PDA

View Full Version : Ak Partinin Kapatılmamasınhın yankıları...


hsr_1979
08-03-2008, 06:10 AM
Re: ak parti kapatılabilirmi...?
Quote:
Neden 4 üyenin oyu dikkate alındı?
Anayasa Mahkemesi, AKP’nin Hazine yardımından 1/2 oranında yoksun bırakılmasına kararını Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “oyların toplanması” başlıklı 229. maddesindeki üçüncü fıkrayı dikkate aldı. Üçüncü fıkra, “Oylar dağılırsa sanığın (davalı parti) en çok aleyhine olan olan oy, çoğunluk meydana gelinceye kadar kendisine daha yakın olan oya eklenir” hükmünü içeriyor. Anayasa’da 2001 yılında yapılan değişiklikle kapatma kararı verilmesi için en az nitelikli çoğunluk olan 7 üyenin oyu aranıyor. 6 üyenin oyu “kapatma kararı” için yeterli olmadığından, bu oylar 4 üyenin oyuna eklenmiş sayıldı.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ha...y.php?hit=8543 (http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=8543)
Sorum şu:
En çok aleyhine olan oy 6 oy ile kapatılması yönünde idi, bu durumda dört oyun 6 oya eklenmesi gerekmezmiydi? Nitelikli çoğunlukta bu ekleme ile sağlanıyor.

Şimdi 5 hazine yardımı kesilsin, 4 kapatılsın, 2 kapatılmasın çıksaydı
5+2 ile hazine yardımı kesilirdi
__________________
http://forum.arbuz.com/showthread.php?t=45062&page=15 Mesaj 212de demişim.

Sabih Kanadoğluda aynı noktaya dikkat çekmiş. Aldığımız Hukuk dersinin özünü anlamışım demekki. :)










"Oylamadaki toplama hatalı" 03 Ağustos 2008 13:31 http://www.etikhaber.com/images/stories/kisiler/sabihkanadoglu1.jpgKanadoğlu, yüksek mahkemenin kararının hukuken sakat olduğunu belirtti.
Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin AKP davasında yaptığı oylamanın anayasanın 69. maddesi ile Ceza Muhakemeleri Yasası’nın 229. maddesine aykırı olduğunu söyledi. Oylamanın 3 ayrı aşamada yapılması gerektiğini ifade eden Kanadoğlu, kapatma yönünde oy kullanan 6 üyenin oyunun, en hafif cezayı isteyenlerin oyuna eklenmesinin kararı “hukuken sakatladığını” belirtti.

Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla ilgili olarak Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada önemli tespitlerde bulundu. “Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karar hukuken sakat bir karardır” diyen Kanadoğlu, mahkemenin yaptığı oylamanın anayasanın 69. maddesinin 6. fıkrası ve Ceza Muhakemesi Yasası’nın 229. maddesinin 2. ve 3. fıkralarına aykırı yapıldığını söyledi. Mahkeme Başkanı Haşim Kılı’ın açıklamalarına göre, tek oylama yapıldığının anlaşıldığını ifade eden Kanadoğlu, bu oylamada 6 üyenin temelli kapatma, 4 üyenin Hazine yardımının yarısından mahrum bırakma yaptırımının uygulanması, başkanın da red oyu kullandığını anımsattı.

Anayasanın 69. maddesinin 6. fıkrasına göre ilk oylamanın davalı partinin laiklik karşıtı eylemlerin odağı olup olmadığı konusunda yapılması gerektiğini belirten Sabih Kanadoğlu, bu oylamanın sonucunun “evet” olması durumunda ikinci aşamaya geçilmesi ve eylemlerin ağırlığı-hafifliği yönünden uygulama yapılabilmesi için oy kullanılması gerektiğine işaret etti.

‘Tek oylamayla yetinildi’

Bu oylamaya Ceza Muhakemeleri Yasası’nın 229. maddesinin 2. fıkrası uyarınca red oyu veren üyenin de katılmasının zorunlu olduğuna değinen Kanadoğlu, şöyle devam etti: “Buradan çıkacak sonuçta eğer, kapatma yönünde kullanılan oy miktarı nitelikli çoğunluğa yani 7 rakamına ulaşmadı ise, o takdirde devlet yardımından tamamen ya da kısmen mahrum bırakma yaptırımının kabul edildiği sonucuna göre, 3. aşamaya geçilip yine 11 üyenin katılımıyla bu yaptırımın 1/2’den aşağı olmamak üzere, oylanması zorunluydu. Bu üç aşama oylamanın tek oylama ile yetinilip dikkate alınmaması, yapılan oylamayı hukuken sakat hale getirmiştir.”

Anayasa Mahkemesi kararlarının kesin olduğunu ve bu kararlara karşı olağan ya da olağanüstü yasa yollarına gidilemeyeceğini belirten Kanadoğlu, “Bu durumda, hukuken sakat olmasına rağmen, uygulanması gerekli bir Anayasa Mahkemesi kararı mevcuttur ve bu karar hukuki sakatlığı ile birlikte hukuk tarihindeki yerini almıştır” dedi. Mahkeme üyelerinden 6’sının en ağır yaptırım olan “temelli kapatma” yönünde oy kullandığının altını çizen Kanadoğlu, şunları kaydetti:

“Bu altı kişinin Hazine yardımından tamamen ya da kısmen mahrum bırakma yaptırımı için yapılacak oylamada en hafif yaptırımın uygulanması yönünde oy kullanacaklarını düşünmenin yeri yoktur. Ceza Muhakemeleri Yasası’nın 229. maddesinin 3. fıkrasındaki toplama ancak bundan sonra gündeme gelebilirdi. Şimdi yapılan iş, en ağır yaptırım isteyenlerin, en hafif yaptırım isteyenlere eklenmesi suretiyle davalı partinin muhtemel geri iade etmesi gereken Hazine yardımının daha az tahakkuk etmesini sağlamış olmaktadır.”

Cumhuriyet

Şehbir
08-03-2008, 06:21 AM
Re: ak parti kapatılabilirmi...?
Quote:
Neden 4 üyenin oyu dikkate alındı?
Anayasa Mahkemesi, AKP’nin Hazine yardımından 1/2 oranında yoksun bırakılmasına kararını Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ”oyların toplanması” başlıklı 229. maddesindeki üçüncü fıkrayı dikkate aldı. Üçüncü fıkra, ”Oylar dağılırsa sanığın (davalı parti) en çok aleyhine olan olan oy, çoğunluk meydana gelinceye kadar kendisine daha yakın olan oya eklenir” hükmünü içeriyor. Anayasa’da 2001 yılında yapılan değişiklikle kapatma kararı verilmesi için en az nitelikli çoğunluk olan 7 üyenin oyu aranıyor. 6 üyenin oyu ”kapatma kararı” için yeterli olmadığından, bu oylar 4 üyenin oyuna eklenmiş sayıldı.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/ha...y.php?hit=8543 (http://www.yenicaggazetesi.com.tr/haberdetay.php?hit=8543)
Sorum şu:
En çok aleyhine olan oy 6 oy ile kapatılması yönünde idi, bu durumda dört oyun 6 oya eklenmesi gerekmezmiydi? Nitelikli çoğunlukta bu ekleme ile sağlanıyor.

Şimdi 5 hazine yardımı kesilsin, 4 kapatılsın, 2 kapatılmasın çıksaydı
5+2 ile hazine yardımı kesilirdi.

OKTAY EKŞİ'NİN BİR YORUMU VARDI BU KONUDA. BULUP ASIYORUM ŞİMDİ.


EKLENDİ..


Oktay EKŞİ

Kimin kararı?

http://img440.imageshack.us/img440/6701/53605173fi2.gif (http://imageshack.us)

ANAYASA Mahkemesi'nin Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hakkında verdiği kararı yorumlayan AKP ileri gelenlerinin -özellikle de Dengir Mir Mehmet Fırat'ın- sözlerini okuyunca aklımıza meşhur Psikiyatri Profesörü Mazhar Osman Uzman'ın bir hikáyesi geldi. Önce Sayın Fırat'ın sözlerini aktaralım:

Bu zata ve bazı arkadaşlarına göre "AKP anti laik eylemlerin odağı değil"miş. Dahası AKP, "Cumhuriyetin temel ilkelerini savunan" bir partiymiş.

Hoş bizzat Başbakan Tayyip Erdoğan da partisinin "Hiçbir zaman laikliğe karşı eylemlerin odağı olmadığını" ilan etmedi mi?

Mazhar Osman'a bir gün bir arkadaşı, "Yahu Hocam" demiş, "bir dostum var. Geçenlerde senden laf açılınca bana, 'Git söyle o Mazhar Osman'a! O delinin tekidir' dedi" demiş.

Mazhar Osman arkadaşına:

"Bak" demiş, "o dostuna benim selamımı söyle. Onun bana 'deli' demesinde sakınca yok. Ama ben ona 'deli' dersem anlar kimin 'deli' olduğunu."

* * *

Konunun kendisine gelince... Anayasa Mahkemesi kararını verdi ama doğrusunu isterseniz kararın kafa karıştıran tarafları henüz aydınlanmadı.

Hatta kararın sadece içeriği değil, kamuoyuna sunum şekli de hayli tuhaf idi.

Sunum şekli bir mahkeme kararını tefhim etme (taraflara sözle bildirme) değil, kamuoyuna sözle bilgi verme türünden idi. Ortada Yüksek Mahkeme tarafından alınmış ve altı imzalanmış bir "karar sonuç metni" yoktu. Olsaydı Başkan Haşim Kılıç onu önce okur sonra da basına dağıtırdı.

Demek ki kamuoyuna yarın öyle miydi, böyle miydi denecek bir karar sunulmuş oldu. Nitekim Kılıç'ın açıklamasında "AKP'ye yapılan Hazine Yardımı'nın yarısının geri alınmasından" söz edildi.

Ama "Hazine yardımının ne kadarının geri alınmasına karar verildiği" kimse tarafından açıklanmadı. Kılıç da bir şey söylemedi.

Buna rağmen Başkan Kılıç'ın 30 Temmuz günü basına yaptığı açıklamanın metnini Anayasa Mahkemesi'nin resmi web sitesinde aradık. Oraya koymamışlar. Bu yüzden "Acaba biz mi yanılıyoruz?" sorusunu da yanıtlayamadık. Ama kimler ne zaman ve nasıl tayin ettiyse, "AKP'den 22 milyon 800 bin YTL'nin geri istendiği" gazetelerde yazıldı.

"Hazine Yardımı"nın ne kadarının kesileceğine ilişkin resmen bir bildirim olmadığı halde birileri Siyasi Partiler Yasası'nın 101'nci maddesinin "c" fıkrasına eklenen bir fıkranın bu miktarı belirleme olanağı verdiğini ileri sürüyor. Oysa o fıkradaki bazı ibareler Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği için fıkranın metninde aynen şöyle deniyor:

"Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkranın (a) ve (b) bentlerinde sayılan hallerde temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasi partinin almakta olduğu son yıllık devlet yardımı miktarının (...) (...) kısmen veya tamamen yoksun bırakılmasına, yardımın tamamı ödenmişse aynı miktarın Hazine'ye iadesine karar verebilir."

Gördüğünüz gibi ne burada bir ölçü var ne de ortada bilinen bir karar var. Ama belirgin bir labulalilik (ciddiyetsizlik) var!