PDA

View Full Version : Yine yeşillendi FINDIK dalları !


oğuz
07-31-2006, 11:06 AM
http://www.sonsayfa.com/images/news/miting.20060222214609.jpgOlaylı mitingin faturası ağır oldu
Ordu’da dün düzenlenen "Fındık Mitingi"nde çıkan olayların faturası ağır oldu. Gözaltına alınların dışında hastaneye yaralı olarak gidenlerin sayısı da belli oldu. Ayrıntılar. 31 Temmuz 2006 Pazartesi 12:25Edinilen bilgiye göre, "Fındık Mitingi" sonrasında yaklaşık 9 saat Ordu Samsun karayolunu trafiğe kapatan göstericilere güvenlik güçleri biber gazı ve tazyikli suyla müdahale etti.

Göstericiler dağıtılırken çıkan olaylarda 38 kişi gözaltına alındı, 16"sı polis, 24"ü sivil olmak üzere toplam 40 kişi vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandı.

Gözaltına alınan 38 kişinin Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Müdürlüğünde sorgulamalarının sürdüğü kaydedildi.

Olaylar sırasında 4 sivil aracın camı kırıldı, 1 polis panzeri ve 2 araç hasar gördü.
Bu arada, jandarma ekipleri karayolunda araç geçişlerini sağlamak için gece boyunca güvenlik önlemlerini sürdürdü. Polis ekipleri de, zırhlı araçlarla kent merkezinde güvenlik önlemi aldı.


Son zamanlarda karadeniz bölgesinde Fındık üreticileri ile Hükümet arasında adı konmamış bir savaş yaşanıyor !

Bu konu hakkında forum üyelerinin fikrini almak istiyorum ...

Hükümet verdiği rakamda haklımı ?

Üreticilerin yaptığı hareketleri tasvip ediyormusunuz ?

Sorun hakkında farklı gözlemleriniz varmı ?

Buyrun klavyeşörler:cool:

oğuz
07-31-2006, 11:47 AM
Köylülerden Meclis önünde eylem
Manisalı köylüler, hükümetin tarım politikasını TBMM önünde eylem yaparak protesto etti.
http://www.ntvmsnbc.com/i/blank.gifhttp://www.ntvmsnbc.com/news/241368.jpg

Karadenizden sonra Ege'de başladı :D

oğuz
07-31-2006, 11:57 AM
Fındık üreticisi dün ayaktaydı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin öncülüğünde Ordu'da düzenlenen Karadeniz Fındık Mitingi’ne 40 ilden gelen yaklaşık 100 bin kişi katıldı. Ordu-Samsun karayolunu trafiğe kapatan üreticiler altı saat süreyle araç geçişini engelledi.

Fındık üreticileri, hükümet ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan aleyhine sloganlar atarken, ‘Başbakan İstifa’, ‘Hain Zapsu’, ‘Köylü milletin efendisidir. Enayisi değil’, ‘Tayyip, Abdullah Eşittir Zapsu’ yazılı pankartları taşındı. Başbakan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu'nun maketini iple asıp ateşe veren üreticiler, Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitingin ardından Ordu- Samsun karayolunu kapatırken polis biber gazıyla müdahale etti. Arbede sırasında bazı araçların camları kırılırken, TRT'nin canlı yayın aracında görevli 2 kişi ile 5 üretici yaralandı, 10 kişi gözaltına alındı.

Karadeniz Fındık Mitingi, dün saat 11.30'da başladı. Cumhuriyet Meydanı'ndaki mitinge Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Güneydoğu'daki 40 ilden gelen 100 bin üretici katıldı.

Zapsu’nun Maketini Astılar

Miting alanında, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın danışmanı Cüneyd Zapsu'nun maketi boynundan elektrik direğine asıldı. Arkasına ‘Türk fındığını çalarken yakalandı’, önüne ise ‘Fındık kurdu (zartulus)’ yazılı maket miting alanında sık sık yuhalandı. Cüneyd Zapsu'nun maketi daha sonra ateşe verildi.

‘Köylü milletin efendisidir. Enayisi değil’, ‘Tayyip, Abdullah eşittir Zapsu’, ‘Fındığa uzanan eller kırılsın’ pankartlarının taşındığı miting alanında sık sık ‘Hükümet istifa’ ve ‘Başbakan istifa’ sloganları atıldı. Üreticiler zaman zaman Karadeniz müziği eşliğinde coşup horon tepti. Sıcaktan baygınlık geçiren 23 kişi miting alanında bekletilen 10 ambulansta tedavi edildi. Ordu'da esnaf işyerlerini kapatıp mitinge giderken camlarına ‘Miting dolayısıyla kapalıyız’ yazıları astı.

“Fındık Üzerinde Oyun Oynanıyor1

Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar konuşmasında hükümeti eleştirdi. Fındık ve tarım üzerine büyük oyunlar oynandığını öne süren Bayraktar, şöyle konuştu:

“Bu oyunu oynayanları, oynadıkları sahneden indirmek için meydanlardayız. Karadeniz'de tencere aş değil, taş kaynadığı için meydanlardayız. Oynanan oyunlar nedeniyle çiftçi son 25 yılın en büyük göçünü yaşıyor. Bir yılda 1 milyon insan büyük şehirlere göç etmiştir. Devlet, sosyal devlet olmanın gereğini yerine getirmiyor. İnsanların perişanlığına aldırış etmiyor. Sayın Başbakan kimden yana olduğunu açıklamalıdır. Fındığın fiyatını düşürmeye çalışan Avrupalı alıcılar ve onların Türkiye'deki işbirlikçilerinden yana mıdır, bizden yana mıdır? Bizden yana olacaksa fındığa sahip çıkarak bunu göstermelidir. Maliyeti 3.5 YTL olan fındığın fiyatı 2 YTL'nin altına düştü. Fındık fiyatları yerlerde sürünüyor. 30 yıl önce fındık 14 lira iken, mazot 2.5 liraydı. Buna göre 1 kilo fındık ile 5.5 litre mazot alınabiliyordu. Bugün 1 litre alınamıyor. Gübrelerde de durum aynıdır. 1 kilo fındıkla o dönemde 10 kilo gübre alınabilirken, bugün 6 kiloya düşmüştür.''

“Zapsu Haddini Aştı”

Çiftçi ve ülke düşmanlarını meydanlarda protesto ettiklerini söyleyen Şemsi Bayraktar, fındıkta bu yıl görülen fiyat düşüşünün Cumhuriyet tarihinde görülmediğini söyledi. Konuşması sık sık ‘Hükümet istifa’, ‘Fındığa uzanan eller kırılsın’ sloganlarıyla kesilen Bayraktar, şöyle devam etti:

“Devletin dış politikasını yöneten bakanı tanıyor musunuz? Devletin dış politikasını, ekonomi politikasını ve fındık politikasını yönettiği ifade edilen Başbakan danışmanı olan fındık tüccarını tanıyor musunuz? Cüneyd Zapsu'yu ülkeyi idare eden bakanlardan daha iyi tanıyorsunuz. Fındık tüccarı olan bu zat, yani Cüneyd Zapsu haddini aşmış ve 4 milyon çiftçinin temsilcisi beni, üreticinin hakkını savunduğum için mahkemeye vermiştir. Zapsu, basında yer alan mülakatta şu anda dünya borsalarında fındığın kilogram fiyatının 3 dolar 60 cent olduğunu ve son 30 yıla bakarsanız bugünkü fiyatların normal olduğunu ileri sürüyor. Fındık üreticisini 2004 yılında don vurdu. Şimdi de Zapsu vuruyor.''

“Hükümeti Uyarıyoruz”

Türkiye'nin dünya fındık üretim ve ihracatının yüzde 80'ini sağladığını da belirten Şemsi Bayraktar, dış ticaret açığının ülkenin sorunuyken, bu ürünün tek başına ithalata dayanmadan 2 milyar dolar net ihracat geliri getiren bir duruma geldiğini de kaydetti. Bayraktar, konuşmasını şöyle tamamladı:

“Fiskobirlik'ten fındık bedelini alamayan üretici borçlarını ödeyemiyor. Bu durum tabii ki esnafı da etkiliyor. Biz hükümeti bir defa daha uyarıyoruz. Mevcut durum çok kötü. Bunu herkesin bilmesi gerekir. Başbakan'ın danışmanı Zapsu, uzun yıllar Avrupalılar ile ortaklık yaptı. Onların ürettiği mamullerin ülkemizdeki temsilcisi oldu. Fındık sorunu acilen çözülmelidir. Dış ticaret açığı ve cari açık veren ülkemizde fındığa gereken önemin verilmemesi Türkiye'nin bindiği dalı kesmesidir. Türk çiftçisini hor görenlerin iki yakası bir araya gelmeyecektir.''

“Yol Kapatıldı, Araçlar Taşlandı”

Konuşmaların tamamlanmasının ardından saat 14.00 sıralarında mitingin sona erdiği duyuruldu. Mitinge katılanlar yavaş yavaş alanı terk ederken, bir grup üretici Ordu- Samsun karayolunu trafiğe kapadı. Ardından yolu kapatanlara destek arttı ve yaklaşık 20 bin kişi, 6 saat süreyle araçların geçişine izin vermedi.

Bir ara, panzer üstüne çıkarak kitleden dağılmasını isteyen Ordu Emniyet Müdürü Rıdvan Güler'in, telefonda "Vekilim" dediği bir kişiye, "Ne yapacağım, ben bu insanları öldüreceğim mi? Gel kendin konuş", "Yolu açın diyorsunuz ama buna gücümüz yetmez" diye konuştuğu görüldü.

Arbede sırasında 5 üretici yaralandı. Ayrıca öfkeli kalabalık, TRT canlı yayın aracını da taşladı. Polisler, bu sırada üreticilere biber gazıyla saldırdı. Biber gazından etkilenen yaklaşık 10 kişiye arkadaşları yüzlerine su dökerek yardımcı oldu. Polisin etkisiz kalması üzerine Giresun'dan takviye olarak Ordu'ya jandarma timleri gönderildi. Daha sonra olay yerine CHP Ordu Milletvekili Sami Tandoğdu da geldi. Tandoğdu, Ordu Emniyet Müdürü Rıdvan Güler ile birlikte kalabalığın eylemlerine son vermelerini istedi. Ancak kalabalık eylemlerine devam edip, 11 aydır ürün bedelini alamadıklarını söyledi ve ‘Hükümet istifa’ sloganları attı. Polis, bu sırada taş atanlardan 10'unu gözaltına aldı. Yolun kapanması nedeniyle, Ordu- Samsun karayolunun her iki yönünde 20 kilometreyi aşkın araç kuyruğu oluştu.



Milliyet/Radikal

zorlu
08-01-2006, 03:17 AM
http://www.ntvmsnbc.com/i/blank.gifhttp://www.ntvmsnbc.com/news/241368.jpg



yukarıdaki resimde görülen (ortada yarı çıplak) sayın beyi çok yakından tanırım..
kendisinin çandarlı denizköy deki taşevinde 2 gün misafiri oldum.
ailesi ve kendisi çok iyi ve misafirperver insanlardır.
beyefendi yıllar önce eşinin müzmin bir hastalığından sonra hayattan beklentisi kalmayınca ortaya bu tür protestolarla çıkarak yaşama farklı tutunmaya çalışan biridir.
özünde çok iyi bir şahsiyete sahip olmasına rağmen bulunduğu ortam ve ruh halinden dolayı bazen bu tür davranışlarda bulunmaktadır.
kendinisini saygıyla anıyor ve bazen bana doğru gelmese bile protesto olaylarına farklıve renkli boyut getirmesinden dolayı kendisini kutluyorum..

mustafa06
08-01-2006, 03:30 AM
Fındık deyince aklıma geldi,

Bundan 10 gün önce görevim nedeni ile Samsun'un Charshamba ilcesinde idim.
Dönüshte eve hediyelik olarak ne almam gerekir? Tabiki karadenizden fındık getirilir.
Yeni ürün chıkmadığı ichin fındık yokmush. Tazesi ichin 10- 15 gün beklemen gerekir dediler. Arayalım dedik nihayet bir yerde bulduk. (Güya yerinde ucuz olur derler)kilosunu 6,5 ytl'den aldıkta döndük. :)


sevgi ile

borcugin
08-01-2006, 05:45 AM
Fındık deyince aklıma geldi,

Bundan 10 gün önce görevim nedeni ile Samsun'un Charshamba ilcesinde idim.
Dönüshte eve hediyelik olarak ne almam gerekir? Tabiki karadenizden fındık getirilir.
Yeni ürün chıkmadığı ichin fındık yokmush. Tazesi ichin 10- 15 gün beklemen gerekir dediler. Arayalım dedik nihayet bir yerde bulduk. (Güya yerinde ucuz olur derler)kilosunu 6,5 ytl'den aldıkta döndük. :)


sevgi ile
S.A.

Abi bizde görev gereği GAP Projesi için Gaziantep'e gittik ve antepfıstığı yerinde ucuzdur diye iki çuval aldık, sırtta taşı, taksiye bin, tekrar taksiyle gel...

Geldik Ankara'ya, aynı fıstık Gaziantep'ten aldığımız fiyatın yarısı olmaz mı!? :(:evil:

Senin yaşadığın acı deneyimimi bende yaşadım. :D

Selametle.

mustafa06
08-01-2006, 06:02 AM
borcugin
Senin yaşadığın acı deneyimimi bende yaşadım. :D

Fiyatına, haydi neyse dedik,
Aldığımız fındık gechen senenin olduğu ichin, ichi chekilmish, choğu bosh chıkıyor. dolu chıkanlarda küchücük chıkıyor. :)
''Baba gimsada ich fındığın kilosu 9 ytl , hich olmazsa bosh chıkma ihtimali yok, buradan alsaydın'' diye evde benimle dalga gechiyorlar :)

Demir Kağan
08-01-2006, 07:14 AM
Hey gidi güzel Ordu'm... Canlarım benim. :D

khanoghuz
08-01-2006, 07:23 AM
karadeniz halkı nihayet bu konuda elele verdi ve kendilerine karşı yapılan bu haksızlığa tepki gösterdi. yıllardır bu insanları sömüren fındık hırsızlarına inşallah seçimlerde de gereken dersi gösterirler.

wolfie
08-01-2006, 02:36 PM
karadeniz halkı nihayet bu konuda elele verdi ve kendilerine karşı yapılan bu haksızlığa tepki gösterdi. yıllardır bu insanları sömüren fındık hırsızlarına inşallah seçimlerde de gereken dersi gösterirler.
fındık hırsızları = fisko birlik = fiyasko birlik olmasın sakın. Eğri oturalım doğru konuşalım.

mustafa06
08-01-2006, 03:29 PM
Bildiğim kadar devlet, fiskobirliğin borchlarını sıfırlayarak elini fiskobirlikten chekmishti. fiskobirlik diğer kooperatif birliklerinden veya ticari kurulushlardan farksız bir kurulushtur.
yani kendi kendini idare etmek zorundadır.
TV kurup ishletmek ichin bile para buluyorlar, ama üreticilere olan borchlarına gelince para yok diyorlar.
Hükümetin, ''satsın mallarını borchlarını ödesinler'' sözü kaba bir söz gibi geliyor ama eski alıshkanlıkları unutup herkesin devletten gechinmeyi artık bırakması gerekiyor.

Emrah
08-02-2006, 04:36 AM
İşin içinde başka işler var, özelliklede Zapsu denilen şahıs var, fındığın fiyatını öldürmek, üçotuza kapatmak için çok çeşitli dalavereler yapıyorlar. Tarımı liberalleştiriyorlar ama alıcılar tekel halinde, üreticinin gidip bunlara bunların öngördüğü fiyattan satmaktan başka şansı yok.

mustafa06
08-02-2006, 05:05 AM
Emrah,

alıcılar tekel halinde, üreticinin gidip bunlara bunların öngördüğü fiyattan satmaktan başka şansı yok

Haklısınız alıcı tekel halindedir.
Ama en büyük tekel alıcı ise Fiskobirliktir. Üretici ürününü fiskobirliğin öngördüğü fiyattan vermek zorundadır. Durum böyle iken, ortada kendi belirlediği fiyattan aldığı fındığın parasını bile ödemek istemeyen bir fiskobirlik var.
Fiskobirlik, Türkiyede alıshkanlık haline gelmish bir sistemin parchası olmayı sürdürmek istiyor.
Ben her türlü özerkliğe sahip olmalıyım ama krize girdiğimde devlet kasası bana chalıshmalı, yani benim ichin iflas müessesesi chalıshtırılamaz, mantığı ile chalıshma chabasındadır.
Dünyadaki piyasa shartlarını ve arz talep dengesini hesaba katmadan üreticiye shirin gözükmek amacı ile, isteyenin istediği kadar fındık üretmesinin önünü achıyor, ürünü alıyor, ama pazarlama sorunları ile karshılashınca, satamadığı(satamayacağı bashtan belli olan) fındığı devletin almasını talep ediyor.
yani bir nevi, fındığın sübvanse edilmesi isteniyor.
Bence Fındıkta da gerchekci bir üretim politikası takip etmek gerekiyor.
Tütünde, sheker pancarında yashanan sıkıntıların benzeri fındıktada yashanmaktadır. Talep kadar üretim ve arz, hem fiyatların düshmesini engelleyecektir, hemde bu gün yashanan sorunların önünü alacaktır.
Gechish dönemi sancılı olabilir ama, doğru olan herkesin kendi ayakları üstünde durmayı öğrenmesidir.

sevgi ile

oğuz
08-02-2006, 05:32 AM
[QUOTE][/QFındık üreticisi için bu yıl kayıp

Bu yıl fındık üreticisi için kaybolmuş bir yıldır. Artık hükümet de bir şey yapamaz, Fiskobirlik de...
Sondan başlayarak anlatayım. Gerçekleri anlatacağımdan üreticiler üzülecek ama ne yapayım... Gerçekler bekleyişlere çok ters düşmüş durumda...

Üreticinin fındığını istediği fiyata satma şansı yok. Fiyatı talep belirliyor. Bizim fındığın tüketicisi Avrupa'nın çikolatacıları, pastacıları. Son on yıldır her yıl ortalama 220 bin ton iç fındık ihraç ediyoruz. İçeride de yaklaşık 30 bin ton dolayında iç fındık tüketiyoruz. 2 kg kabuklu fındıktan 1 kg iç fındık elde ediliyor. Demek ki, kabuklu fındık talebi yılda 500 bin ton dolayında. 2001'de 705 bin ton, 2002'de 600 bin, 2003'de 480 bin, 2004'de 350 bin, 2005'de 522 bin ton kabuklu fındık üretildi. Bu yılın üretim tahmini 643 bin ton. Bizde fındık üretimi 250 bin ton iç fındık talebini karşılayacak miktar olan 500 bin ton kabuklu fındık miktarını aştığında, o yılın fındığı başa bela olur. Depolarda kalır. Ya yakılır, ya yağ haline getirilir. Eskiden bu satılamayan fındıkları Fiskobirlik satın alır, her yıl 100 milyon dolar dolayında zarar eder, zararı da devlet karşılardı. 2003 yılından bu yana Fiskobirlik "özerk" hale geldi. Artık devlet Fiskobirlik'e ne para veriyor ne zararını karşılıyor.
2003 yılında don oldu. 2003 ve 2004 yıllarında kabuklu fındık üretim rakamı 500 bin tonun altına düştü. İşte bu nedenle ihracat fiyatları arttı. 2002 yılında fındığın tonunun ortalama ihraç fiyatı 2.290 dolar iken, 2003 yılında 3.750 dolar, 2004 yılında 10.490 dolar oldu. 2005 ürünü fındıklar 6.000 dolardan alıcı buldu. Her yıl yaklaşıl 450 bin ton kabuklu fındığın içini ithal eden Avrupalı alıcı, Türkiye'deki üretim miktarını bizden iyi izliyor. 2006 yılında 700 bin tona yakın kabuklu fındık üretildiğini gören yabancı alıcı biliyor ki, bunun sadece 500 bin tonuna talep olacak. (İç fındık olarak 220 bin ton dış talep, 30 bin ton iç talep). Kalan 200 bin ton kabuklu (100 bin ton iç) fındık elde kalacak. İşte bu ürün bolluğu nedeniyle alıcılar fiyat düşürdü. Alıcı biliyor ki satıcı (elinde fındık kalmasın diye) fiyat ne olursa olsun satmaya mecbur. Şu günlerde, iç fındık ürününün eylülde teslimi vaadiyle, Avrupalı alıcı tonu 3.500 dolardan mal topluyor. Tehlike, bu fiyatın 3.000 dolara kadar gerilemesi. Avrupalı alıcıya tonu 3.500 dolardan mal ihraç eden tüccarın, fındık üreticisine kabuklu fındık için kilo başına 2.20 YTL ödemesi gerekiyor. (Hesap şöyle: Kabuklu fındık 2.20/İç fındık 4.40= Ton başı iç fındık ödemesi 3.000 dolar + 200 dolar nakliye = 3.200 dolar ). Tüccar kabuklu fındığa 2.20'den fazla öderse ihracat yapamaz. Peşin alımlarda ,Giresun fındığı 2.70 YTL. Düzce ve Trabzon fındığı 2.20 YTL.

İyi de Fiskobirlik'in kilo başı 7.45 YTL fiyatı nereden çıktı? 2003'de don nedeniyle fındık üretimi düştüğünde, fındık fiyatları anormal yükseldiğinde Fiskobirlik depolarındaki fındığı satarak 200 milyon dolar gelir sağladı. Bununla eski borçlarını ödedi. Kasasında 100 milyon dolar nakit kaldı. 2005'de ürünün gene az olacağı ve fiyatların yüksek kalacağı bekleyişiyle kilosu 7.45 YTL'den fındık topladı. Ancak parası yetmedi. Yüksek fiyatla topladığı fındıklar depoda kaldı. Çiftçiye 100 bin milyon dolar geçen yıldan borcu var. Fındık üreticisi (1) Fiskobirlik'in 2005 ürününden borcu olan 100 milyon doları ödemesini, (2) 2006 yılı ürününü de 7.45 YTL'den satın almasını, bunun için hükümetin Fiskobirlik'e desteğini bekliyor. Bu bekleyişin gerçekleşmesine imkân yok. Üretici için bu yıl kayıp bir yıldır.

Güngör Uras

UOTE]

İlginç...

mustafa06
08-02-2006, 05:55 AM
Gerçekleri anlatacağımdan üreticiler üzülecek ama ne yapayım... Gerçekler bekleyişlere çok ters düşmüş durumda...

Yani; Fiskobirlikten yanlısh hesap , yada hesapsızlık

Seckjin Khan
08-02-2006, 06:07 AM
polis olaya müdahele etmeyerek bence en iyisini yaptı böylece olaylar büyümedi ama AKP li milletvekilleri Hükümeti protesto eden halkı dağıtmayan polis müdürünü geri çekmiş yazıklar olsun şerefsizler!

mustafa06
08-02-2006, 06:16 AM
Maalesef o ortamı ziraat odaları ve fiskobirlikchiler hazırladı, muhalefette balıklama atlayarak körükchülük yaptı .
halbuki gerchekler oğuzun astığı yazıyı doğrularken, yashananlar chok farklı idi.
Halk öncelikle kimi protesto edeceğinin farkında değil,
Bekleyelim, görelim;
Fiskobirliğin genel kurulunda ( eylülde sechimli olaganüstü genel kurul olacak) bu beceriksiz yöneticiler kahraman! ilan edilip tekrar sechilirlerse shashırmayalım. burası Türkiye :)

mustafa06
08-02-2006, 08:17 AM
Bölgenin ziraat odası bashkanını dinledim. acı acı güldüm.
Chünkü son üch yıldır fiyatlardaki yükseklikteki basharılarını anlattı.
bu yıl durumla ilgili olarak hükümeti suchladı.
yapacaklarını anlatırken, gelecekte bir fon kurarak fazla fındığı fiskobirliğin alacağını depolayacağını ve piyasaya regüleli olarak fındık vererek fiyat düshüshünü engelleyeceklerini söyledi.

gechmish olsun beyim,
Kach yıldır bu görevlerde bulunuyorsunuz

Zaten sizlerin asli görevi bu değilmidir? Fındıkta tekel olan bu ülkenin dünyada fiyat belirlemede söz sahibi olmasının zeminini bu güne kadar hazırlamamıshsanız, gerekli tedbirleri almamıshsanız sahi gechmishte ne yaptınız?
Yumurta ağıza gelmish bizim beyler cek, cak diye konushuyorlar.
yazık bu ülkeye, yazık bu üreticiye.
Planlı ve proğramlı üretim sharttır. piyasaya sürümde bashı boshluğun önüne gechilmesi sharttır. depolama ortamının sağlanması ve piyasaya kontrollü ürün satılması ülkemize üreticimize daha chok kazandıracaktır.
aksi halde iki veya üch yılda bir bu sıkıntıları yine yashayacağız. demektir.

Hükümet bu yıl gereken desteği vermeli ve en az 100 bin ton fındığı alacağını achıklamalıdır. ama bu durumun sorumlularınada gereğini yapmalıdır.


sevgi ile

oğuz
08-03-2006, 07:06 AM
Radikal'den...

Erdoğan esti gürledi
...
'Ordu'da yolu açın talimatını ben verdim. Rest çeken müdür gider.
...
Başbakan Tayyip Erdoğan, Malezya'ya gitmeden önce yaptığı açıklamada çok öfkeliydi. Ordu'da Emniyet Müdürvekili Rıvan Güler'in merkeze alınmasını savundu. İki kişinin yol kapalı olduğu için öldüğünü iddia eden Erdoğan, 'Güler, gerekirse su ve biber gazı sıkmalıydı' dedi.
...
Erdoğan, dün olağanüstü İslam Konferansı Örgütü toplantısı için Malezya'ya hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda gündeme ilişkin şu mesajları verdi:

Talimatı ben verdim: Medyayı anlamakta zorlanıyorum. Bir emniyet müdürünü birimiyle ilgili bakanımız açığa alıyor veya görevden alıyor, hemen bakıyorsunuz birileri avukat oluveriyor. Soruyorum, bir vali, emniyet müdürüne talimat verecek, ve valinin verdiği talimata emniyet müdürü tamamıyla ters bir cevapla rest çekecek. Ve bu emniyet müdürü orada duracak. Ve düşünün ki bir taraftan otobüs kuyrukları Akçaabat'a dayanıyor, öbür taraftan Samsun'a dayanıyor. Bu talimatı veren benim. Bizzat aradım ve 'Bu trafik açılacak' dedim. Bu esnada iki kişi öldü. Bunun bedelini, haberleri yapan gazetelerde okuyabilecek miyiz. Niye öldü bu insanlar; çünkü trafik kapalıydı. İnsanlar hastaneye yetiştirilemedi, ambulansta öldüler. O gün bütün o çevrede bütün düğünler iptal edildi. Olay annen Diyarbakır'da olduğu gibi kadınlar, çocuklar yol ortasına konuldu. Trafik kesildi 8 saat, 9 saat...
Gaz, su sıkıp dağıtacaksın: Emniyet müdürünün görevi nedir? Saat 10.30'da yapılanı, talimatı vali bey kendisine verdiği zaman yapmaktır. Su sıkacaksa o zaman sıkacak, biber gazı sıkacaksa o zaman sıkacak. 'Gücün yetiyorsa gel yap' ne demek. Sen halkının güvenliğini sağlamak göreviyle mükellefsin. O görevini yapacaktı. Kimse halkınla karşı karşıya gel demiyor ki. Kamu düzenini bozanların karşısına çık diyor.
Görevden alma adil: Bölge komutanı tuğgenerali de hemen arattım. Kimle, (Jandarma Genel Komutanı) Fevzi (Türkeri) paşayı aradım... Bakanımı aradım, valimi aradım. Sabah 5'e doğru trafik açılabildi. Asla burada adil olmayan bir şey yapılmadı.

oğuz
08-03-2006, 07:09 AM
[quote][/QFındık üreticisi için bu yıl kayıp

Bu yıl fındık üreticisi için kaybolmuş bir yıldır. Artık hükümet de bir şey yapamaz, Fiskobirlik de...
Sondan başlayarak anlatayım. Gerçekleri anlatacağımdan üreticiler üzülecek ama ne yapayım... Gerçekler bekleyişlere çok ters düşmüş durumda...

Üreticinin fındığını istediği fiyata satma şansı yok. Fiyatı talep belirliyor. Bizim fındığın tüketicisi Avrupa'nın çikolatacıları, pastacıları. Son on yıldır her yıl ortalama 220 bin ton iç fındık ihraç ediyoruz. İçeride de yaklaşık 30 bin ton dolayında iç fındık tüketiyoruz. 2 kg kabuklu fındıktan 1 kg iç fındık elde ediliyor. Demek ki, kabuklu fındık talebi yılda 500 bin ton dolayında. 2001'de 705 bin ton, 2002'de 600 bin, 2003'de 480 bin, 2004'de 350 bin, 2005'de 522 bin ton kabuklu fındık üretildi. Bu yılın üretim tahmini 643 bin ton. Bizde fındık üretimi 250 bin ton iç fındık talebini karşılayacak miktar olan 500 bin ton kabuklu fındık miktarını aştığında, o yılın fındığı başa bela olur. Depolarda kalır. Ya yakılır, ya yağ haline getirilir. Eskiden bu satılamayan fındıkları Fiskobirlik satın alır, her yıl 100 milyon dolar dolayında zarar eder, zararı da devlet karşılardı. 2003 yılından bu yana Fiskobirlik "özerk" hale geldi. Artık devlet Fiskobirlik'e ne para veriyor ne zararını karşılıyor.
2003 yılında don oldu. 2003 ve 2004 yıllarında kabuklu fındık üretim rakamı 500 bin tonun altına düştü. İşte bu nedenle ihracat fiyatları arttı. 2002 yılında fındığın tonunun ortalama ihraç fiyatı 2.290 dolar iken, 2003 yılında 3.750 dolar, 2004 yılında 10.490 dolar oldu. 2005 ürünü fındıklar 6.000 dolardan alıcı buldu. Her yıl yaklaşıl 450 bin ton kabuklu fındığın içini ithal eden Avrupalı alıcı, Türkiye'deki üretim miktarını bizden iyi izliyor. 2006 yılında 700 bin tona yakın kabuklu fındık üretildiğini gören yabancı alıcı biliyor ki, bunun sadece 500 bin tonuna talep olacak. (İç fındık olarak 220 bin ton dış talep, 30 bin ton iç talep). Kalan 200 bin ton kabuklu (100 bin ton iç) fındık elde kalacak. İşte bu ürün bolluğu nedeniyle alıcılar fiyat düşürdü. Alıcı biliyor ki satıcı (elinde fındık kalmasın diye) fiyat ne olursa olsun satmaya mecbur. Şu günlerde, iç fındık ürününün eylülde teslimi vaadiyle, Avrupalı alıcı tonu 3.500 dolardan mal topluyor. Tehlike, bu fiyatın 3.000 dolara kadar gerilemesi. Avrupalı alıcıya tonu 3.500 dolardan mal ihraç eden tüccarın, fındık üreticisine kabuklu fındık için kilo başına 2.20 YTL ödemesi gerekiyor. (Hesap şöyle: Kabuklu fındık 2.20/İç fındık 4.40= Ton başı iç fındık ödemesi 3.000 dolar + 200 dolar nakliye = 3.200 dolar ). Tüccar kabuklu fındığa 2.20'den fazla öderse ihracat yapamaz. Peşin alımlarda ,Giresun fındığı 2.70 YTL. Düzce ve Trabzon fındığı 2.20 YTL.

İyi de Fiskobirlik'in kilo başı 7.45 YTL fiyatı nereden çıktı? 2003'de don nedeniyle fındık üretimi düştüğünde, fındık fiyatları anormal yükseldiğinde Fiskobirlik depolarındaki fındığı satarak 200 milyon dolar gelir sağladı. Bununla eski borçlarını ödedi. Kasasında 100 milyon dolar nakit kaldı. 2005'de ürünün gene az olacağı ve fiyatların yüksek kalacağı bekleyişiyle kilosu 7.45 YTL'den fındık topladı. Ancak parası yetmedi. Yüksek fiyatla topladığı fındıklar depoda kaldı. Çiftçiye 100 bin milyon dolar geçen yıldan borcu var. Fındık üreticisi (1) Fiskobirlik'in 2005 ürününden borcu olan 100 milyon doları ödemesini, (2) 2006 yılı ürününü de 7.45 YTL'den satın almasını, bunun için hükümetin Fiskobirlik'e desteğini bekliyor. Bu bekleyişin gerçekleşmesine imkân yok. Üretici için bu yıl kayıp bir yıldır.

Güngör Uras

UOTE]

İlginç...


Güngör Uras'ın yazısına karşı görüş...

Gerek Güngor Uras'ın iddialarına gerekse de fındık üreticisinin kısmen haksız olduğu yolundaki görüşlere iki farklı düzeyde yanıt verilebilir.

Bunlardan ilki Uras'ın yaptığı gibi piyasa mantığı içerisinden bir eleştiridir. Basitçe ''Çok ürettin fiyat maliyetin bile altına düştü'' demek hedef saptırmaktır. Dünya fındık tüketiminin son 5 yıllık ortalaması 500bin değil 700bin tondur ve giderek de artmaktadır. ''Fiyat artarsa alıcılar diğer ülkelere yönelir'' iddiası geçersizdir zira hiç biri fındık üretiminde Türkiye'nin tırnağı bile değildir. Cüneyt Zapsu'nun ''Fiyat artarsa çikolata üreticileri çikolatalarını bademle vs. süslemeye yönelir'' iddiası ise gülünçtür. Zira fındık çikolata üretiminin harcıdır, sadece süsü değil.

Dünya fındık üretiminin %75'ini, uluslararası ticaretinin ise %95'ini elinde bulunduran bir ülke açık biçimde tekel konumundadır ve teorik olarak fiyat belirlemede son derece etkin olması beklenir. Yalnız bu avantajı gerçekliğe dökebilmek için üretimden pazarlamaya dek zincirin halkalarının etkin bir biçimde planlanması ve denetlenmesi gerekir. Bunu yapacak olan fındık üreticileri kooperatifleri birliği olan Fiskobirlik'tir. Fiskobirliğin söz konusu denetimi gerçekleştirebilmek için desteğe, kredilere vs. ihtiyacı vardır.Ne var ki Avrupa ülkeleri kendi tarımlarını son derece cömertçe desteklerken bizim gibi daha bağımlı ülkelerin tarımları, IMF ve Dünya Bankası politikaları çerçevesinde bu destekten mahrum bırakılmıştır. Dolayısıyla Fiskobirlik, denetim ve fiyat belirleme gücünü yitirmiş; üretici, ürünü dünya piyasalarına pazarlayan ihracatçılar ile bu ürünün alıcısı olan yabancı ithalatçılar karşısında yapayalnız bırakılmıştır.

Sözün özü, aracılar, ihracatçılar, büyük tüccarlar ve çokuluslu şirketler lehine izlenen bilinçli bir politika sonucu son derece avantajlı olunan bir sektörde üretici mağdur edilmiştir. Böylesi uygun koşullarda dahi maliyetin altına satış yapan üretici en haklı olan taraftır. Birilerince gaza getirildiği için değil bıçak kemiğe dayandığı için sokağa dökülmüştür.

Öte yandan, iddia edildiği gibi arz talebi aştığı için fiyatların böylesine düştüğünü bir anlık kabul edelim. Bu durumda üreticinin haksız olduğu görüşüne ikinci bir düzlemden yanıt verilebilir. Bu düzlem piyasa-dışı, ahlaki bir bakışa dayanır. Eğer piyasa koşulları üreticiyi mağdur ediyorsa sorgulanması gereken üretici değil piyasanın kendisidir. Demek ki piyasanın görünmez eli iddia edildiği gibi herkes için en iyi sonucu üretememektedir. Gerçi yukarda göstermeye çalıştığım gibi serbest piyasa bir mittir. Arz ile talep, üretim ile tüketim arasındaki ilişki hiç bir zaman dolaysız bir ilişki değildir. Sayısız faktör, aracı, lobi vs. araya girmektedir. Bu durumda piyasaya müdahale ederken kimin yanında saf tutulduğu önemli bir ayrım noktasıdır...



Aegensea

Aybike
08-03-2006, 07:59 AM
bu konuda heç bir bilgim yok..Yinede yazabilirmiyim..
yani bence ZATEN HEP YEŞİLDİ FINDIK DALLARIIIIIIII..
Ama bildiğim tek şey..Amerikanın bize findiği iki misli fiyata kakalaması.
Birde çinin sarmısağı..nerden mi biliyom..hehehhehe valla en yetkili birinin bu konuda onlarla konuşmasını duydum reportaj için beklerken....
sarmısağı çok severimde ilgimi çekmişti dinledim...

mustafa06
08-03-2006, 09:45 AM
Türkiyede chukobirlik, pankobirlik, Fiskobirlik VB birlikler vardır.
Bu birliklerin görevi nedir?
Örneğin, FİSKOBİRLİĞİN kurulush amacı ve görevleri nelerdir?
Üreticiden zorunlu olarak her yıl belli bir para alırlar. bu paraları neden alırlar?

Her yerde ziraat odaları diye bir teshlilatımız vardır, bu teshkilat ne ishlerle uğrashır.?

mustafa06
08-04-2006, 05:24 AM
Fiskobirliğin görevi kısaca, ''fındık üreticisinin ürününü dünya pazarlarında en iyi shekilde değerlendirmektir'' diye özetlenebilir

peki, fiskobirlik ne yapmaktadır.

YIL ;2000 Fisko birliğin göstermek istediği faaliyetlere tepkiler;

.................................................. ........................................


Konu: FİSKOBİRLİK Market Açmamalı Tarih : 14.12.2000









[
FİSKOBİRLİK FINDIK PAZARLASIN,[



DOMATES DEĞİL

Trabzon Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (TESOB) Başkanı H. İbrahim KALFAOĞLU, Fiskobirliğin "süpermarket" kurma çalışmalarına çok sert tepki göstererek, Fiskobirlik "depolardaki fındığı pazarlasın " dedi.
Konuyla ilgili Sanayi ve Ticaret Bakanı Sayın Ahmet Kenan TANRIKULU'na bir mektup gönderen Birlik Başkanı Kalfaoğlu, basına yaptığı yazılı açıklamasında şöyle dedi:
"Edindiğimiz bilgilere göre Fiskobirlik, ilimizde ve bölgemizde süpermarket kurmak için bir dizi çalışmalar yapmaktadır. Böylece kuruluş amacı, ortaklarının (fındık üreticilerinin) ürünlerini daha iyi şartlarda değerlendirerek pazarlamak olanFiskobirlik devletin verdiği parayla, devletin tahsis ettiği memurla süpermarketler kurarak bakkalla, manavla, kasapla, fırıncıyla, konfeksiyoncuyla haksız bir şekilde rekabet edecektir.
Bu durum ne Fiskobirliğin kuruluş amacıyla, ne serbest piyasa ekonomisi anlayışı ile, ne özelleştirme anlayışı ile, ne de rekabet kanunuyla bağdaşır.

Fiskobirlik yöneticileri bu sevdadan vazgeçmeli, kabiliyetli pazarlamacı ve satış elemanlarını 98 ve 99 yılından beri depolarda bekleyen fındıkların uluslar arası pazarlarda satılmasına yönlendirmelidir. Fiskobirliğin görevi budur, süpermarket kurarak, domates-salatalık ve peynir-ekmek satmak değildir.
.................................................. .................................................. .....

DÜZCE öncü TV haberi ; Tarih - mart, 2006

DÜZCE MİLLETVEKİLİ ÇAKIR: FİSKOBİRLİK MARKET BİRLİĞİ DEĞİLDİR.
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDEKİ 16 METREKARELİK ÇALIŞMA OFİSİNDE ZİYARET ETTİĞİMİZ AK PARTİ DÜZCE MİLLETVEKİLİ FAHRİ ÇAKIR DAR BİR MEKANDA ÇALIŞMANIN SIKINTISINI YAŞADIKLARINI SÖYLEDİ. ÇAKIR FİSKOBİRLİK KONUSUNDA DA FİSKOBİRLİĞİN MARKET BİRLİĞİNİ BIRAKIP ASLİ GÖREVİ İLE UĞRAŞMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ


FİSKOBİRLİĞİN BİR AN ÖNCE ÜRETİCİSİNE PARASINI ÖDEYEBİLMESİ İÇİN BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞANIN KREDİ KONUSUNDA ZİRAAT BANKASI GENEL MÜDÜRÜ İLE GÖRÜŞTÜĞÜNÜ BELİRTEN ÇAKIR, BAŞBAKANIN GEREKLİ KOŞULLARIN OLUŞTURULMASI KOŞULUYLA FİSKOBİRLİĞİNE GEREKEN YARDIMIN YAPILMASINI İSTEDİĞİNİ AÇIKLADI. ANCAK FİSKOBİRLİĞİN ÖZERKLEŞMESİNE RAĞMEN SORUMLULUKLARINI YERİNE GETİRMEDİĞİNİ BELİRTEREK FİSKOBİRLİKLERİN MARKET ÇALIŞTIRMA BİRLİĞİ OLMADIĞINI SÖYLEDİ VE , FİSKOBİRLİĞİN İŞİ FINDIK OLMALI. VE BUNUNLA İLGİLENMELİ DEDİ.
FİSKOBİRLİĞİN SEYRİNİ TAKİP EDİYORUZ DİYEN ÇAKIR TÜM BUNLARA RAĞMEN FİSKOBİRLİK ÜRETİCİSİNİ MAĞDUR ETMEYE DEVAM EDERSE MECLİS ARAŞTIRMA KOMİSYONU KONUYU İNCELEYECEK VE GEREKEN DEĞERLENDİRME YAPILACAK DİYE KONUŞTU


.................................................. .................................................









İcraatlarla ilgili, menfi yönünde pek chok haberler.

Yıl 2003, devlet fiskobirliğin tüm borclarını sıfırlıyor ve özerk hale getiriyor

Sonuch, Asli görevi ihmal, mağdur olan üreticiler.
son gelishmelerle ilgili takdir sizlerindir.

mustafa06
08-04-2006, 06:01 AM
Pankobirlik, Sheker pancarı üreticilerinin kurduğu bir kooperatifler birliğidir. Birlik, devlet ile ortaklığı olan 3 adet sheker fabrikasını devralmısh. profesyonellerce yönetilmish. ürün fiyatlarını devlet tespit etmesine rağmen ayakta kalmayı basharmıshtır. Türkiyenin en büyük kapasiteli sheker Fabrikasını kurarak ishletmeye almısh, yakın zamanda yine büyük kapasiteli ikinci fabrikasınıda ishletmeye alarak fabrika sayısını 5'e chıkaracaktır.
Yani Türkiye sheker piyasasının % 20 sine sahip olacaktır.
Pankobirlik, dünyada acımasızca rekabetin olduğu bir sektörde ayakta kalmayı basharıp , milli ekonomiye katkı sağlarken ;
Tekel olduğumuz fındık konusunda dünya tekelini elinde tutan fiskobirliğin hali ve üreticinin düshürüldüğü durumun ve ekonomiye yük olmasını kabullenmek bana zor geliyor.

sevgi ile

Aybike
08-04-2006, 06:27 AM
Eeeee sarmısaktan bahseden yok..Sarmısaaaaaaaaaaaaaak.

mustafa06
08-04-2006, 06:34 AM
Aybike hanım patates, kurusoğan, domatestende bahseden yok. :)

Aybike
08-04-2006, 07:36 AM
hadi ya...Alla alla onlardamı vardı.
mustafa kardeşim susalım o zaman biz..Türkiye ayaklanmasın..

mustafa06
08-04-2006, 08:09 AM
hadi ya...Alla alla onlardamı vardı.
mustafa kardeşim susalım o zaman biz..Türkiye ayaklanmasın..


sarmısak, soğan vs chiftchisi sahipsiz. olanlarda cılız kalıyo
Yani birliği filan yok. Sahipli olanların durumunu görünce,
garipler hallerine shükredip oturuyorlar :lol:

BuyukTuran
08-05-2006, 05:04 AM
Türkiye ye tarım yaptırmak istemiyorlar ve Türkiye de tarım bu ciddiyetsiz birliklerle büyüyemez bunlar çiftçilerin omuzuna yük

timurlenk
08-05-2006, 05:32 AM
herkes kafasına gore sallamıs ,cogu yorum malesef tamamen bos vede gercege aykırı ,ben orduluyum ,bizim fındık bahcelerimizde var,eger buraya
herseyi anlatmaya kalksam sayfalar dolar ama kısaca derimki :
-dunya kabuklu meyveler birligi baskanı kim diye sorarım ,cevap cuneyt zapsu...
-bu birlik neye hizmet eder : cevap isvicre vede alman cukulata ureticilerinin kurdutturdugu ,fındık gibi urunleri ucuza kapatmak icin faaliyet gostedigini fındık isini bilen harkese ayan bir kurum - herseyin bası hamburgda coreklenmis iki yahudi - ......
-fiskobirlik yuksek fiyat acıklarsa ne olur:cevap uretici malını fiskobirlige goturur,fındık sezonu oncesi avrupaya ucuz fiyat veren yerli isbirlikci tuccar sapa oturur....

bilmeden konusmayın lutfen

Destankutluhan
08-05-2006, 05:51 AM
Su anki fiyatlari bilmiyorum ama Amerikan Findigi Turk findiginin yari fiyatina satiyor neredeyse ! ABD kendi findikcilarina ve diger tahil urunleri ureticilerine her turlu destegi verirken Turkiye de dahil olmak uzere devlet destekli alimlara karsi cikiyor. Bunun bence tek izahi pazarda kendi ureticisine haksiz rekabet gucu ve para kazandirmaktir.

mustafa06
08-05-2006, 07:34 AM
timurlenk,

herseyi anlatmaya kalksam sayfalar dolar ama kısaca derimki :
Bizlerde günlerdir bir bilen arıyorduk, kimseyi bulamayınca hep beraber salladık durduk.:)
Sevgili kardeshim sen her sheyi anlat sayfalar dolsun, biz okuruz.

dunya kabuklu meyveler birligi baskanı kim diye sorarım ,cevap cuneyt zapsu...

Zapsu, hangi derneğin bashkanı olursa olsun
Fındık kimin, cevap üreticinin .
fiskobirlik kimin , cevap üreticinin . Güchlü , hesabını kitabını bilen bir fiskobirliğin elindeki malı (makul bir fiyatın altında satmıyorum derse) icra yoluylamı alacaklar.

-fiskobirlik yuksek fiyat acıklarsa ne olur:cevap uretici malını fiskobirlige goturur,fındık sezonu oncesi avrupaya ucuz fiyat veren yerli isbirlikci tuccar sapa oturur....
Yüksek fiyat değil, normal fiyat achıklamalı. chok ucuz teklif veren tüccar varsa
Sapa Chiftchi oturacağına, tüccar otursun. üzülürmüsün?.
Avrupalı o iki yahudinin ihtiyacını karshılayabileceği kadar dünyada bashka fındık alabileceği yer var mı?
Yine bize gelmek zorunda değilmi ?

bilmeden konusmayın lutfen

sustuk ve bilenlerden bekliyoruz

sevgi ile

timurlenk
08-05-2006, 10:29 AM
fındık ureticinin ama malesef fındıgın ipleri tuccarın elinde hemde tefeci tuccarın cunku karadeniz bolgesinde halk son derece fakirdir,bir haylisi
tuccara borclanmak zorunda kalır sonrada pasa pasa fındıgı belese verir......

fiskobirlik hicbir zaman ureticinin olmamıstır fiskobirlik hep siyasilerin kontrolunde olmustur zaten daha yeni ozerklestirilmistir,isin komigi bundan onceki yonetim doneminde akp iktidarı acık secik depolarda olan fındıgı piyasanın altında fiyatlarla satma talimatı vermistir!!!!!! bugunku yonetim ise hasbelkader fiskobirligi ele gecirmis ama akpye ragmen yonetimi ele gecirmenin bedelini odemistir,ustelik ciftice daha agır bedel odemektedir....
dedim ya fiskobirlik asla ciftcinin olmamıstır dogru durustte ciftciye calısmamıstır eger azıcık iktidara guc sahiplerine tuccara zapsuya kafa kaldırırsa basına neler geldigi ortada......


tuccar sapa degil neye oturursa otursun bana ne sevinirim,fiskobirlik gecen donemde fahis fiyat acıklamamıstır sadece guc odaklarını rahatsız edecek fiyat acıklamıstır...
ote yandan avrupalı yahudi bize gelmek zorunda degil,nedenmi icinde o kadar soysuz varki onlar zaten gonullu olarak onların temsilcisi vede kopegi olmaya hazır ...

son olarak fiskobirlik yonetimi asla hukumetten yardım istemedi,hibe istemedi,sade elindeki mal varlıklarını vede depodaki fındıgı garanti gostererek ozel bankalardan kredi almaya calıstı ,ne zamanki kredi almaya yakınken bir el herseyi iptal etttirdi,en sonunda elindeki fındıgı zararına 4 milyon civarında satıp ciftcinin borcunu kapatmayı dusunurken tayyip denen ucube iki defa bolgeye gelip konusmaları ile fındıgın fiyatını 2 milyona dusurdu...

cok bildigimden degil benim babamda o madur ciftcilerden oldugu icin bunları yazıyorum .......

timurlenk,


Bizlerde günlerdir bir bilen arıyorduk, kimseyi bulamayınca hep beraber salladık durduk.:)
Sevgili kardeshim sen her sheyi anlat sayfalar dolsun, biz okuruz.



Zapsu, hangi derneğin bashkanı olursa olsun
Fındık kimin, cevap üreticinin .
fiskobirlik kimin , cevap üreticinin . Güchlü , hesabını kitabını bilen bir fiskobirliğin elindeki malı (makul bir fiyatın altında satmıyorum derse) icra yoluylamı alacaklar.


Yüksek fiyat değil, normal fiyat achıklamalı. chok ucuz teklif veren tüccar varsa
Sapa Chiftchi oturacağına, tüccar otursun. üzülürmüsün?.
Avrupalı o iki yahudinin ihtiyacını karshılayabileceği kadar dünyada bashka fındık alabileceği yer var mı?
Yine bize gelmek zorunda değilmi ?



sustuk ve bilenlerden bekliyoruz

sevgi ile

mustafa06
08-05-2006, 10:57 AM
Sevgili Timurlenk kardeshim ,
siyasilerin eli sadece fiskobirliğin ichindemi sanıyorsun.
gechmishten beri siyasiler her ishin ichine burunlarını sokmushlardır.
Üzümcüsüde, pancarcısıda, pamukchusuda vs herkes bundan muzdariptir.
Ancak akıllı davrananlar az zararla kurtulmushlardır.

Yazılarımın hichbirisinde üretici ile ilgili kötü bir sözüm olmamıshtır.
Ancak üretici birliği olan fiskobirlik gerchek görevini hichbir zaman yapamadığını düshünüyorum. Bu gün yashanan problemlere avrupalılar, siyasiler, tüccarlar sebep olabilirler, eğer fiskobirlik bu günler ichin gereken hazırlığa sahip olsa idi, kimse üreticiye zarar veremezdi. Türkiyedeki üreticilerin ekseriyeti fakirdir.
Zaten fakirleri korumak ve kollamak amacı yani birlikten güch doğar ilkesi ile kooperatiflrer kurulmazmı? gel gör ki güch olması gereken kurumun kendisi yük olmaktadır.

2003 yılında borchları ödenerek özerk hale getirilen fiskobirlik bir shans yakalamıshtır, ancak üch yıldır bu shansı kullanmak ichin hazırlanmadığı görülmektedir.

Marketler achmak ichin bulabildiği, harcayacağı para ve mesaiyi bu ishlerin hazırlığına harcaması gerekirdi diye düshünüyorum.
Lütfen bana kooperatifleri savunmayınız.

Chünkü Türkiyede fiskobirlik dahil bu tür kooplar bir rant yeri olarak görülmekte ,gerchek sahipleri olan üreticiler asla düshünülmeyip belli chevrelerin gechim kapısı olarak görülmekte ve böyle yönetilmektedir.
Sana basit bir örnek vereyim;(Kurumların isimlerini vermek hosh olmaz) Devlette makam aracı alımı izne bağlı yani yasaktır. Bir kamu kurumuna, bir kooperatif chok sayıda makam aracı alıyor ve emanet adı altında yıllardır kullanımlarına veriyorsa, Üreticilerinin paralarının ne kadar iyi değerlendirildiğini! sen düshün.
Dikkat ederseniz siyasiler yönetimi ele gechiremenin intikamını almaya chalıshırken, fiskocularda farklı bir siyasetle muhalefet partisi gibi chalıshmakta orada kalmanın hazırlıklarını yapmaktadırlar. yani aslında birbirlerinden farkları yok, arada ezilen daima üretici olmaktadır.

Dilerim yanılırım, yöneticilere bu yashananlar ders olur, gerekli hazırlığı yaparak üreticiye bu sıkıntıları bir daha yashatmazlar. Ama sanmıyorum, mantık değishmediği sürece bu filmi tekrar tekrar seyretmek zorunda kalacağız

sevgi ile

mustafa06
08-05-2006, 05:31 PM
Bu gün, skytürk tv kanalında, Lokman Kondakçıyı dinledim.
Konushması ashağıdaki makalesinin bir benzeri idi.

Ancak, Fiskobirliğin sorumluluğu ile ilgili sorulara verdiği cevapta ;
Fiskobirliğin özerk olmasına rağmen idaresinin özerk gibi davranamadığını, gechen yıldan bashlaması gereken hazırlıkları hich yapmadığı ichin, ishin bu noktaya geldiğini, yani fiskobirliğin bu ishte bash sorumlu olduğunu, ama bu saatten sonra konunun bu kurumu ashtığını artık devlet meselesi haline geldiği ichin, artık devlet müdahalesi sharttır. demishtir..

Görüshlerine tamamen katılıyorum.

.................................................. ...................................
Türkiyenin petrolü

Bir ürünün, dünya ölçeğinde üretim tekeline sahipseniz ve bu talep edilen bir ürünse, başta fiyat olmak üzere pazar şartlarını siz belirlersiniz. Türkiye için fındık böyle bir üründür.

Diğer fındık üreticisi ülkelerin toplam üretimi, bizim Karadeniz’deki bir ilçenin üretimi kadar ancak vardır. Gelin görün ki, her sezon açılışında anlaşılmaz bir “fındık davası” patlak verir. Türkiye, elindeki rekolteyi ne yapacağını bilemez. Avrupa pazarının kurt alıcıları, içerdeki işbirlikçilerinin, temsilcilerinin ve lobicilerinin de yardımıyla, bizim tekelimizdeki ürünün fiyatını istedikleri gibi speküle eder ve fiyatı minimum seviyeye indirirler. Bir-iki sezondaki pazarlama başarısını hariç tutarsak, bu oyunun kaybeden tarafı hep Türkiye olmuştur. Pazara avantajlı girmek maksadıyla kurulan Fiskobirlik, üreticinin elini kolunu bağlayıp, onu Avrupalı tüccara sömürtmekten başka bir işe yaramamış sonuçta Türkiye de, Fiskobirlik de kaybetmiştir.
Fındık politikasındaki yanlışlar
Fiskobirlik ve tabii bu kurumdan bir türlü elini çekemeyen siyasi iktidarlar, Avrupalı alıcının belirlediği fiyatı Karadeniz köylüsüne dayatmak gibi bir mental çarpıklıktan kendilerini kurtaramamışlardır. Gerek siyasiler gerekse konuya vukufiyetleri kendinden menkul kişi ve çevreler, fındık ürününü, Fiskobirlik’in bilançosuna yani kâr-zarar hesabına göre değerlendirmişlerdir. Böyle olduğu içindir ki, fındık ve fındık üreticisi, devletin ve Hazine’nin üzerinde bir yük olarak görülmüştür, hâlâ da öyle görülmektedir.
Bu cehalete bir son vermenin zamanı gelmiştir. Şöyle ki: Fındık, Fiskobirlik’ten ibaret değildir. Fiskobirlik olsa da olmasa da hükümetler fındıkla ilgilenmeye mecburdurlar. Çünkü 6 milyon insanın geçim kaynağı budur. Kaldı ki, fındık ticareti Avrupalı alıcıyla Türk üretici arasında geçen bir menfaat mücadelesidir. Bu mücadelede Türkiyeli üreticinin yanında durmak, başta yöneticiler olmak üzere herkes için milli bir görevdir. Fındıkta dünya fiyatı yoktur, Türkiye’nin fiyatı vardır. Diğer fındık üreten ülkeler, dünyanın iki aylık ihtiyacını ancak karşılayabilmektedir. Onlar da, Türkiye’nin fiyatı ne olursa olsun ona uyarak mal satmak zorundadırlar.
Hal böyle olunca, ihraç fiyatı ile ihracat miktarı arasında da bir bağlantı kurulamaz. Yani fiyatı ne kadar düşürürsek o kadar çok satış yapabiliriz denemez. Çünkü piyasanın ihtiyacı ve talebi bellidir ve bu ihtiyacı gidermede, ülke olarak Türkiye’nin, ürün olarak fındığın rakibi yoktur. Kullanım alanı itibarıyla, alıcının fındık yerine ikame edebileceği başka bir ürün de yoktur. Fındık, çikolata sektörünün lokomotif ürünüdür. Dünya çikolata sanayinin vazgeçilmezidir. Dünyada refah düzeyi yükseldikçe fındıktan mamul çikolata ve şeker tüketimi de artmaktadır. Yani karşımızda gittikçe genişleyin bir talep vardır. Arzın fazla olduğu, bu yüzden üretimi dahi kısmak gerektiği, aksi takdirde ihracat fiyatının düşeceği tezi, alıcı adına yapılan bir tür lobicilik değilse, tam bir cehalet ürünüdür. 1970’ten bu yana bu tez sık sık dillendirilir; ama buna karşılık katlanarak artan üretimle birlikte, pazarın talep miktarı da artmıştır. Ciddiyet sahibi ilgililer yıllar itibarıyla rekolte ve ihracat miktarlarına bir göz atarlarsa, Türk fındığını ucuza kapatmak için oynanan oyunları da apaçık göreceklerdir.
1970 yılından bugüne kadar 14 milyon ton fındık üretilmiş, bunun 13 milyon tonu ihraç edilmiş, karşılığında 21 milyar dolar döviz girdisi sağlanmıştır ki, bu meblağın içinde 1 dolarlık ithal ikamesi yoktur. Ülke ekonomisine bu kadar yüksek oranda katma değer bırakan bir başka ihraç ürünü yoktur. Kaldı ki, yerli üreticiyi pazar oyunlarına kurban etmeyecek politikalar üretilebilseydi, bu rakamın 40 milyar doları bulması işten bile değildi.
Türkiye zarara mı sokuluyor?
Kaldı ki, diğer ihraç ürünlerine Hazine’den teşvik üstüne teşvikler verilirken, fındık ihracatına getirilen fon kesintileriyle Hazine’ye 1,1 milyar dolar para aktarılmıştır. Bugüne kadar fındıktan kesilen stopaj miktarı da 1 milyar dolara yakındır. Yani, milli bir ürün olarak fındık devlete borçlu değil, devletten alacaklıdır. Bölge insanını bölgede tutmak, erozyonu önlemek, istihdam yaratmak, nakliye sektörüne ciddi katkıda bulunmak, SSK primi ve Gelir Vergisi ödemeleriyle devlete ilave kaynak yaratmak gibi değerleri de ayrıca hesaba katmak gerekir.
Bir de madalyonun öbür yüzü var: 30 yıl önce 1 kilo fındıkla 8 litre benzin alınabiliyordu; bugün 1 litre alınamıyor. 30 yıl önce 4 ton iç fındıkla bir Mercedes otomobil alınabiliyordu; bugün 30 ton fındıkla zor alınabiliyor. Fındığın alıcısı da Alman, Mercedes’in satıcısı da Alman. Fakat her iki ürünün fiyatını da Alman belirlediği içindir ki, Mercedes işçisinin geliri katlanarak artmış, fındık üreticisinin geliri kat kat düşmüştür. Sayın Başbakan’ın fındık fiyatının yüksek olduğu, düşmesi gerektiği yönündeki açıklamaları, kendilerinin vahim bir şekilde yanıltıldığını gösteriyor. Biz bu fiyat düşürme oyunlarından kimlerin kâr sağladığını da biliyoruz. Bunların bazıları ne yazık ki Sayın Başbakan’ın yakınındadır. Fakat konumuz bu değildir.
Konunun mütehassısı sıfatıyla ifade etmeliyim ki, kabuklu fındık için 7-8 YTL., iç fındık için 10-12 dolarlık ihraç fiyatı yüksek değildir. Türkiye isterse bu fiyatları daha da yukarı çekebilir, çekmelidir. Böylece yıllık döviz girdisinde minimum 3 milyar dolar rakamını yakalayabiliriz. Aksini iddia edenle her platformda yüzleşmeye hazırım.
Fındığın fiyatı 2005 Eylül’ünde 6-7 YTL idi. Bugün 2 YTL’ye kadar düşmüştür. Üreticinin gelir kaybı 2,5 milyar YTL’dir. İhraç fiyatları 9-10 dolar seviyesinden 3-4 dolar seviyesine gerilemiştir. Bu da toplam ihracatla 1,5 milyar dolar gelir kaybı demektir. Hem üreticinin 2,5 milyar YTL’si Avrupalı alıcının cebine akmış, hem de Türkiye 1,5 milyar dolar zarar etmiştir. Fındığın tarihinde böylesine vahim bir düşüş yaşanmamıştır. Kaldı ki fiyatın daha da düşeceğinden endişe edilmektedir.
Sayın Başbakan “Ben stokçunun yanında değilim.” diyor. Bu sözün fiyat kırıcı etkisini hesaba katmışlar mıdır bilmiyorum. Sorunun Fiskobirlik’ten kaynaklandığını söylemek istiyorlar buna da hiçbir itirazım yok; ama sorun Fiskobirlik’i çoktan aşmış, bir toplumsal ve siyasal soruna dönüşme eğilimine girmiştir. Bütün işaretler büyük bir “tsunami”nin, pek yakında Karadeniz kıyılarını vuracağını söylüyor. Bekleyelim görelim.


FINDIK İHRACATÇILARI BİRLİĞİ ESKİ BAŞKANI
.................................................. .................................................. ....................
Not;Bir bölge milletvekili, Hükümetin Fındığın tamamını bu yıl destekleme kararı aldığını bu kararın chok yakında achıklanacağını söyledi.

4twelve
08-06-2006, 01:45 AM
Tabii sen uret findigi devlet ne kadar urettinse alsin,sen uret cayi devlet ne kadar urettinse alsin..
Hatirlarimda ilkokulda okurken ders aralari okul beles findik dagitirdi yerdik....
TURK INSANI ZORLAMADAN VE ZORLANMADAN KAZANMAYI SEVMEYE BASLADI.
SARTLAR ZORLASINCADA KAPAT CADDELERI TRAFIGE!!!OLEN OLSUN KALAN SAGLAR BIZIM!!!!!!!!
Sarimsak demisiken???
Daha gecen gun konustuk arkadaslarla Ula dedik bu Cin in sarimsagi ne kadar lezzetli ne kadar ucuz...
Benim ulkemin insani neden bu kadar ucuza satmazki bu sarimsagi???
Bu arada Ithal Cay a uygulanan gumruk vergisi orani %140 mis..Koru memleketimde ki cay ureteni...
Sanki Sri lanka da yerden bitiyorr........Tr ki furetici fiyatinin 3 de birine 1 ne ihrac ediyolar.....
Bizde ki ureticide yakiniyormus kilo basi 15-20 sent sadece toplatmaya oduyoruz diye...
Benim guzel memleketim cok ozledim seni.....


Kalin sagilcakla!!!!

mustafa06
08-07-2006, 12:43 PM
Zamanı olan ve bu konuya merak duyanlara duyuru;

SKYTÜRK kanalında bu konu ile ilgili Shu anda yapılmakta olan canlı achık oturum Proğramını takip edebilirsiniz.
(Benim günler önce belirtmeye chalıshtığım) Bu konuda olması gereken politikaları, gelecekte nasıl uygulayacaklarını anlatan T. ziraat odaları bashkanı konushuyor. Yeni uyanmıshlar.
Katılımcı sayısı chok ve konunun genish olarak ele alındığı bir proğram

timurlenk
08-07-2006, 01:11 PM
işkembeyi kubradan atma demek buymus,bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz.. once arastır ogren sonra yorum yap..

Tabii sen uret findigi devlet ne kadar urettinse alsin,sen uret cayi devlet ne kadar urettinse alsin..
Hatirlarimda ilkokulda okurken ders aralari okul beles findik dagitirdi yerdik....
TURK INSANI ZORLAMADAN VE ZORLANMADAN KAZANMAYI SEVMEYE BASLADI.
SARTLAR ZORLASINCADA KAPAT CADDELERI TRAFIGE!!!OLEN OLSUN KALAN SAGLAR BIZIM!!!!!!!!
Sarimsak demisiken???
Daha gecen gun konustuk arkadaslarla Ula dedik bu Cin in sarimsagi ne kadar lezzetli ne kadar ucuz...
Benim ulkemin insani neden bu kadar ucuza satmazki bu sarimsagi???
Bu arada Ithal Cay a uygulanan gumruk vergisi orani %140 mis..Koru memleketimde ki cay ureteni...
Sanki Sri lanka da yerden bitiyorr........Tr ki furetici fiyatinin 3 de birine 1 ne ihrac ediyolar.....
Bizde ki ureticide yakiniyormus kilo basi 15-20 sent sadece toplatmaya oduyoruz diye...
Benim guzel memleketim cok ozledim seni.....


Kalin sagilcakla!!!!

oğuz
08-08-2006, 08:45 AM
http://www.sonsayfa.com/images/news/findik.20060808172649.jpgFındık zirvesinde mutlu son
Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlık ettiği fındık zirvesinden üreticiye destek kararı çıktı. Toprak Mahsulleri Ofisi fındık fiyatını destekleme için alım yapacak. 08 Ağustos 2006 Salı 17:26Başbakanlık, fındık üreticisinin mağdur edilmemesi amacıyla Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) tarafından fındık alımı yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Başbakanlık Merkez Binasında yapılan ve yaklaşık 2 saat süren Fındık Komisyonu toplantısının ardından yazılı bir açıklama yapıldı.
Açıklamada, toplantıda fındık piyasasındaki son gelişmelerin ele alındığı ve üreticilerin mağdur edilmemesi için alınabilecek tedbirlerin değerlendirildiği bildirildi.
Başbakanlık, yapılan değerlendirmeler sonucunda Fiskobirlik yönetiminin bu yöndeki açıklamalarının da dikkate alınarak fındık üreticisinin mağdur edilmemesi amacıyla TMO tarafından fındık alımı yapılmasının kararlaştırıldığını duyurdu.
Bunun için TMO'nun yapacağı alımlarda Fiskobirlik yönetimiyle hazırlanacak bir protokol çerçevesinde depo ve uzmanlarından yararlanılmasının uygun görüldüğü belirtilirken, bu çalışmaları yürütmek üzere de Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker'in görevlendirildiği kaydedildi.
Başbakanlık açıklamasında, fındık üreticisinin sorunlarına kalıcı çözümler getirilmesi amacıyla öncelikli olarak fındıkta lisanslı depoculuğun bir an önce kurulması için Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde gerekli çalışmaların başlatılmasına karar verildiği ifade edildi.