PDA

View Full Version : Batı ile Batı Medeniyeti arasındaki fark.


Mustafa Altınay
12-07-2006, 01:13 PM
Tanzimat'la ilgili düşüncelerimi de müsadenizle ifade etmek isterim.Çağımızın örgütlenme biçimi millet esasına göredir. Fransız ihtilaliyle Fransız kültürü üzerine inşa yapılmıştır. İngiliz, Alman ve diğer milletler öyledir.Orta da soyu olan bir halk var. Osmanlı ise soyu olan belli bir halk değil, halklar topluluğu. Osmanlı ondan yıkıldı. Eğer Osmanlı bir Türk devleti olarak kendini ortaya koysaydı, Türk milletinin egemenliği ve Türk kültürünün egemenliği olsaydı yıkılmazdı.Osmanlı millet esasına göre örgütlenmeler şeklinde parçalanmıştır. Laik toplum, çağdaş olanın olmazsa olmazıdır ama bu bir millet temeline göre olursa olur.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti de Türk milleti temeli üzerine kurulmuştur. Her devlet kendi milli kültürüyle beslenir ve ayakta durur.

Karıştırılan konu batıya karşı olmakla batı medeniyetine karşı olmak arasında ki farkı görememektir.

Batı medeniyeti demek kendi milli değerlerin ve milli kültürün üzerine inşa olmak demektir. Bakın İngilize, Fransıza, Almana öyledir. Sizde batı medeniyetinden olmak istiyorsanız kendi kültürel değerleriniz üzerine inşa kurabilirsiniz.İngiliz gibi konuşur, ingilizin değerleriyle yaşarsan ingiliz olursun.

bütün milletler birbirleri için tehdit oluştururlar. Birbirlerine egemenlik kurmaya çalışırlar dünyada ki mevcut durum bu. Hümanist teorilerimizin bir geçerliliği yoktur. Irak savaşında bütün hümanistler Irak'a gitti, savaş başlayınca memleketlerine döndüler.

Bizde bir milletiz ve diğer milletlerde bizim için tehdit oluşturuyor ya da biz onlar için durum bu.

Plevne savaşında şehit olan dedelerimin kemiklerini tarlalarına gübre olarak atan ingilizleri sevmem, onlarda bizi sevmez. Ama ben İngilizce öğrenirim hem de aksanında, kendimi ve kültürümü daha iyi geliştirebilmek için. Dünyadan daha çok haberdar olabilmek için. Yoksa ingilizce bilmeyen insanı mı sen cahilsin diye hakir görmek için değil.

Sakarya savaşı batı medeniyetinin batıya karşı zaferidir. Batı medeniyetine göre yani Türk milleti esasına göre Laik demokratik bir örgütlenmenin ve batı tipi bir parlamento'nun ordusunun batıya karşı zaferidir.

Medeniyetin sloganını kant söylemiştir."kendi aklını kullanma cesaretini göster"

Biz Türk gençliği olarak Atamızın bize emanet ettiği vatanımızı batı medeniyetinin gerektirdiği, fikri, vicdanı ve irfanı hür Türk gençleri olarak, kendi tarihimizden ve kültürümüzden beslenerek, kendimize has felsefemizi de kuracağız.

Alman felsefesi Almanca incilden sonra kurulmuştur, dilinin ve kültürünün derinliği yoktur.

Ama Türk kültürünün derinliği vardır. 5000 yıl önce yaşamış Sümerlerin dilinde 200 tane Türkçe kelime tespit edilmiştir. Sümerler zamanında benim dedelerim varmiş demek ki, yoksa o kelimeler gökten zembille inmedi. Kaşgarlı Mahmut'un Türk Dilleri Grameri adlı kitabı bin sene önce yazılmıştır. 700 yıl önce yaşamış Yunus Emre'nin dilini rahatlıkla anlayabiliyoruz. Farabi ve İbni Sina da Türk felsefecisidir.Kendi kaynaklarımızı araştırarak, bu günkü kültürel değerlerimizle ve batı medeniyeti felsefesiyle kendi benliğimizi ve kültürümüzü koruyabiliriz.

Montaigne demiştir ki "Ah pazardaki manav gibi konuşabilsem." kendi değerine sahip çıkıyor. Ama biz pazardaki manava cahil köylü deriz. Sonra da oturur ağlarız niye Türk felsefesi yok diye.

Önce insan vardır, insanda felsefeyi konuşarak ve yaşıyarak yapar. İngilizin yaptığı İngiliz felsefesidir, Fransızın yaptığı fransız felsefesidir.Bizde bir Türk gibi yaşıyarak kendi kültürümüzü algılıyarak Türk felsefesi yapabiliriz. Bir millete ait olmayan kendi başına insan yok ki felsefe de olsun. İngilizce düşünüyorsan ingilizsindir, yaptığında ingiliz felsefesidir. Ben Türkçe düşünüyorum ve Türk felsefesi yapıyorum demek ki. Demek ki ben de "ah pazardaki manav gibi konuşabilsem" demeliyim. Kendi değerlerimi ve kültürümü temel almalıyım.

Saygılar.

Demir Kağan
12-07-2006, 05:18 PM
Akıcı ve güzel bir yazı olmuş, tebrik ederim.

-daha sonra buraya ekleyeceğim yazı olacak-

Mustafa Altınay
12-08-2006, 02:35 AM
Sağol Demirciğim... saygılar hürmetler... yoğunsun biliyorum müsait olunca beklerim yazılarını...

SeYYaH_tr
12-08-2006, 02:41 AM
Batıya şimdiye kadar yaptıklarımız batının her zaman içinde kalmış ve büyük bir kine dönüşmüştür.

Bu sebeple onlarda her ellerine geçen fırsatı bize karşı kullanmaya çalışıyorlar.

Bilge_Kagan
12-09-2006, 03:58 AM
Gaspirali'daki kisa cevabimi buraya da koyayim cesitlilik acisindan...

***

"Osmanli devleti Turk devleti olarak kendini ortaya koysaydi yikilmazdi" cok basit bir dusunce tarzi. Osmanli'nin yikilmasinin tek sebebi milliyetcilik akimlari degildir, keza dis gucler tarafindan ( bilhassa Rusya ) desteklenmemis olsalardi, bu akimlarin da pek etkili olacagi soylenemezdi.

Osmanli'nin yikilmasinin sebepleri birkac ana baslik altinda incelenmelidir;

1. Ekonomik.

Bunu lise tarih kitaplarindan baslamak uzere hepimiz biliriz. Ancak siradan bir bilgi olsa da onemi yadsinamaz. Baharat, ipek ve kurk yollarindan gelen paranin aniden sifirlanmasi, o doneme degin koca bir limanin yillik gumruk gelirini Hicaz'da imar calismalarina baglayacak kadar serbest bir ekonomiye sahip olan Osmanli devletinin belini bukmustur. Akabinde, Osmanli'nin dogal hasmi olan dogal muttefik Avrupa devletleri ( kendi aralarindaki didismeleri, sozkonusu Turkler oldugunda bir kenara birakilir. Polonyalilar Germenleri hic sevmeseler de, II. Viyana Kusatmasi'nda Jan Sobieski onderliginde yardima kosarak Avusturya Arsiduklugunu kurtarmislardir. ) kesifler yoluyla ekonomilerini ilerletmeye, dahasi somurgecilik yoluyla "paraya para dememeye" baslayinca, Osmanli'nin yapacak pek birseyi kalmamistir.

Halkini ekonomik olarak huzur icinde yasatamayan bir devlet, hele de cok ulusluysa, uzun omurlu olamaz.

2. Ilmî

Bu, bana kalirsa Yavuz Sultan Selîm Han'in Misir'i fethinden sonra ortaya cikan bir sorun. O doneme kadar medreselerde din derslerinin yaninda fen-matematik ya da felsefe gibi konulara agirlik verilirken, fetihten sonra Misir'da bulunan ulema kisminin Istanbul'a getirilmesiyle Turk ilim adamlari yavas yavas kusturulmus, akabinde medreselerde egitim sadece dine yonelik olmaya baslamistir.

Sadece dinden ibaret bir egitim sisteminin ne kadar basarili olacagi ortadadir. Ilmin dine esir edilmesi ( Takiyeddin'in Rasathanesi'nin, o siralar dunyaya yakin gecmekte olan bir kuyruklu yildizi kaydetmesinin akabinde Istanbul'da salgin cikmasini bu tespite baglayan Seyhulislam, padisaha Rasathaneyi top atisiyla yiktirmistir ornegin ), devletler icin tam bir "cikmaz" anlamina gelir ( Ortacag Avrupasinda durum boyledir. Onlar ileri giderken bizim geriye gitmemiz ne kadar ironik degil mi ? )

3. Idarî

Bu da klasiktir. Osmanli'nin idari makamlarina oturan kisilerin, kendi yakinlarini onemli mevkilere getirmesi sonucu, kalitesiz kadrolar devlette kemiklesmistir. Ben bunun Sokollu doneminden sonra dirayetsiz padisahlarin basa gelmesinin pesisira devlet otoritesinin silinmesine bagli oldugunu dusunuyorum. Zira, Sokollu'nun onemli mevkilere kendi akrabalarini getirdigi bilinen bir gercektir ve olumunun, bizzat devlet tarafindan suikastle yapildigina dair gayet kuvvetli bir kani vardir ( bence mantiklidir, Osmanli devlet icinde ne sekilde olursa olsun bir hanedan bulunmasina engel olmak istemistir her zaman. Bundan oturu omru boyunca tek hanedanla yonetilen yegane devletlerden biri olmustur ).

4. Askerî

Bu aslinda ilim basligi altinda tartisilmasi gereken bir konudur fakat, asil mesele, askerlik muessesesinin cigrindan cikmis olmasidir. III. Murat'in oglunun sunnetinde iyi bir gosteri sergilemesinin ardindan "dileyin benden ne dilerseniz" dedigi iki soytarinin "yeniceri olmak isteriz hanim" demesi ve isteklerinin kabul edilmesi, herkesce bilinen bir hikayedir. Dolayisiyla, asker olmak uzere egitilmemis, isi gucu yiyip icip yatmak olan insanlarin dolustugu bir asker ocaginin, savaslarda basarili olmasi bir kenara, isyan bile bastiramamasi, hatta daga cikip eskiya olmasi, gayet normal bir sonuctur. Devlet otoritesinin ortadan kaybolmasinda bir etken olmasindan oturu de, yikima zemin hazirlamistir.

5. Politik

Bu, dis etkilere dayanan bir sebeptir. Guclenip kendine gelen Avrupa ulus devletleri, cokuluslu devletleri parcalamak icin milliyetcilik akimindan faydalanmis ve askerden ziyade diplomasiyi kullanarak az masrafla cok kar etmislerdir. Bunda basarili olmalarinda simdiye kadar sayageldigimiz sebepler cok onemli yer tutar.

***

Simdi, Osmanli'nin neden bir ulus devlet olmadigina gelirsek;

Ortacag'da hala uluslardan ziyade dinler onemliydi ( Bir Turk olan Selahaddin Eyyubi'nin hala Turklugunun tartisiliyor olmasi ya da kendisinin bircok farkli milletten insani cihad maksadi altinda birlestirmesi, buna iyi birer ornektir. ). Dolayisiyla, bir ulus devletin ortaya cikmasinin olanagi yoktu, zira uluslar da ulusluk bilinci tasiyor degillerdi. Halk tarafindan desteklenmeyen milliyetci hareketlerin basariya ulasmasinin bir yolu yoktur.

Diyelim ki halk desteklemese de yonetenlerin klasik bir politikasi olarak, Osmanli devleti uluscu bir anlayisla yonetildi; Osmanli devletinin omru 200 sene civari olur. Zira cok uluslu devletler, hizli fetihlerle bu duruma geldilerse, asimilasyonu saglayacak kadar buyuk nufusa sahip olamazlar ve asimilasyon maksadiyla biryerlere gonderilen insanlar, o bolgede milli/dini kimliklerini kaybedip zayi olurlar. Soykirimlar gibi bir dusunceyi aklimdan bile gecirmiyorum, zira hicbir Turk ve Emeviler disinda hicbir Islam devleti boyle bir politika gutmemistir, gudemez.

Dini ve dinî hosgoruyu farkli uluslari birarada tutacak bir tutkal olarak kullanmak, gayet mantikli bir politikadir ve Osmanli devletinin zayiflayisina kadar gayet de iyi islemistir.

***

Aslinda yazinin butunune bir yorum getirmekten uzak oldu yazdiklarim ama, vakit darligindan sadece ilk bolum hakkinda birseyler karaladim, daha sonra birseyler yazmayi denerim.

Iyi sohbetler.

Mustafa Altınay
12-09-2006, 11:18 AM
bende oradaki cevabımı koyayım o zaman müsadenle saygılar.

Sayın Bilge_Kağan öncelikle katkıların için teşekkür ederim.
Din esasına göre örgütlenmeden millet esasına göre örgütlenmeye geçilmiştir.
Osmanlı din esasına göre örgütlenmişti, Osmanlının çimentosu dindi ve doğruydu medeniyet ateşi ondaydı ama millet esasına göre örgütlenmeye geçildiğinde din çimento değil, belki katkı maddesidir. Katkı maddesiyle harç olmaz ve nitekim olmadı.
Bu tahlil sosyologlara ait Emre Kongar'da aynı doğrultuda düşünen bir sosyolog...
Osmanlı nasıl kurtulur diye Prens Sebahattin'in ve o günkü felsefecilerin araştırmaları ve yazıları vardır.
Tanzimat'tan sonra İlk Meclis açıldığında, Ermenilerin ve Rumların blokeleri oldu kitlendi ve meclis çalışamadı ama Türk temelli bir meclis olsaydı, Osmanlı değilde cephede savaşan Türklerin iradesini yansıtan Türk meclisi olsaydı Osmanlı yıkılmazdı. Cephede Türkler Türklük ruhuyla dünyanın her yerinde savaşırken meclis ermenilerin haklarından başka işle uğraşamadı. Türk halkının iradesini yansıtan Türk meclisi olamadı. Çünkü temelinde Osmanlılık felsefesi vardı. Buradan teşhis doğru yapılamadığı için, çözüm dine dönüşte arandı ama bu seferde Araplar arkadan vurunca din birliği olmadığı Arap milletinin dindaş olmamıza rağmen bizimle beraber hareket etmediği görülünce, Arap milliyetçiliği ki doğrudur, her yerde milliyetçilik var araplarda da olacaktı. Din birliğiyle bu iş olmuyacağı anlaşılınca, ve topraklar elimizden gidince yanlış felsefe yüzünden bütün cephelerde yenilmiş yorulmuş Türk milleti anadoluya geçti. Tek silah kalmıştı, ama doğru silah Türk milliyetçiliği ve inançla hedefine ulaştı. Osmanlı milliyetçiliği diye bir şey yoktur, din birliği vardır. Türk devleti olduğuna biz inandık ama başka kimse kabul etmedi de ölmedi de herkes kaymağını yedi. Haçlı seferlerini bin yıl Türk'ün göğsü siper olarak oluk oluk kan akıtarak durdurdu ama arkasından yediği müslüman hançeri onu yıktı. Artık din muhabbetiyle, müslüman kardeşlerimiz muhabbetiyle bu milletin kanını kimse akıttıramaz. Tekrar din birliğinden oluşan devlet şekli olmuyacaktır, denenirse bu da laik demokratik toplum dışında bir deneme olacaktır ve bizi bugünkü Irak'ın meshep ve etnik çatışmalarına götürür. Ilımlı İslam söylemleri batılılar tarafından dillendirilmektedir çünkü laiklik yıkılmadan Türkiye parçalanamaz bilmektedirler. Laiklik yıkıldı mı batılıların bir şey yapmasına gerek kalmadan biz iç savaşlara sürükleniriz, batıya kolay lokma oluruz. Çağımız millet esasınıda aşarak aşkın(trans) milliyetçilik yani laik devlet temelli bir örgütlenmeye gidiyor ABD ve AB bu tip örgütlenmenin temelleri, eski din temelli örgütlenme temeli yerine Laiklik temelli örgütlenme geliyor. Biz laikliğe karşı felsefeler yürütüyoruz çok yanlış, hatta başbakanımız bir Fransız bakana Laiklik dersi vermeye kalktı bakan bizde papazlar bile laiktir dedi.
Laiklik medeniyeti dairesi bir dinin tahakkümünde değil toplumun dinler üstü bir hiyararşiyle yönetilmesidir. Ramazanda sigara içen adamı bıçaklanırsa, plajlardaki kadınlara saldırılırsa yarın Irak'ı mumla aratacak hale geliriz...
Laiklik ve demokratiklik için bu millet çok bedel ödemiştir, şah damarı olan laikliğe kimse bıçak atamıyacaktır. Laik ve Demokratik toplumun refleksleri vardır. Güncele daldık ama güncelin geçmiş ve gelecek boyutlarına göz attık.
Sevgi ve Saygılarımla kardeşim...