PDA

View Full Version : Bu, utanç ve ibret belgesi


Mgas
08-16-2008, 07:40 AM
Tüm Gündem Haberlerini Okumak İçin (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/) http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/spacer.gif http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/spacer.gif http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/spacer.gif http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/hDetay_icon_back.gif Önceki Haber (http://proje.hurriyet.com.tr/NextBackNews/GetNextBackNews.aspx?d=9674258&s=0) http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/spacer.gif Sonraki Haber (http://proje.hurriyet.com.tr/NextBackNews/GetNextBackNews.aspx?d=9674258&s=1) http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/hDetay_icon_next.gif
Bu, utanç ve ibret belgesi

16 Ağustos 2008


http://www.hurriyet.com.tr/_np/4121/6194121.jpg CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’yle ilgili suçlamalarını dün de, Silivri’deki araziye ilişkin satış vaadi anlaşması ile noter huzurunda düzenlenmiş üç senedin fotokopisini dağıtarak sürdürdü.

Kılıçdaroğlu, dün bu konuyla ilgili TBMM (http://www.hurriyet.com.tr/index/TBMM/)’de düzenlediği üçüncü basın toplantısında, özetle şunları söyledi:

İşte işin gerçeği rüşvetin açık belgesi

’Dişli 30 saat sonra yaptığı açıklamasında, ’Bu belge daha önce ortağı olduğum Akademi Ofset A.Ş.’nin bir bankadan kredi kullanabilmesi için bankaya teminat olarak bloke ettirdiğim birikimlerim nedeniyle doğabilecek muhtemel risklere karşı imzalanmış bir protokoldür’ demişti. Bu açıklama, Dişli’nin, bu şirkete yardım etmek için, 1 milyon dolarını bankaya bloke ettirerek, eski ortağına kredi çıkmasını sağladığı anlamına geliyor.

Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre Şaban Dişli hiçbir dönem Akademi Ofset’in ortakları arasında yer almıyor. Elimdeki, Silivri 2. Bölge Tapu Sicil Müdürü huzurunda düzenlenen 3 adet resmi senet Akademi Ofset’in bankadan kredi için, söz konusu 3 arsanın Denizbank’a ipotek edildiğinin belgeleri. Bu belgeler toplam 2.2 milyon dolar kredi için, 7 milyon 700 bin YTL teminat gösterildiğini ortaya koyuyor.

7.7 milyon YTL, Ağustos 2006 dolar kuruna göre 5 milyon 500 bin dolara denk geliyor. Yani banka verdiği kredinin karşılığında iki katından fazla teminat almış. Bu belgeler Şaban Dişli’nin imzaladığı protokolün açıkça bir rüşvet belgesi olduğunu ortaya koyuyor.

Halka gelince din iman kendilerine han hamam

Bu belge, halka gelince ’din iman’, kendilerine gelince ’han hamam’ söyleminin belgesi. Yani bir ibret belgesi. Bir utanç belgesi.

Elimdeki 19 Eylül 2006 tarihli Silivri 1 Nolu Noterliği’nce düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi Anlaşması belgesinde de, satıcı Mehmet Karasu, alıcı Tesco Kipa. Bu sözleşme, henüz satın alınmayan bir arsanın imar durumunun nasıl değiştirileceğine dair hükümler içeriyor. Arsada hipermarket inşa edilmesine olanak verileceği, E-5 Karayolu üzerinden her iki yönde giriş ve çıkışın sağlanacağı, yola ait giriş-çıkış bağlantı izninin Silivri Belediyesi ve karayollarından alınacağı, bu yolun 1/5000 ve 1/1500 ölçekli imar planlarına işleneceği taahhüt ediliyor. Satıcı Karasu, kendinden o kadar emin ki, imar değişikliği ile ilgili sözleşmedeki hükümler yerine getirilmezse Tesco’ya 750 bin dolar ceza ödemeyi bile taahhüt ediyor. Çünkü, Karasu, arkasında ’Dişli bir iş takipçisi’ olduğundan emin.

Çağrı

Erdoğan kafasını koparsın istemeyiz ama dokunulmazlığını kaldırsın

CHP (http://www.hurriyet.com.tr/index/CHP/) Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, düzenlediği basın toplantısında Adalet ve Kalkınma Partisi Genel http://www.hurriyet.com.tr/_np/4122/6194122.jpgBaşkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan (http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/)’a da "dokunulmazlıkları kaldır" çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu, çağrısında şunları söyledi: "Bütün bu belgeler, 1 milyon dolarlık rüşvetin birer kanıtı. Sayın Başbakan 18 Şubat 2005’te ’Eğer kendi atadığımız adam bu yolsuzluğu yapıyorsa; kusura bakmasınlar onun da kafasını koparırız. Milletvekili arkadaşlarımız varsa, yolumuzu ayırırız. Varsa belge getirirsiniz, biz arkasını kovalarız’ demişti. Sayın Başbakan 1 haftadır, Genel Başkan Yardımcınız ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’nin rüşvet belgesini ortaya koyuyoruz. Sizden kimsenin kafasının koparılmasını istemiyoruz. Hukuku çalıştırın, Şaban Dişli’nin dokunulmazlığını kaldıracağınızı kamuoyuna açıklayın. Sayın Başbakan, size - suçu paylaşmak anlamında- ’Sükût ikrardan gelir’ atasözümüzü de hatırlatıyorum."

Soru

11 trilyonluk rant İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/)’a hizmet midir?

Kılıçdaroğlu, İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/) Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a da değinerek şunları söyledi: "Bu olayda en son http://www.hurriyet.com.tr/_np/4123/6194123.jpgkonuşması gereken kişi, İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/) Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş. Çünkü, çağdaş demokrasilerde ve saydam toplumlarda 48 saatte birilerine 11 trilyonluk rant sağlayan kişi, utanır ve istifa eder. Birilerinin arkasına saklanmaz. Ben Topbaş’a şu soruyu sormuştum: Bir arsanın imar değişikliği ile 48 saat içinde 11 trilyonluk bir rantı bir grup gözü doymaz işadamına ikram etmeyi İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/)’a hizmet olarak mı düşünüyorsunuz? Bu sorunun yanıtı hala verilmedi. Topbaş’ın yanıtını açık ve net bir şekilde bekliyorum ve kendisine bir soru daha soruyorum: İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/) Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu Başkan Vekili Metin Karakaş. Bu kişi her ne hikmetse aynı zamanda Silivri Belediye Başkan Yardımcısı. Topbaş bir kamu hizmeti yapacaksa, bu kişinin mal varlığını kamuoyuna açıklamalı. Arzu ederse, Silivri’deki yurttaşlarla da görüşebilir.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9674258.asp?m=1

Muhaletef arada bir böyle güzel işlerde yapabiliyprmuş

chepny
08-16-2008, 07:55 AM
Bunlar bunu hep yapıyor ama bu sefer kötü enselendiler :lol:

Mgas
08-16-2008, 07:57 AM
Bunlar bunu hep yapıyor ama bu sefer kötü enselendiler

Kimin tınında? Rüşvet davasına düşen onca hükümeti anımsıyorum gavurlardan...özenmemek elde değil.

chepny
08-16-2008, 08:09 AM
Kimin tınında? Rüşvet davasına düşen onca hükümeti anımsıyorum gavurlardan...özenmemek elde değil.
Gavurlar demokrasiden ne anlar? Bizden biraz demokrasi dersi alsınlar. :lol:

Eğer tayyip yolsuzluk yapan AKP'lilerin kafasını koparsa, Tayyip dahil AQP'de omuz üstünde baş kalmaz :lol:

Şehbir
08-16-2008, 08:09 AM
Kimin tınında? Rüşvet davasına düşen onca hükümeti anımsıyorum gavurlardan...özenmemek elde değil.


http://forum.arbuz.com/showpost.php?p=1043878&postcount=80

http://forum.arbuz.com/showpost.php?p=1043876&postcount=79

mustafa06
08-17-2008, 03:51 PM
chp ilk kez kedi olalı bir fare yakalamışa benziyor.
Dün dişlinin basın toplantısını izledim. Acıklamaları pek tatmin edici değildi.
chp nin geçmişteki bazı iddiaları pek tutarlı değildi. bu konu farklıya benziyo.
bekleyelim görelim akp ne yapacak?

Redd-i İlhak
08-17-2008, 04:45 PM
Bu insanlar dindar insanlar,asla haram a el uzatmazlar :lol:

Bilge_Kagan
08-17-2008, 05:01 PM
AKP'liler bugun cevap verdiler bu mevzuya, ATV'nin yazdigina gore "belgelerle". Televizyon izlemedigim icin durup da bakmadim ne diyorlar diye.

mustafa06
08-17-2008, 05:08 PM
Bu insanlar dindar insanlar,asla haram a el uzatmazlar :lol:

Laf mı yani konuştuğun,
Bu işin din ile dindarlık ile ne alakası var.
eğer iddialar doğru ise zaten dine inanan birisi olsa o işlere kalkışmaz. Kimbilir belkide adam namaz bile kılmıyordur.
Varsa bir yolsuzluk yapan hangi partide olursa olsun adı bellidir.
dindar gözüküp malı götüren ile dinsizin malı götürmesine farklı bakılmıyor ikisine kibar tabir ile hortumcu diyorlar.

Şehbir
08-17-2008, 05:10 PM
Laf mı yani konuştuğun,
Bu işin din ile dindarlık ile ne alakası var.
eğer iddialar doğru ise zaten dine inanan birisi olsa o işlere kalkışmaz. Kimbilir belkide adam namaz bile kılmıyordur.
Varsa bir yolsuzluk yapan hangi partide olursa olsun adı bellidir.
dindar gözüküp malı götüren ile dinsizin malı götürmesine farklı bakılmıyor ikisine kibar tabir ile hortumcu diyorlar.

AYNEN KATILIYORUM HOCAM.

AMA BU İNSANLAR O KİMLİKLE TANINIYORLAR..

Bilge_Kagan
08-17-2008, 05:18 PM
Inanclarinda samimi olsalar bunu propaganda malzemesi olarak kullanmazlardi ( gozumun onunde hala o partice otelin salonunda cemaat halinde namaz kilislari, kameralar karsisinda ).

Peygamber vaktinden aktarilan bir olaya gore, Hz. Muhammed camiye giriyor, bunu goren camideki bir genc Hz. Muhammed'in gozune girip takdirini kazanmak icin hemen namaz kilmaya basliyor. Hz. Muhammed namazin bitmesini bekleyip genci yanina cagiriyor ve "git bu namazi tekrar kil, zira sen ibadetini Allah icin yapmadin" kavlinden bir takim laflar soyluyor. Gercekligi nedir bilmem ama bu AKP'li elemanlar icin gayet hos bir karsi ornek.

mustafa06
08-17-2008, 05:29 PM
AYNEN KATILIYORUM HOCAM.

AMA BU İNSANLAR O KİMLİKLE TANINIYORLAR..

O partide her türlü insan var,
liderinin ve ilk kurucularının refah kökenli olmaları nedeni ile böyle bir kimliği biz yakıştırıyoruz.
Daha sonrada dönüp yakıştırdığımız şeyi kullanıyoruz. akpliler dindar da diğerleri dinsiz değil ki,
gözönünde dahi alevi yazarından, sosyal demokrat profesöre, chp eski genel sekreterine kadar ceşitli insanlar var. birde tanımadığımız bilmediğimiz insanlar var belkide başka dine mensup olanlar bile cıkabilir. bilmiyoruz ki.
Bunların hepsi bir yana gercekten dindar gözüküp bu işlere meyilli insanlar cıkamaz mı?
akp de diğer partiler gibi bu toplumun insanlarından oluşan bir parti.
Oran olarak biraz az veya biraz fazla ama toplumun gerceklerinin yansımalarını her partide görebiliriz, buna akp de dahildir. Eğer toplumda yolsuzluk yapılması anormal yaygınsa akp de hiç görmemek olağanüstü bir şey olurdu.
dini karıştırmadan hırsıza hırsız, soysuza soysuz demek daha doğru yaklaşım olsa gerek.
önemli olan bu iddiaların sonucun ne olacagıdır. dişli yakın gelecekte tutarlı bir savunma ortaya koyamazsa bundan sonra akp nin ne yapacağıdır. sahip mi cıkacak, yoksa harcayacak mı?


Bilge Kagan,
Inanclarinda samimi olsalar bunu propaganda malzemesi olarak kullanmazlardi ( gozumun onunde hala o partice otelin salonunda cemaat halinde namaz kilislari, kameralar karsisinda ).


Ne güzel bir şey söylediniz .
Bahsettiğiniz Dindar olmakmıdır? yoksa başka bir şeymidir?
Eğer dindarlık değilse, hırsıza dindarlığı yakıştırmamak gerekir. Ben bunu anlatmaya calışıyorum.
dini onlar kullanıyor diyoruz tamam . bizde yaklaşımımız ile dine zarar veren durumuna düşmüş olmuyormuyuz.
Onlar zarar veriyorlar
bizde zarar veriyorsak
O zaman ne farkımız kalır

Redd-i İlhak
08-18-2008, 03:08 AM
iyi de bana neden söyleniyorsunuz ki neyin ne olduğunu benden daha iyi biliyorsunuz.

Dinci geçinenler içlerinde Allah korkusu olduğunu her fırsatta söyleyenlerin çocuklarını akrabağlarını ve yandaşlarını nasıl zengin ettikleri,halkın gözleri önünde dalga geçercesine nasıl oyunlarına devam ettikleri bir ben mi görüyorum yanii :rolleyes:

mustafa06
08-18-2008, 05:51 AM
iyi de bana neden söyleniyorsunuz ki neyin ne olduğunu benden daha iyi biliyorsunuz.

Dinci geçinenler içlerinde Allah korkusu olduğunu her fırsatta söyleyenlerin çocuklarını akrabağlarını ve yandaşlarını nasıl zengin ettikleri,halkın gözleri önünde dalga geçercesine nasıl oyunlarına devam ettikleri bir ben mi görüyorum yanii :rolleyes:

Kardeşim senin söylemin yanlış.
Çünkü sen dindar olmakla hırsızı aynı kefede tartıyorsun
Dindar insanlar diyorsun, ''sözüm ona bunlar dindar insanlar'' desen veya dindar sözcüğünün arkasına ''!'' koysan anlam tamamen değişir.
o zaman sana kimse bişi demez.
lütfen.

chepny
08-18-2008, 06:05 AM
Ali Şeriati'nin dediği gibi; " Tüccar malı sattıktan sonra o mal artık onun değildir, dolayısıyla din tacirinin de dini yoktur..."

mustafa06
08-18-2008, 06:14 AM
eline sağlık.

Redd-i İlhak
08-18-2008, 06:57 AM
Kardeşim senin söylemin yanlış.
Çünkü sen dindar olmakla hırsızı aynı kefede tartıyorsun
Dindar insanlar diyorsun, ''sözüm ona bunlar dindar insanlar'' desen veya dindar sözcüğünün arkasına ''!'' koysan anlam tamamen değişir.
o zaman sana kimse bişi demez.
lütfen.

konunun içeriği belli inanan müslüman insanın bunları yapması zaten mümkün değil bende müslümanım kendimi de mi bunların arasına mı koyuyorum?

sözcükler arasında takılıp ana fikri görmezden gelmek istiyorsanız gelin hiç umrumda değil yazdığım şey açık ve net.

Kendilerini dindar olarak lanse eden hırsızlara seçimde kim nasıl oy veriyor hepimiz biliyoruz şu forumda.o yüzden lütfen bana kalkıpta öyle böyle şöyle deyip dediklerime sözde katılmalarda bulunmayın gözünüzü seveyim...

mustafa06
08-18-2008, 08:19 AM
konunun içeriği belli inanan müslüman insanın bunları yapması zaten mümkün değil bende müslümanım kendimi de mi bunların arasına mı koyuyorum


sen ne anlattığımızı anlamamakta ısrar edip, hala bildiğini okuyacaksan devam et.

''inanan insanların bunu yapması zaten mümkün değil''se, Bu kadar yazacağına o sözcüğün sonuna basit bir ünlem işareti koyarak anlamını kastettiğin şekle çevirmek bu kadar zormuydu?

yavuz
08-18-2008, 11:32 AM
Nasıl başlıklar bunlar Mgas? Hiç yakıştıramadım...

İbret filan, öyle kelime mi var bizde... :lool:

Şehbir
09-02-2008, 10:37 PM
Tüm Gündem Haberlerini Okumak İçin (http://www.hurriyet.com.tr/gundem/) http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/spacer.gif http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/spacer.gif http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/spacer.gif http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/hDetay_icon_back.gif Önceki Haber (http://proje.hurriyet.com.tr/NextBackNews/GetNextBackNews.aspx?d=9674258&s=0) http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/spacer.gif Sonraki Haber (http://proje.hurriyet.com.tr/NextBackNews/GetNextBackNews.aspx?d=9674258&s=1) http://www.hurriyet.com.tr/p/hp/hDetay_icon_next.gif
Bu, utanç ve ibret belgesi

16 Ağustos 2008


http://www.hurriyet.com.tr/_np/4121/6194121.jpg CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’yle ilgili suçlamalarını dün de, Silivri’deki araziye ilişkin satış vaadi anlaşması ile noter huzurunda düzenlenmiş üç senedin fotokopisini dağıtarak sürdürdü.

Kılıçdaroğlu, dün bu konuyla ilgili TBMM (http://www.hurriyet.com.tr/index/TBMM/)’de düzenlediği üçüncü basın toplantısında, özetle şunları söyledi:

İşte işin gerçeği rüşvetin açık belgesi

’Dişli 30 saat sonra yaptığı açıklamasında, ’Bu belge daha önce ortağı olduğum Akademi Ofset A.Ş.’nin bir bankadan kredi kullanabilmesi için bankaya teminat olarak bloke ettirdiğim birikimlerim nedeniyle doğabilecek muhtemel risklere karşı imzalanmış bir protokoldür’ demişti. Bu açıklama, Dişli’nin, bu şirkete yardım etmek için, 1 milyon dolarını bankaya bloke ettirerek, eski ortağına kredi çıkmasını sağladığı anlamına geliyor.

Ticaret Sicil Gazetesi kayıtlarına göre Şaban Dişli hiçbir dönem Akademi Ofset’in ortakları arasında yer almıyor. Elimdeki, Silivri 2. Bölge Tapu Sicil Müdürü huzurunda düzenlenen 3 adet resmi senet Akademi Ofset’in bankadan kredi için, söz konusu 3 arsanın Denizbank’a ipotek edildiğinin belgeleri. Bu belgeler toplam 2.2 milyon dolar kredi için, 7 milyon 700 bin YTL teminat gösterildiğini ortaya koyuyor.

7.7 milyon YTL, Ağustos 2006 dolar kuruna göre 5 milyon 500 bin dolara denk geliyor. Yani banka verdiği kredinin karşılığında iki katından fazla teminat almış. Bu belgeler Şaban Dişli’nin imzaladığı protokolün açıkça bir rüşvet belgesi olduğunu ortaya koyuyor.

Halka gelince din iman kendilerine han hamam

Bu belge, halka gelince ’din iman’, kendilerine gelince ’han hamam’ söyleminin belgesi. Yani bir ibret belgesi. Bir utanç belgesi.

Elimdeki 19 Eylül 2006 tarihli Silivri 1 Nolu Noterliği’nce düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi Anlaşması belgesinde de, satıcı Mehmet Karasu, alıcı Tesco Kipa. Bu sözleşme, henüz satın alınmayan bir arsanın imar durumunun nasıl değiştirileceğine dair hükümler içeriyor. Arsada hipermarket inşa edilmesine olanak verileceği, E-5 Karayolu üzerinden her iki yönde giriş ve çıkışın sağlanacağı, yola ait giriş-çıkış bağlantı izninin Silivri Belediyesi ve karayollarından alınacağı, bu yolun 1/5000 ve 1/1500 ölçekli imar planlarına işleneceği taahhüt ediliyor. Satıcı Karasu, kendinden o kadar emin ki, imar değişikliği ile ilgili sözleşmedeki hükümler yerine getirilmezse Tesco’ya 750 bin dolar ceza ödemeyi bile taahhüt ediyor. Çünkü, Karasu, arkasında ’Dişli bir iş takipçisi’ olduğundan emin.

Çağrı

Erdoğan kafasını koparsın istemeyiz ama dokunulmazlığını kaldırsın

CHP (http://www.hurriyet.com.tr/index/CHP/) Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, düzenlediği basın toplantısında Adalet ve Kalkınma Partisi Genel http://www.hurriyet.com.tr/_np/4122/6194122.jpgBaşkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan (http://www.hurriyet.com.tr/index/recep_tayyip_erdo%C4%9Fan/)’a da "dokunulmazlıkları kaldır" çağrısında bulundu. Kılıçdaroğlu, çağrısında şunları söyledi: "Bütün bu belgeler, 1 milyon dolarlık rüşvetin birer kanıtı. Sayın Başbakan 18 Şubat 2005’te ’Eğer kendi atadığımız adam bu yolsuzluğu yapıyorsa; kusura bakmasınlar onun da kafasını koparırız. Milletvekili arkadaşlarımız varsa, yolumuzu ayırırız. Varsa belge getirirsiniz, biz arkasını kovalarız’ demişti. Sayın Başbakan 1 haftadır, Genel Başkan Yardımcınız ve Sakarya Milletvekili Şaban Dişli’nin rüşvet belgesini ortaya koyuyoruz. Sizden kimsenin kafasının koparılmasını istemiyoruz. Hukuku çalıştırın, Şaban Dişli’nin dokunulmazlığını kaldıracağınızı kamuoyuna açıklayın. Sayın Başbakan, size - suçu paylaşmak anlamında- ’Sükût ikrardan gelir’ atasözümüzü de hatırlatıyorum."

Soru

11 trilyonluk rant İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/)’a hizmet midir?

Kılıçdaroğlu, İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/) Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’a da değinerek şunları söyledi: "Bu olayda en son http://www.hurriyet.com.tr/_np/4123/6194123.jpgkonuşması gereken kişi, İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/) Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş. Çünkü, çağdaş demokrasilerde ve saydam toplumlarda 48 saatte birilerine 11 trilyonluk rant sağlayan kişi, utanır ve istifa eder. Birilerinin arkasına saklanmaz. Ben Topbaş’a şu soruyu sormuştum: Bir arsanın imar değişikliği ile 48 saat içinde 11 trilyonluk bir rantı bir grup gözü doymaz işadamına ikram etmeyi İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/)’a hizmet olarak mı düşünüyorsunuz? Bu sorunun yanıtı hala verilmedi. Topbaş’ın yanıtını açık ve net bir şekilde bekliyorum ve kendisine bir soru daha soruyorum: İstanbul (http://www.hurriyet.com.tr/index/istanbul/) Büyükşehir Belediyesi İmar Komisyonu Başkan Vekili Metin Karakaş. Bu kişi her ne hikmetse aynı zamanda Silivri Belediye Başkan Yardımcısı. Topbaş bir kamu hizmeti yapacaksa, bu kişinin mal varlığını kamuoyuna açıklamalı. Arzu ederse, Silivri’deki yurttaşlarla da görüşebilir.

http://www.hurriyet.com.tr/gundem/9674258.asp?m=1

Muhaletef arada bir böyle güzel işlerde yapabiliyprmuş


ŞABAN DİŞLİ PARTİDEKİ BÜTÜN GÖREVLERİNDEN İSTİFA ETTİ..

Bilge_Kagan
09-03-2008, 07:02 AM
Oyle ya da boyle "1 milyon dolar" cukkayi cebe indirdi ve kimse de "birader sen ne yapiyorsun" diyemedi. Cok fantastik bir adalet sistemi var Turkiye'nin.

Şehbir
09-03-2008, 07:57 AM
Oyle ya da boyle "1 milyon dolar" cukkayi cebe indirdi ve kimse de "birader sen ne yapiyorsun" diyemedi. Cok fantastik bir adalet sistemi var Turkiye'nin.

O GÖRÜNENİ..

Şehbir
09-05-2008, 10:36 AM
Yine Gaziantep, yine imar rantı

http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/050920081354348292441_2.jpgAKP'li işadamı 14 milyon YTL'ye aldığı araziyi, 3 gün sonra 87.5 milyon YTL'ye sattı

Ahmet KAYA/GAZİANTEP, (DHA)

GAZİANTEP Büyükşehir Belediyesi'nde `imar planı değişikliği' ile rant iddialarına bir yenisi eklendi. AKP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey'in, MÜSİAD üyesi işadamı Eyyüp Göymen'le protokol imzaladıktan 2 gün sonra Belediye Meclisi'nde 11 bin metrekarelik lise yerinin bir bölümünün ticari alana dönüştürülmesi karşılığında, arsa sahibinden 700 bin YTL'lik bağış çeki alındığının yankıları sürerken, bu kez kentin gelişme bölgesi olan Güvenevler Mahallesi'nde 119 bin metrekarelik arazinin 14 milyon YTL'ye satın alındıktan 3 gün sonra, alışveriş merkezleri kuran bir firmaya 87.5 milyon YTL'ye satıldığı ortaya çıktı. Bu satış işleminin üzerinden bir ay geçmeden de, imar planında tarım alanı olarak gözüken alanın belediye meclisi kararıyla ticari alana dönüştürüldüğü belirlendi.
http://www9.gazetevatan.com/newpics/news/050920081412586728095_3.jpg (http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=196974)
Arsayı, varislerin hisselerini toplayarak satın alıp, 3 gün sonra 73.5 milyon YTL karla satan AKP'li iş adamının İskenderunlu, yerel ve genel seçimlerde belediye başkanlığı ya da milletvekilliği aday adayı olarak adı yerel basında geçen Nuri Üysen olduğu anlaşıldı. Nuri Üysen, arsayı satın almadan önce belediye yetkilileri ile görüşüp, imar değişikliği yapılma garantisi aldığını itiraf etti.

3 GÜNDE 73.5 MİLYONLUK RANT

CHP Genel Merkezi'nin de mercek altına aldığı Gaziantep'te `Varan 2' olarak adlandırılan rant iddiasının ilk aşamasında AKP'li işadamı Nuri Üysen, imar planında `Tarım Bakanlığı Antep Fıstığı Kültür Sahası' olarak görünen, merkez Şehitkamil İlçesi Güvenevler Mahallesi Pafta 8-10, ada-3554 ve parsel 313'e kayıtlı 45 varisli 119 bin 920 metrekarelik arsayı 12 Şubat 2008 tarihinde varislerinden toplam 14 milyon YTL'ye satın aldı. 15 Şubat 2008'de aynı yeri alışveriş merkezleri kuran Lüksemburg merkezli olmasına rağmen Almanya'da faaliyet gösteren `PD Tree Gayrimenkul Yatırım Şirketi'ne 87.5 milyon YTL'ye sattı. İşadamına 3 günde 73.5 milyon YTL'lik rant sağlayan bu satış Tapu Kadastro Bölge Müdürlüğü'nün kayıtlarında da aynı rakamlarla yer aldı. 32 yıldır tarımsal alan statüsünden çıkıp değerlenmesini bekledikleri ve defalarca imar tadilat talepleri geri çevrilen arsanın ilk sahipleri bu yerde neler olacağını merakla beklerken, arsayı alıp sonra da satan Üysen, yeni malik PD Three Gayrimenkul Yatırım Şirketi'nin vekili olarak Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'ne 6 Mart 2008'de başvurarak, arsanın `yoğunluklu ticari alana' dönüştürülmesi isteğinde bulundu. İddiaya göre belediye yetkilileri ile ön görüşmelerde, 119 bin 920 metrekarelik alanın yüzde 55'inin, yapılacak imar değişikliği ile kazanılacak değere karşılık Büyükşehir Belediyesi'ne bağışlanması kararlaştırıldı.

BELEDİYE İMARI DEĞİŞTİRDİ, CHP DAVA AÇTI

Üysen'in imar tadilatı yapılması şartıyla bağış yapma teklifi Gaziantep Büyükşehir Belediye Encümeni'nin 11.03.2008 tarih ve 308 sayılı kararıyla kabul edilip, daha sonra da yasa ve yönetmelik hükümlerine göre ilçe belediyesini ilgilendiren meclis kararları ve söz konusu alanın tarım alanından ticari alana dönüştürülmesi kararları alındı. Bu kararlar ile Büyükşehir Belediyesi'ne kalan arsanın yüzde 55'nin yüzde 27.5'i Şehitkamil İlçe Belediyesi'ne intikal ettirildi. Tüm bu işlemyler, arsanın 73.5 milyon YTL artan bedelle devrini takip eden bir ay içinde hızla tamamlandı. Karar askıdayken 21 farklı konuda itirazlar olduysa da, belediye meclisi itirazları yerinde görmedi. Bunun üzerine CHP İl Başkanlığı imar plan değişikliğinin iptali istemiyle Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi'ne dava açtı.

Büyükşehir Belediyesi'nin 1/5000'lik planda yaptığı değişiklik, 1/1000'lik planda da uygulanması için alt birim olan Şehitkamil İlçe Belediye Meclisi'ne gönderildi. 3 kez gündeme alınan imar plan değişikliği, çoğunluk sağlanamadığı için ilçe meclisinden geçmedi. Bunun üzerine Büyükşehir Belediyesi bir kez de olağanüstü toplantı çağrısı yaptı, ancak yine yeterli çoğunluk sağlamadı. İlçe Belediye Meclisi üyelerinin bir kısmının, bu imar değişikliğini onaylamaya taraftar olmadığı için toplantılara katılmadığı, İlçe Belediye Başkanı AKP'li Metin Özkarslı'nın da Büyükşehir Belediyesi'nde bu tadilatın görüşüldüğü toplantıya gitmediği öne sürüldü.

`BELEDİYE GARANTİ VERDİ ARSAYI ALDIK'

Gelişmelerle ilgili olarak DHA Muhabiri'nin sorularını telefonla yanıtlayan Nuri Üysen, söz konusu arsayı varislerinden 14 milyon YTL'ye toplayıp, 87.5 milyon YTL'ye sattığını doğrularken, belediyeden imar değişikli garantisi aldıkları için bu işe girdiğini söyledi. Yakında Alman ortaklarla bir basın toplantısı yaparak geniş açıklamalar yapabileceğini belirten Üysen, kendisinin de bu yabancı ortaklı şirkete ortak olduğunu belirterek şöyle dedi:

"Bazı şeyleri konuşup şirkete karşı güç duruma düşmek istemiyorum. Orada toplama adına vekaleti ben aldım, ben yaptım. Benim yerime şirkette başka bir çalışan da olabilirdi. Eğer imarı çıkarsa çıktı, çıkmazsa belediyeden bağışladığımız yerimizi geri alacağız. Aslında orada belediye başkanıyla iki defa görüştüm. Bizden aldığı yeri de bize 20- 22 trilyona verecek."

Böylece imar değişikliği ile arsanın 4'te birinin değerinin bile, ilk sahiplerine toplamı için ödenen 14 milyon YTL'den fazla olduğu ortaya çıktı.

CHP BELGE TOPLUYOR

Gündeme getirdiği İstanbul Silivri'deki arsa rantı iddiaları ile ilgili olarak AKP Milletvekili Şaban Dişli'nin parti yönetiminden istifasını sağlayan CHP, Gaziantep'teki `süper arsa' ve `ballı arsa' tanımlamaları yapılan bu arsalarla ilgili olarak geniş bir araştırma başlattı. İmar planı değişikliklerini yakın takibe alan CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici, 119 bin metrekarelik arsa ile ilgili olarak, "14 milyon YTL'ye satın alınan bir arsanın 3 gün sonra 87.5 milyon YTL'ye satıldığının belgelerini görünce gözlerime inanamadım" dedi. Ekici, Nuri Üysen'in neye güvenerek tarım alanını varislerinden topladığını, 3 gün sonra ise Lüksemburg orijinli firmanın aynı arsaya 87.5 milyon YTL'yi nasıl ve neyin garantisiyle verdiğinin yorumunun kolayca yapılabileceğini söyledi.

AKP'li Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Asıl Güzelbey ise, bu gelişmelerlere ilgili soruları yanıtsız bıraktı.

İLÇE BELEDİYE MECLİSİ GÜNDEMDEN ÇEKTİ

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi'nin, 3 günde 73,5 milyon YTL rant elde edildiği iddialarıyla gündeme gelen arsayla ilgili 1/1000'lik imar tadilatı talebi, Şehitkamil İlçe Belediye Meclisi'nin bugünkü oturumunda gündemden çekildi. 29 AKP, 6 CHP ve 2 bağımsız üyenin bulunduğu Şehitkamil Belediye Meclisi'nin bugün AKP'li Başkanvekili Bekir Öztekin başkanlığındaki oturumunda bazı AKP'li üyeler, imar değişikliği yapılması istenen arsaya yapılacak alışveriş merkezinin çevresel ve diğer etkilerinin araştırılması için teklif verdi. Söz alan AKP'li Meclis Üyesi Asmail Akar, imar değişikliği istenen sözkonusu arsayla ilgili günlerdir rant spekülasyonları yapıldığını anımsatarak, "Belediye meclisimiz bizi zan altında bırakacak böyle bir kararı kabul etmemelidir. Ayrıca, yeni komisyon kurulması gibi girişimlerle konuyu ötelemeye, uzatmaya gerek yoktur. Bu teklifi reddedelim, Büyükşehir Belediye Meclisi kendi göbeğini kesip, hatasıyla, sevabıyla kararını versin" dedi.

Mecliste AKP'li ve CHP'li üyelerin kendi aralarında da tartışma yaşandı. Tartışmalar sonrası verilen bir başka önergeyle imar değişikliğine ilişkin teklif oy çokluğuyla gündemden çekildi. Bu konuda Belediyeler Yasası'nda bir madde bulunmamasına karşılık birçok belediyenin, çıkardığı bir gündemi bir yıl süreyle yeniden meclis gündemine almadığı belirtiliyor.

Şehbir
09-06-2008, 07:31 PM
Oktay EKŞİ (http://www.hurriyet.com.tr/index/oktay_ekşi)



oeksi@hurriyet.com.tr (oeksi@hurriyet.com.tr)

http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/1b.jpg Kurumsal rüşvet


DÜN televizyonda Başbakan’ı gördük. Bizlere yine çok kızmış. Ama -kendi ifadesiyle- hiç kusura bakmasın! Yolsuzluk, dolandırıcılık yapan -Almanya’daki Deniz Feneri derneği dahil- kendisine yakın görünenler de olsa, gerçeği yazacağız. Bizim işimiz bu!

Bunu da böyle bilsin!

Ama asıl dikkati çeken, bu yayınlar nedeniyle, "Benim adımı kullanarak birileri birtakım dolaplar çevirebilir. Hiçbirine müsamaha etmeyeceğim. Size de teşekkür ederim" demesi gerekirken küplere binip kontrolsüz Tayyip Erdoğan üslubuyla başkalarına hakaret etmesi.

Bundan anlaşılıyor ki Başbakan Erdoğan ya AKP’nin gücünden yararlanıp hırsızlık yapanlar yüzünden huzursuzdur yahut bunların yapılmasına değil yazılmasına kızmaktadır.

Oysa "yapanlara" kızarsa daha iyi eder.

Üstelik bunu göstermek için önünde yeni bir fırsat var:

Dünkü gazetelerde bildiriliyordu... Meğer Silivri’deki Şaban Dişli olayının daha beteri Gaziantep’te yaşanmış.

Biliyorsunuz Şaban Dişli olayında Mehmet Karasu adında bir genç, aslında "tarla" olan bir araziyi sahiplerinden satın aldıktan sonra, o yörenin "ticari alana açık bölge" olmasını sağlamış ve 3 milyon 400 bin YTL’ye aldığı arsayı, bu plan değişikliğini yaptırdıktan sonra 16 küsur milyon YTL’ye, TESCO KİPA isimli bir yabancı şirkete satmıştı.

Buradaki önemli nokta Belediye’nin "ayarlanması" ve "tarla"nın "ticari alan" haline dönüştürülmesidir. Bu "plan değişikliği" yapılınca gerisi kolaydır. Zaten Şaban Dişli gibi birinin nüfuzuna bu nedenle ihtiyaç duyulur.

Gaziantep’te Şehitkamil Belediyesi sınırları içindeki Güvenevler Mahallesi’nde, 120 dönüm büyüklüğünde araziyi Nuri Üysen adında AKP’li bir işadamı 14 milyon YTL karşılığında sahiplerinden satın almış. Aynı yeri sadece 3 gün sonra bir Lüksemburg firmasına tam 87 milyon 500 bin YTL karşılığında satmış. Ve üç günde 73 milyon 500 bin YTL’yi cebine atmış.

Bu mucize ticaretin sebebi, satıştan 1 ay sonra Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, o bölgeyi tarım alanı olmaktan çıkartıp ticari alan haline dönüştürünce anlaşılmış. Ama bu da kendiliğinden olmamış. Üysen, o yabancı firmanın vekili sıfatıyla Gaziantep Belediyesi’ne, "Arsanın 55 dönümlük kısmını belediyeye bağışlayalım siz de planda istediğimiz değişikliği yapın" diye başvurmuş. Onlar da kaz gelecek yerden tavuğu esirgememişler. Oysa daha önce aynı yer için yapılan aynı yöndeki talepleri belediye her defasında reddetmişmiş.

Al gülüm-ver gülüm’den sonra istenen yapılmış. Bu 55 dönümün yarısını yani 27.5 dönümünü de Büyükşehir Belediyesi, Şehitkamil Belediyesi’ne ayırmış. Ama Şehitkamil Belediyesi’nde bu işleme itiraz edilince konu idari yargıya gitmiş.

Görünene bakarsanız ortada "Sen rüşvet karşılığı bu kararı verdin" diyeceğiniz bir durum yok. Ama belediyenin bu işlemi düpedüz "rüşvet" karşılığı yaptığı da aşikár. Lakin Ceza Yasası, kurumların aldığı bu tür rüşveti suç saymıyor. AKP tipi yolsuzluk çarkı böyle dönüyor.

Saçı bitmedik yetim de ötede durumu seyrediyor.

Şehbir
09-10-2008, 04:29 PM
DENİZLİ'de, belediyenin sattığı arsaya 60 milyon euro harcanarak kurulan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle de açılışı yapılan, ancak mahkeme kararıyla yıkılması gündeme gelen Multı Turkmal için kurtarma planı devreye sokuldu. Denizli Belediye Meclisi'ndeki toplantıda, mahkemenin işaret ettiği olumsuzluklara ilişkin bir plan tadilatı yapıldı. Karar, CHP ve DP'li üyelerin itirazına rağmen AKP'li üyelerin `evet' oyuyla kabul edildi.

Denizli Belediyesi'nin Forum Çamlık'la ilgili idare mahkemesi kararları nedeniyle yaşanan sıkıntıları ortadan kaldırmak için başlattığı çalışmalar, dünkü meclis toplantısında ele alındı. Belediye Meclisi, 7 ret oyuna karşılık 22 kabul oyu ile 1/5000 ve 1/1000 ölçekli planlarda tadilata gitti. Plan tadilatına göre, şu anki Ziya Tıkıroğlu Açık Hava Tiyatrosu, yıkılan Çamlık Nikah Sarayı, Belediye Sahası ile Pamukkale Üniversitesi'nden (PAÜ) alınan İncilipınar'daki bölgenin bir kısmının yeşil alan ve park alanına dönüştürülmesi görüşüldü. Konu mecliste tartışmalara neden oldu. Denizli Belediyesi'nin Forum Çamlık'ı kurtarmak için halka ait 40 dönümlük araziyi feda ettiğini ileri süren CHP'li üyeler ile DP'nin tek üyesi Ümit Bahtiyar, plan değişikliğine şiddetle karşı çıktı.

`ŞİRKET KAZANDI, HALK KAYBETTİ'

Forum Çamlık ile ilgili meclisin almış olduğu bu kararın Denizli'nin kaybı olduğunu savunan CHP'li meclis üyesi Tuncer Savru, uygulamanın trajikomik olduğunu söyledi. Alışveriş merkezini kurtarmak için nikah sarayının, açık hava tiyatrosunun ve futbol sahasının feda edildiğini dile getiren Savru, "Denizli Belediyesi, Denizli insanın haklarını savunmalı. Ancak böyle olmuyor. Aylar önce yıkılan nikah sarayı neden hala yapılmıyor? Burada, `neden plan değişikliğine gidildi, neden plan geri çekildi' diye sormuştum? `Bu uygulamanın bir amacı mı var?' demiştim. `Hayır' denildi, teknik sebepler nedeniyle planın geri çekildiği savunuldu. `Buraya nikah sarayını yeniden yapacağız' dendi. Ama şimdi anlaşılıyor ki başka planlar yapılıyormuş. Açık hava tiyatrosu şimdi yıkılacak ve burası zaten yeşil alanken yeniden yeşil alan yapılacak. Ne uğruna Forum Çamlık'ı kurtarmak adına. Tüm bunlar ne uğruna yapılıyor ticaret alanının kurtarılması adına. Kaybeden Denizli olacak" diye konuştu.

`KILIFINA UYDURULUYOR'

Yapılanın "mevcut durumu kağıt üzerinde uydurmaya çalışmak" olduğunu savunan DP'li üye Ümit Bahtiyar ise,"Ne kadar uydurmaya çalışsanız da, görüyorsunuz ki uymuyor. Bunun sıkıntısını hep birlikte gelecekte göreceğiz. Burada kaybeden Denizli halkı, kazanan ise Forum Çamlık'ın sahibi özel şirket oldu" dedi.

`KAYNAK İSRAFI OLMASIN İSTEDİK'

Oturumu yöneten Denizli Belediye Başkan Yardımcısı Osman Zolan ise iki alternatiflerinin olduğunu belirterek, "Ya alışveriş merkezini yıkıp yeşil alan yapacaksınız ya da eş değer alan göstereceksiniz. Yıkmak demek kaynak israfı demektir. Çok ciddi bir yatırım vardır. Biz ikincisini tercih ettik" dedi.

Tartışmalar sonunda oylamaya geçildi ve CHP'li ve DP'li 7 üyenin ret oyuna karşılık, AKP'li 22 üyenin evet oyu ile plan tadilatı kabul edildi.

AKP'Lİ BAŞKAN SATMIŞTI

Denizli Belediyesi tarafından daha önce Gençlik Merkezi olarak inşaatına başlanan 25 bin 533 metrekare alan AKP'li Nihat Zeybekci döneminde Multi Turk Mall'a satılmıştı.

Yarım kalan inşaatı yıkan Multi Turk Mall, 60 milyon euro yatırım yaparak 70 bin metrekare kapalı alana sahip, 125 mağaza, 7 salonlu sinema, hipermarket, restoranlar ve eğlence alanları bulunan Çamlık Forum'u 14 ay gibi kısa bir sürede tamamlayarak 18 Nisan'da hizmete açmıştı. Çamlık Forum'un açılışını önce Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker birlikte yeniden gerçekleştirmişti.

MAHKEMEDEN DÖNDÜ

Ancak, TMMOB Denizli İl Koordinasyon Kurulu'nun Forum Çamlık Alışveriş Merkezi'nin bulunduğu alana ilişkin geçen yıl açtığı dört ayrı davayı görüşen Denizli İdare Mahkemesi, belediyenin uygulamalarının iptaline kararı verdi.

Mahkeme, Denizli Belediye Encümeni'nin 14 Ağustos 1998'de, Forum Çamlık'ın bulunduğu alan ile belediye mülkiyeti olan alan ve etrafındaki yeşil alanın birleştirilip belediye adına tescillenmesini, tapu alınmasını yasalara aykırı buldu. Mahkeme, yeşil alanların kamuya ait olduğuna ve hiçbir kurum tarafından tescil edilip satılamayacağına hükmetti.

Mahkeme, Denizli Belediye Meclisi'nin 10 Mayıs 2005 tarihinde aldığı söz konusu alanın satışı için belediye encümenine yetki verilmesi kararını Belediye Encümeni'nin 15 Aralık'ta söz konusu alanın 15 milyon YTL'ye Multi Turk Mall'a satışı kararını ve 16 Ocak 2006'da Belediye Meclisi'nin şirket için verilen alanda yapılan plan değişikliği öngören 3 kararını da iptal etti.

Mahkeme ayrıca, eş değerlilik ilkesine uygun, işgal edilen park ve yeşil alan kadar aynı bölgede eş zamanlı ve aynı oranda yeni bir bölge gösterilmesini istedi, 1 ay süre tanıdı.

Şehbir
09-12-2008, 09:06 PM
12 Eylül 2008

İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Mehmet Bedri Gültekin:

Soruyoruz:
Citibank, 3 milyar dolar vergisinin silinmesi karşılığında AKP'ye ne verdi?

· Maliye Bakanı Kemal Unakıtan 23 Aralık 2002 tarihinde Citibank'ın 3 milyon dolarlık (4 milyar YTL) vergi borcunu yasalara aykırı bir şekilde sildi.
· Unakıtan ve diğer hükümet üyelerinin suçu 5 yıldan 10 yıla ağır hapis cezasını gerektirmektedir.
· Hükümetin 30 milyon Türk köylüsüne ayırdığı kaynak 2007 yılında 2.9 milyar YTL idi.
AKP İktidarı : "Türk Köylüsü Ölsün, Citibank Yaşasın" demektedir.
· Kemal Unakıtan'ı 2008 yılında "Yılın Maliyecisi" seçen "Banker" dergisi, Citibank tarafından finanse ediliyor.
· Cumhuriyet Savcılarını göreve çağırıyoruz. Unakıtan ve diğer hükümet üyeleri hakkında derhal soruşturma açılmalıdır.


CİTİBANK'IN 3 MİLYON DOLARLIK VERGİ BORCUNUN SİLİNMESİ

İşçi Partisi Genel Başkanı Sayın Doğu Perinçek, 7 Haziran 2007 günü bir basın toplantısı düzenleyerek, AKP iktidarının 2002 Genel Seçimlerinden hemen sonra, 23 Aralık 2002 günü, Maliye Bakanı'nın onayı ile Citibank'ın, 1997–2001 yılları arasında tahakkuk ettirilen 3 milyar dolarlık vergi borcunun silindiğini belgelere dayanarak kamuoyuna açıkladı.

Genel Başkan Yardımcımız Av. Mehmet Cengiz, 19 Haziran 2007 günü, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak Maliye Bakanı Kemal Unakıtan ve diğer hükümet üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu.

YASALAR ÇİĞNENDİ

AKP iktidarının bu tasarrufu yasalara ve ülke çıkarlarına tamamen aykırıdır. Hükümetin bu uygulamasına dayanak teşkil edebilecek mevzuat, ancak 4353 sayılı yasada düzenlenmiştir.
Anılan yasanın 28. maddesine göre, devlete ait bir hakkın takip edilmesinden vazgeçmek, bunun takibinde fayda umulmayan hallerde Muhakemat Genel Müdürlüğü'nün önerisi üzerine Maliye Bakanı'nın yetkisine bırakılmıştır. Ancak bu yetki, keyfi olarak kullanılamaz. Birincisi, miktar olarak sınırlanmıştır. Yasada öngörülen sınır, 50 milyon TL (50 YTL) dir; ancak bu sınır Bütçe Kanunlarıyla artırılmaktadır. İkincisi, bu yetkinin kullanılması kamu yararıyla sınırlıdır.
Vazgeçilecek kamu hakkının bu miktarı aşması halinde, Danıştay'dan ön izin alınması gerekmektedir. Yasanın 29. maddesine göre, önce Danıştay'dan olumlu mütalaa alınacak ve bu mütalaaya dayanılarak kararname düzenlenecektir.
2003 yılı Bütçe Kanunu'na göre bu sınır, 500 milyar TL (500 bin YTL) idi. Citibank'ın 4 milyar YTL vergi borcunun silindiği 2002 yılında Bütçe Kanunuyla belirlenen sınır bunun da altındaydı. Citibank'ın vergi borcu bu sınırı çok aştığı halde, Danıştay'dan olumlu görüş alınmaksızın bu borcun Maliye Bakanının onayıyla silindiği anlaşılmaktadır.
Görüldüğü gibi Citibank olayında yasanın öngördüğü sınır aşılmış, Danıştay'dan görüş alınmamış ve kamu yararı gözetilmemiştir.

BAKANLAR KURULU SORUMLUDUR

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "İrtikap" suçunun düzenlendiği 250. maddesinde; "Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına…icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" denilmektedir.
Doğrudan Maliye Bakanı tarafından işlenen bu suça başta Başbakan olmak üzere diğer hükümet üyeleri de iştirak etmişlerdir. Çünkü yasanın 251. maddesine göre; "Zimmet veya irtikâp suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur".
Maliye Bakanı, Başbakan ve diğer hükümet üyeleri bu eylemleriyle en azından Türk Ceza Kanunu'nun 257. maddesini ihlal etmişlerdir. "Görevi kötüye kullanmak" başlığını taşıyan bu maddede; "Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan haller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle… kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır" hükmü yer almaktadır.

Baracuda
09-12-2008, 10:09 PM
Türk halkının Akp'ye bakışı açısından hiçbirşey değişmeyecek. Hırsızlık umurda olsaydı. Baştan seçmezdik. Dokunulmazlık olmasa Kalpazanlıktan yargılanacak bir başbakan, zimmetine mal geçirmekle yargılanacak bir Cumhurbaşkanımız var(Aynı davadan Erbakan ceza aldı)

Şu dini çaya çorbaya sıkmayı bırakırsak. Bu işler ancak o zaman düzelir.

yeşil
09-13-2008, 10:17 AM
Zamanın birinde Tansu ile Mesut birbirlerini yiyorlardı.Sonra ne olduysa birbirlerini aklayıverdiler.Bu işlerinde olacağı bu.Birde hacıya giderler daha temiz olurlar.Bazı tacirler böyle satıyorlar.

Şehbir
09-18-2008, 09:50 PM
Dar gelirli vatandaşların ev sahibi olabilmesi için planlanan TOKİ konutlarından bazılarının ilginç sahipleri….


ERLER Mahallesinden Konut Sahibi Olanların Listesi


2. GRUP ALICI LİSTESİ (GRUP TEMSİLCİSİ
: OSMAN ÖZTÜRK)


BLOK
KAT
BAĞ.BÖLÜM
ODA SAYISI
KONUT ALICISININ ADI, SOYADI
GÖREVİ


C-K2
5.KAT
22
4+1
EGEMEN BAĞIŞ
AKP İstanbul Milletvekili Egemen Bağış


C-K2
5.KAT
23
4+1
ŞADİYE KOÇ
Turizm Bakanı Atilla Koç'un eşi


C-K2
1.KAT
6
4+1
NEVZAT PAKDİL
AKP Milletvekili, Meclis Bşk. Vekili


C-K2
2.KAT
10
4+1
SUAT KILIÇ
AKP Samsun Milletvekili


C-K2
3.KAT
16
4+1
SÜLEYMAN ÇİL
AKP Kastamonu Milletvekili


C-K3
5.KAT
23
4+1
SABRİ VARAN
AKP Gümüşhane Milletvekili


C-K2
6.KAT
26
4+1
SEYFİ TERZİBAŞIOĞLU
AKP Muğla Milletvekili


C-K2
8.KAT
34
4+1
ZEYNEP TEKİN BÖRÜ
AKP Milletvekili


C-K2
11.KAT
46
4+1
MEHMET DANIŞ
AKP Çanakkale Milletvekili


C-K2
11.KAT
47
4+1
BEKİR BOZDAĞ
AKP Yozgat Milletvekili


C-K2
12.KAT
51
4+1
MEVLÜT AKGÜN
AKP Karaman Milletvekili


C-K3
1.KAT
5
3+1
SUAT PAMUKÇU
AKP Bayburt Milletvekili


C-K3
2.KAT
10
4+1
MEBRURE SUNA KUTAN
Recai Kutan'ın Eşi


C-K3
5.KAT
22
4+1
LÜTFİ ESENGÜL
Eski Refah Partisi Milletvekili


C-K3
9.KAT
40
4+1
AHMET CEMİL TUNÇ
Eski Refah Partisi Milletvekili


C-K3
7.KAT
32
4+1
EMİN ZARARSIZ
Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı


B-K1
ZEMİN
3
3+1
ÖMER FARUK DOĞAN
DTM Müsteşar Yardımcısı

Malkoc
09-19-2008, 01:03 AM
Şu gerçeği hepimiz biliyoruz değilmi?

Bu ülkede iktidara kim gelirse gelsin her zaman kendi adamlarını nemalandırır, her iş her ihale kendi adamlarına gider. Bunu yapmayan yoktur. Yemeyen yoktur.

X parti gelse X partililere,
A partisi gelse A partililere,
B gelse Blilere

Bu ülkede yolsuzlukların üstüne en fazla giden içişleri bakanı Saadettin Tantan (ki heralde mavi akım peşkestcisi mesut bey onu oraya kazayla oturtmuş) bile görevinden alındı az biraz uğraşınca Kimse yapmaz, kimse dokunulmazlıkları kaldırmaz, HERKESİN kirli çamaşırı vardır.

şu makam sahibi yapılanlar? şu bir yerlere oturtulanlar? milleti ezmekten başka hiçbir iş yapmazlar. Tarih kitaplarında okuyun bizans tekfurları ki onların bunlardan hiçbir farkı yoktur. Hangi SADE vatandaş, bir derdini NORMAL yollardan rahatça bir makam sahibine anlatabilir şu devirde? anlatsada kim takar? AMa zengin olsan olay ayrı olur. itibar görürsün seninle ilgilenilir, çünküsünü demiyeyim, anlayan anlar. Zaten milletin farkında olduğu ama boyun eğdiği şeyler bunlar.

bu böyledir, işte BİZ bu yüzden SİYASET'ten hiçbirşey beklemiyoruz. Geçen yüzyılın başındaki gibi yeni bir önder bekliyoruz.

Şehbir
09-25-2008, 04:15 PM
Demokratlar Platformu, Toplu Konut İdaresi'nin kaynak yaratmak amacıyla yaptırdığı lüks konutların AKP'li vekil ve AKP yandaşı bürokratlarına gittiğini öne sürdü. Platformun açıklamasına göre, TOKİ konutları, adı yolsuzluk iddialarına karışan RTÜK Başkanı Zahid Akman'dan, AKP Milletvekili Egemen Bağış'a, eski Turizm Bakanı Atilla Koç'un eşi Şadiye Koç'tan AKP Milletvekili Nevzat Pakdil'e kadar birçok milletvekili ve önemli bürokrat tarafından satın alındı.

Demokrat Parti içinde Genel Başkan Süleyman Soylu'ya muhalifler tarafından oluşturulan Demokratlar Platformu, yaptığı açıklamada, dar gelirliler için konut üreten TOKİ'nin lüks konutlarına iktidara yakın isimlerin sahip olduğunu öne sürdü. Yapılan açıklamada, Türkiye'nin imkanları, varlıkları, kaynakları ve kadrolarının AKP iktidarı döneminde "yağma"ya uğradığı savunulurken, "Yağma, kamu kuruluşlarında, belediyelerde olanca hızıyla devam etmekte, artık her yerden cerahat fışkırmaktadır. İnsanların inanç ve merhametleri de bu yağmadan nasibini almıştır. Deniz Feneri, bu pisliğin uç verdiği ilk işaret fişeğidir. Arkası, başkalarından gelecektir" denildi. Söz konusu durumu "dillendirecek" ve "sorgulayacak" muhalefetin bulunmadığını savunan platform, açıklamasında, "Varsa yoksa Kılıçdaroğlu. Meclis içindeki muhalefete bakın. MHP, iktidarın acil servisi konumunda. Tıkandığı her yerde imdadına o yetişiyor. BBP'nin tek adamlı muhalefeti iktidarın 'hıh' deyicisi. Parlamento dışı muhalefet ise perişanları oynuyor. ANAP kendi derdinde, DP, arkasında ne nal izi, ne toz bulutu, 'Beyaz yürüyüş'ünü sürdürüyor" açıklamasında bulundu. DP'ye de atıfta bulunan platform temsilcileri yaptıkları açıklamada, DP yöneticilerini "uzayda yaşıyor" diye eleştirirken, "AKP karşısındaki mutlak sessizliği, onun da iktidarla gizli pazarlıklar içinde olup olmadığı sorusunu akıllara getiriyor" açıklamasında bulundu. DP'nin bıraktığı muhalefet boşluğunun doldurmanın Demokratlar Platformu'na düştüğünü belirten platform temsilcileri TOKİ konutlarındaki "yağmaya" ve AKP'nin yaptığı kadrolaşmaya işaret etti.

"TOKİ KONUTLARI AKP'Lİ VEKİL VE BÜROKRATA"

Yapılan açıklamada TOKİ konutlarından bazılarının ilginç sahiplerinin bulunduğuna dikkat çekildi. TOKİ'nin dar gelirli vatandaş için yapılacak konutlara kaynak yaratmak amacıyla yaptırdığı ve değerinden ucuza satılan lüks konutların alım listesinin özellikle AKP ve iktidarına yakın isimlerin girdiği ortaya çıktı. Alımın hangi kıstaslara göre yapıldığının açıklanması gerektiğine işaret eden platform temsilcileri, teftiş ve denetim kurullarını göreve çağırdı.

Platformun iddiasına göre Erler Mahallesi'nden konut sahibi olanların bir bölümünün listesi şöyle:
"RTÜK Başkanı Aykut Zahid Akman, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, AKP İstanbul Milletvekili Egemen Bağış, Eski Turizm Bakanı Atilla Koç'un eşi Şadiye Koç, AKP Milletvekili ve Meclis Başkan Vekili Nevzat Pakdil, AKP Samsun Milletvekili Suat Kılıç, AKP Kastamonu Milletvekili Süleyman Çil, AKP Gümüşhane Milletvekili Sabri Varan, AKP Muğla Milletvekili Seyfi Terzibaşıoğlu, AKP Milletvekili Zeynep Tekin Börü, AKP Çanakkale Milletvekili Mehmet Danış, AKP Yozgat Milletvekili Bekir Bozdağ, AKP Karaman Milletvekili Mevlüt Akgün, AKP Bayburt Milletvekili Suat Pamukçu, Recai Kutan'ın Eşi Mebrure Suna Kutan, Eski Refah Partisi Milletvekili Lütfi Esengül, Eski Refah Partisi Milletvekili Ahmet Cemil Tunç, Başbakanlık Müsteşar Yardımcısı Emin Zararsız, DTM Müsteşar Yardımcısı Ömer Faruk Doğan, Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Orhan Gümrükçüoğlu, Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Maksut Mete, Devlet Personel Başkanı Jale Aygül, Milli Emlak Genel Müdürü İlyas Arlı, Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı Ahmet Anyolaç, Kenan Karadeniz Vakıflar Genel Müdür Yardımcısı, DSİ Genel Müdürlüğü Basın Müşaviri Cemal Noğay, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürü Bedrettin Yıldırım, Kanunlar ve Kararlar Genel Müdür Vekili Yüksel Öztürk, Eski TOKİ Başkanı'nın Eşi Elvan Turagay, Rekabet Kurumu Uzmanı Hakan Bilir, Danıştay Eski Başkanı Ender Çetinkaya, MEB Müşavirliği'ne Atanan AKP Adana Milletvekili Zeynep Tekin'in Öğretmen Kardeşi Cumali Tekin, Hükümetin T.C. Merkez Bankası Başkanlığı için üzerinde durduğu isim Mehmet Şimşek, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürü Kenan İpek, Adalet Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Osman Bölükbaşı.