View Full Version : ..:Kür Şad Otağı:..
Kur_Sad
05-28-2007, 04:15 PM
Selam dostlar,
bu bölümde benim için özel anlam ifade eden şiir,yazı,resim gibi dosyaları paylaşacağım.umarım beğenirsiniz...
Otağın ismini de dikkate alarak başlayalım:
http://forum.turkdirilisi.org/uploads/avatars/20070214_203010_ads%FDz.jpg
KÜR ŞAD MARŞI
Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz
Çünkü bu yol kutludur, gider Tanrıdağı'na
Halbuki yoldaşını bırakıp kaçanların
Değişilir topu da bir sokak kaltağına
Kür Şad'ın narasıyla indik Tanrıdağı'ndan
Ruhumuzu kandırdık orhun'un kaynağından
Bu kaynaktan içenin yürekleri tunç olur.
Türk'e kefen biçenin ölümü korkunç olur!
Delinse yer, çökse gök, yansa kül olsa dört yan
Yüce dileğe doğru yürürüz yine yayan.
Moskoflardan, yankeden, masonlardan yılmayan
Ölümlerle eğlenen tunç yürekli Türkleriz!..
Hüseyin Nihal ATSIZ
Kur_Sad
05-28-2007, 04:19 PM
27 Yıl önce kaybettiğimiz büyük dava adamı Ülkücü Şehid Gün Sazak'ın anısına...
GÜN SAZAK
Kurudu gözde pınarlar, canım içre canım gitti
Devrildi iri çınarlar, nice gül fidanım gitti!
Bölünmesin diye millet, baki kalsın diye devlet
Dağlar gibi kemikle et, seller gibi kanım gitti!
Param parça idi ruhum, ellerinde bir gürühun
"Tufanı bu mudur Nuh'un?" diye arşa ünüm gitti!
Hey yakınlar uzaklar, bekler pusular tuzaklar
Tayfuna dönsün "Sazak"lar, göz ışığım "Gün"üm gitti!
Yetim kaldı körpe çağam, feryadımı nice boğam
Gün doğmak üzere ağam, gün batarken inim gitti!
Bu bir nesildir sürekli, gözü pek çatal yürekli
Zor günlerimde gerekli, tuğ gibi BEŞBİNim gitti!
Sakarya nesli yiğitler, bağrı kan süslü yiğitler
Süphan göğüslü yiğitler, gittiyse benim gitti
Niyazi Yıldırım GENÇOSMANOĞLU
Ne kadar buyuk ve suslu bir cadır burası :)
-------
Devam et ulkudasım guzel seyler ekliyorsun.
Karayılan
05-28-2007, 04:27 PM
Ulu Tanri otagina kut versin, shan versin. :D :D
Kur_Sad
05-31-2007, 12:19 PM
http://www.fotokritik.com/photos/orig/0/0/0/000003/376747a2e887e1c97870884e26faa5ec.jpg
KARDELEN
Hükmü var güneşi örten yüzlerin
Yapışır soğukluk bir nasır gibi.
Muradın alnından öpmekse senin
Güneşi koynunda sakla sır gibi
Yıldız için açıp kokma kardelen;
Kan rengi gölgeni yakma kardelen...
Geceler ayazlanır yaprak oynamaz
Senin dallarına kızıllık düşer
Buzun terlediğine kimse inanmaz
Bilmezler altında bir garip pişer
Baharı yazlara ekle kardelen;
Beni zemheride bekle kardelen...
Bağların üstünden çığ gibi geçtim
Gördüm bahçıvanın hissizliğini
Bülbülün dilini doğradım biçtim
Seyrettim güllerin sessizliğini
Sen olsan feryadım dinmez kardelen;
Bunu yaşamayan bilmez kardelen...
Kıskanır kökünü bir gün sökerler
Muhabbetten öte bir hasret kalır
Güneşin üstüne toprak dökerler
Kan süzer kainat ruhlar ıslanır
Yüreğim dalında kaldı kardelen;
İçimi bir korku aldı kardelen...
Ben Anadoluyum sen toprak yüzlüm
Erenler kokuna aşina senin
Birgün ayırmaya gelirse ölüm
Bağlarım kendimi naaşına senin
Ayrılıktır ölüm asıl kardelen;
Ben nasıl yaşarım nasıl kardelen?..
Sen olsan feryadım dinmez kardelen,
Bunu yaşamayan bilmez kardelen!..
Bilmez kardelen!..
Arif Nazım
Kur_Sad
06-02-2007, 11:23 PM
http://img.blogcu.com/uploads/Hangetsu_Hangetsu_gece.jpg
SİTARE
“Çeşmek Be-zen Sitare
Ezmen Mekon Kanare”
Nerden çıktın karşıma böyle Sitare
Efsaneler dökülüyor gülüşlerinde
Kirpiklerin yüreğime batıyor
Telaşlı bir kalabalığın ortasında
Ayaküstü konuşuyoruz
Nedimin nigehban nergisleri gibi
Üstümüzde bütün nazarlar
Çok utanıyorum Sitare
Dün oturup hesap ettim
Sen doğduğun zaman
Ben bir askeri mektepte talebeymişim
Sen bilmezsin Sitare
Burada gündüzler çekip durduğumuz bir mercan tespih
Geceler içinde uyuduğumuz birer siyah buluttu
Her akşam dokuzda yat borusu çalardı
Yat borusu baştan aşağı hüzün çalardı
Bir derin uykuya atardım kendimi
Siyah benli bir kız düşlerime kaçardı
Bende onu alır anamın düşlerine kaçardım
Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum
Seninle konuşurken Sitare
Aklıma yıldızlar dökülüyor
Bir çaresiz Zühre oluyorsun Babil caddelerinde
Ateş gözlü kahinler koşuyorlar arkandan
Binlerce meşalenin ışığı kımıldıyor saçlarında
Gökyüzü salkım salkım
Zigguratlar tıklım tıklım
Dönüp dolaşıp dudaklarına takılıyor aklım
Ah benim bu akıldan sıyrılmış aklım
Kimi gün boşlukta konacak yer bulamayan
Kimi gün inatçı yosunlar gibi kepez diplerine yapışan aklım
Gözlerine baktığım zaman Sitare
Bütün çöllere ay doğuyor
Yoldaş ediyorum kendime İmrül Kays’ı Antere’yi A’şa’yı
En kuytu vahaları dolaşıyorum
Hangi vahaya gitsem çadırlar sökülmüş Sitare
Çadırla su arasında bir cılga var
O cılgada narin ayak izlerin var
Durgun suya düşüp kalmış gözlerin var
Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum
Bazan sapsarı bir benizle geliyorsun
Yorgun çizgileri alnında uykusuzluğun
Biliyorum içinde bir sızı var
Bıçak ağzı gibi bir sızı var
Bu sızıdır işte seni verimsiz kılan
Züheyr’in Suad’ı gibi keremsiz kılan
Kuzeyden güneye
Güneyden kuzeye
Heyy! Gidip geliyorum bu çöllerde
Kureyş’in heybetli ve inatçı develeri
Hiç aldırmadan benim esmer sevdama
Geviş getiriyorlar ufka bakarak
Ben kaçıp Yesrib’e sığınıyorum
Yesrib bahane, bir kitaba sığınıyorum
Dağda, ovada, badiyede okuduğum hep elif
Elif diyorum Sitare, sineme elif çekiyorum
“Ah minel aşk-ı ve halatihi..”
Çok eski bir gerçektir bu biliyorum
Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum
Sinsi bir yağmur altında beraber yürüyoruz
Ve ikimizde ıslanıyoruz
Ben ne yağmurlar gördüm Sitare
Ben kaç kez iliklerime kadar ıslandım
Bilmiyorum sen kaç yaşındaydın
Ben göğü hep bir kurşun gibi ağır
O şehirde sırılsıklam gezerdim
Bölük bölük insanlar boşanırdı tapınaklardan
Tapınaklar insanları safra gibi atardı
Sonra hepsi bir yere toplanıp bana bakarlardı
Bir gün bu şehrin kirli yağmurları alıp götürdü beni
Gidip bir Uygur çadırında göğü dinledim
Kara bulutlar kükrerken bir Kaşkar sabahında
Oturup Aprunçur Tigin ile seni konuştuk
Bakışlarımı sunuyorum, tereddütsüz alıyorsun
Gizli bir tebessümle çağırıyorum, geliyorsun
Kaşı karam, gözü karam, saçı karam
Umay gibi yumuşak huylum
Nerden çıktın karşıma böyle
Sesin ılık bir bahar güneşi gibi ığıl ığıl akıyor içime
Asya’nın bozkırlarında ordular düşüyor peşime
Yığılıp kalmışım bu Anadolu toprağına Sitare
Adam akıllı yorulmuşum
Ellerin böyle olmamalıydı
Ellerine acıyorum
Ve kim bilir kaç zamandan beridir kalbimi öğütlüyorum
Durup durup ıssız yerlerde
“güçlü ol ey kalbim, güçlü ol
Daha çok işimiz var” diyorum
Bu azgın kalabalıkta seni tam duyamıyorum
Gözlerin mi daha sıcak gülüyor
Yoksa dudakların mı anlayamıyorum
Dilaver CEBECİ
Kur_Sad
06-10-2007, 07:19 PM
http://www.alem.com.tr/arsiv/2003/alem11200234/resim/bin2.jpg
HANİ
Hani Tuna'da abdest alacaktık?
Çin Seddi'nde kılacaktık namazımızı?
Eski bir Türkmen çadırından uğurlayacaktık,
Fakir soframızdaki zamanı...
Sonra bir çamçak kımızcasına,
Doyasıya yudumlayacaktık gün batımını,
Altaylar'da toplanıp bir güz gününde,
Sesimizi dinleyecektik Viyana kapılarından.
Hani güneş batmayacaktı?
Tuğumuz olacaktı! Gök çadırımız...
Dağlar yürüyecekti ardımızdan seferlere,
Roma'da yapacaktık son düğünümüzü,
Kerkük; öyle boynu bükük durmayacaktı!
Tanrı Dağları sessiz...
Susuz kalmayacaktık Taklamakan çöllerinde,
Saraybosna'da yalnız...
Hani yaş dökmeyecekti ata yadigârı bulutlar,
Kırım'dan gelecektik ya Arap atlarla,
Mızrak gibi delecektik kalbini Roma'nın
Yine tırmanacaktı gemiler dağlara,
Ve yine şahlanacaktı Kolbaşı'nın kır atı,
Gafiller bilmeyecekti zevk-ü sefayı,
Cenk edecektik Allah yoluna,
Şan alacaktık şan!
Zaman mı durdu bilmem;
İçemedik kımızımızı,
Kesmedi kılıçlar dalgalanmadı Gökbayrak!
Bosna'dan geçemedik Tuna'ya!
Bir bayrak daha dalgalansın diye,
Bir destan daha doğurdu,
Tuna'ya akan kanımız!
Derken;
Bir esir kampında bölündü rüyamız,
Gafiller öğrendi zevk-ü sefâyı;
Güneş battı, bizden habersiz...
Ardından;
Suyu bitti Taklamakan çöllerinin
Ve...
Dört çobana gülümsedik yine zorla!..
Saim Urungu MARAŞ
Ben geldim ve sayfayı inceledim.Bundan sonra duygu sömürüsü istemiyorum bizim başlık öksüzmü diye...
ÇEK gama :mrgreen:
Kur_Sad
06-13-2007, 02:38 PM
http://forum.turkdirilisi.org/uploads/20070502_124744_06232.jpg
ERGENEKONDAN ÇIKIŞ
Bir kurt görün bu gece, rüyanız parçalansın
Bir kutsal ışık görün, riyanız parçalansın
Bir bozkurt pençesiyle mayanız parçalansın
Beni görün bu gece, bir kurt görün, bir beni
Bize artık susmak yok, bir kurt vurun, bir beni...
Elin ekmeğiyle yaşayan kurt kahrolsun!
Boynunda tasma izi taşıyan kurt kahrolsun!
Kar yağmış dağlarına, üşüyen kurt kahrolsun!
Kahrolsun kurt postunu giyen yalancı kuzu;
Dağıtanlar kahrolsun, kurt sesli ordumuzu!..
Ne düşlerimiz vardı, bir karayel savurdu
Deli taylarımızı hain oklar devirdi
Yoksa, hata yaptık da, Tanrı mı yüz çevirdi?
Ey kurt soylu milletim, ey Tanrı'nın kırbacı!
Bu düzene kanmayın, andolsun ki yalancı!
Kaç kere kuşatıldım, dara düştü umudum
Bayrak gibi devrildi, yere düştü umudum
Tanrı'ya dua ettim, kurtlar gibi uludum
Dedim, bu hüsran artık sonuncu olsun, en son
Dayanacak sabrım yok, yüreğim Ergenekon
Hani, Çinli katuna kanan Kağan, vardı ya?
Hani, şehzadeleri bir bir boğan, vardı ya?
Ve tek kalıp, sütünü kurtla sağan, vardı ya?
Bu destanda ben kimim, siz kimsiniz, a beyler?
O susuş neler saklar, bu feryat neler söyler?
Bir gün, yerin üstüne gece örtüldüğünde
Binlerce tutsak bozkurt ipten kurtulduğunda
Mahşeri çığlıklarla gökler yırtıldığında
Bu, bizim dönüşümüz, destanımız olacak
Doğmamış çocuklara, şerefimiz kalacak
Ey, öz çocukların boynunu sıkan düzen!
Hak kırbacıyla halkın canını yakan düzen
Devşirme dervişlere tekke bırakan düzen
Her hesabın bir tersi, her zulmün süresi var
Bir tilki hükmü varsa, bir de kurt töresi var
Bir "Bozkurt Töresi" var!..
Ali Kınık
500.Mesajımdır...
Demir Kağan
06-13-2007, 03:11 PM
Devşirme dervişlere tekke bırakan düzen
Devsirme soysuzlara devlet birakan duzen ne olacak?
Hala hayranisiniz.. :rolleyes:
Kur_Sad
06-13-2007, 03:34 PM
Devsirme soysuzlara devlet birakan duzen ne olacak?
Hala hayranisiniz.. :rolleyes:
Başka bir başlıkta da belirttiğim gibi Osmanlı'yı seviyor olmam herşeyini %100 doğrulayacağım anlamına gelmez...
her Türk Devletinde hatalar yapılmıştır.Göktürklerin Çinli karı alması da yanlıştı mesela...
Hani, Çinli katuna kanan Kağan, vardı ya?
Hani, şehzadeleri bir bir boğan, vardı ya?
Neyse konunun yeri bura değil...
Demir Kağan
06-13-2007, 03:37 PM
Cinli kari alip veledini tahta cikartmiyordu onlar.
Kur_Sad
06-13-2007, 03:42 PM
Bence yine yanlıştı...Han Otağında bir Çinli...Çok tehlikeli :snake: gibi
Ayrıca Osmanoğlu iyi atmış tohumu padişahlardan yamuk çıkmamış ;)
Ha devşirmeliğe ve yabancı karı almaya karşıyım o ayrı...
Kur_Sad
06-20-2007, 06:35 AM
http://img503.imageshack.us/img503/1619/img0047mq2.jpg
Uzbey
06-20-2007, 07:24 AM
Manitadır kesin...Tavır mı yapıyon kıza??
Kur_Sad
06-20-2007, 07:51 AM
Manitadır kesin...Tavır mı yapıyon kıza??
yok valla manyağın biri dadandı bırakmıyo peşimi...her yolu denedim insanca konuştum hakaret ettim falan filan sonuç aynı...başka önerisi olan varsa da açığım yani..
Kur_Sad
06-22-2007, 07:19 PM
Einstein çözmüş:
http://img529.imageshack.us/img529/7479/einsteinshowphpwu4.jpg
Uzbey
06-23-2007, 02:49 AM
yok valla manyağın biri dadandı bırakmıyo peşimi...her yolu denedim insanca konuştum hakaret ettim falan filan sonuç aynı...başka önerisi olan varsa da açığım yani..
Beni de gizli nomerodan biri gece 1-2'de caldırıyodu,konusmuyodu,sadece caldırıp kapatıyordu,acarsam da hep 3. saniyede kapatıyodu.
Bi kere yapsın savcılıga veriyim dedim,kendisi kasındı,gittim dilekcemi yazdım,isleme aldılar,1,5 ay sonra emniyetten aradılar,imza atmaya gelin evrak geldi diye,o evrakı da savcıya goturdum,savcı da istersen devam edelim ama eger aramıyorsa dilekceyi cekebilirsin dedi.Dilekce verdiigm gunden beri aramıyor zaten,ben de cektim geri.
Hic dusunme git ver savcılıga,ya da 10 tane arkadasını topla,ver numarayı hepsine,sıra sıra arayıp gizli nodan arayın,agzınıza geleni soyleyin.:D
Benim bi arkadasın da numarasını tuvalete yazmıslar, .bne diye,cocuga bi adam dadanmıs,bilmemne koyunun imamıyım diyo,tum mahalle sıra sıra telefonu alıp kufretmis,cocugu hergun yeni sapıklar arıyomus,tabi kufr de etkili olmayınca degistirmis hattı.
Kur_Sad
06-24-2007, 07:46 PM
TOPAL ASKER
Ey saçları "alagarson" kesik hanım kız!
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!
Bacağımla alay etme pek topla diye.
Bir sorsana o topallık nerden hediye ?
Sen Şişli'de dansederken her gece, gündüz
Biz ötede ne ovalar, çaylar, ne dümdüz
Yaylaları geçtik, karlı dağları aştık;
Siz salonda dansederken bizler savaştık.
Ey dudağı kanım gibi kıpkırmızı kız,
Gülme öyle bana bakıp sen arsız arsız!
Olan işler dimağını azıcık yorsun!
Biliyorum elbisemle eğleniyorsun;
Biliyorum baldırını o kadar nazla
Örten bir tek ipek çorap kıymetçe fazla
Benim bütün elbisemden... Hatta kendimden...
Biliyorum: Çünkü bugün şu dünyada ben
Neyim? Bir hiç... işe güce yaramaz, topal...
Sen sağlamsın senin hakkın dünyadan zevk al:
Çünkü orda düşmanlarla boğuşurken biz
Siz muhteşem salonlarda şarap içtiniz!
Ey gözünün rengi bana yabancı güzel,
Her yolcunun uğradığı ey hancı güzel!
Sen yabancı kucaklarda yaşarken her gün
Yapıyorduk bizde kanla, barutla düğün.
Sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur
Dolaşırken... Biz de tipi, fırtına, yağmur,
Kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık;
Aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık
Sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık;
Bizden üstün ordularla böyle çarpıştık...
Gülme bana bakıp pek arsız arsız
Sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız!
Sana karşı haykıranı mecbursun dinle;
Bugün hesap göreceğiz artık seninle:
Ben cephede geberirken, geride vatan
Aşkı ile bin belalı işe can atan
Anam, babam, karım, kızım eziliyorken
Dağlar kadar yük altında... Gel, cevap ver, sen
Bana anlat, anlat bana, siz ne yaptınız?
Köpek gibi oynaştınız, fuhşa taptınız!
Anavatan boğulurken kıpkızıl kanda
Yalnız gönül verdiniz siz zevke, cazbanda...
Ey nankör kız, ey fahişe unutma şunu:
Sizin için harbederken yedim kurşunu.
Onun için topal kaldı böyle bacağım,
Onun için tütmez oldu artık ocağım.
Nazlı nazlı yatıyorken sen yataklarda
Sallanarak ölü kaldık biz bataklarda.
Kalbur oldu süngülerle çelik bağrımız,
Bu amansız boğuşmada öldü yarımız,
Ya siz nasıl yaşadınız? Bizim kanımız
Size şarap oldu sanki... Şehit canımız
Güya sizin mezenizdi! Yiyip içtiniz;
Zıpladınız,kudurdunuz arsız,edepsiz!...
Gerçi salonlarda "yıldız" dı senin adın,
Hakkikatte fahişesin ey alçak kadın!
Ey allıklı ve düzgünlü yosma bil şunu:
Bütün millet öğrenmiştir senin fuhşunu.
Omuzunda neden seni fuzuli çeksin?
Kinimizin şiddetiyle gebereceksin!..
Hüseyin Nihal ATSIZ
Kur_Sad
08-18-2007, 07:51 AM
İSTANBULDA BİR AKŞAM
"Bütün güzelliklerin yolu sevgiden geçer" diyen gönlümü
Söküp aldılar yerinden,
Tüm kötülüklere kapattığım gözümü,
Bir akbaba iğrençliğiyle oydular anne!
İstanbul'da bir akşamdı,
Dostlarımı yitirmiştim,
Gidecek yerim yoktu anne!
Ben ve kavgam yapayalnızdık
Yağmurun ıslattığı sokaklarda....
Ben ki anne, ben kendimi biliyorum
Ben "İbrahim Nesli"yim!
Nemrutları çoğalan bir devrin mazlum sesiyim!
Ben Rabbimden has bahçeler içinde has güller istemedim anne;
Özmen'e Önkuzu'ya ne verdiyse onu istedim!
Dualarım kabul gördü anne;
İstanbul'da bir akşamdı,
Vurdular,
Vurdular,
Vurdular beni anne!..
Arif NAZIM
binbirincigece
08-18-2007, 02:10 PM
Kürşadın ihtilalini daha güzel anlatan bir eser görmedim:
http://www.nihalatsiz.org/bozkurtlarin_olumu.html
Herhalde otağda bunun da yeri vardır.
Kur_Sad
08-25-2007, 05:34 PM
MALAZGİRT MARŞI
Aylardan Ağustos, günlerden Cuma,
Gün doğmadan evvel İklim-i Rum'a
Bozkurtlar ordusu geçti hücuma;
Yeni bir şevk ile gürledi gökler...
Ya Allah...Bismillah... Allahuekber!
Önde yalın kılıç Türkmen başbuğu,
Ardından Oğuz 'un elli bin tuğu
Andırır Altay'dan kopan bir çığı
Budur Peygamber'in övdüğü Türkler
Ya Allah...Bismillah...Allahuekber!
Türk, Ulu Tanrı'nın soylu gözdesi
Malazgirt, Bizans'ın Türk'e secdesi
Bu ses insanlığa Hakk'ın müjdesi
Bu sesle irkilir çarpan yürekler...
Ya Allah...Bismillah...Allahuekber!
Naramızdır bugün gök gürültüsü
Kanımızdır bügün yerin örtüsü
Gazi atlarının nal pırıltısı
Kılıçlarımızdır çakan şimşekler
Ya Allah...Bismillah...Allahuekber!
Yiğitler kan döker bayrak solmaya
Anadolu başlar vatan olmaya
Kızılelma'ya hey! Kızılelma'ya
En güzel marşını vurmadan mehter
Ya Allah..Bismillah...Allahuekber!
Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu
vBulletin® v3.7.0, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.