PDA

View Full Version : Türk ekinimi üzerine bir yazı


EGETÜRK
11-25-2006, 05:18 AM
TÜRK EKİNİMİNİN GÜNÜMÜZDEKİ UZANTILARI

Yazimlarimda diger arkadaslarimizdan farklı olarak Türk Tarihine,diline,ekinimlerine(kültür) vb. konulara değineceğim.Şimdiki konumuz ise,Türk kültürel tarihi,Eski Türk topluluklarinin gelenekleri ve bugüne kadar uzanan değerlerimiz.

Önce Türk adının anlamına bakalim.Bugüne kadar çeşitli kaynaklar,çeşitli düşünceler önermişlerdir,örneğin Çin kaynakları,Türkleri belirtirken 'Tik' ve ya 'Tue-Kue' adlarını barındırır ki bunlar bugünkü 'TÜRK sözcüğüne yakın kelimelerdir.Ayrıca Wilhelm Thompsen,Albert Von le coq,Nemeth gibi Türkologlar,Türkçe vesikalar üzerine yaptığı araştırmalardan sonra 'Türk' sözcüğünün sıfat olarak 'Güç-kuvvet' anlamı taşıdığını kabul etmişlerdir.Türkçülüğün önemli kişilerinden,ünlü şair Ziya Gökalp ise Türk sözcüğünün 'Töre' sözcüğünden geldiğini düşünmektedir.'Töre' sözcüğünün Göktürk yazitlarinda 'Törüg' olarak geçtiyordur.Ayrıca Türk'ün Turanik bir dil olan macarcadaki karşılığı 'Török'tür(tatar lehçesinde ise Törk'tür').Bu koşullar göz önüne alındığında Türk ve Töre sözcüklerinin arasındaki önemli bağı kurabiliriz.

Peki neden Töre de başka bir şey değil??Çünkü töre(bugünkü karşılığı tam olarak etik-ahlak olabilir)atalardan kalan gelenekler anlamına gelir ve Türkler için büyük önemi vardır.Örneğin Türklerde veya Türki kavimlerde Eski çğlardan kalma Roma da olduğu gibi yazılı hukuk yasaları yoktur.Ama bunun yerini tutan,yeni kuşaklara aktarılan,Hatta Atasözleri olarak da günümüze kadar ulaştığına inandığım töreler vardır.Türk Kağanları 'İli Tutup Töre ederlerdi'(Orhun abidelerinden).'İl bırakılır ama Töre bırakılmazdı'(Türk Atasözü).Çünki töre Türklüğün anadireği idi.Ulusal bilinci,ulusal ahlakı sağlardı.İşte bu nedenlerden dolayı töre,ulusumuzun adı haline gelmişti.

Yukarı da da anlattığım gibi Sözlü ahlak,Türkleri için çok önemliydi.Eski Türk Dininin temsilcileri olan şamanlar da topluma bu yönden öncülük ederlerdi.Topluluğa,öğüt verir,başından geçen önemli bir olayı kopuz(Bağlamanın Atası) eşliğinde anlatırlardı ki günümüzde de devam eden ozanlık kavramınin,halk şairliğinin ve halk edebiyatının kökeni bu etkinlik idi.Günümüzün Neşet Ertaş'larından tutun da,aşık veysel'e,köroğlu'na,karacaoğlan'a kadar uzanan ve korunması gereken bu gelenek,Türk ekiniminin geçmişten günümüze uzanan bir özelliğidir,Türk töresinin de bir bakıma devamıdır.


Günümüze uzanan bir geleneğimiz ise halıcılıktır.Dünyada bilenen en eski halı Altay bölgesindeki pazırık kurganında bulunmuştur.Bugünkü 'İran düğümü', 'asimetrik'; Bugünkü Türk düğümü ise 'simetrik'tir. Dolayısıyla Pazırık halısındaki düğümlerin de simetrik olması, bu halının Türk halısı olduğu hususunda önemli bir belgedir.Halı üzerindeki pars damgasıyla at,eyer ve pantolonlu süvari resimleri günümüze kadar bozulmadan kalabilmişlerdir. Pars, [[Kazakistan]'ın eski başkenti Almatı'nın ve Tataristan'ın devlet damgası olduğu gibi, Ayrıca insanların kafatasında olup da eyere benzeyen bir kemiğe Türk eyeri (sella tucica) dendiğini tıpla az çok ilgilenen herkesin bildiği husustur.Türkler koyunların yünlerinden keçeler yapmış ve koç başlarını da keçelerine, kilimlerine - halılarına damga olarak işlemişlerdir.Türkmenistan'da her Mayıs ayının son pazar günü 'Milli Halı Bayramı' olarak kutlanır.

Şaman dininden de günümüzde örnekler görmek olanaklı,örneğin çok yaygın olarak yapılan 'Kurşun Döktürme',hem Şaman'lığın kutsal bir ögesi olan demirin hemde Türk uygarlığının simgesi olan demirden dolayı kaynaklanmaktadır.Demircilik ile ilgili bir takım merasimler de eski Türkler arasında önemli bir yer tutardı. Her yıl belli bir günde İlhan, demir merasimi için bir demir parçasını akkor haline gelinceye kadar ocakta ısıtırdı. Demir, bu hale geldikten sonra, İlhan'a ait "altın örsün" üzerine konulur. İlhan, altın çekici alarak, bunun üstüne vururdu. Bundan sonra, koşullar, toylar, şölenler yapılırdı. Bu merasimler hudutta da yapılır. Ülkeye dışardan girmek isteyen bir yabancı elçi, bu merasimi yapmadan giremezdi.Ergenekon destanında'da demirden engellerin eritildiği ve bu yolla Türklerin Ergenekon'dan çıktığı söylenir.Ki bu tarihte öz be öz Türk bayramı olan Nevruza denk gelir.Şamanlığın bir diğer simgeside bayrağımızdaki ay-yıldız olabilir diye düşünüyorum.Çünkü Türkler Gök Tanrı'ya inanırlardı,bunun sonucunda da ay ve yıldızın da kutsal olması kadar doğal bir şey yoktur,Türklerin İslamiyete yaklaşık 1000 sene süreyle bayraktarlık etmesi sonucu da bu Türk simgeleri İslamiyet'e geçmiştir,zaten eski GökTürk sikkelerinde ay-yıldız görülür.Şehitlerimizin kanlarına da ay ve yıldızın yansıması da ayrı bir rivayet.Ayrıca şamanlık imgeleri dilimizde de yaşar,eski Türkler de de bugün olduğu gibi aile,toplumun temel taşı olarak görülürdü,şamanlığın kutsal simgelerinden biri olan ateş de,aile'nin kutsallığı ile birleşerek 'Ocak' sözcüğünde vücut bulmuştur.Müziğimizde de şaman izleri yaşamaktadır,örneğin yukarı da dediğim gibi kopuzun devamı olan bağlama ve kam(şaman demek) ayinlerinde çalınan kam davulunun vurmalı çalgıları atası olabilmesi gibi vb.

Tabii ki Türk ekinimi Bu kadarla sınırlı değil,Dikkat ederseniz ekinimin en büyük ögesi olan Dil'den bahsetmedim,ama bu yazdıklarım Türk kültürünün diğer önemli noktaları ve korunması,devam ettirilmesi gerekli konular.Gerek bu yazıma eklemeler yaparak,gerek başka konular altında yazılar yazarak Türk ekinimini dile geitmeye çalışacağım ve Türk uygarlığının perde arkasında kalmış değerlerini sizinle paylaşacağım.Saygılarımla

EGETÜRK
11-25-2006, 11:35 AM
internette buldum...Nasil bir yazi sizce??

yavuz
11-25-2006, 11:41 AM
Güzel bir yazı... Paylaşımın için sağol.

"Ay-yıldız" olayı dikkatimi çekti. İlk kez böyle değişik bir yaklaşım görüyorum.

EGETÜRK
11-25-2006, 11:43 AM
benimde kafami kurcaliyordu biraz bu...dogru olabilir ama olup olmadigi hiç bir sekilde kanitlanamaz...