PDA

View Full Version : Artik Amerikan Vatandasi Degiliz!


Demir Kağan
12-21-2007, 06:46 AM
Amerika kıtasındaki Lakota kabilesi (Siyular) 150 yıl önce atalarının ABD ile imzaladığı anlaşmaları feshetti; “İsteyen bize katılmakta özgür” duyurusu yaptı.

Kabile temsilcisi Russel Means, Washington'da düzenlediği basın toplantısında, "Artık ABD vatandaşı değiliz" dedi.

Oturan Boğa (Sitting Bull) ve Çılgın At (Crazy Horse) gibi büyük kabile şeflerinin mensup olduğu Lakota kabilesinin temsilcisi Russel Means, Washington’da düzenlediği basın toplantısında, “Biz artık ABD vatandaşı değiliz ve bizim toprağımızın yer aldığı 5 eyalette yaşamak isteyenler bize katılmakta özgürler” dedi.

Means, Amerikan vatandaşlığından çıkmaları halinde kendi topraklarında yaşayanlara pasaport ve ehliyet vereceklerini de söyledi.

Lakota kabilesi yetkililerinden oluşan bir heyet hafta başında ABD Dışişleri Bakanlığına gönderdikleri mesajda, Amerikan Federal Hükümetiyle bazıları 150 yıl kadar önce imzalanan anlaşmalardan tek taraflı olarak çekildiklerini açıklamıştı.

Kabile yetkilileri, anlaşmaları, “değersiz bir kağıt parçasındaki değersiz sözler” olarak niteliyor ve bu anlaşmaların kendi kültürlerini, geleneklerini ve topraklarını çalmak için defalarda ihlal edildiğini söylüyor.

Yerlilerin davasının savunucularından olan ve 1977’de yerli haklarının ele alındığı uluslararası bir konferansı düzenlenmesine öncülük eden Phyllis Young da, ABD ile 33 anlaşma imzaladıklarını ve bu anlaşmalara uyulmadığını belirtiyor.

NTV-Ajanslar

Lakotalar kimdir?


OTURAN BOĞA’NIN SOLUK BENİZLİLERLE SAVAŞI
Oturan Boğa (Yerli dilinde: Tatanka Iyotake) (1831 - 15 Aralık 1890), ABD ordularına karşı savaşan son kızılderili kabile şefi.
Oturan Boğa

Siyuların (Lakota) kabilesinin Hunkpapa kolunun reisi ve 25 Haziran 1876’de 7. Amerikan Süvari Birliği’ni yenen 3.500 savaşçının lideri.

Soykırım korkusuyla kabilesini Kanada’ya göç ettirdi ve 1881’e kadar orada yaşadı. Montana’daki bir ABD birliğine saldırınca yakalandı, ancak Amerikan hükümeti tarafından affedildi.

Hayatının geri kalan kısmını, Vahşi Batı Sirki ile dolaşarak geçirdi. Büyük ilgi odağı olan Oturan Boğa, seyircilere kendi dilinde küfür ederken, halk kendisine gülmüştür.

Aslında alakası olmadığı halde Hayalet Dansı hareketinin liderliği ile suçlandı ve kendisini tutuklamaya gelen polislerle çatışarak hayatını kaybetti. İronik bir şekilde, tutuklamaya gelen polisler, zamanında Oturan Boğa’yla birlikte beyazlara karşı savaşan, fakat sonradan beyazların yönetimine girerek yerli polisi olan kızılderililerdir.

BEYAZLAR ÜZERİNE TARİHİ KONUŞMASI
Oturan Boğa’nın beyazlar üzerine yaptığı bir konuşmadan kesit:
“...sahip olma isteği onlarda bir hastalık olmuş. Bu insanlar, zenginlerin bozabileceği ama fakirlerin bozamayacağı birçok kural koymuşlar. Yönetici olan zenginleri güçlendirmek için fakirlerle güçsüzlerden vergiler alıyorlar. Bizim annemizin, toprağın, kendilerinin olduğunu söylüyor, komşularını çitler yaparak kendilerinden uzaklaştırıyorlar; toprağı binalarıyla ve diğer süprüntüleriyle çirkinleştiryorlar. Bu ulus, baharda yatağından taşarak, yoluna çıkan her şeyi yok eden bir ırmağa benziyor...”

KORKUSUZ REİS
Tatanka Iyotake, nam-ı diğer Oturan Boğa, 1831’de Güney Dakota’da doğdu. Lakabı “Ağır” anlamına gelen Hunkesi’ydi çünkü hayatında telaşa yer yoktu; işlerini dikkatle yapardı. Düşman kabileler ve istilacı beyazlarla savaşan Siyu kabilesine mensuptu. 14 yaşında ilk kez savaşa katıldı ve çok geçmeden savaştaki korkusuzluğuyla nam saldı. Cömertliği ve bilgeliği, tüm kabilenin hayranlığını kazandı.

ABD’YLE BARIŞ ANLAŞMASI YAPTI
Oturan Boğa, Siyuların avlandıkları toprakları genişletse de Birleşik Devletler ordusu sürekli olarak topraklarını istila ederek yerlilerin ekonomisine darbe vurdu. 1863-1868 yılları arasında bu savaşlar durmak bilmedi. 1867’de Oturan Boğa, Siyu halkının ilk reisi oldu. Kısa bir süre sonra Oturan Boğa barış konferansına katılmayı ya da anlaşmayı imzalamayı reddetmiş olsa da, ABD hükümetiyle barış yapıldı.

Fort Laramie anlaşması Siyah Tepeler’in sonsuza dek Siyu hakimiyetinde kalacağını garanti ediyordu. Ancak 1870’lerin ortalarında altın keşfedildi ve maden arayıcıları buraya akın etti. 1875’te Siyah Tepeler’de binlerce maden arayıcısı kamp yapıyordu. Kızılderililerin koruma altına alınmış alanlara yerleşmeleri emredildi. Bunun için son tarih 31 Ocak 1876’ydı ve emre uymayanlara düşman gözüyle bakılacaktı. Siyu kabilesi bu emri dikkate almadı ve martta General George Crook, yerlilere saldırmak üzere kamp kurdu.

Savaş yeni başlamıştı Oturan Boğa ve Siyular,
Oturan Boğa orduyla tek başlarına başa çıkamayacaklarını ve diğer kabilelerle güç birliği yapmaları gerektiğini farkına vardılar. 17 Haziran’daki Rosebud Savaşı’nda ABD birliklerini geri çekilmek zorunda bırakıp Little Bighorn’da kamp kurdular. Savaştan sonra Oturan Boğa, Güneş Dansı diye adlandırılan önemli bir dini tören gerçekleştirdi. Oturan Boğa trans halindeyken gökten asker yağdığını gördüğünü söyledi. 25 Haziran’da, Tuğgeneral George Armstrong Custer askerleriyle Big Horn Nehri boyunca ilerlerken Oturan Boğa’nın öngörüsü gerçek oldu. Günün sonunda, Custer ve 200’den fazla askeri hayatını kaybetti.

“BÜTÜN BİZONLARI KAÇIRIYORSUNUZ!”
Oturan Boğa bu savaşı kazandığı için Birleşik Devletler hükümetinin onu rahat bırakacağını düşünüyordu ancak savaş daha yeni başlamıştı. Süregelen çatışmalarda takipçilerinin birçoğu teslim oldu ancak Oturan Boğa pes etmedi. Peşindeki askerler bir not buldular. Notta şunlar yazılıydı: “Bütün bizonları kaçırıyorsunuz. Burada avlanmak istiyorum. Buradan geri dönün yoksa sizinle tekrar savaşırım.”

1877’de, Oturan Boğa ve takipçileri Kanada’ya kaçtılar. Ancak dört yıl içinde, kıtlık yüzünden teslim olmak zorunda kaldılar. Oturan Boğa iki yıl hapis yattı, daha sonra Kuzey Dakota’ya gönderildi. 1885’te, Buffalo Bill’in Vahşi Batı Gösterisi’ne katılıp Birleşik Devletler ve Kanada’yı dolaştı. Bazıları, onu bölgeden uzak tutmak için gösteriye katılmasına izin verildiğine inanır. 1889’da bölgesine döndüğünde, yerlilerin birçoğu “Hayalet Dansı”nı benimsemişti.

HAYALET DANSI
Kuralları kuşaklar boyunca gizlilik içinde yayılan ve uygulanan Hayalet Dansı’nın sözleri şöyle:

Kartal mesajı getirdi
Güneşin çocuklarına
Bufalonun dönüşü için,
Ve güzel günler yakında
Sen bedenimi öldürebilirsin
Ruhuma lanet okuyabilirsin
Senin tanrına inanmadığım için
Dualarım karşısında durma şansın yok
Sevgime karşı durma şansın yok
Onlar yasakladılar Hayalet Dansı’nı
Fakat biz tekrar yaşayacağız

Kız kardeşim yukarıda
Kızıla boyanmış o yaralı dizde
Öldürüldü, bir azize o şimdi
Büyük davulun var senin mesafeler ötesinden
Gökyüzünde siyah kuş
Duyduğun bu ses ve müzik bufalonun ağlamasıdır

Çılgın At gizemliydi
Kendinden geçmenin en iyisini bilirdi
Ve Oturan Boğa büyük havariydi

Hayalet Dansı’na gelin Comanchee’ler
Gelin Karaayaklar
Gelin Shoshone’ler
Gelin Cheyenne’ler
Biz tekrar yaşayacağız

Gelin Arapaho’lar
Gelin Cherokee’ler
Gelin Paiute’ler
Gelin Sioux’lar
Tekrar yaşayacağız

Bir ayin, dans gösterisiyle simgelenen; dirilişin habercisi; beyazların zulmünden kurtulup, anayurtlarına kavuşmayı vaadeden ‘Hayalet Dansı’ tüm kabilelere yayılınca, Hükümet silahlı güçlerle eylemi püskürtme kararı aldı; Hayalet Dansı’nı yasakladı.

YERLİ BİR POLİS ÖLDÜRDÜ
Siyu şefi Oturan Boğa da, bu yasağa uymadığı için 15 Aralık 1890’da yerli bir polis tarafından öldürüldü.

Umut dolu bir savaşçıydı Oturan Boğa da, aynen siyahların kahramanı Martin Luther King gibi umut dolu bir adamdı. Yaşamının amacı kabileleri birleştirip topraklarının geri kalanını çocuklarına kutsal bir miras olarak bırakabilmekti.
Oturan Boğa'nın toprakları

Bu isteği, topraklarını istila etmek isteyen “soluk benizlilerin” çıkarlarıyla çakışınca onu susturmaları gerekti.

Fort Yates’teki cenazesinde ne bir şarkı söylendi ne de bir ağıt okundu. Bu onurlu tarihi karaktere yakışmayacak şekilde gömüldü. Mezarının 1953’te Güney Dakota’ya taşındığı söylenir. Ancak bu da tarihin tartışmalı sayfalarından biridir. Kimileri kalıntılarının taşınmadığını, kimileri ise sadece bir kısmının getirildiğini iddia eder. Oturan Boğa halkına esin kaynağı olan bir lider ve korkusuz bir savaşçı olarak değil, şefkatli bir baba, yetenekli bir şarkıcı, derin dini inancı sayesinde kehanetle ilgili öngörüye sahip biri olarak da akıllarda kaldı.

OTURAN BOĞA’NIN TÜRKÜSÜ

Bir zamanlar bir savaşçıydım ben de / Oysa şimdi / Her şey bitti / Zor zamanlar yaşıyorum bugünlerde.

NativeAmerican
12-21-2007, 08:34 AM
destekleyeceksin. para vereceksin. silah vereceksin.

Hanedan
12-23-2007, 04:40 AM
Hayırlı olsun...

Temuchin
12-24-2007, 02:24 AM
Sırf onlar değil.

Zencilerinde aynı şeyi yapmasi lazim.

Desteklememiz lazim.

NativeAmerican
12-24-2007, 02:31 AM
Sırf onlar değil.

Zencilerinde aynı şeyi yapmasi lazim.

Desteklememiz lazim.
Cok zor. Cunku zenciler senatoda, ABD ordusunda ve polisinde de mevcut. Yani artik tum haklara sahipler. Obama (ABD baskanlik adayi) yi gozden kacirmayalim. Hillary ile sidik yaristiriyor. Kazanirsa ilk zenci baskan olacak.

Hanedan
12-24-2007, 09:59 AM
Amerika'da zenci bir başkan... Mümkün değil. Amerikan derin devletini unutmayalım.

Kur_Sad
12-24-2007, 04:09 PM
Bütün Türkler Azat :D

BOZ-OK
12-24-2007, 04:16 PM
Bu girisim icin tek cumle soylenebilir, "asil fakat naif ve basari sansi sifir olan bir girisim"... :cool:

Kur_Sad
12-24-2007, 04:18 PM
Hey gidi Çi-Çi Yabgu'nun torunları...

Redd-i İlhak
12-24-2007, 06:43 PM
Cok zor. Cunku zenciler senatoda, ABD ordusunda ve polisinde de mevcut. Yani artik tum haklara sahipler. Obama (ABD baskanlik adayi) yi gozden kacirmayalim. Hillary ile sidik yaristiriyor. Kazanirsa ilk zenci baskan olacak.

O olay tam bi komedi olacak...

Demokratlar çok büyük olasılıkla Başkanlığı kazanacaklar ama şöyle bi olay var dediğin gibi.

ABD Başkanı İlk kez ya Siyah yada Bayan olacak... :)

Demokratlar Obama ve Hillary arasında kaldı ama çok büyük olasılıkla Hillary olacak göreceksin ;)

Bu arada Başkanlığın Demokratlara geçmesiyle ABD nin Türkiye politikalarında ciddi değişiklikler olabilir.

Ermeni tasarısı da direk geçecek şimdiden söyleyeyim çünkü Cumhuriyetçiler Türk dostu,Demokratlar Ermeni...

Hanedan
12-25-2007, 05:28 AM
Ermeni tasarısı da direk geçecek şimdiden söyleyeyim çünkü Cumhuriyetçiler Türk dostu,Demokratlar Ermeni...

Bence tasarıyı geçirmek yemiyecek. Ayrıca Türk dostu diye bir şey yoktur. Çıkarlara hizmet eden dostluk vardır. Yani hizmete özel..

Redd-i İlhak
12-25-2007, 05:53 AM
Bence tasarıyı geçirmek yemiyecek. Ayrıca Türk dostu diye bir şey yoktur. Çıkarlara hizmet eden dostluk vardır. Yani hizmete özel..


Amerika da Cumhuriyetçilerin içinde Türkiye ile çok iyi geçinen kişiler vardır ve bu kişiler inanın Türkiye'nin yararı için çalışır hep.

ama Demokratlar için aynı şeyi söyleyemeyiz.Demokratların son 5 senede en büyük destekçiliğini Ermeniler ve Ermeni Lobileri yapmaktadır ve mutlaka başa geçtiklerinde bunu ödüllendireceklerdir.

NativeAmerican
12-25-2007, 06:44 AM
Turk dostu Amerikali var arkadaslar. Hatta cikar amacli olmadan bile Turk dostu Amerikali var.
Hatta Ermenilerin Amerikada her gecen gun nefret topladigini biliyor muydunuz? Amerika ve hatta Kanadada bile bugun "Pis Ermeni" yani "Dirty Armenian" soylemlerini yaygin olarak bulabilirsiniz. ;) Bu bir saka degildir.

METE
12-25-2007, 07:40 AM
Amerikada oylebir orgutlenme varki burada darbe olacagini 1 gun onceden bilebiliyorlar milyarlarca dolar para dagitiyorlar dunyaya .Yok para verip destekleyelim falan laflari cok komik hangi parayi kime veriyoruz oylebirsey yapsakta bizi bin pisman eder abd .
Kendi silah sanyisi ve guclu ekonomisi olmayan ulkeler abd ile bas edemez suan rusya ve cin var sedece karsit guc.

Hanedan
12-25-2007, 07:57 AM
Amerika da Cumhuriyetçilerin içinde Türkiye ile çok iyi geçinen kişiler vardır ve bu kişiler inanın Türkiye'nin yararı için çalışır hep.

ama Demokratlar için aynı şeyi söyleyemeyiz.Demokratların son 5 senede en büyük destekçiliğini Ermeniler ve Ermeni Lobileri yapmaktadır ve mutlaka başa geçtiklerinde bunu ödüllendireceklerdir.


Kişisel sevgi ve dostluklar olabilir buna bişey diyemem. Ben Ülkelerin dostluğuna istinaden söyledim, Ülkelerin dostlukları çıkarları üzerine kuruludur diye.

Ancak yine de siyasi bağlamda bize daha yakın veya uzak gruplaşmalar doğrudur, vardır. Bu anlamda size katılıyorum. Türkiye'de ileriye dönük çıkarları açısından şimdiden hangi atın geleceğini kestirmeli ve desteklemelidir.

Demir Kağan
12-26-2007, 08:12 AM
Gonul istiyorki Kizilderili kardeslerimiz bagimsiz olsunlar.. Neyse, insallah diyelim biz.

Ayrica, Uykusuz'da bir karikatur var, super. Alin okuyun. :D

NativeAmerican
12-30-2007, 03:27 AM
Beyaz adama karşı hepsi omuz omuza

En büyük Kızılderili kabilelerinden Lakotaların geçtiğimiz günlerde ABD'de bağımsızlıklarını ilan etmeleri "Türk Kızılderilileri" de harekete geçirdi. İlk destek ise Bolulu Oturan Boğa'dan geldi... http://www.milliyet.com.tr/2007/12/30/pazar/resim/axpaz02.jpg BADE GÜRLEYEN


Oturan Boğa ve Çılgın At gibi büyük kabile reislerinin de üye oldukları Lakota kabilesi, 150 yıl önce atalarının ABD ile imzaladığı anlaşmaları tek taraflı feshettiklerini açıkladı. "Biz artık ABD vatandaşı değiliz, herkes bize katılmakta serbesttir" diyen kabile temsilcisi Russel Means'i Bolivya ve Venezüella da destekliyor. Türkiye'den ise ilk destek Bolu'dan geldi. Kimden mi? Elbette Bolu'daki Sabahattin Kalaycıoğlu'ndan, yani bizim Oturan Boğa'dan...
Lakotaları destekleyenler arasında sadece Bolulu Oturan Boğa değil, Ankaralı Yürüyen Bulut, İstanbullu Çılgın At, İzmirli Yeşiltüy, hatta Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Bülent Deniz de var. Eğer Türkiye'de Kızılderili kültürünü benimsemiş insanların sadece bu kadar olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. "Türk Kızılderililerin" sayısı artıyor, bu kültür giderek yaygınlaşıyor.
Kızılderili kulüpleri ya da derneklerine üye olan gençlerin sayısı da yüzlerle ifade ediliyor. Sadece Bolu'daki Kızılderililer Kulübü'nün yaklaşık 300, İzmir'deki Net Kabilesi'nin ise 750 üyesi olduğunu biliyor muydunuz? Facebook'ta da Türkçe "Kızılderili grupları" oluşturulmuş durumda. Özellikle Kızılderililerin barışçıl yaşam felsefesi, doğaya ve insana olan sevgileri gençleri bu kültüre yaklaştırıyor.
25 yılı aşkın bir süredir Kızılderililer üzerinde araştırma yapan araştırmacı-yazar ve tarihçi Necati Güroğlu ise "Kızılderililerin Türk olduğundan kimsenin kuşkusu olmasın" diyor. Güroğlu, bu insanların Amerika'ya "aydan düşmediklerini", Asya'dan oraya göç ettiklerini de sözlerine ekliyor...

http://www.milliyet.com.tr/2007/12/30/pazar/resim/axpaz022.jpg "Sakın aklımı yediğimi düşünmeyin. IQ'm 140"

Sabahattin Kalaycıoğlu

"Kızılderili" dendiğinde ülkemizde akla ilk gelen isimsiniz. Nereden çıktı bu ilgi?
Bana Bolu'da "Apaçi Reisi Oturan Boğa" derler. Ben Bolu Dağı At Yaylası'nda doğdum. 60 yaşındayım. Aslında kimya mühendisiyim. Aklımı falan da yemedim. 12 yıl beş şirketin genel müdürlüğünü yaptım. Artık emekliyim. "Bu adam neler konuşuyor?" diye sakın aklınızdan geçmesin. IQ'm 140.
Çocukluğumdan beri Kızılderililere hayranım. Çocukken kızılcık dallarından yaylar, devedikenlerinden de oklar yapıp Kızılderili olurdum. Beş yıl önce İstanbul'dan Bolu'ya, doğduğum topraklara yerleştim. İki oğlum var. Küçük oğlum Kürşat'ın adı Asil Kurt, büyük oğlum Murat'ınki Yalnız Kurt. Eşim Doğan Güneş, annem ise Sevgi Işığı.

Kurucusu olduğunuz Kızılderililer Kulübü'nün kaç üyesi var?
300 üyemiz var. Üye sayısı hızla artıyor. Trekking, offroad, okçuluk gibi çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Geçenlerde bir ilkokula davet edildim. Doğa, insan ilişkileri, sevgi, saygı konusunda 150 öğrenciye seminer verdim. Bolu'da bir Kızılderili kampı kurmak istiyorum. Beş dönüm arazim var ama sponsor bulamıyorum.

Kızılderililerin vahşi olduğunu düşünenlere ne anlatıyorsunuz?
"Hepimiz kardeşiz" felsefesini benimsemiş Kızılderililerin vahşi olma ihtimali var mı? 1492 yılında Kristof Kolomb Amerika kıtasına ayak bastığında Kızılderililere ilk silahı beyaz adam çekti. Yaklaşık 550 kabile yok edildi. Beyaz adam şu anda Afganistan'da, Irak'ta, Filistin'de, Güneydoğu'da. Onların vahşeti hiçbir zaman bitmedi, bitmeyecek de.

Kızılderililer Türk mü peki?
Kızılderililer tüm kültürleriyle Türktür. 30-35 bin yıl önce Orta Asya'dan Amerika kıtasına yerleştikleri kesin. Dillerinde 350'nin üzerinde Türkçe kelime var. Ayrıca Rus genetikçiler bazı kromozomların sadece Türklerde ve Kızılderililerde olduğunu kanıtladı. Halılar, kilimler, desenler çok benziyor. Kızılderililer Nevruz kutlamaları yapıyor. Ayrıca Bozkurt kabilesi var. Bu kadar benzerlik olur mu canım?

Lakotaların bağımsızlık ilan etmesine ne diyeceksiniz?
Harika bir olay. Çılgın At ve Oturan Boğa'nın kabilesi olan Lakota'yı, Bolu'daki Oturan Boğa olarak Türkiye'den ilk destekleyen bendim. İsrail'in bağımsızlığını ilk olarak onaylayan Türkiye'nin kardeş Kızılderililerin bağımsızlığını onaylayıp onaylamayacağını çok merak ediyorum. Hükümeti zorlayacağım bu konuda.

Kızılderili kültürüne ilgi giderek artıyor, değil mi?
Evet. İzmir'de Net Kabilesi var, 750 üyesi var. Ankara'da Yürüyen Bulut var. Rodos'ta Yalnız Kartal var. Kıbrıs'ta ise bir Rum kardeşimiz var, Gece Kartalı. Türkiye'de Kızılderililerle ilgili kayıtlı beş-altı sivil toplum kuruluşu var. Bu kültürü yayıyoruz. Kızılderili felsefesini, özgürlük, doğa sevgisi ve kardeşlik olarak özetleyebilirim.

http://www.milliyet.com.tr/2007/12/30/pazar/resim/axpaz023.jpg "İzmir'deki Net Kabilesi'nin şefiyim"

Yeşiltüy (Gerçek adını vermek istemedi)

İzmir Kızılderili Net Kabilesi şefiyim. Cherokee Kızılderilisiyim.
www.kizilderili.net sitesini kurdum. Amacım insanları Kızılderililer konusunda bilgilendirmek. Kızılderili Net Kabilesi olarak TEMA Vakfı'nın düzenlediği kampanyalara destek veriyoruz. www.mutluolalim.com sitesinin organize etmiş olduğu hasta çocuklara yardım kampanyasını da destekliyoruz.
Lakota kabilesinin bağımsızlığı kendi vermiş oldukları bir karardır. Bundan sonra büyük ihtimalle Amerika yerlilerine daha geniş haklar tanınarak ve yine sözler verilerek Lakota kabilesinin almış olduğu bu karardan vazgeçilmesi sağlanmaya çalışılacak. Ama vazgeçeceklerini sanmıyorum. Kızılderililerin kendilerine ait bir devlet ve bayrak altında özgürce yaşamalarından yanayım.

http://www.milliyet.com.tr/2007/12/30/pazar/resim/axpaz024.jpg "Kızılderili gibi yaşayamıyorum"


Ahmet Biçer

Ben İstanbul'da bir psikolojik danışmanlık şirketinde yöneticiyim. İstediğim gibi, gerçek bir Kızılderili gibi yaşayamıyorum maalesef. Toplumun normlarının dışında olmak kolay değil. Evliyim. İki oğlum var.
Lakotaların bağımsızlıklarını ilan etmeleri bana göre bir devrim. Yıllar önce elinden ekmeği, suyu alınmış, yerinden yurdundan edilmiş bir ırkın bu kadar mücadeleden sonra her şeye rağmen ayakta kalabilmesinin bir sonucudur bu. Çok acı çekmiş bir toplum. Haklarını aramaları son derece desteklenecek bir şey.
Kızılderililere sempatiyle bakan çok insan var ama ben daha fazlasını yapıyorum. Empati kuruyorum. Büyük bir hayranlık ve sevgi besliyorum onlara karşı. Özellikle doğaya olan bağlılıklarına hayranım.

http://www.milliyet.com.tr/2007/12/30/pazar/resim/axpaz025.jpg "Her zaman kemik kolyemle dolaşırım"

Mustafa Açar

21 yaşındayım. Ankara'da özel bir şirkette ticaretle uğraşıyorum. Küçük yaşta Kızılderili kültürüne ilgi duymaya başladım. www.kizilderili.net kabilesi yöneticisiyim. Sitemizin 734 üyesi var. Ayrıca www.kizilderililer.azbuz. net diye kişisel bir sitem de var. Aynı zamanda dağcıyım.
Genellikle yaz aylarında ağaç evlerde tatil yapıyor, şehirden kendimizi soyutluyoruz. Kızılderili kültürünü yaşatmaya çalışıyoruz. Saçlarıma tüyler takıyorum, dağa çıktığımda yüzümü boyuyorum mesela. Hep kemik kolyelerimle dolaşırım.
Lakotaların bağımsızlıklarını ilan etmesi çok güzel bir gelişme. Biz de şu an nasıl bir destek verebileceğimizi düşünüyoruz. Bundan sonra belki Kanada'da yaşayan Kızılderililer de buna destek verebilir. Bu konular giderek daha fazla gündeme gelecek.