmek için, her şeyden önce i’tikâdı düzeltmelidir. İlmihâl bilgilerini öğrenmeli ve yaşayışını bunlara uygun hâle getirmelidir. Çok tövbe ve istiğfâr etmeli, kazâya kalmış namazlarını, hemen kazâ etmeye başlamalıdır. Bir an evvel bu borçlardan kurtulmak için çalışmalıdır.

Mübârek aylar, günler ve geceler aslında bizler için çok büyük birer fırsattır. Günahkâr ve yaratılış gâyesini unutan insanlara, kerem ve ihsân sâhibi yüce Allah tarafından tanınan ve eğer iyi değerlendirilebilirse çok büyük kazançlara vesîle olan zamanlardır.
Bu aylarda, gün ve gecelerde içimizi ve dışımızı bilen Rabbimize karşı, nefsimizi muhâsebeye çekmeli, O’nun bizim dünyâ ve âhiret hayâtımızı Cennet’e çevirmek için gönderdiği İslâma tâm teslim olup olmadığımızı gözden geçirmeli, hiç vakit geçirmeden İslâmın rahmet, bereket, mağfiret, fazîlet ve hayât bahşeden çeşmesinden kana kana nasip almak için bu ayları, günleri başlangıç yapmalıyız.

Büyük İslâm âlimi İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyuruyor ki:
Âhiret yolcusunun, ibâdetle ihyâ edilmesi kuvvetle müstehab olan mübârek geceleri boş geçirmesi uygun değildir. Çünkü bunlar hayır mevsimleri ve kârı bol olan gecelerdir. Kazançlı mevsimleri ihmâl eden tüccâr, bir kâr sağlayamadığı gibi, mübârek geceleri gafletle geçiren âhiret yolcusu da maksada ulaşamaz.

Han
09-07-2006, 03:49 AM
Beraat Kandiliniz mubarek olsun...

Inshallah bir yil boyunca dogacak ve vafat edeceklerin, riziklanacak ve dertleneceklerin ozel bir deftere dushecegu bu gecede Allahim hepinize uzun omur, berekeltli rizk ve uzun / hayirli bir omur nasib eylesin... amin

Hepinize dua eder, dualarinizi beklerim..



buyurun beraber dinleyelim....

Kaptan-i Derya
09-07-2006, 04:10 AM
Tüm müslümanlarin Berat kandili mubarek olsun.

Socrates
09-07-2006, 04:13 AM
İlginçtir...

Müslümanlığın kutsal ayları;Recep-Şaban ve Ramazan...Aynı zamanda bunlar komedi filmlerinin unutulmaz üçlü ismi...

Özellikle Kemal sunal'ın filmlerinde...

Bilinçlimi yapıldı yoksa tesadüfmü ?

dervish
09-07-2006, 04:22 AM
Tabii ki bilinçli yapıldı.

Han
09-07-2006, 05:06 AM
Tebrikler....

Seckjin Khan
09-07-2006, 05:32 AM
Kandilimiz Mübarek olsun...

oğuz
09-07-2006, 07:28 AM
Tüm Alemin berat kandili kutlu olsun...

Ahde Vefa
09-07-2006, 07:40 AM
BERÂET GECESİ
Şaban ayının ondördüncü gününü onbeşinci gününe bağlayan gece.

Bu gece, değişik adlarla da anılmaktadır:

Bu geceye, bereketli ve feyizli bir gece olması sebebiyle ‚Mübârek'; kulların günahlarının affolunması ve temize çıkmaları sebebiyle ‚Beraet'; kulların ihsana kavuşmaları nedeniyle ‚Rahmet', geceyi iyi değerlendiren kulların seçilerek salih kullar arasına alınması sebebiyle ‚Berae veya Sakk' adı da verilir.

Bu gecenin beş özelliği vardır:

1) Bu gecede önemli işlerin seçimi ve ayırımı yapılır.

2) Bu geceyi ibadetle geçirenlere yardımcı olması amacıyla Allah tarafından melekler gönderilir.

3) Bu gece bağışlanma ve af gecesidir.

4) Bu gecede yapılan ibadetlerin fazileti çok büyüktür.

5) Bu gecede Peygamberimize şefaat yetkisinin tamamı verilmiştir. Bu yetkinin üçte biri Şaban'ın onüçüncü günü, üçte biri Şaban'ın ondördüncü günü, geri kalan üçte biri de Şaban'ın onbeşinci günü verilmiştir.

Anne ve babasını incitenler, büyücüler, başkalarına kin besleyenler içki düşkünleri bu gecenin faziletinden yararlanamazlar.

Bu konuyla ilgili olarak şu hadisler rivayet edilmektedir:

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bu geceyi Hz. Âişe validemize tanıtırken şöyle buyurmuştur:

"Bu gece Şaban'ın onbeşinci gecesidir. Allah Teâlâ bu gecede Benü Kelb kabilesinin koyunlarının tüyleri sayısınca insanları Cehennem'den kurtarır. Ancak kendisine şirk koşanların, müslümanlara karşı kin ve düşmanlık besleyenlerin, akrabaları ile münasebeti kesenlerin, gururlu ve kibirlilerin, ana-babasına asî olanların ve içki içmeye devam edenlerin yüzüne bakmaz. " (Buhârî, et-Tergîb ve't-Terhib, II, 118).

Insanların bir sene içerisindeki rızıkları, zengin veya fakir olacakları ve ecelleri gibi mühim hususlar o gece içerisinde meleklere bildirilir. O geceyi ibâdet ve tâatla geçirmek ve nafile namaz kılmak sevaptır. Fakat o geceye mahsus belirli bir namaz şekli yoktur. Nitekim Peygamber Efendimiz bu geceyi ibadetle geçirmiş ve Allah'a şöyle dua etmiştir: "Azabından affına, gazabından rızana sığınır, senden yine sana iltica ederim. Sana gereği gibi hamdetmekten âcizim. Sen seni senâ ettiğin gibi yticesin. " (et-Tergib, II, 119, 120).

Peygamber Efendimiz (s.a.s.) bizlere de şöyle buyurmuştur:

"Şaban ayının yarısı (Berâet gecesi) gelince: gecesini namazla, gündüzünü oruçla geçiriniz. Cenâb-ı Allah o gece güneşin batmasıyla dünya göğüne iner ve şöyle der: Benden af dileyen yok mu; onu affedeyim. Rızık isteyen yok mu; rızık vereyim. Şifaâ dileyen yok mu; şifâ vereyim. "

"Allah Teâlâ Şaban'ın onbeşinci geresi (Berâet gecesi) tecelli eder ve ana-babaya asi olanlarla Allah'a ortak koşanlar dışında bütün kullarını bağışlar. " (Ibn Mace, Ikametü's-Salât, 191; Tirmizî, Savm, 38).


Esselâtü vesselâmü aleyke ya Resulullah! Esselâtü vesselâmü aleyke ya Habibullah! Esselâtü vesselâmü aleyke ya Seyyide’l-evvelîne ve’l-âhirin, veselâmün ale’l-mürselîn.




Ummeti Muhammedin kandili mubarek olsun. ALLAH gunahlarimizi afeylesin O na layik kul Habibullaha layik ummet eyler insALLAH.

Qarama
09-07-2006, 02:44 PM
Allah günahlarimizi af etsin bizi, ailelerimizi, ve vatanimiz kazadan beladan korusun