oğuz
07-10-2007, 07:34 AM
Mitinge elimde bir kağıt, bir kalemle katıldım. Geçtim bir köşeye ve duyduklarımı ve gördüklerimi yazdım. RTE gelince de halkın arasına karıştım. Şimdi sizlere mitingteki konuşmaları ve gerçekleşenleri yorumlayacağım.
Öncelikle insanların kabalığından dert yanıyorum. En az 50 kişi çarptı, 50 kişi ayağıma bastı, 50 kişinin bayrak sopası kafama vurdu… Bir tanesi olsun dönüp de ‘Afedersin!’ demedi… Öne geçmek isteyenler hiç umursamadan ittirip, kaktırıyor. Elleriyle kalabalığı yaranlar mı ararsınız, Atatürk heykelinin üstüne çocuğunu çıkaranlar mı…
Neyse…
RTE’nin alana girmesiyle kalabalık coştu. Eliyle kalabalığı selamlıyor. Halk bağırıyor: “Türkiye seninle gurur duyuyor!”
“Nesiyle gurur duyuyorsunuz?” diye soruyorum içimden… “Halka mı yoksa askere sövmesi mi kabarttı göğsünüzü?” RTE devam ediyor: “Türk halkının şerefini çok güzel temsil ettik! Başımız hiç eğilmedi!” Bilmem kimin karşısında elini çıkarmamaksa cebinden şeref, olmaz olsun! Hangi şereften bağsediyorsunuz? GKRY’ye açtığınız limanların şerefi mi? Atatürk portrelerini indirelim sözü şerefi mi AB uğruna?.. Yoksa Öcalan’a SAYIN deme şerefi mi ABD korkusuna?.. Ben, başım hep eğik gezdim. Bahsettiğiniz ŞEREF olgusunu azıcık taşıyan her Türk de eğik gezdi!
RTE övünüyor: “5. defa geldim Uşak’a! Doğlazgaz bağlattık! Havaalanı açtık!” İşletmeyi açan işadamları, firma sahipleri ama RTE açılışa geliyor! Kendi marifeti gibi! Doğalgaz bağlatmışlar… Çok mu iyi oldu? Dışa bağımlı, her kış kesilme tehlikesi olan ve pahalı bir yakıt! Bunun yerine jeotermal enerji kullansaydınız ya! Dünya’nın bir çok yerinde kullanılıyor ve Türkiye’de kullanılabilecek o kadar çok alan var ki! Havaalanı dersek haftada 1 uçak kalkıp 1 uçak iniyor. Göstermelik değil de ne?
Peki şunu sorayım RTE’ye: “Madem bu kadar mükemmel hizmet getirdiniz, yaptınız, ettiniz, kendinizi inandırdınız; neden ALİM TUNÇ’u fotoğraf bahanesiyle adaylıktan çıkardınız?”
MHP-DSP-ANAP diyor, halk direk “YUUHHH!!!! YUHH!!” Hani sizin seçilene saygınız vardı? Onu da siz getirdiniz başınıza! RTE de susturmuyor kalabalığı: “Seçimde de yuhalayın!”
Milli gelir 180 milyar dolardan 400 milyar dolara çıkmış. Gerçek lider sadece geliri söylemez. Geliri giderle birlikte söyler, ihracatı da ithalatla.
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” sözünü en son ağzına alması gereken adam binleri bu sözle coşturuyor! Bir kaç sene önceki “Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır!” sözünü dinlememiş ya da RTE’nin değişim yalanlarına kanıyor olmalılar…
“Cumhurdan kaçan cumhuriyetçi olur mu!!! Halktan kaçan hakçı olur mu!!!” RTE cumhur sözcüğünün ne olduğunu biliyor mu ya da dün mü öğrenmiş ondan önce mi acaba? Halktan kaçmakla da halkçılık ilkesinin hiç bir alakası olmadığını anlatmak FARZ! Bu iş bebeğin ağzına meme vermeye benzemez RTE! Ya tam başkanlık sistemine geçeceksin ya da mağdur numarası yapmayacaksın! Sezer dediği an Uşak inliyor: “YUUUHHHH!!!” E ben diyorum şimdi : “Yuh artık size!” Neymiş Sezer 330 oyla seçilmiş! Bir de espri yapıyor: “330 mu büyük 357 mi diye sordum herkese!” Tabi yaranacak halk kahkahalarla gülüyor bu 5. sınıf çocuğunun yapmayacağı espri(!)’ye. RTE; Sezer 330′la seçildi ama 3. turda! Yani 276 aranırken ve 367 vekil de hazır bulunuyordu o salonda!” İşleri yarım yamalak anlatıp milletin aklını bulandırmak siyaset olmuş AKP’de!
Kalabalık bağırıyor tabi hemen: “Vur vur inlesin; Deniz Baykal dinlesin!” RTE asalet içinde yanıtlıyor: “Vurmak iki çeşittir! Biri kavgacı üslub, biri demokratik üslub! Ben değil siz vuracaksınız!” Demagoji değil de ne bu? Ayrıca kavgacı olmayan RTE’nin genelkurmayından tutun da çiftçisiyle bile kavgası var. Komik bir durum…
Halen cumhurbaşkanlığı, anayasa mahkemesi diye sızlanıyor RTE! 1 ayda milyonlar döküldü sokağa! Yukardaki fotoğrafa bak ondan sonra halen istenip istenmediğini ve demokrasinin ne olduğunu tartış!
“CHP’nin bir tane dikili ağacı yoktur bu ülkede!” diyor RTE! CUMHURİYETTEN BÜYÜK ÇINAR VAR MI? Deniz Baykal maliye, dışişleri, enerji bakanlıkları yaptı. Maliye ve dışişleri bakanlıkları devletin, enerji bakanlığıysa hem devletin hem dünyanın en önemli sorunlarıyla ilgileniyor! Hiç mi emeği yok, hiç mi bir şey başaramadı? “Size güveniyorum!” diye bağırdığın halk aptal mı da onu bir daha bir daha seçti?
“Çiftçinin aldatıldığını biliyoruz!” diyor RTE! Önceki hükümetler çiftçiyi aldatmış. Sadece tek bir şey: Karadeniz illerinin bilmem kaçını kuraklık yüzünden arpa ve buğdayları zarar görenler grubuna sokan kandırmıyor da önceki hükümetler mi kandırıyor?
“Mazot karneyle alınıyordu!” dedi. Türkiye’miz öyle bir kıtlığın içine girdi ki tüpü bile karneyle alıyordu insanımız! Türkiye dış baskılar ve iç tehditlerin yoğun olduğu bu dönemlerde yiyecek ekmeği zor buluyordu! Sen gelmiş mazot karneliydi diyorsun.
Enflasyonu düşürmüşler. Enflasyonun düşmesi neyimize yaradı? Tüketicinin cebine 1 kuruş yansısa başım gözüm üstüne! Nerde? Enflasyon sepetinin içine iğne, iplik koyarsan 0′a da iner!
“22 banka hortumlandı!” Bunda da mı hükümet suçlu? Başlarına adam mı dikseydi banka sahiplerinin? Paraların ödemesi gecikmiş olabilir ancak bildiğimiz gibi krizle boğuştuk iki sefer!
Bakın ne diyor RTE: “Ziraat bankası emin ve güvenilir ellerde!” Oğlunun Amerika’da BURSLU okuduğunu, 3 milyon dolara gemi aldığını, askere çürük raporu alıp gitmediğini; her taşın altında maliye bakanının olduğunu, kendi için 3 kez yasa çıkardığını, sit alanına villa diktiğini unutarak mı dedi güveniliri acaba yoksa hatırlamak mı istemedi…
“NEMA adı altında memur ve işçilerden kesilen paraları biz dağıttık!” diyor bu kez. Cebinden mi karşıladın! En nihayetinde hazineden harcıyorsun! Geldiğin ilk sene birikimleri yapanların adını anmadan çatır çatır dağıttın paraları ya sonra? Sonra işçiye günlük bir simit parası zam…
Yargı kararına da saygılı olduklarını söyledi buna yorum yapmıyorum.
Kişi başına düşen milli gelirin 2500 dolardan 5500 dolara çıktığını söyledi. Özelleştir babam özelleştir; özelleştir babam özelleştir. Haliyle yükseliyor! Ancak yalancı bir yükselme… Hazırları ye dur bakalım ne zamana kadar? Bittiği zaman ne yapacaksın?
Bakın neyle övünüyor: “Uşak’a belçikalı yatırımcı buldum! Ülkeyi BEN PAZARLADIM!” Yabancı sermayeye kanat germek bu kadar gerçekçi daha nasıl anlatılabilir merak ettim doğrusu. Takdir(!) ettim bu konuda!
Gel gelelim IMF konusu. 23,5 milyar dolar borçla teslim almışlar ülkeyi, şu an ise 8,5 milyar dolar. En başta ise 33 milyar dolarmış borç. Basit bir matematiksel hesap yapacak olursak az bile olduğunu görebiliriz. DSP hükümeti zamanında hem borçlanılmış, kriz atlatılmış, o para kullanılmış hem de 9,5 milyar doları ödenmiş. AKP hükümeti zamanında ise 4,5 senede 15 milyar doları indirilmiş. Neyle örttükleri de malum! Şu an dış borç 400 milyar doları geçti, DSP zamanındaysa 100 milyar civarındaydı. Borcu borçla kapatıp halkı kandırmayın!
İhracatı 23 milyar dolar artırmışlar. Sadece güzel yüzünü gösteriyor elbette RTE! Liberlizmin zengini zenginleştirdiğini ancak fakiri de fakirleştirdiğini açıklamaya yüzü yok RTE’nin!
Türkiye AKP’ye teslim edilmeden önce dolar milyarderi listelerinde yoktu bile. Ancak şu an, bütçesi bizimkinin tam 7 katı büyük olan ve teknolojinin kalbinin attığı doğu ülkesi Japonya’yı bile ektik geçtik… Dolar milyarderi Dünya sıralamasında 5. sıradayız! Ülkede bilmem kaç milyon işsiz varken, bilmem kaç milyon kişi açlık sınırının altındayken, asgari ücrete günlük 1 simit parası zam yapılıyorken bunun olması AYIP!
Türkiye’de bilgisayar sınıfları açmamış diğer hükümetler! Hani ilericiymiş bunlar! Bunların hepsi gericiymiş… İlerici ama aynı zamanda ileri görüşlü idi hükümet RTE! Bilgisayar sınıflarında sadece oyun oynanıldığından haberin yok! Kaç bilgisayar öğretmenin var ki daha doğrusu kaçı işini doğru dürüst yapıyor ki bundan yakınıyorsun!
Şimdi size çok komik sayılar söyleyeceğim. RTE: “İlkokulda okuyan erkek çocuk için aileye tam 18, kız çocuk için ise 22 milyon para verdik!” Türkiye’nin gerçeklerinden ne kadar uzak olduğunu görüyorsunuz değil mi…
Aile hekimliği de apayrı bir sorun! 900 kişiye bir doktorun düştüğü bu ülkede aile hekimliği masaldan ileriye gidemez! Bence bunun yerine aile imamlığı oluşturulmalı (Aşağıdaki derleme Can Yücel’den):
Öncelikle insanların kabalığından dert yanıyorum. En az 50 kişi çarptı, 50 kişi ayağıma bastı, 50 kişinin bayrak sopası kafama vurdu… Bir tanesi olsun dönüp de ‘Afedersin!’ demedi… Öne geçmek isteyenler hiç umursamadan ittirip, kaktırıyor. Elleriyle kalabalığı yaranlar mı ararsınız, Atatürk heykelinin üstüne çocuğunu çıkaranlar mı…
Neyse…
RTE’nin alana girmesiyle kalabalık coştu. Eliyle kalabalığı selamlıyor. Halk bağırıyor: “Türkiye seninle gurur duyuyor!”
“Nesiyle gurur duyuyorsunuz?” diye soruyorum içimden… “Halka mı yoksa askere sövmesi mi kabarttı göğsünüzü?” RTE devam ediyor: “Türk halkının şerefini çok güzel temsil ettik! Başımız hiç eğilmedi!” Bilmem kimin karşısında elini çıkarmamaksa cebinden şeref, olmaz olsun! Hangi şereften bağsediyorsunuz? GKRY’ye açtığınız limanların şerefi mi? Atatürk portrelerini indirelim sözü şerefi mi AB uğruna?.. Yoksa Öcalan’a SAYIN deme şerefi mi ABD korkusuna?.. Ben, başım hep eğik gezdim. Bahsettiğiniz ŞEREF olgusunu azıcık taşıyan her Türk de eğik gezdi!
RTE övünüyor: “5. defa geldim Uşak’a! Doğlazgaz bağlattık! Havaalanı açtık!” İşletmeyi açan işadamları, firma sahipleri ama RTE açılışa geliyor! Kendi marifeti gibi! Doğalgaz bağlatmışlar… Çok mu iyi oldu? Dışa bağımlı, her kış kesilme tehlikesi olan ve pahalı bir yakıt! Bunun yerine jeotermal enerji kullansaydınız ya! Dünya’nın bir çok yerinde kullanılıyor ve Türkiye’de kullanılabilecek o kadar çok alan var ki! Havaalanı dersek haftada 1 uçak kalkıp 1 uçak iniyor. Göstermelik değil de ne?
Peki şunu sorayım RTE’ye: “Madem bu kadar mükemmel hizmet getirdiniz, yaptınız, ettiniz, kendinizi inandırdınız; neden ALİM TUNÇ’u fotoğraf bahanesiyle adaylıktan çıkardınız?”
MHP-DSP-ANAP diyor, halk direk “YUUHHH!!!! YUHH!!” Hani sizin seçilene saygınız vardı? Onu da siz getirdiniz başınıza! RTE de susturmuyor kalabalığı: “Seçimde de yuhalayın!”
Milli gelir 180 milyar dolardan 400 milyar dolara çıkmış. Gerçek lider sadece geliri söylemez. Geliri giderle birlikte söyler, ihracatı da ithalatla.
“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir!” sözünü en son ağzına alması gereken adam binleri bu sözle coşturuyor! Bir kaç sene önceki “Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır!” sözünü dinlememiş ya da RTE’nin değişim yalanlarına kanıyor olmalılar…
“Cumhurdan kaçan cumhuriyetçi olur mu!!! Halktan kaçan hakçı olur mu!!!” RTE cumhur sözcüğünün ne olduğunu biliyor mu ya da dün mü öğrenmiş ondan önce mi acaba? Halktan kaçmakla da halkçılık ilkesinin hiç bir alakası olmadığını anlatmak FARZ! Bu iş bebeğin ağzına meme vermeye benzemez RTE! Ya tam başkanlık sistemine geçeceksin ya da mağdur numarası yapmayacaksın! Sezer dediği an Uşak inliyor: “YUUUHHHH!!!” E ben diyorum şimdi : “Yuh artık size!” Neymiş Sezer 330 oyla seçilmiş! Bir de espri yapıyor: “330 mu büyük 357 mi diye sordum herkese!” Tabi yaranacak halk kahkahalarla gülüyor bu 5. sınıf çocuğunun yapmayacağı espri(!)’ye. RTE; Sezer 330′la seçildi ama 3. turda! Yani 276 aranırken ve 367 vekil de hazır bulunuyordu o salonda!” İşleri yarım yamalak anlatıp milletin aklını bulandırmak siyaset olmuş AKP’de!
Kalabalık bağırıyor tabi hemen: “Vur vur inlesin; Deniz Baykal dinlesin!” RTE asalet içinde yanıtlıyor: “Vurmak iki çeşittir! Biri kavgacı üslub, biri demokratik üslub! Ben değil siz vuracaksınız!” Demagoji değil de ne bu? Ayrıca kavgacı olmayan RTE’nin genelkurmayından tutun da çiftçisiyle bile kavgası var. Komik bir durum…
Halen cumhurbaşkanlığı, anayasa mahkemesi diye sızlanıyor RTE! 1 ayda milyonlar döküldü sokağa! Yukardaki fotoğrafa bak ondan sonra halen istenip istenmediğini ve demokrasinin ne olduğunu tartış!
“CHP’nin bir tane dikili ağacı yoktur bu ülkede!” diyor RTE! CUMHURİYETTEN BÜYÜK ÇINAR VAR MI? Deniz Baykal maliye, dışişleri, enerji bakanlıkları yaptı. Maliye ve dışişleri bakanlıkları devletin, enerji bakanlığıysa hem devletin hem dünyanın en önemli sorunlarıyla ilgileniyor! Hiç mi emeği yok, hiç mi bir şey başaramadı? “Size güveniyorum!” diye bağırdığın halk aptal mı da onu bir daha bir daha seçti?
“Çiftçinin aldatıldığını biliyoruz!” diyor RTE! Önceki hükümetler çiftçiyi aldatmış. Sadece tek bir şey: Karadeniz illerinin bilmem kaçını kuraklık yüzünden arpa ve buğdayları zarar görenler grubuna sokan kandırmıyor da önceki hükümetler mi kandırıyor?
“Mazot karneyle alınıyordu!” dedi. Türkiye’miz öyle bir kıtlığın içine girdi ki tüpü bile karneyle alıyordu insanımız! Türkiye dış baskılar ve iç tehditlerin yoğun olduğu bu dönemlerde yiyecek ekmeği zor buluyordu! Sen gelmiş mazot karneliydi diyorsun.
Enflasyonu düşürmüşler. Enflasyonun düşmesi neyimize yaradı? Tüketicinin cebine 1 kuruş yansısa başım gözüm üstüne! Nerde? Enflasyon sepetinin içine iğne, iplik koyarsan 0′a da iner!
“22 banka hortumlandı!” Bunda da mı hükümet suçlu? Başlarına adam mı dikseydi banka sahiplerinin? Paraların ödemesi gecikmiş olabilir ancak bildiğimiz gibi krizle boğuştuk iki sefer!
Bakın ne diyor RTE: “Ziraat bankası emin ve güvenilir ellerde!” Oğlunun Amerika’da BURSLU okuduğunu, 3 milyon dolara gemi aldığını, askere çürük raporu alıp gitmediğini; her taşın altında maliye bakanının olduğunu, kendi için 3 kez yasa çıkardığını, sit alanına villa diktiğini unutarak mı dedi güveniliri acaba yoksa hatırlamak mı istemedi…
“NEMA adı altında memur ve işçilerden kesilen paraları biz dağıttık!” diyor bu kez. Cebinden mi karşıladın! En nihayetinde hazineden harcıyorsun! Geldiğin ilk sene birikimleri yapanların adını anmadan çatır çatır dağıttın paraları ya sonra? Sonra işçiye günlük bir simit parası zam…
Yargı kararına da saygılı olduklarını söyledi buna yorum yapmıyorum.
Kişi başına düşen milli gelirin 2500 dolardan 5500 dolara çıktığını söyledi. Özelleştir babam özelleştir; özelleştir babam özelleştir. Haliyle yükseliyor! Ancak yalancı bir yükselme… Hazırları ye dur bakalım ne zamana kadar? Bittiği zaman ne yapacaksın?
Bakın neyle övünüyor: “Uşak’a belçikalı yatırımcı buldum! Ülkeyi BEN PAZARLADIM!” Yabancı sermayeye kanat germek bu kadar gerçekçi daha nasıl anlatılabilir merak ettim doğrusu. Takdir(!) ettim bu konuda!
Gel gelelim IMF konusu. 23,5 milyar dolar borçla teslim almışlar ülkeyi, şu an ise 8,5 milyar dolar. En başta ise 33 milyar dolarmış borç. Basit bir matematiksel hesap yapacak olursak az bile olduğunu görebiliriz. DSP hükümeti zamanında hem borçlanılmış, kriz atlatılmış, o para kullanılmış hem de 9,5 milyar doları ödenmiş. AKP hükümeti zamanında ise 4,5 senede 15 milyar doları indirilmiş. Neyle örttükleri de malum! Şu an dış borç 400 milyar doları geçti, DSP zamanındaysa 100 milyar civarındaydı. Borcu borçla kapatıp halkı kandırmayın!
İhracatı 23 milyar dolar artırmışlar. Sadece güzel yüzünü gösteriyor elbette RTE! Liberlizmin zengini zenginleştirdiğini ancak fakiri de fakirleştirdiğini açıklamaya yüzü yok RTE’nin!
Türkiye AKP’ye teslim edilmeden önce dolar milyarderi listelerinde yoktu bile. Ancak şu an, bütçesi bizimkinin tam 7 katı büyük olan ve teknolojinin kalbinin attığı doğu ülkesi Japonya’yı bile ektik geçtik… Dolar milyarderi Dünya sıralamasında 5. sıradayız! Ülkede bilmem kaç milyon işsiz varken, bilmem kaç milyon kişi açlık sınırının altındayken, asgari ücrete günlük 1 simit parası zam yapılıyorken bunun olması AYIP!
Türkiye’de bilgisayar sınıfları açmamış diğer hükümetler! Hani ilericiymiş bunlar! Bunların hepsi gericiymiş… İlerici ama aynı zamanda ileri görüşlü idi hükümet RTE! Bilgisayar sınıflarında sadece oyun oynanıldığından haberin yok! Kaç bilgisayar öğretmenin var ki daha doğrusu kaçı işini doğru dürüst yapıyor ki bundan yakınıyorsun!
Şimdi size çok komik sayılar söyleyeceğim. RTE: “İlkokulda okuyan erkek çocuk için aileye tam 18, kız çocuk için ise 22 milyon para verdik!” Türkiye’nin gerçeklerinden ne kadar uzak olduğunu görüyorsunuz değil mi…
Aile hekimliği de apayrı bir sorun! 900 kişiye bir doktorun düştüğü bu ülkede aile hekimliği masaldan ileriye gidemez! Bence bunun yerine aile imamlığı oluşturulmalı (Aşağıdaki derleme Can Yücel’den):