PDA

View Full Version : Cihat Hoca Hak'ka yurudu..


kurshad
07-26-2007, 05:49 AM
Milliyetci camianin "Turkcu" Cihat hocasi , Prof.Dr. Cihat Ozonder Hocamiz elim bir kaza sonucu Hak'kin rahmetine kavustu.

Bu sabah Turkiye'den aldigim bir telefonla aci haberi ogrendim. Ofise gidip internet gazetelerinden hayatini kaybettigi trafik kazasinin ayrintilarini okudum. Icim buruklasti, bir daha bir daha okudum...

Cihat hoca omrunu Turk dunyasi icin vakfetmisti, Balkan Turklugu icin sayisiz konferans vermis, makale yazmis bizzat bolgeleri karis karis dolasmis bir insandi. Baskani oldugu vakifta Turk dunyasinin her kosesinden getirdigi talebeleri bulmak mumkundu.

Dinamik, esprituel karakteri ve gercek milliyetci, idealist kisiligi ile Cihat Hoca'ya hayran kalmamak mumkun degildi.

MHP'den milletvekili secildiginde cok sevindik, 30 senesini verdigi bu davada salt milletvekilligi degil , bakanlik hakkidir dedik. Fakat kader musaade etmedi..


Iste Cihat hoca Hak'kin rahmetine yuruyor,

Koca Tanri'nin katinda bizlere el salliyor..

Ruhun sad olsun, Allah mekanini cennet etsin Turkcu Cihat abi.





PROF. DR. MEHMET CİHAT OZONDER


Ankara'da 1947 yılında doğan Prof. Dr. Mehmet Cihat Ozonder, 1971 yılında Hacettepe universitesi Sosyoloji Bolumunu bitirdi.

Mezuniyet sonrası aynı bolumde akademik hayata başlayan Ozonder, “Manisa Salihli'de Meskun Kazak ve Bulgaristanlı Gocmenlerin Sosyo-Kulturel Yapıları” konulu tezi ile doktor unvanı aldı. Mehmet Cihat Ozonder, bu tez konusuyla geniş bir coğrafyada hayatlarını surdurmekte olan Türklerin sosyo-kültürel özelliklerini, karşılaştıkları sorunları, yaşadıkları bölgedeki uyum problemlerini ve nüfus hareketlerini inceledi.

Hacettepe Üniversitesi'nde görevli iken, davet üzerine 1981 yılında Güney Kore'de Seul'deki Hankuk Üniversitesi'nde (Hankuk University of Foreign Studies) misafir öğretim üyesi olarak çalışan Özönder, burada iki yıl süreyle Türk kültürü ve Türk tarihi ile ilgili dersler verdi, Güney Kore'de Türk kültürünün ve tarihinin tanıtılmasına katkı sağladı.

1992 yılında profesör olan Özönder, uzun yıllar Sosyoloji bölüm başkanlığı görevini yürüttü ve Hacettepe Üniversitesi'nde Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'ni kurdu. Ülkedeki problemlerin çözümüne katkı sağlamak amacıyla 1991 yılında bir sivil toplum kuruluşu olarak KÖK Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı'nın (KÖKSAV) kuruluşunu gerçekleştiren Özönder, halen vakfın başkanlığını yürütmekteydi.

Üniversitede lisans ve lisansüstü seviyelerde Genel Sosyoloji, Kurumlar Sosyolojisi, Kültürel Değişme, Sosyal Değişme, Gelenekler ve Görenekler, Türk Sosyo-Kültür Yapısı, Kent Sosyolojisi derslerini veren Özönder, bu konularda lisans, yüksek lisans ve doktora tezleri yönetti. Hacettepe Üniversitesi dışında, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde Çağdaş Türk Lehçeleri Bölümü'nde Türk Dünyasının Sosyo-Kültürel Yapısı, Kore Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı'nda Kore Kültürü Araştırmaları dersleri veren Özönder, Başbakanlıkta dış Türkler konusunda müşavirlik görevinde bulundu ve Dış Türkler ve Türk kültürü konusunda faaliyet yürüten çeşitli derneklerde görev aldı. Bulgaristan, Yunanistan, Makedonya, Romanya, Kırım, Azerbaycan, Gürcistan, Kırgızistan, Kazakistan, Rusya ve Çin Halk Cumhuriyeti'nde yapılan çeşitli kongre, konferans ve sempozyumlarda Türk kültürü konularında konuşmalar yapan Özönder, bu Türk bölgeleriyle ilgili bilimsel ve stratejik araştırma projeleri yürüttü. Yurt içinde, yurt dışında birçok üniversite ve kurumda dersler veren, bilimsel projeler yürüten, stratejik araştırmalar yapan Prof. Dr. Özönder'in, Türkiye'nin sosyo-kültürel yapısı ile başta Balkan Türkleri olmak üzere Türk dünyasının meselelerine yönelik çok sayıda çalışması ve yayını bulunmaktaydı. Prof. Dr. Mehmet Cihat Özönder iyi derecede İngilizce ve Korece biliyordu.

Karayılan
07-26-2007, 05:51 AM
Ruhu sad yeri ucmag olsun.

nesterin
07-26-2007, 06:00 AM
Cok UZUCU evet haberler gordum..
Allah rahmet eylesin mekanı cennet olsun inşl

Uzbey
07-26-2007, 10:45 AM
Allah gani gani rahmet eylesin!

Hanedan
07-26-2007, 11:06 AM
Allah'ın Rahmeti üzerine olsun... Hepimiz bir gün Allah'a döneceğiz.

Kur_Sad
07-26-2007, 11:45 AM
Allah rahmet eylesin mekanı Uçmağ olsun...
Tüm Türk Milliyetçilerinin başı sağolsun...

Tabriz_Han
07-26-2007, 01:33 PM
Allah rahmet eylesin, ruhu şad olsun.

dila73
07-27-2007, 05:52 AM
Allah rahmet eylesin, mekani cennet olsun...

Mgas
07-27-2007, 07:05 AM
Allah yardımcısı olsun.

yavuz
07-27-2007, 07:14 AM
Allah rahmet eylesin, mekani cennet olsun...

kurshad
07-29-2007, 08:54 AM
Yenicag gazetesi yazarlarindan Yavuz Selim Demirag kosesinde bugun cok guzel bir koseyazisi yazmis. Bu guzel anma yazisini sizlerle paylasmak istiyorum.
Gonul hala alisamadi gidisine.
Hepimiz biliyoruz olum Allah'in emri ama bir de ayrilik olmasaydi..




Cihat Hocanın ardından...

“Her nefs ölümü tadacaktır” emrine boynumuz kıldan incedir. Ama bazı ölümler vardır ki yüreğimizdeki acı ile “yakışmadı” diye neredeyse isyan ederiz. Hele hele bu bir mücadele adamı ise içinde bulunduğumuz koşulları göz önüne alarak “sırası mıydı!” tepkisini can havli ile gösterirken O’nun daha çok şey yapacağına dair düşüncelerimizi sıralarız ardından...
Cihat Hocam’ın acı haberini alınca kafamdan kaynar sular döküldü önce. Ardından kıymeti hiçbir dönem bilinmediği halde her zaman sergilediği tevazu geldi aklıma. “Ol mahiler ki derya içinde deryayı bilmezler” özdeyişini hatırladım. Bilgi deryasındaki insanların bazılarına “kibir” yakışır... Dostu-düşmanı bütün kesimlerin engin bilgisinden şüphe duyamadıkları Cihat Hoca’nın her daim sergilediği tevazu; O’nun duruşuyla hiçte sanıldığı gibi görünmezdi... Gücün en zirvede olduğu dönemlerde bile güçten değil de haklıdan ve gerçekten yana olduğu için bilimsel ve siyasal açıdan hak ettiği şöhrete ulaşamadı. Zaten şöhretin kendisine, tıpkı ölüm gibi yakışmayacağını önce kendisi söylerdi...

O’nun için önemli olan keçiboynuzundaki şekerdi. Şekere süslü ambalaj yapıp birilerine bol miktarda odun yedirmeyi hiç aklından geçirmediği için, oyunu kuralına göre oynama yolunu da seçmedi. Halk yardakçılığı olarak nitelendirdiğimiz popülizme göz kırpsa sadece Türkiye’nin değil dünyanın en önemli stratejistleri arasında hak ettiği yeri alabilirdi. Ama bilginin reklama karışımından samimiyet çıkmayacağı inancı ile yıldızı suni cila ile parlatılanlar arasında yerini almamakta ısrar etti.

İnanmadığı şeylerin arkasında gölge olmaktansa düşüncelerini samimi topluluklarda açıkça ifade ederek ışık saçtığı için düne kadar yasaklanmıştı. “Hedefe giden her yol mübahtır. Savunduğun fikirlerin yayılması için bir süre sessiz kal” diyenlerle yollarını hemen ayırırdı. Asgari müşterekleri olan dostlarından iktidar-muhalefet ayrımı yapmadan kopmaz; düşüncelerindeki mesafeyi koruma adına ucuz siyasi manevralar için kendini de kullandırmazdı.

Daha başından “dış Türkler” olarak dışlanan Türklerden olduğu halde sadece Rumeli-Bulgaristan Türklüğü ile değil, dünya Türklüğünü bir bütün olarak gördüğü için, söz konusu Türk olduğunda gerisinin teferruat olduğunu belirtirdi.

Cihat Hoca’yı ismen Türkçü cenahtan gıyaben tanıdığım halde bir araya gelişimiz, merhum Alparslan Türkeş sayesinde olmuştu. Gençlik üzerinde yaptığımız çalışmalarda Türkeş’in tavsiye ettiği bilim adamlarının başında Cihat Hoca gelirdi. Koca Türkeş, “Sadece Cihat değil, hanımı Sema cebinden kırk erkek çıkarır, Özönder’leri ihmal etmeyin” diyerek, kimsesizliğimize gülündüğü günlerde her fırsatta seminer ve konferans için başvurabileceğimiz “ağabey ve abla” ile müşerref olmamızı sağladı.
Söz konusu Türk Dünyası olduğunda başvuru kaynağımız olan Özönder’ler ilkinden sonuna kadar Türk Kurultayları için her şeylerini kimilerinin (!) şahsi kaprislerine rağmen ortaya koymaktan çekinmediler. Türkeş’ten sonra bir süre “yasaklı” oldukları halde kırılmadılar, küsmediler. Siyasi hesaplaşma yerine siyasi hedefe yönelik yayınladığımız her dergi ve gazeteye destek verip yazılarıyla, tavsiyeleriyle yanımızda oldular.

Yakın çevresiyle beraber bizim çabalarımıza rağmen siyasetten uzak kalmaya çalışan Cihat Hoca, son dört-beş seçimde kendisine teklif edilen sıralamaları kabul etmemişti.

MHP’nin son on yılda çok kötü yönetildiğini ifade eder ancak, Türk milliyetçilerinin siyasi yapısının var olması adına hep MHP’ye destek verirdi.
22 Temmuz seçiminin ilan edilmediği günlerde Türkiye’nin AKP’nin teslimiyetçi zihniyetinden kurtulması gerektiğine olan inancını tekrarlarken aday olması yönündeki telkinleri de reddettiğine tanığım. MHP’den adaylığını öğrendiğinde memnuniyetimi paylaşmak için aradığımda: “Deniz bitmeden denize ulaşmalıyız. Politika bana göre değil ama bu dönem Türk Milliyetçiliğini meclise taşımak şart” demişti. Nitekim 68’den bu yana Türkçülüğü ile ön plana çıkan bütün ülkücüler Cihat Hoca’yı seçtirmek için çaba sarfettiler. İstanbul’u diğer bölgelerinde ikişerde kalan vekil sayısı Cihat Özönder için üçe çıkmıştı. Ama Mecliste tevazusunun arkasındaki bilgi deryasını yansıtmaya fırsat bulamadı.

O uçmağa vardı... Her şeyini paylaştığı, iki ayrı bedende bir bütün oldukları Sema Abla’yı, karı-koca maaşlarıyla ayakta tuttukları KÖK Vakfını, bırakıp Hak’ka yürüdü.



http://www.yenicaggazetesi.com.tr/yeni/a_haberdetay.php?hityaz=134

Yıldız
08-02-2007, 03:44 AM
hepimizin bası sagolsun Tanrı ona rahmet ede

raltay
08-02-2007, 02:37 PM
En Verimli chagında aramızdan ayrılan degerli bilim adamımıza Allahtan gani gani rahmet dilerim.
Mekanı cennet olsun. sevenlerinin bashı sag olsun

genco
08-05-2007, 04:44 PM
Rahmetliyi son görüşüm; seçimden iki gün önceydi. Avcılar sahilindeki yemekte karşılaştık. Çok seçkin şahsiyetlerin yanında üniversiteden yakın arkadaşları da vardı. Yaptığı konuşmanın ardından soru-cevap kısmına geçildiğinde kendisine "Hocam, konuşmalarınızda hiç seçim propagandası havası yok, sanki üniversite kürsüsünde gibiydiniz, dedim.
Güldü, cevap vermedi..Çıkışta kolumdan tutup "Hoca, nerden buldun o soruyu? Tesbitin doğru, galiba bizim siyasi çizgimiz hep böyle olacak, dedi.
Son görüşmemiz olacağını nereden bilebilirdim ki...
Nur içinde yatsın...Bu camiaya çalışmalarından ötürü ondan fazlasıyla memnun; Allah da ondan razı olsun...
Gönüllerimizde hep yaşayacak...