View Full Version : Anadolu Selçuklu Devleti
Qarama
08-01-2007, 05:55 PM
Arkada$lar II. Kılıç Arslan'in, ogullari'nin E$lerin, generallerin vs. isimlerini biliyormusunuz?
veya diger Anadolu Selçuklu hükümdarlarinin ogullari'nin E$lerin, generallerin vs. isimlerini.
tahta çıkış tarihleri ile
kutalmışoğlu süleyman şah / 1076
ebü'l-kasım'ın nâibliği / 1086
birinci kılıç arslan / 1092
şehinşah melikşah/ 1110
birinci rükneddin mesud/ 1116
ikinci kılıç arslan / 1155
birinci gıyaseddin keyhüsrev(birinci hükümdarlığı) / 1192
rükneddin süleyman şah / 1196
üçüncü kılıç arslan / 1204
birinci gıyaseddin keyhüsrev(ikinci hükümdarlığı) / 1205
birinci izzeddin keykavus / 1211
birinci alâeddin keykubad / 1220
ikinci gıyaseddin keyhüsrev / 1237
ikinci izzeddin keykavus / 1246
birinci keykavus / 1254
üçüncü gıyaseddin keyhüsrev/ 1266
ikinci gıyaseddin mesud (birinci hükümdarlığı) / 1284
saltanat mücadelesi / 1296-1298
üçüncü alâeddin keykubad / 1298
ikinci gıyaseddin mesud (ikinci hük.) / 1302
beşinci kılıç arslan / 1310
(ays t, 10.02.2006 12:58 ~ 12:59)
tarihçilerin kullandığı deyimle asd. nam-ı diğer türkiye selçuklu devleti.
1077'de süleyman $ah tarafından anadolu'da kuruldu. ilk ba$kenti iznik'ti, haçlılar iznik'i alınca konya'ya alındı. moğol baskısına dayanamyarak 1308 yılında yıkıldı.(uco (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=uco), 11.09.2002 02:39 ~ 13.09.2002 00:36)e(256,1585293,'uco');#1585293 (javascript:void(0)) !? (javascript:location.href='iletisim.asp?s=1&id=1585293')
osmanli´dan daha fazla anlam verdigim eski türk devleti.(2 carpi 2 (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=2+carpi+2), 24.11.2002 07:26 ~ 12.03.2006 14:54)e(256,1852372,'2 carpi 2');#1852372 (javascript:void(0)) !? (javascript:location.href='iletisim.asp?s=1&id=1852372')
kendi devrinde rum selcuklu devleti (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=rum+selcuklu+devleti) diye anilan devlet(benekli (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=benekli), 23.01.2003 01:29)e(256,2233770,'benekli');#2233770 (javascript:void(0)) !? (javascript:location.href='iletisim.asp?s=1&id=2233770')
hukumdarlarinin isimleri sirayla:
1. kılıçarslan
1.mesut
2.kılıçarslan
1.gıyaseddin keyhüsrev
1.izzetin keykvus
1.alaeddin keykubat
2.gıyaseddin keyhüsrev(bigsector (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=bigsector), 03.07.2003 00:33)e(256,3051085,'bigsector');#3051085 (javascript:void(0)) !? (javascript:location.href='iletisim.asp?s=1&id=3051085')
turk devleti gibi devlet... ozellikle osmanlilarin bir cok medeniyeti icine almasi, padisahlarin genleri munasebetiyle turklukten uzaklasmalari ve yikilmaya yakin buyuk bir sacmalik olan ve bugun amerikalilarin uyguladiklari vatandaslik sistemine benzeyen osmanlicilik sistemiyle turk devletinden cok karisik bir uygarliga benzemesi selcuklularin tarihimizdeki onemini artirir... cunku butun yonetimin turklerde oldugu ilmi ve sanatiyla geride biraktiklari mimarisi ve yasadigi yillarin gunumuze olan uzakligi sebebiyle cok buyuk bir yere sahiptir.(boromir (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=boromir), 08.06.2004 17:22)e(256,4630581,'boromir');#4630581 (javascript:void(0)) !? (javascript:location.href='iletisim.asp?s=1&id=4630581')
üçoklu kınık boyuna mensup selçuklu hükümdar ailesinden süleyman şah (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=suleyman+sah) tarafından, anadolu'da kurulmuştur. malazgirt zaferiyle, anadolu kapılarını türklere açan sultan muhammed alparslan, bu savaşa katılan kumandan ve türkmen reislerine anadolu'yu türkleştirme ve islamlaştırma görevini verdi. bunlardan, kutalmışoğlu süleyman şah, selçuk bey'in oğlu arslan yabgu'nun torunu olup, anadolu'daki fetih harekâtından sonra antakya'dan anadolu'ya girdi. 1074 yılında konya ve havalisini mahallî rum despotlarından alarak, fetihlere devamla iznik önlerine geldi. 1075 senesinde iznik'i fethederek, emrindeki kuvvetlerin merkezi yaptı. böylece türkiye selçuklu devletinin temeli atılmış oldu.
devlet teşkilatı, sağlam bir esasa sahipti. türkiye selçukluları; karahanlı, büyük selçuklu ve abbasîlerin yanında diğer türk ve islam devletlerinin teşkilatlarından da büyük ölçüde faydalandılar. bunları mükemmel bir şekilde kendi bünyelerine uydurdular. sultanlar, devletin idaresinde hissedilen ihtiyaçlara göre teşkilatlarını genişlettiler ve zaman zaman da yenileme yoluna gittiler. devletin, hanedan mensupları arasında bölüşülmesinin; bölünmeye ve saltanat mücadelesine sebep olduğu görüldü. ii. kılıç arslan'dan sonra merkeziyetçilik geliştirildi.
ordu; gulamân-ı saray, hassa ordusu, hânedâna mensup meliklerin kuvvetleri, türkmen kuvvetleri, tâbi kuvvetler, ücretli askerler ve donanmadan oluşurdu. ordunun ve idarenin esasını, mahallinde çiftçilerin ödediği vergilerle beslenen türk iktâ askerleri teşkil ederdi. orduda, dinî vazifeleri görmek ve gazâ ruhunu canlı tutmak maksadıyla âlim, dedrviş ve mutasavvıflar bulunurdu. silah olarak, ok, yay, kılıç, kargı, çomak, gürz, mızrak, topuz, nacak, mancınık, merdiven, seyyar kule kullanılırdı. ordudaki birlikler, çeşitli bayrak, tuğ ve alem taşırlardı.
adlî teşkilat: türkiye selçuklularında, şer'î davalara her şehirde bulunan kadılar bakardı. konya'da oturan baş kadıya kâdı'l-kudât denirdi. bu kadılar, tereke (miras), hayrat işleri ve vakıfların idaresine bakarlardı. selçuklularda örfî davalara bakan mahkemeler de bulunurdu. bu mahkemeler, asayiş, devlet âmirlerine itaatsizlik ve siyasî suçlar gibi davalara bakarlardı. bu örfî mahkemelerin başında, emîr-i dâd bulunurdu. kadıların verdikleri hükme itiraz edilemezdi. ancak yanlış verilen bir hüküm olursa, diğer kadılar tarafından altı imzalanarak, sultana arz edilirdi. kadıların yüksek medrese tahsili görmüş, islam ahlakıyla ahlaklanmış kimseler olması şarttı. müftîler, hanefî mezhebine göre fetva verirlerdi.
eğitim, kültür ve edebiyat: anadolu selçuklu sultanları, kültür ve medeniyet hizmeti için, ilme ve âlimlere değer verdiler. bir ilim ocağı olan medreselerde eğitim ve öğretim ücretsizdi. vakıf gelirleri, onların geçimini temin ederdi. medreselerde islam ilimlerinden; tefsir, hadîs, hadîs usulü, kelâm, kelâm usulü, fıkıh, fıkıh usulü ve tasavvuf yanında, matematik, astronomi, tıp ve felsefe gibi bilimler de öğretilirdi. genellikle, medresenin yanında, dârüşşifa denilen hastane, cami, kütüphane, zâviye, kervansaray, imaret de bulunurdu. bunlar da birer ilim irfan yuvasıydı. islam ülkelerinden bir çok âlim, anadolu'daki ilim yuvalarına gelip ders verdiler. başta sultan olmak üzere devlet adamlarından ve halktan iyi muamele gördüler. türkiye selçuklu devletini, ilim ve irfan yuvası haline getiren değerli âlimlerin arasında; şihabüddin sühreverdî (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=sihabuddin+suhreverdi), necmeddîn-i râzî, muhittini arabî (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=muhittini+arabi), ahmed fakîh,mevlânâ celaleddîn rumî (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=mevlana+celaleddin+rumi), hacı bektaş velî (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=haci+bektas+veli), sadreddîn konevî (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=sadreddin+konevi), safiyüddîn abdulmumin urmevî (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=safiyuddin+abdulmumin+urmevi), siracüddîn mahmud urmevî, izzeddîn urmevî, celaleddîn habîb, sadeddîn-i ferganî (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=fergani), fahreddin irakî, kadı burhaneddin, kutbeddîn-i şirazî, ahî evran, ebu hamid kirmanî, şems-i tebrizî, muhammed behaüddîn veled, seyyid burhaneddin muhakkık tirmizî, şeyh hüsameddin çelebi, mevlanâ muhyiddîn kayserî, şeyh edebâlî, ibn-i türkmanî, ibrahim-i hemedanî, cemaleddin-i aksarayî gibi devrin en seçkin âlimleri vardı.
anadolu'da türkmenler, türkçe konuşup, sözlü ve yazılı edebiyat eserleri meydana getirdiler. dinî ve bazı edebî eserlerde arapça ve farsça kullanıldı. halkın büyük çoğunluğu türkçe konuşurdu. daha sonraları türkçe, edebiyat dili haline geldi. ahmed fakîh, hoca dehhanî, hoca mesud, yunus emre, türkçe şiirler söyleyip yazdılar. yunus emre, şiirdeki büyük kudreti ve tasavvuf aşkıyla, türkçenin en güzel, en iyi örneklerini verdi. göçebeler arasında, oğuznâme ve dede korkut destanlarıyla gâziler arasında çok rağbet bulan danişmendnâme ve battalnâme, bu dönemde sözlü edebiyattan yazılı edebiyete intikal etti. mevlanâ celaleddin-i rumî ve oğlu sultan veled, insanlara doğru yolu gösteren ve nasihat veren eserlerini farsça yanında türkçeyle de yazdılar.
ticaret: türkiye selçukluları, anadolu'yu müslüman ve gayri müslim kavimler arasında bir köprü haline getirdiler. dünya ticaret yollarını açıp, tedbirler aldılar. ticarî ilişkileri zorlaştıran engelleri kaldırıp, ülkenin bir çok yerinde kervansaraylar yaptırdılar. yolcuların, buralarda hayvanları ile birlikte üç gün ücretsiz kalma ve yemek yeme hakları vardı. buralara gelen müslüman ve gayri müslim, zengin-fakir, hür-köle bütün misafirlere aynı yemeğin verilmesi ve eşit muamele yapılması esastı. kervansaraylar ve hanlar külliye halinde olup, hepsinin cami ve kütüphanesi vardı.
e(256,9106781,'ays t');#9106781 (javascript:void(0)) !? (javascript:location.href='iletisim.asp?s=1&id=9106781')
hükümdarlarından 1. mesud zamanında anadolu, türkiye adıyla anılmaya başlandığından dolayı "türkiye selçuklu devleti" olarak adlandırılmasında akıl fikir dışı bir durum bulunmamaktadır.
ekleme: anadolu'nun, türkiye adı ile anılması bu devlet sonrasında ortaya çıkan bir şey değil aksine devlet varken de varolan bir durum olduğundan tarihin tahribi gibi bir durum söz konusu değildir.(crysania (http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=crysania), 05.10.2006 02:46 ~ 07.10.2006 02:00)e(256,10117630,'crysania');#10117630 (javascript:void(0)) !? (javascript:location.href='iletisim.asp?s=1&id=10117630')
orta asyadan gelen türklerin islamiyeti kabulünden sonra özlerine sırt dönüp araplaşmaya başlamaları bu devlet zamanında hızlanmıştır. bunun en basit göstergesi devletin başındakilerin isimlerinin zamanla türkçe isimlerden arap isimlerine kayması ile görülebilir. ayrıca anadolu'nun ismi tarihte nadiren, bazı kaynaklarda türkiye diye geçmiştir. yani koskoca tarihi türkiye selçuklu devleti diye tahrip etmenin gereği ve faydası yoktur.
Anadolu Selçuklu Devleti veya "Rum Sultanlığı(Selçuk-ür Rum)", Selçukluların (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sel%C3%A7uklular) Anadolu’da kurduğu devlettir.
Türklerin Anadolu’ya yerleşmesi 1071’deki Malazgirt Savaşı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Malazgirt_Sava%C5%9F%C4%B1)’ndan sonra hızlandı. Selçuklu komutanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kutalm%C4%B1%C5%9Fo%C4%9Flu_S%C3%BCleyman_%C5%9Eah ) (I. Süleyman Şah), Anadolu’daki fetihleri batıya yayarak 1075'te İznik (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0znik)’i Bizans’tan aldı ve burayı başkent yaparak bağımsızlığını ilan etti. Böylece kurulan Anadolu Selçuklu Devleti, İlhanlıların (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0lhanl%C4%B1lar) son Anadolu Selçuklu sultanını tahttan indirdikleri 1318'e kadar varlığını sürdürdü.
Konu başlıkları
[gizle (http://javascript%3Cb%3E%3C/b%3E:toggleToc%28%29)]
1 Kuruluş yılları (http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklular%C4%B1#Kurulu.C5.9F_y.C4.B 1llar.C4.B1)
2 I. Kılıç Arslan ve I. Rükneddin Mesud (http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklular%C4%B1#I._K.C4.B1l.C4.B1.C 3.A7_Arslan_ve_I._R.C3.BCkneddin_Mesud)
3 Son parlak yılları (http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklular%C4%B1#Son_parlak_y.C4.B1l lar.C4.B1)
4 Devlet yapısı ve ordu (http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklular%C4%B1#Devlet_yap.C4.B1s.C 4.B1_ve_ordu)
5 Toplumsal ve ekonomik yaşam (http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklular%C4%B1#Toplumsal_ve_ekonom ik_ya.C5.9Fam)
6 Sanat ve mimarlık (http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklular%C4%B1#Sanat_ve_mimarl.C4. B1k)
7 İç bağlantılar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu_Sel%C3%A7uklular%C4%B1#.C4.B0.C3.A7_ba.C4. 9Flant.C4.B1lar)//
Kuruluş yılları [değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Anadolu_Sel%C3%A7uklu_Devleti&action=edit§ion=1)]
Bizans'ın sınır komşusu olan Süleyman Şah bir süre sonra bu devletin içişlerine karışmaya başladı. 1078 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1078)'de büyük Selçuklu Sultanı Melikşah (http://tr.wikipedia.org/wiki/Melik%C5%9Fah), Anadolu’da ayrı bir devlet kuran I. Süleyman Şah’ın güçlenmesinden kaygı duymaya başladı. 1078 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1078)'de ordusunu Süleyman Şah'ın üzerine gönderdibeklediği zaferi kazanamadı. Süleyman Şah, Bizans (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bizans)'taki taht kavgalarından yararlanarak sınırlarını genişletmeyi bırakmak zorunda kaldı. Daha sonra I. Süleyman Şah (http://tr.wikipedia.org/wiki/I._S%C3%BCleyman_%C5%9Eah) 1082 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1082)'de Adana (http://tr.wikipedia.org/wiki/Adana) ve Tarsus (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tarsus) kentleriyle birlikte bütün Kilikya (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kilikya) topraklarına sahip oldu. 1084 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1084)'te de Antakya (http://tr.wikipedia.org/wiki/Antakya)'yı ele geçirdi. Ardından Büyük Selçuklu İznik (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0znik)’te Ebu'l-Kasım (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ebu%27l-Kas%C4%B1m)'ı bırakmıştı. Melikşah, Süleyman Şah'ın ölümünden sonra İznik üzerine yeni bir ordu gönderdi. Ebu'l-Kasım, Bizans’tan destek alarak Büyük Selçukluyu geri çekilmek zorunda bıraktı ve böylece Anadolu Selçuklu tahtını korudu.
I. Kılıç Arslan ve I. Rükneddin Mesud [değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Anadolu_Sel%C3%A7uklu_Devleti&action=edit§ion=2)]
Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah'ın ölümünden sonra kaçmayı başaran I. Kılıç Arslan (http://tr.wikipedia.org/wiki/I._K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7_Arslan) 1092 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1092)'de Anadolu Selçuklu tahtına çıktı. I. Kılıç Arslan, İzmir (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0zmir) yöresinde gittikçe güçlenen Türk beyi Çaka Bey (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87aka_Bey)'i ortadan kaldırdı. Haçlılar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ha%C3%A7l%C4%B1lar) karşısında yenilgiye uğrayınca İznik (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0znik)’i terk edip Anadolu içlerine çekilmek zorunda kaldı ve Konya (http://tr.wikipedia.org/wiki/Konya)'yı başkent yaptı. 1100'de Danişmendlilere (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dani%C5%9Fmendliler) yenilen Haçlılar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ha%C3%A7l%C4%B1lar) ertesi yıl Anadolu (http://tr.wikipedia.org/wiki/Anadolu)'ya ikinci bir ordu gönderdiler. Anadolu beylikleriyle birlikte hareket eden I. Kılıç Arslan, bu kez Haçlı ordusunu bozguna uğrattı. Ama Danişmendlilerin Malatya (http://tr.wikipedia.org/wiki/Malatya)'yı, I. Kılıç Arslan'ın da Elbistan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Elbistan)'ı alması iki devlet arasında savaşa yol açtı. Danişmendlileri yenen I. Kılıç Arslan, artık Büyük Selçuklu tahtını isteyecek kadar güçlenmişti. Bu amaçla 1107 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1107)'de Büyük Selçuklu yönetimindeki Musul (http://tr.wikipedia.org/wiki/Musul) üzerine sefere çıktı. Ama Habur Suyu kıyısında Büyük Selçuklu ordusuna yenildi ve atıyla ırmağı geçerken boğularak öldü. I. Kılıç Arslan'ın genç yaşta ölümüyle Anadolu Selçuklu Devleti’nin egemenliği sarsıldı. Anadolu’da üstünlüğü Danişmentliler (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dani%C5%9Fmentliler) ele geçirdi.
Anadolu Selçuklu tahtı bir süre boş kaldıktan sonra, I. Kılıç Arslan'ın oğlu Şahin Şah (http://tr.wikipedia.org/wiki/Melik%C5%9Fah_%28Anadolu_Sel%C3%A7uklu%29) 1110 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1110)'da başa geçti. Ama kardeşi Rükneddin Mesud onun sultanlığını tanımadı ve Danişmendlilerin desteğiyle iktidarı ele geçirdi. I. Rükneddin Mesud (http://tr.wikipedia.org/wiki/I._R%C3%BCkneddin_Mesud), bir süre Danişmendlilerin denetimi altında kaldı. 1142 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1142)'de Danişmendli Mehmed Bey’in ölümünün ardından Anadolu Selçuklularının Anadolu'daki üstünlüğünü yeniden kurdu. Bizans ordusunu 1146 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1146)'da Konya önlerinde yendi. Ertesi yıl II. Haçlı ordusunu Eskişehir yakınlarında bozguna uğrattı.
I. Rükneddin Mesud, geleneğe uyarak ülkesini üç oğlu arasında paylaştırdı ve II. Kılıç Arslan (http://tr.wikipedia.org/wiki/II._K%C4%B1l%C4%B1%C3%A7_Arslan)'ı veliaht ilan etti. I. Rükneddin Mesud’un 1155 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1155)’te ölmesinin ardından oğulları arasında taht kavgaları başladı. Bu sırada Danişmendliler (http://tr.wikipedia.org/wiki/Dani%C5%9Fmendliler), Bizanslılar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bizansl%C4%B1lar), Musul (http://tr.wikipedia.org/wiki/Musul) Atabeyi Nureddin Mahmud Zengi ve Ermeni (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ermeni) Derebeyi Toros birleşerek Anadolu Selçuklu Devleti'ne karşı harekete geçtiler. II. Kılıç Arslan devleti ayakta tutabilmek için önce Bizans’la barış yapmanın yollarını aradı ve İstanbul'a giderek bir antlaşma yaptı. Daha sonra, kardeşi Şahin Şah ile Danişmendlilerin birleşik ordusunu yendi. 1175'te Danişmendlilerin egemenliğine son verdi.
Bir süre sonra II. Kılıç Arslan ile Bizans arasındaki barış bozuldu. Bunun üzerine Bizanslılar büyük bir orduyla Anadolu içlerine girdi. II. Kılıç Arslan 1176'da Sandıklı ile Dinar'ın doğusunda, Miryakefalon Savaşı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Miryakefalon_Sava%C5%9F%C4%B1)'nda Bizans ordusunu pusuya düşürdü ve ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu, Türklerin Anadolu’da Bizans karşısında Malazgirt'ten sonraki en büyük zaferdi. Bu yenilginin ardından Bizans, Türkleri Anadolu'dan çıkarma umudunu tümüyle yitirdi.
II. Kılıç Arslan 1186'da ülkesini 11 oğlu arasında paylaştırdı. Ne var ki, daha kendisi hayattayken oğulları arasında veliahtlık mücadelesi başladı. 1192'de II. Kılıç Arslan'ın ölümünden sonra oğullarından I. Gıyaseddin Keyhüsrev tahta çıktı. Ama 1196'da tahtını ağabeyi II. Süleyman Şah'a bırakmak zorunda kaldı. II. Süleyman Şah, Erzurum'u alarak Saltukluların varlığına son verdi. 1204'te öldüğünde Anadolu Selçuklu Devleti’ni yeniden eski gücüne ulaştırmıştı....
Son parlak yılları [değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Anadolu_Sel%C3%A7uklu_Devleti&action=edit§ion=3)]
1205 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1205)’te I. Gıyaseddin Keyhüsrev (http://tr.wikipedia.org/wiki/I._G%C4%B1yaseddin_Keyh%C3%BCsrev) ikinci kez tahta çıktı. Karadeniz'deki ticaret yollarını kesen Trabzon İmparatorluğu üzerine bir sefer düzenleyerek bu yolu yeniden Türklere açtı. Daha sonra önemli dış ticaret limanı olan Antalya (http://tr.wikipedia.org/wiki/Antalya)'yı topraklarına kattı. I. Gıyaseddin Keyhüsrev, sultanın ülke topraklarını oğulları arasında paylaştırma geleneğine son vererek merkezi yönetimi güçlendirdi. Vilayetleri yönetmekle görevlendirilen şehzadeleri merkezi yönetime bağlı birer vali durumuna getirdi.
I. Gıyaseddin Keyhüsrev 1211 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1211)'de öldü ve yerine büyük oğlu I. İzzeddin Keykavus (http://tr.wikipedia.org/wiki/I._%C4%B0zzeddin_Keykavus) tahta çıktı. Önce kendisine karşı ayaklanan kardeşi Alaeddin Keykubad’ı etkisiz hale getiren I. İzzeddin Keykavus, böylece iktidarını sağlamlaştırdıktan sonra bütün dikkatini Anadolu'da ticaretin canlandırılmasına verdi. Kıbrıs Krallığı’yla bir anlaşma yaparak iki ülke arasındaki ticareti serbest hale getirdi. Kuzey ticaret yolunu açmak için Sinop'u Trabzon İmparatorluğu (http://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzon_Rum_Devleti)’ndan aldı. Daha sonra, güney ticaret yolunu engelleyen Ermeni derebeyinin üzerine yürüdü ve Ermenileri yenerek Suriye ticaret yolunu açtı. Böylece Anadolu, ticaret kervanlarının merkezi durumuna geldi.
1220 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1220)'de Keykavus'un ölünce kardeşi I. Alaeddin Keykubad (http://tr.wikipedia.org/wiki/I._Alaeddin_Keykubad) tahta çıktı. En ünlü Anadolu Selçuklu hükümdarlarından biri olan I. Alaeddin Keykubad, Akdeniz kıyısında önemli bir liman olan Kalonoros'u (bugünkü Alanya) aldı. Kendi adından dolayı daha sonra Alaiye olarak anılan bu kentte bir tersane kurdurdu ve kentin kalesini yeniden yaptırdı. Tüccarların karada Ermenilerin, denizde Avrupalı korsanların saldırılarına uğraması üzerine İçel'den Antalya'ya kadar bütün kıyı şeridini topraklarına kattı. Moğolların (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mo%C4%9Follar) Anadolu’ya girmesi tehlikesi karşısında 1226 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1226)'da Eyyubilerle ilişkilerini geliştirdi. Bu arada Trabzon İmparatorluğu’yla ittifak kuran Harzemşahları (http://tr.wikipedia.org/wiki/Harzem%C5%9Fahlar) 1230 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1230)’da Yassıçimen Savaşı’nda ağır yenilgiye uğrattı. Moğollara karşı komşu devletlerle bir birlik kuramayan I. Alaeddin Keykubad, 1233 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1233)’te Moğol kağanının egemenliğini tanımak zorunda kaldı.
Alaeddin Keykubad 1237 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1237)’de ölünce yerine oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev (http://tr.wikipedia.org/wiki/II._G%C4%B1yaseddin_Keyh%C3%BCsrev) tahta çıktı. Ama devletin yönetimi fiilen vezir Sadeddin Köpek'in elindeydi. Moğolların önünden kaçarak Anadolu’ya sığınan göçebe Türkmenler Anadolu Selçuklu ülkesini tam bir kargaşaya sürükledi. Anadolu Selçuklu yönetimi bu kargaşayı önlemek için sert önlemlere başvurunca, Anadolu Selçuklu tarihinin en büyük ayaklanması patlak verdi. Baba İshak'ın önderliğindeki ayaklanmacılar başkent Konya üzerine yürüyünce II. Gıyaseddin Keyhüsrev kenti terk etmek zorunda kaldı. Ama sonunda, 1240 (http://tr.wikipedia.org/wiki/1240)’ta ayaklanma kanlı biçimde bastırıldı.
Devlet yapısı ve ordu [değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Anadolu_Sel%C3%A7uklu_Devleti&action=edit§ion=4)]
Anadolu Selçuklularında devlet toprakları hanedanın ortak mülküydü. Sultan ülke topraklarını oğulları arasında paylaştırıyordu ve şehzadeler yönetimleri altındaki bölgelerde yarı bağımsız hareket ediyorlardı. Bu, Anadolu Selçuklu Devleti’ndeki taht kavgalarının ve şehzadelerin ayaklanmalarının önemli nedenlerinden biriydi. I. Gıyaseddin Keyhüsrev bu geleneğe son verdi ve merkezi yapıyı güçlendirdi. Sultan unvanıyla anılan Anadolu Selçuklu hükümdarları devletin ve ordunun başıydı. Merkezi devlet işleri Divan-ı Âli (Büyük Divan) adı verilen bir kurulda görüşülür ve karar bağlanırdı. Bu kurula vezirler başkanlık ederdi. Vezirden sonraki en yüksek devlet görevi, Niyabet-i saltanatlık makamıydı. Bu makama atanan saltanat naibi, yokluğunda sultana vekâlet ederdi. Öbür yüksek devlet görevlilerinden müstevfi, maliye işlerini yürütürdü. Pervane, divanın (http://tr.wikipedia.org/wiki/Divan) yaptığı atamalara ve dirliklerin (iktaların) dağıtım işlerine bakardı. Yazışmaları tuğracı yürütür, hukuk işlerine emir-i dâd bakar ve askerlik işleriyle beylerbeyi ilgilenirdi. Askeri davalara ise Kadı (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kad%C4%B1)-i leşker bakardı.
Vilayetlerin yönetiminden sorumlu kişiye subaşı denirdi. Bir tür vali sayılan subaşı, kentin düzenini sağlar ve bölgedeki askerlere komutanlık ederlerdi. Ayrıca melik (http://tr.wikipedia.org/wiki/Melik) denen şehzadelerin yönettiği vilayetler vardı. Melikler doğrudan sultana bağlıydılar ve vilayet merkezinde Büyük Divan’a benzer bir divan kurarlardı. Anadolu Selçukluları, Bizans sınırlarına bir tür sabit öncü kuvvet olarak Türkmen boylarını yerleştirmişlerdi. Bu boyların beyleri sınır bölgelerinde, uçbeyliği denen yarı bağımsız beylikler kurmuşlardı.
Anadolu Selçukluları'nda devletin malı olan topraklar üçe ayrılırdı. Bunlara dirlik, vakıf ve mülk denirdi. Sultan dirlikleri, kendisi için asker besleyip yetiştirmeleri karşılığında Türkmen beylerine ve komutanlarına verirdi. Mülk denen topraklar üstün hizmetlerde bulunanlara gene sultan tarafından verilirdi. Vakıf araziler ise, han (http://tr.wikipedia.org/wiki/Han), hamam (http://tr.wikipedia.org/wiki/Hamam), medrese (http://tr.wikipedia.org/wiki/Medrese) gibi kurumların giderlerinin karşılanması için ayrılmış topraklardı.
Selçuklu ordusu asıl olarak, beylerinin komutasında savaşa katılan Türkmenlere dayanıyordu. Dirlik sahiplerinin kendilerine verilen topraklarda besledikleri tımarlı sipahiler ve kapıkulu askerleri, savaş zamanında ordunun önemli bir parçasıydı. Tımarlı sipahiler subaşıların buyruğunda savaşa katılırdı. Kapıkulu askerleri, devlet tarafından çocuk yaşta alınıp eğitilen Türkler ve Hıristiyanlardan oluşuyordu.
Toplumsal ve ekonomik yaşam [değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Anadolu_Sel%C3%A7uklu_Devleti&action=edit§ion=5)]
Anadolu Selçukluları döneminde ülkenin hemen her yerinde imarethaneler vardı. Buralarda yoksul halka, öğrencilere ve yolculara parasız yemek verilirdi. Başlıca eğitim kurumları medreselerdi. Başta Konya, Sivas, Tokat ve Amasya olmak üzere birçok kentte medreseler kurulmuştu. Darüşşifa denen hastaneler daha çok Divriği, Sivas, Tokat, Amasya, Kayseri, Konya ve Kastamonu gibi kent merkezlerinde yoğunlaşmıştı. Kent ve kasabaları birbirine bağlayan yollar üzerinde han ve kervansaray denen konaklama yerleri vardı. Ulaşım ve ticaretin gelişmesine bağlı olarak bu tür konaklama yerlerin sayısı gittikçe arttı. Bu kurumların giderleri vakıflarca karşılanırdı.
Anadolu Selçukluları ticarete ve yol güvenliğine büyük önem verdiler. Kervan yollarının güvenliğinin sağlanmasına bağlı olarak Anadolu'da ticaret büyük ölçüde gelişti. Karadeniz ve Akdeniz'deki limanlar önemli birer dış ticaret merkezi durumuna geldi. Ticareti güvence altına alan devlet, karada haydutların, denizde korsanların saldırısına uğrayarak malları yağmalanan tüccarların zararlarını karşılıyordu. Gerek yolculukları sırasında, gerekse kervansaray ve hanlarda konakladıklarında tüccar ve yolcuların güvenliği ve ihtiyaçları sağlanıyordu Anadolu Selçukluları’nda özellikle dokumacılık çok gelişmişti. Ayrıca Anadolu'nun çeşitli bölgelerindeki demir, bakır, gümüş gibi madenler işletiliyordu.
Sanat ve mimarlık [değiştir (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Anadolu_Sel%C3%A7uklu_Devleti&action=edit§ion=6)]
Anadolu Selçukluları Devleti’nde edebiyat ve düşüncede büyük gelişmeler oldu. Necmeddin İshak (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Necmeddin_%C4%B0shak&action=edit), Muhiddin Arabi (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Muhiddin_Arabi&action=edit), Sadreddin Konevi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sadreddin_Konevi), Mevlana Celaleddin Rumi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Mevlana_Celaleddin_Rumi) gibi bilgin ve yazarlar yetişti.
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/2/29/Mawlana_rumi.jpg/170px-Mawlana_rumi.jpg (http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Mawlana_rumi.jpg) http://tr.wikipedia.org/skins-1.5/common/images/magnify-clip.png (http://tr.wikipedia.org/wiki/Resim:Mawlana_rumi.jpg)
Mevlana Celaleddin Rumi
Anadolu Selçukluları ülkenin pek çok yerinde cami, han, kervansaray (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kervansaray), imaret (http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0maret), köprü, çeşme ve medreseler yaptırdılar. Beyşehir (http://tr.wikipedia.org/wiki/Bey%C5%9Fehir)'deki Eşrefoğlu Camisi (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=E%C5%9Frefo%C4%9Flu_Camisi&action=edit) (1296), Anadolu Selçuklu mimarisinin özelliklerini taşıyan en önemli örneklerden biridir. Ağaç direkler üzerine kurulan, içi çini mozaik ve ağaç oyma işleriyle süslenen tip camilerin başka örnekleri de vardır.
Anadolu Selçuklu sultanları adına yapılan kervansaraylar "Sultan Han" ya da "Han" olarak adlandırılırdı. Bu dönemdeki dinsel yapılar genellikle küçük boyutlarda olmasına karşın, hanlar çok büyük boyutlu yapılardır. Bir bakıma sultanın ihtişamını yansıtırlar.
Anadolu Selçuklu mimarisinin günümüze kalan en önemli örnekleri arasında, Konya (http://tr.wikipedia.org/wiki/Konya) ve Niğde (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ni%C4%9Fde)'deki Alaeddin Camileri (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Alaeddin_Camileri&action=edit), Ankara (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ankara)'daki Aslanhane Camisi (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Aslanhane_Camisi&action=edit), Kayseri (http://tr.wikipedia.org/wiki/Kayseri)'deki Huand Hatun Camisi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Huand_Hatun_K%C3%BClliyesi) ve Külliyesi, Afyonkarahisar (http://tr.wikipedia.org/wiki/Afyonkarahisar)'daki Ulucami (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ulucami), Erzurum (http://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum)'daki Çifte Minareli Medrese (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%87ifte_Minareli_Medrese&action=edit), Sivas (http://tr.wikipedia.org/wiki/Sivas)'taki Gök Medrese (http://tr.wikipedia.org/wiki/G%C3%B6k_Medrese), Buruciye Medresesi (http://tr.wikipedia.org/wiki/Buruciye_Medresesi) ve Çifte Minareli Medrese (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%87ifte_Minareli_Medrese&action=edit), Kırşehir (http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1r%C5%9Fehir)'deki Melik Gazi Kümbeti (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Melik_Gazi_K%C3%BCmbeti&action=edit),Tercan (http://tr.wikipedia.org/wiki/Tercan)'daki Mama Hatun Türbesi (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Mama_Hatun_T%C3%BCrbesi&action=edit), Ahlat (http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahlat)'taki Ulu Kümbet (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Ulu_K%C3%BCmbet&action=edit) ve Çifte Kümbetler (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=%C3%87ifte_K%C3%BCmbetler&action=edit) ile Nevşehir (http://tr.wikipedia.org/wiki/Nev%C5%9Fehir) İl sınırı içerisinde bulunan pek çok cami (Tuzköy camii (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Tuzk%C3%B6y_camii&action=edit), Kızılkaya camii (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=K%C4%B1z%C4%B1lkaya_camii&action=edit)) ve diğer yapılar (Nevşehir Kalesi (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nev%C5%9Fehir_Kalesi&action=edit) v.b.) gösterilebilir.
http://img529.imageshack.us/img529/4387/europemediterranean1097ef9.th.jpg (http://img529.imageshack.us/my.php?image=europemediterranean1097ef9.jpg)
Qarama
08-02-2007, 07:55 AM
METE öncelikle ilgin icin tsk ederim. Ben bu bilgileri zaten Wikipedia'da okumu$dum.
Benim bilmek istedigim aslinda Rum Selcuklu devletin aile mensuplarinin ismi (sadece ogullarin degil) ve generallerinin ismi.
Internet'te bulamadim.
Demir Kağan
08-02-2007, 08:17 AM
Rum Selcuklu Devleti derken?
Bilge_Kagan
08-02-2007, 08:46 AM
Rûm yakin zamana kadar "bati" anlaminda kullaniliyordu tabii Rum halkiyla bir alakasi var ama ( Gokturkler zamanindan itibaren kullanilmistir bu deyim benim bildigim en uzak, o zaman da batida gordukleri tek buyuk devlet olan Rum devletini isaret ediyorlardi bati diyecekleri zaman. Biraz da diplomatik bir deyim. ) "Rum Selcuklu Devleti" devletin Rumlara ait oldugu degil, eski Rum topraklari uzerinde kurulu olduguna isaret eder. Osmanli'da da "Rumeli beylerbeyligi" vardi ornegin :)
Qarama
08-02-2007, 10:39 AM
aynen öyle Bilge.
Fatih Sultan Mehmed Han'a da Kayser-i Rum deniliyordu.
Tabriz_Han
08-02-2007, 01:27 PM
Bilge Kagan cok haklisin, o donemde Turkler bolgeyi "Rum" diyordu, yani Roma bolgesi ama daha'da ilginci Avrupa halk ve kraliklar, yani bizim dedigimiz Rum, Turk topraklara, "TURCHIA" diye isimlendirdi.
Bu ad cok onemlidir, cunku yabanci gozlerinde oranin tamamem Turklestirildigini gosteriyor, hatta o cagin gezginlerin yazilarini okuyunca, Anadoluya sanki Turkistanin dibine gidiyormus gibi anlatiliyor.
Turchia - Turkun eli/topragi/vatani
Turchia ----> Turkiye
yavuz
08-02-2007, 01:39 PM
"Turchia" diye Gokturk topraklarina da diyormus Dogu Romalilar... Okumustum, kaynak veremem. :lol:
BOZ-OK
08-03-2007, 05:25 AM
Selçuklu Sultanı I. Kılıçarslan, Bizans İmparatoru ile anlaşarak Caka Bey'i kancıklayarak öldürtmeseydi pek güzel olacaktı ama neyse... :cool:
Nedir bu Egeli Turkmen'in çektigi arkadaş yaa... Selçuklusu gelir vurur, Osmanlısı gelir vurur... :(
Demir Kağan
08-03-2007, 05:28 AM
Var sizde bir sorun. Nihahoahaha. :lool:
Emil_Diniyev
08-03-2007, 10:02 AM
Bugunku Azarbaycan olan (mavi rangla balitrttiyim bolga)
Niya Azarbaycan olarak gechmir?
Sachmaliginda buqadari :x.
Burak Selchuklulari selchuklulardan yuz yillarca onca orada yashiyirdik.
http://img529.imageshack.us/img529/1888/europemediterranean1097ym4.jpg (http://imageshack.us)
Shot at 2007-08-03
Mavi Bolgesi shuanki Azarbaycan ve orasi Azarbaycan olarak gosterilmir, nekadar sachma.
Orada Nekadar devletler kurduk.
vBulletin® v3.7.3, Copyright ©2000-2008, Jelsoft Enterprises Ltd.