Mustafa Altınay
12-03-2006, 12:54 PM
Sümerlerden felsefe kelimesiyle Türk felsefesine giriş...
Sumer dilindeki "Si.Sa"ya (Tarlayı sürerken, hayvanın, Doğru Yol'dan, sağa sola sapmak istemesine karşı, onu, boynuzlarından tutup, "Doğru Yol"a koymak"a ("Boynuzu doğrultmak"a, "düzeltmek"e), hattâ, buradan, "Nig.Si.Sa"ya, (Kendisi vasıtasıyla boynuzun düzeltilmiş olduğu şey'e), yani, "Adâlet"e, -burada, Akkadlardaki "Parsu" yoluyla, Arapçadaki "Farz"a ulaşıldığı da unutulmaksızın-, bakarak, bunların kültürden kültüre geçerek dolaylı yollarla, teşkil edilmiş oldukları anlaşılmaktadır.11 Gerçi, dillerde, genel olarak, soyut nesneleri bildiren kelimelerin, -burada, konusu kastedildikte, "Felsefe" kelimesinin-, somut nesneleri bildiren kelimelerle -burada, "Si.Sa." (Hayvanın boynuzunu, "Doğru Yol"a koymak, getirmek, düzeltmek, doğrultmak), "Hakîm" (Feylesûf, Bilge), "Hikmet" ("Sophia", "Sophos", "Sapientia", Bilgelik), "Hükm", "Hükûmet", "Hâkimiyet", "Hâkim", "Hakem", "Tahkîm" …kelimelerinin türetilmiş olduğu Arapça H.K.M. ("Hayvanı, kısa yoldan, "Doğru Yol"dan, suya götürmek) köküyle-,
Alınan kaynak;
Fârâbî’ye bir hazırlık olmak üzere İslâm öncesi* Türklerde felsefe
Mübahat Türker-Küyel**
Göğün direği adalettir. Eğer adalet olmazsa üstteki mavi gök çöker, alttaki yağız yer yarılır. Türk felsefesi işte budur....
Saygılar...
Sumer dilindeki "Si.Sa"ya (Tarlayı sürerken, hayvanın, Doğru Yol'dan, sağa sola sapmak istemesine karşı, onu, boynuzlarından tutup, "Doğru Yol"a koymak"a ("Boynuzu doğrultmak"a, "düzeltmek"e), hattâ, buradan, "Nig.Si.Sa"ya, (Kendisi vasıtasıyla boynuzun düzeltilmiş olduğu şey'e), yani, "Adâlet"e, -burada, Akkadlardaki "Parsu" yoluyla, Arapçadaki "Farz"a ulaşıldığı da unutulmaksızın-, bakarak, bunların kültürden kültüre geçerek dolaylı yollarla, teşkil edilmiş oldukları anlaşılmaktadır.11 Gerçi, dillerde, genel olarak, soyut nesneleri bildiren kelimelerin, -burada, konusu kastedildikte, "Felsefe" kelimesinin-, somut nesneleri bildiren kelimelerle -burada, "Si.Sa." (Hayvanın boynuzunu, "Doğru Yol"a koymak, getirmek, düzeltmek, doğrultmak), "Hakîm" (Feylesûf, Bilge), "Hikmet" ("Sophia", "Sophos", "Sapientia", Bilgelik), "Hükm", "Hükûmet", "Hâkimiyet", "Hâkim", "Hakem", "Tahkîm" …kelimelerinin türetilmiş olduğu Arapça H.K.M. ("Hayvanı, kısa yoldan, "Doğru Yol"dan, suya götürmek) köküyle-,
Alınan kaynak;
Fârâbî’ye bir hazırlık olmak üzere İslâm öncesi* Türklerde felsefe
Mübahat Türker-Küyel**
Göğün direği adalettir. Eğer adalet olmazsa üstteki mavi gök çöker, alttaki yağız yer yarılır. Türk felsefesi işte budur....
Saygılar...