View Full Version : Cumhurbaşkanlığı seciminde...
mustafa06
12-28-2006, 08:07 AM
Cumhurbaşkanını AKP seçebilir mi ?
İki yıldır Cumhurbashkanlığı sechimi ile ilgili tartıshmalar sürüyor. Sechimler yaklashtıkcha Bu meclisin seçim yapamaması için her gün yeni yeni oyunlar sahneye konuyor.
işte son oyun,
Kanatoğlu kendi sözleri ile; Bu seçimi bu meclisin yapmaması gerektiğini söylüyor. ve gerekcheyide buluyor
aşağıda;
''AKP oyları yetmez
Sabih Kanadoğlu
Cumhuriyet
Yargıtay Onursal Başsavcısı Kanadoğlu, iktidarın cumhurbaşkanı seçemeyeceğini öne sürdü.
Sabih Kanadoğlu anayasa hükümlerine göre Cumhurbaşkanlığı seçimleri için AKP oylarının yeterli olmadığını, seçim için gerekli üçte iki çoğunluğun seçimin gündeme alınabilmesi için de zorunlu olduğunu savundu.
Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu anayasa hükümlerinin açık bir şekilde cumhurbaşkanlığı seçiminin en az Meclis'in üçte ikisini oluşturan 367 milletvekilinin hazır bulunması ve oy kullanması durumunda gündeme alınabileceğini belirtti. Anayasanın 102. maddesinin "Cumhurbaşkanı TBMM üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilecektir" hükmünü taşıdığını, karar için aranan nitelikli çoğunluk üzerindeki katılımın aynı zamanda toplantı yeter sayısı olduğunu öne süren Kanadoğlu, birinci oylamada seçim sandığına en az 367 oyun atılmaması durumunda sonuç alınmış olmayacağını ve bu durumda ikinci tur oylamaya geçilemeyeceğini vurguladı. 20 günlük süre içinde sonuç alınamamasının otomatik olarak TBMM seçimlerinin yenilenmesini gerektireceğini öne süren Kanadoğlu, AKP'nin muhalefetin katkısı olmadan cumhurbaşkanı seçmesinin olanaksız olduğunu, bu koşullarda muhalefet partilerinin seçimlerin yenilenmesini sağlayabileceklerini savundu. Anayasanın açık hükümlerine rağmen AKP'nin seçimi sürdürmesi halinde ise Anayasa Mahkemesi'nin seçimleri iptal edebileceğini de öne sürdü.
Haber ; Tuncay Özkan''
Demir Kağan
12-28-2006, 08:09 AM
Oyları yetse bile AKP seçmemeli. Şuanki meclis "halkın iradesi" değil "din sömürüsü"dür.
mustafa06
12-28-2006, 08:15 AM
TBMM Başkanı Bülent Arınç, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun sözleri hakkında araştırma yapmaya gerek olmadığını belirterek, ''Bu düşüncelerin, çok yanlış, hukuka, anayasal hukuka ve Meclis İçtüzüğüne çok aykırı olduğunu söylemek istiyorum. Böyle bir ekstrem düşünce, nasıl olur da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yapmış bir insanın kaleminden çıkar? Doğrusu merak ediyorum. Şaşkınlığım halen de geçmiş değil'' dedi. Arınç, NTV Ankara Temsilcisi Murat Akgün'ün, gündemdeki konulara ilişkin sorularını yanıtladı. Eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun, Meclisin cumhurbaşkanı seçmesi için 367 milletvekiliyle toplanması gerektiği yönündeki iddialarıyla ilgili soruyu, Arınç, şöyle yanıtladı: ''Biz Meclis çalışmalarıyla ilgili olarak elimizdeki dokümanı her zaman kullanırız. Geçmişte nasıl uygulamalar yapıldı, tutanaklara bakarız. Kanunlar çıkarken hangi madde üzerinde ne konuşulmuş, sorulara sayın bakan ne cevap vermiş, o cevap üzerine uygulama nasıl yapılmış, tezkereler nasıl gelmiş geçmiş, RTÜK ve Sayıştay seçimleri nasıl yapılmış, cumhurbaşkanı seçimi nasıl yapılmış? Bunların hepsi elimizin altındadır. Bunlar gizli de değildir. Bunlar internet aracılığıyla Meclisin sitelerinden izlenebilir.'' Sabih Kanadoğlu'nun sözleri üzerine özel bir inceleme ve araştırma yaptırmadığını belirten Arınç, ''Elimizin altında olan bir şey için herhangi bir kimseden bir şey istememiz mümkün değil. Sayın Kanadoğlu'nun sözleri hakkında araştırma yapmaya gerek yok'' dedi.
''MECLİS İÇTÜZÜĞÜNÜN İYİ BİLİNMESİ GEREKİR''
Bülent Arınç, bir anayasa hukukçusunun her şeyi bilmeyebileceğini ifade ederek, daha iyi bir şey söyleyebilmek için Meclis İçtüzüğünün iyi bilinmesi gerektiğini vurguladı. Arınç, ''İçtüzükle beraber, Meclis çalışmalarına yol gösteren Anayasa hükümlerini iyi bilmek gerekir, en azından Meclise arada bir gelmek gerekir. Meclis çalışmalarının nasıl yapıldığını bilmek gerekir'' diye konuştu.
''ÇOK ŞAŞIRDIM...''
Kanadoğlu'nun yazısını okuduğunda ve üzerine yapılan tartışmaları izlediğinde çok şaşırdığını ifade eden Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Hayret ettim. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yapmak, Türkiye'de çok önemli bir makamdır. Bu makamda çalışmış birinin söyledikleri 'önemlidir' diye kabul ettim. Gerçi ilk anda tepki veren başkaları, kimisi 'zırva', kimisi 'saçmalıkla'' bu düşünceleri yakıştırmaya çalışmış. Ben öyle yapmıyorum ama bu düşüncelerin çok yanlış, hukuka, anayasal hukuka ve Meclis İçtüzüğüne çok aykırı olduğunu söylemek istiyorum. Böyle bir ekstrem düşünce, nasıl olur da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yapmış bir insanın kaleminden çıkar? Doğrusu merak ediyorum. Şaşkınlığım halen de geçmiş değil.''
mustafa06
12-28-2006, 08:16 AM
''...ARGÜMAN BULMAK ZORUNDA HİSSEDİYOR''
Kanadoğlu'nun 26 Aralık tarihli yazısını incelediğinde, yazıyı yazmasının amacını, ön satırlarda fazlasıyla söylediğini belirten Arınç, şöyle konuştu: ''Sayın Kanadoğlu'na göre, bu meclis cumhurbaşkanı seçmemelidir. Ve bu cumhurbaşkanı, kesinlikle AK Parti içinden, hele Sayın Başbakan olmamalıdır. Böyle bir kabulle yola çıktığı için buna argüman bulmak zorunda hissediyor kendisini. Hiç akla gelmeyecek bir iddiayla ortaya çıkıyor. Eğer bu iddiayı ortaya atan siz ya da bir başkası olsaydı kimse üzerinde durmaz, hatta bununla ilgili program bile yapmaz, bu konuyu bir başkasına sorma ihtiyacı bile duymazdık. Bu meclisin cumhurbaşkanı seçemeyeceği konusunda bugüne kadar çok gayret sarf edenler oldu. 'Kamusal alanda başörtüsü olur mu' dediler, artık o tükendi. 'Bu Meclis yaşlandı, meşruiyeti tartışmalı' dediler, o da bitti. 'Başörtülü eşle bu iş olmaz' dediler, en sonunda pek çok itiraflarla 'Biz eşin başörtüsüyle değil, kafaların içiyle meşgulüz' demeye başladılar. Argümanlar tek tek tükeniyor. Şimdi yeni şeyler bulmak lazım. Yeni iddialar ortaya atmak lazım... Bu iddialardan bir tanesi de Kanadoğlu'nun yazdığı yazılar oldu.''
''MECLİS SÖZLÜĞÜNDE YAYINLIYORUZ''
Meclis Televizyonunun, Meclis çalışmalarını yayınladığını hatırlatan Arınç, çalışmaları ekranlardan izleyen bazı vatandaşların telefon açarak, ''İçeride 50 kişi var. 50 kişiyle kanun çıkartıyorsunuz'' dediklerini anlattı. Kendisinin de arayan vatandaşa ''550 milletvekilinin içerde hazır olması mı gerekiyor?'' sorusunu yönelttiğini kaydeden Arınç, şöyle devam etti: ''Vatandaş ''Öyle gerekmiyor mu' diyor. Halbuki öyle gerekmiyor. Hatta başka ülkelerde bizdeki gibi karar yeter sayısı, toplantı yeter sayısı bile yok. Milletvekili kendisi merak edecek, o konuya ilgi duyacak, o konunun önemli olduğunu kendisi düşünecek, varlığını kendisi tayin edecek içeride. Biz ise buna bir sınır da getirmişiz. Bu sınırı Anayasanın 96. maddesi çok güzel şekilde ortaya koyuyor. Meclis, çalışmalarına nasıl başlayabilir? Toplantı yeter sayısı... Biz bunu herkes bilsin diye Meclis TV'nin 'Meclis Sözlüğü'' adlı bölümünde yayınlıyoruz. Toplantı yeter sayısı, karar yeter sayısı nedir? Gündem, tezkere nedir? Seçim nasıl yapılır? Bütün bunları yayınlıyoruz -ki Sayın Başsavcı için değil bu, bilmeyen sade vatandaşlarımız için- Meclisin gündemi nedir nasıl çalışır, bunu söylemek için yapıyoruz.''
''CUMHURBAŞKANI SEÇİMİ ÇOK AÇIK''
Cumhurbaşkanı seçiminin de çok açık olduğunu belirten Arınç, ''İki kere iki dört. Buna beş, altı diyenler çok yanlış yaparlar. Hele hele bazı anayasa hukukçularının, kimi siyasetçilerin, bu işin üzerine kendilerini atmalarına da gerek yok. Sonunda herkesin gülmesine yol açarlar'' diye konuştu. Arınç, cumhurbaşkanı seçiminde Meclisin işleyişini şöyle anlattı: ''Meclisin toplanarak çalışmaya başlayabilmesi için Anayasanın 96. maddesi, üçte biri, yani 184 kişinin mevcudiyetini şart koşmuş. Ben başkanlık yapıyorum; baktım içerde kalabalık var, yoklama yapmadan toplantıya başlayabilirim. Baktım, az insan var veya birisi toplantı yeter sayısı istedi, yoklama yaparım. 184'ü bulduğum zaman toplantıyı açarım. Ne yaparsanız yapın, 184'ten başka toplantı yeter sayısını gösteren Anayasa hükmü yok. Bir karar alacaksınız, 'kanun çıkaracaksınız' demiyorum kafalar karışmasın. Diyelim ki Cumhurbaşkanı seçimine başlayacağız, bakacağım 184 kişi varsa toplantıyı açacağım. Oylama gizli oy suretiyle yapılacak zaten. Anayasanın 102. maddesi de cumhurbaşkanının nasıl seçileceğini öngörmüş. İlk turda 367 oyu öngörmüş, nitelikli çoğunluk. Son iki turda da 276'yı öngörmüş, o da nitelikli çoğunluk. 184'le toplantıyı açacağım ama belki içeride 503 kişi var. Benim için önemli olan, 184 kişiyle toplantıyı açabilmek. Oylamaları yapacağım, 367'nin altında çıkarsa tekrarlayacağım, sonra 276'da karar kılacağım. 20 gün içinde yapacağım, 4 turda 276'yı bulamazsam zaten sonucu belli, Meclis seçime gidecek. Bugüne kadar böyle oldu, bugüne kadar böyle bir iddiayı kimse ileri sürmedi.''
Oyları yetse bile AKP seçmemeli. Şuanki meclis "halkın iradesi" değil "din sömürüsü"dür.
Aynı sözleri Meclisin oyu ile seçilipte Cumhurbaşkanı olan zatı muhteremlerde söylüyor...
İlginçki ne ilginç:rolleyes:
mustafa06
12-28-2006, 08:17 AM
CHP'NİN OYLAMAYA KATILMAMASI
Arınç, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ''Başbakan aday olursa oylamaya katılmayacağız'' sözlerinin hatırlatılması üzerine, ''184'le başlayacağız, iki defa 367'yi arayacağız, iki defa da 276 arayacağız. Kimse o kişi, cumhurbaşkanı seçilecek, ilan edilecek ve görevine başlayacak. Bu iş de bitecek'' dedi. İşin sorumluluğunun kendisinde olduğunu vurgulayan Arınç, Meclisin, cumhurbaşkanını seçmek için 16 Nisanı beklediğini söyledi. Arınç, ''Önce adaylar, sonra seçim. Bunda hiçbir tartışma yok'' diye konuştu. Arınç, yazılanların, çizilenlerin, ''16 Nisana kadar daha başka şeylerin de konuşulacağının'' belirtisi olduğunu ifade ederek, Kanadoğlu'nun görüşünün, hukuki hiçbir değeri olmadığını savundu. Bugüne kadar bu konunun hiç iddia edilmediğine dikkati çeken Arınç, ''Böyle bir seçim yapıldığı takdirde Anayasa Mahkemesine gitmek ve bunu iptal ettirmek de mümkün değildir. Zorlamalarla bu işi çıkmaza sokmak isteyenleri biraz insafa, biraz akla, biraz hukuk mantığına davet ediyorum'' dedi.
''ANAYASA BAKIMINDAN BİR GRAM KIYMETİ YOK''
Arınç, sözlerini şöyle sürdürdü: ''İçeriye kim girer, kim girmez bizi ilgilendirmez. 'İçerdeki hangi partiden' diye ben buna bakmam. Oylamaya geçerim, oylama sonucunda bu rakamlar çıkarsa, o kişi cumhurbaşkanı seçilir. 'Ben girmedim, protesto ettim' diyenler, bu sözlerini isterlerse ömür boyu söylesinler. Hiçbir önemi yok. Anayasa bakımından bir gram kıymeti yok. Siyasi etik bakımından şık olup olmadığı konusunda, uzlaşma gerekirken, buna gidilip gidilmediği konusundaki tartışmalar olabilir. Dolayısıyla bu tartışmalara yol açmayacak şekilde cumhurbaşkanı adaylarının tespit edilmesi başka konu. Buna ben de 'evet' derim, başkası da 'evet' der. Ama 'Birisi aday oldu, o seçildi, ben küstüm, arkamı döndüm, içeri bile girmedim, elini bile sıkmam, yüzüne bile bakmam'... Ne istersen yap, o sizi ilgilendirir.''
ADAYLAR
Mutabakatla aday belirlenmesinin mümkün olup olmadığı ya da Meclis dışından birisinin aday olup olmayacağı yolundaki soruyu da Arınç, şöyle cevaplandırdı: ''Anayasamız, milletvekilleri arasından seçileceği gibi, 110 milletvekilinin imzasıyla, dışardan da aday gösterilebilmesine izin veriyor. 10 cumhurbaşkanı seçiminde Sayın Sezer için 5 partinin imzası alındı ama çıkan oy 330 ve 3. turda seçildi. Sayın Demirel'in seçilişi de en az oyla olmuştur. 244 bildiğim kadarıyla. 400'den fazla kişi seçime katılıyor ama 244. DYP ve SHP'nin bile oylarını alamamıştır. O zaman da başka adaylar çıkmıştır. Kaç aday çıkar bilemeyiz. CHP, 110 imzayla dışardan aday gösterebilir. Aday göstermek başka, seçilmek başka. Bu parlamento, dışardan gösterilen bir adayı seçer mi, seçmeye mecbur kalır mı? Şu anda bu milyonda bir ihtimal bile değil. Çok açık.''
''BU DAVRANIŞLAR, AK PARTİ GRUBUNU TAM TERSİNE İTER''
Arınç, Başbakan Erdoğan'ın, ''kendi içinden bir cumhurbaşkanı çıkarmaya muktedir'' bir siyasi partinin genel başkanı olarak uzlaşma konusunda çalışma yapacağını ifade ederek, ''Parti liderleri, bazı kurumlar ve kişilerle konuşacağını, onların da arzusu doğrultusunda belli bir ölçüye gelebileceğini söyledi. Ama bütün iş, sihirli söz, mutabakat... Ama siz mutabakattan ne anlıyorsunuz, ben ne anlıyorum?'' diye sordu. Arınç, şöyle devam etti: ''Bu yazılar, Kanadoğlu ve Sayın Teziç'in mutabakattan anladıkları şey, 'Siz güçlü bir iktidar partisi olabilirsiniz ama siz defolusunuz, sizin içinizden bir cumhurbaşkanı çıkmasın. Bizim gösterdiğimiz birisi cumhurbaşkanı olsun' anlayışıdır. Bu anlayış, ekstrem bir anlayıştır. Bu anlayış, mutabakatı reddeden bir anlayıştır. Bu parti boşuna mı iktidar oldu, boşuna mı 11.5 milyon oy aldı, boşuna mı 354 milletvekili var? Ne maksatla sizin gösterdiğiniz birisini seçmek zorunda kalacak? Bu davranışlar, AK Parti grubunu tam tersine iter. Oysa şunu söylemeleri gerekirdi; 'Cumhurbaşkanlığı, mutlak tarafsızlık gerektiren bir makamdır. Cumhurbaşkanı, devletin birliğini temsil eder. Cumhurbaşkanı, Türk milletini kucaklayan bir sima, bir kişilik olmalıdır. Cumhurbaşkanı, geçmişte aktif politika içinde yıpranmış bir insan olmamalıdır.' Bunun gibi mantıklı, makul şeyler söylerlerse, bunun bir karşılığı bulunabilir.'' Arınç, kendisinin cumhurbaşkanı adaylığıyla ilgili soruyu yanıtlarken de ''Ömrümüz olursa, bu konuda ne düşündüğümü, aday olup olmayacağımı, 16 Nisanda açıklayacağım'' dedi.
Demir Kağan
12-28-2006, 08:23 AM
Aynı sözleri Meclisin oyu ile seçilipte Cumhurbaşkanı olan zatı muhteremlerde söylüyor...
İlginçki ne ilginç:rolleyes:
Aklın yolu bir. :cool:
Dinin yolu 1/1000000000 :lol:
Hanedan
12-28-2006, 08:31 AM
Bu Meclis Turgut Özal'ı ve S. Demirel'i Cumhurbaşkanı seçerken bunlar yokmuydu. Kimse bi tarafından element uydurmaya kalkmasın. Bu meclis Reis-i Cumhur'u seçecek kudrete sahiptir. Halkımız rahat olsun...
eflatunn
12-28-2006, 08:34 AM
kesinlikle akp seçmemeli.seçtikleri takdirde ne olacağı belli.
iktidarda oldukları sürece vatan topraklarını taksit taksit sattılar.bir de köşke çıkarlarsa vatanı tamamen gözden çıkarır bunlar. :twisted: :twisted:
OLMAZ OLAMAZ OLMAMALI
MADDE 102 . – Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır.
Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir.
En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da üye tamsayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir.
Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder.
Kanadoğlu biraz saçmalamış.Onu Başsavcı yapanın,ben yaptıysam...:twisted:
BoRaN
12-28-2006, 09:06 AM
Demokratsak Demokrasinin geregi yapılır Bu güne kadar Demokrasiyi savunuyordu isek Bundan sonrada bu şekil olmalıdır... Aksini düşünenin tarafsızlıgından Şüphe ederim.Sonra Şapka düştü Kel göründü Olmasın...
Demir Kağan
12-28-2006, 09:12 AM
Demokratsak Demokrasinin geregi yapılır Bu güne kadar Demokrasiyi savunuyordu isek Bundan sonrada bu şekil olmalıdır... Aksini düşünenin tarafsızlıgından Şüphe ederim.Sonra Şapka düştü Kel göründü Olmasın...
Hangi demokrasi? :rolleyes:
BoRaN
12-28-2006, 09:14 AM
Bu güne kadar Cumhur başkanlığı seçimlerinde Var Oldugu Sayılan demokrasiden Söz etmiştim..:lol:
Hangi demokrasi? :rolleyes:
TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI (*)
(Kurucu Mecliste Kabul Tarihi : 18.10.1982; Halkoyuna Sunulmak Üzere Tasarının Resmî Gazetede İlanı: 20.10.1982-17844; Kanunun Halkoyu ile Kabul Tarihi: 7.11.1982; Halkoyu Sonucunun Yayımlandığı Resmî Gazete Tarihi: 9.11.1982-17863 Mükerrer)
Kanun No. : 2709 Kabul Tarihi : 7.11.1982
BAŞLANGIÇ (Değişik: 23.7.1995-4121/1 md.)
Türk Vatanı ve Milletinin ebedî varlığını ve Yüce Türk Devletinin bölünmez bütünlüğünü belirleyen bu Anayasa, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, ölümsüz önder ve eşsiz kahraman Atatürk’ün belirlediği milliyetçilik anlayışı ve O’nun inkılâp ve ilkeleri doğrultusunda;
Dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olarak, Türkiye Cumhuriyetinin ebedî varlığı, refahı, maddî ve manevî mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi yönünde;
Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;
Kuvvetler ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medenî bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve kanunlarda bulunduğu;
(Değişik: 3.10.2001-4709/1 md.) Hiçbir faaliyetin Türk millî menfaatlerinin, Türk varlığının, Devleti ve ülkesiyle bölünmezliği esasının, Türklüğün tarihî ve manevî değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılâpları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve lâiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, Devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı;
Her Türk vatandaşının bu Anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak millî kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddî ve manevî varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu;
Topluca Türk vatandaşlarının millî gurur ve iftiharlarda, millî sevinç ve kederlerde, millî varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde ve millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla ve “Yurtta sulh, cihanda sulh” arzu ve inancı içinde, huzurlu bir hayat talebine hakları bulunduğu;
FİKİR, İNANÇ VE KARARIYLA anlaşılmak, sözüne ve ruhuna bu yönde saygı ve mutlak sadakatle yorumlanıp uygulanmak üzere,
TÜRK MİLLETİ TARAFINDAN, demokrasiye âşık Türk evlatlarının vatan ve millet sevgisine emanet ve tevdi olunur.
BoRaN
12-28-2006, 09:16 AM
Bu arada Kulislerde Zülfü Livanelini'nin ismi geciyor ilgili arkadaşlara duyrulur...:lol:
Demir Kağan
12-28-2006, 09:17 AM
Oğuz abi, lafta hepimiz demokratız. :cool:
Bu arada Kulislerde Zülfü Livanelini'nin ismi geciyor ilgili arkadaşlara duyrulur...:lol:
1980 öncesi ve sonrasında Türk Askeri hakkında okuduğu plakları aklıma geldi nedense...:cool:
Oğuz abi, lafta hepimiz demokratız. :cool:
O Peynir gemisi yürüyecek ya öyle yada böyle :rolleyes: :cool:
Destankutluhan
12-28-2006, 09:21 AM
Kanadoglu'na katilmiyorum.
Ancak, RTE'nin Cumhurbaskani olmasina da karsiyim.
Bir defa AKP mecliste cogunlugu olsa da halkin genis kesminin oyu ile iktidara gelmis bir parti degil. Ikincisi RTE yapi olarak Cumhurbaskanligi mevkisine uygunluk kivaminda degil. Isciyle, koyluyle, memurla kavga eden, agzina geleni soyleyen birini o mevkide gormek istemem. En onemlisi de siyasi olarak Turkiye'de yaptiklari ileride yapacaklarinin teminati. Imamhatip kavgalarini, Turban kavgalarini, El Kadilari, AIHM mucadelelerini, Turkiye'yi kucuk dururecek soylemlerini unutmamak lazim.
Turkiye'yi daha fazla germe, daha da kutuplastirmak icin onune serilen kirmizi halilarin bitmesi gereken yoldur Cankaya. Basimiza orulen corabin son ilmiklerinden biridir o. Bu isin demokrasi adina gecistirilecek bir tarafi da yoktur.
BoRaN
12-28-2006, 09:21 AM
1980 öncesi ve sonrasında Türk Askeri hakkında okuduğu plakları aklıma geldi nedense...:cool:
Aynen Usta Bunuda görecekmişiz Vahh vahh... Aslında 20 yıl sonrayı düşünüyorum acep ne olacak!
Denktaş Cumhurbaşkanı olsun!..
28 Aralık 2006 Perşembe 13:45
Genç Parti milletvekili Emin Şirin'i bilenler bilir.
Tek başına muhalefet gibidir.
Bildiği doğruları 'pat' diye söylemekten kaçınmaz, bir işi kafasına taktıysa sonuna kadar araştırır ve gereğinin yapılması için sonuna kadar mücadele eder.
Sayın Şirin; yeni bir iddia daha atmış ortaya...
Şunları söylüyor: ''Benim çok sağlam kaynaklardan edindiğim bilgiye göre Cumhurbaşkanı adayı olarak Nimet Çubukçu'nun öne çıkma ihtimali çok kuvvetli. Nimet Hanım, Tayyip Erdoğan'ın en güvendiği insanlardan biridir. Nimet Hanım'ın babası Tayyip Erdoğan'ın meşhur Emniyet Gıda'daki ortağıdır, Nimet Hanım da Tayyip Erdoğan'ın ve Albayraklar'ın belediye zamanındaki avukatıdır. Ayrıca görüntüsü itibariyle de kolay kolay kimsenin itiraz edemeyeceği bir aday olarak ortaya çıkar.''
***
İddia aynen bu...
Öncelikle Nimet Çubukçu'yu bir tanıyalım.
1965 yılında Karaman'da doğdu.
1988 yılında İstanbul Hukuk Fakültesi'nden mezun oldu. 1990 yılından itibaren serbest avukat olarak çalışmaya başladı. İstanbul Barosu Çocuk Hakları Komisyonu'nda ve Çocuk Mahkemeleri'nde görev yaptı. AKP kurucu üyesi olan Çubukçu, 3 Kasım 2002 seçimlerinde milletvekili seçildi, 2 Haziran 2005'te Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevine atandı. Çubukçu, evli ve 1 çocuk annesi.
***
Peki; Sayın Çubukçu Cumhurbaşkanı olabilir mi?
Olursa Türkiye açısından bu durum bir avantaj yaratır mı?
Şu bir gerçek ki; Sayın Çubukçu'nun Cumhurbaşkanı olmaması için herhangi bir sakınca yok. Herşeyden önce çalışkan, dürüst ve hukuku yakından bilen bir isim...
Politize olmamış...
AK Parti milletvekili olmasına rağmen; her kesimle iyi ilişkiler kurmayı başarabilmiş bir insan.
Sayın Çubukçu'nun (bırakın seçilmesini) Cumhurbaşkanlığı'na aday gösterilmesi bile; Türkiye'nin imajı açısından çok önemli bir olay olur. Eminim ki bu durum; Avrupa Birliği ülkeleri ve diğer devletlerin ülkemize bakış açılarını kökten değiştirecektir.
***
Bir ilginç öneriyi de ben dile getirmek istiyorum.
Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş olsun...
'Bu da nereden çıktı' demeyin!..
İnanın görüştüğüm yüzlerce insandan bu ismi duydum. Diyorlar ki; ''Tertemiz bir isim. Geçmişi başarılarla dolu; çalışkan, dürüst, partiler üstü, diplomasiyi çok iyi bilen birisi... Bundan daha iyi aday mı olur? Lütfen bunu yazın...''
...
Olabilir mi, kanunlar buna izin verir mi bilemem?
Elçiye zeval olmaz!..
Kim seçilirse seçilsin; umarım Türkiye Cumhuriyeti açısından 'hayırlısı' olur.
Gündemde farklı isimlerde var...:cool:
BoRaN
12-28-2006, 09:24 AM
Kanadoglu'na katilmiyorum.
Ancak, RTE'nin Cumhurbaskani olmasina da karsiyim.
Bir defa AKP mecliste cogunlugu olsa da halkin genis kesminin oyu ile iktidara gelmis bir parti degil. Ikincisi RTE yapi olarak Cumhurbaskanligi mevkisine uygunluk kivaminda degil. Isciyle, koyluyle, memurla kavga eden, agzina geleni soyleyen birini o mevkide gormek istemem. En onemlisi de siyasi olarak Turkiye'de yaptiklari ileride yapacaklarinin teminati. Imamhatip kavgalarini, Turban kavgalarini, El Kadilari, AIHM mucadelelerini, Turkiye'yi kucuk dururecek soylemlerini unutmamak lazim.
Turkiye'yi daha fazla germe, daha da kutuplastirmak icin onune serilen kirmizi halilarin bitmesi gereken yoldur Cankaya. Basimiza orulen corabin son ilmiklerinden biridir o. Bu isin demokrasi adina gecistirilecek bir tarafi da yoktur.
Pekii sizce Kim olmalı Cumhurbaşkanı bir isim verebilirmisiniz?
Demir Kağan
12-28-2006, 09:26 AM
Sezer bir dönem daha cumhurbaşkanı olabilir.
Geçenlerde bir arkadaş Erbakan olsun demişti de biram boğazımda kalıyordu. :lol:
BoRaN
12-28-2006, 09:29 AM
Görünüş itibarıyla Bu işin altından kalkabilirmi bu Usta...?
http://img99.imageshack.us/img99/4348/ns185im4.jpg
Destankutluhan
12-28-2006, 09:40 AM
Pekii sizce Kim olmalı Cumhurbaşkanı bir isim verebilirmisiniz?
Sezer yeterince aktif olamadi. Soguk ve sosyal iliskilerde basarisiz kaldi.
Aslinda Deniz Baykal olsa fena olmaz. Adam CHP'ye civi cakmis durumda !
Görünüş itibarıyla Bu işin altından kalkabilirmi bu Usta...?
http://img99.imageshack.us/img99/4348/ns185im4.jpg
Usta gönlümde her daim rahmetli Barış Manço vardı...Şimdi ise tek düşündüğüm hükümet ile uyum içinde çalışabilecek ama AKP'nin uç söylemlerinede set olabilecek biri olmalı..
mustafa06
12-28-2006, 10:02 AM
Aslinda Deniz Baykal olsa fena olmaz. Adam CHP'ye civi cakmis durumda !
Cumhurbashkanlığı makamını kurtulush yeri olarak mı görüyorsun?
Yani, Baykaldan bashka türlü kurtulamıyoruz .Cumhurbashkanı olursa bir daha geriye dönemez belki böyle kurtuluruz mu diyorsun? :)
BoRaN
12-28-2006, 10:12 AM
Usta gönlümde her daim rahmetli Barış Manço vardı...Şimdi ise tek düşündüğüm hükümet ile uyum içinde çalışabilecek ama AKP'nin uç söylemlerinede set olabilecek biri olmalı..
Bu hanım Sayın Nimet ÇUBUKCU idi Ondan fotografı bilgilerine sundum Usta. Fikirlerine Tamamıyla katılıyorum Hükümet ve Uyum bu çok önemli...
borcugin
12-28-2006, 10:44 AM
S.A.
Kadın bir Cumhurbaşkanımız olsun. Deli gibi istiyorum. Umut ediyorum.
Selametle.
Demir Kağan
12-28-2006, 11:12 AM
S.A.
Kadın bir Cumhurbaşkanımız olsun. Deli gibi istiyorum. Umut ediyorum.
Selametle.
:shock: :shock: :shock:
mustafa06
12-28-2006, 11:28 AM
Benim yorumum,
Cumhurbashkanının ismi beni pek fazla ilgilendirmiyor.
yasalara saygılı, vatandashına tepeden bakmayan, uyumlu, doğrunun yanında, bu ülkeye sahip chıkacak birisi olsun yeter.
Ancak gelişmeler gösteriyor ki, söz sahibi insanların hiç birisi bu özellikleri(söz ile isteselerde) olan bir cumhurbashkanını değil, daha chok kendi ideolojilerine uygun bir cumhurbashkanı istiyorlar. shartlar gerektirdiğinde beyaza kara diyecek birisini arıyorlar.
Bu sonuca nereden varıyorum diye düşünebilirsiniz.
Yaklashık iki yıldır cumhurbashkanlığı sechimi konusunda oynanan oyunları, provakasyonları ibretle izliyoruz.
Oynanan bu oyunlar ülkemizin ekonomisine, toplum huzuruna zarar verdiği de defalarca görülmüştür.
Bu hükümeti yıpratmak erken sechim yaptırmak ve cumhurbashkanını bu meclise sechtirmemek yani siyasi ideolojik kazanch ichin ülkenin zarara uğraması bile önemsenmemektedir. Bu yapılanlara vatan severlik denmekte ve ülkenin bekası! adına yapıldığı iddia edilmektedir.
Yakın gechmişte RTE 'a karshı yapılan anlamsız yargılamalar, hapisler, siyasi engeller, yasalarla oynamalar RTEnin bashbakan olmasının en önemli faktörü idi. Yani, RTE henüz esamisi bile okunmazken, ya gelirse diyerek olmayan bir sheyi engellemek isteyenlerce bu ülkeye bashbakan yapılmıshtır.
Bu gün tarih tekerrür etmektedir. RTE cumhurbashkanlığına aday değildir, bunu ima edecek bir söz söylememiştir. Ama ülkede yine gölgesinden korkan chevrelerce iki yıldır kızılcakıyamet kopartılmaktadır.
Erken sechim olmayacağını ve cumhurbashkanını bu meclisin secheceğini görenler, son chırpınıshları ile yeni senaryolar üretmektedirler.
Bashlıkta verdiğimiz S. kanatoğlu fikride yazılan son senaryodur. Baykalın RTE aday olursa meclise girmeyiz sözü ise bu senaryonun bir bölümüdür.
sade bir insanın dahi uygulamayı bir anlatım ile anlayabileceği kadar achık ve anlashılabilir olan sechim sistemini Bir hukukchunun böylesine charpıtma chabasına, gechmişte nasıl ve kimlerce yönetilmişiz demekten bashka birşey diyemiyorum.
Koca koca anayasa proflarının bu konuda ikiye bölünmesi ideoloji adına nelerin yapılabileceğini göstermektedir. Chünkü Doğru bir tanedir, dün öyle idi, bu gün böyle demek iki yüzlülüktür.
beyaza kara demektir. Bir anayasa maddesi bu kadar farklı 180 derece zıt) anlashılabilecek kadar karıshık olamaz. Eğer olabilir dersek herkes anayasayı istediği gibi anlamaya kalkar ki, orada kaos doğar.
Beğeniriz veya beğenmeyiz bu meclis bir cumhurbashkanı sechecektir.(Bence rte aday bile olmayacaktır)
Ama bana öyle geliyor ki, tarih tekerrür edecek bazılarının RTE fobisi, AKP'yi bu yıl belki de 400 milletvekili ile meclise sokacaktır.
Hanedan
12-29-2006, 07:37 AM
S.A.
Kadın bir Cumhurbaşkanımız olsun. Deli gibi istiyorum. Umut ediyorum.
Selametle.
Başbabakanından ne gördük:lol:
nurhak
12-29-2006, 08:06 AM
Cumhur;yani halk...
Bu halk baskanını kendi secmelidir,ezelden beri bunu bilir bunu söylerim.Eger halk;belediye baskanını,muhtarını,milletvekilini secebiliyorsa cumhurbaskanını da secebilmelidir,yoksa bugün yasadıgımız sıkıntılar veya mevcut siyasi idarenin sectigi(atadıgı) bir isim olacaktır ki,bu da halkın o makamda temsilini zayıflatır.
Cumhurbaskanlıgı makamının saygınlıgı,oraya secilen kisilerle artmıs veya azalmıstır,eger biz bu makamın saygınlıgının artmasını istiyorsak,o makama halkı temsil eden,herhangi bir siyasi yapının elemanı olmayan,halkın sagduyusuna kulak verebilen ve özdegerlerimize önem veren bu konuda ödün vermeyen,kisiligiyle ve birikimiyle bu ülke insanının saygınlıgını kazanmıs tarafsızlıgına güvenilir bir kisi olmalıdır.
mustafa06
12-29-2006, 08:21 AM
Düşünce olarak kulağa hoş geliyor ama gerçek olsa halk tam istediği özelliklerde bir cumhurbashkanı sechmiş olur mu ?
Bence shüpheli,
Bashbakan halkın oyu ile meclise girdi ama halkın sechtiği birisinin cumhurbashkanlığına aday olmasına tahammül edemiyoruz.
Cumhurbashkanını sechme hakkını halka verince, bu cahil ! halk giderde Erdoğanı secherse napıcaz.
Bence kavgasız bir sechimile cumhurbashkanı sechmek istiyorsak bunun pratik yolu anayasaya madde ekleyip chumhurbashkanını solculara sechtireceksin.
Bashka türlüsü her zaman itiraza achık olur.
nurhak
12-29-2006, 09:02 AM
Düşünce olarak kulağa hoş geliyor ama gerçek olsa halk tam istediği özelliklerde bir cumhurbashkanı sechmiş olur mu ?
Bence shüpheli,
Bashbakan halkın oyu ile meclise girdi ama halkın sechtiği birisinin cumhurbashkanlığına aday olmasına tahammül edemiyoruz.
Cumhurbashkanını sechme hakkını halka verince, bu cahil ! halk giderde Erdoğanı secherse napıcaz.
Bence kavgasız bir sechimile cumhurbashkanı sechmek istiyorsak bunun pratik yolu anayasaya madde ekleyip chumhurbashkanını solculara sechtireceksin.
Bashka türlüsü her zaman itiraza achık olur.Senelerdir hep sag iktidarlar olunca sol mecliste beceremedigi muhalefetin bu makamca yapılmasını sagladı ve bu da kanımca bu makamın saygınlıgı konusunda soru isaretleri uyandırdı,Erdogan'ın adaylıgı degil tartısılan bence,makamın hangi siyasi düsünce tarafına gecmesi,Bugün icin sol kesime sorsanız hep akp dısından diyeceklerki sakat olan bu akp veya birbaskasının icinden olması degil tarafsız ve adil olmalı yoksa o makam mevcut yürütme erkine muhalefet makamı degil ki.A.Necdet SEZER örneginde oldugu gibi,tamam mazbut bir yasam ama beni nerde ve nasıl temsil ettigi önemli.saygılarımla
mustafa06
12-29-2006, 09:49 AM
Nurhak,
Senelerdir hep sag iktidarlar olunca sol mecliste beceremedigi muhalefetin bu makamca yapılmasını sagladı
Katılıyorum. ve bu nedenle diyorum ki, genelde cumhurbashkanlığı tarafsız ve adil olamamıshtır.
Ama sol kesime sorarsanız, adildir diyecek ve yeni sechilecek cumhurbashkanında da gechmiştekilerin özelliklerini arayacaklardır. yani sizin özlediğiniz değil, shikayet ettiğiniz tarzda bir cumhurbashkanı isteyeceklerdir.
tartısılan bence Erdogan'ın adaylıgı degil
Erdoğan bir simgedir ama henüz aday bile olmadığı halde kopartılan fırtınalar oynanan oyunlar bir sheyi göstermektedir. Bu uğurda gerekirse yorganı bile yakabilirler. Ama bir sheyi görmek istemiyorlar, her etki mutlaka tepkiyi doğuruyor.
Bir gün RTE tipinde birisi cumhurbashkanı olursa bunun tek sebebi bu zihniyet olacaktır.
Destankutluhan
12-29-2006, 10:02 AM
Cumhurbashkanlığı makamını kurtulush yeri olarak mı görüyorsun?
Yani, Baykaldan bashka türlü kurtulamıyoruz .Cumhurbashkanı olursa bir daha geriye dönemez belki böyle kurtuluruz mu diyorsun? :)
Dogrusu kurtulamadik gitti !
Bu arada gec de olsa "gecmis olsun" diyorum.
Hanedan
12-29-2006, 11:25 AM
Benim anlamadığım Demokrasiyi mi, yoksa kanunlarımı yargılıyoruz. R.Tayyip neden Cumhurbaşkanı olamaz? Bende olmasını istemiyorum ama bunun sebebi onu sevmemem değil, Ülkemiz geleceği için daha aktif görev olan başbakanlıkta biraz daha kalmasıdır. Bu benim kendi fikrimdir ve beni bağlar. Ancak, benim içerlediğim daha önce sanki C.başkanını halk seçiyormuş gibi bir havanın estirilmesidir. T.C Anayasal bir hukuk devleti iken, sorunların yasalarla çözülmesi gerekirken, geldiğimiz noktada bazı kesimler kendi parti tüzüğünü dahi inkar edercesine "C.Başkanını halk seçmelidir" "AKP halkın çoğunluğunu yansıtmıyor" tarzındaki açıklamalarıyla bu millete ihanet ediyor olmasıdır. Her kesim, hoşuna gitsin veya gitmesin demokrasiyi hazmetmek zorundadır. Aksini düşünen zihniyet, tıpkı 28 şubatta yapılanı aynen yapmaktan çekinmeyecek olan zihniyettir. Halkımız bu zihniyeti çoktaaaan tasviye etmiştir. Ülkemizin gelişmesini, Milletimizin birlik ve refaha kavuşmasına yardımcı olacak formül, iyisiyle kötüsüyle Ülkemizin geçmişinde yatmaktadır ve bunlardan dersler çıkarılmalıdır. Bir takım zihniyetin Milletimiz üzerinde kurduğu baskıcı rejim kaygılarına son vermelidir. Ülkemizde istikrar ve güven tesis edilmeli bu da Anayasanın olmazsa olmazları arasına sokulmalıdır.
İşte o zaman Halk mı seçsin, Meclis mi seçsin ve ya kim olsun tartışmaları biter ve sanırım Ülkeyi germez ve bunun bir önemi olmaz diye düşünüyorum.
nurhak
12-29-2006, 01:08 PM
Nurhak,
Katılıyorum. ve bu nedenle diyorum ki, genelde cumhurbashkanlığı tarafsız ve adil olamamıshtır.
Ama sol kesime sorarsanız, adildir diyecek ve yeni sechilecek cumhurbashkanında da gechmiştekilerin özelliklerini arayacaklardır. yani sizin özlediğiniz değil, shikayet ettiğiniz tarzda bir cumhurbashkanı isteyeceklerdir.
Bende bunun icin halk secmelidir diyorum
Erdoğan bir simgedir ama henüz aday bile olmadığı halde kopartılan fırtınalar oynanan oyunlar bir sheyi göstermektedir. Bu uğurda gerekirse yorganı bile yakabilirler. Ama bir sheyi görmek istemiyorlar, her etki mutlaka tepkiyi doğuruyor.
Bir gün RTE tipinde birisi cumhurbashkanı olursa bunun tek sebebi bu zihniyet olacaktır.
aynen katılıyorum ama Erdogan'ın adaylıgıda durduk yerde gündeme gelmedi bir manipilasyon sözkonusu,burada benim derdim makamın siyasallasmaması,halkın makamı olarak en tepede olması ve secilen kisi tartısılan,karsı cıkılan bir kisi olmaması,o makamıda erezyona ugratırsak sıra baska yerlerin tartısılmasına gelir buda memlekete zarar verir diye düsünüyorum
saygılarımla
Temur
12-29-2006, 02:25 PM
ya arkadaşlar siz biraz boşuna yazmışsınız sanırım,moraliniz bozulmasın ama akp c.başkanını tabiki seçecek, tarihi fırsat kaçar mı? siz olsaydınız kaçırırmıydınız :) akp şu an meclisin beşte üçüne hakim,ufak bir matematik işlemi 5/3 = %65 C.başkanını seçme için gereken katılım toplamın Yüzdesi % 30 yani 550nin 184ü 366 gelmesede olur. :) Akp tam kadro gelmese bile seçim olup biter(ki emin olun tam kadro gelecekler) geçmiş olsun, vatana millete hayırlı olsun.
pasha___1
12-29-2006, 02:29 PM
Bu Meclis cumhurbaşkanını seçmeli diğer partilere gelince halka gitmiyorlarda neden şimdi halka veya son şanş olarak gördükleri erken seçime gitmek istiyorlar sonrada demokrasi dersi vermeye kalkıyorlar peki bu yaptıklarına ne deniyor demokrasimi?
MİLLET gönderdi ak partiyi meclise ak parti halkı için bu seçimi yapmalı iktidarda son yılı diye ne değişti hala görevlerinin başında başbakanlığa yakışıyorda cumhurbaşkanlığınamı yakışmıyor
Atatürk'çüyüz diyorlar cumhuriyet tarihinde yaptıkları bir hizmet yok.
Seckjin Khan
12-29-2006, 02:33 PM
şu cumhurbaşkanlığı seçimlerini de bi hayırlısıyla atlatsak :?
mustafa06
12-29-2006, 03:12 PM
Nurhak,
Bende bunun icin halk secmelidir diyorum
1-Halk sechtiğinde de aynı normal sechimlerdeki gibi bir yarısh olacaktır.
yine siyasi partilerin yönlendirmesi etkili olacaktır. yine aynı kişilerden birisi sechilecektir.
sonuç meclis sechimlerindeki gibi akp türünde birisi olursa aynı sorunlar yaşanacaktır.
(sadece 2 turlu olması halinde halkın %51 sorunu tartıshılmayabilir.)
2- Eğer halkın sechimi gündeme gelirse shüphen olmasın bu halk bir shey bilmez diye ilk karshı chıkacak olan aynı chevreler olacaktır
aynen katılıyorum ama Erdogan'ın adaylıgıda durduk yerde gündeme gelmedi bir manipilasyon sözkonusu,burada benim derdim makamın siyasallasmaması,halkın makamı olarak en tepede olması ve secilen kisi tartısılan,karsı cıkılan bir kisi olmaması,o makamıda erezyona ugratırsak sıra baska yerlerin tartısılmasına gelir buda memlekete zarar verir diye düsünüyorum
Özal ve demirel dönemlerinde yapılan sechimlerle bir shey ortaya chıktı;
iktidar partisinin bashkanı cumhurbashkanı sechiliyor.
Bu alışkalık devam ederse diye bir varsayım üzerine, erdoğanda sechilebilir diye teori üretilmektedir ve maniplasyon bunun üzerine yapılmaktadır.
kafaların arkasındaki düşünce cumhurbashkanlığı makamının erozyonu nu önlemek değildir.
Bu makamın bazı organlara atama yapma yetkisidir. o makamlarda bulunanlar kendi koltuklarını yani devlet içinde devlet olma gücünü kaybetme endişesi tashıdıkları için bu maniplasyonlarda bashrol oynamaktadırlar.
örnek vermek gerekirse; ilk bashta yök
wolfie
12-29-2006, 04:00 PM
Recep Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olmasını halktan, hatta akp den daha fazla isteyen bir kişi var. Kim mi? Deniz Baykal. Başka türlü Recep Tayyip Erdoğan'ı seçimlerde yenemez. En azından en güçlü rakibi aktif siyasetten çekilerek akp dağılacak. Böylece chp iktidara gelecek. Deniz Baykal'ın son günlerdeki davranışları hep bu yöndedir: Başbakanın cumhurbaşkanı olması için onu tahrik ediyor ve gizli olarak da teşvik ediyor.
Scofield
12-29-2006, 06:39 PM
sarisin mavi gözlu bir bayan olsun :D adalet-burokrasi alanindan gelme guzel bir bayan fiziki ve beyni bakimdan guzel bir bayan oh ohhhh. hemen AB'ye de alirlar Turkiye'nin kölesi de olurlar. aman cok fantezi yaptim nihehehe :D Özbekler de can atar Turan icin :)
mustafa06
12-30-2006, 02:00 AM
scofield,
sarisin mavi gözlu bir bayan olsun
arzun chok özel bir güzellik, Bizde fazlaca bulunmaz ithal etmek gerekir. :)
Temur
12-30-2006, 04:27 AM
180 cm boyu olsun :):)
Temur
12-30-2006, 04:28 AM
ben kısa boyluyum ya kompleks var bende hahahha c.başkanımız uzun boylu olmalı !!!
yavuz
12-30-2006, 04:28 AM
scofield,
arzun chok özel bir güzellik, Bizde fazlaca bulunmaz ithal etmek gerekir. :)
Bir Almanlar'dan bulabiliriz sanırım bu tiptekini ama... Onlarda da pek iyisi kalmamış olsa gerek Merkel'i geçirdiler başa :lol:
Hanedan
12-30-2006, 10:42 AM
Yahu sizde hiç sıkılma yok mu?:) Bu kadar güzel bir Türk hanımı Amerika ya resmi bir ziyaret için gittiğinde Puşş ile başbaşa kaldığında bunu nasıl sinderecez yaw:)
borcugin
12-30-2006, 10:54 AM
sarisin mavi gözlu bir bayan olsun :D adalet-burokrasi alanindan gelme guzel bir bayan fiziki ve beyni bakimdan guzel bir bayan oh ohhhh. hemen AB'ye de alirlar Turkiye'nin kölesi de olurlar. aman cok fantezi yaptim nihehehe :D Özbekler de can atar Turan icin :)
S.A.
Kadınlarına seçme ve seçilme hakkı veren dünyanın 5. ülkesiyiz. Fransa bile ilk 10'a giremiyor Serdar. Asıl onlar bizden örnek aldılar. İnşallah bir günde laikliği bizden örnek alırlar. Nasıl olsa sabunu ve yıkanmayı banyoyu biz öğrettik. Her şey doğru da şu Özbeklerin Turan için can atmaları sözün beni yardı ya. :lol: :lol: :lol: Fars Turanımı, Rus Turanımı, Arap Turanımı abi? Ne Turanı? Turan kim, tüp mü patlamış?!
Selametle.
Aybike
12-30-2006, 11:52 AM
Başbabakanından ne gördük:lol:
Kendiliğinden çıkacak..Bir başkasının yerine varis değil..
ayrıca biz kadınlar yıllardır, onlarca erkek başbakanın çilesini çektikte siz neden
bir tanede pes ettiniz..:)
Beni bekleyin ben gelecem...
Hanedan
12-30-2006, 01:18 PM
Kendiliğinden çıkacak..Bir başkasının yerine varis değil..
ayrıca biz kadınlar yıllardır, onlarca erkek başbakanın çilesini çektikte siz neden
bir tanede pes ettiniz..:)
Beni bekleyin ben gelecem...
O bitanesi (T. hanım) gelmiş geçmiş tüm başkanlara bedeldi.:D
Abla sen gelirsen kırarsın ortalığı (gülmekten):lol:
borcugin
12-30-2006, 01:20 PM
S.A.
Ablamızın ilk icraati Fransa'dan bu foruma katılımları engellemek olur. :) Değil mi Abla? Birde vakıf kurarsın, Türünün Son Örnekleri Komünistleri Koruma ve Soylarını Sürdürme Vakfı. :)
Selametle.
Demir Kağan
12-30-2006, 02:07 PM
Türünün Son Örnekleri Komünistler
Nasıl oluyor abi bunlar? :evil:
borcugin
12-30-2006, 02:40 PM
S.A.
Oooo Ülgen Han'ım siz buralarda mıydınız? Öhö öhö şey şüy... :D
Selametle.
Demir Kağan
12-30-2006, 04:58 PM
S.A.
Oooo Ülgen Han'ım siz buralarda mıydınız? Öhö öhö şey şüy... :D
Selametle.
Gayet burdayım. :evil:
Alparslan
12-30-2006, 06:07 PM
Kendiliğinden çıkacak..Bir başkasının yerine varis değil..
ayrıca biz kadınlar yıllardır, onlarca erkek başbakanın çilesini çektikte siz neden
bir tanede pes ettiniz..:)
Beni bekleyin ben gelecem...
Abla oyum sana referandumda, o cekicten dagit bizede ve VURMA OZGURLUGUMUZU savun dangozlarin basina....
Demir Kağan
12-30-2006, 06:17 PM
Abla oyum sana referandumda, o cekicten dagit bizede ve VURMA OZGURLUGUMUZU savun dangozlarin basina....
Ümmetçi sen bütün ateist, dinsiz ve sünni olmayan Türkçüleri kesersin. :lol:
Alparslan
12-30-2006, 06:50 PM
Ümmetçi sen bütün ateist, dinsiz ve sünni olmayan Türkçüleri kesersin. :lol:
Yahu nerede bu cekic? :lol: Turk adetidir DEMIR DOVECEM!!!!:lol:
mustafa06
02-02-2007, 02:58 PM
2000. iletimi buraya yazmak istiyorum.
.................................................. .............
Cumhurbashkanlığı sechimi bahanesi ile gechen yıl, hatta bir önceki yıl ortalık toz dumandı.
Sloganlar havada uchushuyordu
Laik Türkiye, Türkiye bağımsız kalacak kahrolsun irtica VS
Gerchekten acaba bir sheyler oluyor da biz mi göremiyoruz diye kendimizden shüpheye düshüyorduk.
C.B secimlerine shunun shurasında 4 ay kalmadı ama , iki yıldır ortalığı yıkanlardan chıt yok. resmen unutuldu gitti.
Acaba neden?
Bu konuda sorunlar halledildiği ichin mi ses chıkmıyor, sokaklara dökülüp fırtınalar estirilmiyor, yoksa o günkü yorumlarımız doğrumu idi,
Ortada irtica falan yoktu, sadece siyaset uğruna mı insanlar geriliyordu.
Her zaman olduğu gibi bizimle oyun mu oynuyorlardı..
Piyasanın goy goycuları shimdi daha iyi bir malzeme buldular shu anda cumhurbashkanlığına kim gelirse gelsin kimin umurunda.
Türkiyeyi sarsmak, insanları germek ichin bulunmaz malzeme olan hrant dink olayı varken, kim takar cunhurbashkanlığı sechimlerini.
Biraz güncel takılalım, biraz gerilelim, Eğer hrant olayı etkisini yitirmeye bashlarsa, o zaman eskiye tekrar dönerek sloganlarla yürüyüshler ve ülkeyi tekrar gerilim ortamında tutmak ichin CB sechimlerini kullanmaya gerek olabilir.
Hanedan
02-14-2007, 03:47 AM
Türkiye'nin 43 ilinde yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre, AK Parti seçmenlerinin yüzde 39.1'i Recep Tayyip Erdoğan'ın Köşk'e çıkmasına destek verirken, yüzde 56.1'i cumhurbaşkanı olmasına sıcak bakmadı.
Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Orhan Gökçe başkanlığında yapılan '2007'de Türkiye'nin Siyasal Durumu' araştırmasına 2 bin 865'i kadın, 7 bin 325 kişi katıldı.
Siyasal gelişmelerle ilgili soruların yöneltildiği araştırmanın sonuçlarına göre vatandaşlar, AK Parti'yi yüzde 31.6, CHP'yi yüzde 15.5, MHP'yi yüzde 14.2, DYP'yi yüzde 8.7 oranında destekliyor.
Seçmenlerin yaklaşık yüzde 6'sı hiçbir partiyi desteklemeyeceğini belirtirken, yüzde 9.7'si henüz karar vermediğini ifade ediyor.
Araştırmada, cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce erken seçim isteyenlerin oranı yüzde 35.6 iken, seçmenlerin yüzde 40.8'i erken seçime karşı oldukları belirtiyor. Seçmenlerin yüzde 22'si konu hakkında fikir beyan etmiyor.
Kim cumhurbaşkanı olsun?
''Cumhurbaşkanı olarak kimi görmek istersiniz?'' sorusuna seçmenlerin yüzde 17.1'i Recep Tayyip Erdoğan derken, yüzde 16.8'i Bülent Arınç, yüzde 5,9'u Ahmet Necdet Sezer, yüzde 5.6'sı Abdullah Gül yanıtını verdi.
Cumhurbaşkanının bu isimler dışında biri olması gerektiğinin düşünenlerin oranı yüzde 29.4, bu soruya ''kararsızım'' diyenlerin oranı ise yüzde 25.2 oldu.
AK Parti seçmenlerinin yüzde 39.1'i Recep Tayyip Erdoğan'ın Köşk'e çıkmasına destek verirken yüzde 56.1'i cumhurbaşkanlığına sıcak bakmıyor.
Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olması durumunda Abdullah Gül yüzde 52.6 ile AK Parti Genel Başkanı olarak görülmek isteniyor. Bülent Arınç'ı AK Parti Genel Başkanı olarak görmek isteyenlerin oranı ise yüzde 9.5'te kalıyor.
Alperen61
03-02-2007, 01:44 PM
Bence en anlamlı isim Bülent hanım olmalı ilgililere duyurulur.Demokrasinin zirve yaptığı ülkemizde mevcutlar için en mantıklı isim.
raltay
04-07-2007, 11:41 AM
Cumhurbaşkalığı seçiminde yeni bir dönemece yaklaştık.
16 nisanda adaylık başvuruları başlayacak.
Tarih yaklaşırken yök başkanının başkanlığında toplanan rektörler kurulu yaptığı toplantının sonunda bir bildiri yayınladı. açıklamada TBMM sinin yetkisinde olan CB seçimi bahane edilerek Halkı temsil etmeyen!!!, bu meclisin kendilerinin desteklemeyeceği kişiyi CB seçemeyeceğini ilan etmiştir.
YÖK'ün bir korkusu var; önemli olan cumhurbaşkanının kim olacağı mı, yoksa kendilerinin geleceği mi ?
14 nisan günü Atatürkçü!!! düşünce derneğinin önderliğinde Ankarada büyük bir miting düzenlenecekmiş. üç yıl önce bu meclis CB yi seçemez diyenler ateşi tekrar körüklediler. Cadı kazanı tekrar kaynamaya başladı, Artık bu meclis seçemez diyemiyorlar, herkesin ortak görüşü ile seçilsin diyorlar(yani bizim dediğimiz olsun, bizim adayımız seçilsin diyorlar) ama nafile, bu meclis CB' nı seçecek.
Seckjin Khan
04-07-2007, 12:31 PM
Erdoğan eğer milleti birazcık ta olsa düşünüyorsa aday olmaz...
eğer aday olursa da zaten milleti değil kendini düşünüyordur!
raltay
04-07-2007, 01:24 PM
Erdoğan eğer milleti birazcık ta olsa düşünüyorsa aday olmaz...
eğer aday olursa da zaten milleti değil kendini düşünüyordur!
Katılıyorum, aday olmaması gerekir.
Cumhurbaşkanlığı kızak bir makamdır, temsil yönü vardır ama aktif icraat yapmak isteyenlerin tercih edeceği bir yer değildir.
3 yıldır çok yaygara kopartılıyor ama henüz aday olacağımda demedi.
olmaması da gerekir.
eflatunn
04-07-2007, 02:15 PM
Erdoğan eğer milleti birazcık ta olsa düşünüyorsa aday olmaz...
eğer aday olursa da zaten milleti değil kendini düşünüyordur!
Sanki bu onun çok umurunda :rolleyes:
nurhak
04-07-2007, 02:59 PM
Hiç boşuna kendinizi yormayın o iş bitttiiiiiii.:cool:
raltay
04-13-2007, 07:42 AM
Hiç boşuna kendinizi yormayın o iş bitttiiiiiii.:cool:
Bence de bitti
Tüm saldırılara ve ayak oyunlarına rağmen seçim yapılacak ve akp 'nin istediği aday seçilecek,
CHPnin 3 yıl süren ısrarlı istekleri ile RTE'nin adaylığı da kesin gibi, artık aday olmaması sürpriz olur.
son ümit olarak görülen 367 oyunlarından da bir şey çıkmayacağı artık görülüyor.
Cumartesi ve ertesi...
Ev kadınları otobüs kaldırıyor, Bakırköy'den, günübirlik... Merter'deki konfeksiyon işçileri, minibüsle gidiyor... Beşiktaş çarşıda otomobillerle konvoy hazırlamışlar, bu gece yola çıkıyorlar, kornalarla... Aynı anda İzmir Karşıyaka esnafı, marşa basıyor... Kadıköy'de mobilyacı, dükkanına bayrak asmış, bir de afiş, "14 Nisan'da Ankara'ya..."
Samsun'dan bir eczacı mesaj göndermiş, "eşim ve kızımla gidiyorum" diyor. Antalya'dan bir avukat, "oğlumla oradayım..."
Yıldız Teknik, Ege, Kocatepe, Onsekiz Mart, Kocaeli, İnönü, Karaelmas üniversitelerinin öğrencileri, bu yazının kaleme alındığı saatlerde isim topluyordu, kaç otobüs lazım olduğunu belirlemek üzere... Galatasaray Lisesi'nden 16 yaşında bir öğrenci, mutlaka yazmamı rica etmiş, "babam vefat etti, annem gelemiyor, arkadaşımın babasıyla gidiyoruz."
Yıllardır bu mesleği yapıyorum.
Kentlerden Başkent'e...
Böyle bir "akın" görmedim.
Yabancı basın, "dünyada bu haftanın en önemli olayı" olarak gösteriyor.
Türk basını?
Göstermemeye devam ediyor.
Reuters ajansı, tüm dünya gazetelerine bir fotoğraf servis yaptı... Anıtkabir'de genç bir anne, kucağında 2-3 yaşlarında bir bebe... Fenerbahçe forması var bebenin üstünde... Sırtında "Mustafa Kemal" yazıyor. Fotoğrafın başlığı şu: "Türkler Ata'larına koşuyor."
Paul de Bendern isimli gazeteci... Analiz yapmış, "bağımsız Türkiye'yi kuran, Türkiye'yi Avrupa tarzı demokrasiye dönüştürme amacıyla radikal sosyal reformlar yapan Atatürk'ün, Türklerin kalbindeki yeri, benzersiz... Mustafa Kemal, Türkiye'yi birarada tutan yapıştırıcı."
Ali Kemaller yazmıyor.
Paul de Bendern yazıyor.
Haber yok...
Duyuru yok...
Millet, kendi kendine organize oluyor.
Sel olacak yarın, sel...
Ve, Türk basını maalesef bu utançla yaşayacak, yarından sonra.
Sabah gazetesi Yılmaz Özdil
yorumsuz gama :mrgreen:
raltay
04-13-2007, 08:11 AM
ÖZÜ ve SÖZÜ BİR OLMA;
GEÇEN YIL DÜZENLENEN MİTİNGTE ORDU GÖREVE PANKARTI AÇILMIŞTI,
14 Nisan günü yine bir miting düzenleniyor;
Düzenleme komitesinin ilk sırasında yine ADD var
.................................................. .................................................. ...
Arınç: "Bir İnsan Hem 'Atatürkçüyüm' Deyip Hem de Darbe Planları Yapıyorsa veya Cuntacılık Peşinde Koşuyorsa Onun Özünden Şüphe Etmek Gerekir"
Türkiye Büyük Millet Meclisi(TBMM) Başkanı Bülent Arınç, Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt'ın açıklamalarını değerlendirdi. Büyükanıt'ın cumhurbaşkanı tarifi yaparken "Cumhuriyetin değerlerine sözde değil özde bağlı" olma koşulu ile ilgili görüşlerine katılan Arınç, "E, tabi çok doğru söyledi. Öz ve sözün birbirine uyumlu olması lazım" dedi. Arınç, ADD Başkanı Şener Eruygur'u isim vermeden işaret ederek, "Bir insan hem 'Atatürkçüyüm' deyip hem de darbe planları yapıyorsa veya cuntacılık peşinde koşuyorsa onun özünden şüphe etmek gerekir" dedi.
Demir Kağan
04-13-2007, 11:42 AM
Asker de Tayyip'e göz yumduğuna göre, bu mitingden bir şey çıkmayacak maalesef.
Scofield
04-13-2007, 12:33 PM
aman olmasin Cumhurbaskani... Memleket cok pis karisacak. Bencil adamdir kendisi. memleketi rahat birakmiyor koltuk sevdasinda. Halkin isteklerini gerceklestirmiyor. Halka kulak verirse, sagduyusu varsa birakir Halk'a sectirir.
nurhak
04-13-2007, 02:02 PM
Ankara'ya gelenlere karşılama hazır;tüm ankara'daki üst geçitler ve bilboardlar bazı sivil toplum örgütler,esnaf dernekleri ve benzeri derneklerin afiş ve pankartlarıyla donandı.Neler mi yazıyor:
Demokrasi herkese lazım
Cumhurbaşkanını meclis seçer
ve bu meyanda mesajlarla her yer dolduruldu,ayrıca güzergah üzerindede büyükşehişr belediyesi tretuar ve asfaltlama çalışmalarına başladı,süprizlere açık olun....:cool:
AFANDI
04-13-2007, 02:25 PM
aman olmasin Cumhurbaskani... Memleket cok pis karisacak. Bencil adamdir kendisi. memleketi rahat birakmiyor koltuk sevdasinda. Halkin isteklerini gerceklestirmiyor. Halka kulak verirse, sagduyusu varsa birakir Halk'a sectirir.
bi tv kanalinda add den bi bayan a sordular cumhurbaskanini halk secmelimi?
add baskan yardimcisi hanimefendi bu meclisi secen halkmi seccek cumhurbashkanini gibisinden biseyler soyledi sonunuda getiremedi zaten kendi kendine mirildayip......
alisirsiniiiiiiiz alisirsiniiiiiiiiiz...........
özal
raltay
04-13-2007, 04:34 PM
Adam başbakan oldu, 5 yılda olmayacak işlere kalkıştı.
durup dururken Milli geliri 2 katına çıkarttı.
Şimdide tutturmuş 10000 $ a çıkartacağım diye
eskiden ne güzel geçinip gidiyorduk, olmaz böyle saçmalık
şimdide cumhurbaşkanı olacakmış, taş yağacak başımıza taş.
daha neler göreceğiz.
Tüm öcülerimizi yok ediyorlar, bir gün öcülerimiz biterse bu halk neyden korkacak
AFANDI,
alisirsiniiiiiiiz alisirsiniiiiiiiiiz...........
özal
:)
Scofield
04-13-2007, 05:21 PM
bi tv kanalinda add den bi bayan a sordular cumhurbaskanini halk secmelimi?
add baskan yardimcisi hanimefendi bu meclisi secen halkmi seccek cumhurbashkanini gibisinden biseyler soyledi sonunuda getiremedi zaten kendi kendine mirildayip......
alisirsiniiiiiiiz alisirsiniiiiiiiiiz...........
özal
bi tv kanalinda mi? halkmi seccek?
ben AKP'ye oy atmamistim. neden o meclis cumhurbaskanini seciyor o zaman? ben oyle istemiyorum. ve yalniz da degilim. kor musunuz? :cool:
borcugin
04-14-2007, 12:29 AM
S.A.
Halkın üzerinde ayrımsız gayrımsız onayladığı isimler dışında bir kişinin Cumhurbaşkanı olmaması yakın tarihimizde bir çok üzücü olayı beraberinde getirecektir. O makama bütün kişilerin onayını almadan çıkan birisininde bunu göze alarak çıkması şu ya da bu yolla in aşağı edildiğinde ise kendisi ile birlikte taifesinin ağlamaması gerekir. Bu kadar...
Selametle.
raltay
04-14-2007, 03:58 AM
S.A.
Halkın üzerinde ayrımsız gayrımsız onayladığı isimler dışında bir kişinin Cumhurbaşkanı olmaması yakın tarihimizde bir çok üzücü olayı beraberinde getirecektir. O makama bütün kişilerin onayını almadan çıkan birisininde bunu göze alarak çıkması şu ya da bu yolla in aşağı edildiğinde ise kendisi ile birlikte taifesinin ağlamaması gerekir. Bu kadar...
Selametle.
Yok be ağabey, sizin bahsettiğiniz halkın ayrımsız gayrımsız onayladığı isimleri bulmak için çalışmak demek 500 yıl cumhurbaşkanını seçmemek demektir, fiilien mümkün değildir. Ekseriyetin desteğini almış derseniz anlaşılabilirsiniz.
Özal, ekseriyetinde desteğini almamıştı ama pekala görev yaptı. önceleri itirazlar oldu sonra herkes alıştı.
Demirel, ilk iki turda seçilmedi yani ekseriyetin desteğini alamadı ama pekala görev yaptı. Demirel özalı kısa devre ile atlayanların, ve tanımayanların başında idi. aynı noktaya kendiside geldi. halk ona da alıştı.
Bu iki cumhurbaşkanı da, çankaya ya bütün kişilerin onayını alamadan çıkmışlardı. sonuç ortada .
RTE nin cumhurbaşkanı olmasını bende istemiyorum ama benim istememem uygun olmadığından değil başbakan olarak kalmasını arzulamamdandır. benim düşüncem de böyle :)
Her şeye rağmen cumhurbaşkanı olursa, kesinlikle bir sorun olmayacağına inanıyorum. İndirmek için yasal olarak hiç bir şey yapılamayacaktır. Ancak yasalar çiğnenerek, zorlanarak indirilebilirler ki, bu demokrasimizin sonu demektir. yöntem ne olursa olsun darbe demektir.
Geçmişte görülen örnekler incelenirse halkımızın darbelere prim vermediği görülür.
Eğer böyle bir şey yaşanırsa akp'nin ezici çoğunlukla tekrar iktidar olması kaçınılmaz olur.
yavuz
04-14-2007, 05:23 AM
Cumhurbaşkanını AKP seçebilir mi ?
Mevcut sistem onu gerektiriyor... Karışmak kimsenin haddine değildir, istemesek de, adalet yerini bulacak ve AKP istediğini cumhurbaşkanı seçecektir. Buna karışan ülkede "düzen"e karışmış demektir ve bu yaptığı affedilemez bir suçtur.
Bundan öncekiler cumhurbaşkanını seçerken gündeme gelmeyen şeyler şimdi neden geliyor? Yine AKP'nin yararına değil mi olanlar? AKP, yine "mazlumlarım, istenmeyenlerin partisi" olacak, bazı arkadaşlarımızın sayesinde.
Genelkurmay Başkanı Sayın Büyükanıt da bu konuda son sözü söyledi; meclisin işine asker karışmaz!
AFANDI
04-14-2007, 12:43 PM
bi tv kanalinda mi? halkmi seccek?
ben AKP'ye oy atmamistim. neden o meclis cumhurbaskanini seciyor o zaman? ben oyle istemiyorum. ve yalniz da degilim. kor musunuz? :cool:
eeeeeeeeeeeeeee boyle iste mesela sen tkpya oy versin diyelim %1 in altinda oyu var ote taraftan isci partisine oyverenlerde perincek cumhurbaskani olsun isterler onlarin ne sucu var onlarda akpye oy vermedilerya.........
ps: bu arada kapatilan thread icin
adada keyif suren asagilik yaratigi ipten donduren akpmi ?
yoksa ........ yane mhp, dsp???????
EGETÜRK
04-14-2007, 01:03 PM
Mevcut sistem onu gerektiriyor... Karışmak kimsenin haddine değildir, istemesek de, adalet yerini bulacak ve AKP istediğini cumhurbaşkanı seçecektir. Buna karışan ülkede "düzen"e karışmış demektir ve bu yaptığı affedilemez bir suçtur.
Bundan öncekiler cumhurbaşkanını seçerken gündeme gelmeyen şeyler şimdi neden geliyor? Yine AKP'nin yararına değil mi olanlar? AKP, yine "mazlumlarım, istenmeyenlerin partisi" olacak, bazı arkadaşlarımızın sayesinde.
Genelkurmay Başkanı Sayın Büyükanıt da bu konuda son sözü söyledi; meclisin işine asker karışmaz!
şu an meclis cumhurbaşkanını seçecektir,ama unutmayalım ki darbe için de TSK bir çok nedene sahiptir....Lakin bunu yapamamasını AB'ye bağlıyorum...Güyya siyasetteki asker etkisini azaltacaklar,ama bu işin artık siyaseti yok,bu iş vatan savunmasına dönmektedir...askerin darbe yapmayacağını ben de biliyorum,ama ağırlığını hissettirmeli,Atatürk'ün ordusu olduğunu,laik Cumhuriyetin savunucusu olduğunu bu şekilde göstermesinin hiç bir sakıncası yoktur...Hee 80 darbesi gibi idam olaylarına mı gidiyor aklımız??O zaman Türksolu gibi derim ki ''Menderes gibi geldi,menderes gibi gidecek...''
Scofield
04-14-2007, 01:04 PM
eeeeeeeeeeeeeee boyle iste mesela sen tkpya oy versin diyelim %1 in altinda oyu var ote taraftan isci partisine oyverenlerde perincek cumhurbaskani olsun isterler onlarin ne sucu var onlarda akpye oy vermedilerya.........
ps: bu arada kapatilan thread icin
adada keyif suren asagilik yaratigi ipten donduren akpmi ?
yoksa ........ yane mhp, dsp???????
mhp dsp de gozumde ayni benim icin. bana karsi koz kullandigini dusnuyorsan eger; cik cik cik :lol::lol::lol:
AFANDI
04-14-2007, 01:09 PM
mhp dsp de gozumde ayni benim icin. bana karsi koz kullandigini dusnuyorsan eger; cik cik cik :lol::lol::lol:
tkp forever diyosun yani
onlarda ulasalci takiliyoya bu aralar cik cik cik:lol::lol::lol::lol:
borcugin
04-15-2007, 01:13 AM
onlarda ulasalci takiliyoya bu aralar
S.A.
Ulusalcılar rahatsız mı ediyor sizi?
Selametle.
Seckjin Khan
04-15-2007, 03:06 AM
şuan izmirde her evde Türk Bayrakları Asılı gerçekten halkımızın gösterdiği tepki mükemmel...
umarım seçimlerde de buna benzer bi tepki ile başbakanımızı yolcu ederiz :cool:
Demir Kağan
04-15-2007, 03:30 AM
şuan izmirde her evde Türk Bayrakları Asılı gerçekten halkımızın gösterdiği tepki mükemmel...
umarım seçimlerde de buna benzer bi tepki ile başbakanımızı yolcu ederiz :cool:
Güne açan çiçekler gibiyiiizz
Yalllaan yallaaaaannn
Öyle saf ki sevgimiizzz
Yallaaann yallaaaannnn :lol:
Karayılan
04-15-2007, 03:50 AM
Tayyeap amca dun ne yapti acabaaa?
Anladin sen tayyeap anladin seeeeeeeeeeen sen anladin tayyeap ;)
Seckjin Khan
04-15-2007, 04:10 AM
napacak çıktı tvlere demokratik bir biçimde gittiler miting yaptılar şiddet olmamasına sevindim dedi :lol:
Pekii bu insanlar neden çıktı meydana onun cevabını vermedi işte ;)
nogayhan
04-15-2007, 06:47 AM
Atatürk'ün taktiği kriz çıkarmaktı
Atatürk, cumhurbaşkanı seçilirken muhalefet etme olasılığı olan Karabekir, Orbay, Adıvar'ların Ankara'da olmadıkları bir günü seçiyor. Bunlar, orduda prestiji olan, siyaseti bilen sert adamlar
İçişleri Bakanı Şükrü Kaya, İnönü'yü cumhurbaşkanı seçtirmemek için iyice azıtıyor. İsmet Paşa son anda gelmekten vazgeçmese, Şükrü Kaya, onu İstanbul'a getirip vurduracaktı
Asker Özal'dan önce dört Çankaya seçimine kâh Meclis'i basarak, kâh Ecevit dahil vekilleri tehdit ederek müdahale etti. Namlunun ucunda yapıldı seçimler. Son üç seçime ordu karışmadı
NEŞE DÜZEL
NEDEN? Emre Aköz
Cumhurbaşkanlığı seçimleri yaklaşırken tedirginlik artıyor. İnsanlar sürekli olarak yeni krizlerin, gerginliklerin ve toplumu sarsacak suikastların ortaya çıkmasından endişe ediyorlar. Siyasetçilerin içinde de toplumdaki bu endişe ve gerginlikleri körükleyecek konuşmalar, açıklamalar yapanlar bulunuyor. Peki cumhurbaşkanlığı seçimleri bu ülkede neden gerginlik yaratıyor? Cumhuriyet tarihi boyunca Çankaya seçimlerinde neler yaşandı? Bugün yaşadığımız gerginlik yeni bir olay mı? Yoksa Çankaya seçimi öncesindeki bu kriz, Cumhuriyet'in değişmeyen bir geleneği mi? Sabah gazetesinde, cumhurbaşkanlığı seçimlerinin geçmişiyle ilgili çok ilgi çekici bir yazı dizisi hazırlayan yazar Emre Aköz'le Atatürk'ten bu yana cumhurbaşkanlığı seçimlerinin çok çarpıcı olan geçmişini konuştuk. 11'incisi yapılacak olan bu seçimlerin, Cumhuriyet'in başından beri hep çok sancılı ve olaylı geçtiğini, sürecin çok sert yaşandığını gördük.
Siz cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir araştırma yaparak gazetenizde dizi olarak yayımladınız. Bu araştırmaya göre, Atatürk'ten bu yana yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ortak noktası ne?
Cumhuriyet kurulduğundan beri sadece 10 kişi cumhurbaşkanı oldu. Şimdi 11'inciyi seçeceğiz. Bütün cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ortak noktası ise en hafif kelimeyle 'kriz'dir. Bazı dönemlerde Çankaya savaşları öyle çığırından çıkar ki, Meclis'in askerler tarafından kuşatılmasına, adayın başına silah dayanmasına kadar varır iş. Yalnız şunu söylemek gerekir... Silahlı Kuvvetler, cumhurbaşkanlığı seçimini mutlaka çok önemsiyor ve kulisler mutlaka yapılıyordur ama... Son üç cumhurbaşkanlığı seçiminde,
ordunun seçimlere müdahalesi geçmişteki gibi çok doğrudan olmadı.
Peki... Atatürk'le başlayalım. Atatürk'ün cumhurbaşkanı seçilmesinde neler yaşandı? Zorlanıyor mu, sorun yaşıyor mu Atatürk cumhurbaşkanı olmakta?
Biraz zorlanıyor. Ama bu, seçim sırasında yaşanan bir zorlanma değil. Çünkü cumhurbaşkanlığı hikâyesi bir sene öncesinden başlıyor. Çok büyük siyasetçidir Atatürk. Önce Meclis'e seçim kararı aldırıyor. Sonra seçime katılacak adayları tek tek kendisi belirliyor. Ardından Vatana İhanet Kanunu'nu öyle değiştiriyor ki, kendisine karşı bir siyasi oluşum artık imkânsız oluyor. Çünkü Halk Fırkası'nın fikirlerine aykırı siyaset yapmak hainlik addediliyor ve tek parti sistemi böylece getirilmiş oluyor. Mustafa Kemal cumhuriyeti ilan etme ve dolayısıyla cumhurbaşkanı seçilme tarihi olarak da 29 Ekim'i seçiyor. Kısacası, cumhurbaşkanı seçilirken kendisine muhalefet etme olasılığı bulunan Kâzım Karabekir, Rauf Orbay, Adnan Adıvar gibi isimlerin Ankara'da bulunmadıkları bir günü tercih ediyor. Çünkü o öyle bir dönem ki... Bunlar orduda prestijli olan, İttihatçı gelenekten gelen, savaşı ve siyaseti bilen, silahlı, sert adamlar.
Atatürk niye önce Meclis'i değiştiriyor?
Çünkü bir Meclis var ve ona müdahale edip duruyor. Mustafa Kemal birinin başbakan olmasını istiyor, Meclis 'Hayır, biz onu istemeyiz' diyor. Her konu, içişleri bakanının kim olacağı bile Meclis'te tartışılıp karara bağlanıyor. Mustafa Kemal'in bu meseleyi halletmesi gerekiyor. Güçler birliği ilkesiyle çalışan Meclis'i ekarte edip kendisi her şeye karar veren 'tek adam' olmak istiyor. Zaten bundan sonra da Mustafa Kemal'in çok sık uyguladığı bir taktik var. O da kriz çıkarmak. Nitekim hükümetle Meclis arasında bir kriz yaratıyor ve seçimlere gidiliyor. Çünkü Mustafa Kemal'in tek sorunu her şeye Meclis'in karar vermesi de değil. Ayrıca bu Meclis'te 'ikinci grup' diye bir muhalif grup var. Bunlar Mustafa Kemal'in diktatör olmasından çok korkuyorlar. Çünkü sonuçta bunlar Osmanlı. Bunlar, Osmanlı'nın her şeyi tartışan, yarı demokrasi tecrübesi sayılan Meclis-i Mebusanı'nı biliyorlar. Yeni kurulacak cumhuriyetin tek adam diktatörlüğü olmasını istemiyorlar ve milli hâkimiyet prensibini savunuyorlar.
Atatürk'ten sonra bir başka ulusal kahraman olan İsmet Paşa Çankaya'ya çıktı. İnönü'nün seçiminde neler yaşandı?
1937'de İnönü, Atatürk'le çatışıyor. O sırada Atatürk hasta. Halktan saklanıyor ama bütün yabancı elçiler merkezlerine 'Mustafa Kemal hasta, ölecek' diye bilgi notu geçiyor. İşte tam bu dönemde İnönü başbakanlıktan ayrılıyor. İngilizce öğrenmeye başlıyor ve siyasi tarih okuyor. Yani cumhurbaşkanlığına hazırlanıyor. Ama bazı gruplar, İnönü'yü kendileri için tehdit olarak görüyor. Bir kere, 'mutat zevat' denilen, sürekli Atatürk'ün sofrasında yer alan insanlar var. Bunların bir kısmı Atatürk'ün yardımcısı, vekilharcı, ahbabı, silah arkadaşı, bir kısmı da fedaisi. Mesela Köşk'te bir gürültü oluyor. Gürültü bittikten sonra sofradaki manzara şu. Bu insanların hepsi Atatürk'ün üstüne kapanmış ve silahlar çekilmiş. Bu grup İsmet Paşa'nın Atatürk'ten çok farklı olduğunu biliyor ve 'Bu adam bizi ekarte eder' diyor.
Başka kimler İnönü'ye karşı?
Bu grubun başını Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras'la İçişleri Bakanı Şükrü Kaya çekiyor. Bunlar Meclis'in İnönü'yü seçeceğini biliyor ve İnönü'yü seçtirmemek için iyice azıtıyorlar. Öyle ki İnönü'yü İstanbul'a getirip birine vurduracaklar Atatürk'ün ölmesine çok az kalmış. 1938'in kasım ayının başları... İnönü, Ankara'dan İstanbul'a gelip Atatürk'ü son bir defa görmek istiyor. Şükrü Kaya, 'Aman paşam ben sizi götüreyim' diyor ve seyahati organize ediyor. İnönü tam trene binecek, Sağlık Bakanı Refik Saydam, 'Paşam gitmeyin sizi öldürecekler. Beni ezip öyle gidebilirsiniz ancak' diye
İnönü'yü engelliyor. Unutmayın. Bunların hepsi belinde silah olan adamlar. İtiş kakış, bin bir numara, tezgâh, oyunlarla dolu müthiş bir süreç bu.
Ordu desteklemeseydi İsmet Paşa Çankaya'ya çıkabilir miydi?
İnönü gene seçilirdi. Ama Meclis İnönü'yü seçmeseydi, ordu darbe yapıp onu gene seçtirecekti. Çünkü İstanbul'da Birinci Ordu komutanı Fahrettin Altay ve bir grup subay, İnönü'nün cumhurbaşkanı olmasını istiyor. Bunlar Ankara'ya gelip, Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak'a 'Biz meclis falan tanımayız. İnönü seçilecek. Yoksa gereğini yaparız' diyorlar. Bu tehdit üzerine Çakmak da 'Evet ya, İsmet Paşa iyi olur' diyor.
Peki... İlk sivil cumhurbaşkanımız da Celal Bayar. Onun seçimi nasıl gerçekleşti?
Celal Bayar çok rahat cumhurbaşkanı olmuş gibi gözüküyor dışarıdan bakıldığında ama, aslında o da silahların gölgesinde seçiliyor. Bazı subaylar, Bayar cumhurbaşkanı seçildikten sonra durumu kabul edemiyorlar ve hükümeti devirmek için darbe planlıyorlar. Çünkü Bayar, ezici çoğunlukla iktidara gelen Demokrat Parti'nin hem kurucusu ve hem de cumhurbaşkanı olmadan önceki başkanı. Yani cumhurbaşkanlığı, hükümet, başbakanlık tek bir partide toplanıyor. Ve, Ankara kaynıyor. Ordunun içinde de hükümetleri devirmeyi düşünen böyle subaylar, cuntalar 1940'lardan beri var zaten. Başbakan Adnan Menderes DP iktidarına karşı darbe yapılacağı istihbaratını alıyor, Bayar'a bildiriyor. Bayar, Menderes'le birlikte operasyon yapıp, darbe hazırlığındaki 15 general ve
150 albayı bir anda emekli ediyor.
Bayar'dan sonra 1960 darbesinin lideri Cemal Gürsel geldi Çankaya'ya. Onun Çankaya'ya çıkışında yaşanan maceralar neler?
1960 darbesinden sonra anayasa hazırlandı ve seçimler yapıldı. Demokrat Parti'nin devamı olan Adalet Partisi (AP) de Meclis'e girdi. CHP, Cemal Gürsel'in cumhurbaşkanlığını destekliyordu ama, ya diğer partiler bir aday çıkarırsa ne olacaktı? Nitekim böyle bir aday Adalet Partisi'nin içinden kendiliğinden çıktı. Ordinaryüs profesör Ali Fuat Başgil aday oldu ve macera başladı. Milli Birlik Komitesi 'Eyvah bu adamı durduralım. Ankara'ya gelmesin' diye harekete geçti. Ama hoca, İstanbul'dan Ankara trenine bindi ve her durakta büyük bir tezahürat eşliğinde ancak rötarla Ankara'ya gelebildi. AP yönetimi değil ama ciddi bir partili grup hocayı destekliyordu. Milli Birlik Komitesi ise o sırada zor durumdaydı. Ordunun içinde 'Silahlı Kuvvetler Birliği' diye İstanbul ağırlıklı cunta kurulmuştu. Milli Birlik Komitesi'ne karşı olan bu cuntada tümgeneral ve subaylar vardı. AP ve Yeni Türkiye gibi partilerin toplamda CHP'den fazla oy almasına karşı çıkan bu subaylar, 'Biz bunun için mi darbe yaptık. Demokrat Parti'nin devamı hâlâ Meclis'te. Seçimleri tanımıyoruz, partileri kapatacağız. Milli Birlik Komitesi'ni feshedeceğiz. Yönetimi biz
ele alacağız' diye bir bildiri hazırladılar.
nogayhan
04-15-2007, 06:49 AM
devami
Ordu parçalandı, öyle mi?
Evet. İnönü devreye girdi, pazarlıklar yapıldı ve şu karara varıldı: 'Meclis açık kalacak ama Cemal Gürsel cumhurbaşkanı olacak.' İşte böyle bir ortamda Prof. Başgil Ankara'ya geldiğinde, Milli Birlik Komitesi'nin iki generali Fahri Özyürek ile Sıtkı Ulay onu hemen Başbakanlığa çağırdılar, 'Hocam aday olma, çekil' dediler. Hoca da 'Bu dediğiniz milli hâkimiyete aykırı. Ben, Anayasa'ya göre aday olabilirim' dedi. Ve Başgil, 15 dakika sonra Başbakanlık'tan, gözleri fal taşı gibi açılmış, alt dudağı düşmüş, yüzünde dehşet ifadesiyle, kimyası bozulmuş bir halde çıktı. Nazik anlatıma göre, general Sıtkı Ulay, ağır gelen tabancasını belinden çıkarıp masanın üstüne koymuştu. Diğer anlatıma göre ise o silah kılıfından çıkmıştı ve ağza alınmayacak laflar eşliğinde Anayasa hukukçusu Başgil'in başına dayanmıştı. Başgil hemen oteldeki eşyasını topladı ve sabaha karşı senatörlükten de istifa ederek İstanbul'a döndü.
27 Mayıs darbesinin lideri Cemal Gürsel'den sonra bir başka asker görüyoruz Çankaya'da. Genelkurmay başkanlığından o makama gelen Cevdet Sunay. Sunay'ı hangi koşullar cumhurbaşkanı yaptı?
Artık o dönemde askerlerde, 'Cumhurbaşkanı bizden olsun' baskısı var. Gürsel hastalanıyor, yeni cumhurbaşkanı seçilecek. Ordu, 'Genelkurmay başkanı cumhurbaşkanı olsun' diye bastırıyor. O sırada cumhurbaşkanı seçilmek için parlamenter olmak gerekiyor. Bir senatör istifa ettiriliyor, Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay Cumhurbaşkanı'nın kontenjanından senatör yapılıyor. Tam burada iki siyasi uyarıyor. Biri, Millet Partisi'nin lideri Osman Bölükbaşı. Demokrasiye inanan sivil biri olarak Sunay'a karşı çıkıyor. Diğeri ise çok ilginç. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi'nin asker kökenli lideri Alparslan Türkeş. Türkeş, 'Sunay'ı seçmek yanlış. Çünkü ileride öbür genelkurmay başkanları da şimdi sıra cumhurbaşkanı olmakta diye düşünecekler' diyor. Nitekim haklı oldukları ileriki yıllarda anlaşılıyor.
Sunay'dan sonra bu kez 'emekli' bir askeri, Fahri Korutürk'ü görüyoruz Çankaya'da. Cumhurbaşkanlığının 'muvazzaflardan', emekli bir askere geçmesi demokratik bir gelişim miydi?
Birazcık demokratikti, o kadar. Çünkü siyasetçilerde cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda tam bir serbestlik, rahatlık yoktu. Bu seçimlere de müdahale edildi. Genelkurmay Başkanı Faruk Gürler, 1973'te seçim yaklaşırken cumhurbaşkanı olmak için kıpırdanmaya başladı. Ordudan bir grup açıkça TRT'ye Gürler'in propagandası için baskı yaptı. Radyoda Gürler için iki-üç saatte bir yayın yapıldı. Gürler Genelkurmay başkanlığından istifa etti ve Sunay onu kontenjan senatörü yaptı. CHP'den destek alan Gürler'in asıl desteği tabii Meclis dışındandı. Silahın desteğiydi bu. Askerler Meclis'i kuşattılar, parlamenterler üzerinde müthiş baskı kurdular. Onlardan imza bile topladılar. Ama Demirel bunun bir görüntü, şamata olduğunu, aslında ordunun tek vücut olmadığını anladı.
Ordu cumhurbaşkanlığı konusunda bölünmüş mü?
Evet, çok ciddi bölünmüş. Hava Kuvvetleri Komutanı Muhsin Batur, Gürler'i istemiyordu. Ayrıca 1971'de 12 Mart darbesini yapan Faik Türün gibi bazı komutanlar da Gürler'e karşıydı. Nitekim seçim günü geldiğinde, Meclis, Gürler'i isteyen kara birliklerince kuşatıldı. İçeriye siviller alınmadı. Meclis'in koridorları subaylarlarla doldu. Kimi nazikçe, kimi Ecevit dahil herkesi 'Canınıza okuruz' diye tehdit ederek, 'Gürler'i seçeceksiniz' baskısı yaptılar. Ama seçim başladığında Meclis'in localarındaki manzara ilginçti. Deniz ve kara kuvvetleri komutanları, generalleri oradaydı. Hava Kuvvetleri Komutanı Batur ve havacı generaller ise localarda değildi. Sonuçta Gürler cumhurbaşkanı olamadı. Hem orduda çalışmış, hem büyükelçilik yapmış Fahri Korutürk Çankaya'ya çıkarıldı.
Sonra yeniden bir darbe oldu ve Çankaya'ya yeniden muvazzaf bir asker çıktı... Kenan Evren... Galiba, Çankaya'ya en rahat oturan da o oldu. Pek tartışma yaşanmadı hatırladığım kadarıyla?
Evet. Ülkede anarşi, sağ-sol kavgaları var. O ortamda 1980'de 12 Eylül darbesi oluyor. Her üyesini Milli Güvenlik Konseyi'nin seçtiği 160 kişilik bir Kurucu Meclis atanıyor. O Meclis, bugünkü Anayasa'nın temelini oluşturan 1982 Anayasası'nı yapıyor. Konsey bunu onaylıyor ve bu Anayasa halkoyuna sunuluyor. Yalnız çok basit ama çok zekice hazırlanmış bir geçici madde numarası var bu Anayasa'da. Geçici maddede, 'Anayasa'ya evet oyu çıktığı takdirde, devlet başkanı ve Milli Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren de cumhurbaşkanlığına çıkacak' deniyor. Böylece anayasaya evet demek, Evren'in cumhurbaşkanlığına da evet demek oluyor. Sonuç, yüzde 91.3 evet oyu çıkıyor. Mavi renkteki hayır oyları incecik zarflardan görülse de ve her sandığın başında asker dursa da, öyle ya da böyle Evren bir şekilde halkın oyuyla cumhurbaşkanı seçiliyor.
Evren'den sonra cumhurbaşkanlığına, o güne kadarki en büyük Çankaya tartışmasına yol açan Turgut Özal geldi. Özal, ilk gerçek sivil cumhurbaşkanı oldu. Bir sivilin Çankaya'ya çıkmasını nasıl kabul ettirdi Özal?
Özal'dan önceki dört Çankaya seçimine de asker kâh Meclis'i basarak, kâh silahla tehdit ederek doğrudan müdahale etti. 1960-82 arasında bütün seçimler namluların ucunda yapıldı.
Özal'ınkine ise böyle somut bir müdahalede bulunulmadı. 31 Ekim 1989'da Özal sekizinci cumhurbaşkanı seçildi.
Özal'ın cumhurbaşkanlığını engellemeye uğraşan Demirel, Özal'ın ardından Çankaya'ya kendisi aday olduğunda neler söyledi?
Cumhurbaşkanlığı seçiminden hemen önce yerel seçimler yapıldı. ANAP üçüncü, SHP birinci, DYP ikinci parti çıktı. Demirel, 'Özal yüzde 21.75 ile mi cumhurbaşkanı seçilecek. Oyların düşüyor, senin seçilmen vicdanen uygun değil' diyerek, Özal'ın meşruiyetini zayıflatmaya, toplumsal muhalefeti harekete geçirmeye çalıştı. Oysa Demirel'in kendisi cumhurbaşkanı seçilirken, DYP'nin oy oranı ANAP'tan daha iyi değildi. Zaten Demirel'in cebinde daima bir Anayasa kitapçığı vardır. Bir şey oldu mu, 'Bak kardeşim, bak kardeşim' der. Özal cumhurbaşkanı seçilirken Anayasa'ya bakmıyordu ama kendisi seçilirken, 'Dert etmeyin. Benim durumum
Anayasa'ya uygun' diyordu.
Ahmet Necdet Sezer, parlamentoda partilerarası bir koalisyonla çıkarıldı. Bu desteği nasıl buldu?
2000'de Ecevit başbakandı ve üniversite mezunu olmadığı için Ecevit cumhurbaşkanı olamazdı. Aslında Demirel'in cumhurbaşkanlığının uzatılması Ecevit'in ve Mesut Yılmaz'ın işine geliyordu ama parlamento Demirel'i istemedi. Sezer'in adı ortaya çıktı.
Sizce Erdoğan Çankaya'ya çıkacak mı?
Erdoğan, Çankaya'ya çıkmak istiyor mu? İstiyor. Çıkar mı? Son dakikaya kadar bilemeyiz. Ama inşallah çıkar. Çünkü 1950'de Bayar'ın, 89'da Özal'ın çıkması gibi onunki de askeri vesayet sisteminin biraz daha kırılması ve Türkiye'nin demokratikleşmesi açısından bir tür milat olacak. Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması, Türkiye açısından demokrasiyi ileriye götürecek bir aşamadır. İnşallah çıkar...
nogayhan
04-15-2007, 07:03 AM
S.A
Turkiye`nin modernlesmesini insanlarin kilik kiyafetiyle orantili olarak goruyorlar kendilerine gore bir modernlesme alayisi var ve herkesin boyle olmasini istiyorlar,hatta dayatiyorlar zorluyorlar Halka ragmen halk icin anlayisi.Onlar icin Ulkenin durumu ekonomisinin hic bir onemi yok faizler gecelik %7500 iken niye sesleri cikmiyordu?,bugun gelinen nokta daha iyi degilmi? bu Ulke binlerce sehit verdi bir suru ocak sondu,gocler yasandi,niye yuzbinler toplanmadi?
Kimse Cumhuriyet ayagina yatipta cumhurun sectigi kisiye karsi halk adina karsi gelme celiskisine dusmesin.
Aksini idda edenler olsa bile islerin eskisi kadar berbat olmadigi Gunes gibi asikar,o halde yikmayinda yapin.
Yada soyle soyleyelim ''artik bosuna ugrasmayin biz Islamla hemhal olmus Milletiz ,bazi seyleri perde edip bu Halki inanclarindan vazgeciremeyeceksiniz bosa kurek sallamayin Cumhurbaskanligi artik halki gibi olan,Halki gibi dusunen kisilerin eline gececek baska yolu yok''
Demir Kağan
04-15-2007, 07:08 AM
S.A
Turkiye`nin modernlesmesini insanlarin kilik kiyafetiyle orantili olarak goruyorlar kendilerine gore bir modernlesme alayisi var ve herkesin boyle olmasini istiyorlar,hatta dayatiyorlar zorluyorlar Halka ragmen halk icin anlayisi.Onlar icin Ulkenin durumu ekonomisinin hic bir onemi yok faizler gecelik %7500 iken niye sesleri cikmiyordu?,bugun gelinen nokta daha iyi degilmi? bu Ulke binlerce sehit verdi bir suru ocak sondu,gocler yasandi,niye yuzbinler toplanmadi?
Kimse Cumhuriyet ayagina yatipta cumhurun sectigi kisiye karsi halk adina karsi gelme celiskisine dusmesin
Atatürk'e ve Türkçülere sataşmadan da yazı yazabildiğinizi görmüş oldum.
Netekim üzülerek haklı olduğunuzu belirtiyorum.
Scofield
04-15-2007, 07:33 AM
kilik kiyafet sadece kucuk bir unsur. fakat yine de unsur unsurdur. kilik kiyafet harici bir suru unsur var.
Demir Kağan
04-15-2007, 08:06 AM
kilik kiyafet sadece kucuk bir unsur. fakat yine de unsur unsurdur. kilik kiyafet harici bir suru unsur var.
Unsurunu unsurduğumunun unsuru..:lol:
teginalp
04-15-2007, 08:35 AM
Beni biraz evvel kim dışarı attı?
Nogayhan'a teşekkür ettikten sonra yazmaya başladım. Bir sayfaya yakın yazdıktan sonra tam gönderiyordum ki demirin mesajı geldi, benim burada işlem yapmaya yetkim olmadığı mesajı geldi, quick replay işlemi sırasında hem de, birkaç defa şifre yazıp yeniden giriş yaptım. Her seferinde önce hoş eldiniz diyor sonra dışarı atıyor. Sonunda makine resetlendi, olay bitti.
Noooluyoruz anlayalım yani.:evil:
Şimdi nasıl hatırlayacağım o kadar yazıyı.
Sadece şu kadarını hatırlıyorum.
Çoğunluğu yakalayan CumhurBaşkanı'nı seçer,
Diğerleri üzerine buz gibi bir gazoz içer.
Yarattığı karın ağrısı,Bi dahaki seçimlerde geçer.
Teginalp'im çok konuşma, birisi ağzına ....:lol:
Adamı sinirden şair yapıyorla yavu.
Karayılan
04-15-2007, 08:51 AM
su ustteki yaziyi yazana bir armaganim var!!!
Karayılan
04-15-2007, 09:01 AM
1- Enternasyonalist piyon Inonu'nun aksine Ataturk Turkcu idi
2- Turkculuk ulkusu dahilinde bir cok kurum ve kurulus Ataturk doneminde en aktif faaliyetleri gosterdiler(TDK, TTK, Turk Ocaklari...) Bu kurumlar 1938'den sonra bir daha eskisi gibi calismadi. Nedeni Ataturk'den sonra baska bir Turkcunun basa gecmemis olmasidir. Simdi dalga gectiginiz TDK gecmisdeki Osmanlica sozcukler yerine su an kullandigimiz bir cok sozcugun yaraticisidir.
3- Laiklik Ataturk'den sonra bir daha asla iktidar olmadi. Iktidar olan ya SERIAT yada SEKULARIZMdir.
4- Kazim Karabekir'e ayri bir parti kurma talimati veren bizzat Ataturk olmustur. Kurulan parti ayaklanma girisimi baslattigi icin feshedilmistir.
5- CHP icinde Ataturk ve arkadaslari her zaman azinliktaydilar. Nitekim Ataturk zamaninda ses cikaramayanlar Inonu doneminde kudurmus ve siyasetin yonunu bir anda baska bir rotaya cevirmislerdir.
ve 6- Hoca efendinin cumhurbaskani olmasini istiyorum beni destekleyenler? Boylece ABD kopegi olup AB kapasinda havlamak istiyoruz Bozkurt olmak bize ZOR geliyor...
Karayılan
04-15-2007, 09:03 AM
Atatürk'e ve Türkçülere sataşmadan da yazı yazabildiğinizi görmüş oldum.
Netekim üzülerek haklı olduğunuzu belirtiyorum.Sen de mi burutus? :(
Karayılan
04-15-2007, 09:06 AM
Vatan satmayi Islam diye millete yutturanlar sizin dininiz benim dinim degil. Siz Tuncay Ozkan'in dedigi gibi Allah'inizi hristiyanlarin Allah'iyla bulusturun bakalim ANLASACAKLAR MI?
Hanedan
04-15-2007, 10:01 AM
Vatan satmayi Islam diye millete yutturanlar sizin dininiz benim dinim degil. Siz Tuncay Ozkan'in dedigi gibi Allah'inizi hristiyanlarin Allah'iyla bulusturun bakalim ANLASACAKLAR MI?
O halde sende inandığın gibi yaşa ama inandığı gibi yaşayanlara neden kızarsın anlamadım.. Annesinin çıkınından bir TV.şirketi çıkan şahibeli birinin tam anlamıyla dinsizlik adına sarf ettiği safsatayı örnek vermen de hoş olmadı kardeş.
Karayılan
04-15-2007, 10:04 AM
O halde sende inandığın gibi yaşa ama inandığı gibi yaşayanlara neden kızarsın anlamadım.. Annesinin çıkınından bir TV.şirketi çıkan şahibeli birinin tam anlamıyla dinsizlik adına sarf ettiği safsatayı örnek vermen de hoş olmadı kardeş.Tuncay Ozkan'i ben de pek sevmem ancak elini vicdanina koy dusun yanlizca su sozuyle hakli degil mi?
Nedir bu diaolog nedir bu din safsatalari?
Bu ne perhiz bu ne lahana tursusu hesabi...
Hanedan
04-15-2007, 10:19 AM
Türkiye'de siyaset tartışmalarında ne konuşulur,tartışmalar neden hararetlenir? Varsa yoksa Din ve laiklik. Bunları konuşmaktan yoruldum. Siyaset diyoruz hemen arkasından şeriatçılık, irtica, mürteci v.s...ve ya dinsiz, komünist, imansız v.s... bunlar uzar gider. Bana göre asıl olan karşımdaki kişinin ne düşündüğü değil ne kadar dürüst olduğudur. Gerçekten savunduğu olguların arkasında delikanlı gibi duruyosa başım üstüne. Yok karıştırmak için yapıyorsa canı cehenneme. Tuncay Özkanda kar