nesterin
07-14-2007, 06:00 AM
KERKUK KATLİAMI
4 Temmuz 1959 yılında Irak Kerkük Türklerine karşı, Komünistler Kürtlerin eliyle canavarca, haince, sinsi planla hazırlık görmekle uygulama sonucu seçkin Milliyetçi ,Türkçü, Liderlerimiz,Türklük uğrunda kanlarını canlarını adak vermişlerdir.
Komünist, Kürt Militanları otuzdan fazla Irak Türklerini öldürmekle aydın İnsanlarımızı kurşuna dizilerek sürgün atmışlardır, dipçikle dövülerek şahit edilerek bir bölüm Türkleri diri, diri toprağa gömülere, kimide direk, elektrik’e asılarak Temmuzun sıcak güneşin altında bırakılmıştı, çoğunun gözleri oyularak bedenleri sokak, sokak sürüklenerek, kamyon,Traktörler üzerlerinden geçmişti.
Kerkük Türklerine karşı canavarca işlenen bu toplu soykırım katliam düşünce aklımızda en çok içli derin yer almakla iz bırakmıştı.
Irak’ta kraliyet rejimine son vermekle devrildikten sonra bir cumhuriyet rejim kurulmuştu Irak Türkleri bu yeni devrimden cumhuriyetten mutlu, hayırlı, kurtuluş günlerin sevinçli anlarını yaşamakla bir hayal kurmak üzere özgürlüklerine kavuşmalarının en güzel günlerini yaşamakla sevinçliydiler, Bu sevinç mutluluk çok sürmeden, kızıl komünistler, Kürtler, Kızıl diktatörlüğün ALLAH korkusu bilmeyen cellat canavarlara karşı var güçleriyle Kerkük Irak Türkleri direnerek, özgürlüklerini anadillerini yüce tarihlerini savunarak ercesine ,arsalarcasına durarak bunun karşılığını bu korkunç katliam sonucu şehitlerin kanı dökülerek bu atılgan kahraman Türk milleti için canlarından vaz geçerse Kerkük’ün mas mavi göğünde bir Ay yıldız olarak parladılar, Bu kara şom gün akşamdan başlayarak üç gün, üç gece sürmüştü.
Şehitlerimiz düşmanlara kızıl, Kürtlere karşı birer Boz kurt, yiğit Mehmetçik, Türk arı idiler.
Kerkük ve etrafı yüzde yüz Türk olarak başka yerlerden gelen Kürt, En sonda Saddam rejimi her türlü yardımıyla Arap devletlerinden gelenlerde Kerkük nüfusuna girmekle kendilerini Kerküklü Arap, yoksa Kerküklü Kürt saymakla uzun yıllardan dedelerin, ataların kanları canlarıyla kurulan Kerkük boş sözle boş kafayla yalan oydurmayla değişilemez gömütler mezarlar birer kanıt diye görülmektedir, Kerkük Türklerin kendi milletinin idaresinde olduğu zaman başka her bakımdan ilerlemiş bir yurt idi bu topraklarda Türkmen milletinin kurmuş oldukları devletlerde göz önün dedi, Kerkük Irak’ta başka milletlerin Türk düşmanlarının yönetimi altına girdiği andan şimdiye kadar Kerküklü ve tüm Irak Türkleri her türlü baskı zulüm işkence uzaklaştım, sürgün mahpushane, idam, katliamlara, uğramaktandılar, buna karşın Irak Türkleri hiç bir zaman ümitsiz ve anavatan tüm dünya Türklerinin biricik vatanları olan Türk bağımsız Türkiyesiz olamadılar ve Türkiye’den ümitlerini kesmediler tüm baskı zulüm içindede yüce tarihlerini ,kültür, benliklerini, dillerini, gelenek, görenek, edatlarını korudular.
Ve mücadelelerini Sürdürmüşlerdir,Kerkük katliamını Kürtler, Komünistler Türklere karşı Birleşerek planlarından Kerkük Türk’ünü, Turancıları yok etmeyi yıllar boyu çizerek tam zamanı 14 Temmuz 1959 olarak seçmişlerdir.
Türk’ün en büyük düşmanı olan Barzani ve yüksek komünist şurası.Irak cumhur başkanı diktatör Abdülkerim Kasımla temasa geçersek yönerge aldıktan sonra harekete geçmişlerdir.
Kerkük ikinci tümen kumandanı olan Nazım Tabakçılını vatana hıyanet suçuyla Mehdavı yargı evi tarafından idam etmişlerdir, Yerine Barzani’nin dostu aşırı kızıl komünist Davut El Cenabı, yıllarca Rusya’da kalarak sonradan kurşuna dizilmiştir, ve Irak yüksek komünist şurası başkanı Türk düşmanı kızıl Kürt Maruf Benzenci atılmıştı, kendileri gibi kıyıcı komünist Cebbar Piruzhan, Nuri Molla Veli, Kitapçı Ojen Ermeni komünist birleşerek Kerkük’te olan Emniyet, yönetmenleri başka yerlere göndermekle, Komünistleri götürmüşlerdir, ve Kerkük şehrinin her bir yerine Kürtler Komünistler yerleşerek türlü silahlarla [Halk Mukavemet ]
Teşkilatı üç bin Kerküklü Türk gencini tutuk evine atarak planlarını uygulamaya başladılar, Irak’ın İhtilalinin yıl dönümünü 14 Temmuz 1959 günü Kömümist, Kürtler,ellerinde iplerle dolaşmakla bir avuç olarak bir Türkmen gazinosuna saldırıda bulunarak Osman Hıdır Türk’ü şehit etmişlerdi Türkmenler bu Kürtlere, Komünistlere karşı durmak savaşmaya katılmak isteyerek ikindi tümen tarafından bir bildiri yayınlanarak dışarı çıkma yasaklanması bildirildi, Bu yasaklık belli oldu ki yalnız Kerkük Türk’ü için imiş, Türklerde yasaya sisteme düzene saygı gösteren millet olduğu için buyruğa uyarak her kes evine yüzleştiler.
Kürt Komünist subay, askerleri Kerkük’ün her bir yerini ablukaya murakıp sardıktan sonra tüm Kürt yerlerinden gelen Komünist, Kürtler Türkmen evlerine saldırdılar doğru Türk olanların adları yanlarında yazılarak askeri Kışlaya götürerek kurşuna dizdiler önde tanılan Türkçü şehit Ata, İhsan Hayrullah kardeşler, Kasım, Ali, Neftçi Mehmet, Selahattin avcı kardeşler ,Nihat, Cihat, Emel Fuat Muhtar üç kardeşlerle çok sayıda Milliyetçi Türkçü gençlerimiz şehit olmuştu, ondan sonra ALLAHTAN korkmayan canavarlar cesetlerini caddede sokaklarda sürükleyerek, kimi Türklerinde diri, diri iki ciplere bağlamakla ters yöne giderek cesetlerini ikiye bölmüşlerdir, sloganlarda atarak yok olsun, kahrolsun Türkiye, kahrolsun Turancılar, kahır olsun Türkler gericiler, gazino, dükkanlarda, evlerde o zaman Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye, Enver paşa, Boz kurtların resimleri çok idi resimleri Parçalamaya başladılar, korkunç katliam üç gün üç gece sürmekle Kürt köy dağlardan gelerek Askeri araçları Kerkük şehrine götürmekle tüm dükkan, mağazalara saldırarak her ne var yağmalayarak her şeyi unuturlar ,yağmalara dalmasaydılar Türklerin Şehit sayısı dehada çok artardı, Bu acı kötü korkunç durumu görenlerin çoğu çıldırdı, çok gebe kadınlar çocukların düşürdü 30dan fazla suçsuz günahsız kıyıcı Kürt komünistler tarafından oldurulmakla bir çok Türkler yaralanmıştı, aile çocuklarının gözü önünde kurşunlanarak şirin canlarını varmışlardır bunun yanında iki kardeşle 12 yaşında EMEL MUHTARIDA canavarcasına göz yaşlarına acımadan şehit etmişlerdi, Emel öğrenci bir genç kız olarak Azize, Semire adında iki kız kardeşi vardı Nihat, Cihat, Kubat, adında üç ağabeyi babası Fuat mahalle muhtarı idi hep bir evde yaşıyordular 15 Temmuz kapı çalındı silahlı Kürt Komünistler Nihat’la, Cihat ve Kubatı vura vura tutuklayarak sürüklediler, Babanın beyaz sakalına acımadan çaresiz zavallı annenin acı çilesi göz yaşları taştan olan yüreksizleri bile ağlatıyordu ama ağlamak göz yaşı dökmek yaka yırtmak bu canilere cellatlara insan olmayanlara ALLAH, PEYĞAMBER tanımayanlara ne yapacak, baba önüne atıldı beni öldürün onların yerine beni, anne yok beni götürün öldürün onlara kıymayın çocuktular, anne, baba yalvarıyorlar o eli kanlılar zalimler ne anlarlar çocuk anne, babalık hakkı ciğeri ne bilirler adamı, ve kadını o kadar öldürmeden döverek hemen canılar katiller Nihat’ı kurşuna dizerek şehit ettiler ağabeycisine koşan 12 yaşında Emelde hainler tarafından kurşunlanarak kardeşinin yanına düşerek şirin canını verdi, ardından gaddarlar kıyıcı cellatlar kurşunu Cihat’ta doğru vurarak Emel ve iki kardeşleri katiller dışarıya sürükleyerek araba arkasına iple bağladıktan sonra kimsesiz Kerkük caddelerinde bu suçsuzları sürüklediler. Gözleri kanla dolan katiller Türk düşmanları nerde Türkmen evi olarak bırakmadılar aramaya başladılar hayatını Irak ordusu toprağına taşına canını adayan ve savunan yiğit kahraman bir liderimiz sayılan ATA HAYRULLH 14 Temmuz katliamın ilk gecesinde evde çocuklarıyla konuşmakla onlara Türklükten tarihten söz açarak aynı an tüm aile çocuklarına TÜRK milli kıyafetlerini girmelerini istemişti kendiside onlarla, Hain Komünistler uşakları kapısını çalarak seni komandan kışlada istiyor diye onu Türklerin olduğu ölüm kan meydanına götürdüler.
4 Temmuz 1959 yılında Irak Kerkük Türklerine karşı, Komünistler Kürtlerin eliyle canavarca, haince, sinsi planla hazırlık görmekle uygulama sonucu seçkin Milliyetçi ,Türkçü, Liderlerimiz,Türklük uğrunda kanlarını canlarını adak vermişlerdir.
Komünist, Kürt Militanları otuzdan fazla Irak Türklerini öldürmekle aydın İnsanlarımızı kurşuna dizilerek sürgün atmışlardır, dipçikle dövülerek şahit edilerek bir bölüm Türkleri diri, diri toprağa gömülere, kimide direk, elektrik’e asılarak Temmuzun sıcak güneşin altında bırakılmıştı, çoğunun gözleri oyularak bedenleri sokak, sokak sürüklenerek, kamyon,Traktörler üzerlerinden geçmişti.
Kerkük Türklerine karşı canavarca işlenen bu toplu soykırım katliam düşünce aklımızda en çok içli derin yer almakla iz bırakmıştı.
Irak’ta kraliyet rejimine son vermekle devrildikten sonra bir cumhuriyet rejim kurulmuştu Irak Türkleri bu yeni devrimden cumhuriyetten mutlu, hayırlı, kurtuluş günlerin sevinçli anlarını yaşamakla bir hayal kurmak üzere özgürlüklerine kavuşmalarının en güzel günlerini yaşamakla sevinçliydiler, Bu sevinç mutluluk çok sürmeden, kızıl komünistler, Kürtler, Kızıl diktatörlüğün ALLAH korkusu bilmeyen cellat canavarlara karşı var güçleriyle Kerkük Irak Türkleri direnerek, özgürlüklerini anadillerini yüce tarihlerini savunarak ercesine ,arsalarcasına durarak bunun karşılığını bu korkunç katliam sonucu şehitlerin kanı dökülerek bu atılgan kahraman Türk milleti için canlarından vaz geçerse Kerkük’ün mas mavi göğünde bir Ay yıldız olarak parladılar, Bu kara şom gün akşamdan başlayarak üç gün, üç gece sürmüştü.
Şehitlerimiz düşmanlara kızıl, Kürtlere karşı birer Boz kurt, yiğit Mehmetçik, Türk arı idiler.
Kerkük ve etrafı yüzde yüz Türk olarak başka yerlerden gelen Kürt, En sonda Saddam rejimi her türlü yardımıyla Arap devletlerinden gelenlerde Kerkük nüfusuna girmekle kendilerini Kerküklü Arap, yoksa Kerküklü Kürt saymakla uzun yıllardan dedelerin, ataların kanları canlarıyla kurulan Kerkük boş sözle boş kafayla yalan oydurmayla değişilemez gömütler mezarlar birer kanıt diye görülmektedir, Kerkük Türklerin kendi milletinin idaresinde olduğu zaman başka her bakımdan ilerlemiş bir yurt idi bu topraklarda Türkmen milletinin kurmuş oldukları devletlerde göz önün dedi, Kerkük Irak’ta başka milletlerin Türk düşmanlarının yönetimi altına girdiği andan şimdiye kadar Kerküklü ve tüm Irak Türkleri her türlü baskı zulüm işkence uzaklaştım, sürgün mahpushane, idam, katliamlara, uğramaktandılar, buna karşın Irak Türkleri hiç bir zaman ümitsiz ve anavatan tüm dünya Türklerinin biricik vatanları olan Türk bağımsız Türkiyesiz olamadılar ve Türkiye’den ümitlerini kesmediler tüm baskı zulüm içindede yüce tarihlerini ,kültür, benliklerini, dillerini, gelenek, görenek, edatlarını korudular.
Ve mücadelelerini Sürdürmüşlerdir,Kerkük katliamını Kürtler, Komünistler Türklere karşı Birleşerek planlarından Kerkük Türk’ünü, Turancıları yok etmeyi yıllar boyu çizerek tam zamanı 14 Temmuz 1959 olarak seçmişlerdir.
Türk’ün en büyük düşmanı olan Barzani ve yüksek komünist şurası.Irak cumhur başkanı diktatör Abdülkerim Kasımla temasa geçersek yönerge aldıktan sonra harekete geçmişlerdir.
Kerkük ikinci tümen kumandanı olan Nazım Tabakçılını vatana hıyanet suçuyla Mehdavı yargı evi tarafından idam etmişlerdir, Yerine Barzani’nin dostu aşırı kızıl komünist Davut El Cenabı, yıllarca Rusya’da kalarak sonradan kurşuna dizilmiştir, ve Irak yüksek komünist şurası başkanı Türk düşmanı kızıl Kürt Maruf Benzenci atılmıştı, kendileri gibi kıyıcı komünist Cebbar Piruzhan, Nuri Molla Veli, Kitapçı Ojen Ermeni komünist birleşerek Kerkük’te olan Emniyet, yönetmenleri başka yerlere göndermekle, Komünistleri götürmüşlerdir, ve Kerkük şehrinin her bir yerine Kürtler Komünistler yerleşerek türlü silahlarla [Halk Mukavemet ]
Teşkilatı üç bin Kerküklü Türk gencini tutuk evine atarak planlarını uygulamaya başladılar, Irak’ın İhtilalinin yıl dönümünü 14 Temmuz 1959 günü Kömümist, Kürtler,ellerinde iplerle dolaşmakla bir avuç olarak bir Türkmen gazinosuna saldırıda bulunarak Osman Hıdır Türk’ü şehit etmişlerdi Türkmenler bu Kürtlere, Komünistlere karşı durmak savaşmaya katılmak isteyerek ikindi tümen tarafından bir bildiri yayınlanarak dışarı çıkma yasaklanması bildirildi, Bu yasaklık belli oldu ki yalnız Kerkük Türk’ü için imiş, Türklerde yasaya sisteme düzene saygı gösteren millet olduğu için buyruğa uyarak her kes evine yüzleştiler.
Kürt Komünist subay, askerleri Kerkük’ün her bir yerini ablukaya murakıp sardıktan sonra tüm Kürt yerlerinden gelen Komünist, Kürtler Türkmen evlerine saldırdılar doğru Türk olanların adları yanlarında yazılarak askeri Kışlaya götürerek kurşuna dizdiler önde tanılan Türkçü şehit Ata, İhsan Hayrullah kardeşler, Kasım, Ali, Neftçi Mehmet, Selahattin avcı kardeşler ,Nihat, Cihat, Emel Fuat Muhtar üç kardeşlerle çok sayıda Milliyetçi Türkçü gençlerimiz şehit olmuştu, ondan sonra ALLAHTAN korkmayan canavarlar cesetlerini caddede sokaklarda sürükleyerek, kimi Türklerinde diri, diri iki ciplere bağlamakla ters yöne giderek cesetlerini ikiye bölmüşlerdir, sloganlarda atarak yok olsun, kahrolsun Türkiye, kahrolsun Turancılar, kahır olsun Türkler gericiler, gazino, dükkanlarda, evlerde o zaman Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye, Enver paşa, Boz kurtların resimleri çok idi resimleri Parçalamaya başladılar, korkunç katliam üç gün üç gece sürmekle Kürt köy dağlardan gelerek Askeri araçları Kerkük şehrine götürmekle tüm dükkan, mağazalara saldırarak her ne var yağmalayarak her şeyi unuturlar ,yağmalara dalmasaydılar Türklerin Şehit sayısı dehada çok artardı, Bu acı kötü korkunç durumu görenlerin çoğu çıldırdı, çok gebe kadınlar çocukların düşürdü 30dan fazla suçsuz günahsız kıyıcı Kürt komünistler tarafından oldurulmakla bir çok Türkler yaralanmıştı, aile çocuklarının gözü önünde kurşunlanarak şirin canlarını varmışlardır bunun yanında iki kardeşle 12 yaşında EMEL MUHTARIDA canavarcasına göz yaşlarına acımadan şehit etmişlerdi, Emel öğrenci bir genç kız olarak Azize, Semire adında iki kız kardeşi vardı Nihat, Cihat, Kubat, adında üç ağabeyi babası Fuat mahalle muhtarı idi hep bir evde yaşıyordular 15 Temmuz kapı çalındı silahlı Kürt Komünistler Nihat’la, Cihat ve Kubatı vura vura tutuklayarak sürüklediler, Babanın beyaz sakalına acımadan çaresiz zavallı annenin acı çilesi göz yaşları taştan olan yüreksizleri bile ağlatıyordu ama ağlamak göz yaşı dökmek yaka yırtmak bu canilere cellatlara insan olmayanlara ALLAH, PEYĞAMBER tanımayanlara ne yapacak, baba önüne atıldı beni öldürün onların yerine beni, anne yok beni götürün öldürün onlara kıymayın çocuktular, anne, baba yalvarıyorlar o eli kanlılar zalimler ne anlarlar çocuk anne, babalık hakkı ciğeri ne bilirler adamı, ve kadını o kadar öldürmeden döverek hemen canılar katiller Nihat’ı kurşuna dizerek şehit ettiler ağabeycisine koşan 12 yaşında Emelde hainler tarafından kurşunlanarak kardeşinin yanına düşerek şirin canını verdi, ardından gaddarlar kıyıcı cellatlar kurşunu Cihat’ta doğru vurarak Emel ve iki kardeşleri katiller dışarıya sürükleyerek araba arkasına iple bağladıktan sonra kimsesiz Kerkük caddelerinde bu suçsuzları sürüklediler. Gözleri kanla dolan katiller Türk düşmanları nerde Türkmen evi olarak bırakmadılar aramaya başladılar hayatını Irak ordusu toprağına taşına canını adayan ve savunan yiğit kahraman bir liderimiz sayılan ATA HAYRULLH 14 Temmuz katliamın ilk gecesinde evde çocuklarıyla konuşmakla onlara Türklükten tarihten söz açarak aynı an tüm aile çocuklarına TÜRK milli kıyafetlerini girmelerini istemişti kendiside onlarla, Hain Komünistler uşakları kapısını çalarak seni komandan kışlada istiyor diye onu Türklerin olduğu ölüm kan meydanına götürdüler.