PDA

View Full Version : NİLİ: Yahudi İhanetinin Doğurduğu İstihbarat Örgütü


HYML
10-04-2006, 08:22 AM
http://img204.imageshack.us/img204/2941/nilibasresmicp1.jpg

İhanet bu toprakların yabancı olmadığı bir terim. Bu milletin ekmeğini yiyip, sırtından geçinenlerin,
gün gelip aynı sırtı bıçakladığı, bu coğrafya tarihinin ezberinde olan bir durum.
Anadolu'nun kapılarını "Allah Allah" sesleriyle açan bu büyük millet, kendisine ihanet edenleri asla unutmayacak,
ve zamanı geldiğinde maskelerini yırtıp, saraylarını yıkıp "CEHENNEM VADİSİ"ne mesai yaptıracak güçtedir!
Günümüzde belki onları tanıyamıyoruz, hatta bir siyasetçimizin deyişiyle "Önlerinde düğme ilikliyoruz!"
hatta saraylarını biz inşaa ediyoruz-ettiriyoruz!... Bugün belki NILI yok ama ihanet eden çok! Hemde sağ gösterip, sol vurarak.
Çok dayak yedi bu millet kucak açtıklarından. Ama gün gelir, elbet bizimde düşer kafamıza bir "posta güvercini!"
... Ve biz uyanırız bu uzun uykudan!

HYML
10-04-2006, 08:24 AM
NİLİ: Yahudi İhanetinin Doğurduğu İstihbarat Örgütü

Yahudiler dünyanın dört bir yanında eziyet gördüklerinde, soykırımlara maruz
kaldıklarında ve sürüldüklerinde daima Türklüğün cihan devleti Osmanlı’ya
sığındılar. 1492’de İspanya’dan sürüldüklerinde Osmanlı’nın merhametli kollarını
açık buldular. 1880’lerde Ruslar yahudileri pogromlarda kırdıklarında İstanbul’a
kaçtılar. Batı ülkelerinde insanca muamelenin bile çok görüldüğü yahudiler,
Osmanlı’da sarayın bazı önemli kademelerine kadar kontrollü olarak
yükseltildiler.

Bir devlet istediklerinde Osmanlı onları dışlamadı ve Makedonya’da bir devlet
edinebileceklerini söyledi. Ama onlar Filistin’de ısrar ettiler. Oysa
Filistin’in demografik yapısı, daha fazla yahudiyi kaldırabilecek durumda
değildi. Ancak onlar, kaçak yollardan Filistin’e yerleştiler, Amerikan ve
İngiliz vatandaşlıkları alarak Osmanlı’nın hukuk sisteminin dışına çıktılar,
rüşvet ve bol para akıtarak Filistin topraklarını el altından satın aldılar.

Yahudilerin küçük bir kısmı, Osmanlı Devleti’yle anlaşarak Filistin
topraklarının kendilerine verilmesini sağlamaya çalıştı. Ama büyük kısmı,
Filistin’i ele geçirebilmek için Osmanlı’nın yıkılması gerektiğine inanıyordu.
Bu amaçla, Filistin’i kendilerine vaat eden emperyalist devletlerle
işbirlikçilik yaptılar. Özellikle, Filistin’de kurdukları casus teşkilatlarıyla
Osmanlı’nın en gizli istihbari bilgilerini İngilizlere sundular.

Osmanlı’yla savaşın sadece bir cephede değil, bütün cephelerde verilmesi
gerektiğine inanan yahudilerden Jabotinsky’nin kurduğu Katır Tugayı,
Çanakkale’de verdiğimiz yüz binlerce şehidimizin vücutlarını parçalayan
silahlar, bombalar ve kurşunlar ile askeri lojistik ihtiyaçları cephe arkasında
düşman kuvvetlerine taşımıştı. Yahudiler, Türkün merhametinin, himayesinin ve
insancıllığının karşılığını ihanetle ve ihanete teşvik etmekle ödediler.

Bir İngiliz vatandaşı olan Lawrence, Arapların Osmanlı’ya ihanet etmelerini
sağladı. Onun yaptığı Osmanlı’ya ihanet değil, bir İngiliz casusu olarak
Osmanlı’yı yıkmak için, tebaayı ihanete teşvik etmekti. Ama NİLİ casusları,
Osmanlı vatandaşlarıydı. Romanya’dan, Rusya’dan, Polonya’dan kovulmuş ve
sürülmüşlerdi; oralarda yaşama şansları kalmadığı için Osmanlı’nın acıyarak
vatandaşlık hakkı verdiği kimselerdi. İşte, Türklüğün, en zor zamanlarında
acıyarak yardım ettiği bu insanların ihanetleri çok acıdır.

NİLİ Örgütü’nü kuran Aaronson Ailesi, Romanya’daki yahudi soykırımından kaçmış
ve 1882 yılında Osmanlı’ya sığınmıştı. Aaronsonlar, daha sonra gizli yollardan
Filistin’e geçtiler ve bir Araptan yüksek fiyatla satın alarak “Zihron Ya’akov”
adını verdikleri topraklara yerleştiler. Bu arada sadık vatandaşlar gibi
davranarak Osmanlı’nın merhametinden de istifade ettiler. Canlarını Osmanlı
askerleri koruyordu ve ne zaman Araplar veya bedeviler tarafından bir saldırıya
uğrasalar Osmanlı zaptiyesine başvuruyorlardı.

Filistin’de Osmanlı’nın koruması altında bir botanik mühendisi olarak çalışan
Aharon Aaronson, İsrail devletinin kurulması için Osmanlı’nın yıkılması
gerektiğine inananlardandı. Amerikan ve İngiliz makamlarıyla ilişkiye geçmiş ve
Filistin’i işgal etmeleri için onlara yardımcı olabileceklerini söylemişti. Aynı
dönemde, sonradan siyonist hareketin önderi olacak Haim Weizmann ise, İngiltere
ordusu için patlayıcılar üretiyordu. Aharon Aaronson, Weizmann sayesinde üst
düzey İngiliz yöneticilerine ulaştı ve onları meşhur Balfour Deklerasyonu’nu
yayınlamaya ikna etti. Bu deklerasyon otuz yıl sonra İsrail devletinin
kurulmasının yolunu açmıştır.

Aaronsonlar ve Feinbergler, NİLİ öncesinde, Gideonim adında bir haberalma örgütü
kurmuşlardı. 1914’ten sonra, Gideonim’in uzantısı niteliğinde faaliyete başlayan
NİLİ, Aharon Aaronson’un adamlarından Avshalom Feinberg ve kız kardeşi Sarah
Aaronson tarafından, 400 kişilik bir istihbarat örgütü olarak Filistin içinde
kuruldu. Bu tarihten sonra Aharon Aaronson ise, İngilizlerin Mısır’daki
karargâhında istihbarat subayı olarak görev aldı.

Daha sonra İsrail Cumhurbaşkanı olan Haim Herzog, Aaronson Ailesi’nin hikayesini
anlatırken, “Osmanlı topraklarında gezen Sarah Aaronson’un sözde Ermeni
soykırımına şahit olduğunu ve Türklerin bir gün kendilerini de böyle
katledeceklerine emin olduğu için ihanet şebekesi NİLİ’yi kurmaya karar
verdiğini” kaydeder. Atasözümüzde de söylendiği gibi, “Bozacının şahidi
şıracıdır”. Damarlarındaki Türk düşmanlığı o seviyeye gelmiştir ki, tarihi
gerçeklerin yalan olduğunu ispat ettiği sözde Ermeni Soykırımı iftirasını dahi,
kendi emelleri için propaganda malzemesi yapmaya utanmamışlardır.

1915 yılının Mart ayından Ekim ayına kadar Filistin’i bir çekirge baskını
vurmuştu. Hasat yapılamıyordu. Osmanlı Devleti, çekirgelerle mücadele için
botanik mühendisi Aharon Aaronson’un bilgisine başvurdu. O da, bunun
karşılığında casusluk suçlamasıyla tutuklanmış olan Avshalom Feinberg’in serbest
bırakılmasını ve laboratuarında çalışanların bütün Filistin’de serbest seyahat
hakkına sahip olmasını istedi. Elde ettiği ayrıcalıklar vasıtasıyla topladığı
bilgiler İngilizler’in Filistin’i işgalinde kullanıldı. Aharon’un Filistin’in
Hayfa şehri yakınlarında bulunan Atlit Köyü’nde kurduğu botanik laboratuarı
göstermelik olarak Amerikalılara satıldı ve böylece illegal çalışmalar için
Amerikan koruması da sağlanmış oldu. Bu laboratuar NİLİ’nin karargâhı olarak
kullanılıyordu.

NİLİ casuslarının hiçbiri dindar yahudi değildi. Onlar bağımsız bir İsrail
hayali için her türlü günahı işlemeye hazır insanlardı. Sarah Aaronson’un
istihbarat örgütü, Türk Ordusu’ndaki bazı karaktersiz askerlerden ve gizli
dönmelerden bilgi sızdırmak için çalışan büyük bir fahişe ağına sahipti. Kendisi
de üst düzey askerlerle birlikte oluyor ve onlardan bilgi sızdırıyordu. Dördüncü
Ordu Kumandanı Cemal Paşa’ya kadar yaklaşan bu kadın, sözde İstanbullu bir
yahudi ile evliydi. Hatta bu göstermelik evlilik bahanesiyle İstanbul’da bir
buçuk yıl kalmış, casusluk faaliyetleri için ihtiyaç duyduğu Türkçe’yi öğrenmiş
ve üst düzey yönetim erkânının zaaflarını araştırmıştı.

NİLİ casusları dindar olmamakla birlikte, ihanet örgütünün ismi Eski Ahit’ten
alınmıştı. NİLİ’nin adı, Eski Ahit’teki “İsrail’in Kurtarıcısı Yalan Söylemez”
anlamına gelen bir ayetin baş harflerinden oluşuyordu. Fakat NİLİ casusları, bu
ayetin aksine, hayatlarını yalan üzerine kurmuşlardı. Sarah Aaronson, Cemal
Paşa’nın karargâhına kadar girip çıkarken sadık bir Osmanlı vatandaşı rolü
oynuyordu. Avshalom Feinberg, kendisini Arap ve Müslümanların bir dostu gibi
gösteriyordu. O kadar ki, saf Araplar ona “Şeyh Selim” lakabını takmışlardı. Bir
diğer NİLİ casusu Naaman Belkind, Türk Ordusu’nda bir müddet teknisyen olarak
çalışmıştı ve bazı subaylarla ahbap olabilecek kadar samimi olmuştu.

Osmanlı Devleti için Çanakkale neyi ifade ediyorsa, Gazze de onu ifade ediyordu;
bundan dolayı ordumuz var gücüyle direniyordu. İngiliz Ordusu, Osmanlı’nın
Gazze’de kurduğu savunma hattını geçmeyi iki defa denemiş ve ikisinde de
başarısız olmuştu. Aharon Aaronson, “botanik araştırmalar” kılıfı altında
Filistin’in su kuyularının haritasını çıkarmıştı. Eğer Aaronson’un sağladığı su
kuyuları haritası olmasaydı, İngiliz Generali Allenby, Gazze cephesini
atlayarak, çölden direk Birüssebi’ye geçmeyi asla göze alamazdı. Allenby, savaşı
bu kritik bilgiler sayesinde kazandığını çok iyi biliyordu. Bu sebeple savaş
sonrasında yaptığı konuşmasında, NİLİ ve Aaronson Ailesi’nin katkılarını
unutmayacak ve onlar olmasaydı bu kadar cesur bir savaşın verilemeyeceğini
anlatacaktı.

Monegan adında küçük bir istihbarat gemisi İskenderiye ile Atlit sahilleri
arasında mekik dokuyor; NİLİ’nin topladığı bilgiler İngilizlere verilirken,
İngilizlerin ve diaspora yahudilerinin gönderdiği altınlar NİLİ ajanları
aracılığıyla Filistin’deki yahudilere dağıtılıyordu. Alman denizaltıları devreye
girince, İngilizler posta güvercini kullanmaya karar verdiler. Ancak,
güvercinlerle kurulan haberleşme sistemi, kısa zamanda hainlerin yer aldığı bu
casus şebekesini ele verdi.

Osmanlı’ya ihanet eden yahudilerin ve yahudilerin elinde uçkur kuklası olan
hainlerin sonları hiç iyi olmadı. 1917 Eylülü’nde NİLİ’nin casusluk
faaliyetlerinin farkına varan Osmanlı Ordu İstihbaratı, bu ihanet şebekesini
deşifre etti. Yakalanan Sarah Aaronson sorgulamasında hiçbir bilgi vermedi ve
sonunda intihar ederek ihanetinin bedelini ödedi. Yosef Lishansky ve Naaman
Belkind 16 Aralık 1917 günü idam edildiler. Aharon Aaronson 1919 yılında bir
uçak kazasında hayatını kaybetti. Avshalom Feinberg ise, o hep aldatıp durduğu
bedeviler tarafından çölde layık olduğu şekilde öldürüldü. Osmanlı Devleti
yıkıldıktan sonra da, geride kalan sadık Türk Evlatları, Arap dünyasının dört
bir yanında iz sürerek bu hainlerin birçoğunu avladılar.

Tarih hainlerden intikamını alsa da, ihanetler üzerine kurulmuş İsrail devleti,
kurucu hainlerini hiçbir zaman unutmadı. İsrailli araştırmacılar tarafından,
NİLİ casuslarının mezarları birer birer bulundu ve kutsandı. İsrail Gazze’ye
1967 yılında girerken, hedefinde çölde öldüğü bilinen Avshalom Feinberg’in
mezarını bulmak da vardı; buldular ve mezarını Kudüs’teki Askeri Hertzl
Mezarlığı’na askeri törenle aktardılar. Bugün NİLİ ismi, İsrail’de kız
çocuklarına halen verilen kutsal bir isme dönüşmüştür. Gideonim ise, MOSSAD’ın
altında bir yapı olarak faaliyetlerine devam etti. Gideonim, Aaronsonlara
yakışır şekilde, Arapların da içine sızdı. Kendilerini Müslüman Arap olarak
tanıtan yahudi erkekleri, Arap kızlarıyla evlendiler, çoluk çocuk sahibi oldular
ve Filistin’in sırlarını İsrail’e sızdırmaya devam ettiler. İhanet, adeta
genetik olarak, nesilden nesile aktarılarak bugüne kadar devam ettirildi. (alıntı)

Seckjin Khan
10-04-2006, 08:28 AM
açarmısın?

Seckjin Khan
10-04-2006, 08:29 AM
prd son postun u daha almamıştım ;)

Seckjin Khan
10-04-2006, 08:33 AM
okudum iyi döşenmiş bir yazı ama buna benzer o kadar çok yazılıp herkese sunulabilir ki.Kaynağı nedir bu yazının?

oğuz
10-04-2006, 08:33 AM
İlginç...ilk defa NİLİ adında bir örgütü duyuyorum.bununla ilgili başka dökümanter varmı ?

HYML
10-04-2006, 08:45 AM
İlginç...ilk defa NİLİ adında bir örgütü duyuyorum.bununla ilgili başka dökümanter varmı ?

http://www.zionism-israel.com/dic/NILI.htm

Bu adresten yola çıkarak yabancı sitelerden araştırma yaptım. Özellikle yahoo ve google arama motorlarından NILI'yi arattırarak, bilhassa baş aktörlerin isimlerini girerek araştırdım. Mesela Aaron Aaronsohn.

Ayrıca "Ge-Hinnom" çok ilgimi çekti.

Laf aramızda dünde "orucu" bu konuya tutturdum.:cool:

Aybike
10-04-2006, 10:19 AM
Buna benzer bir roman okumuştum..orada NİLİ nin adı geçiyordu..hatırlarsam yazarım yazarını ....

gurkan
10-04-2006, 11:02 AM
NİLİ ???

efendim her yeni gün nelere gebe... Bilmediğim bir İstihabarat örgütü idi...

Afrasiyab
10-04-2006, 02:31 PM
bende ilk defa duyuyorum ama yahudi kardeşlerimizin bize böyle bir kötülük yapacagına inanmıyorum :D

Seckjin Khan
10-04-2006, 03:21 PM
@Afrasiyab senden bu yorumu bekliyordum şaşırtmadın beni e artık birbirimizi tanıyoruz değil mi ;) :P

Afrasiyab
10-04-2006, 03:25 PM
@Afrasiyab senden bu yorumu bekliyordum şaşırtmadın beni e artık birbirimizi tanıyoruz değil mi ;) :P
:D :D :D

Dylan bu sefer üstüne alınmadıgın için teşekkür ediyorum.

Ne zaman yahudilerin bizi sattığıyla ilgili bir kaynak ortaya çıksa, alınması gerekenler ortalıkta olmuyor... :D

Seckjin Khan
10-04-2006, 03:28 PM
:) dediğim gibi birbirimizi tanıyoruz artık ne kadar farklı düşünsekte saygımızı koruyoruz ;)

turanX
10-04-2006, 03:30 PM
bende ilk defa duyuyorum ama yahudi kardeşlerimizin bize böyle bir kötülük yapacagına inanmıyorum :D

kardeş mi?

Afrasiyab
10-04-2006, 03:31 PM
Genel itibariyle ben senden farklı düşünmüyorum ;)

Seckjin Khan
10-04-2006, 03:36 PM
hadi ya :) irtica+baş örtüsü konularında da mı aynıyız :P veya en popüler israil kardeşliğinde de mi aynı düşünüyoruz hehehehe :P

Afrasiyab
10-04-2006, 03:40 PM
:D sen israillilere kardeş dedin mi? Eğer dediysen, ben hakkaten hatırlamıyorum, ve senden bahsetmiyorum bu konuda.

baş örtüsü konusunda eğer başörtülüler universiteye girmesin diyorsan seninle aynı fikirde değilim. Ama bunu kullananlar var diyorsan seninle aynı fikirdeyim. Olaya bakış açılarımız farklı. Ben bunu kullananların oldugunu kabul edıyorum ama bu anadoludan kopup gelen hiçbir suçu olmayan kız öğrencilere zorla başını açtırarak çözüleceğine inanmyıorum. Neyse konuyu öbür tarafta tartışıyoruz zaten.

Seckjin Khan
10-04-2006, 03:51 PM
tanıdığım israilliler var ve onlarla iyi anlaşıyorum,bazıları da türkiye'de.İsrail halkıile iyi anlaştığımızı düşünüyorum ama devlet düzeyinde sorunlar var tabii...

baş örtüsü konusunda genç kızların kullanıldığını düşünüyorum bu konuyu siyasallaştırmaya çalışanların maşası oluyorlar ancak bunu çözecek olan bizler değiliz Devletimizdir bi yol bulmalıdır...

irticayı da es geçmişsin :P

Afrasiyab
10-04-2006, 03:56 PM
başörtüsü belli, israile olan fikir belli.

Ama irtica dan kasıt ne oluyor? bunu diğer topicde devam edebiliriz? Ama yarın ben yatıyorum daha sahura kalkcam, iyi geceler

Seckjin Khan
10-04-2006, 03:57 PM
irtica konusunu okuyorum senin düşüncelerini anlamaya çalışıyorum ;)

ben sahura kadar oturuyorum ;) iyi oluyor yatıp birkaç saat sonra kalkmak zor oluyor :(

Afrasiyab
10-04-2006, 04:16 PM
yatacaktım ama Kanal D de Mehmet Ağar var, ona bakıyorum.

Seckjin Khan
10-04-2006, 04:21 PM
hımhım Abbas Güçlü'nün programında izlemiyorum ama ben sevmiyorum o adamı,doğuda ki aşiretlerin adamı o,sözü hep dilinde icraat yok ;)

öğrenciler yuhlamıyor mu :P

Afrasiyab
10-04-2006, 04:24 PM
ben abbas güçlüyü sevmiyorum ama program iyi oluyor.

Mehmet Ağarı severim, öğrenciler sürekli alkışlıyor valla :D

Özellikle şu son zamanki harita olayını sordu birisi, şuanki sınırlar zaten bizim gönlümüze dar geliyor dedi :D

Seckjin Khan
10-04-2006, 04:29 PM
tribünlere oynuyor ha ;)

başladı mı yine ben Mehmet Ağar olarak Allahtan başka kimseden korkmam diye hehehe :P

bu arada Mehmet ağardan başka adam yok Dyp de bu halk kime oy verecek :)

Afrasiyab
10-04-2006, 04:33 PM
:D Araştırırsan bulursun belki

Seckjin Khan
10-04-2006, 04:37 PM
yok sağol ben almayayım boş oy atacağm vakti gelince ;)

Afrasiyab
10-04-2006, 05:05 PM
boş oy bir işe yarar mı?

Seckjin Khan
10-04-2006, 05:08 PM
sende mi brütüs :)

biliyorum yaramaz hatta başkalarına bile yarayabilir ama benim oyumu hak edecek hiçbir parti yok şimdi inanmadığım bir partiye mi oy vereyim? ve mükafatlandırayım ?

Afrasiyab
10-04-2006, 05:12 PM
ama dediğin gibi başkalarının işine yarar, bu daha da kötü olur senin için :D

Seckjin Khan
10-04-2006, 05:18 PM
iki ucu bo.lu deynek :P anlayacağın ;)

HYML
10-05-2006, 12:40 AM
Afrasiyab ve dylan kardeşler, karşılıklı muhabbet ederek konunun içine... doğrayacağınız başka yeşillikler var mı? Merak ediyorum doğrusu!

HYML
10-06-2006, 01:45 AM
Buna benzer bir roman okumuştum..orada NİLİ nin adı geçiyordu..hatırlarsam yazarım yazarını ....

Sanırım bu olmalı...
Kitabın yazarı:

http://www.ithl.org.il/images/omer.jpg
Devorah Omer


http://www.ithl.org.il/images/bomesara.jpg

Sarah Aharonson, Heroine

Children
Tel Aviv, Shrebrek, 1967. 202 pp. Age 12 up


The Aharonson family lived in Zikhron Yaakov, a Jewish colony in Turkish Palestine. Aharon Aharonson, agronomist, travelled through the country and had ample opportunity to observe Turkish military movements. During World War I, Aharon understood that his information was important to the British army, and thus he formed the Nilli spy ring, five people including Aharon’s young sister Sarah. The group spied for the British voluntarily, believing that the Jewish community must help liberate the land from the Turks. They paid dearly for their deeds: two were hanged in Damascus. Aharon lived to see victory but was later killed in an aircrash. Avshalom Feinberg died in the Sinai desert, trying to contact the British. Sarah was captured by the Turks and killed herself when she could no longer stand the torture.

Aybike
10-06-2006, 10:45 AM
Hayır bu değildi bir türk yazardı....Ve olayı osmanlı cephesinden anlatıyordu..
bulacam inşallah..uzun zaman oldu ve kitap ödünçtü o yüzden hatırlayamıyorum...

Aybike
10-06-2006, 10:46 AM
iki ucu bo.lu deynek :P anlayacağın ;)

Mecliste,muhalefette bir milliyetçi parti olmaldır...Ona göre oy kullan..

umutyolu
10-06-2006, 05:30 PM
NILI, hatırladığım kadarıyla tarihteki ilk intihar saldırısı yapan örgüttü. Terörizme armağan ettikleri bu özellikle yıllar sonra Israil caddelerinde otobuslere yapılan intihar saldırıları ile kendisine karşı kullanılmaya başlandı.

Güzel günler,

Aybike
10-07-2006, 02:30 PM
oda elini belini dilini koruyor maşallah daha ne yapsın.)