View Full Version : Hece Olcusu
yavuz
06-01-2007, 07:41 AM
Demir hece ölçüsüyle yaz, yazacaksan. :cool:
Aruz gama :mrgreen:
Demir Kağan
06-01-2007, 07:42 AM
Hece olcusuyle yazdigim siirler de var ama serbest siiri daha cok seviyorum. Ancak kabul etmek gerek ki hece olcusu ve uyakla yazilan siirlerin heyecani bambaska olsa da serbest yazilan siirler tuyler urpertiyor.
Demir hece ölçüsüyle yaz, yazacaksan.
Aruz gama
Hece olcusu kısıtlıyor siiri ama karsı degilim cunku "milli olcu" kendileri :)
yavuz
06-01-2007, 07:54 AM
Hece olcusu kısıtlıyor siiri ama karsı degilim cunku "milli olcu" kendileri :)
Kısıtlıyorsa şiir yazmazsın... Şiir sanatının ayrıcalığı ne olacak, ya da şairliğin? Şair, böyle "kısıtlıyordu" vs. diye yakınmayan, yazabilendir.
Poetik gama :mrgreen:
Kısıtlıyorsa şiir yazmazsın... Şiir sanatının ayrıcalığı ne olacak, ya da şairliğin? Şair, böyle "kısıtlıyordu" vs. diye yakınmayan, yazabilendir.
Ben sanatı sadece yaratanın yapacagına inanırım Yavuz.
Alt alta yazarsa siir iste Allahalla ne uzatıyorsun :) Arada birde kafiye yaparsın :)
yavuz
06-01-2007, 08:09 AM
Ben sanatı sadece yaratanın yapacagına inanırım Yavuz.
Alt alta yazarsa siir iste Allahalla ne uzatıyorsun :) Arada birde kafiye yaparsın :)
Odun kesmekten tut, yazı yazmak, televizyon izlemek, oturmak, kalkmak ve şiir yazmaya kadar bütün fiilleri yapmamızı sağlayan bir İlahi Kudret vardır. Şiiri yazdıran kendisidir, ilhamı veren de... Evet, O'nun sanatından, bize verdiklerinden öte gidemeyiz, ötesini bilemeyiz.
Alt alta yazarsan şiir değildir bence. Ölçüsüne, kalıbına, kafiyesine bağlı. Divan şairleri, halk şairleri aptaldı herhalde, bir sürü uğraşmışlar kafiyeydi, ölçüydü diye. Bunlar şiirin vazgeçilmezidir. Vazgeçiyorsan, "bunun adı şiirdir" diyemezsin. Çünkü değildir; nazım ve nesir arasındaki fark da budur zaten.
Odun kesmekten tut, yazı yazmak, televizyon izlemek, oturmak, kalkmak ve şiir yazmaya kadar bütün fiilleri yapmamızı sağlayan bir İlahi Kudret vardır. Şiiri yazdıran kendisidir, ilhamı veren de... Evet, O'nun sanatından, bize verdiklerinden öte gidemeyiz, ötesini bilemeyiz.
Alt alta yazarsan şiir değildir bence. Ölçüsüne, kalıbına, kafiyesine bağlı. Divan şairleri, halk şairleri aptaldı herhalde, bir sürü uğraşmışlar kafiyeydi, ölçüydü diye. Bunlar şiirin vazgeçilmezidir. Vazgeçiyorsan, "bunun adı şiirdir" diyemezsin. Çünkü değildir; nazım ve nesir arasındaki fark da budur zaten.
Divan siirini hic sevmem ve gereksiz bulurum. Keske arapca farsca ile bireysel konular isleyeceklerine Turkce ile toplumsal konular isleselerdi. O zaman o itina yerine geliseguzel seyler de yazabilirlerdi.
Ritim verirsin siir olur. O kadar "aman olcusu aman bilmemeneyi" diye kasmaya gerek yok.
yavuz
06-01-2007, 08:21 AM
Divan siirini hic sevmem ve gereksiz bulurum. Keske arapca farsca ile bireysel konular isleyeceklerine Turkce ile toplumsal konular isleselerdi. O zaman o itina yerine geliseguzel seyler de yazabilirlerdi.
Ritim verirsin siir olur. O kadar "aman olcusu aman bilmemeneyi" diye kasmaya gerek yok.
Kasmaya gerek yok elbette. Yazamıyorsan kasmazsın. Ben kasmam mesela, direkt yazar-geçerim.
Şiirsever ile şair arasında fark var tabi. :cool:
Fuzuli gama :mrgreen:
Kasmaya gerek yok elbette. Yazamıyorsan kasmazsın. Ben kasmam mesela, direkt yazar-geçerim.
Şiirsever ile şair arasında fark var tabi.
Daha yeni benim gibi yazıp gecer bunuda daha tecrubeli bir ortama dokersen...olur :)
yavuz
06-01-2007, 08:26 AM
...olur :)
Olur mu dersin? :lol:
(Yazdığından birşey anlamadım ayrıca...)
Demir Kağan
06-01-2007, 02:28 PM
Burdan devam edin genclik.
Burdan devam edin genclik.
Etmiyoz....:) (Hoca ders anlatır konusuruz, durur birden bagırır "simdi konusun" der susarız)
eflatunn
06-01-2007, 04:46 PM
Kısıtlıyorsa şiir yazmazsın... Şiir sanatının ayrıcalığı ne olacak, ya da şairliğin? Şair, böyle "kısıtlıyordu" vs. diye yakınmayan, yazabilendir.
Poetik gama :mrgreen:
Aslında bir bakıma doğru.Ölçü şiiri zaman zaman kısıtlar.Serbest olmasından yanayımdır.Tabi serbest şiir yazacağım derken roman anlatanları bu kapsama almıyorum.:)
Yavuz,
Mehmet Akif Ersoy'un Küfe ve Seyfi Baba şiirlerini okudun mu?
Eğer okumadıysan öneririm.Serbest ama güzel şiirlerdir.
Herkes kısıtlıyor diye yazmayı bıraksaydı ne olurdu?
Uzbey
06-01-2007, 05:27 PM
Bir laf var ya Turk'e fazla serbestlik zararlıdır diye,siirde de boyle bence,serbest diye yazdıkca yazıyoruz anlam olusturmadan onlarca satırı!
Halbuki biraz ugrasarak o serbest siiri cok duygulu bir nesir haline cevirebiliriz!
Hece olcusu siirin akıcılık kazanmasında en etkili unsur bence!
Serbesti de gercekten becerebilenler yazmalı!
Demir Kağan
06-02-2007, 02:19 AM
Soyle bir durum da var; bir siiri serbest yazmissinizdir ama hece olcusuyle cok daha guzel olurdu veya hece olcusuyle yazmissinizdir serbest yazmis olsaydiniz cok daha guzel olurdu.
Uzbey
06-02-2007, 03:08 AM
Vatan senden hayat umar,
Sen yasarsan o canlanır.
Vatan icin olmek de var,
Fakat borcun yasamaktır.
Tevfik Fikret
Neler yapmadık ki su vatan icin!
Kimimiz olduk;
Kimimiz nutuk soyledik.
Orhan Veli
Biri hece olcusuyle,biri serbest,ikisi de harika!
yavuz
06-02-2007, 04:19 AM
Güzellik filan yok arkadaşım. Ölçüsü yoksa şiir değildir o, düzyazı yaz daha iyi. Ne bu Allah aşkına? Millet uğraşsın bir taraflarını yırtsın şiir yazacağız diye, iki dakka da oldu-bittiye getir sen. Olmaz. Asla ve kat'a kabul edilemez.
Sevr gama :mrgreen:
Uzbey
06-02-2007, 04:25 AM
Yanlız diger yazdıklarımı okumadın galiba
yavuz
06-02-2007, 04:50 AM
Yanlız diger yazdıklarımı okumadın galiba
Yok ben bunu sana yazmamıştım, senden önceki mesajın yazanaydı. Demir veya Mgas olsa gerek kendileri, hatırlamıyorum.
Demir Kağan
06-02-2007, 05:06 AM
Ebced hesabiyla siir yazildigini biliyor muydunuz? Arif Nihat Asya'nin bir siiri var Malazgirt Zaferi'ne ithafen yazdigi, mesela o siirde ebced hesabini kullanarak zaferin tarihini gizliyor dizelerine.
yavuz
06-02-2007, 05:16 AM
Ebced hesabiyla siir yazildigini biliyor muydunuz? Arif Nihat Asya'nin bir siiri var Malazgirt Zaferi'ne ithafen yazdigi, mesela o siirde ebced hesabini kullanarak zaferin tarihini gizliyor dizelerine.
Vay be... Ben bir Orkun Abecesini öğreneyim, Ebced olayına da girmeyi düşünüyorum. Mesela öğrendiğim birşey var, bayanlar kusura bakmasın artık... Bizim "neden 31?" dediğimiz bir olay vardır... (:lol:) Arapça EL kelimesi Elif+Lam olduğundan ve bu harflerin ebced hesabındaki değerlerinin toplamı 31 çıktığından böyleymiş... :lool:
Demir Kağan
06-02-2007, 05:23 AM
Evet, el cekmek diyorlarmis onceden. Elif harfinin Ebced'de degeri 1, Lam'in da 30.
Uzbey
06-02-2007, 05:44 AM
İskender Pala'nın bir kitabında ebced hesabıyla kufurleri,argoları ve Osmanlı'daki kullanım orneklerini acıklıyordu,31 in el cekme dendigini orda ogrenmistim,hatta İskender Pala sırf bu ebcetle yapılan küfur ve argolarla ilgili bi kitap cıkaracakmıs
Ebcetle yapılan siirler ise cok unludur,yapılan cesmelerin,hayratların ustune hep ebcetle tarih dusulerek siir yazılmıs.
Yanılıyor olabilirim ama imam osurursa cemaat s.car daki olayın tarihi Sururi'nin dortluguyle ebcet kullanılarak(burda yanılıyo olabilirim) soyle ozetlenmis:
Kubbeyi inlettirir zarta'i sisman imam
K'eylememis secdede makatına ihtimam
Guldu muezzin dedi hem Sururi tarihin
Sıctı cemaat yine cunku osurdu imam
Hatta bunun bir de hikayesi vardır ki adamı gulmekten osurtturur!!!:D
yavuz
06-02-2007, 10:50 AM
ANLATAMIYORUM
Ağlasam sesimi duyar mısınız,
Mısralarımda;
Dokunabilir misiniz,
Gözyaşlarıma, ellerinizle?
Bilmezdim şarkıların bu kadar güzel,
Kelimelerinse kifayetsiz olduğunu
Bu derde düşmeden önce.
Bir yer var, biliyorum;
Her şeyi söylemek mümkün;
Epeyce yaklaşmışım, duyuyorum;
Anlatamıyorum…
Ne kadar hece ölçüsü vs. desem de, seviyorum bu şiiri... Bana göre arkasında acı bir öykü vardır. Şiirde anlatılmak istenenle hiç bir alakası olmayan bir durum bu aslında. Babamın doğum günümde bana aldığı -Necip Fazıl'ın- "Çile" adlı şiir kitabından rastgele okuduğum şiirlerin arasında birisi dikkatimi çekmişti, çünkü altında bir not vardı. O dipnotu okumadan şiiri okudum, adı; "Zehir"... Sonra baktım ne yazıyor diye... "Mayıs 1983, son şiiri..." Ağlamak geldi içimden, tam anlamıyla "hayran" olduğum bir insanın son şiiriydi. 5 Mayıs'ta öldüğü dikkate alınırsa en fazla 5 gün önce yazmış olmalıydı şiiri ölümünden. "Ölüm" beni ilk kez bu kadar derinden etkilemişti, 24 yıl önce de olsa etkilemişti işte.
Orhan Veli'nin şiirinde de beni etkileyen ölümdür aslında... Ya da ölümün etrafında dönüp duran soru işaretleridir; acaba o şimdi nerede?
Şiirin adı "Anlatamıyorum" ya hani... Anlatamadığı derdini, çözerek mi girdi mezara? Necip Fazıl'ın 30 yaşlarında bulduğu hakikati acaba Orhan Veli bulabilmiş miydi ölmeden önce?
Bunlar kafamı kurcalıyorlardı işte. Belediyenin kazdığı çukurda ölümün insanı bulması gerçekten çok acı, ama beni etkileyen; ölümden çok, öldükten sonra ölene neler olacağı oldu bu kez. İnşallah Orhan Veli, "Anlatamıyorum" dediği derdini, anlayabilmiş ve aşarak hayata gözlerini yummuştur. "Ah, keşke anlatabilseydi. (http://ussaki.turkunalan.com/2007/05/05/ah-keske-anlatabilseydi/)" dediğim çok oluyor, Garibçilerin öncüsü aklıma geldikçe... (Mekanı cennet olsun. Ruhuna birer Fatiha'yı çok görmeyiz inşallah.)
vBulletin® v3.7.0, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.