View Full Version : Hep NASA'mı bizi gözetleycek !!!
Qarshi
03-16-2007, 04:20 AM
NASA ne menem bi yerdir diye merak edenlere...
gozmonot gama :mrgreen:
http://img150.imageshack.us/img150/3058/nasa1hy8.png
Qarshi
03-16-2007, 04:23 AM
kesmez diyenlere...
http://img137.imageshack.us/img137/2269/nasa2ki7.png
Qarshi
03-16-2007, 04:26 AM
daha yokmu diyenlere...
http://img201.imageshack.us/img201/700/nasa3ca8.png
Qarshi
03-16-2007, 04:28 AM
sona yaklaşırken
http://img137.imageshack.us/img137/1795/nasa4ta2.png
Qarshi
03-16-2007, 04:30 AM
abartmayalım :mrgreen:
http://img137.imageshack.us/img137/3827/nasa5nq0.png
Scofield
03-16-2007, 04:41 AM
uzay gemisini otoparka cekmisler zuhahahahaahaha
Dulkadiroglu
03-16-2007, 04:43 AM
uzay gemisini otoparka cekmisler zuhahahahaahaha
Orası otopark degil "abi buraya parketmezsen araban cizilebilir" diyenlerin mekanı malum ABDde suc oranı bir hayli yuksek:P
Biz daha rulman yapamıyoruz, yapanları (KOMBASSAN) nedense dışarı kovuyoruz(Romanya), adamlar(ABD) teşkilatı kurmuşlar nerdeyse sırf zevk için uzaya piknik yapmaya gidecek kıvama gelmişler. Biz hala "Çıktık açık alınla.." modundayız. Aselsan'da geçtiğimiz 6ay içerisinde 3 mühendis öldü. İntihar dediler.
Bir insan hem bileklerini hemde boğazını nasıl kesebilir? Olay örtbas edilecek.
Burası Türkiye. Yeter ki boyunları bağlantılı birilerinin ekonomisi bozulmasın.
Sahi, ABD bizden kaç yıl ileridedir? (insanlığı hariç)
Amaaaan boşver “Shake It Up Şekerim”....
BOZ-OK
03-16-2007, 06:00 AM
Uzaya gidiyorlar ama daha dogru duzgun klima tesisati yapmayi bilmiyorlar... Disardaki kanal izolasyonlarini cok uyduruk yapmislar...:cool:
abartmayalım :mrgreen:
http://img137.imageshack.us/img137/3827/nasa5nq0.png
Berke Xan
03-16-2007, 06:13 AM
Orası otopark degil "abi buraya parketmezsen araban cizilebilir" diyenlerin mekanı malum ABDde suc oranı bir hayli yuksek:P
Ben çizdim.. :twisted:
Qarshi
03-16-2007, 06:22 AM
Biz daha rulman yapamıyoruz, yapanları (KOMBASSAN) nedense dışarı kovuyoruz(Romanya), adamlar(ABD) teşkilatı kurmuşlar nerdeyse sırf zevk için uzaya piknik yapmaya gidecek kıvama gelmişler. Biz hala "Çıktık açık alınla.." modundayız. Aselsan'da geçtiğimiz 6ay içerisinde 3 mühendis öldü. İntihar dediler.
Bir insan hem bileklerini hemde boğazını nasıl kesebilir? Olay örtbas edilecek.
Burası Türkiye. Yeter ki boyunları bağlantılı birilerinin ekonomisi bozulmasın.
Sahi, ABD bizden kaç yıl ileridedir? (insanlığı hariç)
Amaaaan boşver “Shake It Up Şekerim”....
1936 Senesinde ilk uçak fabrikasını kurabilecek bir ülke bugün rulman sanayinin hesaplarını yapıyor.Bu ayıbın sorumluları hepimiziz !
http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=22221
divriği gama :mrgreen:
Berke Xan
03-16-2007, 06:24 AM
1936 Senesinde ilk uçak fabrikasını kurabilecek bir ülke bugün rulman sanayinin hesaplarını yapıyor.Bu ayıbın sorumluları hepimiziz !
http://www.aksiyon.com.tr/detay.php?id=22221
divriği gama :mrgreen:
Shake it up şekerim nedir?
Qarshi
03-16-2007, 06:36 AM
Shake it up şekerim nedir?
NASA'nın yeni uzay mekiğinin ismi...
Shake it up gama :mrgreen:
BOZ-OK
03-16-2007, 06:37 AM
Biz daha rulman yapamıyoruz, yapanları (KOMBASSAN) nedense dışarı kovuyoruz(Romanya), adamlar(ABD) teşkilatı kurmuşlar nerdeyse sırf zevk için uzaya piknik yapmaya gidecek kıvama gelmişler. Biz hala "Çıktık açık alınla.." modundayız.
Abartmayalim, durum tesbitini dogru yapalim... :cool:
Turkiye'de elbette rulman imalati yapiliyor, ortada kovulma filan yok... Kombassan holding, Romanya'da komunist rejim doneminde kurulmus ve devlete ait cok buyuk bir rulman fabrikasi olan Rulmenti firmasini Romanyadaki ozellestirme programi cercevesinde yapilan satisinda satin alarak bunyesine katmistir, mesele bundan ibarettir... Bu bence gayet dogal ve gurur verici bir gelismedir... Bilgi icin,
http://www.kombassan.com.tr/websir.asp?gr=2&sir=9
Ayrica Kombassan yurt disinda fabrika satin alan ne ilk Turk sirketidir, ne de son olacaktir... Mesela Arcelik firmasi da bir sure once Romanya'da yine komunist rejim doneminde kurulmus ve ozellestirme cercevesinde satilan ARCTIC firmasini satin almistir... Bilgi icin,
http://www.arcelikas.com.tr/Cultures/tr-TR/MedyaIliskileri/KurumsalHaberlerBasinBultenleri/Haber_15112005.htm?LANGUAGE=tr-TR&MENUID=3
Turkiye buyuyor, Turk firmalari artik cok uluslu firmalar haline geliyorlar... Biz hala "eyvah, yerli sermaye ulkeyi terkediyor" modundayiz...:cool:
Aselsan'da geçtiğimiz 6ay içerisinde 3 mühendis öldü. İntihar dediler.
Bir insan hem bileklerini hemde boğazını nasıl kesebilir? Olay örtbas edilecek.
Uzucu... Dunyanin her yerinde oluyor maalesef, NASA'da bile...:cool:
Burası Türkiye. Yeter ki boyunları bağlantılı birilerinin ekonomisi bozulmasın.
Burasi dunya, herkesin boynu birbirine bagli... Hersey 5 kurusa tezgahina benzeyen, her seyi kendi uretmeye kalkan komunist sistem ekonomisinin sonunu gorduk, battilar... Artik bu gun Fransiz mali arabanin uzerinde Turk mali disli kutusu, Ingiliz mali asansorun uzerinde Tayvan mali elektronik devreler var...
Ote yandan onemli olan "stratejik" sektorleri elde tutmaktir... Demir-celik ve komunikasyon gibi... Sahi, kim satmisti onlari, hangi vatan evlatlari? :rolleyes:
Sahi, ABD bizden kaç yıl ileridedir? (insanlığı hariç)
O kadar cok ilerde degil...;) Amerikan teknolojik ustunlugu hayatta kalma savasi vermektedir... Su anda Avrupa'ya kaybetmis, Cin'e ise kaybetmek uzeredir... Tabii, dunyayi izlemeden bilinmiyor bunlar...:cool:
Amaaaan boşver “Shake It Up Şekerim”....
Tabii en guzeli gunduz roket uretip, aksam da "shake it up" ile dansetmektir... Onun yeri ayrii, digerinin ayri... Ne mutlu yapabilene...:cool:
Berke Xan
03-16-2007, 06:41 AM
[/color][/b]
Abartmayalim, durum tesbitini dogru yapalim... :cool:
Turkiye'de elbette rulman imalati yapiliyor, ortada kovulma filan yok... Kombassan holding, Romanya'da komunist rejim doneminde kurulmus ve devlete ait cok buyuk bir rulman fabrikasi olan Rulmenti firmasini Romanyadaki ozellestirme programi cercevesinde yapilan satisinda satin alarak bunyesine katmistir, mesele bundan ibarettir... Bu bence gayet dogal ve gurur verici bir gelismedir... Bilgi icin,
http://www.kombassan.com.tr/websir.asp?gr=2&sir=9
Ayrica Kombassan yurt disinda fabrika satin alan ne ilk Turk sirketidir, ne de son olacaktir... Mesela Arcelik firmasi da bir sure once Romanya'da yine komunist rejim doneminde kurulmus ve ozellestirme cercevesinde satilan ARCTIC firmasini satin almistir... Bilgi icin,
http://www.arcelikas.com.tr/Cultures/tr-TR/MedyaIliskileri/KurumsalHaberlerBasinBultenleri/Haber_15112005.htm?LANGUAGE=tr-TR&MENUID=3
Turkiye buyuyor, Turk firmalari artik cok uluslu firmalar haline geliyorlar... Biz hala "eyvah, yerli sermaye ulkeyi terkediyor" modundayiz...:cool:
Uzucu... Dunyanin her yerinde oluyor maalesef, NASA'da bile...:cool:
Burasi dunya, herkesin boynu birbirine bagli... Hersey 5 kurusa tezgahina benzeyen, her seyi kendi uretmeye kalkan komunist sistem ekonomisinin sonunu gorduk, battilar... Artik bu gun Fransiz mali arabanin uzerinde Turk mali disli kutusu, Ingiliz mali asansorun uzerinde Tayvan mali elektronik devreler var...
Ote yandan onemli olan "stratejik" sektorleri elde tutmaktir... Demir-celik ve komunikasyon gibi... Sahi, kim satmisti onlari, hangi vatan evlatlari? :rolleyes:
O kadar cok ilerde degil...;) Amerikan teknolojik ustunlugu hayatta kalma savasi vermektedir... Su anda Avrupa'ya kaybetmis, Cin'e ise kaybetmek uzeredir... Tabii, dunyayi izlemeden bilinmiyor bunlar...:cool:
Tabii en guzeli gunduz roket uretip, aksam da "shake it up" ile dansetmektir... Onun yeri ayrii, digerinin ayri... Ne mutlu yapabilene...:cool:
[B]Nuri Demirağ'ın hayatı ilginçmiş, ibretlik ayrıca... [COLOR=Red]Burası Türkiye, burası ABD'nin genelevi, AB'nin tuvaleti lafını hatırlattı bana..
:uups: :rolleyes: :evil:
BOZ-OK
03-16-2007, 06:49 AM
Nuri Demirağ'ın hayatı ilginçmiş, ibretlik ayrıca... Burası Türkiye, burası ABD'nin genelevi, AB'nin tuvaleti lafını hatırlattı bana..
:uups: :rolleyes: :evil:
Asagilik duygusu zordur... Dunyadan haberi olmamak denilen seyin sonucudur... Hele hele sen nargile kahvesinde kic buyutur, onun bunun sirtindan gecinirken bir takim vatan evlatlari dunyanin dort bir yaninda sessizce mucizeler yaratir, uluslararasi devlerle mucadele ederlerken...:cool:
Berke Xan
03-16-2007, 07:08 AM
Asagilik duygusu zordur... Dunyadan haberi olmamak denilen seyin sonucudur... Hele hele sen nargile kahvesinde kic buyutur, onun bunun sirtindan gecinirken bir takim vatan evlatlari dunyanin dort bir yaninda sessizce mucizeler yaratir, uluslararasi devlerle mucadele ederlerken...:cool:
Cacık yiyeceğimiz günlere... Ne diyeyim?
Maho, sen nargileyi çok seviyordun değil mi?
Temur
03-16-2007, 01:16 PM
alan deniz dolgusu gibi ilginç neden acaba dolgunun üzerine kurdular bu menet üssü.
eflatunn
03-16-2007, 04:51 PM
Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi.
Üstün teknoloji.
Bu dalda üzerine rakip tanımayan birim.
Şimdi bütün bunlardan sonra bir şarkıda geçen sözleri aktaracağım umarım ne demek istediğim anlaşılır.
Gözü döner adam asar
Sonra Mars'ta hayat arar
Canlı yayında şeytanlar..............
:rolleyes: :rolleyes:
Demir Kağan
03-16-2007, 05:00 PM
Cacık yiyeceğimiz günlere... Ne diyeyim?
Maho, sen nargileyi çok seviyordun değil mi?
Dün içtim elmalı.
Hastasınım. :cool:
Gok_Kurt
03-18-2007, 01:37 PM
ilginç....
Qarshi
03-20-2007, 09:28 AM
ilginç....
Katılıyorum...
katkılı gama :mrgreen:
eflatunn
03-21-2007, 12:53 PM
ilginç....
İlginç olan nedir ? :rolleyes:
İlginç olan nedir ? :rolleyes:
Nasa olabilir mi ? Acaba :D:D
eflatunn
03-21-2007, 12:59 PM
Nasa olabilir mi ? Acaba :D:D
İlginç olan bir şey göremiyorum.
Olması gerektiği gibi bence.
İlginç olan bir şey göremiyorum.
Olması gerektiği gibi bence.
Tabi canım bildigimiz Nasa :D Bizim mahalleye de yapalım dediler bundan biz bırakmadık fazla ses olur falan diye nemize lazım.
eflatunn
03-21-2007, 01:06 PM
Tabi canım bildigimiz Nasa :D Bizim mahalleye de yapalım dediler bundan biz bırakmadık fazla ses olur falan diye nemize lazım.
:lol: :lol:
Değil mi ?
Bu tarz çalışmalar bizim ülkemizde olmayınca ve ancak filimlerde seyredince böyle düşünmek çok normal.
Sanki torna atölyesinden bahsediyor. :lol:
:lol: :lol:
Değil mi ?
Bu tarz çalışmalar bizim ülkemizde olmayınca ve ancak filimlerde seyredince böyle düşünmek çok normal.
Sanki torna atölyesinden bahsediyor. :lol:
Eh! yaani. Torna atolyesi mi bu ilginc gelmedi sahsınıza :D
eflatunn
03-21-2007, 01:29 PM
Eh! yaani. Torna atolyesi mi bu ilginc gelmedi sahsınıza :D
Tabiki hayır.
Benim 'ilginç olan nedir? ' diye sormamdaki kasıt ileti yazan kişinin hiçbir yorum yapmadan ilginç demesi.
Neye? Kime?
Acaba beğendi de mi ilginç dedi yoksa tariz mi yaptı?
Sormamdaki kasıt buydu yani.
Tabiki hayır.
Benim 'ilginç olan nedir? ' diye sormamdaki kasıt ileti yazan kişinin hiçbir yorum yapmadan ilginç demesi.
Neye? Kime?
Acaba beğendi de mi ilginç dedi yoksa tariz mi yaptı?
Sormamdaki kasıt buydu yani.
Evet yorum yapmadan ilginc demesi :D:D:D
Şehbir
07-04-2008, 09:57 AM
Türkiye'nin ilk uçak fabrikasını kuran adam.
http://img366.imageshack.us/img366/5757/nuri20demiraguk3.jpg (http://imageshack.us)
"Madem ki bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfünden beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim.''
1932'de bu sözleri söyleyerek Türkiye'de ilk uçak fabrikasını kuran Nuri Demirağ, o yıllarda Türkiye'de dünya standardında uçak yapmış; ama siyasi çarkları aşmasına müsaade edilmemişti. Türkiye için son derece hayati önemi sahip bu ilk uçak sanayi girişimcisinin şimdiye kadar bilinmeyen hayat hikayesini hepimize örnek olması ve ufkumuzu açık tutması için aşağıda veriyoruz.
Montaj sanayi mantığına karşı çıkarak, kendi teknolojimizle birlikte kendi sanayimizi de kurmamız gerektiğini söyleyerek, hem ne kadar ileri görüşlü olduğunu gösteren ve hem de bu yönüyle o devrin zenginlerinden ayrılan Nuri Demirağ şöyle konuşuyordu: "Avrupa'dan, Amerika'dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılıktan ibarettir. Demode tipler için lisans verilmektedir. Yeni icat edilenler ise bir sır gibi, büyük bir kıskançlıkla saklanmaktadır. Binaenaleyh kopyacılıkla devam edilirse, demode şeylerle beyhude yere vakit geçirilecektir. Şu halde Avrupa ve Amerika'nın son sistem tayyarelerine mukabil, yepyeni bir Türk tipi vücuda getirilmelidir." Milli sanayi ve milli kalkınma konusundaki tavizsiz çabaları Nuri Demirağ'a pahalıya mal olacak ve bir süre sonra önü inanılmaz bir şekilde kesilecektir.
Nuri Bey 1886 yılında Sivas'ın Divriği kazasında doğar. Üç yaşında babasını kaybeder. Beş yaşında okula başlar. 1903 yılında, 17 yaşındayken, Ziraat Bankası'nın açtığı sınavda başarı göstererek bankanın Kangal kazasındaki şubesine tayin edilir. Uzun yıllar bu vazifeye devam eden Nuri Bey, Maliye Bakanlığı'nın sınavını kazanarak Maliye Şubeleri Müfettişi olarak İstanbul'a gelir.
O yıllarda Birinci Dünya Savaşı'nda hüsrana uğramamızın neticesiyle Nuri Bey de, hüsrana uğramış bir devletin gariban bir memuru olarak, azınlık gruplar ve işgalciler tarafından bir çok hakarete maruz kalmıştı. Bu ağır hakaretleri içine sindiremeyen Nuri Bey "Milli haysiyet ve şerefi, üçbuçuk Palikaryanın ayakları altında çiğnenen bir hükümete memurluk edemem" diyerek 1919'da görevinden istifa eder.
Müteşebbisliğe İlk Adım
Nuri Bey, bundan sonra ne yapacağını düşünürken, cepte 252 lira sermayeyle, Ketenciler'de küçük bir dükkanda, "Türk Zaferi" isminde sigara kağıdı üretmeye başlar. İstanbul ve Anadolu, o zamana kadar azınlıkların tekelinde olan yerli malı sigara kağıdını kapışır. Bu sayede Nuri Bey'in kazancı günden güne artar. Bu teşebbüsün üzerinden henüz üç buçuk sene gibi kısa bir süre geçmesine rağmen 252 lira ile işe başlamış olan Nuri Bey'in elinde tam 84.000 liralık büyük bir kazanç vardır. Nuri Bey kazandığı paraya, kendi şahsi parası olarak bakmıyor, "Ben bu parayı cemiyetten kazandım, onu cemiyete faydalı işlerde kullanmalıyım" diyordu.
İlk Büyük Müteahhitlik
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında demiryollarını millileştirme politikası gereği Samsun-Sivas demiryolu hattının inşasının Türk müteahhitlerine verilmesi kararlaştırılmıştı. Nuri Bey, bunu duyunca hiç vakit kaybetmeyerek ihaleye girer ve toplam 1250 kilometre demiryolu yapar, ki günümüzde yaklaşık olarak 10.000 kilometre demiryolu olduğunu düşünürsek bu rakamın ne kadar önemli olduğu anlaşılır. Tabii sadece rayların döşenmesi değil, köprü ve tünellerin yapılması, engebeli arazide dağların delinerek, çok büyük kayaların kırılarak yapıldığı zor bir demiryoludur bu... Nuri Bey'in üstlendiği Samsun'dan Erzurum'a kadar uzanan bu demiryollarının yapımı işinde o çevrenin halkı çalışır.
Nuri Bey'in başarısı, Samsun'dan Erzurum'a kadar demiryolu döşemekle kalmamıştır. Samsun'dan başlayan ilk taahhüdüyle birlikte, Fevzi paşa - Diyarbakır, Afyon - Dinar, Sivas - Erzurum, Irmak - Filyos hatlarını yaparken, bir yandan da büyük inşaat işlerine atılarak, Bursa'da Sümerbank'ın Merinos, Karabük'te Demir Çelik, İzmit'te Selüloz, Sivas'ta Çimento fabrikalarıyla, İstanbul'daki büyük hal binasını ve Eceabat - Havza şosesini yapmıştır. O sıralar soyadı kanunu yeni çıkmıştı. Atatürk, Türkiye'nin bir çok yerini demir ağlarla ören Nuri Bey'e "Demirağ" soyadının verilmesinin uygun olacağını söyleyince, o da Demirağ soyadını almıştı.
T.C' nin İlk Uçak Fabrikası Kuruluyor
1930'lu yıllara gelindiğinde dünyada ve Türkiye'de ekonomik sıkıntı had safhadaydı. Bu yüzden orduya uçak ve benzeri ihtiyaçlar ancak halkın himmetleriyle alınabiliyordu. O yıllarda ilginç bir kampanya düzenleniyor ve her ilden toplanan paralar ile bir uçak alınıyor ve alınan uçağın kuyruğuna da o ilin ismi yazılıyordu. Bunun yanında zengin işadamları da tek başlarına uçak alarak devlete hibe ediyorlardı. O zaman da, uçağın kuyruğuna o işadamının ismi yazılıyordu.
Nuri Demirağ'a da gelir ve durumu izah ederler. Nuri Bey de Siz ne diyorsunuz? Benden bu millet için bir şey istiyorsanız, en mükemmelini istemelisiniz. Madem ki bir millet tayyaresiz yaşayamaz, öyleyse bu yaşama vasıtasını başkalarının lütfünden beklememeliyiz. Ben bu uçakların fabrikasını yapmaya talibim der. Sonra da hazırlıklara başlar.
Nuri Bey, "Göklerine hakim olamayan milletler, yerlerde sürünmeye, yerin dibinde çürümeye mahkumdur" diyerek önüne çıkan bu fırsatı değerlendirir ve yanına aldığı mühendis ve teknisyenlerle seyahatlere çıkarak incelemelerde bulunmaya başlar. Almanya, Çekoslovakya ve İngiltere'deki uçak fabrikalarını gezer.
Nuri Demirağ, 1936 senesi ortalarına doğru uçak fabrikası için hazırlıklara başlamış ve ilk etapta on senelik bir program yapmıştı. Bir Çekoslovak firması ile anlaşarak Beşiktaş'ta Hayrettin İskelesi'nde, bugün Deniz Müzesi olarak kullanılan, o zamana göre modern bir bina yaptırdı.
Türkiye'nin ilk uçak mühendislerinden Selahattin Alan, Nuri Demirağ'in en değerli iş arkadaşlarından biriydi. Fransa'da uçak mühendisliği eğitimi yapan Selahattin Alan, Nuri Demirağ ile çalışmaya başlamadan önce, Türk Hava Kuvvetleri'nin Eskişehir'deki uçak bakım ve tamir atölyelerinde görevliydi. Fransızca, İngilizce ve Almanca'yı çok iyi bilen bu genç mühendis, ilk "Türk tipi" uçakların planını çizmiş ve yapımını sağlamıştı. Nuri Demirağ ve Selahattin Alan, birlikte kolları sıvayarak modern bir uçak fabrikası meydana getirmişlerdi. Ayrıca Nuri Demirağ İstanbul Teknik Üniversitesi bünyesinde bir uçak mühendisliği bölümü açılması için öncülük etmiştir.
THK, Beşiktaş'taki fabrikaya ilk olarak 65 adet planör, sonrasında 10 adet başlangıç eğitim uçağı sipariş etti. Planörler, 1937-1938 yıllarında tamamlanarak teslim edildi. Bu dönemde Selahaddin Alan'ın Eskişehir'de prototipini yaptığı, NuD-36 rumuzuyla 24 adet uçak imal edildi. 1938 yılında, Alman uzmanların da yardımıyla, NuD-38 rumuzlu, çift motorlu ve madeni gövdeli, 6 kişilik yolcu uçağının dizaynına başlandı.
Şehbir
07-04-2008, 09:57 AM
Nuri Demirağ'ın Beşiktaş'taki fabrikada yapılan ve hiç bir bozukluk göstermeden başarılı uçuşlarına devam eden uçakları, Türkiye'de olduğu kadar yurtdışında da büyük yankılar uyandırmıştı. Hele çift motorlu, barışta yolcu uçağı, savaşta istenildiği zaman eksiksiz bir bombardıman uçağı görevini görecek şekilde yapılan ve saatte 270 kilometre hıza ulaşan, 5 bin 500 metre yükseğe çıkabilen NuD-38 in yapılması, dünya uçak sanayicilerinin dikkatini birden Türkiye'ye ve Nuri Demirağ'ın uçak fabrikasına çekmişti. Ürettiği NuD-38 adını taşıyan çift motorlu 6 kişilik yolcu uçağı yurt dışında büyük ilgi gördü ve bu uçaklar Dünya havacılığı yolcu uçakları A sınıfına alındı.
Türklerin kendi uçaklarını kendilerinin yapması belli başlı uçak fabrikalarını endişelendiriyordu. İngiliz ve Almanlara göre Amerika'nın endişeleri daha büyüktü. Gerçi Türklerin bu işin altından kalkabileceklerine inanmıyorlardı; fakat bu iş gerçekleşirse, ileride bir pazar kaybetmenin endişesi içerisindeydiler. Bu düşüncedeki Amerikan Uçak İmalatçıları Birliği, Türkiye'ye incelemelerde bulunmak üzere birliğin başkanı Mr. Todd'u göndermişti.
Pilot Yetiştirecek 'Gök Okulu' Yapılıyor
Artık iş büyüyor; faaliyetlerin sınırları genişliyordu. Nuri Demirağ atölyede yapılan uçakların testleri için bir piste ihtiyaç duyuyordu. Bu yüzden, Yeşilköy 'de, şu anda Atatürk Hava Limanı olarak kullanılan Elmas Paşa Çiftliği'ni satın alarak, burada 1559 dönümlük geniş arazi üzerinde 1000x1300 metre ölçülerinde bir uçuş sahası yaptırdı. Bu sahanın üzerine ayrıca, Nuri Demirağ Gök Okulu , uçak tamir atölyesi ve hangarlar yapıldı.
Bu tesisleri yaptı ran Nuri Demirağ, "Türk'ün yaptığı uçakları elbette Türkiye'de yetişen pilotlar uçuracaktır" dü şüncesiyle hareket ediyordu. Bu yüzden havac ı lık üzerine eğitim verecek, 150 yataklı bir yurdu da bulunan Gök Okulu'na, üniversitede okuyan veya mezun olmuş öğrenciler alınıyor ve uçuş eğitiminin yanı sıra uçağın teknik yapısıyla ilgili eğitimler de verilerek pilot yetiştiriliyordu.
Yeşilköy'deki okuldan önce, Sivas' ı n hiçbir ilçesinde ortaokul yok iken doğduğu yer olan Divriği'nde de bir Gök Ortaokulu açan Nuri Demirağ, Türk gençlerine havacılığın zevkini aşılıyordu. Öğrencilerin yemek, içmek, yatmak, öğrenim gibi bütün masraflarını karşılıyordu. Öğrencileri Ortaokul tahsilini yaptıktan sonra da, lise ve yüksek okul tahsili yaptırmak için İstanbul'a götürüyor; kalacak yer, okuyacak okul ayarlıyordu. Bu yüzden içlerinden bir çoğu pilot olmuştu. Hepsiyle ayrı ayrı ilgileniyor, her birine ayrıca ayda 150 lira burs veriyordu. Gök Okulu öğretmenlerinin aylığı ise 350 liraydı.
Demirağ 'ın İşleri Ters Gitmeye Başlıyor
1939'da THK, sipariş ettiği 65 adet uçak için imal edilen prototipe uygun olmaması, uçakların akrobasi kabiliyetinin bulunmaması ve zamanında teslimat yapılmaması gerekçeleriyle sözleşmeyi feshetti. Nuri Demirağ'ın THK'ya açtığı davada iki ayrı bilirkişi raporunun olumlu olmasına rağmen, siyasi baskıların etkisiyle Ankara Ticaret Mahkemesi Demirağ'ın aleyhine karar verdi ve bu karar Demirağ'ın havacılık konusundaki faaliyetlerine büyük ölçüde sekte vurdu. Nuri Demirağ çalışmalarına bir süre daha devam etti. II. Dünya Savaşı sırasında fabrikaya Westland Cysander tipi keşif/irtibat uçaklarının onarım ve yedek parça üretimi verildi. Fakat 1943'te fabrika faaliyetlerini durdurdu. Demirağ'a İspanya, Irak ve İran'dan gelen teklifler hükümet tarafından engellendi. Gök Okulu kapatıldı. Yeşilköy'deki üzerinde fabrika ve uçuş etüd merkezi olan tesisler havaalanı yapılmak üzere yok fiyatına' istimlak edildi. Elde kalan uçaklar ise devredilemeyip hurdacıya satıldı. Soyadını vererek, tüm çalışmalarını desteklediğini açıklayan Atatürk, o sırada hayatta değildir.
Türk Hava Kurumu ile olan davası nı kaybeden Nuri Demirağ, başta o devrin Cumhurbaşkanı olmak üzere bütün hükümet üyelerine sayısız mektuplar yazarak, bu yanlışlığın düzeltilmesini ister. Ama kapılar bir kez daha yüzüne kapanır, ne kadar zorlasa da fabrika açılmaz. Nuri Demirağ 10 milyonluk zararı sineye çeker ( O yıllarda devlet bütçesi 200 milyon liradır).
Ne gariptir ki THK' nı n almadığı bu uçaklar 16.000 uçuş yapar, senelerce uçar ve bir tek kaza dahi olmaz.
Uçakların kifayetsiz oldukları için siparişin iptal edilmesi görünürdeki sebeptir. Nuri Bey'in tüm atılımları karşısında, kendisini siyasi rakip olarak gören o dönemin devlet adamları hep engel olmaya çalışmışlardır. Uçakların siparişini iptal eden Türk Hava Kurumu, bunların yerine Fransız Henrio uçaklarını alır. Ancak bu uçaklar satın alındığı zaman serisinden kalkmış, hurdaya ayrılmışlardır. Zaten Türk Hava Kurumu da uçakları kısa bir süre kullandıktan sonra, kullanılmayacak halde bir kenara bırakır.
Fabrika kapatıldıktan sonra, Nuri Demirağ kendisine yapılan bu haksızlıktan dolayı, haklı davasını savunabilmek için, bu ortamın değişmesi lazım diyerek politikaya atılmaya karar verir. Mücadelesine politikacı olarak devam edecektir ve bu sebeple 1945 yılında Türkiye'nin ilk muhalefet partisini kurar. Ekonomik alandaki atılımları engellenen Nuri Demirağ siyasal yaşamda da dürüstlüğü ve ilkelerinden ödün vermezliği ile esen rüzgara karşı durdu. Radyo kurmak istedi fakat ilk özel radyoyu kurmasına izin verilmedi. Daha sonra 100.000 gazete basacak bir tesis kurmak istedi, bu da engellendi. Demirağ, seçimlerde kendi partisi ile yeteri kadar başarı gösteremez ve daha sonra 1954 yılında milletvekili seçilerek meclise girer.
Nuri Demirağ açık sözlü ve doğru bildiğini söylemekten çekinmeyen bir kişi olarak bir dönem milletvekilliği yapar ve mecliste çok büyük mücadeleler verir. Çölleşme, tarım ve hayvancılıkta gerileme, enerji, barajlar, köprüler, limanlar, körfezler ve uluslararası işbirliği meclis kürsüsünden ulusun temsilcilerine aktarmaya çalıştığı gerçeklerden bazılarıdır. Bir çok yasa önerisini meclise sunar.
Nuri Demirağ ' ın en büyük kızı Mefkure Azak, babasının yaptığı tüm atılımlarda önüne geçmek istendiğini şöyle ifade ediyor:
En büyük engel devletin başındakiler ve çevresiydi. Nuri Demirağ parlar da benim yerime geçer diye endişelenirlerdi. Bu yüzden tüm işlerine engel olmaya çalıştılar. Uçak fabrikasının en iyi çalıştığı zamanlarda İran'dan, Irak'tan uçak siparişi geliyordu; ancak Yakarız yine de kesinlikle sattırmayız' diyorlardı. Bir de köprü olayı vardır. Köprünün yapımına Ali Çetinkaya karşı çıkıyordu. Kesinlikle yaptırmam diyordu. Babam da köprüyü yapacağım, girişine de Ali Çetinkaya geçemez yazacağım diye espri yapardı. Babam, bir doğum hastanesi yaptıracağım diyordu. Hatta projelerini de yaptırmıştı. Onu belediyeye tatbik ettiremedi. O zamanki belediye şehrin içerisinde bu kadar büyük hastane olmaz diye imar vermedi. Tabii bunun arkasında büyük ihtimalle başka sebepler vardır. Çok şeyler yaptı bu memlekete, ancak hep baltalandı. Babam ölümüne yakın bana şöyle demişti. 30 sene erken gelmişim kızım, 30 sene sonra gelseydim bütün projelerimi yerine getirebilirdim. Onun için her istediğime muvaffak olamadım' derdi. Benim bildiğim babam; hep memlekete ne yapabilirim, neyi ilerletebilirim diye düşünür ve çaba sarf ederdi.
Nuri Demirağ , ilk kez boğaz köprüsü düşüncesini ortaya atarak 'yap-işlet-devret' modelini önermiştir. 1931 yılında Asya'yı Avrupa ile birleştirmeyi düşündü. Amerika'dan uzmanlar getirtti. 4 yıl süren etüd çalışmaları sonucunda Amerika'nın en büyük çelik fabrikası ile de görüşerek bugün dahi sahip olamadığımız, içinden demiryolunun da geçeceği bir köprü yapmak istedi ve hazırladığı projeleri hükümete götürdü. Projeler Bayındırlık Bakanı Ali Çetinkaya tarafından Olmaz bu iş, kentin güzelliğini bozardenerek geri çevrildi. Divriği'de yapmayı planladığı Gök Üniversitesi ve 100.000 kişilik sanayi kenti projesi engellendi. Nuri bey, ilk paraşüt imalatını ve prefabrik ev imalatını gerçekleştirmiştir. Yabancıların cirit attığı çimento tekelinin kırılmasını sağlamış, 1000 km.den fazla demiryolu döşemiştir. 1942'de Keban'a baraj yapılmasını gündeme getirdiğinde ileri görüşü anlaşılamamıştı.
Kırılıp örselenmesine rağmen inancına, azmine, fedakarlığına ve ülke ihtiyaçlarını tespit edebilme yeteneğine hayran kaldığımız ve yaşadığı çağa sığmayan Nuri Bey, uzun engelli bir koşu gibi geçen yaşam savaşımında yorgun düştü ve 1957 yılında bayrağı yarının gençlerine yani bize uzatarak aramızdan ayrıldı. Bu ülkeyi yüceltmek için bilgisini, yıllarını, hayatını ve ailesine mütevazı bir yaşam için yetecek kadarını ayırarak tüm kişisel servetini feda etti.
Nuri Demirağ , uçak sanayinde destek görse veya önü kesilmeseydi, Türkiye ekonomisi, globalleşme sürecinin neresinde olurdu acaba?
Unutmayalım ki bu topraklar da daha nice Nuri DEMİRAĞ'lar ve onları yetiştirecek aziz Türk evlatları var.
Nuri Demirağ neler yaptı ?
* 1922'de ilk Türk sig ara kağıdını üretti.
* Ankara'nı n doğusunda ilk demiryolunu yaptı.
* 1936'da ilk Türk uçağı nı yaptı.
* İlk yerli paraşütü yaptı.
* 1942'de Keban'a baraj yapı lmasını gündeme getirdi.
* İstanbul Boğazı'na ilk özel köprü yaptırmayı projelendirdi.
* Bursa'da Sümerbank' ı n Merinos Fabrikası'nı kurdu.
* Karabük' te Demir-Çelik Fabrikası' nı kurdu.
* İzmit'te Selüloz fabrikasını kurdu.
* Sivas'ta Çimento fabrikaları nı kurdu.
* İ stanbul'daki büyük hal binasını yaptı.
* Eceabat-Havza Şosesini yapt ı .
* İlk Şehir ve Köy Planlarını yaptı.
* İlk Muhalefet Partisini kurdu.
Kaynaklar:
Semih İNCEÖZ, "Türkiye'nin İlk Uçak Fabrikasını Kuran Adam Nuri Demirağ" 1996
Dr. Muhittin ŞiMŞEK, Endüstrile şmemizin Engelleri ve Demirağ Olayı 2004
Ziya ŞAKİR, Nuri Demirağ Kimdir? 1947
Bilge_Kagan
07-04-2008, 10:11 AM
Ilk Turk ucagini Vecihi Hurkus uretmisti diye biliyordum ben. Hatta o donem devletten onay alamiyor, devlet ucagin yetkinligini kanitlamasi icin ucagi Cekoslovakya'ya inceletmeye gonderiyor ve orada tam not alip ucusa basliyordu. Ucagi kendi evinde ev sahibinin izni olmadan, halkin da yardimiyla yapiyordu. Tam tarihi ne vakte dusuyor bilmiyorum ama bu yazida gecmemesi ilgimi cekti.
Şehbir
07-04-2008, 10:18 AM
Ilk Turk ucagini Vecihi Hurkus uretmisti diye biliyordum ben. Hatta o donem devletten onay alamiyor, devlet ucagin yetkinligini kanitlamasi icin ucagi Cekoslovakya'ya inceletmeye gonderiyor ve orada tam not alip ucusa basliyordu. Ucagi kendi evinde ev sahibinin izni olmadan, halkin da yardimiyla yapiyordu. Tam tarihi ne vakte dusuyor bilmiyorum ama bu yazida gecmemesi ilgimi cekti.
ARAŞTIRIR, BİR ŞEY BULRSAM İLAVE EDERİM SENİN YAZININ ALTINA.
AMA PARDON ŞÖYLE BİRŞEY VAR. İLK UÇAK FABRİKASINI KURAN KİŞİ OLARAK ALDIM BEN BURAYA. YİNEDE BAKACAĞIM BİRAZDAN..
hsr_1979
07-04-2008, 12:46 PM
Ilk Turk ucagini Vecihi Hurkus uretmisti diye biliyordum ben. Hatta o donem devletten onay alamiyor, devlet ucagin yetkinligini kanitlamasi icin ucagi Cekoslovakya'ya inceletmeye gonderiyor ve orada tam not alip ucusa basliyordu. Ucagi kendi evinde ev sahibinin izni olmadan, halkin da yardimiyla yapiyordu. Tam tarihi ne vakte dusuyor bilmiyorum ama bu yazida gecmemesi ilgimi cekti.
Nuri Demirağ, aynı anda Hem Yolcu, hem askeri olarak kullanılabilecek ilk uçağı yapmış 1940 lardaki ABD uçaklarından daha üstün vasıflarla donatmıştır.
Vecihi Hürkuş
Vikipedi, özgür ansiklopedi
Git ve: kullan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vecihi_H%C3%BCrku%C5%9F#column-one), ara (http://tr.wikipedia.org/wiki/Vecihi_H%C3%BCrku%C5%9F#searchInput)
Vecihi Hürkuş (1896 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1896) - 1969 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1969)), Türk (http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk) pilot (http://tr.wikipedia.org/wiki/Pilot). Türk havacılık (http://tr.wikipedia.org/wiki/Havac%C4%B1l%C4%B1k) tarihinin en önemli isimlerinden biridir.
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/9/90/Hurkusk14vecihi.jpg/180px-Hurkusk14vecihi.jpg (http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Hurkusk14vecihi.jpg) http://tr.wikipedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png (http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Hurkusk14vecihi.jpg)
Tayyareci Vecihi uçağının yanında
6 Ocak (http://tr.wikipedia.org/wiki/6_Ocak) 1896 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1896) tarihinde İstanbul (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul)'da doğdu. I. Dünya Savaşı (http://tr.wikipedia.org/wiki/I._D%C3%BCnya_Sava%C5%9F%C4%B1)'na katıldı. Yaralanınca İstanbul'a dönerek Yeşilköy (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ye%C5%9Filk%C3%B6y)'deki Tayyare Mektebi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tayyare_Mektebi)'ne girerek tayyareci oldu. 1931 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1931) yılında, kendi atölyesinde ürettiği uçakla Ankara'dan havalanarak küçük bir Türkiye turu yapmayı başardı.
Birinci Dünya savaşı sırasında pilot brövesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Br%C3%B6ve) alarak 7 (http://tr.wikipedia.org/wiki/7). Tayyare Bölüğü'nde Ruslara (http://tr.wikipedia.org/wiki/Rus) karşı harekata katılan Vecihi Bey başarılı keşif ve bombardıman (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Bombard%C4%B1man&action=edit&redlink=1) uçuşları yapmış ve bu arada girdiği bir hava muharebesinde bir Rus (http://tr.wikipedia.org/wiki/Rus) uçağını indirmiştir. Daha sonra Ruslara esir düşen Vecihi Bey kaçmayı başarmış ve yurda dönerek 1918 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1918) yılı yaz başında Yeşilköy'de konuşlanmış bulunan 9 (http://tr.wikipedia.org/wiki/9). Harp (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Harp&action=edit&redlink=1) Tayyare (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Tayyare&action=edit&redlink=1) Bölüğü (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=B%C3%B6l%C3%BC%C4%9F%C3%BC&action=edit&redlink=1)'nde görev almıştır. Bu bölükte görevli iken bir av uçağı tasarımı yapan Vecihi Bey'in bu projesi Mondros (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mondros) ateşkes anlaşmasının imzalanması ile yarım kalmıştır. Kurtuluş Savaşı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kurtulu%C5%9F_Sava%C5%9F%C4%B1)'na katılan Vecihi Bey, özellikle İnönü (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0n%C3%B6n%C3%BC) ve Sakarya (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sakarya) savaşı sırasında çok başarılı keşif (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Ke%C5%9Fif&action=edit&redlink=1) ve destek (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Destek&action=edit&redlink=1) uçuşları yaptığı gibi bir Yunan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Yunan) uçağını da indirmiştir. Savaşın bitiminden sonra İzmir (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0zmir) Seydiköy (http://tr.wikipedia.org/wiki/Seydik%C3%B6y) Hava (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hava) Mektebinde (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Mektebi&action=edit&redlink=1) uçak yapımı projesine devam etmiştir. 28 Ocak 1925 (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=28_Ocak_1925&action=edit&redlink=1)'de burada "Vecihi K-VI (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Vecihi_K-VI&action=edit&redlink=1)"adını verdiği uçağını uçurmuştur.Daha sonra askeri havacılıktan ayrılarak uçak tasarımı ve yapımı çalışmalarına devam etmiş.zor koşullarda eğitim yaparken bazı kurumların, örneğin tekel idaresi’nin ve iş bankası’nın reklamlarını yapmış, bazı vatansever yetkili kuruluşların da yardımları olmuştur.
Nuri Demirağ (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nuri_Demira%C4%9F) bey, bir tayyare yapımı için 5000 tl vermiş, böylece 1933’de adı Nuri Bey olan Vecihi K-XVI (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Vecihi_K-XVI&action=edit&redlink=1) kabin uçağı yapılmıştır. 1930 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1930)'lu yıllarda bir sivil (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sivil) havacılık okulu açmış, Hürkuş Havayollarını kurmuştur.
Havacılığa gönül veren Tayyareci Vecihi Hürkuş da sadece Türk havacılık tarihinin değil, belki de tüm Türkiye tarihinin en ilginç simalarından birisiydi. Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'na tayyareci olarak katılan Vecihi Hürkuş, uçak düşüren ilk tayyareci unvanını alır. Kurtuluş Savaşı'nın ilk ve son uçuşunu yapar. İzmir hava meydanına ilk giren ve işgal eden kişi olur. Savaştan sonra İzmir'de yeni tayyarecileri eğitmeye başlar. Edirne'ye yanlışlıkla inen bir yolcu uçağını almakla görevlendirilir. Hizmeti karşılığı uçağa adı verilince, uçak inşa etmek düşünceleri canlanır. 1924'te ganimet olarak Yunanlılardan ele geçen motorlardan yararlanarak ilk uçağı Vecihi K 6'yı imal eder. Ancak ödül yerine onu ceza beklemektedir. Vecihi Hürkuş'un ödül beklerken ceza almasının nedeni, havacılıktan anlayan kimsenin bulunmamasıydı. Verecek merci olmadığı için, izinsiz havalanmış, bu yüzden de cezalandırılmıştı. 1930'da Kadıköy'de bir keresteci dükkânını kiralayarak, 3 ay içinde ilk Türk sivil uçağını, aslında ikinci uçağı Vecihi K-XIV'ü inşa etti. İlk uçuşunu 16 Eylül 1930'da Kadıköy Fikirtepe'de büyük bir kalabalık ve basın topluluğu karşısında yapmıştır.
Türk Havacılık tarihinin en üretken ve girişimci kişilerinden olan Vecihi Hürkuş Ankara'da 16 Temmuz (http://tr.wikipedia.org/wiki/16_Temmuz) 1969 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1969) tarihinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=G%C3%BClhane_Askeri_T%C4%B1p_Akade misi_Hastanesi&action=edit&redlink=1)'nde vefat etmiştir. VECİHİ HÜRKUŞ’UN İLKLERİ;
1. Kafkas Cephesi’nde ilk Türk Hava Zaferini kazandı (1917)
2. Çift motorlu tayyaresiyle uçtu. (1917, Ruslardan ganimet Caudron G-4 - Doğu Cephesi)
3. Ruslardan ele geçirilen Nieuport tayyaresine pervane imal etti (1918 İstanbul).
4. İstiklal Savaşında uçak kanatlarının tamiratı için jelâtin ile emait imal etti.
5. İstiklal Savaşında İzmir (Seydiköy) hava alanına ilk girdi ve hava alanını tek başına işgal etti. Bu savaşının son uçuşu olacaktı. İstiklal Savaşında her sınıf muharipler arasında üç defa TBMM takdirnamesi verilen tek kişi olarak İstiklal Madalyası kazandı.
6. Türk toprağı üzerine ilk yolcu seferi düzenledi (Haziran, 1923 Edirne - Caproni Breda - dokuz yolcu).
7. İlk Türk tayyaresini inşasını yaptı. (1924 İzmir - ilk uçuşu 25 Ocak, 1925'te gerçekleştirildi).
8. Sürat motorunun inşasını yaptı (1930 - Kadıköy - Vecihi X).
9. İlk sivil uçağının inşasını yaptı. (1930- Vecihi K-XIV Kadıköy/ İstanbul)
10. Türkiye'deki ilk sivil pilotaj okulu açtı. (1932 - Kadıköy - V.S.T.M. Vecihi Sivil Tayyare Mektebi)
11. İlk Türk deniz uçağı inşa etti. (1933 - Kadıköy İstanbul
12. İlk Türk kadın tayyare pilotu yetiştirdi (1933 -Bedriye Bacı (Gökmen).
13. Türk Kuşu'nun kuruluşu ilgili katkılarda bulunurken Türkiye’de ilk planör inşasını (US–4 ve PS–2) gerçekleştirdi. (1935-36 Ankara).
14. Yurtdışında Uçak Mühendisliği diploması kazanılan ilk Türk oldu (1939 - Almanya Weimar Üniversitesi).
15. Kamu olmayan havacılık süreli yayın çıkarttı (1948 -Kanatlılar Dergisi)
16. Yurt içi hatlarda yolcu ve kargo taşımacılık ilk özel havayolu şirketini kurdu. (1954-60 - Hürkuş Havayolları).
17. Türkiye’nin toprakaltı radyoaktif servetlerini tayyare ile tespit etti (M.T.A. 1961-67).
Vecihi Hürkuş, 1916-67 yıllari arasında toplam 102 ayrı model uçak kullandı ve hayatınin 3,4 yılını (yaklaşık 30.000 saat) havada geçirdi.
vBulletin® v3.7.3, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.