asimpusat
07-26-2007, 01:35 PM
Asil adi Osman Islâmoglu idi. Batur, O�na milletinin verdigi bir unvan, bir sifattir. Kahraman ve cesur anlamindadir. O, bu unvan ve sifatla özdeslesmis, böylece anilmaya hak kazanmistir. Altay vilâyetindeki Köktogay bölgesinin Öndirqara mevkiinde dogdu. Orta halli bir çiftçi ailesinin ogluydu. Dedesi din adami idi. Osman Beg, 40 yasina kadar dogdugu bölgede tarimla ugrasarak geçimini sagladi. 1940 yilinda Çin zulmü dayanilmaz boyutlara ulasmisti. Camilere tecavüz eden, Kur�an-i Kerim�i yakan Çinlileri protesto eden Türkler, �isyanci� olduklari bahanesiyle tutuklandi. Resmî makamlar, Türk�lerin ellerindeki silâhlari toplamaya basladilar. Babasi ve ailesinden bâzi kisiler, silâhlarini Çin askerlerine teslim ettiler. Osman Beg,
- Bu gün silâhimizi alanlar, yarin canimizi da alirlar. Ben silâhimi Çinlilere vermem. Istiyorlarsa ve güçleri yetiyorsa, gelip alsinlar !�
http://www.ulkum.com/berka/seh/m/osman_batur/r/osman_batur25.jpgDedi ve tek basina daga çikti. Savastan baska kurtulus yolu olmadigina inaniyordu. Baslattigi mücadele ayni gün destek gördü. Arkasindan ilk gidenler arkadasi Süleyman ve büyük oglu Serdiman oldu. Silâhini Çinlilere teslim eden babasi Islâm Bey, oglu için hayir duâlarini ve basari dileklerini dile getirdi. Oglunu korumasi için Cenab-i Allah�a duâ etti. Annesi Ayça Hanim:
�- Ben oglumu bu günler için dogurdum. Çinliler asirlardir koyun bogazlar gibi biz Türk�leri öldürüyorlar. Bizim canimiz, bizden önce ölenlerin canindan daha kiymetli degildir. Bizden sonrakilerin yasamasi için oglum, ben diger çocuklarim ölmeye haziriz !� Diyordu.
Kisa zaman içerisinde, etrafinda gözü pek insanlardan bir mücâhit ordusu olustu. Zelebay Telci, Nurgocay Batur, Kâseyin Batir, Canim Han Haci, Süleyman Batir, Musa Mergen Aktepe, Sulibay, Ökürbay , Nogaybay, Ahid Haci, Halil Teyci, Karakul Zalin... bu mücâhidlerden birkaçidir. O artik, soydaslarinin Osman Batur�u idi.
Osman Batur ve silâh arkadaslarinin mücâdelesi, 1941 yili Ekiminden 1943 yili Temmuzuna kadar gerilla savasi seklinde devam etti. 22 Temmuz 1943�te Altaylar, Çinlilerden tamamen temizlenmisti. Altay Türkleri artik bagimsizdi. Mücâdelesini sürdürdü. Altay Geçici Halk Cumhuriyeti Baskanligina seçildi. 1944 � 1945 yillarinda, Tanri Daglari�nin kuzeyindeki Dogu Türkistan Kazak Türkleri�nin yasadigi bölgeleri de Çin Istilâsindan kurtardi. 1945 yilinin Ekim ayindan 1947 yilinin Subatina kadar üç vilâyetten olusan Dogu Türkistan Hükümeti�nin askerî ve mülkî âmiri olarak Vâli sifatiyla görev yapti. O�nu, Subat 1947�den Eylül 1949�a kadar Dogu Türkistan Cumhuriyeti koalisyon hükümetinin aslî üyesi olarak görüyoruz. Ayni zamanda, Altay Vâliligi görevini de devam ettiriyordu. Bütün bu görevleri sirasinda Çinliler ile silâhli mücâdeleden bir an bile geri kalmadi.
- Bu gün silâhimizi alanlar, yarin canimizi da alirlar. Ben silâhimi Çinlilere vermem. Istiyorlarsa ve güçleri yetiyorsa, gelip alsinlar !�
http://www.ulkum.com/berka/seh/m/osman_batur/r/osman_batur25.jpgDedi ve tek basina daga çikti. Savastan baska kurtulus yolu olmadigina inaniyordu. Baslattigi mücadele ayni gün destek gördü. Arkasindan ilk gidenler arkadasi Süleyman ve büyük oglu Serdiman oldu. Silâhini Çinlilere teslim eden babasi Islâm Bey, oglu için hayir duâlarini ve basari dileklerini dile getirdi. Oglunu korumasi için Cenab-i Allah�a duâ etti. Annesi Ayça Hanim:
�- Ben oglumu bu günler için dogurdum. Çinliler asirlardir koyun bogazlar gibi biz Türk�leri öldürüyorlar. Bizim canimiz, bizden önce ölenlerin canindan daha kiymetli degildir. Bizden sonrakilerin yasamasi için oglum, ben diger çocuklarim ölmeye haziriz !� Diyordu.
Kisa zaman içerisinde, etrafinda gözü pek insanlardan bir mücâhit ordusu olustu. Zelebay Telci, Nurgocay Batur, Kâseyin Batir, Canim Han Haci, Süleyman Batir, Musa Mergen Aktepe, Sulibay, Ökürbay , Nogaybay, Ahid Haci, Halil Teyci, Karakul Zalin... bu mücâhidlerden birkaçidir. O artik, soydaslarinin Osman Batur�u idi.
Osman Batur ve silâh arkadaslarinin mücâdelesi, 1941 yili Ekiminden 1943 yili Temmuzuna kadar gerilla savasi seklinde devam etti. 22 Temmuz 1943�te Altaylar, Çinlilerden tamamen temizlenmisti. Altay Türkleri artik bagimsizdi. Mücâdelesini sürdürdü. Altay Geçici Halk Cumhuriyeti Baskanligina seçildi. 1944 � 1945 yillarinda, Tanri Daglari�nin kuzeyindeki Dogu Türkistan Kazak Türkleri�nin yasadigi bölgeleri de Çin Istilâsindan kurtardi. 1945 yilinin Ekim ayindan 1947 yilinin Subatina kadar üç vilâyetten olusan Dogu Türkistan Hükümeti�nin askerî ve mülkî âmiri olarak Vâli sifatiyla görev yapti. O�nu, Subat 1947�den Eylül 1949�a kadar Dogu Türkistan Cumhuriyeti koalisyon hükümetinin aslî üyesi olarak görüyoruz. Ayni zamanda, Altay Vâliligi görevini de devam ettiriyordu. Bütün bu görevleri sirasinda Çinliler ile silâhli mücâdeleden bir an bile geri kalmadi.