PDA

View Full Version : Darbe günlüklerini Özden'in oğlu sızdırdı


chepny
07-17-2008, 08:27 AM
'Darbe günlüklerini Özden'in oğlu sızdırdı'

http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/170720081100469135157_2.jpg
'Darbe günlükleri'ni Özden Örnek'in oğlu Burak Örnek'in baba evinde yapılan sohbetleri bilgisayarda günlük şekline getirip sızdırdığını ileri sürüldü.

Fatih Altaylı 'Darbe günlükleri'ni bizzat Özden Örnek'in oğlu Burak Örnek'in baba evinde yapılan sohbetleri bilgisayarda günlük şekline getirdikten sonra bunları sızdırdığını yazdı
İşte o yazı...


Bir kaç gün önce önemli, yüksek rütbeli bir komutan ziyaretime geldi. Kendisi adına çok önemli bilgileri bana ulaştıracak bir başka yüksek rütbeli askerle görüşüp görüşemeyeceğimi sordu. “Görüşürüm” dedim.
“Vereceği bilgiler önemlidir. Dikkate almanızı tavsiye ederim” dedi.
Daha sonra söz konusu kişiyle buluştuk.
O da hayli önemli bir isimdi.
İlginç olaylar anlattı. Anlatılanların bir bölümü Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek’le ilgiliydi.
Naklediyorum.
“Özden Örnek Paşa, oramiralliğe yükseleceği zaman İlhami Erdil karşı çıkmıştı. Özden Örnek bunu unutmadı. Komutan olunca bunun acısını İlhami Erdil’i özel harcamaları nedeniyle hakim karşısına çıkartarak çıkardı. Her şey öyle başladı” dedi.
Alakayı anlamamıştım.
“Bu bir ilkti. İlk kez bir kuvvet komutanı hapse böyle girdi. Sihir bozuldu. Hem de bir büyük askeri yolsuzluktan falan değil, ailenin harcamalarından hapse girdi”
Devam etti.
“Özden Örnek’in çocukları ile ilgili yazdıklarınız var ya, çok önemli bir noktaya bilerek veya bilmeyerek bastınız. Gerçekten bazen çocuklar büyük sıkıntı yaratıyor” dedi. ve sözü Burak Örnek’e getirdi.
“Burak Örnek iş hayatına rahmetli Güven Erkaya sayesinde başladı. Erkaya, Burak Örnek’i Doğuş Grubunda işe sokmuştu. Galiba o zaman Doğuş’un olan Makro’ları yönetiyordu. Sonra Doğuş grubundan kovuldu. Sonra garip işlere girdi.”
“Nasıl garip işler” diye sordum.
“Ankara’da silah işi yapanlarla, askeri ihalelere girenlerle diyalog kurdu. Yalçın ailesiyle görüşüyordu. Sonra Ankara’da silah taciri Mehmet Durmaz’ın yanına girdi. Ortak oldukları söylendi ama kesinlik kazanmadı. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın GENESİS projesi için uğraşıyorlardı.”
“Nedir bu Genesis projesi”
“Gemi sevk ve idaresiyle ilgili bir proje”
“Sonra”
“Sonra Çalık Grubu Burak Örnek’e iş teklif etti. O sırada babası da Deniz Kuvvetleri Komutanı olmuştu”
“İş teklifi Çalık’tan mı geldi”
“Bildiğimiz kadarıyla öyle. Yine bildiğimiz kadarıyla çok önemli bir siyasetçinin tavsiyesiyle olmuş.”
“Bu anlattıklarınızın Özden Örnek’in günlükleriyle ne alakası var”
“Oraya geliyorum. Şu kadarını söyleyeyim. Özden Örnek hayatında bir gün bile günlük tutmadı”
“Allah Allah. O yayınlananlar nereden çıktı”
“Bakın aslında eski komutanımız Hilmi Özkök’ün sözleri çok önemli”
“Hangi sözleri?”
“Günlükler var da diyemem, yok da diyemem dedi ya. İşte anahtar orada”
“Ben yine anlamadım kusura bakmayın”
“Bakın günlük tutmak bir alışkanlıktır. Günlük tutanlar sürekli tutarlar. Bir süre tutup bırakmazlar. Özden Örnek Paşa’nın günlükleri diye yayınlananlar sadece belirli, kısa sayılabilecek bir dönemi kapsıyor. Çünkü bunlar günlük değil”
“Ne o zaman”
“Acele etmeyin anlatacağım”
“Çankaya Köşkü’nü bilir misiniz?”
“Bilirim.”
“Peki arka bahçesindeki komutan villalarını”
“Hayır. Hiç görmedim”
“Köşk'ün arkasında komutanların villa şeklinde, müstakil lojmanları vardır. Her şey orada başladı. Özden Örnek Paşa birgün komutanları lojmanına davet etti. İlk konuşmalar orada yapıldı”
“Darbe konuşmaları mı?”
“Darbe demeyelim. Bu hükümetten, AKP hükümetinden nasıl kurtulabiliriz konuşmaları”
“Darbe heveslileri de var gibi duruyor günlüklerde”
“Onlardan her zaman vardır. Her rütbede vardır. Kurumsal olarak TSK’nin tavrı önemlidir. Lafı dağıtmayalım. Her şey evde yapılan bu toplantıyla başlıyor. Sonra Gölbaşı toplantıları var.Oralarda çok şeyler konuşuldu.”
“Dönemin Genelkurmay Başkanı’nın bu toplantılardan haberi var mıydı?”
“Resmen yoktu. Mutlaka bazı şeyler kulağına gidiyordu ama bu konuların da bir şekilde açıldığı resmi toplantılar dışında, gayrıresmi hiç bir toplantıya Hilmi Özkök katılmadı. Çağrılmadı zaten. O sohbetlerde yer almadı. ”
“Günlüklere dönersek”
“Dediğim gibi ortada günlük falan yok. Ancak Özden Örnek bu toplantıları kaydetmiş.”
“Nasıl kaydetmiş!”
“Basbayağı kaydetmiş. Ses kaydı yapmış. Sonra bunları evinde bilgisayara aktarmış. Konuşmalar canlı canlı, herkesin sesinden bantlarda mevcut”
“Hangi amaçla”
“Bilmiyoruz. Tedbiren olabilir. Başka nedenle olabilir. Bunlar Özden Örnek’in bilgisayarındaydı. Özden Örnek, her toplantı sonrası bunları bilgisayarına aktarıyormuş. Bu kayıtların varlığı kadar önemli olan bunların nasıl ortalığa döküldüğüdür”
“Nasıl döküldü?”
“Ben size sorayım. Özden Örnek’in evine polis baskını yapıldı mı?”
“Hayır”
“Evine hırsız girdiği yolunda bir bilgi, bir rapor var mı?”
“Hayır”
“Peki Özden Örnek kendisini de sıkıntıya sokacak bu bilgileri sızdırır mı?”
“Hayır”
“İşte işin özü burada. Bir adamın bilgisayarına kim ulaşabilir? Elbette ki, en yakınları.”
“Yani”
“Yanisi şu. Özden Örnek’in bilgisayarındaki bu bilgiler, belki de biraz üzerinde oynanmış olarak AKP’ye yakın birilerine, Özden Örnek’e yakın birileri tarafından sızdırılmış olabilir.”
“Burak Örnek mi?”
“Burak Örnek’in ilişkilerini takibe almak lazım. Pazar günleri hangi NATO müteahidiyle buluşuyor. Kimlerle arkadaşlık ediyor. Kimlerle takılıyor. Kimlerle çalışıyor. Babası emekli olduktan sonra çalıştığı şirketten ayrılmak üzereydi. Sonra birdenbire darbe günlükleri ortaya çıktı.”
“Bu ne demek?”
“Ne demekse o demek. Ha bununla ilgili bir şey daha ekleyeyim. Burak Örnek’in nişanına bir bakmak lazım. Aile arasında bir nişandı. 25 kişi davetliydi ve aileden 25 kişi arasında bir de işadamı vardı. Herhalde bu nişanın kayıtları vardır. Bakın bakalım neler göreceksiniz”

>>> (http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Darbe_gunluklerini_Ozdenin_og lu_sizdirdi_189536_1&tarih=17.07.2008&Newsid=189536&Categoryid=1)

Şehbir
07-18-2008, 05:53 AM
'Darbe günlüklerini Özden'in oğlu sızdırdı'

http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/170720081100469135157_2.jpg
'Darbe günlükleri'ni Özden Örnek'in oğlu Burak Örnek'in baba evinde yapılan sohbetleri bilgisayarda günlük şekline getirip sızdırdığını ileri sürüldü.



YAZIYI İNTERNETTE OKUYUNCA HİÇ ŞAŞIRMADIM. DAHA İLK GÜNDEN BAZI SORU İŞARETLERİ OLUŞTU KAMUOYUNDA.

HERKES İÇERDE AMA GÜNLÜKLERİN SAHİBİNİN İFADESİ DAHİ ALINMAMIŞ.

DİYORUM YA ''BEN BUNLARI BİR YERLERDEN TANIYORUM''.

Şehbir
07-18-2008, 06:01 AM
YAZIYI İNTERNETTE OKUYUNCA HİÇ ŞAŞIRMADIM. DAHA İLK GÜNDEN BAZI SORU İŞARETLERİ OLUŞTU KAMUOYUNDA.

HERKES İÇERDE AMA GÜNLÜKLERİN SAHİBİNİN İFADESİ DAHİ ALINMAMIŞ.

DİYORUM YA ''BEN BUNLARI BİR YERLERDEN TANIYORUM''.


NEDEN BİLMİYORUM AMA SON GÜNLERDE ÜLKÜCÜ KESİMİDE HEDEFLERİ HALİNE GETİRDİLER.

İLK SABAH GAZETESİ BAŞLADI.

ŞİMDİ DE BAKIN MİLLİ EĞİTİM BAKANIMIZ (BAKANIMIYAMIZ) NE DEMİŞ:


http://img374.imageshack.us/img374/2921/61445731pl3.jpg (http://imageshack.us)


"Türkiye'de en büyük tehditlerden biri gençliği milliyetçiliğe iten zihniyet"

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ''Türkiye'deki en büyük tehditlerden birisinin, liselerden başlamak üzere gençliği şoven bir milliyetçiliğe doğru iten zihniyet olduğunu'' ifade ederek, ''(Ben AB'ye karşıyım, ben ABD'ye karşıyım, ben buna karşıyım, ben şuna karşıyım) diyen bir gençlik, ama küreselleşmenin farkında olmayan bir gençlik. Türkiye'yi içe kapanmaya teşvik edenler, gençliğe maalesef bunu pompalıyorlar'' dedi.

Çelik, Kolej Mezunları Derneğinin TOBB ETÜ'de düzenlediği ''Türkiye'de ve Dünyada Geçmişten Geleceğe Küreselleşme ve Bu Süreçte Gençliğin Yeri ve Anlamı'' konulu foruma katıldı.

Bakan Çelik burada yaptığı konuşmada, sivil toplumun, insanların ''ben de varım'' demesi olduğunu ifade etti.
''Küreselleşmenin, globalleşme olarak gündeme geldiğini'' belirten Çelik, ''kitle iletişim araçları sayesinde dünya bir köy haline geldi'' dedi.
''Küreselleşme ile emperyalizmin özdeş olarak ifade edilen kavramlar olduğunu'' anlatan Çelik, ''Haklının kuvvetli olduğu bir dünya yok. Askeri olarak, ekonomik olarak kuvvetli değilseniz, siz haklı değilsiniz. Ayakta durmak istiyorsanız, güçlü olmak zorundasınız'' diye konuştu.
Küreselleşmenin görmezlikten gelinemeyeceğini vurgulayan Çelik, küresel aktörlerin başında uluslararası firmaların geldiğini söyledi.
''Türkiye'deki en büyük tehditlerden birisinin liselerden başlamak üzere gençliği şoven bir milliyetçiliğe doğru iten zihniyet'' olduğunu kaydeden Çelik, ''(Ben AB'ye karşıyım, ben ABD'ye karşıyım, ben buna karşıyım, ben şuna karşıyım) diyen bir gençlik, ama küreselleşmenin farkında olmayan bir gençlik. Türkiye'yi içe kapanmaya teşvik edenler, gençliğe maalesef bunu pompalıyorlar'' dedi.
Türkiye'nin ''bir yol ayrımında'' olduğunu ifade eden Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Biz ya ulusalcı fukaralık ve içe kapanmayı tercih edeceğiz ya da ulusal zenginliğin ve açılımın yanında olacağız. Türkiye'yi kendi içinde hapsetmeye çalışırsak, Türkiye eski demir perde ülkeleri gibi kendi içine kapanır ve Türkiye'ye yazık olur. Burada esas dinamik unsur, Türkiye'yi geleceğe hazırlayacak olan gençlerdir. Gençler bunun farkında olmak zorundadır.''
Hukukun üstünlüğünün, demokrasinin ve piyasa ekonomisinin yükselen değerler arasında olduğunu belirten Çelik, bu değerleri çok iyi anlamak ve ona göre hareket etmenin önemine dikkati çekti.

''Yozlaşmadan uzlaşmayı öğrenmenin'' önemini belirten Çelik, yozlaşmadan medeni dünyayla uzlaşılması gerektiğini söyledi.
Genç nüfusun Türkiye için büyük avantaj olduğunu ifade eden Çelik, ''Gençlik dünyayı çok iyi anlayacak, antenleri dünyaya açık olacak'' dedi.

mustafa06
07-19-2008, 12:45 PM
Bugun haber turkte fatih altaylıyı izleedim . bu konu gündeme geldiğinde cok iddialı konuştu ve bilgisayarda tutulmuş günlük değil kayıtlar vardı. dedi ve verdiği haberin arkasında olduğunu söyledi.

Eğer iddialar doğru ise buradan,
Gunlukleri gercekten pasha yazmamış olabilir ama bilgiler doğrudur. sonucu cıkartılabilir.