PDA

View Full Version : BaŞbakan'in Kİmyasini Bozan, İŞte O Yazi


genco
02-08-2007, 03:31 PM
Sabah gazetesi yazarı Hıncal Uluç -ki sevmediğim yazarlardan biridir- Başbakan'ın kimyasını bozan bir yazı yazmış. Genelde siyaset yazmayan bir yazar olmasına rağmen, öyle şeyler yazmış ki yenilir yutulur gibi değil...
İşin en enteresan tarafı da yazıya cevap verilememiş olması...

İŞTE O YAZI

Tarikatlar ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı!..
HINCAL ULUÇ - SABAH

Hemen bütün gazetelerde yığınla haber, yığınla köşe yazısı.. Hemen hepsi, Emniyet'teki tarikatlaşma üzerine.. Bu ülkenin güvenliğinden sorumlu, en güvenilir olması gereken kurumun temelleri sallanıyor..
- Rahip Santoro cinayetinde ihmali görülen Trabzon Emniyet Müdürü niye terfian Ankara'ya atandı?..
- Çünkü tarikattan..
- Hrant Dink cinayetinde ihmali görülen Trabzon Valisi ve Emniyet Müdürü, İçişleri Bakanı'nın "Müfettişler raporlarını hazırlamadan tek hareket yapmam" demesine rağmen niçin apar topar görevden alındılar?.
- Çünkü tarikat bağlantıları yoktu.. Eleştirileri önlemek için kurban edilmeleri kolay oldu.
- 22 ihbar gelmesine rağmen, Hrant Dink'i korumaya almayan İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah niye hâlâ yerinde?. Neden suç bir şube müdürüne transfer edilip, Cerrah temize çıkarılmaya çalışılıyor?..
- Çünkü Cerrah'ın arkasında Çarşamba Cemaati var. Cerrah'ı daha önce, Recep Tayyip Erdoğan Ankara'ya almaya karar vermişti. Hatta Cerrah odasını toplamıştı. Çarşamba Cemaati devreye girdi. "Alma" dediler. Alamadı. Cerrah, İsmailağa Camisi'nde yüzlerce kişi önünde gerçekleşen linç olayına anında "Başını mermere vurup intihar etti" diyen Emniyet Müdürü. Çarşamba'nın tam bir kurtarılmış bölge olduğunu gidenler anlatıyor. Dink cinayetinde benzeri gafını Vali Güler temizledi.
- Başka ülkelerde olsa, Santoro ve Dink cinayetleri İçişleri Bakanı'nı istifaya zorlardı. Başbakan, Aksu'ya neden ilişemiyor?.
- Çünkü Aksu'nun arkasında da Menzil tarikatı var.. Ayrıca, meşhur tezkere olayında gördük. Başbakana karşı direnen ve Aksu'nun arkasında yer alan 81 milletvekili.. Erdoğan, Aksu'ya dokunamaz.
- Peki ya Ulaştırma Bakanı?.
- Hızlı tren faciasında 39 kişi öldü. Oysa o rayların o hızı çekmeyeceği raporla tespit edilmişti. Ama hem Devlet Demiryolları Genel Müdürü, hem Ulaştırma Bakanı halen görevde. Olan ölenlere oldu. Başbakan gereğini yapamadı, çünkü hem bakan, hem genel müdür tarikattan.. Başbakan Maliye Bakanı'na da dokunamaz.. O da tarikattan..

Şimdi bunların tümü söylenti olabilir.. Ne var ki, eskiler "Şuyuu, vukuundan beterdir" demişler.. " Ateş olmayan yerden duman çıkmaz" demişler..
Recep Tayyip Erdoğan ile ilgili hangi taşı kaldırsanız, altından bir "tarikat, cemaat" bağlantısı çıkıyor. Erdoğan'ın da bu söylentileri şiddetle yalanlayan sert bir eylem ve söylemi yok..

Amerika'nın Türkiye'yi bir ılımlı İslam devleti yapmak için 80'li yıllardan beri ne planlar uyguladığını bilmeyen yok. Daha dün bu gazetede Mehmet Barlas, ABD'nin neden Recep Tayyip Erdoğan ve AKP'yi desteklediğini açıkladı. Çünkü AKP, demokrat ve küresel parti.. Böylesi Türkiye fevkalade işlerine geliyor. Bu ülkede üniter, ulusal cumhuriyet değil, ümmetçi ve küresel devlet istiyorlar. Öyle olunca da, tarikatların önü alabildiğine açılıyor.

Şimdi sorum şu?.
Adı tarikatlarla bu kadar iç içe anılan biri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olabilir mi?..
Efendim, başbakan olmadı mı?.. Cumhurbaşkanı da olur.
Kâğıt üzerinde öyle.. Ama bu iki makamın anlamı çok değişik.
Başbakan yürütmenin, yani hükümetin başıdır.
Anayasa gereği Başkomutan da olan Cumhurbaşkanı ise, Türkiye Cumhuriyeti'nin simgesi..
Hükümetler gelir geçer. Oysa Türkiye Cumhuriyeti kalıcıdır. Ebedi..
Türkiye Cumhuriyeti, laik, ulusal ve üniter bir devlettir, öyle kalacaktır. Ümmet Cemahiriyesi olamaz.
Recep Tayyip Erdoğan, ANAP ve DYP gibi, AKP'nin de çökmesi pahasına Cumhurbaşkanlığını kafaya koymuş. AKP'nin gelecek seçimleri kazansa bile, bir daha böylesi keyifli yönetime izin verecek bir çoğunluğa sahip olamayacağını, koalisyonlara mecbur kalacağını biliyor. Bu yüzden kendisini kurtarıp, Köşk'e atmayı düşünüyor. "Benden sonra tufan.." diyerek..
Bu onun tercihi.. Vatandaş olarak hakkı da..
Ama aday olmadan önce tüm bu "Tarikat" söylentileri ile hiçbir ilişkisinin olmadığına ulusu inandırmak zorunda.. Eylemleri ve söylemleri ile..
Bu iş "Devlet kesesinden" duvar ilanları hazırlatıp "Kurban olam ayına yıldızına" demekle olmuyor.

Not.. "Devlet kesesinden.." dedim.. 3 ocaktan bu yana, Can Ataklı Vatan'da, ben Sabah'ta defalarca sorduk, "Değirmenin suyu nerden" diye.. Son yazımda ben "Kendi cebinden ödese anında açıklardı. Parti ödemiş olsa anında bildiri yayınlardı. Çıt çıkmadığına göre, Başbakanlık fonlarından, yani milletin kesesinden ödemiş olmalılar" dedim.. Gene yanıt yok..
Sükut ikrardan gelir. Demek Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı seçim yılında millete yaptığı reklamın parasını millet ödedi, vergileri ile..
61 ilin duvarlarına asılan binlerce afişin tasarım, baskı, dağıtım, asma ve duvar kirası bedelleri trilyonluk bir kampanya gerektirir.. Anlayın...

Seckjin Khan
02-08-2007, 03:45 PM
hıncalı pek sevmem ama yazdı da mı yazıyo kardeşim ya :lol:

genco
02-08-2007, 04:01 PM
Sizi bilmem ama ben bu yazıyı arşivime almaya karar verdim...
Ne hıncal böyle bir yazı yazar bundan sonra, ne de bir Başbakan bir yazı karşısında bu kadar aciz kalır...

Seckjin Khan
02-08-2007, 04:05 PM
beni yanlış anladın genco ...

mükemmel bir yazı yazmış herşey açık ve net başbakan ne desin ki bu yazı üstüne ;)

Mgas
02-08-2007, 04:42 PM
Cinayet sonrası isten atılan adamlar goz boyamaca...bu acıkca belli. Kendi basları icin baskalarını feda ettiler. Herkes cinayet sonrası kurban arayacaktı bunlar onlerine kurban attılar. Asıl suclular halen gorevde. İstifalarını vermeleri gerek!

itashi
02-09-2007, 04:37 AM
Çarşamba cemaati kim, ilk kez duyduğum bir isim. Başbakanın gücü adı şanı duyulmamış bir avuç adama yetmiyor öyle mi? İnanıyor musunuz bunlara?

Eğer bir ilişki varsa o da çıkar ilişkisidir, birbirlerinin pisliklerini örtüyorlardır 50 yıldır sağ sol tüm partilerin ve bürokratların yaptığı gibi.

Lutfen kufur etmeden...
Bilge_Kagan

genco
02-09-2007, 06:19 AM
beni yanlış anladın genco ...

)
Yok kardeş, yanlış anlayacak bir durum yok ortada zaten...
"Sizi bilmem" derken, kalıplaşmış söz olarak kullandım...

genco
02-10-2007, 04:59 AM
POAŞ'a karşı Emin Çölaşan'ın kellesini isteyen Başbakan, acaba Hıncal Uluç'un kellesini de isteyecek mi?

mustafa06
02-10-2007, 06:27 AM
Acaba Hıncal devrim! niteliğinde bir yazı mı yazdı diye ümitlenmishtim ama ;
Her zaman duyduğumuz sözlerin bir tekrarı, yani yeni bir shey yokmush.

Çünkü Cerrah'ın arkasında Çarşamba Cemaati var.
Trabzon Emniyet Müdürü niye terfian Ankara'ya atandı?..
- Çünkü tarikattan..
Hızlı tren faciasında 39 kişi öldü. Oysa o rayların o hızı çekmeyeceği raporla tespit edilmişti. Ama hem Devlet Demiryolları Genel Müdürü, hem Ulaştırma Bakanı halen görevde. çünkü hem bakan, hem genel müdür tarikattan.. Başbakan Maliye Bakanı'na da dokunamaz.. O da tarikattan..

Görevden alınanlar tarikattan değil, alınmayanlar tarikattan.
Bu tespitler ne zaman yapılıyor. bir olay olduktan sonra görevden alınma veya alınmama olayından sonra :)

gerchekten kolay tesbit yöntemi.
Bana göre; Bir olayla ilishkilendirerek insanlara bu yolla tarikat bağlantılı veya değil diye ilishkilendirmek chok kolaycılık gibi geliyor.
Bu bilgilere sahip insanlar; Örneğin bir emniyet müd, vali göreve atandığında bu kishiler tarikattandır diye tespitini ortaya koyar, ve sözünün arkasında durur. o zaman anlashılır. Bizim gazetecilerin yaptığı ish gibi akıntıya göre kürek chekme ishini yapmak ichin gazeteci olmaya gerek yoktur. Chünkü bu yolkolaycılıktır, herkes yapabilir.
Diyebilirsiniz ki ; ''Tüm gazeteciler bu hükümet döneminde kadrolashma var diye söylüyorlarya '' Evet söylüyorlar ama bu söz yuvarlak bir sözdür. Aynı gazeteciler gechmish her hükümete bu sözü söylediler. yapılan ishlerin kadrolashma olduğunu gösteren gechmish hükümetlerle kıyaslanmısh ve yüzde olarak bunların daha fazla atama yaptığını gösteren somut deliller gerekir.
Aksi halde bu sözler siyaset adına yandashlarına verilen mesajlar olarak kalırlar.

Maliye bakanına dokunamaz chünkü oda tarikatten. sözünü biraz gechmishe giderek irdeleyelim.
Maliye bakanı kimdir:Bashbakan kemal abim diyor.
Tarikatin bu parti üzerinde etkisi bu kadar fazla ise; AKP(erdoğan ) tarikat üyesi olan birisini
yani maliye bakanını en bashtan neden millet vekilliğine aday göstermemishtir.
Tarikat charesizmi kalmıshtır.
Kendisinin adaylığı veto edildiğinde erdoğanın yerine erdoğan tarafından aday gösterilmishtir.
Kaldı ki, maliye bakanının görevden alınmasını gerektirecek,bakanlık uygulaması yoktur . Aksine Türkiye cumhuriyeti 40 yıldır ilk defa bu dönemde sıkı maliye politikalarına shahit olmaktadır. Hükümette 4 yıldır bir köklü bir değishiklik olmamıshtır. Diğerleri gibi maliye bakanıda görevdedir.
''Maliye bakanını görevden alamaz, chünkü tarikattan'' demek ya tutarsa diye suya yoğurt mayalamaktan bashka bir shey değildir. Yarın bir gelishme olursa söylemishtik demek ichin ön hazırlık :)

Bahsi gechen insanlar gerchekten bir tarikat üyeside olabilirler; sadece iddia etmek yerine, bunu iddia edenlerin somut delilleri ortaya koymaları sharttır.

Şimdi sorum şu?.
Adı tarikatlarla bu kadar iç içe anılan biri, Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olabilir mi?..

Hıncal uluçun yazısının amacı ve tarikat bağlantıları ile varmak istediği nokta burasıdır.
Erdoğan cumhur bashkanı olabilirmi ? cevapta hazır; olamaz.

Bashlangıchtada belirtiğim gibi , gerchekten hıncalın sözleri he rzaman duyduğumuz sözlerin tekrarından bashka bir shey değildir .
İki yıldır erdoğan cumhurbashkanı olmamalıdır. diye bağıranları hatırlayınız.
2 ay önceki tartıshmaları hatırlayınız.
Hrant dinkin ölümü ile biraz unutulan bu tartıshma hıncalın canını sıkmısh olmalı ki , tekrar hatırlatmak amacı ile böyle bir yazı yazmısh olmalı.
Bakınız biz bile unutmushtuk, hatırladık.

genco
02-13-2007, 12:06 PM
Acaba Hıncal devrim! niteliğinde bir yazı mı yazdı diye ümitlenmishtim ama ;
Her zaman duyduğumuz sözlerin bir tekrarı, yani yeni bir shey yokmush.



Görevden alınanlar tarikattan değil, alınmayanlar tarikattan.
Bu tespitler ne zaman yapılıyor. bir olay olduktan sonra görevden alınma veya alınmama olayından sonra :)

gerchekten kolay tesbit yöntemi.
Bana göre; Bir olayla ilishkilendirerek insanlara bu yolla tarikat bağlantılı veya değil diye ilishkilendirmek chok kolaycılık gibi geliyor.
Bu bilgilere sahip insanlar; Örneğin bir emniyet müd, vali göreve atandığında bu kishiler tarikattandır diye tespitini ortaya koyar, ve sözünün arkasında durur. o zaman anlashılır. Bizim gazetecilerin yaptığı ish gibi akıntıya göre kürek chekme ishini yapmak ichin gazeteci olmaya gerek yoktur. Chünkü bu yolkolaycılıktır, herkes yapabilir.
Diyebilirsiniz ki ; ''Tüm gazeteciler bu hükümet döneminde kadrolashma var diye söylüyorlarya '' Evet söylüyorlar ama bu söz yuvarlak bir sözdür. Aynı gazeteciler gechmish her hükümete bu sözü söylediler. yapılan ishlerin kadrolashma olduğunu gösteren gechmish hükümetlerle kıyaslanmısh ve yüzde olarak bunların daha fazla atama yaptığını gösteren somut deliller gerekir.
Aksi halde bu sözler siyaset adına yandashlarına verilen mesajlar olarak kalırlar.

Maliye bakanına dokunamaz chünkü oda tarikatten. sözünü biraz gechmishe giderek irdeleyelim.
Maliye bakanı kimdir:Bashbakan kemal abim diyor.
Tarikatin bu parti üzerinde etkisi bu kadar fazla ise; AKP(erdoğan ) tarikat üyesi olan birisini
yani maliye bakanını en bashtan neden millet vekilliğine aday göstermemishtir.
Tarikat charesizmi kalmıshtır.
Kendisinin adaylığı veto edildiğinde erdoğanın yerine erdoğan tarafından aday gösterilmishtir.
Kaldı ki, maliye bakanının görevden alınmasını gerektirecek,bakanlık uygulaması yoktur . Aksine Türkiye cumhuriyeti 40 yıldır ilk defa bu dönemde sıkı maliye politikalarına shahit olmaktadır. Hükümette 4 yıldır bir köklü bir değishiklik olmamıshtır. Diğerleri gibi maliye bakanıda görevdedir.
''Maliye bakanını görevden alamaz, chünkü tarikattan'' demek ya tutarsa diye suya yoğurt mayalamaktan bashka bir shey değildir. Yarın bir gelishme olursa söylemishtik demek ichin ön hazırlık :)

Bahsi gechen insanlar gerchekten bir tarikat üyeside olabilirler; sadece iddia etmek yerine, bunu iddia edenlerin somut delilleri ortaya koymaları sharttır.



Hıncal uluçun yazısının amacı ve tarikat bağlantıları ile varmak istediği nokta burasıdır.
Erdoğan cumhur bashkanı olabilirmi ? cevapta hazır; olamaz.

Bashlangıchtada belirtiğim gibi , gerchekten hıncalın sözleri he rzaman duyduğumuz sözlerin tekrarından bashka bir shey değildir .
İki yıldır erdoğan cumhurbashkanı olmamalıdır. diye bağıranları hatırlayınız.
2 ay önceki tartıshmaları hatırlayınız.
Hrant dinkin ölümü ile biraz unutulan bu tartıshma hıncalın canını sıkmısh olmalı ki , tekrar hatırlatmak amacı ile böyle bir yazı yazmısh olmalı.
Bakınız biz bile unutmushtuk, hatırladık.

Galiba yazıyı koyma amacım farklı anlaşılmış...
Yazının içeriğinden çok Başbakan'ın aşırı öfkelenmesi ama cevap veremeyişine dikkat çekmekti amacım...
Yoksa gerçekten Hıncal'ın söylediği yeni şeyler değil elbet...

Bir de şunu merak ediyorum:
Emin Çölaşan'ın kellesi için Aydın Doğan'la POAŞ pazarlığı yaptığı söylenen Başbakan; Sabah'ın patronuyla da Hıncal'ın kellesi için bir pazarlık yapmış olabilirbilir mi?
Çünkü Sabah'ın patronu öyle pek sağlam bir papuç değil...
Bilinen şu ki: Hıncal, yazıdan sonra tek kelime etmedi....Sanki ağz biberlenmiş gibi...

Karayılan
02-13-2007, 12:11 PM
isin aci yonu su ki bu yaziyi bir Turk Milliyetcisi degilde Hincal Uluc gibi biri yaziyor. Cooook aci cook

mustafa06
02-13-2007, 02:34 PM
Galiba yazıyı koyma amacım farklı anlaşılmış...
Yazının içeriğinden çok Başbakan'ın aşırı öfkelenmesi ama cevap veremeyişine dikkat çekmekti amacım...
Yoksa gerçekten Hıncal'ın söylediği yeni şeyler değil elbet...

Bir de şunu merak ediyorum:
Emin Çölaşan'ın kellesi için Aydın Doğan'la POAŞ pazarlığı yaptığı söylenen Başbakan; Sabah'ın patronuyla da Hıncal'ın kellesi için bir pazarlık yapmış olabilirbilir mi?
Çünkü Sabah'ın patronu öyle pek sağlam bir papuç değil...
Bilinen şu ki: Hıncal, yazıdan sonra tek kelime etmedi....Sanki ağz biberlenmiş gibi...

Bashbakan özellikle bu dönemde basında chıkan her yazıya( sayısını tahmin etmek mümkün değil) cevap vermeye kalksa herhalde 24 saati cevap vermekle gecherdi.
O zamanda (haber bashlıklarını görür gibi oluyorum.); Bu bashbakan chok tahammülsüz eleshtiriye dayanamıyor hemen cevap veriyor. Devlet gücü ile hür basını baskı altına alıyor derlerdi.
Yani ashağı tükürsen sakal ,Yukarı tükürsen bıyık misali Her hareketin eleshtirilecektir. chünkü amach budur.

Siz, bu yazı ne kadar önemli desenizde, Belkide benim gördüğüm gibi herkesin hergün arkasından koshtuğu sıradan önemsiz bir yazı olarak değerlendirmish olabilir. :) Chünkü ben gerchekten önemli yeni bir shey bulamadım.

Dulkadiroglu
02-13-2007, 03:23 PM
En onemli olay Emniyet'in tarikatlasması ve ic isleri bakanlıgında oturan tehlikeli sahıstır...

afsharkizi
02-13-2007, 03:26 PM
ben hincal Uluctan nefret eden bir insan olarak yazilarini bile okumam

Hanedan
02-14-2007, 04:01 AM
Bir medya şempanzesi çıkıp bir yazı yazıyor ki beklediği ilgiyi de almış gözüküyor, tarikat almış başını yürüyor. Arkadaşın biri yazmış Çarşamba tarikatını hiç duymadım diye Valla bende duymadım Onun adı Mahmut Efendinin liderliğini yaptığı aslen Nakşibendi tarikatıdır. Bir çok Ülkede çeşitli gruplar hükümetlere etki edebiliyorlar. Ancak Hıncal'ın dediği kadar da değil. Bakınız, Nurcular bir dönem Adalet partisini desteklemişler, Meclise de on kadar Vekil sokmuşlardır. Kabine oluşturulurken de Nurcular Başbakan Demirel'e gelip "Sn:Başbakan bizden de bir kişiyi bakan yapsanız" şeklinde istekte bulunmuşlar Demirel ise" Ben varım ya" diyerek akıllara durgunluk verecek üç kelimelik deha siyasetini yapmıştır.

Siz birilerinin oylarına talip olabilirsiniz. Ancak iş başına geldiğiniz de kimse bu uğurda ONURUNU satmaz.