PDA

View Full Version : Uyum mu? Uyutma mı???


nurhak
01-25-2007, 05:19 AM
Arkadaslar,bu topraklarda hergün gündem degişiyor,birileri kamuoyunun yani bizlerin ilgisini istediği gibi yönlendirip,kendileri istedikleri hedeflere kolayca ulasabiliyorlar.Bu ülkede milyonları ilgilendiren yasalar komisyondan,komisyona atılırken bazı kanunlar sessiz sedasız ve jet hızıyla yasalaşıveriyor.

işte size bir örnek;

Petrol tasası...


Kamuoyunda hemen hiç tartışılmadan TBMM'de yasalaşan yeni petrol yasası neler getiriyor, daha doğrusu neler götürüyor? Komisyon'da ve Genel Kurul'da bu tasarıya karşı mücadele veren CHP Milletvekili Tacidar Seyhan'la konuşuyoruz. Diyor ki:
"Yasa bu haliyle yürürlüğe girerse halen ülkemizde çıkarılmakta olan veya ileride çıkarılacak doğalgaz ve petrolün artık bize hiçbir faydası olmayacaktır. Yasayla devlet payı kaldırıldı ve yabancı şirketlere ülkemizden doğalgaz ya da petrolün tamamını dışarıya satma hakkı tanındı. Bu şu demektir; yarın dünyada ciddi bir petrol krizi yaşansa, biz ülkemizden çıkan petrolden asla yararlanamayacağız. Kendi petrolümüzü bize dayatılan fiyattan satın almak zorunda kalacağız. Yabancı şirket, o sırada bize savaş açmış bir ülkeye dahi petrolümüzü rahatlıkla satabilecek, biz buna engel olamayacağız. Yasa, iç ve dış karasularımızda petrol arama alanlarını toplam 12 bölgeye ayırıyor. Bunların her biri büyük bölgeler olduğundan buralarda ancak mali yapıları çok güçlü büyük uluslararası şirketler arama yapabilecek. Bizim TPAO sadece seyredecek. Ayrıca kamu yararı olmasa bile, yabancı şirket istediği takdirde devlet onun adına zorla istimlak yapmak zorunda .."
Bu meselenin en hazin yanı ise... Türkiye'nin petrol kaynağını peşkeş çeken bu yasanın kamuoyunda hemen hiç tartışılmaması... Ülke petrolünün çalınmasına kimsenin ses çıkarmaması... Toplumun hazin bir yenilmişlik ve teslimiyet sergilemesidir... Irak halkı petrolünü vermemek için ölümüne savaşıyor. Halkımız uykularda...

.................................................. Melih Asık/Milliyet

HYML
01-25-2007, 06:33 AM
Köprüden, otoyoldan, bebek mamasından, ilaçtan para alıyoruz yaa. Yeter herhalde, petrolden de almayalım! Size de yaranılmıyor canım aaaaa..

Qarshi
01-25-2007, 07:04 AM
Irak halkı petrolünü vermemek için ölümüne savaşıyor. Halkımız uykularda...


Saddam'ın asılması karşılığında petrol yatakları yabancı petrol firmalarına peşkeş çekildi.

İkinci bir maddede ise petrol gelirlerinin %75'ini dışarıya pompalama hakkı verildi...

Irak halkının içindeki bir kısım diyelimde taşlar yerine otursun :rolleyes:

Hanedan
01-25-2007, 08:52 AM
CHP Milletvekilinin ağzından bir haber. Kanun maddesini tam olarak bilseydik daha sağlıklı bir değerlendirme yapma şansımız olabilirdi.

nurhak
01-25-2007, 09:21 AM
BASINA VE KAMUOYUNA

TBMM'de görüşülerek yasalaşan Petrol Kanun'u ile ilgili olarak TMMOB Petrol Mühendisleri Odasının görüşleri aşağıda verilmiştir.

1- TBMM'den geçen Kanun ile yabancı devletlerin doğrudan doğruya veya idaresine hakim olacak şekilde mali ilgileri veya menfaatleri bulunan hükmü şahıslar ile yabancı devletler adına hareket eden şahısların, petrol hakkına sahip olmalarını, petrol ameliyesi yapmalarını, buna dayanarak menkul ve gayri menkul satın almalarını yasaklayarak bu yasağa istisna tanıma hakkını Bakanlar Kuruluna veren eski Kanun'un ilgili maddesi yeni Kanun'dan çıkarılarak petrol arama ve üretim faaliyetinde bulunmak isteyen yabancı devletlerin taleplerinin milli menfaatlere uygun olarak değerlendirilmesi imkânı ortadan kaldırılmıştır. Bu anlayışla ülkemizdeki rezervlerin, stratejik olarak kendi siyasal anlayışına göre kontrol altında tutulmasını sağlamayı arzu eden yabancı devletlerin müracaatının Bakanlar Kurulu tarafından değerlendirilmesi koşulu ortadan kaldırılmış, ülke yararını gözetme anlayışı terk edilmiştir. Yabancı ülkeler adına faaliyet gösteren şirketlerin ve şahısların diğer şirketler üzerinde siyasal ve ekonomik olarak etkin bir politika izlemesinin önü açılmıştır. Bu durumda kamu ve ülke menfaatlerini gözetmek anlayışından vazgeçilip ülke çıkarlarının ikinci plana atıldığı açıkça ortadadır.

2- Ülke petrol aramacılığına katkıda bulunmak amacıyla petrol sektörünün en riskli bölümü olan arama fazında yapılması gerekli teşvik ve destekler yerine üretim aşamasında Devlet hissesinden yapılan indirimlerle üreticilere teşvikler verilerek yanlış politika uygulanmasına yol açılmıştır.

3- Geçmiş dönemlerde yatırım yapılarak o günün şartlarına göre geliştirilen sahalardan üretilen petroller dahil olmak üzere Devlet hisselerinde yapılan önemli oranlardaki indirimler Devletin milyonlarca dolarlık ciddi kayıplarına neden olacaktır.

4- Şirketlerin alabilecekleri arama ruhsatı sayındaki tüm kısıtlamalar kaldırılarak istendiğinde tek bir şirketin tüm ruhsat alanlarını kapabilmesinin önü açılmıştır.

5- Üretim sahalarının kullanılmasında eski Kanuna göre şirketlere uygulanan 40 yıl üretim hakkı sınırlamasının kaldırılarak sahanın sınırsız süre ile şirketlere bırakılması Devlete geçebilecek bir hakkın önlenmesi sonucunu doğurarak kamu zararı oluşmasına neden olacaktır.

6- Petrol üretiminden alınan Devlet Hissesinin % 50'sinin üretimin yapıldığı ilin il özel idaresine bırakılması mali uygulamalarda olması gerekli eşitlik temel ilkelerine aykırıdır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Emre ÖZGÜR
Genel Sekreter
PMO Yönetim Kurulu Adına

nurhak
01-25-2007, 09:29 AM
Petrol araması, riski oldukça yüksek sermaye ve teknoloji yoğun bir faaliyettir. Özellikle jeolojisi karmaşık ve fay kuşağında bulunan Türkiye için çok daha fazla risk içermektedir. Bu anlamda dünyadaki tüm petrol şirketleri bu riski azaltmaya yönelik olarak arama ve üretim,taşıma, rafinaj ve dağıtım/pazarlama alanlarını da oluşturan dikey entegre yapıdadırlar. Böylece riski olmayan karlılığı yüksek dağıtım, pazarlama faaliyetlerinden elde ettikleri karların önemli bir bölümünü arama yatırımına aktarmaktadırlar. BP-Amaco-ARCO,Shell, Chevron, ENI gibi tüm dev petrol şirketleri entegre yapıda olup, son yıllarda enerji alanına da girerek yapılarını daha da güçlendirmektedirler.



İşte 1954 yılında kurulan TPAO’da dikey entegre bir yapıda iken, 1983’den sonra taşıma, rafinaj ve dağıtım/pazarlama faaliyetleri elinden alınarak yalnızca arama ve ham petrol üretme faaliyetleri yani riskli bir alanda sıkıştırılmıştır. Petrol Piyasası Yasası ile TPAO’nın ürettiği ağır petrolün yerli rafinerilerce “öncelikle alınması zorunluluğu” kaldırılmakta ve ekonomik darboğazda olan TPAO, güçsüzleşeceğinden Türkiye’deki petrol arama faaliyetleri de fiilen durmuş olacaktır.



Aynı biçimde TÜPRAŞ’ında dağıtım şirketi ve bayilik teşkilatı kurmaları engellenerek zaten düşük kar marjı ile çalışan rafinerilerimizin çökertilerek piyasada yerli petrol ürünün yerini, ithal ürünün alması söz konusu olacaktır. Gerek TPAO gerekse TÜPRAŞ, entegre yapıya sahip olması ve uluslararası bağlantıları yoluyla güçlü olan çok uluslu yabancı petrol şirketleriyle eşit olmayan koşullarda rekabet etmek durumunda bırakılmaktadır.



Diğer yandan yerli rafinerilerde üretilen petrol ürünlerine yüksek oranlarda vergi uygulanırken, yurt dışından girişine göz yumulan ve KDV dışında vergi uygulanmayan standart dışı, kalitesiz ürünlerin Türkiye’ye girmesi yolu açılmaktadır. Akaryakıt Dağıtım Şirketleri Bayi, istasyon açarak kar marjlarını arttırma yoluyla mevcut bayilerin rekabet edememeleri sonucunda zaten oligopol olan bu alanda dağıtım şirketleri piyasaya hakim olacaklardır.



Sonuçta IMF ve DB’nin Türkiye’ye dayattığı ve AB’nin “uyum yasaları” adı altında Elektrik, doğalgaz, petrol piyasası yasaları, Türkiye’de enerji sektörünün özelleştirilmesi, dışa açılması anlamını taşımaktadır.



Türkiye enerji politikası, ABD ve AB’nin yetki alanındaki çok uluslu enerji holdinglerinin çıkarları doğrultusunda oluşmaktadır. Anayasa’ya yerleştirilen “uluslararası tahkim” mekanizması ile de yargısal güvence sağlanmıştır.



Enerji kaynakları bakımından büyük oranda dışa bağımlı olan Türkiye’ye, uluslararası politik dengeler sonucundan çıkacak sorunlar karşısında hareket alanı bırakılmamaktadır.

nurhak
01-25-2007, 10:51 AM
POAŞ'taki vergi kacagı:

İş-Doğan'ın Petrol Ofisi ile birleştirilmesinde, satın almada kullanılan kredilerin kur farkı şirkete gider olarak yazılarak, 1.2 milyar YTL'lik vergi kaçağı yaratıldı.

Petrol Ofisi'ni vergi rekortmenliğinden eden birleşmeye ilişkin süreç şöyle gelişti: Petrol Ofisi'nin satın alma finansmanını gerçekleştirmesi için kurulan İş-Doğan Petrol Yatırımları, 21 Temmuz 2000'de akaryakıt dağıtım sektöründe faaliyet gösteren kamu şirketi POAŞ'ın yüzde 51'ini Özelleştirme İdaresi Başkanlığı ile imzalanan anlaşma ile 1 milyar 260 milyon dolara aldı. Şirket, bu finansmanı sağlamak için döviz cinsinden bankalardan kredi kullandı. Böylece 1 haftalık mazisi olan İş- Doğan Petrol Yatırımları AŞ'nin bilançosu kredi borcu ile büyüdü. Ardından, 2002 yılına gelindiğinde İş-Doğan Petrol Yatırımları yine banka kredisi kullanarak, Petrol Ofisi'nin ÖİB'de kalan yüzde 25.83'lük hissesini de satın almak için 240 milyon dolar ödedi. Böylece, finansman şirketi İş-Doğan Petrol Yatırımları'nın POAŞ'da hissesi yüzde 76.83'e ulaştı. Aynı yıl İş-Doğan Petrol Yatırımları kredi borcu ile satın aldıkları POAŞ ile birleşme kararı aldı. Bu birleşme Aralık 2002'de tamamlandı. Birleşme öncesindeki son bilançolara göre kısa ve uzun vadeli toplam borcu sadece 567 milyon YTL olan Petrol Ofisi, birleşmeyle birlikte İş- Doğan Petrol Yatırımları'nın borçlarını da (kendi satın almasında kullanılan krediler) yüklendi. Birleşme ile Petrol Ofisi'nin toplam borcu o tarih itibariyle 2.9 milyar YTL'ye fırladı. İşte Gelir İdaresi Başkanlığı da bu birleşme operasyonu sürecindeki dönemi mercek altına alarak, olası vergi kayıplarını inceledi. Nitekim POAŞ'ı kamudan devralan ve bu nedenle kredi borçlusu olan İş-Doğan'ın Petrol Ofisi ile 2002'de birleştirilmesinde, satın almada kullanılan kredilerin kur farkının şirkete gider olarak yazıldığı ve bu durumun yarattığı vergi kaybının ise 1.2 milyar YTL olarak gelirler kontrolörlerince hesaplandığı öğrenildi.

nurhak
01-25-2007, 10:57 AM
NAHUM MALİYECİLERİN YEMEĞİNDE
Birleşmeden büyük vergi cezası doğduğunuöne süren raporlardan sonra sürpriz buluşma ve olay şöyle gelişti: Vergi Konseyi yönetimi geçen hafta 13 Ocak 2007 Cumartesi günü İstanbul Beyoğlu'ndaki ofisinde "Rekabetin önemi ve işbirliği" konulu bir toplantı düzenledi. Söz konusu toplantıya Bakan Unakıtan davetliyken, özel sektör temsilcilerinden bir tek Jan Nahum katıldı. Toplantının ardından da Vergi Konseyi, İstanbul'da Taksim Hacı Abdullah'ta bir yemek verdi. Söz konusu yemeğe Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, Gelir İdaresi Başkan Vekili Osman Arıoğlu,İstanbul Vergi Dairesi Başkanı Mehmet Koç ile Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanı Mehmet Akif Ulusoy ile katıldı. Yemekte mali müşavirlikle yakından uzaktan ilişkisi olmayan bir isim daha vardı.

BAKANIN YANINDAN AYRILMADI
O da 2005'ten bu yana POAŞ'ın Genel Müdürlük koltuğunda oturan Jan Nahum'du. Yani hakkında faiz ve cezalar hariç 1.2 milyar YTL vergi incelemesi olan Petrol Ofisi Genel Müdürü. Otomotiv sektöründe yıllarca çalıştıktan sonra POAŞ'ta görev alan Nahum yemekte MaliyeBakanı Kemal Unakıtan'ın yanına oturdu. Yemek boyunca da bakanın yanından ayrılmazken sürekli konuşması dikkat çekti. Yemeğe Mali Müşavirler Odası'nın yönetimi dışında Maliye Bakanlığı ve Gelir İdaresi üst düzey yetkilileri katılırken, özel sektörden üst düzey yönetici olarak bir tek Nahum'un bulunması çeşitli yorumlara neden oldu. Anımsanacağı üzere İş-Doğan ve Petrol Ofisi'nin birleşmesinin ardından vergi kaybı olduğu yönünde maliyeciler tarafından hazırlanan raporlardan ilki zaman aşımına uğramadan Sabah gazetesi tarafından şirketin ismi verilmedengündeme getirilmişti. Bu haberin hemen ardından POAŞ Yönetim Kurulu Üyesi İmre Barmanbek, Genel Müdürü Jan Nahum ve Finans Koordinatörü Hüseyin Keçeci, haberin ardından bir toplantı düzenleyerek "O şirket biziz ama inceleme bitmedi" açıklamasında bulunmuşlardı. Ardından ise şirketle ilgili hazırlanan ilk raporla ilgili olarak faiz ve cezası ile birlikte 3.3 milyon YTL'lik tebligat yapıldı. Ardından 1.2 milyar YTL'lik vergi kaybı ile ilgili diğer raporların da yolda olduğu öğrenilmişti.

aspava_55
01-25-2007, 01:07 PM
Cumhuriyet tarihinin insanın gözünün içine baka baka dalga geçen ilk ve tek maliye bakanı,sonunu merak ediyorum.

eflatunn
01-25-2007, 01:35 PM
Cumhuriyet tarihinin insanın gözünün içine baka baka dalga geçen ilk ve tek maliye bakanı,sonunu merak ediyorum.

Kemal abime laf yok. :lol:
merak etmeye de gerek yok her sorunun altından babalar gibi kalkar o :bounce: :bounce:

nurhak
01-25-2007, 01:57 PM
Cumhuriyet tarihinin insanın gözünün içine baka baka dalga geçen ilk ve tek maliye bakanı,sonunu merak ediyorum.Bende.....hele mahdumlarının marifetlerini bir bilseniz,bu memleketi derebeyliğe cevirmisler....azz sonraaaa....:twisted:

eflatunn
01-25-2007, 02:03 PM
[QUOTE=nurhak;604482]Ülke petrolünün çalınmasına kimsenin ses çıkarmaması... Toplumun hazin bir yenilmişlik ve teslimiyet sergilemesidir... Irak halkı petrolünü vermemek için ölümüne savaşıyor. Halkımız uykularda...

lise 1.sınıftayken bu konuda bir öğretmenimle çok sıkı bir tartışma yaşamıştım.40 kişilik bir sınıfın önünde.ben amaç petrolü çalmak diye yırtınırken kimseden ses çıkmıyordu ya da çıkamıyordu.öğretmen bana demokrasi masalları anlatıyordu.şimdi o öğretmenimin (hala öğretmenim diyorum saygımdan) yüzünü görmek istiyorum.bunu gerçekten çok istiyorum. :twisted:

nurhak
01-25-2007, 02:22 PM
O ögretmende,milli egitimin milli olamamıs bir elemanıymıs desene....

eflatunn
01-25-2007, 02:28 PM
O ögretmende,milli egitimin milli olamamıs bir elemanıymıs desene....

fazlasıyla hem de.
zaten Türk milliyetçisi olma gibi bir duyguyu ondan bekleyemezdim.kendisi arap milliyetçisiydi.bu her şeyi açıklıyor sanırım. ;)

nurhak
01-25-2007, 02:44 PM
Birde kadro yok diye binlerce gencimizi bekletiyorlar..:twisted: tabi sen doldur kadroları elin suud'uyla,kuveytlisiyle bizim cocuklarada market kasiyerliği....anladın sen onu....;)