PDA

View Full Version : MHP Genel başkanı Bahçeli Ne diyor ?


gurkan
08-26-2008, 06:08 AM
Devlet Bahçeli'den açıklamalar 26 / 08 / 2008 11:13
MHP Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenleyen Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararlarla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görev yetkilerine müdahale ettiğini söyledi. Bahçeli Anayasa Mahkemesi'nin görev yetkilerinin kısıtlanmasını önerdi.

Anayasa Mahkemesi'nin türban düzenlemesi kararını ve AK Parti'ye açılana kapatma davasının sonucu değerlendiren Bahçeli, türban karının veto edilmesini şu sözlerle eleştirdi: "Yüce Mahkemenin milli iradenin tecelli ettiği yegâne merci olan Meclis’in iradesini hiçe sayarak Anayasa’da belirlenen çerçevenin dışına çıkıp yasama yetkisini sınırlandırması, demokratik parlamenter rejim açısından savunulabilir ve kabul edilebilir bir durum değildir."

AK Parti için açılan kapatma davası sonucunda AK Parti'nin kaaptılmadığı ama cezalandırıldığını söyleyen Bahçeli, "İktidardaki bir partinin böyle bir cezaya çarptırılması ve bu suretle siyasi ehliyet ve meşruiyetinin şaibeli hale gelmesi, normal ve sürdürülebilir bir durum olarak görülemeyecektir." şeklinde konuştu... Bahçeli Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararla AK Parti'yi uyarmadığı aksine mahkum ettiğini söyledi.
Bahçeli konuşmasından satır başları şöyle:

• Anayasa Mahkemesi’nin başörtüsü konusunda 5 Haziran 2008 tarihinde aldığı Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerinde yapılan değişiklikleri iptal kararının gerekçesi bugüne kadar açıklanmamıştır.
Bu kararın hukuki sonuçları ve siyasi yansımaları gerekçeli kararla açıklık kazanacaktır. Hukuki olmaktan ziyade siyasi düşünce ve saiklere dayanan bu iptal kararı yasama organının görev ve yetki alanına müdahale olarak görülmüş ve yetki aşımı ve yasama organının iradesini engelleyen fonksiyon gaspı tartışmalarına yol açmıştır.
MECLİS İRADESİ HİÇE SAYILDI

• Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasama yetkisi, Anayasa’nın açıkça belirlediği sınırlar dışında genel, mutlak ve münhasır bir yetkidir. Anayasa Mahkemesi’nin 10. ve 42. maddeleri iptal ederken TBMM’nin bu alandaki yetkisinin kısıtlanmış olduğu sonucuna hangi hukuki değerlendirmeyle vardığı ve bunun dayanakları, gerekçeli karardan anlaşılacaktır.
• Yüce Mahkemenin milli iradenin tecelli ettiği yegâne merci olan Meclis’in iradesini hiçe sayarak Anayasa’da belirlenen çerçevenin dışına çıkıp yasama yetkisini sınırlandırması, demokratik parlamenter rejim açısından savunulabilir ve kabul edilebilir bir durum değildir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu konudaki tavrı 10 Haziran 2008 tarihli TBMM Grup toplantımızda bütün açıklığıyla ortaya konulmuştur. Bu çerçevede, Meclis’in hukukunun korunması ve yetkilerine sahip çıkılması için yapılması gereken makul ve meşruiyet sınırları içinde kalacak düzenlemeleri iyi niyetle değerlendirmeye hazır olduğumuz kamuoyuna açıklanmıştır.

• Bu düzenlemelerde, büyük Meclis çoğunluğu nedeniyle sayısal anlamda belirleyici olacak parti AKP’dir.
Ancak, Başbakan Erdoğan bu konudaki çağrımızı bugüne kadar karşılıksız bırakmış ve Parlamentonun hukukuna sahip çıkması konusunda ne düşündüğünü somut olarak ortaya koyamamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi bu konuda bugün de aynı noktada durmaktadır.

MHP KARARDEN MEMNUN

• Önümüzdeki dönemde siyasetin hareket alanını etkileyecek ikinci unsur, AKP’nin kapatılması istemiyle açılan davanın sonuçları olacaktır. Anayasa Mahkemesi 30 Temmuz 2008 tarihinde kamuoyuna açıklanan kararıyla; AKP’nin laikliğe aykırı eylemlerin odağı olduğuna 10’a 1 gibi büyük bir çoğunlukla hükmetmiş, Ancak parti kapatma için gerekli nitelikli çoğunluğa ulaşılamadığından hazine yardımından mahrumiyet cezası vermiştir.

• Milliyetçi Hareket Partisi Anayasal yargı sürecinin AKP’nin kapatılmamasıyla sonuçlanmasından demokrasi ve rejimin geleceği açısından memnuniyet duymuştur. AKP’nin kapatılmaması, MHP’nin koalisyon ortağı olduğu 57. Hükümet döneminde 3 Ekim 2001 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği sayesinde olmuştur.

• Bu dönemde yapılan değişikliklerle parti kapatma için odak olma katı esaslara bağlanmış, nitelikli çoğunlukla karar alma şartı getirilmiş ve parti kapatma yerine hazine yardımının kesilmesi alternatif bir yaptırım olarak düzenlenmiştir. 2002 yılından bu yana büyük bir Meclis çoğunluyla tek başına iktidarda olan AKP’nin, şimdi şikâyet ettiği parti kapatma konusunda altı yıldır hiçbir adım atmamış olmasının, demokrasi ve milli iradeye sahip çıkma açısından ifade ettiği samimiyetsizlik derecesini Türk milletinin takdirine bırakmak isterim.

MAHKEME AK PARTİ'Yİ UYARMADI MAHKUM ETTİ

• Yüce Mahkeme’nin AKP davası kararı hakkında bugüne kadar farklı değerlendirmek yapılmış ve kararın niteliği ve sonuçları konusunda herkes kendi bakışı açısından yorumlarda bulunmuştur. Mahkemenin sadece geçmişi değil, bundan daha önemli olarak siyasetin geleceğini ilgilendiren bu kararının, siyaset kurumunun ve Parlamento’nun hareket alanı üzerinde çok ciddi sonuçlar doğurması muhtemeldir. Bu bakımdan önümüzdeki dönemde siyaset kurumunu karşısına çıkabilecek tablonun iyi anlaşılması için, Yüce Mahkemenin bu kararının doğru okunması ve doğuracağı hukuki ve siyasi sonuçların doğru değerlendirilmesi mutlak bir zorunluluktur.

• Anayasa Mahkemesi; AKP ile ilgili olarak ilk önce suç tespitinde bulunmuş, Anayasa’nın yasakladığı faaliyetlerinin odağı haline geldiğine hükmetmiş ve bu suç için Anayasa’da öngörülen bir ceza yaptırımı uygulayarak partiyi mahkûm etmiştir. Anayasa’da belirlenen siyasi partilerin uyacakları esaslara aykırı hareket ettiği mahkeme kararıyla tescil edilen AKP’ye verilen ceza, bu bakımdan basit ve sıradan bir ihtar cezası değil, mahkûmiyet cezasıdır.

• Daha ağır yaptırım olan parti kapatma yerine, diğer bir cezai yaptırım olan hazine yardımından mahrumiyet cezasına çarpıtılması, kararın özü ve esasının Anayasa’ya aykırı faaliyetlerden mahkûmiyet olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. AKP’nin bu şekilde suç tespitiyle mahkûm olması vahim bir durumdur. Mahkeme bu tespiti yapmakla AKP’yi daimi Anayasa gözetimi ve denetimi altına almış ve vundan sonraki faaliyetlerini izleyecek hukuki bir kontrol mekanizması tesis etmiştir.

AKP'NİN ÖNÜNDE KIRMIZI ÇİZGİLER VE DAVRANIŞ KODLARI OLACAK

• Yüce Mahkemenin bu kararının henüz açıklanmayan gerekçesi, durumunun bütün yönleriyle anlaşılabilmesi bakımından hayati önem taşımaktadır. İddianamedeki hangi delilleri odak olma tespitinde geçerli sayıldığı gerekçeli kararla anlaşılacak ve bunlar AKP için önümüzdeki dönemde aşılamayacak kırmızıçizgiler ve davranış kodları olacaktır. Gerekçede yer alacak tespit ve yorumların AKP’nin ötesinde siyaset alanının sınırları üzerinde kısıtlayıcı etkiler yaratması ve siyasi partilerin hareket sahasını daraltıcı sonuçlar doğurması da ihtimal dışı sayılamayacaktır. Böyle bir durumda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Anayasa’dan kaynaklanan görev, yetki ve sorumlulukları yeni bir çerçeveye oturtulmuş ve bu konularda Yüce Meclis için yasak alanlar belirlenmiş olacaktır. Bu nedenlerle Anayasa Mahkemelerinin gerekçeli kararı sadece AKP’yi değil, topyekün siyaset kurumunu ve TBMM’ni de yakından ilgilendirmektedir.

NORMAL BİR DURUM DEĞİL, SİYASET KAYITSIZ KALMAMALI

İktidardaki bir partinin böyle bir cezaya çarptırılması ve bu suretle siyasi ehliyet ve meşruiyetinin şaibeli hale gelmesi, normal ve sürdürülebilir bir durum olarak görülemeyecektir. Türkiye’nin, devletin temel ilkelerine aykırı faaliyetlerinin odağı olduğu mahkeme kararıyla tespit ve tescil edilmiş bir partinin hükümeti tarafından yönetilmesi, demokratik rejimlerde doğal sayılan ve pek rastlanılan bir durum değildir. İktidar partisinin böyle bir mahkûmiyet sonrası sürekli kapatılma tehlikesi altında görevini sürdürmesi siyasi istikrar açısından ciddi bir risktir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kaynağını Anayasa’dan alan görev, yetki ve fonksiyonlarının mahkeme kararıyla sınırlandırılması, bunlar üzerinde ipotek ve rehin tesisi anlamına gelecek kısıtlamalara tabi tutulması, kuvvetler ayrıldığı ilkesini zedeleyecek, toplumsal ve siyasi tıkanıklara yol açacaktır. Böyle bir tablo, başlı başına bir istikrarsızlık tablosudur. Bu nedenle Türkiye, Anayasa yargısı süreçleri sona erse de, yaşanan son bunalımdan normalleşme sürecine geçememiş, yeni gerginlikler üretmeye müsait bir alacakaranlık dönemine girmiştir. Bu durum karşısında siyaset kurumunun kayıtsız kalması düşünülemeyecektir.

Başta AKP olmak üzere herkes yaşanan bu süreçten gerekli dersleri çıkarmak ve demokratik rejimin geleceğini her düşüncenin üstünde tutan bir bakış açısı geliştirmek durumundadır. Siyasi partilerin demokrasi ortak paydasında buluşarak bu konuda siyasi bir tavır sergilemeleri, kendi varlık nedenlerinin bir gereği olarak görülmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin AKP kararı sonrası her kesim yeni bir dönem başlaması temennisini dile getirmiş ve bu konuda açık çağrılarda bulunmuştur.
Çok geniş bir tabanı olan bu yöndeki beklentilerinin hayata geçirilmesinin şartlarını hazırlamak için, ilk önce yeni dönem ve yeni sayfa beklentilerinin somut içeriğine açıklık kazandırmak gerekmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyasette yeni dönem temennisini Anayasal yargı süreçleri devam ederken ilk önce dile getiren parti olduğu hatırlanacaktır.
(Haber 7)

Redd-i İlhak
08-26-2008, 07:05 AM
MHP bir sonra ki seçimlerde bu aldığı oyları arayacak.Devlet Bahçeli sert tutumunu seçimden sonra sürdüremedi,sürdüremediği gibi çok pasif de kaldı.

bu anlattıklarının bir bölümünü tv den izledim konuşmak için konuşmuş belli ki

Kur_Sad
08-26-2008, 10:28 AM
Oy, oy, oy...

Derdimiz bu değil, anlamadınız mı hala? 40 senedir...

chepny
08-26-2008, 11:32 AM
Oy, oy, oy...

Derdimiz bu değil, anlamadınız mı hala? 40 senedir...
Peki derdiniz ne? Daha doğrusu amacınız ne?

Karayılan
08-26-2008, 01:14 PM
2 ay boyunca memleketin icinde ve dısında binbir bucuk kıyamet koptu "lider" lutfedip ilk defa konustu...

Şehbir
08-26-2008, 03:19 PM
2 ay boyunca memleketin icinde ve dısında binbir bucuk kıyamet koptu "lider" lutfedip ilk defa konustu...

ONDADA AKP'YE DAYANAKLIKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMADI..

ZAMANSIZ, GEREKSİZ, İÇİ BOŞ BİR BEYANAT. DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN.

HALBUKİ BEN MHP'Yİ ARTIK İKTİDARDA GÖRMEK İSTİYORUM.

Aybike
08-26-2008, 03:33 PM
MHP
BBP
CHP
Bu üc parti,iktidar icin yetersizler.Zaten iktidar olmak icin de bir cabalari yok..
bunlar ayni kuvvacilar gibi..tahti yikmak icin hazir ama idare icin B planlari yok....

Kur_Sad
08-26-2008, 05:21 PM
Peki derdiniz ne? Daha doğrusu amacınız ne?

Dalga geçmek için mi soruyorsun abi?

MHP düzen partisi değildir, fikir partisidir, politikalarını belirlerken önceliği oy değil hakikattir.

Yeri gelir CHP'yi eleştirir "AKP'nin kuyruğu" derler, yeri gelir AKP'yi eleştirir "CHP'nin yavrusu" derler...

Bu konuşmanın neresinde AKP'yi desteklemiş Devlet Bahçeli onu söyleyin! Ya da hangi konuşmasında CHP'yi desteklemiş?

MHP'ye "AKP yandaşı" ya da "CHP yandaşı" tarzı eleştirilerde bulunan adam benle siyaset konuşmasın gitsin ilkokul çocularıyla partizanlık oynasın...

Şehbir
08-26-2008, 06:32 PM
Devlet Bahçeli'den açıklamalar 26 / 08 / 2008 11:13
MHP Genel Merkezi'nde bir basın toplantısı düzenleyen Devlet Bahçeli, Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararlarla Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görev yetkilerine müdahale ettiğini söyledi. Bahçeli Anayasa Mahkemesi'nin görev yetkilerinin kısıtlanmasını önerdi.

Anayasa Mahkemesi'nin türban düzenlemesi kararını ve AK Parti'ye açılana kapatma davasının sonucu değerlendiren Bahçeli, türban karının veto edilmesini şu sözlerle eleştirdi: "Yüce Mahkemenin milli iradenin tecelli ettiği yegâne merci olan Meclis’in iradesini hiçe sayarak Anayasa’da belirlenen çerçevenin dışına çıkıp yasama yetkisini sınırlandırması, demokratik parlamenter rejim açısından savunulabilir ve kabul edilebilir bir durum değildir."

AK Parti için açılan kapatma davası sonucunda AK Parti'nin kaaptılmadığı ama cezalandırıldığını söyleyen Bahçeli, "İktidardaki bir partinin böyle bir cezaya çarptırılması ve bu suretle siyasi ehliyet ve meşruiyetinin şaibeli hale gelmesi, normal ve sürdürülebilir bir durum olarak görülemeyecektir." şeklinde konuştu... Bahçeli Anayasa Mahkemesi'nin verdiği kararla AK Parti'yi uyarmadığı aksine mahkum ettiğini söyledi.
Bahçeli konuşmasından satır başları şöyle:

• Anayasa Mahkemesi’nin başörtüsü konusunda 5 Haziran 2008 tarihinde aldığı Anayasa’nın 10. ve 42. maddelerinde yapılan değişiklikleri iptal kararının gerekçesi bugüne kadar açıklanmamıştır.
Bu kararın hukuki sonuçları ve siyasi yansımaları gerekçeli kararla açıklık kazanacaktır. Hukuki olmaktan ziyade siyasi düşünce ve saiklere dayanan bu iptal kararı yasama organının görev ve yetki alanına müdahale olarak görülmüş ve yetki aşımı ve yasama organının iradesini engelleyen fonksiyon gaspı tartışmalarına yol açmıştır.
MECLİS İRADESİ HİÇE SAYILDI

• Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yasama yetkisi, Anayasa’nın açıkça belirlediği sınırlar dışında genel, mutlak ve münhasır bir yetkidir. Anayasa Mahkemesi’nin 10. ve 42. maddeleri iptal ederken TBMM’nin bu alandaki yetkisinin kısıtlanmış olduğu sonucuna hangi hukuki değerlendirmeyle vardığı ve bunun dayanakları, gerekçeli karardan anlaşılacaktır.
• Yüce Mahkemenin milli iradenin tecelli ettiği yegâne merci olan Meclis’in iradesini hiçe sayarak Anayasa’da belirlenen çerçevenin dışına çıkıp yasama yetkisini sınırlandırması, demokratik parlamenter rejim açısından savunulabilir ve kabul edilebilir bir durum değildir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin bu konudaki tavrı 10 Haziran 2008 tarihli TBMM Grup toplantımızda bütün açıklığıyla ortaya konulmuştur. Bu çerçevede, Meclis’in hukukunun korunması ve yetkilerine sahip çıkılması için yapılması gereken makul ve meşruiyet sınırları içinde kalacak düzenlemeleri iyi niyetle değerlendirmeye hazır olduğumuz kamuoyuna açıklanmıştır.

• Bu düzenlemelerde, büyük Meclis çoğunluğu nedeniyle sayısal anlamda belirleyici olacak parti AKP’dir.
Ancak, Başbakan Erdoğan bu konudaki çağrımızı bugüne kadar karşılıksız bırakmış ve Parlamentonun hukukuna sahip çıkması konusunda ne düşündüğünü somut olarak ortaya koyamamıştır. Milliyetçi Hareket Partisi bu konuda bugün de aynı noktada durmaktadır.

MHP KARARDEN MEMNUN

• Önümüzdeki dönemde siyasetin hareket alanını etkileyecek ikinci unsur, AKP’nin kapatılması istemiyle açılan davanın sonuçları olacaktır. Anayasa Mahkemesi 30 Temmuz 2008 tarihinde kamuoyuna açıklanan kararıyla; AKP’nin laikliğe aykırı eylemlerin odağı olduğuna 10’a 1 gibi büyük bir çoğunlukla hükmetmiş, Ancak parti kapatma için gerekli nitelikli çoğunluğa ulaşılamadığından hazine yardımından mahrumiyet cezası vermiştir.

• Milliyetçi Hareket Partisi Anayasal yargı sürecinin AKP’nin kapatılmamasıyla sonuçlanmasından demokrasi ve rejimin geleceği açısından memnuniyet duymuştur. AKP’nin kapatılmaması, MHP’nin koalisyon ortağı olduğu 57. Hükümet döneminde 3 Ekim 2001 tarihinde yapılan Anayasa değişikliği sayesinde olmuştur.

• Bu dönemde yapılan değişikliklerle parti kapatma için odak olma katı esaslara bağlanmış, nitelikli çoğunlukla karar alma şartı getirilmiş ve parti kapatma yerine hazine yardımının kesilmesi alternatif bir yaptırım olarak düzenlenmiştir. 2002 yılından bu yana büyük bir Meclis çoğunluyla tek başına iktidarda olan AKP’nin, şimdi şikâyet ettiği parti kapatma konusunda altı yıldır hiçbir adım atmamış olmasının, demokrasi ve milli iradeye sahip çıkma açısından ifade ettiği samimiyetsizlik derecesini Türk milletinin takdirine bırakmak isterim.

MAHKEME AK PARTİ'Yİ UYARMADI MAHKUM ETTİ

• Yüce Mahkeme’nin AKP davası kararı hakkında bugüne kadar farklı değerlendirmek yapılmış ve kararın niteliği ve sonuçları konusunda herkes kendi bakışı açısından yorumlarda bulunmuştur. Mahkemenin sadece geçmişi değil, bundan daha önemli olarak siyasetin geleceğini ilgilendiren bu kararının, siyaset kurumunun ve Parlamento’nun hareket alanı üzerinde çok ciddi sonuçlar doğurması muhtemeldir. Bu bakımdan önümüzdeki dönemde siyaset kurumunu karşısına çıkabilecek tablonun iyi anlaşılması için, Yüce Mahkemenin bu kararının doğru okunması ve doğuracağı hukuki ve siyasi sonuçların doğru değerlendirilmesi mutlak bir zorunluluktur.

• Anayasa Mahkemesi; AKP ile ilgili olarak ilk önce suç tespitinde bulunmuş, Anayasa’nın yasakladığı faaliyetlerinin odağı haline geldiğine hükmetmiş ve bu suç için Anayasa’da öngörülen bir ceza yaptırımı uygulayarak partiyi mahkûm etmiştir. Anayasa’da belirlenen siyasi partilerin uyacakları esaslara aykırı hareket ettiği mahkeme kararıyla tescil edilen AKP’ye verilen ceza, bu bakımdan basit ve sıradan bir ihtar cezası değil, mahkûmiyet cezasıdır.

• Daha ağır yaptırım olan parti kapatma yerine, diğer bir cezai yaptırım olan hazine yardımından mahrumiyet cezasına çarpıtılması, kararın özü ve esasının Anayasa’ya aykırı faaliyetlerden mahkûmiyet olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir. AKP’nin bu şekilde suç tespitiyle mahkûm olması vahim bir durumdur. Mahkeme bu tespiti yapmakla AKP’yi daimi Anayasa gözetimi ve denetimi altına almış ve vundan sonraki faaliyetlerini izleyecek hukuki bir kontrol mekanizması tesis etmiştir.

AKP'NİN ÖNÜNDE KIRMIZI ÇİZGİLER VE DAVRANIŞ KODLARI OLACAK

• Yüce Mahkemenin bu kararının henüz açıklanmayan gerekçesi, durumunun bütün yönleriyle anlaşılabilmesi bakımından hayati önem taşımaktadır. İddianamedeki hangi delilleri odak olma tespitinde geçerli sayıldığı gerekçeli kararla anlaşılacak ve bunlar AKP için önümüzdeki dönemde aşılamayacak kırmızıçizgiler ve davranış kodları olacaktır. Gerekçede yer alacak tespit ve yorumların AKP’nin ötesinde siyaset alanının sınırları üzerinde kısıtlayıcı etkiler yaratması ve siyasi partilerin hareket sahasını daraltıcı sonuçlar doğurması da ihtimal dışı sayılamayacaktır. Böyle bir durumda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin Anayasa’dan kaynaklanan görev, yetki ve sorumlulukları yeni bir çerçeveye oturtulmuş ve bu konularda Yüce Meclis için yasak alanlar belirlenmiş olacaktır. Bu nedenlerle Anayasa Mahkemelerinin gerekçeli kararı sadece AKP’yi değil, topyekün siyaset kurumunu ve TBMM’ni de yakından ilgilendirmektedir.

NORMAL BİR DURUM DEĞİL, SİYASET KAYITSIZ KALMAMALI

İktidardaki bir partinin böyle bir cezaya çarptırılması ve bu suretle siyasi ehliyet ve meşruiyetinin şaibeli hale gelmesi, normal ve sürdürülebilir bir durum olarak görülemeyecektir. Türkiye’nin, devletin temel ilkelerine aykırı faaliyetlerinin odağı olduğu mahkeme kararıyla tespit ve tescil edilmiş bir partinin hükümeti tarafından yönetilmesi, demokratik rejimlerde doğal sayılan ve pek rastlanılan bir durum değildir. İktidar partisinin böyle bir mahkûmiyet sonrası sürekli kapatılma tehlikesi altında görevini sürdürmesi siyasi istikrar açısından ciddi bir risktir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kaynağını Anayasa’dan alan görev, yetki ve fonksiyonlarının mahkeme kararıyla sınırlandırılması, bunlar üzerinde ipotek ve rehin tesisi anlamına gelecek kısıtlamalara tabi tutulması, kuvvetler ayrıldığı ilkesini zedeleyecek, toplumsal ve siyasi tıkanıklara yol açacaktır. Böyle bir tablo, başlı başına bir istikrarsızlık tablosudur. Bu nedenle Türkiye, Anayasa yargısı süreçleri sona erse de, yaşanan son bunalımdan normalleşme sürecine geçememiş, yeni gerginlikler üretmeye müsait bir alacakaranlık dönemine girmiştir. Bu durum karşısında siyaset kurumunun kayıtsız kalması düşünülemeyecektir.

Başta AKP olmak üzere herkes yaşanan bu süreçten gerekli dersleri çıkarmak ve demokratik rejimin geleceğini her düşüncenin üstünde tutan bir bakış açısı geliştirmek durumundadır. Siyasi partilerin demokrasi ortak paydasında buluşarak bu konuda siyasi bir tavır sergilemeleri, kendi varlık nedenlerinin bir gereği olarak görülmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin AKP kararı sonrası her kesim yeni bir dönem başlaması temennisini dile getirmiş ve bu konuda açık çağrılarda bulunmuştur.
Çok geniş bir tabanı olan bu yöndeki beklentilerinin hayata geçirilmesinin şartlarını hazırlamak için, ilk önce yeni dönem ve yeni sayfa beklentilerinin somut içeriğine açıklık kazandırmak gerekmektedir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin siyasette yeni dönem temennisini Anayasal yargı süreçleri devam ederken ilk önce dile getiren parti olduğu hatırlanacaktır.
(Haber 7)

BİR HALT BİLDİĞİNİ SANANLAR; BU YAZIYI BİR DAHA OKUSUNLAR DA ONDAN SONRA ADAM GİBİ YORUM YAPSINLAR.

BURADA AKP'YE DAYANAK YOK DİYEN DE GİTSİN BAŞINI KUMA GÖMSÜN.

Karayılan
08-27-2008, 02:09 AM
ONDADA AKP'YE DAYANAKLIKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMADI..

ZAMANSIZ, GEREKSİZ, İÇİ BOŞ BİR BEYANAT. DOSTLAR ALIŞVERİŞTE GÖRSÜN.

HALBUKİ BEN MHP'Yİ ARTIK İKTİDARDA GÖRMEK İSTİYORUM.


AKP'ye ya da CHP'ye dayanak olmak degil, onlara yakın siyaset yapmak diyebiliriz. Bunlar parti politikasıdır, onu da Sayın Bahceli belirlemiyor zaten :lol:

Benim kafama takılan milletin okuyup unuttugu konularda konusmus Sayın Bahceli. Herkes ileri gidiyor biz geri geri gidiyoruz... Yakında MHP genel merkezi salonlarından 12 Mart hatta cok partili sisteme gecis ile ilgili degerlendirmeler duyarsak sasmayalım. :twisted:

Kur_Sad
08-27-2008, 06:58 AM
BİR HALT BİLDİĞİNİ SANANLAR; BU YAZIYI BİR DAHA OKUSUNLAR DA ONDAN SONRA ADAM GİBİ YORUM YAPSINLAR.

Bakın yaşınız büyük diye birçok defa münakaşaya girmedim ama insanın sabrını zorlamayın. Kullandığınız tabirlere dikkat edin yoksa size de "adam gibi yorum yap" derler...

Siyaset tartışacaksanız da "adam gibi" gösterin bana o yazının neresinde akp yandaşlığı var...

yavuz
08-27-2008, 10:37 AM
MHP önceden fikir partisiydi Kur_Sad. Artık merkez sağ partilerinden bir tanesi. İstesek de böyle, istemesek de.

Ayrıca basbayağı oy peşinde. Oy peşinde olmayan, sağa sola ip fırlatmaz. Oylara kement atıyordu adam resmen. :lol:

Şehbir
08-27-2008, 03:21 PM
Bakın yaşınız büyük diye birçok defa münakaşaya girmedim ama insanın sabrını zorlamayın. Kullandığınız tabirlere dikkat edin yoksa size de "adam gibi yorum yap" derler...

Siyaset tartışacaksanız da "adam gibi" gösterin bana o yazının neresinde akp yandaşlığı var...


AKP: "Bahçeli'nin açıklamaları olumlu ve önemli"

A.A

AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin bugün yaptığı açıklamaları ”önemli ve olumlu bir adım” olarak değerlendirdi.

Bozdağ, Devlet Bahçeli'nin, ”siyasi partilerin kapatılması ile Anayasa Mahkemesinin görev ve yetkilerini düzenleyen anayasa değişikliklerinin geniş tabanlı bir mutabakatla yapılması halinde destek verecekleri” yönündeki açıklamasıyla ilgili yaptığı değerlendirmede, ”Bahçeli'nin açıklamasında yeni şeyler yok” dedi. Bozdağ, Bahçeli'nin daha önce kısmen dile getirdiği, büyük bir kısmını da AKP'nin kamuoyu ile paylaştığı konularda görüşlerini açıkladığını söyledi.

Anayasa'nın 10 ve 42. maddelerinde yapılan değişikliği, Anayasa Mahkemesinin iptal etmesinin ardından, ”kararın muhatabının sadece AKP olmadığını, bütün siyaset kurumu, siyasetçiler ve TBMM olduğunu; siyasetin, milletin iradesine ve kendi alanına sahip çıkması gerektiğini açıkça ifade ettiklerini” anlatan Bozdağ, kararı, yüksek yargının, yasama alanına müdahalesi olarak değerlendirdiklerini anımsattı. Bozdağ, ”Bugün Sayın Bahçeli'nin bu konudaki değerlendirmeleri, bizim geçmişte yaptığımız değerlendirmelerin paylaşıldığını göstermesi açısından önemli ve olumlu bir adımdır” dedi.

Bozdağ, Anayasa Mahkemesinin, partileri hakkında kapatma kararı vermemesinin, ”Türkiye'nin yararına olduğunu, belirsizlikleri ortadan kaldırdığını, negatif beklentileri pozitife dönüştürdüğünü, Türkiye'yi bir demokrasi ve hukuk ayıbından kurtardığını” ifade ettiklerini de anımsatarak, ancak kararın, ”siyasal özgürlükler alanını, demokrasinin sınırlarını biraz daha daralttığını, yeni kırmızı çizgiler koyduğunu, bunun kapsamının ne olacağının gerekçeli karardan sonra net anlaşılacağını” söylediklerini belirtti.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın, ”siyasi özgürlükleri teminat altına alma, bu konudaki sınırlamaları büyük ölçüde kaldırma ve demokrasiyi kökleştirme adına yapılması gerekenlere dönük” çağrısının muhatabının bütün siyasetçiler, siyasi partiler ve TBMM olduğunu” da ifade ettikleri anlatan Bozdağ, şöyle konuştu:
”Sayın Bahçeli'nin, bu çağrıyı kendince değerlendiren, daha önce de yaptığı değerlendirmelerin tekrarı mahiyetteki açıklamaları da bu konudaki çalışmalara olumlu katkı vereceğini göstermesi açısından önemlidir. AKP, 22. Yasama Dönemi'nde yapılan biri hariç anayasa değişikliklerinin tamamını, CHP ve diğer partilerle uzlaşarak yapmıştır. Sadece Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin anayasa değişikliğini, Anavatan Partisi ve diğer partilerle yapmıştır. 23. Dönem'de yapılan anayasa değişikliklerini ise CHP dışındaki partilerle uzlaşmak suretiyle yapmıştır.

Bütün bunlar, bizim anayasa değişiklikleri konusunda uzlaşmacı yaklaşım içinde olduğumuzun somut bir kanıtıdır. Bundan sonraki süreçte yapılacak yasa ve anayasa değişiklikleri bakımından da yapılacak çalışmalarda aynı yaklaşımı AK Parti olarak sergileyeceğiz. MHP'nin olumlu yaklaşacağını ifade etmesi, bu süreç açısından pozitif bir adımdır. Umarım CHP de uzlaşma noktasında olumlu açıklama ve yaklaşımları ortaya koyarak katkılarını verir.”

UZUN YAZMIYACAĞIM,

PARTİSİ KAPATILIRKEN DİREKTEN DÖNEN KİM ?

PARTİ KAPATMAYI ZORLAŞTIRMAK İSTEYEN AMA BU KONUDA ŞİMDİLİK ADIM ATAMAYAN KİM ?

PEKİ PARTİ KAPAMAYI ZORLAŞTIRAN YASAYI TEKRAR GÜNDEME GETİREN KİM ?

Parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Bahçeli, iktidardaki bir partinin Anayasa Mahkemesi tarafından cezaya çarptırılması ve bu suretle ”siyasi ehliyet ve meşruiyetinin şaibeli hale gelmesinin normal ve sürdürülebilir bir durum olarak görülemeyeceğini” ifade etti.


İktidar partisinin böyle bir mahkumiyet sonrası sürekli kapatılma tehlikesi altında görevini sürdürmesinin siyasi istikrar açısından ciddi bir risk olduğunu savunan Bahçeli, ”TBMM'nin, kaynağını Anayasa'dan alan görev, yetki ve fonksiyonlarının mahkeme kararıyla sınırlandırılması, bunlar üzerinde ipotek ve rehin tesisi anlamına gelecek kısıtlamalara tabi tutulması, kuvvetler ayrılığı ilkesini zedeleyecek, toplumsal ve siyasi tıkanıklara yol açacaktır” dedi.

BUNLARI BEN Mİ SÖYLEDİM ?



MHP'ye "AKP yandaşı" ya da "CHP yandaşı" tarzı eleştirilerde bulunan adam benle siyaset konuşmasın gitsin ilkokul çocularıyla partizanlık oynasın...

SİZİNLE SİYASET KONUŞAN YOK ZATİ. KONU AÇILMIŞ, HERKES GİBİ ÖZGÜR İRADEMLE DÜŞÜNCELERİMİ SÖYLEDİM.

YOKSA SİZDEN İZİN ALMAM MI GEREKLİ İDİ ?


Bakın yaşınız büyük diye birçok defa münakaşaya girmedim ama insanın sabrını zorlamayın. Kullandığınız tabirlere dikkat edin yoksa size de "adam gibi yorum yap" derler...

Siyaset tartışacaksanız da "adam gibi" gösterin bana o yazının neresinde akp yandaşlığı var...

''ADAM GİBİ'' GÖSTERDİM, BAKALIM ''ADAM GİBİ'' ANLAYABİLECEK MİSİNİZ ??

Aybike
08-27-2008, 03:53 PM
kür-sad kizma ablacim..
kim istemez MHP gibi bir parti basa gecsin...Ama MHP tas gibi olmali..bilgisi ile,yetenekleri ile,müthis politik zekalari ile Aslanlar gibi vekilleri ile..kim istemez?
Ama bunlar ne MHP de var neden BBP de...
Hic biri bir ise yaramaz...Tiplere bak anlarsin..

Kur_Sad
08-27-2008, 06:29 PM
MHP önceden fikir partisiydi Kur_Sad. Artık merkez sağ partilerinden bir tanesi. İstesek de böyle, istemesek de.

Ayrıca basbayağı oy peşinde. Oy peşinde olmayan, sağa sola ip fırlatmaz. Oylara kement atıyordu adam resmen. :lol:

Len olm sen kendi genel başkanına bak partiyi sattı kendini kurtardı :lol:

***

Devlet Bahçeli'nin tutumunun AKP ile hiçbir alakası yok, onun yerinde BKP, CKP, CHP partileri olsa yine aynı şeyleri söylerdi. Bahçeli'nin derdi demokrasinin yara almaması, yani "ilkeli" bir duruş sergiliyor.

gurkan
08-28-2008, 01:06 AM
. Bahçeli'nin derdi demokrasinin yara almaması, yani "ilkeli" bir duruş sergiliyor.

Tespitinde haklılık payı olduğunu düşünüyorum ; Sana fazla yüklenmişler.:D

MHP realitenin farkında olup Halka rağmen siyaset yapılmayacağını görüyor düşüncesindeyim .

Bu anlamda tabanının duyarlılıklarını dillendiriyor.

Bu Taban Milliyetçi Muhafazakar tabandır.

Geleneksel olarak DP;MP;AP;CKMP;MNP;MSP;ANAP;DYP;RP;AKP;MHP çizgisidir.

Bence MHP geneleksel mana daki çizgisi korumaktadır.

Bu anlamda değişmemiştir. İlkelidir demek istiyorum.

yeşil
08-28-2008, 11:04 AM
Bahçeli zamanın birinde sağa sola ip atıyordu.Meclise girdikten sonra ondan başka akp ye destek veren de olmadı.Bahçeli bu aldğı oyların hepsini kendi oyları sanıyor.Bir seçim olsa ne Bahçeli ne Baykal şu haliyle meclise giremeyecekler.Hep konuşmuş olmak için konuşuyorlar.Muhalefetle ilgileri yok.Bir tanesi boğazlardan geçen gemiler hakkında konuşabiliyorlar mı.Gemiler boğazlardan geçti.Bakın başımıza neler gelecek.Basın yansıtırsa.

Demir Kağan
08-28-2008, 12:59 PM
o degil de, fehmi koru iyi giydirmis.

Yeni dönemde medya

MHP bunu hep yapıyor. Hep yaptığı, olumlu davranır görünüp gerçek anlamda demokratikleşmeyi sekteye uğratmak... Yeni dönemde kendine bir yol haritası hazırlaması beklenen Ak Parti'ye, dün, en önemli maddesi Anayasanın Anayasa Mahkemesi'yle ilgili maddeleri (68, 69) ile Siyasi Partiler Kanununu değiştirerek parti kapatılmasını daha da zorlaştırmak olan kendi yol haritasını sundu MHP...

Kapatılma âkıbetinden kıl payı kurtulmuş, ilmeği her an boynunda hisseden Ak Parti'yi kendi çizgisine çekmek için bundan daha kışkırtıcı bir hamle olamazdı. Nitekim, Ak Parti yetkilileri, MHP'nin teklifini cazip bulduklarını açıklamada gecikmedi.

Ak Parti'ye yakışan kendi yol haritasını kendisinin belirlemesidir; başkaları tarafından belirlenen yol haritalarının başına iş açabileceği endişesini her zaman taşımalıdır iktidar partisi. Aksine davranışın nelere mal olabildiğinin iyi bir örneği yine MHP desteğiyle anayasada gerçekleştirilen iki maddelik değişiklikti; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı o girişimin faturasını salt Ak Parti'ye çıkardı.

Yeni dönemde en fazla işitilecek sözcük 'uzlaşma' olacak. Ak Parti'nin diğer siyasi aktörlerle, sivil toplum örgütleriyle, kanaat önderleriyle belli bir uzlaşma zemininde buluşabileceği bir yol haritasına ihtiyacı var. Gerekirse CHP, MHP ve DTP'yi yanına alabilecek, TOBB ve TÜSİAD'ı göz hizasında tutacak, Gönüllü Kuruluşlar Vakfı gibi çok sayıda sivil örgütü çatısı altında buluşturan kuruluşları da ihmal etmeyecek bir harita...

'Uzlaşma' sihirli sözcüğüyle amaçlananın, Türkiye'nin önünü açacak, yaşanılan dönemle irtibatını sağlayacak, dışta gücünü içte refahı artıracak reformları birbiri ardına gerçekleştirmek olduğu asla unutulmamalı.

Her sihirli sözcük gibi 'uzlaşma' sözcüğüyle kast edilenin de kısıtları var. Siyasi partiler geçmişte savundukları hatırlatılarak uzlaşmaya davet edildiklerinde tutum değiştirir, sivil toplum örgütleri yıllardır savundukları ilkeleri göz ardı ederlerse ne olacak? Ak Parti, CHP ve TÜSİAD'a dönüp ”Vaktiyle hazırladığınız anayasa değişikliklerini ben de benimsedim” dediğinde beklediği gibi 'uzlaşmacı' bir tavır yerine ”Hayır” cevabıyla karşılaşırsa?

Böyle durumlarda reformları gündemden düşürmeli mi Ak Parti, sürdürmeli mi? Sürdürecekse 'uzlaşma' kimlerle yapılabilir?

Reform konusunda siyasetçilerin ayak sürümesi, sivil toplum örgütlerinin yan çizmesi durumunda Ak Parti'nin önünde 'uzlaşma' için tek bir adres kalıyor: Millet... Geçen yıl yaşanan cumhurbaşkanlığı seçimi krizinin aşılması, cumhurbaşkanını halka seçtirme formulüyle mümkün olabilmişti. Bunu sağlamak için de halkoylamasına başvurmak gerekmişti. Sonuçta sorunun üstesinden gelinebildi.

Benzer bir yöntem reformların önüne çıkartılan her tıkanıklığın açılmasında da işe yarayabilir. Halkoylaması (referandum) müessesesine gerektiği her noktada başvurmaktan çekinmemek şart.

Yeni dönemin parametreleri konusunun işlendiği bir tahlilde mutlaka yer verilmesi gereken önemli bir ayrıntı da medya ilişkileridir. Geçmiş dönemde, medyadan 'hasmane' bir konuşlanma ve iktidarın buna cevap olarak dışlayıcı tavrı söz konusuydu. Bu dönem ise, mümkünse ilk açılımı bu alanda gerçekleştirerek, medyayla çok daha farklı bir ilişki tarzı geliştirilmelidir. Medyayı 'bizden' ve 'bize karşı' tarzında kategorize etmek ve 'bize karşı' sayılanları karşıya almak yerine, derdi gerçekten halkın bilgi edinme hakkına cevap vermek olan medya kuruluşlarının hepsiyle olumlu ilişkilere girmek daha yerinde olacaktır.

Bütün medya kuruluşları temsilcilerinin davet edildiği büyük basın toplantılarına hasret kaldık; Başbakan Tayyip Erdoğan o eski alışkanlığı yeniden başlatamaz mı? Hep kriz anlarında bir şeyler talep etmek için olması gerekmiyor; büyüğünü küçüğünü ayırmaksızın bütün medya patronları ve üst düzey yöneticileriyle iktidarın öndegelen isimlerinin biraraya gelmesi sadece siyaset-medya ilişkilerini yumuşatmaz, çehresi yenilenen medya gerçeğini medya patronlarının da algılamasını sağlar.

Yeni dönemi iyi değerlendirmeli Ak Parti.

Şehbir
08-28-2008, 04:33 PM
28 Ağustos 2008 http://www.hurriyet.com.tr/images/siyah_ok.jpg Bekir COŞKUN (http://www.hurriyet.com.tr/index/bekir_coşkun)



http://www.hurriyet.com.tr/_yazarlar/images/2b.jpg Tek parti dayağı...


1950’den bu yana Türkiye’yi tek parti yönetir.

Demirel; Menderes’in genel müdürüdür... Özal; Demirel’in müsteşarıdır... Erbakan; Özal’ın ilk genel başkanıdır... Tansu Çiller; Demirel’in, Mesut Yılmaz; Özal’ın bakanlarıdır... Tayyip Erdoğan; Türkeş’in MC ortağı Erbakan’ın belediye başkanıdır...

58 yıldır tek parti vardır başta...

Siz seçimlerde parti değişti sanırsınız, ama aynı partidir gelen... Amblemler değişir, binalar değişir, liderler değişir, söylemler değişir, yüzler değişir...

Ama tek parti hiç değişmez.

Diyelim ki seçim-meçim oldu, birbirlerine girdiler, kavga-dövüş arasında sandığa gittiniz... Siz sanırsınız ki farklı bir şey seçtiniz.

Oysa o tek partidir seçtiğiniz.

*


AKP ile MHP tek partidir...

Devlet Bahçeli’nin AKP’ye yaptığı çağrıları dinlerken bunları düşündüm:

AKP’ye, "Gelin birlikte yapalım yapamadıklarınızı, size engel olan Anayasa Mahkemesi’nin yetkilerini birlikte kısalım" diyordu dün.

İşte böyle AKP’nin her çukura düşüşünde MHP çekme ve kurtarma aracı tarafından çekilip yola koyulması tek parti oluşlarındandır.

AKP’nin çağdaşlık karşıtlığının "odağı" olduğunun yargı kararına bağlanmış olması, Devlet Bahçeli için önemli değildir...

Tersine; kızmaktadır yüce mahkemeye...

Bu ikisi tek partidir.

Türbandan dinin referans alınmasına... Muhafazakar eğitimden tarikatlara hoşgörüye kadar aynı yerdedir ikisi.

Misal; Keçiören’deki büfecinin dövülmesi meselesinde AKP ile MHP hemfikirdir...

Büfeciyi AKP’liler dövmeseydi zaten MHP’liler gelip döveceklerdi... Ki göreceksiniz üç güne kadar, orucunu yiyenleri MHP’liler dövecekler, ya da AKP’liler, fark etmez.

*

1950’den bu yana Türkiye’yi tek parti yönetir.

Bu yüzden yarım asırdan fazla zamandır; 14 milyon yoksulu ve aç insanı vardır Türkiye’nin... Tek partinin "din-iman" söylemlerinin arkasında mutluluğu çalınmıştır milletin... Bir milyon üniversiteli genci işsiz, kırgın, sefildir...

2008’de hálá iki torba nohuda, 500 kilo kömüre muhtaçtır insanlar...

Ve büfeci, içki sattığı için dayak yer bu çağda, tek partiden...

MHP BÖYLE YAPTIKÇA; AYNI TEPKİYİ ALACAKTIR.
DEMEK AKLIN YOLU BİRMİŞ..

gezgingören
08-28-2008, 04:49 PM
Ben mhp kpmunist olsa yine mhp ye oy veririm.Bizim yeniden dünya gücü olmamızın tek yolu avrasya politikalarımız dan geçiyor.Mhp ise akp ye orta asya politikalarına yöneldiği verdiği için destek veriyor.Bakü-ceyhan mesela çok büyük bir başarı turan yolunda.Marmaray projesi de ta çine kadar ulaşacak inşallah.Buradan 10 saate kazakistana hızlı trenle gidebileceğiz o zaman.Umarım rusya çabuk çekilir gürcistandan.

Şehbir
08-28-2008, 05:19 PM
Ben mhp kpmunist olsa yine mhp ye oy veririm.Bizim yeniden dünya gücü olmamızın tek yolu avrasya politikalarımız dan geçiyor.Mhp ise akp ye orta asya politikalarına yöneldiği verdiği için destek veriyor.Bakü-ceyhan mesela çok büyük bir başarı turan yolunda.Marmaray projesi de ta çine kadar ulaşacak inşallah.Buradan 10 saate kazakistana hızlı trenle gidebileceğiz o zaman.Umarım rusya çabuk çekilir gürcistandan.

BUNLAR OLANA KADAR SEN, BEN VE ONLAR 100 KERE MELEK OLURUZ..

MELEKLER TRENE BİNMEZLER, ÇÜNKİ ÖBÜR TARAFTA SIRAT KÖPRÜSÜNDEN YÜRÜYEREK GEÇİYORSUN..

GERÇİ BEN DİREK HURİLERİN ARASINA GİDİYORMUŞUM, RÜYAMDA Kİ AK SAKALLI DEDE ÖYLE DİYOR..

RÜYAMDA; GEL BANA, GEL DURMA, ÇOK KOLAY DİYOR, SENİ CENNETE VEZİR ATADIM, BÜTÜN HURİ TEŞKİLATI ARTIK SENİNDİR DİYOR..

AMA BABAM DA ARKASINDAN NANİK YAPIYOR, GERÇİ BU DEVİRDE BABANA BİLE GÜVENMİCEN..

HAYIRLARA VESİLE OLUR İNŞALLAH..

gezgingören
08-28-2008, 05:58 PM
BUNLAR OLANA KADAR SEN, BEN VE ONLAR 100 KERE MELEK OLURUZ..

MELEKLER TRENE BİNMEZLER, ÇÜNKİ ÖBÜR TARAFTA SIRAT KÖPRÜSÜNDEN YÜRÜYEREK GEÇİYORSUN..

GERÇİ BEN DİREK HURİLERİN ARASINA GİDİYORMUŞUM, RÜYAMDA Kİ AK SAKALLI DEDE ÖYLE DİYOR..

RÜYAMDA; GEL BANA, GEL DURMA, ÇOK KOLAY DİYOR, SENİ CENNETE VEZİR ATADIM, BÜTÜN HURİ TEŞKİLATI ARTIK SENİNDİR DİYOR..

AMA BABAM DA ARKASINDAN NANİK YAPIYOR, GERÇİ BU DEVİRDE BABANA BİLE GÜVENMİCEN..

HAYIRLARA VESİLE OLUR İNŞALLAH..Hormetli stalin ne demiş:-D asyanın merkezine hakim olan dünyaya hükmedecek diye.Bakalım ab ve amerika yardım bu konuda yardım ediyormuş gibi görünüyor. İnşallah hayırlısı olur.Rusya gürcistana girdi ya, hem enerji kaynaklarını kaptırmaktan korkuyor hemde turandan.

Kur_Sad
08-28-2008, 06:19 PM
Bahçeli yanlış yaptı o ipi atmayacaktı verecekti üniversite teşkilatlarının eline şu car car konuşanları bağlayacaktık birbirine güzel Karadeniz'in sarp kayalıklarından birinden atacaktık aşağı :twisted:

:kill:

Şehbir
08-29-2008, 01:49 PM
BUNLAR OLANA KADAR SEN, BEN VE ONLAR 100 KERE MELEK OLURUZ..

MELEKLER TRENE BİNMEZLER, ÇÜNKİ ÖBÜR TARAFTA SIRAT KÖPRÜSÜNDEN YÜRÜYEREK GEÇİYORSUN..

GERÇİ BEN DİREK HURİLERİN ARASINA GİDİYORMUŞUM, RÜYAMDA Kİ AK SAKALLI DEDE ÖYLE DİYOR..

RÜYAMDA; GEL BANA, GEL DURMA, ÇOK KOLAY DİYOR, SENİ CENNETE VEZİR ATADIM, BÜTÜN HURİ TEŞKİLATI ARTIK SENİNDİR DİYOR..

AMA BABAM DA ARKASINDAN NANİK YAPIYOR, GERÇİ BU DEVİRDE BABANA BİLE GÜVENMİCEN..

HAYIRLARA VESİLE OLUR İNŞALLAH..

BİR ÇOK BİLEN DE ŞÖYLE DEDİ.

BÜTÜN DUALAR KABUL OLSAYDI...

YA DA KELİN MERHEMİ OLSA BAŞINA SÜRERMİŞ..

yavuz
08-29-2008, 01:58 PM
Türk milliyetçisi silkinip, artık içinden ulusalcıları atmalı ve ırkçısı, islamcısı, türkçüsü, anadolucusu birleşip yepyeni bir çatı altında toplanmalıdır. MHP ve BBP'nin kendini fesh etmesi büyük yankı uyandırır, çok oy kapılabilir bu yolla... Bir de Bahçeli ve ekibi olmazsa, kafadan %20 yaz oraya. "BBP, MHP ile birleşmiş" dedin mi, MHP'nin azametiyle BBP'nin sevimliliği birleşir kasırga olur eser, AKP filan kalmaz memlekette. :cool:

Ne diyorsun Kur_Sad Ağam, yapalım mı bunu? :)

Karayılan
08-29-2008, 02:39 PM
o degil de, fehmi koru iyi giydirmis.Onun ...

Anladın sen onu :?

Şehbir
08-29-2008, 02:56 PM
Onun ...

Anladın sen onu :?


BENDE YARDIMCI OLABİLİRMİYİM..

Karayılan
08-29-2008, 03:01 PM
BENDE YARDIMCI OLABİLİRMİYİM..Grup adetim degildir :lol: :P

Şehbir
08-29-2008, 03:13 PM
Grup adetim degildir :lol: :P

ÖBEK YAPARIZ O ZAMAN..

Karayılan
08-29-2008, 03:27 PM
Olabilir, ozgun seylere acıgım :P

Demir Kağan
08-30-2008, 04:58 AM
Onun ...

Anladın sen onu :?

tamam da adam dogru yaziyor haci. :lol:

aytekin40
08-31-2008, 04:00 AM
mhp ye oy vereceğim diyordum..

bir gün nasip oldu televizyonda spiker ile bahçeli konuşuyor bahçeli ye soru soruyor eğer abd kuzey ırakta karşınıza çıksa ne yaparsınız
bahçeli diyorki abd ile savaşırım

hayda şimdi bahçeliyi tanıyor olsam ve bana dese yahu ben biraz daha çok oy almak için öyle konuştum dese bahçeliye oy veririm..

ama türk milleti değerli oyunu akıl ve mantıklı bir yönetim olan akp ye verdi

hemde kıza kıza

şimdi bahçeli diyorki rum ermeni yahudi yeminli türk düşmanı yahu bu gibi işleri bizde biliyoruz atatürk bile bu konu hakkında çok şey söylemedimi ama bahçeli hala politikacı olamadı maalesef politikacı olmak polikacılık yapmaktır..

derim ben dost acı söyler bu bakımdan bu adamın danışmanlarını değiştirmesi gerekir..

Aybike
08-31-2008, 06:28 AM
Iyi bir liderin danismani olmaz zaten..Ona danisilir.

Karayılan
08-31-2008, 06:59 AM
tamam da adam dogru yaziyor haci. :lol:O oportunist kim ki MHP hakkında atıp tutuyor yau?

Şehbir
08-31-2008, 08:02 AM
Iyi bir liderin danismani olmaz zaten..Ona danisilir.

MENİM HİCH DANŞMANIM OLMADI..

SİZE DANIŞMANIM DİYEBİLİR MİYİM ???

Şehbir
08-31-2008, 08:05 AM
tamam da adam dogru yaziyor haci. :lol:


HAKLISIN AMA BAZILARI DOĞRULARI YAZINCA DA ŞÜPHE EDİYOR İNSAN BİLDİĞİNDEN..

aytekin40
08-31-2008, 10:38 AM
şimdi yazdığım yazı tamamen yapıcı bir yazıdır yani yıkıcı değil.

ben türk olduğumdan opportunist kelimesini bilemiyorum birde revizyon vesaire var anlayamıyorum türkçede böyle kelime yoktur.

ben kemalist bir insanım şimdi türkiye kurulurken yozgatlı teke türkmenleri osmanlıdan yana ayaklanmışlar ve çerkez ethem kuvvetlerince bastırılmış yani tc de türklük sadece ırk babında bir anlam taşımaz ayrıca atattürk kominist partisini kurmuş gene yozgatlılar ayaklanmış halbuki atatürk bu koministlikle işi bitince kominizm görüldüğü yerde ezilmelidir demiştir sahidende türkmen ırkı safmıdır nedir anlayamıyorum gerçi benim soyumda anadoluya ilk gelen karaman türkmenlerine dayanıyor fatih tarafından deliorman bölgesine gönderilmiş atalarımız ordan gene anadoluya geldik..

sonuç olarak milliyetçilik bizim ülkemizde boyutu çoktur ve akılcı milliyetçilik atattürkçülüktür.

türkçe virgül türkçe konuşan insan demektir nokta diyen liderimiz her türlü ırkçılık etnikçilik dincilik mezhepçilik bilgecilik sınıfçılık gibi kavramları reddetmiş ama türkçe konuşan insanları bir ülküde birleştirmiştir işte türkiyenin aradığı lider dil konusunda sert ama öteki her konuda esnek olmalı bugün terörün tek hedefi dilimizi parçalamaktır.

türk halkları tek bir şekilde birleşir 3 kitap ama türkçe yazılmışını bastırıp bunu yaymak o zaman kelime birliği anlaşma birliği olacaktır.

araplar türkistana neden arapça kitap yolluyor türkiye türkleri ne yapıyor

Kur_Sad
08-31-2008, 05:31 PM
şimdi yazdığım yazı tamamen yapıcı bir yazıdır yani yıkıcı değil.

ben türk olduğumdan opportunist kelimesini bilemiyorum birde revizyon vesaire var anlayamıyorum türkçede böyle kelime yoktur.

ben kemalist bir insanım şimdi türkiye kurulurken yozgatlı teke türkmenleri osmanlıdan yana ayaklanmışlar ve çerkez ethem kuvvetlerince bastırılmış yani tc de türklük sadece ırk babında bir anlam taşımaz ayrıca atattürk kominist partisini kurmuş gene yozgatlılar ayaklanmış halbuki atatürk bu koministlikle işi bitince kominizm görüldüğü yerde ezilmelidir demiştir sahidende türkmen ırkı safmıdır nedir anlayamıyorum gerçi benim soyumda anadoluya ilk gelen karaman türkmenlerine dayanıyor fatih tarafından deliorman bölgesine gönderilmiş atalarımız ordan gene anadoluya geldik..

sonuç olarak milliyetçilik bizim ülkemizde boyutu çoktur ve akılcı milliyetçilik atattürkçülüktür.

türkçe virgül türkçe konuşan insan demektir nokta diyen liderimiz her türlü ırkçılık etnikçilik dincilik mezhepçilik bilgecilik sınıfçılık gibi kavramları reddetmiş ama türkçe konuşan insanları bir ülküde birleştirmiştir işte türkiyenin aradığı lider dil konusunda sert ama öteki her konuda esnek olmalı bugün terörün tek hedefi dilimizi parçalamaktır.

türk halkları tek bir şekilde birleşir 3 kitap ama türkçe yazılmışını bastırıp bunu yaymak o zaman kelime birliği anlaşma birliği olacaktır.

araplar türkistana neden arapça kitap yolluyor türkiye türkleri ne yapıyor

Yozgat'ta "Teke Türkmeni" diye birşey duymadım ben şahsen 20 yıldır Yozgatlıyım. Çapanoğlu İsyanı uzun mesele girmeyelim. Şu komunist partiyi Atatürk ne zaman kurmuş? Yozgatlılar buna ne zaman isyan etmiş? ne diyon ki gardaş sen yav...

Türkmen ırkı değil de sen biraz safsın galiba!

aytekin40
09-01-2008, 02:24 AM
bende yozgat doğumluyum. şimdi haliyle aklımızdan rüya yazmıyoruz bir yerlerde okuyoruz yazıyoruz haliyle okuduğumuz kitapların yalancısı halinede gelebiliriz kitaplar her zaman doğruyu söylemeyebilir bu konuda daha çok yazıyı gizli türk tarihi
bölümünde yazacağım

Karayılan
09-01-2008, 04:44 AM
sonuç olarak milliyetçilik bizim ülkemizde boyutu çoktur ve akılcı milliyetçilik atattürkçülüktür.

:shock: Tamam da ulkuculer zaten Ataturkculugu benimsemis kisilerdir. Bu ne bakımdan bir elestiri oluyor anlamadım.

yavuz
09-01-2008, 02:44 PM
:shock: Tamam da ulkuculer zaten Ataturkculugu benimsemis kisilerdir. Bu ne bakımdan bir elestiri oluyor anlamadım.

Türkçülük'le Ülkücülüğü karıştırmamak lazım... :rolleyes:

Ülkücüler'in hepsi Atatürkçü değildir, ben değilim mesela; Kur_Sad da değil. :D

Karayılan
09-01-2008, 02:51 PM
Türkçülük'le Ülkücülüğü karıştırmamak lazım... :rolleyes:

Ülkücüler'in hepsi Atatürkçü değildir, ben değilim mesela; Kur_Sad da değil. :DSeni beni gec, merhum Alparslan Turkes Ataturk'un Basbuglugunu kabul etmis hatta bir adım ileri giderek ona "Gazi Bozkurt" hatta daha da ileri giderek "En buyuk Turk" demistir ;)

Bir ulkucu basbugunun basbugunu nasıl kabul etmiyormus anlamadım? :rolleyes:

Kur_Sad
09-01-2008, 05:37 PM
Olm yavuz niye deşifre ediyon bizi :lol:

Kemalist değilim, Kemalizme karşıyım, Atatürkçüyüm...

Atatürk de Başbuğdur ama "en büyük Türk" değildir benim gözümde, ona gelene kadar çok daha büyükleri de var...

Atatürk Milliyetçiliğine de karşıyım, Atatürk diye milet mi var lan :lol:

Bu Atatürk Milliyetçiliği dedikleri şey vatan toprağını 780 Bin km2 sanan dangalakların bir uydurmasıdır! Hep diyorum ya "Türkiye dışında Türk yok" saçmalığı ulan Atatürk dirilip gelse hepsini astıracak İstiklal Mahkemeleri vol.2 de ama :lol:

aytekin40
09-02-2008, 04:44 AM
ülkücülük yani milliyetçilik atatürk ilke inkilaplarında bir değişmemesi gereken kavramdır.

lakin milliyetçilik veya ülkücülük kavramı o kadar çarptırılmıştırki ne yazıkki milliyetçiler biz sizin bildiğiniz gibi öle böle milliyetçi değil atatürk milliyetçisiyiz demek zorunda kalıyorlar.

yani biz zurriyetçi veya vs milliyetçisi değiliz diyorlar.

atatürk milliyetçiliği bir kültür milliyetçiliğidir ve asgari müşterekte buluşan insanların ortak yaşama kültürüdür.

nitekim devlet bahçeli türk ortodox bir kadını ve çingen asıllı adnana şensesi milletvekili adayı yaparak bu konuda çok güzel bir aadım atmıştır.

atatürk te ben ilah değilim beni tabu yapmayın siz daha iyi işler yapın diyerek değişimi öngörmüştür.


atatürkçülük bir değişimcilik yani devrimcilik diyebiliriz lakin devletçi milliyetçi laiklik cumhuriyetçilik gibi çember özelliği taşıyan ilkeler kırılmamalı.

bu bağlamda milliyetçilik te kırılırsa atatürkçülük kalmaz.



o yüzden bilmem atatürk milliyetçiliğini tarif edebildimmi.

Karayılan
09-02-2008, 05:28 AM
Olm yavuz niye deşifre ediyon bizi :lol:

Kemalist değilim, Kemalizme karşıyım, Atatürkçüyüm...

Atatürk de Başbuğdur ama "en büyük Türk" değildir benim gözümde, ona gelene kadar çok daha büyükleri de var...

Atatürk Milliyetçiliğine de karşıyım, Atatürk diye milet mi var lan :lol:

Bu Atatürk Milliyetçiliği dedikleri şey vatan toprağını 780 Bin km2 sanan dangalakların bir uydurmasıdır! Hep diyorum ya "Türkiye dışında Türk yok" saçmalığı ulan Atatürk dirilip gelse hepsini astıracak İstiklal Mahkemeleri vol.2 de ama :lol:Vay Enverist vaay :lol:

Demir Kağan
09-02-2008, 05:48 AM
o degil bir de bu Kemalist zevat, Misak-i Milli bize yeter demez mi? Arkadas bi cektir git misak-i milli'de nereler var onu ogren gel.

yavuz
09-02-2008, 01:38 PM
Olm yavuz niye deşifre ediyon bizi :lol:

Kemalist değilim, Kemalizme karşıyım, Atatürkçüyüm...

Atatürk de Başbuğdur ama "en büyük Türk" değildir benim gözümde, ona gelene kadar çok daha büyükleri de var...

Atatürk Milliyetçiliğine de karşıyım, Atatürk diye milet mi var lan :lol:

Bu Atatürk Milliyetçiliği dedikleri şey vatan toprağını 780 Bin km2 sanan dangalakların bir uydurmasıdır! Hep diyorum ya "Türkiye dışında Türk yok" saçmalığı ulan Atatürk dirilip gelse hepsini astıracak İstiklal Mahkemeleri vol.2 de ama :lol:

Evet, benim için de aynen böyle. Atatürkçü geçinenleri görünce "Atatürkçü'yüm" demek bir garip geliyor bana...

Atatürk, büyük bir liderdir, hatta çok çok büyük bir liderdir, hatta ve hatta eşine az rastlanır bir liderdir, ama "tek adam" mantığını sevmem. Solcuların da alayını sevmem, solcular "Atatürkçü'yüz" diyorlar, bana bırakmıyorlar Atatürkçülüğü. :D

Kur_Sad sen de beni deşifre et ödeşelim abi. Bu arada biz seninle MHP konusu dışında tamamen aynı düşünüyoruz, bırak şu partizanlığı artık. :lool:

Şehbir
09-03-2008, 02:18 PM
Evet, benim için de aynen böyle. Atatürkçü geçinenleri görünce "Atatürkçü'yüm" demek bir garip geliyor bana...

Atatürk, büyük bir liderdir, hatta çok çok büyük bir liderdir, hatta ve hatta eşine az rastlanır bir liderdir, ama "tek adam" mantığını sevmem. Solcuların da alayını sevmem, solcular "Atatürkçü'yüz" diyorlar, bana bırakmıyorlar Atatürkçülüğü. :D

Kur_Sad sen de beni deşifre et ödeşelim abi. Bu arada biz seninle MHP konusu dışında tamamen aynı düşünüyoruz, bırak şu partizanlığı artık. :lool:

BUSH BİLE MHP'Lİ YAVUZ..


http://i35.tinypic.com/x2o19v.jpg

Karayılan
09-03-2008, 02:47 PM
Bu arada biz seninle MHP konusu dışında tamamen aynı düşünüyoruzKur_Sad ne zaman Buyuk Dogucu oldun? :P

TÜRKÇE
09-03-2008, 05:04 PM
Kur_Sad ne zaman Buyuk Dogucu oldun? :P
Yavuzla 1-2 yazıştıysa

Kur_Sad
09-03-2008, 07:33 PM
Yok hacı nerden çıktı yav Büyük Doğucu falan ulen yavuz :lol:

Ben Ülkücüyüm gardaşım başka -cı -cu bilmem, bütün inandıklarım Ülkücülüğün içinde mevcut ayrıca isme gerek yok ;)

TÜRKÇE
09-04-2008, 02:52 AM
Yok hacı nerden çıktı yav Büyük Doğucu falan ulen yavuz :lol:

Ben Ülkücüyüm gardaşım başka -cı -cu bilmem, bütün inandıklarım Ülkücülüğün içinde mevcut ayrıca isme gerek yok ;)
Bizde tek "cü"söker. cu lar ca lar cılar geçmez diyorsun

yavuz
09-04-2008, 05:15 AM
Büyük Doğuculuk nerden çıktı ya? Facebook'ta onun yanında Nizam-ı Alem de yazıyor bende. Biz de Ülkücüyüz, tövbe tövbe! :twisted:

Kur_Sad
09-04-2008, 12:02 PM
Cihandır eşiğimiz
"Ocak"tır beşiğimiz
Dokuzdur ışığımız
Ülkücü derler bize
Yardımcı pirler bize :cool:

Karayılan
09-04-2008, 01:21 PM
Büyük Doğuculuk nerden çıktı ya? Facebook'ta onun yanında Nizam-ı Alem de yazıyor bende. Biz de Ülkücüyüz, tövbe tövbe! :twisted:

Ulkucu degilsin demedik. Ama Buyuk Dogucu oldugunu da inkar etme. Sizi Necip Fazılcılar siziiii :P

yavuz
09-05-2008, 07:20 AM
Necip Fazıl da Ülkücüdür diyeceğim, atılan domatesler orucumu bozar diye korkuyorum. :lol: