dervish
09-29-2006, 07:16 AM
Ilber Ortaylı'nın görüşleri şöyledir:
* Kitap okumakla bir toplum bir yerden bir yere gelmez. Son 150 yıldır Orta Doğu’da en çarpıcı devrimleri Türkler yapmıştır. Ama kitap basma, okuma, çevirme konusunda İran’dan, Mısır’dan, Lübnan’dan geriyiz.
* Türkler aptal bir millet değildir. Her toplumun kendine has özellikleri vardır. Kimi iyi yemek yapar; biz o sınıfa dahiliz. Kimi kavgacıdır; biz de öyleyiz. Kimi teknolojiyi sever; Türkler bu kategoriye girer. Ama bir de müziği, felsefeyi seven; bunları konuşan toplumlar vardır; biz onlardan değiliz.
* Sanılıyor ki matbaaya yobazlar engel oldu. Hayır, durum ondan çok daha vahimdir, utanç vericidir. Türkler okumayı sevmez. Okumak yalnız kalmaktır. İçine kapanmaktır. Türkler yalnız kalamaz; bir araya gelip dır dır dır konuşurlar. (Biri forumda muhalefeti beceremiyoruz demisti sanirim :-) )
* Avrupalılar, örneğin İtalyanlar, matbaadan önce elle gazete yazıp dağıtıyordu. 200 nüshayı elle çoğaltıyorlar. Bizde ise bu yok. Bahnameleri, ayıp şiirleri dahi çoğaltmamışız. Peki ne yapılmış? Toplanıyorlar; biri okuyor, diğerleri dinliyor. Çoğaltma ihtiyacı duymuyorlar. Devrimleri dahi işte böyle yapıyorlar. Okunuyor, dinleniyor, tartışılıyor.
* Türkler konuşmak yerine okumayı sevseydi, matbaa olmasa dahi kitabı dışarıda basıp getirirlerdi. Ama yapmıyorlar.
http://satirarasi.wordpress.com/2006/09/20/matbaa-bize-niye-gec-geldi/
* Kitap okumakla bir toplum bir yerden bir yere gelmez. Son 150 yıldır Orta Doğu’da en çarpıcı devrimleri Türkler yapmıştır. Ama kitap basma, okuma, çevirme konusunda İran’dan, Mısır’dan, Lübnan’dan geriyiz.
* Türkler aptal bir millet değildir. Her toplumun kendine has özellikleri vardır. Kimi iyi yemek yapar; biz o sınıfa dahiliz. Kimi kavgacıdır; biz de öyleyiz. Kimi teknolojiyi sever; Türkler bu kategoriye girer. Ama bir de müziği, felsefeyi seven; bunları konuşan toplumlar vardır; biz onlardan değiliz.
* Sanılıyor ki matbaaya yobazlar engel oldu. Hayır, durum ondan çok daha vahimdir, utanç vericidir. Türkler okumayı sevmez. Okumak yalnız kalmaktır. İçine kapanmaktır. Türkler yalnız kalamaz; bir araya gelip dır dır dır konuşurlar. (Biri forumda muhalefeti beceremiyoruz demisti sanirim :-) )
* Avrupalılar, örneğin İtalyanlar, matbaadan önce elle gazete yazıp dağıtıyordu. 200 nüshayı elle çoğaltıyorlar. Bizde ise bu yok. Bahnameleri, ayıp şiirleri dahi çoğaltmamışız. Peki ne yapılmış? Toplanıyorlar; biri okuyor, diğerleri dinliyor. Çoğaltma ihtiyacı duymuyorlar. Devrimleri dahi işte böyle yapıyorlar. Okunuyor, dinleniyor, tartışılıyor.
* Türkler konuşmak yerine okumayı sevseydi, matbaa olmasa dahi kitabı dışarıda basıp getirirlerdi. Ama yapmıyorlar.
http://satirarasi.wordpress.com/2006/09/20/matbaa-bize-niye-gec-geldi/