asya1917
05-29-2007, 05:58 AM
Yeni başlayanlar için ankara aştidir. (bkz: aşti) soğuğun içine işlediği
anda başını kaldırıp etrafta denizi aramaz isen kolay alışırsın.
*madde 1: Ankara'da deniz yoktur. deniz kenarında bir kentte bir şekilde
bulunmuşsan, denizi seviyorsan, ankara'yı kısa vadede sevemeyeceksin, hiç
kasma. yine de çeneni kapa, 'ankara iyi güzel de denizi yok abi bea'
kabilinden düşüncelerini kendine sakla, bu muhabbetleri defalarca kez
duymuş olan ankaralılar pek sevencen davranmazlar, sıcak yaklaşmazlar.
baygınlık verirsiniz. yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim.
*madde 2: Ankara'yıİstanbul ile, İzmir ile kıyaslamaya kalkmayın, bu da
sevilmez, hele izmir karşılaştırması tiksinti yaratır. yok kordon vardı
yok çiğdem vardı bilmemne..Gölbaşı'nda denize dökerler adamı allahama..
*madde 3: Ankara'da kış soğuk geçer. rüzgarı keser, ayazı süründürür.
kalın giyinin, bere ve eldiven edinin; öğlen dışarı çıkıyorsanız ve geç
saatlerde dışarda bulunmanız gerekecekse havaya aldanmayın. coğrafya
dersinde karasal iklim için neler söylerdiniz onları hatırlayın. ya da en
iyisi bir gece iliklerinize kadar üşüyün, sonra gece-gündüz sıcaklığı
arasındaki büyük farklı anlayın.
*madde 4: çinçin mahallesi denilen yere gece gitmeyin. gündüz de gitmeyin.
illa gidecem ben gezerim görürüm hoplarım zıplarım' diyorsanız, en
fiyakalı, en pahalı giysilerinizi giyin, telefonunuzu boynunuza asın öle
gidin.
*madde 5: ankara'da deniz yoktur. alışın
*madde 6:elektronik malzeme, korsan cd falan arıyorsanız kızılay'da vakit
kaybetmeyin, teknosa arayıp kazık yemeyin, maltepe pazarı'nı öğrenin. 'ben
öğrenciyim abi' sözünü motto bilin, her alışverişte işe yarar.
*madde 7: öğrenciyseniz, kendi evinizde kalacaksanız, bir şekilde İtfaiye
meydanı'na gidin, dibine kadar araştırın, az parayla süper ev nasıl
döşenir görün. ya da beni çağırın göstereyim.
*madde 8: Atakule'de bir halt yok, boşuna meraklanmayın,Çankaya'ya sırf
Atakule için tırmanmayın. ha eğer 'ben illa bozkır manzarası görecem
edecem' diyip de gidecekseniz, hemen aşağıdaki botanik parkına da
uğrayın.
*madde 9: Ankara'da deniz yoktur. deniz aramayın.
*madde 10: Metro'ya girin, kaybolun, ama alışveriş yapmayın.
*madde 11: Odtü, Bilkent, Hacettepe yahut Başkent üniversitesi öğrencisi
iseniz, araba almayın, otobüs ve servisi tercih edin. eskişehir yolunun
her sabah yaşadığı tıkanıkta tuzunuz bulunmasın. sizin yüzünüzden sınava
geç kalmayayım. lütfen.
*madde 12: banliyo trenleri güvenlidir, çekinmeyin kullanın. sincanlı ezik
büzük gençlerle muhatap olmayın.
*madde 13: kaybolursanız kimseye asla ve kat-a yol sormayın. sorduğunuz
her yüz kişiden kırkı gitmemeniz gereken yönü, otuzu bambaşka bir tarafı
gösterir, kalan otuz da bilmiyorum abi ben buraların yabancısıyım der.
Karanfil sokak'ta sağlık bakanlığı nerede diye sorarsınız, adamı kocatepe
camii'ne çıkarırlar, yapmadıkları şey değildir. harita edinin.
*madde 14: Odtü'lü değilseniz,Odtü kampüsüne girmeniz, Alcatraz'dan
kaçmanız kadar meşakkatli bir meseledir, bunu bilin. ısrarcı iseniz, risk
alın ve Güvenpark'tan kalkan Odtü minibüslerinden birine binin, kampüse
girişte kimlik soran görevli minibüse girdiğinde, kendinizden emin bir
şekilde adamın gözlerine 'sen benim kim olduğumu biliyor musun' bakışı
atın. işe yarayabilir.
( düzenleme: ne yaparsanız yapın, gerekirse ormana dalın girin ama kimlik
diye topkek ambalajı, kupa sekizlisi göstermeyin)
*madde 15: Ankara'da deniz yok. yok işte, yok!
*madde 16: Ulus pek sevilen bir yer değildir. eski meclis binasının burada
bulunması Ulus'u güzel kılmaz. zamanla göreceksiniz ki, Ulus'u hiçbir şey
güzel kılmaz, kılamaz; olabilemez. Ulus'tan ve arka sokaklarından uzak
durun.
*madde 17: en popüler buluşma mekanları olan Kızılay Gima'yı ve Dost
Kitabevini'ni öğrenin.
*madde 18: Tunalı Hilmi caddesi demeyin. Ankaralılar -muhtemelen Hilmi'nin
güzel bir isim olmadığını düşünüyor olduklarından- direkman Tunalı
derler. siz de Tunalı diyin.
*madde 19: Ankaragücü taraftarı çirkef ve kalabalık, Gençlerbirliği
taraftarı az sayıda ve enteldir. kalabalık bir Ankaragücü taraftar grubu
görürseniz sakının. laf atarlarsa karşılık vermeyin. tek kişi bile olsa,
iki dakika içersinde sürüyle adam toplayıp peşinizden
koşturabilir.Büyükşehir Belediyespor'un taraftarı yoktur, olduğunu iddia
eden olursa gülün geçin. nanik yapın.
*madde 20: "boş yere ağlama, kalbini bağlama, Ankara kızlarına" şarkısını
öğrenin, sık sık söyleyin.
*madde 21: Ankara'da en güzel mevsim sonbahardır. tadını çıkarın.
*madde 22: Trafikte taş düşemez ama milletvekili çıkabilir. kırmızı ışıkta
sizi bekletebilir. hazırlıklı olun.
*madde 23: Gazi üniversitesi'nin İİbf dışındaki bir fakültesine
gidecekseniz temkinli olun, eli tespihli takım elbiseli tiplerle saçınız,
sakalınız,küpeniz üzerine bir konuşma yapmaya hazır olun. adamlarla papaz
olmayın.
*madde 24: gece ondan on birden sonra sokaklarda kimseciklerin kalmaması
normaldir, kimyasal bomba neyin atılmamış, insanlar sığınağa kaçarcasına
bir anda ortalıktan kaybolmamışlardır, olağan bir durumdur bu. sakin
olun,panik yapmayın.
*madde 25:
1-cadde ortasında düğün dernek görürsen şaşırma, bilmediğin Ankara
havalarında da oynama.
(bkz: düz oyun) (bkz: kaşıklı oyun) (bkz: okuntu)
2-nerde olursanız olun aşağıya doğru indiğinizde Kızılaya çıkarsınız.
3-Pek çok yere yürüyerek gidebilirsiniz, kaybolmak gibi bir şansınız
yoktur, bunu unutmayın. "aha nerdeyim lan ben?" dediğinizde
Ulus'tasınızdır,panik yapmaya gerek yok, Bentderesi'ne doğru
gitmediğinizden emin olduktan sonra, hızla Metroya ulaşabilirsiniz,
müzelerin biraz aşağısındadır.
Büyük tiyatroyu sorup, entel görünümüne girmeyin, itfaiyeciler çarsını
sorun, kimse sizi kandırmasın. samanpazarı da olabilir. Ulus dışında
Ankara'da hiçbir yerde absürd bir durumla karşılaşmazsınız.
Etrafınızda, gözünüzü nereye çevirdiyseniz bir "Robocop" a çarptıysa
Kızılay'dasınız demektir.Eylem yapılacak anlamındadır bu. korkmayın. yine,
bir avuç eylemci için 4 otobüs Robocop, çevik kuvvet inmiştir. bu kadar
polisi nereye göndersin kardeşim bu devlet?! mantığıyla öyle bakınır
dururlar o polisler. sonra SSK işhanı ve Sakarya alkol mekanlarıdır. en
berbat birahenlerden tutun meyhane ve club ortamlarının hepsi vardır
oralarda. güzeldir, herkes birbirinin kardeşi gibidir, ama yine de
dikkatli olmak gerek, bazen insanlar kardeş katili de olabliyorlar.
Ankarada güz bambaşkadır. özellikle, kalabalığı seviyorsanız, Yüksel
caddesinde, tenhalığı seviyorsanız, Bahçeli 7. cadde hariç her caddesinde
ve Tandoğan'ın ara sokaklarında turlarsanız, bir aylığına bu şehri
sevebilirsiniz belki. onun dışında bürokrasi hemen her zaman kendisini
hissettirir de bir tek Sakarya caddesine uğramaz gibi gelir bana.
4- Ankara melankoliktir, ekim güzeldir.
5- Ankaraya geldik Laila'ya gidelim diye gazlara geldiyseniz 1 şişe viski
için 300 milyon, bir bira için 20 milyon gibi fiyatlara hazırlıklı olun. .
Armada ile migros alışveriş merkezi eşittir ama migros alışveriş merkezi
biraz daha eşittir. (bkz: mudo)
Metroya binerken her zaman ve her zaman, mutlaka inenlere yol verin. inen
ve binenlerin toplu çemkirmelerine maruz kalmayın.
Metro ve Ankaray'ı karıştırmayın. ikisi de Kızılay'da kesişir; Ankaray
Aşti'ye gider, Metro ise Akköprü (MİGROS-ANKAMALL) ve Batıkent tarafına.
kar-buz çok olur lütfen dikkatli adımlarla yürüyün.
6- Ankaradaki yürüyen merdiven adabında acelesi olmayan vatandaş sağda
dursun diye bir kural yoktur. yürüyen merdivene binecekseniz
yürümeyin, durun zira merdiven zaten sizin için yürümektedir.
7- Kavaklıdere, Ayrancı mevkilerine belediye otobüslerine bindiğinizde
fark edeceksiniz ki otobüsün yaş ortalaması 65-70 civarlarındadır.
korkmayın takım elbiselerle otobüse binmenize gerek yok herkes öyle
biniyor diye.
8- Genelkurmay önünde ayakkabınızı bağlamak üzere durmayın. makinalı tüfek
doğrultuyorlar. (bkz: biz burda yabancıları sevmeyiz)
9. -"Hocam" lafına alışın, bu lafı duyunca kendinizi hoca gibi
hissetmeyin. bir Ankara klasiğidir, özellikle üniversite kampüslerinde
güvenlik görevlileri öğrencilere, taksi şoförleri güvenliğe, büfeciler
büfecilere, kısaca herkes herkese hocam der. ayrıca taksi şoförü
üniversiteli olduğunuzu anladığı anda hocam diye hitap eder size. hoca
değilsiniz, Ankaralısınız.
eğer yere tükürür veya otobüste yellenirseniz kimse birşey demez, ama ters
yöne girerseniz ya da yanlışlıkla Metronun inme platformundan inerseniz
(ki Ankaray'dan Metro'ya geçecekseniz tüm oklar inme platformunu
gösteriyor) küfür yersiniz. garip prensipleri olan bir şehirdir.
Dost deyince Konur sokak'taki Dost kitabevi değil, Karanfil'deki
anlaşılmalı. aman ha, arkadaşınızı fıtık edersiniz sonra yanlış yerde
bekleyip.
10 -AOÇ belediye başkanının insafına bırakıldı ya da bırakılması kuvvetle
muhtemel. bozulmadan son bir kez gidip görün. kokoreç yiyin. şençam
köftesinden tırtıklayın. dondurma tüketin. çiçekçileri gezin.
*Harikalar diyarı, zart zurt gölü Ankara'nın tarihi yerleri değildir.
aldanmayın.
*Odtü'den Bahçeli'ye giderken ki yolun (Eskişehir Yolu) ortasındaki
Gökkuşağı adlı yapının ne ayak olduğunu sormayın boşuna. bilene
rastlamadım. bende bilmiyorum.
*İzmirliler, İstanbullular diğer bütün vatandaşlar gibi kardeşimizdir ama
gelip de "buranın denizi yok, akşamları dolmuş olmuyor, İstanbulun gözünü
seveyim, ne modern şehirmiş meğer bik bik bik" diye trip atanlar
sevilmezler pek. yoksa İstanbul, İzmir şahane şehirlerdir itirazımız yok.
NOT:Bu bana msnden gönderilmişti çok beğendim paylaşayım sizlerle istedim ama uzun süredir bu forumda olmama rağmen henüz çözememişim acaba doğru yeremi açtım ,mizah gibi bir başlık göremedim ...bende buraya açtım yönetici arkadaşlar cahilliğime versin yanlış yerse :)
anda başını kaldırıp etrafta denizi aramaz isen kolay alışırsın.
*madde 1: Ankara'da deniz yoktur. deniz kenarında bir kentte bir şekilde
bulunmuşsan, denizi seviyorsan, ankara'yı kısa vadede sevemeyeceksin, hiç
kasma. yine de çeneni kapa, 'ankara iyi güzel de denizi yok abi bea'
kabilinden düşüncelerini kendine sakla, bu muhabbetleri defalarca kez
duymuş olan ankaralılar pek sevencen davranmazlar, sıcak yaklaşmazlar.
baygınlık verirsiniz. yapmayın etmeyin gözünüzü seveyim.
*madde 2: Ankara'yıİstanbul ile, İzmir ile kıyaslamaya kalkmayın, bu da
sevilmez, hele izmir karşılaştırması tiksinti yaratır. yok kordon vardı
yok çiğdem vardı bilmemne..Gölbaşı'nda denize dökerler adamı allahama..
*madde 3: Ankara'da kış soğuk geçer. rüzgarı keser, ayazı süründürür.
kalın giyinin, bere ve eldiven edinin; öğlen dışarı çıkıyorsanız ve geç
saatlerde dışarda bulunmanız gerekecekse havaya aldanmayın. coğrafya
dersinde karasal iklim için neler söylerdiniz onları hatırlayın. ya da en
iyisi bir gece iliklerinize kadar üşüyün, sonra gece-gündüz sıcaklığı
arasındaki büyük farklı anlayın.
*madde 4: çinçin mahallesi denilen yere gece gitmeyin. gündüz de gitmeyin.
illa gidecem ben gezerim görürüm hoplarım zıplarım' diyorsanız, en
fiyakalı, en pahalı giysilerinizi giyin, telefonunuzu boynunuza asın öle
gidin.
*madde 5: ankara'da deniz yoktur. alışın
*madde 6:elektronik malzeme, korsan cd falan arıyorsanız kızılay'da vakit
kaybetmeyin, teknosa arayıp kazık yemeyin, maltepe pazarı'nı öğrenin. 'ben
öğrenciyim abi' sözünü motto bilin, her alışverişte işe yarar.
*madde 7: öğrenciyseniz, kendi evinizde kalacaksanız, bir şekilde İtfaiye
meydanı'na gidin, dibine kadar araştırın, az parayla süper ev nasıl
döşenir görün. ya da beni çağırın göstereyim.
*madde 8: Atakule'de bir halt yok, boşuna meraklanmayın,Çankaya'ya sırf
Atakule için tırmanmayın. ha eğer 'ben illa bozkır manzarası görecem
edecem' diyip de gidecekseniz, hemen aşağıdaki botanik parkına da
uğrayın.
*madde 9: Ankara'da deniz yoktur. deniz aramayın.
*madde 10: Metro'ya girin, kaybolun, ama alışveriş yapmayın.
*madde 11: Odtü, Bilkent, Hacettepe yahut Başkent üniversitesi öğrencisi
iseniz, araba almayın, otobüs ve servisi tercih edin. eskişehir yolunun
her sabah yaşadığı tıkanıkta tuzunuz bulunmasın. sizin yüzünüzden sınava
geç kalmayayım. lütfen.
*madde 12: banliyo trenleri güvenlidir, çekinmeyin kullanın. sincanlı ezik
büzük gençlerle muhatap olmayın.
*madde 13: kaybolursanız kimseye asla ve kat-a yol sormayın. sorduğunuz
her yüz kişiden kırkı gitmemeniz gereken yönü, otuzu bambaşka bir tarafı
gösterir, kalan otuz da bilmiyorum abi ben buraların yabancısıyım der.
Karanfil sokak'ta sağlık bakanlığı nerede diye sorarsınız, adamı kocatepe
camii'ne çıkarırlar, yapmadıkları şey değildir. harita edinin.
*madde 14: Odtü'lü değilseniz,Odtü kampüsüne girmeniz, Alcatraz'dan
kaçmanız kadar meşakkatli bir meseledir, bunu bilin. ısrarcı iseniz, risk
alın ve Güvenpark'tan kalkan Odtü minibüslerinden birine binin, kampüse
girişte kimlik soran görevli minibüse girdiğinde, kendinizden emin bir
şekilde adamın gözlerine 'sen benim kim olduğumu biliyor musun' bakışı
atın. işe yarayabilir.
( düzenleme: ne yaparsanız yapın, gerekirse ormana dalın girin ama kimlik
diye topkek ambalajı, kupa sekizlisi göstermeyin)
*madde 15: Ankara'da deniz yok. yok işte, yok!
*madde 16: Ulus pek sevilen bir yer değildir. eski meclis binasının burada
bulunması Ulus'u güzel kılmaz. zamanla göreceksiniz ki, Ulus'u hiçbir şey
güzel kılmaz, kılamaz; olabilemez. Ulus'tan ve arka sokaklarından uzak
durun.
*madde 17: en popüler buluşma mekanları olan Kızılay Gima'yı ve Dost
Kitabevini'ni öğrenin.
*madde 18: Tunalı Hilmi caddesi demeyin. Ankaralılar -muhtemelen Hilmi'nin
güzel bir isim olmadığını düşünüyor olduklarından- direkman Tunalı
derler. siz de Tunalı diyin.
*madde 19: Ankaragücü taraftarı çirkef ve kalabalık, Gençlerbirliği
taraftarı az sayıda ve enteldir. kalabalık bir Ankaragücü taraftar grubu
görürseniz sakının. laf atarlarsa karşılık vermeyin. tek kişi bile olsa,
iki dakika içersinde sürüyle adam toplayıp peşinizden
koşturabilir.Büyükşehir Belediyespor'un taraftarı yoktur, olduğunu iddia
eden olursa gülün geçin. nanik yapın.
*madde 20: "boş yere ağlama, kalbini bağlama, Ankara kızlarına" şarkısını
öğrenin, sık sık söyleyin.
*madde 21: Ankara'da en güzel mevsim sonbahardır. tadını çıkarın.
*madde 22: Trafikte taş düşemez ama milletvekili çıkabilir. kırmızı ışıkta
sizi bekletebilir. hazırlıklı olun.
*madde 23: Gazi üniversitesi'nin İİbf dışındaki bir fakültesine
gidecekseniz temkinli olun, eli tespihli takım elbiseli tiplerle saçınız,
sakalınız,küpeniz üzerine bir konuşma yapmaya hazır olun. adamlarla papaz
olmayın.
*madde 24: gece ondan on birden sonra sokaklarda kimseciklerin kalmaması
normaldir, kimyasal bomba neyin atılmamış, insanlar sığınağa kaçarcasına
bir anda ortalıktan kaybolmamışlardır, olağan bir durumdur bu. sakin
olun,panik yapmayın.
*madde 25:
1-cadde ortasında düğün dernek görürsen şaşırma, bilmediğin Ankara
havalarında da oynama.
(bkz: düz oyun) (bkz: kaşıklı oyun) (bkz: okuntu)
2-nerde olursanız olun aşağıya doğru indiğinizde Kızılaya çıkarsınız.
3-Pek çok yere yürüyerek gidebilirsiniz, kaybolmak gibi bir şansınız
yoktur, bunu unutmayın. "aha nerdeyim lan ben?" dediğinizde
Ulus'tasınızdır,panik yapmaya gerek yok, Bentderesi'ne doğru
gitmediğinizden emin olduktan sonra, hızla Metroya ulaşabilirsiniz,
müzelerin biraz aşağısındadır.
Büyük tiyatroyu sorup, entel görünümüne girmeyin, itfaiyeciler çarsını
sorun, kimse sizi kandırmasın. samanpazarı da olabilir. Ulus dışında
Ankara'da hiçbir yerde absürd bir durumla karşılaşmazsınız.
Etrafınızda, gözünüzü nereye çevirdiyseniz bir "Robocop" a çarptıysa
Kızılay'dasınız demektir.Eylem yapılacak anlamındadır bu. korkmayın. yine,
bir avuç eylemci için 4 otobüs Robocop, çevik kuvvet inmiştir. bu kadar
polisi nereye göndersin kardeşim bu devlet?! mantığıyla öyle bakınır
dururlar o polisler. sonra SSK işhanı ve Sakarya alkol mekanlarıdır. en
berbat birahenlerden tutun meyhane ve club ortamlarının hepsi vardır
oralarda. güzeldir, herkes birbirinin kardeşi gibidir, ama yine de
dikkatli olmak gerek, bazen insanlar kardeş katili de olabliyorlar.
Ankarada güz bambaşkadır. özellikle, kalabalığı seviyorsanız, Yüksel
caddesinde, tenhalığı seviyorsanız, Bahçeli 7. cadde hariç her caddesinde
ve Tandoğan'ın ara sokaklarında turlarsanız, bir aylığına bu şehri
sevebilirsiniz belki. onun dışında bürokrasi hemen her zaman kendisini
hissettirir de bir tek Sakarya caddesine uğramaz gibi gelir bana.
4- Ankara melankoliktir, ekim güzeldir.
5- Ankaraya geldik Laila'ya gidelim diye gazlara geldiyseniz 1 şişe viski
için 300 milyon, bir bira için 20 milyon gibi fiyatlara hazırlıklı olun. .
Armada ile migros alışveriş merkezi eşittir ama migros alışveriş merkezi
biraz daha eşittir. (bkz: mudo)
Metroya binerken her zaman ve her zaman, mutlaka inenlere yol verin. inen
ve binenlerin toplu çemkirmelerine maruz kalmayın.
Metro ve Ankaray'ı karıştırmayın. ikisi de Kızılay'da kesişir; Ankaray
Aşti'ye gider, Metro ise Akköprü (MİGROS-ANKAMALL) ve Batıkent tarafına.
kar-buz çok olur lütfen dikkatli adımlarla yürüyün.
6- Ankaradaki yürüyen merdiven adabında acelesi olmayan vatandaş sağda
dursun diye bir kural yoktur. yürüyen merdivene binecekseniz
yürümeyin, durun zira merdiven zaten sizin için yürümektedir.
7- Kavaklıdere, Ayrancı mevkilerine belediye otobüslerine bindiğinizde
fark edeceksiniz ki otobüsün yaş ortalaması 65-70 civarlarındadır.
korkmayın takım elbiselerle otobüse binmenize gerek yok herkes öyle
biniyor diye.
8- Genelkurmay önünde ayakkabınızı bağlamak üzere durmayın. makinalı tüfek
doğrultuyorlar. (bkz: biz burda yabancıları sevmeyiz)
9. -"Hocam" lafına alışın, bu lafı duyunca kendinizi hoca gibi
hissetmeyin. bir Ankara klasiğidir, özellikle üniversite kampüslerinde
güvenlik görevlileri öğrencilere, taksi şoförleri güvenliğe, büfeciler
büfecilere, kısaca herkes herkese hocam der. ayrıca taksi şoförü
üniversiteli olduğunuzu anladığı anda hocam diye hitap eder size. hoca
değilsiniz, Ankaralısınız.
eğer yere tükürür veya otobüste yellenirseniz kimse birşey demez, ama ters
yöne girerseniz ya da yanlışlıkla Metronun inme platformundan inerseniz
(ki Ankaray'dan Metro'ya geçecekseniz tüm oklar inme platformunu
gösteriyor) küfür yersiniz. garip prensipleri olan bir şehirdir.
Dost deyince Konur sokak'taki Dost kitabevi değil, Karanfil'deki
anlaşılmalı. aman ha, arkadaşınızı fıtık edersiniz sonra yanlış yerde
bekleyip.
10 -AOÇ belediye başkanının insafına bırakıldı ya da bırakılması kuvvetle
muhtemel. bozulmadan son bir kez gidip görün. kokoreç yiyin. şençam
köftesinden tırtıklayın. dondurma tüketin. çiçekçileri gezin.
*Harikalar diyarı, zart zurt gölü Ankara'nın tarihi yerleri değildir.
aldanmayın.
*Odtü'den Bahçeli'ye giderken ki yolun (Eskişehir Yolu) ortasındaki
Gökkuşağı adlı yapının ne ayak olduğunu sormayın boşuna. bilene
rastlamadım. bende bilmiyorum.
*İzmirliler, İstanbullular diğer bütün vatandaşlar gibi kardeşimizdir ama
gelip de "buranın denizi yok, akşamları dolmuş olmuyor, İstanbulun gözünü
seveyim, ne modern şehirmiş meğer bik bik bik" diye trip atanlar
sevilmezler pek. yoksa İstanbul, İzmir şahane şehirlerdir itirazımız yok.
NOT:Bu bana msnden gönderilmişti çok beğendim paylaşayım sizlerle istedim ama uzun süredir bu forumda olmama rağmen henüz çözememişim acaba doğru yeremi açtım ,mizah gibi bir başlık göremedim ...bende buraya açtım yönetici arkadaşlar cahilliğime versin yanlış yerse :)