PDA

View Full Version : Mirze Elekber Sabir!(acik ana dilinde)


deyrambel
01-11-2008, 04:03 AM
Türklüğün birlik ve beraberliğini isteyen; cehaletle kıyasıya alay eden, Türk milletinin çağın ilerisinde bir zihniyete kavuşmasını dileyen, büyük hiciv şairi Mirze Elekber Sabir (Mirza Ali Ekber Sabir-Mirza Ali Ekber Sabir-Ələkbər Zeynalabdin oğlu Tahirzadə) bir Azerbaycan Türküdür. Ne acıdır ki; Sabir, Anadolu’da yetirince bilinmemektedir. Onun ince alayı, cehalete fırlattığı oklar, birliğe susamış mısraları, günümüz dünyasındaki Türklüğün her halde en fazla ihtiyacı olduğu bir zamandır.

Sabir, eserlerini HOPHOPNAME adlı kitapta toplamıştı. Bu eseri, 1975 yılında rahmetli Prof. Dr. A. Mecit Doğru, Türkiye Türkçesi’yle yayımladı. Rahmetli Doğru, bu eseri yayımladığında Hophopname ile ilgili olarak kendisiyle ilk röportajı TÖRE dergisi için ben yapmıştım. Bu çalışmamdan dolayı mıdır, nedir bilmem; Sabir’i hiç unutamadım. Kitabı söz gelişi değil, gerçekten yatak odamda başucumda durur. Türkiye’de ‘Sabirlik’ olaylar yaşandıkça açar okurum.

Haydi, Türklüğün bu unutulmaz şairini, şimdi daha yakından tanıyalım.


http://www.turkdirlik.com/images/kisi/Edebiyat/Sabir_boyuk.jpgÇocukluğu...

Sabir, 1862’de Türk Kafkasya’nın Şamahı kentinde doğdu. Sekiz yaşındayken medreseye verildi. Şiire daha o yıllarda tutuldu. Nitekim sekiz yaşındaki Sabir, bakınız neler yazıyor:
“Tuttum orucu iramazanda
Galdı iki gölerim gazandı
Mollam da döyür yazı yazanda.”
Sabir 12 yaşına girince, tanınmış şairlerden Hacı Seyyid Azim’in açtığı yeni usül özel bir okula devam etti. Bu okulda bir iki yıl öğrenim gördükten sonra, Türkçe ve Farsça okuyup-yazmayı öğrendi. Daha fazla eğitim alamadı; çünkü, babası onun bir ticaret adamı olmasını istiyordu. Bu nedenle, okulu bırakıp babasının dükkânında çalışmaya başladı. Dükkânda babasına yardım ederken, her fırsatta kitap okuyor, bilgi dağarcığını dolduruyordu. Özellikle şiir yazmayı hiç bırakmıyordu. Sabir’deki bu okuma-yazma aşkına karşılık, babası da bir o kadar bu işlerden uzakdı. Nitekim bir gün şiir defterini alıp yırtınca, Sabir buna dayanamadı ve evden kaçtı. Horasan’a giden bir kervana katıldı. Fakat babası yetişip, geri getirdi.

Aradan kısa bir süre geçip de Muharrem ayı gelince, Sabir, Kerbela olayı için güzel bir mersiye yazdı. Bu mersiye Şamahı halkı tarafından çok beğenildi. Bu takdir duyguları babasını da etkiledi. Artık babası oğlunun yazmasına ses çıkarmaz oldu. Genç Sabir, üstün şiir yeteneği yanında, nüktedanlığı ve hazır cevaplılığı ile de kentin okumuşları arasında itibar sahibiydi.


http://www.turkdirlik.com/images/kisi/Edebiyat/elekber_sabir.jpgGençlik ve geçim derdi...

Şair Sabir, 23 yaşında Horasan’dan başlayan bir geziye çıktı. Kuşkusuz bu gezi, geçim derdinin zorladığı bir geziydi. Meşhed, Sebzevar, Türbeti Haydariyye, Türbeti Cem, Semerkant ve Buhara kentlerini dolaştı. Bu yörelerde seyyar satıcılık yaparak yaşamını sürdürmeye çalıştı. O sıralarda Horasan’da kolera salgını çıkınca, tekrar Şamahı’ya döndü. Daha sonra Kerbela’yı ziyarete gitti. Dönüşünde tekrar Horasan’a uğradı, Aşkabad ve Merv kentlerini gördü. Bu kentlere yerleşmeyi düşündü. Fakat babasının ölüm haberini alınca, tekrar Şamahı’ya döndü.

Şama’ya gelince bir süre sonra evlendi. Şair Sabir’in 15 yıllık evliliği sırasında sekiz kız çocuğu oldu.

Geçimini, kuyruk yağından sabun yaparak sağlıyordu. Bu zor bir işti. Aslında başka şansıda yoktu. Yoksulluk içinde ömür sürüyordu. Bu ekonomik durumu alabildiğince bozuk olduğu halde, şiirin kanatlarına binip doruklarda eserler yaratıyordu. Ve yarttığı eserlerin hemen hemen hepsi halkın mutluluğu ve aydınlık bir dünya içindi.

Şiirlerini başta Molla Nasrettin dergisi olmak üzere, Hayat, Rehber, Debistan, İrşat, Güneş, Sada, Yeni Hakikat ve Malumat gazetelerinde yayımladı. Şiirlerinde eleştirdiği ham sofuluktan dolayı cahil Şamahı halkından tepki gördü. Bunun üzerine sürekli kullandığı ‘Hophop’ mahlasını bırakıp, Din Direği, Fazıl, Ebu Nasr Şeybani gibi takma adlar kullandı. Ne yazık ki, bu gizlenmede şairi kurtarmadı; çünkü, onun uslubu ve şiir tekniği o kadar yayılmıştı ki, bir mısrağını okuyan onu yazanın kendisi olduğunu hemen fark ediyordu...

Halk; bilim, teknik, yeni usul eğitim isteyen Sabir’i “Kâfir” ilan etti! Bunun üzerine kasaplar kendisine kuyruk yağı satmadı. Dolayısıyla sabun üretip, satması ve geçimini sağlaması olanaksız duruma geldi. Sabunculuk mesleğini bırakmak zorunda kaldı. Şamahı’dan ayrılmak isterken, bir oğlu dünyaya geldi. Sekiz kız çocuğundan sonra bir oğlunun dünyaya gelmesi Sabir’i çok mutlu etti. Şamahı’dan ayrılmayı, aslında kaçmayı aklına koymuşken, bu kentte oğlunun olması, ona bir başka cesaret verdi ve kentten ayrılmadı. Kenti terk etmedi. Öğretmen arkadaşı ile Mektebi Ümit adlı bir okul açtı. Başarılı olamadı. Bu olumsuz sonuç üzerine Bakü’ye taşındı. Orada öğretmenlik yaparak yaşamını sürdürmeye çalıştı. Fakat karaciğerinden hasta idi. Hastalığı çok uzun ve ızdıraplı geçti. Sabir o halde dahi bu durumuna sitem oku yağdırıyordu:
“İsterem ölmeği men, leyk kaçır benden ecel
Gör ne bedbahtam, ecelden de gerek naz çekem!”

deyrambel
01-11-2008, 04:04 AM
12 Temmuz 1911 de ölen büyük şairin mezarı, Şamahı’da Yedi Günbed mezarlığındadır.

Özellikle Azerbaycan Türkleri Sabir’e gereken değeri verdiler. Halen Bakü’de Sabir’in adı her anlamda yaşatılmaktadır.


http://www.turkdirlik.com/images/Konufoto/zAdam_axtariram.jpgSabir ve şiir...

Sabir, şiiri toplumun buyruğuna vermiştir. Onun şiirlerinde toplumun dertlerini, sıkıntılarını görürsünüz. O gerçek bir toplumcudur. O kuşkusuz inanmış bir insandır; ne var ki, ham sofuların din adına yaptıklarından dertlidir. Nitekim şöyle seslenir:
“Efsus, sed efsus sene, ey gözel islam!
Kimler sene gör indi terefter olacagdır!
Baş saçlı, ayag çekmeli, mırt mırt danışanlar
Din gedri bilib mö’mini dindar alacagdır”
O, mezhep ayrılıklarından dolayı Türklerin birbirine düşmesini kınar ve kendi milletimizin başına engel insanlarız diye, dertlenir:
“Bir vegt Şah İsmayiyü Sultani Selime
Meftun olarag eyledik islamı dünime
Goydug iki teze adı bir dini gedime
Saldı bu teşeyyö, bu tesennü bizi bime
Galdıgçe bu haletle sezayi esefiz biz!
Öz gövmümüzün başına engel kelefiz biz!”

Sabir’in yaşadığı dönemde Çarlık Rusyası’nın Kafkasya-Azerbaycan üzerinde etkisi büyüktür. Rus misyonerleri Türklerin özellikle cahil kalması için çaba harcamaktadırlar. Bunun için yeni açılan ve çağdaş eğitim veren okullara Türk çocuklarının girmesini gizli gizli engellemeye çalışmaktadırlar. Ne tuhaftır ki, bazı cahil Türk din adamları da ‘gâvur icadı okullar’ suçlamasıyla Türk çocuklarının bu okullarda okumasına engel olmaktadırlar. İşte burada Sabir’in o eşsiz hiciv anlayışı işler ve milletinin aydınlığa kavuşması için durmadan yazar. Özellikle “Ohutmuram, elçekin” şiirinde bu durumu güzel anlatır:
“Gerçi bu bedbeht özü elme heveskardır
Kesbi-kemal etmeye se’yi dehi vardır
Mence bu işler bütün şiveyi küffardır
Dine zererdir zerer, ohutmuram el çekin
Eylemeyin dengeser, ohutmuram el çekin.”


Sabir ve birlik...

Mirze Elekber Sabir’de çok sağlam, çok derin bir tarih ve millet şuuru vardır. O, Türk tarihinin bütünlüğünün farkındadır. Azerbaycan’ı bu bütünlük içinde değerlendirir. Türklerin ayrı ayrı adlarla, sıfatlarla parçalanmasına, birbirine düşman olmasına karşı çok hassastır. O, dilin birlik için en önemli etken olduğunu bilmektedir. Türkçe yazmayan, Türkçe konuşmayan aydınlara şiir diliyle gereken cevapları verir. Farsça’nın bir ‘aydın dili’, bir edebiyat dili olmasına meydan okuyan; bölgesindeki Ruslaştırma çalışmalarına karşı çıkan Sabir, her fırsatta Türkçe’nin büyüklüğünü dile getirir. Halkın konuştuğu Türkçe ile yazar. Halkın sözlerini, deyişlerini, ağızını şiirinde kullanır. Zaten şiir yazması halkın dertleri içindir, o halde halkın anlamadığı bir şiiri uygun görmez. Gerçi şiirlerinde yörenin etkisiyle pek çok Farsça sözcükler bulunur; ama, özellikle hicivlerinde bunlara daha az rastlanır.

Mirze Elekber Sabir, Türklüğün eğilmez başı, bilge kardaşıdır.

O, tüm Türk dünyasının gelmiş geçmiş en büyük hiciv-taşlama şairidir.

Onu, dünya durdukça unutmayacağız!

Bu ulu Türk bilgesinin şiirlerinden örnek vermem gerekirse, aşağıdakileri gösterebilirim.
http://www.turkdirlik.com/images/Konufoto/dinyobaz1.jpgGorhuram

Payi piyade düşerem çöllere,
Hari müğilan görürem gorhmuram.

Seyr edirem berrü biyabanları,
Güli biyaban görürem, gorhmuram.

Gah oluram behrde zövregnişin
Dalgalı tufan görürem gorhmuram.

Gah çıhıram sehile her yanda min
Vahşi gerran görürem gorhmuram.

Gah enirem saye tek ormanlara,
Yırtıcı heyvan görürem gorhmuram.

http://www.turkdirlik.com/images/Konufoto/sabirhophopname1.jpgÜz goyuram gah neyistanlara
Bir sürü aslan görürem gorhmuram.

Megberelikde edirem gah mekan,
Gebrde hortan görürem gorhmuram.

Menzil olur gah mene viraneler,
Cin görürem, can görürem gorhmuram.

Harici mülkünde de hette gezib
Çok tuhaf insan görürem gorhmuram.

http://www.turkdirlik.com/images/Konufoto/sabirhophopname4.jpgYeyk bu gorhmazlıg ile doğrusu,
Ay dadaş, vallahi, billahi, tallahi
Harda müselman görürem gorhuram...
Bisebeb gorhmayıram, vechi var:
Neyleyim ahır, bu yoh olmuşların
Fikrini gan gan görürem, gorhuram
Gorhuram, gorhuram, gorhuram.



Phttp://www.turkdirlik.com/images/kisi/Turkculuk/MirzaElekberSabirkarikatur011.JPGaradır

Ademi adem eyliyen paradır,
Parasız ademin yüzü garadır.
Goy ne eslin, necabetin olsun,
Ne necibane haletin olsun,
Baş ayag eyb içinde olsan da,
Tek bu alemde dövletin olsun.
Ademi adem eyleyen paradır.
Parasiz ademin yüzü garadır.
Olmasın fehmin, eglin, idrakin
http://www.turkdirlik.com/images/Konufoto/hophopname54.jpgVar ne gem ta ki vardır emlakin
Ateşi lianezsuzi millet iken
Herkesin secdegahıdır hakın;
Ademi adem eyleyen paradır,
Parasız ademin yüzü garadır.
Olmayır, olmasın da insafın,
Tut ganın şişe işre esnafın,
Ta ki, var elde beş puçug guruşun
Mö’tebersen gözünde eşrafın;
Ademi adem eyleyen paradır,
Parasız ademin yüzü garadır.

deyrambel
01-11-2008, 04:14 AM
Mirze Eelekber Sabir yazir> deyirler ki acik ana dilinde acik Turk dilinde yazmak ayiptir .Cunku yazanin savadinin (bilgisinin ) azligina dalalet( gosterir) edir. Her bir eline kalem alan Turk bendesi Acik ana dilinde, acik Turk dilinde yazmirdi- ana yerine mader (mather)yazirdi. Ancak biz ana yazdik ,cunku bilmirdik ne ucun ana dilinde ,Turk dilinde yazmaktan utanak

Buyuk sair Mirze Elekber Sabir i cogunuz bilmiyorsunuzdur

Mirze Eelekber Sabir demistir neden Turkce yazmiyorsunuz? neden okullarda arabca? mollalar mekteblerde arabcadan gayri dillerde egitim gunah oldugunu diyorlardi


Ataturk den once yasamis bu buyuk insan Turkceyi cok oncelerden kesf etmistir


Azerbaycan Turktur


IlkTurkculer Azerbaycandan cikmistir

Ilk Turk diline olan sevgi Azerbaycan dan cikmistir

dedigim gibi su an bile Azerbaycan da Turkcu oz milletini seven cok sayida insan vardir ama politika geregi hepsi geride kalmistir


Ilk latin alfabesini kabul Azerbaycandir

Islam dunyasinda ilk demokratik cumhuriyeti kuran Azerbaycandir( 1918 Azerbaycan halk Cumhuriyeti) mermeni rus ve diger milletlerden bile milletvekili vardi

bir cok ilkleri Azerbaycan Turkleri yapmistir


ancak etnik ozelliklere sahip insanlar kominizm ile beraber Azerbaycan Dovletinin icine girmislerdir


hatta hatirliyorum bir kolu olmayan Turk Halklari Tarihi hocamiz vardi- bize bagirmisti siz nasil Turksunuz ata bile binemezsiniz diye Azerbaycan Turk hocam baku de

Emil_Diniyev
01-11-2008, 04:39 AM
Deyrambel sana ne Azarbaycanin etniklerinden?

Chok taktin Azarbaycanin etnikine.

Siz gidin kendi etniklerinizle ugrasin.

Turkiyeliyi kazsan altindan yunan, ermeni, arap, kurd cikar.

Seni git kendi ulkenle ugras.

deyrambel
01-11-2008, 05:32 AM
Deyrambel sana ne Azarbaycanin etniklerinden?

Chok taktin Azarbaycanin etnikine.

Siz gidin kendi etniklerinizle ugrasin.

Turkiyeliyi kazsan altindan yunan, ermeni, arap, kurd cikar.

Seni git kendi ulkenle ugras.
ne oldu hosuna gitmedi kavkazli? sen kavkazlisin Turk olmadigin iicn seni ilgilendirmez Mirze Elekber Sabir---:lol: Turkler her yerdedir Turk kulturu Turk dili Turk sarkisi Turk ezgisi Turk masallari Turk destanlari Turk turk

ulugbekTR
01-11-2008, 08:10 AM
Mirze Eelekber Sabir yazir> deyirler ki acik ana dilinde acik Turk dilinde yazmak ayiptir .Cunku yazanin savadinin (bilgisinin ) azligina dalalet( gosterir) edir. Her bir eline kalem alan Turk bendesi Acik ana dilinde, acik Turk dilinde yazmirdi- ana yerine mader (mather)yazirdi. Ancak biz ana yazdik ,cunku bilmirdik ne ucun ana dilinde ,Turk dilinde yazmaktan utanak

Buyuk sair Mirze Elekber Sabir i cogunuz bilmiyorsunuzdur

Mirze Eelekber Sabir demistir neden Turkce yazmiyorsunuz? neden okullarda arabca? mollalar mekteblerde arabcadan gayri dillerde egitim gunah oldugunu diyorlardi


Ataturk den once yasamis bu buyuk insan Turkceyi cok oncelerden kesf etmistir


Azerbaycan Turktur


IlkTurkculer Azerbaycandan cikmistir

Ilk Turk diline olan sevgi Azerbaycan dan cikmistir

dedigim gibi su an bile Azerbaycan da Turkcu oz milletini seven cok sayida insan vardir ama politika geregi hepsi geride kalmistir


Ilk latin alfabesini kabul Azerbaycandir

Islam dunyasinda ilk demokratik cumhuriyeti kuran Azerbaycandir( 1918 Azerbaycan halk Cumhuriyeti) mermeni rus ve diger milletlerden bile milletvekili vardi

bir cok ilkleri Azerbaycan Turkleri yapmistir


ancak etnik ozelliklere sahip insanlar kominizm ile beraber Azerbaycan Dovletinin icine girmislerdir


hatta hatirliyorum bir kolu olmayan Turk Halklari Tarihi hocamiz vardi- bize bagirmisti siz nasil Turksunuz ata bile binemezsiniz diye Azerbaycan Turk hocam baku de
turk brriligini bizden cok isteyende azerbeycan

Emil_Diniyev
01-11-2008, 10:01 AM
Hayallerde yuzmeyin.

Azarbaycanin cekik gozlu orta asya mogollariyla ne ilgisi var.

Yada yunan ve arap karisimi olan Turkiyelilerle?

deyrambel
01-11-2008, 10:27 AM
Hayallerde yuzmeyin.

Azarbaycanin cekik gozlu orta asya mogollariyla ne ilgisi var.

Yada yunan ve arap karisimi olan Turkiyelilerle?

senin milletin ne ? artik serefsiz serefsiz yazmaya basladin ---sinirimi bozdun- anan senin hangi millet oglum -senin oz ana dilin ne -kuyruk acin var herhal ermeni yunan veya arab gibi- illaki kufur mu edelim oglum- sen hangi millettensin?

deyrambel
01-11-2008, 10:35 AM
Hayallerde yuzmeyin.

Azarbaycanin cekik gozlu orta asya mogollariyla ne ilgisi var.

Yada yunan ve arap karisimi olan Turkiyelilerle?
Herikli Obası İle İlgili Tarihi Kayıtlar ve Bilgiler Harikli: Herek Oğulları,Herek Uşağı,Hörki,Harikan,Herecli,Herekli,HERİKLİ,Hereke ,Hareke,Heriki,Herekyan adlarıyla da tanınır.Sis Avşarlarından Doyranlı'ya mensuptur.Cemaatin 1519 tahririnde adı geçmiyor.1523-4'te 51 hane ,12 mücerret,3350 akça hasılı olan cemaat defter harici kaydedilmiş ve Altunini mezrasında ziraat yapıyordu. 1525-6'da 75 hane,18 mücerret,1 sipahi-zade,3350 akça hasıl, 1536-7'de 77 hane,29 mücerret,3648 akça hasılı vardı ve Dulkadir Sancağında Yumruktepesi mezrasında ziraat yapıyordu.

Günümüzde Adana'nın Ceyhan ilçesinde Herekli adında bir köy bulunmaktadır . Sis bölgesinden dağılan Herikliler,1688-89 yıllarında Kara Şeyhli Avşarı, Beydili ve diğer bazı boylarla birlikte Hısn-ı Mansur (Adıyaman) kasabasında ekili yerleri ve köyleri tahrip edip bir çok kişiyi öldürdüler. Göçebe aşiretler devlet tarafından takip edilmelerine rağmen sürekli ayaklanıyorlardı. 1691 yılında Batı Anadolu'ya yerleştirilen ve şikayet üzere tanzimlerine karar verilen Danişmentli Türkmenlerinden ve Rum İli (Sivas) sakini olan cemaatlerden biri de Bektaş Kethüda,Kara Ömer Kethüda ve Hacı Oğlu Ahmet'e tabi Hereklilerdi. Batı Anadolu'daki Heriklilerden önemli kollar burada yerleşip kalmıştır. İzmir'in Seferihisar ilçesinde Hereke (Düzce), Bursa'nın Keles ilçesinde Hereke (Çayören), Tekirdağ'ın Malkara ilçesinde Hereke (Yürük) köyleri ile Rodos adasında Hereke adlı bir yer bunlardan hatıradır. Kocaeli'nin Hereke ilçesini de hatırlatalım. Sivas civarında bulunan Heriklilerin bazılarının da bu bölgede iskan olduklarını söyleyebiliriz. Sivas merkeze bağlı Herekli (Bedirli ) ile Gümüşhane Torul'a bağlı Herek köylerinin yanında Tokat'ın Erbaa ilçesinin de eski adının Herek olması onların yerleşimiyle ilgili bize bilgi vermektedir. Ayrıca Ordu ilinin Mesudiye ilçesinde Herközü köyü de bu obayla ilgilidir. Ardından Heriklileri, Nevşehir'e iskan edilen Boynu-inceli Türkmenleri arasında görüyoruz. Bunlardan durumu iyi olanlar kasabaya diğerleri ise Eyup-İli'ne (1727 yılı) yerleştirildi. Herikliler, Nevşehir merkezde 79 hane ile iskan oldular (1727-30). Ayrıca çevrede 16 köy kurdular. Bu köyler, Hacıbektaş ilçesine bağlı Karaburna, Karaburç, Kırıklı (Şahinler), Kızıklı (Yeşilli), Köşektaş, Kızılağıl, Kayaalti, Cağşak ,Kozaklı ilçesine bağlı Kalecik, Abdi, Karayanalak (Boğaziçi), Gerce, İmran (kısmen) ,Aylı (kısmen), Halaka (kısmen. yeni adı Dörtyol) Gülşehir ilçesine bağlı Karahöyük, Hacılar, Sığırlı, YUksekli köyleridir. Onlardan bir kısmının bu iskan sırasında çevre illerde de yayıldıklarını tahmin edebiliriz. Kırıkkale'nin Delice ilçesine bağlı Herikli köyünü bu dağılanlar kurmuş olmalıdır. Nevşehir'de yerleşen bu Heriklilerin buraya Sis bölgesinden göç ederek geldiklerini anlıyoruz.Bölgede yaptığımız çalışmada Herikli büyüklerinden Ali Bey, bundan 250 yıl önce Kozan'dan geldiklerini dedelerinden duyduğunu söylemişti. Diğer Herikliler de bu düşünceye katılıyorlar. Böylece Nevşehir'de iskan edilen Heriklilerin Sis'ten alınıp Boynu-İncelilere dahil edildiğini anlıyoruz. Sicillerde Kayseri yöresinde de Heriklilere rastlanmaktadır. Bunlardan bazı bölüklerin burada yerleştiği tahmin olunabilir. Nitekim Maraş tahrirlerinden Heriklilerin, Pınarbaşı'nın Gökçeköy ve kösin köylerinde yerleştikleri anlaşılıyor. Günümüzde Sarız'ın Esirlik köyünde oturan Avşarlar, Herekçioğlu adıyla anılıyor. Ayrıca Kuşçu köyünde de kısmen varlar. Bunların lakapları Kıllı'dır. Dadaloğlu bir şiirinde "Oymağın Kıllı" diyor. Boz Avşarların bir kolu Kıllı adını taşıyor. Bunların yörede genel adları ise Türkmenliler'dir. Heriklilerin doğuya da göç ettiklerini biliyoruz. Nitekim, Diyarbakır Lice'de Herak, Çermik'te Herekli, Hakkari Şemdinli'nin Herki (Meşelik) gibi köy adları onlardan kalmadır. Günümüzde Hakkari'nin Şemdinli İlçesinin büyük çoğunluğunu Herikliler (bölgede Herki deniliyor ) oluşturmaktadır. Bu Herikliler asıl nüfusun küçük bir kısmını oluşturuyor. Aşiretin büyük bir çoğunluğu sınırlarımıza yakın Irak ve İran topraklarında yaşamaktadırlar. Kuzey Iraktaki en büyük aşiretlerden biri de bu Heriklilerdir. 2.Abdulhamit tarafından Hakkari bölgesinde yaptırılan bir sayımda 4.500 hane Nesturi ile 12 hane Ermeni'ye karşın 30.500 hane Müslüman nüfüs vardı. Bu Müslüman nüfus arasında 500 hanesi Şemdinli Nahiyesinde yerleşik ,3.000 hanesi göçebe olmak üzere 3.500 hane Heriki bulunuyordu. Rus ve İngilizlerin Hakkari'deki Nesturi ve Ermenileri kullanarak iç isyan çıkarma çabalarına karşı 1890'dan sonra kurulması kararlaştırılan Hamidiye Alayları'nın 17,18,19,20,26 ve 39. Alaylarına bu Heriklilerin dahil edildiğini görüyoruz. Heriklilerin bir bölümü Mardin'in Silopi ve Cizre İlçesinde yerleşmiş (Herikan ) ve günümüze kadar varlığını korumuştur. Bu Herikliler Şeyh Sayit İsyanı (1925 ) başta olmak üzere *****huriyet Devrindeki isyanlara katılmıştır. Osmanlı belgelerinde bu cemaatin Adana, Aksaray, Aksaray, Aydın, Barçinli, Boz-Ok, Danişment-Afyon, Eyüpeli, Hacıbektaş, Halep, İzmir, Karaman, Kayseri, Keşan, Kırşehir, Konya, Kütahya, Malatya, Maraş, Mardin Musul, Nevşehir, Rumeli, Sis, Sivas, Tekfurdağı-Çirmen, Tokat, Van, Yeni-İl ve Yenişehir-Aydın bölgelerinde yerleştiği görülmektedir. ...Bu iskan siyaseti sonucu Avşarlar durmadan bölünerek küçük topluluklar halinde çok geniş coğrafya içinde yerleştirilmişler ve başka Türkmen gruplarına dahil edilmişlerdir. Bu parçalanmanın sonucu artık 16.yy son yarısında diğer boylarda görüldüğü gibi Avşarların başında eski boy beyi aileleri yok olmuş, yerlerini obaları idare eden ağa unvanlı kethüda aileleri almıştır. Bu Kethüda idaresindeki Avşarlar, zamanla çoğalıp eskiden bağlı oldukları oymak adlarını atarak kendi adlarını veriyorlardı. Böylece yeni obalar teşekkül ederken bağlı oldukları büyük Avşar oymaklarının takibi de zorlaşmaktaydı. Ayrıca Afşarlara ait bir çok yer adı da böylece silinmiştir. Bunun yanında yeni oluşan obaların adlarında bazı yer adlarına rastlanmaktadır. HERİKLİLER'e ait yerleşim yerlerinin listesi: BURSA İZNİK ÇAYÖREN HERİKLİ ADANA CEYHAN HEREKLİ HERİKLİ DİYARBAKIR LİCE HERAK HERİKLİ DİYARBAKIR ÇERMİK HEREKLİ HERİKLİ DİYARBAKIR ÇÜNGÜŞ HEREKLİ HERİKLİ GÜMÜŞHANE TORUL HEREK HERİKLİ HAKKARİ ŞEMDİNLİ AYRANLI HERİKLİ HAKKARİ ŞEMDİNLİ BEYYURDU HERİKLİ HAKKARİ ŞEMDİNLİ MEŞELİK HERİKLİ HAKKARİ ŞEMDİNLİ YAYLAPINAR HERİKLİ KIRIKKALE DELİCE HEREKLİ HERİKLİ KOCAELİ KÖRFEZ HEREKE HERİKLİ NEVŞEHİR MERKEZ İL MERKEZİ * HERİKLİ NEVŞEHİR GÜLŞEHİR HACILAR HERİKLİ NEVŞEHİR GÜLŞEHİR KARAHÜYÜK HERİKLİ NEVŞEHİR GÜLŞEHİR SIĞIRLI HERİKLİ NEVŞEHİR GÜLŞEHİR ŞAHİNLER HERİKLİ NEVŞEHİR GÜLŞEHİR YEŞİLLİ HERİKLİ NEVŞEHİR GÜLŞEHİR YÜKSEKLİ HERİKLİ NEVŞEHİR HACIBEKTAŞ KARABURÇ HERİKLİ NEVŞEHİR HACIBEKTAŞ KARABURNA HERİKLİ NEVŞEHİR HACIBEKTAŞ KAYAALTI HERİKLİ NEVŞEHİR HACIBEKTAŞ KIZILAĞIL HERİKLİ NEVŞEHİR HACIBEKTAŞ KÖŞEKTAŞ HERİKLİ NEVŞEHİR KOZAKLI İLÇE MERKEZİ * HERİKLİ NEVŞEHİR KOZAKLI ABDİ HERİKLİ NEVŞEHİR KOZAKLI AYLI * HERİKLİ NEVŞEHİR KOZAKLI BOĞAZİÇİ * HERİKLİ NEVŞEHİR KOZAKLI ÇAĞŞAK HERİKLİ NEVŞEHİR KOZAKLI DÖRTYOL * HERİKLİ NEVŞEHİR KOZAKLI GERCE HERİKLİ NEVŞEHİR KOZAKLI İMRAN * HERİKLİ NEVŞEHİR KOZAKLI KALECİK HERİKLİ NEVŞEHİR ÜRGÜP BAŞDERE HERİKLİ AZ VAR . SİVAS MERKEZ HEREKLİ HERİKLİ Açıklama: * İşaretli olanlar karışık yerleşim yerleridir Kaynak : Adnan Menderes Kaya (Avşar Türkmenleri) Aşiret, Oymak ve Topluluklar ...Adı geçen Kalecik, Karayağlak (Boğaziçi), Cağşak, Kayaaltı, Gerce, Abdi, Kızılağıl, ve Köşektaş köy halkı ; kendilerini Herikli aşiretine mensup olarak benimserler. Ancak bu köyleri oluşturan aile gruplarının (sülale) hepsinin kökenleri Herikli değildir. Heriklilik bir üst kimliktir diyebiliriz. İlk yerleşen kurucu sülalelerden ya da köylerin kuruluşuna izin veren aynı zamanda çevredeki iskanı düzenlemekle görevli Kalecik ve çevre köyleri ser muhtarı Çopuroğlu Memiş Ağa'nın Herikli olmasından dolayı"Herikli Köyleri" diye anılmıştır. Sonradan gelen aile guruplarının kökenlerini unutmaları ya da öncekilere uymaları sonucunda Heriklilik ortak bir köken olarak benimsenmiştir. Ancak, çevreye yerleşen aşiret , cemaat ya da oymakların çoğu Herikli ile akrabadır. Bu akrabalık bu köylerin kuruluşlarında, yerleşmelerde ve aynı sülaleden geldiğine inanmada etkili olmuştur. Kaynak: Osmanlı arşivlerine göre Aşiret, oymak ve cemaatler



kavkazlimisin neysen oku - ben nevsehir gulsehir yuksekli koyu dogumlu bayram yucel- herekli asiretindeniz -atalarim orta asyadan gelmistir-

Turklerin altindan cok kari kiz gecmistir

sen once milletinin adini de ve birak benim Turkcemle konusmayi -:evil:

deyrambel
01-11-2008, 10:38 AM
bu da koyumuzun site adresi--


http://www.yukseklikoyu.net/

ulugbekTR
01-11-2008, 11:03 AM
bu da koyumuzun site adresi--


http://www.yukseklikoyu.net/
olmaz saymayız saymamız icin wiki olması gerek.
ekle wikiye koyunu
sizin kucuk yegen felan vardır o soy şablonları gbi şablonları onlar iyi cızar onlara cızdır onuda ekle sonrada buraya link ver.
degilse biz onu belge olarak kabul etmeyiz. :D:D:D:D