PDA

View Full Version : 'Türkçe Konuşan Devletler' rüya mı?


Tabriz_Han
10-01-2006, 03:08 PM
'Türkçe Konuşan Devletler' rüya mı?



Türk Cumhuriyetleri, dünya siyasetine yeni bir aktör olarak girebilecek mi? Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu için kardeş liderlerin cevabı bekleniyor.


--------------------------------------------------------------------------------

Bağımsızlıklarının 15. yılında Türk cumhuriyetlerinin Türkiye ile ilişkileri yeni bir safhaya giriyor. İki kutuplu dünyayı resmen sona erdiren SSCB'nin çöküşüyle dünya siyaset sahnesine çıkan Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan küreselleşmenin ve dünyada özellikle son beş yıldaki değişimlerin etkilerini yakından hissediyor. Afganistan ve Irak'ta patlak veren savaş, Kafkaslar'da yıllardır dinmeyen çatışmalar, işgal altındaki topraklar, sürgündeki Türk boyları... Bütün bunlar, Türkiye'nin kardeş ülkelerle ilişkilerini geliştirmeye yönelik güçlü bir zemin de hazırlıyor kuşkusuz. Bir sivil toplum kuruluşu inisiyatifiyle başlatılan ve bugüne taşınan Türk Kurultayları'na beş yıl aradan sonra devletin sahip çıkması, siyasiler ve yöneticilerin de bu zemini değerlendirme isteğinin açık bir göstergesi.

Antalya'da düzenlenen 10. Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk, Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı'nın açılışında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı konuşma adeta hafızalara kazındı: "İngilizce, Fransızca, İspanyolca konuşan ülkeler farklı siyasi, ekonomik ve askerî ittifakların yanı sıra kendi aralarında da aynı dil ve kültür etrafında bir araya geliyor. Fransızca, İngilizce, İspanyolca konuşan milletler toplulukları bu anlayışın eseridir. Öyleyse neden bizler dış politikada koordineli hareket ederek sinerji oluşturan, birbirlerinden güç alan ‘Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu'nu oluşturmayalım!?" Türk cumhuriyetleri ve KKTC için açık bir davetti bu.

“ACELECİ DEĞİL, TEDRİCİ POLİTİKA”

Milliyetçi Hareket Partisi ile AK Parti'nin 'Türklük savaşı' iddiaları ve Söğüt şenliklerindeki kavga sahnelerinin ardından yapılan kurultayda belki de kimse böyle bir teklifi beklemiyordu. Peki kurultayın sonuç bildirgesine de ilk madde olarak giren teklif ne anlama geliyordu, yeni miydi? Daha önceki 9 kurultayın kayıtlarında da kardeş devletlerin birlikteliğinden bahsedilip 'Türk Devletler Topluluğu' oluşturulması gerektiği sıklıkla zikredilmişti. Ancak konuşulanlar ve söylenenler hiçbir zaman bir devlet başkanının ya da başbakanın ağzından açık bir davet olarak iletilmemişti. Belli ki Erdoğan'ın konuşması siyasi iradeyle birlikte, bu topluluğun altyapısının oluşturulması için de bazı temellerin atıldığının göstergesiydi. Türkiye kararını çoktan vermişti.

Şubat 2005'te ulusa sesleniş konuşması yapan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev de Orta Asya Birliği adıyla bir topluluk oluşturulması teklifinde bulundu. Üstelik birliğin, bölgedeki Türk cumhuriyetlerinin bağımsızlıklarını muhafaza için elzem olduğuna da vurgu yaptı.

"Siyasi birlikteliklerde irade ortaya koymak esastır." diyen Türk İşbirliği ve Kalkınma İdaresi (TİKA) Başkanı Hakan Fidan, Türkiye'nin bu teklifle ilgili kararını net olarak aldığına işaret ediyor. Teklif edilen birlikteliğin Avrupa Birliği ile ilişkiler açısından çelişmediğine, Başbakan Erdoğan'ın da dediği gibi alternatif değil, tamamlayıcı olduğuna işaret ediyor. Fidan'ın altını çizdiği bir başka önemli nokta ise Erdoğan'ın çağrısının diğer devlet başkanlarınca nasıl cevaplanacağı hususunda. Dil, soy, kültür birlikteliği olan ülkeler arasında sinerji oluşturulması gerekiyor.

KALICI BİR SEKRETARYA OLUŞTURULMALI

Fidan'ın değerlendirmesine göre, bu bugünden yarına hemen olacak bir proje değil. Fidan, davet devlet başkanları nezdinde cevap bulduktan sonra Türk cumhuriyetlerinin kendi zirveleri için kalıcı bir sekretarya oluşturması; uluslararası personeli olan kurumsal bir yapı kurularak işe başlanmasını öneriyor. Ona göre böylece ülkeler arasında benzer kurultayların resmiyet kazanması, sekretarya vasıtasıyla kararların takibi yapılabilir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir nokta daha var. Bugüne kadar "ya bütün Türk cumhuriyetleriyle ilişki, ya hiç" mantığıyla yapılan işler, kurultayları da işbirliklerini de sonuca götürmemiş. Fidan bu yüzden ilişkilerin kurulmasında, hatta Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu'nun oluşturulmasında tedricî şekilde paylaşımcı bir tarzın benimsenmesini önemsiyor. "Önce Azerilerle ilişkiler iyileşti, sonrası başkalarıyla perçinlensin; diğer kardeş ülkelerle ilişki katlansın." diyor.

Kurultayı yakından takip eden eski Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü ise Türkiye'nin Türk cumhuriyetlerinin Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, AGİT gibi kurumlara üyeliklerinde doğrudan destek verdiğini hatırlatıyor: "Türkiye'nin AB ile ilişkisine zarar vermeden, hukukun müsaade ettiği ölçüde, Türk cumhuriyetleri de kendi bölgesinde zarar görmeden ilişkilerimizi her alanda artırmalıyız. Fransızca, İngilizce, İspanyolca konuşan ülkeler bunu başarmış. Şartlar ne zaman elverirse o kadar ilerlemek lazım. ‘Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu’, Türk'ün 21. yüzyıldaki Kızılelması’dır." Kızılelma, bütün Türklerin bir araya gelmesi veya ortak bir Türk devleti kurulması ülküsünün adı olarak biliniyor. Tarih boyunca Türklerin erişmeyi istediği büyük hedefler için de (mesela İstanbul'un fethi) yer yer bu tabir kullanıldı.

BİRLİĞİ GÜÇLENDİRECEK PROJELER

"Bu topluluğun diğerlerinden farkı ne olur?" sorusuna Güçlü'nün cevabı, "Evvela Türk dünyası arasında ilişkilerin kültürel bir zemini var. Ortak bir bilinç yavaş yavaş gelişiyor. Ortak bir dil, inanç, kültürün varlığı fark ediliyor. İnsanlar geçmişte oluşan bu birliğin zamanımıza da yansımasını istiyor. Türk devletleri arasında turizm, ticaret, bankacılık, eğitim alanındaki ilişkilerde son dönemde çok ileri gittik. Topluluk bunu daha da öteye taşır." oluyor.

Mimar Sinan Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Doç. Dr. Abdulvahap Kara, Nursultan Nazarbayev'in Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan temelinde oluşmasını teklif ettiği Orta Asya Birliği'nin Erdoğan'ın davetinden çok daha öte bir siyasi projeyi barındırdığını söylüyor. Çünkü Nazarbayev, teklifiyle daha sonra Türkmenistan ve Tacikistan'ın da dahil olabileceği Avrupa Birliği modelinde ortak pazar ve paraya sahip bir birlikten bahsediyor.

Başbakan Erdoğan, “Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu” teklifini tarif ederken bu benzerlikten ısrarla kaçındı. Alternatif değil, tamamlayıcı siyaset düsturunu hatırlattı. Ancak Antalya'daki kurultayda Nazarbayev'in teklifine yakın görüşler de dile getirildi. Hatta bunların bir kısmı komisyonların sonuç raporları ve kurultay bildirgesinde kayıt altına alındı. Örneğin Türk dünyasında ekonomik ve ticari ilişkilerin güven içinde yürütülmesi, yabancı sermayenin cezbedilmesi yatırımcı hukukunun garanti altına alınması için Avrasya Tahkim Divanı Örgütü kurulması teklif edildi. Ülkeler arasında Gümrük Birliği'ne benzer bir anlaşma yapılması, vizelerin kaldırılması, vergi indirimlerinin getirilmesi, mülkiyet edinme hakkının kolaylaştırılması gibi doğrudan AB'nin kuruluş ve yapılanmasını hatırlatan teklifler de vardı. Eğitim koordinasyon kurulu oluşturulması, alfabe birliğinin hızlandırılması, ulaşım projelerine hız verilmesi, KOBİ'ler arası işbirliğinin artırılması, enerji politikalarının işbirliği içinde belirlenmesi, enerji iletim zincirlerinin tamamlanması, ortak televizyon ve radyo yayını, bilim, teknoloji alanlarında ve edebi alanda ortak terminoloji oluşturulması gibi onlarca teklif ‘Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu'nun yolunu açacak fikirler olarak ortaya atıldı.

Kurultaya Türk cumhuriyetlerinden katılım azdı. Ancak ilk kez bir devlet kuruluşunun yani TİKA'nın, TÜDEV ile birlikte ev sahipliğinde yapılan kurultaya devletin değişik bakanlık ve birimlerinden 100'den fazla üst düzey temsilci katıldı. Türkiye dersine çalıştığını, iyi niyetini ortaya koyarak 'millî siyasetini' nazik bir dille kardeşlerine ifade etti. Şimdi gözler 17 Kasım 2006 tarihinde yine Antalya'da yapılacak Türkçe Konuşan Devlet Başkanları Zirvesi'nde. Bakalım devlet başkanları ne cevap verecek. Unutmadan söyleyelim 10 kurultaya da ev sahipliği yapan Türkiye, bir sonraki kurultayda bunu Azerbaycan'a devredecek. Nereden mi biliyoruz? Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, bizzat Başbakan Erdoğan'a 11. Türk Kurultayı'nın Bakü'de yapılmasını teklif etti. Görünen o ki kurultay geleneğiyle başlayan birliktelik uluslararası bir kuruluşla taçlanacak, dünya siyaset sahnesine yeni bir aktör daha girecek: Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu.

KIRGIZİSTAN MİLLÎ EĞİTİM BAKANI NUR ULU DOSBOL: TOPLULUK, BÖLGEDE KRİZLERİ DE ÖNLER

Devlet başkanları karar alıp harekete geçtiğinde buna en en kısa zamanda uyum sağlarız. Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu, Orta Asya'nın kriz ortamlarına girmesini engeller. Türk işadamları ve Türk okulları gibi başarılı projeler uygulandıysa, bu topluluk da başarıyla oluşturulabilir, oluşturulmalı.

BAŞBAKANLIK DANIŞMANI PROF. DR. NABİ AVCI: HAREKET BİRLİĞİ ŞART

Türkiye'nin sergilediği siyasi kararlılık ve irade, diğer kardeş ülkelerden de beklenmeli. Aceleci ve hayalci olmaya gerek yok. Türkçe Konuşan Devletler Topluluğu, Avrupa Birliği'nin alternatifi değil. Teklif ciddidir. Önemli olan, bu konuda somut talep ve önerilerin tespit edilmesi; uluslararası arenada hareket birliğinin sağlanmasıdır.

AK PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ PROF. DR. NEVZAT YALÇINTAŞ:
TÜRKİYE ALTERNATİFSİZ DEĞİLDİR

On beş sene boyunca sıkı işbirliği imkânları aradık. Bugüne kadar yapılamayanlara baktığımızda gerçekçi ve realist bir davet olarak görüyorum. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yumuşak bir tarzda ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez böyle bir davette bulundu. Türkiye'nin alternatifsiz olmadığını gösterdi. Özellikle Avrupa Birliği bu konuda rahatsız olacaktır.

Tabriz_Han
10-01-2006, 03:09 PM
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI MÜSTEŞARI PROF. DR. NEJAT BİRİNCİ: ORTAK TÜRKÇE KONUŞULUNCA BİRLİK DE KURULUR

Türkçe, bu devletler arasında ortak dil olduğunda topluluk kurulabilir. Bunun örnekleri de var. İspanyol, İngiliz ve Fransızların birlikleri dünya meselelerinde BM 'de ortak parmak kaldırıyor. Rahat şekilde birbirlerini anlıyorlar. Türkçe konuşan milletler, Batılılar gibi sömürgecilik kanalıyla dilini aktarmadı. Bizatihi kendileri Türk'tür, Türkçe konuşur. Siyasi bir güç, kültürel bir güç olmalı bu. Başbakan ve devlet başkanları çağrıya acilen cevap vermeli.

AVRUPA TÜRK TOPLULUĞU BAŞKANI MUSA SERDAR ÇELEBİ: TOPLULUK ALTYAPIMIZ HAZIR, AB DÜŞÜNSÜN!

Teklif çok önemli ve heyecan verici. Fransız, İngiliz, İspanyol milletler topluluğu var. Türkiye'de kurumsal altyapı tamamlanmış vaziyette. TİKA, Dışişleri Bakanlığı, üniversitelerin altyapısı ve işbirliği çalışmaları var. Benzer kurumsal yapıları şimdi kardeş devletlerimiz yapmalı. Devlet bakanı seviyesinde biri bu konuda görevlendirilmeli. Bu sayede 1990'dan sonra başlayan fırsatları tekrar yeni bir açılımla lehine çevirebilir.

AZERBAYCAN DEVLET TELEVİZYONU BAŞKANI NUSHİRAVAN MAHARRAMOV: TÜRK CUMHURİYETLERİ İÇİN BÜYÜK FIRSAT

Türkiye ile Azerbaycan arasında yakalanan ılımlı, gelişen ve büyüyen ilişkilerin diğer bütün kardeş cumhuriyetleri de kapsaması teklif ediliyor. Herkes böyle bir projeye katkı sağlar. Dil, gönül ve iş birliği yeterli. Bu çok büyük bir fırsat.

http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=25385

Tabriz_Han
10-06-2006, 11:16 AM
Yorumlar??????

kurshad
10-06-2006, 11:51 AM
AK PARTİ İSTANBUL MİLLETVEKİLİ PROF. DR. NEVZAT YALÇINTAŞ:
TÜRKİYE ALTERNATİFSİZ DEĞİLDİR

On beş sene boyunca sıkı işbirliği imkânları aradık. Bugüne kadar yapılamayanlara baktığımızda gerçekçi ve realist bir davet olarak görüyorum. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yumuşak bir tarzda ve Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez böyle bir davette bulundu. Türkiye'nin alternatifsiz olmadığını gösterdi. Özellikle Avrupa Birliği bu konuda rahatsız olacaktır.


Bu Nevzat Yalcintas ne menem bir yalakadir?! Ben universite talebesiyken aydinlar ocagi baskani idi. Sonradan kendini Refah partisine oradan da Ak partiye pazarladi.
Nevzat Yalcintas ismini ve cismini milliyetci camiaya borcluyken simdi de kalkmis diyor ki ilk defa boyle Turk birligi yonunde bir davette bulunan Tayyip Erdogan'dir.
Kimdir bu kurultayin fikir babasi, son nefesine kadar duzenleyen ve tertip eden kimdir? Dune kadar Turklugu alt kimlik olarak tarif edenleri mi saksakliyorsun be hoca diyecek biri cikmayacak midir?

kurshad
10-06-2006, 11:53 AM
Yorumlar??????


Al sana yorum :lol:
Sen Turk birligi hakkinda bir yorum istedin, biz de kendimizi tutamadik yine sahislara donduk...Ama insan bu kadar nankorlugu gorunce kendini tutamiyor inan.

timurlenk
10-06-2006, 12:49 PM
turkce konusan devletlermi????? turk adını agzına anmakdan ar duyan potamyalı soysuzun deyimidir.. turkiyeli,turkce konusan ,zart zurt... delikden asagı supurulmesine az kaldı......

Seckjin Khan
10-06-2006, 12:52 PM
Bence rüya değil yeter ki Devlet Başkanları bunu gerçekten istesin

Demir Kağan
10-06-2006, 01:07 PM
Yok birlik falan, kapatıyoruz, hadi. :lol:

umutyolu
10-06-2006, 06:21 PM
Bu konu ile ilgili Türkçe bir forumda bir yazı okumuştum. Kısaca yazı şunlardan bahsediyordu :

Türkçe konuşan devletler topluğu yada diğer ismiyle "Turan projesi" bence çok güzel bir oluşum olacak. Bu yapı AB gibi olup her devlet özgür ve kendi iç dinamikleri ile hareket edecek. Ekonomik, kültürel, askeri bağlar güçlenecek ve ortaya bir "Türki Ekonomi" çıkacak. Ayrıca askeri alanda yapılan işbirliği ile hem dış tehditlere karşı sağlam bir güç olacak hemde içte huzur sağlanacak. Dil, kültür ve geçmiş ortk olduğu için uyum çok hızlı ve dinamik olacak. Sınırlar açılacak ve vize kalkacak. Bu topluluk daha çağdaş ve medeni olabilmek için hiçbir şeyden kaçınmayacak ve bireylerini daha ilkokuldan itibaren mesleki yeteneklere göre eğitecek.

Yani topluluk ayrı ayrı devletlerden oluşacak ancak birlikte hareket edecek. Her konuda ve her zaman. Toplam 400 milyon civarında Türk. 2010 yılından itibaren krill alfabesi bırakılacak ortak Türkçe alfabeye geçilecek.

Hatırladıklarım bunlar ve ilk okuduğumda akla ve mantığa çok yakın gelmişti. Ancak hayata geçirmek için çok uğraşmak ve kararlı olmak lazım. Bu mesaj en son Antalya toplantısında alınan Azerbaycan'a Karabag konusunda ve Türkiye' ye KKTC konusunda ortak tavır alınacağı ve destek verileceği bildirisinden sonra yazılmıştı.

Bence böyle bir birliktelik olabilir. Ancak bunun için öncelikle halkların yakınlaşması ve kaynaşması lazım. Tabi birde Rusya faktörü var. Rusya halen Türki cumhuriyetler üzerinde etkin. Eğer ortaasyada bu ruh canladırılırsa hem Türkiye için AB' ye gerek kalmaz hemde Türki cumhuriyetler Rusya' dan kurtulabilir. Tabi söylemesi kolay ancak uygulamada nasıl olabilir, bilemiyorum,

Güzel günler,

Tabriz_Han
10-07-2006, 09:01 AM
Iyi sonuclar cikti son Turk Kurultayindan, imdi bunlari gerceklestirmek gerek sadece soylemekle olmuyorlar, bunu gerceklestirmek icin devleterimizi baski kurmaliyiz, imzalasmalar, mektuplar, yuruyusler, Ocaklarda toplanmalar, halk kurumlari, sivil orgutler v.s v.s

Ortak Turk dilini tum Turk devletlerin arasida resmi olarak kulanilmali.

Bunlari tartismaliyiz, buyuk dusunmeliyiz...

Emrah
10-07-2006, 09:23 AM
Ortak bir Türkçe ortaya cikarsa, dünyanın önemli dillerinden biri haline gelir, birçok başka ülkede bir sürü yabancı Türkçe öğrenir, Türk dünyasinin etki alani genişler, dünyada söz sahibi olur.

Tabriz_Han
10-07-2006, 01:21 PM
Tabi!!!

Ortak Turkce 200 milyon nufuslu dil olur, dunyanin ilk on en cok konusulan dilerin arasini girer.

Tum Turk toplumlara son derece faydali bir gelisme olur.

Tabriz_Han
10-07-2006, 05:40 PM
Yok evimizde Andadan Atadan ogrendik :D ya sen? Mossad Turk derselermi veriyor artik.

Kendini komplolarma yorma, herkes komplo yaratir, ama herkes komplolarini ispatlayamaz ;)

Sorun ne? Ortak Turk dili olsun diye binlerce ileti yazdik, imdi durumlar biraz gelismeye baslayinca ne sesler cikiyor aman aman, daha ortak Turk dili olmadan eski destekciler gercek yuzlerini gostermeye basladi. Imdi Ortak Turk dilini isteyenler "Mosadci", Amerikan Usaklari. Ortak Turk Dil istemeyen, icini kapanan, korkak, kucuk dusunen, herkesden nefret eden, komplolarin icinde yasayan bir Turk milletini isteyenlerde, "VatanSever", "Milliyetci" oluyormus:rolleyes:

Milletini seven tum milletinin cikarlari icin calisir, kendi komplolari ve yureksizligin yuzunden Milletin cikarlarini cignemez.

erkinturk
10-18-2006, 04:07 PM
Turk birliginden korkanlara ummetcilerde'mi eklendi?
Bir bunlar eksikti zaten!
Sionistler,yeni tzarlar,Farslar,Avrupalilar,ermeniler,neo-conlar,cinlilerden sonra
gelin,gelin daha yokmu cikin ortaya mertce yeterki,,