PDA

View Full Version : Bizim Çocukluğumuzda...


oğuz
05-09-2006, 06:26 AM
Bizim çocukluğumuzda uzaktan kumandalı arabalar yerine Tel ile kumandalı Renalut marka plastik arabalarımız vardı....

2 tane markalı sakızımız vardı biri Golden diğeride bir arap bacının resmi olan diğer markaydı.Ben Golden çiğnedğim için arap bacının ismi aklımda kalmamış...

Bisküvi'ler bugünkü gibi cicili bicili ambalajlarda satılmaz,paran kadar tartılır ve verilirdi...Ülker ve Eti vardı bugün olanlardan...Birde Arı vardı bugün adı sanı anılmasada...

İçecek olarak o zamanda Pepsi ve Coca Cola olsada bizim ilgi gösterdiğimiz ;Ankara,Elvan,7 gün,Fruko ve Olimpos idi....Gazsız içeceklerden ise Meysu ve Tamek herkesin gözdesi idi...

Tek kanallı Siyah-Beyaz TRT'miz vardı.Akşam belli bir saatte açılır İstiklal marşının okunması ile 12'de kapanırdı...

Her mahallede en az 3 tane kışlık sinema en az bir tanede yazlık sinema bulunurdu.Ata ve bulut sinemaları bizim mahallenin gözde sinemalarıydı...

Gazoz kapakları düzeltilir basmaca oynanırdı.Bunların bulunmadığı dönemlerde Kahvehanelirin çöpleri tarumar edilir bulunan kibrit kutuların yüzleri kesilir ve bunlarla basmaca oynanırdı...

Oyunlarımız vardı ;Kuka,Yakartop,Çelik-Çomak,İstop gibi...

Bizim çocukluğumuzda bir AP birde CHP vardı.Bir Bülent başbakan olur birde Süleyman...

Kıbrıs barış harekatı olmuştu bizim çocukluğumuzda.Akşamları karartma uygulanır,savaşa yolladığımız Amcamızdan mektuplar beklenirdi...

Okula giderken defter ve kitaplar mutlaka kaplanırdı.Bir Lacivert birde Kırmızı kap kağıtlarımız vardı...

Bizim çocukluk kahramanlarımız bir Tarkan birde Karaoğlandı ...

Büyüklerimiz İskete ve Saka peşine düşer bizlere ise Güvercin avlayıp,kafeslerde beslemek düşerdi...

Görmesekte bir Pele'yi duyardık efsane olarak ama bizim efsanemiz Cemil Turan'dı...

Devam edecek...

gurkan
05-09-2006, 06:30 AM
Et Bakalim Ustad Bende Şİİr Dİlİne DÖkerİm....

narcoleptic
05-09-2006, 08:40 AM
*Ayakkabılarım beyaz lastikti.mahallede koşu yarışları düzenlerdik saat tutup.lastik ayakkabı zemine yapışır.zemini hissederdi ayaklarımız koşarken.rüzgardan hızlı koştuğumuzu düşünürdük.

*Mermer oluk üzerinde yıkanırdık.parça parçaydı mermer.anam suyu ısıtıp üzerime dökerdi.yanardım billah.o köy sabununu hala kullanırım.

*İnşaatlara girerdik.inşaatlarda kesme borular vardı.elektrik tesisatı için kullanılanlardan.çalar kaçardık boruları.keser keser silah yapardık.tespih ağaçları vardı.uzun.yeşil tespihleri boruların içine koyar üflerdik elaleme.bi keresinde az daha traktör devriliyordu.kaçardık hep.bi kadın şikayet etti bizi.dayak yedik babamızdan.bıraktık üflemeyi.sigara içmeye başladık.

*Mavi göl meşhurdur burlarda.Akçin çayı.okulu asar çaya mavi göle yüzmeye giderdik.çok kişi boğuldu orda.inşaat için kepçeler kum doldurur inşaatlara taşırdı.boşluğunu çay suyu doldururdu.yüzme bilmeyen çocuklar ölürdü.anam bizi beklerdi babamdan önce gelelim eve diye.

*Sağda solda ne partal varsa bulur birinin bağının ortasında toplardık.ağacın dalları arasına kulübe yapmayı bilmiyorduk.yerde yapardık kulübeyi.ilkokul kitaplarımı eşyalarımı taşıdım bi gün kulübeye.gece mum ışığında oturup arkadaşlarla beraber muhabbet ederiz diye.babam sopayla götürdü eve.

*Mahalle savaşlarımız meşhurdu.mahalle çocukları birbirini düşman sanır buralarda.sürekli didişirler.taşlı sopalı.bizim mahalleden olmayanı görünce döverdik.başka mahalleye gidince dayak yerdik.

*Tombi vardı.babam sık sık alırdı.okuma yazma bilmediğimiz için babama doldururduk tombiden hediye kazanmak için.

*Mahalle maçları meşhurdu.kızlar parkın dışından maçı izlerdi.erkekler de ayak oyunları yapardı bin türlü kızların gözüne girebilmek için.

*Hiç yakalanmadım.ağaçlara çok iyi tırmadınırdım.bi haftalık erzak yığardık nerdeyse bahçelerden meyve toplayıp.bölüşür yerdik.

*Çaydan çok balık tuttuk.bi keresinde bileğim kadar bi tanesini babam akşam mezesi yapsın diye eve getirmiştik kardeşimle.babam rakıyla yesin diye.çöpe attı.durgun balığın eti yenmez dedi.peynir mandralarının kirlettiği çayın balığı yenmez gerçekten.hele su durgunsa.

*Çitlenbik meşhur buralarda.ağacın gövdesi sert iri olur.mevsimleri meyve sezonlarına bölmüştük resmen.her mevsime meyve hırsızlığı gözüyle bakıyoduk o aralar.çok kovaladı bahçe sahipleri.çok dayak yedik.ama vazgeçemedik bitürlü.her seferinde heyecan iştahımızı kabartırdı çünkü.

*vs.

aspava
05-09-2006, 08:56 AM
Elektriksiz köy hayatı vardı eskilerden ne güzeldi çocuklara hikaye ,masal,fıkra anlatırdı büyüklerimiz.
birde ev halkının kıldığı teravih namazları aklımda kalan lux lambaları altında ne güzel kılınırdı hoş bir eda ile
sonrada kabak çekirdekleri kuzinede kızartılır çıtlatılırdı...
Lastik ayakkabıdan bota geçişimde güzeldi (ESEMMAT) hatırlayanız varmı bu bot markasını ?


Bu arada herkese merhebalar :)

narcoleptic
05-09-2006, 08:59 AM
ÇOCUKLUĞUMUZA GÖZÜ YAŞLI BİR BARAK

Her demet
her demeeet zalim felek
sinemeee dokunmaaa benimmm

taş mı sandın?
taş mı sandııınnn yüreeeğim kaleeee
mi bedeniiim?

her demeet zaaalim feleeek
sineeeme dokunma beeenim

taş mı saaandııın yüreğimmm kaleee
mi bedeniim?

tenha gecelerde
tenhaaaaaaaaa
gecelerdeeeeee
beni eyler mi teselli?

tenhaaaaaaaaaaaaaaa
gecelerdeeeeeeeeeee
beeeni eyler miii teseeelliiii?
baykuş sesini
baykuş seeesiiniii
bülbülü şeydaaaaayaaa değişmemmm

TENHAAAA GECELERDE BAYKUŞ SESİNİİİ BÜLBÜL-Ü ŞEYDAAYA DEĞİŞMEM

Çocukluğumuzun şerefine.ben başladım içmeye.darısı başınıza;)
Afiyet şeker olsun bade,yarasın herkese:)

oğuz
05-09-2006, 09:41 AM
Sinemada Cüneyt Arkın'ın kara Muratını seyreder,filmden sonra hatırladığımız bütün karate numaralarını birbirimizin üzerinde denerdik...

Teksas,Tommiks'lerimiz vardı...

Vişne ağaçlarından topladığımız vişneler ile ellerimizi boyar ondan sonra büyük kovalamacadan sonra yarı çıplak olan bedenlere 5 parmağın izi çıkarılırdı....

Irmak'ta tatlı su yengeçleri taşların altından toplanır.Yakılan ateşe atılarak katli vacip yapılırdı...

Tepelerde yarı boyumuza gelen dikenleri yunanlı adderek elimizdeki değeneklerle hepsinin kafasını uçururduk...

Sapanla sığırcık vurur,topladığımız patateslerle birlikte kendimize ziyafet çekerdik...

İnsan boyunda havuz için toprağı kazar,sulama suyu ile doldurduğumuzda ortaya çıkan çamurlu su yüzünden içine girmekten vazgeçerdik...

Kayısıların çekirdeklerini toplar ,bunları kasabada tüccara satar, aldığımız para ile sinemaya giderdik...

Herkesin ayağında yazın naylon,kışın ise soğuk kuyu diye tabir ettiğimiz siyah lastikler vardı. Kösele ayakkabılar ise bayramda giyilir adına iskarpin denirdi...

Pestil zamanları çocukların bayram ettiği günlerdi,özellikle bulamaç saatinde bizler tıkınmakla meşgul olurdu...

Devam edecek...

kurshad
05-09-2006, 03:23 PM
Bizim cocuklugumuzda;

Karsi mahalleyle tas savasi yapardik;

Annem silah sesi duydugumda apartman icine kacmami pek siki tembih etmisti(80 oncesi Turkiye halleri);

Kara Murat filmlerinin yilmaz mudavimiydim, sinemada kotu adam yuhalanir, Kara Murat alkislanirdi;

Televizyon evimize girdiginde Dallas dizisi bana ve kardesime yasaklanmisti;

"Uykudan Once" en sevdigim televizyon programiydi...

Colpan
05-09-2006, 04:21 PM
Bizim çocukluğumuzda okuldan eve koşa koşa gelirdik. Çünkü yolda PKK bizi kaçırabilirdi.

Çocukken evde akşamları mum yanardı, çünkü elektrik lambası yakarsanız roketlere açık hedef olurdunuz.

Çocukken geceleri babalar operasyona gider, lojmandaki kadınlar ve çocuklar bir evde toplanırlardı.

Çocukken oyun moyun oynayamazdık, çünkü metre kareye yüz mermi düşüyordu saatte.

Akşam üstü babanın işe gidişini camdan izlerken ansızın yolun iki yanından gelen mermileri izlerdik. Anneler sabahlara kadar Yâ Sîn okurdu babalara birşey olmaması için.

Çocukken en iyi arkadaşın evi, hâin bir roketle yıkılır ve arkadaş ve annesi bizim evde olduğu için kurtulurdu. Öldürmeyen Allâh öldürmezdi.

Çocukken okulda 15 yaşındaki ilk okul 1 öğrencilerinin arasında kalınıp öldüresiye dayak yenirdi, suçunun ne olduğunu bilmeden.

Aklımda televizyondan bir Ertürk Yöndem bir de Güntaç Aktan kaldı.

Sonra Tokat'a taşındık. Üst kattaki komşunun çocuğu misketlerini yere düşürünce yere atlardık, taranıyoruz diye.

Normal bir çocuk olabilmem bir yılımı aldı. Sonra işte; Voltron, Power Rangers, Commodore 64, Cadillac and the Dinosaurs (Mustapha;)), Street Fighter, Mortal Combat, Anadolu Lisesi sınavı, Tusuba-Sa, Benjamin, futbolcu kartları, tasolar, bahçe yağmalamaları, mahalle maçları, salça ekmek, mahalle kavgaları, ilk aşk, ilk PC'ler, Hexen, Heretic, Doom, Wolfenstein...

Klâsik bir çocukluk işte.

Colpan
05-09-2006, 04:23 PM
Ağabeğ, bu başlığı nereden açtın ya! Çok kötü oldum.

narcoleptic
05-09-2006, 04:32 PM
iç Çolpan.kafan güzel olsun.
bade unutturur;)

Ezgili Yürek
05-10-2006, 02:08 AM
Çocukluğumdan hatırımda kalan bir Sikilap vardır ki şunca senedir dün gibi hatırlarım yankılarını.
-"Bubaa,bak bii !Biz çoluk cocuk gaçıyoz burlaadan.Bi biz olsa gine iyi;tüm köycek gidiyoz.Ge inad'etme de sen de bize gatıl.Goca köyde bi sen galıyon yapyannız of bubam!".
Dedemin gözleri iri iri ve de boncuk gibi maviydi.Kalın kaşlarını çattımı biz çocuk milleti altımıza işerdik telaştan,korkudan.Yine çattı kaşlarını,mavi gözleri menevişledi:
- "Hele deyyusa.Ulen bubanı bu gader düşünüyon,ediyon da ne goyup da gidiyon boynuzlu zampara?Köyüğün dibi mi delindi de gaçıyon ha ayı !?"
Babam böyle bir direnişle karşılaşacağını zaten hesap edip de gitmiş yanına ya yine de çoluğun cücüğün yanında biraz küçük düştüğü belli bir şey.
-"Off bubam etme.Bak acanslarda söölüyüp duru;'Sikilap düşücük' diyyin,sen de duyup,dinneyip durun."
-"Tüh Allah belanı vere namussuz deyus.Seksen yaşında bubandan ar etmen şu çoluundan çocuundan utan.Adam gibi bi adam sakallı bubasına şu lafı eder mi ?"
-"Len buba bu Sikilap annadııın gibi bi Sikilap deyil.Amerigan Sikilabı bu.Düştü düşücek başımıza..."
-"Senin gibi bi namerdin başına müslüman Sikilabı düşücek deyildi ya aa gart domuz.Varsın yavır şeyi düşsün.Şanına şan gatılır."
Dedeme laf anlatmak hakikaten gayetle zordu.Hem de bayağı da yaşlanmış,hiç laf dinlemez olmuştu.Bi keresinde bahçedeki derince kuyuya başaşağı düşmüş de farkedip çıkarmak isteyenlere 'ellemen beni naletler.Ben buraya gendi rızam ilen indim ve de gayetle raatım.Vakti saati geldi mi gendim cıkarım' dese de yaka paça tutup çıkarmışlardı.
Evet dostlar bi zamanlar başımızda böyle bi Sikilap derdi var idi.Hem de Amerikan Sikilabı.Belki hatırlayanınız vardır hayal meyal.Ben hiç unutmadım.Amerikalıların yörüngeye fırlattığı Skylab uydusu yörüngeyi şaşırmış,kontrolden de çıkmış,dünyada belirsiz bir yere düşecekti.Gazeteler,haber ajansları hep ondan bahsediyor,insanlar eni konu uydudan kurtulmak için dağda-taşta kaçacak delik arıyorlar,mağaralara sığınıyorlardı.İnanın abartmıyorum.Çünkü biz de altmış-yetmiş kilometre uzaktaki dağlara kaçmıştık.Dedem gelmedi.
-"Len sıtarasız dürzü.Tavuk cücük burda ne yir,ne içer?Mal maşat ne bok yir,hiç mi düşünmen!?Gurban olduum Allaam bu mereti hiç kimselere deydirmeden senin başına indirse ne var!Tavuk cücük,mal maşat da,seksen yaşında bu gulu da gurtula gelse..."
...
Skylab,nam-ı diğer Sikilap Atlas Okyanusu'na düştü.Zaten koskoca dünyada hiç düşecek yer bulamadı da Türkiye'ye,bi de bizim köye mi düşecekti ki..?Ama bir gün önce öyle demiyorduk.Can tatlı...Bütün köy tortop olmuş,Sikilabın hışmından dağlarda almıştık soluğu.Evet dedem köyde kaldıydı.Bir de geldik ki uyuyup duruyor.Üstünde tavuklar gezer vaziyette.Bastonu da yanıbaşında.Ne Sikilap derdi,ne bir gam...

HYML
05-10-2006, 10:28 AM
*Galata'da... Şimdinin klip çekilen o canım apartmanların teraslarında güzelim Kız Kulesi'nin ve daha nicelerinin manzaraları vardı..Ve o teraslarda bizim güvercin tuzaklarımız vardı .. Ve çocukluğumuz saklı hala o içinde Allah var sandığım bacaların olduğu teraslarda...

*Yahudi-Rum komşularımız vardı...Vivi teyze.. Terzi jak Amram, Ester teyze..

*Apartman bodrumlarına saklanan kaçak marlborolar ve satıcıları...

*Tüp kuyrukları, Sanayağ kuyrukları...

*Coca-Cola'yı bi dıgışta içme yarışları...

*Niyet çekilişleri..(Hiç çıkmayan o büyük madlen çikolatayı şimdi alacak para var ama..O heyecan?)

*Bilyeli arabalarımız vardı bizim..Şişhane'den bir başlardık kaymaya (şimdi ki Sarkuysan'ın yanı) Allah ne verdiyse...

*TRT İst. Radyosu Yurttan Sesler Korosu'nun unutulmaz nağmeleri..

*Beyoğlu Hastanesi'nin ve de mahallemizin kahverengi elbiseli, bazen deliye çevirdiğimiz yaman bekçisi...

*Donla Sarayburnu'dan denize girmeler, Gülhane'de gezmeler..

*Yıldız Parkı'nda, Taksim de "Vaaarr mı soovuuk sudan içeeeenn!" bağırtılarıyla su satmalar..

* Elinde çıngırağıyla tepsi içinde miss gibi yoğurt satan yoğurtçular...

* Off ulan off ! Çoçukluğum.. Özledim bee.. ( devam edebilir)

oğuz
05-10-2006, 10:33 AM
Ağabeğ, bu başlığı nereden açtın ya! Çok kötü oldum.

Colpan sende ne çocukluk yaşamıssın be kardeşim...:shock:

kurshad
05-10-2006, 02:12 PM
Al benden de o kadar.. Colpan'in cocuklugunda hatirlamaya degecek bir tane guzel ani yok anlasilan. Roketler, olumler, kursunlar..
Icim karardi be Colpan.

Bunca yasanandan sonra adam Turkcu olmayacak da ne olacak??

Destankutluhan
05-11-2006, 04:09 AM
Boyle bir baslik acilir mi simdi !!!

Duygulaniyorum okurken, ilk firsatda ben de birseyler yazacagim.

Saglicakla,

Han
05-11-2006, 08:20 AM
hehe bizim çocukluğumuzda...

- bizde kurtla tavşan çizgi filmini işleyen bir sakız olurdu. onu çiğnemek karizmaydı. tabi yıllanmışları da olurdu piyasada. artı bazen sokakta asfalt katranından da bir parça alır, çiüner adına da kara sakız derdik.

- kreşe giderdim. bütün herkes özbekti. ama derslerimizde özellikle müzik saatinde hep rusça şarkılar söyletirlerdi. bir iki tane de özbekçe olurdu. ama özbekçeleri hep Leninle ilgiliydi.

- 3 kanalımız vardı. 1 tam(ekmek), 2 yarım(ekmek arası) rus kanalı. Yani biri Moskova, Almatı ve Taşkent kanalları. En iyisi moskova kanalı idi. Çünkü hafta sonlarına mahsus olmak üzere haftada iki gün sabah 10 ila 12 arasına denk gelen saatlerde çizgi filmi yayınlardı.

- sevdiğimiz ve bildiğimiz film Alman-Sovyet savaş filmleriydi.

- savaş-savaş oynadığımızda sevmediğimiz taraf Alman (biz nemis derdik) olurdu. güya yaralandığımızda sovyet filmlerindeki kahraman rus askerini ölüm sahnesindeki gibi ayak kollar açık halde sırt üstü düşer sonra bir matem melodisini mırıldanırdık.... çok gülesim geliyor.

nogayhan
05-12-2006, 03:18 AM
_Benim cocuklugumda Rahmetli Amcamin bakkali vardi;yun,tiftik ,bugday,arpa,yulaf,cavdar,yumurtayla alis veris yapilirdi ha!birde kaysi cekirdegi
_Hediyeli cikletler satilirdi oyuncakli falan mesela,bir keresinde fotograf makinasi vardi hediyelerin icinde,araya araya bulmustum icinde fotograf makinesi kazandin yazan cikleti,sonrada o cikleti en uste koyup milletin icinde cekmistim ben kazandim diye,ama hic fotograf cekemedim:oops:
_Rahmetli Babaannem(ayyem) sabah erkenden uyandirirdi kuzu gudecen diye ,kuzulari birakir koyumuzun disindan akan cay kenarinda corak camurdan araba,kamyon yapardik,ellerimiz catlardi tuzlu camur yuzunden,kuzular baska kuzulara karisir ayirincaya kadar akla karayi secerdik eksik kuzuyla eve gelince dayak:lol:
_Koyun isleri bitmezdiki,kaysi cirpardim agacin tepesine cikip,ki kurumasi lazim,ogle vakti olur koyunlar gelir onlarin basini tutardim,ki sagilmasi lazim,sebze bahcemiz vardi,ben sulardim:shock:
_Plastik topumuz olurdu o patlayinca icine saman yada sap doldururduk
_Derken Amcam kolali icecek getirdi bakala,koyde elektirik , yok kel Abdurrahman in cesmesinden kovayla su getirip icine gazoz ve kolalari koyardik sogusun diye ve kola icerken icine sekerli leplebi atardik kopursun diye:lol:
(daha devam edecem)

oğuz
05-12-2006, 03:49 AM
Bizim oyuncaklarımız şekerpancarından traktörler veya elmadan tekerlekli arabalar olurdu...

Her akşam iş çıkışı dedemizi beklerdik yokuşun başında.onun verdiği bozuk para ile bakkala koşar renkli şekerlerden alırdık...

Harman zamanları geceleri çalışırdık.boşlukta en büyük zevkim traktörün vagoruna yatıp milyonlarca yıldızı seyretmekti...

Senede bir Kösedağı şenliklerine giderdik.Yaylada etler ve bulgur pişirilir yanında ayran ikram edilirdi...

Bide define arardık.Yaşlıların oraya buraya sakladığı ceviz,fındık,pestil gibi ganimetleri bulur tenhada aramızda paylaşırdık...

Bu şarkı burada bitmez:cool:

narcoleptic
05-12-2006, 04:39 AM
bitmesin şarkı o zaman :twisted:

* mahalle viranelerinin tuğlalarını zımparalardık.sonra onlardan araba yapardık.dünyanın ilk tekerleksiz arabalarını yaptığımızı düşünürdük.kimimiz taksici olurdu kimimiz polis,kimimiz bakkal,vs,..

* bi kere inşaat borularını birbirine ekledik.100 metre uzunluğunda bi telefon hattı çektiğimizi düşündük.birimiz boruların bi ucuna kulaını dayadı,öbür uçtakinin söylediklerini dinlemeye başladı.100 metre ötedeki arkadaşın sesini az buz duyuyoduk ama o kadar:lol:

* karikatürlü sakızlar yeni yeni çıkmıştı o zamanlar.hareketli karikatürler vardı.hani biraz sallardınız,çizgi film hareket ederdi üstünde.küçük kare bi şiydi.

* susam sokağındaki minik kuşu hiç sevmezdim.hep tüylerini yolasım gelirdi:lol:

* mahallede çok eski bi yahudi kilisesi vardır.çok eski bi şiy.virane şu an.o zamanlar boştu alt katı.tavan ikonalarının arasında üst katın altını üstüne getirirdik.orda oynamak keyiflydi bizim için.ama hiç altın bulamadık:evil:

* kilisenin çatısına her akşam baykuş konardı.aynı saatte kilisenin bahçesinde ayakta dursanız her akşam,baykuşu görürdünüz.sapanlarla baykuşu vurmaya çalışırdık.attığımız her taştan sonra baykuş biraz havalanırdı,sonra yine aynı yere konardı.çok zeki bi kuştu,hiç vuramadık onu:lol:

* Kur'an kursuna giderdik.mihrabın minberin etrafında yatardık.camiinin içinde at koştururduk nerdeyse.hocanın üstüne atlar,onu yere düşürürdük.tespihleri havaya atar,yere düşünce yerde arapça bir harf oluşturduunu düşünürdük:lol: (tıpkı Turan Dursun'un odasının duvarına süpürgeyle su serpip şekil olmadığını gördükten sonra ateist olması gibi.ama biz Allah'a inanırdık,şimdi de inanıyoruz çok şükür.o zaman acaba ne derdik biri Turan Dursun'un dediğini demiş olsaydı:twisted: )

* ramazan aylarında tüm komşular bi evde toplanırdı.çok kalabalık olurdu toplantı evleri.hep beraber eğlenilirdi.bi keresinde evin yaşlı sahibesi bi ramazan gecesinin ilerleyen saatlerinde yüzünü gözünü una bulamıştı.biz o beyazın un olduunu çok korktuktan sonra anladık.elinde eski bir asa vardı.çok korkunç görünüyordu.herkese sopa atıyordu.

şimdi nerde o eski Ramazanlar.nerde o eski muhabbetler:evil:

evgin
05-12-2006, 05:15 AM
bizim çocukluğumuzun geçtiği şehirde evlerin dış kapıları çift elcekliydi,büyüdüm evde gece 2 tur atıyorum en ufak tıkırtıda,kapı kilitlerini kontrol ediyorum.

narcoleptic
05-13-2006, 06:19 PM
yetişkinlikten
büyümekten
problemlerden
imkansızlıklrdan
hastalıklardan
kaçmanın tek yoludur çocukluk.
içimizdeki çocuğu öldürmeden :

http://img167.imageshack.us/img167/1819/kidsbyferocello8bp.jpg


Güzel günler göreceğiz çocuklar,
güneşli günler
göre-
-ceğiz...
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
Işıklı maviliklere
süre-
-ceğiz...
Açtık mıydı hele bir
son vitesi,
adedi devir.
Motorun sesi.
Uuuuuuuy! Çocuklar kim bilir
ne harikuladedir
160 kilometre giderken öpüşmesi...

Hani şimdi bize
cumaları, pazarları çiçekli bahçeler vardır,
yalnız cumaları
yalnız pazarları..
Hani şimdi biz
bir peri masalı dinler gibi seyrederiz
ışıklı caddelerde mağazaları,
hani bunlar
77 katlı yekpare camdan mağazalardır.
Hani şimdi biz haykırırız
Cevap:
açılır kara kaplı kitap:
zindan...
Kayış kapar kolumuzu
kırılan kemik
kan.
Hani şimdi bizim soframıza
haftada bir et gelir
Ve
çocuklarımız işten eve
sapsarı iskelet gelir..
Hani şimdi biz...

İnanın:
güzel günler göreceğiz çocuklar
güneşli günler
göre-
-ceğiz
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
ışıklı maviliklere
süre-
-ceğiz.


Nazım Hikmet Ran

Ezgili Yürek
05-14-2006, 04:06 AM
Bu vesileyle Türk şiirinin en büyük ustasını burada görmekten şeref duyduk.Bu budur sevgili kardeşim.
Biz de kendi kendimize diyoruz ki burada dostlar Nazım sevmez.Kim.!?Katiyen aslı yok,külli yalan...Abesle iştigal ve laf-ı güzaf...Arkadaşlar Nazım sevmez de @Narcoleptic kardeşimin yukardaki yazısı nedir?
Kıskananlar zayıf yerden çatlasın.
Teşekkür ederim.

Administrator
05-14-2006, 04:24 PM
cocuklugum sovet doneminin sonun ve uzbeksitanin ilk bagimsizlik donemlerine ayittir. eh nerede o gunler ozzelikle 86 - 92 yillar arasini cok ozledim,tv de filan reklam yoktu insanlar reklam ne oldugun bile bilmiyordular :lol: sovetlerde ilk yayinlanan brazliya teledizisi "kole izaura" idi o film cocuklugu hatirlamak icin tekrar syeretecektim :wink: hatirliyorum...89 yilinda "pioneer" olmushtuk shu pioneer kravatini takiyordum ve hergun o kirmizi kumasa utu vuruyordum.. (moskovadan gelen pioneer kravati daha kaliteliydi )..mahlledeki agabeyler askerden gelince evine cikiyorduk onlar cocuklara hercesit sey getiriyorladular shu dogu almanyada askerlik yapanlar en cok guzel seyler getriyordu,,o zamanalri bu btopraklarda bati "buble gum"
veye coca cola ne kadar exotic seyler oldugun bilseydiniz ,cocuktum bir kizi seviyordum(sonra bir kac tenesini :lol: ). yaarsam cok olur ama..

Administrator
05-14-2006, 04:27 PM
- sevdiğimiz ve bildiğimiz film Alman-Sovyet savaş filmleriydi.

qolga tushmas qasoskorlarchi? :wink: mana hozir oylab turib shu film esimga kelib qoldi ...eh lekin zamonlar boshqachaydi...

Demir Kağan
12-18-2006, 10:18 AM
Hatırladığınız anıları paylaşın.. :)

Şimdi sene teeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee 1993, ben o zamanlar 5 yaşındayım. Evimizin yan tarafı arsa, bahçe gibiydi. Solucanlar vardı orada.. Benim de en büyük zevklerimden birisi ansiklopedilerdeki resimlere bakmak ve solucanları çiviyle ortadan ikiye ayırmaktı. Tak diye tam ortasından geçirirdim, sağa sola kıvranırdı, hatta bazen toprağa çivilerdim. :lol: :lol: :lol:

Bir keresinde de, muhabbet kuşunu almıştım elime, boğazını sıksam ölür mü acaba diye düşünürken kendimi kuşu boğazlarken yakaladım, şükür ki iş işten geçmemişti. :lool:

oğuz
12-18-2006, 10:20 AM
Dejavu :rolleyes: :cool:

Demir Kağan
12-18-2006, 10:22 AM
Hadi canım.. :lool:

Mgas
12-18-2006, 10:24 AM
Bende sanıyordum sade ben sadistim. Yani sineğe iğne geçirip suya sokup ne zaman ölür diye dakikalarca beklediğimi bilirim(Ölmedi vallahi ezmek zorunda kaldım ). Ahh ahh kaç arkadaşıma sinek yakıp yedirmiştim ben... (Canlı,canlı yakardım birde yanana kadar benimde elim yanardı )

Sonra peygamber devesi denen karıncayla örümcek bulup birbiriyle dövüştürürdük. Peygamber devesi örümceği yerdi

Efenim sineklerin kanatlarını kesip boğazlarına ip bağlardım. Yada tek kanatlarını keserdim uçmaya çalışırken pek komik olurlardı. Mercekle böcekleri falan yakardım... böyle işte sadisttim ben küçükken.

eflatunn
12-18-2006, 10:32 AM
Benim çocukluğum tam bir komedidir.Mesela ilk aklıma geleni anlatayım.Bir gün oturduk böyle yemek yemek için.Kardeşim de yanımda oturuyor.Doğduğu günden beri hep kıskanmışım onu.Neyse yemekleri koydular.Kardeşimin tabağına baktım. 'o tabağın içindeki ne ya' dedim.Bakmak için eğildi tabi.Kafasından tuttuğum gibi tabağın içine soktum.Herkes dondu kaldı.Kardeşimde uzun süre ağlamıştı.Herhalde bu olay olduğunda 7-8 yaşındaydım.Ammmaaaa bu işleri hiç bırakmadım.

oğuz
12-18-2006, 10:38 AM
Hadi canım.. :lool:

Ben belgesiz konuşmam !!!

http://forum.arbuz.com/showthread.php?t=34469

:lol: :lol: :lol:

Bu arada Türkistan bölümüne börtü böceğin niye yaklaşmadığı yavaş yavaş belli oluyor :rolleyes:

Demir Kağan
12-18-2006, 10:38 AM
Benim çocukluğum tam bir komedidir.Mesela ilk aklıma geleni anlatayım.Bir gün oturduk böyle yemek yemek için.Kardeşim de yanımda oturuyor.Doğduğu günden beri hep kıskanmışım onu.Neyse yemekleri koydular.Kardeşimin tabağına baktım. 'o tabağın içindeki ne ya' dedim.Bakmak için eğildi tabi.Kafasından tuttuğum gibi tabağın içine soktum.Herkes dondu kaldı.Kardeşimde uzun süre ağlamıştı.Herhalde bu olay olduğunda 7-8 yaşındaydım.Ammmaaaa bu işleri hiç bırakmadım.

Hâlâ yapıyor musun? :lool:

eflatunn
12-18-2006, 10:41 AM
Hâlâ yapıyor musun? :lool:

Eh tam olarak öyle olmasa da :lol:
Bir yanım hep çocuk olarak kalacak galiba.Biraz deli...

eflatunn
12-18-2006, 10:43 AM
Hatırladığınız anıları paylaşın.. :)

Şimdi sene teeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee 1993, ben o zamanlar 5 yaşındayım. Evimizin yan tarafı arsa, bahçe gibiydi. Solucanlar vardı orada.. Benim de en büyük zevklerimden birisi ansiklopedilerdeki resimlere bakmak ve solucanları çiviyle ortadan ikiye ayırmaktı. Tak diye tam ortasından geçirirdim, sağa sola kıvranırdı, hatta bazen toprağa çivilerdim. :lol: :lol: :lol:

Bir keresinde de, muhabbet kuşunu almıştım elime, boğazını sıksam ölür mü acaba diye düşünürken kendimi kuşu boğazlarken yakaladım, şükür ki iş işten geçmemişti. :lool:

Ayrıca seninki de pek akıllı işi değilmiş :D

Mgas
12-18-2006, 10:46 AM
Bu arada Türkistan bölümüne börtü böceğin niye yaklaşmadığı yavaş yavaş belli oluyor :rolleyes:

Zuhahaha doğrudur. Benim arkadaşlar bu yaz hamam böceğinden çok çektiler hergün anlatıyorlardı şuradan buradan çıktı diye. Ben en fazla 2 kere görmüşümdür by yaz o da onları son görüşüm olmuştur zaten :twisted: (Hamam böceklerini elektrikli süpüge ile temizlerdim atalarının halini biliyorlar girmiyorlar evime )

Demir Kağan
12-18-2006, 10:46 AM
Eh tam olarak öyle olmasa da :lol:
Bir yanım hep çocuk olarak kalacak galiba.Biraz deli...

En iyisi.. ;)

Ayrıca seninki de pek akıllı işi değilmiş :D
İltifatınız için katta raxmat falan yani. :lool:

eflatunn
12-18-2006, 10:54 AM
En iyisi.. ;)


İltifatınız için katta raxmat falan yani. :lool:

Yalan mı?:lol:
O yaptığını kardeşimde çok yapardı.Zavallıları ikiye bölerdi.Sonra seyrederdi.Böldükçe çoğalıyolar ya hoşuna gidiyormuş.Bazen suyun içine falan atıyordu.

Demir Kağan
12-18-2006, 10:57 AM
Bizi korkutmak için yarasalara uçan cinler diyen büyüklerime selam ediyorum. :lol:

Aybike
12-18-2006, 11:33 AM
Küçükken hindiyi oruç sanırdım..:)
bide duvarlardaki İLAN yapıştırılmaz yazısını yanlış anlardım..
İLAN=YILANIN küçüğü yani solucan sanırdım...Ve bir kere solucanı duvara yapıştırıp kaçmış ve uzaktan polis gelcekmi diye bakmıştım..

asena
12-18-2006, 01:50 PM
5-6 yaslarimdayken Kizilay'in ortasinda bagira bagira "Anneeee,pe****nk ne demek?" diye sormustum.

nurhak
12-19-2006, 06:46 AM
Birgün karpitten patlayıcı yapmayı ogrendik ve bu tüm mahallenin kabusu oldu,mahaledeki tüm ebeveynler ortada ne kadar kücük teneke kutu varsa imha edebilmek adına cöp karıstırmaya baslamıstı,(cöpten birseyler toplamanın bu olaydan sonra basladıgı rivayet olunur)....!!!

DrAydan
12-19-2006, 08:09 AM
:)Bunu hi unutmam 1991 yılıydı.Okuldan dönmüş ödevlerimi yapmamıştım arkadaşlarımla oynuyodum.Annemin işten dönme saati yaklaştıgında ödevlerimi yapmadıgımiçin korkumdan dolabın içine saklanmıştım.Ve orada da uyuya kalmıştım.Beni ne kadar aramışlar aramışlar bulamamışlar sonunda babam polise haber etmeye karar vermiş.Babam evden çıkar polise gitmiş.Ninem bi tesadif sonucu dolabı açtıgında uykulu halde dolabtan yere düşmüşüm:).O zamanlar da babamda cep teli yoktu haber edememiştik neyse sinirlerinden sabaha kadar annemle babam uyuamamışlar:).Bu arada beni de uyutmayıb ödevlerimi yaptırdılar :)

oğuz
12-19-2006, 08:29 AM
İlginç :shock: :rolleyes:

Küçücükken hatırlamadığım bir konu sebebiyle Annemden zılgıt yemiştim.Daha sonrasında içten gelen zırlamaların eşliğinde annemin kullandığı dikiş makinesinin aralığına sığındım.Ne kadar zaman kaldığımı hatırlamıyorum SIZMIŞIM...

Bu süreçte Annem misafirlerini uğurladıktan sonra evde beni arıyor ve bulamıyor.Dikkatini çeken şey ayakkabılarım evde olduğu halde ben yokum:lol:
mahallenin tüm abileri harekete geçiriliyor ve ben aranıyorum:lol: :lol:
Gençler çıktıkları seferden elleri boş dönünüce ev bir kez daha gözden geçiriliyor ve sızdığım ve sığındığım noktada YAKALANIYORUM:lol:

Valide hanım mevzu eski günlere gittiğinde keyifle anlatır durur bu hikayeyi :cool:

dila73
12-19-2006, 10:43 AM
çocuktum, yazlarım köyde geçerdi, okulun biran önce kapanıp köye gitme zamanının gelmesini çok isterdim...
büyük bi traktör tekerinin, sulama sırasında biriken sudan geçerken oluşturduğu çamurdan alıp da taşların arasına ve üzerine sıvayıp minik fırınlar yapardım...
ayçiçekleri olunca günebakanların küçük olanlarından seçip, çekirdeklerini çıkarıp ortasını deler bi çubuğa geçirip tekerlekler yapardım, ince uzun gövdesini de onu kumanda etmek için kullanırdım, dünya umurumda olmazdı, koşup yorulup acıkıp, büyük ninemin köy ekmeği üzerine sürdüğü ev yapımı ayçiçek yağı ve biber tadına koşardım...
güzel günlermiş
dönüp baktığımda çocukluğuma, bi burukluk sarıyo içimi, hergeçen gün yaşlandığıma mı.... bilmem...

timurlenk
12-19-2006, 01:42 PM
babaannem vardı beni bakıp büyüten...tertemiz vede bir sürü acıları göğüslemiş bir anadolu kadını idi,serin yayla gecelerinde ona sarılıp uyur,
sıcak vede sacda pişirilmiş mısır ekmeklerini tereyağı ile yer ,sağa sola sakladığı biskuvileri bulup yerdim,elimde bir sopa hayvaları kovalardım.. her akşam dedem atın sırtına beni bindirir atı çeşmeye götürürdüm...hayatımın en güzel yılları idi şimdi ise yitip giden o eski insanlar vede anılar hüzün demek malesef...

Ahde Vefa
12-19-2006, 01:45 PM
simdi....... rivayetlere gore, 4 yasindayken assagidaki haliyi yakmissim, sonra yukariya gidip babama "assagida ates var" demissim.

veeee hala piroman kanim agir basiyo valla, piroman olarak dogdum ben, piroman olarak olecegim. Allah islah etsin ! :D


ha sene istiyorsaniz, 1500-1000 M.Ö civarinda......

Aybike
12-19-2006, 03:03 PM
torunum geçen yaz bende kaldı....3 ay.
aybike hanım..3 yaşındaydı..
sonlara doğru galiba anneyi ve kardeşlerini özledi..uyuzluklar yapmaya başladı.
Ben el divan ne isterse yapıyorum tabi..Bir gün beşiktaş çarşısına indik.ne isterse alıyorum ama bu memnun değil..habire gıcıklık yapıyor..
çarşıdan ayakkabı aldım onu giycem diye tutturdu..giydirdim..şimdi çıkar yalın ayak yürücem dedi (Hava hafif yağmurlu)
-Yapma kızım..
-YAPCAAAAAAAAAAAAM
elimi bırakıp kalabalığa karışcakmış..
-Etme kızım..
-ETCEEEEEEEEEEEEEEEm
bu bütün gün devam etti..yapma..yapcaaaaaaaaam
etme-etceeeeeeeeeeeem
gitme-gitceeeeeeeeeeeeeeeeeeeem..
Ben bu arada onu yalayıp yutuyom tabi..sevgi büyük..
neyse taksiyle eve dönüyoruz bir arkadaşa uğramak için indik..tam jandarmanın önü...
Bu kapıda nöbette bekleyen askere bakarak.
-Bu kiiiiiiiiiiiiiiiiiiim?
-Jandarma..
-JANDARCAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAAM.....

Beni düşünün ben yerde...gülmekten..
Zavallı asker kımıldayamıyor ama gözlerinden yaş geldi çocuğun....

turkkizi
12-19-2006, 03:28 PM
Annemler bir yere gitmiş yine beni teyzemin evine bırakmışlar.Pek nazlı bi çocuk olduğum için teyzem aynı Aybike Ablanın yaptığı gibi yağlar ballar şeklinde seviyor beni,bi özen bi özen üzerime titriyor.Ben sıkılmaya başladım çünkü kuzenlerimle oynamaktan hiç hoşlanmıyorum,onlar üç taş oynamak istiyor,bense ellerini taht yapıp beni gezdirsinler..:)
Teyzem fark etmiş olacak ki beni bakkala götürüp meyve suyu alıyor.Yolda da sıkı sıkı tembihliyor:
*Evdekilere söyleme sakın tamam mı canım?(kuzenlerimi kastediyor)
- Hı hı peki teyzecimm.Vallahi söylemem kimseciklere..
Derken akşam annemler geliyor,teyzem biz hiç sıkılmadık ki diyor anneme,bebeklerimizle oynadıkkk,masal okudukkk,bakkala gittiiiikkkk..
Ben atılıyorum: Hayır gitmedik!!
Teyzem biraz mahçup: Gittik ya güzelim hani ben sana meyve suyu aldım , hani ille vişneli dedindi..
Tabi ben kabul etmedim, o vişne suyunu içtiğimi de söylemedim..Eee söz verdik o kadar:))

Mgas
12-19-2006, 03:33 PM
Çocukluk anılarım çoktur benim. Yine bir şeker bayramı. Erkenden kalkıp namaza gideriz,sonra çabucak eve gelir aileden para tırtıklarız, akabinde parkta buluşup oyuncakcıdan torpil,kızkaçıran ve boncuklu silahlar,kutularca da cephane alırız. Birde bir sidik yarışımız vardır: "Kimin silahı daha iyi olacak" diye bu sebeple herkes en pahalısını almaya çalışır yani kaliteli "vurdumu giren" türden silahlar alırız. Neyse torpilleri kağıda sarar, silahları poşetten çıkarır şarjörlerini dolurur yaklaşık 7 kişi elimizde silahlar düşeriz yola. Tabii o zamanlar serserinin önünde gideniyiz öyle diğerleri gibi gidip parkta falan torpil patlatmıyoruz psikopatız ya :D Mesala gideriz bir cafenin önüne bir arkadaşımız içeiye torpil sallar, bizde dışarıya pusarız. Torpil patlar,yerin sahibi dışarı fırlar bizde o sırada adamı boncuk yağmuruna tutarız. Tabi biraz attıktan sonra topuk. Bu noktada bazılarımız paçayı kaptırır temiz bir dayak yer ama biz durmazdık "ölen ölür kalan sağlar bizimdir" diyerek eylemlerimize devam ederdik. Öğlene kadar bazı yerlerde pusup sokaktan geçen vatandaşı boncuğa dizerdik. Öğlen geldiğinde de şeker toplamaya çıkardık. Şehrin bir ucundan girip diğerinde çıkardık taa ki akşam oluncaya kadar. Şeker toplamamızda bir acaipti. Apartman asansörlü ise hepimiz asonsöre abanır ve bir arkadaşımız orada icraatını görürdü. Zili çalıyoruz tabii ev sahibi bakıyor hepimizin elinde silah yüzlerimiz koşmaktan kıpkırmızı olmuş ama yinede açıyorlardı kapıyı. Diyelim ki elimize kalitesiz şeker verdiler (cam şeker), apartmandan çıkarken ev sahibinin zilini çalardık. Adamcağız veya kadıncağız kapıyı açar,açmaz atardık içeri torpili ve kaçardık. Tabii o zamanlar çocuğuz,bilmiyoruz kalip hastası falan çıkar,yazıktır günahtır diye. Yanısıra bazılarıda delikten bakar kapıyı açmazdı, onların da kapılarının önünde ki terlikleri ya aşağı atar yada üzerine.... (anladınız). Apartmanın çıkışında ise lambaları boncuklu silahlarla ateş ederek patlatırdık. Bir-iki atışla patlamadığı için seri ateşe tutardık, en sonunda patlardı patlamazsada inat eder taşla parçalardık.
Akşam vaktide mahalleye geri döner biraz daha torpil tedarik eder ve mahallenin su borularına sabote etmeye giderdik. Ertesi sabah herkes uyanır,bakar boruları paramparça. :D Boruları torpilleyip izlemiyoruz tabii "ne olacak" diye, hemen fitili yakıp topuk. Böylece tüm mahallenin su borularını sabote ettikten sonra (tabii bizim apartmanlar hariç :D ) geri döner kontrol ederiz, bazıları vardır kaliteli olanlar parçalanmamış inat ederdik onuda parçalardık :P Boru sabote işlemi bittikten sonra da gece yarısı mahallede ki apartmanların (yine bizim apartmanlar hariç) hepsinin ziline basar, kaçar ve evlerimize dağılırdık. Dolu,dolu geçerdi bayramlarımız. Birde şimdi...

nurhak
12-20-2006, 02:47 AM
İnsaallah bizim cocuklarımızında ileriki senelerde anlatacakları,hatırlayabildikleri anıları bizlerin ki kadar temiz,saf ve masum yaramazlıklar olur.saygılarımla.



not:baksanıza simdiden bizler ah nerde o eski günler,eski bayramlar demeye basladık,ya onlar...

BoRaN
12-20-2006, 04:41 AM
4-5 yaşlarındaydım her halde hayal meyal hatırlıyorum Babamın ve annemin işi geregi Ankara'da Yaşıyorduk Tabi ekomomik şartlarımız cokda iyi sayılmazdı:( . Bizim evin yukarısında Bir oyuncakcı dükkanı Vardı Vitrinine O Kocaman plastik kamyonlardan koymuşlar ve biz mahallenin cocuklarıyla beraber Belki 3 yıl her gün O vitrinin karşısına gecer saatlerce O kamyona bakardık. Oysa hiç birimizin degildi O kamyon ama kimse almasın Onu benim babam bana alacak diye aramızda kavgalar ederdik halen O kavgaların anısını Sag bacagımın diz kapagında ''Ufak!'' bir iz olarak taşıyorum. Bu Anı bana cok şey ögretti hayat hakkında. Saygılar

Demir Kağan
12-20-2006, 04:49 AM
Abi gomunüs damarlarımı attırmayan anıları tercih ederim. :)

black_cat
12-20-2006, 05:11 AM
5 yasindaydim sanirim, anneme : anne baska kardes almayalim yoksa simdikini de sevmem, hem cok masrafli olur demistim:)

eflatunn
12-20-2006, 06:25 AM
erik,kiraz ve bunun gibi çekirdekli birçok meyveyi yiyor çekirdeklerini de caddeden geçen insanlara atıyordum.hem de isabet alarak.sonradan onların öyle şaşkın şaşkın etrafına bakınmaları,sinirlenmeleri hoşuma gidiyordu.Sonrraaa bu yaz aynı şey benim başıma geldi.yolda yürürken arkadan birisi aynı şekilde bana birşey attı.döndüm baktım.çocuğun biri sırıtarak dükkana girdi.o sinirle nasıl peşinden gidersin.dükkana bir girdim artık allah ne verdiyse...dükkan sahibi öylece kalakaldı.adam ağzını açıp tek kelime söyleyemedi.ben de sonra çıktım gittim.şimdi düşünüyorum da çocuğa biraz haksızlık etmişim.

eflatunn
12-20-2006, 06:45 AM
başıma gelen iğrenç bir anıdır bu.
2 yada 3 sene önceydi.dışarı çıktım.arkadaşıma gideceğim.çapa tıp fakültesinin önünde yürüyorum.otobüse binecektim oraya doğru yöneldim.kırmızı ışık yandı.neyse bende tramvaya bineyim dedim.çapa tramvay durağında bekliyorum.geçen otobüslere bakıyorum.baktığım otobüste birden bir patlama oldu.bombaymış.sonra otobüsün penceresinden insanlar fırladı.ölenler,yaralananlar.ortalık karıştı.gözümün önünde insanların parçalanmış kolları,bacakları geçti sedyelerle.bir tanesinin belden aşağısı yoktu.iğrenç bir görünüm.dondum kaldım.korktuğumdan falan değil.ama eğer kırmızı ışık yanmasaydı bende orada olacaktım.insanların gözümün önünde nasıl parçalandığını gördüm.insan hayatı bu kadar basit.işte o günden sonra hiç birşeyi kafama takmıyorum.günümü yaşıyorum.hiç bir şey benden önemli değil

oğuz
12-20-2006, 06:51 AM
başıma gelen iğrenç bir anıdır bu.
2 yada 3 sene önceydi.dışarı çıktım.arkadaşıma gideceğim.çapa tıp fakültesinin önünde yürüyorum.otobüse binecektim oraya doğru yöneldim.kırmızı ışık yandı.neyse bende tramvaya bineyim dedim.çapa tramvay durağında bekliyorum.geçen otobüslere bakıyorum.baktığım otobüste birden bir patlama oldu.bombaymış.sonra otobüsün penceresinden insanlar fırladı.ölenler,yaralananlar.ortalık karıştı.gözümün önünde insanların parçalanmış kolları,bacakları geçti sedyelerle.bir tanesinin belden aşağısı yoktu.iğrenç bir görünüm.dondum kaldım.korktuğumdan falan değil.ama eğer kırmızı ışık yanmasaydı bende orada olacaktım.insanların gözümün önünde nasıl parçalandığını gördüm.insan hayatı bu kadar basit.işte o günden sonra hiç birşeyi kafama takmıyorum.günümü yaşıyorum.hiç bir şey benden önemli değil


Geçmiş olsun...
Keşke sizin son yazdığınız satırları,insanlar acı tecrübeler yaşamadan önce hayata geçirse...

eflatunn
12-20-2006, 06:59 AM
Geçmiş olsun...
Keşke sizin son yazdığınız satırları,insanlar acı tecrübeler yaşamadan önce hayata geçirse...

Sağolun.
AH KEŞKE :(

Demir Kağan
12-20-2006, 07:04 AM
Bir anımı daha paylaşayım sizlerle.. :lol:

Dört yaşındaydım. O zamanki evin balkonunda kendi başıma bir şeyler yapıyordum ve birden çok sıkıştığımı farkettim. Tuvalete gidene kadar kaçırırım diye düşündüm ve balkonun demirlerinden aşağıya.... :lool:

Yaptığımı gören bir kadın, "aa ne kadar ayıp" demişti ve kadına el hareketi yapmıştım. :lool:

Ah gençlik, vah gençlik.. :lool:

black_cat
12-20-2006, 08:09 AM
bi kez arkadasimla bizi rahatsiz eden yasli kadinin kapisina yasli bi adamin imzasini atarak ask mektubu yazdik:)

Demir Kağan
12-20-2006, 11:16 AM
Eniştemin, ailesiyle, en sevdiğim ablamı istemeye gelişinin ikinci seferiydi.. İçeri girdiğinde şemsiyesini bana verdi ve "Bi' yeriye koy" dedi, ben de içimden "Gösteririm lan sana ben" diye küfretmeye başladım.

Efendim, saatler geçti, aileler konuştu vs.. Giderlerken eniştem şemsiyeyi istedi. "Sana vermiştim, nereye koydun?" falan dedi ben de "Bilmiyorum, hatırlamıyorum" dedim. Neyse efendim, tüm aile efradı şemsiyeyi aramaya kalktı, evin yaramaz çocuğu saklamış, istediğiniz kadar arayın, yine de bulamazsınız. Neyse, tam giderken enişte bey demesin mi "Neyse, bir dahaki sefere geldiğimde alırım." Ben bu sözü duyunca, direkt şemsiyeyi sakladığım yerden çıkarttım, "Al şemsiyeni s..tr git bir daha da gelme" diye eniştemin arkası dönükken ensesine fırlattım. :lol:

Hehehe.. Sonraları az çekmedi adam benden. :lol:

Aybike
12-20-2006, 02:29 PM
14 yaşındaydım..
İzmir Türk Kolejinde yatılı okuyorum..
hafta sonları poligondaki eve gidiyorum..
Biz üçüncü kattayız..giriş nilüfer pastahanesi..yan taraf civan sineması...
kuzenimle balkonda oturup yazın pastaneye gelen ve bahcesinde oturan aşıklarla kafa buluyoruz..Ve en romantik anlarında tepeden leblebi atıyor saklanıyoruz filan.Öyleki ata ata hiç ıskamız yok...tam isabet.
bir gün o pastaneye 4 genç geldi..yaşları 15 - 16 filan...4 bira ısmarladılar.biralar geldi içlerinden biri tam içecek ben fındık attım CUK biranın içine..bu yukarıya baktı ve
-kardeş şunu torbası ile atında nasiplenenelim birayla iyi gider dedi..Ama biz saklanmıştık..sesi duyduk sadece..
Ama cevap hoşumuz gitmişti yani diğerleri gibi küfür etmemişlerdi..
neyse tipide merak ettik tabi..aşağıya inip dondurma alma bahanesi ile yakından göreceğiz..Dondurmayı aldık salına salına dışarı çıkarken Şööööle bir baktım..Ayyyy içim aktı ya çok şekeeeeeeeeeeeeer..:)

Aradan yıllar geçti..okul bitti..lise yani unıye gidecez berlinde...kaydım yapıldı ilk gün sınıfta birinin yanına oturdum...ama hiç yüzüne bakmadan..bir ses
-oooo kadere bak,fındık yokmu bu sefer...anlamadım tabi..ben onu alman sanmıştım türkçe konuşunca şaşırdım baktım baktım baktııııııııııııııım...hatırladım..
şimdi 26 senelik evliyiz...:)

Demir Kağan
12-20-2006, 02:46 PM
14 yaşındaydım..
İzmir Türk Kolejinde yatılı okuyorum..
hafta sonları poligondaki eve gidiyorum..
Biz üçüncü kattayız..giriş nilüfer pastahanesi..yan taraf civan sineması...
kuzenimle balkonda oturup yazın pastaneye gelen ve bahcesinde oturan aşıklarla kafa buluyoruz..Ve en romantik anlarında tepeden leblebi atıyor saklanıyoruz filan.Öyleki ata ata hiç ıskamız yok...tam isabet.
bir gün o pastaneye 4 genç geldi..yaşları 15 - 16 filan...4 bira ısmarladılar.biralar geldi içlerinden biri tam içecek ben fındık attım CUK biranın içine..bu yukarıya baktı ve
-kardeş şunu torbası ile atında nasiplenenelim birayla iyi gider dedi..Ama biz saklanmıştık..sesi duyduk sadece..
Ama cevap hoşumuz gitmişti yani diğerleri gibi küfür etmemişlerdi..
neyse tipide merak ettik tabi..aşağıya inip dondurma alma bahanesi ile yakından göreceğiz..Dondurmayı aldık salına salına dışarı çıkarken Şööööle bir baktım..Ayyyy içim aktı ya çok şekeeeeeeeeeeeeer..:)

Aradan yıllar geçti..okul bitti..lise yani unıye gidecez berlinde...kaydım yapıldı ilk gün sınıfta birinin yanına oturdum...ama hiç yüzüne bakmadan..bir ses
-oooo kadere bak,fındık yokmu bu sefer...anlamadım tabi..ben onu alman sanmıştım türkçe konuşunca şaşırdım baktım baktım baktııııııııııııııım...hatırladım..
şimdi 26 senelik evliyiz...:)

Vaaaaaaaaaaaauuvvvvvvvvvvvvvvvvvvvvv :lol: :lol: :lol: :lol:

Aybike
12-20-2006, 02:48 PM
Sen utanmıyonmu eniştene küfür etmeye bakim...haaaaaaaaaaaaaaaaaaa :)

Demir Kağan
12-20-2006, 02:53 PM
Yok abla, imrendim.

Allah ayırmasın, iki cihanda da eş kılsın sizi birbirinize.

Aybike
12-20-2006, 02:55 PM
Yok abla, imrendim.

Allah ayırmasın, iki cihanda da eş kılsın sizi birbirinize.

bizim en büyük duamız o zaten sağol...İKİ CİHANDA olursa çok süper olacak..:)

Demir Kağan
12-20-2006, 02:58 PM
Tam süper olur. 26 senedir birlikte olmanız çok harika bir şey.

Bakalım biz olabilecek miyiz? :(

Abla sırrı ne bunun? Sevgi, saygı, anlayış, ilgi, tarafların dışarıda gözlerinin olmaması?

Aybike
12-20-2006, 03:21 PM
Bak bunu bize çok sorarlar..
Bilmiyorum..Ben sadece onu çok seviyorum.ve hiç üzülmesini istemiyorum.
Hani, derler ya AŞK nedir diye..Ben kıyamamak derim..sevdiğine kıyamamak.

Demir Kağan
12-21-2006, 02:19 AM
Bak bunu bize çok sorarlar..
Bilmiyorum..Ben sadece onu çok seviyorum.ve hiç üzülmesini istemiyorum.
Hani, derler ya AŞK nedir diye..Ben kıyamamak derim..sevdiğine kıyamamak.

Hmm.. İyi yoldayız o zaman.

Teşekkür ettim abla.

Mgas
12-21-2006, 03:45 AM
Aşk nedir söyleyeyim ben sevdiğine kıyamamak falan değil sadece koca bir yalan. Nedir yani ben kedimi kıyamayıp onu sokağa atmıyorsam kedime aşıkmıyım :P
Yani aşk nedir sorusuna tek bir cevap var: Ben Kralın çıplak olduğunu farkeden çocuğum.

Demir Kağan
12-21-2006, 03:50 AM
Hocam anlıyoruz ki çok kuyruk acın var lâkin bunda suç aşkın değil senin karşına çıkanlarındır.

Geçmiş olsun. :lol:

Mgas
12-21-2006, 03:56 AM
Demir Kağan bilgin olsun diye söylüyorum ben aşka son 2 yıldır falan değil kendimi bildim bileli inanmam yani kuruk acım yok.

Demir Kağan
12-21-2006, 04:00 AM
O zaman başka yerlerde başka sorunlar var hocam. ;)

Mgas
12-21-2006, 04:05 AM
Hojam sorunda yok. Aşk denen şey sadece saçmalık. Beynin kendini kandırması. Çocuk iken zaten insanın aşk ile ilgisi olmaz ortaokul yıllarında farkına varırsın işte ben o yıllar aşk denen şeye yakınlanmıştım çünkü bana tersini söyleyen hiç kimse olmadı. Lakin lise yıllarına doğu aşk vb... birçok şeyin sadece saçmalıktan ibaret olan"görünmez uyuşturucular" olduğunu keşfettim. Yani bu tutumum sadece aşk için değil birçok şey için saçmalık diyorum. Hoşnutluk derseniz tamam derim ama aşk derseniz bunun çok büyük bir yalan olduğunu söylerim.

Demir Kağan
12-21-2006, 04:13 AM
Hoşnutluk, haz alma, ten uyumu diyorsun.. Seni gidi seniii.. :lol:

Önemli olan sevgidir abi.. Eğer 26 yıl sonra bile baktığında için titriyorsa, bu büyük bir şeydir.. Gaza geldim.

Mgas
12-21-2006, 04:54 AM
Hoşnutluk, haz alma, ten uyumu diyorsun.. Seni gidi seniii..

:P:P:P

Kaynak: http://www.cinselbilgiler.org/genel/ask-hapi.html

"ABD'li doktorların son araştırmaları gösteriyor ki aşk kimyasal bir durum ve dopamin, feniletilamin, oxytosin ve norepinephrine içeren bir hapla aşk hali yaratılması mümkün. 1999'dan beri aşkın kimyasını çözmek için uğraşan Emory Üniversitesi, aşkın kimyasını şöyle açıklıyor: "Dopamin, amfetaminin kimyasal bir kuzeni ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlıyor".

Norepinephrine, adrenalin üretimini arttırarak ayaklarımızı yerden kesip kalp çarpıntısına neden oluyor. Beynin hipotalamus bölgesinde üretilen oxytosin ise bir insana şefkat duymamızı, onunla ilgilenmemizi sağlıyor. Bütün bunların sonunda da aşk hali ortaya çıkıyor.

Monash Üniversitesi uzmanları ise aşk ilacını ilk kez ortaya atanlardan. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Bölümü'nden Dr. Ali Yağız Üresin ise, "Dopamin coşku durumunda artar ama en çok da şizofrenide yükselir. Aşk ilacı yaratırken şizofreniye de neden olabilirsiniz" diyor."

İnsanlar hap ile aşık olabiliyorlarsa demektir ki aşk sadece beyni kandırmak. Yazının sonunda da dediği gibi hapı yaparken şizofreniyede sebep olabiliyormuşuz. Neyse bu kaynak kesin değil tabi o konuda birşey diyemem ama en büyük kaynağı kendime bakarak söylüyorum ki aşk a inanırsanız olur. Bu aynı bir zihin hastalığı gibi inandığınız müddetçe olmasa bile beyin onu varmış gibi algılıyor. (Astral seyehat deneyimleri olan biri olarak beyin kandırmayı iyi bilirim dolayısıyla beynin var ettiği gerçekler ve olanlar arasında ki çizgiyi biliyorum) Ama inanmazsanız "görünmez uyuşturuculardan" bir olan aşkı kesiyorsunuz.

Demir Kağan
12-21-2006, 05:02 AM
Hoca bırak senin amacın anlaşıldı. :lol:

Sapııığğğkkk!!! :lool:

turkkizi
12-21-2006, 05:11 AM
İlkokula yeni başlamıştım.Şarktaydık o dönemler..Körfez Savaşı etkileri devam ediyor.Okula güvenli bir şekilde gidip gelemiyoruz.Babam her zaman evde olmuyor ki bizi okula götürüp getirsin.Servis diye de bir şey yok,varsa da bizim olduğumuz yerde yok.Kısacası ulaşım kocaman bir problem hayatımızda..
Durumu bilen öğretmenim iki kişiyi görevlendirmişti sınıfta.Faysal'la Seyfi.Bizi hergün evden alır eve bırakırlardı,annemin cep harçlıkları,pasta ikramları sayesinde çok sevmişlerdi yaptıkları işi.Biz ablamla onların yanında korkar konuşamazdık,sonraları bize alıştılar,biz de onlara,hergün eve yeni bi kürtçe şarkı öğrenip giderdik,babam duymasın diye o evdeyken söyleyemezdik.
Geçen yıl üniversite gezisi oldu gittim,eski evimiz,eski okulum..Her şey çok değişmiş..Faysal'ı göremedim,Seyfi de İStanbul'a çalışmaya gitmiş.....

Mgas
12-21-2006, 05:14 AM
Hoca bırak senin amacın anlaşıldı. :lol:

Sapııığğğkkk!!! :lool:

:silly: :silly: :silly:

Yok yaw sapık olsam aşk benim herşeyimdir sevgi herşeyden üstündür deyip icraat yapardım :D

Demir Kağan
12-21-2006, 05:18 AM
:silly: :silly: :silly:

Yok yaw sapık olsam aşk benim herşeyimdir sevgi herşeyden üstündür deyip icraat yapardım :D

Olmadı bu abi, bu bize uzandı. :lol:

nurhak
12-21-2006, 08:28 AM
Arada kalanlar...

BİZİM kuşaklar arada kaldılar. Bizler "bilgisayarlar" ile "daktilolar" arasında kaldık.


"Tel dolaplar" ile "buzdolapları" arasındaki kuşağız biz.

"Nihansın dideden" ile "Love story" arasındaydık.

Vitrindeki "Renkli ti-vi" ile evdeki "siyah-beyaz" arasında ne kadar gidip geldik, bilemezsiniz.

"Hamburger" ile "köfte" arasındaki kuşaktır bizim kuşak.

* * *

"Mahalle bakkalı" ile "süpermarketlerin" arasında... "Veresiye defterleri" ile "kredi kartları"nın tam ortasındaydık.

"Milliyetçilik" ile "yabancı sermaye" arasında bir yerde...

"G-string" ile "dantel don" arasında...

"Yerli malı" ile "marka" arasında...

"Aşk" ile "flört" arasında...

"Ucu parfümlü mektuplar" ile "e-mail'ler" arasında...

"Alın teri" ile "kolay para" arasında...

"Meyhane" ile "Reina" arasında kaldık...

* * *

Arada kalan kuşağız biz.

"Tel çember" ile "ateş eden pilli robot" oyuncaklarının arasında kala kala büyüdük.

"Arnavut taşı" ile "asfalt" sokakların kesiştiği köşeydi yerimiz.

İşte bakın;

"Cumhuriyet" ile "demokrasi" arasında sıkıştık, birisine koşsak öbürünü yitiriyoruz.

"Namus" ile "para" arasındayız.

Hangisi?..

"Havuç maskesi" ile "botoks" arasında...

"Berber Mahmut" ile "Erkek kuaförü Lemi" arasında kalmaktı bizimkisi.

* * *

Yine şaşkınız bu günlerde.

El öpülen, şeker ikram edilen ziyaretler mi, yoksa Antalya'ya gitmek mi bayram?..

Aradayız yine dostlar.

Böyle günler gelip çattığında benim canım sıkılır.

Uçuk aklım eski ile yeni arasında sıkışıp kalır.

Tek ayağımın üzerinde zıplaya zıplaya dönerim.

Sonunda...

Gülmek ile ağlamak arasında...

Bükerim boynumu.

Bir yanımda sevinç, bir yanımda hüzün...

.................................................. ...Bekir Coskun

not:sevgili Sehbir'in sayfasında gördüm hosuma gitti sizlerle paylasıyım istedim.saygılarımla

mustafa06
12-21-2006, 09:12 AM
Chocuk olmak güzel ama gechmişte değil,

Telden arabamızı kendimiz yapardık, chocuk aklı ile ne kadar arabaya benzerse,
şeker pancarını oyarak kasasını, dilip yuvarlatılarak tekerleklerini yaptığımız araba farklı olurdu. Kendi yaptığımız ama ikide bir kırılan kızaklarla kıshın kızak kayınca üstünü ıslatmıshsın diye bir de sopa yerdik. Kalorifer hak getire, sobanın arkasında kendimizi kurutur, ilk fırsatta yine kaymaya giderdik.
Güya bashshehirde oturuyorduk , ama evde elektrikle tanıshmamız 1968, musluk suyunu 69 yılında tanımıştık. o güne kadar derslerimizi gaz lambası ışığında yapar, bahchedeki kuyudan su alırdık.
Bisiklet sürmeyi, top sahasını bir turu 10 kurush olan bisikletchiden kiralayarak öğrenmiştim. Chocukluğumda hiç bisikletim olmadı benim. 25 yashında ilk bisikletim olduğunda chocuk gibi sevinmiştim. gözüm gibi bakardım ona.
Bizim chocukluğumuzda chocukluğu yashamak chok zordu.
şimdi her shey daha kolay, aslında imreniyorum shimdiki genchlere ve chocuklara.
Bizler oyuncağımızı kendimiz yaparken, bizimkiler aldığımız oyuncağı beğenmiyorlardı.
Bizler bir bisiklet alamazken, bizim chocuklarımız özel arabalara sahip olarak yashıyorlar, ve her arabayı beğenmiyorlar.
Bizler ilk radyoyu gördüğümüzde sessiz sessiz otururken aslında içinde kim konushuyor diye düshünürken , bizim chocuklarımız laptopla yashyorlar
Galiba erken doğmushuz erken

nurhak
12-21-2006, 02:34 PM
Peki bizim kadar niye dayanıklı ve sorumluluk sahibi degiller ve en önemliside cogunlugu mutsuz ve agresif